T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/761 Esas
KARAR NO: 2024/369
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/10/2024
KARAR TARİHİ: 23/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03.01.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı alacaklı müvekkili şirket ile davalı borçlu şirketler '.... Evlerinde bulunan davalı şirketlere ait ofisin projesinin hazırlanması ve buna mukabil olarak malzeme tedariki ve projenin uygulanmasına' dair davacı alacaklı müvekkil şirketin 'yüklenici' sıfatı ile tahtına isabet eden yükümlülükleri yerine getirerek eseri meydana getirmeyi davalı borçlu şirketler ise 'iş sahibi' sıfatı ile bu eser karşılığında meydana çıkan ivazı ödemeyi üstlendiği eser sözleşmesi taraflar arasında şifahen ortaya koyulduğunu, davacı alacaklı müvekkili şirketçe üstlenilen yükümlülüklere ilişkin çalışmaların derhal başlatıldığını ve bu doğrultuda ilerleyen zamanlarda inşaatın vaziyetine göre davalı borçlu şirketlerden ... Tekstil A.Ş. tarafından hak edişlerin davacı alacaklı müvekkil şirkete ödenmeye başlandığını, davacı alacaklı müvekkili şirket ile davalı borçlu şirketler arasında vaki olan akde göre davacı alacaklı müvekkilinin bahse konu davalı şirketlere ait ofisin (davalı borçlu şirketlerce ofis olduğu ifade edilmiştir) tüm inşaat faaliyetlerini yürüteceğini ancak yapılacak işlemlerin tümünün önceden tespit edilmesinin zahmetli olabileceği sebebiyle davacı alacaklı müvekkil tarafından üstlenilen işler yapıldıkça hak ediş ödeneceği, işin tamamlanması ve teslimine müteakiben bütün işlerle ilgili tek bir fatura kesilmesi ve daha evvelce davalı borçlu şirketler tarafından yapılan hak ediş ödemelerinin mezkur fatura bedelinden tenzili ile geriye kalan bakiyenin ödenmesi kararlaştırılmış olup bahse konu hususların da nitekim bu şekilde gerçekleştiğini , davacı alacaklı müvekkili tarafından mezkur sözleşme kapsamında üstlenilen işlerin süresine riayetle, mutabık kalındığı şekilde ifa edildiğini ve söz konusu ofisin sözleşmede kararlaştırıldığı gibi davalı borçlu şirketlere teslim edildiğini, akabinde mutabık kalındığı gibi davacı alacaklı müvekkil tarafından müştereken ve müteselsilen sorumlu davalı borçlu şirketlerden ... Giyim A.Ş. namına dilekçe ekine ibraz edilen e-fatura kesildiğini, hem sistem üzerinden hem de mail marifeti ile ilgili fatura, davalı borçlu şirketlere tebliğ edildiğini, bahse konu faturanın tebliğine müteakiben namına fatura kesilen ... Giyim A.Ş. ve diğer davalı .... Tekstil A.Ş. tarafından faturaya herhangi bir itiraz gelmediğini, bu haliyle söz konusu fatura TTK m.21/2 ' Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.' gereğince muhteviyat ve bedel yönünden davalı şirketlerce kabul edilmiş sayıldığını, söz konusu faturanın davalı borçlu şirketlere tebliğine müteakip davalı borçlu şirketlerin bahse konu borç yönünden temerrüte düştüğünün ortada olduğunu, davalı borçlu şirketlerce fatura bedeli ödenmediğini, aradaki şifahi sözleşmenin ihlal edildiğini, bunun üzerine davacı alacaklı müvekkil şirket tarafından yapılan iş bedeli 953.275,00 (dokuzyüzelliüçbinikiyüzyetmişbeş) Türk Lirası ve üzerine işbu bedelin %20 oranına tekabül eden KDV 190.655,00 (yüzdoksanbinaltıyüzellibeş) Türk Lirası eklenerek 1.143.930,00 (birmilyonyüzkırküçbindokuzyüzotuz) Türk Lirası üzerinden kesilen faturadan davalı şirketlerden ... A.Ş. tarafından daha evvelce ödenen 650.000,00 (altıyüzellibin) Türk Lirası tenzil edilerek, davalı borçlu şirketler aleyhine bakiye bedel 493.930,00 (dörtyüzdoksanüçbindokuzyüzotuz) Türk Lirası üzerinden icra tatbikatına başlandığını, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün e. .... sayılı dosyasında devam eden icra takibi davalı borçlu şirketlerin haksız ve hüsn-i niyet ihtiva etmeyen itirazlarına binaen durdurulmuş ve icra dosyasında vaki itirazın iptali ile takibin devamını, davalı borçlu şirketlerin Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün e.... sayılı icra takip dosyası şümulundaki 'takibin durdurulmasına' ilişkin itirazlarının iptali ile mezkur takibin devamına, temerrüt faizi ve alacağın tüm ferileri ile birlikte tahsiline, davalı şirketlerin %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde özetle;
davacı tarafın hizmet verdiğini iddia edilen taşınmazın davalı müvekkili şirketlerin ofisi olmadığını, Kemerburgaz’da bulunan işbu taşınmazın, davalı müvekkili şirket sahibi olan ... ...’ün ikametgah adresi olduğunu, davacı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ileri sürülen şifai sözleşmenin tarafımızca kabulü kesinlikle söz konusu olmadığını, takibe ve davaya konu faturaların muhatabına kesilmediğini, geçersiz olduğunu, faturanın ... Giyim Konfeksiyon San. ve Tic. A. Ş. adına kesilmiş fakat icra takibi hem ... Giyim Konfeksiyon San. ve Tic. A. Ş. hem de .... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye karşı başlatıldığını, davacı tarafın iddia ettiği verdiği hizmet ve işçilik şirket sahibinin evi olan Kemerburgaz adresinde yapıldığı açık olduğunu, anılan iş ve hizmetin muhatabının davalı müvekkili şirketler olmadığını, davalı müvekkil şirketlerin Kemerburgaz’da ofisi bulunmadığını, davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı şirketin ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'in basiretli tacir gibi davranma mükellefiyetinin esas olduğunu, davacı kime mal satım ve hizmet vermişse o kişi veya kuruma fatura düzenlemesi gerektiğini, davacı tarafından adı zikredilen ...'ün de davalı şirket yetkilisi değil ... ...’ün eşi olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın verdiğini iddia ettiği iş ve hizmet tamamen hatalı ve kusurlu olduğunu, bu konuda gerek tanık gerek servis kayıtları ile bu durum ispat edileceğini, davacının müvekkilleri aleyhine kötü niyetli olarak icra takibi ve dava açtığını ,müvekkillerinin davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı icra takibi ve huzurdaki davayı açmada haksız ve kötü niyetli olup davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, sonuç olarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
HMK'nın 114/1. maddesinde dava şartları tahdidi olarak sayıldıktan sonra anılan maddenin ikinci fıkrasında "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü ile diğer kanunlarda dava şartlarına ilişkin düzenlemelerinde dikkate alınması gerekliliğine vurgu yapılmıştır.
Sözü geçen Kanun'un 115. maddesi hükmü de;
"Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder."
şeklinde olup buna göre Mahkeme'nin dava şartı noksanlığı hâlinde yapacağı işlemler düzenlenmiştir.
7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesinde Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülecek olan bazı davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı hâline getirilmiştir.
Yine 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi hukmü ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
şeklinde olup madde ile arabulucuya başvuruyu dava şartı olarak kabul edilen davalarda, arabulucuya başvurmadan dava açılması hâlinde yapılacak işlem düzenlenmiştir.
Dosyada ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Huzurda görülen dava konusunun itirazın iptali davası olması nedeni ile davanın açıldığı 07/10/2024 tarihinde davanın araculuculuğa tabi olması ilgili yasa hükmü gereğidir. Davacı tarafından dava dilekçesinde arabulucuya başvurulduğuna ilişkin herhangi bir beyanda bulunulmamış olması ve dava dilekçesi ekinde arabuluculuk tutanağının sunulmamış olması nedenleri ile arabuluculuğa ilişkin dava şartının, tamamlanabilir dava şartlarından olmadığı gözetilerek huzurda görülen davanın, 7155 Sayılı yasa ile değişik 6102 Sayılı TTK'nun 5/A ve aynı sayılı yasa ile değişik 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca arabulucuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Açılan davanın arabuluculuğa ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5- Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi.23/12/2024
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza