T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/764 Esas
KARAR NO: 2025/566 Karar
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 07/10/2024
KARAR TARİHİ: 03/07/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile davalı ...dava dışı .... San Tic ortağı olduğunu, davalı ....'in davacı tarafından 5 adet hatır çeki aldığını, bu çeklerin ...bank- ... Şubesine ait 24.04.2024 tarihli 330.000 TL bedelli, .... nolu, ....bank-... Şubesine ait 25.06.2024 tarihli 325.000 TL bedelli, ... nolu, ....bank-... Şubesine ait 24.07.2024 tarihli 320.000 TL bedelli, ... nolu, ...bank-... Şubesine ait 20.08.2024 tarihli 350.000 TL bedelli, .... nolu çek, ... Bankası- .... Şubesine ait 20.08.2024 tarihli 425.000 TL bedelli, ... nolu çekler olduğunu, daha sonra davalı tarafın 5 adet Hatır Çekini Rotatif/İskonto kredileri için diğer davalı ... Bankası ... Şubesi'ne alacağın temliki yoluyla devrettiğini, davalı ....'in nakit ihtiyacını müşteri çekleri ile bu şekilde çözdüğünü, dava konusu çeklerin bedellerinin 20.08.2024 tarihinde ve sonrasında müvekkiline ödenmediği için çeklerin ilgili bankalar tarafından yazıldığını, söz konusu çeklerin arkasının yazılması ve bedellerinin tahsili için cebri icra başlatılma riski oluşması üzerine, müvekkilinin müracaatı ile Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/08/2024 tarih ... D. İş, .... karar sayılı ilamında "Keşidecesi .... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olan, 20//08/2024 Keşide tarihli .... çek no lu 350.000.000-TL bedelli çek ve keşidecesi ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olan, 20//08/2024 Keşide tarihli ... çek nolu 425.000.000-TL bedelli çekleri yönünden karşı taraf tarafından talep eden aleyhine yapılacak icra takiplerinin 23/08/2024 tarihi itibariyle yapılacak icra takiplerinin durdurulmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine" denildiğini bildirerek, müvekkili tarafından hatır çeki olarak verilen ...bank-... Şubesine ait 20.08.2024 tarihli 350.000 TL bedelli, ... nolu çek ile ... Bankası- .... Şubesine ait 20.08.2024 tarihli 425.000 TL bedelli, .... nolu çeklerin İİK m 72/2 gereğince bedelsiz olduğunun tespitine, çeklerin müvekkile iadesine,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı .... Bankası sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu çeklerden ... seri numaralı 350.000-TL bedelli çek ile .... seri numaralı 425.000-TL bedelli çek diğer davalı ...'in müvekkil bankaya olan borçlarından çek bedelleri ödendiğinde mahsup edilmek üzere temlik cirosuyla devir ve temlik edildiğini, dava konusu çeklerin müvekkili bankaya 03.04.2024 ve 25.04.2024 tarihinde verildiğini, çeklerin bu şekilde müvekkili bankaya teslim edilmesiyle artık çekler ile birlikte üzerindeki haklar da iyi niyetli hamil olan müvekkili bankaya geçtiğini, bu nedenle huzurdaki davanın tümüyle reddinin gerektiğini, davaya konu çekte, müvekkil bankanın lehtar değil, ciro ile iktisap eden meşru hamil konumunda bulunduğunu, kambiyo ilişkisindeki mücerretlik ilkesi uyarınca, davacı ile lehtar arasındaki ihtilafların müvekkil bankaya karşı ileri sürülebilmesinin mümkün olmadığını beyan ederek, huzurdaki davada yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan, yetkisizlik kararı verilerek, dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, Çekin meşru hamili olan iyiniyetli üçüncü kişi konumundaki müvekkili Banka cihetinden haksız ve hukuka aykırı davanın REDDİNE, yargılama giderleri ile ücret-i vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı .... sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde ileri sürülen ve davacı tarafça müvekkil hakkında beyan ve iddia edilen aleyhe hususların kabulünün mümkün olmayıp davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafın beyan ve iddia ettiği tüm hususları hiçbir şüpheye yer bırakmayacak bir biçimde ispatlamakla mükellef bulunduğunu, dava dosyası kapsamında müvekkilin kusurundan, borcundan veya sorumluluğundan söz edilmesinin mümkün olmayıp haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflara usulüne tebligat yapılmıştır.
Dava, İİK 72 uyarınca açılan menfi tespit davasından ibarettir.
Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ...Numaralı dosyasında; 25/09/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Uyuşmazlık, Davacının ...bank ... Şubesi, ... No’ lu, 20.08.2024 tarihli, 350.000TL, ... Bankası .... Şubesi, ... No'lu, 20.08.2024 tarihli, 425.000 TL bedelli iki çek nedeni ile davalılara borçlu olup olmadığı, çekin hatır çeki olup olmadığı, bedelsiz çek niteliğinde olup olmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; "Davacı tarafın davalı (....) yandan ALACAK bakiyesinin 91.680,34 TL olduğunun görüldüğü, davanın, bonodan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olduğu, 31.12.2024 Tarihi İtibari ile ise davacı tarafın davalı yana verildiği iddia edilen 5 adet hatır çeklerinin ticari defterlerinde ve cari hesap ekstrelerinde yer almadığı görüldüğü, Bono bağımsız borç ikrarı içeren bir senet olup, senette bedel kaydının mevcut olması hâlinde ispat yükü kaydın aksini savunan tarafa ait olduğu, hatır çekinin gerçek bir borç ve alacak ilişkisine dayanmadan tanzim edilen çek anlamına geldiği, adından da anlaşılacağı üzere kişilerin kendi arasında bir faturaya veya herhangi bir borç-alacak ilişkisine dayanmayarak tanzim ettiği çek olduğu, bu çek türünün genellikle “hatren” tanzim edilmekte olup gerçek bir borç ilişkisini yansıtmayacağı ancak her ne kadar gerçek bir borç ilişkisini yansıtmasa da bu çekin geçerli ve sonuçlarına çeki tanzim eden kişinin katlanacağı, çekin karşılıksız çıkması sonucu yine yaptırımlarına çeki tanzim eden kişinin katlanmak zorunluluğunda olduğu, dava konusu cek'in alınan davalı ...tarafından nedeniyle teminat mahiyetinde bankaya verildiği, Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu çekin hatır çeki olup olmadığı, başka bir ifade ile teminat amacıyla verilip verilmediği hususunda neticeden; Davacı tarafından davalı yana verilen çeklerin Hatır Çekleri Olduğu Davacı tarafın Borcunun Olmadığı ispat edilmesi halinde Aşağıda dökümü bulunan Çeklerin Bedellerini Davalıdan Tahsili Talep edebileceği, ...bank- ... Şubesine ait 4.04.2024 tarihli 330.000 TL bedelli, .... nolu, tahsil edildiği, ...bank- ... Şubesine ait 24.07.2024 tarihli 320.000 TL bedelli, .... nolu, tahsil edildiği, davacı tarafından davalı yana verilen çeklerin Hatır Çekleri Olduğu Davacı tarafın borcunun olmadığı ispat edilmemesi halinde alacaklı olmadığı" görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372).
Çek bir ödeme vasıtası olup kural olarak mevcut bir borcun tediyesi (tasfiyesi) amacıyla verildiğinin kabulü gerekir. Belirtilen ilke ve yasal karinenin aksini iddia eden tarafın bu iddiasını kesin delillerle kanıtlaması gerekir. Dolayısıyla, davada ispat yükü, çekin hatır çeki olduğunu iddia eden ve yasal karinenin aksini savunan davacıdadır. Davacının, senetle ispat kuralı gereği çekin hatır çeki olarak verildiği iddiasının kesin delillerle ispat edilmesi gerektiği, davacı taraf, çekin hatır çeki olarak verildiğini kesin delillerle ispat etmesi gerekmektedir. (Aynı yönde Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi' nin 04/04/2016 tarihli 2015/16100 esas - 2016/5664 karar sayılı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi' nin 30/09/2021 tarihli 2020/4370 esas - 2021/5835 karar sayılı ilamları).
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; davaya konu ...bank ... Şubesi, .... No’ lu, 20.08.2024 tarihli, 350.000TL, .... Bankası ... Şubesi, ... No'lu, 20.08.2024 tarihli, 425.000 TL bedelli iki çekler nedeni ile davacının borçlu olmadığının tespitini istemektedir. Davacının, senetle ispat kuralı gereği çekin hatır çeki olarak verildiği iddiasının kesin delillerle ispat edilmesi gerekmektedir.
Öncelikle davalı .... vekilinin yetki itirazının HMK md. 6 uyarında menfi tespit davasının davalı yerleşim yerinde de açılabileceği anlaşıldığından yetki itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı/borçlu,çekte yer alan imzasını inkâr etmiş değildir. Çek sebepten mücerret olmakla, davacının ileri sürdüğü iddiaların varlığını yazılı delille ispat yükü altında olduğunun kabulü gereklidir.
Davacının bedelsizlik iddiası bakımından; 6100 sayılı HMK’nun 201.maddesi uyarınca senede karşı ileri sürülen her türlü iddianın senetle ispatı gerekmektedir. Somut olayda da davacı, dava konusu nakden düzenlenen senetlerin bedelsiz olduğunu, hatır çekleri olarak düzenlendiğini, çeklerin bedelsiz olduğunu iddia ettiğine göre ispat külfeti davacı da olup bu yöndeki iddialarını yazılı delille kanıtlamak zorundadır. Somut olay bakımından, kural olarak kambiyo senedi olan çek ödeme vasıtası olup, aksi kararlaştırılmadıkça mevcut bir borcun tediyesi amacı ile verildiği yönünde karine olduğu, bu karinenin aksini iddia eden davacının, çeklerin hatır çeki olarak verildiğini ve karşılığında mal ya da hizmet alınmadığını yazılı delille ispat edemediği, her ne kadar davacının incelenen ticari defterlerinde söz konusu çekler kayıtlı değilse de kambiyo senedinin ticari defterlerde kayıtlı olmamasının kambiyo senedini hükümden düşürmeyeceği, davacı tarafın açıkça yemin deliline başvurmadığı anlaşılmakla takibe davaya konu çeklerden dolayı borçlu olmadığını ispatlayamadığından açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 -TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 13.235,074-TL den mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 12.619,67-TL harcın davacıdan karar kesinleştiğinde iadesine,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin verilen kararın niteliği nazara alınarak davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 125.400,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalı banka vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2025
Katip ....
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı