T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/771 Esas
KARAR NO: 2025/828
DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ: 11/06/2024
KARAR TARİHİ: 07/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, müvekkilinin yıllardır şirketle bağı olmadığını, şirketin diğer ortaklarından bilgi alamadığı gibi, kar dağıtımı yapılmadığını, şirket bilançolarını da görmediğini, haricen şirketin ticari faaliyetine aktif devam etmediğini öğrendiğini, bu nedenlerden dolayı; davanın kabulü ile müvekkilinin şirket oraklığından çıkarılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket kayyımı cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ileri sürülen sebeplerin haklı sebep teşkil edip etmediği hususunun, huzurdaki davaya konu somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi ve ortaklıktan çıkarma veya uygun görülen diğer bir çözüm yoluna hükmedilmesi söz konusu olabileceğini, bu bağlamda davacının haklı sebep olduğu iddia edilen olayın, haklı sebep teşkil edecek nitelikte olup olmadığı hususunda mahkemece araştırma yapılması neticesinde şirketin kuruluş tarihinden bu yana aktif ve pasif malvarlığı ile borçlarının tespit edilmesi gerektiğini, bu vesileyle Mahkemece davalı şirketin defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması nerticesinde haklı sebebin oluşup oluşmadığını araştırma imkânı söz konusu olacağını, bu nedenlerle dava konusu şirketin uzun yıllar ciddî bir faaliyetinin olup olmadığının araştırılması, davalı şirketin ticarî defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, davalı şirketin kamuya herhangi bir borcu bulunup bulunmadığının ilgili kurumlardan sorulması sonrasında, ileri sürülen haklı sebeplerin ortaklıktan çıkma için yeterli olup olmadığı veya bunun son çare olduğu hususunda takdir Mahkeme'ye ait olmak üzere davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, limited şirketten haklı nedenle TTK madde 638 uyarınca ortaklıktan çıkma istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, Davacının TTK'nn 638/2 Md. Kapsamında davalı şirketten çıkması için gerekli koşulların oluşup oluşmadığı hususlarının tespiti istemine ilişkindir.
TTK 638/2 hükmü gereğince “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.” şeklindedir.
"..Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin gayri faal olduğu, şirket ticari defter ve belgelerine göre davalı şirketin amaç ve konusunun gerçekleştirme imkanının kalmadığı anlaşılmakla TTK 636/3. maddesinde belirtilen haklı sebebin oluştuğu, maddede sayılan diğer seçeneklerin uygulama imkanının bulunmadığı, şirket fesih talebi ve davasının sadece davalı şirkete yöneltilebileceğinden diğer ortaklar hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, İstanbul Ticaret Odası ... sicil no'da kayıtlı ... Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi 'nin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak ....'ın atanmasına, aylık 750-TL ücret takdirine, davalılar ... ve ... yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,..." Yargıtay .... Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya sözleşmeler konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''... İstanbul Ticaret Sicilinin 17.1.... tarihli yazısına göre şirket son tescilini 21.09.2011 tarihinde yaptırdığı, ... Kaymakamlığı'nın 05.02.2025 tarihli yazısında müzekkereye konu adreste görüşülen kişinin davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin hiçbir zaman bu adreste olmadığı, kendilerinin komşu oldukları, şirketin bulunduğu binanın kentsel dönüşüm ile yıkıldığını söylediğinin belirtildiği, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 21.02.2025 tarihli yazısı ekinde dosyaya davalı .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin karar defteri onayı (2009), 23.02.2011 tarihli davalının adres değişikliği yazısı, kira sözleşmesi, defter-i kebir onayı (Bakırköy .... Noterliği 31.12.2009 tarih ve ... yevmiye), yevmiye defteri onayı (Bakırköy .... Noterliği 31.12.2009 tarih ve ... yevmiye), envanter (Bakırköy .... Noterliği 31.12.2009 tarih ve ... yevmiye), 28.05.2012 tarihli yoklama fişinde davacının Bağcılar-İstanbul adresine gidildiği ve kapalı olduğunun görüldüğünün belirtildiği, davalı şirket 15.06.2012 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirket adresini Bağcılar No: 9/1 adresine naklinin yapıldığı, davalı şirketin kurumlar vergisi beyannamesinden 2014-2018 dönemi ve 2018-2022 döneminde zarar ettiği, bilindiği üzre TTK m. 638/2 gereğince her ortak mahkemeden haklı sebeplere dayanarak şirketten çıkmasına karar verilmesini isteyebileceği, TTK m. 638/2 ve HMK m. 26/1 uyarınca hâkimin talep ile bağlı olduğu, yani haklı sebeple çıkma talebi ile açılan davada sadece davacının çıkmasına ya da talebin reddine karar verilebileceği, bu davada çıkmayı gerçekleştiren iradenin mahkemenin kararının kesinleşmesi ile hüküm ve sonuçlarını doğurduğu, Kanunda çıkma hakkı haklı sebebin varlığına bağlandığı buna karşın haklı sebep kavramı ile ilgili bir açıklamada bulunulmadığı, haklı sebep kavramına TTK m. 245 hükmünde kollektif şirkete dair bazı örnekler verildiği, haklı sebebin ortaklık ilişkisini çekilmez hâle getiren ve dürüstlük kurallarına göre ortaktan ortaklık ilişkisini sürdürmesini beklenemeyeceği hâller olduğu, örneğin şirketin devamlı zararı, verimsiz çalışma, ortaklar arası şiddetli geçimsizlik, güven temelinin çökmesi vd. somut olayda davacının, 2009 yılında kurulan davalı şirketin ortağı olup şirketin 2014 yılından itibaren zarar ettiği ve gösterilen adreste de gayrifaal olduğu ve hâlen temsil kayyumu tarafından idare edildiği, bu hâlde ortaklığın davacının ortaklık ilişkisinden beklediği faydayı elde edemeyeceği...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde;
davalı şirketin gayri faal olduğu, şirketin 2014 yılından itibaren zarar ettiği, davacının ortaklık ilişkisinden beklediği faydayı elde edemeyeceği, davalı şirketin amaç ve konusunu gerçekleştirme imkanının kalmadığı anlaşılmakla hakkı sebebin oluştuğu göz önünde bulundurularak açılan davanın kabulüne, davacı ...'nın İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ... sicil numarası ile kayıtlı davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden TTK'nın 638/II Maddesi uyarınca haklı nedenle ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmekle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ...'nın İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ... sicil numarası ile kayıtlı davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden TTK'nın 638/II Maddesi uyarınca haklı nedenle ORTAKLIKTAN ÇIKARILMASINA,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam 916,00-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 15.675,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
7-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve temsil kayyımının yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza