T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/773 Esas
KARAR NO: 2024/285 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 08/10/2024
KARAR TARİHİ: 27/11/2024
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2024
Davacı tarafından mahkememizde açılan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin, .... Ltd. Şti ile uzun yıllar önce ticari ilişki içerisinde olduğunu, bu ticari ilişki çerçevesinde müvekkilinin ilgili şirketten satın aldığı malların teminatı olarak 25.04.2008 tarih ve .... yevmiye numarası ile müvekkilinin maliki bulunduğu Denizli ili .... köyü ... parselde kayıtlı 2/60 arsa paylı C blok 1. Kat.3 nolu mesken niteliğindeki taşınmazın tamamını ... Ltd.Şti ne doğacak borcuna karşılık olmak üzere teminat olarak 23.000,00 TL bedelli serbest dereceden istifade hakkına sahip aylık %2 faizle ve fekki alacaklı tarafından bildirilinceye kadar müddetle ipotek tesis edildiğini,.... Ltd.Şti'nin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 24.06... tarih ... sayılı gazetesinde yayınlanan ilanla ve şirket genel kurulunun 13.06.2013 tarih 2013/3 karar numaralı genel kurul kararı ile tür değişikliğine giderek şirketin unvanının .... Anonim Şirketi olarak değiştirildiğini, Söz konusu ... A.Ş.'nin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 18.12... tarih ve ... sayılı nüshasında şirketin İstanbul ... Noterliğinin 01.11.2019 tarih ve ... sayı ile tastikli 28.10.2019 tarihli genel kurul kararı ile terkin edilmesine karar verildiğini, müvekkilinin ilgili şirkete herhangi bir borcunun olmamasına rağmen maliki bulunduğu Denizli ili ... köyü ... parselde kayıtlı 2/60 arsa paylı C blok 1. Kat.3 nolu mesken niteliğindeki taşınmaz üzerindeki şirket lehine yapılan ipotek halen devam ettiğini, müvekkilinin ilgili şirkete herhangi bir borcunun bulunmaması nedeniyle ipotek terkin işlemi yaptırmak istediğini, ancak şirketin tasfiye edilerek terkin edilmiş olması nedeniyle ipotek fek işlemi için muhatap bulunamadığını, bu yüzden mahkemenizden ilgili şirketin ihyasına karar verilmesine, müvekkiline ait Denizli ili ... köyü .... parselde kayıtlı 2/60 arsa paylı C blok 1. Kat.3 nolu mesken niteliğindeki taşınmazın tapu kaydı üzerindeki ilgili şirket lehine tesis edilmiş ipoteğin fek işlemi için şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili ...'nün , TTK M. 32 Ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 Hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtıldığını ve şirket kayıtlarının sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, neticede davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava ; 6102 sayılı TTK' nın 547 maddesi kapsamında, tasfiye edilen şirketin ihyası ve yeniden ticaret siciline tescili istemine ilişkin olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK' nın 137. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu: Tasfiye sonucu sicilden terkin edilen şirketin ihya koşullarının oluşup oluşmadığı, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde ek tasfiye için tasfiye memurunun atanmasının gerekli olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; ihyası istenilen ... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE .... ANONİM ŞİRKETİ' nin adresinin, ... Mah. ... Cad. ... Plaza B-3 Blok K:2 No:201 6 Yenibosna Bahçelievler/İSTANBUL olduğu görülmüştür.
İhyası istenen şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 547/1. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır.
6102 TTK'nın 547. maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta: Davacının, Denizli ili ... köyü ... parselde kayıtlı 2/60 arsa paylı C blok 1. Kat.3 nolu mesken niteliğindeki taşınmazın tapu kaydı üzerindeki ihyası istenilen şirket lehine tesis edilmiş ipoteğin fek işlemi ile sınırlı olmak üzere huzurdaki davayı açtığı; davacının ilgili tapu kaydında da malik sıfatında, ihyası istenen şirketin ipotek alacaklısı sıfatında olduğu ve talebin ipoteğin fekki işlemlerinin yürütülmesi istemine ilişkin olduğu görülmüştür. Ancak, celp edilen ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarından anlaşıldığı üzere; ihyası talep edilen dava dışı şirketin Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. - ... K. sayılı ilamı ile herhangi bir sınırlama olmaksızın ihya edildiği, davalı ...' nun tasfiye memuru olarak atandığı, kararın kesinleştiği ve 27/12/2022 tarihinden itibaren sicilde tescilinin gerçekleştiği ve tüzel kişiliğinin aktif olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde açılan davanın usulden reddine karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının dava şartı olan hukuki yarar yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
2-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harcın karar ve ilam harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafça yatırılan ve yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya İADESİNE,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Müdürlüğü' ne VERİLMESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2024
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı