T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/774 Esas
KARAR NO : 2025/852
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 08/10/2024
KARAR TARİHİ : 13/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13.11.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının lojistik, depolama ve gümrük müşavirliği sektörlerinde faaliyet gösteren ve hizmet veren bir şirket olduğunu, 22/11/2023 tarihinde davalıdan ..... adresinden varışı ...., teslimi İkitelli/İstanbul olmak üzere 2 standart FTL taşıma talebinde bulunulduğunu, 23/11/2023 tarihinde davacının beher araç başına 3.800,00 EUR navlun ücret ve teklifini davalının onaylandığını ve araç temini gerçekleştirildiğini, 28/11/2023 tarihinde araçların yüklemesinin tamamlandığını, 29/11/2023 tarihinde aracın sefere elverişliliğine ilişkin şoför tarafından belirtilmesine rağmen yükleyicinin yüke zarar gelebileceği gerekçesi ile spanzet atılmasına izin vermemesinden kaynaklı yükün birisi kaymış, kaymadan ötürü makine dorsenin ... çıtalarını kırmış, dorsenin lastiğe oturduğunu, durum, gerekçesi, fotoğraflar ve aracın güncel konumu davalı ile paylaşıldığını, yükte herhangi bir zarar veya hasar oluşmadığı 05/12/2023 tarihinde anlaşılan 7600 EURO navlun ücretine ilişkin fatura tanzim edilerek davalının bilgisi ile peşin ödemeli olarak davalıya iletildiğini, 14/12/2023 tarihinde ödeme sorulduğunda, ödeme planında aksama olduğunu, en kısa zamanda ödeme yapılacağının bildirildiği, navlunu, yurtdışındaki bekleme fiyatı, yurtiçindeki bekleme fiyatının toplamı iki faturanın da düzenlenerek davalıya iletildiğini, bu kapsamda davacı, yurt dışı navlun ücreti 2 araç 7.600,00.EUR ve yurt içi navlun 2 araç 800.EUR, yurt içi bekleme 540.EUR, yurt dışı bekleme 540.EUR olmak üzere toplam 1880,00.EUR tutarlı iki fatura düzenlendiğini, kısmi ödeme yapıldığını, ancak bakiye 5.004,00.EUR tutar ödenmediğini, icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini beyan etmiştir. Sonuç ve talep olarak; davanın kabulünü, itirazın iptalini, alacağın %20 'sinden aşağı olamamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle: Davalının alacaklıya herhangi bir borcu bulunmamasından kaynaklı olarak yetkiye ve borca itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu, davalı ile dava dışı ... Makina firmasına ait ürünlerin taşımacılığı konusunda firma ile anlaşıldığını, araçların Barcelona'ya varıp varmadığı hususunda bilgi almak için davacıdan sorulduğunu, ....'yı geçtikten sonra makinede kayma gerçekleştiğini, kaymadan ötürü makine dorsenin ... çıtalarını kırıldığını, gecikme meydana geldiğini, taşıma işi gerçekleştikten sonra davacı tarafından, .... numaralı ve ...'dan İkitelli'ye giden araçların navlun bedeli; .... numaralı İkitelli'den Bursa'ya 2 aracın (...) Navlunu, Yurt dışındaki bekleme fiyatı Yurt içindeki bekleme fiyatına ilişkin olarak davalıya fatura düzenlen tarafından gönderilen faturadaki 800.€ Bursa adres farkı ve Bursa'daki bekleme ücretinin kabul edildiğini, ancak yurtdışındaki bekleme ücretini firmanın kesinlikle kabul etmediğini, malzemelerin düzgün sabitlenmediği için kaymanın meydana geldiğini ve bu sebeple aracın yurt dışında beklediğini, yükleyici firma ile de birçok kez kaymanın ne sebeple olduğu hususunda müzakerelerin gerçekleştirildiğini, edinilen bilgilere göre, spanzetleme (bir yükün taşınacağı yüzeye sabitlenerek kullanılan ve yükü sabitlemek için kullanılan özel şeritlerdir.) konusunda sürücüye hiçbir şekilde engel olmadıklarını bildirdiklerini belirterek, fatura içeriğine itiraz edildiğini beyan etmiştir. Sonuç ve talep olarak; Davanın reddini, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı-alacaklı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Küçükçekmece İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası belgelerine göre; Davacı ... tarafından, davalı ... Taşımacılık ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine, 19.08.2024 tarihinde 5.004.Euro asıl alacak tutarında icra takibi başlatılmış, ilamsız Takiplerde Ödeme Emri (Örnek No:7) düzenlenmiş ve ödeme emrinde; alacağın tahsil tarihine kadar faizi ile tahsili talep edilmiştir.Davalı tarafından 23.08.2024 tarihinde itiraz edilmiştir. Ödeme emrinde borcun sebebine: “Ticari ilişki ve taşıma hizmetinden kaynaklı navlun, bekleme ve diğer alacaklar faturalar ve açık hesaptan kaynaklı alacak” denilmiştir.
Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
SMMM Bilirkişi ve Taşıma Konusunda Uzman bilirkişi heyet raporunu dosyamıza sunmuşlardır.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;
Dava, taşıma hizmeti ilişkisinden ötürü davacının davalıdan alacaklı olduğu iddiasına bağlı olarak davacının davalı aleyhine yapmış olduğu icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup, taraf iddia ve savunmaları bu muvaceheye göre değerlendirilmiştir.
Meydana gelen zararın kaynağının yurtdışı taşıması sırasında davacı tarafın teslim aldığı yüklerden birinin, araç sırtında sabitleme eksikliğine bağlı olarak kayma sonrasında ortaya çıktığı mail yazışmaları ve görseller ile anlaşılmaktadır. Yük araç sırtında iken taşıma sırasında olağan manevralar ile kayarak hem taşıma aracına zarar vermiş, hem de taşıma hizmetinin duraksamasına sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. Mail yazışmalarında davalı ..., hasarlanma bilgisi aldıktan sonraki süreçlerde bilgi alamadığı yönünde itirazlarda bulunmuş ise de; davacı ... kayan yükün araç sırtında düzelmesi için gerekli operasyonel organizasyonları işletmeye çalıştığı, aracın bulunduğu bölgeye vinç getirtilerek araç sırtındaki pozisyonunun düzeltilmeye çalışıldığı, bu sırada da tonaj farkını gözleyerek üst taşıyıcıya bilgi verdiği anlaşılmaktadır. Sürecin devamında ise üst taşıyıcı, gönderen talimatı ile yükün yeniden aynı sorun ile hasarlanmaması için Tarragona'daki bir depoya gitmesini istediği, davacı ... uzak olduğunu bildirse de depoya doğru araçları çevirdiği, sonrasında ise davalı ... yine talimat değiştirerek kantar ile ilgili sorun olmayacaksa yükün gümrük bölgesine devam etmesini istediği anlaşılmıştır.
Mail yazışmaları dikkate alındığında, davacı fiili taşıyıcının söz konusu süreçte aksamaların önüne geçmeye çalışarak, operasyonun devamlılığı ve sürdürülebilirliği noktasında üst nakliyeciyi bilgilendirerek süreç işlettiği kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla bu açıdan zararın meydana gelmesinde TTK Md.875 kapsamındaki bir gecikmeli teslim gerekçesine dayanan davalı iddiası ispata muhtaçtır.
Gecikmeli teslim ve Teslim Süresi ile ilgili olarak CMR Konvansiyonu Md.19içeriğin göre, yük kararlaştırılan zaman limiti içinde teslim edilmemiş ise veya kararlaştırılmış zaman limiti olmadığı hallerde, taşımanın normal süresi ve özellikle parçalı yüklerde tüm yükü bir araya getirmek için gerekli zaman, gayretli bir taşımacıya gerekli zamanı geçiyorsa teslimde gecikme var demektir.
Mail yazışmalarına göre, İspanya'dan teslim alınan yüklemeler için, 2 aracın da aynı anda .... Gümrük'te olması gerektiği anlaşılsa da, tarafların ayrıca bir teslim tarihi konusunda anlaştıklarına dair bir veri bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacı taşıyıcının yürüttüğü taşıma hizmetinin makul bir taşıma süresini uzatacak nitelikte olup olmadığı irdelendiğinde; yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında davacı alt taşıyıcının operasyonel akış ve süreçlerin taşıma işinde var olan sorunların ortadan kaldırılması sonrasında makul sürede yaşanabilecek gecikmeleri önlemek amacı ile yürüttüğü anlaşılmaktadır. Neticeten davalının gecikme kaynaklı bir teslim ile zarar meydana geldiği iddiası ispata muhtaçtır. Yine bunun haricinde, bilirkişi heyetince yapılan tespite göre, dosya konusu olayda mail yazışmalarında da sunulan vinç üzerinden taşınan yükün tonajına ilişkin görseller ile, gönderen tarafından iletilen tonaj bilgilerinin hatalı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum alt taşıyıcı davacı tarafından davalı üst nakliyeciye de bildirilmiş ve yeni değerler üzerinden hareket edilmesi gerektiği bildirilmiştir. Bu hususta CMR Md.11/İ içeriğine göre, malların tesliminden önce tamamlanması gereken gümrük ve diğer formalitelerin yerine getirilmesi için, gönderici, lüzumlu belgeleri sevk mektubuna iliştirecek yahutta taşımacıya verecek ve talep ettiği diğer bilgileri kendisine sağlayacaktır. Bu ölçülerin, birimlerin ve bunların dolaşım evrakları üzerindeki kayıtları sağlayacak olan gönderen taraftır. Taşıyıcılar buradaki bilgilerin eksikliğinden doğan hata sebebiyle oluşacak gecikme, zarar, ceza vb. masraflardan sorumlu tutulamayacaktır. Öte ...yine taşıyıcılar, bu gibi bilgi ve evrakların eksikliği sebebiyle taşıyıcılar bir zarara uğruyorsa bu masrafları gönderenden talep edebilir.
CMR Konvansiyonu Md.1/1 ise aşağıdaki gibidir;
“1.Bu Sözleşme, sözleşmede belirtildiği gibi yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin enaz biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılısında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacaktır.”
Konvansiyon kapsamına giren taşımaların ücret karşılığında olacağı açık şekilde bildirilmiştir. Bunun dışında ise, CMR Konvansiyonu kapsamında taşıyıcının ücret hakkına ilişkin doğrudan bir hüküm mevcut değildir. Türk Ticaret Kanunu Md.850/1-2'ye göre ise;
(1) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma işi birlikte üstlenen kişidir. Eşya her türlü yükü de kapsar.
(2) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi veya yolcuyu varma yerine ulaştırmayı; buna karşılık, eşya taşımada gönderen ve yolcu taşımada yolcu, taşıyıcıya, taşıma ücretini ödemeyi borçlanır.”
Buna göre ilgili hüküm içeriğinde taşıma işini üstlenen taraf olarak taşıyıcının verdiği hizmet karşılığında taşıma ücretini gönderene yansıtabileceği, gönderenin bu ücreti ödemeyi borçlandığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla gerek konvansiyon gerekse TTK hükümleri doğrultusunda, davacı tarafın davalı ...verdiği hizmete ilişkin ücret talep etmesine aykırı bir durum söz konusu değildir. Teslim noktasında davacı ... kaynaklı eksik teslim / zayi/hasar gibi bir durum da iddialar arasında mevcut değildir. Dosya kapsamındaki yazışmalardan araçlar geldikten sonra .... işlemleri tamamlanmış hatta alıcı Bursa yerleşkesine de iç nakliyat organize edilmiştir. Bu açıdan bilirkişi heyetince yapılan tespite göre, davacının .... numaralı ve 05.12.20223 tarihli İspanya-Türkiye arasındaki taşıma işinden kaynaklı navlunu (3.800 Euro x 2 araç — 7.600Euro) davalı üst taşıyıcıya yansıtabileceği kanaatine varılmıştır.
Mail yazışmalarında da anlaşıldığı üzere, davalı üst nakliye işletmesi, açık şekilde İstanbul-Bursa arasında bir taşımanın daha söz konusu olacağını, bu yönde navlun teklifi istediğini, söz konusu navlun fiyatının davacı ... 2 araç için toplam 800 Euro olarak belirtildiği gözlenmektedir. Davalı ... bu ücrete bir itirazının olduğuna dair mail içeriklerinde bir veri söz konusu değildir. Söz konusu iç nakliye sürecinin neticesinde TTK Md.875 kapsamında hasarlı-zayi-eksik veya gecikmeye dayalı bir zarar ile yükün teslim edildiği, alıcının bu yöndeki bir şerhi-kaydı-bildirimi dosya kapsamında bulunmadığı. dolayısıyla aksi ispat edilene kadar davacı ... iç nakliyeye dayanan ücreti talep edebileceği kanaatine varılmıştır..
TIK m. 863/3 “taşıyıcı sözleşme hükümlerine dayanarak veya kendi risk alanından kaynaklanmayan nedenlerle makul yükleme veya boşalıma süresinden daha fazla beklerse, bekleme ücreti olarak uygun bir ücrete hak kazanır.” hükmü ile; Makul süreyi aşan boşaltma olgularında;
Sözleşme ile kararlaştırılmışsa ya da sözleşme ile kararlaştırılmasa da taşıyıcının kendi risk alanından kaynaklanmayan sebeplerle bekleme halinde taşıyıcının bekleme için ücret isteyebileceği düzenlenmiştir. Dolayısıyla bir bekleme süreci söz konusu olduysa bunun kaynağı ve taşıyıcının sorumluluk alanında olup olmadığı noktasında irdeleme yapmak gerekecektir. Yurtdışındaki bekleme sürecinin kaynağı belirtildiği üzere açık şekilde yükün sabitlenmesi, bağlanması eksikliğidir. Kural olarak sabitleme-bağlama işinin kimin sorumluluğunda olduğuna ilişkin CMR Hükümlerinde açık bir hüküm yer almamaktadır. TTK hükümlerine göre;
“MADDE 863- (1) Sözleşmeden, durumun geri anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güveni istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır.
Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.”
Dosya kapsamına göre, yüklemenin dava dışı İspanya'da yerleşik işletme tarafından gerçekleştirileceği de mail yazışmaları içeriğinden anlaşılmaktadır. Md.863/1 içeriğine bakıldığında da yükün araç sırtına sabitlenmesi, bağlanması görevi kural olarak gönderendedir. Taşıyıcının yükleme anındaki yükümlülüğü, yükün teslim anında nicelik ve dış hali ile ilgili genel kontrolü ve aracın seyrüseferine engel teşkil etmeyecek, aracın dengesiz olarak seyrüsefer yapmasını engelleyecek ve trafiği tehdit unsuru oluşturmayacak şekilde yüklemenin yapılmasıdır.
Mevcut olayda sabitleme eksikliği ile yükün araç içinde kaydığı ve seferin aksadığı dosya kapsamına sunulan yazışmalar ve görseller ile anlaşılmaktadır. Buradaki eksiklik gönderen-İspanya'daki yükleyici tarafın sorumluluk alanından kaynaklanmaktadır. Bu doğrultuda taşıyıcılar ilgili taraftan, taşımanın aksaması ve aracın hasarlanması sebebiyle ortaya çıkan bekleme süreciin ve tamirat masraflarını talep edebilirler. Bekleme ücretinde temel koşul, taşıyıcının sorumluluk alanından kaynaklanan bir zaafiyet ile meydana gelmediğinin ortaya koyulması olup; bağlama sürecinin TTK hükmü uyarınca İspanyol işletmeye ait olduğu sabittir.
Bütün bu hususlar dikkate alındığında, yurtdışı beklemesinin kaynağının sabitleme-bağlama eksikliği kaynaklı yükün araç içinde kayması sonucu aracın çalışamamasına dayandığıdan, bundan doğan bekleme ücreti, TTK Md.863/1 hükmü uyarınca kural olarak sabitlemeyi yapan yükleyici-gönderen işletmeye yansıtılabilecektir. Mevcut olayda, üst-alt taşıyıcı ilişkisi bulunan davacı-davalı ... açısından ise, davacı alt taşıyıcı bekleme sebebiyle uğradığı bekleme ücretini davalı üst taşıyıcıya yönlendirebilecektir.
Yurtiçindeki bekleme sürecinin ise kaynağı ve detayının net olmadığı anlaşılmakla birlikte, davacı ... yetkililerinin ... Gümrüğündeki .... süreçlerini beklediklerini, çıkış için talimat beklediklerini, 13 Aralık 2023-14 Aralık 2023 tarihlerinde davalı ...bu hususta bilgi alamadıkları dikkate alındığında; bunun kaynağının supalan süreçlerinden kaynaklandığı kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla Türkiye'deki Gümrük süreçlerinin, alıcının kendisinin mi organize ettiği yoksa davalı üst nakliyeciden bu süreç noktasında hizmet alıp almadığının netleştirilmesi gerekir. Eğer ki davalı üst nakliyeci, gümrük süreci ... işletmesi talebi doğrultusunda üstlendi ise; davacı doğrudan burada bekleme ücretini davalı ... yansıtabilecektir. Mevcut dosyada davacı alt hizmet sağlayıcısının üst sağlayıcının talebine dayandığı gözetildiğinde bekleme ücretinin davalıya yansıtılabileceği sonucuna varılmaktadır. Dolayısıyla tüm bu hususlar bir arada gözetildiğinde, davacının davalıdan navlun alacağının bulunduğu, yurtiçi ve yurt dışı bekleme ücretlerine dair kesilen faturalardan ötürü alacağının bulunduğu, yine yurt içi nakliye navlun bedelinin de davalıya yansıtılabileceği, davacının bu bedellerden ötürü bakiye alacağının 5004,00 EURO olduğu, alacağın likit olduğu anlaşılmakla dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
DAVANIN KABULÜNE,
1-Davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 5004,00-EURO asıl alacak yönünden iptaline, takibin takdir edilen asıl alacak miktarı üzerinden DEVAMINA,
2-Takdir edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren fiile ödeme gününde EURO cinsinden devlet bankaları nezdinde açılmış kısa vadeli hesaplara uygulanan en yüksek faizin uygulanmasına,
3-Toplam alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 48.568,82-TL (10/10/2025 tarihli itibariyle efektif alış kuru 48,53-TL dikkate alınarak) icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 16.588,68-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 3.215,17-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 13.373,51-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan toplam 3.703,57-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 10.745,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 38.855,06-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi.13/10/2025
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza