T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/780 Esas
KARAR NO: 2024/289 Karar
DAVA: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/10/2024
KARAR TARİHİ: 27/11/2024
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 27/11/2024
Davacı tarafından mahkememizde açılan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; .... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin Ticaret sicil kayıtlarına göre 11.02.1980 tarihinde kurulmuş olduğunu, sermayesinin 250.000.000 Türk Lirası olduğunu, müvekkili ...'nın ise Şirket’in %13 oranla hissedarı olduğunu, kurucu ortaklarından bir tanesi olduğunu, şirketin, 3 üyeden müteşekkil yönetim kurulu tarafından yönetilmekte olduğunu, bu üyelerin ... ile ...’ın oğulları ... ve ... olduğunu, davalı Şirket’i yöneten ... Ailesinin, aynı zamanda Davalı Şirket’in %76,25 oranında hissesine sahip olduğunu, hakim hissedar konumunda olduklarını, şirket ortaklarının, 10.07.2024 tarihinde 2023 yılına ilişkin Olağan Genel Kurul Toplantısını gerçekleştirdiklerini, genel kurulda (a) Bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanması (b) Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu ve Denetçi Raporu’nun onaylanması (c) Yönetim kurulu üyelerinin ibrası (d) Geçmiş yıl karlarından ortaklara kar dağıtımı (e) 2024 yılı karından ortaklara kar avansı dağıtımı (f) Denetçi seçimi konularında hukuka aykırı şekilde alınan kararların iptali talebiyle taraflarınca Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasında dava ikame edilmiş olduğunu, dosyanın halen derdest olduğunu, aynı zamanda, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkının ihlal edilmesi üzerine, bilgi alma ve inceleme hakkının TTK m. 437/5 hükmü uyarınca mahkeme vasıtasıyla tesisi talebiyle Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasında dava ikame edilmiş olduğunu, dava neticesinde müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkının ihlal edildiği kesin nitelikte bir mahkeme kararı ile ortaya konulduğunu, müvekkilinin özel denetçi atanması hususundaki talebinin genel kurul tarafından hukuka aykırı şekilde reddedilmesi üzerine, Şirket’e özel denetçi atanması talebiyle Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasında dava ikame edilmiş olduğunu, dosyanın halen derdest olduğunu, bu konuda yapılan zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlanması üzerine; Türk Ticaret Kanunu’nun “Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir” şeklindeki 555. maddesi ve devamı hükümleri uyarınca, Şirket’in uğradığı zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Şirket’e ödenmesi talebiyle huzurdaki davanın ikame edilmesi zaruriyetinin hasıl olduğunu, ... Ailesi, şirketi zarara uğrattıklarını, şirketin 2023 yılında milyonlarca liralık vergi cezası ödemek zorunda bırakıldığını, hem kamu hem de pay sahiplerinin zarara uğratıldığını, yukarıda zikredilen genel kurul ve dava süreçlerinde tarafımızla sınırlı şekilde paylaşılan bilgilerden, Davalı Şirket’in bir vergi incelemesine tabi tutulduğu, bu inceleme neticesinde Şirket’e 24 milyon Türk Lirası’nı aşan tutarda vergi/ceza tarhiyatı yapıldığının anlaşıldığını, neticede esasa, usule ve fazlaya ilişkin her türlü yasal hakkımızı saklı tuttuklarını beyanla, davanın kabulüne, davalı şirkete uygulanan vergi cezalarından dolayı Şirket’in uğradığı zararın, şimdilik 1.000,00-TL’sinin (belirsiz alacak) zarar tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalı Yönetim Kurulu üyelerinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalılara müştereken ve müteselsilen tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Söz konu uyuşmazlık için belirsiz alacak davası açılmasının mümkün olmadığını, davacının belirli olan talebi için harç tamamlamasının gerektiğini, aksi halde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın, dava dilekçesinde “harca esas değer 1.000,00-TL belirsiz alacak davası” ifadesinde bulunduğunu ve davalı müvekkil yönetim kurulu üyelerinin şirket’e uygulandığı iddia edilen vergi cezalarından dolayı Şirket’in uğradığı zararın şirkete ödenmesini talep ettiğini, bu sebeplerle davacı’ya, dava konusu alacak miktarını açıklaması, davasını tam dava olarak sürdürmesi ve toplam alacak talebi üzerinden harcını tamamlamak üzere kesin süre verilmesini, verilen sürede bu gerekliliklerin yerine getirilmemesi durumunda davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın, vergi incelemesi sonucu ortaya çıkan vergi farkını, kötü niyetli şekilde vergi cezası olarak yanıltıcı şekilde yansıttığını, şirket hakkında, cezaya konu olabilecek herhangi bir durumun tespit edilmediğini, davacı taraf’ın “usulsüzlük” “muhasebesel hile” ve “vergi cezası” olarak nitelendirdiği hususun, şirket’in olağan iş ve süreçlerinde sıklıkla rastlanan bir inceleme sonucu tahakkuk ettirilen bir vergi olduğunu; vergi ziyaı ve/veya cezası ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, şirket yönetim kurulu üyelerine atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığını, aksine yönetim kurulu üyelerinin özenli ve sorumlu davranma yükümlülüğüne tam anlamıyla uygun hareket ettiğini, ilgili tahakkukun, şirket’in tevsi yatırımlarından kaynaklandığını, şirket tarafından yapılan hesaplamalarda, tevsi yatırımlardan elde edilen brüt satış karı tespit edildikten sonra, işin mahiyetine en uygun dağıtım anahtarı kullanılarak ortak gider payı ve gelirler tespit edilmiş olduğunu, bu uygulamanın, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilmiş olan 28.11.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.16.01.125 [ÖZG-12/26]-419 sayılı özelgeye uygun olduğunu, şirket’in yönetim kurulu üyeleri Türk Ticaret Kanunu’nun 369. ve 553 maddesi uyarınca şirket’in faaliyetlerini yürütürken, tüm finansal ve vergisel yükümlülükleri titizlikle takip ettiğini, şirket’teki mali süreçlerin tamamen profesyonel bir ekibin denetimi altında yürütüldüğünü, beyanların mevzuata uygun şekilde hazırlanması için tüm süreçlerin dikkatlice denetlendiğini, davacı şirket hissedarı, şirketi zarara uğratmak sebebiyle yönetim kurulu üyelerine sorumluluk davası açılması talebini şirket genel kurulunda da gündeme getirdiğini ve bu talebin genel kurulca görüşüldükten sonra ret edildiğini, şirketin 10.07.2024 tarihli, 2023 yılına ilişkin olağan genel kurulu gündeminin (yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin olan) 5. maddesinin görüşülmesi sırasında, davacı asilin huzurdaki davadaki vekili ile aynı kişi olan genel kurul temsilcisi, “yönetim kurulu üyelerine karşı, şirketi zarara uğratmaktan kaynaklı sorumluluk davası açılması” talebinde bulunduğunu, yapılan görüşme sonucunda ilgili talebin, talep eden davacının olumlu oyları dışında %100 katılım ile toplanan genel kurulun kalan tüm hissedarları tarafından ret edildiğini, zarara uğratıldığı iddia edilen şirketin aktif dava ehliyetine sahip olan taraf olduğu göz önüne alındığında, şirketin bu yöndeki kararı davacının kötü niyetini açıkça ayrıca ortaya koyduğunu, neticede davacı yanın haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli davasının kanunun aradığı şekli ve maddi şartları taşımamasından dolayı esastan tümden reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememize açılan işbu dava ile yine mahkememizin ... Esas sayılı davası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu, konu birliğinin mevcut olduğu, dayanılan delillerin ve maddi vakıaların müşterekliğinin delillerin birlikte değerlendirilmesini gerektirdiği, yapılacak değerlendirme sonucunda dosyalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve bağlantı bulunduğu anlaşılmakla, işbu dava dosyasının mahkememizin .... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizdeki dava ile aynı ve birbirine benzer sebepten doğan, biri hakkında verilecek hükmün diğerini de etkileyecek nitelikte bulunması sebebiyle aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunan Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ile HMK'nun 166. md gereğince mahkememiz dosyasının BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2) Mahkememiz esasının birleştirme nedeniyle kapatılmasına,
3)Yargılamanın Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası üzerinden YÜRÜTÜLMESİNE,
4)Birleştirme kararı verildiğinin HMK.nun 166/3 maddesi uyarınca derhal ilk davanın açıldığı mahkemeye BİLDİRİLMESİNE,
Dair, asıl karar ile birlikte kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile karar verildi. 27/11/2024
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı