T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/798 Esas
KARAR NO: 2024/286 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 08/10/2024
KARAR TARİHİ: 27/11/2024
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2024
Davacı tarafından mahkememizde açılan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili adına kuruma kayıtlı .... SANAYİ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ unvanlı iş yerinde geçen fiili hizmet sürelerinin tespiti ile yaşlılık aylığının bağlanması talepli davaya ilişkin tespit davasının Bakırköy ... İş Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası üzerinden açıldığını, ara karar ile "1-Davacıya davalılardan .... ya karşı ihya davası açması için süre verilmesine, şayet ihya davası açılır ise mahkememize esas ve karar numarası bildirmesi halinde ilgili Ticaret Mahkemesinden dosya akıbetinin sorulmasına,..." karar verildiğini, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ile .... Ticaret sicil Nolu .... SANAYİ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin ticaret sicil gazetesinde görülen son yetkilisi ... TC kimlik numaralı ...'na (tasfiye memuru) tebliğ edilerek duruşma gün ve saatinin bildirilmesi ile şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili ...'nün , TTK M. 32 Ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 Hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtıldığını ve şirket kayıtlarının sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, neticede davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 27/11/2024 tarihli celsede yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava ; 6102 sayılı TTK' nın geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilen şirketin ihyası ve yeniden ticaret siciline tescili istemine ilişkin olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK' nın 137. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu: 6102 sayılı TTK' nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketin ihya koşullarının oluşup oluşmadığı, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde ek tasfiye için tasfiye memurunun atanmasının gerekli olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; ihyası istenilen ... sicil numarasında kayıtlı ... SANAYİ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin adresinin ..., .... Cad. .... Sk. .... İş Mrkz. 10/5 Yenibosna-Bahçelievler/İSTANBUL olduğu görülmüştür.
İhyası istenen şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 547/1. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır.
Dosya kapsamından ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı TTK' nın geçici 7. maddesi uyarınca 18/02/2015 tarihinde davalı ... Müdürlüğü tarafından "Adresin tespit edilememesi" sebebiyle sicilden re'sen terkin edildiği görülmüştür.
Terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında, üçüncü kişiler tarafından 6102 sayılı TTK' nın geçici 7. maddesinin onbeşinci fıkrasına istinaden açılan ihya davaları, 6102 sayılı TTK' nın 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğindedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02.04.2024 Tarih ve 2024/1565 E. - 2024/2662 K. sayılı ilamı) İş bu yargılama dosyasındaki talepte bu mahiyettedir.
Somut uyuşmazlıkta: Davacının, ihyası istenilen şirketin Bakırköy .... İş Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere huzurdaki davayı açtığı; davacının ilgili davada da davacı sıfatında, ihyası istenen şirketin davalı sıfatında olduğu ve talebin tespit davası olduğu, davacıya ihya davası açmak üzere süre verildiği, davanın derdest olduğu, bu haliyle derdest davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve yargılamanın yürütülmesini temin bakımından ihya talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır.
6102 TTK. 547/2 maddesinde; '' Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm dikkate alınarak, ihyası istenen şirketin ortağı olan ... (TCKN: ...)'nun tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirket ortağı olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davalı ..., dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Yine, davalı müdürlüğün terkin işlemlerini usulüne ve mevzuata uygun yapmadığına dair bir iddianın da davacı tarafça ileri sürülmediği gözetildiğinde, kanuni görevini yapan davalının vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması mümkün değildir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 10.11.2022 Tarih ve 2022/1897 E. - 2022/1492 K. sayılı ilamı)
6100 sayılı HMK.' nın 326/1. maddesi; " Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. " şeklindedir. Tüm dosya kapsamından; ihyası istenilen şirket 18.02.2015 tarihinde sicilden resen terkin edilmiş olup, terkin işlemi resen yapılmış olup, davalı gerçek kişi yetkilinin herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. Bu sebeplerle yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalının sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmış ve bu giderler davacı üzerinde bırakılmıştır.
Ayrıca, davacının yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi de bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE,
-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken 18/02/2015 tarihinde 6102 Sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilen ... SANAYİ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin sicildeki terkin kaydının Bakırköy .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA,
2-Şirket ortağı ve yetkilisi ... (TCKN: ...) 6102 Sayılı TTK'nın 547/2. maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirket ortağı olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına,
3-Karar kesinleştiğinde keyfiyetin ...'nce TESCİL VE İLAN EDİLMESİNE, ilan ve müzekkere masraflarının davacı tarafça karşılanmasına,
4-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2024
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı