T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/802 Esas
KARAR NO: 2025/36 Karar
DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ: 09/10/2024
KARAR TARİHİ: 15/01/2025
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin ortağı olduğu .... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin, İstanbul Ticaret Odasına bağlı olduğunu, .... Mersis nosu ile 30.09.1998 yılında tescili edildiğini, bazı üyelerin hisselerini ana hissedarlara devrettiğini, hissedar olarak müvekkili ile ağabeyi .... ile müvekkilinin kaldığını, davalı görünen şirket in uzun zaman önce faaliyetine son verdiğini, bunun yanı sıra şirketin hiçbir bankada hesabı, üzerine kayıtlı taşınır-taşınmaz malı bulunmadığını, ayrıca şirketin gerek Gelir İdaresi Başkanlığına gerek Sosyal Güvenlik Kurumu’na gerekse de devletin hiçbir kurumuna borcunun bulunmadığını, şirketin yalnızca İstanbul Ticaret Sicilinde kaydı bulunduğunu, oldukça uzun zamandır hiçbri faaliyetinin olmadığını, şirketin görünürde var olmasına rağmen fiilen ticari hayatını uzun bir zaman önce sonlandırdığını, müvekkilinin 7.500 TL Emekli aylığı dışında herhangi gelirinin olmadığını, aynı zamanda ev kirası ödediğini, müvekkilinin üzerine kayıtlı herhangi bir taşınır veya taşınmaz mal kaydının olmadığını, ayrıca .... Belediye’sinden de yemek yardımı aldığını, buna ilişkin belge ve Muhtarlıktan alınan fakirlik ilmühabere kağıdını da sunduklarını, İstanbul 1 Nolu Barosuna yapılan .... nolu adli yardım başvurusu kapsamında da vekil olarak işbu davayı açmak için görevlendirildiğini, adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesini, neticede atıl durumda bulunan ..... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi’nin Türk Ticaret Kanunu’nun 636/3. maddesi uyarınca haklı nedenle tasfiyesiz olarak feshine, aksi takdirde müvekkilin in şirketteki hissesisin bedelsiz tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete mahkememizce tebligat çıkarıldığı, usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davalı şirket tarafından davaya süresi içerisinde cevap verilmediği görüldü.
Dava dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava; 6102 sayılı TTK'nun 636. maddesi uyarınca limited şirketin fesih - tasfiyesi istemine ilişkin olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK' nın 137. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu: Davalı şirketin fesih koşullarının oluşup oluşmadığı, fesih için davacı yönünden haklı sebeplerin bulunup bulunmadığı, haklı sebep koşulunun oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; feshi istenilen ... sicil numarasında kayıtlı bulunan davalı .... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin adresinin, ... Mah. ... Cad. ... Ap. No: 65/8 Bakırköy/İSTANBUL olduğu görülmüştür.
Davalı şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre HMK'nun 14/2 maddesi gereğince işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır.
Davacı, ticaret sicil kayıtlarından anlaşıldığı üzere şirketin % 65 paylı ortağıdır. Diğer ortak, %35 paylı dava dışı şirket yetkilisi ....' dır.
6102 sayılı TTK'nun 636. maddesi; "(1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer:
a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle.
b) Genel kurul kararı ile.
c) İflasın açılması ile.
d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde.
(2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.
(3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
(4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir.
(5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır.
" şeklindedir.
Dava dilekçesi içeriğinde, fesih talebinin yukarıda belirtilen maddenin 3. fıkrası kapsamında haklı nedenle fesih talebi niteliğindedir.
Haklı sebepler kanunda tahdidi olarak düzenlenmemiş olup yargı kararları ve doktrinde yer verilen bazı haklı sebep teşkil edebilecek fiil ve davranışlar; bir ortağın şirketin yönetim işlerinde veya hesaplarının çıkarılmasında şirkete ihanet etmiş olması, bir ortağın kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemesi, bir ortağın kişisel menfaatleri uğruna şirketin ticaret unvanını veya mallarını kötüye kullanması, bir ortağın uğradığı sürekli bir hastalık veya diğer bir sebepten dolayı üstüne aldığı şirketin işlerini yapmak için gerekli olan yeteneği ve ehliyetini kaybetmesi, uzun süre kar dağıtılmaması, gereksiz sermaye arttırımları ile azınlığın etkisizleştirilmeye çalışılması, ortakların bilgi alma ve denetim haklarının kullandırtılmaması, aile şirketlerindeki husumet ve ortaklar arasındaki çekişmeler emsal oluşturabilecek niteliktedir.
Gerek doktrinde gerekse de Yargıtay Kararlarında Limited Şirket faaliyetinin tamamen durmuş olması (Vergi kaydının silinmesi) durumunda haklı nedenin var olduğunun belirtilerek şirketin haklı nedenle feshedilebileceğinin kabul edilmektedir.
Yargıtay 11. Hukuk dairesinin olayla örtüşen 2015/2197 Esas, 2015/3596 Karar ve 16.3.2015 tarihli bir kararında “ Dava, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine dair olup, mahkemece yukarda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de, davacılar vekili dava dilekçesinde ve yargılama esnasında, davalı şirketin sermaye ve kanuni yedek akçelerinin tamamını yitirdiği halde şirket yönetiminin 6102 Sayılı TTK’nın 376. maddesindeki gereklilikleri yerine getirmediği iddiasının yanında davalı şirketin işletme konusunun imkansız hale geldiğini, şirket yöneticilerinin davalı şirketin bir kısım demirbaş ve makinelerini kendilerine ait şirketlere aktarararak davalı şirketi gayri faal hale getirdiklerini, makine ve techizatın bu şekilde başka şirketlere aktarıldığı hususunda tespit raporu bulunduğunu, TTK’nın 531/1. maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığı halinde şirketin feshine karar verileceğini ileri sürmüştür. Mahkemece, bu iddialar hakkında bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın salt şirket bilançolarına göre davalı şirketin borca batık olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir. “ şeklinde karar verdiği de görülmüştür.
Yargıtay'ın yine somut olayla örtüşen başka bir kararında, şirketin “uzun yıllar ciddi bir faaliyetinin olmamasının” haklı sebep olduğu belirtilmiştir. (Yargıtay 11 HD. E. 1999/3660, K.1999/5545, T. 21.6.1999,)
Dosya içerisine celp edilen ticaret sici kayıtlarından anlaşıldığı üzere, davalı şirketin ilk kurulduğu günden beri pay devirleri dışında mali genel kurul yapmadığı; yapılan en son genel kurul tarihinin de 29.06.2010 tarihi olduğu, bu tarihten sonra genel kurul toplantısının yapılmadığı görülmüştür.
Mahkememizce çıkartılan tebligatın TK'nın 35.maddesi uyarınca tebliğ edildiği ve yapılan kolluk araştırması sonucunda davalı şirketin sicil adresinde faaliyet göstermediği anlaşılmıştır.
Davalı şirketin SGK borcunun bulunmadığı görülmüştür. SGK ve Vergi Dairesi kayıtlarına göre de, davalı şirketin faaliyette bulunmadığı görülmüştür.
Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının, davalı şirketin % 65 pay sahibi olduğu, genel kurulun uzun süreden beri toplanmadığı, yapılan araştırmalar sonucunda davalı şirketin sicil adresinde faaliyet göstermediği, gayri faal olduğu, şirketin feshini şirket ortağının talep ettiği anlaşılmakla davacının talebinin 6102 Sayılı TTK' nın 636/3. maddesindeki şartları taşıdığı, haklı sebebin bulunduğu ve bu haliyle davacının fesih için talepte bulunması açısından hukuki yararının olduğu kabul edilmiş ve davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak davacının atanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ ile;
-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün .... sicil numarasında kayıtlı bulunan davalı .... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin TTK'nun 636/3.maddesi hükmü uyarınca FESİH VE TASFİYESİNE,
2-Tasfiye işlemlerini başlatıp sonuçlandırmak üzere davacı ... (TCKN:....)'ın TTK'nun 643.madde hükmü yollamasıyla aynı Kanunun 536/3.maddesi uyarince şirkete tasfiye memuru olarak ATANMASINA, bu hususta kendisine yetki VERİLMESİNE,
3-Tasfiye memuruna şirketin ortağı olması sebebiyle ücret takdirine YER OLMADIĞINA,
4-Şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin mahkememiz kararının kesinleşmesine müteakip tasfiye memurunun görevinin kendisine TEBLİĞİNE,
5-Keyfiyetin karar kesinleştiğinde TESCİL VE İLANINA, tescil ve ilan masraflarının ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafça KARŞILANMASINA,
6-Davacı tarafça başlangıçta harç yatırılmadığından; Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL başvurma harcı ve 615,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
7-Suçüstü ödeneğinden karşılanan tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 368,00-TL davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/01/2025
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ....
¸e-imzalı