T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/81 Esas
KARAR NO : 2024/162 Karar
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 06/09/2024
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
G.K. YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2024
Davacı tarafından mahkememizde açılan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı müvekkili asıl ve tek sermayedarı olduğu davalı firmanın 19.01.2018 tarihinde, .... T.C. .... tarafından kurulduğunu, daha sonra 15.03.2018 tarihinde şirketin hisselerinin bir kısmını ....'ye kurucu ... tarafından devredildiğini, Suudi Arabistanda yaşayan müvekkilinin Türkiye'ye gelmesi üzerine 17.09.2018 tarihinde .... kendisinde olan hisselerinin tamamını müvekkiline devrettiğini, son durumda şirketin, müvekkili ve ... ile birlikte iki ortaklı hale geldiğini, kuruluşun üzerinden yıllar geçmesine rağmen firma vasıtasıyla hiç bir iş ve işlem yapılmadığını, firmanın vergi borçlarından dolayı madden bir yük haline geldiğini, şirketin, vergi dairelerine, Gelir İdaresi Başkanlığına veya başkaca kamu kurum ve kuruluşuna ait hiç bir borcunun bulunmadığını, şirketin hiç bir bankada hesabı, üzerine kayıtlı taşınır veya taşınmaz mal varlığının olmadığını, şirketin yalnızca ticaret sicil gazetesinde kaydının bulunduğunu, sermayedar olan müvekkili ....'in, şirketi ticari amaç ve gaye ile kurduğunu, müvekkilinin Suudi Arabistanda yaşaması sebebiyle Türkiye'ye sık sık gelmesinin mümkün olmaması, firma vasıtasıyla ticari iş ve işlem yapılamaması, sadece büyük bir vergi yükü altında kalınması sonucunu doğurduğunu, öncelikle davalı şirketin temsili için kayyım atanması talebinin kabulüne karar verilmesini, davalı firmanın uzun zamandan bu yana ticari faaliyette bulunamaması, kar edememesi sebebiyle haklı sebeple feshine karar verilmesini, neticede davanın kabulü ile şirketin haklı sebeple feshine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket kayyımı cevap dilekçesinde; Davacı tarafından, ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin 19/01/2018 tarihinde kurulduğunu, davacı tarafından ileri sürülen sebeplerin haklı sebep teşkil edip etmediği hususunun, huzurdaki davaya konu somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi ve Sayın Mahkemece fesih, ortaklıktan çıkarma veya uygun görülen diğer bir çözüm yoluna hükmedilmesi söz konusu olabileceğini, bu bağlamda davacının, haklı sebep olduğu iddia edilen olayın, şirketin feshine neden olacak nitelikte olup olmadığı hususunda Mahkemece araştırma yapılması neticesinde şirketin kuruluş tarihinden bu yana aktif ve pasif malvarlığı ile borçlarının tespit edilmesinin gerektiğini, dava konusu şirketin uzun yıllar ciddî bir faaliyetinin olup olmadığının araştırılması, davalı şirketin ticarî defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, davalı şirketin kamuya herhangi bir borcu bulunup bulunmadığının ilgili kurumlardan sorulması sonrasında, ileri sürülen haklı sebeplerin şirketin feshi için yeterli olup olmadığı veya bunun son çare olduğu hususunda takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, huzurdaki davanın reddine karar verilmesini, dava konusu şirketin uzun yıllar ciddî bir faaliyetinin olup olmadığının araştırılması, davalı şirketin ticarî defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, davalı şirketin kamuya herhangi bir borcu bulunup bulunmadığının ilgili kurumlardan sorulması sonrasında, ileri sürülen haklı sebeplerin şirketin feshi için yeterli olup olmadığı veya bunun son çare olduğu hususunda takdir Sayın Mahkem'ye ait olmak üzere, huzurdaki davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini davalı şirket adına temsil kayyımı olarak talep etmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava; 6102 sayılı TTK'nun 636. maddesi uyarınca limited şirketin fesih - tasfiyesi istemine ilişkin olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK' nın 137. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu: Davalı şirketin TTK'nın 636/2.maddesinde belirtilen şekilde genel kurulun uzun zamandan beri toplanamadığı hususunun somut olay bakımından geçerli olup olmadığı, fesih için davacı yönünden haklı sebeplerin bulunup bulunmadığı, haklı sebep koşulunun oluşup oluşmadığı, şirketin gayri faal olmasının fesih için haklı sebep sayılıp sayılmayacağı, davalı şirketin feshine karar verilememesi halinde davacının ortaklıktan çıkarılması koşullarının oluşup oluşmadığı, TTK' nın 636/3. maddesi uyarınca fesih ve ortaklıktan çıkarma haricinde duruma uygun düşen başka çözüm yollarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığının tespitine karar verildi.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; feshi istenilen .... sicil numarasında kayıtlı bulunan davalı ...' NİN adresinin, .... Mah. ... Bulvarı .... Apt. No:42/5 Bahçelievler / İstanbul olduğu görülmüştür.
Davalı şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre HMK'nun 14/2 maddesi gereğince işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır.
Davacı, ticaret sicil kayıtlarından anlaşıldığı üzere şirketin %75 paylı ortağı olup, münferiden yetkili şirket müdürüdür. Diğer ortak, %25 paylı dava dışı ...' dır.
6102 sayılı TTK'nun 636. maddesi; "(1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer:
a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle.
b) Genel kurul kararı ile.
c) İflasın açılması ile.
d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde.
(2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.
(3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
(4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir.
(5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır.
" şeklindedir.
Dava dilekçesi içeriğinde, öncelikli fesih talebinin yukarıda belirtilen maddenin 2. fıkrası kapsamında olup, sonraki fesih talebinin ise 3. fıkrası kapsamında haklı nedenle fesih talebi niteliğindedir.
Davalı şirketin 2 ortaklı olduğu ve sadece davacı tarafından münferiden imza ile temsil edildiği dikkate alınarak, menfaat çalışması olmaması için davalı şirkete bu dosyayla sınırlı olmak üzere temsil kayyımı atanmıştır.
Mahkemece feshe karar vermeden önce, limited şirket müdürü dinlenerek şirketin durumunu kanuna uygun hâle getirmesi için süre verileceği kanunda öngörülmüştür. Ancak iş bu yargılamada şirket müdürünün, zaten davacı olması ve fesi iradesini ortaya koyması sebebiyle herhangi bir süre verilmemiş ve yargılamaya devam edilmiştir.
Dosya içerisine celp edilen ticaret sici kayıtlarından anlaşıldığı üzere, davalı şirketin ilk kurulduğu günden beri pay devirleri dışında mali genel kurul yapmadığı; yapılan en son genel kurul tarihinin de 13.09.2018 tarihi olduğu, bu tarihten sonra genel kurul toplantısının yapılmadığı görülmüştür.
Mahkememizce çıkartılan tebligatın TK'nın 35.maddesi uyarınca tebliğ edildiği ve yapılan araştırmalar sonucunda davalı şirketin sicil adresinde faaliyet göstermediği anlaşılmıştır.
Davalı şirketin SGK borcunun bulunmadığı ve yine dava tarihi itibariyle vergi borcunun da bulunmadığı görülmüştür.
Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının, davalı şirketin %75 pay sahibi olduğu, genel kurulun uzun süreden beri toplanmadığı, yapılan araştırmalar sonucunda davalı şirketin sicil adresinde faaliyet göstermediği, şirketin feshini münferiden yetkili şirket müdürünün talep ettiği anlaşılmakla davacının talebinin 6102 Sayılı TTK' nın 636/2. maddesindeki şartları taşıdığı ve bu haliyle davacının fesih için talepte bulunması açısından hukuki yararının olduğu kabul edilmiş ve davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak davacının atanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı bulunan davalı ...' NİN TTK'nun 636/2.maddesi hükmü uyarınca FESİH VE TASFİYESİNE,
2-Tasfiye işlemlerini başlatıp sonuçlandırmak üzere davacı ...'in (TC.NO:...) TTK'nun 643.madde hükmü yollamasıyla aynı Kanunun 536/3.maddesi uyarınca şirkete tasfiye memuru olarak ATANMASINA, bu hususta kendisine yetki VERİLMESİNE,
3-Tasfiye memuruna şirketin müdürü ve ortağı olması sebebiyle ücret takdirine YER OLMADIĞINA,
4-Şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin mahkememiz kararının kesinleşmesine müteakip tasfiye memurunun görevinin kendisine TEBLİĞİNE,
5-Keyfiyetin karar kesinleştiğinde TESCİL VE İLANINA, tescil ve ilan masraflarının ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafça KARŞILANMASINA,
6-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harç peşin alındığından bakiye harç tayinine YER OLMADIĞINA,
-Davacı tarafça sarf edilen toplam 916,00-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından sarf edilen tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 641,15-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı şirket kayyımının yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/2024
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı