T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/821 Esas
KARAR NO: 2025/789
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 09/10/2024
KARAR TARİHİ: 29/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27.10.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde;18.01.2023 tarihinde İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi, ... caddesi yanı, eski askeriye içi adresinde, alacaklıya ait yeraltı güzergah ve F/O kablosunun borçlunun yaptığı kazı çalışması sebebiyle meydana gelen hasarın tazminini talep etme zorunluluğu doğduunu, davacı şirket, hasarın tazmini Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü'nün nezdinde ... E. numarası tahtında icra takibi başlattığını, söz konu hasarlar nedeniyle davacı müvekkili şirket çalışanı ( Tekniker) ... tarafından Hasar Tespit Tutanağı düzenlendiğini, Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü nezdinde ... E icra takibinin devamına, davalının icra takibine konu asıl alacağın %20'sinden yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle: Davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesini davacı yanca İstanbul İli ... İlçesi ... Mahallesi .... Yanı, .... adresindeki fiber optik alt yapı güzergahı ile fiber optik kabloların zarar gördüğü iddia ettiğini, müvekkili dava dışı İçişleri Bakanlığı Afet Ve Acil Durum Yön. Başkanlığı Barınma Ve Yapım İşleri Genel. Müdürlüğünden ".... İşini" üstlendiğini, müvekkilinin hasar gördüğü iddia olunan fiber optik güzergahına yakın yerde iş yürütmesi, anılan güzergah ve kablolara zarar verdiğini ispata yarar bir durum olmadığını ,hasarın müvekkilinin çalışmaları sırasında meydana geldiğini ispata yarar bir delil bulunmadığını, davacı tarafın tek taraflı tuttuğu "Hasar Keşif Formu ile Hasar Tespit Tutanağı" bu hususun ispatına yarar delil vasfında olmadığı gibi, tarafımızca kabulü de mümkün olmadığını, müvekkili tarafından yapılan kazılar fen ve tekniğine uygun olmasına rağmen, davacı yanca ve/veya taşeronunca standartların dışında ve yüzeyden geçen hatlar nedeniyle hasar gerçekleştiğini, döşenen hatlar en az 80 cm derinlikten geçmesi ve üzerine ikaz bantların yerşeltirilmesi gerekirken, davacı bu yükümlülüğünü ihlal etmiştir. Bu husus davacı yanca sunulan fotoğraflarla da sabit olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydı ile gerek malzeme gerek ise işçilik zararı iddiasının fahiş olduğunu, davanın haksız eylem ve tazminat iddiası ile açıldığı üzere İcra İnkar Tazminatı talebi haksız ve mesnetsiz olduğunu, alacağın likit olmadığını, icra takibi haksız olup iddia edilen alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmek gerektiğini, davanın zamanaşımı itirazımız kapsamında reddine, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde, haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile haksız surette icra takibi başlatıldığını, iddia edilen asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatını, aksi kanaat halinde alacak iddiası likit olmadığından İcra İnkar Tazminatı isteminin reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Elektronik ve Haberleşme konusunda uzman bilirkişi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunda özetle;Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde rapor kapsamında detaylı anlatıldığı üzere özet olarak; Büyükşehir belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği ve Altyapı Kazı Ruhsat prosedürü incelendiğinde, yapılacak çalışma için ilgili kroki ve çalışma detayı belirtilerek ilgili belediyeye başvuru yapılması gerektiği, diğer kurumların da aynı bölgede hatta aynı noktada üst üste tesisatı vs varsa önlem alması veya yapılacak çalışma için gözlemci ya da teknik ekip bulundurması için, Alt Yapı Koordinasyon biriminin de bu çalışmayı diğer ilgili kurumlara bildireceğinin prosedürlere işlendiği görülmüştür. Ancak sayın mahkeme tarafından Aykome değil, Ankara Afet ve Acil Durum yönetimi Başkanlığı Barınma Ve Yapım İşleri Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazıldığı ür. Tarafımdan yapılan yerinde tespitte bölgede “Arnavutköy Geri Gönderme Merkezi (Göç İdaresi)” bulunduğu görülmüş, bu yüzden müzekkerenin AFAD'a yöneltildiği değerlendirilmiştir. AFAD müzekkere cevabında bölgede yapılacak yapı merkezi işleri için 02.01.2023 tarihinde davalı ile sözleşme imzalandığı, taraflar arası sözleşmenin, dava dilekçesinde ve hasar tutanaklarındaki 18.01.2023 tarihinden önce olduğu, yapılan çalışmalar esnasında her türlü araç, malzeme, tesis vs oluşacak hasarlar için yükleniciden sigorta yapılmasının istendiği görülmektedir. Davacı tarafın dosyaya sunduğu hasar tespit tutanakları incelendiğinde; davacı ve/veya taşeronu dava dışı ... İnş. A.Ş. tarafından dava konusu adreslerde davalı tarafından çalışma yapıldığı ve davacının kablolarına hasar verildiği yönünde tutanak diği, hasarın giderildiği, bunun için gerekli malzeme ve proje çizimlerinin eklendiği ancak bu tutanaklar tek taraflı olarak davacı ve/veya taşeronu firma tarafından doldurulmuş ve imzalanmıştır, bu tutanaklarda davalı veya ihbar olunan tarafların imzaları bulunmamaktadır. Ancak davacı tarafından dosyaya eklenen fotoğrafların birinde .... (....) tabelası, diğerinde ... menholü ve bağlantı kutusu görülmektedir. Yarım bırakılan bir çalışmanın tamamlanması veya zarar veren tarafin tutanağı imzalamak istemeyebileceği durumlarda tutanak tek taraflı düzenlenebileceğinden, tek taraflı tutanaklara itibar edilip edilmeyeceği hususu hukuki bir konu olup sayın mahkemenin değerlendirmesine bırakılmıştır. Onarım bedeli, .... A.Ş. ile alt yüklenici arasında yapılan kablo onarım hizmet sözleşmesinde yer alan, alt yüklenicilere onarımlar için ödenecek olan malzeme ve montaj birim fiyatlarıyla yapılmıştır. Onarımda kullanılan malzemeler piyasada satılan harcı alem malzemelerden değildir. Muhammen bedelleri davacı .... A.Ş. tarafından tespit edilerek ihale yoluyla en uygun indirimi yapan alt yükleniciye verilmektedir. Bu bedelleri alt yüklenici firma ....'dan tahsil edeceği için birim malzeme ve işçilik bedellerinin mutabakat ile belirtlenmiş oldukları yani kadri maruf oldukları kanaatine varılmıştır. Düzenlenen formlarda malzeme ve işçilik bedellerinin Telekom tarafına değil, onarım çalışmasını yapan firma tarafına yazıldığı görülmektedir. Dosya kapsamında yapılan onarım çalışması davacı tarafın kendi içşilerince yapılmış olsa idi, arızaya gidilmeyen saatler için işçinin maaşından kesinti yapılmayacağı, işçi maaş almaya devam edeceği için düzenlenen ilave işçilik ücretinin haksız olduğu söylenebilirdi. Ancak burada sözleşmeli taşeron ekiplerce çalışma yapıldığından, yapılacak çalışma için de taşeron firmaya ücret ödeneceğinden bu ücretin masraf hesabına dahil edilebileceği değerlendirilmiştir. Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü nezdinde .... E. no'lu icra takibindeki esas alacak bedelinin de bu bedel ile aynı olduğu görülmektedir. “Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği”nde yeraltına döşenecek kabloların en az 60 cm'den döşenmesi ve üzerinin de uygun şekilde doldurulması gerektiği belirtilmiştir. İlaveten .... Şebekeleri Enerji Kabloları Montaj (Uygulama) Usul ve Esasları'nda elektrik dağıtım şebekesi yer altı kablolarının nasıl tesis edileceği, kablo kanalının (tranşe'nin) derinliğinin ve eninin kaç cm olmasının gerektiği tanımlanmış ve yer altı kablo kanalının kesit resmi ve ölçüleri verilmiş olup bu kanal kesit resimleri ve ölçüler aşağıdaki şekilde gösterilmiştir. Kablo derinliğinin tam olarak tespiti için olay yerinde, onarım yapılan yerde kazı yapılıp, onarım gören kabloların açığa çıkarılması gerekir. Ancak olayın üzerinden 2 yıl geçtiği, sonraki 2 yıl içinde de kablo kanalında arıza sebebiyle kazı ve onarım yapılmış olabileceği, olay anında yönetmeliğe uygun olmayan kablo döşemesinin sonraki kazı ve onarımda yönetmeliğe uygun döşenmiş olacağı ihtimalinin söz konusu olmasından dolayı olaydan 2 yıl sonra olay yerinde keşif yapılmasının kesin kanaat oluşturmaya elverişli olmayacağı değerlendirilmiştir. Davacı tarafından eklenen fotoğraflarda davalıya ait konteyner ve derin bir çukur görülmektedir. Davacı tarafından tutanak düzenlenirken metre tutularak kablonun yüzeye mesafe ölçülmemiş olmakla birlikte; yüzey seviyesine olan mesafenin 60 cm'den az olduğu ve kablo üstünde farklı kum ve beton şeklinde uyarı mahiyetinde dolgu yapılmadığı değerlendirilmiştir. .... ekipleri ve tarafından yerinde yapılan keşiflerde .... menholleri tespit cidlmekle birlikte ara güzergahın tel örgü ve duvar ile çevrili Göç İdaresi içerisinde kaldığı tespit edilmiştir. Menholler görülmekle birlikte olay üzerinden zaman geçtiğinden, her hangi bir kazı emaresi görülmemiş, dolayısıyla kablo derinliği de tespit edilememiştir. Bubilgiler ışığında davalı tarafın dava konusu bölgede AFAD ile yapılan bir sözleşme gereği çalışma yaptığı anlaşılmıştır, davacı tarafça düzenlenen tutanaklarda da davalı firmaya ait konteyner görülmektedir. Yapılan keşifte kablo derinliği tespit edilememiştir. Davacı tarafından düzenlenen tutanaklarda da kablonun yüzeye mesafesi ölçülmemiş olmakla birlikte resimlerden, yüzey seviyesine olan mesafenin 60 cm'den az olduğu ve kablo üstünde farklı kum ve beton şeklinde uyarı mahiyetinde dolgu yapılmadığı, davalı taraf kablolara zarar vermişse bile kabloların usulüne göre döşenmemesinden dolayı zarar verildiği değerlendirilmiştir. Afad ile davalı arasındaki sözleşmeye göre çalışma bölgesinde oluşacak her türlü zarar ve hasar için sigorta yaptırılmış olmalıydı. Tarafların kusur oranı ise teknik bir konu olmayıp hukuki değerlendirme gerektirdiğinden, bu konuda takdir sayın mahkemenindir. Zira Bilirkişilik Daire Başkanlığı'nca yayınlanan “Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar” klavuzu madde-27'de de belirtildiği üzere “Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmeyle mümkündür ve sadece hâkimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli/tali kusurlu, kusursuz, yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeyi ifade eder.” Nihai takdir ve değerlendirme sayın mahkemeye ait olduğu kanaati ile bilirkişi raporu sunmuştur.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;
Dava uyuşmazlık, davacıya ait alt yapı kablolarına zarar verildiği iddiasıyla ve iddia edilen bu zararın tazmini için davalı aleyhine girişilen icra takiplerine davalının itirazlarının yerinde olup olmadığı noktasındadır.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü, kendisine ait altyapı kablolarına davalının kusurlu olarak zarar verdiği ve bundan ötürü zararı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup, davacının kusur ve zarar iddiasını ispatlaması gerektiği dikkate alındığında davacı üzerindedir.
Haksız bir fiil ile bir başkasına zarar veren, bu zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Fakat zararın tazmini için bazı şartların bir arada bulunması zaruridir. Dolayısıyla zararın tazmini için; ortada bir fiil, bu fiil neticesinde bir zarar, zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağı ve failin kusurlu olması şartları bir arada olmalıdır. Somut olay bakımından, tarafların kusur oranlarının tespiti ve zarara ilişkin mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve yapılan inceleme neticesinde, davacıya ait kabloların yönetmeliğe uygun şekilde zeminden 60-80 cm'den daha derine ve herhangi bir işaretleme yapılmadığı tespit edilmiş, bu açıdan davacının kendi üzerine düşen asli yükümlülüğü yerine getirmediği anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı tarafça üzerine düşen yükümlülük yerine tam olarak getirilmemişse de bu durum, davalının tüm sorumluluktan kurtulduğu anlamına gelmeyecektir. Kazı çalışmalarının evvelinde davalıya bu konuda ilgili birimlere bildirim yapma yükümlülüğü yüklenmiştir. Bu husus ilgili yerde yer altı kabloları bulunan şahısların gerekli önlemi alabilmeleri açısından önem arz etmektedir. Zira aksi takdirde bildirim yapmanın manâsından bahsedilemeyecektir. Somut olayda mahkememizce kazı yapılan yer ile alakalı davalının bildirim yapıp yapmadığı konusunda Aykome'ye müzekkere yazılmış ve verilen cevaba göre davalının bildirim yapmadığı anlaşılmıştır. Davalının bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle davacının gerekli önlemleri alma hakkı ihlâl edilmiş olup, bu nedenle davalının davacıya kısmen de olsa sorumlu olduğu kabul edilmelidir. Bu açıdan bakıldığında esasında her iki taraf da esaslı yükümlülüklerini ihlâl etmiş olduklarından, mahkememizce tarafların meydana gelen zararda eşit kusurlu oldukları kanaatine varılmıştır.
Yine meydana geldiği iddia edilen zararın yapılan tespite göre kadri maruf olduğu, davacı her ne kadar kendi kusuru oranında oluşan zarara katlanmakla yükümlü olmakla beraber, mahkememizce kabul edilen davalıya ait %50 kusuru oranı dikkate alındığında davacının davalıya karşı hak ileri sürebileceği, "zarar bi kadr'il imkân izâle olunur" (zararlar imkân verdiği ölçüde giderilir-Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye) ilkesi dikkate alındığında oluşan zararın tazmini gerektiği anlaşılmış, ayrıca uyuşmazlığın tespitinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacının icra inkar tazminat talebinin ve davacının takip yapmada kötü niyetinin ispatlanamaması nedeniyle davalının ise kötü niyet tazminat taleplerinin şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak tüm talepler bakımından aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
DAVANIN KISMEN KABULÜ VE KISMEN REDDİ İLE,
1-Davalının Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 63.543,67-TL asıl alacak ve 9.636,01-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 73.179,68-TL yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Ana paraya takip tarihinden itibaren yasal faiz İŞLETİLMESİNE,
3-Alacağın tespitinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminat talebinin REDDİNE,
4-Fazlaya ilişkin alacak ve işlemiş faiz talebinin REDDİNE,
5-Reddedilen kısma yönelik davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,
6-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 4.998,90-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 2.051,36-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.947,54-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
7-Davacı tarafından yatırılan toplam 2.539,76-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
8-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 7.025,00-TL'nin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 3.026,37-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 568,65-TL'sinin davalıdan, 751,35-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
12-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
13-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi.29/09/2025
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza