T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/843 Esas
KARAR NO: 2025/236 Karar
DAVA: İstirdat
DAVA TARİHİ: 10/10/2024
KARAR TARİHİ: 13/03/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... arasında; müvekkilinin İstanbul İli, .... İlçesi, ... Köyü, ... pafta, ... Ada, 6 Parsel'de kain taşınmaz üzerinde konut inşaatı yapmak üzere Bakırköy ... Noterliği’nin 28.11.2011 tarih ... yevmiye no.’lu Düzenleme Şeklinde Gayrımenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin akdedildiğini, söz konusu taşınmaz üzerinden geçmekte olan yüksek gerilim irtifak hakkının kaldırılması konusunda yapılacak ödeme ile ilgili olarak taraflar ekte yer alan protokolü akdettiğini, iş bu protokol kapsamında müvekkili tarafından teminat olarak 50.000,00 TL'lik senet düzenlenerek üzerinde düzenleme ve vade tarihi olmaksızın davalı ... teslim edildiğini, müvekkils tarafından protokole konu borç davalı ... ödenmiş, bu hususa ilişkin olarak taraflar arasında bir ek protokol akdedildiğini, davalı ... da dilekçemiz ekinde yer alan 01.11.2021 tarihli borcu yoktur yazısı tanzim edilerek müvekkile verildiğini, müvekkili birden çok kez senet aslının kendisine iade edilmesi konusunda davalı ... talepte bulunmuşsa da, davalı ... her defasında geçiştirilerek senet aslının tesliminden imtina ettiğini, davalı ... yukarıda izah edilen protokole konu senet düzenleme ve vade tarihleri sonradan doldurulmak sureti ile bedelinin tahsili için Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile haksız ve kötü niyetli olarak icraya konulduğunu, müvekkilinin ödemesini yapmış olduğu bir borcu davalı ... bu haksız ve kötü niyetli işlemi ile bir kez daha ödemek zorunda kaldığını, evvel menfi tespit, borcun ödenmesi halinde ise istirdat talepli olarak Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun .... Büro, ... Dosya No. ile yapılan arabuluculuk başvurusunda taraflar arasında anlaşma sağlanamamış olup, bu durumu bildirir 26.08.2024 tarihli e-imzalı son tutanak aslı dilekçemiz ekinde yer aldığını, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, bakiye hakkı saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin icra baskısı altında ödemek zorunda kaldığı 120.600,80 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan istirdatı ile müvekkile verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı-borçluya 50.000-TL borç para verdiğini, verdiği borç para karşılığında takip konusu, 10.05.2021 tanzim, 15.06.2021 vade tarihli 50.000-TL miktarlı bir adet emre muharrer senet aldığını, senet vadesinde ödenmeyince Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı-borçlu aleyhine takip başlatıldığını, davacı-borçlu icra müdürlüğü nezdinde itiraz etmiş olup, yetkisiz merciye yaptığı itirazı reddolunmuş ve takibin kesinleştiğini, davacı süresinde ödeme yapmayınca banka hesaplarına gönderilen haciz ihbarnamesi sonrasında hesaplarına konulan haciz ile tahsilat yapıldığını, iddia edildiği gibi davacının haciz tehdidi, baskısı ile rızaen ödeme yapmadığını, davacı maliki olduğu tapunun İstanbul İli, Bağcılar İlçesi, ... Köyü, .... pafta, ... Ada, 6 Parsel'de kain arsa üzerinde konut inşaatı yapmak üzere davalı ile Bakırköy .... Noterliği’nin 28.06.2011 tarih .... yevmiye no.’lu Düzenleme Şeklinde Gayrımenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi akdettiklerini, tarafların sözkonusu taşınmaz üzerinde geçmekte olan yüksek gerilim irtifak hakkının kaldırılması konusunda yapılacak ödeme ile ilgili olarak bir protokol tanzim ettiklerini, bu protokol kapsamında 50.000-TL'lik teminat senedi düzenleyerek üzerinde düzenleme ve vade tarihi olmaksızın davalı ... teslim ettiğini, takip konusu senedin bu senet olduğunu iddia ettiğini, davacının dava dilekçesi ekine koyduğu kat karşılığı inşaat sözleşmesinin, ekli protokollerin ve sair belgelerin takip konusu senetle ilgisi olmadığını, müvekkilinin davacının maliki olduğu tapunun İstanbul İli, ... İlçesi, .... Köyü, ... pafta, ... Ada, 6 Parsel sayılı taşınmaz üzerine yapılacak binanın müteahhidi olduğunu, davacı taraf dava dilekçesi ekinde sunduğu protokoller ile, ... ın maliki bulunduğu arsa payının ödemesinin davalı müvekkilce yapılacağı ve bunun karşılığında 50.000-TL lik senedin alındığını iddia ettiğini, davacı tarafın dilekçesine eklediği ek protokol ...'ın ...'e ödemesi gereken 50.000-TL ye mahsuben 9000-EURO (sözleşme tarihinde EURO kuru 3,45 dolaylarında) 31.000-TL ödendiği şeklinde olduğunu, ancak, EURO kuru 2016 yılında 3,45-TL dolaylarında olduğunu, takip konusu senedin tanzim edildiği Mayıs 2021 de EURO kuru 10,46-TL dir. dolayısıyla dava dilekçesine ekli protokollerdeki ödemenin takip konusu senetle ilgisi olmadığını, davacı tarafın dava dilekçesine eklediği, küçük bir not kağıdına yazılı "... 26/03/2018 tarihinden itibaren ... ...'e borcu kalmamıştır" yazısına 01.11.2021 tarihi sonradan eklendiğini, bu yazının takip konusu senetle ilgisinin olmadığını yazının içeriğinden bu belgenin "...." olarak verilmesi ile taraflar arasındaki Bakırköy .... Noterliği’nin 28.06.2011 tarih ... yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Gayrımenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi gereğinin yerine getirilmesi neticesi verildiğini, Hakikaten de müvekkilim kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca üstlendiği binanın ruhsatını 04.11.2019 tarihinde aldığını, üstlendiği binayı hızla bitirmiş ve ilgili binanın iskanını 26.06.2020 tarihinde aldığını, açıklanan nedenlerle, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama harç, masraf ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, İİK m. 72/7 uyarınca açılan istirdat davasıdır.
Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ... Numaralı dosyasında; 26/08/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davalı takip alacaklısı tarafından davacı takip borçlusu aleyhine 50.000,00- TL asıl alacak, (İstenen: Yıllık Reeskont Avans)
32.649,32
TL vade tarihinden itibaren işlemiş ticari avans faizi, toplam
82.649,32
TL alacak bakımından 12.06.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 50.000,00 TL Miktarlı 10/05/2021 Tanzim Tarihli,15/06/2021 Vade Tarihli Senet olarak gösterildiği, davalı tarafından 28/06/2024 tarihinde borcun tamamına, ferilerine itiraz edildiği, davacının takibe konu borcu 17.07.2024 ve 2.08.2024 tarihinde ödediği tahsilat makbuzları ile sabittir.
Davacı; takibe konu senedin 25.06.2024 tarihli protokol ve Bakırköy .... Noterliğinin 28.11.2011 tarihli Gayrimenkul Satı Vaadi sözleşmesine istinaden düzenlendiği, borcun ödendiği ve protokolün düzenlendiğini, senedin teminat amaçlı verildiğini ancak teminata konu ilişki sona ermesine rağmen teslim edilmediğini ileri sürmüş; davalı davacının sunduğu protokol ve satış vaadi sözleşmesi ile senedin ilgisinin olmadığını teminat iddiasının davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği yönünde cevap vermiştir.
Uyuşmazlık, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünin .... Esas sayılı dosyasındaki takibe konu 10/05/2021 tanzim 15/06/2021 vade tarihli 50.000-TL bedelli senet nedeni ile davalıya borçu borçlu olup olmadığı, icra takibi sonunda bedelin ödenip ödenmediği, ödendi ise istirdat davasının süresinde açılıp açılmadığı, takibe konu senetin taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında mı verildiği, hatır senedi niteliğinde mı olduğu, istirdat davasının şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarındadır.
Davacının Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı son ödeme tarihinin 2.08.2024 olduğu arabuluculuk başvuru tarihinin 5.08.2024 tarihinde yapıldığı ve davanın 10.10.2024 tarihinde açıldığı İİK 72/7 de düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İİK'nın 72/7 maddesinde, takibe itiraz etmemiş veya itirazın kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahsın ödediği tarihten itibaren bir sene içinde umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geri alınmasını isteyebileceği düzenlenmiştir. İstirdat davası açma süresi maddede bir yıl olarak belirtilmiş olup bu süre hak düşürücü süre niteliğindedir. Ancak bir yıllık dava açma süresini geçiren borçlu TBK'nın 82/1maddesi uyarınca iki yıl içinde sebepsiz zenginleşme davası açabilir (Prof Dr. Baki KURU, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2.Baskı, 2013, Ankara, s.396).
İstirdat davası İİK m.72/7 de tanımlanmakta olup davanın şartları ve genel hükümleri İİK m. 72/6-8’de yer almaktadır. Hukuki niteliği; bir eda davasıdır ve dayanağını icra hukukundan alır. İstirdat davası borçluya maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ispat etme imkanı tanımaktadır.
Bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir. Bonoda şekil şartları TTK'nın 688.maddesinde sayılmış olup, burada sayılan zorunlu şekil şartlarının yanında bazı seçimlik şartlar da söz konusudur. Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden yada malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir. Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olduğundan herhangi bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni “malen” ya da “nakden” olarak belirtilmişse, alacaklının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır ( HMK m. 191/1, 4721 sayılı TMK m. 6). Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil, senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır. Bu bilgilere göre somut olayda davacılar ''nakden'' kaydı bulunan bononun 23.03.2016 tarihli hisse devrine ilişkin protokol sebebiyle verildiğini ileri sürerek bedelsiz kaldığının iddia etmektedirler. Bu sebeple ispat yükü davacılar üzerinde olup, eldeki dava konusu senetlerin 23.03.2016 tarihli protokolde yazılı senetler olmadığı, bu protokol için verildiğine dair herhangi bir yazılı delil sunamadıkları nazara alındığında mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
"...Bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir. Bonoda şekil şartları TTK'nın 688.maddesinde sayılmış olup, burada sayılan zorunlu şekil şartlarının yanında bazı seçimlik şartlar da söz konusudur. Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden yada malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir. Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olduğundan herhangi bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni “malen” ya da “nakden” olarak belirtilmişse, alacaklının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır ( HMK m. 191/1, 4721 sayılı TMK m. 6). Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil, senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır. Bu bilgilere göre somut olayda davacılar ''nakden'' kaydı bulunan bononun 23.03.2016 tarihli hisse devrine ilişkin protokol sebebiyle verildiğini ileri sürerek bedelsiz kaldığının iddia etmektedirler. Bu sebeple ispat yükü davacılar üzerinde olup, eldeki dava konusu senetlerin 23.03.2016 tarihli protokolde yazılı senetler olmadığı, bu protokol için verildiğine dair herhangi bir yazılı delil sunamadıkları nazara alındığında mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi, 26.12.2024 Tarih, ... Esas, ... Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Yukarıda yer verilen ilamlarda da belirtildiği üzere, takip dayanağı bir senedin teminat senedi olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanması gerekir. Senedin teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise senedin sözleşme ile bağlantısı kanıtlanmalıdır. Sözleşmede senedin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunmalıdır. Senede açıkça atıf bulunan sözleşmede senedin teminat amacıyla verilmiş olduğu belirtilmiş olabilir. Takibe konu senedin keşidecisinin davacı ... olduğu, lehtarın davalı ... olduğu, 10/05/2021 Tanzim Tarihli,15/06/2021 Vade Tarihli, 50.000,00 TL bedelli olduğu "nakten" kaydının senet üzerinde bulunduğu Senet olarak gösterildiği anlaşılmıştır. Davacının iddiası kapsamında taraflar arasında satış vaadi sözleşmesi-kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğu bu senede ilişkin herhangi bir kaydın yer alamadığı anlaşılmıştır. "protokoldür" başlıklı belge incelendiğinde ise, -6-d bendinde "50.000,00TL meblağ için teminat mahiyetinde kambiyo senedi alacaktır" ifadesi yer almaktadır. Dava konusu bonoda ihdas nedeni olarak nakten kaydı bulunmakta ise de davacının dava dilekçesinde senedin teminat olarak verildiğini ileri sürerek istirdat isteminde bulunduğu, senette bedel kaydının mevcut olması halinde ispat yükünün aksini savunan tarafa ait olduğu, senedin teminat için verildiğini gösterir "porotokoldür" başlıklı bu belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılmadığı, açıkça atıf yapıldığının kabulü için de senedin, vade ve tanzim tarihleri ile miktarının belirtilmesinin gerektiği, davacının delil olarak dayandığı "protokoldür" isimli belgenin 6-d bendinde senedin, vade ve tanzim tarihleri olmadığından senede açıkça atıf yapıldığının kabul edilememiş, takip dayanağı bononun teminat senedi olduğunun ispat yükü kendisinde olan davacı tarafça usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
AÇILAN DAVANIN İSPATLANAMADIĞINDAN REDDİNE,
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL peşin harcın davacı tarafından yatırılan 2.059,57-TL'den mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 1.444,17-TL harcın davacıdan karar kesinleştiğinde iadesine
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3600 TL arabuluculuk ücretinin verilen kararın niteliği nazara alınarak davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır