T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/847 Esas
KARAR NO : 2025/988
DAVA : Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ : 10/10/2024
KARAR TARİHİ : 08/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08.01.2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde;Davacının davalıdan 140.000,00 TL değerinde ... şase numaralı araç için bir motor satın aldığını, motorun fabrikasyon hataları nedeniyle çalışmaması üzerine davacının davalıya durumu bildirdiğini ve motorun ayıpsız misli ile değişimini talep ettiklerini ancak bu talebe olumlu yanıt alamadıklarını, davacının ticari aracı için yeni bir motor almak zorunda kaldığını ve ayrıca ayıplı motor nedeniyle bakım ve onarım masrafları yaptığını, ayıplı mal teslimi nedeniyle motorun bedelinin iadesine, yapılan bakım onarım masraflarının tazmini ve aracın çalışmadığı günlerin zararının karşılanmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafa motorun ayıpsız olarak teslim edildiğini, arızanın kendilerinden kaynaklanmadığını, davacının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
SMMM bilirkişisi ve Makina Mühendisi bilirkişisi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi heyet kök raporunda özetle;Davacı tarafın 2024 yılı yevmiye ve kebir defterlerinin birbirini teyit eder şekilde ve kanunlara uygun olarak tutulduğu, birbirini doğruladığı, 2024 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliği bulunduğu, Davalı tarafın 2024 yılı yevmiye ve kebir defterlerinin birbirini teyit eder şekilde ve kanunlara uygun olarak tutulduğu, birbirini doğruladığı ancak envanter defterinin incelemeye sunulmadığı, 2024 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliği bulunup bulunmadığının takdirinin sayın mahkemeye bırakıldığı, Tarafların ticari defter ve kayıtlarında, dava tarihi itibariyle birbirlerine karşı herhangi bir borcun veya alacağın bulunmadığı, davalı tarafın davacı tarafa 2 adet ve 140.000,00 TL tutarlı fatura düzenlediği, davacı tarafın davalı tarafa 2 adet ve 140.000,00 TL tutarlı ödeme yaptığı, Davacı tarafın yapılan işin ayıplı olması hasebiyle uğradığını iddia ettiği zararlara ilişkin dosya muhteviyatına muhtelif firmaların kendisine düzenlediği toplam 5 adet ve KDV dahil 66.474,00 TL tutarlı fatura sunduğu, Motorun üretim kaynaklı arızalı olduğuna, Motorun içindeki hasarın oluşmasında kısa sureli kullanım kaynaklı hasar oluşmadığına, Motorun bir üretimden kaynaklı gizli ayıp olduğuna, Motor için toplamda ödenmiş olan bedelin KDV dahil 140.000,00 TL olduğuna, Motorun araç üzerine takılması ve sökülüp alınması işlemi için KDV dahil 35.400,00 TL bedel fatura edilmiş olduğuna, Aracın serviste kaldığı süre ile ilgili belge olmadığı için araç mahrumiyet bedelinin hesaplanmayacağı olduğu sonuç ve kanaati ile bilirkişi heyeti raporu sunmuştur.
SMMM bilirkişisi ve Makina Mühendisi bilirkişisi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi ek raporunda özetle; Davacı tarafın 2024 yılı yevmiye ve kebir defterlerinin birbirini teyit eder şekilde ve kanunlara uygun olarak tutulduğu, birbirini doğruladığı, 2024 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliği bulunduğu, Davalı tarafın 2024 yılı yevmiye ve kebir defterlerinin birbirini teyit eder şekilde ve kanunlara uygun olarak tutulduğu, birbirini doğruladığı ancak envanter defterinin incelemeye sunulmadığı, 2024 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliği bulunup bulunmadığının takdirinin sayın mahkemeye bırakıldığı, Tarafların ticari defter ve kayıtlarında, dava tarihi itibariyle birbirlerine karşı herhangi bir borcun veya alacağın bulunmadığı, davalı tarafın davacı tarafa 2 adet ve 140.000,00 TL tutarlı fatura düzenlediği, davacı tarafın davalı tarafa 2 adet ve 140.000,00 TL tutarlı ödeme yaptığı, Davacı tarafın yapılan işin ayıplı olması hasebiyle uğradığını iddia ettiği zararlara ilişkin dosya muhteviyatına muhtelif firmaların kendisine düzenlediği toplam 5 adet ve KDV dahil 66.474,00 TL tutarlı fatura sunduğu, Yeni motorun 29.06.2024 tarihinde 165.000,00 TL alınmış olduğuna, Motorun üretim kaynaklı arızalı olduğuna, Motorun içindeki hasarın oluşmasında kısa sureli kullanım kaynaklı hasar oluşmadığına, Motorun bir üretimden kaynaklı gizli ayıp olduğuna, Motor için toplamda ödenmiş olan bedelin KDV dahil 140.000,00 TL olduğuna, . Motorun araç üzerine takılması ve sökülüp alınması işlemi için KDV dahil 35.400,00 TL bedel fatura edilmiş olduğuna, Aracın serviste kaldığı süre ile ilgili belge olmadığı için araç mahrumiyet bedelinin hesaplanmayacağı olduğu sonuç ve kanaati ile bilirkişi heyeti raporu sunmuştur.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;
Dava, davalıdan satın alınan motorun ayıplı olduğu gerekçesi ile motor bedelinin iadesi ve uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini davasıdır.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü satın alınan motorun ayıplı olduğunu ve bundan ötürü ayrıca zararı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup taraf iddia ve savunmaları bu muvaceheye göre değerlendirilmiştir.
İddia ve savunmalar dikkate alınarak dava konusu motor üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve yapılan inceleme neticesinde, dava konusu motorun üretim kaynaklı arızalı olduğu, motorun içindeki hasarın oluşmasında kısa sureli kullanım kaynaklı hasar oluşmadığı gibi aksine motorun bir üretimden kaynaklı gizli ayıp olduğu tespit edilmiş, bilirkişi raporu denetime elverişli olduğundan yapılan itirazlara itibar edilmemiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Ayıptan Sorumluluk" başlıklı 219 uncu maddesinde; "
Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından sorumlu olur.
Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.",
6098 sayılı TBK’nın 227. Maddesi uyarınca satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı: “1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme” seçimlik haklarından birini kullanabilir. Alıcının genel hükümlere göre uğradığı diğer zararlar için tazminat isteme hakkı saklıdır. Somut olay kapsamında alınan rapor neticesinde davacının satın almış olduğu motorun ayıplı olduğu, ayıbın gizli ayıp olduğu, yargılama sırasında dinlenen tanık beyanlarından davacının ayıbı davalıya süresinde ihbar ettiği anlaşılmış, seçimlik haklarından sözleşmeden dönme hakkını kullanmasına bir engel olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacının söz konusu ayıp nedeniyle ayrıca genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı da bulunduğu göz önüne alındığında, ayıplı motor nedeniyle uğramış olduğu zarar var ise bunun tazmin edilmesini istemesinde bir engel elbette bulunmamaktadır. Bu kapsamda davacı tarafça ayıplı motor nedeniyle ödediği bedelin 140.000,00 TL olduğu, ayıplı motor nedeniyle katlandığı masrafın ise 35.400,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
Gelinen aşamada gizli ayıplı olarak satılan motor nedeniyle davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanarak bedel iadesi talebinin yerinde olduğu, ayıplı motor satın alınmamış olsaydı bu masraflara katlanmayacağı, ayıplı motor nedeniyle ayrıca masraf yapmak zorunda kaldığı için zararının söz konusu olduğu, dolayısıyla genel hükümlere göre tazminat talebinin de yerinde olduğu anlaşılmış, davanın ıslah edildiği de dikkate alınarak tüm talepler hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Davacının sözleşmeden dönme iradesi yerinde görüldüğü için bedel iadesine karar verildiğinden, ayıplı motorun davacıdan alınarak davalıya teslimine karar verilmesi gerekmesine rağmen hükümde bu husus geçmemiş ise de HMK madde 305/A gereği hükmün tamamlanması mümkün olduğundan, dava konusu motorun davacıdan alınarak davalıya teslimine dair hükmün tamamlanmasına yönelik ayrıca aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
DAVANIN KABULÜNE,
1-1.000,00-TL'ye dava tarihinden itibaren, 174.400,00-TL'ye ise ıslah tarihi olan 07/11/2025 tarihinden itibaren reeskont faiz işlemek üzere toplamda 175.400,00-TL'nin işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 11.981,57-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 2.980,00-TL ıslah harcı mahsubu ile bakiye 8.573,97-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam 3.896,00-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 13.684,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekilinin yüzüne karşı karar verildi. 08/12/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU'NUN 305/A MADDESİ UYARINCA
"(1) Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda değinilen gerekçe dikkate alınarak mahkememizin 08/12/2025 tarihli kısa kararının hüküm kısmına 9-Nolu bend eklenerek hüküm kısmının;
"9-Dava konusu ayıplı motorun (motor şase numarası ....) davacıdan alınarak davalıya teslimine" şekilde tamamlanmasına,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekilinin yüzüne karşı karar verildi.08/01/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır