T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/889 Esas
KARAR NO: 2024/295 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/10/2024
KARAR TARİHİ: 27/11/2024
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 27/11/2024
Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili .... Anonim Şirketinin, satmış olduğu mal (...) karşılığında davalı .... Gıda İnşaat Nakliyat Taahhüt ve Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne, taraflar arasındaki anlaşmaya uygun şekilde 5.000.000,00-TL(beşmilyon Türklirası) tutarlı fatura tanzim ettiğini, faturanın, davalı şirkete (e-fatura olduğundan) tanzim edildiği 22.02.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafın TTK m.21/2'de öngörülen 8 günlük yasal süre içinde faturaya veya içeriğine herhangi bir itirazda bulunmadığını, faturayı kabul ettiğini, fatura bedelinin davalı tarafça müvekkili şirkete ödenmediğini, fatura bedelinin tahsili için Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, ödeme emrinin davalıya 01.09.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davalı tarafça 06.09.2024 tarihinde icra takibine haksız yere itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, icra takip dosyası ve mevcut deliller dikkate alındığında "yaklaşık ispat" yükümünü yerine getirdiklerinin açık olduğunu, asıl alacak, icra inkar tazminatı ve yargılama giderlerini karşılamak üzere, davalının tüm menkul malları, tüm gayrimenkulleri ve 3. Kişiler nezdinde bulunan tüm alacak haklarının (bankalardaki mevduatları dahil) İcra İflas Kanunu hükümleri uyarınca ihtiyaten haczine, ihtiyati haciz kararının İİK m.261 uyarınca yetkili icra dairesince infaz edilmesine karar verilmesini, ihtiyati haciz kararının takdiren teminatsız olarak verilmesini, bu mümkün olmazsa uygun bir teminat karşılığında bu kararın verilmesini, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, müvekkilinin uğradığı ve uğrayacağı munzam zararların tazminini talep etme hakları saklı kalmak kaydıyla, likit nitelikteki alacağa tamamen haksız şekilde itiraz edilmiş olması nedeniyle davalının takip bedelinin %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafça iddia edilen 5.000.000,00 TL'lik bimkart satış sözleşmesinin müvekkili ile davacı arasında hiçbir zaman kurulmadığını, davacı tarafın her ne kadar bir sözleşmeye istinaden (bimkart satış sözleşmesi) dava ikame etmiş olsalar da işbu yargılamanın konusu gerçekte iddia edildiği gibi bir sözleşmenin olup olmadığı, sözleşme nedeniyle mal verilip verilmediğine ilişkin olması nedeniyle sözleşmeden doğan davalarda yetki kuralı uygulama alanı bulunmadığını, kabul etmemekle beraber bir an için sözleşmelerden doğan davalarda yetki kuralı uygulansa dahi iddia edilen sözleşmenin ifa edileceği yerin müvekkilinin ticari iş ve işlemlerini yürüttüğü "... Mah. ... Cad. ... Sitesi K Blok No:2 Gc Bağlar/DİYARBAKIR" adresi olduğu hususu dikkate alındığında iddia edilen sözleşmenin konusu olduğu iddia edilen ...'ların müvekkilinin yerleşim yerinde ifa edilmesi gerektiğinden dolayı davaya bakmakla yetkili ve görevli mahkemenin Diyarbakır Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın yetki yönünden başka bir işleme mahal vermeksizin belirtilen mahkemeye gönderilmesi gerektiğini, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine, işin esasına yönünden haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacının haksız ve hukuka aykırı icra takibi ve işbu davayı ikame etmiş olduğu dikkate alınarak dava tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde; Davalı tarafın, mahkemenin yetkisine itiraz etmişse de, davaya konu icra takibinde yetki itirazında bulunmadığını, dolayısıyla Bakırköy İcra Müdürlükleri'nin somut uyuşmazlıktaki yetkisinin kesinleştiğini, itirazın iptali davasının da, icra takibi ile itirazın iptali davası arasındaki sıkı ilişki nedeniyle, yetkisine itiraz edilmemiş icra müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinde açılmasının gerektiğini, bu nedenle, huzurdaki davada mahkemenin yetkili olduğunu, davalının yetki itirazının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce öncelikle davalı yanın yetki ilk itirazının incelenmesi gerekmiştir.
Davalının usulüne uygun ve süresinde mahkememiz yetkisine itirazda bulunduğu görülmüştür.
Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir.
6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca BK'nın 73. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 89.) maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir.
6100 sayılı HMK'nın "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesinde; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz" hükmü yer almaktadır.
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalıya geçer.
Davalı borçlu, icra takibine itirazı sırasında yetki itirazında bulunmayarak Bakırköy İcra Dairesinin yetkisini kabul etmiş sayılmakta ise de; bu husus, itirazın iptali davasının görüleceği genel mahkemenin yetkisini de kabul ettiği anlamına gelmez. İcra dairesinin yetkisine itiraz etmeyen davalı borçlunun, itirazın iptali davasında mahkemenin yetkisine itiraz etmeye hakkı bulunmaktadır. (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 07.06.2021 Tarih ve 2021/3890 E. - 2021/8373 K. Sayılı ilamı.)
Somut olayda; davalının yerleşim yeri mahkemesi Diyarbakır, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi Diyarbakır ve para alacağına ilişkin dava olması sebebiyle de alacaklı davacının yerleşim yeri mahkemesi İstanbul Anadolu Adliyesi mahkemesidir. Davacı takip başlatırken ve dava açarken bu seçimlik haklarını kullanmayarak Bakırköy icra daireleri ve mahkemelerinde takip başlatıp, dava açmıştır. Bu haliyle davacının seçimlik haklarını usulüne uygun kullanmadığı anlaşıldığından, yetkili mahkemeyi seçme yetkisi davalıya geçmiştir.
Davalının seçim hakkı kapsamında, kendi yerleşim yeri mahkemesini seçtiği görülerek; bu durumda, davalının ikametgahının "Diyarbakır“ olması ve davalının tercih hakkını bu yönde kullanmasından dolayı, uyuşmazlığın Diyarbakır Ticaret Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle davalının yerinde görülen yetki ilk itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-6100 Sayılı HMK'nın 116/1-a maddesinde düzenlenen ilk itiraz olan, davalının yetki itirazının KABULÜ ile DİYARBAKIR TİCARET MAHKEMESİNİN YETKİLİ OLMASI SEBEBİYLE MAHKEMEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ve görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE tevzi edilmek üzere DİYARBAKIR HUKUK MAHKEMELERİ TEVZİ MÜDÜRLÜĞÜ’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların yetkili mahkemede nazara ALINMASINA,
6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine,
7-Davacının İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN yetkili mahkeme tarafından DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 27/11/2024
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ....
¸e-imzalı