T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/893 Esas
KARAR NO: 2025/16
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 24/10/2024
KARAR TARİHİ: 07/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan dava dilekçesinde özetle;davalı/borçlu ... San. Ve Tic. A.Ş ve ... San Tur ve Tic A.Ş tarafından Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyaya yetki itirazında bulunulduğunu, yetki itirazının kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, meydana gelen hasara sebep olan haksız fiilin İstanbul ili Bağcılar ilçesinde gerçekleştiğini, Bağcılar ilçesinin Bakırköy İcra daireleri yetki alanına girmesi hasebiyle Bakırköy İcra dairelerinde usulüne uygun takip başlatıldığını, müvekkili şirket ile dava dışı sigortalı .... arasında .... Mah. .... Caddesi No:78 A Bağcılar/İstanbul adresinde bulunan taşınmaz için 31.12.2021 - 31.12.2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere .... No.lu Modüler Kurumsal Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini, poliçe süresi boyunca taşınmazın ve taşınmazda yer alan emtiaların maruz kalabileceği riskler teminat altına alındığını, dava dışı sigortalı tarafından işyeri olarak kullanılan .. Mah. ... Caddesi No:78 A Bağcılar/İstanbul adresinde binanın yan arsasında .... hattının uzatılması metro çalışması için yapılan yer altı inşaat ve toprak kazı çalışmaları sırasında bölgede toprak kayması nedeniyle hasar meydana geldiğini, meydana gelen hasar sonrası dava dışı sigortalı ... müvekkili şirkete ilettiğini, müvekkili şirkete ihbarda bulunduğunu, 21.06.2021 tarihinde dava dışı sigortalıya 45.450,00 TL'lik tutarındaki tazminat bedeli ödediğini, TTK. m. 1472 hükümleri gereğince sigortalının haklarına halef olunduğunu, söz konusu eksper raporuna göre davalı şirketlerin rücu muhatabı olduğu yönünde bir kanaate varıldığını, yapılan ödeme ile müvekkili şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğu, rücu mektubu göndererek ödemek zorunda kaldığı bedelin tahsilini talep ettiğini, davalı şirketlerin ödeme yapmaması üzerine, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız ve mesnetsiz şekilde icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu, tarafların anlaşamaması nedeniyle davayı açtıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalının icra takibine vaki haksız itirazının iptali ile takip çıkışı üzerinden; takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olamak koşuluyla icra inkar tazminatı, yasal faizi, yargılama harç ve masrafları eklenerek birlikte devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... Sanayi Turizm Ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;Huzurdaki davanın müvekkil şirkete yöneltilmesi usul ve yasaya aykırı olup, huzurdaki davanın müvekkil şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, itirazın iptali davası için 1 yıllık hak düşürücü sürenin arabuluculuk ile başladığını, ancak arabuluculukta süreler durduğu için işbu sürenin de durduğunu, dolayısıyla son tutanağın imzalandığı tarih itibariyle yeniden işlemeye başladığı hususu göz önünde bulundurulduğunda huzurdaki dava için 28.02.2024 tarihinde hak düşürücü sürenin dolduğu görüldüğünü, davanın ise 24.10.2024 tarihinde açıldığını, hak düşürücü sürenin dolmasından sonra açılan işbu davanın esasa girilmeden usulden reddine karar verilmesini, zamanaşımı itirazımızın kabulüne karar verilmesini,müvekkilinih ikamet adresinin "... Cad. ... Sok. ... Blok Etiler-Beşiktaş/İstanbul" olduğunu, bu nedenle yetkili icra dairelerinin İstanbul icra daireleri olduğunu, meydana gelen zararın müvekkili şirketin işlemi sebebiyle olduğuna dair somut hiçbir belge dosyada bulunmadığını, zarara sebep olduğu iddia edilen zemin kaymasının metro inşaatından kaynaklandığı ispatlanmadığını, davacı sigorta şirketinin rücu etmek istediği zarar için bildirim yükümünü yerine getirmediğini, icra-inkar tazminatı şartları oluşmadığını, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davanın usulden reddine; aksi kanaatte olunması halinde esastan reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... San. ve Tic. A.Ş.vekilinin dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinin HMK hükümlerine göre yetkili mahkeme değil ise, icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde itirazın iptali davası açılamayacağını, icra takibinde yetkiye itiraz edilmediğini, icra dairesinin yetkisi kesinleşmiş olsa dahi, icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi yetkili hale gelmeyceğini, söz konusu metro inşaatının .... Nak. Mad. İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin sorumluluğunda olduğunu, bu sebeple de; müvekkilinin dava konusu istemlerin muhatabı olamayacağını, müvekkili açısından davanın esasına girilmeden pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle "davanın reddine karar verilmesini, davacının müvekkilinin haksız ve kötüniyetli olarak icra haciz tehdidi altına sokması sebebiyle, davacı aleyhine dava konusunun en az %20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücret-i vekâletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi vekilinin dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilin adresi İstanbul Adliyesinin yetki alanında olduğunu, dava dışı sigortalının tacir olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacının iddia ettiği olaya ve hasara neyin sebep olduğu şüpheye yer verilmeyecek şekilde ispatlanamadığını, davacı tarafından hasar bedeli olarak 45.450,00-TL talep edildiğini, ekspertiz raporunda boyama, onarım, değişim işlemleri için bedeller belirtilse de işbu tutarların neye dayanılarak hesaplandığı belgelendirilmediğini ve fahiş olduğunu, davacı tarafından 27/01/2023 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, son oturumun 27/02/2023 tarihinde gerçekleştiğini ,davacı tarafından işbu davanın 24/10/2024 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava ikame edildiğini, haksız ve kötü niyetle açılan huzurdaki davanın açıklanan sebeplerle reddini, müvekkili şirket aleyhine haksız ve kötüniyetli olarak başlatılan icra takibi ve devamında açılan işbu dava nedeniyle davacı aleyhine red veya hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... San. ve Tic. A.Ş. vekilinin dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline karşı husumet yönlendirmesinin mümkün olmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davaya konu somut olayın gerçekleştiği bölgede .... ve ... olmak üzere iki ayrı metro projesi bulunduğunu, ... hattının yüklenicisinin .... San. ve Tic. A.Ş. olduğunu, bu projenin müvekkil şirket ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını, kanunun emredici hükümleri gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edildiğini, davacının talepleri zamanaşımına uğradığını, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davanın "... San. ve Tic. A.Ş.'ye ihbarına, yargılama gideri, vekalet ücreti ve sair gider ile harçların davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan .... San. ve Tic. Aş. Vekilinin dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle ;... hattının uzatılmasına ilişkin metro çalışmasında müvekkil şirketin Yüklenici firma olduğu iddia edilmiş ise de, ... metro hattının uzatılmasına ilişkin metro çalışmasında üst işveren olarak bulunmadığını, davalı ... İnşaat vekili tarafından sunulan fotoğraflardaki proje ise .... Metro Hattın müvekkil şirket .... San. Ve Tic. Aş. ile davalı ... Bakanlığı arasında ... Hattı İnşaatı ile Elektromekanik Sistemlerinin Temin, Montaj ve İşletmeye Alma İşleri (HHM) kapsamında yapıldığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, hasar tespitinden önce hasara ilişkin ödeme yapıldığı beyanı çelişki yarattığını, bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, müvekkil şirketler ile Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı arasında 07.03.2018 tarihli ... Hattı Yapımı Elektromekanik Sistemlerin Temin, Montaj ve İşletmeye Alma İşleri konulu sözleşme imzaladığını ve müvekkili şirket tarafından proje kapsamında gerekli tüm yükümlülükler yerine getirildiğini, dosyaya sunulan evraklar incelendiğinde hasara neden olduğu iddia edilen zemin kayması iddiasını ispatlayacak şekilde herhangi bir uzman raporu veya belediye tarafından verilmiş bir resmi yazı bulunmadığının görüleceğini ,davacının talep etmiş olduğu faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerine de itiraz ettiklerini, davanın esastan reddine, müvekkil şirketin taraf sıfatını haiz olmadığını, bu nedenle müvekkili şirket bakımından hüküm kurulmamasına, yagılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK madde 138 uyarınca dava şartları ve ilk itirazlar dosya üzerinden karar verilebileceği dikkate alınarak mahkememizce öncelikle dava şartları incelenmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesinden kaynaklanan rücuen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Başkasına ait bir borç nedeniyle alacaklıyı tatmin eden kişinin, onun haklarını kanunda belirtilen durumda ve tatmin ettiği oranda kendiliğinden elde etmesine ardıllık (halefiyet) denir. Dönme (rücu) hakkı ise, başkasına ait borcu yerine getiren kişinin malvarlığında vücut bulan kaybı gidermeyi amaçlayan tazminat niteliğinde bir istem hakkıdır.
Bir borcu yerine getiren kimsenin alacaklının haklarına halef olabilmesi için halefiyetin kanunda açıkça öngörülmüş bulunması gerekir. Kanunda açıkça öngörülmediği sürece bir halefiyetin doğması mümkün değildir. Halefiyet kanunda belirtilmiş belirli durumlarda doğar. Kanunda açıkça öngörülmediği sürece bir halefiyetin doğması mümkün değildir. Halefiyette, rücu hakkını kullanan kişi alacaklının yerine geçer ve aynen alacaklının konumuna sahip olur.
TBK 61. maddesinde; "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır.
TTK.m.1472 hükmü; "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." şeklindedir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.3.1944 tarih ve 37 E. - 9 K. Ve 3.7.1944 tarihli kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.
Somut olayda;Dava dışı sigortalı tarafından işyeri olarak kullanılan ... Mah. ... Caddesi No:78 A Bağcılar/İstanbul adresinde binanın yan arsasında ... hattının uzatılması metro çalışması için yapılan yer altı inşaat ve toprak kazı çalışmaları sırasında bölgede toprak kayması nedeniyle oluşan hasarın davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenmesi sonucunda rücuen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu haliyle davacı tarafın davalılara rücu hakkının doğduğu ve zarar görenin haklarına halef olduğu, halefiyet ilkesi gereği halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı, velhasıl dava dışı sigortalının ne hakkı varsa bunların davacı şirkete geçmesiyle davacı şirketin de hukuken dava dışı sigortalı yerine geçtiği; halefiyete bağlı açılan davalarda görev hususunun davacının haklarına halef olduğu kişi ile davalı arasındaki ilişki baz alınarak değerlendirileceği; bununla birlikte davanın mutlak ticari dava olmadığı gibi davacının haklarına halef olduğu dava dışı sigortalı ...'nun gerçek kişi olduğu dosya içerisine celp edilen ticaret odası ve vergi dairesi kayıtlarından anlaşıldığı üzere; dava dışı sigortalı ...'nun tacir olmadığı, 2. Sınıf tüccar hükümlerine tabii olduğu ve basit usul ticari kazanç elde ettiğinden defter tutma hükümlülüğünün bulunmadığı, İTO kaydının bulunmadığı ve yıllık beyannamesi incelendiğinde Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesindeki hadleri aşmadığı görülmüştür.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır. Davacı sigorta şirketi olup, uyuşmazlık dava dışı sigortalıya karşı işlenen haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Yapılan araştırmalar neticesinde dava dışı sigortalının tacir olmadığı, uyuşmazlığın haksız fiilde kaynaklandığı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre dava dışı sigortalı ile davalılar arasındaki ilişkinin mahkemenin görevini belirleyeceği, bu durumda uyuşmazlığın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmıştır. Bu husus benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay 17. HD.'nin 2018/5 Esas ve 2018/4524 Karar sayılı ilamında da belirtilmiş olup, dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin görevli mahkeme olan BAKIRKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,
4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına)
5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine,
6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/01/2025
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza