T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/915 Esas
KARAR NO: 2025/527
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/10/2024
KARAR TARİHİ: 24/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dokuma ve baskı etiketi alanında ticari faaliyette bulunduğunu, davalının tekstil
sektöründe çalıştığını, taraflar arasında uzun zamandır cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davalı
şirketin davacıya 01.01.2022-01.01.2024 dönemi itibarıyla 243.820,70-TL bakiye borcu
bulunduğunu, borcunu ödemeyen davalıya karşı Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasıyla 13.09.2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın borca
itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının itiraz sonrasında takip alacağını 11.10.2024
tarihinde ilk bölümü olmak üzere toplamda dört taksit şeklinde ödeme talebinde bulunmaları
üzerine kendilerine bu yönde süre verilmiş ise de ödeme yapmadıklarını belirterek itirazın iptali
ile takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle alacak miktarının
%20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin
davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın dava konusu icra takibinde "01.01.2022 - 01.01.2024 dönemi cari hesap alacağı"
açıklaması ile toplam 243.820,70 TL alacağın tahsili talebiyle icra takibi başlattığını, icra
takibinde takip dayanağı olarak herhangi bir belge veya fatura sunmadığını, başkaca herhangi
bir açıklama da yapmadığını, davalı müvekkiline ulaşmayan, karşılığında mal veya hizmet
satışı yada teslimi gerçekleşmemiş olan faturalardan dolayı davalı müvekkilinin davacıya
borçlu olmasının mümkün olmadığını, davacı yanın tek başına fatura düzenlemiş olmasının,
fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmet satışının/tesliminin gerçekleştiğini göstermediğini,
davacının dava konusu yaptığı cari hesap dönemine ilişkin faturalar arasında kur farkı ve/veya
vade farkı gibi doğrudan mal/hizmet satışından doğan alacaklar dışında alacak içeren faturalar/
belgeler olması halinde, taraflar arasında kur farkı ve/veya vade farkı vb. alacaklar talep
edilebileceğine ilişkin yazılı veya sözlü hiçbir anlaşma ve fiili uygulama bulunmadığı hususu
gözetilerek bu tür faturalar/alacaklar bakımından davanın her halde reddinin gerektiğini
belirterek davacının haksız ve hukuka aykırı davasının esastan reddine, icra inkâr tazminatı
talebinin reddine, takip konusu yapılan alacakların %20’sinden az olmamak üzere davalı
müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderlerinin davacı
üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep edilmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 243.820,70-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "...1- Davacının 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak
elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde
yüklendiği, envanter defterlerinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı,
2- Davacının 13.09.2024 takip tarihi itibarıyla davalıdan 243.820,70 TL alacaklı olduğu,
3- Davalı vekili 28.02.2025 günü saat 11:15’te duruşma salonunda yapılan incelemede hazır
olmadığından ve herhangi bir ticari defter sunmadığından ticari defter ve kayıtlar üzerinde
inceleme yapılamadığı,
4- Davacının 2022 yılına ilişkin Bs bildirimi ile davalının Ba bildiriminin birbirleriyle uyumlu
olduğu,
5- Davacının, davalıyı takip tarihine kadar temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasında
herhangi bir bilgi ve belgenin yer almadığı dolayısıyla davacının takip tarihine kadar işlemiş
faiz talep edip edemeyeceği hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddesinde yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için tayin edilen günde davacı tarafın yerinde inceleme talep ederek ticari defterlerini bilirkişi incelemesine sunduğu, davalı tarafın yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını inceleme gün ve saatinde hazır bulundurmadığı, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı bu nedenle davalıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılamadığı, davalı vekilinin hazır bulunduğu ön inceleme duruşmasında süresi içerisinde defter ve kayıtların incelemeye hazır bulundurulmadığı takdirde inceleme talebinden vazgeçmiş sayılacağı hususunun her iki tarafa da ihtar edildiği, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defterlerine göre de davalıdan 243.820,70-TL tutarında alacağı olduğunun sabit olduğu, davacı ve davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğünden celp edilen BA-BS formlarının incelenmesinde kayıtların birbiri ile uyumlu olduğunun ve taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunun anlaşıldığı, kaldı ki davalı tarafça belirlenen günde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, bu durumda HMK m. 222/3 hükmü gereğince tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispatın sunulan defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceğinin kabulü gerektiği, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı ve tüm dosya kapsamından takip tutarının 243.820,70-TL olduğunun ve bilirkişi raporunda tespit edilen bakiye 243.820,70-TL'nin davacının dava dilekçesinde talep ettiği alacağı ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu bakiye borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, davacının ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak davasını ispat ettiği anlaşılmakla anlaşılmakla, davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 243.820,70-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına,
2-Hükmedilen alacağın %20'i olan 48.764,14-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 16.655,39-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 2.944,76-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 13.710,63-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Davacı tarafından yatırılan toplam 3.433,16-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 39.011,31 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 6.320,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/06/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza