T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/931 Esas
KARAR NO: 2025/528
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/11/2024
KARAR TARİHİ: 24/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tekstil
sektöründe faaliyet gösteren davalı şirketin, tekstil ürünleri üzerinde analiz/test yapılmasını
talep ettiğini, müvekkili şirketin talep edilen laboratuvar analizlerini yaparak sonuçlarını davalı
şirket ile paylaştığını, verilen hizmet karşılığında düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğini,
bunun üzerine davalı şirket ile iletişime geçildiğini ancak müvekkiline olan borcunu
kapatmadığını, ödeme yapılmaması üzerine davalı şirkete karşı Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü
... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, icra takibi başlatıldıktan
sonra davalının tümüyle itiraz ederek borcu reddetme yoluna gittiğini belirterek, davanın
kabulüne, itirazın iptaline, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına
mahkûm edilmesine, yargılama ve arabuluculuk harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı
yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde tek taraflı düzenlediği faturalara göre alacaklı olduğunu, fatura
gereğince hizmet vermiş olduğunu, fatura içeriğindeki hizmetin yerine getirildiğini belirttiğini,
düzenlenen faturaların usulüne uygun olmadığını, faturaların kabul veya reddinin söz konusu
olabilmesi için karşı tarafa usulüne uygun bir bildirim yapılması gerektiğini, davacının faturaya
itiraz edilmediğini belirttiğini ancak fatura içeriğine göre kendi edimini yerine getirdiğini
ispatlayamadığını, davacı tarafın ticari faiz talebinde bulunduğunu, davacının faturaları usulüne
uygun düzenlemediği ve bildirim şartını gerçekleştirmediği için temerrüt olgusunun
oluşmadığını, talep edilen faiz oranının hukuka aykırı olduğunu, düzenlenen bir faturanın
hüküm doğurabilmesi için muhataba tebliğ edilmesi gerektiğini, muhataba ulaştırılmayan
faturanın kesinleştiğinden söz edilmeyeceğini, fatura içeriğindeki hizmetin yerine getirildiği
veya malın teslim edildiği hususunun ispat edilemediğini, hukuka aykırı faturadan kaynaklı
olarak müvekkilinin borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine, davacı tarafça açılan
itirazın iptaline, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden az olmamak üzere
kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraftan
tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 61.678,12-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''...1- Davacının 2023 yılına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik
ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği,
envanter defterinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı,
2- Davacının 30.01.2024 takip tarihi itibarıyla davalıdan 61.678,12 TL alacaklı olduğu,
3- Davalı vekili 28.02.2025 günü saat 11:45’te duruşma salonunda yapılan incelemede hazır
olmadığından ve herhangi bir belge sunmadığından ticari defter ve kayıtlar üzerinde
inceleme yapılamadığı,
4- Davacının Form Bs içeriğinde davalı adına düzenlenmiş KDV hariç 48.694,84 TL tutarında
22 adet satış faturasını bildirdiği, buna karşılık davalının Form Ba içeriğinde davacı
tarafından düzenlenmiş KDV hariç 48.694,84 TL tutarında 22 adet alış faturasını bildirdiği,
netice itibarıyla davacının 2023 yılına ilişkin Bs bildirimi ile davalının Ba bildiriminin
birbirleriyle uyumlu olduğu,
Sonuç ve kanaatine varılmıştır...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı tarafça faturadan kaynaklanan cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için tayin edilen günde davacı tarafça defter ve belgelerin hazır edildiği, davalı tarafın yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını inceleme gün ve saatinde hazır bulundurmadığı, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı bu nedenle davalıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılamadığı, davalı vekilinin hazır bulunduğu ön inceleme duruşmasında süresi içerisinde defter ve kayıtların incelemeye hazır bulundurulmadığı takdirde inceleme talebinden vazgeçmiş sayılacağı hususunun her iki tarafa da ihtar edildiği, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defterlerine göre de davalıdan 61.678,12-TL tutarında alacağı olduğunun sabit olduğu, davacı ve davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğünden celp edilen BA-BS formlarının incelenmesinde kayıtların birbiri ile uyumlu olduğunun ve davalı tarafın iddiasınınaksine taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunun anlaşıldığı, kaldı ki davalı tarafça belirlenen günde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, bu durumda HMK m. 222/3 hükmü gereğince tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispatın sunulan defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceğinin kabulü gerektiği, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı ve tüm dosya kapsamından takip tutarının 61.678,12-TL olduğunun ve bilirkişi raporunda tespit edilen bakiye 61.678,12-TL'nin davacının dava dilekçesinde talep ettiği alacağı ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu bakiye borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, davacının ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak davasını ispat ettiği anlaşılmakla anlaşılmakla, davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 61.678,12-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına,
2-Hükmedilen alacağın %20'si olan 12.335,62-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 4.213,23-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 744,92-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.468,31-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.233,32-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 5.595,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/06/2025
Katip ....
¸e-imza
Hakim ....
¸e-imza