T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/939 Esas
KARAR NO: 2025/146 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 08/11/2024
KARAR TARİHİ: 19/02/2025
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 07.03.2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilleri ..., ..., ... ve ...'in, ... Nak. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'yi hasım göstererek Bakırköy ... İş Mahkemesi nezdinde ... Esas sayılı dosyası ile destekten yoksun kalma talepli tazminat davası açtıklarını, dava devam etmekte iken; dosyada hesap bilirkişi raporu dahi alındıktan sonra davalı şirketin kötü niyetli olarak tasfiye edildiğini, ... Nak. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. adlı şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini, yargılama bittikten ve dosya kesinleştikten sonra yapılan icra takibi esnasında öğrenildiğini, Tasfiye edilen şirkete karşı açılmış bir dava mevcut iken; Şirketin tasfiye edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, şirketten alacaklarının bulunduğu için şirketin ihyasının gerektiğini, davalı Şirkete ait adresin yerinin İstanbul olduğunu, .... Ağır Nak. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. isimli şirketin, ...Ticaret sicil numarası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne kayıtlı olduğunu, şirketin adresinin ... Mah.... Sk.No.30-1 Bağcılar/ İstanbul olduğunu, davalı tarafa karşı uyuşmazlık konusu alacağın tahsili amacıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili ve çocukların desteklerini kaybettiklerinden ötürü ekonomik olarak sıkıntı içerisinde olduklarını, bu nedenle işbu huzurdaki dava harç ve masraflarını karşılayamayacak durumda olduğunu, adli yardım talebine ilişkin belge ve evrakların bilahare dosyaya sunulacağını, müvekkilinin adli yardım kurumundan faydalandırılmasını, neticede Tasfiye edilen ... Ağır Nak. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. isimli şirketin İHYASINA karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili ...'nün , TTK M. 32 Ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 Hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtıldığını ve şirket kayıtlarının sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı ... sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili ....'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, neticede davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'a ve vasisi ...'a mahkememizce tebligat çıkarıldığı, usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, vekili tarafından cevap süresinin uzatılması talepli kısmi cevap dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
Davalı ... vekili 19/02/2025 tarihli celsedeki beyanında; "Beyan dilekçemizi aynen tekrar ederiz, tarafımıza süre verilsin, Davalı ... cezaevindedir, kendisi izne ayrılıp gelecek, kendisi beyanda bulunmak istiyor ve belgeleri sunacak, bu sebeple tarafımıza süre verilsin, mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddine karar verilsin" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı vekili 19/02/2025 tarihli celsede yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin olduğunu beyan etmiştir.
Dava dilekçesi, beyan dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava; 6102 sayılı TTK' nın 547 maddesi kapsamında, tasfiye edilen şirketin ihyası ve yeniden ticaret siciline tescili istemine ilişkin olduğu görülmüştür.
6100 sayılı HMK' nın 137. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu: Tasfiye sonucu sicilden terkin edilen şirketin ihya koşullarının oluşup oluşmadığı, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde ek tasfiye için tasfiye memurunun atanmasının gerekli olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; ihyası istenilen .... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... NAKLİYAT İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin adresinin, ... Mah. ... Sk. No: 30-1 Bağcılar/İSTANBUL olduğu görülmüştür.
İhyası istenen şirketin merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 547/1. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup,dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.12.2018 Tarih ve 2017/11-2924 E. - 2018/1935 K. sayılı ilamı) incelenip sonuçlandırılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta: Davacıların, ihyası istenilen şirketin Bakırköy ... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra dosyasının görülmesi, yürütülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere huzurdaki davayı açtığı; davacıların ilgili takipte alacaklı sıfatında, ihyası istenen şirketin borçlu sıfatında olduğu, talebin alacak istemine ilişkin olduğu, takibin derdest olduğu; davacıların ilgili davada da davacı sıfatında, ihyası istenen şirketin davalı sıfatında olduğu ve talebin tazminat istemine ilişkin olduğu, davanın karara çıktığı, ancak kesinleşmediği, bu haliyle derdest takipte ve kesinleşmeyen davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve işlemlerinin yürütülmesini temin bakımından ihya talep etmekte davacıların hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK' nın 547/2 maddesinde; '' Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm dikkate alınarak, önceki tasfiye memuru ...' ın hükümlü ve kısıtlı olması sebebiyle tasfiye işlemlerini usulüne uygun yerine getiremeyeceği dikkate alınarak, ihyası istenen tek ortaklı şirketin ortağının eşi ve vasisi ...'ın (TCKN: ...)'in tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirket ortağınını eşi ve vasisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davalı ..., dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarıdır. Bu sebeplerle yasal hasım konumunda bulunan davalı .....' nün vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması mümkün değildir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 10.11.2022 Tarih ve 2022/1897 E. - 2022/1492 K. sayılı ilamı)
6100 sayılı HMK.' nın 326/1. maddesi; " Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. " şeklindedir. Tüm dosya kapsamından; ihyası istenilen şirket tasfiye suretiyle sicilden terkin edilmiş ise de, terkinden evvel adı geçen şirket aleyhine açılmış dava bulunduğu, davanın (eski) tasfiye memuru ...' ın bilgisinde bulunduğu, dava sona ermedikçe tasfiyenin sonlandırılmasının mümkün olmadığı, hatta tasfiye kararının davadan evvel alınmasının dahi sonuca etkisi bulunmadığı; bu sebeplerle yargılama gideri ve vekalet ücretinin tasfiye işleminin eksik yapılması ve dava açılmasına sebebiyet verilmesinden ötürü (eski) tasfiye memuru ...' dan tahsiline karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE,
-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... NAKLİYAT İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ' nin 6102 Sayılı TTK' nın 547. maddesi uyarınca Bakırköy ... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı ile Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra dosyasının görülmesi, yürütülmesi ve infazı işlemleri işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA,
2-Şirket ortağının eşi ve vasisi ...'ın (TCKN: ...) 6102 Sayılı TTK'nın 547/2.maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin tek ortaklı şirketin şirket ortağının eşi ve vasisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına,
3-Karar kesinleştiğinde keyfiyetin ...'nce TESCİL VE İLAN EDİLMESİNE, ilan ve müzekkere masraflarının davacı tarafça karşılanmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harcın karar ve ilam harcından mahsubuna, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
-Davacı tarafça sarf edilen toplam 1.291,60-TL harcın davalı (eski) tasfiye memuru ...' dan alınarak yatıran davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından sarf edilen toplam 50,00-TL yargılama giderinin (Tebligat ve müzekkere) davalı (eski) tasfiye memuru ...' dan alınarak yatıran davacıya verilmesine,
-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı (eski) tasfiye memuru ...' dan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2025
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı