T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/940 Esas
KARAR NO: 2025/864 Karar
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 09/11/2024
KARAR TARİHİ: 15/10/2025
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ...’ın, davalı şirketin 1/3 oranında pay sahibi olarak şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, şirketin diğer ortakları olan ... ve ...’ın yönetim kurulu üyeleri ve imzaya yetkili müdürler olduğunu, muhatap şirketin müdürler kurulu kararı ile 2024 yılı olağan üstü genel kurul toplantısının 08.10.2024 tarihinde yapılmasına karar verildiğini, toplantıya 1200 payı temsilen ... ve ...’ın katıldığını, 600 payı temsil eden müvekkili ...’ın toplantıya katılmadığını, daha öncesinde 05.12.2023 tarihinde tüm ortakların katılımıyla yapılan olağanüstü genel kurulda alınan kararda, şirket esas sözleşmesinin 6. maddesinin "şirketin sermayesinin arttırılmasına yönelik kararlar şirket sermayesini oluşturan ortakların en az 3/4'ünün onayı ile alınabilir" şeklinde değiştirilmesine karar verildiğini, kararın tüm ortaklar tarafından imzalandığını fakat müdürlerin, esas sözleşmenin 6. maddesinde yapılan bu değişikliği tescil ve ilan ettirmediklerini, diğer şirket ortaklarının bu kararı tescil ve ilan ettirmeyerek sonraki genel kurulda aldıkları kararları müvekkilinden saklamak istediklerini, şirket ortaklarından ... ve ...’ın 08.10.2024 tarihinde yapılmış olan genel kurul toplantısı için müvekkiline usulüne uygun herhangi bir davetiye göndermediklerini, davet edilmediği için genel kurula katılamayan müvekkilinin gıyabında, daha önce değiştirilmesi için ağırlaştırılmış nisap öngörüldüğünü, esas sözleşmenin 6. maddesinde değişiklik yapılarak sermaye artırımına gidildiğini, diğer ortakların, müvekkilinin aksine oy kullanarak mevzubahis maddenin değişikliğine engel olmasını önlemek için davetiye göndermediklerini ve bu sayede nisapta öngörülen çoğunluğu sağladıklarını, müvekkilinin 08.10.2024 tarihinde yapılan genel kuruldan Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasına açtığı davaya ticaret sicil kayıtlarının gelmesi ile öğrendiğini, davaya konu genel kurul toplantısının yapılması hakkında bildirimde bulunulmadığı gibi usulüne uygun ilan da yapılmadığını belirterek haklı davalarının kabulüne, 08.10.2024 tarihli genel kurul kararının yokluğunun tespitine, aksi kanaat oluşması halinde iptaline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce davalı şirkete dava dilekçesi ile tensip zaptının tebliğe çıkartıldığı, çıkartılan davetiyenin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkememizce 25/12/2024 tarihli celsenin 2 nolu ara kararı ile; Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile tespit edilen uyuşmazlıklar konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Mali Müşavir Bilirkişi ...., Finans Muhasebe Uzmanı Bilirkişi Prof. Dr. .... ve Ticaret Hukukçusu Bilirkişi Prof. Dr. .... tarafından heyetçe düzenlenen 19/03/2025 tarihli raporda; "Davalı şirketin 2024 yılına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, envanter defterinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, ortaklar pay defteri, genel kurul toplantı ve müzakere defteri ile müdürler kurulu karar defterinin açılış tasdikinin bulunduğu, Davalı şirketin 2023 hesap dönemi bilançosuna enflasyon düzeltmesi uygulanması sonucu 100.327.528,57 TL tutarında Geçmiş Yıllar Kârları oluştuğu, aktif toplamının 482.176.112,06 TL, özkaynaklar toplamının 193.584.436,18 TL olduğu, Davalı şirketin sermayeye artırımına ilişkin kararının 08.10.2024 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınmasına rağmen 31.12.2023 tarihli bilançosunda 500 Sermaye Hesabının 45.000.000,00 TL, 501 Ödenmemiş Sermaye Hesabının 1.188.274,39 TL tutarıyla kayıtlı olduğu, Davalı şirketin 31.12.2023 tarihli bilançosunda Ortaklara Borçlar Hesabının 0,00 TL olduğu, Davalı şirketin 2023 yılı net satışlarının 403.589.684,03 TL, dönem net kârının 2.829.471,74 TL olduğu, Somut olayda genel kurula çağrının yapılmadığı ve çağrısız genel kurulun şartlarının da gerçekleşmediği dikkate alındığında TTK hükümleri anlamında bir genel kurul yapılmamış olması sebebiyle bu toplantıda alınan kararların yok hükmünde olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Mahkememizce 07/04/2025 tarihli ara karar ile; davalı tarafın itirazları ve gelen belgeler dikkate alınarak ek rapor sunulmasının istenilmesine karar verilmiştir.
Mali Müşavir Bilirkişi ..., Finans Muhasebe Uzmanı Bilirkişi Prof. Dr. .... ve Ticaret Hukukçusu Bilirkişi Prof. Dr. .... tarafından heyetçe düzenlenen 11/09/2025 tarihli ek raporda; "08.10.2024 tarihli genel kurul toplantısına çağrının 25.09.2024 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında 2 haftalık süreye uyulmadığı anlaşılmaktadır. Diğer yandan teslim alan bölümünde yer alan davacı imzasının sıhhatine ilişkin takdir Sayın Mahkemenindir. İmzanın davacıya ait olmaması durumunda geçerli bir çağrı olmaması sebebiyle yokluk yaptırımı söz konusu olacaktır. İmzanın davacıya ait olması durumunda ise usulsüz bir tebligat söz konusu olup iptal edilebilirlik değerlendirilmelidir. İptal edilebilirlik durumunda, davacının genel kurul toplantısına katılmaması varsayımında kararın alınmasında etkili olup olmadığı değerlendirilecektir. Davacının pay oranı dikkate alındığında alınan kararın alınması konusunda bir etkisinin olmadığı görülmektedir. Bu durumda usulsüz tebligat sebebiyle dava konusu genel kurul kararlarının iptali şartlarının oluşmadığı söylenebilecektir. Yokluk şartlarının bulunmadığı durumda, toplantı ve karar nisabı bakımından alınan kararların hukuka uygun şekilde katılanların oy birliği ile alındığı, bu sebeple nisap bakımından iptal şartlarının oluşmadığı " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Dava dilekçesi, taraf beyanları, ticaret sicil kayıtları, gelen müzekkere cevapları, bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, davacının, pay sahibi olduğu davalı şirketin 08/10/2024 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulunda alınan sermaye arttırımına ilişkin 6. maddesine ilişkin kararın usulsüz / geçersiz çağrı ve toplantı yeter sayısı oluşmadan alınması nedeniyle yoklukla malul olduğunun tespiti; olmadığı takdirde kanuna, esas sözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı dava konusu genel kurulun 6 nolu gündem maddesinde alınan sermaye artırım kararının iptali istemine ilişkindir.
Dava konusu, 6102 sayılı TTK' nın 4/1-a ve 5. maddeleri gereğince mahkememizin görev alanına girmektedir.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; davalı ... sicil numarasında kayıtlı .... Limited Şirketi'nin adresinin, ... mah. ... Merkezi 2. Cad. No: 10 Kat: 4 Bağcılar/İSTANBUL olduğu görülmüştür.
Davalı şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 445. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır.
Davalı şirketin sicil kayıtlarının incelenmesinde; dava tarihi itibariyle davacının, davalı şirketin ortağı olduğu görülmüştür.
a) Taraf ehliyeti ve dava takip yetkisi yönünden değerlendirme:
6102 sayılı TTK' nın "İptal davası açabilecek kişiler" başlıklı 446/1-a maddesinde, genel kurul kararlarına karşı toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahiplerinin iptal davası açabileceği düzenlenmiştir. Ayrıca, genel kurul kararlarının yokluğu, bunda hukuki yararı bulunan herkes tarafından ve bir süreye bağlı olmaksızın itiraz şeklinde veya dava yoluyla ileri sürülebilir. Bu haliyle davacının, davalı şirketin ortağı olarak, iş bu davayı açmakta hukuki yararı, ehliyeti ve yetkisi olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Ayrıca, iptal şartları yönünden değerlendirme yapıldığında da, davanın genel kurul tarihinden itibaren 3 aylık süre içerisinde açıldığı da görülmüştür.
b) Yokluk yaptırımı yönünden değerlendirme:
Kavram olarak yokluk; bir hukuki işlemin doğabilmesi için öngörülen ve kurucu nitelikte olan emredici hükümlere aykırılık halidir. Bu aykırılık, işlemin unsurlarında eksikliğe yol açar ve işlemi "yokluk" ile sakat hale getirir. Yok sayılan işlem, şeklen dahi meydana gelmemiştir. Yokluk, bunu ileri sürme konusunda hukuki menfaati bulunan herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir ve tespit ettirilebilir, hâkim tarafından da re’sen dikkate alınır. Mahkemenin vereceği tespit hükmü, bu durumu açıklayıcı niteliktedir.
Şirketler hukukundaki emredici hükümlere göre, genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının oluşabilmesi için iki kurucu unsur gereklidir: Birincisi "genel kurul - yönetim kurulu toplantısı yapılması", ikincisi toplantıda "yeterli irade beyanları ile karar alınması"dır. Bunların birisindeki eksiklik halinde, işlem (karar) hiç doğmamış sayılır; yani baştan itibaren yoktur.
Bir genel kurul kararının yokluğu (Nicht- oder Scheinbeschlüsse), başlangıçtan itibaren bir genel kurul kararının mevcut olmadığını ifade eder. Bir işlemin veya bu arada genel kurul kararının kurucu unsurlarının mevcut olmaması halinde, hukukî işlemin veya genel kurul kararının yokluğu, eski deyimle “keenlemyekûn” veya mutlak butlan ile malûl olduğundan bahsedilmektedir. Örneğin bir genel kurul kararının alınabilmesi için mutlaka usulüne uygun davet(yetkili kişi veya organlarca yapılmış) ve buna uygun toplantı yapılması şarttır. Toplantı yapılmadan “elden dolaştırma usulü” veya “mektup” ile GK kararı alınmışsa, bu GK kararı kurucu ve şeklî noksanlıklar nedeniyle hukukî anlamda hiç bir etki ve sonuç doğurmaz ve dolayısıyla “yok” sayılır. TTK’daki istisna dışında davet yapılmaksızın toplantı yapılmış ve karar alınmışsa ya da oylama yapılmaksızın karar alınmışsa, genel kurul toplantısı yapılmaksızın karar alınmışsa yokluk yaptırımı uygulanır. Aynı şekilde, GK toplantısında Bakanlık temsilcisinin bulunmamış (TTK m. 407/3) veya toplantı tutanaklarını imzalamamış olması halinde (TTK m. 422/1), anonim şirketin TTK m. 379 hükmü uyarınca sahip olduğu kendi paylara bağlı oylarla alınmışsa GK kararı yok hükmündedir. Yine Genel kurulun yasaya veya esas sözleşmeye göre yetkili olmayanlar tarafından çağrılıp karar alınmasında da, yokluk söz konusu olur. Nihayet yasada öngörülen asgari toplantı ve karar yetersayılarına aykırı olan genel kurul kararları da yoklukla malûldür. Ayrıca, 11. HD. 09.10.2001 tarih ve 5691/7567 sayılı yayınlanmamış bir kararında, “ana sözleşmedeki yeter sayılar oluşmadan toplanan bir genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunun kabulü gerektiğine ve bunun Dairenin yerleşik içtihadı olduğuna karar vermiştir.
Yokluğun tespiti davası, iptal davası olmayıp, GK kararının yok olduğunun tespiti anlamında bir “tespit davası” olup, bu dava herhangi bir zaman aşımı veya hak düşürücü süreye tâbi olmadığı gibi, herkes tarafından ileri sürülebilir ve yargıç tarafından da re’sen dikkate alınır. (Prof.Dr.Hasan Pulaşlı,Anonim Şirket Genel Kurul Kararlarının Sakatlığı ve Müeyyidesi,Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. XVII, Y.2013, Sa. 1-2,Erişim Tarihi 08/12/2020)
Dava konusu olan 08.10.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağının 6 nolu gündem maddesinde; “Şirketin sermayesi her biri 25,00 TL değerinde 1.800.000 paya ayrılmış 45.000.000,00 TL dan ibarettir. Bunun; 600.000 Adet karşılığı 15.000.000,00 TL'si ..., 600.000 adet karşılığı 15.000,000,00 TL'si ..., 600.000 Adet karşılığı 15.000.000,00 TL'si ..., tarafından muvazaadan ari olarak tamamen taahhüt edilmiştir. Eski sermayenin tamamı ödenmiştir. Bu defa artırılan sermayenin 10.211.725,61 TL sı GEÇMİŞ YIL KARLARINDAN, 30.000.000,00 TL si ORTAKLARA BORÇLAR HESABINDAN, 1.188.274,39 TL'si Nakden arttırılmıştır. Nakden artınlan sermaye en geç yirmidört ay içinde ödenecektir. Şirketin sermayesi yasal nisaplara uygun olarak alınacak genel kurul kararı ile arttırılabilir." şeklinde oybirliği ile karar alınmıştır.
Değişiklik öncesi eski hüküm ile yeni hüküm arasındaki tek fark "Şirketin sermayesi yasal nisaplara uygun olarak alınacak genel kurul kararı ile arttırılabilir." ibaresidir.
Hazirun cetvelinde: dava dışı ...' ın 600.000 adet paya; dava dışı ...' ın 600.000 adet paya ve davacı ...' ın 600.000 adet paya sahip oldukları görülmüştür.
Dava konusu genel kurula, ortaklar dava dışı ... ve dava dışı ... asaleten katılmış ve bu şekilde % 66,66 (2/3) nisabın sağlandığı, oybirliği ile karar alındığı; dava konusu 08.10.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı gündeminin 23 Eylül 2024 tarih ve ... sayılı Ticaret Sicili Gazetesinin .... sayfasında yayınlanmış olduğu, davalı şirket tarafından davacıya olağanüstü genel kurul toplantı davetiyesinin ... barkod nolu ile “... Mah. .... Bulvarı No:33/284 Büyükçekmece/İSTANBUL” adresine 20 Eylül 2024 tarihinde iadeli taahhütlü olarak postalandığı, ... gönderi takibinin incelemesinde ise; toplantı çağrısının 25.09.2025 tarihinde bizzat davacıya tebliğ edildiği, tescil edilen dava konusu 08.10.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağının 6 nolu maddesi düzeltme beyanı ile 07 Temmuz ... tarih ve ... sayılı Ticaret Sicili Gazetesinin .... sayfasında yayınlanmış olduğu görülmüştür.
Dosya kapsamında, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu ancak delil dilekçesinde aslını sunmadığı ve yine tescili de bulunmayan "Şirketin sermayesinin arttırılmasına ilişkin kararlar, şirketin sermayesini oluşturan ortakların en az 3/4' ünün onayı ile alınabilir." ibareli 05.12.2023 tarihli olağanüstü genel kurul kararı bulunmamaktadır. Aslı mevcut olmayan ve tescili gerçekleştirilmeyen 05.12.2023 tarihli olağanüstü genel kurul kararı, hem iç ilişkide hem de dış ilişkide bağlayıcı değildir. Bu sebeple eklenen madde içeriğine yönelik alınan kararın, kanundaki (Ana sözleşmede aksine bir hüküm bulunmamakta) toplantı ve yeter sayısını ihtiva ettiği ve yokluğu gerektirecek herhangi bir halin mevcut olmadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu 08.10.2024 tarihli olağanüstü genel kurul, yukarıda ayrıntıları belirtildiği üzere, çağrılı genel kurul olarak yapılmış olup, bu yönden de yokluğu gerektirecek herhangi bir halin mevcut olmadığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar 11.09.2025 tarihli ek bilirkişi raporunda; toplantı çağrısına ilişkin tebligattaki imzanın davacıya ait olmaması halinde yokluk yaptırımından bahsedilmişse de, 6102 Sayılı TTK' nın 414/1-son cümlesinde pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazetelerin, iadeli taahhütlü mektupla bildirileceği hüküm altına alınmıştır. Kanun metnini de usulüne uygun tebligattan bahsedilmemiştir. Ve yine, tebligattaki sahtecilik de (Davalı şirket müdürler kurulunun sebebiyet vermemesi halinde) genel kurulun yokluğuna sebebiyet vermeyecektir. Dosya kapsamında, tebligattaki sahtecilik iddiasına ilişkin davalı şirket müdürler kuruluna ithaf edilen herhangi bir iddia da bulunmamaktadır. Davalı şirket müdürler kurulu tarafından, kanun lafzı doğrultusunda, üzerilerine düşen sorumluluk kapsamında hareket edilmiştir. Bu yönüyle de, yokluğu gerektirecek herhangi bir halin mevcut olmadığı anlaşılmıştır.
c) İptal yaptırımı yönünden değerlendirme:
Çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılmalıdır(TTK m.414/I). Davalı şirket tarafından, davacıya 20.09.2024 tarihinde iadeli taahhütlü genel kurula davet postası göndermiş olup, bu davetin 25.09.2024 tarihinde teslim alınmış görünmektedir.
İlan yoluyla çağrıda süre, ilanın yayımlandığı gün ile toplantı günü hesaba katılmadan en az 14 gün olmalıdır. Mektupla yapılan çağrıda ise Yargıtay ve doktrinde genel kabul gören görüşe göre, mektubun pay sahibine tebliğ edildiği gün esas alınır. Yani mektubun postaya verildiği gün değil, pay sahibinin fiilen eline geçtiği tarih dikkate alınır.
Somut olayda 08.10.2024 tarihli genel kurul toplantısına çağrının 25.09.2024 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında 2 haftalık süreye uyulmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda usulsüz de olsa bir davet ve ilan bulunduğundan, alınan kararların iptalinin sağlanabilmesi için çağrının usulüne göre yapılmaması ve gündemin gereği gibi ilan edilmemesi sonucu oluşan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir (TTK m.446/1-b). Bu durumda davacının sermaye payının % 33,33 (1/3) olduğu, dava konusu genel kurul kararlarının ise topantıya katılanlar tarafından oybirliğiyle alındığı dikkate alındığında; çağrının usulüne göre yapılmaması ve gündemin gereği gibi ilan edilmemesi sonucu oluşan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasına etkili olmadığı ve dolayısıyla alınan kararın iptali şartlarının oluşmadığı mahkememizce kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde davanın reddine karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının sübut bulmadığından REDDİNE,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan/yapılacak yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
-Dosya içerisinde görev alan bilirkişi Prof Dr. ....'ya bilirkişi rapor ücreti ödenmediği görülerek, 10.000,00-TL bilirkişilik ücretinin davacı gider avansından alınarak ödenmesine,
-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve bilirkişi ücreti ödendiğinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2025
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı