T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/989 Esas
KARAR NO: 2025/807 Karar
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 26/11/2024
KARAR TARİHİ: 02/10/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına kayıtlı olan .... plakalı .... model araç ile davalının sigortalısı olan .... plakalı araç arasında, 02.01.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza yerinin, .... - Beylikdüzü olduğunu, müvekkilinin daimi ikamet adresinin Viyana/Avusturya olup, müvekkilinin aracının da yabancı plakalı olduğunu, hasar dosyasında, davalı sigorta şirketine araçla ilgili tüm faturalar, yapılan işler ve fotoğrafları içeren belgelerin iletildiğini, aracın, Avusturya'da tamir edildiğini, tamir masrafının 4.230,00 Euro olup, kaza sonrasında davalı şirket nezdinde, ... numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, davalı tarafça bu hasar dosyasından yapılan işlemler sonrasında, 17.05.2024 tarihinde, 33.135,26 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin eksik olması nedeniyle huzurdaki davayı açmalarının gerektiğini, tahmin edebildikleri kadarıyla, davalı şirket tarafından, Türkiye'deki yaklaşık tamir bedellerinin ödendiği anlaşıldığını ancak emsal kararlarda da belirtildiği üzere, aracın yabancı plakalı olup, tamirinin de yurt dışında gerçekleştiğini, bu durumda, aracın tamir giderlerinin de yurt dışı rayicine göre belirlenip ödenmesi gerektiğini, "Bu durumda, Almanya’da ikamet eden ve geçici olarak getirdiği aracı Türkiye’de trafik kazası sonucunda hasarauğrayan davacının, aracının onarımını Türkiye’de yapması konusunda zorlanamayacağının kabulünün gerektiği, araç malikinin, aracını Türkiye’de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğunu, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine ilişkin gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, davanın kabulü ile fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla; Şimdilik 30,00 Euro'luk tamir bedelinin, fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının, 17.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlık konusunun 02.01.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile kazada zarara araçta meydana gelen hasar onarım bedeli tutarının tahsil edilmesi talebi olduğunu, ilgili kazaya karışan, .... plakalı araç Müvekkil ... Sigorta A.Ş. tarafından 18.07.2023/2024 tarihlerini kapsayan .... numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanmış olup, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, ilgili kazada sigortalılarının %50 kusurlu olduğunu, davacı taraf ile yapılacak hasar onarım bedeli ödemesi konusunda mutabakat sağlandığını, tarafların mutabık kalmış olduğu bedeller ise davacı tarafa ödendiğini, artık bu durumda davacı asilin mutabakatnamedeki imzasına itiraz etmediği müddetçe mutabık kalınan bedellere farklı sebeplerle itiraz etmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflarınca hasar onarım bedeli ödemesi yapıldığını, davacıya ait meydana geldiği iddia edilen hasar tutarının çok yüksek olup, yabancı para birimi üzerinden talepte bulunulmasının da yerinde olmadığını, davacı tarafından servise yapılmış ekstra bir ödeme bulunmamaktayken bakiyenin çıkmasının kabulünün mümkün olmadığını, Sigorta Hukukunda Zararın, Motorlu bir aracın işletilmesi ile oluşan bir trafik kazası sonucunda üçüncü şahısların ekonomik değeri olan mal varlığında doğrudan azalma olmasına dendiğini, hukuki dayanağını Türk Borçlar Kanunu haksız fiil hükümlerinden alan bu zarar kavramı sonucunda Sigorta şirketlerinin yükümlülüğü ise 3. Kişinin zararını teminat limitleri ve kendi sigortalısının kusuru oranındaki sınırlar çerçevesinde karşılamak olduğunu, sigorta şirketi meydana gelen bu zararı karşılarken, zararın kendisine bildiriminden başlayarak hesaplama ve ödeme bölümlerini de içeren bir takım kanun ve yönetmeliklere göre hareket ettiğini, davacının zararının müvekkili sigorta şirketi tarafından karşılanmış olduğundan ve bu tür sigortalardaki asıl amacın meydana gelen zararı karşılamak olduğundan başvuranın, müvekkili şirketten bakiye tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, huzurdaki uyuşmazlığa konu somut olayda ise davacı taraf meydan gelen kaza sonrasında müvekkili şirkete başvuruda bulunmuş ve aracının onarımı kendi seçmiş oldukları servis tarafından anahtar teslim yaptırılmış olup, müvekkili şirket tarafından araç yerinde görülerek yapılan araştırma ve alınan iskontolar ile araçta meydana gelen hasarın 66.270,52 TL olduğu tespit edilmiş ve aracın onarımı yapılmış aracın kullanıma hazır eski haline getirildiğini, davacının aracının hasarlı parçalarının taraflarınca ve bir kısmı da servis tarafından tedarik edilerek araç kazadan önceki haline getirilmiş ve müvekkili Sigorta Şirketi tarafından da bedeli ödenmiş olduğundan ve bu tür sigortalardaki asıl amaç gerçek zararı karşılamak olduğundan başvuranın Müvekkil Şirketten ekstra bir tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, zira davacının aracının onarımı anahtar teslim yapılmış olup bu aşamadan sonra yapılacak olan ödemeler sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vereceğini, iş bu talep yönünden dava tarihinden önce Müvekkil Şirket sorumluluğunu yerine getirmiş olup, başvuran tarafın hiçbir hak ve alacağı kalmadığından ilgili davanın dava tarihinden önce ödenmesi nedeni ile başvurunun reddinin gerektiğini, aksi halde hasar bedelinin, onarımın Türkiye şartlarında yapılsaydı eğer tespit edilecek tutara göre hesaplanması gerektiğini, böylesi bir hasarın, ülkemiz sınırları içerisinde yetkili servis standartlarında onarılması durumunda ödenmesi gerekecek olan hasar tutarı is bu raporunda belirtildiğini, aracın Yurt dışında olduğundan fiziki olarak görülemediğini, fatura İbraz edilmediğinden KDV eklenmediğini, kaldı ki aracın Yurt İçi/Dışı kasko Sigortası olup olmadığı, hasarın kasko sigortacısı tarafından karşılanıp karşılanmadığının tespit edilemediğini, dolayısıyla dosyanın Bilirkişi'ye tevdii halinde bu hususlar dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun kazar tarihi itibariyle benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin kdvden sorumlu olmadığını, onarılmış araç için, onarım bedeli üzerinden KDV ödendiğinin açık olduğunu ancak onarım maliyetini uygun bir bedele yaptırarak düşük KDV ödenmekte, onarım faturaları ibraz edilmediğinden yapılan raporlarda onarım maliyeti daha yüksek çıkmakta ve KDV için daha fazla bir bedel talep edildiğini, bu durumda onarım faturalarının dosyaya ibrazı ile başvuran tarafın ne kadar KDV ödediğini ispat etmesi gerektiğini beyan ederek, Sigortalı araç sürücüsünün %50 kusurlu olduğunun dikkate alınmasına aksi halde dosyanın kusur konusunda uzman bir Bilirkişiye tevdiine, Hasar onarım bedeli ödemesi yapılarak araçtaki GERÇEK ZARAR tarafımızca karşılanmış olduğundan ve davacı taraf da bu konuda mutabakatname imzalamış olduğundan ilgili davanın reddine, gerçek zarar karşılanmış olduğundan davanın reddi ile Hasar bedeli yönünden inceleme yapılmasına yer olmadığına, Aksi Halde ; Olay tarihindeki yerli para birimi üzerinden hüküm kurulmasına, Kaza Türkiye sınırları içerisinde gerçekleşmiş olduğunda, araç Türkiye'de onarılsa idi tespit edilecek bedelin dikkate alınmasına, buna ilişin bilirkişi rapor düzenlenmesine, Bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek aracın onarılmış olup olmadığının tespitine, onarıldı ise gerçek zararın karşılanıp karşılanmadığının tespitine, Eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal ve muadil parçalar da göz önüne alınarak bir hesaplama yapılmasına, Taraflarınca davacı tarafa Genel Şartlar’da belirtilen şekilde bildirim yapılmış olduğundan “, araç kaza tarihi itibarı ile anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedele göre” hesaplama yapılmasına, Teminat limitlerinin dikkate alınmasına, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin dava aleyhimize sonuçlansa dahi dava açılmasına sebebiyet vermemiş olmaları nedeniyle karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan hasar bedelinin 17/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi tarafından tazminine ilişkindir.
Büyükçekmece Arabuluculuk Bürosunun .... Numaralı dosyasında; 18.11.2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Uyuşmazlık, Davacının dava tarihi itibariyle 02/01/2024 tarihli kaza nedeni ile tarafların kusur durumu ile davacının maliki olduğu aracında tamir bedelinin ne olduğu, kusur oranına göre sorumlu olan miktarın ne olduğu hususunda toplandığı tespit edildi.
Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 25/06/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; "Dava konusu maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelişinde; Davalı .... Sigorta Anonim Şirketi tarafından sigortalı bulunan ... plaka sayılı minibüs sürücüsü .... araçlar üzerinde maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu trafik kazasının oluşumunda %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, ... plaka sayılı otomobil si ü davacı .... araçlar üzerinde maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu trafik kazasının oluşumunda % 50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, Davacı vekili tarafında aracın yurt dışında onarımının yapılması sebebiyle ortaya çıkan 4.230,00 Euro hasar miktarı ve buna bağlı bakiye tazminat, dava ve hasar tarihi itibarıyla, kusur oranı ve tazminat ödemesi esas alınarak hesaplanmış olup mahkemenin takdirine arz edildiği" görüş ve kanaatlerini içeren raporlarını ibraz etmişlerdir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Davacı taraf 12/08/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinde 50.00Euro olarak talep ettikleri alacaklarının 1.166,10Euro olarak ıslah ettiklerini, ıslah ile artırmış oldukları bedel olan 1.166,10 Euronun fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının, davalının ilk ödemeyi yaptığı tarih olan 17/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi davalı tarafa usulüne uygun tebligat ile tebliğ edilmiştir.
Dava, haksız fiil nedeni ile araçta meydana gelen hasar bedelinin tazminin ZMMS den tahsili istemine ilişkin olup TMK madde 6 ve HMK 191 uyarınca ispat yükü davacı üzerindedir.
Karayolunda motorlu araç işletenlerin üçüncü kişiye verebilecekleri zarardan sorumluluklarını sigorta ettirme zorunluluğu ise Karayolları Trafik Kanunu m. 91 uyarınca öngörülmüştür. “Mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu: Madde 91 - (Değişik: 17/10/1996 - 4149/33 md.) İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir.
Sorumluluk doğrudan başvuru hakkı ise TTK m. 1478 uyarınca şu şekilde düzenlenmiştir: “TTK m. 1478 Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla doğrudan sigortacıdan isteyebilir.”
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları; “A.5. KAPSAMA GİREN TEMİNAT TÜRLERİ; Bu (Değişik ibare:RG-4/12/2021-31679) Genel Şartlar kapsamındaki teminat türleriaşağıda yer almaktadır. a) (Değişik:RG-20/3/2020-31074)(2) Maddi Zararlar Teminatı: Hak sahibinin bu Genel(Değişik ibare:RG-4/12/2021-31679) Şartlarda tanımlanan ve zarar gören araçta meydanagelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.”
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Davalı sigortalı bulunan .... plaka sayılı minibüs sürücüsü .... araçlar üzerinde maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu trafik kazasının oluşumunda %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı otomobil si ü davacı .... araçlar üzerinde maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu trafik kazasının oluşumunda % 50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, davacı vekili tarafında aracın yurt dışında onarımının yapılması sebebiyle ortaya çıkan 4.230,00 Euro hasar miktarı olduğu tespit edilmiştir. Davacının Karayolları Trafik Kanunu m. 91 uyarınca ve TTK m. 1478 uyarınca talep hakkının olduğuna şüphe bulunmaktadır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A5 hükmünden değer kaybının talep edilebileceği açıkça düzenlenmiş olup davacının hasar tazminat talebinde bulunabileceğine de şüphe bulunmamaktadır. Alınan bilirkişi raporunda davalının %50 kusurlu olduğu ve aracında meydana gelen hasar tazminatına ilişkin zararını ispat etmiş olup, davacı da kusur oranı ve ödeme miktarı düşülerek talep artırım dilekçesi sunmuş olup alınarak açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının kaza tarihinden itibaren faiz talebi bakımından, 2918 sayılı KTK'nın 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca sigortacının, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonunda tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Sigorta şirketine başvuru yapılmamış ise davanın açılmasıyla temerrüde düşen sigortacının dava tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulması gerekir. (-bkz. Yargıtay 4. HD'nin 2021/15646 Esas, 2022/9040 Karar sayılı ilamı-) Davacı ise faiz talebini ilk ödemden itibaren talep etmiş olup taleple bağlı kalınarak 17/04/2024 itibariyle davalı sigorta şirketi temerrüde düşmüş olduğundan bu tarihten itibaren yasal faizine hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar kısa kararda yasa yolu dava konusu miktarın kesin olduğundan bahisle kapalı tutulmuş ise de talep artırım miktarı göz önünde bulundurulduğunda istinaf yasa yolunun açık olduğu anlaşılmakla mahkememizce re'sen tashih edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
AÇILAN DAVANIN KABULÜNE,
Davacının Islah dilekçesi de dikkate alınarak hasar bedeli olan 1.166,10 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının, davalının ilk ödemeyi yaptığı tarih olan 17.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 2.907,45-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç ile 924,00-TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 1.555,85-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 427,60 -TL peşin nispi harç, 924,00-TL ıslah harcı, 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 1.840,00-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan 10.259,50-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,
6-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına,
8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2025
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı