T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/107 Esas
KARAR NO: 2025/269 Karar
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 04/02/2025
KARAR TARİHİ: 20/03/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Büyükçekmece ..... Mah. ...... Sokak Büyükçekmece adresindeki .... Ada 3 Parsel malikleri ile yapmış olduğu arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden müteahhitliğini üstlendiği taşınmazın Otopark izolasyon yapımı için müvekkili ile .... Tic.- .... arasında 08.03.2023 tarihli ..... Yalıtım İşi Sözleşmesi(eser sözleşmesi) imzalandığını, işin karşılığı 20.440,00 € bedel ile anlaşma sağlanmış ve 06.06.2023 tarihinde 330.000 TL nakit ve 06.07.2023 vade tarihli 286.100 TL bedeli çekin keşide edilerek, ödemeler davalı .... Teknik İnş. Pazarlama Tic.-...'a yapıldığını, ancak sözleşmesinin 12 maddesine aykırı gizli ayıplar ve eksiklerin tespit edildiğini, ortaya çıkan gizli ayıplar Bakırköy .... Noterliği 09.01.2024 tarih, ... Yevmiye ihtarnamesi ile davalıya derhal bildirildiğini, üyükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesi ...D.iş dosyası ile delil tespitinin istendiğini, tespit dosyası ile taşınmaz mahallinde yapılan inceleme ve dosyaya sunulan 05.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu ayıpların tespit edildiğini, davalı tarafından sözleşmede yer alan projeye uygun olarak yapılmadığı, eksik, hatalı ve önemli ölçüde ayıplı olarak imal edildiği tartışmaya mahal vermeyecek şekilde olduğu belirtildiğini, bina malikleri tarafından ayıbın müvekkile iletilmesi akabinde, davalıya durum bildirildirilerek eserde oluşan ayıbın giderilmesi için ihbarda bulunmuş ise de davalı tarafından sonradan yapılan müdahalelerle dahi eserde oluşan ayıp giderilemediği gibi her geçen gün daha da arttığını, davalı tarafından sözleşmeye konu eser ayıplı olarak teslim edilmiş, gereği gibi ifa edilmediğini, dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmuş ise de yapılan müzakerelerde anlaşmanın sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı tutulmak kaydıyla; davanın kabülüne, eserde yapılacak olan izolasyon çalışmasından önce tensip ile birlikte bilirkişi incelemesine karar verilmesini, 08.03.2023 tarihli sözleşme kapsamında bilirkişi incelemesi ile tespit edilmek üzere; TBK. 475. madde hükmü gereğince, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim yapılmasına, indirilen ayıp oranının sözleşme tarihi itibariyle ticari temerrüt faiziyle ödenmesine (fazlaya ilişkin haklarımız saklı tutulmak kaydı ile), TBK. 475/II Madde hükmü gereğince; Gizli ayıp nedeniyle eserde oluşan zararın (fazlaya ilişkin haklarımız saklı tutulmak kaydı ile, bilirkişi raporu ile tespit edilecek tam ve kesin alacak artırılmak üzere ), HMK. 107 maddesi gereği belirsiz alacak olarak 100.000,00 TL maddi tazminatın tanzimini ile ihtarnamenin tebliğinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, Büyükçekmece ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.iş dosyası yargılama ve tespit giderlerinin de yargılama giderine eklenilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin, davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; davacının da atıfta bulunduğu taraflar arasındaki sözleşme 15. maddesinde uyuşmazlığın çözümünde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunduklarını davacının rabuluculuk sürecindeki başvuru sebebiyle bağlı olup bedelden indirim yönünden arabulucuya başvurmadığı gözetilerek bedelden indirime yönelik taleplerinin usulden reddinin gerektiğini, esasa ilişkin beyanlarından sözleşmede davacının iddiasının aksine, otopark içi ve merdivenlere yalıtım imalatına ilişkin bir madde bulunmadığını, davacı tarafın uygulama sırasında da böyle bir talebi olmadığını, hal böyle iken, davacının müvekkilin üstlenmediği bir işten dolayı bir talepte bulunması mümkün olmadığını, davacı tarafın kaba imalatı projede belirlenen şekilde yapmamış olması nedeniyle su yalıtım imalatlarında zafiyetler yaşanmış ve çözümü zorlaştırdığını, yaşanan teknik zafiyetler davacı tarafın kusurlu eylemlerinden kaynaklı olup müvekkiline kusur atfedilmesi mümkün olmadığını, Büyükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile açmış olduğu delil tespiti davasından tek taraflı alınan bilirkişi raporuna atıfta bulunarak müvekkilinden alacağı olduğunu iddia ettiğini, ilgili dosyadan alınan bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, davacı tarafından ihtarnameye karşı düzenlenen Beyoğlu .... Noterliği'nin 22.01.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verilmiş olup ilgili ihtarnamede iddiaların asılsız olduğu hususu bildirildiğini, netice itibariyle müvekkili tarafından verilen hizmette bir kusun bulunmadığını, davacı tarafından projeye uygun olarak yapılmaması nedeniyle teknik zafiyetlerin meydana geldiğini, açıklanan nedenlerle davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak isteminden ibarettir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetki sözleşmesini düzenleyen 17.maddesinde ise; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" hükmüne yer verilmiştir.
Görüldüğü üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile getirilen yeniliklerden bir tanesi de yetki sözleşmelerine ilişkin olup, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir. Madde metninde tacirden anlatılmak istenen, işin ticari nitelikte olması değil, tarafların kanunlarda tacir olarak tanımlanan kişiler olmasıdır. Sözleşmenin konusunun ticari iş olması, gerçek kişilere yetki sözleşmesi yapma imkanı vermemektedir.
Aksi kararlaştırılmadıkça, dava yalnız yetki sözleşmesinde belirlenen mahkemede açılır. Taraflar, yetkili kıldıkları mahkemenin yanında, kanunen yetkili kılınan genel veya özel yetkili mahkemelerin de yetkisinin devam etmesini isterlerse, bu durumun yetki sözleşmesinde ayrıca belirtilmesi gerekir.
6100 sayılı HMK'nın yetki itirazının ileri sürülmesi başlıklı 19.maddesi hükmü "Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." şeklindedir.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nın yukarıda belirtilen maddeleri nazara alındığında; açılan davada dava şartları mevcut olup, davalının usulüne uygun yetki itirazı bulunmaktadır. Davacı ile davalı arasındaki 08/03/2023 tarihli ".... İşleri Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin 15. Maddesinde "uyuşmazlık çözümü" başlıklı hükmüne göre, taraflar arasındaki ihtilaflarda İstanbul(Çağlayan) Mahkemelerinin yetkili olacağı kararlaştırılmıştır. Yetki anlaşması olması, uyuşmazlığın para alacağına yönelik olması, kesin yetkinin bulunmaması sebepleriyle yetkili mahkemenin yetki anlaşması gereğince İstanbul Adliyesi olduğu anlaşılarak, davalı vekilinin süresinde ve usulüne uygun yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin yetkili olmaması nedeniyle, yetki sözleşmesi dikkate alınarak HMK'nın 114/1-ç ve 115. maddeleri gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince davacının yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili İSTANBUL(ÇAĞLAYAN) NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesini talep etmesinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 331/2 maddesi gereğince yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet yetkisizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine,
4-HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili İSTANBUL(ÇAĞLAYAN) Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İSTANBUL(ÇAĞLAYAN) Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır