T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/145 Esas
KARAR NO : 2025/1009
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/02/2025
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Malatya İli ... ilçesinde iş makinaları sahibi olduğunu hafriyat, çevre düzenlemesi gibi işlerle uğraştığını, müvekkilinin almış olduğu ihale sonucu .... ilçesinde ... Konağını yaptığını, davalı şirket yetkisi yapmış olduğu iş gereği müvekkiline ulaştığını, yapılması gereken işler olduğunu beyan ettiğini, müvekkili ile yapılan yerin altyapı çalışması, malzeme taşınması, hafriyat taşınması gibi inşaat işleri konusunda anlaştıklarını, taraflar arasında yapılan bu anlaşma gereği müvekkilinin hemen çalışmaya başladığını, anlaşmış olunan işlerin eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, sonrasında ödeme konusu için şirket yetkilisi ile görüşüldüğünü, geçen süre için de davalı şirket tarafından müvekkilinin alacağı ödenmeyince davalı taraf yetkilisi ile iletişime geçildiğini, şirket yetkilisince borcun ödeneceğini, biraz zamana ihtiyaçları olduğunu beyan edildiğini, bunlara rağmen ödeme için beklendiğini, ödeme yapılmayınca yeniden iletişime geçildiğini, şirket yetkilisi olan .... isimli şahısın ödeme kısmını şirket muhasebecisi olan ... isimli şahsın ayarlayacağını söylediğini, bunun üzerine birkaç gün sonra şirket muhasebecisi tarafından ... uygulaması üzerinden iletişime geçildiğini, oyalamaların mesajlarda da devam ettiğini, bu durumun böyle devam etmesi üzerine müvekkilinin davalı şirket adına icra takibi başlattığını, ancak davalı taraf zaman kazanma adına haksız ve kötü niyetli olarak hem borca hemde icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğini, bunun üzerine yetkili icra dairesi olan Büyükçekmece icra dairesine dosya gönderilmesi talebinde bulunulduğu, davalı tarafın bu takibe itirazda bulunduğunu, davalının kötüniyetli olarak yapmış olduğu itirazın iptalini, davalıya %20′ den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, alacağının teminatı için mahkemenin takdir edeceği teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasını, yargılama gideri, vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine açılan itirazın iptali davasının reddine karar verilmesini, davacı tarafın 20.03.2024 tarihli ... nolu faturasına itiraz eden müvekkilinin bu faturada gösterilen "Vinç Çalışma" bedelinin gerçeği yansıtmadığını ve davacıya herhangi bir borcu olmadığını, davacının haksız olarak başlattığı Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibine itirazlarının haklı olduğunu belirterek davacının sunduğu .... yazışmalarının hukuka aykırı yollarla elde edildiğini ve bu nedenle delil niteliği taşımadığını, bu gerekçelerle, müvekkili hakkındaki haksız davanın reddini ve davacının kötü niyetli davranışı nedeniyle icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 258.719,76-TL fatura alacağı ve 10.036,91-TL geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 268.756,67-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; icra takibine konu fatura nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı hususlarının tespiti istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya davacı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için Malatya .... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmış olup, mali müşavir bilirkişisine tevdi edilen dosyaya ilişkin, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''...Davacı ...'in 2024 yılına ait ticari defterlerini Türk Ticaret Kanunu ve Türkiye Muhasebe Standartları Kurumu tarafından belirlenen usul ve esaslara tamamen uygun olarak fiziki ortamda tutulduğu, defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süreleri içerisinde Noterlikçe eksiksiz bir şekilde yapıldığı, davacı .... ile davalı ... Restorasyon İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişkinin davacı sıfatıyla satıcı, davalı şirketin ise alıcı konumunda gerçekleştiği, ticari münasebet kayıtları, icra takibine dayanak olan 09/07/2024 tarihli, ... numaralı ve vergiler dahil 258.719,76 TL tutarındaki fatura ile başladığı, bu faturanın, davaya konu olan Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak olup, davacı ...'in ticari defter kayıtlarında usulüne uygun şekilde yer aldığı, ayrıca, icra takibine esas teşkil eden 258.719,76 TL (asıl) tutarındaki davacı alacağının, davacının 2024 yılı ticari defterlerinin kapanış kayıtlarında davalı şirketten alacak bakiyesi olarak da bulunduğu, icra takibine konu olan ve davalının itiraz ettiği bu faturanın, davalının bağlı olduğu İstanbul Defterdarlığı Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğüne mal veya hizmet alımına ilişkin BA bildiriminde bulunulmuş olması, faturanın yalnızca davacı kayıtlarında değil, aynı zamanda davalınında resmi vergi beyanlarında da yer aldığını ve böylelikle faturanın düzenlendiği ve davalıca bilindiği hususunu teyit eden somut ve harici bir delil niteliği taşıdığı, ayrıca alıcı konumundaki davalının bu faturaya ilişkin herhangi bir ödeme belgesi sunmadığı, tüm bu nedenler ile davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olmadığı, satıcı konumundaki davacı ...'in icra takibine konu ettiği alacak iddiasının, usulüne uygun tutulmuş ticari defter kayıtları ve alıcı konumunda ki davalının kendi vergi beyanları ile uyumlu olduğu, davalının bu faturayı aldığı ve bildirimde bulunduğu fakat bu faturaya ilişkin ödeme belgesi dava dosyasına sunmadığı dikkate alındığında , davacı ...'in icra takibine konu ettiği ve davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenen, 09.07.2024 tarihli ... sıra nolu vergiler dahil 258.719,76 TL tutarındaki fatura için alacak talebinde bulunabileceği, bu anlamda Büyükçekmece İcra Dairesi ... Esas dosyasında işlem gören 258.719,76 TL Asıl Alacağa İşleyecek kanuni faize göre hesaplanan 10.036,91 TL faiz tutarı ile birlikte 268.756,67 TL Toplam alacağı üzerinden takibe devam edilmesi gerektiği...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş olup, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; "... davalı tarafın davacı taraf ile ticari ilişkisinin 2024- de başladığı ve davaya konu olan
09.07.2024 tarihli ... sıra nolu vergiler dahil 258.719,76 TL
tutarındaki faturanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın bağlı bulunduğu vergi dairesi 2024 yılına ait BA Formlar'ı incelendiğinde,
davacıdan 1 belge karşılığı 215.599,80 TL KDV Hariç mal/hizmet alımı yaptığı yönde
bildirimde bulunduğu, bildirimin davacının takip konusu olan fatura ile
uyumlu olduğu, davacı tarafın davalı yana kestiği 2024 yıllarına ait faturaların E-Arşiv Portalından davalı yana
gönderildiği, davalı tarafından itiraz edilmediği, davacı tarafından kesilen faturaların davalı tarafın ticari 2024 yıllarına ait yılında davalı tarafın
ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, davalı taraf kanuni süresinde itiraz edilmediği, davacı tarafından kesilen fatura davalı adına tanzim edilen takibe konu faturanın e-fatura
şeklinde usulüne uygun düzenlendiği, faturanın davalı yana e-arşiv portalı üzerinden teslim
edildiği, davalı yanın faturaya takip öncesi itirazının olmadığı, fatura içeriği ürün hizmetine konu
faturaları dava dosyası davacının takip dayanağı alacağına esas fatura münderecatındaki hizmetinin davalının bilgisi dahilinde olduğu, davacı tarafın alacak bakiyesinin 258.719,76-TL olduğu,... " şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi raporlarının denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı tarafça icra takibine konu bakiye fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkememizce her iki tarafın tarafın ticari defter ve belgeleri üzerine bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı yasal defterlerine göre icra takip tarihi itibariyle 258.719,76-TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu, davalı yasal defterlerine göre ise davacının icra takip tarihi itibari ile 258.719,76-TL tutarında davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu durumda her iki taraf defter kayıtları ile icra takibine konu edilen asıl alacak tutarının uyumlu olduğu ve davacının takip tutarında belirtilen asıl alacak tutarı kadar davalıdan alacaklı olduğunun anlaşıldığı, tarafların bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüklerinden celp edilen BA-BS formlarının incelenmesinde kayıtların birbiri ile uyumlu olduğunun ve taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında icra takibine konu edilen ve davalı defter kayıtlarında da görülen borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, bu durumda davacının her iki taraf defter ve kayıtları doğrultusunda davasını ispat ettiği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 258.719,76-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına,
2-Hükmedilen alacağın %20'i olan 51.743,95-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 17.673,14-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 4.589,70-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 13.083,44-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Davacı tarafından yatırılan toplam 5.292,60-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 14.082,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,
8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere mazeretli davacı vekilinin yokluğunda ve davalı tarafın yokluğunda karar verildi.16/12/2025
Katip ....
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza