T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/152 Esas
KARAR NO: 2025/183 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/02/2025
KARAR TARİHİ: 26/02/2025
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 6102 SAYILI TTK nun 4 ve 5.maddeleri uyarınca, uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin, Asliye ticaret mahkemesi olması sebebiyle, işbu davanın, mahkemenin görev ve yetkili olması sebebiyle ikame edildiğini, alacaklı olduğunu iddia eden tarafa müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalının faiz karşılığı para veren- deyim yerindeyse, halk arasında tefeci olarak tabir edilen kişi olduğunu, müvekkilinin ticaretle uğaşmaktayken bir miktar elden borç aldığını, fakat aynı şekilde ödediğini, müvekkilinin iadesini istediğinde önce oyaladığını, sonrasında da yırtıp attığını söylediğini, davalı alacaklının ,senetteki boşlukları sonradan doldurduğunu, ilgili senetin gecersizliğinden bahisle, ilgili olarak, davacı müvekkilinin öncesinde, dar kapsamlı, olarak, Bakırköy .... icra Hukuk Mahkemesinin, .... E. sayılı dava dosyasıyla borca itirazda bulunmuşsa da, mahkemenin görevi ve yetkisi gereği dar kapsamlı olarak inceleme yapıldığını, takibin kambiyo senetlerine mahsusu olması sebebiyle, senette, davalı ... tarafından oynama-tahrifat ve ekleme yapıldığı hususunun, bilirkişi marifetiyle tespit edildiğini, fakat, faiz indirimi dışında bir karar verilemediğini, nitekim bu konuda ayrıntılı olarak inceleme yapma ve karar verme yetkisinin Ticaret Mahkemesine ait olduğunu, öncelikle, davacı müvekkili aleyhine başlatılan, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün,... E. Sayılı dosyasında icra takinibin teminatsız olarak, durdurulmasına; yapılacak yargılama sonunda, davanın kabulü ile, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün, .... E. Sayılı dolayısıyla takibe - icraya konu edilen, senetin, sahteliğinin tespit edilmesi ve davacının borçlu olmadığının re’sen dikkate alınması gerektiğini, işbu senetin,
gecersizliğine,-iptaline -hükümsüzlüğüne ve davacının, davalıya borcunun olmadığının tespitine, senedin davacıya iadesine, yapılan icra takibinin iptaline karar verilmesini; davalının kötü niyetli davranışlarına dayanarak, %20 oranında minimum tazminata hükmedilmesi ile yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin 19/02/2025 tarihli ara karar ile; "Arabuluculuk Son Tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini 1 HAFTALIK KESİN SÜRE içerisinde sunmasının istenmesi için davetiye çıkarılmasına, sunmadığı takdirde davanın usulden reddedileceği hususunun ihtarına," hususunda davacı vekiline ihtaratlı davetiye çıkartılmıştır.
Davacı vekili 26/02/2025 tarihli uyap üzerinden sunduğu beyan dilekçesinde; Mahkemenin 19.02.2025 tarihli ara kararında eksik harç tamamlanması ve arabuluculuk tutanağı sunumu için 1 hafta kesin süre verildiğini, eksik harcın tamamlandığını, fakat arabuluculuk için yaptıkları başvurunun, imzaların tamamlanması aşamasında olduğunu, toplantının yapıldığını, karsı taraf vekilinin imzasını beklediklerini, arabuluculuğa başvurulmadan dava açılmasının sebebinin, menfi tespit davalarının zorunlu arabulucuk şartına tabi olmaması ve ihtiyati tedbir taleplerinin ivediliği açısından olduğunu, arabulucuk başvurusunu ve toplantısını yaptıklarını, imzaların tamamlanması aşamasında olduklarını beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
6100 sayılı HMK'nın 114/1 nci maddesinde dava şartları tahdidi olarak sayıldıktan sonra anılan maddenin ikinci fıkrasında da "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü ile diğer kanunlarda dava şartlarına ilişkin düzenlemelerinde dikkate alınması gerekliliğine vurgu yapılmıştır.
Sözü geçen Kanun'un 115 nci maddesi hükmü de "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde olup buna göre Mahkeme'nin dava şartı noksanlığı hâlinde yapacağı işlemler düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi; " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. " şeklindedir.
Yine 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi hukmü ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindedir.
"...Davacı tarafça sunulan tutanağa göre anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak düzenlenmeden dava açıldığı açık olduğundan 6325 sayılı kanunun 18/A-2. Fıkrasının birinci cümlesinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının bu yönlere ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir." İstanbul BAM .... Hukuk Dairesi, .... Esas, .... Karar.
Davacı tarafça dava açılmadan önce özel dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadığı, davacı vekilinin sunduğu beyan dilekçesinden bu hususun açıkça anlaşıldığı, arabuluculuğa başvuru tarihinin dava tarihinden sonraki bir gün olan 19.02.2025 tarihi olduğu, dava konusu uyuşmazlığın menfi tespit istemine ilişkin olduğu, buna ilişkin davalarda zorunlu arabuluculuğa tâbi olduğu ve dava şartı olarak kabul edildiği, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı, bu nedenle işbu dosyada dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurulmadığı sabit olan davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının ARABULUCULUK ÖZEL DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın, davacı tarafça peşin yatırılan toplam 51.902,20-TL harçtan mahsubu ile 51.286,80-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-Davacı taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı taraflara İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okundu. 26/02/2025
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı