T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/156 Esas
KARAR NO: 2025/154 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/02/2025
KARAR TARİHİ: 20/02/2025
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 20/02/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ....'ın Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibine ilişkin ödeme emrini 10.05.2023 tarihinde tebellüğ ettiğini, müvekkili ...'ın eşi ....'ın ağabeyi ve eski avukatı olan davalı ...'ya borcu bulunmadığı halde takibe dayanak bono, davalı ... tarafından müvekkilinin hiçbir bilgisi ve haberi olmadan sahte olarak ve dolandırıcılık kastıyla düzenlendiğini, takibe konu bonoyu müvekkili ... düzenlemediğini, böyle bir bono imzalamadığını, davalı ...'nın uzun yıllar müvekkili ...'ın avukatlığını yaptığını, hem eşinin ağabeyi hem de avukatı olması nedeniyle de müvekkilinin kendisine son derece güvendiğini, müvekkilinin herhangi bir bono imzalamadığı için öncelikle bonodaki imzanın kendisine ait olup olmadığı hususunda tereddüte düştüğünü, bu nedenle ilk olarak Bakırköy.... İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile bono vasfına ve imzaya itiraz davası açıldığını, ...'nın her halükarda suç işleyerek bonoyu tanzim ettiğini, davalının bu suçu mesleğinden dolayı kendisine güvenilerek, dava işlemleri için verilen imzayı kullanarak işlediğini, davalı ...'nın anne ve babalarının ölümünü müteakip kız kardeşi ... ve onun eşi ...'ı sahte belgeler ve imzalarla borçlandırmak adına türlü girişimlerde bulunduğunu, Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibine ilişkin ödeme emri 12.09.2022 tarihinde müvekkil .... 'a tebliğ edildiğini, ... 'ın 30.04.2022 tarihinde düzenlenen senet ile 31.08.2022 ödeme gününde ağabeyi Avukat ...'ya 200.000,00 USD borçlandırıldığını, ..., öz kardeşi-ağabeyi ...'ya hiçbir borcu bulunmadığını, takibe konu senedi imzalamadığını, düzenlemediği halde başlatılan takip ve düzenlenen senet ile büyük bir şok yaşadığını, 14.09.2022 tarihinde Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesi'nde .... Esas sayılı dosya ile takibe ve imzaya itiraz edildiğini, ...'nın daha sonra anne ve babası ... adına sahte vasiyetler hazırlayarak bunları da dava dosyalarına sunduğunu, anne ve babasının imzalarını taklit ederek .... ve ... hakkında akıl almaz iddialarını, onların ağızlarından çıkmış gibi kendisi yazdığını ve imzaladığını, tüm bu kanunsuz, suç teşkil eden eylemlerinden sonra takibe konu bonoyu düzenleyerek davacı ...'ı sahte belge ile borçlandırmaya çalıştığından menfi tespit davası açmak zarureti hasıl olduğunu belirterek dava konusu senedin hükümsüzlüğüne karar verilerek iadesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; "Her ne kadar Menfi Tespit Davalarında arabuluculuk dava şartı olsa da somut uyuşmazlık kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkin olup Yargıtay .... Hukuk Dairesi 24.05.2021 Tarihli Esas:... Karar:... sayılı emsal kararları da nazara alınarak arabuluculuk yoluna gidilmemiştir." şeklinde arabuluculuğa başvurmadığına yönelik beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava şartları bakımından HMK.nın 114 ve 115. maddeleri bakımından re'sen yapılan inceleme sonucunda;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir.
HUAK m. 18/A (2) hükmünde dava şartı arabuluculuğa mutlaka dava açmadan önce başvurulması zorunlu tutulmuştur.
HMK 114/2 ye göre (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. denilerek özel kanunlarla da özel dava şartı getirildiğinden resen inceleme yapılacağı sabittir.
Bu konuda Yargıtay'ın kararı da açıktır. Davacı tarafından yukarıda anılan mevzuat uyarınca dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurduğundan bahsettiği ancak buna ilişkin tutanağın sunulmadığı da görülmüştür. Uyuşmazlığın giderilmesinde uyuşmazlık, davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya ibraz edilmemesi halinde bu belgelere UYAP sisteminden ulaşılabilmesi nedeniyle suretinin yeterli olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır.''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi taktirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir'' hükmüyle davacının arabulucuk faaliyetine ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dosyasına sunulmasını ''dava şartı'' olarak kabul etmiş, bu şartın gerçekleşmemesi halinde de müeyyidesinin ne olacağını açıkça kural altına almıştır. Bu yönüyle emredici nitelikte olan norm, hakime taktir yetkisi tanımamıştır. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 17/06/2020 gün, 2020/932 Esas sayılı, 2020/5773 Karar numaralı Kararı)
5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkilerini Düzenleyen Kanun'un 35 inci maddesine dayalı olarak; taraf veya vekilinin arabuluculuk aslını mahkememize sunmadığı görülmüştür.
6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi; " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. " şeklindedir.
Davacı tarafça dava açılmadan önce özel dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadığı, davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde; "Her ne kadar Menfi Tespit Davalarında arabuluculuk dava şartı olsa da somut uyuşmazlık kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkin olup Yargıtay ... Hukuk Dairesi 24.05.2021 Tarihli Esas:... Karar:.... sayılı emsal kararları da nazara alınarak arabuluculuk yoluna gidilmemiştir." şeklinde beyanda bulunduğu, dava konusu uyuşmazlığın menfi tespit istemine ilişkin olduğu, buna ilişkin davalarda zorunlu arabuluculuğa tâbi olduğu ve dava şartı olarak kabul edildiği, bu nedenle işbu dosyada arabuluculuğa başvurulmadığı sabit olan davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının özel dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harcın karar ve ilam harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-Davacı taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı taraflara İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda oy birliği ile verilen açıkça okundu. 20/02/2025
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı