T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/185 Esas
KARAR NO: 2025/194 Karar
DAVA: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 10/07/2024
KARAR TARİHİ: 03/03/2025
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 03/03/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı takip alacaklısı ..... Tarım San. Tic. A.Ş.'nin dava dışı takip borçlusu ..... Taze Meyve Sebze Dış Ticaret Limited Şirketi'nin müvekkili şirketten alacağı olduğundan bahisle 2.343.811,67-TL alacağı için Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ....... Esas sayılı takip dosyası ile takip başlattığını, 07/03/2024 tarihli 89/1 haciz ihbarnamesinin 12/03/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, süresinde itiraz edilmemesi üzerine 10/06/2024 tarihli ikinci haciz ihbarnamesinin 15/06/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, 02/07/2024 tarihli 89/3 haciz ihbarnamesinin ise 07/07/2024 tarihinde tebliğ edildiğini ve yasal süresi içerisinde bu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, müvekkili şirketin takip borçlusu olan ...... Taze Meyve Sebze Dış Ticaret Limited Şirketi’ne hiç bir borcunun olmadığını, takip borçlusunun müvekkili şirketin borçlu olduğunu ispat etmek zorunda olduğunu ve müvekkili şirket ile takip borçlusu arasında alacak-verecek ilişkisinden doğan borcun ödenmediğini ispat etmesi gerektiğini, bu nedenlerle müvekkili şirketin dava dışı takip borçlusuna borçlu olmadığının tespitine ve haklı davalarının kabulü ile Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı takip dosyasında müvekkili şirket aleyhinde gönderilen 3. Haciz ihbarnamesine karşı işbu menfi tespit davasının açıldığının Uyap sistemi üzerinden Bakırköy ..... İcra Dairesinin ...... Esas sayılı dosyasına bildirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı müvekkili şirketin alacaklısı olduğu Bakırköy ...... İcra Dairesinin ...... Esas sayılı takip dosyasında davacı yana İİK'nın 89/1, 2 ve 3. maddeleri gereğince haciz ihbarnameleri gönderildiğini, davacı yanın ise anılan icra dosyasındaki borçlulara karşı hiçbir borcu bulunmadığı iddiası ve tespiti talebiyle mezkur davayı ikame ettiğini, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davanın hem usulden hem de esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, menfi tespit davası ikame edilmeden önce taraflar arasında zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin yapılmasının mecburi olduğunu ancak taraflar arasında herhangi bir arabuluculuk görüşmesinin gerçekleşmemesi nedeniyle dava şartının sağlanmaması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı şirket ile dava dışı takip borçlusu arasında organik bir bağ bulunduğunu, Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı takip dosyasındaki konu alacağın cari hesap ekstresine dayandığını, bu ekstrenin sebebinin ise takip borçlusu ve müvekkili şirket arasındaki Fason Kiraz Paketleme sözleşmesi olduğunu, bu sözleşme gereğince müvekkili şirkete takip borçlusu tarafından verdiği hizmete karşılık ödemenin yapılmaması nedeniyle icra takibi başlatıldığını, borç ilişkisinin dayandığı ve taraflar arasında mümza Fason Kiraz paketleme sözleşmesini de ..... Şirketi adına imzayalan ......'in aynı zamanda davacı şirketinde yetkilisi olduğunu, yine davacı şirketin kurucusu olan ......'in takip borçlusu şirketin kurucu ve yetkilisi olan ...... tarafından borçlu şirket adına temsile yetkili vekil tayin edildiğini, davacı ve borçlu şirket arasındaki organik bağın açıkça görüldüğünü, bu nedenlerle davanın görevsizlik ve dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatı ile en az %10 para cezası ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bakırköy ...... Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/01/2025 Tarih, ...... E...... K. sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verildiği, dosya mahkememize tevzi edilmiş olduğu anlaşıldı.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, 2004 sayılı İİK 89/3. maddesi gereği davacıya gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesine karşı açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Dava konusu Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davalı tarafından dava dışı ..... Taze Meyve Sebze Dış Ticaret Limited Şirketi aleyhine toplam 1.182.188,87-TL alacağın reeskont faizi ile tahsili talep edilmiştir. İş bu icra dosyası üzerinden, davacıya yönelik İİK m.89 kapsamında haciz ihbarnameleri gönderilmiş ve İİK m.89/3. madde kapsamında 2.343.811,67 TL miktarlı 3. haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği görülmüştür. Davacı, bu haciz ihbarnamesinden kaynaklı davacıya borçlu olmadığını iddia etmektedir.
Takip hukukunda, borçlunun kendi elindeki alacakları yanında üçüncü kişilerde bulunan mal ve alacakları da haczedilebilir. Borçlunun üçüncü kişilerdeki bir kıymetli evraka bağlı olmayan maaş ve ücretler dışındaki alacakları 2004 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre menkul hükmünde olduğundan menkul haczine ilişkin usule göre de haczedilebilir. Alacaklının, borçlunun üçüncü kişideki alacağının haczi talebi üzerine icra müdürü alacağı haczedip, icra tutanağına geçirip üçüncü kişiye bildirir. Böylece borçlunun üçüncü kişideki alacağı haczedilmiş olur. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde öngörülen usule göre üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilmesi üçüncü kişideki borçlunun alacağının borçluya ödenmesini önleyen bir muhafaza tedbiridir.
Takibin kesinleşmesi üzerine ve alacaklının talebi ile icra müdürü borçlunun üçüncü kişideki alacağının haczine karar vererek haciz tutanağı düzenler. İcra müdürü 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde öngörülen süreci işleterek birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerini düzenler.
Üçüncü kişi, ikinci haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde bu ihbarnameye itiraz edebilir. Tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci haciz ihbarnamesine itiraz etmez ise borcun üçüncü kişi zimmetinde sayılması kesinleşir. Üçüncü kişi yedi gün içinde ikinci haciz ihbarnamesine itiraz etmemesi nedeniyle zimmetinde sayılması kesinleşen borcu, icra dairesine ödemez ise icra dairesi alacaklının talebi ile üçüncü kişiye üçüncü haciz ihbarnamesi gönderir. Üçüncü haciz ihbarnamesi ile üçüncü kişiye ikinci haciz ihbarnamesine de yedi gün içinde itiraz etmediği için zimmetinde sayılması kesinleşen, borcu (parayı) (üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren) onbeş gün içinde icra dairesinin banka hesabına ödemesi veya aynı onbeş gün içinde takip alacaklısı aleyhine menfî tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye zorlanacağı bildirilir.
Bu kapsamda üçüncü kişi tarafından açılacak menfi tespit davası, takip alacaklısına karşı açılır. Uygulamada söz konusu menfi tespit davasında, takip borçlusunun da davalı olarak gösterdiği de olmaktadır. Menfi tespit davası yalnızca takip alacaklısına karşı açılmışsa takip alacaklısı bu davayı takip borçlusuna ihbar edebilir. Takip borçlusunun menfi tespit davasına feri müdahalede bulunması da mümkündür.
Üçüncü kişi tarafından açılacak menfi tespit davasının konusu, takip borçlusunun kendisinde hiç ya da haczedilen miktarda alacağının bulunmadığı, yani takip borçlusuna borcunun olmadığı, malın yedinde bulunmadığı, haciz ihbarnamesi tebliğinden önce ödendiği veya borcun sona erdiğine ilişkin iddiadır. Takip alacaklısı, takip borçlusu ile üçüncü kişi arasındaki ilişkiye yabancı olduğu gibi üçüncü kişi de takip alacaklısı ile takip borçlusu arasındaki ilişkiye yabancıdır.
2004 sayılı İİK' nın 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme belirlenirken 6100 sayılı Kanun'un göreve ilişkin hükümlerine bakmak gerekir. 2004 sayılı Kanun'unda söz konusu dava bakımından görev yönünden özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu nedenle genel kurallara göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir. 6100 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu kabul edilmiştir.
6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde ticari davalar ve çekişmesiz yargı işleri düzenlenmiş, 5 inci maddesinde de ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Özel mahkemede görüleceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesi esastır. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda Kanun'da özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Buna göre davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisi bulunmamaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06/11/2023 Tarih ve 2023/5228 Esas, 2023/6468 Karar sayılı ilamı).
Somut olayda; iş bu dava 2004 sayılı İİK' nın 89/3. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, menfi tespit istemine ilişkin, ticari olmayan bir davadır. Davacı ile davalı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmamaktadır. Uyuşmazlık takip hukukundan kaynaklanmakta olup görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 02/01/2025 Tarih ve 2024/1489 Esas, 2025/23 Karar sayılı ilamı)
Yukarıda açıklanan hususlar kapsamında; iş bu davanın 6102 sayılı TTK' nın 4. ve 5. maddeleri kapsamında "ticari dava" olarak nitelendirilemeyeceği ve davaya bakmanın Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevi kapsamında olduğu anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK nın 1. Maddesi hükmüne göre; göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca, dava şartı olan bu husus, 6100 Sayılı HMK nın 115/1. maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinde araştırılır, göreve ilişkin dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesi mümkün değildir. Bu durumda davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, 6100 sayılı HMK' nın 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-GÖREVLİ MAHKEMENİN BAKIRKÖY 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA,
3-Mahkememiz kararının kanun yoluna götürülmeksizin kesinleşmesi halinde daha öncede Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının, halli merci tayini için dosyanın İSTANBUL BAM 37. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 03/03/2025
Başkan .....
¸e-imzalı
Üye ......
¸e-imzalı
Üye ....
¸e-imzalı
Katip ......
¸e-imzalı