T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/296 Esas
KARAR NO: 2025/719 Karar
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 25/02/2024
KARAR TARİHİ: 11/09/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf Bakırköy ...... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...... Esas, ..... Karar sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin ..... YATAK VE MOBİLYA A.Ş. ile davalı ..... arasında davalının kiralamaya çalıştığı İzmir ili ..... İlçesi .... mah. 301 sok. no 3 ‘deki fabrika niteliğindeki taşınmaz için 1.000.000,00TL Kapora bedeli ödendiğini, 29/11/2023 tarihinde 1.000.000,00TL kaparo davacının ..... BANKASI T.A.O IBAN no TR ..... hesabından, davalının ..... BANKASI ..... ŞUBESİ IBAN no TR ..... nolu hesabına ödendiğini, açıklama kısmında kiralık fabrika binası kapora bedeli açıklaması mevcut olduğunu, taraflar arasında kira sözleşmesi yapılacağına istinaden gönderilen kapora bedelinin; BORÇLAR KANUNU SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME HÜKÜMLERİ gereğince davalı tarafından davacıya iadesi gerektiğini, T.C. Beyoğlu ...... Noterliğinin 12/12/2023 tarih ve ..... yevmiye no ile gönderilen ihtarnamesinde; taslak sözleşmenin taraflarca imzalanmadığı, kiralananın kullanıma hazır hale getirilmediği, anahtar teslimi yapılmadığı ve kira ilişkisi doğmadığı için ödenen kaparo bedelinin derhal iadesi kendisinden talep edildiğini, ancak davalı bu ihtarnameye rağmen kapora bedelini iade etmediği için; kendisine karşı Bakırköy ...... İcra müdürlüğü ..... sayılı icra takibi açıldığını, davalı taraf anahtar teslimini gerçekleştiremediği ve kiralananın hiçbir zaman müvekkilinin istifadesine sunamadığından, taraflar arasında sözlü dahi kira anlaşması kurulamadığından müvekkilinin tarafından akdin gerçekleşeceğine inanılarak ödenen kaporanın müvekkiline iadesi gerektiğini bu nedenlerden dolayı eyfiyetin tetkik ve muhakemesi ile davalı tarafından Bakırköy ...... İcra ..... sayılı dosyasında takipte kalan kısım 807.500,00TL si için itirazın iptali ile davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve takibin devamına, yargılama giderleri, ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili Bakırköy ...... Asliye Hukuk Mahkemesinin ..... Esas, ...... Karar sayılı dosyasına sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkil dava konusu taşınmazın kiralanması için internet sitesine ilan verildiğini bunun üzerine davacı şirket yetkilisi ..... söz konusu taşınmazı kiralamak için görmek istediklerini belirttiğini, davacı Şirket yetkilileri kiralanacak taşınmazı gezip kiralamaya karar verdiklerini 25.11.2023 tarihinde müvekkile ilettğini, müvekkil de taşınmazın kiralanması için mutlaka yangın sigortasının yapılması gerektiğini aksi halde taşınmazı kiraya vermeyeceğini belirttiğini, davacı taraf bu hususu kabul ettiğini belirttiğini, bunun üzerine taraflar arasında kira ilişkisi kurulduğundan müvekkil taşınmazın kiralık ilanını internet sitesinden kaldırdığını, tamamen davacıdan kaynaklanan nedenlerden ötürü 29.11.2023 tarihli sözlü kira sözleşmesi yazılı kira sözleşmesine dönüşmediğini, bu husus müvekkil ile davacı şirket yetkili arsında yapılan ..... yazışmalarıyla sabit olduğunu, müvekkilin sözlü kira sözleşmesinin yazılı kira sözleşmesine dönüşmemesinde hiçbir kusuru bulunmadığını, nitekim müvekkil yazılı kira sözleşmesini imzalamaya hazır olmakla birlikte davacı taraftan haber beklemediğini, davacı tarafından keşide edilen Beyoğlu .... Noterliği .... yevmiye numaralı ve 12.12.2023 tarihli ihtarname ile kapora bedelinin tamamını talep ettiğini işbu nedenlerle Yargıtay kararları ışığında; taraflar arasında sözlü kira sözleşmesi kurulduğu, söz konusu taşınmazın fiili kullanımı 29.11.2023 tarihinde sözlü kira sözleşmesi ile davacı tarafa tahsis edildiği, davacı tarafın kusuru nedeni ile 29.11.2023 tarihli sözlü kira sözleşmesinin yazılı kira sözleşmesine dönüşmediği, davacı tarafın taşınmaza yangın sigortası yapılacağını kabul etmesi, ve sigortacılarla görüştüğünü beyan ederek müvekkili oyalaması, Müvekkilin 24 gün boyunca taşınmazı bir başkasına kiraya veremediği ve taşınmazı kullanamış olması sebebi ile zarara uğradığı hususların dikkate alınarak haksız, kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilmiş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...... Esas, ...... Karar sayılı, 30/05/2024 tarihli ilamı ile verilen görevsizlik kararı ile dosya mahkememizin yukarıda yazılı esas sırasına kaydedilmiştir.
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, kapora bedeli için ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ...... numaralı dosyasında; 27/06/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Bakırköy ...... İcra Dairesinin ..... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 1.000.000,00-TL Kapora Bedeli (İstenen: yıllık Adi Kanuni Faiz) 7.500,00-TL Takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.007.500,00-TL yönünden 08/01/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak kapora bedelinin gösterildiği, davalı tarafından 17/01/2024 tarihinde ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, faize ve diğer tüm ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle taraflar arasında yapılan sözlü anlaşma gereği İzmir ili ..... İlçesi ..... mah. 301 sok. no 3 ‘deki fabrika niteliğindeki taşınmazın davacıya kiralanmasına ilişkin davacı tarafından davalıya 29/11/2023 tarihinde ödenen kapora bedelinin iadesi talebinin şartları oluşup oluşmadığı, davalının savunması kapsamında oluşan zararının olup olmadığı ve zarar nedeni ile davalının hapis hakkının olup olmadığı, iade şartları oluştu ve hapis hakkı yok ise davacının sebepsiz zenginleşme kapsamında alacak miktarının takip turarı kadar olup olmadığı, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
Türk Borçlar Kanunu 177.maddesinde; "bağlanma parası, sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel adet olmadıkça bağlanma parası esas alacaktan düşülür. " hükmü yer almaktadır.
"...Davacı ve davalının Denizli ilinde bulunan ve davalı tarafından işletilen ...... parkın davacıya devri konusunda sözlü olarak anlaştıkları ve uyuşmazlık konusu bedelin de kapora olarak ödendiği, ancak sözleşmenin kurulamaması sebebiyle davacının Türk Borçlar Kanunu 177 maddesi uyarınca ödediği bedelin iadesini talep ettiği anlaşılmakla ; kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkemece tesis edilen kararda herhangi bir hukuka aykırı yön görülmediğinden davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün istinaf sebeplerinin HMK'nun 353/1.b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi, 28.09.2020 Tarih, : ..... Esas, ..... Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; davalıya ait İzmir Torbalıda bulunan taşınmazın kiralanması için taraflar arasında sözlü anlaşma yapıldığı, bu anlaşma kapsamında davacı tarafça 29/11/2023 tarihinde "İzmir torbalıda kiralık fabrika binası kapora bedeli" açıklaması ile davalının banka hesabına 1.000.000,00-TL ödeme yapıldığı, davalının aralarındaki anlaşmayı inkar etmediği sözleşmenin davacı tarafından ihlal edildiğini savunduğu ve kendisinin de sözleşmenin kurulamaması nedeniyle bir takım masraflar yaptığı iddiasıyla bu yöndeki talep ve dava haklarını saklı tuttuğunu beyan etmiştir. Davalı vekilinin bu beyanları nedeni ile kendisine 19/06/2025 tarihli duruşmada kesin süre verilmiş, verilen kesin sürede hapis hakkına dair zarar iddiası bakımından belge sunulmamıştır. Bu hali ile davalı bu miktarın kaparo bedeli olarak değil; kira alacaklarının tazmini amacıyla gönderdiğini ve bu miktar üzerinde hapis hakkını kullandığını belirtse de bu savunma aynı güçteki yazılı delille ispatlanmamıştır.
Neticeten, davacı tarafından davalıya sözleşmenin kurulması aşamasında 1.00.000,00 TL tutarın bağlanma parası (kapora) olarak verdiğini dekont açıklaması şeklindeki yazılı delille sunulmuş, davalı taraf ihtirazi kayıt sunmadan bu parayı kabul etmiştir. Kapora bedeli üzerinde maddi zararı nedeniyle alıkoyma ve mahsup hakkını kullandığını iddia eden davalı maddi zararını da ispat edememiştir. Davalı taraf yemin deliline de dayanmadığından, davacının davasını ispatladığı anlaşılmakla açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Takip konusu alacak 29/11/2023 tarihinde "İzmir torbalıda kiralık fabrika binası kapora bedeli" açıklamalı dekonta dayandığından taraflarca bilinebilir ve likit bir alacak niteliğinde olup İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,
1-Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 807.500,00-TL asıl alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca yasal faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 161.500,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 55.160,32-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 8.752,59-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 46.407,73-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 8.752,59-TL peşin nispi harç, 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 9.240,99-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 1.530,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,
8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 125.050,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına,
10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2025
Katip ......
¸e-imzalı
Hakim ......
¸e-imzalı