T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/322 Esas
KARAR NO: 2025/517 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 16/04/2025
KARAR TARİHİ: 18/06/2025
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 18/06/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; İhyası talep edilen .... Sanayi Limited Şirketi, 17.03.2008 tarihinde kurulmuş olup merkezi .... Cad. No:17/A Bahçelievler/İstanbul olduğunu, söz konusu şirketin ticaret sicil müdürlüğünce 18.02.2015 tarihinde resen terkin edilmiş olduğunu, bu hususun 24.02.... tarihli .... sayılı ticaret sicil gazetesinde de ilan edildiğini, alacaklının dava dışı .... Bankası A.Ş tarafından ihyası istenilen .... Sanayi Limited Şirketi ile dava dışı ..., ... ve .... aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü .... E. (Eski ... Esas) Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, işbu icra dosyasının; alacaklı ile müvekkili şirket arasında imzalanmış olan Alacak Temlik Sözleşmesi gereğince ... Varlık Yönetim A.Ş.’ye devir ve temlik edildiğini, temlik sözleşmesinin işbu dilekçe ekinde mübrez olduğunu, ... Varlık Yönetim A.Ş., 10.06.2014 tarihli Olağanüstü Genel Kurul kararı ile ... Varlık Yönetim A.Ş. ile “... Varlık Yönetim A.Ş.” hükmi çatısı altında birleştiğini, ... Varlık Yönetim A.Ş., 17/03/2017 tarihli karar ile ... Varlık Yönetim A.Ş. ile “... Varlık Yönetim A.Ş.” hükmi çatısı altında birleştiğini, ... Varlık Yönetim A.Ş. 25.06.2020 tarihli Olağanüstü Genel Kurul kararı ile ... Varlık Yönetim A.Ş. ile “... Varlık Yönetim A.Ş.” hükmi çatısı altında birleştiğini, söz konusu alacakların taraflarınca temlik alınması sonrasın icra dosyasında haciz işlemlerine devam edildiğini ve dosya borçlularından dava dışı ... adına kayıtlı Tekirdağ ili,... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mezarlığı mevkii 416 ada 2 nolu parsel nitelikli taşınmaza haciz koyulduğunu, haciz sonrası müvekkili şirketin alacağını tahsil amacı ile söz konusu hacizli taşınmazın satış işlemlerine başlanıldığını, bu kapsamda da Çorlu İcra Dairesi .... TL. Sayılı dosyasına haczedilen taşınmazın kıymet taktiri için talimat yazıldığını ve talimat müdürlüğünce rapor tanzim edilerek esas dosyasına ibraz edildiğini, satış işlemlerine devam edilebilmesi için söz konusu kıymet taktiri raporunun taraflara tebliğ edilmesi ve kesinleşmesinin gerektiğini, ancak dosya borçlularından .... Sanayi Limited Şirketi resen ticaret sicilden terkin edildiği için söz konusu şirkete tebligat yapılamadığını, bu haliyle de icra dosyası sürüncemede kaldığını, gerekli satış merasimleri taraflarınca yerine getirilemediğinden müvekkilinin de alacağını tahsil edememekte ve zarara uğramakta olduğunu, icra müdürlüğünden ihya davası açmak üzere yetki verilmesi talep edildiğini, Müdürlükçe de bu taleplerinin kabul edilerek icra işlemlerine devam edilebilmesi için taraflarına dava açmak üzere yetki verildiğini, bu kapsamda ... sicil numaralı ... Sanayi Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün , TTK M. 32 Ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 Hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtıldığını ve şirket kayıtlarının sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, neticede davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 18/06/2025 tarihli celsede yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin olduğunu beyan etmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava ; 6102 sayılı TTK' nın geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilen şirketin ihyası ve yeniden ticaret siciline tescili istemine ilişkin olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK' nın 320. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu: 6102 sayılı TTK' nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketin ihya koşullarının oluşup oluşmadığı, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde ek tasfiye için tasfiye memurunun atanmasının gerekli olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; ihyası istenilen ... sicil numarasında kayıtlı ... SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ'nin adresinin, ... Cad. No: 17/A Bahçelievler/İSTANBUL olduğu görülmüştür.
İhyası istenen şirketin merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 547/1. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.12.2018 Tarih ve 2017/11-2924 E. - 2018/1935 K. sayılı ilamı) incelenip sonuçlandırılmıştır.
Dosya kapsamından ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı TTK' nın geçici 7. maddesi uyarınca " adresin tespit edilememesi" gerekçesiyle 18/02/2015 tarihinde davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından sicilden re'sen terkin edildiği görülmüştür.
Terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında, üçüncü kişiler tarafından 6102 sayılı TTK' nın geçici 7. maddesinin onbeşinci fıkrasına istinaden açılan ihya davaları, 6102 sayılı TTK' nın 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğindedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02.04.2024 Tarih ve 2024/1565 E. - 2024/2662 K. sayılı ilamı) İş bu yargılama dosyasındaki talepte bu mahiyettedir.
Somut uyuşmazlıkta: Davacının, ihyası istenilen şirkete yönelik İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra dosyasının görülmesi, yürütülmesi (satış işlemleri) ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere huzurdaki davayı açtığı; davacının ilgili takipte alacaklı sıfatında, ihyası istenen şirketin borçlu sıfatında olduğu ve talebin alacak istemine ilişkin olduğu, takibin derdest olduğu, bu haliyle derdest takipte taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve icra takibinin yürütülmesinin temini bakımından ihya talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır.
6102 TTK. 547/2 maddesinde; '' Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm dikkate alınarak, ihyası istenen şirketin ortağı ve yetkilisi olan ... (TCKN: ...)'ün tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davalı Ticaret Sicili Müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Davalı ticaret sicil müdürlüğünün terkin işlemlerini usulüne ve mevzuata uygun yapmadığına dair bir iddianın da davacı tarafça ileri sürülmediği gözetildiğinde, kanuni görevini yapan davalı ticaret sicil müdürlüğünün vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması mümkün değildir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 10.11.2022 Tarih ve 2022/1897 E. - 2022/1492 K. sayılı ilamı)
Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE,
-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken 18/02/2015 tarihinde 6102 Sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilen ... SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ'nin sicildeki terkin kaydının İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının görülmesi, yürütülmesi (satış işlemleri) ve infazı işlemleri işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA,
2-Şirket ortağı ve yetkilisi ... (TCKN: ....)'ün 6102 Sayılı TTK'nın 547/2. maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirket ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına,
3-Karar kesinleştiğinde keyfiyetin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nce TESCİL VE İLAN EDİLMESİNE, ilan ve müzekkere masraflarının davacı tarafça karşılanmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harcın karar ve ilam harcından mahsubuna, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/06/2025
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı