T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/354 Esas
KARAR NO : 2025/1008
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/04/2025
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın taşıma işiyle uğraştığını ve davalı tarafla arasında hizmet ilişkisi olduğunu, takibe
konu faturalar nezdinde kısmi ödemeler yapıldığını ancak 190.000,00 TL bakiye alacakları
olduğunu, alacağının tahsili amacıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası
üzerinden davalı taraf hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini ve takibin
durdurulduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra
inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya
bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafından sunulmuş cevap dilekçesi bulunmamaktadır.
DELİLER VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 190.000,00-TL fatura alacağı, 50.101,13-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 240.101,33-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında mevcut servis taşıma sözleşmesi kapsamında ödenmeyen hizmet bedelinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibi nedeniyle davacının fatura alacağının bulunup bulunmadığı, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı hususlarının tespiti istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "...Davacı tarafın 2024 yılı defterlerinin işletme usulüne göre tutulduğu, işletme defterinin tek düzen
hesap planına haiz olmadığından taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin muhteviyatı gereği
tutulamadığı/takip edilemediği,
davacı tarafın ticari defterleri üzerinden taraflar arasındaki borç alacak bakiye durumunun
tespitinin mümkün olmadığı ancak davacı tarafın ticari defterlerinde davalı tarafa düzenlediği
takibe konu 4 adet faturanın içinde bulunduğu 7 adet faturanın kayıtlı olduğu,
davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı davalı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait takibe konu 4
fatura ile birlikte toplam 7 adet ve 416.212,50 TL tutarlı faturanın olduğu,
davacı tarafından dosya muhteviyatına sunulan davacı tarafa ait ... Bankası’nın ...
numaralı hesabının 01.01.2024-31.12.2024 tarih aralıklı hesap ekstresinde, dava konusu olay
çerçevesinde davacı tarafa muhtelif tarihlerde yapılan toplam 11 adet ve 270.000,00 TL tutarlı
ödemenin tespit edildiği, iş bu ödemelerin fatura bazlı/esaslı yapılmadığı, muhtelif tarihlerde
peyder pey olarak yapıldığı, bu nedenle takibe konu faturalar nezdinde doğrudan doğruya
değerlendirme yapılamadığı ancak tüm faturalar ve tüm ödemeler üzerinden değerlendirme
yapılabildiği,
netice itibariyle,
2024 yılında davacı tarafın davalı tarafa toplam 416.212,50 tl tutarlı fatura düzenlediği ve davalı
tarafın davacı tarafa 270.000,00 TL tutarlı ödeme yaptığı,
bu duruma göre davacı tarafın davalı taraftan 146.212,50 tl alacaklı olduğu ve takip tarihi
itibariyle 146.212,50 tl tutarlı alacağı talep edebileceği,
davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, borcu olmadığını ispat etmesi
gerektiği,
davacı tarafın takip tarihi itibariyle 50.101,33 TL tutarlı işlemiş faiz talebinin olduğu ancak davalı
tarafın takip tarihinden önce temerrüde düştüğünün/düşürüldüğünün ispat edilmesi gerektiği,
davacı tarafın takip tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizi talep edebileceği...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için tayin edilen günde davalı tarafın yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını inceleme gün ve saatinde hazır bulundurmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defterlerine göre de davalıdan 146.212,50-TL tutarında alacağı olduğunun sabit olduğu, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, HMK m. 222/3 hükmü gereğince tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispatın sunulan defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceği kabul edildiğinden davacının ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak asıl alacağı yönünden davasını ispat ettiği, davalı tarafı temerrüde
düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmadığından davalı tarafın icra takibi başlatılmadan önce temerrüde düşürülmediğinin anlaşıldığı ve bu nedenle davacı tarafın işlemiş faiz talep edemeyeceği anlaşılmakla, davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 146.212,50-TL asıl alacak yönünden iptaline, fazlaya ilişkin asıl alacak ve işlemiş faiz talebi yönünden reddine, İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 146.212,50-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Hükmedilen alacağın %20'i olan 29.242,50-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 9.987,77-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 2.899,83-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 7.087,94-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Davacı tarafından yatırılan toplam 3.602,73-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 7.505,00-TL'nin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 5.775,09-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 3.539,70-TL'sinin davalıdan, 1.060,30-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı mazeretli davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza