T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/564 Esas
KARAR NO: 2025/742 Karar
DAVA: Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli)
DAVA TARİHİ: 07/07/2025
KARAR TARİHİ: 17/09/2025
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 24/09/2025
Davacılar tarafından mahkememizde açılan Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ...... ve ...... 'ın, diğer ortak ..... (TC: .....) ile birlikte İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne .... sicil numarası ile kayıtlı ..... Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (VN: .....)’nin ortakları olduğunu, şirketin ortaklık yapısı, İstanbul Ticaret Sicili’nde yayımlanan pay devri ilanına göre; ..... : 3.120 adet pay (%52), ......: 1.440 adet pay (%24), ..... : 1.440 adet pay (%24) sahibi olduklarını, müvekkillerinin, toplamda %76 oranında ortaklık payına sahip olduğunu, müvekkillerinin şirketin faaliyetleri ve devamı hakkında gerekli iş ve işlemler için gerekli toplantıların yapılması gerektiğini diğer ortak .....'a iletmiş olsa da taraflar arasındaki anlaşmazlık ve husumet nedeniyle şirket içinde karar alınamadığını ve aktif faaliyet yürütülemediğini, bu doğrultuda diğer ortağa bir takım çağrılar yapılmış ise de anılan ortağın umursamaz tavırları işbu dava ile yetki istenilmesine sebebiyet verdiğini, şirketin, fiilen herhangi bir ticari faaliyette bulunmadığını, ortaklar arasında güven ilişkisinin tamamen zedelendiğini, karar alma süreçlerinin kilitlenmiş durumda olduğunu, bu haliyle şirketin devamının müvekkilleri açısından çekilmez hale geldiğini, müvekkillerinin şirketin sona erdirilerek tasfiyeye gidilmesini istediğini, bu yönde defaatle diğer ortak ......'a ihtarda bulunduğunu, ancak diğer ortak .....'ın hiçbir gerekçe göstermeksizin şirketin feshine muvafakat etmediği gibi toplantı hususunda da işlem tesis etmediğini, bu durumun, şirket içinde karar alınmasını, şirketin işleyişini imkânsız hale getirdiğini, hali hazırda aktif bir faaliyet söz konusu olmadığını ve şirketin işlemleri için gerekli toplantılar yapılamadığını ve kararların alınamadığını, müvekkillerinin sermaye toplamının %76 olduğunu, şirketin işeyişi hakkında toplantı yapılıp karar alınmasının gerektiğini, ancak bu noktada sayın mahkemenizden toplantıya davet yetkisi alınmazı elzem hale geldiğini, TTK m.410/2 gereği şirketin çoğunluk hisse sahibi müvekkillerinin “Genel Kurulu Toplantıya Çağırma İzni” verilmesini, davanın kabulü ile müvekkilerine “Genel Kurulu Toplantıya Çağırma İzni” yetkisi verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete mahkememizce tebligat çıkarıldığı, usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davalı şirket tarafından davaya süresi içerisinde cevap verilmediği görüldü.
Dava dilekçesi, sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava; 6102 Sayılı TTK' nın 617/3. maddesi yollaması ile TTK 410 ve devamı uyarınca genel kurulu toplantıya çağrı izin istemine ilişkin olduğu görülmüştür.
Davalı şirketin sicil kaydının incelenmesinde; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ..... sicil numarasına kayıtlı ..... GIDA TURİZM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin; ..... Mah. ..... Sk. No: 20A Esenyurt/İSTANBUL adresinde sicilde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Davalı şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 412. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır.
TTK'nın 410. maddesi "(1)Genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. Tasfiye memurları da, görevleri ile ilgili konular için, genel kurulu toplantıya çağırabilirler. (2) Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir." şeklindedir.
TTK'nın 411. maddesi "(1) Sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler. Esas sözleşmeyle, çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabilir.(2) Gündeme madde konulması istemi, çağrı ilanının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanmasına ilişkin ilan ücretinin yatırılması tarihinden önce yönetim kuruluna ulaşmış olmalıdır. (3) Çağrı ve gündeme madde konulması istemi noter aracılığıyla yapılır. (4) Yönetim kurulu çağrıyı kabul ettiği takdirde, genel kurul en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılır; aksi hâlde çağrı istem sahiplerince yapılır." şeklindedir.
TTK 412. maddesi "Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir. Mahkeme toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. Kararında, kayyımın, görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir. Zorunluluk olmadıkça mahkeme dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir. Karar kesindir." şeklindedir.
TTK 617. maddesi "(1) Genel kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılır. Olağan genel kurul toplantısı, her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılır. Şirket sözleşmesi uyarınca ve gerektikçe genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılır. (2) Genel kurul, toplantı gününden en az onbeş gün önce toplantıya çağrılır. Şirket sözleşmesi bu süreyi uzatabilir veya on güne kadar kısaltabilir. (3) Toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler, Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanır. Her ortak kendisini genel kurulda ortak olan veya olmayan bir kişi aracılığıyla temsil ettirebilir. (4) Herhangi bir ortak sözlü görüşme isteminde bulunmadıkça, genel kurul kararları, ortaklardan birinin gündem maddesi ile ilgili önerisine diğer ortakların yazılı onayları alınmak suretiyle de verilebilir. Aynı önerinin tüm ortakların onayına sunulması kararın geçerliliği için şarttır." şeklindedir.
TTK 624. maddesi "(1) Şirketin birden fazla müdürünün bulunması hâlinde, bunlardan biri, şirketin ortağı olup olmadığına bakılmaksızın, genel kurul tarafından müdürler kurulu başkanı olarak atanır. (2) Başkan olan müdür veya tek müdürün bulunması hâlinde bu kişi, genel kurulun toplantıya çağrılması ve genel kurul toplantılarının yürütülmesi konularında olduğu gibi, genel kurul başka yönde bir karar almadığı ya da şirket sözleşmesinde farklı bir düzenleme öngörülmediği takdirde, tüm açıklamaları ve ilanları yapmaya da yetkilidir. (3) Birden fazla müdürün varlığı hâlinde, bunlar çoğunlukla karar alırlar. Eşitlik hâlinde başkanın oyu üstün sayılır. Şirket sözleşmesi, müdürlerin karar almaları konusunda değişik bir düzenleme öngörebilir." şeklindedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)’nun 396. Maddesine göre “kayyım”, “vasi” gibi bir vesayet organı olup 403/2. maddesine göre, “Kayyım, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır.” Kayyımın görev ve yetkilerinin sınırları hangi iş için atanmış ise o iş ile sınırlı olup kural olarak genel temsil yetkisine sahip değildir. Uygulamada ve öğretide kayyımlık türleri, TMK düzenlemelerine göre temsil kayyımı (TMK, m.426), yönetim kayyımı(TMK, m.427) ve isteğe bağlı (iradî) kayyım (TMK, m.428) olmak üzere üçlü bir ayrıma tabi tutulur. Ancak bazı kaynaklarda TMK 428. Madde kapsamında düzenlenen isteğe bağlı kayyım atanması, yönetim kayyımının bir alt türü olarak kabul edilmektedir.
6102 sayılı TTK'nın anonim şirketlerde genel kurulun toplanmasına ilişkin çağrı usulünü düzenleyen 410. Maddesinde; genel kurulun, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabileceği, tasfiye memurlarının da görevleri ile ilgili konular için genel kurulu toplantıya çağırabilecekleri, yönetim kurulunun devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkan bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında mahkemenin izni ile tek bir pay sahibinin genel kurulu toplantıya çağırabileceği ve mahkemenin vereceği kararın kesin olacağı düzenlemesi bulunmaktadır.
Bilindiği üzere TTK'nın 412. maddesi, madde başlığı da gözetildiğinde, anonim şirketlerde genel kurulun toplantıya çağrılmasına mahkemece izin verilmesi halini düzenlemektedir. Maddede de belirtildiği üzere, mahkemece bu yoldaki istem yerinde görülürse, gündemi düzenlemek ve genel kurul çağrısı yapmak üzere pay sahipleri adına bir kayyım atanmalı ve kararda kayyımın görev ve yetkilerinin gösterilmesi ile yetinilmelidir. Diğer bir söyleyişle atanan kayyım, mahkemenin değil pay sahiplerinin adına görev ifa etmelidir. Kanuni düzenleme, genel kurulu toplantıya çağıran süjenin mahkeme olmayıp pay sahipleri adına hareket edecek olan kayyım olduğunu belirlemektedir.
Somut olayda: 6102 sayılı TTK' nın 411. maddesi kapsamınd,; sermayenin en az onda birini oluşturan pay sahipleri yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını isteyebilirler. Ancak, iş bu yargılama dosyasında pay sahibi davacılar davalı şirket yönetimine / müdürüne yazılı olarak başvurmamışlardır. Bu haliyle özel dava şartı gerçekleşmemiş ve bu dava şartının sonradan tamamlanması da mümkün olmadığından, açılan davanın özel dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın 6100 sayılı HMK m. 114/2 ve 115/2 hükümleri gereğince özel dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin harcın karar ve ilam harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
Dair; 6102 sayı TTK'nın 412. maddesi gereğince KESİN olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2025
Başkan .....
¸e-imzalı
Üye ......
¸e-imzalı
Üye ......
¸e-imzalı
Katip ......
¸e-imzalı