T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/590 Esas
KARAR NO: 2025/654 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/03/2025
KARAR TARİHİ: 07/08/2025
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 07/08/2025
Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 27/03/2025 Tarih, ... Esas, ... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilen Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesinde; İbis otelin boya işlerini alan arkadaşı ... tarafından tanıştırıldığı .... Otel'in sahibi ... adlı şahsın otelinin, ince işleri ve ahşap işlerinin hak edişlerini yapması için teklifte bulunduğunu, bu teklif üzerine sözleşmenin hazırlandığını, sözleşmenin taraflarca imza altına alındığını, bu sözleşmeye istinaden ... tarafından 17/01/2023 tarihinde ....bank hesabına 50 bin TL ön ödeme yapıldığını, sözleşmenin hazırlanma aşamasında icraya konulu teminat senedinin davalı tarafça doldurulduğunu, kendisine de adını, soyadını, adresini, senedin hazırlanan sözleşmeye sözleşmeye teminatlı olduğunu senedin üstüne de yazmasını isteyerek imza attırdığını, işi teslim ettiği zaman bu senedi yırtıp atacaklarına dair kendisine güvence verildiğini, işi teslim etmesine rağmen kötü niyetli olarak işleme sokacaklarını bilmediğini, ilgili senetinb orç senedi olmadığını, şahsın firması ile yaptığı hakediş yapım sözleşmesine teminat olarak hazırlandığını ancak gereğinden fazla miktar olan 30 bin TL'yi de ekleyerek hazırlanan senet olduğunu, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, bütün işleri tamamlayıp kendisine teslim etmiş olmasına rağmen iş tesliminden 1 sene sonra art niyetli olarak icra takibi yapıldığını, bu dava konusu olarak açtığı mahkemede Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas, .... esas ile takibin taliki ve iptali davasında kısmen kabul ile kısmen reddedildiğini, süre dışında yapılan icra işlemlerin fekkine karar verildiğini, senet üzerinde hazırlanma yeri yazmadığını, kambiyo olarak da işlem göremeyeceğini, ilgili senet üzerinde de sözleşmeye atıflı senet yazdığını ve kambiyo olarak işlem hakkı da olmadığını, bu nedenlerle senet teminat senedi olduğu için takip hakkı olmamasına rağmen faizle işleme konmasına itiraz ettiğini, taleplerinin kabulü ile davalı şahıs ile arasında mevcut ve geçerli bir borç ilişkisinin bulunmadığının tespitini, Bakırköy ... İcra Dairesi'nin .... esas sayılı haksız icra takibinin durdurulmasını ve iptalini, bu dava sebebiyle uğramış olduğu zararların yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak şahsına verilmesini, vekalet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin 16/07/2025 tarihli ara karar ile; "Arabuluculuk Son Tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini 1 HAFTALIK KESİN SÜRE içerisinde sunmasının istenmesi için davetiye çıkarılmasına, sunmadığı takdirde davanın usulden reddedileceği hususunun ihtarına," hususunda davacıya ihtaratlı davetiye çıkartılmıştı.
Davacı 25/07/2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde arabuluculuk başvuru formunu dosyaya sunduğu görülmüştür.
Dava dilekçesi, taraf beyanları, icra dosyası ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, menfi tespit isteminden ibarettir.
Dava konusu, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine esas senet ve icra takibinden kaynaklı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti mahiyetinde olduğu görülmüştür.
Dava şartları bakımından HMK.nın 114 ve 115. maddeleri bakımından re'sen yapılan inceleme sonucunda;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir.
HUAK m. 18/A (2) hükmünde dava şartı arabuluculuğa mutlaka dava açmadan önce başvurulması zorunlu tutulmuştur.
HMK 114/2 ye göre (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. denilerek özel kanunlarla da özel dava şartı getirildiğinden resen inceleme yapılacağı sabittir.
Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 17/06/2020 gün, ... Esas sayılı, ...Karar sayılı ilamı; "Davacı tarafından yukarıda anılan mevzuat uyarınca dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurduğundan bahsettiği ancak buna ilişkin tutanağın sunulmadığı da görülmüştür. Uyuşmazlığın giderilmesinde uyuşmazlık, davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya ibraz edilmemesi halinde bu belgelere UYAP sisteminden ulaşılabilmesi nedeniyle suretinin yeterli olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır.''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi taktirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir'' hükmüyle davacının arabulucuk faaliyetine ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dosyasına sunulmasını ''dava şartı'' olarak kabul etmiş, bu şartın gerçekleşmemesi halinde de müeyyidesinin ne olacağını açıkça kural altına almıştır. Bu yönüyle emredici nitelikte olan norm, hakime taktir yetkisi tanımamıştır. şeklindedir.
6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi; " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. " şeklindedir.
Yine 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi hukmü ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindedir.
"...Davacı tarafça sunulan tutanağa göre anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak düzenlenmeden dava açıldığı açık olduğundan 6325 sayılı kanunun 18/A-2. Fıkrasının birinci cümlesinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının bu yönlere ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir." İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi, 2021/815 Esas, 2021/894 Karar.
Somut olayda; Davacı tarafça dava açılmadan önce özel dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadığı, davacı tarafın sunduğu beyan dilekçesi ekindeki arabuluculuk başvuru formunun incelenmesinde arabuluculuğa başvuru tarihinin dava tarihinden sonra olan 25/07/2025 tarihi olduğu, dava konusu uyuşmazlığın menfi tespit istemine ilişkin olduğu, buna ilişkin davalarda zorunlu arabuluculuğa tâbi olduğu ve dava şartı olarak kabul edildiği, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı, bu nedenle işbu dosyada dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurulmadığı sabit olan davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının ARABULUCULUK ÖZEL DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın, davacı tarafça peşin yatırılan toplam 4.406,00-TL harçtan mahsubu ile 3.790,60-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-Davacı taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı taraflara İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 07/08/2025
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı