AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 32400/06
Ali Kemal BALOĞLU / Türkiye
Başkan
Paul Lemmens,
Yargıçlar
Ksenija Turkovic,
Jon Fridrik Kjolbro,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 28 Şubat 2017 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm) (“Mahkeme”), 31 Temmuz 2006 tarihinde yapılmış olan yukarıdaki başvuruları göz önünde bulundurarak, yapılan müzakerelerin ardından aşağıdaki şekilde karar vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuran Ali Kemal Baloğlu 1948 doğumlu bir Türk vatandaşı olup, Kocaeli’de ikamet etmektedir. Başvuran, Mahkeme önünde, Kocaeli Barosu’na kayıtlı Avukat Ç. Baloğlu tarafından temsil edilmiştir.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
A. Davanın koşulları
3. Davanın koşulları, taraflar tarafından ibraz edildiği şekliyle aşağıdaki gibidir.
4. Dilovası Belediyesi (belediye), 27 Ekim 1999 tarihinde, başvurana ait araziyi kamulaştırmış ve başvurana bir miktar tazminat ödemiştir.
5. Başvuran, 13 Ocak 2000 tarihinde, Gebze Asliye Hukuk Mahkemesi önünde hukuk davası açmış ve ek tazminat talebinde bulunmuştur.
6. Gebze Asliye Hukuk Mahkemesi, 17 Nisan 2000 tarihinde, başvurana 23 Ocak 2000 tarihinden itibaren yasal oran üzerinden işletilen faiz miktarı hariç olmak üzere, 11.817 Türk lirası (TRL) (söz konusu zamanda yaklaşık 20.000 avro) ödenmesine karar vermiştir.
7. Yargıtay, 17 Nisan 2001 tarihinde, ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.
8. Başvuran, 25 Haziran 2001 tarihinde mahkeme kararının icra edilmesi için Kocaeli İcra Müdürlüğüne başvurmuştur.
9. Belediye, 15 Şubat 2008 tarihinde söz konusu meblağı ödemiştir.
B. İlgili iç hukuk
10. Aşağıda anılan Tazminat Komisyonuna ilişkin (bkz., §§ 13-14) ilgili iç hukuka ve uygulamaya dair bilgilere Turgut ve Diğerleri / Türkiye (k.k.), no. 4860/09, 26 Mart 2013; Demiroğlu / Türkiye (k.k.), no. 56125/10, 4 Haziran 2013; ve Yıldız ve Yanak / Türkiye (k.k.), no. 44013/07, 27 Mayıs 2014 kararlarından erişilebilir.
ŞİKÂYETLER
11. Başvuran, yetkililerin yerel mahkeme tarafından ödenmesine hükmettikleri tazminatı geciktirmeleri nedeniyle zarara uğradığı konusunda şikâyetçi olmuştur. Şikâyeti kapsamında, başvuran, Sözleşme’nin 6. maddesine ve 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesine dayanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
12. Başvuran, Sözleşme’nin 6. maddesi ve Sözleşme’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca icra işlemlerinde yaşanan aşırı gecikme nedeniyle finansal zarara uğradığını iddia etmiştir.
13. Hükümet, 9 Ocak 2013 tarihli 6384 sayılı Kanun uyarınca, yargılamaların uzunluğuna ve kararların icra edilmemesine ilişkin başvuruların ele alınması amacıyla yeni bir Tazminat Komisyonunun kurulduğunu belirtmiştir. Tazminat Komisyonu yetkilerinin 16 Mart 2014 tarihinde genişletildiğini ve bu bağlamda, diğerlerinin yanı sıra, uzun yargılama ve enflasyonun etkisiyle kamulaştırma bedelindeki değer kaybının telafi edilmediğine yönelik şikâyetleri inceleme yetkisi verilmiştir. Hükümet, bu doğrultuda, Tazminat Komisyonuna herhangi bir başvuruda bulunulmadığı için başvuranların iç hukuk yollarını tüketmediklerini ileri sürmüştür.
14. Mahkeme, Hükümet tarafından belirtildiği üzere, Ümmühan Kaplan/Türkiye (no. 24240/07, 20 Mart 2012) davasında pilot karar usulünün uygulanmasının ardından Türkiye’de yeni bir iç hukuk yolunun uygulanmakta olduğunu dikkate alır. Ardından, Mahkeme yukarıda anılan Demiroğlu / Türkiye ((k.k.), no. 56125/10, 4 Haziran 2013) davasına ilişkin verdiği kararında, başvuranların iç hukuk yollarını, yani yeni hukuk yolunu tüketmedikleri gerekçesiyle başvuruyu kabul edilemez bulmuştur. Bu kararı verirken Mahkeme özellikle, bu yeni hukuk yolunun önceden (a priori) erişilebilir olduğunu ve yetkililerin adli kararları icra etmemelerine ilişkin şikâyetler için makul bir tazminat yolu sunabildiğini değerlendirmiştir.
15. Mahkeme, Ümmühan Kaplan (yukarıda anılan, § 77) davasındaki kararında, yeni hukuk yolunun uygulanmasından önce Hükümete tebliğ edilmiş olan bu tür başvuruları, normal usul uyarınca inceleyebileceğini vurguladığını belirtmiştir.
16. Ancak, Hükümet’in başvuranın 6384 sayılı Kanunla getirilen yeni iç hukuk yoluna başvurmadığına ilişkin ilk itirazını göz önünde bulundurarak Mahkeme, yukarıda anılan Demiroğlu davasında vardığı sonucu yinelemektedir.
17. Yukarıdaki bilgiler ışığında, Mahkeme, Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4 madde hükümleri kapsamında başvuruların iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğine karar vermiştir
Bu gerekçelerle, Mahkeme oybirliğiyle,
Başvuruların kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak tanzim edilmiş ve 23 Mart 2017 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Hasan BakırcıPaul Lemmens
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy