Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2007-4-150 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 08-06/63-20
Karar Tarihi : 17.1.2008
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10
Üyeler : M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN,
Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE
B. RAPORTÖRLER : Dr. Oğuzkan GÜZEL, K. Oğuz KARAKOÇ,
Sinan BOZKUŞ, Hale SAĞLAM
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Bankalararası Kart Merkezi A.Ş.
Temsilcileri: Prof. Dr. Erden KUNTALP, Av. Dr. Güzin
PEKGÜÇLÜ, Av. Işın AÇAN 20
Reşit Galip Cd. Hirfanlı Sk. No:7/3-4 GOP/Ankara
D. İLGİLİ TARAF : Bankalararası Kart Merkezi A.Ş.
Nispetiye Cd. Akmerkez E3 Blok K:3 34337 Etiler/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Bankalararası Kart Merkezi A.Ş. (BKM)’nin, Yönetim
Kurulu kararlarıyla, kredi kartlarına ilişkin ortak takas komisyonu oranı
belirlemesine yönelik süresiz muafiyet talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Dosya konusu uygulamaya ilişkin bir şikayet üzerine 30
yapılan önaraştırma sonucunda, 23.12.2003 tarih, 03-82/997-M sayılı Kurul
kararı ile BKM hakkında soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma kararını takiben,
ilgili teşebbüs birliği, 15.1.2004 tarihinde, BKM’nin faaliyetlerine ilişkin bireysel
muafiyet başvurusunda bulunmuş, bunun üzerine Kurul 22.4.2004 tarih, 04-
27/325-M sayılı kararı ile bu başvuruyu da soruşturma kapsamında
değerlendirmiştir.
Soruşturmaya ilişkin 1.7.2005 tarih, 05-43/602-153 sayılı Kurul kararı
çerçevesinde, BKM, takas komisyonu oranının hesaplanmasına yönelik formülde
gerekli değişiklikleri yaparak 8.11.2005 tarih, 7834 sayılı yazı ile Kuruma
başvuruda bulunmuştur. Kurulun 4.1.2006 tarih, 06-01/9-4 sayılı kararı ile 40
uygulamaya 8.11.2005 tarihinden itibaren iki yıl süre ile muafiyet tanınmasına
karar verilmiştir.
Son olarak, Kurum kayıtlarına 5.9.2007 tarih, 5867 sayı ile giren başvuru üzerine
düzenlenen 11.1.2008 tarih, 2007-4-150/Öİ-08-OG sayılı Muafiyet Ön İnceleme
08-06/63-20
2
Raporu aynı tarih, REK.0.08.00.00-120/11 sayılı Başkanlık önergesi ile 08-06
sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Raporda,
- BKM’nin, Yönetim Kurulu kararlarıyla ortak takas komisyonu belirlemesinin,
4054 sayılı “Rekabetin Korunması Hakkında Kanun” kapsamında bir teşebbüs 50
birliği kararı olduğu ve Kanun’un 4. maddesinin “Mal veya hizmetlerin alım ya da
satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut
satım şartlarının tespit edilmesi” şeklindeki (a) bendine aykırılık oluşturduğu,
- Kartlı ödeme sistemleri pazarının kendine özgü koşulları nedeniyle, birlikte
takas komisyonu belirlenmesi faaliyetinin, bazı koşulları sağlaması halinde
Kanun’un 5. maddesi kapsamında muafiyetten yararlanabileceği, ancak şu anda
uygulanan haliyle bu koşulların gerçekleşmediği,
- Çok taraflı takas komisyonu uygulamasına Kanun’un 5. maddesi kapsamında
muafiyet tanınabilmesi için, BKM tarafından uygulanmakta olan formülde
“fonlama maliyeti” bölümünde kullanılan, fonlama gün sayısının hesabında, 60
ödeme günlerinin azami 10 gün olarak hesaplanması ve formül sonucunda
oluşan BSMV etkisi dahil toplam oranın BKM’nin internet sayfasında
yayınlandığının Kurum’a 15 gün içerisinde tevsik edilmesi halinde muafiyet
tanınması gerektiği,
- Muafiyetin süresinin, takas komisyonu formülüne bankalarca sağlanan verilerin
bağımsız denetimden geçmesi ile oluşacak veri güvenliğinin henüz
sağlanamamış olması nedeniyle, şartların yerine getirildiğinin tevsik edilmesinden
itibaren 15.4.2009 tarihine kadar belirlenmesinin uygun olacağı,
görüşüne yer verilmiştir.
70
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
H.1.2. İlgili Ürün Pazarı
İnceleme konusu olayda, takas komisyonu oranının BKM yönetiminde yer alan
bankalar arasında birlikte tespit edilmesine yönelik muafiyet incelemesi
yapılmaktadır.
Takas komisyonu oranının seviyesi, dolaylı olarak üye işyerlerinin anlaşmalı
bankalara ödedikleri işyeri komisyonu oranlarına etki etmektedir. Diğer bir deyişle 80
takas komisyonu, bankalar tarafından üye işyerlerine verilen kredi kartı ile ödeme
hizmetinin maliyetini oluşturan önemli bir kalem olarak ortaya çıkmakta ve bu
maliyet hizmet bedeli olarak işyeri komisyonuna yansıtılmaktadır.
İlgili ürün pazarı belirlenirken nakit ve çek, plastik kartlarla ikame edilebilir
nitelikte kabul edilmemelidir. İşyerleri açısından kartla satışı durdurmaları halinde
katlanacakları gelir kaybı, üye işyeri komisyonlarında artışla birlikte genel fiyat
08-06/63-20
3
seviyelerindeki yükselme sonucunda katlanacakları gelir kaybından yüksek
olacaktır. Tüketiciler açısından ise nakit kullanımı, riskli ve büyük miktarlı alımlar
için uygun olmayan bir yöntemdir ve kartlı ödeme ile ikame edilebilir nitelikte
değildir. Ülkemizde vadeli çek uygulaması bulunması nedeniyle çek, tüketici 90
açısından kredi kartı ile ikame edilebilir nitelikte gözükse de, işyerleri açısından
daha riskli bir ödeme aracı olması nedeniyle satış noktalarında özellikle
perakende alımlarda kabul görmemektedir. Ayrıca çekler uygulamada vadeli çek
şeklinde gerçekleşse de hukuki bakımdan ibrazı ile ödemesi gerçekleşmesi
gereken kıymetli evrak niteliğindedir. Dolayısıyla kredi kartlarının sahip olduğu
ödeme vadesi imkanına hukuken sahip bulunmamaktadır.
Banka kartı ve kredi kartlarının ödeme sistemleri içindeki yeri de her ne kadar
işyerlerinin kabulü açısından ikame edilebilir nitelikteyse de, tüketici açısından
ikame edilebilir nitelikte değildir. Banka kartı ile ödeme yapmak için müşteriye ait
vadesiz hesapta mevduat bulunması gerekmektedir; ancak kredi kartı daha sonra 100
ödeme yapmaya imkan vermesi nedeniyle hem kredi, hem ödeme aracıdır.
Bu çerçevede BKM’nin takas komisyonu oranını belirlemesine yönelik ilgili ürün
pazarı “kredi kartı ile ödeme hizmetleri pazarı” olarak belirlenmiştir.
H.1.3. İlgili Coğrafi Pazar
Kredi kartı ile ödeme hizmetleri faaliyetleri ülke genelinde aynı sistemle
uygulanmaktadır. Ülke dışında kullanılan kredi kartları ile yabancıların ülke içinde
kullandıkları kredi kartlarına ait ödeme hizmetleri farklı bir sistemle yürütülmekte
olup, inceleme konusu kapsamında bulunmamaktadır. Kredi kartı ile ödeme
hizmetlerinin ülke içinde aynı şekilde gerçekleştirilmesi nedeniyle, ilgili coğrafi 110
pazar “Türkiye Cumhuriyeti Sınırları” olarak tespit edilmiştir.
H.2. Yapılan Tespitler
Dosya konusu başvuru, daha önce Kurul kararlarına konu olmuş ve bu kararların
devamı niteliğinde bir başvurudur.
H.2.1. BKM’nin 15.1.2004 Tarihli Muafiyet Başvurusu
Başvuruda, BKM Yönetim Kurulu kararları çerçevesinde belirlenen takas
komisyon oranlarının, karar kapsamında olan banka veya kredi kuruluşlarının
ticari kararlarını özgürce almalarını engelleyen hiçbir hükmü veya etkisinin 120
bulunmadığı, karar kapsamında bulunan kuruluşların ikili anlaşmalar yoluyla
(ekonomik anlamda makul görülmemekle birlikte) kendi aralarında farklı takas
komisyon oranları belirlemekte özgür oldukları, BKM’nin bu nitelikte bir anlaşmayı
engelleyecek hiçbir gücünün bulunmadığı belirtilmiştir.
Bunların yanı sıra başvuruda, takas komisyonunun kartlı ödeme sisteminin temel
unsurlarından biri olduğu aktarılarak, başarılı bir kartlı ödeme sistemi için, kart
kabul eden bankalar ile kart ihraç eden bankaların birbiri ile bağlantılı
çalışmalarının gerektiği, bu çalışma sisteminde kart ihraç eden bankanın
maliyetlerini karşılayacağı geliri elde etmesinin takas komisyonları ile mümkün
olacağı, bu sistemin sadece kart ihraç eden bankaya bir gelir elde etmek imkanı 130
08-06/63-20
4
yaratmadığı, aynı zamanda kart hamilleri ve işyerlerinin de menfaatlerine uygun
bulunduğu, bu durumun kart ihraç eden bankaların kredi kartlarının tüm dünya
üzerinde mümkün olduğunca çok noktada ödeme aracı olarak kabul edilmesi,
kart hamillerinin de nakit para veya diğer ödeme araçlarını kullanmak
zorunluluğundan kurtarması şeklinde gerçekleştiği ifade edilmiştir. Ayrıca, kredi
kartı kullanımının tüketicileri yanlarında çok miktarda nakit para taşımanın
getirdiği risklerden koruduğu, tüketicilere ödeme kolaylığı sağladığı, kredi kartı ile
yapılan alışverişlerde kart hamili olan tüketicilerin kart ihraç eden bankaya olan
borçlarını harcamayı yaptıktan yaklaşık bir ay sonra ödedikleri, kredi kartı
hamilleri olan tüketicilerin sağladığı faydalar olarak açıklanmıştır. Kredi kartı 140
kabul eden işyerlerinin faydaları da, kart kabul eden bankalarla anlaşmalı olan
işyerlerinin mümkün olduğunca çok sayıda kullanıcısı olan kart markalarını kabul
etmesi sonucu işyerinin satışını artırmak şeklinde açıklanmıştır.
Takas komisyonu alınmaması halinde ortaya çıkabilecek mahzurlar; kart ihraç
eden üyelerin maliyetleri karşılanmayacağından, kart ihraç etmenin bankalar için
ekonomik karlılık sağlayan bir faaliyet olarak görülmesinin mümkün olmayacağı,
bu durumda da ya kart ihraç edilmeyeceği ya da bu maliyetin tamamının kart
hamillerine yansıtılması dolayısıyla kart hamillerinden tahsil edilecek ücretlerin
çok yükseleceği, kart hamili ücretlerinin yükselmesinin kartla yapılan ödemelerin
diğer ödeme türlerine (nakit, çek) göre pahalı olmasına sebep olacağı ve 150
nakit/çek kullanımına geri dönüşün hızlanacağı, bu durumda ise, ödemelerin
nakitle yapılması halinde tüketicilerin yanında yüksek miktarlarda nakit para
bulundurmalarından kaynaklanan güvenlik sorunları veya işlem anında yeterli
paraya hiç sahip olmamalarından kaynaklanan alım güçlüğü, çek keşidesi
işleminin zaman alması, karşılıksız çek riski, ekonominin kayıt altına
alınamaması gibi sorunların yeniden gündeme gelebileceği şeklinde sayılmıştır.
Takas komisyonu oranının, ortak belirlenmesi yerine her bir kart ihraç eden
banka ve kart kabul eden banka tarafından ikili anlaşma ile tek tek belirlenmesi
halinde ise, bir işyerinde gerçekleştirilen alışveriş işleminin kart hamilinin kartını
ihraç eden banka ile işyerinde bulunan POS makinesiyle işlemin yapılmasına 160
olanak sağlayan bankanın farklı olması durumunda büyük karışıklık çıkacağı
aktarılmıştır. Ayrıca kart ihraç eden bankanın ve kart kabul eden bankanın
aralarında bu nitelikte bir işleme olanak verecek şekilde ikili bir anlaşma
sonucunda özel bir komisyon oranı belirleyebilmeleri için -dünya üzerinde 25.000
bankanın Kartlı Ödeme Sistemlerinin üyesi olduğu düşünüldüğünde- 625 milyon
ikili anlaşma yapılması gerekmesi, yapılan her ikili anlaşmanın maliyetlerinde
değişikliklerin yaşandığı her durumda yeniden revize edilmesinin zorunlu olması
ve bu işlemlerin de bankalara fazladan bir yük getirecek olması alternatif sistemin
olumsuzlukları olarak sayılmıştır. Kart ihraç eden ve kart kabul eden bankaların
aralarında herhangi bir ikili anlaşma yapmamaları veya yapamamaları halinde 170
ise, işlemlerin hiç gerçekleştirilemeyeceği ve bu durumda kredi kartı kullanımının
giderek azalarak, buna bağlı olarak kredi kartı kullanımının ekonomiye getireceği
artı değerlerin de ortadan kalkacağı açıklanmıştır.
Muafiyet başvurusunda yer alan bu bilgiler doğrultusunda, takas komisyonunun
belirlenmesine ilişkin BKM tarafından alınan kararların 4054 sayılı Kanun’un 5.
08-06/63-20
5
maddesinde belirtilen şartları karşılıyor olmasına binaen, aynı Kanun’un 4.
maddesi hükümlerinden muaf tutulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
H.2.1.1. Muafiyet Konusu BKM Takas Komisyonu
Takas işlemleri Türkiye içindeki işlemler için BKM tarafından yürütülmekte olup
takas komisyonları da yine aynı kuruluş tarafından belirlenmektedir. Takas 180
komisyon oranı BKM yönetim kurulu tarafından genel olarak yönetim kurulu üyesi
bir bankanın önerisi üzerine değerlendirilmekte ve gerek görülürse
değiştirilmektedir. İhraççı bankalar tarafından kabulcü bankalara uygulanan takas
komisyonu kabulcülere maliyet olarak yansımakta olduğundan, kabulcüler de bu
maliyeti üye işyerlerine, işyeri komisyonu olarak yansıtmaktadır. Aslen bir hizmet
bedeli olup ihraççı tarafından kabulcüye uygulanan takas komisyonu bütün
bankalar arasında aynı oranda uygulanmaktadır.
Takas işlemlerinin BKM gibi bir kuruluş tarafından yapılmadığı durumlarda, bu
işlemler bizzat Visa veya Mastercard kuruluşları tarafından yapılmaktadır. Kredi
kartı ihraç etmek isteyen bir kuruluş, öncelikle ilgili kartlı ödeme kuruluşuyla 190
(Visa, Mastercard vb.) bir lisans sözleşmesi imzalamak zorundadır. Lisans
sözleşmesi imzalayıp kart ihraç etmeye hak kazanan bir kuruluşun ihraç ettiği
bütün kartlar, o kartlı ödeme ağının kurulu olduğu her yerde kullanılabilmektedir.
Örneğin Türkiye’de bir kuruluştan kredi kartı alan bir kart hamili yabancı bir
ülkede kartıyla alışveriş yaptığında, onay ve takas işlemleri ilgili kartlı ödeme
sistemi kuruluşu (Visa, Mastercard vb.) aracılığıyla gerçekleştirilmekte,
uygulanan takas komisyonu ise Visa ve Mastercard’ın uluslararası düzeyde tespit
etmiş olduğu orana göre belirlenmektedir. Yurtiçi kullanımlarda ya BKM benzeri
bir kuruluş bu işlemleri üstlenmekte ya da yurtiçi takas da yine Visa veya
Mastercard bünyesinde yapılmaktadır. Türkiye’de de, BKM’nin olmaması 200
durumunda bu işlemler söz konusu kartlı ödeme sistemleri aracılığıyla
gerçekleştirilebilecektir. Ancak, takas işlemlerinin bizzat Visa veya Mastercard
tarafından yapılması daha pahalıya mal olmaktadır.
H.2.1.2. BKM Tarafından Belirlenen Takas Komisyonu Oranının
Hesaplanmasında Kullanılan Maliyet Kalemleri
Dosya mevcudu bilgilere göre, özel bir danışmanlık şirketinin hazırladığı, takas
komisyonunun hesaplanmasında dikkate alınan maliyet kalemleri aşağıdaki
şekildedir:
210
H.2.1.2.1. Fonlama Maliyeti
Bankalar tarafından ihraç edilen kredi kartlarının, kart hamillerince harcamaları
finanse etmek için kullanılması, bankalara, yapılan harcamayı fonlamalarından
kaynaklanan bir maliyet yüklemektedir. Çünkü kart hamilleri yapılan harcamanın
bedelini bankaya anında ödememekte, ödeme yapmadan geçirdikleri süre
boyunca da banka tarafından finanse edilmektedirler. Bu durum ihraççı bankalara
bir maliyet yüklerken, kabulcü bankalara ve üye işyerlerine birtakım faydalar
getirmektedir. İhraççı bankanın yüklendiği bu maliyetin paylaştırılması amacıyla,
takas komisyonu oranı içine fonlama maliyeti de katılmıştır.
08-06/63-20
6
Fonlama maliyeti hesaplanırken öncelikle zamanında ödenen ve ödenmeyen 220
kredi kartı bakiyeleri ayrıştırılmış ve her iki tür bakiyenin ortalama fonlama gün
sayısı ve kredi kartı ile yapılan alışveriş içindeki oranları hesaplanmıştır.
Bankalardan alınan verilerle, zamanında ödenen bakiyenin fonlama gün sayısı
27,2, zamanında ödenmeyerek faiz işletilen bakiyenin fonlama gün sayısı ise
17,5 olarak hesaplanmıştır.
H.2.1.2.2. Batak Maliyeti
Batak maliyeti, kredi kartı ihraççısının finanse ettiği müşteriden takip sonucunda
tahsil edemediği, “zarara atılan” kredi borcudur. Bankalar batak maliyet kalemini
takas komisyon oranına dahil etmelerini kart sahiplerinin batağa düşmeden önce, 230
batağa sebep olma olasılıklarının göz önüne bulundurulması gerekliliği olarak
açıklamışlardır. Bu tutar operasyonel maliyet kalemleri arasında önemli bir yer
tutmaktadır.
H.2.1.2.3.Otorizasyon Maliyeti
Bankaların otorizasyon ile operasyonel maliyetlerini içermekte olup, personel,
bilgisayar zamanı, yazılım gibi maliyetlerden oluşmaktadır.
H.2.1.2.4. Sahtekarlık maliyeti
Bir kart hamilinin kartının, yasal olmayan bir şekilde başka bir kişi tarafından 240
kullanılması veya sahte kart basılarak kullanılması gibi durumlarını anlatmak için
kullanılmaktadır. Bankalar tarafından BKM’ye bildirilen sahtekarlık maliyetleri,
sahtekarlık ve sahtekarlığı önleme ile ilgili operasyonel (personel, yazılım vb.)
maliyetleri kapsamakta olup, sahtekarlıktan doğan maddi kayıpları
içermemektedir. Sahtekarlıktan doğan maddi kayıplar, “zarara atılan miktar” adlı
başka bir kalem altında toplanmaktadır.
H.2.1.2.5. Harcama İtirazı Maliyeti
Tersibraz da denilen bu maliyet, kredi kartı hamilinin kendi kartıyla yapılan bir
alışverişin, kendisi tarafından yapılmadığının ispat edilmesi durumunda, kredi 250
kartına yüklenen meblağın kart hamiline geri ödenmesi durumunu anlatmakta
olup, BKM yetkilileri tarafından verilen bilgilere göre, bu kalem, zarara atılan
tutardan çıkarılmakta ve takas komisyonuna yansıtılmamaktadır. Tersibraz
kalemi altında takas komisyonuna eklenen maliyetler, tersibrazla ilgili
operasyonel maliyetleri kapsamaktadır.
Yukarıda sayılan maliyet kalemleri toplamda operasyonel maliyetleri
oluşturmaktadır. Takas komisyonu ise aşağıdaki formüle göre hesaplanmaktadır:
yonOranıTakasKomisrlMaliyetleOperasyone
ınSayıSayısFonlananGüTRLBR
%
365
*%
260
Bir başka ifadeyle, Takas Komisyonu Oranı (%) = Fonlama Maliyeti (%)+
Operasyonel Maliyetler (%) şeklindedir.
08-06/63-20
7
H.2.1.3. 1.7.2005 tarih ve 05-43/602-153 sayılı Soruşturma Nihai Kararı
Soruşturma sonunda alına Kurul kararında özetle; belirlenen takas
komisyonunun kredi kartı faiz oranları ve üye işyeri komisyon oranlarının
belirlenmesinde bir maliyet unsuru olduğu, konunun etkin bir kamusal denetimi
gerektirdiği, çünkü, bankaların kendi aralarında topladıkları verilerle ortaya
koydukları komisyon oranının sağlıklı verilere dayanmadığı, denetimden
geçirilmiş sağlıklı verilerle oluşturulacak maliyet bazlı bir oranın saptanması 270
amacıyla belirlenen komisyon oranına iki yıl için bireysel muafiyet tanınabileceği
belirtilmiştir. Ancak bu muafiyetin tanınabilmesi bakımından belirlenen komisyon
oranında kullanılan parametrelerden faiz oranının T.C. Merkez Bankası (TCMB)
gecelik faiz oranı olarak değiştirilmesi ile batak maliyeti unsurunun formülden
çıkarılması şartlarının gerçekleştirilmesi gerektiği karar altına alınmıştır.
Ayrıca, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK)’na kredi kartı
sisteminin işleyişi ile ilgili düzenleme ve denetleme yapma yetkisinin kendilerine
tanınması gerektiğine ve T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na 4822 sayılı
“Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”la
getirilen ilave ödeme yasağı hükmünün kaldırılmasına dair bir Kurul görüşü 280
gönderilmesine karar verilmiştir.
H.2.1.4. Soruşturma Nihai Kararı Sonrasındaki Gelişmeler
BKM söz konusu kararda getirilen şartların sağlanması için tanınan süre
içerisinde takas komisyonu oranında gerekli değişiklikleri yaparak Kurum’a
başvuruda bulunmuştur. Bu yazıda Kurulca getirilen önerilen yerine getirilmesi
için yapılanların yanı sıra Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi’nin, formül
uyarınca belirlenen takas komisyonu oranına eklenmesi talebine de yer
verilmiştir. Buna göre 6802 sayılı “Gider Vergileri Kanunu” uyarınca bankaların
gerçekleştirmiş oldukları her işlemde banka ve sigorta muameleleri vergisi 290
doğmakta ve bu verginin mükellefi de bankalar olmaktadır. Bu nedenle, söz
konusu verginin bankalara yüklenen bir maliyet olduğu iddia edilerek, bu
maliyetin takas komisyonu oranına dahil edildiği bildirilmiştir.
Rekabet Kurumu tarafından yapılan inceleme sonucunda, gerekli şartların yerine
getirildiğinin saptanması ve takas komisyonuna eklenen son maliyet kaleminin bir
problem teşkil etmemesi üzerine, Kurulun 4.1.2006 tarih ve 06-01/9-4 sayılı
kararı ile ortak takas komisyonu uygulamasına 8.11.2005 tarihinden itibaren iki yıl
süre ile muafiyet tanınmasına karar verilmiştir.
Öte yandan, “Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Tarafından Yapılacak
Denetime İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”te 10.3.2007 tarihli, 26458 300
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklik ile 5464 sayılı
“Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu”na uygunluk açısından denetim ve
gözetim yetkisinin BDDK’ya verildiği belirlenmiştir.
08-06/63-20
8
H.2.2. Yapılan Görüşmeler ve Kurumumuza İletilen Görüşler
BKM’nin Kurum kayıtlarına 5.9.2007 tarihinde giren, takas komisyonu oranının
bankalar tarafından ortak belirlenmesine ilişkin muafiyet başvurusu üzerine,
görevli Raportörlerce BKM ve BKM üyesi bankalar ile görüşülmüş, tüketici 310
dernekleri ve bazı ticaret odalarına yazılar yazılarak konu ile ilgili görüşlerini
Kuruma göndermeleri istenmiştir. Ayrıca konu ile ilgili düzenleyici kurumlar
olmaları nedeniyle TCMB ve BDDK’ya da takas oranlarının belirlenmesine ilişkin
herhangi bir düzenleme ve denetleme yapılıp yapılmadığına dair yazılar
yazılmıştır.
H.2.2.1. Düzenleyici Kurumların Görüşleri
H.2.2.1.1. TCMB’nin Konuya İlişkin Görüşleri
TCMB’ye gönderilen yazıda takas komisyonlarının belirlenmesine yönelik TCMB 320
tarafından herhangi bir düzenleme çalışmasının olup olmadığı ve bu hususun
TCMB’nin görev ve yetki alanında bulunup bulunmadığı konularında bilgi
istenmiştir. Anılan Kurumun cevabi yazısında özetle; 5464 sayılı “Banka Kartları
ve Kredi Kartlar Kanunu”nun, kanunlaşma sürecinde, TCMB’nin temel görev ve
yetkileri ile uluslararası standartlar göz önüne alınarak, anılan Kanun’da takas ve
hesaplaşma sisteminin gözetim ve denetim sorumluluğunun TCMB’ye ait olacağı
hususunun açıkça belirtilmesinin uygun olacağının muhtelif yazılarda BDDK’ya
bildirildiği, ancak söz konusu Kanun’un bu şekilde yürürlüğe girmediği ve
Taslağın, takas işlemlerine yönelik usul ve esasların TCMB’nin görüşü alınarak
BDDK tarafından belirleneceği şeklinde yasalaştığı bildirilmiştir. Ayrıca, 5464 330
sayılı Kanun uyarınca BDDK tarafından hazırlanan “Banka Kartları ve Kredi
Kartları Hakkında Yönetmelik Taslağı” çalışmaları sırasında BDDK’ya iletilen
görüşlerin de Yönetmelikte yer almadığı belirtilerek, mevcut Kanun ve Yönetmelik
uyarınca takas komisyonuna ilişkin TCMB’ye doğrudan bir yetki tanınmadığı,
dolayısıyla TCMB tarafından yürütülen bir düzenleme çalışmasının da
bulunmadığı ifade edilmiştir.
H.2.2.1.2. BDDK’nın Konuya İlişkin Görüşleri
BDDK’nın konuya ilişkin cevabi yazısında, özetle; 5464 sayılı Kanun ve bu
Kanun’a dayanılarak hazırlanan “Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında 340
Yönetmelik” uyarınca denetimin BDDK tarafından yerine getirileceği belirtilmiş,
“BDDK Tarafından Yapılacak Denetime İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmelik” doğrultusunda anılan Kanun ve Yönetmeliğe uygunluğun gözetim ve
denetiminin, BDDK Denetim Daire Başkanlığı tarafından yerine getirileceği ifade
edilmiştir. Ayrıca anılan Yönetmelik uyarınca BDDK tarafından gerekli görülmesi
halinde bu yetkinin TCMB ile birlikte kullanılabileceği hususları bildirilmiştir.
Yazıda, ayrıca, takas komisyonu oranlarında rekabet hukukuna aykırı bir
durumun ortaya çıkmasının ise Rekabet Kurumu’nun yetki alanı içinde
bulunduğunun açık olduğu belirtilmiştir.
350
08-06/63-20
9
H.2.2.2. Dernek ve Odalardan İstenen Görüşler ve Gönderilen Yazılar
Görevli Raportörlerce, BKM’nin Kuruma yaptığı muafiyet başvurusu
çerçevesinde, konu ile ilgili olduğu değerlendirilen kuruluşlardan takas komisyon
oranının belirlenmesi hususundaki görüşleri istenmiştir.
Gönderilen yazılar üzerine Kuruma ulaşan cevaplar şu şekildedir:
H.2.2.2.1. Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz Şirketleri İşveren
Sendikası (TABGİS)’nın Konuya İlişkin Görüşleri
TABGİS’in konu hakkındaki yazısında, özetle, kredi kartı takas komisyon 360
oranlarının belirlenmesinde kullanılan maliyet kalemlerinin sağlıklı bir denetimden
geçtiğinin düşünülmediği belirtilmiştir.
TABGİS’in yazısında, bankaların kredi kartı işlem bedellerini üye işyerlerine geri
ödemesinde başlıca iki yol bulunduğu, bunlardan ilkinin kredi kartı tutarının faizi
kesilerek ertesi gün üye işyeri hesabına geçirildiği sistem olup, bu sistemde
(Gecelik Faiz Ortalaması/365)*Fonlama Gün Sayısı+Operasyonel Maliyet
formülü kullanıldığından fonlama gün sayısının büyük önem arz ettiği ifade
edilmektedir. Fonlama gün sayısının doğru bir şekilde hesaplanmasına dair
herhangi bir kamu denetiminin olup olmadığı hususunda herhangi bir bilgilerinin
bulunmadığı belirtilmiştir. 370
Geri ödemede kullanılan ikinci yol ise, tutarın hiç faiz kesilmeden üye işyeri
hesabına geçirilmesidir. Bu yöntemde herhangi bir formül ortaya konmamış olup,
bankalar kendi POS’larından geçen kredi kartlarında 25 gün, kendi POS’larından
geçen banka kartlarında ise işlem bedellerini 45 gün sonra üye işyeri hesaplarına
aktarmaktadırlar.
TABGİS, takas komisyon oranlarının, yüksekliği nedeniyle üye işyerleri tarafından
fiyatlara yansıtıldığını ve ülkemizin ana sorunu olan enflasyonu tetiklediğini iddia
etmiş ve her ne kadar akaryakıt sektöründe mümkün olmasa da, bazı sektörlerde
kredi kartı ile değil de nakit ödenirse iskonto yapılacağı şeklinde örtülü mal ve
hizmet pazarlama yöntemleri oluştuğunu belirtmiştir. Ayrıca, 1.7.2005 tarih ve 05-380
43/602-153 sayılı Rekabet Kurulu kararı çerçevesinde, Kurum tarafından, 4077
sayılı Kanun’da yer alan ilave ödeme yasağının değiştirilmesine yönelik olarak
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na gönderilen görüşün dikkate alınmadığı ve yasağın
halen devam etmekte olduğu dile getirildikten sonra aşağıdaki hususlar talep
edilmiştir:
- BKM’ye tanınan 2 yıllık muafiyet süresinin dolması sonucu aynen ve süresiz
muafiyet talebine müsaade edilmemelidir.
- AB ülkelerinde aynen uygulandığı şekliyle kredi kartı konusundaki gün sayısı
dahil tüm parametreler bağımsız bir hesap inceleme kuruluşuna veya akademik
çevreye maliyet unsurlarıyla birlikte inceletilmeli, çıkacak sonuçlara göre hızla 390
değişen dünyadaki ekonomik koşullar da göz önüne alınarak, BKM’ye sınırlı
zaman süresi için gerektiği şekliyle muafiyet tanınmalıdır.
08-06/63-20
10
H.2.2.2.2. Tüketici Dernekleri Federasyonu’nun (TÜDEF) Konuya İlişkin
Görüşleri
TÜDEF’in cevabi yazısında, özetle; Rekabet Kurulu’nun önceki kararında yer
alan 4077 sayılı Kanun’da yer alan ilave ödeme yasağının kaldırılmasına yönelik
Kurul kararına katılmalarının mümkün olmadığı, çünkü anılan Kanun’un
alışverişlerde zayıf taraf olan tüketiciyi korumaya yönelik olduğu belirtilmektedir. 400
Bu hükmün kaldırılması durumunda tüketicilerin takas komisyon maliyetlerine de
katlanmak zorunda bırakılacağı, hâlihazırda işyerlerinin zaten bu oranları fiyatlara
yansıtarak tüketicilerin ödemelerine neden oldukları ifade edilmiştir. TÜDEF
tarafından, ayrıca, Danimarka’da olduğu gibi takas oranlarının tamamen
kaldırılması gerektiği, BKM tarafından talep edilen muafiyet süresinin çok uzun
olduğu ve şartların uygun olması halinde 2 yıllık muafiyet süresinin yeterli olduğu
görüşleri belirtilmiştir.
H.2.2.2.3. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK)’nun
Konuya İlişkin Görüşleri 410
TESK’in konu hakkındaki yazısında, özetle, bahsi geçen konuda bir kamu
denetiminin zorunlu olduğu ve takas oranının hesaplanması için sağlıklı bir
denetimden geçen verilerin kullanılması gerektiği, belirlenen takas komisyonu
oranlarının bir maliyet unsuru olarak perakende satış yapan esnaf ve
sanatkârlara yansıtılmamasının uygun olacağı hususları ifade edilmiştir.
H.2.2.2.4. Türkiye Bakkallar ve Bayiler Federasyonu’nun Konuya İlişkin
Görüşleri
Federasyon’un yazısında, TESK ile aynı hususlar ifade edilmiştir.
420
H.2.2.2.5. Birleşmiş Markalar Derneği (BMD)’nin Konuya İlişkin Görüşleri
BMD tarafından gönderilen yazıda, özetle, takas oranlarının hesaplanmasında
kullanılan fonlama gün sayısının yeniden değerlendirilerek formüle monte
edilmesinin uygun olacağı, bu bağlamda halen 26 gün olarak kabul edilen
fonlama gün sayısının, alışveriş tarihi ile son ödeme tarihi arasında geçen 40
günlük sürenin ortalaması olan 20 gün olarak uygulanması gerektiği ifade
edilmiştir. Ayrıca bankalar tarafından üye işyerlerine uygulanan komisyon
oranlarının takasa girmeyen işlemler için de uygulandığı ve bunun önlenmesi
gerektiği belirtilmiştir. BMD tarafından dile getirilen diğer bir husus da BKM
tarafından belirlenen oranların üye işyerleri tarafından bilinmemesi olup, bu 430
konuda da BKM’nin ortaya çıkan oranları herkesin ulaşabileceği şekilde
açıklaması gerektiği şeklinde görüşlerini belirtmişlerdir.
BMD tarafından getirilen diğer öneriler ise şu şekildedir:
- Halen yürürlükte olan formülün sonucuna, - 0,25 operasyonel maliyet tasarrufu
göstergesi monte edilerek uygulanması, bankacılık sisteminde BKM aleyhine çok
ciddi bir sonuç doğurmayacaktır.
08-06/63-20
11
- BKM’nin halen uyguladığı ortak takas komisyonu formülünün bileşenlerinin
BMD’ye bildirilmesi ve örnekteki formülde yer alan göstergeler sonucunda
bulunan oranların (fonlama gün sayısının 20 gün olarak kabul edilerek formüle
yerleştirildiği takdirde ortaya çıkan oranlar) uygulanması şartı ile ve yine 2 yıl 440
sonra yeniden değerlendirilmek üzere muafiyet devam ettirilmelidir.
- Bankaların fonlama maliyetlerinde oluşacak tasarruf oranını, aynı oranda üye
işyerlerine uygulamasının sağlanması uygun olacaktır.
H.2.2.2.6. İstanbul Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Perakendecileri Derneği’nin
Görüşleri
Derneğin yazısında, TABGİS tarafından Kuruma gönderilen hususların dikkate
alınmasının gerektiği belirtilmiştir.
H.2.2.2.7. Ankara Ticaret Odası (ATO)’nun Konuya İlişkin Görüşleri 450
ATO’nun yazısında TABGİS ile aynı hususlar ifade edilmiştir.
H.2.2.2.8. İstanbul Ticaret Odası (İTO)’nun Konuya ilişkin Görüşleri
İTO’nun yazısında, takas komisyon oranlarının bankalar tarafından ortak
belirlenmesinin bir kartel anlaşması olduğu ve satış noktası terminallerinde
muhtemel teknolojik gelişmenin teşviki için muafiyet süresinin yine 2 yılla
sınırlandırılması gerektiği, esas alınacak faiz oranlarının TCMB faiz oranı
seviyesini aşmaması gerektiği, bahse konu komisyon oranının hesaplanmasında
uygulanan gün sayısı başta olmak üzere bu kapsamda dikkate alınacak maliyet
unsurlarının seviyesinin ve kaçınılmazlığının tarafsız bir kurul tarafından objektif 460
bir şekilde belirlenmesinin doğru olacağı belirtilerek, bu konuda AB ülkelerindeki
uygulamaların dikkate alınmasında yarar görüldüğü ifade edilmiştir.
H.2.2.3. BKM ve Bankaların Yetkilileri ile Yapılan Görüşmeler
BKM tarafından yapılan muafiyet başvurusu çerçevesinde, Raportörlerce BKM ve
kredi kartı ihraç eden bankalardan -ilgili pazardaki payları da göz önüne alınarak-
bazılarının yetkilileri ile görüşmeler yapılmıştır.
H.2.2.3.1. BKM Yetkilileri ile Yapılan Görüşme
BKM yetkilileri konuya ilişkin olarak; 2 yıllık muafiyet süresi dolmak üzere 470
olduğundan, Kuruma bu sürenin uzatılması için tekrar başvuru yapma ihtiyacı
duyulduğunu, 2004 yılında Kurumun kararı doğrultusunda oluşturulan ve takas
oranlarını belirlemek için kullanılan formülün bugün de kullanıldığını
belirtmişlerdir. Ayrıca, bu formülün 2004 yılında McKinsey Danışmanlık firmasına
hazırlatıldığı, bugün takas oranlarının büyük ölçüde bu formül ile hesaplanmakta
olduğu ve BKM Yönetim Kurulu’nda takas oranının ne olması gerektiği gibi
konuların gündeme gelmediği ifade edilmiştir.
Öte yandan, BKM’nin yönetim ve hissedar yapısında muafiyet tarihinden sonra
herhangi bir değişiklik meydana gelmediği, ancak bir sonraki toplantıda
08-06/63-20
12
(…………………..) temsilcisinin değişmesinin beklendiği, ayrıca yeni Yönetim 480
Kurulu başkanlığı seçiminin yapılmasının düşünüldüğü ifade edilmiştir.
Yetkililerce, Kurumun verdiği 2 yıllık muafiyet süresince BKM tarafından
bankalardan alınan verilerin güvenilirliği ile ilgili herhangi bir çalışma yapılmadığı
ifade edilerek, bunun nedeni olarak kendilerine tebliğ edilen Kurul kararında
açıkça kendilerine böyle bir sorumluluğun yüklenmemiş olması gösterilmiştir.
Kurul kararında 2 yıl boyunca verilerin güvenli bir şekilde elde edilmesi gerektiği
yer almakla beraber, bu sorumluluğun Bankacılık Kanununda yapılacak
değişiklikle BDDK’ya verileceği şeklinde bir anlayışın kendilerinde hakim
olduğundan veri güvenliği ile ilgili bir çalışma yapma ihtiyacı doğmadığı, kaldı ki
bankaların kurmuş olduğu bir anonim şirket olan BKM’nin, ortaklarının 490
gönderdikleri verilere güvenmediğini söyleyerek denetim yapmaya başlamasının
kendilerine pek olası görünmediği hususları ifade edilmiştir.
BKM yetkilileri veri güvenliği noktasında herhangi bir çalışma yapılmamakla
beraber, 2004 yılında hazırlanan formüle esas teşkil eden verilerin elde
edilmesinde bazı kontrol mekanizmalarının işletilmekte olduğunu ifade
etmişlerdir. Şöyle ki; bankalardan istenen maliyetler danışman firma yardımı ile
BKM’de gözden geçirilmekte ve gelen verilerin standart sapması hesaplanarak
standart sapmanın dışında kalan verilere sahip bankalara, gönderdikleri veri
setlerini kontrol etmeleri söylenmekte ve bu bankalar tekrar gözden geçirdikleri
verileri BKM’ye yollamaktadırlar. Bu sayede ortalamadan sapan veriler formül 500
hesabına girmemekte ve sınırlı da olsa bir denetim yapılmaktadır. Bankaların
gönderdikleri verilere ilişkin bir denetim yapılması isteniyorsa, bunu en iyi şekilde
bankaların mali denetimini yapan firmaların yapmasının daha doğru olacağı ifade
edilmiştir.
Yapılan görüşmede, Raportörlerce, takas oranına esas teşkil eden formüle ait
kalemlerde 2004 yılından itibaren gerçekleşen değişimin nedenleri sorulmuştur.
BKM yetkilileri aşağıdaki hususları ifade etmişlerdir:
-Fonlama Gün Sayısı: Fonlama gün sayısı, 5464 sayılı Kanun’da yer alan “Hesap
kesim tarihi ile son ödeme günü arasında 10 günden az bir süre olamaz”
hükmünden dolayı 1 gün artmıştır. 2004 yılında 26,1 gün olan süre, bugün resmi 510
rakamlar olmamakla birlikte, 27,3 güne çıkmıştır.
-Müşteri Hizmetleri ve Tahsilatlar: 2004 yılından sonra artan sahtecilik oranları
gibi nedenlerle kredi kartı ile ilgili personel maliyetlerinde bir artış yaşanmış,
ancak daha sonra uygulamaya konulan chip&pin sistemi ile birlikte bu oranda
azalma meydana gelmiştir. Ayrıca elektronik ortamda yapılan tahsilatların artması
ile birlikte azalma trendinin devam etmesi beklenmektedir. Bu oranın
hesaplanmasında hangi maliyet kalemlerinin dikkate alınacağı bankalara ayrıntılı
bir şekilde iletilmekte ve yalnızca kredi kartı ile ilgili personel ve diğer maliyet
unsurlarının dikkate alınması istenmektedir.
-Otorizasyon: Otorizasyon işlemlerinin bugün tamamen elektronik ortama 520
geçirilmesi ile birlikte maliyetler azalmaya başlamıştır.
08-06/63-20
13
-Sahtekarlık ve Exception File: Kredi kartı sahteciliği, 2000’li yılların başında
Avrupa’da chip’li sisteme geçilmesi ile birlikte orada azalmaya başlamış, ancak
henüz bu sisteme geçmeyen Türkiye gibi ülkelerde sahtekarlık oranı artmıştır. Bu
dönem ülkemizde özellikle 2005 ve 2006 yıllarında hissedilmiş, ancak yukarıda
da değinildiği gibi chip&pin sisteminin uygulanmaya başlaması ile birlikte
sahtecilik oranlarında hızlı bir düşüş meydana gelmiştir. Bu düşüşün etkisi 2007
yılı oranlarında kendini göstermektedir.
BKM yetkilileri operasyonel maliyetlerin 2004 yılından beri azalmaya devam
etmekte olduğunu, 2004’te % 0,709 olan operasyonel maliyetlerin 2007 yılında % 530
0,47’ye düştüğünü ifade etmişlerdir. Bunda kart sayısının artmasının etkili olduğu
belirtilmiş ve burada esas üzerinde durulması gereken noktanın faiz oranları
olduğu, takas oran hesabında kullanılan TCMB overnight faiz oranları yüksek
seyrettiği için takas oranlarının da yüksek çıktığı aktarılmıştır. Son olarak,
Avrupa’da uygulanan faiz oranlarının ülkemizde de uygulanması halinde, takas
oranlarının Avrupa’daki ile neredeyse aynı seviyelere geleceği ifade edilmiştir.
H.2.2.3.2. Bankalarla Yapılan Görüşmeler
Dosya mevcudu bilgilere göre, Raportörlerin başvuru konusuna ilişkin olarak,
bankaların yetkilileri ile yaptıkları görüşmelerde, özellikle takas komisyonunu 540
oluşturan maliyet kalemleri üzerinde durulmuş, varsa bu kalemlerde meydana
gelen değişmelerin nedenleri sorgulanmış ve BKM’ye gönderilen verilerin
herhangi bir denetimden geçip geçmediği hakkında bilgi alınmıştır. Bu kapsamda
fonlama gün sayısı, müşteri hesapları ve tahsilâtlar, sahtekârlık oranları ile BSMV
konularında incelemelerde bulunulmuştur. Ayrıca bankalardan yukarıda
bahsedilen maliyet kalemlerinin hangi yöntemlerle hesaplandığına dair ayrıntılı
bilgi istenmiştir.
Raportörlerin bankaların yetkilileri ile yaptıkları görüşmelerde ele alınan konular
aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
550
Veri Güvenliği ve Denetim
Bankalar tarafından BKM’ye gönderilen veriler takas komisyonun belirlenmesinde
kullanıldığından, doğru bir şekilde belirlenmesi önem taşımaktadır. Aksi takdirde
abartılı veya yanlış gönderilen veriler takas oranlarının yüksek çıkmasına sebep
olacaktır. Bu durumda, üye işyeri komisyon oranları yükseleceğinden, fiyatlar
artacak; dolayısıyla bütün tüketiciler olumsuz etkileneceklerdir. Bu sebeple bütün
bir ekonomiyi etkileyen takas oranlarının doğru bir şekilde BKM’ye iletilmesi
gerekmektedir. Yapılan görüşmelerde BKM’ye iletilen verilerin herhangi bir
denetim mekanizmasından geçmediği tüm bankalar tarafından ifade edilmiştir.
Yalnızca bankaların tüm hesap ve işlemlerine ilişkin gerçekleştirilen genel 560
denetimler söz konusu olup ekstra bir denetim yapılmamaktadır.
08-06/63-20
14
Fonlama Gün Sayısı
Fonlama gün sayısı iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm hesaplaşma1 tarihi ile
hesap kesim tarihi arasında geçen süre, ikinci bölüm ise hesap kesim tarihi ile
müşteri tarafından yapılan ödeme günü arasında geçen süredir. Yapılan 570
görüşmelerde bu sürelerin nasıl hesaplandığı ve ayrı ayrı hesaplanıp
hesaplanamadığı sorulmuş, fonlama gün sayısında meydana gelen artışın
nedenleri üzerinde durulmuştur.
(………………….) (……….), (……………..) (………..) ve (…………….)
(…………….) hesaplaşma tarihi ile hesap kesim tarihi arasında geçen süreyi
teknik zorluktan dolayı hesaplayamadıklarını ifade etmişlerdir. Bu bankalar önce
hesaplaşma tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süreyi bulmakta, daha sonra
ikinci bölüm olan hesap kesim tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süreyi yasal
sınır olan 10 gün olarak kabul etmekte ve bulunan toplam süreden çıkararak ayrı
ayrı BKM’ye iletmektedirler. Örnek vermek gerekirse, A bankası tarafından 580
hesaplaşma ve ödeme günü arasında geçen süre 27 gün olarak bulunmuş olsun.
Daha sonra hesap kesim tarihi ile ödeme günü arasında geçen sürenin
hesaplanması için ayrıca bir işlem yapılmamakta, asgari kanuni süre olarak
uygulanan 10 günlük süre hesaplamaya dahil edilmektedir. BKM’ye ise
hesaplaşma tarihi ile hesap kesim tarihi arasında geçen süre 17 (27-10=17) gün,
hesap kesim tarihi ile ödeme günü arasında geçen süre de 10 gün olarak
iletilmektedir.
Fonlama gün sayısının hesaplanmasına dair bankalar arasındaki farklılıklardan
biri de tüm kredi kartı müşterilerinin ve kredi kartı işlemlerinin hesaplamaya dahil
edilip edilememesi konusudur. (……….),(……….) A.Ş. ((……….)),(……….) ve 590
(……….) A.Ş.’den oluşan (……….) A.Ş. ((……….).) ve (……….) kendilerinin tüm
müşterileri göz önüne alarak değil, müşteriler arasından seçilen örnekler
üzerinden fonlama gün sayısını hesapladıklarını belirtmişlerdir. Ancak bu konuda
da bankalar arasında ortak bir hesaplama yöntemi bulunmamaktadır. Örneğin,
(……….) her hesap kesim tarihinden 30 müşteriyi rastlantısal olarak seçerek
hesaplama yaparken, (……….) bir tek hesap kesim dönemindeki müşterileri baz
alarak hesaplama yapmaktadır.
(……….) A.Ş. ((……….)),(……….). ((……….)),(……….) A.Ş. ((……….)),(……….)
((……….)),(……….) A.Ş. ((……….)),(……….) A.Ş. ((……….)) ve (……….) tüm
müşterilere ait kredi kartı işlemlerini hesaplamaya dahil ederek fonlama gün 600
sayısını bulduklarını ifade etmişlerdir. Buna göre müşteriler tarafından
gerçekleştirilen işlemler, alışveriş tutarlarına göre ağırlıklandırılmakta ve fonlama
gün sayısı hesaplanmaktadır.
Fonlama gün sayısının artması konusunda bankalar tarafından ortak hususlar
belirtilmiştir. Hesap kesim tarihi ile ödeme günü arasında geçen süreyi ayrı olarak
hesaplayabilen bankalar bu sürenin 10 günden fazla olmasının sebebi olarak
“grace period” olarak adlandırdıkları ve son ödeme gününü geçen faturalara 1-2
1 Hesaplaşma tarihi, ihraççı ve kabulcü bankalar arasında gerçekleştirilen bir işlemdir ve alışveriş tarihi ile
aynı günde gerçekleştirilmektedir. Dolayısıyla burada hesaplaşma tarihi yerine alışveriş tarihi de
kullanılabilir.
08-06/63-20
15
günlük2 faiz işletilmemesini ve son ödeme gününün hafta sonu veya bayram gibi
resmi tatil günlerine denk gelmesini göstermektedirler. Böyle durumlarda son
ödeme tarihi tatil gününün bittiği ilk iş gününde denk gelmekte ve 10 günlük 610
ödeme süresi uzayabilmektedir. Bununla birlikte (……….) “grace period“
uygulaması yapmadıklarını belirtmiştir.
Müşteri Hizmetleri ve Tahsilatlar
Müşteri hizmetleri ve tahsilatlar bölümüne ait maliyetler; şube maliyetleri, ATM
cihaz maliyetleri ve çağrı merkezinde çalışan personel maliyetleri gibi
kalemlerden oluşmaktadır. Genel olarak bankalar tarafından yapılan
açıklamalarda ödeme kanalları arasında en maliyetli kalemin şube maliyetleri
olduğu ifade edilmiştir. Müşterilerin büyük bir kısmının ödemeleri halen şubeler
vasıtasıyla gerçekleştirmesi maliyetleri artıran bir unsur olarak öne sürülmüştür.
Diğer ödeme kanallarından (EFT, Otomatik Ödeme, ATM vb.) yapılan ödemelerin 620
artması ile maliyetlerde düşüşlerin olabileceği ifade edilmiştir. Ortalama bir rakam
vermek gerekirse şubeden yapılan ödemelerin maliyeti internetten yapılan
ödemelerden 100 kat daha pahalı olduğu bankalar tarafından belirtilmiştir.
Sahtekarlık ve Exception File
Kredi kartı sahtekarlığı ve dolandırıcılığı nedeniyle uğranılan zararın takas
oranlarına yansıtılması için bankalar kendilerine bildirilen bu tür durumları bir
maliyet unsuru olarak BKM’ye iletmektedirler. Burada yer alan tutarlar Visa ve
Mastercard gibi uluslararası kuruluşlara da bildirilmektedir. Yapılan görüşmelerde
chip&pin uygulamasının yürürlüğe girmesi ile birlikte, sahtekarlık oranlarında 630
ciddi azalmalar olduğu ifade edilmiştir.
Takas Komisyonlarından Doğan BSMV
2004 yılında BKM tarafından Kuruma yapılan muafiyet başvurusunda takas
oranlarının belirlenmesinde BSMV bir maliyet kalemi olarak yer almamasına
rağmen, daha sonra BKM tarafından Kuruma gönderilen yazıda, bankaların takas
işlemlerinden elde ettikleri brüt takas komisyon gelirlerinin belli bir oranını (%5)
BSMV olarak Maliye Bakanlığına ödedikleri ifade edilmiştir. Mevcut durumda
takas komisyonundan doğan BSMV’lerin ayrı hesaplarda takip edildiği ve
ödendiği tespit edilmiştir. 640
H.2.3. Takas Komisyonu Oluşturan Maliyet Kalemlerinin Hesaplanmasında
Kullanılan Verilerle İlgili Olarak Bankalardan Elde Edilen Belgeler
Takas komisyon oranlarının BKM tarafından belirlenmesinde kullanılan formülü
oluşturan maliyet kalemlerinin hangi yöntemler kullanılarak hesaplandığı,
Raportörlerin BKM ve bankalarda yaptıkları görüşmelerde yetkililere sorulmuş ve
konuya ilişkin ayrıntılı bilgi ve belgelerin Kuruma gönderilmesi istenmiştir.
İstenilen bilgi ve belgeler ilgililerce süresi içinde gönderilmiştir.
2 (……….) ve (……….) bu süreyi (…) gün uyguladıklarını ifade etmişlerdir.
08-06/63-20
16
Fonlama gün sayısının hesaplanmasına dair gönderilen belgelerden (……….), İş
(……….), (……….), (……….), (……….), (……….) ve (……….)’ın gerçek veriler 650
kullanarak hesaplama yaptıkları anlaşılırken; (……….), (……….) A.Ş., (……….)
ve (……….)’ın tüm verileri kullanmayıp bir örneklem üzerinden hesaplama yoluna
gittikleri anlaşılmaktadır.
Fonlama gün sayısının hesaplanmasına ilişkin bankalar arasında bir uygulama
birliğinin olduğunu söylemek mümkün değildir. Nitekim, (……….) ve (……….)
BKM tarafından ayrı ayrı istenen “hesaplaşma (settlement) tarihi ile hesap kesim
tarihi arasındaki süre” ve “hesap kesim tarihinden ödemenin yapıldığı tarihe
kadar geçen süre”yi ayrı ayrı hesaplayamadıklarını bildirirken; (……….),
(……….), (……….), (……….)., (……….), (……….) tarafından bu sürelerin ayrı
ayrı hesaplanabildiği ifade edilmiştir. (……….) ile yapılan görüşmede fonlama 660
gün sayısına ilişkin sürelerin ayrı ayrı hesaplanabildiği ifade edilmesine rağmen
gönderilen belgelerden toplam fonlama gün sayısını hesaplayabildikleri
anlaşılmaktadır. (……….) ve (……….) ise istenen gün sayılarından ilk kısmını
hesaplamakta, ikinci kısmı 10 gün olarak kabul edip BKM’ye yollamaktadır. Bu
süreleri ayrı ayrı hesaplayamayan bankalar önce işlem tarihi ile ödeme tarihi
arasındaki toplam süreyi bulmakta, daha sonra ikinci kısımda istenen hesap
kesim tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süreyi kanuni zorunluluk olan 10 gün
olarak kabul etmekte ve BKM’ye bu şekilde bildirmektedirler.
Yukarıda yer verilen açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, bankalar tarafından
BKM’ye yollanan fonlama gün sayısına ilişkin veriler farklı şekillerde 670
hesaplanmakta ve bir uygulama birliği bulunmamaktadır.
Fonlama gün sayısının artmasına yol açan sebepler ise bankalar tarafından;
“grace period” olarak adlandırılan son ödeme tarihinden sonraki güne faiz
işletilmemesi ve son ödeme tarihinin hafta sonu gibi tatil günlerine denk gelmesi
sebebiyle ertesi güne sarkmaların olması şeklinde belirtilmektedir. Ancak “grace
period” uygulaması bir zorunluluk değil bankaların müşterilere tanıdığı bir opsiyon
olarak değerlendirilebilir.
Formülün ikinci kısmını oluşturan ve “Operasyonel Maliyetler” içinde yer alan
“müşteri hizmetleri ve tahislatlar” ile “sahtekarlık ve exception” dosyasının
hesaplanması ile ilgili olarak bankalardan ödeme kanallarının dağılımı ve birim 680
maliyetleri göndermeleri istenmiştir.
“Müşteri hizmetleri ve tahsilatlar” kısmı içinde şube ve gişe personel maliyetleri,
ATM maliyetleri gibi unsurlar bulunmaktadır. Gönderilen veriler çerçevesinde
yapılan tahsilat çeşitleri içinde en maliyetli unsur şubeden yapılan ödemeler olup
internetten yapınla ödemeler ile şubeden yapılan ödemelerin maliyetleri arasında
yaklaşık olarak 100 kat fark bulunmaktadır. Kredi kartı borç ödemelerinin büyük
bir kısmının (% 50 den fazlası) halen gişelerden yapılması bu maliyet kaleminin
yüksek çıkmasına yol açmaktadır.
Fonlama gün sayısının yükselmesine sebep olan faktörlerden birinin de
ödemelerin son gününde yapılması olarak gösterilmiştir. Son ödeme tarihinde 690
yapılan ödemeler genellikle EFT veya otomatik ödeme talimatı ile yapılan
ödemelerden oluşmaktadır. Ancak bu tür ödeme kanallarının kullanımı halen
08-06/63-20
17
sınırlı sayıdadır ve yukarıda da değinildiği gibi ağırlıklı ödeme şeklini şubeden
yapılan ödemeler oluşturmaktadır. Bu durumda fonlama gün sayısının ikinci
kısmını oluşturan sürenin (hesap kesim tarihi ile ödeme süresi arasında geçen
süre) daha düşük çıkması beklenebilir. Ancak bankalar tarafından yapılan
açıklamalarda şubeden yapılan ödemelerin de büyük ölçüde son ödeme tarihinde
gerçekleştirildiği ifade edilmesine rağmen, bu savı destekleyecek herhangi bir
veri bulunmamaktadır.
“Sahtekarlık ve exception file” kısmı ise bankalar tarafından kendilerine ulaşan 700
müşteri şikayetleri veya tespit edilen sahtekarlık işlemleri doğrultusunda
hesaplanmakta ve Mastercard ve Visa gibi uluslararası kuruluşlara
bildirilmektedir.
Takas işlemlerinden doğan BSMV’nin bankalar tarafından Maliye Bakanlığına
ödenmekte olduğu ve bu konuda Maliye Bakanlığının da bir inceleme yürüttüğü
ifade edilmiştir. Ödenen vergilerle ilgili olarak, bazı bankalardan, son 3-4 yıla ait
ilgili dokümanlar elde edilmiştir.
H.3. Değerlendirme
710
H.3.1. Muafiyet Şartlarının Değerlendirilmesi
Teşebbüs birliği niteliğinde bulunan BKM’nin Yönetim Kurulu tarafından Şirket
Ana Sözleşmesi’nin verdiği yetki çerçevesinde, takas komisyonu oranının
belirlenmesi, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde fiyat tespiti içeren bir
teşebbüs birliği kararı niteliğindedir ve uygulama Kanun’a aykırıdır.
BKM tarafından yürütülen takas komisyonu belirlenmesinde uygulanan formüle,
muafiyet tanınabilmesi için, formül düzenlemesinin denetimden geçerek
doğruluğu kanıtlanmış, şeffaf, nesnel ve objektif verilere dayanan veri setine
dayanması gerekmektedir.
4054 sayılı Kanun’un “Muafiyet” başlıklı 5. maddesi ile 4. madde kapsamında 720
ihlal teşkil eden eylemlere muafiyet tanınması için gerekli şartlar ve muafiyetin ne
şekilde verilebileceği düzenlemektedir.
Muafiyet verilebilmesi için belirlenen 4 şarttan (a) ve (c) bentlerinde belirtilen
hususlar, muafiyet başvurusunda yer aldığı şekilde, ödeme sistemlerinde
ekonomik gelişmenin sağlanması ile üye işyeri-banka ve banka-kart hamili
ilişkilerinde rekabet şartlarının ortak komisyon belirlenmesi dışındaki şartlarının
sınırlandırılmamış olması nedenleriyle sağlanmaktadır. Ancak, (b) ve (d)
bentlerinde yer alan şartların karşılanması için, belirlenen takas komisyonunun
gerçek maliyetleri içermesi gerekmekte ve sistemin işleyişinin maliyet paylaşımı
esasına göre yapılması gerekmektedir. 730
Konu hakkında verilen ilk kararda, maliyet paylaşımının gerçek maliyetler
üzerinden belirlenmesi gereği uyarınca Kurul tarafından formülden batak
unsurunun çıkarılması ve fonlama maliyeti kısmında referans faizi olarak
TRLİBOR yerine TCMB overnight faiz oranının kullanılması şartları getirilmiş ve
BKM (daha doğru tanımlama ile bankalar) tarafından da karara uyulmuştur.
08-06/63-20
18
Dosya mevcudu bilgilere göre, yıllar itibarıyla, konuya ilişkin verilerin seyri
aşağıdaki şekildedir :
Maliyet Kalemleri
McKinsey Çalışması
Öncesi Kullanılan Oran
(2000-2004 Yılları
Arasında)
McKinsey
Çalışması
Sonrası
Kullanılan
Oran
(2004 Yılı
Oranı)
Kurul Kararı
ile Tanınan
Muafiyet’ten
Sonra
Kullanılan
Oran (2005
sonrası)
Mevcut
Muafiyet
Talebindeki
Oran (2007
Verileri ile
Hesaplanan
Oran)
Fonlama gün sayısı 25,00 26,10 26,60 27,30
Fonlama faiz oranı Gecelik Faiz Oranı 16,31% 14,25% 17,36%
Fonlama Maliyeti (gecelik faiz×25)/ 365 1,166% 1,038% 1,300%
Müşteri hizmetleri
ve tahsilatlar 0,000% 0,305% 0,429% 0,333%
Otorizasyon 0,113% 0,052% 0,029% 0,018%
Switch /
routing/hesaplaşma 0,160% 0,026% 0,022% 0,030%
Sahtekarlık ve
exception dosyası 0,416% 0,046% 0,112% 0,087%
Harcama itirazları 0,033% 0,017% 0,004% 0,004%
Batak 0,105% 0,263%
Operasyonel
maliyetler 0,727% 0,709% 0,596% 0,470%
Takas Oranı
(BSMV Hariç) (gecelik faiz×25)/365+0,73 1,875% 1,635% 1,770%
Takas Oranı
(BSMV Dahil) 1,720% 1,870%
Tablodaki verilerden de anlaşılacağı üzere, takas komisyonu formülünün
işleyişinde belirlenen unsurlar bakımından bir değişiklik bulunmamaktadır. Bu
unsurların takas komisyonu içerisinde maliyet kalemi olarak yer alması 740
hususunda finansal sektör düzenleyici kurumlarından herhangi bir
değerlendirmede bulunulmamıştır. Yapılan incelemeler kapsamında ise, mevcut
veriler ışığında tüm formül bileşenlerinin maliyet kalemi oluşturduğu ve formüle
yansımasının doğru olacağı değerlendirmesine ulaşılmaktadır. Öte yandan,
Raportörlerce, BSMV etkisinin maliyet unsuru olarak formüle yansımasına ilişkin
olarak Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulu tarafından inceleme yapıldığı, bu
çerçevede, BSMV’nin doğrudan formüle eklenmesi yerine etkisi ile formüle
yansıtılması ve bunun üzerinden verginin tahakkuk ettirilmesi gereğinin bankalara
bildirildiği belirlenmiştir. Bu bilgilerden, BSMV’nin de bir maliyet unsuru olduğu
değerlendirilmesine ulaşılmıştır. BSMV’nin banka bazında tam veya eksik 750
ödenmesi, vergi sorunu olarak Maliye Bakanlığı denetiminde olup, formüle
uygulanacak muafiyet kapsamında bir değişiklik yaratmamaktadır.
Maliyet unsurlarının incelenmesinde, yeni dönem içerisinde dikkati çeken
hususlar; fonlama maliyetlerinde fonlama gün sayılarının artması ve operasyonel
maliyetler içerisinde yer alan müşteri hizmetleri ve tahsilatlar kaleminde dalgalı
seyir izlenmesi sonucu düşüşün yavaş olmasıdır.
08-06/63-20
19
Fonlama gün sayısının artışı bakımından öne sürülen makul görüş, Türk
tüketicisinin kartlı alışverişte “homo economicus” davranışı göstermek suretiyle iki
ayrı kart ve iki ayrı hesap kesim ve ödeme tarihi oluşturmak suretiyle kendisini
maksimum olarak fonladığı şeklindedir. Buna göre hesap kesimi sonrasında 760
harcamalar ağırlıklı olarak ilk 10 gün içerisinde yapılmakta ve fakat ödeme için en
son gün beklenmektedir. Bunun yapılabilmesi için de elektronik ödeme imkanları
ve düzenli ödeme talimatlarından yararlanılmaktadır.
Esasen, bankalarca fonlama gün sayısının artışı için gösterilen elektronik ödeme
imkanlarının artması sonucu tüm kart sahiplerinin son ödeme gününde ödemede
bulunması ile müşteri hizmetleri ve tahsilatlar kalemlerinin operasyonel maliyetler
içerisindeki payının yüksekliği bir çelişki oluşturur görünmektedir. Çünkü
elektronik ödemeler 1 birim maliyet oluştururken, şubeden ödemeler bankalar için
100 birim maliyet oluşturabilmektedir. Bankalar, bu konu hakkında şubeden
ödemenin azaltılması çalışmalarının istenen sonuçları vermediğini ifade 770
etmektedirler. Ancak, tüm bu ifadeler verilerin sağlığı hakkında şüpheleri
gidermemekte ve toplanan verilerin bağımsız denetimden geçmesi ihtiyacını yine
gündeme getirmektedir.
Fonlama gün sayısının artışı ile ilgili bu yeni dönemde gündeme gelen diğer bir
neden ise bankaların “grace period” uygulaması yaparak, 1-2 gün geç ödemede
bulunan müşterilerinden faiz tahsil etmemeleri olarak ortaya çıkmaktadır. Ayrıca
5464 sayılı “Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Kanun”’un 26. maddesinde
yer alan “Hesap kesim tarihi ile son ödeme tarihi arasında on günden az bir süre
olamaz.” hükmünün de son ödeme tarihinin hafta sonu, bayram gibi tatil
günlerine gelmesi halinde fonlama gün sayısını artırdığı yetkililerce ifade 780
edilmiştir. Ancak, bankaların hesap kesim ve son ödeme günlerinin
uygulanmasında sabit tarihler belirlenmesi yerine gün kaydırması yapma
imkanının bulunduğu ve hesap kesim tarihinin öne alınarak 10 günlük sürenin
tatil dönemine rastlamasının engellenebildiği tespit edilmiştir.
Bankalarca kart müşterilerine bu şekilde ekstra imkanlar tanınmasının nedeni, bu
uygulamaların toplu olarak takas komisyonu formülüne aktarılması ve sistem
aracılığıyla sonuçta üye işyerlerine ve dolayısıyla tüm tüketicilere maliyetlerin
yüklenmesi olarak ortaya çıkmaktadır. Bu uygulamanın tüketicilerin rekabet
sınırlamasından zarar görmemesi ve gelişmenin sağlanması ile çeliştiği
değerlendirilmektedir. Banka ve Kredi Kartları Kanunu’nda yer alan düzenleme ile 790
getirilen asgari sınırı aşan ödeme uygulamalarında bulunmak bankalar
bakımından mümkündür, ancak bu uygulamaların maliyetlerinin de ilgili bankalar
tarafından karşılanması ve rekabet maliyetlerine rekabeti yapanların katlanması
gerekmektedir. Mezkur kanun düzenlemesi ise fonlama gün sayısını artırıcı bir
etkiye sahiptir. Ancak uygulanan politika gereği belirlenen 10 günlük asgari
ödeme süresinin, takas komisyonu formülünün fonlama gün sayısının belirlendiği
kısmına etkisi bu yasal süreyi aşmamalıdır. 10 günlük ödeme süresinin tüm kredi
kartı kullanıcıları tarafından 10 günden fazla uygulandığını söylemek veri
güvenliğine gölge düşürdüğü gibi, uygulamanın sistemin maliyet yapısının
azaltılması yönünde yapılmadığını da ortaya koymaktadır. Bu nedenle muafiyete 800
konu olan formülde fonlama gün sayısının belirlenmesinde, ödeme süresi
08-06/63-20
20
fonlama gün sayısının azami 10 gün olarak hesaplanması gerekmektedir. Mevcut
uygulama bakımından bu sürenin 10,2 gün olarak uygulandığı belirlenmektedir.
Muafiyetin verilmesi bakımından fonlama gün sayısının hesabında ödeme günleri
bölümünün azami 10 gün olarak hesaplandığının Rekabet Kurumu’na tevsik
edilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan bileşenler ile oluşan takas komisyon oranı, BKM tarafından
kamuoyuna açıklanmamaktadır. Bu durum işlemde açıklık ve şeffaflık ilkesi ile
çelişmektedir. Bu tür bir açıklama yapılmamasının ticari sır gerekçesi ile
değerlendirilmesi de mümkün değildir. Çünkü burada, esasen rakip konumunda 810
olan bankalar birlikte oranı belirlemekte ve kendileri için üye işyerlerine
uygulanacak olan maliyet unsurlarını öğrenmektedirler. Bu bilgi kendisine üye
işyeri komisyonu uygulanacak olan üye işyerleri tarafından da bilindiği takdirde,
maliyetlerin biliniyor olması sayesinde, üye işyeri komisyonları bankalarla daha
rekabetçi şartlarda belirlenebilecek ve bu sağlıklı rekabet ortamı sonucunda da
piyasa şartlarında oluşacak üye işyeri komisyonları ile genel fiyatlar düzeyinin
olumlu etkilenmesi söz konusu olacaktır. Konunun dünya uygulamalarına
bakıldığında da, Visa ve Mastercard’ın ülkeler arası takas komisyonu oranlarını
açıkladıkları ve böylece şeffaflık sağladıkları görülmektedir. Aynı uygulamanın
ülke çapında yapılması bakımından da bir sorun bulunmamaktadır. Bu şekilde 820
bilgi asimetrisinin de önüne geçilebilecek ve özellikle ülkemiz bakımından tüketici
haklarının da korunması sağlanabilecektir. Diğer yandan bu şeffaflık uygulaması,
bankaları da yanlış eleştirilerden koruyabilecektir. Ülkemizde kredi kartı faiz
oranları ve üye işyeri komisyon oranları hakkında bu bilgi asimetrisinden
kaynaklanan bir bilgi kirliliği bulunmakta ve kimi oda ve tüketici kuruluşları dahi
yanlış değerlendirmelerle, yanlış sonuçlara ulaşabilmektedirler. Dosya
kapsamında görüş istenmiş olan tüketici birlikleri ve odalardan gelen görüş ve
önerilerin eksik ve zayıflığı, yanlış bilgilenmenin de bir sonucu niteliğindedir.
Takas komisyonuna bu aşamada muafiyet tanınması bakımından, genel olarak
tüketicilerin ve dosya özelinde üye işyerlerinin rekabet sınırlamasından en az 830
zarar görmesi için, o an itibarıyla uygulanmakta olan takas komisyonu oranının
BKM’nin internet sitesinde kamuoyuna duyurulması şartının getirilmesi gerektiği
değerlendirilmektedir.
H.3.2. Muafiyet Süresinin Değerlendirilmesi
Dosya konusu formül hakkında Kurul’un 4.1.2006 tarih, 06-01/9-4 sayılı kararı ile
ortak takas komisyonu uygulamasına 18.11.2005 tarihinden itibaren iki yıl süre ile
muafiyet tanınmasına karar verilmiştir. BKM tarafından uygulanan takas
komisyonu oranının belirlenmesi işlemine yönelik olarak muafiyetin 2 yıl olarak
sınırlandırılması, düzenleyici kurumlar tarafından bu sistemin denetleneceği 840
öngörüsüne dayanmıştır. Bu konuda ilgili kurumlara görüş yazıları gönderilmiştir.
Ancak, dosya mevcudu bilgilerden, geçen sürede “Takas Komisyonu” sisteminin
işleyişinin denetimi hakkında düzenleme yapılmadığı tespitine ulaşılmıştır. Bu
çerçevede, o dönem kararının alınmasına yönelik öngörünün gerçekleşmediği
sonucuna varılmaktadır.
08-06/63-20
21
Diğer taraftan, kamu denetimi gerçekleşemese dahi verilerin güvenliğinin
bağımsız denetim ile de sağlanabileceği -ki bu durumda talep edilen süresiz
muafiyet verilebilecektir- ilk muafiyet kararının gerekçesinde belirtilmiştir. Buna
karşın, BKM yetkilileri kararın sonuç kısmında yer almadığı gerekçesi ile konuyu
gündeme almadıklarını belirtmişlerdir. Esasen, bankaların zaten bağımsız 850
denetimden geçiyor olmaları nedeniyle, bu kalemlerin de denetim içerisine
alınmasının bankalar bakımından sorun doğurmayacağı değerlendirilmektedir.
Ancak, dosya mevcudu bilgilere göre, ilgili pazarda hem kabulcü (acquirer) ve
hem de kart çıkarıcı (issuer) pazarlarında yüksek yoğunlaşma oranları
bulunmaktadır. İlk 6-7 bankanın pazar payları toplamı %90’ı aşabilmektedir.
Ayrıca, büyük bankalarda dahi algılama ve uygulama farklılıkları bulunabilmekte,
bu durum küçük bankalara doğru inildikçe daha da artmaktadır. Bu çerçevede,
-takas komisyonu formülünün işlem hacimlerinin ağırlıklı ortalamalarına
dayanması nedeniyle- sistemde yıl sonları itibarıyla pazar payları toplamı %90’ı
oluşturan ilk 6-7 bankanın bağımsız denetimden geçen verilerinin formülde 860
kullanılması daha doğru sonuçlar verebilecektir.
Dosya mevcudu bilgilere göre, bağımsız denetim periyodunun yılın Ocak-Mart
döneminde gerçekleştiği ve 2009 yılı itibarıyla bu denetimin gerçekleştirilebileceği
BKM yetkilileri tarafından ifade edilmiştir. Bu nedenle tanınacak muafiyetin
süresinin kısa tutulması gerekmektedir. Esasen takas komisyonu formülü
uygulamasına muafiyet tanınmasında ana sorun, formüle sağlanan verilerin
güvenirliliğinin denetimden geçirilmek suretiyle sağlanmasıdır. Bu sorunun
aşılmasının zaman alacak olması nedeniyle, mevcut uygulamanın hukuki
güvenliğinin askıda bırakılmaması bakımından bu haliyle de olsa, yukarıda
belirtilen şartların yerine getirilmesi ile muafiyete tabi olduğunun tespit edilmesi, 870
ancak muafiyet süresinin kısa tutulması ile de sistemin düzeltilmesinin kontrol
altında tutulması gerekmektedir.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1. Bankalararası Kart Merkezi A.Ş.’nin Yönetim Kurulu kararlarıyla ortak takas
komisyonu belirlemesinin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun
kapsamında bir teşebbüs birliği kararı olduğuna ve Kanun’un 4. maddesinin (a)
bendine aykırılık oluşturduğuna,
2. Kartlı ödeme sistemleri pazarının kendine özgü koşulları nedeniyle, birlikte 880
takas komisyonu belirlenmesi faaliyetinin, bazı koşulları sağlaması halinde
Kanun’un 5. maddesi kapsamında muafiyetten yararlanabileceğine, ancak şu
anda uygulanan haliyle bu koşulların gerçekleşmediğine,
3. Çok taraflı takas komisyonu uygulamasına Kanun’un 5. maddesi kapsamında
muafiyet tanınabilmesi için, BKM tarafından uygulanmakta olan formülde,
fonlama maliyeti bölümünde kullanılan fonlama gün sayısının hesabında ödeme
günleri bölümünün azami 10 gün olarak hesaplanmasının ve formül sonucunda
oluşan BSMV etkisi dahil toplam oranın BKM’nin internet sayfasında
08-06/63-20
22
yayınlandığının Rekabet Kurumu’na 15 gün içerisinde tevsik edilmesi halinde
muafiyet tanınacağına, 890
4. Muafiyetin süresinin, takas komisyonu formülüne bankalarca sağlanan verilerin
bağımsız denetimden geçmesi ile oluşacak veri güvenliğinin henüz
sağlanamamış olması nedeniyle, 3. maddede belirtilen şartların yerine
getirildiğinin tevsik edilmesinden itibaren 15.4.2009 tarihine kadar belirlenmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy