Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2005-4-66 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 05-41/598-152
Karar Tarihi : 28.6.2005
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL,
Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M.Sıraç ASLAN,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN.
B. RAPORTÖRLER : K.Oğuz KARAKOÇ, Mehmet ÖZDEN,
Levent KUTOĞLU, Hatice AKKAYA KARAYOL,
Esin ÇERÇİOĞLU, Evren SESLİ
C. ŞİKAYET EDEN : - Ayhan GÖKSAN 20
Kuzgun Sokağı No: 37/9 A.Ayrancı/Ankara
- Kenan BOSTANCI
(kbostanci@)
- Prof. Dr. Arif ESİN
Akaretler Sıraevleri S.Seba Cd. No:35 Beşiktaş/İstanbul
D. HAKKINDA
ÖNARAŞTIRMA
YAPILANLAR : Taksitli kredi kartları pazarında faaliyet gösteren
bankalar 30
E. DOSYA KONUSU : Bankaların, ortak karar almak suretiyle, akaryakıt ve
gıda ürünlerine yönelik olarak kredi kartlı alışverişlerdeki taksit
uygulamalarına son verdikleri iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ : Bankaların gıda ve akaryakıt sektörlerinde taksit
uygulamasına son vermesine ilişkin Kurum kayıtlarına intikal eden üç başvuruda
özetle, basında yer alan haberlere değinilerek, özetle bankaların gıda ve
akaryakıtta taksit yapmama konusunda kendi aralarında centilmenlik anlaşması 40
yaptıkları ve Bankalar Birliği’nde ortak karar aldıkları, bu eylemin 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesinin ihlali olduğu iddia edilmekte, konunun incelenmesi ve
soruşturma açılması talep edilmektedir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 28.3.2005, 4.4.2005, 20.4.2005
tarihlerinde, sırasıyla 1982, 2093 ve 2519 sayılar ile giren başvurular üzerine
hazırlanan 20.4.2005 tarih, 2005-4-66/İİ-05-KOK sayılı İlk İnceleme Raporu,
05-41/598-152
2
25.4.2005 tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun’un 4. ve 6. maddelerinin ihlaline ilişkin bir
soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun'un 50
40/1. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına 05-28/328-M sayı ile karar
verilmiştir.
İlgili karar uyarınca düzenlenen 3.6.2005 tarih 2005-4-66/ÖA-05-KOK sayılı
Önaraştırma Raporu, 13.6.2005 tarihli Kurul toplantısında görüşülerek, 05-
39/522-Mİ sayı ile önaraştırma çerçevesinde T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Genel
Müdürlüğü’ne ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na (BDDK)
yazılan yazıların cevaplarının beklenmesine ve önaraştırma dosyasının
incelemede kalmasına karar verilmiştir.
60
İlgili karar gereğince hazırlanan Bilgi Notu, 28.6.2005 tarih ve 05-41 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili rapor ve bilgi notunda;
- Bankaların gıda ve akaryakıt sektöründeki taksit uygulamalarını
durdurmasında, kredi kartları piyasasında rekabeti kısıtlama amacının değil;
yaşanan yoğun rekabet şartları altında aşırı uygulamalara gidilmesinin
tüketiciler üzerinde olumsuz sosyal sonuçlar doğurabileceği ve bu
uygulamanın gelecekte bankaların mali yapıları üzerinde olumsuz etkilere yol 70
açabileceği kaygısını taşıyan ilgili kamu otoritesi ve hükümet yetkililerinden
gelen uyarıların etkili olduğu;
- taksit uygulamasının durdurulmasının sonrasında piyasada ekstre erteleme,
tek çekimde ek puan ya da konuşma süresi verme, indirime gitme gibi
yöntemlerle rekabete devam edildiği, dolayısıyla sektörde rekabeti kısıtlayıcı
etkinin görülmediği;
- taksit uygulamasının durdurulmasının tüketiciye net zarar verdiği tespitinin
yapılamadığı;
- pazarın şeffaflığı nedeniyle bankaların taksit konusunda birbirleriyle paralel
hareket etmelerinin kolaylaştığı; 80
- önaraştırma konusu iddialara ilişkin taksitli kredi kartları pazarında faaliyet
gösteren bankalar ve Türkiye Bankalar Birliği hakkında soruşturma
açılmasına gerek olmadığı
ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Kredi kartı günümüzde, hem ödeme enstrümanı hem de kredi kullanma aracı
olmak üzere iki işlevi üstlenmiş bir ürün durumundadır. Kredi kartının 90
kredilendirme fonksiyonu günümüzde tüketiciler tarafından yoğun biçimde
kullanılmaktadır. Birçok tüketici, son ödeme tarihinde kredi kartı ekstresini
05-41/598-152
3
kısmen ödeyerek geri kalan miktarları faiziyle birlikte sonraki aylarda ödemeyi
tercih etmekte, böylelikle kredi kartı kredi aracı haline gelmektedir.
Bununla birlikte, bankalar son yıllarda kredi kartıyla yapılan alışverişlerde faiz
işletmeden, diğer bir deyişle vade farksız taksit imkanı sunmaya başlamışlardır.
Bu çerçevede tüketicilerin bir nevi tüketici kredisi kullanır gibi, kredi kartlarıyla
taksitli ödeme imkanına kavuşmasıyla ve özellikle de bu imkanın gıda ve
akaryakıt sektörlerine yayılmasıyla birlikte, kredi kartıyla yapılan bu 100
taksitlendirmenin miktarında önemli artışlar meydana gelmiştir. Bankalar, birçok
sektörde taksit sayılarını arttırmak suretiyle kart hamili sayılarını ve kart cirolarını
arttırmaya ve kredi kartı pazarından daha fazla pay almaya çalışmaktadır.
Kredi kartının bu şekilde bir tüketici kredisi kullanma aracı haline gelmesi ve
taksitlendirmenin artmasıyla birlikte kredi kartının ödeme aracı fonksiyonunun
önemi giderek azalmaya başlamıştır. Bu nedenle kredi kartının bu iki işlevini
birbirinden ayırmak, taksitlendirme yapmadan, tek seferde ödemeyi bir ödeme
aracı hizmeti olarak nitelendirmek ve taksitlendirme hizmetinden ayırmak
gerekmektedir. Taksitlendirme hizmeti, bir ödeme aracından ziyade bir kredi 110
hizmeti olarak ortaya çıkmakta ve bu nedenle ayrı bir pazar oluşturmaktadır.
Bu durumda akla, kredi kartının kredilendirme aracı olarak zaten kullanıldığı,
tüketicilerin eskiden olduğu gibi kredi kartı ödemelerini, aylık faizini ödeyerek
erteleyebileceği ve böylelikle bir nevi taksitlendirme yapabileceği, bu nedenle
taksitlendirmenin ayrı bir pazar olamayacağı düşünülebilir. Ancak bu hizmet,
vade farksız taksitlendirmeye bir ikame oluşturmamaktadır; zira tüketici yaptığı
harcamalar için asgari ödeme tutarını ödese bile, geri kalan harcamaları için aylık
%5’ler seviyesinde faiz ödemek durumunda kalmaktadır. Vade farksız taksitle
karşılaştırıldığında yüksek faiz oranlarının tüketiciye getirdiği ek mali yük, bu tür 120
kredilendirmenin vade farksız taksit uygulamasına alternatif olmasını
engellemektedir.
Bu çerçevede ilgili ürün pazarı “kredi kartıyla sunulan taksitli alışveriş hizmetleri
pazarı” olarak belirlenmiştir.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Gıda ve akaryakıt sektörlerinde kredi kartlarına taksit uygulamasının Türkiye
geneline yönelik olması ve söz konusu hizmetlerin piyasa şartlarının homojen 130
olmasından ötürü ilgili coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti sınırları” olarak kabul
edilmiştir.
I.2. Yapılan Tespitler ve Deliller
Önaraştırma sürecinde raportörlerce konuyla ilgili basında yer alan haberler ve
incelemeler sırasında elde edilen deliller değerlendirilmiş; konuya ilişkin olarak
05-41/598-152
4
TBB’nin, ilgili pazarda faaliyet gösteren bankaların ve perakendecilerin (gıda ve
akaryakıt) çeşitli yetkilileri ile görüşülmüştür.
140
I.2.1. Konuyla İlgili Basında Yer Alan Haberler
1. 29.3.2005 tarihinde Referans Gazetesi’nde yer alan “Bankalar Nisan ayından
itibaren benzin ve gıdaya taksit yapmayacak” başlıklı haber şu şekildedir:
“Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun (BDDK) gıda ve akaryakıta
kredi kartı ile taksit uygulamasına 'sınır' getirilmesi için bankalara 31 Mart'a kadar
süre tanıması bankaları zora soktu. Taksit uygulamasından rahatsız olan
bankacılar, rekabet kanunu gereği bağlayıcı karar alamadıklarını, ancak
bağlayıcı olmasa da nisan ayından itibaren taksit sorununu çözmek için bir
konsensüs sağladıklarını bildirdiler. Bankalar Birliği'nde yapılan toplantıda 150
özellikle kart pazarında güçlü olan bankalar, benzin ve gıdada taksit
uygulamasına nisan ayından itibaren son vereceğini belirtiyor. Sadece bir büyük
banka bu duruma başta itiraz ediyor, ancak daha sonra sözkonusu banka da
gıda ve benzinde taksit uygulamasının kalkmasını yararlı bulduğu yönünde görüş
bildiriyor. BDDK Başkanı Tevfik Bilgin de, geçen hafta yaptığı açıklamada
bankaların kendi aralarında anlaştıklarını gıda ve benzinde taksit uygulamasına
son vereceklerini söylemişti.
Dayanıklı tüketimde anlaşma yok
Bu arada gıda ve benzinde taksit uygulamasının kaldırılmasına sıcak bakan
bankalar, özellikle dayanıklı tüketim mallarında 24 aya varan taksit konusunda 160
ise anlaşamadı. Bazı bankacılar toplantıda, kredi kartında çok fazla taksit
yapıldığını, buna da bir çözüm üretilmesini yani aşamalı olarak taksit sayılarının
azaltılmasını hatta 6 taksitle sınırlamasını isterken bu görüş genel anlamda kabul
görmüyor. Nisan başından itibaren benzin ve gıdada taksit uygulamasının
sonlandırılması için bir konsensüs sağlandığını belirten Denizbank Genel Müdürü
Hakan Ateş, "Bankaların rekabet kanunu gereği ortak bir karar almaları mümkün
değil. Ancak bağlayıcı olmasa da Nisan ayından itibaren benzin ve gıdada taksit
uygulamasının sonlandırılması konusunda bir konsensüs sağlandı" dedi.
Bir centilmenlik anlaşması olacak
Dışbank CEO'su Tayfun Bayazıt, bankaların kendi aralarında anlaşmalarının 170
mümkün olmadığını belirterek, "Bankalar kendi aralarında anlaştıklarında
Rekabet Kurulu bunu yapamazsınız diyor, anlaşmasalar BDDK zorluyor. Yani
bankalar bu konuda ciddi bir sıkıntı içerisindeler. Sanıyorum bir centilmenlik
anlaşması olacak. Bankalar kendi aralarında taksit uygulamasına gitmeyelim
diyecekler, ancak bu bağlayıcı bir karar olamaz. Yani bir banka centilmenlik
anlaşmasına uymazsa herhangi bir yaptırımı olamayacak" diye konuştu.
Bağlayıcı olmayan bir konsensüs sağlandı
Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar, Bankalar Birliği toplantısında
benzin ve gıda gibi çabuk tüketilen ürünlerdeki taksitlendirmenin kaldırılması
yönünde bir konsensüs sağlandığını söyledi. Çağlar, "Bankaların rekabet kanunu 180
gereği bağlayıcı bir karar alması mümkün değil. Bu nedenle genel hassasiyet
çerçevesinde çok kısa sürede tüketilen mallara taksit uygulamasının sektöre de
05-41/598-152
5
zarar verdiği, tüketicileri de zora soktuğu yönünde genel bir görüş vardı.
Sağlanan konsensüse göre bankalar gıda ve benzinde taksit uygulamasına son
verecek. Tabi buna uymayan bankalar çıkar ve bu durumda diğer bankaları da
zorunlu olarak taksit işine sürüklerse bu durum da BDDK bir takım düzenleyici
tedbirler almak durumunda kalır" dedi. Taksit uygulamasına hemen son vermenin
kolay olmadığını belirten Çağlar, Nisan ayından itibaren gıda ve benzinde taksit
uygulamasının kalkacağını söyledi. Çağlar, televizyon, buzdolabı gibi ürünlerde
ise reel sektör şirketlerinin de taksit uyguladıklarını belirterek, bankaların da 190
burada taksit yapmakta sorun görmediğini ifade etti.
Her banka kendi durumuna bakacak
Rekabet Kurulu açısından bankaların ortak bir anlaşma yapamayacaklarını
belirten Finansbank Genel Müdürü Sinan Şahinbaş, "Bankalar Birliği üyeleri
olarak yaptığımız toplantıda taksitleri tartıştık ve neler yapabileceğimizi konuştuk.
Burada ortak karar alınmadı, ancak her banka durumu değerlendirip karar
verecek. Ortak bir karar alınmasa da bazı bankalar taksitleri kısacak, bazıları
durduracak, bazıları aynı şekilde devam edecek" dedi. Finansbank olarak nisan
ayından itibaren gıda ve benzinde taksit uygulamasına son vereceklerini
vurgulayan Şahinbaş, "Piyasadaki gelişmelere bağlı olarak yani taksit konusunda 200
genel durma eğilimi olursa bizde uyarız. Şayet rakiplerimiz taksit uygulamasına
devam ederse bizim tek başımıza bir karar almamız mümkün değil. Ancak şu an
biz ay sonundan itibaren gıda ve benzinde taksit uygulamasını durdurmayı
planlıyoruz" diye konuştu.”
2. 19.3.2005 tarihinde Hürriyet Gazetesi’nde yer alan “Bankalar Nisan’dan
itibaren gıdada taksitten vazgeçiyor” başlıklı haber şu şekildedir:
“Bankalar, kredi kartında taksitli satış uygulamalarına nisan ayından itibaren ‘çeki
düzen’ verecek. Mevcut ekonomik konjonktür ve rekabet ortamında taksitli
satışlardan tamamen vazgeçmeyi asla düşünmeyen bankalar, rahatsızlık yaratan 210
gıda ve akaryakıt konusundaki uygulamalardan vazgeçmek konusunda fikir
birliğine vardılar.
BDDK süre tanıdı:
Yunanistan, Brezilya, Fransa, İsrail gibi ülkelerde de uygulansa da Türkiye’deki
yaygınlığı ile son günlerin önemli gündem maddelerinden biri olan kredi
kartındaki taksit uygulamalarında bankalar BDDK’nın duyduğu rahatsızlığı
ortadan kaldırmaya kadar verdi. Edinilen bilgiye göre gıda ve akaryakıta
uygulamalarda taksit sayısına ve bazı ürünlere ‘sınır’ getirilmesini isteyen BDDK
bankalara 31 Mart’a kadar süre tanıdı. Bankaların yasal bir düzenlemeye ihtiyaç
kalmadan, kendi aralarında anlaşmasını isteyen BDDK, bu yönde bir adım 220
atılmaması halinde ‘karşılık oranlarını artırma’ restini de kullandı.
Anlaşma değil temenni:
Pekçok bankacı da taksit uygulamaları konusunda BDDK ile aynı görüşü
paylaşmasına karşın uygulama bir yandan bankalar arasındaki yoğun rekabet ve
Rekabet Yasası gereği eskisi gibi ‘centilmenlik anlaşması’ yapılamıyor olması
çözümü geciktirdi. ‘Nisan ayından itibaren gıda ve akaryakıt gibi hızlı tüketim
ürünlerinde taksit uygulamaları kalkacağı yönünde karar alındığı’ yönündeki
açıklamayı düzelten bir bankacı ‘Buna bir anlaşma demek yerine temenni demek
05-41/598-152
6
daha doğru olur’ diye konuştu. Bankaların da taksit uygulamalarında ipin ucunun
kaçırıldığı, hızlı tüketim mallarında taksit uygulamalarının gereksiz olduğu 230
konusunda hemfikir olduklarını hatırlatan bankacı, ‘Bunun bir yasa ile
düzeltilmesini de kimse istemiyor. Taksit uygulamalarına ilişkin bir konsensus
sağlanmış görünüyor. Ancak buna tam bir anlaşma demek mümkün değil. Bu
temenninin nasıl uygulanacağını hep beraber göreceğiz’ diye konuştu.
Öncülüğü büyükler yapacak:
Daha fazla müşteri sayısına ulaşabilmek için kredi kartlarında rekabetin giderek
yoğunlaştığı bir dönemde, hangi bankanın bu işi biran önce uygulamaya
sokacağı da ayrı bir konu. Bu işe büyüklerin öncülük etmesi gerektiği de sektörde
benimsenen görüşlerden biri. Kredi kartı uygulamalarıyla sektörde önemli payı
olan bankalardan birinin, bu konudaki yaklaşımı ise şöyle: ‘Banka olarak taksiti 240
azaltmaya karar verdik, bunu yavaş yavaş yapmayı planladık. Taksit beyaz eşya,
cep telefonu gibi ürünlerde anlamlı, burada devam edecektir. Ama gıda ve
akaryakıtta ürünün ömrüne paralel olarak uygulamalar değişecektir. Belki önce
birinde, daha sonra diğerinde olabilir, bizim de eğilimimiz bu yönde.”
3. 25.3.2005 tarihinde Vatan Gazetesi’nde yer alan “Ekmeğe, benzine taksiti
bitirecek anlaşma tamam” başlıklı haber şu şekildedir:
“Bankalar, gıda ve akaryakıt gibi hızlı tüketim mamullerinde kredi kartıyla taksitli
alışverişe sınır getirme konusunda anlaşmaya vardı. Bankalar Birliği'nin bir 250
süredir üzerinde çalıştığı, ancak kağıda geçirilmeyen centilmenlik anlaşmasının
önümüzdeki günlerde hayata geçirilmesi ve kolay tüketilen ürünlerdeki
taksitlendirmenin son bulması bekleniyor. Konuyla ilgili olarak Müstakil Sanayici
ve İşadamları Derneği MÜSlAD'ın Geleneksel Perşembe Toplantısı'nda konuşan
BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, "Sanırım gıda ve benzine taksitte bir mutabakata
varıldı" dedi. "Biz izliyoruz, trende ve harcama büyüklüklerine göre istediğimiz
zaman gerekli önlemleri alırız" diyerek taksitlendirme sınırının başka alanlara da
yayılabileceğinin sinyalini veren Bilgin şunları söyledi: ‘Dünyada kredi kartına
taksitin vadesi ortalama 3-6 ay. Türkiye'de ise bu vadeler 20-24 aya kadar uzadı.
Bu, kârlı bir iş olmaktan çıkmak üzere. Bankalar hala aralarında anlaşıp etkin 260
önlemler alamadı.’ Bilgin kredi kartlarıyla ilgili yasa taslağını önümüzdeki hafta
ilgili bakana sunacaklarını da belirtti.”
4. 18.2.2005 tarihinde Vatan Gazetesi’nde yer alan “Ekmeğe, benzine kartla
taksit bitiyor” başlıklı haber şu şekildedir:
“Uzun süredir gündemde olan kredi kartında taksit çılgınlığına bankacılar son
veriyor. Bankalar Birliği liderliğinde sürdürülen çalışma ile bankalar, ekmek,
peynir gibi hızlı tüketim ürünlerinde kredi kartına taksit yapmamak için
Centilmenlik Anlaşması imzalamaya hazırlanıyor. BDDK Başkanı Tevfik Bilgin'in 270
her fırsatta gündeme getirdiği, Maliye Bakanı Unakıtan'ın ise ‘Artık yeter, son
vereceğiz’ dediği gıda ve akaryakıt gibi hızlı tüketim ürünlerine kredi kartıyla
taksit uygulamasına bankalar son veriyor. Bankalar Birliği liderliğinde başlatılan
çalışma ile bankalar arasında ekmek, peynir ve benzin gibi ürünlerde kredi
05-41/598-152
7
kartına taksit yapılmaması için bir Centilmenlik Anlaşması imzalanması amacıyla
harekete geçildi. Bankacılar, Bankalar Birliği'nin telefon trafiğiyle yürüttüğü
çalışmanın kısa süre içinde tamamlanacağını belirtiyor. Anlaşmanın imzalanması
durumunda Ankara'daki ekonomi yetkililerinin yanı sıra bankaların da isyan
bayrağı açtığı ve her geçen gün yeni bir boyuta taşınan taksit uygulamasına sınır
getirilecek. Önlemler başta gıda, temizlik maddeleri ve akaryakıt gibi çok 280
kullanılan hızlı tüketim ürünlerindeki taksitlendirmeleri bitirmeye yönelik olacak.
Bankalar dışında perakende zincirleri ve akaryakıt istasyonlarını da rahatsız
edecek boyuta ulaşan taksitlendirme uygulamasının disipline edilmesi konusunda
ilk adım Maliye Bakam Kemal Unakıtan'dan geldi. Unakıtan, Ocak ayında yaptığı
açıklamada kredi kartlarında gıda, akaryakıt ve temizlik malzemeleri gibi günlük
ihtiyaçlara dönük alışverişlere son verme kararı alındığını kaydetti. Konuyla ilgili
uzun süredir çalışma yürüten BDDK Başkanı Tevfik Bilgin ise geçen hafta, Banka
ve Kredi Kartları Yasa Taslağı'nda konuya ilişkin maddelerinin bulunacağı
sinyalini vermişti. Bilgin, taksit konusunda gerekirse yasayı bile beklemeden
düzenlemeler yapabileceğini de vurguladı. Ankara'nın taksitlendirme 290
konusundaki bu isteğine İstanbul'daki bankacılık kesiminden ilk destek, Garanti
Bankası'ndan geldi. Genel Müdür Ergun Özen, kredi kartında taksit uygulaması
konusunda sektörde bir rahatsızlık bulunduğunu belirterek, ‘İşi daha makul bir
rekabete getirmemiz lazım. İrrasyonel bir rekabet var burada’ dedi. Özellikle hızlı
tüketim mallarında taksidi özü itibarıyla yanlış bulduğunu ifade eden Özen,
konuyla ilgili bankacılık sektörü olarak uğraştıklarını ve önümüzdeki günlerde
karar alabileceklerini söyledi.
Garanti, Akbank ve Denizbank'tan destek
Özen'in bu açıklamalarına dün sektörden de destek geldi. Akbank Genel Müdürü
Zafer Kurtul, ‘Bizce de taksit konusunda bir tedbir alınması, biraz daha disipline 300
edilmesi iyi olur’ dedi. Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş ise konuyla ilgili
Garanti Bankası Genel Müdürü Özen'in görüşlerine katıldığını belirterek, ‘Ekmeği
alıp içine peyniri koyup yiyince hemen bitiyor. Ama bunun parası kredi kartında
aşırı giden taksitiendirme yüzünden 12 ayda ödeniyor’ dedi.”
5. 28.2.2005 tarihinde Milliyet Gazetesi’nde yer alan "Ben yoğurdu taksitle
alıyorsam bundan kime ne?" başlıklı haber şu şekildedir:
“Yazdan beri süren kredi kartı taksit tartışmasına farklı bir yaklaşım getiren
Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince, taksitin vatandaşın yararına olduğunu 310
ancak, taksitte bankaların aşırıya gittiğini söyledi.
Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince, kredi kartlarında gıda ve benzin
gibi tüketimi kısa süreli olan ürünlere yapılan taksit uygulamalarına farklı bir
yaklaşımda bulunarak ‘Ben yoğurdu taksitle alıyorsam bundan kime ne?’ dedi.
İş Bankası'nın Lefkoşa Şubesi'nin 50. kuruluş yıldönümü için Kıbrıs'ta
düzenlenen toplantıda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özince, bankaların
kredi kartlarına yaptığı taksitlerde ürün ayrıştırmanın zor olacağını söyledi. Kredi
kartı taksitlerinde gıda ve akaryakıt gibi ürünlerin tüketiminin çok fazla ve kısa
vadeli olması nedeniyle ürünlerde ayrıştırmaya gidilmesinin zorluğuna dikkat
çeken Özince, taksit uygulamasının vatandaşın yararına olduğunu söyledi. Yaz 320
05-41/598-152
8
aylarında başlayan tartışmalarda ise BDDK Başkanı Tevfik Bilgin olmak üzere
ilgili bakanlar taksitlerin 24 ayı geçtiğini belirterek, bunun sistemde risk
yaratabileceğine dikkat çekmişlerdi.
“Biraz aşırıya gittik”
Taksit uygulamalarının müşteri sadakati oluşturmak amacıyla kart ihraççıları
tarafından yaratıldığını anlatan Özince'nin konuyla ilgili görüşleri şöyle: "Buna
karşı olanlar neye karşı? Siz tüccarın malını taksitle satmasına mı karşısınız?
Bunun bir kısmını banka finanse ediyorsa, bankanın sırtına yük biniyorsa onu
bankanın yetkili organları düşünürler. Şimdi kime ne ben yoğurdu taksitle
alıyorsam. Bir kısım esnaf 'Siz bütün tüketimi hipermarketlere, süpermarketlere 330
yönlendiriyorsunuz' diyebilirler. Bu doğru bir tespit, o zaman buna alternatif
geliştirebilirsiniz. Taksit olayının vatandaşın yararına olduğunu kabul edelim.
Ama biz bankacılar galiba burada yarışırken biraz aşırıya gittik. Otoritemiz de
bize hesaplı olun diyor."
6. 29.11.2004 tarihinde Milliyet Gazetesi’nde yer alan “Domatese, benzine taksit
dönemi bitiyor” başlıklı haber şu şekildedir:
“Bankalar kanunu yasa taslağından sonra kredi kartları ve banka kartları yasa
taslağı üzerinde çalışılacağı bilgisini veren BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, yasal 340
mevzuatı olmayan kredi kartlarına önemli sınırlamalar getirileceğinin sinyalini
verdi. Taksitli kart uygulamasının Avrupa'da olmadığını belirten BDDK Başkanı,
domatesin, ekmeğin, petrolün taksitle alınmasının ekonomik hiçbir mantığının
olmadığını söyledi. Belli ölçülerde taksitli alışverişin olabileceğini belirten Bilgin,
gıda maddeleri ve akaryakıt ürünlerinin taksitle alınması konusundaki
düşüncelerini şöyle açıkladı: ‘Taksitli alışveriş insanların ekonomik durumlarıyla
bağlantılıdır. Özgür iradelerini ortaya koyarlar. Eğer banka ve müşteri bu işten
memnunsa BDDK bu konunun esaslarını düzenler. Ama taksit uygulamasında,
örneğin iş; karpuzun, ekmeğin, domatesin üç beş taksitle alınmasına kadar
gittiyse burada bir sorun var demektir. Bu tüketici açısından tüketim çılgınlığı 350
yaratır. Sanki cebindeki parayı harcıyormuş gibi para harcama dürtüsü yaratır.
Bankalar için ise bir risktir çünkü kredi kartındaki geri dönmeme riski arttıkça
bankaların mali bünyesi bundan olumsuz etkilenir. Bu durumda BDDK olarak
benim kafamda soru işaretleri doğar. Çünkü bankaların mali bünyesi çok önemli.
Petrole, benzine, gıdaya taksitli kart uygulanmasının yerinde olmadığını
düşünüyorum.”
7. 7.11.2004 tarihinde Milliyet Gazetesi’nde yer alan “Benzin ve gıdada kredi kartı
taksidini kaldıracağız” başlıklı haber şu şekildedir:
360
“BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, ‘hazırlıkları süren Banka Kartları Kanunu
taslağında, kredi kartı ile akaryakıt ve gıda alırken taksit yapılmasını kaldırıyoruz’
dedi. Banka Kartları Kanunu taslağınının ham halinin de hazır olduğunu,
çalışmaların hızlandırılacağını belirten Bilgin, taslakta 'Kredi kartlarında
taksitlendirme uygulamalarına önemli sınırlandırmalar' öngörüldüğünü belirtti.
05-41/598-152
9
BDDK Başkanı Bilgin, ‘Gıda ve benzinde kredi kartı ile alışverişte taksitlendirmeyi
kaldıracağız’ dedi.”
8. 2.3.2005 tarihinde HABER X haber portalında yer alan “BDDK’dan bankalara
kredi kartı uyarısı” başlıklı haber şu şekildedir: 370
“BDDK Başkanı Tevfik Bilgin'den, kredi kartlarında taksit uygulaması ile ilgili
bankacılara uyarı geldi. Bilgin, uygulamanın bankaların mali bünyesine zarar
verecek hale gelmesi durumunda müdahale etmekten çekinmeyeceklerini
vurguladı.
Bankaların da bu durumdan rahatsız olduğunu ve konuyla ilgili bir düzenleme
yapılmasını talep ettiğini söyleyen Bilgin, şöyle devam etti:
‘Ben de bir düzenleme yapma gayreti içinde olabileceğimizi onlara hissettirdim.
Ama (Mümkünse siz kendiniz anlaşın, aranızda bu akıntıya kapılmayı
düzenleyin) dedik. Ama çok ilginçtir bunu söyleyen bankacılarımız başka başka 380
açıklamalar yapıyor. BDDK Başkanı olarak bankaların mali bünyesine zarar
verecek bir uygulamanın artması karşısında, bankalara rağmen her türlü tedbiri
alma yetkim var. Bunu da gerekirse bütün cesaretimle alırım.’”
9. 24.3.2005 tarihinde Ntvmsnbc haber portalında yer alan “Bilgin’den açık
pozisyon uyarısı” başlıklı haber şu şekildedir:
“Bir süredir gündemde olan ve tartışma konusu yaratan kredi kartlarında taksit
uygulamasıyla ilgili olarak da Bilgin, kredi kartlarında uzun vadeli taksitlerin
bankalar için karlı olmaktan çıktığını belirterek, gıda ve benzin satışlarında taksitli 390
ödeme konusunda bankaların kendi aralarında çözüm yoluna gideceğini söyledi.
Bankaların diğer taksitlendirme alanlarında ise henüz bir anlaşmaya
varmadıklarını ve gerekirse BDDK olarak önlem alacaklarını kaydeden Bilgin,
‘Her ne kadar öyle olmadığı ifade edilse de, sorunlu kredi kartlarında artış var.
Biz BDDK olarak bankaların mali yapısını denetlemek ve önlem almak
zorundayız’ dedi.”
10. 10.2.2005 tarihinde MİLLİYET Gazetesi’nde yer alan “Kartta çok taksite
müdahale ederiz” başlıklı haber şu şekildedir:
400
“Kredi Kartları ve Banka Kartları Kanun Tasarı Taslağı'nı gelecek hafta internet
sitesinde kamuoyunun görüşüne açacaklarını anlatan Bilgin, şunları kaydetti:
"Taslağı bakanımıza arz edip kanunlaşmasını beklemek istiyoruz. Ama onun
öncesinde kredi kartlarının alışverişlerde taksitlendirilmesiyle ilgili sektörde
herkes bir şekilde nehrin akıntısına kapılmış gidiyor, onu görüyoruz. Bu akıntıyı
bir şekilde durdururuz. Ama biz bunu sektörün kendi isteğiyle yapmasını
istiyoruz. Bu arada Bankalar Birliği'ne de önemli görevler düşmekte. Ama eğer
olmuyorsa taksitlendirme konusunda da gerekli alt düzenlemelerle önlem alırız.
Taslakta bunlar olmaz. Çünkü kanun esnekliğini kaybeder."
410
05-41/598-152
10
11. 26.2.2005 tarihinde Hürriyet Gazetesi’nde yer alan “Kredi kartında
centilmenlik arayışına ‘Rekabet’ engeli” başlıklı haber şu şekildedir:
“Kredi Kartları Yasa Taslağı’na ilişkin görüşlerini 4 Mart’a kadar BDDK’ya
göndermeye hazırlanan bankacılar, taslakta yer alan düzenlemelerden öte,
taslakta yer almayan taksit uygulamaları konusunda sıkıntıda. Taslağa ilişkin
değerlendirmelerini pazartesi günü Bankalar Birliği bünyesinde toplanarak
şekillendirecek olan bankacılar, taksit uygulamaları konusunda ise nasıl hareket
edeceklerini bilemiyor. BDDK’nın özellikle gıda ve akaryakıt konusundaki taksit
uyarılarını dikkate alan bankacılar, uygulamada ise Rekabet Kurumu’nun ‘ortak 420
karar alamazsınız’ uyarısına takılıyor. BDDK, ‘Bu işi biran önce çözün’ diye
bastırırken, hiçbir banka haksız rekabete maruz kalmamak için ‘ilk adımı atmaya’
yanaşmıyor.
Bilgin ‘Siz Çözün’ diyor.
Kredi kartlarındaki taksit uygulamalarından duyulan rahatsızlığı her platformda
dile getiren BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, özellikle gıda ve akaryakıta taksit
uygulamasının kredi kartı mantığına uymadığı görüşünde. Yunanistan, Brezilya,
Fransa, İsrail gibi ülkelerde de uygulanan taksitli alışverişin Türkiye’deki
yaygınlığını yanlış bulan Bilgin’e göre, bu soruna formülü bankacılık kesimi
bulmalı. Yaptığı son toplantıda da taslakta yer almamasına rağmen taksit 430
uygulamaları konusuna değinen Bilgin, bankacılık kesiminden çözüm beklediğini
yinelerken, şu mesajı da göndermişti: ‘Eğer, olmazsa biz de gerekli önlemleri
alma yolunda çalışmalarımızı yaparız, bu gecikmez.’
Ortak karar alamazsınız:
Pekçok bankacı da taksit uygulamaları konusunda Bilgin ile aynı görüşü
paylaşmasına karşın, uygulama aynen devam ediyor. Çünkü bankacılar bu
konuda birlikte hareket edemiyor. Aralarındaki yoğun rekabete karşın, sektörün
tamamını ilgilendiren konularda geçmişten bu yana ‘centilmenlik anlaşmaları’
yapan bankacıların karşısına bu kez Rekabet Kurumu engeli çıktı. Edinilen
bilgiye göre, Rekabet Kurumu ‘Ortak hareket edemeyecekleri, aksi takdirde ceza 440
ile karşılayacakları’ konusunda bankacıları uyardı.
Bankacılar da rahatsız:
Kredi Kartları Yasa Taslağı’na ilişkin endişelerini BKM (Bankalararası Kart
Merkezi) aracılığıyla kamuoyuyla paylaşan bankacılar, BBDK’ya yazılı görüş
bildirinceye kadar bu konuda yorum yapmaya yanaşmıyor. Taslağa ilişkin
endişeleri BDDK’ya ileterek çözmeyi planlayan bankacıların asıl sıkıntısı taksit
konusunda ne yapacakları. Kredi kartına yapılan taksitlerin ‘BDDK’nın getireceği
yasal düzenleme ve sınırlandırılmasının doğru olmayacağı’ yönünde hem fikir
olan bankalar, Rekabet Kurumu’nun uyarısı varken bu işi nasıl formüle
edeceklerini düşünüyor. Bu sıkıntıyı aktaran bir yetkili, durumu şöyle aktardı: 450
‘Bankaların eli kolu şu aşamada bağlı görünüyor. Taksit uygulamalarının özellikle
gıda ve akaryakıtta frenlenmesi gerektiği sektörde de kabul görüyor ama bu iş
nasıl olacak? Bir banka bu uygulamaya son verip, diğeri vermezse haksız
rekabet yaşanacak. BDDK bu işe sektörün çözüm bulmasından yana, sektörde
de bazı ürünlerde taksit sayısının azalması, gıda ve benzin gibi tüketim
ürünlerinde tamamen kaldırılması düşünülüyor. Bankacılar bir yasal
05-41/598-152
11
düzenlemeye gerek kalmadan, rekabet kurallarını dikkate alarak bu işe bir formül
bulmak istiyor.”
I.2.2. Yapılan Görüşmeler 460
Önaraştırma sürecinde raportörlerce TBB, banka ve perakendeci (gıda ve
akaryakıt) yetkilileri ile görüşülmüş; ilgili teşebbüslerde yapılan yerinde
incelemelerde bankaların üye işyerlerinde taksit uygulamaları konusunda çeşitli
yazışmalar elde edilmiştir.
I.2.2.1. TBB ve Bankalar ile Yapılan Görüşmeler ve Elde Edilen Deliller
1. Raportörlerce görüşülen Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Bankacılık ve
Araştırma Grup Başkanı tarafından konuya ilişkin olarak aşağıdaki hususlar ifade
edilmiştir:
470
“TBB’nin kredi kartlarında taksit uygulamaları konusunda kamuoyu duyurusu
yapmak suretiyle bu uygulamanın risklerini anlatmak dışında herhangi bir faaliyet
olmamış, bankaları yönlendirici herhangi bir karar almamıştır. TBB’nin taksitle
ilgili çalışmaları başlatmasında son dönemde hükümetten ve BDDK’dan gelen ve
bankaların taksit uygulamaları ile fazla risk yarattığı yönündeki söylemlerin de
etkisi olmuştur. Ancak TBB bünyesinde yapılan çalışmalar, taksitlendirmenin
bankaların mali bünyesinde yarattığı olası risklerin hatırlatılmasından ibarettir.”
9.3.2005 tarihli Türkiye Bankalar Birliği’nin Bankaların Kredi Kartları Uygulamaları
Hakkında Duyurusu’nda aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
480
“Son dönemde taksitli harcamaların büyük bir kısmı perakendeciler tarafından
fonlansa dahi, kredi kartıyla taksitli satışlardaki taksit sayısının ve taksitli
işlemlerin artması, taksitlerin çok kısa vadede tüketilen mal ve hizmetleri de
kapsaması ve kredi kartlarına ilişkin özendirici uygulamalar bankalar açısından
beklenen ekonomik faydayı olumsuz etkilediği gözlenmektedir. Kredi kartlarında
beklenen ekonomik faydanın gerçekleşmesi için bankaların kredi kartıyla satın
alınan mal ve hizmetlerin tüketim ömrü, fonlama maliyeti, fonlamanın ve kredinin
vadesi, kredinin geri ödenebilirliği, kredinin fiyatlanması, riskin doğru ölçülmesi,
izlenmesi ve raporlanması konularına özel bir önem vermesi gerekli
görülmektedir. Öte yandan, kredi kartları ya da diğer bankacılık ürünlerinden 490
yararlanan yurttaşlarımızın ihtiyaçları doğrultusunda en doğru ürün ve yöntemi
seçmeleri muhakkak ki gereklidir. Seçim yapılırken, faaliyetleri en doğru
düzenlenen, denetlenen ve tümüyle kayıt içinde çalışan sektörün bankacılık
sektörü olduğu göz önünde tutulmalıdır. Yurttaşlarımızın bu bilinçle davranarak
bankacılık sektörü tarafından sunulan ürün ve hizmetlerinden büyük çoğunlukla
doğru yararlandıkları da aşikardır. Sorunların banka müşterilerinin sınırlı sayılı
kesimine ait olduğu değerlendirilmektedir. Bankalardan her türlü kredinin ihtiyaca
en uygun olanını ve bu ihtiyacı en iyi karşılayacağına inandığı bankayı ve ürünü
seçmek tüketicilerimizin en doğal hakkıdır. Bankalarımızın da kendilerine emanet
05-41/598-152
12
edilen tasarruflar karşılığında kullandırdıkları kredileri yasal düzenlemeler 500
çerçevesinde geri almaları görevleri ve sorumlulukları gereğidir.”
19.8.2004 tarih ve 58 sayılı Yönetim Kurulu Kararı’nda konuyla ilişkili olarak
aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
“2…tüketici kredileri ve kredi kartlarında bankaların yanlış uygulamalarının
olduğu düşünülüyorsa bunların izlenmesi, denetlenmesinin daha doğru olacağı
ifade edilmiştir.”
“3. Kamuoyuna yansıdığı şekilde tüketici kredileri ve kredi kartlarında hassasiyet
yaratan bankacılık uygulamaları konusunda sessiz kalınmasının sektör 510
tarafından kabul edildiği gibi bir algılamaya yol açacağı belirtilmiştir.”
“Bankalarca kredi kartlarının pazarlanmasında izlenen yöntemler kamuoyuna da
yansıyan söz konusu hassasiyeti önemli ölçüde etkilemiştir. Bankalar kredi kartı
pazarlama politikaları nedeniyle ciddi eleştiri almaktadır…Bu konuda yapılan
eleştiriler haklı değildir. Kredi kartında vade yapısı uzamıştır, taksitlendirme
uygulamaları nedeniyle kredi kartı tüketici kredisi gibi kullanılmaktadır.
Kredi kartlarının taksitlendirilmesi uygulamasında düzenleme yapılması yoluyla
ortak bir uygulama sağlanması mümkündür.”
3.12.2004 tarih ve 81 sayılı Yönetim Kurulu Kararı’nda konuyla ilişkili olarak 520
aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
“Tüketici kredileri ve kredi kartlarındaki gelişmeler, kredi kartlarında taksit ve
promosyon uygulaması, Bankalararası Kart Merkezi A.Ş. tarafından bazı
sektörlerde kredi kartlarında taksit uygulamasının yasaklanmasına ilişkin
Rekabet Kurumu’na yapılan başvuru ile alınan yanıt, Türkiye Odalar ve Borsalar
Birliği (TOBB)’nin kredi kartları uygulamasına ilişkin değerlendirmesi ile TOBB
Yönetim Kurulu’na yapılan sunum ve Kredi Kartları Kanun Tasarısı çalışmaları
hususunda Genel Sekreterin açıklamalarından bilgi edinildi.
Yapılan görüşmelerde; Kredi Kartları Kanun Tasarısı’nın yakın bir zamanda 530
gündeme geleceği bilgisi edinildiğinden, bu konudaki görüşlerin Tasarıya ilişkin
yapılacak çalışmalar sırasında değerlendirilmesine karar verildi.”
8.3.2005 tarih ve 14 sayılı Yönetim Kurulu Kararı’nda konuyla ilişkili olarak
aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
“Kredi kartlarına ilişkin gelişmeler ve uygulamalar görüşüldü. Kamuoyunda
tartışılan, üzerinde hassasiyetle durulan kredi dağıtım yöntemleri, taksitli
uygulama, faiz oranı gibi konular ile kart sahiplerinin gelirleri ile ilişkili olmayan
kullanımlarının önlenmesine ilişkin öneriler tartışıldı. Bankacılık Düzenleme ve 540
Denetleme Kurumu Başkanı’nın özellikle taksitli kredi uygulaması hakkında
Türkiye Bankalar Birliği’nin alınabilecek önlemler konusunda görüş oluşturması
hususundaki taleplerine ilişkin Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince’nin
açıklamalarından bilgi edinildi.
Üyeler tarafından aşağıdaki hususlar belirtildi:
05-41/598-152
13
2. [Taksit uygulaması ve promosyon harcamaları] banka sisteminde riskler,
artırmaktadır. Buna karşılık getiri hızla düşmektedir.
3. Taksit uygulaması dünyada yaygın olarak kullanılan bir yöntem değildir.
Bizdeki uygulama benimsenip dünyada kabul görmüş de değildir. Uygulamanın
bireylerin borçlanma gücünü artırdığı ve tüketimi etkilediği çok açıktır. 550
4. Kamuoyunun ve otoritenin bu konudaki hassasiyeti ile geçmişte yaşadığımız
tecrübeler de dikkate alınarak Türkiye Bankalar Birliği’nin mutlaka bir
değerlendirme yapması, bazı kararlar alması veya alınabilecek kararlara ilişkin
görüş oluşturması gerekmektedir.
5. Türkiye Bankalar Birliği rekabeti sınırlandıran bir karar almamalıdır. Ancak
dünyadaki uygulamalar dikkate alınarak gelişmelerin ekonomiye ve bankacılık
sistemine etkileri değerlendirilmeli ve üyeler uyarılmalıdır.
6. Piyasa mekanizması içinde mali güce dayalı bir sürecin nasıl şekilleneceği
açık değildir. Bazı konularda önlem alınmasında yarar vardır; kısa sürede
tüketilen ürünlerde taksit uygulamasının dünyada uygulaması yoksa buna dikkat 560
edilmelidir, taksitlerin giderek artan sayısının banka sistemine zarar vereceği
dikkate alınmalıdır.
7. Değerlendirmelerde esas olan rekabet olmalıdır. Aksi önlemler hem haksızlığa
neden olur hem de kayıtdışılığı artırır. Bankalarımızın dikkat etmesi gereken
husus fonlamanın düzgün yapılmasıdır. Kredi kart uygulamasını hükümet de
desteklemektedir. Burada riskler konusunda üyelerimizin uyarılması kadar önemli
olan bunların uyulmasının sağlanması olmalıdır. BDDK isterse bazı düzenlemeler
yapsın; getirilecek önlemler riskle ilgilidir ve bankaların mali yapıları ile
ilişkilendirilebilir. TBB riskleri dikkate alarak üyelerimizi taksit sayısının gözden
geçirilmesi hususunda uyarabilir. Bir uyarı yapmadan uygulamacıların bir araya 570
gelerek fayda maliyet analizi yapmalarında yarar vardır.
8.Geçmişten alınan dersler ışığında, ileride yaşanabilecek olumsuz gelişmelerin
önüne geçebilmek ve bankaların itibarını korumak açısından sektör olarak çaba
gösterilmelidir. Sektöre zarar verebilecek konularda üyelerimizin dikkatini çekmek
rekabet kurallarına aykırı olmayacaktır.
Yapılan görüşmelerde, kredi kartlarına ilişkin uygulamanın değerlendirilmesi ve
alınabilecek önlemlere ilişkin görüş oluşturulmasını teminen Türkiye Bankalar
Birliği Yönetim Kurulu üyelerinin bireysel kredilerden sorumlu üst düzey
yetkililerinin katılımı ile bir toplantı düzenlenmesi hususunda Genel Sekreterliğin
görevlendirilmesine karar verildi.” 580
2. Raportörlerce Akbank T.A.Ş. (Akbank) Üye İşyeri Bölüm Başkanı ve Hukuk
Müşaviri ile yapılan görüşmede aşağıdaki görüşler ifade edilmiştir:
“Biz akaryakıt ve gıdada vade farksız taksit uygulamasına 2003 sonlarında
başladık. Bundan önce, vade farklı taksit zaten vardı ve hala da devam ediyor.
Yani tüketici vade farkına razı olursa (cari faiz oranlarından) taksitle ödemeyi
tercih ediyor, bu durum gıda ve akaryakıt için de halen geçerlidir. Bu kapsamda
Carrefour, TANSAŞ, KİPA, Migros, Kiler, Maxi gibi marketlerle ve akaryakıtta ise
BP ile çalıştık. Akaryakıtta iki aylık, gıdada ise çoğunlukla birer aylık kampanyalar 590
oldu. Bu kampanyalarda banka olarak bizim kazancımız kartımızın kullanımının
05-41/598-152
14
ve ciromuzun artması; üye işyerlerinin ise müşterilerinin ve cirolarının artmasıdır.
Bu anlamda taksit uygulaması bizce faydalı olmuş, tüketicinin de önemli bir
ihtiyacı karşılanmıştır. Toplam ciromuz içinde (Mart 2005 örnek olarak belirtilirse)
%(….)’u tek ödeme, %(….)’i taksitli alışverişten elde edilmiştir. Taksitli işlemlerde
pazar payı, 2004 içinde , %(.…)’dan , %(….-...)’lere yükselmiştir. Şu anda
akaryakıt ve gıdada vade farksız taksit yoktur, ancak az önce belirttiğimiz gibi
vade farklı taksit devam etmektedir. Bunun sebebi, şu dönemde ekonomik ve
sosyal konjonktür gereği vade farksız taksit uygulamasının imajımıza negatif bir
etkisinin kuvvetle muhtemel olmasıdır. Ancak önümüzdeki dönemde şartları 600
yeniden değerlendirerek bu uygulamaya yeniden başlayabiliriz.”
Kurum kayıtlarına 2.6.2005 tarih ve 3775 sayı ile intikal eden yazıda ise, Axess
ile gıdada CarrefourSA lansmanı ile Ocak 2004’te başlayan kampanyaların, takip
eden dönemlerde market sektöründeki Axess üye işyerleri ile devam ettiği;
akaryakıt sektöründe BP ile 17.7.2004-31.8.2004 tarihleri arasında
gerçekleştirilen ilk kampanyanın ardından son kampanyanın 31.3.2005 tarihinde
yapıldığı; gıda ve akaryakıt sektörlerindeki kampanyalarda maliyetlerin paylaşımı
açısından belli bir standart bulunmadığı, şartların kampanya yapılan firmalara
göre değişkenlik gösterdiği fakat kampanya dönemlerinde daha uygun iskonto 610
oranları ve/veya reklam desteği verildiği; taksit sayılarının, kampanya duyuruları
için hazırlanan medya planının ve diğer tüm kampanya mekaniklerinin firma ile
Axess üye işyeri grubunun ortak kararı ile belirlendiği ayrıca ifade edilmiştir.
3. Raportörlerce Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. (Yapı Kredi Bankası) Genel Müdür
Yardımcısı ile yapılan görüşmede aşağıdaki hususlar dile getirilmiştir:
“2000 yılında, şu anda HSBC’nin bünyesinde bulunan Advantage card ilk olarak
tekstil sektöründe taksit uygulamasını başlattı denebilir. Advantage cardın tekstil
pazarındaki başarısı ve daha sonra akaryakıt gibi sektörlere de geçmesi 620
bankaların kredi kartı cirolarının düşmesine yol açtı. Bunun üzerine ilk olarak
Finansbank, daha sonra Garanti Bankası, Akbank ve İş bankası gibi bankalar
tekstil sektöründe kredi kartına taksit uygulamaya başladı. Daha sonra, bankalar
kredi kartı harcamalarında büyük yer tutan gıda ve akaryakıtta da taksit
uygulayarak pazar paylarını büyütme yarışına girdiler. Gıda ve akaryakıt
sektörlerinde taksit uygulaması bu şekilde genişledi ve kısa bir süre öncesine
kadar da devam etti. Kanaatimizce bir ürüne sağlanan taksit miktarının, ürünün
ömrü ile paralel olması gerekmektedir. Zira örneğin gıda gibi çabuk tüketilen
ürünlere taksit yapılması durumunda kart hamili sık sık alım yaptığından gelecek
aylara ilişkin borçları yüksek meblağlara ulaşmakta ve bu durum bankalar 630
açısından risk yaratmaktadır. Özellikle de kredi kartı harcamalarının yaklaşık
%40’lık kısmının gıda ve akaryakıt harcamalarına gittiği göz önünde
bulundurulunca, bu sektörlerde yapılan taksitlerin bankalar açısından büyük
riskler yarattığı ortaya çıkmaktadır. Akaryakıt ve gıda sektörlerindeki taksitler bir
süredir kamuoyunda da rahatsızlık kaynağı olarak gündeme gelmekteydi.
Bankaların taksitten kaynaklanan büyük ciroları, yarattıkları risk itibariyle
sektörün düzenleyici kuruluşu olan BDDK tarafından incelenmekteydi. Birçok
05-41/598-152
15
banka da, taksidin ulaştığı boyutlar ve tüketiciler tarafından bilinçsizce
kullanılmasından rahatsızlık duymaktaydı. Bununla birlikte ilk adımı atmak
konusunda bankaların, pazar payı kaybetmek korkusu nedeniyle çekinceleri 640
bulunmaktaydı. Durum böyleyken pazardaki en büyük bankalardan biri olarak
taksit uygulamasına son verme kararı aldık ve üye işyerlerimize bu kararı sözlü
olarak telkin etmeye başladık. Üye işyeri anlaşmamız bulunan mağazaların
başka bankalarla da çalışıyor olmalarından dolayı taksitli satışları sonlandırma
kararımız bankalar arasında kısa sürede duyuldu. Ayrıca, BDDK başkanı Tevfik
Bilgin’in de taksit konusundaki uyarıları takside son verilmesi yönünde tetikleyici
etki yarattı. Bankalar arasında taksit uygulamasının sonlandırılmasına dair
herhangi bir anlaşma bulunmadığı gibi, her an başka bankaların pazar kazanmak
amacıyla gıda ve akaryakıta taksit yapmaya tekrar başlayabileceği de bir
gerçektir.” 650
4. Raportörlerce Türkiye İş Bankası A.Ş. (İş Bankası) Genel Müdür Yardımcısı
ile yapılan görüşmede aşağıdaki görüşler ifade edilmiştir:
“Kredi kartlarının bir taksit aracı olarak kullanılması 2000’li yılların başında
başladı. Bundan önce de, bankalar çeşitli sektörlerde faaliyet üye işyerleri ile
yaptıkları anlaşmalar çerçevesinde taksitlendirme yoluyla tüketici finansmanı
sağlamaktaydı. Kredi kartlarının taksit için kullanılması son yıllarda gerçekleşen
bir uygulamadır. Öncelikle, İş Bankası kredi kartı markası (maximum) bir
kurumsal marka olarak İş Bankası’nın bir alt markasıdır. Sektörde faaliyet 660
gösteren birtakım bankalar, kendi kredi markalarının değerini arttırmak amacıyla
kredi kartı pazarlamalarında agresif davranmakta ve bu bankalar için kredi kartı
markası bankanın kendisinden daha fazla öne çıkmaktadır. İş Bankası, kredi
kartı dağıtırken, hamilin risklerini dikkatli bir şekilde inceler ve bu nedenle diğer
bankalara göre daha zor kredi kartı verir. Aslen İş Bankası’nın kredi kartı
faaliyetleri kendi başına bir amaç oluşturmaz, taktiksel olarak müşterilerimizin
ihtiyaçlarını karşılamak amaçlıdır. Bu çerçevede bankanın taksitli kredi kartı
cirosunun toplam kart cirosuna oranı %(….) tir. Taksitli satış kampanyaları
genellikle 1-2 ay gibi kısa süreler için yapılır ve bu sürenin sonunda sona erer.
Banka olarak belirlediğimiz stratejimiz ve risk yönetimi ve karlılık analizlerimiz 670
çerçevesinde 2005 yılı içinde aşama aşama bu uygulamayı azaltmayı hedefledik.
Kredi kartı promosyon faaliyetleri ve kampanyaların finansmanının yapılma şekli
kampanyadan kampanyaya farklılık göstermektedir. Genellikle maliyet üye işyeri
ile paylaşılır. Tekstil ve beyaz eşya gibi ürünlerde kar marjları yüksek olduğundan
hem işyeri hem de banka için bu ekstra maliyete katlanmak ileride karı
arttıracaktır. Ancak gıda ve akaryakıt gibi günlük tüketim maddelerinde kar marjı
düşük olduğundan taksit yoluyla finansman ne banka ne de işyeri açısından karlı
olmaktadır. Taksit ve puan uygulamalarının arasında iki önemli fark
bulunmaktadır. İlk olarak bu sektörlerde taksit uygulaması kredi riskinde artış
yaratmaktadır. Özellikle uzun vadeli taksit uygulamaları ve özellikle de günlük 680
tüketim maddelerinin taksitle finansmanı bankaların batak risklerini arttırmaktadır.
İkinci olarak puan uygulaması aslen bir sadakat programıdır. Zira bir kredi
kartında kazanılan puanları harcamak için yine o kartın kullanılması
05-41/598-152
16
gerekmektedir. Kredi kartı kampanya uygulamalarında odak noktası grup
karlılığından ziyade banka ve işyeri bazında satışları mümkün olduğunca
arttırmaktır. Maximum kartta üye işyeri adedimiz (……) olup, çok ortaklı kart
programları üye işyerleri ile ortak olarak satışları arttırmayı hedefler. Bu nedenle
farklı gruplara dahil bankalar ve akaryakıt ile perakende firmaları arasında
kampanya çalışmaları yapılır. Kredi kartında taksit uygulamasının bu boyutlara
ulaşması bankaları olduğu gibi bizzat perakende ve akaryakıt firmalarını ve 690
ayrıca BDDK’yı da rahatsız etmeye başladı. Perakendeciler uygulamanın
başlarında satışlarındaki artışlardan memnundular. Zaman içinde hemen bütün
perakendecilerin taksit yapmaya başlamasıyla bu satış artışı avantajını yitirdiler.
Bu nedenle taksitli satışlar onlar için de külfet olmaya başladı. Diğer taraftan
bankaların kredi kartı taksitleriyle yarattıkları riskler bankacılık sistemini etkilediği
için sektörün düzenleyici kuruluşu BDDK da bu konudaki hassasiyetini çeşitli
şekillerde kamuoyu ve bankalara duyurdu. Bu da bankaların taksit faaliyetlerini
tekrar gözden geçirmelerinde, bunun sonucu olarak bazı sektörlerde bu
faaliyetlere son vermelerinde ve bunları azaltmalarında etkili oldu. Genel olarak
taksit sayısını azaltma bankamızın 2005 yılı stratejisidir. Bu konuda diğer 700
bankalarla ortak bir kararımız bulunmamaktadır.”
Türkiye İş Bankası A.Ş. tarafından Kurum’a gönderilen yazıda, İş Bankası’nın
gıda sektöründe 2004 yılında Beğendik, Kiler, KİPA, Migros, REAL ve Tansaş ile;
2005 yılında Beğendik, Gima, Endi, KİPA, Pehlivanoğlu, REAL ve Tansaş ile
taksit kampanyaları gerçekleştirdiği; Amasya, Ankara, Artvin ve Trabzon’da da
çeşitli bölgesel firmalarla taksit kampanyaları yürütüldüğü; 7.2.2004 tarihinde
Kiler ile başlayan gıda sektöründeki taksit kampanyalarına 31.3.2005 tarihinde
son verildiği; akaryakıt sektöründe ise sadece Petrol Ofisi A.Ş. ile taksit
kampanyaları yürütüldüğü ve 7.6.2004’te başlayan uygulamanın 31.3.2005’te 710
sona erdiği belirtilmektedir.
5. Raportörlerce görüşülen Garanti Ödeme Sistemleri A.Ş. Hukuk Müşaviri
tarafından aşağıdaki görüşler ifade edilmiştir:
“Kredi kartına gıda ve akaryakıt alışverişleri için taksit uygulaması son yıllarda
Garanti Bankası olarak bizim de pazar payımızı arttırmak ve rekabette geride
kalmamak amacıyla yapmış olduğumuz bir uygulamaydı. Fakat kredi kartı
cirosunun yaklaşık %(….)’ini oluşturan bu harcamalara taksit yapılması,
harcamalara yapılan kredilendirmenin azalmasına ve bu yolla elde ettiğimiz faiz 720
gelirlerimizin düşmesine yol açtı. Sonuç olarak kredi kartı faaliyetlerimizden elde
ettiğimiz karlarda azalma yaşayınca, 2005 yılı için öncelikle gıda ve akaryakıtta
taksit uygulamasını sonlandırmaya ve öncelikli olarak tekstil ve diğer sektörlerde
de taksit sayısını azaltmaya karar verdik. Diğer bankalar da aynı şekilde
karlılıklarında yaşadıkları düşüş nedeniyle taksit uygulamasını sınırlandırma
yoluna gittiler. Diğer taraftan diğer düzenleyici otoritelerin de bankaların kredi
kartına taksit uygulamalarını bankalar açısından fazla risk yarattığı gerekçesiyle
eleştirmesi şimdilik bazı sektörlerde taksit uygulamalarına son vermemizde etkili
oldu. Bankalar taksit uygulamasına son verirken herhangi bir şekilde ortak bir
05-41/598-152
17
karar almamışlardır. Kredi kartı pazarında önde gelen bankalardan birisi olarak 730
gıda ve akaryakıt sektöründeki işyerlerimize taksit uygulamalarına son
vereceğimizi bildirmemiz, diğer bankaları da aynı yönde hareket etmek
konusunda cesaretlendirmiş ve aynı yolu takip etmelerini sağlamış olabilir. Ancak
bankalar arasında bu konuda herhangi bir anlaşma yapılmadığı gibi rekabeti
kısıtlayıcı herhangi başka bir faaliyet de olmamıştır.”
6. Raportörlerce görüşülen Finans Bank A.Ş (Finans Bank) Genel Müdür
Yardımcısı ve Plastik Kartlar Birim Yöneticisi tarafından aşağıdaki görüşler ifade
edilmiştir:
740
“Biz gıdada vade farksız taksit uygulamasına Haziran 2000’den önce, Mayıs
civarı başladık, akaryakıta Türk Petrol ile yapılan kısa süreli çalışma haricinde
taksit yapmadık. Gıdada GIMA ile çalıştık; 15 milyon ve üzeri 2 taksit şeklinde ve
vade farksız olarak. (…………………..). Bizim açımızdan faydası; GIMA
müşterilerine kartımızı pazarladık. (…….) olan kart sayımız şu anda (…………..)
üzerine çıktı. Daha sonra maliyetin mağaza ile banka arasında dağılması talebi
geldi ve taksit sayıları arttı. Bu gelişmeler üzerine taksit uygulaması bizim
açımızdan eski cazibesini biraz kaybetti, zaten son dönemlerde faizler de
düştüğünden, eskisi kadar karlı olmamaya başladı. Enflasyonun düşmesi ile
birlikte müşteriler için fiyat artışlarının azalması gıdada taksidin cazibesini azalttı. 750
Bu gelişmeler sırasında basında çıkan bazı açıklamalar ve bir iki kart hamili
hakkındaki üzücü haberlerin de etkisiyle kamuoyunda taksitli kredi kartları
aleyhinde bir kanaat hasıl oldu, sonuç olarak kredi kartları konusunda yasal
düzenleme çalışmaları da üstüne gelince, zaten bizim açımızdan eski cazibesini
yitirmiş olan bu ürünü (gıdada taksit) kaldırmanın zamanı olduğuna karar verdik
ve 25 Mart 2005’te taksite son vererek puan uygulamasına yöneldik. Zaten
ekonomistlerin şöyle bir görüşü var: bir malın taksit sayısı o malın kullanım
ömründen uzun olmamalıdır. Biz grup olarak bu görüşe katılıyoruz ama bazen
piyasadaki rekabete ayak uydurmak amacıyla uzun vadeler uygulayan bankalar
da olmuştur. Dolayısıyla taksit uygulamasının sona erme süreci tamamen 760
ekonomik ve sosyal sebeplerden kaynaklanmıştır. Biz en erken son veren
bankalardan biriyiz (HSBC’den sonra ikinci olarak biz kaldırdık), ve bu kararımız
diğer bankalarla aramızdaki bir iletişimden kaynaklanmamaktadır, bahsettiğimiz
şartları değerlendirmemiz sonucu bağımsız olarak verdiğimiz ticari bir karardır.”
Diğer taraftan Finans Bank tarafından gönderilen yazıda aşağıdaki hususlar
belirtilmiştir:
“Gima’da vade farksız taksit uygulaması 2000 yılının Mayıs ayında başlamış,
25.03.2005 tarihinde ise sözkonusu uygulama sona ermiştir. Kampanya adetleri 770
ve süreleri dönemsel olarak değişmekle birlikte, belirli limitler üzerindeki
harcamalara, iki veya üç taksit şeklinde gerçekleşmiştir. Bazı dönemlerde alt
limitsiz taksit uygulamalarına gidilmiş, bazı dönemlerde taksit sayısı dört veya
altıya ulaşmıştır. (………………………………………………………………………..)
05-41/598-152
18
GOP Pazar’da vade farksız taksit uygulaması, 2004 yılının Nisan ayında
başlamış, 25.03.2005’te sona ermiştir. Bu süre boyunca alt limitsiz vade farksız
iki taksit kampanyası uygulanmış, ertesi gün (………………...) komisyon oranı ile
çalışılmıştır. Firma yayınladığı aylık insertlerle CardFinans logosunu kullanarak
duyuru yapmış, (…………………….) katkısı olmamıştır.
Maxi Market’te vade farksız taksit uygulaması 01.08.2003’te başlamış, 780
25.02.2005’te sona ermiştir. Bu süre içerisinde, alt limitsiz iki taksit, dört taksit, ve
altı taksit kampanyaları yapılmıştır. (…………………………….…..). 25.02.2005
tarihinden itibaren food tarafında taksit sona ermiştir. Nonfood tarafında vade
farklı yapılmaktadır.
Almer’de vade farksız dört taksit uygulaması 01.06.2004’te başlamış,
10.09.2004’te sona ermiştir. Bu tarihler (……………………………………………).
Vade farksız altı taksit uygulaması 15.10.2004’te başlamış, 25.03.2005’te sona
ermiştir (………………………………………..). Perakende sektörünün yapısı
gereği kampanya kararları karşılıklı görüşmeler sonucu kısa bir sürede
alınmakta, genel uygulama olarak sözlü mutabakat yeterli sayılmaktadır.” 790
7. Raportörlerce görüşülen HSBC Bank A.Ş. (HSBC) Kart Yönetimi Grup
Başkanı tarafından aşağıdaki görüşler ifade edilmiştir:
“Biz HSBC olarak 2004 Ekim, Kasım dönemine kadar akaryakıt ve gıdada taksit
uygulaması yapmayı uygun bulmadık. Ancak rakiplerimizin faaliyetini
gözlemleyerek konuyu değerlendirdik ve yaklaşmakta olan Ramazan ayının da
etkisi ile kısa dönem için TANSAŞ, KİPA ve GİMA ile gıda ve gıda dışı ürünleri
de kapsayan taksit kampanyaları gerçekleştirdik. Bu uygulamada kartımızın
görünürlüğünü artırmak bakımından faydalı oldu. Ancak akaryakıt ürünlerinde 800
herhangi bir taksit kampanyası çalışması yapmadık. Uygulamanın maliyeti
işyerlerine göre değişen oranlarda paylaşılmıştır. İlişkinin esasını üyelik
sözleşmesi teşkil etmekte, taksit için ayrı bir sözleşme imzalanmamaktadır.
Detaylar karşılıklı teati edilerek kararlaştırılmakta idi. Ramazandan sonra bir kez
de Şubat 2005’te yine aynı market zincirleri ile yine aynı kapsamda kısa süreli bir
taksit kampanyamız oldu. Daha sonra market zincirleri ile bir taksit kampanyamız
olmadı. Bu kampanyalarda en fazla 4 ay taksit uyguladık. Bugün itibariyle gıda ve
akaryakıt sektörlerinde bir taksit kampanyamız bulunmamaktadır. Taksit
uygulamalarımız ile ilgili olarak hiçbir banka ile de temasımız olmamıştır.”
810
8. Raportörlerce görüşülen Koçbank A.Ş. (Koçbank) Grup Müdürü tarafından
aşağıdaki hususlar ifade edilmiştir:
“Koçbank olarak gıda ve akaryakıt alışverişlerinde kredi kartına taksit
uygulamalarını bir süredir yapıyorduk. Hala da, gıda ve akaryakıt dışındaki
alışverişlerde taksit uygulamalarına devam etmekteyiz. Ancak bu sektörlerdeki
yüksek sayıdaki taksitlerin bankamızın kredi riskinin yükselmesine sebep
olmasından dolayı taksit uygulamasının bankamıza zarar verdiğini gördük ve
yakın zamanda bu uygulamaya son verdik. Kanaatimce diğer bankalar da, taksit
uygulamasının yarattığı riskleri ve getirdiği başka sorunları farkederek, gıda ve
akaryakıtta taksit uygulamasını sonlandırdılar. Bununla birlikte şunu da belirtmek 820
05-41/598-152
19
isterim ki bankamız taksit uygulamasına son verdiği gıda ve akaryakıtta ekstra
puan ve indirim uygulamalarını sürdürmektedir. Örnek olarak grup şirketimiz olan
Migros mağazalarında haftanın belirli bir gününde Koçbank kredi kartı
kullanılarak yapılan alışverişlerde gıda da dahil olmak üzere %5 indirim
vermekteyiz. Diğer taraftan Koçbank olarak, bütün sektörlerde taksit sayılarımızı
giderek düşürmeyi strateji olarak belirledik; zira banka olarak karlılığımızı
düşüren ve riskimizi arttıran bu uygulamayı sınırlamamız gerektiğini
düşünüyoruz. Ayrıca son dönemlerde taksit nedeniyle borçlanma oranlarının
yükselmesi ve bu konunun kamuoyunda ve çeşitli resmi makamlar nezdinde
gündeme gelmiş olması da bankamızın taksit ile ilgili kararını vermesinde önemli 830
bir etken olarak ortaya çıktı.”
Kurum kayıtlarına 17.5.2005 tarih ve 3313 sayı ile intikal eden yazıdan, gıda
sektöründe Migros ile yürütülen ilki 1.9.2004-30.9.2004 tarihleri arasında
gerçekleştirilen taksit kampanyalarına 31.3.2005 tarihinde son verildiği
anlaşılmıştır. Yapılan kampanyalar dönemsel olarak değişmekle birlikte,
uygulamada 4 ila 12 ay arasında değişen taksit sayılarının, tek ödemede puan
uygulamalarının ve tek ödemeli alışverişlerde indirim kampanyalarının eş
zamanlı olarak gerçekleştiği görülmektedir. 31.3.2005 tarihinden itibaren ise gıda
harici alışverişler için taksit imkanı mevcut iken gıda alışverişlerinde haftanın bir 840
günü için indirim olanağı getirildiği belirtilmiştir. Akaryakıt sektöründe Koçbank
kredi kartlarına taksit uygulamasının ‘anlaşmalı’ OPET’lerde 16.12.2003 tarihinde
başladığı ve 31.3.2005 tarihinde sona erdiği ifade edilmiştir. Kampanya en fazla
3 taksit uygulaması yapılmış olup, 31.3.2005 tarihinden itibaren ise harcama
aralıklarına göre artan oranlarda puan uygulamasına geçildiği görülmektedir.
9. Türk Dış Ticaret Bankası A.Ş. (Dışbank) tarafından Kuruma gönderilen
yazıda, taksitli harcamaya konu tüm ürün ve hizmetler gibi, akaryakıt ve gıdada
taksit uygulamasının bankacılık sektörünün genelinden çok kredi kartı
hamillerinin tercihi ile ilgili bir durum olduğu, kart kullanımını artırmaya yönelik 850
kampanya olarak değerlendirilebilecek bu kampanyaların sonucunda harcanan
maliyet ile elde edilen getirinin ticari olarak anlamlı bir sonuç vermediği
durumlarda bu tür uygulamaların sürekliliğinin mümkün olamayacağı ifade
edilmiştir. Taksit uygulamasının kampanya yapıldığı dönemlerde geçici olarak
ciro ve pazar payı artışı sağlamakla beraber kampanyanın bitimi ile ciro ve pazar
payının tekrar normal seyrine döndüğü belirtilmiştir. Kampanya yapılan sektörler
özelinde maliyet paylaşımının farklılık gösterdiği, ticari şartların izin verdiği ölçüde
maliyetlerde paylaşım yoluna gidildiği veya kampanyanın niyetine bağlı olarak
üye işyeri ve/veya banka tarafından maliyetin karşılandığı çeşitli uygulamaların
bulunduğu ifade edilmiştir. Dışbank olarak akaryakıt sektöründe taksit 860
uygulamasına 7.7.2004 tarihinde Petrol Ofisi A.Ş. ile başlandığı ve son
kampanyanın 28.2.2005 tarihinde gerçekleştirildiği, gıda sektöründeki taksit
kampanyalarına ise 24.12.2005 tarihinde başlandığı ve 28.2.2005 tarihinde son
verildiği belirtilmiştir. Taksit uygulamasının sona erdirilmesi konusunda TBB
tarafından herhangi bir yazılı veya sözlü tavsiye ya da yönlendirmenin olmadığı
ifade edilmiştir.
05-41/598-152
20
10. Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O (Vakıfbank) tarafından sunulan yazıda
aşağıdaki bilgilere yer verilmiştir:
870
“Bankamızca da bazı üye işyerlerinde kredi kartlarına taksit uygulaması
bulunmaktadır. Gıda ve akaryakıt sektörüne yönelik olarak kredi kartına taksit
uygulaması, Bankamız üye işyerlerinin mal satışlarını taksitlendirme, dolayısıyla
mal satışını arttırma ihtiyaçları nedeniyle talepte bulunmaları üzerine 2002 yılında
başlatılmıştır. Kredi kartı ile mal alımlarında satış bedelinin taksitle ödenmesine
yönelik gerek üye işyeri gerekse tüketici ihtiyacı ve talebi bu şekilde karşılanmış
olmaktadır. Ancak Bankamızca yapılan, “ vade farksız taksit uygulaması “
değildir. Zira vade farksız taksit uygulaması, VakıfBank’ta benimsenen bankacılık
anlayışına aykırı olması nedeniyle Bankamızca uygulanmamaktadır. Bu durumda
vade farkları işyeri tarafından Bankamıza ödenmektedir. Bankamızca, gıda ve 880
akaryakıt sektörüne yönelik kredi kartı ile taksitli satış yapılması için, özel
promosyon, reklam vs. gerektiren kampanyalar düzenlenmemiştir. Üye
işyerlerinin mal satışlarını taksitlendirme ihtiyaçları doğrultusunda, iyi ilişkiler
içinde bulunulan üye işyerlerini piyasa rekabet ortamında zor durumda
bırakmamak ve mağdur etmemek amacıyla kısıtlı olarak Bankamız kredi kartları
ve POS cihazları kullandırılmıştır. Ancak Bankamız, tüketimi kısa süreli olan
mallara taksit yapılmasını hiçbir zaman benimsememiştir. Zira sözkonusu
uygulama VakıfBank’ın bankacılık anlayışı, politikası ve pazarlama anlayışına
ters düşmektedir. Nitekim Türkiye geneline yayılmış zincir marketler ve akaryakıt
istasyonlarına yönelik taksit çalışmamız veya kampanyamız bulunmamaktadır. 890
Gıda ve akaryakıt sektörüne yönelik taksitli satış yapan üye işyerlerimiz, büyük
cirolara sahip bulunmamaktadırlar. Kredi kartı uygulaması içinde, gıda ve
akaryakıt sektörüne yönelik olarak taksitlendirme yapılması, yukarıda da
belirtildiği üzere Bankamızca benimsenmemektedir. Ancak iyi ilişkiler içinde
bulunulan üye işyerleri talepleri ve müşteriye sadakat ilkesi doğrultusunda, üye
işyerleri talepleri olabildiğince karşılanmaya çalışılmaktadır. Bu amaçla taksit
uygulaması yapılmaktadır. Söz konusu taksit uygulamalarının bankalar açısından
herhangi bir yararı bulunmadığı düşünülmektedir. Uygulamanın bankalar için yol
açtığı zarar ise, sıfır faizli kredilendirme dolayısıyla uğranılan zarardır ki,
Bankamızda böyle bir kredi politikası bulunmamaktadır. Daha önce belirtildiği 900
gibi, gıda ve akaryakıt sektörüne yönelik olarak, Bankamızca herhangi bir
kampanya düzenlenmemiştir. Bu nedenle sona erdirilen herhangi bir kampanya
da bulunmamaktadır. Belirtilen sektörlerde taksit uygulamasına son verilmesi
hususunda bankalararasında alınan ve Bankamızın da katıldığı herhangi bir
resmi karar bulunmamaktadır. Üye işyerlerinin müşterilerine taksitli mal satma
talepleri, piyasa rekabet koşulları dikkate alındığında en tabii hakları olarak
görülmektedir. Ancak gıda ve benzin gibi bir defalık ve kısa ömürlü tüketim
mallarının taksitle alımı halinde, alınan malın taksidi bitmeden aynı maldan
onlarca defa daha ihtiyaç doğabilmekte ve bu durumda da biriken taksitlerin
ödenmesi tüketiciler açısından imkansız hale gelebilmektedir. Bu yolla 910
tüketicilerde yanlış harcama alışkanlıklarına neden olunması ve bu alışkanlığın
gitgide yerleşmesi, sosyal problemlere yol açmaktadır. Dolayısıyla kredi
05-41/598-152
21
kartlarının kullanılması suretiyle yapılacak mal alımlarında taksitlendirmenin
dayanıklı tüketim mallarına yönelik olmasına özellikle dikkat edilmesi gerektiği
düşünülmektedir. Dolayısıyla bankalar tarafından üye işyerlerine verilen bu
desteğin dayanıklı tüketim malları ile sınırlı olması ve taksitlendirmeye bu amaçla
devam edilmesi uygun olacaktır.”
11. Denizbank A.Ş. tarafından sunulan yazıda aşağıdaki bilgilere yer verilmiştir:
920
“Denizbank Kredi Kartlarında taksit uygulamamız mevcuttur. 2003 yazı itibari ile
gıda ve akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren üye işyerlerine yönelik taksit
kampanyalarına katılımımız başlanmıştır. Halihazırda gıda ve akaryakıt
sektörüne yönelik süren bir kampanyamız mevcut değildir. Çeşitli zamanlarda
akaryakıt sektöründe Shell, Gıda sektöründe Tansaş, Carrefour, Champion,
Beğendik ve Maxi en sık kampanya düzenlenen firmalardır. Akaryakıt ve gıda
sektöründe yapılan kampanyalar ciro arttırıcı nitelikte kampanyalar olmuştur. Son
kampanyamız Nisan 2005’te bitmiştir. Bu konuda alınmış bir karar yoktur,
kamuoyunda bu konu bankaların aleyhine bir şekilde dile getirildiğinden, bu
konudaki faaliyetlerimiz azaltılmıştır.” 930
I.2.2.2. Marketler ve Akaryakıt Dağıtım Şirketleriyle Yapılan Görüşmeler ve
Elde Edilen Deliller
1. Raportörlerce görüşülen (…………………………..) tarafından aşağıdaki
hususlar ifade edilmiştir:
“(………………) olarak biz gıda ürünlerinde taksit kampanyasına (……….)’le
Şubat 2004’te ve (……………)’la Eylül 2004’te başladık ve gıdada taksit
uygulaması 1 Nisan 2005’e kadar sürdü. Mart ayının sonunda bankalar 1
Nisan’dan itibaren taksit yapmamak konusunda anlaştıklarını bize bildirdiler. Bu
uygulama çerçevesinde 1 Nisan’dan itibaren biz de gıdada taksit kampanyasını 940
kaldırmak zorunda kaldık. Hatta bu tarihten sonra (………………………………..)
ürünlerde de taksit yapmamız mümkün olmamıştır. Biz bu tarihten sonra
bankalara taksit türü kampanya önerileri götürmemize rağmen, bu teklifler
bankalar tarafından henüz kabul edilmedi. Taksit kampanyaları pazar payımızı
arttırmak için önemli bir araçtır. Biz taksitle varolan ciro ile kayıtlı perakendeciliği
geliştiriyoruz. Organize perakendeciler olarak, kayıtdışı ekonominin kayıt altına
alınmasında önemli bir işlevimiz olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda böyle bir
karar müşteri kaybına yol açmıştır ve ciro anlamında bizi etkilemiştir.
(………………) olarak biz, gıda dışı ürünlerin de mağazamızda bulunması ve
satışlarımızda önemli bir yer tutması sebebiyle, bankaların taksit uygulanmasına 950
son vermeye yönelik olarak aldıkları bu karardan en az etkilenecek durumda olan
perakendecilerden biriyiz. Zaten taksit yapıldığı dönemde tüketiciler sadece
gıdaya taksit yapmadılar, toplam satın aldıkları ürünler üzerinden taksit yaptılar.
Dolayısıyla ürünlere göre taksit yapılması fikrini doğru bulmuyoruz. Fakat yine
de, gıdada taksit yapılıp yapılmamasına bankaların değil, tüketicinin karar
vermesi gerektiğini düşünüyoruz. Bankaların taksit kampanyalarının ardından
05-41/598-152
22
uygulamaya başladığı daha fazla puan, erteleme ve indirim gibi uygulamaların
taksit kampanyaları gibi hanehalkı gelirine birebir etkisi olmayacağından aynı
oranda verim alınabileceğini düşünmüyorum. Uyguladığımız satış ve pazarlama
stratejilerinin (taksit kampanyaları dahil), özellikle son iki yılda karlılığımız 960
üzerindeki olumlu etkileri firma olarak Türkiye’de büyüme kararı vermemizde
önemli bir etken olmuştur.”
(……………) tarafından Kurum’a gönderilen cevap yazısı ve eklerinde, taksit
uygulamasının sona ermesine ilişkin yazılı bir bilgiye ulaşılamadığı, ancak gerek
sözlü görüşmeler gerekse de bu tarihten sonra yürütülmek istenen gıda taksit
kampanya taleplerinin cevapsız kalması hususlarından durumun anlaşıldığı ifade
edilmekte, bankalarla ortaklaşa düzenlenen vade farksız taksit kampanyalarında,
faiz maliyetlerinin, teklife göre paylaşım şeklinde olduğu ifade edilerek kampanya
örnekleri sunulmakta, gıda ürünlerini kapsar şekilde yapılan son kampanyanın 970
10.2.2005-31.3.2005 tarihleri arasında gerçekleştiği beyan edilmiştir.
2. Raportörlerce görüşülen (………………………………) tarafından aşağıdaki
hususlar ifade edilmiştir:
“Gıdada vade farksız taksit uygulamasına 2003 yılında, 2 taksit ile başladık. İki
taksit bizce makul bir uygulama idi. Ancak daha sonra rakibimiz (…………) taksit
sayısını artırınca biz de artırmak zorunda hissettik. Taksit uygulaması bizim
ciromuzun artmasında etkili oldu. Ancak zamanla insanların borçlarının artması,
gıdada taksit bakımından bizi rahatsız etti. Vade farksız taksit uygulamasında 980
Yapı Kredi ve İşbank ile çalıştık. (…………………………………….). Kampanyalar
ortalama olarak 4-5 ay taksit şeklindeydi. (…………………………………………).
Biz her ay bir sonraki ayın planlamasını yapıp tüketiciye nasıl bir kampanya
sunacağımızı belirleriz. En son kampanyamızın devam etmekte olduğu Mart
ayında, Nisan ayı için bankalara nasıl bir kampanya yapılabileceği konusunda
soru yönelttiğimiz zaman, birlikte çalıştığımız bankalar tarafından bize 1
Nisan’dan itibaren gıdaya vade farksız taksit uygulaması yapmayacaklarını, bu
konuda bankalar arasında sözlü bir mutabakat sağlanmış olduğunu bildirdiler.
Bunun üzerine diğer bankalarla temasa geçtiğimiz zaman onlardan da aynı
cevabı sözlü olarak aldık. Daha sonra rakiplerimiz olan süpermarketlere farklı ve 990
ayrıcalıklı davranılıp davranılmadığını öğrenmek amacıyla, bölge müdürlüklerimiz
kanalıyla araştırdığımızda, uygulamanın tüm marketler için aynı olduğu bilgisine
ulaştık. Söz konusu taksit uygulamasının finansal yükü eskisine oranla artmış
olduğundan ve yukarda bahsedilen kaygılardan dolayı zaten biz de taksit
uygulamasından hoşnut olmadığımızdan, bu gelişme hakkında olumsuz
düşünmedik. Tek kaygımız ciromuzda azalma olması idi, ancak tüketicinin kısa
zamanda bu yeni duruma alışacağını düşünüyoruz. Üstelik bu gelişme sayesinde
tüketiciler de harcamalarını kontrol altına alma ve bütçe açısından toparlanma
imkanı bulacaklardır. Taksit uygulaması ancak böyle radikal bir kararla
kaldırılabilirdi. Aksi durumda, bir bankanın ya da bir marketin bunu tek başına 1000
kaldırmasına piyasadaki rekabet şartları izin vermezdi. Şu anda gıda dışı
05-41/598-152
23
ürünlerde vade farksız taksit uygulamasına devam ediyoruz, bizce kullanım ömrü
kısa olan mallarda uzun vadeli taksit yapılması işin doğasına aykırıdır.”
(………………………………………) yetkilisine gönderilen e-posta mesajında ise
şu ifadeler yer almaktadır:
“Bankalar arasında, yazılı olmayan ancak sözlü olarak varılan bir mutabakat
basına ve dolayısı ile bize de yansımış bulunmaktadır. Bu mutabakata göre gıda
ve hızlı tüketim ürünlerinde halen uygulanmakta olan taksitlendirmenin 1 Nisan 1010
2005 tarihinden itibaren sonlandırılması düşünülmektedir. Bazı bankalar artık bu
tür ürünlere taksit yapmayacakları yönündeki kararlarını yazılı olarak üye
işyerlerine bildirmektedirler. Bu vesile ile (……………) sizin konu ile ilgili tavır ve
hareket tarzınızı net olarak bilmek istemekteyiz. Bu kararınıza dayanarak biz de
gelecekteki satış ve kampanya stratejilerimizi şekillendireceğiz. Konu ile ilgili
yanıtınızı en kısa sürede bildirmenizi önemle rica ederiz.”
E-posta mesajına cevaben (……………) yetkilisi tarafından gönderilen 15.3.2005
tarihli e-posta mesajında ise şu ifadeler yer almaktadır:
1020
“(……….….) olarak, (………….) kredi kartı müşterilerimizin her zaman avantajlı,
rahat ve güvenli kredi kartı kullanımına sahip olacakları pek çok sektörde yer
alan Türkiye’nin en büyük perakendecileri ile çalışmayı kendimize ilke edindik.
Perakendecilerimize karşı Bankamız müşterilerinin güvenliği ve geri ödeme
riskleri Bankamız sorumluluğundadır. Bankamızca yapılan risk değerlendirilmesi
çerçevesinde kart hamillerimizin günlük ihtiyaçlarının taksitlendirilmesinin
borçluluklarında artış yarattığı ve geri ödemelerde bazı sıkıntılara yol açtığı
değerlendirilmiş olup, gıda sektörü gibi tüketicinin günlük ihtiyaçlarını karşıladığı
ve her gün/her hafta yapmak zorunda olduğu alışverişlerin geri ödenmesinde
kredi kartı klasik yapısı dışına çıkılmasını ve vade opsiyonu sunulmasını uygun 1030
bulmuyoruz. Bu nedenle de Bankamız önümüzdeki ayda gıda sektöründeki
perakendecilerimizle herhangi bir taksit kampanyası yapmayı planlamamaktadır.
Ayrıca, perakendecilerimizden de Bankamıza bu konuyla ilgili bugüne kadar
gelen herhangi bir teklif bulunmamaktadır.”
30.3.2005 tarihinde (…………………) yetkilisi tarafından gönderilen e-posta
mesajında şu ifadeler yer almaktadır:
“Bankamızca alınan prensip kararı gereği, gıda sektöründe faaliyet gösteren
işyerlerimizde Bankamız kredi kartlarına 1 Nisan 2005’ten itibaren taksit 1040
uygulaması yapılmaması gerekmektedir. Bu bağlamda Nisan ayı ve sonrası için
yapacağınız duyurularda gıda alışverişlerinde bankamız kredi kartlarına taksit
yapılacağı yönünde bir bilgilendirme yapılmaması gerekmektedir. Konuyu
bilgilerinize sunar, hassasiyetiniz için teşekkür ederiz.”
3. Raportörlerce görüşülen Migros Club ve CRM Müdürü ve şirket Avukatı
tarafından aşağıdaki hususlar dile getirilmiştir:
05-41/598-152
24
“İlk taksit kampanyasını geçen sene Mayıs ayında Koçbank’la gıda dışı
ürünlerde, Temmuz ayında da World ile tüm ürünlerde taksit yapmaya başladık. 1050
Geçen bir yıllık süre içinde Koçbank, Axess, World, kısa bir süre olmakla beraber
Maksimum ve Bonus Card’la kampanyalar yaptık. Bankalarla yaptığımız taksit
kampanyaları 31 Mart 2005 itibariyle sona erdi ve bankalar 1 Nisan’dan itibaren
taksit kampanyalarını yenilemek istemediklerini belirttiler. Taksit kampanyaları
için ayrıca bir sözleşme yapılmamakta, kampanya şartlarına ilişkin görüşmeler
telefon ve emailler aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Genel müdürümüzün de
çeşitli konuşmalarda belirttiği gibi, gıdada taksitin ciroya ciddi bir etkisi olmadığını
düşündüğümüz için Migros olarak taksit kampanyalarını uzun süre yapmamayı
tercih ettik. Ancak müşterilerin bu konudaki talepleri ve taksit kampanyalarının
sektörde yaygınlaşması üzerine biz de gıdada taksit kampanyalarına başladık. 1060
(……………………………………………….). Fakat söz konusu bu azalmalar
gerçekleştirilen yeni kampanyalarla birlikte etkilerini giderek yitirmeye başlamıştır.
Bu doğrultuda bazı bankalar Migros’larda yapılan alışverişler için farklı
kampanyalar (örneğin daha fazla puan kazandırmak gibi) yapmaya
başlamışlardır.”
4. Raportörlerce görüşülen Tansaş Perakende Mağazacılık Tic. A.Ş. (Tansaş)
İcra Kurulu Üyesi ve Baş Hukuk Müşaviri tarafından aşağıdaki hususlar ifade
edilmiştir:
1070
“Türkiye’de süpermarket ve hipermarketlerde taksit uygulaması yaklaşık
bir/birbuçuk yıl önce başlamıştır. Biz de Kurban, Ramazan bayramı dönemlerinde
ve yılbaşı öncesinde bu kampanyaların bir kısmına iştirak ettik. Zamanla bu tür
kampanyalar gıda sektörünün tamamına yayıldı. Ekim 2004’ten itibaren zaman
içerisinde Tansaş olarak Garanti, Yapı Kredi, Akbank, HSBC Bank ve İş Bankası
gibi bankalarla üye işyeri sözleşmeleri imzaladık ve bu bankaların düzenlediği
taksit kampanyalarının bir kısmına iştirak ettik. Taksit uygulaması yılbaşı,
Ramazan gibi alışverişin yoğun olduğu belli dönemlerde yapılmakta olduğu gibi,
bankaların tercihi doğrultusunda farklı dönemlerde de yapılmaktadır. Taksit
kampanyaları ilk başlarda 2-3 ay gibi kısa vadelerini kapsarken, münferit olarak 1080
bazı bankalar ve perakendeciler daha uzun ödeme vadeli kampanyalar da
düzenlediler. (……………………………..). Tansaş olarak ciromuzun %(...)’ından
fazlası gıda ürünlerinden oluşmaktadır. Perakende sektörünün çok düşük kar
marjlarıyla çalıştığı göz önüne alındığında, taksitli satışlardan kaynaklanacak
finansman maliyetini perakendecilerin üstlenmesi güçtür. Perakendecilerin
müşterek taksit kampanyası yaptığı bankanın kredi kartları cirosu içerisindeki
paylarının yüksek olması satış performansı açısından tercih nedenidir. Ancak
hemen tüm bankaların eş zamanlı ve benzer koşullu farklı perakendecilerle taksit
kampanyaları yapması sonucunda, müşteriler farklı bankaların sunduğu
kampanyalara yönelmiş, bu kampanyaların hedeflediği müşteri bağımlılığı artık 1090
gerçekleşmemeye başlamış ve kampanyaların yarattığı olumlu etki de giderek
azalmıştır. Bankalar Mart ayından itibaren taksit kampanyaları yerine ciroyu
teşvik edici yeni kampanya teklifleri önermeye başladılar. Bunlar daha çok, kredi
05-41/598-152
25
kartı alışverişine daha fazla puan verme ve çekiliş düzenleme gibi tekliflerdir. Son
bir ayda gıda perakende sektöründe banka destekli taksitli satış söz konusu
olmamıştır. Bu durum satışlarımızda geçici bir süre için %(…-…) oranında
normal trende göre bir düşüş göstermiş olmakla birlikte bugün itibariyle etkisi
elimine olmuş gözükmektedir. Kişisel görüşüm olarak, her ne kadar hızlı tüketim
mallarında ve gıdada taksit uygulamasını doğru bulmuyorsam da, ticari hayatın
olağan akışına müdahale edecek veya kısıtlayacak regülasyonların da doğru 1100
olmadığını düşünüyorum. Gıda perakende sektörüne özel bir kısıtlamanın veya
hukuki düzenlemenin nereden gelirse gelsin yanlış olduğu kanaatindeyim.“
5. Gima T.A.Ş. (Gima) tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına intikal eden
yazıda Gima T.A.Ş.’den, Gima ve Endi Mağazalarında yürütülmüş olan gıdada
taksit kampanyalarına ilişkin aşağıdaki bilgilere yer verilmiştir:
“Gıdada taksit kampanyası, 2000 yılında Finansbank ile başlamış, 31.03.2005
tarihine kadar yapılan kampanyalarda ise, Finansbank, Yapı Kredi Bankası, İş
Bankası ve HSBC ile çalışılmıştır. Gıdaya yapılan tüm taksit uygulamaları vade 1110
farksız yapılmış, şu ana dek vadeli herhangi bir taksit kampanyası yapılmamıştır.
Genel olarak müşterilerden gıdada taksit kampanyaları hakkında olumlu geri
dönüşler alınmaktadır. Taksit uygulamaları sona erdiğinde, tekrar ne zaman
başlayacağına ilişkin sorularla karşılaşılmıştır. Taksit uygulamalarının devam
ettiği Aralık 2004’te; Gima mağazalarının cirosunun, %(……)’lik kısmı nakit,
%(…...)’lik kısmı ise kredi kartı ile gerçekleşmiştir. Kredi kartı cirosunun ise
%(…….)’lik kısmı taksitli işlemlerden oluşmaktadır. 31.03.2005’te taksit
uygulamasının sona ermesinden sonra, 2005 yılının Nisan ayında ise Gima
mağazaları cirosunun; %(…...)’lük kısmı nakit, %(…..)’lık kısmı ise kredi kartı ile
gerçekleşmiştir. Taksit uygulamasına son verilmesinin toplam ciro üzerinde 1120
olumsuz bir etkisi olmamış; banka kredi kartlarının cirolarında ve ciro paylarında
değişiklik olmuştur. Bankaların gıdada taksit uygulamasına son vereceği bilgisine
bankalar ile yapılan toplantılar ve basının takip edilmesiyle ulaşılmıştır. Gıda
ürünlerini kapsayan en son taksit kampanyası, CardFinans ile alt limitsiz 4 ay
taksit olmak üzere 14.11.2004-31.03.2005 tarihleri arasında tüm Gima ve Endi
mağazalarında gerçekleştirilmiştir. 20.05.2005 itibariyle devam eden puan
uygulamaları mevcut olup; CardFinans ile %1 ParaPuan, WorldCard ile %1
WorldPuan, Maximum ile %1 MaxiPuan, HSBC Advantage ile %0.5 NakitPuan
şeklindedir.”
1130
6. Tesco Kipa Kitle Pazarlama Ticaret ve Gıda Sanayi A.Ş. (Tesco Kipa)’ya
Kurum tarafından gönderilen bilgi talebi yazısına cevaben Tesco Kipa tarafından
gönderilen yazıda,
İş Bankası ile 14.11.2003’ten itibaren, HSBC ile 31.1.2004’ten itibaren ve
Yapı Kredi Bankası ile 11.11.2004’ten itibaren ve Akbank ile 7.2.2005’ten
itibaren gıdada vade farksız taksit uygulamasına başladıkları;
05-41/598-152
26
Kampanya şartları konusunda genellikle telefon görüşmeleri yapıldığı, maliyet
paylaşımı hakkında bilgileri olmadığı, kampanya anlaşmalarında gıda ve gıda
dışı ürünlerin beraber düşünüldüğü; 1140
Gıdada taksit uygulamasının müşteri memnuniyeti açısından faydalı bir
uygulama olmakla birlikte gıda dışındaki kullanım oranına ulaşılmadığı,
müşterilerin taksit uygulamasını gıda dışında kullanmayı tercih ettikleri;
Bankaların gıdada taksit uygulamasına son vermelerinden Mart 2005
döneminin muhtelif tarihlerinde bilgileri olduğu, (………………) diğer
bankaların telefon ile bilgi verdikleri, (……………) dışındaki bankaların
gerekçelerinin genelde BDDK’nın bu konuda olumsuz olduğu, gıdada taksit
kampanyalarına negatif yaklaştığı ve 1.4.2005 tarihinden itibaren verdikleri
tekliflerde gıdada taksit yapmayacaklarını belirttikleri;
Gıdada taksit uygulamasına son verilmesinin sigara satışları dışında satışları 1150
çok etkilememekle beraber, temizlik malzemelerinin gıda kapsamında
değerlendiriliyor olmasının müşteriler tarafından anlaşılamaması nedeniyle
müşteri memnuniyetsizliği yarattığı;
Gıda ürünlerini kapsayan son taksit kampanyasının başlangıç ve bitiş
tarihlerinin ise,
İş Bankası ile: 1.3.2005-31.3.2005
HSBC ile : 1.1.2005-28.2.2005
Yapı Kredi ile: 1.3.2005-30.3.2005
Akbank ile : 7.2.2005-30.3.2005
olduğu belirtilmiştir. 1160
Yazı ekinde gönderilen elektronik postalar, bu tarihleri doğrulamaktadır.
(…………) tarafından taksit kampanyasına son verildiğine ilişkin olarak Kipa’ya
gönderilen elektronik postada, banka tarafından yapılan risk değerlendirmesi
çerçevesinde kart hamillerinin günlük ihtiyaçlarının taksitlendirilmesinin
borçluluklarında artış yarattığı ve geri ödemelerde sıkıntılara yol açtığının
değerlendirildiği, gıda sektörü gibi her gün/hafta yapılan alışverişlerin geri
ödenmesinde klasik kredi kartı yapısı dışına çıkılmasını ve vade opsiyonu
sunulmasını uygun bulmadıkları, bu nedenle de bankanın Nisan 2005’te herhangi
bir taksit kampanyası yapmayı planlamadığı bildirilmiştir. 1170
7. Canerler Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Canerler) tarafından Kurum’a
gönderilen yazıda, gıda dışındaki ürünlerde Yapı Kredi Bankası, İş Bankası ve
Akbank ile gıda dışındaki ürünlerde taksitli satış yapmaya devam ettikleri, gıdada
ise son olarak, Akbank ile yürütülen ve 31.3.2005 tarihinde sona ermiş olan kredi
kartına taksitli satış kampanyası yürütüldüğü belirtilmiştir. Canerler tarafından
verilen bilgilere göre, taksitli satış kampanyalarında maliyet, bankalar ve
perakendeciler arasında paylaşılmaktadır. Kredi kartına taksit yapılmasından
kaynaklanan ek maliyet, bankalarca perakendecilerden daha yüksek komisyon
oranları aracılığıyla tahsil edilmektedir. Taksit sayısı arttıkça, bankaların talep 1180
ettikleri komisyon oranları da yükselmektedir. (………………………………).
Canerler yetkilileri, taksitli satışlar nedeniyle tüketicilerin aşırı derecede borçlanıp
daha sonra kredi kartı borçlarını ödemekte zorluk çektiğini, alım gücü bu şekilde
05-41/598-152
27
düşen tüketicinin harcama yapamaması nedeniyle taksitli satışların uzun vadede
ciroda azaltıcı bir etkisi olduğunu vurgulamaktadır. Canerler’in bir şirket olarak
bankalarla bir bağı olmadığını belirten yetkililer, taksitli satışın bankalarla bağı
olan uluslararası perakendeciler için yararlı olduğunu, kendilerinin ise diğer
mağaza zincirlerinden rekabette geri kalmamak maksadıyla bu tür kampanyalara
katıldıklarını belirtmektedirler. Canerler tarafından gönderilen yazı ekinde, kredi
kampanyalarına ilişkin olarak, (…………) yetkilileri ile yapılan bir takım elektronik 1190
posta yazışmalarına da yer verilmiştir. Bu yazışmalardan Canerler ve (…………)
işbirliğiyle yapılan kredi kartına taksitli satış kampanyalarının 31.3.2005 tarihi
itibarıyla sonlandırıldığı anlaşılmaktadır. 19.1.2005 tarihli, (…………) yetkilisi
tarafından Canerler yetkilisine gönderilen bir elektronik posta iletisinde,
31.3.2005 tarihi itibarıyla (…………)’a ait (…………) kredi kartına %1 puan
uygulamasına son verileceği bildirilmekte; diğer yandan 4.2.2005 tarihli, Canerler
yetkilisinden (…………) yetkilisine gönderilen bir başka elektronik posta
iletisinden 31.3.2005 tarihinden itibaren taksitli satış kampanyalarının sona
erdirildiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, 31.3.2005 tarihi itibariyle taksit
uygulamalarına son veren (…………), 1.5.2005-2.5.2005 tarihleri arasında 1200
(………) kredi kartı ile belirli bir miktar harcama yapanlara para ödülü vermek
şeklinde bir kampanya başlatmıştır.
8. Raportörlerce görüşülen Petrol Ofisi A.Ş. Akaryakıt Otomasyon Müdürü ve
Hukuk Müşaviri tarafından aşağıdaki hususlar ifade edilmiştir:
“Genel olarak kredi kartlı akaryakıt alışverişlerinde taksit ve puan kampanyalarını
mevsimsel olarak düzenlemekteyiz. Son olarak 2005 yılı içinde mart ayı sonuna
kadar devam eden bir taksit uygulamamız oldu, bundan sonra herhangi bir taksit
kampanyamız olmadı. Bununla birlikte, yakın zamanda taksit uygulaması
içermeyen yeni bir kampanya planlamaktayız. Kısa vadede yeni bir taksit 1210
kampanyası düşünmüyoruz. (…………………….). Örnek olarak, bir akaryakıt
alışverişinde %2 puan uygulaması varsa bunun %(….)’sini banka, %(….)’ini bayi,
%(…)’ini ise Petrol Ofisi olarak biz karşılamaktayız. Şu ana kadar yürüttüğümüz
taksit kampanyalarında en fazla 3 taksit uygulaması yaptık. Taksit sayıları
akaryakıt alışverişlerinde genel olarak bu seviyelerde kalmaktadır. Öncelikle,
kredi kartlı alışverişlerde yaptığımız kampanyaları sadece taksit uygulamalarıyla
sınırlandırmıyoruz; aksine, tek çekimli işlemlerde fazladan puan veriyoruz.
Gözlemlerimiz göstermektedir ki, taksitli alışverişlerin tercih edilme oranı toplam
%(…)’nin altında kalmaktadır. Kanaatimizce, birtakım tüketicilerin harcamalarını
planlayamamalarının sonucu olarak kart borçlarını ödeyememesinin sorumluluğu 1220
bütün kredi kartı sistemine yüklenmemelidir. Taksit uygulaması, aslen faydalıdır
ve tüketiciye sunulması gereken bir imkandır. Bayilerimizin kendi başlarına kredi
kartına taksit yapmasının önünde herhangi bir engel bulunmamaktadır. Bayiler,
çalıştıkları banka şubeleriyle anlaşmalar yaparak kredi kartı alışverişler de dahil
vade uygulamasına gitmektedirler. Taksit yapmalarının önünde de herhangi bir
engel bulunmamaktadır. Ancak, bankalar pazarlama politikaları çerçevesinde,
marka imajlarını zedelememek için bu tür münferit uygulamalardan
kaçınmaktadırlar. Az önce de belirttiğim gibi, yakın gelecekte bir taksit
kampanyası zaten planlarımızda bulunmamaktadır. Bu nedenle, herhangi bir
bankaya taksit talebiyle başvurup reddedilme durumumuz da olmamıştır. Şu 1230
05-41/598-152
28
anda bir taksit uygulaması yapmamamız tamamen kendi tek taraflı kararımızla
yaptığımız bir uygulamadır.”
Yapılan yerinde incelemelerde elde edilen, Petrol Ofisi ve İş Bankası yetkilileri
arasında gerçekleşen yazışmalarda, İş Bankası tarafından Petrol Ofisi akaryakıt
istasyonlarında 1-31.3.2005 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan taksitli satış
kampanyasına ait, kampanyanın maliyetine ilişkin şartlar konusunda bilgiler
verilmektedir. Söz konusu yazışmaların incelenmesinden, taksitli satış
kampanyalarının maliyetinin kampanyayı yürüten banka tarafından karşılandığı
anlaşılmaktadır. Gerçekten de Petrol Ofisi tarafından bayilerine gönderilen bir 1240
yazıdaki, “Müşterilerimiz tarafından çok cazip bulunan 3 taksit veya %2 maxipuan
kampanyasının ek maliyeti tamamen (………………..) ve (……………) tarafından
karşılanacaktır. Mevcut POS anlaşma şartlarınız, 3 taksit ile yapacağınız
akaryakıt satışlarının tahsilatında da aynen geçerli olacaktır. Bir başka deyişle;
("…………………………………………”) ifadesinden bu durum anlaşılmaktadır.
Aynı yerde yapılan incelemelerde (…………...)l tarafından Petrol Ofisi yetkilisine
yollanan bir elektronik-posta yazısında aşağıdaki ifadelere yer verilmektedir:
“BDDK’nın gıda ve akaryakıt alışverişlerinde kredi kartlarına taksit uygulamasının 1250
31.3.2005 tarihinden itibaren son verilmesi isteği üzerine bankalar arasında bir
centilmenlik anlaşması yapılarak 1.4.2005 tarihinden itibaren bu ürünlerde taksit
uygulamasına son verilmişti. Ancak Eskişehir ilinde HSBC şubesi ile Otosar
Otomotive ait bir BP istasyonu, halen akaryakıt satışlarına 3 taksit uygulamasını
devam ettirdiği gibi yerel radyolardan da sürekli taksitli satışının reklamını
yayınlamaktadır. Bu uygulama diğer akaryakıt istasyonlarının satışlarını
etkilemekte ve haksız rekabete sebep vermektedir. Petrol Ofisi Bayii olarak bizim
de böyle bir haksız rekabet ortamında rekabet gücümüzü arttırmamız için kredi
kartı ile akaryakıt satışlarımızda taksit uygulayabilmemiz hususunda ivedilikle
gereğini arz ederim.” 1260
9. Raportörlerce görüşülen The Shell Company of Turkey Ltd.’de Perakende
Satışlar Müdürü ve Hukuk Baş Müşaviri tarafından aşağıdaki hususlar ifade
edilmiştir:
“Shell olarak biz, müşterilerin taksit yapılan akaryakıt istasyonlarını tercih etmesi
ve sektördeki rekabet koşulları nedeniyle taksit kampanyalarına başladık. Bu
doğrultuda Garanti Bankası’nın Bonus Card ve Shop&Miles kartları ile çeşitli
dönemlerde taksitli satış kampanyaları gerçekleştirdik. Bizim için satışların kredi
kartı ile gerçekleşmesi (taksitli ya da taksitsiz) finansman sebebiyle tercih edilir 1270
bir seçenek değildir. Taksitli akaryakıt satışı yaptığımız dönemde satışlarda çok
büyük miktarda artışlar meydana gelmemiş, sadece istasyonlarımızdaki kredi
kartı kullanımı yükselmiştir. Taksitli satışlar daha çok bankalar kredi kartı
kullanım oranlarını etkilemektedir. Kredi kartı ile yapılan satışların %(…-…)’u
taksitli işlemlere aittir. Shell olarak yaptığımız taksitli satış kampanyalarımız 31
Marta kadar sürmüş, bu tarihten sonra diğer kampanyalarda olduğu gibi
05-41/598-152
29
bankalardan kampanyaya devam etme yönünde bir talep gelmediği için taksitli
satışlar son ermiştir. Bankalarla kampanya şartlarına ilişkin olarak görüşmeler
telefon ve mail yoluyla gerçekleştirilmektedir. Bankalar ile yapılan üye işyeri
sözleşmeleri ve kampanyalara da sadece talep eden bayilerimiz iştirak etmiştir.” 1280
10. Raportörlerce görüşülen Total Oil Türkiye A.Ş. Akaryakıt Pazarlama Müdürü
ve Hukuk Müşaviri tarafından aşağıdaki hususlar ifade edilmiştir:
“Son olarak Yapı Kredi Bankası ile Mart ayı sonunda sonlanan bir taksit
anlaşmamız oldu. Bu uygulamada müşterilere ekstra puan da sağlıyorduk. Yapı
Kredi, aynı kampanya çerçevesinde aynı tarihler için başka akaryakıt firmaları
(Opet ve Türkpetrol) ile de anlaşmalar yapmıştı. Yakın zamanda YK ile yapılan
alışverişlerde Turkcell hatları için ekstra kontör sağlayan bir kampanyaya
başladık. Bununla birlikte, kredi kartı ile ödemelerindeki taksit ve puan 1290
kampanyalarımız sadece “YK World Card Sadakat Programı” ile sınırlı değildir.
Örneğin HSBC ile de yakın zamanda, “Advantage Müsteri Sadakat Programı”
anlaşmamız oldu. Bankaların kredi kartı müşterilerine yönelik düzenlediği
sadakat programlarında biz de yer alıyoruz, -müşteri ödül puanı %2 civarında
kalmaktadır- ………………………………... …………………………………..)
Genel olarak promosyon çalışmaları bizim için gelirlerimizi arttırıcı yönde olumlu
sonuçlar vermektedir. Promosyon uygulamalarımız taksitle sınırlı değildir,
örneğin taksitle beraber ekstra puan seçeneği de sunuyoruz. Taksitli
kampanyalarımızda genel olarak tüketicilerin üçte ikisinin taksitli alışverişi tercih
ettiklerini görüyoruz. Bayilerimizin indirim, vadeli ödeme ve kredi kartına taksit 1300
gibi promosyon uygulamalarına karışmıyoruz. Ama genel olarak kredi kartlarıyla
ilgili kampanyalarımızda bayilerimizin bizim uygulamalarımızı takip etmelerini
öneriyoruz. Bankaların kredi kart alışverişlerini sınırlamaları konusunda herhangi
bir bilgimiz yok. Bu konuda bankalar tarafından bize ulaştırılmış herhangi bir bilgi
olmadı.”
11. BP Petrolleri A.Ş. (BP) tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 24.5.2005
tarih ve 3510 sayı ile intikal eden yazıda;
Şirketlerinin Akbank ile akdettiği üye işyeri sözleşmesi çerçevesinde zaman 1310
zaman kampanyalar uyguladığı, ekstre erteleme veya vade farksız taksit
uygulanan kampanyalara 10.4.2004 tarihinde başlandığı, ilk kampanyanın
ekstre ödemesi erteleme kampanyası olduğu ve vade farksız taksit
uygulamasının kısa süreli olarak 3 kampanya ile yapıldığı,
Bayilerinin vadeli taksit kampanyası uygulayıp uygulamadığı yönünde bilgileri
bulunmadığı,
Vade farksız taksit uygulamasının akaryakıt sektöründe yasaklanmasının
sektörler arasında eşitlik ilkesine aykırılık yaratabileceğini düşündükleri,
Taksit uygulamasına son verileceğinden basında çıkan haberler vasıtasıyla
haberdar oldukları, bunun haricinde resmi merciler veya banka tarafından 1320
yapılmış bir duyuru bulunmadığı,
05-41/598-152
30
Taksit uygulamasına son verilmesinin satış ve cirolarını önemli ölçüde
etkilemediği,
Son kampanyanın (ekstre erteleme kampanyası) 22 Nisan-31 Mayıs tarihleri
arası olarak belirlendiği ve halen devam ettiği
belirtilmektedir.
Yazı ekinde gönderilen tablodan vade farksız 3 taksit uygulamalarının 17
Temmuz-31 Ağustos 2004, 1 Kasım-31 Aralık 2004 ve son olarak 1 Şubat-31 1330
Mart 2005 dönemlerinde uygulandığı anlaşılmaktadır. Aynı tabloda Akbank, BP
ve bayi arasında maliyetlerin şu şekilde paylaşıldığı gösterilmektedir:
Kampanya türü Akbank BP Bayi
Ekstre
Erteleme (………………….) (…………….)
(…………….)
3 Taksit (………………..) (…………….) (…………….)
12. Opet Petrolcülük A.Ş. (Opet)’ye gönderilen yazılara verilen cevaplarda,
Opet’in Koçbank’la 3.12.2003 tarihinde başlayıp 1.4.2005’e kadar devam eden
bir taksitli satış anlaşması olduğu, ayrıca 12.2.2005-31.3.2005 tarihleri arasında
Yapı Kredi Bankası ile başka bir kampanya yapıldığı belirtilmektedir.
(…………………………………………………..). OPET yetkilileri, ayrıca taksitli
satış kampanyalarının sonlandırılması nedeniyle söz konusu iki bankanın kredi 1340
kartı ile yapılan satışlarda %(…)-%(…)’lik bir düşüş yaşandığını, ancak kendileri
açısından bunun büyük bir fark yaratmadığını belirtmektedir. Opet tarafından
verilen cevapların ekinde, Yapı ve Kredi Bankası ile ortaklaşa düzenlenen ve 12
Şubat-31 Mart 2005 tarihleri arasında düzenlenen kredi kartına taksit
kampanyasına ait yazışmalara yer verilmektedir.
(……………………………………………) Yine Opet tarafından sunulan bir belge,
söz konusu akaryakıt firması tarafından bayilerine yollanan bir yazıdır. Söz
konusu yazıda, Koçbank ile yürütülmekte olan taksit kampanyasının BDDK’nın
aldığı karar uyarınca 1.4.2005 tarihi itibarıyla sonlandırılacağı, bununla birlikte 4
kat puan uygulamasının devam edeceği bildirilmektedir. 1350
13. Turcas Petrol A.Ş. tarafından Kurum’a gönderilen bilgilere göre, anılan firma
en son 12.2.2005-31.3.2005 tarihleri arasında olmak üzere, Yapı Kredi Bankası
ile birlikte iki taksitli satış kampanyası düzenlemiştir.
(……………………………………………………..). Taksitlendirmenin kısa vadede
satışlarda %(….)’lik bir artış getirdiğinin bildirildiği yazıda ayrıca taksitli satış
kampanyası yapılamamasının olumsuz etkiler doğurduğu ifade edilmektedir.
I.2.3. Kredi Kartlarında Taksit Uygulaması ve Maliyet Paylaşımı
Kredi kartlı alışverişlerdeki taksit uygulaması, son yıllarda ortaya çıkmış oldukça 1360
yeni bir uygulamadır. Bankacılık sektörünün, riski yüksek ticari kredi pazarından
çıkarak, daha çok tüketici kredisine yönelmesiyle kredi kartı pazarında
05-41/598-152
31
yoğunlaşan rekabetin bir sonucu durumunda olan taksit uygulaması, ilk olarak
tekstil sektöründe, daha sonra da turizmden dayanıklı tüketim mallarına kadar
uzanan geniş bir yelpazede verilmeye başlanmıştır.
Raportörlerce bankacılık ve kredi kartı sektörü yetkilileriyle yapılan görüşmelerde
edinilen bilgilere göre kredi kartlarında taksit uygulaması, ilk olarak 2000’li yılların
başında, mevcut durumda HSBC Bank bünyesinde bulunan Advantage Card
tarafından hazır giyim sektöründe başlatılmış; bu tarihlerde hazır giyim 1370
sektöründe taksitlendirme uygulaması yapan Advantage Card’ın daha sonra
akaryakıt gibi diğer sektörlere de yönelmesi, kredi kartı cirolarında düşüş
yaşayan bir takım bankaların hazır giyim sektöründe kredi kartına taksit
uygulamaya başlamasına ve tüketicilerin klasik kredi kartı yerine taksitli kredi
kartlarını tercih etmelerine yol açmıştır. Perakendeciler ise 2001 yılında
Türkiye’de yaşanan ekonomik krizin etkisiyle satışlarında görülen daralmayı
aşmak amacıyla taksit maliyetini bankalarla paylaşarak taksitli satışları
yaygınlaştırma yoluna gitmişlerdir. Bankalar da kredi kartları pazarındaki pazar
paylarını artırmak amacıyla kart harcamalarında büyük yer tutan gıda ve
akaryakıtta da taksit uygulamasına başlamışlardır. 1380
Bankalararası Kart Merkezi A.Ş. verilerine göre, 2004 yılında Türkiye’de
26.681.128 adet kartla 58.509 milyon YTL ciro yapılmış olup bu cironun 11.858
milyon YTL’si (%20,2’si) taksitle yapılan alışverişlerden kaynaklanmıştır.
Türkiye‘de halen 30’u aşkın banka ve özel finans kurumu kredi kartları alanında
faaliyet göstermekle birlikte bunların 11 tanesi kredi kartlarına vade farksız taksit
uygulayabilmektedir.
Gıda ve akaryakıt alışverişlerinde yapılan taksitlendirme, bu hizmeti kullanan kart
hamilleri açısından önemli bir ödeme imkanı sunmakla birlikte, tüketicilerin 1390
ödeme gücü açısından bir takım sakıncalar doğurmaktadır. Gıda ve akaryakıt
gibi ürünler, kullanım süresi kısa olan ve sürekli olarak ihtiyaç duyulan temel
tüketim maddeleri oldukları için, tüketicilerde geçici bir refah etkisi yaratmakta;
ancak harcamalar süreklilik arz ettiğinden geliri sabit tüketiciler belli bir süre
sonra borç sarmalına itilmektedirler. Örneğin aylık gıda harcaması 450 YTL olan
bir aile gıda harcamalarını vade farksız 3 taksitte aldığında, ilk ay 150 YTL, 2. Ay
300 YTL ödemekte, üçüncü aydan sonra yine 450 YTL ödemeye devam
etmektedir. Dolayısıyla, 450 YTL gıda harcaması olan bir aile için taksitli kart 3
aylık bir finansman hizmeti vermekte, 3. aydan sonra aile yine 450 YTL’lik
ödemeyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu yüzden gıda ve akaryakıtta taksit 1400
uygulaması tüketicilere sınırlı bir fayda sağlamaktadır.
Raportörlerce görüşülen sektör yetkilileri gıda ve akaryakıtta taksit uygulamasının
ancak kısa süreli kampanya dönemlerinde (örneğin gıdada ramazan, yılbaşı gibi
dönemlerde akaryakıtta tatil dönemlerinde) ekonomik olarak anlamlı
olabileceğini, sürekli kampanyanın tüketiciler açısından faydadan çok zarar
getirdiğini ifade etmişlerdir. Nitekim geçmiş dönemlerde temel ihtiyaç maddelerini
taksitli kartlarla yapan kimi tüketicilerin gelirlerinin çok üzerinde harcamalar
05-41/598-152
32
yaptıkları ve ödeme güçlüğü nedeniyle haciz, iflas ve intihara varan sorunlarla
karşılaştıkları yazılı ve görsel basında da yer almıştır. Konunun sosyal bir sorun 1410
halini alması karşısında, hükümet yetkilileri ve BDDK Başkanı, basına konuyla
ilgili açıklamalarda bulunmuş ve bankalardan gıda ve akaryakıttaki taksit
uygulamalarını sınırlandırmaları istenmiştir.
Kredi kartlarına taksit uygulaması ilk olarak bir iki bankayla başlamış ve
uygulanan taksit sayısı genelde 2-3 ile sınırlı kalmıştır. Daha sonra, bankalar
arasında pazar payını arttırmaya yönelik rekabetin yoğunlaşmasıyla beraber yeni
kart markaları ortaya çıkmış ve rakip sayısının artmasıyla gıdada taksit sayısı
12’ye kadar çıkmıştır.
1420
Raportörlerce görüşülen banka, market ve akaryakıt dağıtım şirketi yetkilileri
tarafından da taksit sisteminin sağlıklı işleyebilmesi için kredi kartındaki taksit
süresinin satın alınan ürünün kullanım süresiyle uyumlu olması gerektiği
vurgulanmaktadır. Mobilya, elektronik-beyaz eşya, hazır giyim gibi sektörlerde
taksit yapılması reel sektör ve banka yetkilileri tarafından olumlu bulunmakta
iken, gıda ve akaryakıt gibi sürekli harcanan ve çabuk tüketilen ürünlerin uzun
vadede tüketici üzerinde sabit bir borç yükü oluşturduğu ifade edilmektedir.
Kredi kartına yapılan taksit kampanyalarının maliyetinin, bankalar, akaryakıt
firmaları ve perakendeciler arasında nasıl paylaşıldığının anlaşılması, bu 1430
uygulamanın nihai maliyetinin kime yansıtıldığının ortaya konması bakımından
önemlidir. Zira kredi kartına taksit yapılması, banka, akaryakıt ve perakende
firmalarına ekonomik fayda sağlaması nedeniyle başlatılmış, son bulması da
benzer şekilde bu hizmetin getirdiği külfetin sağladığı faydayı aşmasıyla
gerçekleşmiştir.
Taksit kampanyalarında maliyetler zaman zaman banka ve üye işyeri arasında
paylaşılmakta, zaman zaman bankalar tarafından üstlenilmekte, ancak genellikle
bankalar, taksit kampanyalarını üye işyeri komisyonları aracılığıyla finanse
etmektedir. Üye işyeri komisyonu, satış noktasındaki POS cihazının sahibi olan 1440
bankanın kredi kartlı ödemeler için üye işyerinden tahsil ettiği meblağdır ve bu
meblağ, banka tarafından tespit edilen komisyon oranının alışveriş miktarı ile
çarpımından elde edilmektedir. Örneğin işyeri komisyonu oranı %3, alışveriş
meblağı da 70 YTL olursa, banka tarafından tahsil edilen üye işyeri komisyonu
70 x 0,03 = 2,1 YTL olarak hesaplanmaktadır. Bu tutar banka tarafından
kesildikten sonra, işyerinin hesabına 70 - 2,1 = 67,9 YTL aktarılmaktadır.
Kredi kartını kullanarak taksitlendirme yapıldığında bankalar, ortaya çıkan
fonlama maliyetini üye işyeri komisyonu oranlarını arttırarak (yukarıdaki örnekte
%3’ten %3,5’e çıkararak) karşılamakta; taksit sayısı ne kadar fazla olursa üye 1450
işyeri komisyonundaki artış o kadar yüksek olmaktadır. Üye işyeri komisyonu,
alışveriş noktasındaki POS cihazında, taksitli işlemin seçilmesi üzerine otomatik
olarak işlemin çeşidine göre belirlenmektedir. Örnek olarak Tesco tarafından
sunulan, İş Bankası kredi kartına taksitte uygulanacak komisyon oranları şu
şekildedir:
05-41/598-152
33
Tarih Taksit sayısı Üye işyeri komisyonu oranı (%)
1.4.2004-30.6.2004 3 (…….)
1.9.2004-11.11.2004 4 (…….)
11.11.2004-3.1.2004 6 (…….)
1.1.2005-28.2.2005 4 (…….)
1.3.2005-30.3.2005 4 (…….)
(…………………………………………………)
Önaraştırma sürecinde raportörlerce elde edilen bilgilerden, bankaların taksitli 1460
alışverişlerin finansman yükünü özellikle gıda sektöründe perakendecilerle
paylaştığı anlaşılmaktadır. Kar marjının oldukça düşük olduğu akaryakıt
sektöründe ise bu finansman yüküne bayiden çok banka ve akaryakıt şirketi
katlanmaktadır. Özellikle gıda ve akaryakıt gibi temel tüketim maddelerinin
taksitlendirilmesi, ilk bakışta tüketici yararına gözükmektedir. Ancak maliyet
paylaşımına katkıda bulunan perakendeci, kendisine yüksek işyeri komisyonları
ile yansıtılan bu maliyeti, fiyatlarına da yansıtmaktadır. Bu dolaylı fiyat artışı,
taksitli kredi kartı kullanan kart hamiline doğrudan yansıtılmamakta; daha ziyade
kredi kartı dışındaki ödeme araçlarını kullanmayı tercih eden tüketiciye
yansıtılmaktadır. Bu şekilde kredi kartı dışındaki nakit, banka kartı vb ödeme 1470
araçlarını kullanan tüketici, temel ihtiyaç maddelerini alırken kredi kartı kullanan
ve taksitlendiren kart hamilinin banka tarafından finanse edilmesinin maliyetini
dolaylı olarak sübvanse etmiş olmaktadır. Bu çerçevede taksit uygulamasının en
çok yarar sağladığı tüketici grubu, kredi kartı kullanan, taksit, ödül ve puan
imkanlarından yararlanan ve borcunu son ödeme tarihinde tamamıyla ödeyen
kart hamilleri olmaktadır. Bu çerçevede tüketiciler, tümü taksitli kredi kartı
kullanan bir grup değildir. Kredi kartı edinecek düzeyde düzenli veya yeterli geliri
olmayan tüketiciler, kredi kartı yerine nakit kullanmayı tercih etmektedir. Bu
çerçevede gıda ve akaryakıt sektörlerinde taksit uygulamasının kaldırılmasının
tüketiciye zarar verdiği ileri sürülemez. 1480
I.2.4. BDDK ve Ziraat Bankası Tarafından Gönderilen Yazılar
T.C. Ziraat Bankası Genel Müdürü’ne akaryakıt ve gıdada taksit uygulamasına
bankalar tarafından son verilmesi hakkında basında yer alan açıklamaları üzerine
soruların yöneltildiği yazıya cevaben, 10.6.2005 tarih ve 3992 sayı ile Kurum
kayıtlarına intikal eden yazıda; TBB Yönetim Kurulu tarafından 8.2.2005 tarihinde
Banka ve Kredi Kartları Kanun Tasarısı taslağında yer alan düzenlemeler,
kamuoyunda tartışılan kredi kartı dağıtım yöntemleri, taksit uygulama, faiz oranı
ve kart sahiplerinin gelirleri ile ilişkili olmayan kullanımlarının etkilerini 1490
değerlendirmek üzere bir toplantı yapıldığı ifade edilmiştir. Yazıda ayrıca TBB
kayıtlarının incelenmesinden de görüleceği üzere, TBB’nin koordinatörlüğünde
bankaların birlikte davranarak akaryakıt ve gıda ürünlerine yönelik kredi kartı
alışverişlerinde taksit uygulamasına son vermeleri ile ilgili herhangi bir faaliyetin
olmadığı, ayrıca TBB tarafından bankaları yönlendirici bir kararın alınmadığı ve
konu üzerinde bir konsensüsün söz konusu olmadığı vurgulanmıştır. TBB
05-41/598-152
34
tarafından sadece kamuoyuna ve birlik üyelerine yönelik olarak BDDK’ya
önerilecek düzenleme hakkında bir duyuru hazırlandığı belirtilerek, bu yöndeki
çalışmaların halen devam ettiği ifade edilmiştir. Akaryakıt ve gıdada taksit
uygulamasına son verilmesine ilişkin olarak T.C. Ziraat Bankası Genel 1500
Müdürü’nün basında yer alan açıklamalarının ise, sorulan sorular üzerine, benzin
ve gıda gibi çabuk tüketilen ürünlerdeki taksitlendirmenin bankacılık sektörü ve
tüketiciler üzerindeki etkilerini açıklamak üzere verilmiş beyanatlar olduğu
belirtilmiştir.
BDDK’ya gönderilen 27.5.2005 tarih ve 1854 sayılı bilgi isteme yazısı ile BDDK
yetkililerinin basında yer alan demeçlerine, BDDK’nın kredi kartına taksit
uygulamasının ekonomik, yasal ve sektörel etkileri konusundaki düşüncelerine ve
kredi kartlarına taksit uygulamasına yönelik olarak herhangi bir düzenleme
çalışması yapılıp yapılmadığına dair bilgi talep edilmiş ve BDDK tarafından 1510
gönderilen cevabi yazı 22.6.2005 tarih ve 4277 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal
etmiştir. Söz konusu yazıda; BDDK’nın en temel görevinin 4389 sayılı Bankalar
Kanunu ile tanınan yükümlülük ve yetki çerçevesinde bankaların mali bünyelerini
olumsuz yönde etkileyebilecek ve risklerini artırabilecek, dolayısıyla hem
bankalara, hem de sisteme ve ekonomiye zarar verebilecek uygulamaları önleyici
tedbirler almak olduğu belirtilmiştir. Bu görevin yerine getirilmesini teminen gerek
bankalarla yapılan toplantılarda, gerekse basın aracılığıyla sistem üzerinde risk
oluşturabileceği gözlemlenen hususlarda uyarılarda bulunulduğu ve gerekli
görülmesi halinde de çeşitli düzenlemeler yapıldığı ifade edilmiştir.
1520
BDDK’ya göre, tüketicilerin daha fazla hizmet olanağı bulmasına paralel olarak,
kredi kartıyla alışveriş olanağını sağlayan işyerlerinde ürünün “peşin fiyatı” ile
“taksitli fiyatı” arasındaki ayrımın belirsizleşmesi ve satıcıların genellikle taksitli
satışı özendirmesinin de bir sonucu olarak, son iki yılda hane halklarının toplam
borç yükünde belirgin bir artış gözlenmiştir. 2002 yılında %7 olan bireysel
kredilerden (tüketici kredisi ve kredi kartı) kaynaklanan anapara ve yıllık faiz
yükünün hane halkı harcanabilir gelirine oranı 2003 yılında %10,6’ya yükselirken
bu oranın 2004 yılında %17,6’ya yükselmiş olduğu tahmin edilmektedir.
BDDK tarafından kısa vadede ve mikro ölçekte yaklaşıldığında, kredi kartlarının 1530
yaygınlaşması ekonominin tüm bireyleri açısından olumlu gözükmesine rağmen
makro açıdan, orta ve uzun vadede bakıldığında, günümüz ekonomik ortamının
aksine gelişebilecek ve beklenmeyen olumsuzlukların olması halinde, kredi
kartları borçlarının geri dönmesinde sorunlar yaşanabileceği ifade edilmiştir. Bu
durumda; karşılık ve sermaye ayırmakta, risklerini yönetebilmekte daha hazırlıklı
olan bankaların aksine, risk yönetme kapasitesi açısından daha zayıf olan ve
kredi kartı kullanıcılarının büyük bölümünü oluşturan hane halklarının özellikle
çok kısa sürede tüketilebilen dayanıksız tüketim malları için uzun vadeli
yükümlülük yaratmalarının hane halkı finansman dengesi, bankacılık sistemi ve
genel ekonomi için sorunlar yaratabileceği ifade edilmiştir. Dolayısıyla, gıda ve 1540
akaryakıt gibi çok kısa sürede tüketilen ihtiyaç maddelerinin taksitlendirilmesinin
hane halklarında bir “ahlaki istismar” sorununa sebep olabileceği, taksit
05-41/598-152
35
uygulamasının özellikle toplumun en zayıf kesimindeki tüketicileri (hane halkları)
kontrolsüz bir şekilde gelir seviyelerinin üzerinde ve ihtiyaçları olmadığı halde
daha fazla tüketime sevk edebileceği değerlendirmesine yer verilmiştir.
Konut kredilerinde ve taşıt kredilerinde teminat olarak kredi karşılığında satın
alınan konut üzerine ipotek, taşıt üzerine ise rehin tesis edilirken, kredi kartı
tahsislerinde bankaların büyük kısmının kefalet dahi talep etmemelerinin ve bu
şekilde kullandırılan kredilerin taşıdığı potansiyel riskin açık olduğu ifade 1550
edilmiştir.
J. GEREKÇE ve HUKUKİ DAYANAK
Bankaların gıda ve akaryakıtta taksit uygulamasına son vermelerine ilişkin
olarak, özellikle 2005 Şubat ve Mart aylarında yoğunlaşan gazete haberlerinde
bankaların gıda ve akaryakıtta taksit uygulamalarına ilişkin çeşitli bankaların üst
düzey yöneticilerinin beyanatlarına yer verilmekte ve bankaların bu konuda bir
konsensüse vardığı haberleri yer almaktadır. Banka yöneticilerinin
açıklamalarında BDDK’nın bu yöndeki uyarısı dile getirilmekte, ancak bu
durumun bankalar için rekabet mevzuatı bakımından çekince yarattığı 1560
belirtilmektedir. Bu açıklamalara paralel olarak BDDK Başkanı’nın da gıda ve
akaryakıtta taksit uygulamasına son verilmesi yönünde bankaları uyaran
açıklamaları basında yer almıştır. Bu uyarılarda bankaların gıda ve akaryakıtta
taksit uygulamasının bankaların risk yapısını bozduğuna, sorunlu kredilerde
artışlar görüldüğüne ve bankaların bu uygulamayı kendi kendilerine
durdurmalarının tercih edildiğine dikkat çekmişlerdir. Haberlerde ayrıca BDDK’nın
bankalara taksit konusunda 31 Mart’a kadar süre tanıdığı belirtilmiş ve BDDK
Başkanının Türkiye Bankalar Birliği’ne de bu konuda görev düştüğüne ilişkin
açıklamalarına yer verilmiştir.
1570
TBB Yönetim Kurulu kararlarında bankaların kredi kartı pazarlama yöntemlerinin
kamuoyunda yarattığı rahatsızlığa değinilmekte ve kredi kartında taksitlendirme
konusunda düzenleme yapılması yoluyla ortak bir uygulama yapılabileceğinden
söz edilmektedir. TBB Yönetim Kurulu kararları arasında, gıda ve akaryakıtta
taksit uygulamasına son verilmesine ilişkin herhangi bir karar bulunmamakta
olup; kredi kartlarına ilişkin kararlar, BDDK’nın bu konuda TBB’ye de görev
düştüğü yönündeki açıklamaları doğrultusunda bankaların taksit uygulaması
konusundaki çözüm arayışını ortaya koymaktadır.
Raportörlerce bankalarda yapılan yerinde incelemeler, görüşmeler ve Kuruma 1580
gönderilen yazılardan taksitli alışveriş kartları pazarında faaliyet gösteren 10
bankadan 5 tanesinin 31.3.2005’te; Finansbank’ın 25.3.2005’te; Dışbank ve
HSBC Bank’ın Şubat 2005’te; Denizbank’ın Nisan 2005’te gıda ve akaryakıtta
taksit uygulamasını sonlandırdığı anlaşılmaktadır. Bunun yanı sıra bankacılık
konusunda sektörel düzenleyici kurum olan BDDK’nın 31.3.2005’e kadar gıda ve
akaryakıt sektörlerinde taksit uygulamasını sonlandırmalarına yönelik basında
yer alan açıklamaları da bankaların yaklaşık olarak bu tarihte uygulamayı
sonlandırmalarına neden olmuştur. Ayrıca bankaların taksit kampanya şartları ve
05-41/598-152
36
süresi önceden belirlenmektedir. Bankaların kampanyalarını planlama
aşamasında bu tarihi uygulamayı sonlandırma tarihi olarak belirlemelerinin 1590
nedeni, BDDK’nın bu konudaki yönlendirmeleri olmuştur. Zira TBB, kredi kartları
konusunda pazarlama yöntemleri ve taksit uygulamaları kamuoyunda ve çeşitli
kamu otoritelerinde rahatsızlık yaratıncaya kadar kredi kartlarına ilişkin olarak
herhangi bir karar almamıştır. Kredi kartında taksit uygulaması tüketiciye
finansman imkanı sunan bir ödeme türüdür ve kredi kartlarındaki taksit
uygulamasının kaldırılmasında BDDK’nın uyarılarının etkili olması, bankaların
rekabeti sınırlamaya yönelik bir amaç gütmediklerini göstermektedir.
Bankalar arasında taksit uygulamasının sonlandırılmasına dair bir anlaşmaya
ilişkin yazılı bir kanıt bulunmamaktadır. (………..) ve (…………..) yetkilileri,
bankaların taksit yapmamak konusunda anlaştıklarının kendilerine bildirildiğini 1600
ifade etmişlerdir; ancak söz konusu yetkililer tarafından bu iddiayı destekleyen
yazılı bir kanıt sunulmamıştır. Gıdada ve akaryakıtta 3 taksitten başlayıp 12
taksite ulaşan taksit uygulamasına son veren bankalar, pazardaki paylarını
korumak amacıyla farklı kampanyalarla rekabet etmeye devam etmektedir.
Halihazırda gıda ve akaryakıtta tek çekimli ödemeye 2 veya 3 kat puan
uygulaması, ekstre erteleme uygulaması, gıda ve akaryakıt harcamaları
karşılığında kontür kazanma uygulamaları gibi kampanyalarla bankalar müşteri
sadakati kazanmaya yönelmişlerdir. Bu çerçevede taksitli kartlarla alışveriş
hizmetleri pazarı, rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalara
benzerlik göstermemektedir ve bu çerçevede uyumlu eylemden de söz 1610
edilemeyecektir.
Ayrıca inceleme konusu kartlı ödeme hizmetlerinde, farklı bankaların taksit
kampanyaları konusunda birbirlerinin satış politikalarını izlemeleri konusunda
herhangi bir engel bulunmamaktadır. Diğer bir deyişle pazarın doğası gereği,
teşebbüsler birbirlerinin faaliyetlerini kolaylıkla izleyebilmekte ve rakiplerinin
kampanyalarına karşı kampanyalar üretebilmektedirler. Taksit kampanyaları
yoğun reklam kampanyalarıyla tüketicilere duyurulmakta, bankalar bu
kampanyaları çoğunlukla aynı marketler veya akaryakıt bayileri aracılığıyla
yürüttüğü için de birbirlerinin taksitli satış programlarından haberdar 1620
olmaktadırlar. Bu doğrultuda pazarın şeffaflığı nedeniyle, bankaların taksit
konusunda birbirleriyle paralel hareket etmeleri kolaylaşmaktadır.
Raportörlerce görüşülen bankalar genellikle, gıdada ve akaryakıtta taksitin kredi
riskinde artış yarattığını, bu yüzden taksit uygulamasını genel olarak azaltmayı,
gıdada ve akaryakıtta kaldırmayı tercih ettiklerini vurgulamışlardır. BDDK’nın 31
Mart’ta uygulamaya son verilmesi yönündeki uyarıları ve kamuoyundaki
hassasiyetle mevcut duruma ulaşılmıştır.
BDDK tarafından Kurum’a gönderilen ve 22.6.2005 tarih ve 4277 sayı ile Kurum 1630
kayıtlarına intikal eden yazıda; BDDK’nın bankaların mali bünyelerini olumsuz
yönde etkileyebilecek ve risklerini artırabilecek, dolayısıyla hem bankalara, hem
de sisteme ve ekonomiye zarar verebilecek uygulamaları önleyici tedbirler almak
için gerek bankalarla yapılan toplantılarda, gerekse basın aracılığıyla sistem
05-41/598-152
37
üzerinde risk oluşturabileceği gözlemlenen hususlarda uyarılarda bulunulduğu ve
gerekli görülmesi halinde de çeşitli düzenlemeler yapıldığı ifade edilmiştir.
Dolayısıyla BDDK, sistem üzerinde risk oluşturabilecek olan gıda ve akaryakıt
ürünlerine yönelik olarak bankaların kredi kartlarında taksit uygulamasının
bankalarca durdurulması yönünde basın yoluyla ve bankalarla yapılan
toplantılarda uyarılarda bulunduğunu kabul etmektedir. Dolayısıyla bankalar 1640
tarafından taksit uygulamasının durdurulması, bankalar arasında bir anlaşma
veya uyumlu eylem neticesinde ortaya çıkmamıştır. Sektörel düzenleyici kurum
olan BDDK, bankaların uygulamayı sonlandırmalarını istemiştir. Bu çerçevede
bankaların ortak karar almak suretiyle gıda ve akaryakıtta taksit uygulamasını
durdurdukları iddiasına ilişkin olarak, TBB’nin bu yönde bir kararının olmaması,
bankaların anlaşarak uygulamaya son verdiklerine ilişkin yeterli delil
bulunmaması ve uygulamanın BDDK’nın düzenleyici tedbirleri sonucunda
durdurulmuş olması nedenleriyle ilgili pazarda faaliyet gösteren bankalar ve TBB
hakkında soruşturma açılmasına gerek görülmemiştir.
1650
K. SONUÇ:
Düzenlenen rapora, toplanan delillere ve incelenen dosya kapsamına göre;
bankaların, ortak karar almak suretiyle, akaryakıt ve gıda ürünlerine yönelik olarak
kredi kartlı alışverişlerdeki taksit uygulamalarına son verdikleri iddiasına ilişkin
olarak;
- Türkiye Bankalar Birliği’nin akaryakıt ve gıda ürünlerine yönelik kredi kartlı
alışverişlerdeki taksit uygulamasını durdurmaya yönelik kararı bulunmadığından,
- Bankaların anlaşma yaparak veya uyumlu eylem içinde akaryakıt ve gıda
ürünlerine yönelik kredi kartlı alışverişlerdeki taksit uygulamasına son verdiklerine 1660
dair yeterli delil bulunmadığından,
taksitli kredi kartları pazarında faaliyet gösteren bankalar ve Türkiye Bankalar
Birliği hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığına, şikayetlerin reddine
OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
05-41/598-152
38
Rekabet Kurulu’nun 28.6.2005 günlü 05-41/598-152 sayılı kararına;
KARŞI OY
BDDK Başkanının 2005 Mart ayı içinde bir kaç kez basında da yer alan
bankalara yönelik uyarıları üzerine taksitli kredi kartları pazarında faaliyet
gösteren on bir bankadan yedisinin akaryakıt ve gıda alışverişlerine taksit
uygulamalarına 31 Mart 2005 tarihinde son verdikleri önaraştırma raporu ile
tespitlidir.
Yine önaraştırma raporunda yer alan kimi market ve akaryakıt dağıtım
şirketleri temsilcilerinin ve bazı banka yetkililerinin ifadeleri de bu hususu doğrular
niteliktedir.
Söz konusu bankaların taksit uygulamalarına birlikte son vermeleri, 4054
sayılı Yasanın 4 üncü maddesi kapsamında “uyumlu eylem” olarak
değerlendirilebilecek bir fiildir.
Bu uygulamanın durdurulmasının tüketiciye yansıyan olumsuz etkisi de
açıktır.
Bu nedenlerle taksitli kredi kartları pazarında faaliyet gösteren bankalar
hakkında soruşturma açılması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.
Rıfkı ÜNAL Süreyya ÇAKIN
Kurul Üyesi Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy