Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2008-1-66 (Özelleştirme)
Karar Sayısı : 08-50/746-302
Karar Tarihi : 14.8.2008
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Tuncay SONGÖR, M. Sıraç ASLAN,
Süreyya Çakın, Mehmet Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ,
İsmail Hakkı KARAKELLE
B. RAPORTÖRLER: Cengiz SOYSAL, Mert KARAMUSTAFAOĞLU, Harun GÜNDÜZ,
Cemal Ökmen YÜCEL
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - Özelleştirme İdaresi Başkanlığı 20
D. TARAFLAR : -Özelleştirme İdaresi Başkanlığı
Ziya Gökalp Cad. No: 80 Kurtuluş - Ankara
-Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş.
Hanımeli Sok. No:1 Sıhhiye - Ankara
-Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş.
ÖsterreichischeElektrizitätswirtschafts Aktiengesellschaft - 30
Enerjisa Enerji Üretim A.Ş. Ortak Girişim Grubu
Sabancı Center Kule: 2 Kat:21 4. Levent - İstanbul
- Akcez Ortak Girişim Grubu
Miralay Şefik Bey Sok. Akhan No:15 Kat:6
Gümüşsuyu - İstanbul
- Hema Endüstri A.Ş.
Büyükdere Cad. 3 Yol Mevkii No:53 Maslak - İstanbul
40
E. DOSYA KONUSU: Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin % 100 oranındaki
hissesinin blok olarak satış yöntemiyle özelleştirilmesi işlemine izin verilmesi
talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurulu’nun 1998/5 Sayılı Tebliği ile değişik 1998/4
sayılı Özelleştirme Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin
Rekabet Kurumuna Yapılacak Önbildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek
Usül ve Esaslar Hakkında Tebliğ uyarınca Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB)
tarafından Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin (TEDAŞ) özelleştirilmesine ilişkin olarak
11.3.2005 tarihinde yapılan önbildirim üzerine hazırlanan 24.6.2005 tarihli Mesleki 50
Daire görüşü ile bu görüşe ilişkin ÖİB’nin yukarıda adı geçen Tebliğ’in yine aynı
08-50/746-302
2
hükmü gereği gönderdiği 11.07.2005 tarihli görüşü, Rekabet Kurulu’nun 21.07.2005
tarih ve 05-48 sayılı toplantısında birlikte değerlendirilerek konuya ilişkin Kurul
Görüşü oluşturulmuştur.
ÖİB’nin Kurum kayıtlarına 13.6.2008 tarih ve 3734 sayı, 3.7.2008 tarih ve 4217 sayı
ile intikal eden Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin (Başkent) özelleştirilmesine ilişkin
başvurusu üzerine, dosyaya ilişkin olarak talep edilen ilave bilgi ve belgeler, Hema
Endüstri A.Ş’nin (HEMA) 11.7.2008, 4438 ve 23.7.2008, 4732 tarih ve sayılar ile;
ÖİB’nin 18.7.2008 tarih, 4605 sayı ile; Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. -
Österreichische Elektrizitätswirtschafts Aktiengesellschaft - Enerjisa Enerji Üretim 60
A.Ş. Ortak Girişim Grubu’nun (Sabancı-Verbund) 22.7.2008 tarih ve 4702 sayı ile;
Akcez Ortak Girişim Grubu’nun (Akcez) 28.7.2008 tarih ve 4821 sayı ile Kurum
kayıtlarına intikal eden yazılarıyla tamamlanmıştır. Dosyanın eksiklikleri Kurum
kayıtlarına 28.7.2008 tarih ve 4821 sayı ile intikal eden yazı ile tamamlanmış
olduğundan, nihai izin aşamasında bildirim tarihi olarak 28.7.2008 tarihi esas
alınmıştır.
Dosyadaki eksikliklerin tamamlanması üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un 7. maddesi ile yukarıda adı geçen Tebliğ’in ilgili hükümleri
çerçevesinde düzenlenen 8.8.2008 tarih 2008-1-66/ÖN-08-CS sayılı Özelleştirme Ön
İnceleme Raporu 8.8.2008 tarih, REK.0.05.00.00-120/127 sayılı Başkanlık Önergesi 70
ile 08-50 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler çerçevesinde; Başkent Elektrik Dağıtım
A.Ş.’nin % 100 oranındaki hissesinin blok olarak satış yöntemiyle özelleştirilmesi
kapsamında söz konusu hisselerin Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. -
Österreichische Elektrizitätswirtschafts Aktiengesellschaft - Enerjisa Enerji Üretim
A.Ş. Ortak Girişim Grubu ya da Akcez Ortak Girişim Grubu ya da Hema Endüstri
A.Ş.’den herhangi birisi tarafından devralınması işlemlerinin;
- 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve 1998/4 sayılı Tebliğ 80
kapsamında izne tabi olduğu,
- Teklif sahiplerinden herhangi birisinin Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin %100
oranındaki hissesini blok olarak devralmasının 4054 sayılı Kanun’un 7.
maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca bir hakim durum yaratan
veya mevcut hakim durumu güçlendiren ve böylece ilgili pazarlarda rekabetin
önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran bir işlem olmadığı, dolayısıyla
bildirim konusu işleme izin verilmesi gerektiği,
ifade edilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME 90
H.1. Yapılan İşlem
Bildirime konu olan BAŞKENT ve Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş. (SEDAŞ)
özelleştirmeleriyle birlikte, kamuya ait elektrik dağıtım şirketi TEDAŞ’ın
özelleştirilmesi süreci başlamış bulunmaktadır. TEDAŞ’ın sahip olduğu dağıtım
şirketleri, elektrik dağıtımıyla, elektriğin tüketicilere perakende satışı ve tüketicilere
perakende satış hizmeti verilmesiyle iştigal eden iktisadi devlet teşekkülleridir.
08-50/746-302
3
TEDAŞ’ın sahibi olduğu dağıtım şirketlerinin 2007 yılında 29,5 milyon müşterisi ve
126 milyar kWh lik elektrik satışı bulunmaktadır. 100
Esas itibarıyla dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesine ilişkin stratejinin ana hatlarının
“Elektrik Enerjisi Sektörü Reformu ve Özelleştirme Strateji Belgesi” (Strateji Belgesi)
ile belirlendiği görülmektedir. 17 Mart 2004 tarihli Strateji Belgesi ile Türkiye’nin
dağıtım şebekesi coğrafi yakınlık, yönetimsel yapı, enerji talebi ve diğer teknik/mali
etkenler dikkate alınarak 21 dağıtım bölgesine bölünmüş ve bunlardan 20’sinin sahibi
olan TEDAŞ özelleştirme programına alınmıştır. Söz konusu 21 bölge şu şekildedir:
Tablo 1: Dağıtım bölgeleri
Bölge Dağıtım Şirketi İsmi Kapsanan İller
1
Dicle Elektrik Dağıtım
A.Ş. Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Siirt, Şırnak
2
Vangölü Elektrik Dağıtım
A.Ş Bitlis, Hakkari, Muş, Van
3 Aras Elektrik A.Ş. Erzurum, Ağrı, Ardahan, Bayburt, Erzincan, Iğdır,Kars
4
Çoruh Elektrik Dağıtım
A.Ş. Trabzon, Artvin, Giresun, Gümüşhane, Rize
5 Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş. Elazığ, Bingöl, Malatya, Tunceli
6
Çamlıbel Elektrik Dağıtım
A.Ş. Sivas, Tokat, Yozgat
7
Toroslar Elektrik Dağıtım
A.Ş. Adana, Gaziantep, Hatay, Mersin, Osmaniye, Kilis
8
Meram Elektrik Dağıtım
A.Ş. Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Aksaray, Konya,Karaman.
9
Başkent Elektrik Dağıtım
A.Ş.
Ankara, Kırıkkale, Zonguldak, Bartın, Karabük, Çankırı,
Kastamonu
10 Akdeniz Elektrik A.Ş. Antalya, Burdur, Isparta İl sınırları
11
Gediz Elektrik Dağıtım
A.Ş. İzmir, Manisa
12
Uludağ Elektrik Dağıtım
A.Ş. Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Yalova
13
Trakya Elektrik Dağıtım
A.Ş. Edirne, Kırklareli, Tekirdağ.
14
İstanbul Anadolu Yakası
Elektrik Dağıtım A.Ş. İstanbul ili Anadolu Yakası.
15
Sakarya Elektrik Dağıtım
A.Ş. Sakarya, Bolu, Düzce, Kocaeli.
16
Osmangazi Elektrik
Dağıtım A.Ş. Eskişehir, Afyon, Bilecik, Kütahya, Uşak
17
Boğaziçi Elektrik Dağıtım
A.Ş. İstanbul ili Rumeli Yakası.
18
Kayseri ve Civarı Elektrik
Dağıtım A.Ş. Kayseri
19 AYDEM Aydın, Denizli, Muğla
20
Göksu Elektrik Dağıtım
A.Ş. Kahramanmaraş, Adıyaman
21
Yeşilırmak Elektrik
Dağıtım A.Ş. Samsun, Amasya, Çorum, Ordu, Sinop
110
08-50/746-302
4
İlerleyen süreçte Menderes EDAŞ 2008 yılında özelleştirme programından çıkarılmış
ve bu bölge 1991 yılında başlayan süreçte Rekabet Kurulu’nun 8.5.2008 tarih ve 08-
32/397-134 sayılı kararı ile verilen izin çerçevesinde Aydem Güneybatı Anadolu
Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye devredilmiştir. Mevcut durumda özel sektör şirketi
tarafından işletilen dağıtım bölgeleri, işletme hakkı 1990 yılında Kayseri ve Civarı
Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye devredilen Kayseri bölgesi ve 2008 yılında devri gerçekleşen
Aydın-Denizli- Muğla bölgesidir.
Dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesi sürecinde dört ana konu ön plana çıkmaktadır.
Bunlar i) İşletme Hakkı Devri, ii) Tarifeler, iii) Enerji Satış Anlaşmaları ve iv) Yatırım 120
Yükümlülükleridir.
İşletme Hakkı Devri: Dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesinde İşletme Hakkı Devri
(İHD)’ne dayalı Hisse Satış Modeli (İHS modeli) uygulanacaktır. Bu modele göre
yatırımcı, özelleştirilen dağıtım şirketinin bulunduğu bölgedeki elektrik dağıtım
lisansına sahip tek şirket olacaktır; ancak, yatırımcının işletme hakkını devraldığı
dağıtım tesisleri ve bu tesislerin işletilmesinde varlığı zorunlu unsurların mülkiyeti
TEDAŞ uhdesinde kalmaya devam edecektir. Yatırımcı, dağıtım şirketinin
hisselerinin sahibi olarak, TEDAŞ ile imzalanmış olan İşletme Hakkı Devir
Sözleşmesi (İHD Sözleşmesi) çerçevesinde dağıtım varlıklarının işletme hakkını elde 130
edecektir. Söz konusu model uyarınca dağıtım tesislerini devralanlar hem bu
tesislerin işletilmesinden sorumlu hem de yeni yatırımları yapmakla yükümlüdürler.
Yapılacak yeni yatırımlarla oluşacak varlıkların mülkiyeti TEDAŞ’ta kalacaktır.
Dağıtım tesislerini devralanlar yatırımlarını, Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu
(EPDK) tarafından onaylanan tarifeler yoluyla finanse edeceklerdir.
Tarifeler: Elektrik sektörünün serbestleşmesi çalışmalarında hedeflerden biri de
tamamen maliyete dayalı tarife yapısına geçmektir. Bu kapsamda 31.12.2012
tarihine kadar olan süre geçiş dönemi olarak adlandırılmaktadır. Geçiş döneminde
uygulanacak olan son kullanıcı tarifeleri ve bu tarifelerin hesaplanmasına esas 140
oluşturan gelir gereksinimleri, özelleştirme öncesinde EPDK tarafından onaylanmış
durumdadır. Söz konusu gelir gereksinimleri, dağıtım ve perakende hizmetleri için
öngörülen giderlerle birlikte hedeflenen kayıp/kaçak miktarı için bir karşılık
içermektedir. Dağıtım şirketleri, geçiş döneminin sona erdiği 2010 yılından sonra
Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği’ne ve ilgili yönetmeliklere uygun olarak
tarifeleri kendileri belirleyecekler ve EPDK’nın onayına sunacaklardır. Tarifeyi
oluşturan dört unsur olan perakende satış, dağıtım, perakende hizmet ve iletim
tarifeleri, Elektrik Piyasası Kanunu, Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği ve ilgili
düzenlemeler uyarınca birbirinden ayrılmıştır. Buna göre perakende satış tarifesi,
dağıtım şirketi tarafından satın alınan enerjinin ortalama fiyatını yansıtan bir “fiyat 150
tavanı” uyarıca belirlenecektir. Dağıtım ve perakende hizmet tarifeleri ise dağıtım ve
perakende hizmetlerine yönelik maliyetleri karşılayacak şekilde “gelir tavanı” şeklinde
belirlenecektir. İletim bedeline ilişkin iletim tarifesi de tüketiciye aynen yansıtılacaktır.
Geçiş dönemi süresince “bölgesel tarife” uygulanması uyarınca bazı bölgeler daha
yüksek gelir elde edecekleri için (bölgeler arasındaki elektrik kayıp kaçak oranlarının
değişiklik göstermesi nedeniyle) tek bir “ulusal tarifenin” sağlanabilmesi amacıyla
EPDK’nın uygulayacağı fiyat eşitleme mekanizması yoluyla bölgeler arasında gelir
transferi yapılacaktır.
160
08-50/746-302
5
Enerji Satış Anlaşmaları: Strateji belgesi uyarınca yapılacak özelleştirmelere
hazırlık amacıyla dağıtım şirketleriyle Türkiye Elektrik Ticaret A.Ş. (TETAŞ) ve
Elektrik Üretim A.Ş.’nin (EÜAŞ) portföy şirketleri arasında geçiş dönemi sözleşmeleri
imzalanmıştır. Bu kapsamda, özelleştirmelere hazırlık aşamasında dağıtım
şirketlerinin enerji talebinin en az %85’ine gelen miktarına ilişkin olarak söz konusu
kamu üretim ve toptan satış şirketleri arasında düzenlenmiş fiyatlar üzerinden 5 yıl
süreli enerji alım anlaşmaları yapılacaktır. Bu sözleşmelerin süreleri bittiğinde ise
yerlerine taraflar arasında pazarlık sonucunda oluşan ve piyasa fiyatlarına dayalı ikili
anlaşmalar yapılacak ve böylelikle rekabetçi piyasaya geçiş yapılacaktır.
170
TETAŞ’ın mevcut uzun dönemli alım anlaşmalarından doğan mali yükümlülüklerinin
karşılanmasını amaçlayan bu sistem uyarınca; TETAŞ’ın mevcut sözleşmeler
kapsamında üretim tesislerinden ve EÜAŞ’ın hidroelektrik santrallerinden aldığı
elektrik enerjisinin tüm dağıtım şirketlerine paylaştırılması amaçlanmıştır.
Devralma konusu Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş. de bu kapsamda hem EÜAŞ’ın
portföy şirketleriyle hem de TETAŞ ile “Elektrik Enerjisi Satış Anlaşmaları”
imzalamıştır. TETAŞ ile BAŞKENT arasındaki 21.6.2006 tarihli “Elektrik Enerjisi Satış
Anlaşması”’nın 3. maddesi uyarınca anlaşmanın süresi yürürlük tarihinden itibaren 5
yıl olarak belirlenmiştir. Söz konusu anlaşma satıcının toptan satış tarifesinin EPDK 180
tarafından onaylamasını ve tarafların yönetim kurullarının onayı, dağıtım şirketinin
lisans almasının ardından Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği
hükümlerine göre nakdi uzlaştırmanın başladığı tarihte yürürlüğe girecektir (madde
32).
Taraflar arasında alım-satımı yapılacak elektrik enerjisinin miktarı da sözleşmenin 4.
maddesi uyarınca belirlenmiştir. Anılan madde uyarınca taraflar arasındaki söz
konusu sözleşmenin ekinde yıllar itibariyle her ay için belirlenmiştir. Ayrıca
sözleşmenin tarafları söz konusu miktarlarda değişiklik yaprak altı ayda bir revize
edebilmektedirler. 190
Söz konusu anlaşma uyarınca anlaşma fiyatına ilişkin 5. madde şu şekildedir;
“Anlaşma çerçevesinde satılacak aktif elektrik enerjisin satış fiyatları, TETAŞ’ın Kurul
tarafından onaylanmış toptan satış tarifesinde yer alan fiyatlardır.” Dolayısıyla satıcı
TETAŞ’ın fiyatları EPDK tarafından onaylanacaktır.
BAŞKENT ile EÜAŞ’ın altı adet portföy şirketi ile de benzer şekilde 21.6.2006 tarihli
altı adet “Elektrik Enerjisi Satış Anlaşması” imzalanmıştır. Yine beş yıl süreli olarak
imzalanmış olan bu anlaşmalarda her bir portföy şirketinden alınacak elektrik enerjisi
miktarı ve bunun bedeli anlaşmanın ekinde belirlenmiştir. Fiyatlar 2006 yılı için 200
belirlenmiş olup ondan sonraki yıllar için fiyatlar belirli bir formül uyarınca
hesaplanacaktır.
Söz konusu sözleşmeler ile hem dağıtım şirketlerinin enerji temini konusundaki
sıkıntıların azaltılması ve arz güvenliğinin sağlanması hem de özelleştirilecek üretim
santralleri bakımından rekabetçi piyasaya yumuşak bir geçiş yapılması sağlanmıştır.
Gerek dağıtım gerek de üretim özelleştirmelerinin ardından söz konusu şirketleri
devralanlar geçiş dönemi sözleşmeleri uyarınca faaliyet göstermeye devam
edeceklerdir. Dolayısıyla dağıtım şirketlerinin geçiş dönemi sonunda rekabetçi piyasa
modeline uygun olarak sağlayıcılarını belirleyeceği ve yapacakları ikili anlaşmalar 210
yoluyla elektrik enerjisini temin edecekleri anlaşılmaktadır.
08-50/746-302
6
Yatırım Yükümlülükleri: Özelleştirme sürecindeki hedeflerden biri de dağıtım sistem
ve şebekesi üzerinde gerçekleştirilmesi gereken yatırımların özel sektör tarafından
gerçekleştirilmesi ve dolayısıyla devletin bütçesi üzerindeki yükün hafifletilmesidir. Bu
kapsamda i)genişleme yatırımları ve kamulaştırma maliyeti, ii) yenileme yatırımları ve
iii) ihalesi yapılmış ve halen devam eden yatırımlar olmak üzere üç bileşenden
oluşan yatırım harcamaları dikkate alınarak dağıtım firmaları tarafından yıllık yatırım
planları hazırlanacak ve EPDK onayına sunulacak, onaydan geçmiş olan yatırımlar
ise dağıtım firmaları için bir yükümlülük haline gelecektir. Yükümlenilen yatırımların 220
olması gereken miktarda ve şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, EPDK ve
dağıtım şirketleri işbirliğinde gerçekleştirilecek olan yatırım, denetim ve kalite ölçüm
mekanizmaları yoluyla denetlenecektir.
H.2. Taraflar
H.2.1. Devralınan: BAŞKENT
BAŞKENT’in ana sözleşmesinin “Sermaye” başlıklı 6. maddesine göre sermayenin
tamamı TEDAŞ tarafından taahhüt edilmiş olup, şirket hissedarı olarak da yalnızca
TEDAŞ yer almaktadır. Ancak 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında 230
Kanun gereği de %100 hissesinin tamamı şu an Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na
aittir.
Elektrik dağıtımı, perakende satışı ve perakende satış hizmeti faaliyetlerinde bulunan
ve tamamı kamu mülkiyetinde bir iktisadi devlet teşekkülü olan TEDAŞ, 2.4.2004
tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) Kararı ile özelleştirme
kapsam ve programına alınmıştır. BAŞKENT, TEDAŞ’ın özelleştirilmesi kapsamında
Ankara ve Kırıkkale bölgesindeki elektrik dağıtımı ve perakende hizmetlerini yerine
getirmek için 1999 yılında TEDAŞ’a bağlı bir ortaklık olarak kurulmuştur. Daha
sonraki yıllarda hizmet alanı genişletilen BAŞKENT, 2005 yılında Karaelmas Elektrik 240
Dağıtım A.Ş. ile birleştirilmiştir. Halen Ankara, Bartın, Çankırı, Karabük, Kastamonu,
Kırıkkale ve Zonguldak illerinden oluşan 9. dağıtım bölgesinde elektrik dağıtım ve
perakende hizmetlerini yerini getiren BAŞKENT bu faaliyetlerini 4046 sayılı Kanun
çerçevesinde yürütmektedir.
BAŞKENT’in 2007 yılı cirosu yaklaşık (………..) YTL olup, 2007 yılı elektrik satışı
9.965.576 MWh olarak gerçekleşmiştir. Perakende elektrik satışı ve hizmeti
pazarındaki payı yaklaşık olarak %8,67 olan BAŞKENT’in Yönetim Kurulu üyelerine
aşağıdaki yer verilmektedir:
250
Tablo 2: BAŞKENT Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Veysel Tekelioğlu Başkan
Günden Peker Çınar Üye
Levent Eren Üye
M. Fatih Uğurlu Üye
Yüksel Özden Üye
H.2.2. Muhtemel Devralanlar
H.2.2.1. Sabancı - Verbund
Sabancı-Verbund, BAŞKENT’in özelleştirilmesine ilişkin ihale şartnamesinin 5.2.
maddesine uygun olarak Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş (Sabancı Holding)
08-50/746-302
7
Österreichische Elektrizitätswirtschafts - Aktiengesellschaft (Verbund) ve Enerjisa
Enerji Üretim A.Ş.’den (Enerjisa) oluşan bir ortak girişim grubudur. BAŞKENT’in
hisselerini devralması öngörülen ve yeni kurulacak olan şirketin hissedarlık yapısı 260
aşağıdaki şekilde oluşacaktır:
Tablo 3: Kurulacak Yeni Şirketin Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. 49
Österreichische Elektrizitätswirtschafts Aktiengesellschaft 49
Enerjisa Enerji Üretim A.Ş. 2
Tursa Sabancı Turizm ve Yatırım İşletmeleri A.Ş. ~0
Exsa Export Sanayi Mamulleri Satış ve Araştırma A.Ş. ~0
Sabancı Holding
Sabancı Holding, finansal hizmetler, lastik, lastik takviye malzemeleri, otomotiv,
enerji, çimento, perakendecilik, ticaret ve endüstri ile sair faaliyetler gibi çeşitli
sektörlerde faaliyet göstermekte olan bir holding şirketidir. Sabancı Holding’in 2007
yılı dünya cirosu yaklaşık (………..) YTL’dir. Sabancı Holding’in hissedarlık yapısı ile 270
yönetim kurulu üyelerine aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 4: Sabancı Holding Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Sabancı Ailesi 61,31
Diğer 21,64
Sakıp Sabancı Holding 14,81
Sabancı Üniversitesi 1,62
Vaksa 0,62
Toplam 100,00
Tablo 5: Sabancı Holding Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı – Soyadı Görevi
Güler Sabancı Başkan, Murahhas Üye
Erol Sabancı Başkan Vekili
Serra Sabancı Üye
Sevil Sabancı Sabancı Üye
N. Can Paker Üye
Hasan Güleşçi Üye
Ahmet Cemal Dördüncü Üye (CEO)
Sabancı Holding, elektrik sektöründeki büyüme stratejisi çerçevesinde 2007 yılı Mart
ayında Verbund ile eşit hisse ve yönetim ortaklığına dayalı bir ortaklık anlaşması
imzalamıştır. Bu ortaklık ile Sabancı Holding ve Verbund Türkiye’de nükleer enerji 280
yatımları hariç elektrik sektöründeki tüm faaliyetleri ortak gerçekleştireceklerdir.
Verbund
1947 yılında Avusturya Cumhuriyeti’nce bir devlet teşekkülü olarak kurulan Verbund,
1988 yılında kısmen özelleştirilmiştir. Verbund, merkezinin bulunduğu Avusturya’nın
en büyük elektrik üretim ve iletim firması olmasının yanı sıra Avrupa’nın önde gelen
hidroelektrik üreticilerindendir.
Verbund’un, Birecik Baraj ve Hidroelektrik Santrali Tesis ve İşletme A.Ş.’de kendisine 290
hiçbir kontrol hakkı vermeyen ve dolaylı olarak sahip olduğu %4,3’lük bir hissesi
08-50/746-302
8
vardır. 2007 yılı için dünya çapında yaklaşık (………..) YTL’dir (……….. Euro) cirosu
bulunan Verbund’un Türkiye cirosu yaklasık (………..) YTL’dir (……… Euro).
Verbund’un hissedarlık yapısı ile yönetim kurulu üyelerine aşağıdaki tablolarda yer
verilmektedir:
Tablo 6: Verbund Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Avusturya Cumhuriyeti Ekonomi ve Çalışma Bakanlığı 51,00
Wiener Stadwerke Holding AG 12,56
TIWAG – Tiroler Wasserkraft AG 6,85
EVN AG 12,50
Halka Açık 17,09
Tablo 7: Verbund Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı – Soyadı Görevi
Dipl. Ing. Hans Haider Başkan
Dr. Michael Pistauer Başkan Yardımcısı, Genel Müdür
Dr. Johann Sereinig Üye, Genel Müdür Yardımcısı
Dr. Ulrike Baurmgartner-Gabitzer Üye
Mag. Christian Kern Üye
300
14 Mayıs 2008 tarihi itibarıyla Verbund’un kontrolündeki teşebbüsler ve faaliyet
alanları aşağıdaki gibidir:
Tablo 8: Verbund’un Kontrolündeki Teşebbüsler ve Faaliyet Alanları
Teşebbüs Adı Faaliyet Alanı
Verbund-Austrian Hydro Power AG Enerji üretimi
Verbund-Austrian Thermal Power GmbH Enerji üretimi
Verbund-Austrian Thermal Power GmbH &Co
KG
Enerji üretimi
Suengu-Beteiligungsverwaltung GmbH Hizmet
Verbund-Austrian Renewable Power GmbH Enerji üretimi
Verbund-Austrian Power Grid AG Enerji iletim
Verbund-Austrian Power Trading AG Enerji ticareti
Verbund-Power Vertriebs GmbH Enerji ticareti
Verbund-Austrian Powe Sales GmbH Enerji ticareti
Verbund-Management Service GmbH Yönetim hizmetleri
Verbund-Finanzierungsservice GmbH Finans
Verbund-Telekom Service GmbH Telekomünikasyon Hizmetleri
Verbund Italia S.p.A. Energia S.p.A., Energiehandel, Erzeugung yönetimi
Verbund-International Financa B.V. Finans
Verbund-BeteiligungsgmbH Yatırım
Verbund-GasbeteiligungsgmbH Yatırım
Enerjisa
Enerjisa 1996 yılında Sabancı Holding ve bağlı şirketlerce kurulmuştur. Enerjisa, 31
Mayıs 2007 tarihi itibarıyla hissesinin %49,99’unun Verbund tarafından satın
alınmasıyla Sabancı ve Verbund’un ortak yönetimine geçmiştir. Enerjisa’nın kuruluş 310
amacı üretilen elektrik enerjisinin ve/veya kapasitenin toptan satış lisansı sahibi tüzel
kişiler, perakende satış lisansı sahibi tüzel kişiler ile serbest tüketicilere satış
faaliyetlerinde bulunmaktır.
Enerjisa ve bağlı ortaklıkları 2007 grup cirosu yaklaşık (………..) YTL’dir. Enerjisa’nın
mevcut lisansları gereği elektrik dağıtım hizmeti pazarında ve perakende elektrik
08-50/746-302
9
satış ve hizmeti pazarında faaliyeti bulunmamaktadır. Şirketin hissedarlık yapısı ile
yönetim kurulu üyeleri ise aşağıdaki gibidir:
Tablo 9: Enerjisa Hissedarlık Yapısı 320
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. 49,9839
Österreichische Eletrizitätswirtschafts-Aktiengesellschaft 49,9839
Toyota Otomotiv San. Türkiye A.Ş. 0,0012
Fırat Plastik Kauçuk San. ve Tic. A.Ş. 0,0077
EXSA Export San. Mamül. Sat. Ve Araşt. A.Ş. 0,0077
TURSA Sabancı Turizm ve Yatırım İşletmeleri A.Ş. 0.0077
TEMSA San. ve Tic. A.Ş. 0,0077
TEKNOSA İç ve Dış Tic. A.Ş. 0,0077
TOPLAM 100,0000
Tablo 10: Enerjisa Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Mehmet Selahattin Hakman Başkan
Bernhard Raberger Başkan Vekili
Gerhard Wedam CEO, Üye
Özlenen Aydın CFO, Üye
Mevlüt Aydemir Üye
Georg Lauber Üye
31 Aralık 2007 tarihi itibarıyla Enerjisa’nın bağlı ortaklıkları ve faaliyet konuları
aşağıdaki gibidir:
Tablo 11: Enerjisa Bağlı Ortaklıkları ve Faaliyet Alanları
Enerjisa Elektrik Enerjisi Toptan Satış A.Ş. Elektrik toptan satışı
Enerjisa Doğalgaz Toptan Satış A.Ş. Doğalgaz ticareti
Ser Enerji Üretim ve Tic. A.Ş. Elektrik Üretimi
KEAŞ Kahramanmaraş Elektrik Üretim San.
ve Tic. A.Ş.
Elektrik Üretimi
Ere Holding A.Ş. Holding
Ere Elektrik Üretim ve Dağıtım San. ve Tic.
A.Ş.
Elektrik Üretimi
Ere Hidroelektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. Elektrik Üretimi
H.2.2.2. Akcez
Akcez, BAŞKENT’in özelleştirilmesine katılmak üzere kurulmuş olan Akkök Sanayi 330
Yatırım ve Geliştirme A.Ş (Akkök), Akenerji Elektrik Üretim A.Ş. (Akenerji) ve CEZ
a.s. (Cez)’den oluşan bir ortak girişim grubudur.
Akcez, BAŞKENT’in hisselerinin %100’ünün özelleştirilmesi kapsamında, enerji
sektöründe faaliyette bulunan bir grup şirketin bir araya gelmesi ile oluşmuştur.
Akcez’in pay dağılımı aşağıdaki gibidir:
Tablo 12: Akcez Pay Dağılımı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
CEZ (….)
Akenerji (….)
Akkök (….)
Bildirim formunda Akcez, söz konusu ihalenin kazanılması halinde şartnamenin 20/II 340
maddesi gereği sermayesinin en az %(…)’ine Akcez’in sahip olacağı bir şirket
08-50/746-302
10
kuracağını ifade etmektedir. Akenerji, Akcez’e %(…) payla katılmasına rağmen
kurulacak şirket yönetiminde ilgili mevzuat gereği kontrol sahibi olmayacaktır.
Aşağıdaki bölümde de görüleceği üzere Akenerjinin kontrolü Akkök’ün elindedir ve
dolayısıyla Akcez’in Akkök Grubu ile Cez’in ortak kontrolü altında olduğu
anlaşılmaktadır.
Akkök
Akkök, tekstil, kimya, enerji, pazarlama, gayrimenkul yatırımcılığı, limancılık, 350
perakende satış ve hizmet sektörlerindeki sayıları 20’yi aşan endüstriyel ve ticari
şirketin (Akkök Grubu) ana şirketi konumundaki holdingdir.
Akkök Grubu şirketlerinden Aksa Akrilik Kimya San. A.Ş., Ak-Al Tekstil Sanayi A.Ş.,
Akenerji Elektrik Üretim A.Ş., Aksu İplik Dokuma ve Boya Apre Fabrikaları T.A.Ş. ve
Akmerkez Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.’nin hisseleri İstanbul Menkul Kıymetler
Borsası’nda işlem görmektedir. Akkök’ün 2007 yılı cirosu yaklaşık (………..) YTL’dir.
Akkök’ün hissedarlık yapısı ile yönetim kurulu üyeleri aşağıdaki gibidir:
Tablo 13: Akkök Hissedarlık Yapısı 360
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
A.R.D Holding A.Ş 33,33
N.D.Ç Holding A.Ş 33,33
Ö.D Holding A.Ş. 33,33
Ömer Dinçkök 0,00000007
Ali Raif Dinçkök 0,00000007
Nilüfer Çiftçi 0,00000001
Tablo 14: Akkök Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Ömer Dinçkök Yönetim Kurulu Başkanı
Ali Raif Dinçkök Yönetim Kurulu Başkan Vekili
Nilüfer Çiftçi Üye
Raif Ali Dinçkök Üye
Ayça Dinçkök Üye
Mehmet Ali Berkman Üye
Akenerji
1984 yılında yayımlanan 3096 sayılı “Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) Dışındaki
Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi
Hakkında Kanun” kapsamında, 16 Mayıs 1989’da elektrik üretimi (otoprodüktör
grubu) faaliyetine başlayan Akenerji, Akkök şirketler grubuna bağlıdır. Akenerji, 2005
yılı başı itibariyle elektrik piyasasındaki faaliyetlerini Akenerji Elektrik Üretim A.Ş. 370
unvanı ile sürdürmeye başlamıştır. Akenerji ve bağlı ortaklıklarının 2007 yılı cirosu
yaklaşık (………..) YTL’dir.
Akenerji, Yalova, Çerkezköy, Bozüyük, Alaplı, Çorlu, Bursa-Orhangazi, Denizli,
Bursa-Gürsu, Uşak, Yalova Akal, İzmir-Batıçim ve İzmir-Kemalpaşa Santralleri’nde
kojenerasyon ve kombine çevrim teknolojileriyle elektrik ve ısı enerjisi üreterek,
yaklaşık 400 sanayi kuruluşunun elektrik ve buhar ihtiyacını karşılamaktadır.
Akenerji’nin hissedarlık yapısı ile yönetim kurulu üyeleri aşağıdaki gibidir:
380
08-50/746-302
11
Tablo 15: Akenerji Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Akkök Sanayi Yatırım ve Geliştirme A.Ş. 40,86
Ömer Dinçkök 11,57
Ali Raif Dinçkök 11,57
Emniyet Ticaret A.Ş. 10,38
Emboy Yüntaş Tekstil San. ve Tic.A.Ş. 0,34
Halka Açık Kısım 25,28
TOPLAM 100,00
Tablo 16: Akenerji Yönetim Kurulu Üyeleri
Cez
CEZ Grup, Orta ve Güneydoğu Avrupa ülkelerinde operasyonları olan Çek
Cumhuriyeti’nde yerleşik entegre bir elektrik şirketler grubudur. Temel iş alanları 390
elektrik ve ısı üretimi, dağıtımı ve satışı ile kömür madenciliğidir. Ana şirket olan CEZ
a.s.’nin hisseleri Prag ve Varşova borsalarında işlem görmektedir ve buralardaki
borsa endekslerinin ciddi bir kısmını oluşturmaktadır. 31 Aralık 2007 itibarıyla Çek
Cumhuriyeti, şirketin en büyük hisse sahibi olmaya devam etmektedir. Cez’in
hissedarlık yapısı ile yönetim kurulu üyeleri aşağıdaki gibidir:
Tablo 17: Cez Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Çek Cumhuriyeti Maliye Bakanlığı 67,61
Diğer Kamu Kurumları 24,27
Varlık Yöneticisi 3,86
Halka Açık Kısım 4,26
TOPLAM 100,00
Tablo 18: Cez Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Martin Roman Başkan
Daniel Benes Başkan Yardımcısı
Thomas Pleskac Başkan Yardımcısı
Vladimir Hlavinka Üye
Zdenek Pasak Üye
400
H.2.2.3. HEMA
HEMA, 1973 yılında kurulmuş olup otomotiv, tarım ve iş makineleri alanında çalışan
ana sanayi firmalarının sistem ve ünite ihtiyacını karşılama ve madencilik, havacılık,
ile savunma sanayilerinde kullanılan sistemleri üretme faaliyetlerinde ve bulunan bir
şirkettir. İnşaat sektöründe de faaliyetleri bulunan firmanın ürünleri hidrolik pompalar,
ticari araç direksiyon ve sistemleri, traktör hidrolik kaldırıcıları ve kontrol valfleri, krank
milleri, otomobil fren sistemleri, hidrolik silindirler, dişliler ve transmisyon, hidrolik
maden direkleri ve sistemleridir.
410
Adı-Soyadı Görevi
Ömer Dinçkök Başkan
Ali Raif Dinçkök Başkan Vekili
Erol Lodrik Genel Müdür
Hüsamettin Kavi Üye
Ahmet Ü. Danışman Üye
Zafer Tuncel Üye
Raif Ali Dinçkök Üye
08-50/746-302
12
EPDK’dan alınmış üretim lisansı bulunmasına karşın herhangi bir elektrik üretimi
bulunmayan teşebbüsün hissedarlık yapısına aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 19: Hema Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Mehmet Hattat 69,99
Hema Elektrik Üretim San. ve Tic. A.Ş. 20,00
Hattat Holding A.Ş. 5,00
Hema Holding A.Ş. 5,00
Hattat İnşaat San. ve Tic. A.Ş. 0,01
Hattat Otomotiv Paz. A.Ş. 0,00
Hattat Sigorta Aracılık Hizm. A.Ş. 0,00
İbrahim Hattat 0,00
Tablo 20: Hema Elektrik Üretim A.Ş. Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Mehmet Hattat 83
Hattat Holding A.Ş. 8
Hema Endüstri A.Ş. 6
İbrahim Hattat 1
İpek Hattat 1
İçlim Hattat (Kılıç) 1
H.3. İlgili Pazarlar
Elektrik piyasalarının özelleştirilmesi sürecinde gerçekleşen devralmalarda rekabet 420
hukukunun uygulanması bakımından büyük önem taşıyan konulardan biri ilgili pazar
tanımıdır. Bununla birlikte, sektörün kendine özgü yapısı ve ayrıca serbestleşme ve
özelleştirme faaliyetleri nedeniyle bir geçiş dönemi içinde olması ilgili pazar
tanımında güçlükler ortaya çıkarmaktadır. Daha önce dağıtım özelleştirmesine ilişkin
verilen Mesleki Daire görüşünde ve Aydın-Denizli-Muğla bölgesinin Aydem
tarafından devralınmasına ilişkin kararda ilgili pazar tanımları, 4628 sayılı Elektrik
Piyasası Kanunu uyarınca düzenlenen dağıtım faaliyetleri ve dağıtım firmalarının
yapacağı satışlar bakımından ele alınmıştır. Bununla birlikte, BAŞKENT ve SEDAŞ
devirleriyle başlayan elektrik sektörü özelleştirmelerinde her bir devir işlemi ayrı ayrı
değerlendirilecek olsa da, diğer dağıtım bölgeleri ve üretime ilişkin özelleştirmelerle 430
birlikte bütün sürecin bir bütün olarak da ele alınması yerinde olacaktır. Nitekim bir
ex-ante denetim aracı olan birleşme ve devralmaların kontrolü konusu, sektörün
gelecekteki yapısal oluşumuna ilişkin değerlendirmeleri de içermek durumundadır.
Bu nedenle, sadece sektörün mevcut durumunun fotoğrafının çekilmesiyle ortaya
çıkan pazar tanımlarının yanında, serbestleşme süreci ve mevcut durumda kamu
elinde bulunan diğer dağıtım bölgeleri ve üretim şirketlerinin özelleştirilmesinin
ardından hedeflenen serbest ve rekabetçi piyasa yapısı da dikkate alınarak ilgili
pazar tanımları ve dolayısıyla yoğunlaşma değerlendirmeleri yapılmalıdır. Bu
noktadan hareketle, ilgili pazar tanımı iki ayrı başlık altında aşağıda incelenmektedir.
İlk bölümde, daha önceki kararlarda da yer alan, doğal tekel niteliğindeki dağıtım 440
hatlarına ilişkin dağıtım hizmetleri ve düzenlemeye tabi olan mevcut perakende satış
faaliyetleri kapsamında yapılan ilgili pazar tanımı ele alınmaktadır. İkinci bölümde ise,
serbestleşme sürecinde beklenen ve hedeflenen pazar yapısı dikkate alındığında
yapılacak değerlendirmelerde belirleyici olacak pazar tanımlarına ilişkin bir
değerlendirme yer alacaktır.
08-50/746-302
13
H.3.1. Dağıtım Ve Perakende Satışa İlişkin Pazar Tanımı
a. İlgili Ürün Pazarı 450
Özelleştirme işlemine konu dağıtım bölgelerinde faaliyet göstermekte olan dağıtım
şirketleri, elektriğin dağıtımı ve perakende satışı ile perakende satış hizmeti
faaliyetleri ile iştigal etmektedir. Bu faaliyetler kısaca şu şekilde tanımlanabilir;
Dağıtım: Elektrik enerjisinin gerilim seviyesi 36 kV ve altındaki hatlar üzerinden
naklini,
Perakende satış: Elektriğin tüketicilere satışını,
Perakende satış hizmeti: Perakende satış lisansına sahip şirketlerce, elektrik 460
enerjisi ve/veya kapasite satımı dışında tüketicilere sağlanan diğer hizmetleri
ifade etmektedir.
Söz konusu faaliyetlerden dağıtım faaliyeti, alçak gerilimli elektrik taşıyan kablolardan
oluşan yeni bir dağıtım şebekesinin kurulmasına ilişkin zorluklar ve yüksek yatırım
maliyetleri sebebiyle doğal tekel niteliği taşımakta olup; her bir bölgedeki dağıtım
şirketi tarafından münhasıran yerine getirilmektedir. Bu bakımdan elektriğin nakli
faaliyetlerinden oluşan dağıtım seviyesinin pazarın diğer seviyelerinden farklı bir
ürün/hizmet pazarı olarak tanımlanması gerekmektedir.
470
Perakende satış ve perakende satış hizmeti faaliyetleri ise 4628 sayılı Kanun
çerçevesinde rekabete açılan faaliyetler arasında yer almaktadır. Söz konusu
faaliyetler, dağıtım şirketlerinin yanı sıra perakende satış şirketleri tarafından da
yerine getirilebilecektir. Perakende satış hizmeti sayaçların okunarak elektrik tüketim
miktarlarının belirlenmesi ve faturaların düzenlenmesi gibi hizmetleri kapsamakta
olup, 4628 sayılı Kanun perakende satış ve perakende satış faaliyetlerinin perakende
satış lisansında yer verilmesi halinde aynı lisans kapsamında yürütülmesine imkan
sağlamaktadır. Başka bir ifade ile perakende satış hizmeti, elektrik pazarının
perakende satış seviyesindeki faaliyetleri bütünleyici bir özellik taşımaktadır.
480
Yukarıda yer verilmekte olan bilgiler ışığında, bu aşamada ilgili ürün pazarlarının;
- elektrik dağıtım hizmeti pazarı ve
- perakende elektrik satışı ve hizmeti pazarı
olarak ele alınması gerektiği düşünülmektedir.
b. İlgili Coğrafi Pazar
Elektrik dağıtım varlıklarının özelleştirilmesine ilişkin esaslar 17.3.2004 tarihli Yüksek 490
Planlama Kurulu kararıyla kabul edilen Elektrik Enerjisi Reformu ve Özelleştirme
Strateji Belgesinde (Strateji Belgesi) ortaya konulmakta olup; söz konusu belgede,
coğrafi yapı, işletme koşulları, enerji bilançoları, teknik/mali özellikler ve mevcut
hukuki yapı (geçmiş dönemde imzalanmış “mevcut sözleşmeler”) dikkate alınarak 21
adet elektrik dağıtım bölgesinin oluşturulmasını öngörülmektedir. Elektrik dağıtım
hizmetleri açısından her bir dağıtım bölgesinin ayrı bir ilgili coğrafi pazar olarak kabul
edilmesi gerektiği görülmektedir. Bildirime konu işlem kapsamında belirlenen 9.
dağıtım bölgesi Ankara - Bartın - Çankırı - Karabük - Kastamonu - Kırıkkale -
Zonguldak illerinden oluşmaktadır.
08-50/746-302
14
500
Perakende elektrik satışı ve hizmeti açısından bakıldığında, Strateji Belgesi ile
getirilen kural gereği, her bir dağıtım bölgesindeki serbest olmayan tüketicilere
perakende elektrik satışının münhasıran bölgedeki dağıtım şirketi tarafından
yapılması ön görülmektedir. Bu anlamda, özelleştirilmesi düşünülen bölgelerdeki
serbest olmayan tüketicilerin alternatif temin kaynağı bulunmamaktadır. Serbest
olmayan tüketicilerin Türkiye toplam tüketiminin oldukça büyük bir bölümünü
oluşturduğu ve bu tüketicilerin dağıtım firmalarından tarife kapsamında sadece kendi
bölgelerindeki dağıtım şirketlerinden alım yapabildikleri dikkate alındığında,
serbestleşme sürecinde bölgesel kısıtlamaların kalkması hedeflense de, mevcut
durum itibarıyla bir dağıtım bölgesindeki perakende satış ve hizmetinin başka bir 510
bölgedeki perakende satış ve hizmetinden kesin olarak ayrıldığı görülmektedir. Bu
bakımdan perakende elektrik satışı ve hizmetleri açısından her bir dağıtım bölgesinin
ayrı bir ilgili coğrafi pazar oluşturduğunu kabul etmek yerinde olacaktır. Bu
açıklamalar çerçevesinde, bildirim açısından da perakende satışlara ilişkin coğrafi
pazarın da Ankara - Bartın - Çankırı - Karabük - Kastamonu - Kırıkkale - Zonguldak
illeri olarak belirlenmesinin yerinde olacağı görülmektedir.
H.3.2. Dikey Bütünleşik Yapı Kapsamında İlgili Pazar
Daha önce de belirtildiği üzere sektörün bir geçiş dönemi içinde olması, ilgili pazar 520
tanımının da zaman içinde değişikliklere açık bir hale gelmesine neden olmaktadır.
Bu duruma verilebilecek örneklerden biri, mevzuat kapsamında oluşturulan serbest
müşterilere ve serbest olmayan müşterilere yapılan satışlara ilişkin ayrımdır. Elektrik
Piyasası Kanunu kapsamında perakende satış pazarının serbest müşterilere satışlar
ve serbest olmayan müşterilere satışlar olarak ikiye ayrılabildiği görülmektedir.
Dağıtım firmalarının serbest olmayan müşterilere yapılan satışlar yanında serbest
müşterilere satışlara ilişkin de satış hakları bulunmaktadır. Bununla birlikte, mevcut
durumda dağıtım firmalarının serbest müşterilere ikili anlaşmalar çerçevesinde satış
yapmadığı, Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezi (PMUM) uygulamalarının ardından
serbest müşterilerin de ağırlıklı olarak dağıtım şirketlerinden serbest olmayan 530
tüketiciler için belirlenen tarife kapsamında mal temin ettiği dikkate alındığında, bu
dosya kapsamında serbest müşterilere yapılan satışlara ilişkin ayrı bir pazar tanımı
yapılmasına gerek görülmemiştir. Bu konuya ilerleyen bölümde perakende satışlara
ilişkin kısımda yeniden değinilecektir.
Esas itibarıyla ilgili pazar olarak dağıtım ve perakende satış pazarları ele alınmış olsa
da, elektrik piyasalarının dikey yapısı dikkate alındığında dağıtım bölgelerinin
özelleştirilmesi ile ortaya çıkacak yapının üretimden başlayarak nihai tüketiciye kadar
gelen dikey yapının bütün aşamalarını etkileyeceği açıktır. Dolayısıyla dağıtım
bölgelerini devralacak firmaların üretim ve toptan satış gibi alanlardaki faaliyetleri de 540
sektörün dikey entegrasyonuna ilişkin değerlendirmelerde önem kazanmaktadır.
Elektrik piyasaları elektriğin üretiminden nihai tüketiciye ulaştırılmasına kadar olan
arz zinciri bakımından ele alındığında, üretim, iletim, dağıtım, tedarik (arz) gibi farklı
seviyelere ayrıştırılarak değerlendirilmektedir.
08-50/746-302
15
Elektrik piyasası arz zinciri
550
Rekabete açılabilir Doğal Tekel Doğal Tekel Rekabete açılabilir
Yukarıdaki şekilden de görüldüğü üzere, elektrik piyasasının üretim, iletim, dağıtım
ve tedarik/arz olmak üzere 4 ana bölüme ayrılabileceği söylenebilir. Bunlardan iletim
ve dağıtım aşamaları doğal tekel niteliği taşıyan bölümlerdir. Başka bir ifadeyle, daha 560
az düzenleme ve daha çok rekabetin sağlanabileceği aşamalar elektriğin üretimi ve
nihai tüketiciye arzı piyasaları olarak ortaya çıkmakta, iletim ve dağıtım ise ağırlıklı
olarak düzenlemeye tabi tutulmaktadır. Başka bir ifade ile toptan satış ve nihai
tüketici fiyatının oluşması, alıcılar ve satıcıların karşı karşıya geldiği üretim ve
tedarikçi seviyelerindeki etkileşime bağlı olup, iletim ve dağıtım hizmetlerinin bu
sürece dinamik bir etkisi bulunmamaktadır. Burada hemen belirtmek gerekir ki,
yukarıdaki şekilde elektriğin fiziki akışına ilişkin yapı bulunmaktadır ve bu yönüyle
iletim ve dağıtım faaliyetinin elektriğin taşınması dışında bir katkısı bulunmamaktadır.
Bununla birlikte elektriğin ticari akışında iletim şirketi Türkiye Elektrik İletim A.Ş.’nin
(TEİAŞ) (dengeleme piyasası bakımından PMUM ile) ve dağıtım şirketlerinin alıcı ve 570
satıcı olarak rollerinin bulunduğu görülmektedir. Elektriğin ticari akışını gösteren
şema aşağıda yer almaktadır.
580
590
600
ÜRETİM DAĞITIM İLETİM ARZ nihai tüketici
08-50/746-302
16
Şekil 1: Elektrik Piyasasının Ticari İşleyişi
610
Bu şemadan hareketle yoğunlaşma işlemlerinde dikkate alınması gereken piyasaları
şu şekilde ayrıştırmak mümkündür:
Üretim : Elektriğin üretimi
Toptan satış : Sağlayıcı tarafında üretici ve toptan satış şirketlerinin (toptan
satış şirketleri yeniden satıcı konumundadır), alıcı tarafında ise
dağıtım şirketleri, perakende şirketleri ve serbest tüketicilerin
bulunduğu, ikili anlaşmalardan oluşan piyasa
İletim/dağıtım : Doğal tekel niteliğindeki şebeke faaliyetleri (grid business).
Perakende satış : Serbest ve serbest olmayan tüketicilere yapılan satışlar 620
Üretim: Ticari akış bakımından dikey piyasa yapısının en tepesinde üretim
bulunmaktadır. Esas itibarıyla, üretime ilişkin yatay pazar tanımının daha önceki ilgili
devir kararlarında “elektrik üretimi ve satışı” şeklinde belirlendiği, üretime ilişkin
yoğunlaşma değerlendirmesinde ise üretim tesislerinin kurulu kapasitelerinin dikkate
ÜRETİM ŞİRKETLERİ
Serbest Olmayan
Tüketici
PMUM
Serbest Tüketiciler
Dağıtım Şirketleri
D1, D2, …, D21
Perakende Şirketleri
TOPTAN SATIŞ
ŞİRKETLERİ
(TETAŞ ve Özel
Sektör Şirketleri)
EÜAŞ YİD Yİ Özel
Şirketler
Otoprodüktör Mobil
Santraller
İHD
İk
ili
A
nl
aş
m
al
ar
A
nl
aş
m
al
ar
08-50/746-302
17
alındığı görülmektedir. Bununla birlikte, sektörün dikey yapısı bütün olarak ele
alındığında, sektörün ikili anlaşmalara dayalı bir rekabetçi yapıya kavuşmasının
hedeflendiği görülmektedir. İkili anlaşmalar piyasasına ilişkin değerlendirmelere
geçmeden önce dengeleme piyasasından kısaca bahsetmek yerinde olacaktır.
630
Dengeleme Piyasası ve PMUM: Piyasada arz ve talep arasında gerçekleştirilen ikili
anlaşmalar çerçevesinde oluşan dengesizliklerin giderilmesi konusunda TEİAŞ
bünyesinde yer alan PMUM görevlidir. Dengeleme mekanizması, ikili anlaşmaları
tamamlayıcı nitelikte olup, gün öncesi dengeleme ile gerçek zamanlı dengelemeden
oluşan faaliyetleri kapsamaktadır. Esas itibarıyla PMUM’un işleyişine ilişkin yapı da
dinamik bir süreç içinde olup, değişiklik yapılması gündemdedir. Bu kapsamda, aktif
elektrik enerjisi arz ve talebinin dengelenmesine ve uzlaştırmanın
gerçekleştirilmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesine yönelik yeni yönetmelik
çıkarılmasına ilişkin çalışmaların devam ettiği görülmektedir. Bu noktada, dengeleme
piyasasının sadece ikili anlaşmaları tamamlayıcı bir mekanizma olarak mı alınması 640
gerektiği yoksa bu piyasaya ilişkin ayrı bir pazar tanımına mı gidilmesi gerektiği
henüz belirlenmemiş olmakla birlikte, bu konunun daha çok üretim
özelleştirmelerinde önem kazanacağı dikkate alınarak bu dosya kapsamında daha
detaylı bir değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir.
Toptan Satış (İkili Anlaşmalar): İkili anlaşmaların yapıldığı piyasada ise kamu
teşebbüsü olan TETAŞ’ın mevcut en büyük toptan satıcı olarak faaliyetlerini devam
ettirdiği görülmektedir. Bununla birlikte, serbestleşme ve özelleştirme sürecinin
sonunda geçiş dönemi sözleşmelerinin de sona ermesiyle TETAŞ’ın payının
azalacağı ve özel sektör toptan satış şirketlerinin daha aktif hale geleceği 650
söylenebilir. İkili anlaşmaların arz tarafında üretim şirketleri ya da üretim şirketleriyle
yaptığı anlaşmalar kapsamında kendi portföyüne sahip olan yeniden satıcı
konumundaki toptan satış şirketlerinin yer aldığı, bu piyasanın (ve anlaşmaların) alıcı
tarafını ise dağıtım firmaları, perakende satış firmaları ve serbest tüketicilerin
oluşturduğu görülmektedir. Bu noktada hemen belirtmek gerekir ki, mevzuat
kapsamında perakende satış şirketleri tanımlanmış olmakla birlikte, piyasanın fiili
yapısı içerisinde henüz EPDK’dan lisans almış bir perakende satış şirketi
bulunmamaktadır. Piyasanın geçmişinde serbest tüketiciler ile üreticiler arasında ikili
anlaşmalar etkin bir şekilde uygulanmış olsa da, mevcut durumda TEDAŞ fiyatlarının
düşük seviyede olması ve üretim şirketlerinin daha uygun fiyatlarla PMUM’a satış 660
yapabiliyor olmasının sonucu olarak bu anlaşmaların uygulama alanının oldukça
daraldığı ve serbest tüketicilerin de ağırlıklı olarak bölgelerindeki dağıtım
şirketlerinden alım yaptığı görülmektedir. Bu noktada, elektrik sektörüne ilişkin ana
hedef olan sağlıklı ve rekabetçi yapıda işleyen bir ikili anlaşmalar piyasasının
oluşması açısından, devir işlemlerinde sadece günümüz pazar yapısı değil, geleceğe
yönelik gelişmelerin de dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması uygun olacaktır.
Bu yönüyle bakıldığında, özelleştirmeye tabi dağıtım şirketlerinin geçiş dönemi
boyunca devam edecek olan “geçiş dönemi sözleşmeleri” ile birlikte devredildiği ve
söz konusu geçiş dönemi boyunca uygulanacak tarifelerin daha özelleştirmeler
öncesinden düzenlenmiş olduğu görülmektedir. Bununla birlikte, geçiş dönemi 670
sonrası serbest piyasa yapısı içinde dağıtım firmalarını kontrol eden teşebbüsler en
önemli alıcı konumunda bulunacaktır. Bu noktada, ikili anlaşmalara dayalı piyasa
yapısı içinde dağıtım firmalarına yapılan satışların ayrı bir pazar olarak tanımlanarak,
yoğunlaşma değerlendirmelerinde bu pazar tanımının kullanılıp kullanılamayacağı
sorusu ortaya çıkmaktadır. Bu değerlendirmede ilk akla gelen husus ise, dağıtım
şirketlerinin elektrik ticaretinde mevcut durumdaki rolü ve 2013 yılından itibaren
08-50/746-302
18
gerçekleştirilecek olan hukuki ayrıştırma sonundaki rolünün ortaya konması
gerekliliğidir.
Bilindiği üzere dağıtım özelleştirmelerine ilişkin oluşturulan Kurul Görüşü’nde, dağıtım 680
faaliyetlerinin diğer piyasa faaliyetlerinden hukuki olarak ayrıştırılması koşul olarak
ortaya konulmuştur. Devam eden süreçte ise yapılan Kanun değişikliği ile birlikte
4628 sayılı Kanun’un “Lisans Genel Esasları ve Türleri” başlıklı 3. maddesine
aşağıdaki hüküm eklenmiştir:
“Dağıtım şirketleri, tanımlanan bu faaliyetler dışında piyasada başka bir faaliyette
bulunamaz. (Ek cümle: 9/7/2008-5784/3. md.) Dağıtım şirketleri, üretim ve perakende
satış faaliyetlerini, 1/1/2013 tarihinden itibaren ancak ayrı tüzel kişilikler altında
yürütürler.”
690
Bu hüküm ile birlikte, 2013 yılından itibaren dağıtım şirketlerinin esas itibarıyla
perakende satış faaliyetinde bulunmayacağı, bunun yanında kuracakları ayrı bir tüzel
kişilikle perakende satış yapabileceği görülmektedir. Bu noktada, sektörün
gelişiminde dağıtım şirketlerinin mevcut durumdaki gibi büyük alıcılar olmayacağı,
alıcıların ancak bu dağıtım şirketleri ile aynı kontrol yapısı içerisinde olan ancak
hukuki olarak ayrıştırılmış perakende şirketleri olacağı, perakende şirketleri
bakımından serbest piyasa ortamında bölgeler arası ticaret kısıtlaması
olmayacağından hareketle bölgesel tanımlar yapılamayacağı ve rekabetçi yapı
içerisinde gelişen süreçte bugün yapılacak olan “sadece dağıtım firmalarına yapılan
toptan satışlara” ilişkin bir tanımlamanın anlamını yitireceği ileri sürülebilir. Bununla 700
birlikte, serbestleşmeye ve perakende seviyesinde rekabetin oluşturulmasına yönelik
başka ülke tecrübeleri de göstermektedir ki, teorik olarak ve mevzuat açısından
bölgeler arası alım satım ve serbest tüketicilere ilişkin limitlerin azaltılması ya da
kaldırılmasıyla rekabetçi alt yapı oluşturulsa da, fiili olarak rekabetçi yapıya
ulaşmanın önündeki önemli engellerden biri; yerleşik dağıtım firmalarının geçmişte
münhasıran satış yaptıkları tüketicilerin, tedarikçisini seçme şansına sahip olduktan
sonra dahi yerleşik dağıtım firmasından ya da bu firmayla aynı ekonomik bütünlük
içerisindeki perakende satış firmasından alım yapmaya devam etmeleri, dolayısıyla
söz konusu dağıtım bölgesine diğer tedarikçi firmaların girmemeleri ya da
girememeleridir. Bu durumun sebeplerinden biri tüketicilerin serbestleşmiş ve 710
rekabetçi bir elektrik piyasası kültürüne geçişte zorlanması olarak gösterilirken, diğeri
de yerleşik dağıtım firmasının müşteri bilgisine sahip olma gibi serbestleşme öncesi
dönemden gelen avantajlarıdır. Bu nedenle, 2013 yılından itibaren hukuki ayrıştırma
kapsamında perakende faaliyetlerini ayrı tüzel kişilik altında sürdürecek olsalar da,
mevcut özelleştirmeler kapsamında alıcıların sadece teknik olarak dağıtım
faaliyetlerini değil, geçiş döneminde münhasıran satış yapacakları müşterileri de
devraldıkları ve bu bakımından söz konusu dağıtım şirketlerinin toptan satış
pazarının alım tarafındaki en önemli oyuncuları oldukları söylenebilir.
Bu noktada toptan satış pazarına ilişkin ortaya çıkan yeni soru, dağıtım firmalarına 720
yapılan satışlarla nihai tüketici konumunda olan serbest tüketicilere yapılan satışların
birbirinden ayrı tanımlanması gerekliliğine ilişkindir. Esas itibarıyla her iki grupla da
yapılan ikili anlaşmalar toptan satış pazarı içine alınabilirse de, talep yapıları itibarıyla
dağıtım şirketlerinin ayrı olarak ele alınması gerektiği ileri sürülebilir. Esas itibarıyla
bu yönde yapılacak bir değerlendirmede sektörün mevcut yapısı sağlıklı bir gösterge
olmaktan uzaktır. Mevcut yapıda farklı tüzel kişilikler olmakla birlikte dağıtım
şirketlerinin 19’unun kamu teşebbüsü niteliğinde olduğu, bu şirketlerin geçiş dönemi
boyunca sürecek olan EÜAŞ ve TETAŞ ile yapılmış enerji alım anlaşmaları
08-50/746-302
19
bulunduğu ve nihai tüketiciye yapacakları satışların da düzenlenmiş olduğu
görülmektedir. Serbest tüketiciler açısından bakıldığında da, geçmişte üreticilerle ikili 730
anlaşmaları bulunan serbest tüketicilerin Ağustos 2006’da dengeleme piyasasının
işlemeye başlamasıyla birlikte (üreticilerin ikili anlaşma yapmak yerine PMUM’a satış
yapmayı tercih etmeye başlamaları sebebiyle) alımlarını dağıtım firmalarından
yapmak durumunda kaldıkları, dolayısıyla toptan satış pazarı kapsamında alıcı
tarafında büyük nihai tüketicilerin bulunduğu pazarın bir hayli daraldığı görülmektedir.
Mevcut durum böyle olmakla birlikte sektörün iyi işleyen rekabetçi bir yapıya
kavuşması halinde de dağıtım firmalarının (ya da bu firmalarla aynı ekonomik
bütünlük içinde yer alacak olan perakende satış firmalarının) büyük nihai
tüketicilerden ayrılması gerektiği söylenebilir. Şöyle ki, dağıtım firmaları mevcut
durumda münhasıran sahip oldukları tüketici portföyüyle toptan satış pazarında alıcı 740
olan diğer büyük tüketicilerden tamamen farklı bir talep yapısına sahiptir. Bu noktada,
her ne kadar geçiş dönemi sonrasında mevcut sözleşmeler ortadan kalkacak ve
ayrıca dağıtım şirketleri de 2013 yılından itibaren hukuki ayrıştırmayı gerçekleştirecek
olsa da, ileride oluşacak sağlıklı bir elektrik piyasası açısından mevcut durumda
yapılacak dağım özelleştirmeleri açısından dağıtım şirketlerine yapılan satışların ayrı
bir pazar olarak tanımlanması söz konusu olabilecektir. Bununla birlikte,
‘Değerlendirme’ bölümünde de görüldüğü üzere bu yönde yapılacak en dar pazar
tanımının dahi bu dosya kapsamında sonucu değiştirmiyor olması nedeniyle, toptan
satışlara ilişkin olarak mezkur dosya kapsamında nihai bir pazar tanımı yapılmasına
gerek görülmemiştir. 750
Perakende Faaliyetleri: Elektriğin perakende satışı, nihai tüketicilere satışları
kapsamaktadır. Perakende satışlarına ilişkin piyasa esas itibarıyla sadece dağıtım
şirketleri ve henüz piyasada bulunmayan perakende şirketlerinin satış yapabildikleri
serbest olmayan tüketiciler ile tedarikçisini seçebilme şansına sahip olan serbest
tüketicilerden oluşmaktadır. Bu noktada mevzuattan kaynaklanan bu durum dikkate
alınarak piyasanın serbest tüketici ve serbest olmayan tüketicilere satışlar olarak
ayrılması doğru olmayacaktır. Şöyle ki; serbest tüketici limiti EPDK tarafından
belirlenmekte olup zaman içinde düşürülmesi hedeflenmektedir. Dolayısıyla serbest
tüketici limitinin sıfıra indiği andan itibaren mevzuat açısından tüm tüketiciler serbest 760
tüketici olarak kabul edilecektir. Bu nedenledir ki, ilgili pazar tanımı açısından ileriye
dönük bir değerlendirmede, mevzuat açısından serbest olan ve olmayan tüketiciler
arasındaki ayrımdan ziyade, tüketici özellikleri bakımından büyüklük, iletim hattına
doğrudan bağlı olmak ve benzeri özellikleri bakımından yapılabilecek ayrımlar önem
kazanmaktadır. AB Komisyonu kararlarında da perakende satışlara ilişkin pazarın
büyük endüstriyel tüketiciler ve diğer küçük ölçekli endüstriyel, ticari ve
hanehalkından oluşan tüketiciler olarak ikiye ayrıldığı görülmektedir. Bununla birlikte,
dağıtım özelleştirmeleri açısından perakende satışlara ilişkin olarak yapılacak
tanımın değerlendirmeyi etkilemeyecek olması nedeniyle bu dosya kapsamında nihai
bir pazar tanımı yapılmasına gerek görülmemiştir. 770
H.4. Değerlendirme
İlgili ürün pazarı olarak belirlenen dağıtım faaliyetlerinin bölgesel olarak doğal tekel
niteliği taşıması nedeniyle BAŞKENT’in bu pazar açısından %100 pazar payına sahip
olduğu dikkate alındığında, tek başına bu durum sebebiyle dahi bildirime konu devir
işleminin alıcı taraf her kim olursa olsun Rekabet Kurulu iznine tabi olduğu sonucuna
ulaşılmaktadır. Kaldı ki BAŞKENT’in 2007 yılı cirosu da (…………..) YTL’dir.
08-50/746-302
20
H.4.1. Hukuki Ayrıştırma
TEDAŞ’ın özelleştirilmesine ilişkin oluşturulan 21.7.2005 tarihli Kurul Görüşünde; 780
“Geçiş döneminin sonuna kadar dağıtım faaliyetlerinin ve diğer elektrik piyasası
faaliyetlerinin hukuki olarak ayrıştırılmasının Rekabet Kurulu’nun nihai izin koşulu
olduğu”
hükmüne yer vermiştir. Nitekim dağıtım özelleştirmeleri kapsamında olmamakla
birlikte, ayrı bir sürecin devamı niteliğindeki Aydın-Muğla-Denizli bölgesinin dağıtım
faaliyetlerinin Aydem tarafından devralınmasına ilişkin işlemde, Aydem tarafından
söz konusu hukuki ayrıştırmanın yapılacağına ilişkin taahhüt ile birlikte Kurul devre
izin vermiştir. Bildirime konu işlem ise özelleştirme programı içinde 790
gerçekleştirilmektedir ve konuya ilişkin Rekabet Kurulu görüşüne dayanılarak
hazırlanan İhale Şartnamesinin 17. maddesindeki;
“17. Alıcının Taahhüdü: Alıcı, Ek 5’de sunulan, Rekabet Kurulu’nun 21.07.2005 tarih
ve 05-48/695-M sayılı Kararı’nda belirtildiği şekilde 31.12.2010 tarihine kadar dağıtım
faaliyetini ve diğer elektrik piyasası faaliyetlerini hukuken ayrıştıracağını kabul, beyan
ve taahhüt eder. Rekabet Kurulu’nun ve Kurul’un bu konudaki yetkileri saklıdır.”
hükmü uyarınca teklif sahipleri söz konusu ayrıştırmayı yapacaklarını taahhüt etmiş
bulunmaktadırlar. Kaldı ki, 4628 sayılı Kanunda yapılan değişikliğin ardından dağıtım
firmalarının 2013’ten itibaren üretim ve perakende faaliyetlerini ayrı tüzel kişilikler 800
altında göstermeleri bir yükümlülük haline gelmiştir. Dolayısıyla, Kurul’un konuya
ilişkin koşulunun yerine geldiği anlaşılmaktadır.
H.4.2. Kanun’un 7. Maddesi Kapsamında Değerlendirme
Dağıtım özelleştirmelerine ilişkin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamındaki
değerlendirmelere geçmeden önce 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nda yer alan
pazar eşikleri ile teşebbüslere getirilen sınırlamalara değinmek yerinde olacaktır.
Şöyle ki, 4628 sayılı Kanun ile gerçek ve tüzel kişilere sahip olacakları üretim
kapasitesi bakımından %20 ve toptan satış şirketleriyle yapılacak satışlar
bakımından ise %10 sınır getirilmektedir. Bununla birlikte, dağıtım faaliyetleri
açısından üretim ve toptan satıştaki gibi bir sınırlama bulunmamaktadır. Bu 810
sınırlamalar özellikle özelleştirme sürecinde rekabetçi bir piyasa yapısı oluşturmak
adına önemli olmakla birlikte, 4054 sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamında yapılacak
değerlendirmede “hakim durum yaratılması veya hakim durumun daha da
güçlendirilmesi” yönünde yapılacak tespitler önem kazanmaktadır. Rekabet politikası
açısından ise söz konusu devir işlemlerine ilişkin değerlendirmede piyasada etkinliği
artırmak hedefi çerçevesinde, elektrik sektörünün özelliklerinden kaynaklanan ölçek
ekonomisinin sağlayacağı etkinlik ile rekabetçi yapının getireceği etkinliği sağlamaya
yönelik devirlerde konulacak sınırlamalar arasında uygun dengeyi bulmak önem
kazanmaktadır. Bu kapsamda dağıtıma ilişkin özelleştirmeler aşağıda (yatay)
yoğunlaşmalar ve dikey bütünleşmeler alt başlıkları altında değerlendirilecektir. 820
H.4.2.1. Yoğunlaşmaya İlişkin Değerlendirme
Elektrik dağıtım hizmeti pazarı açısından bakıldığında BAŞKENT’in ve diğer dağıtım
şirketlerinin doğal tekel konumunda olduğu ve özelleştirme işlemlerinin kamu
tekelinin özel tekele devri niteliğinde olacağı, başka bir ifadeyle mevcut hakim
durumun korunacağı görülmektedir. Perakende satış hizmetleri bakımından da
08-50/746-302
21
özellikle serbest olmayan tüketiciler açısından piyasada faaliyette olan perakende
satış firmalarının bulunmadığı ve dağıtıcının perakende satış tarifesinin düzenlemeye
tabi olduğu da dikkate alındığında, anılan özelleştirme işlemiyle düzenlenmiş bir 830
alanın devrinin söz konusu olduğu söylenebilir. Bu bakımdan devir işleminin alıcı
taraf her kim olursa olsun mevcut hakim durumun (tekelin) el değiştirmesi anlamına
geleceği, dolayısıyla yeni bir hakim durum yaratılması ya da mevcut bir hakim
durumun güçlendirilmesinin söz konusu olmayacağı görülmektedir.
Bununla birlikte, dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesinin sadece şebeke hizmetlerinin
devri yönüyle değil, toptan satış pazarının talep tarafında piyasanın oluşması yönüyle
de ele alınması gerekmektedir. Mevcut durumda dağıtım firmaları bölgelerindeki
serbest olmayan tüketicilerin münhasır tedarikçisi oldukları gibi, serbest tüketicilerin
de büyük bölümüne satış yapmaktadır. Söz konusu yerleşik dağıtım firmalarını
devralacak olan teşebbüs, dağıtıma ilişkin teknik faaliyetlerle birlikte perakende satış 840
işini ve müşteri portföyünü de devralacaktır. Geçiş dönemi sonunda bütün
tüketicilerin serbest tüketici statüsüne geçmesinin beklenmesi ve 2013’ten itibaren
dağıtım firmalarının perakende faaliyetlerini ayrı tüzel kişilik altında sürdürecek
olması, dağıtım bölgelerine yeni tedarikçilerin girerek rekabetçi bir baskı yaratmaları
beklentisini beraberinde getirse de; dağıtım faaliyetleriyle birlikte müşteri bilgilerine
sahip olmak ve tüketici gözünde bölgenin dağıtım firması konumunda olmak gibi
hususlar söz konusu dağıtım şirketlerine rekabetçi avantaj sağlayacaktır. Bu nedenle,
özelleştirmeye tabi olan dağıtım şirketlerini devralan teşebbüslerin ikili anlaşmalar
piyasasının talep tarafından da pay almış olarak kabul edilmeleri gerektiği ve söz
konusu devir işlemlerinin toptan satış pazarında alım gücü bakımından da 850
yoğunlaşma oluşturup oluşturmadığının dikkate alınması gerektiği görülmektedir. Bu
kapsamda, daraltılmış pazar tanımı olan dağıtım şirketlerine yapılan toptan satışlar
itibarıyla bakıldığında, Türkiye’deki dağıtım şirketlerinin 2007 yılı itibarıyla yapmış
oldukları alım ve satımlar aşağıdaki tabloda yer almaktadır.
Tablo 21: Dağıtım şirketlerine ait alım-satım ve kayıp kaçaklara ilişkin veri (2007)
Bölge Dağıtım Şirketi İsmi
Alınan
Elektrik
(GWh)
Satılan
Elektrik
(GWh)
Kayıp ve
Kaçak
(GWh)
Kayıp ve
Kaçak
Oranı (%)
Alınan
Elektrikte
ki Pay
(%)
Satılan
Elektrik
teki Pay
(%)
1 Dicle Elektrik 12608 4451 8158 64,70 8,38 3,47
2 Vangölü Elektrik 2292 1004 1288 56,20 1,52 0,78
3 Aras Elektrik 2116 1495 621 29,40 1,41 1,16
4 Çoruh Elektrik 2382 2096 286 12,00 1,58 1,63
5 Fırat Elektrik 2374 2113 261 11,00 1,58 1,65
6 Çamlıbel Elektrik 2161 1972 189 8,80 1,44 1,54
7 Toroslar Elektrik 14484 13068 1416 9,80 9,63 10,18
8 Meram Elektrik 5889 5426 462 7,90 3,91 4,23
9 BAŞKENT Elektrik 10913 9966 947 8,70 7,25 7,77
10 Akdeniz 6168 5592 576 9,30 4,10 4,36
08-50/746-302
22
11 Gediz Elektrik 14261 13033 1228 8,60 9,48 10,16
12 Uludağ Elektrik 10188 9442 746 7,30 6,77 7,36
13 Trakya Elektrik 5439 5009 430 7,90 3,62 3,90
14 İstanbul A. Yakası 9008 8166 843 9,40 5,99 6,36
15 Sakarya Elektrik 8411 7890 521 6,20 5,59 6,15
16 Osmangazi Elektrik 5089 4769 320 6,30 3,38 3,72
17 Boğaziçi Elektrik 20559 17987 2573 12,50 13,67 14,02
18 Kayseri Elektrik 2420 2239 181 7,48 1,61 1,74
19 AYDEM 6081 5658 423 7,00 4,04 4,41
20 Göksu Elektrik 3390 3121 270 8,00 2,25 2,43
21 Yeşilırmak Elektrik 4213 3830 383 9,10 2,80 2,98
TOPLAM 150446 128327 22122 14,7 100,00 100
Tablodan da görüleceği üzere, BAŞKENT’in bütün dağıtım şirketleri içindeki payı
%7,77’dir. Teklif sahibi üç teşebbüsün de mevcut her hangi bir dağıtım şirketi
bulunmadığı dikkate alındığında, tek başına bu devir işleminin alım gücü bakımından
yeni bir hakim durum yaratmasının söz konusu olmadığı söylenebilir. Bununla birlikte 860
özelleştirme sürecinde BAŞKENT ile eş zamanlı olarak devam etmekte olan SEDAŞ
özelleştirmesinde en yüksek teklifi veren iki teşebbüs ile BAŞKENT’e en yüksek teklif
veren iki teşebbüs aynıdır (Sabancı-Verbund ve Akcez). Bu nedenle, ÖİB’nin her iki
bölgeyi de aynı teşebbüse vermeyi kararlaştırması ihtimalinin de değerlendirmesi
gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Kaldı ki, bu yöndeki değerlendirme gelecekte yapılacak
özelleştirmelere yön vermek açısından da önemlidir.
Dağıtım şirketlerinin satışları içinde SEDAŞ’ın payının %6,15 olduğu görülmektedir.
Bu durumda her iki bölgenin aynı teşebbüse verilmesi halinde toplam pay %13,92’ye
ulaşacaktır. Rekabet hukuku uygulamalarında hakim duruma ilişkin
değerlendirmelerde pazar payı oranlarının en önemli gösterge olduğu ve genellikle 870
%40 seviyesinden itibaren devralma işlemlerinde hakim durum yaratılmasına ilişkin
tespitlerde bulunulduğu görülmektedir. Bununla birlikte, söz konusu devir işlemini
herhangi bir devir işleminden ayıran unsurlar, ülke çapında tekel olan dağıtım ağının
yatay anlamda ayrıştırılarak devredilme sürecinin başlamış olması ve ayrıca
dağıtımda başlayan özelleştirmelerin üretimde de devam etmesi ile birlikte bu
işlemler sonucunda serbestleşmeye yönelik geçiş dönemi sonrası piyasa yapısının
oluşacak olmasıdır. Bunun dışında elektriğin homojen bir ürün olması, maliyet
yapılarının benzerliği, şeffaflık, piyasa işleyişinde bilgi akışının hızı ve benzeri
özellikler elektrik sektöründe birlikte hakim durum oluşturulmasını kolaylaştıran
unsurlar olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle %40’ın altında bir paya ulaşılması 880
halinde de devralma işleminin hakim durum yarattığını ileri sürmek mümkün
olabilecektir. Bu noktada, hangi paya ulaşıldığında hakim durum yaratıldığı
sorusunun yanında, hangi paya kadar hakim duruma ilişkin her hangi bir risk
bulunmadığı yönünde bir tespit de önem kazanmaktadır. Dağıtım bölgeleri içinde en
büyük tüketim seviyesine sahip olan İstanbul Avrupa yakası dağıtım şirketi olan
08-50/746-302
23
Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin toplam içindeki payının %14,02 olduğu dikkate
alındığında, yaklaşık %15’e kadar olan devralmaların detaylı bir değerlendirmeye
gerek kalmaksızın yatay yoğunlaşma bakımından hakim durum yaratma durumunun
olmayacağını söylemek mümkündür. Bir teşebbüsün devraldığı dağıtım şirketleriyle
sahip olduğu payın %15’i geçmesi halinde her devir işlemi özelinde hakim duruma 890
geçilip geçilmediği yönünde değerlendirme yapmak gerekecektir. Bu
değerlendirmelerde yoğunlaşma oranı ve dikey bütünleşme gibi unsurların yanında
dağıtım bölgelerinin birbirleriye kıyaslanabilir şekilde farklı teşebbüsler tarafından
devralınmasının da önemli olduğu görülmektedir. Şöyle ki, dağıtım faaliyetleri büyük
oranda düzenlemeye tabi olup, EPDK’nın denetimi ve düzenlemesi altındadır. Bu
noktada özellikle doğal tekel sahiplerinin düzenleme yapan otoritelere karşı asimetrik
bilgiye sahip olmaktan kaynaklanan bir avantajı bulunmaktadır. Dolayısıyla söz
konusu kıyaslama şansının ortadan kaldırılması, bu doğal tekelleri elinde tutan
teşebbüslerin tarifelerle ilgili ekonomik parametreleri belirleyebilme gücünü de
beraberinde getirebilecektir. Söz konusu doğal tekellerin bu yönde elde edecekleri 900
avantajla tarifeler üzerindeki etkilerini artırmalarının olumsuz sonuçları şüphesiz
tüketiciye yansıyacaktır. Bu noktada düzenleyici kurumlar için birbirine benzer yapıda
farklı doğal tekellerin birbirleriye kıyaslanabilmesinin, bu doğal tekellerin
düzenlenmesindeki etkinliği artıracak bir husus olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu
gruplandırmada dağıtım bölgelerinin kayıp-kaçak oranları, sanayi yoğunluğu, köy
yoğunluğu, abone yoğunluğu gibi kriterler dikkate alınabilir. Dolayısıyla, %15’i geçen
devralmalarda hakim durum yaratılıp yaratılmadığının değerlendirilmesi aşamasında
bu hususun da dikkate alınması gerektiği değerlendirilmektedir.
BAŞKENT ve SEDAŞ devirlerine geri dönülecek olursa, her iki bölgenin toplam
tüketiminin bütün dağıtım şirketleri toplam tüketimi içindeki payının %13,92 olduğu 910
dikkate alındığında, teklif sahibi üç firmadan herhangi birinin her iki bölgeyi birden
almasının dahi yatay yoğunlaşma açısından hakim durum yaratılması gibi bir sakınca
doğurmayacağı anlaşılmaktadır.
H.4.2.2. Dikey Bütünleşme
Elektrik endüstrisinin serbestleşme sürecindeki yeniden yapılandırılmasında üretim,
iletim, dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin ayrıştırılması öngörülmekle birlikte,
üretim ve perakende satış faaliyetlerinin bütünleşmesinin engellenmediği
görülmektedir. Dikey bütünleşme sağlıklı işleyen rekabetçi bir piyasa yapısı 920
açısından hem olumlu hem de olumsuz sonuçlar doğurabilecektir.
Üretim ve perakende satış bütünleşmesinin sağlanmasıyla elde edilen olumlu
sonuçlardan birinin, tüm tüketicilerin serbest olmasıyla uzun dönemli ikili
anlaşmaların azalması ve üretim yatırımlarının cazibesini kaybetmesi riskini
azaltmaya yönelik olarak üretim yatırımlarının teşvik edilmesi olduğu söylenebilir.
Bunun yanında, spot piyasada oluşacak değişken fiyat seviyelerine karşı da
dağıtım/perakende satış firmalarının üretim ile bütünleşik bir yapıya sahip olmasının
avantaj yaratacağı ileri sürülebilir. Tüm tüketicilerin seçme hakkını kazanmasıyla
dikey bütünleşmenin bir risk olmaktan çıkacağı yönünde görüşler bulunsa da, serbest
olmayan tüketicilerden oluşan münhasır bir müşteri portföyüyle özelleştirilen dağıtım 930
firmaları açısından, dikey bütünleşmenin rekabetçi yapı açısından hiçbir risk
taşımadığını söylemenin mümkün olmadığı görülmektedir.
Dağıtım bölgelerinde perakende satış faaliyetlerinde rekabetin oluşturulması
açısından, dağıtım şirketlerinin aynı ekonomik bütünlük içindeki üretim şirketleriyle
08-50/746-302
24
ikili anlaşmalar yapmaları, yüksek fiyatla alınan elektriğin maliyetinin tüketicilere
yansıtılması riskini taşımaktadır. Bu nedenle, iyi işleyen bir ikili anlaşmalar piyasası
sağlanabilmesi açısından dağıtım ve üretim şirketlerinin özelleştirme işlemleri, dikey
bütünleşme yönüyle de ayrıntılı olarak ele alınmalı ve hem yapısal hem de
davranışsal olarak rekabetçi bir toptan satış piyasası oluşturulması sağlanmalıdır. 940
Şüphesiz, üretim-perakende satış bütünleşmesi ile piyasada hakim durum yaratma
riski, üretim ve/veya perakende satış seviyelerinde yoğunlaşmanın varlığı halinde
ortaya çıkacaktır. Bu noktada, bir önceki bölümde dağıtım/perakende seviyesinin ele
alınmış olmasından hareketle, aşağıda kısaca Türkiye üretim pazarına göz
atılacaktır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, elektrik piyasasında üretim kapasitesi bakımından da
kamunun egemenliği söz konusudur. Türkiye’de 2007 yılı itibarıyla kurulu gücün
üretici kuruluşlara göre dağılımı aşağıdaki tabloda görüldüğü gibidir:
950
Tablo 22: Türkiye’nin Yakıt Cinslerine Göre Kurulu Gücü (2007, MW)
Kuruluşlar Termik Hidroelektrik Rüzgar
Kuruluş
Toplamı
Oran
(%)
EÜAŞ 8690,9 11.350,3 20.041,2 48,7
EÜAŞ'A Bağlı Ortaklık Santralleri 3.834,0 3.834,0 9,3
Ankara Doğal Elektrik (Özelleşti) 30,0 111,3 141,3 0,3
İHD Santraller 620,0 30,1 650,1 1,6
Mobil Santraller 262,7 262,7 0,6
Yap İşlet Santralleri 6.101,8 6.101,8 14,8
Yap İşlet Devret Santralleri 1.449,6 982,0 17,4 2.449,0 6,0
Serbest Üretim Şirketleri 3.318,1 421,5 307,0 4.046,5 9,8
Otoprodüktör Santralleri 3.066,9 558,2 1,2 3.626,3 8,8
TOPLAM 27.374,0 13.453,4 325,6 41.152,9
Kaynakların K. Güce Katkısı (%) 66,5 32,7 0,8 %100
Burada hemen belirtmek gerekir ki, EÜAŞ’a ait santraller (%48,7), EÜAŞ’ın bağlı
ortaklıkları (%9,3) ve YİD (%6), Yİ (%14,8), İHD (%1,6) ve Mobil santraller (%0,6) gibi
üretimini yaptıkları elektriği anlaşmalar çerçevesinde devlete satan santraller dikkate
alındığında Türkiye kurulu gücünün yaklaşık %81’inin kamu kuruluşu ve onlarla ilişkili
şirketler tarafından işletildiği görülmektedir.
Teklif sahiplerinden Hema’nın mevcut elektrik üretimi bulunmamaktadır. Dolayısıyla
Hema’nın yatay ya da dikey bütünleşme ile rekabetçi bir risk oluşturmayacağının açık 960
olduğu görülmektedir.
Sabancı-Verbund ortaklığının sahip olduğu kurulu güce ilişkin tablo aşağıdadır:
Tablo 23: Enerjisa’nın Yakıt Cinslerine Göre Kurulu Gücü (2007, MW)
Üretim Tesisi Yakıt Cinsi
Kapasite
(MW)
Kentsa Doğalgaz 120,0
Adana Doğalgaz 131,0
Çanakkale Doğalgaz 65,0
Mersin Doğalgaz 66,0
Birkapılı Hidroelektrik 48,5
Kızılduz Hidroelektrik 16,0
Sahmallar Hidroelektrik 14,0
Sucati Hidroelektrik 7,0
08-50/746-302
25
Toplam 467,5
Enerjisa K. Gücünün Türkiye K. Gücüne Oranı (%) 1,14%
Ayrıca Enerjisa’nın yapım aşamasında olan toplam (………) MW’lık elektrik üretim
tesisi yatırımı bulunmaktadır.
İhalede ikinci en büyük teklifi veren Akcez ortak girişim grubunda yer alan 970
Akenerji’nin faaliyetteki santrallerine ilişkin tablo aşağıdadır:
Tablo 24: Akenerji’nin Yakıt Cinslerine Göre Kurulu Gücü (2007, MW)
Üretim Tesisi Yakıt Cinsi
Kapasite
(MW)
Kemalpaşa Doğalgaz 127,2
Bozüyük Doğalgaz 132,0
Çerkezköy Doğalgaz 96,0
Yalova Doğalgaz 70,0
Toplam 425,2
Akenerji K. Gücünün Türkiye K. Gücüne Oranı (%) 1,03%
Akenerji’nin de yapım aşamasında olan toplam (…….) MW’lık elektrik üretim tesisi
yatırımı bulunmaktadır.
Tablolardan da görüldüğü üzere Enerjisa’nın ve Akenerji’nin sahip oldukları kurulu
gücün Türkiye kurulu gücü içindeki payları %1,14 ve %1,03’tür. Bu teşebbüslerin
yaptıkları satışların Türkiye fiili toplam tüketimi içindeki payı aşağıdaki tabloda yer 980
almaktadır:
Tablo 25: Türkiye Elektrik Enerjisi Üretimi (2007, GWh)
EÜAŞ 73.839,2
EÜAŞ'A Bağlı Ortaklık Santralleri 18.488,2
Ankara Doğal Elektrik 215,9
İşletme Hakkı Devredilen Santraller 4.267,5
Mobil Santraller 797,3
Yap İşlet Santralleri 44.970,5
Yap İşlet Devret Santralleri 14.255,7
Serbest Üretim Şirketleri 19.398,6
Otoprodüktör Santralleri 15.325,4
TÜRKİYE ÜRETİM TOPLAMI 191.558,1
DIŞ ALIM 864,3
ÜRETİM+DIŞ ALIM 192.422,5
DIŞ SATIM 2.422,2
TÜRKİYE TÜKETİM TOPLAMI 190.000,3
Enerjisa Toplam Üretim (……….)
Enerjisa Toplam Üretiminin Türkiye Toplam
Üretimine oranı (….)%
08-50/746-302
26
Akenerji Toplam Üretim (……….)
Akenerji Toplam Üretiminin Türkiye Toplam
Üretimine oranı (….)%
Bütün bu veriler göstermektedir ki, teklif sahibi teşebbüslerin sahip oldukları üretim
kapasiteleri dikey bütünleşme açısından rekabetçi risk doğuracak büyüklükte değildir.
Dikey bütünleşme konusu, dağıtım ve üretim özelleştirmelerinde izlenen strateji
kapsamında daha sonra gerçekleşecek olan üretim özelleştirmeleri aşamasında
daha dataylı değerlendirmeyi gerektirecek bir husus olarak görülmektedir. Bu
çerçevede, Sabancı-Verbund, Akcez ya da Hema’dan herhangi birinin BAŞKENT’i 990
devralmasının dikey bütünleşme açısından da hakim durum yaratılması ya da
mevcut bir hakim durumun güçlendirilmesi bakımından bir sakınca doğurmadığı
değerlendirilmektedir.
H.4.3. İhale Şartnamesinin 20. Maddesi Kapsamında Değerlendirme
BAŞKENT’in özelleştirilmesine ilişkin 4.9.2006 tarihli ihale şartnamesinin “devir ve
teslim” başlıklı 20. maddesi ihale sonucu ÖYK kararının ardından yapılacak devirin
en az %51’ini ihaleye teklif veren teklif sahibinin oluşturacağı şirket ile tamamlaması
öngörülmektedir. Söz konusu hüküm şu şekildedir; 1000
”İhale sonucunda ÖYK tarafından tüzel kişiye satışın yapılmasına karar verilmesi
halinde, Teklif Sahibi’nin talebi durumunda idarece belirlenecek süre içerisinde
sermayesinin en az % 51’ini (elli bir) ihaleye teklif veren teklif sahibinin oluşturacağı bir
anonim şirket kurulacak ve Hisse Satış Sözleşmesi bu surette kurulacak anonim şirket
ile yapılacaktır.
İhale sonucunda ÖYK tarafından Ortak Girişim Grubu’na satışın yapılmasına karar
verilmesi halinde, İdarece belirlenecek süre içinde, Ortak Girişim Grubu
Beyannamesindeki pay oranları esas olmak üzere sermayesinin en az % 51’ini (ellibir) 1010
ihaleye telif veren Ortak Girişim Grubu üyelerinin oluşturacağı bir “Anonim Şirket”
kurulacak ve Hisse Satış Sözleşmesi bu surette kurulacak anonim şirket ile
yapılacaktır.
İhale sonucunda Teklif Sahibi’nin kuracağı ve sermayesinin en az % 51’ini (elli bir)
Teklif Sahibi’nin oluşturacağı anonim şirketteki diğer hissedarların Rekabet Kurulundan
ve EPDK nezdinde Kurul’dan İdare’ce belirlenecek süre içinde izin ve onay alması ve
İdare ye başvurması gerekmektedir.”
Hiç şüphesiz, İhale Şartnamesinin 20. maddesi ile teklif sahibine verilen hakkın 1020
kullanılması aşamasında en az % 51’i teklif sahibi tarafından oluşturulacak yeni tüzel
kişideki diğer hisselerin farklı bir teşebbüse ait olması ve bir kontrol değişikliğinin söz
konusu olması halinde, bu işlemin yeni bir devir işlemi olarak ele alınması ve 4054
sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamında yapılacak değerlendirmeyle yeni oluşuma
izin verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekecektir. Yeni kurulacak anonim
şirketin hissedarları içinde Teklif Sahibi ya da Teklif Sahibi Ortak Girişim Grubunun
ortakları dışında rekabet hukuku çerçevesinde farklı bir teşebbüsün bulunmaması
halinde ise söz konusu işlemin yeni bir devir işlemi olarak bildirilmesine gerek
olmadığı, mezkûr bildirim kapsamında verilen kararın yeterli olduğu anlaşılmaktadır.
Nitekim Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş.’nin Zorlu Grubu’na devri 1030
işleminde İhale Şartnamesi’nde bulunan benzer hükümden dolayı kurulan yeni
anonim şirketin devir sözleşmelerini imzalaması aşamasında yapılan Kurum’a
yapılan bildirim kapsamında Kurul, işlemin 4054 sayılı Kanun ve 1997/1 sayılı Tebliğ
08-50/746-302
27
kapsamında olmadığına karar vermiştir. Bu nedenle, bu özelleştirme kapsamında,
ÖYK kararının ardından BAŞKENT hisselerini devralacak şirketin hisselerinin %
51’inin Teklif sahibine ait olması ve kontrolün de Teklif Sahibine ait olması
durumunda anılan durumun yeni bir işlem olarak nitelendirilemeyeceği, ancak
devralacak yeni şirketin içinde Teklif Sahibi dışında başka teşebbüslerin bulunması
ve kontrolün bunlarla ortak olması durumunda bu işleme ilişkin bildirim yapılması
gerektiği görülmektedir. 1040
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1- Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin %100 oranındaki hissesinin blok olarak satış
yöntemiyle H.Ö. Sabancı Holding A.Ş. Österreichische Elektrizitätswirtschafts
Aktiengesellschaft - Enerjisa Enerji Üretim A.Ş. Ortak Girişim Grubuna veya Akcez
Ortak Girişim Grubuna veya Hema Endüstri A.Ş.’ye devri işleminin, 4054 sayılı
“Rekabetin Korunması Hakkında Kanun”un 7. maddesi ve 1998/4 sayılı “Özelleştirme 1050
Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurumuna
Yapılacak Ön Bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek Usul ve Esaslar
Hakkında Tebliğ” kapsamında izne tabi olduğuna,
2- Adı geçen teklif sahiplerinden herhangi biri tarafından gerçekleştirilecek
muhtemel devralma işlemi sonucunda aynı Kanun maddesinde belirtilen nitelikte
hakim durum yaratılmasının veya mevcut hakim durumun güçlendirilmesinin ve
böylece ilgili pazarlarda rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu
olmadığına, bu nedenle bildirim konusu işleme izin verilmesinde sakınca
bulunmadığına 1060
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy