Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2020-3-005 (Muafiyet/Menfi Tespit)
Karar Sayısı : 20-36/488-214
Karar Tarihi : 28.07.2020
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Birol KÜLE (Başkan)
Üyeler : Arslan NARİN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK,
Ahmet ALGAN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ
B. RAPORTÖRLER: Başak TEKÇAM, Ebrar KOCAMAN, Berkay KURDOĞLU
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - Bayer Türk Kimya Sanayii Ltd. Şti.
Temsilcileri: Av. Efser Zeynep ERGÜN ve
Av. Sibel Yılmaz ATİK
İzzet Paşa Mahallesi. Yeni Yol Caddesi No:3 Kat:2
Şişli/İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: Bayer Türk Kimya Sanayii Ltd. Şti. ile Medifar Ecza Deposu
İlaç Tic. A.Ş. arasında akdedilen İhale Satış Sözleşmesi’ne muafiyet tanınması
talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 28.01.2020 tarih ve 916
sayı ile intikal eden başvuruda; Bayer Türk Kimya Sanayii Ltd. Şti. (BAYER) ile Medifar
Ecza Deposu İlaç Tic. A.Ş. (MEDİFAR) arasında akdedilen, Türkiye sınırları içerisinde
devlet ve üniversite hastaneleri için Kamu İhale Kanunu hükümlerine uygun olarak
düzenlenecek ihaleler ve doğrudan temin kapsamında yapılacak satın alımların
karşılanması doğrultusunda, sözleşme konusu BAYER ilaçları için MEDİFAR’ın
münhasıran yetkilendirilmesine olanak sağlayan sözleşmeye (Sözleşme) bireysel
muafiyet tanınması talep edilmiştir.
(3) 07.02.2020 tarih ve 1373 sayılı yazı ile eksiklikleri tamamlanan bildirim üzerine
düzenlenen 11.02.2020 tarih ve 2020-3-005/MM sayılı Menfi Tespit/Muafiyet
Raporunda özetle; BAYER ile MEDİFAR arasında akdedilen "İhale Satış
Sözleşmesi"nin kısıtlayıcı hükümler içermesi nedeniyle 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 4. maddesi kapsamında olduğu ve
bu nedenle İhale Satış Sözleşmesine menfi tespit verilemeyeceği, söz konusu
Sözleşmedeki ürünlerin pazar paylarının %40 pazar payı eşiğini aşıyor olması
nedeniyle Sözleşmenin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği
(2002/2 sayılı Tebliğ) ile tanınan muafiyet kapsamı dışında olduğu, bununla birlikte,
Sözleşmeye 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyet
tanınabileceği kanaatine ulaşılmıştır.
(4) Söz konusu rapor, Rekabet Kurulunun (Kurul) 20.02.2020 tarihli toplantısında
görüşülmüş ve 20.02.2020 tarih ve 20-11/124-Mİ sayılı karar ile ilgili işleme yönelik ek
çalışma yapılması gerektiğine karar verilmiştir.
(5) İlgili karar üzerine hazırlanan 13.07.2020 tarih ve 2020-3-005/BN-01 sayılı Bilgi Notu
görüşülerek karara bağlanmıştır.
(6) F. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili rapor ve bilgi notunda;
20-36/488-214
2/17
- BAYER ile MEDİFAR arasında akdedilen “İhale Satış Sözleşmesi”nin kısıtlayıcı
hükümler içermesi nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğu
ve bu nedenle İhale Satış Sözleşmesine menfi tespit verilemeyeceği,
- Söz konusu sözleşmenin %40 pazar payı eşiğinin aşılması nedeniyle 2002/2 sayılı
Tebliğ ile tanınan muafiyet kapsamı dışında olduğu,
- Bununla birlikte, söz konusu sözleşmeye 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi
kapsamında bireysel muafiyet tanınabileceği
sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. Taraflar
G.1.1. Bayer Türk Kimya Sanayii Ltd. Şti. (BAYER)
(7) Bayer AG’nin tek kontrolü altındaki bir grup şirketi olan BAYER, Türkiye’de 60 yıldan
fazla bir süredir; ilaç, tüketici sağlığı, bitki koruma ve hayvan sağlığı alanlarında faaliyet
göstermektedir.
G.1.2. Medifar Ecza Deposu İlaç Tic. A.Ş. (MEDİFAR)
(8) 1991 yılında kurulan MEDİFAR; devlet, üniversite ve askeri hastaneler ile sağlıkla ilgili
diğer kamu ve özel sektör kuruluşlarının ilaç ve serum ihtiyaçlarını ihale yolu ile
karşılayan bir ecza deposu olarak faaliyet göstermektedir.
G.2. İlgili Pazar
(9) Avrupa Birliği Komisyonu (Komisyon), beşeri ilaç sektörüyle ilgili kararlarında ürün
pazarı tanımı yaparken, European Pharmaceutical Marketing Association (EphMRA)
tarafından oluşturulan Anatomik Terapötik Sınıflandırmayı (ATC) temel alarak
yapmaktadır. Kurumun bugüne kadar olan uygulamalarında da aynı yaklaşım
benimsenmiştir. ATC sınıflandırmasında, etkin maddeler etkili oldukları ve tedavi
ettikleri organlara veya sistemlere göre, ayrıca terapötik, farmakolojik ve kimyasal
özelliklerine göre gruplandırılmaktadır. Hiyerarşik bir yapı içeren bu sınıflandırmada,
gruplar genelden özele doğru sıralanmakta ve 16 temel kategoriden oluşmaktadır. Her
bir kategoride dörder seviye bulunmaktadır. Bunlardan birinci seviye en genel (ATC-1),
dördüncü seviye ise en detaylı olanıdır (ATC-4). Pazar tanımı çoğunlukla, ilacın tedavi
edici özelliklerine dayanan ATC-3 sınıflandırmasına göre yapılmaktadır. Ancak detaylı
olarak incelemenin gerektirdiği durumlarda, pazarın daha dar tanımlanması da
mümkündür.
(10) Dosya konusu Sözleşme’ye benzer nitelikte BAYER ve MEDİFAR arasında 2014
yılında akdedilen ve BAYER’in üretimini yaptığı Gadovist, Ultravist, Magnevist ve
Urografin isimli dört ürünün, devlet ve üniversite hastanelerinin ihtiyaçlarının
karşılanması amacıyla Kamu İhale Kanunu hükümleri uyarınca açılacak ihaleler
ve/veya doğrudan teminler kapsamında satışı için MEDİFAR’ın münhasır
yetkilendirilmesini düzenleyen sözleşmeye, 24.09.2014 tarih ve 14-35/686-303 sayılı
Kurul kararıyla bireysel muafiyet tanınmıştır.
(11) İlgili Kurul kararında; “İhaleler genellikle çok sayıda ürünü temin etmek üzere ve her bir
kalemde etkin maddenin yanında form ve doz da belirtilerek yapılmaktadır. Bu nedenle
ihale kapsamında farklı etkin maddeli ürünler için, hatta aynı etkin maddeli olmakla
birlikte farklı form ve dozda olan ürünler için teklif verilmesi mümkün olmamaktadır.
Dolayısıyla farklı etkin maddeli ürünlerin rakip konumda olmadığı ilaç alımı ihaleleri
bakımından ilgili ürün pazarının etkin madde esasına göre belirlenmesi uygun
olacaktır.” tespitine yer verilerek, ilgili ürün pazarı “iopromid”, “sodyum amidotrizoat”,
“gadobutrol” ve “gadopentat” etkin maddelerine sahip ürünlerin devlet hastaneleri ve
20-36/488-214
3/17
üniversite hastaneleri ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla temin pazarı” olarak
belirlenmiştir.
(12) Dosya konusu Sözleşme, yukarıda bahsi geçen karara konu olan ve BAYER’in üretimini
gerçekleştirdiği Gadovist, Ultravist ve Urografin1 isimli üç ilacın, Türkiye’deki devlet ve
üniversite hastanelerinin yapacağı alımlarda münhasır olarak MEDİFAR tarafından
temininin sağlanmasına devam edilmesine yöneliktir.
(13) Dolayısıyla, dosya açısından farklı etkin maddeli ürünlerin rakip konumunda olmadığı
ilaç alımı usulleri açısından, ilgili ürün pazarı etkin madde seviyesinde
belirlenebilecektir.
(14) Yukarıda sunulan açıklamalar çerçevesinde, Sözleşme bakımından söz konusu üç
ilacın her birinin ihtiva ettiği etkin maddenin temel alınabileceği ve bu etkin maddelerden
her birinin ihale kanalına satışları bakımından ayrı birer ilgili ürün pazarı teşkil ettiği
sonucuna ulaşılmıştır.
(15) Sözleşmeye konu ilaçların isimleri, etkin maddeleri ve hâlihazırdaki pazar payı
bilgilerine aşağıda yer verilmiştir.
Tablo 1- Sözleşme Konusu İlaçların Etkin Maddeleri ve Pazar Payları2
İlaç Etkin Madde Pazar Payı (%)
Gadovist Gadobutrol (…..)
Ultravist İopromid (…..)
Urografin Sodyum Amidotrizoat (…..)
Kaynak: Bildirim Formu
(16) İlgili coğrafi pazar ise “Türkiye” olarak tanımlanmıştır.
G.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
G.3.1. Bildirim Konusu Sözleşme
(17) İlgili pazarda sağlayıcı olarak faaliyet gösteren BAYER ile toptan dağıtım seviyesinde
faaliyet gösteren MEDİFAR arasında akdedilen Sözleşme kapsamında; MEDİFAR tüm
Türkiye sınırları içerisinde yer alan devlet ve üniversite hastaneleri için Kamu İhale
Kanunu hükümlerine uygun düzenlenecek ihaleler ile doğrudan temin kapsamında
yapılacak satın alımlar için Sözleşme konusu BAYER ürünleri olan Gadovist, Ultravist
ve Urografin bakımından münhasıran yetkilendirilmektedir.
(18) Sözleşme’nin 3.2.6. maddesi uyarınca, MEDİFAR, Sözleşme konusu ürünleri Türkiye
Cumhuriyeti sınırları dahilinde kullanılmak üzere satacak ve bu ürünleri Türkiye
Cumhuriyeti sınırları dışındaki diğer ülke ve/veya bu ülkedeki kişi ve kuruluşlara
satmamayı veya tedarik etmemeyi kabul ve taahhüt edecektir. Bir diğer ifadeyle
MEDİFAR’a ilgili ürünler çerçevesinde ihracat yasağı3 getirilmektedir.
(19) Sözleşme’nin “Rekabet Yasağı” başlıklı 11.2. maddesinde, MEDİFAR’ın, Sözleşme
konusu ürünlere ilişkin münhasıran yetkilendirilmesinin yanında, hastanelerin açacağı
ihaleler ve satın alımlarda, ilgili ürünlerin rakibi olan aynı etken maddeli, aynı kontrast
maddeli veya ihale çıkış şekline göre BAYER ürünlerine rakip olduğu kabul edilen
1 Tarafların 2014 yılındaki başvurusunda yer alan Magnevist isimli ilaç, işbu Sözleşmeye yönelik muafiyet
başvurusunda yer almamaktadır.
2 Sözleşmeye konu ilaçlardan, Gadobutrol ve Urografin’in hâlihazırda mevcut bir jeneriği
bulunmamaktadır. Ultravist’in ise piyasaya yeni giriş yapan bir jeneriği bulunmasına karşın, tarafların
bilgisi dâhilinde bu ürünün pazar payı (…..)’in altındadır.
3 Türkiye pazarını etkilememesi ve dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un kapsamı dışında olması nedeniyle
sözleşme ile MEDİFAR’a getirilen doğrudan ihracat yasağı dosya kapsamında değerlendirilmemiştir.
20-36/488-214
4/17
ürünler adına ihalelere katılamayacağı düzenlenmektedir.
(20) Aynı madde uyarınca, Sözleşme konusu ürünlerin teklif edilmesinin mümkün olmadığı
ihalelerde ise MEDİFAR’ın, BAYER’in yazılı onayını almak kaydıyla BAYER’e rakip
diğer markalı ilaç veya ürünler adına ihaleye katılabileceği ve teklif verebileceği
belirtilmektedir.
(21) Öte yandan Sözleşme’nin 4.1. maddesinde hastanelerin grup ihaleleri4 ile toplu alım
ihaleleri5, münhasırlık kapsamı dışında bırakılmıştır.
(22) Sözleşmenin 5.2. numaralı maddesinde, Sözleşme’nin yürürlük tarihinden itibaren (…..)
yıl süreyle yürürlükte kalacağı ancak Sözleşme’nin sona erme tarihinden on beş gün
öncesine kadar taraflardan herhangi birisinin yazılı olarak diğer tarafa, sözleşmenin
yenilenmeyeceğine dair bir bildirimde bulunmaması halinde, Sözleşmenin aynı
koşullarda (…..) yıl süreyle kendiliğinden yenileneceği ancak bu yenilemenin en fazla
(…..) kere olabileceği düzenlenmektedir. Her hâlükârda Sözleşmenin yürürlük
tarihinden itibaren en fazla (…..) yıl süreyle geçerli olacağı ve (…..) yılın sonunda
sözleşmenin kendiliğinden sonra ereceği anlaşılmaktadır.
G.3.2. Yapılan Tespitler
(23) Dosya konusu çerçevesinde; BAYER, MEDİFAR ve Devlet Malzeme Ofisi’nden (DMO)
bilgi talebinde bulunulmuş ve cevabi yazılar Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Ayrıca
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, Hacettepe Üniversitesi ve Kayseri Şehir Hastanesi
yetkilileri ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir.
(24) Öncelikle ülkemizde satışı gerçekleştirilen ilaçların fiyatlandırma sürecine yönelik genel
bilgilere aşağıda yer verilmiştir.
G.3.2.1. İlaçların Fiyatlandırma Süreci
(25) Dünyadaki pek çok ülke gibi Türkiye’de de ilaç fiyatları devlet tarafından kontrol
edilmektedir. Beşeri ilaçların fiyatlandırılması, 24.02.2017 tarih ve 29989 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair Karar
(Fiyatlandırma Kararı) çerçevesinde referans fiyat sistemine6 göre belirlenmektedir.
29.07.2017 tarih ve 30195 sayılı Resmi Gazete’de Fiyatlandırma Kararı’nın
uygulanmasına yönelik olarak Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılması Hakkında Tebliğ
(Fiyatlandırma Tebliği) yayımlanmıştır.
(26) Fiyatlandırma Kararı’nın 1. maddesine göre, beşeri tıbbi ürünlerin azami fiyatlarını
belirlemek üzere T.C. Sağlık Bakanlığı (Bakanlık) yetkili kılınmıştır. Ruhsat ya da
başvuru sahiplerinin Fiyatlandırma Kararı’na uygun olarak talep ettikleri fiyatlar,
Bakanlık tarafından onaylanarak geçerlilik tarihiyle birlikte ilan edilmektedir.
Fiyatlandırma Kararı’nın 2. maddesinde (i) AB ülkeleri arasından en az beş, en fazla on
ülkenin kaynak ülke olarak Bakanlık tarafından belirleneceği, (ii) gerçek kaynak fiyatın,
depocuya satış fiyatı olduğu ve herhangi bir ilaç için gerçek kaynak fiyatın, ilgili
ülkelerdeki orijinal ürünün (depocuya iskonto hariç) fiyatının en düşük olduğu ülkedeki
satış fiyatı olduğu, (iii) gerçek kaynak fiyat para birimi olarak Avro’nun kullanılacağı, (iv)
ilgili ürünler için gerçek kaynak fiyat takibinden ve Bakanlığa beyan edilmesinden
firmaların sorumlu olduğu, (v) Bakanlık’ın gerekli gördüğü hallerde, ulusal veya
uluslararası veri tabanlarını ve/veya resmî yolları kullanarak beyan edilen gerçek
4 Hastaneler tarafından düzenlenen, farklı ilaç firmalarına ait birden fazla ürünün tek bir liste üzerinden
alımının yapıldığı ihaleleri ifade etmektedir.
5 Sağlık Bakanlığı tarafından hastaneler ve sağlık ocaklarının ilaç ihtiyaçlarını karşılamak için ülke
çapında veya belirli bir bölgede yapılan ihaleyi ifade etmektedir.
6 Türkiye ilaç sektörü bakımından referans fiyat sistemi 2004 yılında uygulamaya konulmuştur.
20-36/488-214
5/17
kaynak fiyatların kontrolünü yapma yetkisine sahip olduğu düzenlenmektedir. Bu
çerçevede, Fiyatlandırma Tebliği’nin 4. maddesinde referans alınacak AB ülkeleri;
Fransa, İspanya, İtalya, Portekiz ve Yunanistan olarak belirlenmiştir.
(27) Fiyatlandırma Tebliği’nin 7. maddesinde, fiyatlandırmanın genel esasları
düzenlenmektedir. Bu kapsamda ürünün fiyatı belirlenirken o ülkedeki iskonto ve özel
indirimler hariç depocuya satış fiyatı (fabrika çıkış fiyatı)7 esas alınmaktadır.
(28) Fiyatlandırma Tebliği’nin 12. maddesinde ise Fiyat Değerlendirme Komisyonunun8
görevleri sayılmakta olup; bu görevler arasında ilaç fiyatlarının arttırılması, azaltılması
ya da aynı kalması, ürünlerin fiyatlandırılmasında kullanılacak olan sabit bir Avro değeri9
belirlenmesi, bazı spesifik ürün fiyatları ve/veya depocu ve eczacı kar oranlarına ilişkin
karar verilmesi yer almaktadır. Bu çerçevede, 14.02.2020 tarihli Fiyat Değerlendirme
Komisyonunda, 19.02.2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 2020 yılı için beşeri
tıbbi ürünlerin fiyatlandırılmasında kullanılan 1 Avro’nun değeri 3,4037 TL’den %12,09
artırılarak 3,8155 TL olarak belirlenmiştir. Diğer yandan, Fiyatlandırma Kararı’nın 6.
maddesi ve Fiyatlandırma Tebliği’nin 13. maddesinde beşeri tıbbi ürünlerin perakende
satış fiyatı belirlenirken uygulanacak depocu ve eczacı azami kar oranları10 aşağıdaki
şekilde belirlenmiştir.
Tablo 2- Depocu ve Eczacı Kâr Oranları
Depocuya Satış Fiyatı Depocu Kârı (%) Eczacı Kârı (%)
10 TL'ye kadar olan kısmı için (10 TL dâhil) 9 25
10- 50 TL arasında kalan kısmı için (50 TL dâhil) 8 25
50-100 TL arasında kalan kısmı için (100 TL dâhil) 7 25
100-200 TL arasında kalan kısmı için (200 TL dâhil) 4 16
200 TL üstünde kalan kısmı için 2 12
Kaynak: Fiyatlandırma Kararı ve Fiyatlandırma Tebliği
(29) Ülkemizde hem ilaç firmalarının hem de ecza depoları ile eczanelerin uygulayacağı
fiyatlar, üreticiden dağıtımın son aşamasına kadar sıkı bir regülasyona tabidir. Ayrıca,
Tablo 1’den de anlaşıldığı üzere, satış kanalındaki dikey yönlü harekete bağlı olarak kâr
marjı, ilacın fiyatına bağlı olarak kademeli şekilde artmaktadır. Örnek vermek gerekirse,
bir ilaç üreticisinin herhangi bir ilacının, ecza deposuna satış fiyatının 20 TL olduğu
varsayılsın, buna göre ecza deposu için, ilacın 10 TL’ye kadar olan kısmı, birinci
seviyedeki kar oranına göre 10,9 TL olacaktır11. Geriye kalan 10 TL’lik kısım için ise
ikinci seviye kar oranını kullandığında 10,8 TL’lik bir fiyat oluşacaktır. Dolayısıyla, ecza
deposunun 20TL’ye satın aldığı bir ilacı satabileceği azami fiyat 21,7 TL (10,9 TL + 10,8
TL)12 olacaktır
(30) Şüphesiz ilaç fiyatı arttıkça ve satış kanalında üreticiden/ithalatçıdan perakende
7Fiyatlandırma Tebliğinin 3. maddesi uyarınca “depocuya satış fiyatı”, kaynak ürünün, satışa sunulmuş
olduğu ülke/ülkelerdeki KDV ve iskonto hariç resmi fabrika satış fiyatını; bu fiyatın bulunamadığı
durumlarda ise perakende satış fiyatından KDV, eczacı ve depocu kâr oranları düşülerek bulunan satış
fiyatını ifade etmektedir.
8Fiyatlandırma Kararı’nın 3. maddesi uyarınca Komisyon, Bakanlığın koordinatörlüğünde Maliye
Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK)
temsilcilerinden oluşmaktadır.
9Fiyatlandırma Kararı’nın 2. maddesinde, beşeri tıbbi ürünlerin fiyatlandırılmasında kullanılacak Türk
Lirası cinsinden Avro değerinin; bir önceki yılın Resmi Gazete'de ilan edilen gösterge niteliğindeki Türkiye
Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) günlük Avro döviz satış kuru gerçekleşmeleri esas alınarak
hesaplanacak olan yıllık ortalama Avro değerinin %70 olarak belirlenen uyarlama katsayısı ile çarpılması
suretiyle belirleneceği belirtilmektedir.
10Azami kar marjları, yerli ve ithal ilaçlar bakımından aynıdır.
11 10 TL x (1+0,09)=10,9 TL
12 KDV hariç.
20-36/488-214
6/17
seviyesine veya son tüketiciye doğru ilerledikçe, kar düzeyleri de artış gösterecektir.
Ancak yukarıdaki örnek, kamu veya özel hastane ihalelerinde bir ecza deposunun, ilacın
satış fiyatına yönelik etkisinin oldukça kısıtlı olacağını ortaya koymaktadır. Zira ecza
deposu ilacın satış fiyatını azami 21,7 TL olarak belirleyebilecektir. Bununla birlikte,
ecza deposu istediği takdirde 20 TL altında da fiyat verebilecek olmakla birlikte fiyatlara
yönelik sıkı düzenlemelerin yanında maliyet altına fiyat verme güdüsünün çoğu
durumda teşebbüsler için iktisadi açıdan çok fazla tercih edilmeyeceğini söylemek
yanlış olmayacaktır.
(31) Öte yandan ilgili örnek, kamu veya üniversite hastanelerinin düzenlediği ilaç ihalelerine,
aynı ilaç için katılan farklı ecza depoları olması durumunda bile, ecza depolarının kendi
aralarında gerçekleşecek olası fiyat rekabetinin kısıtlı olacağını göstermesi bakımından
da dikkat çekicidir. Ecza depoları arasındaki fiyat rekabetinin sınırlı olmasının temel
olarak yukarıda ifade edilen ilaç fiyatlarının sıkı düzenlemesinden kaynaklandığı
söylenebilecektir.
(32) Sözleşme konusu ilaçlar bakımından Kurul 14.08.2008 tarih ve 08-50/744-300 sayılı ve
24.09.2014 tarih ve 14-35/686-303 sayılı kararları ile münhasır depo sistemine bireysel
muafiyet tanınmıştır. Dolayısıyla, Sözleşme konusu ilaçlar için ihalelere münhasır depo
veya birden fazla depo aracılığıyla katılım sağlanması halinde oluşan fiyatlara yönelik
bir karşılaştırma yapılamamaktadır.
(33) Diğer yandan taraflar, ihaleye sunulan fiyatların her durumda azami nitelikteki depocu
satış fiyatının altında olmasının zorunlu olduğunu ve ihaleye verilen fiyat, yaklaşık
maliyetin üzerinde olduğunda ihale iptaline gidildiğini ifade etmiştir.
(34) Yukarıdaki düzenlemelerin yanı sıra, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)
Kanunu ve Genel Sağlık Sigortası İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine dayanılarak
çıkarılan Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT), 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası Kanunu ve diğer kanunlardaki özel hükümler gereği genel sağlık
sigortasından yararlandırılan kişilerin sağlık hizmetlerine ilişkin Sağlık Hizmetleri
Fiyatlandırma Komisyonu tarafından belirlenen ve SGK tarafından ödenecek bedellere
yer verilmektedir. SUT’un 4/A ekinde ise “Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi” yer
almaktadır. SUT’un 4.4.1. maddesinde ilaç bedellerine yapılacak kamu kurum ıskontosu
oranlarına, 4.4.2. maddesinde ise eşdeğer ilaç uygulamasına yer verilmektedir.
G.3.2.2. Tek Ecza Deposu ile Çalışılmasının Yaratacağı Etkinlikler
(35) Bir ilaç üreticisinin bir ecza deposu ile münhasıran çalışmasının temel güdüleri, bunun
rekabetçi etkileri ve tek ecza deposu ile çalışmasının kamu yahut üniversite
hastanelerinin ilaç alım süreçlerine olan potansiyel etkileri bakımından değerlendirilmesi
de ilgili işlem çerçevesinde önemli olacaktır. Türkiye çapında her yıl hastaneler
tarafından değişik illerde bine yakın ihale düzenlenmektedir. Söz konusu ihaleler,
çoğunlukla hastanelerin bulunduğu yerlerde bölgesel olarak gerçekleştirilmektedir.
Genel olarak ilaç piyasasında faaliyet gösteren üretici/sağlayıcı firmaların, Türkiye
geneline yayılmış olan ve birçoğu yerel hastaneler düzeyinde gerçekleşip tamamlanan
bu ihalelerin tümünü etkin bir şekilde takip etmesi mümkün değildir. Bu bakımdan ilaç
üreticilerinin, ihaleleri takip edecek ve lojistik olarak ürünü tedarik edecek bir birim veya
sistem kurmaları önemli bir maliyet kalemi oluşturmaktadır.
(36) İlaç üreticilerinin böyle bir maliyete katlanmak yerine ecza depolarının var olan ihale
takip sistemleri ve lojistik hizmetlerinden yararlanma eğilimi, idari, hukuki ve ekonomik
külfetleri azaltarak etkinlik yaratmaktadır. Nitekim BAYER tarafından gönderilen cevabi
yazıda ihalelerin takibi ve ihalelere katılımın bir uzmanlık ve uzman personel istihdam
etmeyi gerektirdiği, ihalelerin gerek ülke geneline yayılmış olmasının ve gerek
20-36/488-214
7/17
sayılarının çokluğunun Türkiye sınırları içinde ihalelerin takibini oldukça zorlaştırdığı
ifade edilmektedir. Ayrıca bu pazarda ihaleleri etkin bir şekilde takip etmek isteyen her
teşebbüsün sadece ihaleleri takip edecek bir birim oluşturmasının ekonomik açıdan
yüksek bir maliyet gerektirdiği ve lojistik olarak da bunun mümkün olmadığı
belirtilmektedir.
(37) Bununla birlikte, dağıtım ağı oluşturulmasının yatırım, zaman, enerji ve kaynak
gerektiren riskli bir faaliyet olması sebebiyle BAYER’in, ürünlerinin Sözleşmeler
kapsamındaki hastanelere satışı ve dağıtımı noktasında MEDİFAR’dan başka bir depo
ile muhatap olmasının işlem maliyetlerini yükselteceği de belirtilmektedir. Bu maliyetler
yeni onay süreçleri ve bürokratik süreçler başta olmak üzere satış, pazarlama, teslimat,
yönetim ve denetim süreçlerini kapsamaktadır. Dolayısıyla ürünlerin fazla sayıda ecza
deposu üzerinden dağıtılması, operasyonel, finansal ve ticari riskleri de artıracaktır. Öte
yandan, ihalelerin tek depo aracılığıyla takip edilmesi; hastanelere ilaçların daha etkin
bir şekilde temin edilmesini ve hastaların ilaçlara daha hızlı ulaşmasını sağlamaktadır.
(38) Ürünün tedarik sürecinde yaşanabilecek sorunlar, gerçekleşebilecek kopma ve
aksaklıklar halinde, ürün arzının, talebi karşılayamaması veya talebi karşılamakta geç
kalması gibi piyasa dengesizlikleri ortaya çıkabilecektir. Bu sorunlar temelde
tüketicilerin (hastaların) ürüne gerekli zamanda ve gerekli miktarda ulaşamamasına yol
açabileceğinden, sektör için arzın devamlılığı hususu toplum sağlığı açısından da kritik
önem taşımaktadır.
(39) Bir ilaç üreticisinin tek bir ecza deposu ile çalışması, üretim ve stok planlaması için de
daha etkin bir yöntem olabilmektedir. Zira birden çok depo ile çalışılması halinde, ecza
depolarının ürünlerini stoklarında bekletme ihtimali ortaya çıkabilecek ve bu durum
özellikle bir ilaca olan talebin artması durumunda ilgili pazarda arz ve talep
dengesizliğine neden olabilecektir.
(40) Kurul, ilgili işlem taraflarının bir önceki muafiyet başvurusuna konu olan, 23.02.2012
tarih ve 12-08/242-73 sayılı kararında; “Medifar’ın geniş dağıtım kanalları vasıtasıyla
erişimin zor olduğu bölgelerdeki küçük çaplı ihaleleri dahi yakından takip edebilmesi,
hastanelerin söz konusu ilaçlara yönelik ihtiyaçlarının zamanında ve istenen koşullarda
giderilmesi yönünde güvence sağlamaktadır.” ifadelerine yer vermiştir.
(41) Aynı husus Kurulun 24.09.2014 tarih ve 14-35/686-303 sayılı kararında da; “İlaçların
herhangi bir tedarik sıkıntısı olmaksızın eksiksiz ve dengeli olarak tüm yurt çapında
dağıtımının sağlanması kamu sağlığı açısından önem arz etmektedir. Sözleşme ile
küçük çaplı ve düşük getirili ihalelerin dahi Medifar tarafından takip edilmesi
yükümlülüğü getirilmektedir. Dolayısıyla Medifar, BAYER’in ticari açından makul
bulmayabileceği düşük hacimde alım öngörülen ihalelere de katılabilecek ve görece
küçük sağlık kuruluşlarının ilaç ihtiyacı kesintiye uğramadan karşılanabilecektir”
şeklinde ifade edilmiştir.
(42) Kurul yukarıda yer alan kararlarında, temelde kamu sağlığının sağlanması bakımından
tek ecza deposu ile çalışılmasının önemini vurgulamaktadır. Konu ile ilgili işlem tarafları
da tek depo ile çalışılması durumunda, belirli ürünlerde zaman zaman ithalat veya
üretim kaynaklı sıkıntılar yaşanabildiği ancak konu ile ilgili bilgilendirmelerin hızlı ve
etkin yapılabilmesinden ötürü ilaç tedarikinde yaşanacak olası sorunların önemli ölçüde
önüne geçilebildiğini ifade etmiştir.
G.3.2.3. Tek Ecza Deposu ile Çalışılmasının Yaratacağı Rekabetçi Kaygılar
(43) İlaç üreticisi teşebbüslerin tek ecza deposuyla çalışması halinde yukarıda belirtilen
etkinliklerden faydalanabileceği belirtilmekle beraber, birden çok depoyla çalışılması
durumunun ise bazı rekabetçi kaygıları beraberinde getirebileceği ifade edilmektedir.
20-36/488-214
8/17
(44) Bu rekabetçi kaygılardan ilki ilaç üreticilerinin ecza depolarıyla münhasıran çalışmaması
durumunda, bu üreticiler arasında şeffaflığın artması ve koordinasyon riskinin doğması
olarak gösterilebilir. Şöyle ki, üreticilerin ortak çalıştığı ecza depoları rekabet açısından
hassas bilgilerin paylaşılmasına veya rekabet karşıtı muhtelif eylemlere aracı
olabilecektir.
(45) Nitekim bu durum Kurulun 13.07.2006 tarih ve 06-51/655-183 sayılı Roche-Eczacıbaşı-
Beşer kararına konu olmuştur. Söz konusu kararda, “Birbirine rakip olan Roche
Müstahzarları San. Tic. A.Ş. (Roche) ve Eczacıbaşı İlaç Pazarlama A.Ş. (EİP)’nin SSK,
devlet ve üniversite hastanelerinin 2003 yılı kytril ve setron ihalelerine aynı depo olan
Beşer Ecza Deposu Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. (Beşer) ile bu ihalelerin tamamına
yakınına katılmalarının rekabetin engellenmesine yol açtığına ve 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesini ihlal ettiği” sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla, BAYER’in muafiyet
başvurusuna konu olan çalışma sisteminin rekabeti engellemek yerine rekabeti temin
eden bir niteliğe sahip olduğu söylenebilecektir. Dolayısıyla rekabet etmeme
yükümlülüğü, rakip ürünlerin aynı ihalede teklif edilebilmesinin önündeki bir engeli
ortadan kaldırmaktadır. Diğer bir deyişle, ilgili hüküm, rakip ürünlerin münhasır
anlaşmalar nedeniyle ihale dışında kalması riskini bertaraf edebilmektedir.
(46) Öte yandan, bir ecza deposunun, birbirine rakip olan aynı etken maddeli iki farklı ürünün
de üreticisi ile çalışması halinde ihalelerde her iki ürün için de rekabetçi fiyat teklifi
sunmayarak ilgili pazardaki ürün çeşitliliğini ve arzını etkileyebileceği de
değerlendirilmektedir. Daha genel bir ifadeyle, rekabet etmeme yükümlülüğü olmadığı
takdirde rakip ürünler ihalelerden dışlanabilecektir.
(47) Eğer bir ürünün hiçbir ikamesi veya sektördeki diğer adıyla jeneriği yoksa ecza
deposuna getirilen rekabet etmeme yükümlülüğünün pazarın rekabetçi yapısı
üzerindeki etkileri de kısıtlı olacaktır. Ancak bu noktada, belirli bir etken maddeli üründe
hakim durumda olan bir ilaç üreticisinin sınırlı sayıda ürettiği ilacı hangi ecza deposuna
ve ne ölçüde tedarik edeceği sorusu ortaya çıkmaktadır. Bir örnekle somutlaştırmak
gerekirse, X ürününe yönelik açılan bir hastane ihalesinde, birçok ecza deposu X
ürününde hakim durumda bulunan ilgili üreticiden ürünü talep ettiği takdirde, sınırlı olan
üretim sebebiyle ürün ancak belirli sayıda depoya tedarik edilebilecektir. Bu durumda
ilacı tedarik edemeyen ve dolayısıyla ihaleye katılamayan teşebbüsler, bu davranışı
“mal vermenin reddi” veya daha genel olarak hakim durumun kötüye kullanması olarak
yorumlayabilecek ve ilaçların tedariğine ilişkin bir belirsizlik ortaya çıkabilecektir.
(48) Yukarıda tartışılan bu husus ilgili başvuru kapsamında incelendiğinde, BAYER
tarafından üretimi yapılan ve sözleşmeye konu olan “Gadovist, Ultravist ve Urografin”
isimli üç ilaç için Gadovist ve Urografin’in halihazırda bir jeneriğinin bulunmadığı ancak
Ultravist’in pazara yeni giren aynı etken maddeli iki jeneriğinin bulunduğu tespit
edilmiştir13.
(49) Dolayısıyla, etken madde bazında yapılacak değerlendirmeler çerçevesinde rekabet
etmeme yükümlülüğünün ilgili dosya açısından taşıdığı önem tartışmalı hale
gelmektedir. Bu duruma yönelik olarak işlem taraflarından istenen bilgilere bakıldığında
ise kamu ve özel hastanelerin ihale süreçlerinde özellikle 2018 ve 2019 yıllarında
ihalelere etken madde yerine MR pazar, non-iyonik pazar gibi farklı kırılımlarda çıkmaya
başladığı, dolayısıyla ihalelerde Sözleşmeye konu ürünlerin etken madde bazında
jeneriği olmasa dahi markalar arası rekabetle karşılaşabileceği ifade edilmiştir.
Dolayısıyla, bu durumda mal vermenin reddi veya hakim durumun kötüye kullanılması
13 Sağlayıcısı Polifarma İlaç San. ve Tic. A.Ş. olan “Iopolimid” isimli ilaç ile üreticisi Onko İlaç San. ve Tic.
A.Ş. olan “Ravistu” isimli ilaç.
20-36/488-214
9/17
yoluyla rekabetin kısıtlanması uygulamalarıyla karşılaşma ihtimalinin zayıfladığı kanaati
oluşmuştur.
(50) Konu ile ilgili işlem taraflarından, bahsi geçen MR, non-iyonik ve benzeri kırılımların
uygulandığı geçmiş ihalelere yönelik somut bilgiler talep edilmiştir. Bu çerçevede dosya
içeriği bilgilerde yer alan ihale örneklerinden, etken madde bazında açılan ihaleler
dışında, son yıllarda MR kontrast ve non-iyonik gibi farklı kriterlerin dikkate alındığı
ihalelerin de açılabildiği anlaşılmaktadır.
(51) Tüm bu hususlara ek olarak tek bir ecza deposu ile çalışılmasının doğurduğu finansman
etkinlikleri de bulunmaktadır. Kamu ve özellikle üniversite hastanelerinin ihale
sonrasındaki ödeme planları genellikle uzun vadelidir. Uzun vadeli ödeme yapısının
yanı sıra, zaman zaman ödemelerde gecikmeler de yaşanabilmektedir. Bu durum
özellikle finansman maliyeti olarak ortaya çıkan ve ecza depoları üzerine belirli mali
riskler yükleyen bir sürece yol açabildiğinden, ecza depoları belirli ihalelere girmeyi
tercih etmeyebilmektedir. Buna karşın tek depo ile çalışılması durumunda, taraflar
arasında ekonomik ve hukuki bir bağlılıktan kaynaklı güven ilişkisine dayalı çeşitli
finansman imkanı veya taksit uygulamaları, birden çok depoyla çalışılmasına kıyasla
çok daha hızlı ve etkin olabilecektir.
(52) BAYER tarafından gönderilen cevabi yazıda da özellikle üniversite hastanelerinin ihale
vadelerinin piyasa şartlarına göre uzun, gerçekleşen ödeme tarihlerinin ise
sözleşmelerde belirtilenin de üzerinde olduğu vurgulanmış ve bu durumda depoların
ilgili ihalelere girmeyi tercih etmedikleri belirtilmiştir. Münhasır depo sistemi ile BAYER’in
münhasır depoya sunacağı farklı vadeler veya indirim oranları sayesinde, ilgili ürünlerin
bu tür ihalelerde temsil edilebilmesinin kolaylaştığı, dolayısıyla ilaç firmalarının ecza
depolarıyla münhasır çalışmasının, bu ecza depolarına daha fazla iskonto
uygulanmasını ve daha uzun vade verilebilmesini sağladığı ifade edilmiştir.
(53) Tüm bu hususlar doğrultusunda, ihalelerin rekabetçi yapısı ile hastanelerin yüksek alım
ve pazarlık gücü ile uzun ödeme vadeleri dikkate alındığında ihalelere tek depo ile
katılımın rekabetçi parametreleri etkileyerek fiyatları yükseltmesinin mümkün olmadığı
değerlendirilmektedir.
(54) Bununla birlikte, Sözleşme ile MEDİFAR’a sağlanan münhasırlık sayesinde, ödeme
zorluğu yaşanan hastanelerdeki finansal risk karşılanabilir hale gelmekte, Sözleşme ile
birlikte farklı oranlarda indirimler alarak mali riskler azalmakta ve ihalelere daha uygun
teklifler verilmesine imkân sağlanmaktadır. Ayrıca bu çalışma sistemi ile hastaların ilaca
daha hızlı ve eksiksiz olarak ulaşabilmesi sağlanarak dağıtım ağı, lojistik kapasitenin
daha etkin bir şekilde kurulması ve güçlü stok yapısı ile acil taleplerin en kısa sürede
sonuçlandırılması mümkün olabilecektir. Kaldı ki ihaleye sunulan fiyatların her durumda
azami nitelikteki depocu satış fiyatının altında olması zorunluluğu nedeniyle ihaleye
verilen fiyatın yaklaşık maliyetin üzerinde olması halinde ise ihalenin iptali
yapılmaktadır.
G.3.2.4. DMO İhaleleri
(55) Dosya kapsamında dikkate alınması gereken son husus ise DMO ihaleleridir. Pazarın
son zamanlardaki yapısına ilişkin yapılan incelemeler ve teşebbüslerden gelen bilgiler
kapsamında DMO’nun Sağlık Market Beşeri Tıbbi Ürünler Çerçeve Anlaşma İlanı (İlan)
yayınladığı görülmüştür. Söz konusu İlan’da Bakanlık’a bağlı kurum ve kuruluşları ile
ihtiyaç sahibi diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, sağlık hizmeti sunumlarının
yürütülmesinde ihtiyaç duydukları beşeri tıbbi ürünlerin DMO aracılığıyla temini
amacıyla “Sağlık Market”te açılacak e-ihalelere katılabilecek firmalar tanımlanmıştır.
(56) İlan’da başvuruda bulunabilecek firmaların sahip olması gereken özellikler arasında,
20-36/488-214
10/17
“üretici (imalatçı), ithalatçı (yetkili temsilci) [lisansör firma tarafından ithali/üretimi,
ruhsatlandırılması ve satışı hususlarında yetkilendirilenler dahil] konumunda olmaları
veya bu firmaların ürünleri için Sağlık Market kapsamında aynı jenerik kodunda il
düzeyinde (radyofarmasötiklerde ülke düzeyinde) tek yetkili satıcı konumunda olmaları”
zorunluluğu eklenmiştir. Ayrıca, bu kapsamda ilaç şirketi adına ihaleye girecek olan
depolara münhasır yetki verilmesinin zaruri olduğu ve bu münhasır yetkiyi düzenleyen
DMO yetki belgesinin noter onaylı olarak düzenlenmesi gerektiği bilgisine ulaşılmıştır.
(57) Söz konusu İlan, bir deponun ihaleye katılabilmesi için aynı jenerik koduna ilişkin olarak
il düzeyinde (radyofarmasötiklerde ülke düzeyinde) tek yetkili satıcı olarak atanmış
olmasını zorunlu kılmaktadır.
(58) Bakanlık’a bağlı kurum ve kuruluşlar ile ihtiyaç sahibi diğer kamu kurum ve
kuruluşlarının ihtiyaçlarının DMO aracılığı ile karşılanmasına yönelik söz konusu e-
ihaleler toplu alım ihalesi olarak tanımlanabilecektir. Başvuru konusu Sözleşme’de de
toplu alım ihalesi; Bakanlık tarafından hastaneler ve sağlık ocaklarının ilaç ihtiyaçlarını
karşılamak için ülke çapında veya belirli bir bölgede yapılan ihale olarak
tanımlanmaktadır.
(59) Başvuru konusu Sözleşme’de toplu alım ihalelerinin işlem kapsamı dışında tutulduğu
vurgulanmalıdır. Diğer bir deyişle, Sözleşme, toplu alım ihalelerine birden fazla depoya
yetki verilmesinin önünde bir engel oluşturmamaktadır. Buna rağmen, Bakanlık’ın söz
konusu düzenleme ile birlikte tercihinin, bu gibi toplu alım ihalelerinde dahi tek depoya
yetki verilmesi yönünde olduğu görülmektedir. Dolayısıyla, Bakanlık’ın da münhasır
depo sisteminin etkinliğini ve arz tedarikindeki faydasını kabul ettiği ve bu sistemi
desteklediği söylenebilecektir.
(60) Taraflar da konuyla ilgili olarak, ilerleyen süreçte hastanelerin münferit olarak çıktıkları
ihalelerin azalmasını, ihalelerin toplu olarak DMO tarafından düzenlenmesi
uygulamasının yaygınlaşmasını ve toplu alım ihalelerinin sayısında ciddi bir artış
olmasını beklemektedir. Bu doğrultuda, dosya konusu Sözleşme kapsamında ilaç
üreticileri tarafından ecza depolarının münhasıran yetkilendirilmesi uygulaması ile
önümüzdeki dönemde sıklıkla karşılaşılacağı öngörülmektedir.
(61) DMO tarafından konuyla ilgili olarak;
- DMO satın alma mevzuatının 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerinden istisna
olduğu, DMO ile Sağlık Bakanlığı arasında 19.01.2018 tarihinde “Tedarik İşbirliği
Protokolü" (Protokol) imzalandığı,
- Protokol ile Bakanlığın ihtiyaç duyduğu ilaç ve tıbbi malzemelerin satın alma
mevzuatı kapsamında ilan yapılmak suretiyle açık, rekabet koşullarının sağlandığı
ihaleler/e-ihaleler yoluyla temin edilmesi, ihtiyaç duyulan ilaç ve tıbbi malzemelerin
teknik şartname ve tavan fiyatlarının Bakanlıkça belirlenmesi, yapılacak olan satın
almalarda ödeme süresinin en geç 90 gün olması, satın alma işlemlerinin DMO satın
alma mevzuatında yer alan katalogdan tedarik (çerçeve anlaşma ile) veya müteferrik
tedarik yöntemiyle gerçekleştirilmesi yönünde düzenlemeler yapıldığı,
- Sonrasında Sağlık Market uygulaması için gerekli olan çerçeve anlaşma, ilan metni,
ürünlere ait teknik şartnameler ve tavan fiyatlar ile bu kapsamda yapılacak olan e-
ihalelere ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla çalışmalar başlatıldığı,
- 12.10.2018 tarihinde "Sağlık Market Tıbbi Malzeme Çerçeve Anlaşması İlanı" ve
ilanın eki olan 'Sağlık Market Tıbbi Malzeme Çerçeve Anlaşması", "Sağlık Market
Tıbbi Malzeme Listesi", "Sağlık Market Tıbbi Malzeme Teknik Şartnameleri" ile
"Sağlık Market Kapsamındaki Tıbbi Malzemeler için Yapılacak Olan Elektronik
20-36/488-214
11/17
İhalelerde Uygulanacak Usul ve Esaslar"ın tamamlanarak Sağlık Market
uygulamasına başlandığı,
- Sağlık Market uygulaması ile merkezi bir satın alma kurumu tarafından (DMO)
Bakanlığın ihtiyaç duyduğu ürünlerin temininde daha fazla rekabet ortamı
oluşturularak tasarruf ve fiyat disiplininin sağlanmasının yanı sıra Bakanlığın aynı
ihtiyacı karşılayacak olan ürünler için birer kalite standardı oluşturabilmesi ve bu
süreçleri etkin ve hızlı şekilde yönetebilmesi ve satın alma işleminin tek elden
yapılması ile Bakanlık’ın ayrıca işgücü tasarrufu sağlaması ve bu işleri yapan
personelini başka birimlerde ya da öncelikli işlerde değerlendirebilme imkanının
oluşması, firmaların da aynı şekilde farklı zamanlarda ve yerlerde farklı usuller ve
şartlar altında talep edilen ürünlerin tek merkezden talep edilmesi ile bürokratik iş
yüklerinin ve pazarlama giderlerinin azaltılması gibi önemli faydaları olacağı,
- Yapılan düzenlemeler ile e-ihalelere üretici/ithalatçı firmaların doğrudan katılımı
sağlanmakla birlikte, mevcut piyasanın işleyişinde herhangi bir aksaklığa sebebiyet
verilmemesini teminen söz konusu firmaların e-ihalelere bu konuda uzmanlaşmış,
ihaleleri takip edebilen ve idari prosedürleri tam olarak yerine getirmekte yetkin olan
ecza depoları vasıtasıyla katılabilmeleri imkanı getirildiği, ancak rekabet yönünden
herhangi bir aksaklığa sebebiyet verilmemesi amacıyla başka bir rakipleri olmaksızın
üretici/ithalatçı firmalar ile bu firmaların ecza depolarının aynı e-ihaleye
katılmamalarını sağlayacak tedbirlerin tamamen online olarak yürütülecek sistem
nedeniyle ilk başvuru aşamasında düzenlendiği,
- İlaçlar için düzenlenen Sağlık Market uygulamasında "tek yetkili satıcı" olarak
belirtilen koşulun, il düzeyinde ve tek jenerik kodu (etkin madde) için getirilmiş olduğu,
yetki verecek olan üretici/ithalatçı firmalara aynı etkin maddede 81 il için ayrı ayrı tek
yetkili satıcı atayabilme imkanı sağlandığı,
- Mevcut ilaç sektörü incelendiğinde, ecza depolarının finansal riskler ve ihalelerdeki
düşük karlılıklar nedeniyle üretici firmalar ile münhasıran yetkili olunmadığı hallerde
ihalelere katılmaktan çekindikleri, bu nedenle DMO’dan da gerekli şartlara haiz
olmaları kaydıyla izin alınmak suretiyle firmaların ecza depolarını münhasıran yetkili
olarak atadıklarının gözlendiği, Sağlık Market uygulamasında da benzer şekilde aynı
ilde aynı etkin madde için üretici/ithalatçı firmanın sadece tek yetkili satıcı
atayabilmesi şartı getirildiği, ayrıca yine rekabeti engellememesi amacıyla herhangi
bir ecza deposunun aynı etkin maddede birden fazla firmanın tek yetkili satıcısı
olabilmesine izin verilmediği
ifade edilmiştir.
G.3.2.5. Kamu Kurumu ve Hastane Görüşleri
(62) Aşağıda dosya kapsamında çeşitli kamu kurumu ve hastaneler ile yapılan görüşmelere
ve görüşmelerde yapılan açıklamalara yer verilmiştir.
(63) İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü (…..) tarafından aşağıdaki hususlar ifade edilmiştir;
“İhalelere genellikle etken madde bazında çıkıyoruz. Ancak BAYER’in Sözleşmesi’ne
konu ürünlerle ilgili formül bazında çıkıyoruz. İlerleyen dönemlerde de aynı şekilde olur.
Üretici firmaların tek depoyla ihalelere girmesi ilaç fiyatlarında çok fark etmiyor. Yeni bir
firma girerse ihalelerde fiyatlar düşer. Özellikle, yerli firmaların ihalelere girmesi fiyatın
düşük olmasını sağlar.
20-36/488-214
12/17
Üreticinin bir ihaleye tek depo veya birden fazla depo ile girmesi açısından çok bir
fark yok. Kar marjı belli olduğu için fiyat çok oynamıyor14. Ancak, aynı ürün için
birden fazla depo ihaleye girdiğinde, ilk ihale ile sonraki ihaleler arasında fiyatta fark
olabiliyor. Örneğin; bir ihalede aynı ürün için bir ecza deposu 3 TL, diğeri 5 TL fiyat
veriyor. Ancak, bir sonraki ihalede düşük fiyat veren diğerinin fiyatına bakıp, kendi
fiyatını da yükseltebiliyor. Bu durumda sonraki ihalelerde daha yüksek fiyattan satın
alabiliyoruz. Bu nedenle, ihalelerde fiyatın düşük olmasını sağlayan asıl unsur, farklı
ilaçların ihaleye girmesidir.
İki rakip üreticinin tek depoyla çalışması kolay kolay olmayacak bir durum. Her üreticinin
rakip olan ecza depolarıyla çalışması daha uygun ve yaygın bir uygulama.
Sağlık Market Beşeri Tıbbi Ürünler Çerçeve Anlaşma İlanında, üretici veya ithalatçı
olmayan firmaların tek yetkili satıcı olmasındaki amaç, ilaçların dağıtımında aracıların
sayısını azaltıp, maliyeti düşürmek olabilir. İlaçların fabrika çıkış fiyatı ile piyasa fiyatı
arasındaki farkın azaltılması isteniyor olabilir. Ancak, ulaşım ve nakliyenin tek elden
yapılması zor olur. Uygulamaya konulduğunda görmüş oluruz.
Bakanlık yerli firma sayısını artırmayı hedefliyor. İlerleyen dönemlerde de yerli firma
sayısının arttırılıp rekabet ortamı içerisinde toplu alım ihalelerinin sayısında artış olacak
gibi görünüyor. Toplu alımla merkezi anlaşmalar çerçevesinde fiyatların aşağı çekilmesi
amaçlanıyor. Hastaneler ihtiyaç duyarsa bir sonraki toplu alıma kadar, kendileri ihaleye
çıkabilirler.”
(64) Hacettepe Üniversitesi tarafından ise özetle; 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa uygun
olarak radyolojik görüntüleme işlemlerinde klinik gerekliliğe göre ilaçlar için etken
madde bazlı veya tanımsal olarak ihaleye çıkıldığı, bundan sonraki süreçte de
radyoopak ilaçların alım sürecindeki yaklaşımlarının aynı olacağı, ilaçların depocu
fiyatlarının, perakende satış fiyatlarının ve kurumlara geri ödeme fiyatlarının SUT ile
belirlendiği, firmaların tek başına fiyat belirleme şansının olmadığı, üreticilerin ve ecza
depolarının, söz konusu fiyatların üzerinde fiyat vermemesi gerektiği, ilerleyen dönemde
Sağlık Bakanlığı tarafından yapılacak olan toplu alım ihalelerinin artmasının beklendiği
ifade edilmiştir.
(65) Kayseri Şehir Hastanesi İhale Birimi (…..) tarafından;
- İhalelere genel olarak etken madde bazında çıkıldığı, ilerleyen dönemlerde de aynı
şekilde devam etmesinin öngörüldüğü,
- Üreticilerin tek depoyla çalışması durumunda fiyatların biraz daha yüksek olabildiği,
üretici firma diğer firmalara da ilaç verdiğinde birbiriyle yarış halinde oldukları için
ilaçları daha uygun fiyata verebildikleri, tek firmayla çalıştıklarında ilacın daha pahalı
olabildiği, rakip iki üreticinin ise aynı kalemdeki ürünleri için ayrı ecza depoları ile
çalışmasının daha rekabetçi olabildiği,
- İlanda, e-ihalelere başvurabilecek üretici veya ithalatçı olmayan firmaların “tek yetkili
satıcı” olması şartı aranmasının sebebinin ilaçların tek bir yerden alınmak istenmesi
olabileceği, bu durumun maliyeti düşürdüğü, şu anda da tüm ilaçların DMO
tarafından alınarak bütün ilaçlarda firmaların fiyatları düşürmesinin istendiği,
- İhaleleri il sağlık müdürlüğüne gönderdikleri, il sağlık müdürlüğünün ihalelere çıktığı,
il sağlık müdürlüğünün sadece Kayseri Şehir Hastanesi adına değil, Kayseri’deki
bütün kamu hastaneleri adına ihalelere çıktığı,
14 Vurgu tarafımızca eklenmiştir.
20-36/488-214
13/17
- İlerleyen dönemde Bakanlık tarafından düzenlenen toplu alım ihalelerinin sayısında
artış beklendiği, zaten halihazırda toplu alımların tüm Türkiye bazında bir ihaleyle
olmasının öngörüldüğü
hususları ifade edilmiştir.
(66) Yapılan görüşmelerde, üretici firmaların münhasır depo ile çalışmasının fiyatları
olumsuz etkileyebileceği belirtilmekle birlikte Bakanlık tarafından düzenlenen toplu alım
ihalelerinin ilerleyen dönemlerde artacağı ifade edilmiştir. DMO tarafından Sağlık
Market uygulaması kapsamında yer alan ürünlerle ilgili e-ihaleye girebilecek firmalar
arasında üretici/ithalatçı firmaların yanı sıra, söz konusu firmaların tek yetkili satıcısı
olarak belirlenen firmaların da yer aldığı belirtilmiştir. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü de kar
marjının belirlenmiş olması sebebiyle bir ilaç için tek ecza deposunun veya birden çok
ecza deposunun ihaleye girmesinin fiyatları fazla değiştirmediğini, fiyatı asıl düşürecek
unsurun farklı üreticiler ile ilaçların ve yerli firmaların ihaleye girmesi olduğunu
vurgulamıştır. Diğer yandan, bilgilerine başvurulan kurum ve hastaneler tarafından,
toplu alım ihalelerinde tek yetkili satıcı koşulu aranmasının asıl nedeninin, ihalelerde
rekabet ortamının sağlanması ve alımların tek bir kanaldan yapılarak fiyatların
düşüşünün sağlanması olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca, bu durumun firmalar açısından
da olumlu olduğu, ürünlerin tek merkezden talep edilmesinin firmaların pazarlama
maliyetlerini ve finansal risklerini azaltacağı belirtilmiştir. Toplu alım ihaleleri ile ürünlerin
tek yetkili satıcıdan daha uygun fiyatlarla alınmasının hedeflendiği dikkate alındığında
münhasır depo uygulamasının fiyatların artmasına yol açmayacağı
değerlendirilmektedir.
(67) Dolayısıyla, firmaların münhasır depo ile çalışmasının ürünlerin fiyatlarında bir artışa
neden olmadığı, aksine bu uygulamanın ürünlerin dağıtımında etkinliği sağladığı, her
ne kadar Sözleşme’de toplu alım ihaleleri kapsam dışında tutulmuş olsa da Bakanlık’ın
benzer düşünceler ile ihalelerde tek yetkili satıcı olma koşulunu zorunlu kıldığı kanaati
oluşmuştur.
G.3.3. 4054 Sayılı Kanun’un 4. Maddesine ve Grup Muafiyetine İlişkin
Değerlendirme
(68) Dosya konusu Sözleşme ile devlet ve üniversite hastanelerine yapılacak BAYER
ürünlerinin satışında MEDİFAR münhasır olarak yetkilendirilmektedir. Söz konusu
sözleşmenin, yukarıda yer verilen maddeleri dikkate alındığında 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesi kapsamında olduğu anlaşılmıştır.
(69) 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinin 2. fıkrasında, “Bu Tebliğ ile sağlanan muafiyet,
sağlayıcının dikey anlaşma konusu mal veya hizmetleri sağladığı ilgili pazardaki pazar
payının %40’ı aşmaması durumunda uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
(70) BAYER tarafından, başvuru konusu Sözleşme kapsamında yer alan ürünlerden
Urografin ve Gadovist’in jeneriğinin olmadığından etken madde bazında rakibinin
bulunmadığı ve pazar payının %100 olduğu ifade edilmiştir. Sözleşme konusu diğer
ürün olan Ultravist’in ise jeneriğinin piyasaya yeni giren Iopolimid15 isimli ürün olduğu ve
pazar payının tahmini olarak %(…..)’in altında olduğu ifade edilmiştir.
(71) Bu doğrultuda, BAYER’in söz konusu ürünlerdeki pazar payının %40 eşiğinin üzerinde
olduğu anlaşıldığından, söz konusu Sözleşme 2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen grup
muafiyetinden yararlanamayacaktır. Dolayısıyla Sözleşme aşağıda bireysel muafiyet
açısından değerlendirmiştir.
15 Ürünün sağlayıcısı Polifarma İlaç San. ve Tic. A.Ş.’dir.
20-36/488-214
14/17
G.3.4. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
(72) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamındaki anlaşmalar 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinin birinci fıkrasında belirtilen koşulların tümünün sağlanması halinde 4.
maddenin uygulanmasından muaf tutulabilmektedir. Aşağıda bildirime konu
Sözleşmeler 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde yer alan koşullar bakımından
değerlendirilmiştir.
G.3.4.1. Malların Üretim veya Dağıtımı ile Hizmetlerin Sunulmasında Yeni Gelişme
ve İyileşmelerin ya da Ekonomik veya Teknik Gelişmenin Sağlanması
(73) 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesinin (a) bendinde yer alan muafiyet şartlarından ilkinin
unsurlarını şu şekilde sıralamak mümkündür:
- bir malın ya da hizmetin dağıtımında iyileşme ve gelişme,
- bir malın ya da hizmetin üretiminde iyileşme ve gelişme,
- teknolojik gelişmenin sağlanması,
- ekonomik gelişmenin sağlanması.
(74) Bildirim Formunda muafiyet şartına ilişkin yapılan açıklamada; ülke çapında devlet ve
üniversite hastaneleri tarafından birçok ilaç alım ihalesi düzenlendiği, BAYER’in söz
konusu ihalelerin tamamına katılmak istediği ancak ihalelerin ülke geneline yayılmış ve
ihale sayısının fazla olması nedenleriyle ihalelerin takibinin güçleştiği ifade edilmiştir.
Ayrıca ihalelerin takip edilmesinin ise teknik uzmanlık ve ayrı bir birim kurularak
personel istihdam etmeyi gerektirdiği belirtilmiştir. Bu nedenle, ilaç firmaları ihalelerin
düzenli takibi için bu konuda uzmanlaşan depolara ihtiyaç duymakta ve genellikle
depolar aracılığıyla ihalelere katılmaktadır.
(75) İhalelerin düzenli şekilde takip edilmesi ise katılımı arttırarak daha rekabetçi ihale
süreçlerinin yaşanmasını sağlayacaktır. Nitekim 24.09.2014 tarihli ve 14-35/686-303
sayılı Kurul kararında “sözleşmenin yürürlüğe girmesi ile Bayer’in ihaleleri takip
etmesinin getireceği idari, hukuki ve ekonomik külfetleri bertaraf etmesini sağlayacak
bu sürecin uzantısı olarak Bayer daha çok ihaleye iştirak edebilecek ve ihalelerdeki
rekabet düzeyinde artış meydana gelecektir.” ifadesine yer verilerek bu hususa dikkat
çekilmiştir.
(76) Ayrıca, ilaçların hastanelerde bulunabilirliği, eksiksiz ve dengeli dağıtımı ve arzının
devamlılığının sağlanması hususu, ilaç sektörünün yanı sıra kamu sağlığı açısından da
önem arz etmektedir. Dosya konusu sözleşme ile MEDİFAR’ın BAYER’in ürünlerinin
münhasır olarak dağıtımı ile ilgilenmesi, BAYER’in düşük hacimli alım yapılan ihalelere
dahi katılımını sağlayacaktır. Böylece, gerek BAYER açısından maliyet tasarrufu
sağlanacak gerekse görece küçük hacimli alım yapan sağlık kuruluşlarının ihtiyaç
duyduğu ilaçların temininde kesinti yaşanmayacaktır.
(77) Bu bilgiler ışığında, Sözleşme’nin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının
(a) bendinde belirtilen koşulu sağladığı kanaatine varılmıştır.
G.3.4.2. Tüketicinin Bundan Yarar Sağlaması
(78) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında rekabeti sınırlayıcı etkileri olan bir
anlaşmanın muafiyet alabilmesi için tüketicinin ekonomik gelişmeden yarar sağlaması
ve ortaya çıkacak faydadan tüketicinin adil bir pay alması bir diğer koşuldur. Tüketiciye
yansıyacak yararlar kapsamında; fiyatlarda sağlanacak düşüş, kalitenin ve ürün
çeşitliliğinin arttırılması, mal veya hizmet arzında devamlılığın sağlanması gibi hususlar
sayılabilir. BAYER tarafından Sözleşme’nin söz konusu muafiyet şartını sağladığına
yönelik yapılan açıklamada, ilgili ürünler için tek depo ile çalışmanın, verim ve etkinliği
20-36/488-214
15/17
artıracağı gibi daha fazla iskonto uygulanabilmesine imkan tanıyacağı, hastanelerin
daha düşük bedeller ödeyerek ilaçları satın almalarını ve nihayetinde hastaların ilaçları
hastane eczanesinden daha kısa sürede ve uygun fiyatlarla almasını sağlayacağı ifade
edilmiştir. Kurulun 24.09.2014 tarihli ve 14-35/686-303 sayılı kararında ise bu durum şu
şekilde ifade edilmiştir: “Medifar tarafından ihalelere daha yaygın olarak iştirak edilmesi,
tüketici konumundaki yatan hastalara özellikle rakibi bulunmayan Bayer ürünlerinin
daha kolay ve uygun fiyatlarla sunulmasını sağlayacaktır. Bu yolun alternatifi, söz
konusu ürünlerin daha yüksek olan perakende satış fiyatlarıyla eczanelerden temin
edilmesidir. Bunun yanı sıra, Bayer sözleşme ile sağladığı maliyet tasarrufu avantajını
diğer hizmetleri daha iyi sunabilmek için kullanabilecektir.”
(79) Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, Sözleşme ile ortaya çıkacak maliyet
etkinlikleri sonucunda fiyatlara yansıtılacak düşüş ile tüketicilere sunulacak ürün ve
hizmetlerin iyileştirilmesi ve çeşitlendirilmesinin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendinde ifade edilen tüketici faydası koşulunu sağladığı kanaatine
varılmıştır.
G.3.4.3. İlgili Piyasanın Önemli Bir Bölümünde Rekabetin Ortadan Kalkmaması
(80) 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesinin (c) bendinde yer alan “İlgili piyasanın önemli bir
bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması” şeklindeki muafiyet kararı verilebilmesinde
aranan bu olumsuz koşul gereğince, muafiyete konu anlaşma ilgili piyasanın önemli bir
bölümünde rekabetin ortadan kalkmasına neden olmamalı, başka bir deyişle sağlanan
ekonomik gelişme veya fayda ile tüketicinin bundan yarar sağlaması, rekabetin ortadan
kaldırılması ile ulaşılan sonuçlar olmamalıdır. Bu değerlendirme yapılırken dikkate
alınması gereken başlıca hususlar; pazarda hâlihazırda giriş engellerinin olup olmadığı,
hâkim durumda olan bir teşebbüsün bulunup bulunmadığı, dikey anlaşmalar aracılığıyla
giriş engeli yaratılıp yaratılmadığı, tüketici tercihlerinin ne ölçüde kısıtlandığı ve pazarın
yapısı olarak sıralanabilir.
(81) Sözleşme’nin 11.2. maddesinde, MEDİFAR’ın Sözleşme konusu BAYER ürünlerine
ilişkin olarak hastanelerin açacağı ihalelere ve yapacağı satın alımlara, bu ürünlerin
rakibi olan aynı etken maddeli, aynı kontrast maddeli veya ihaleye çıkış şekline göre
BAYER ürünlerine rakip olduğu kabul edilen ürünler için katılmayacağı belirtilmiştir.
Böylece, BAYER’in ihaleye katılması için depoya vereceği fiyat bilgilerine rakip
firmaların depolar aracılığıyla ulaşması engellenecek ve rekabet ortamının
bozulmaması sağlanacaktır. Ayrıca, Sözleşme en fazla (…..) yıl süreyle geçerli
olacaktır. Bu sürenin 2002/2 sayılı Tebliğ’de rekabet etmeme yükümlülüğüne ilişkin
öngörülen beş yıllık süre ile uyumlu olduğu ve amacın gerçekleşmesi için makul bir
sınırlama olduğu kanaatine varılmıştır.
(82) İlaç piyasasında çok sayıda ecza deposunun faaliyet göstermesi nedeniyle, Sözleşme
ile MEDİFAR’a getirilen rekabet yasağının BAYER’in rakiplerinin pazara erişimini
engellemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. 01.10.2009 tarih ve 09-43/1091-273 sayılı
Kurul kararında da "... münhasırlık getiren anlaşmalar, sağlayıcıların ihaleye katılacak
depo bulamamasına ya da depoların sağlayıcılara erişemeyerek ihale pazarı dışında
kalmasına neden olmamaktadır. Dolayısıyla münhasırlık içeren dikey anlaşmalarla ilgili
olarak akla gelebilecek bu rekabetçi endişenin beşeri ilaç piyasası bakımından geçerli
olmadığını söylemek mümkündür." ifadeleri yer almaktadır.
(83) Bununla birlikte, Sözleşme’nin 4.1. maddesine göre grup ihaleleri ve toplu alım
ihalelerinin münhasırlık kapsamı dışında olduğu belirtilmelidir. BAYER tarafından bu iki
istisnadaki amacın, gerek ihale mercilerini mağdur etmemek gerekse de ecza
depolarının ilgili grup ihalelerine sözleşme konusu ürünleri bulunduramamaları
20-36/488-214
16/17
nedeniyle katılamamalarını önlemek olduğu ifade edilmiştir. Bu bağlamda, grup
ihalelerinin Sözleşme kapsamı dışında tutulmasının diğer ecza depolarının olası bir
grup ihalesine katılmama riskini de bertaraf edeceği kanaati oluşmuştur. Dolayısıyla,
Sözleşme kapsamında yer almayan ihalelerde farklı ecza depolarının
görevlendirilmesinin önü açılmakta, BAYER’in bu ihtiyaçları doğrudan karşılaması da
mümkün kılınmaktadır.
(84) Bu hususlar dikkate alındığında, Sözleşme’nin 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen koşulu sağladığı kanaatine varılmıştır.
G.3.4.4. Rekabetin (a) ve (b) Bentlerindeki Amaçların Elde Edilmesi İçin Zorunlu
Olandan Fazla Sınırlanmaması
(85) Muafiyet şartlarının sonuncusunun karşılanabilmesi için; Sözleşme’nin, taraflar
arasında kurulan ilişkiden beklenen faydaların sağlanabilmesi bakımından, rekabeti
zorunlu olandan daha fazla kısıtlamaması gerekmektedir.
(86) İncelemeye konu olan Sözleşme’nin devlet ve üniversite hastaneleri tarafından
düzenlenen ihalelerin takip edilmesi ve ilaç arzının devamlılığının sağlanması amacıyla
akdedildiği ve bu amaca ulaşılabilmesi için ecza depolarıyla çalışmanın zorunlu olması
ile birlikte Sözleşme ile getirilen münhasırlık ve rekabet etmeme yükümlülüğün en fazla
(…..) yıl süreyle geçerli olması dikkate alındığında; Sözleşme’de yer alan kısıtlamalarla
ortaya çıkan yararlar kıyaslandığında rekabetin zorunlu olandan fazla sınırlanmadığı
değerlendirilmektedir.
(87) Ayrıca, Sözleşme konusu üç ilaca da Kurul tarafından bireysel muafiyet verilen
24.09.2014 tarihli karar sonrasında, söz konusu ürünlerden Ultravist’in jeneriğinin
piyasaya girmesinin de piyasadaki rekabeti artıracağı kanaati oluşmuştur.
(88) Bu bağlamda, Sözleşme’nin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (d)
bendinde belirtilen koşulu da karşıladığı kanaatine varılmıştır.
(89) Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında, Sözleşme’ye, 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesinde yer alan şartların tamamını sağlaması nedeniyle, bireysel
muafiyet tanınmasına karar verilmiştir.
20-36/488-214
17/17
H. SONUÇ
(90) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
- Bayer Türk Kimya Sanayii Ltd. Şti. ile Medifar Ecza Deposu İlaç Tic. A.Ş. arasında
akdedilen İhale Satış Sözleşmesi’nin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında
olduğuna,
- Söz konusu Sözleşme’nin, 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği’nin 2. maddesinde öngörülen pazar payı eşiğinin aşılması nedeniyle, aynı
Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden yararlanamadığına,
- Bununla birlikte, Sözleşme’ye, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde yer alan
şartların tamamını sağlaması nedeniyle, bireysel muafiyet tanınmasına
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı
yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy