Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2009-4-134 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 10-33/512-186
Karar Tarihi : 22.4.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI (Başkan)
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN,
İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, 10
Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : Orçun SENYÜCEL, Neşe Nur ONUKLU,
Muhammed GÜNDOĞDU,
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Bayraktar Otomotiv ve Servis Hizmetleri A.Ş.
Temsilcisi: Av. Asude VELİOĞLU
Gazi Umur Paşa Sk. Bimar Plaza No:38/8 Balmumcu
Beşiktaş/İstanbul
D. TARAFLAR : - Bayraktar Otomotiv ve Servis Hizmetleri A.Ş.
Boyalı Köşk Sk. No:4/1 34345 Bebek/İstanbul 20
- Baytur Motorlu Vasıtalar Ticaret A.Ş.
Boyalı Köşk Sk. No:4/1 34345 Bebek/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Bayraktar Otomotiv ve Servis Hizmetleri A.Ş. (Bayraktar
Otomotiv)’nin yapmış olduğu “Infiniti Yetkili Servis ve Yedek Parça Sözleşmesi”ne
menfi tespit belgesi verilmesi veya muafiyet tanınması talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına en son 31.3.2010 tarih ve 2768 sayı ile giren
başvuru üzerine düzenlenen 14.4.2010 tarih ve 2009-4-134/MM-10-OS sayılı Menfi
Tespit/Muafiyet Ön İnceleme Raporu 16.4.2010 tarih, REK.0.08.00.00-130/142 sayılı
Başkanlık önergesi ile 10-33 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Raporda, 30
- Infiniti Yetkili Servis ve Yedek Parça Sözleşmesi’ne, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında rekabet kısıtlamaları içermesi nedeniyle, Kanun’un 8. maddesi uyarınca
menfi tespit belgesi verilemeyeceği,
- Söz konusu Sözleşme’nin mevcut haliyle bireysel muafiyet alamayacağı, ancak 2005/4
sayılı Tebliğ’in amaçladığı “çok markalılık” ve “rekabetçi piyasa yapısı” hedefleri ile
uyumlu olacak şekilde tadil edilmesi halinde, 2005/4 sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki
Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği ile öngörülen
muafiyetten yararlanabileceği
görüşüne yer verilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME 40
H.1. İlgili Pazar
H.1.1. Ürün Pazarı
10-33/512-186
2
Sözleşme’nin konusu dikkate alınarak, ilgili ürün pazarı "Infiniti marka otomobillerin satış
sonrası yedek parça, bakım ve onarım hizmetleri pazarı" olarak tespit edilmiştir.
H.1.2. Coğrafi Pazar
Infiniti marka otomobillerin satış sonrası yedek parça, bakım ve onarım hizmetlerinin tüm
Türkiye çapında verildiği ve herhangi bir bölgeyle sınırlı olmadığı göz önüne alınarak,
ilgili coğrafi pazar "Türkiye" olarak belirlenmiştir.
H.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme 50
H.2.1. Menfi Tespit Değerlendirmesi
4054 sayılı Kanun’un 8. maddesinde; ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin
başvurusu üzerine Kurul’un, elinde bulunan bilgiler çerçevesinde bir anlaşmanın,
kararın, eylemin veya birleşme ve devralmanın Kanun’un 4, 6 ve 7. maddelerine aykırı
olmadığını gösteren bir menfi tespit belgesi verebileceği hükmü yer almaktadır.
Bildirim konusu “Infiniti Yetkili Servis ve Yedek Parça Sözleşmesi” asgari stok
yükümlülüğü getirilmesi, hizmet verilecek müşteri sayısının tespiti gibi yetkili servisin
faaliyet alanına ilişkin konularda 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında rekabeti
kısıtlayıcı nitelikte dikey sınırlamalar içermektedir. Bu nedenle söz konusu anlaşmaya
menfi tespit belgesi verilemeyeceği neticesine varılmıştır. 60
H.2.2. 2005/4 Sayılı Tebliğ Kapsamında Yapılan İnceleme
Bildirime konu Sözleşme hizmet tedarikçisi firma olan Bayraktar Otomotiv ile pazarda
hizmeti sunmaya yetkilendirilmiş servisler arasında akdedilmiş bir satış sonrası hizmet
sözleşmesidir. Bildirime göre anlaşma, Infiniti yetkili servislerinin Infiniti markalı,
karayollarında kullanım amaçlı üç veya daha fazla tekerlekli motorlu taşıt araçlarının
yedek parçalarını temin etmesi, satması ve servis hizmetlerini vermesini kapsamaktadır.
1.1.2006 itibarıyla yürürlüğe giren 2005/4 sayılı Tebliğ’in “Kapsam” başlıklı 2.
maddesinde
“Yeni motorlu taşıtların, bunların yedek parçalarının tamir ve bakım hizmetlerinin alımı,
satımı veya yeniden satımı konulu dikey anlaşmalar, dikey sınırlamalar içermeleri 70
halinde bu Tebliğ’de düzenlenen koşullara uymak kaydıyla, Kanun’un 4 üncü
maddesindeki yasaklamadan Kanun’un 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayanılarak
grup olarak muaf tutulmuştur.”
hükmü yer almaktadır. Bu bağlamda, “Infiniti Yetkili Servis ve Yedek Parça
Sözleşmesi”nin 2005/4 sayılı Tebliğ kapsamında olduğu ve Sözleşme’de yer alan
hükümlerin anılan Tebliğ çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2005/4 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinde düzenlenen muafiyetin genel şartları ile ilgili
hükümler açısından bakıldığında, bildirime konu sözleşmelerin; dağıtıcı veya yetkili
servisin anlaşmadan doğan hak ve yükümlülüklerini devir hakkı, sözleşmelerin ve fesih
ihbarının süresi ve uyuşmazlıkların çözümü için hakeme gitme koşullarını karşıladığı 80
anlaşılmıştır. Bununla birlikte 2005/4 sayılı Tebliğ’in “Muafiyetin Genel Koşulları” başlıklı
4. maddesinde;
“Muafiyet hükümleri, dikey anlaşmanın aşağıdaki koşulları taşıması kaydıyla
sağlayıcının motorlu taşıt veya yedek parça ya da bakım ve onarım hizmeti sağladığı
ilgili pazardaki pazar payının %30’u; motorlu taşıtların dağıtımı için niceliksel seçici
dağıtımın tercih edildiği anlaşmalarda ise %40’ı geçmemesi durumunda uygulanır.
10-33/512-186
3
Niteliksel seçici dağıtım sistemi oluşturan anlaşmalar için pazar payı eşiği
bulunmamaktadır.
90
Tek elden sağlama yükümlülüğü içeren dikey anlaşmalarda muafiyet, alıcının anlaşma
konusu malları ve hizmetleri aldığı ilgili pazardaki payının %30’u aşmaması koşuluyla
uygulanır.”
hükmü yer almaktadır. Buna göre 2005/4 sayılı Tebliğ kapsamına giren herhangi bir
anlaşmanın grup muafiyetinden yararlanabilmesi için gerekli olan önkoşul pazar payı
eşiklerine bağlı olarak uygun dağıtım sisteminin benimsenmesidir.
Yapılan bildirimde, başvuru konusu işleme ilişkin olarak sağlayıcı Bayraktar Otomotiv’in
ilgili pazarda hâlihazırda faaliyeti bulunmadığından elde edilmiş bir pazar payının
bulunmadığı, bu nedenle niceliksel seçici dağıtım sistemi benimsenmek suretiyle yetkili
servis sayısının 7 coğrafi bölgede … adet ile sınırlandırılmasının planlandığı ifade 100
edilmektedir.
Bu noktada Bayraktar Otomotiv’in Infiniti marka otomobillerin satış sonrası yedek parça,
bakım ve onarım hizmetleri pazarındaki pazar payının belirlenmesi 2005/4 sayılı
Tebliğ’de belirlenen eşik değerlendirmesinin yapılması için gereklidir. Türkiye İstatistik
Kurumunun resmi kayıtlarına göre, Türkiye’de yıllara göre trafiğe kaydı yapılan Infiniti
marka araç sayısı aşağıdaki şekildedir:
Tablo: Infiniti marka araç sayısı
Yıl Araç Sayısı
2004 …
2005 …
2006 …
2007 …
2008 …
2009 …
TOPLAM …
Buna göre, 2004 yılından bu yana … adet Infiniti marka aracın trafiğe kaydı yapılmıştır.
Bayraktar Otomotiv tarafından gönderilen bilgi yazısında Infiniti marka araçların garanti
sürelerinin 2 yıl olduğu ve hâlihazırda … aracın garantisinin devam ettiğinin tahmin 110
edildiği ifade edilmiştir. Bildirim Formu’nda ise Infiniti marka araç parkının yaklaşık …
araçtan oluştuğu belirtilmiştir.
Bu çerçevede Bayraktar Otomotiv’in Infiniti marka otomobillerin satış sonrası yedek
parça, bakım ve onarım hizmetleri pazarındaki pazar payının belirlenmesi açısından
2005/4 sayılı Tebliğ’de belirlenen eşik değerlendirmesinin yapılması için, 2005/4 sayılı
Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup
Muafiyeti Tebliği’nin Açılanmasına Dair Kılavuz’un (Kılavuz) 51. sorusuna verilen
cevapta yer aldığı üzere, Infiniti marka araçların yetkili servislerde yapılan bakım
onarımların değeri ile özel servisler veya diğer markalara ait servislerde yapılan bakım
onarımların değerinin karşılaştırılması gereklidir. Bu noktada Bayraktar Otomotiv’in bu 120
pazarda faaliyete geçmesinden önce Infiniti marka araçların satış sonrası hizmetlerinin
Nissan yetkili servis ağı içerisinde sağlandığı belirtilmelidir.
10-33/512-186
4
Yukarıda belirtilen toplam ve garanti kapsamındaki araç sayısı bilgilerinden hareketle,
mevcut durumda garanti kapsamındaki araçların toplam araçlara oranı yaklaşık
%1,25’tir. Infiniti marka araçların garanti süresinin diğer binek araçlara göre kısa olması
bu durumun nedeni olarak görülmektedir. Yukarıda da yer verildiği üzere, satış sonrası 130
hizmet pazarlarında sağlayıcının pazar payı belirlenirken yetkili ve özel servislerde
gerçekleşen tamiratların değeri kıyaslanmaktadır. Ancak, değer verisi bir yana,
Türkiye’de ne kadar sayıda aracın yetkili ve özel servislere yöneldiği dahi doğru olarak
tespit edilememektedir. Bununla birlikte garanti süresi devam eden Infiniti marka
araçların toplam araçlara oranının son derece düşük olması ve bu araçlara hizmet
sağlayan başka bir markanın yetkili servis ağının bulunması, Infiniti marka araçlar
bakımından Bayraktar Otomotiv yetkili servislerinde yapılacak tamiratların oldukça
düşük olacağı sonucunu doğurmaktadır. Başka bir ifadeyle, mevcut durumda garanti
kapsamındaki araç sayısının %1,25 olması ve garantisi biten araçların sahiplerinin de
araçlarını önemli ölçüde daha önce servis aldıkları Nissan yetkili servislerine götürmeyi 140
tercih edecekleri düşünüldüğünde, Bayraktar Otomotiv’in Infiniti marka otomobillerin
satış sonrası yedek parça, bakım ve onarım hizmetleri pazarındaki pazar payının 2005/4
sayılı Tebliğ’de belirlenen eşik olan %30’un altında kalacağı anlaşılmaktadır.
Bu çerçevede, eşik değerlendirmesi bakımından Bayraktar Otomotiv’in mevcut durumda
niceliksel seçici dağıtım sistemini benimseyebileceği değerlendirilmektedir.
Bununla birlikte Bildirim Formu’nda yetkili servislik sistemi kurulduktan bir süre sonra
pazar payının 2005/4 sayılı Tebliğ ile belirlenen eşik olan %30’un üzerine çıkacağı ve
dolayısıyla da o aşamaya gelindiğinde niteliksel seçici dağıtım sisteminin
benimsenmesinin zorunlu olacağı şeklinde bir yaklaşımın kabul edilemeyeceği
belirtilmiştir. Esasen, 2005/4 sayılı Tebliğ hükümleri çerçevesinde pazar payı %30’un 150
üzerinde olan teşebbüslerin niteliksel seçici dağıtım sistemini benimsemeleri zorunludur.
Dolayısıyla, pazar payı eşiği aşılmasına rağmen bu sistemin tercih edilmemesi halinde,
grup muafiyetinden yararlanma söz konusu olamayacak ve Bayraktar Otomotiv’in
dağıtım sistemi bireysel muafiyet değerlendirmesi alanına girecektir. Esasen, mevcut
durumdaki pazar şartları ve verilerinden hareketle belirsiz bir tarihte gerçekleşecek olan
bu duruma ilişkin bireysel muafiyet değerlendirilmesinin yapılması uygun değildir. Öte
yandan, Rekabet Kurulunun Doğuş Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş.’nin yapmış olduğu
Porsche Yetkili Satıcılık ve Servis Sözleşmelerine bireysel muafiyet tanınması talebine
yönelik olarak almış olduğu 5.4.2007 tarih ve 07-30/297-113 sayılı Kararda, satış
sonrası hizmetler bakımından niceliksel dağıtım sisteminin benimsenmesine yönelik 160
olarak düzenlenen servis sözleşmesinin grup muafiyetinden yararlanmadığı ve bireysel
muafiyet alamayacağı karara bağlanmıştır.
Bundan başka, Yetkili Servis Sözleşmesi’nin 23. maddesinde yer alan asgari stok
miktarının Bayraktar Otomotiv tarafından belirlenmesine ve Yönetmelik hükümlerine
uygun olarak bulundurulmasına ilişkin yükümlülük değerlendirilmelidir. 4077 sayılı
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 15. maddesi ile bu Kanun uyarınca çıkarılan
Sanayi Mallarının Satış Sonrası Hizmetleri Hakkında Yönetmelik’in 12, 16 ve 17.
maddeleri uyarınca imalatçı veya ithalatçılar belirli bir yedek parça stoku bulundurmak
durumundadırlar. Nitekim söz konusu maddede de ilgili mevzuat hükümlerine atıfta
10-33/512-186
5
bulunulmak suretiyle yetkili servisin taşıması gereken bir yedek parça stoku 170
bulunduğundan bahsedilmiştir. Bu bağlamda söz konusu stok bulundurma yükümlülüğü
mevzuattan kaynaklanması nedeniyle, yetkili servise getirilen bir kısıtlama olarak kabul
edilemez.
Değerlendirilmesi gereken diğer bir husus, 20. maddede yer alan alım yükümlülüklerine
ilişkin olarak getirilen hükmün 2005/4 sayılı Tebliğ’le öngörülen rekabet etmeme
yükümlülüğüne ilişkin hükümler karşısındaki durumudur. Hemen belirtilmelidir ki söz
konusu maddede yer alan düzenleme, söz konusu Tebliğ anlamında rekabet etmeme
yükümlülüğü olarak kabul edilmelidir. Zira 2005/4 sayılı Tebliğ’in rekabet etmeme
yükümlülüğü başlıklı maddesine göre, “rekabet etmeme yükümlülüğü, alıcının anlaşma 180
konusu mal veya hizmetlerle rekabet eden malları veya hizmetleri üretmesini, satın
almasını, satmasını veya yeniden satmasını engelleyen doğrudan ya da dolaylı her türlü
yükümlülüktür. Ayrıca alıcının bir önceki takvim yılındaki alımları esas alınarak, ilgili
pazardaki anlaşma konusu mal veya hizmetlerin ya da onları ikame eden mal veya
hizmetlerin %30’undan fazlasının sağlayıcıdan veya sağlayıcının göstereceği başka bir
teşebbüsten satın almasına yönelik olarak alıcıya doğrudan veya dolaylı biçimde
getirilen herhangi bir yükümlülük de rekabet etmeme yükümlülüğü olarak kabul edilir.”
Dolayısıyla Sözleşme’de, “Belirlenen yedek parça alım hedefleri konusunda taraflar
arasında bir anlaşmazlık ortaya çıkarsa Hakeme müracaat edilir. Hedef yedek parça
alım ve servis ürünlerinin satış ve servis miktarları Hakem kararı ile tespit edildiğinde, 190
Hakem kararına göre davranılacaktır. Hakem kararında belirtilecek miktar, Yetkili
Servis’in ihtilaf konusu yıldan önceki takvim yılında gerçekleşen toplam alımların (%
30)’undan az olmayacaktır.” şeklinde düzenlenmiş olan bu yükümlülük, 2005/4 sayılı
Tebliğ’de öngörülenin aksine alt sınırı %30 olarak belirlediği ve bunun üzerindeki bir
oranın da sağlayıcı tarafından talep edilmesine olanak tanıyabileceği için rekabet
etmeme yükümlülüğü olarak kabul edilecek ve Tebliğ’le sağlanan muafiyetten
yararlanmayacaktır. Nitekim söz konusu Tebliğ’in “Özel hükümler” başlıklı 6. maddesi ile
her türlü doğrudan veya dolaylı rekabet etmeme yükümlülüğüne muafiyet
uygulanmayacağı düzenlenmiştir.
Konuya ilişkin olarak Bayraktar Otomotiv’den alınan yazıda; söz konusu madde ile 200
amaçlananın, yıllık sipariş planlamasının yapılabilmesi amacıyla yetkili servislerin bir
sonraki yıl tahmini hedeflerini belirleyebilmek olduğu, zira distribütör firmaların yetkili
satıcı ve servislerden aldıkları hedefleri baz alarak üreticiden araç ithal ettikleri ithalat
bedellerini peşin olarak ya da kredi kurumlarına borçlanmak suretiyle ödedikleri
belirtilmiş, siparişlerin doğru verilememesinin distribütör firmalar açısından önemli bir
finansman yüküne ve özellikle döviz kurlarındaki dalgalanmalar nedeniyle ciddi zararlara
yol açtığı vurgulanarak açıklanan sebeplerle hedeflerin önceden tespit edilebilmesinin
önem arz ettiği ifade edilmiştir. Ancak bu konuda 2005/4 sayılı Tebliğ hükmü açık
olduğu gibi Kılavuz’da da söz konusu düzenlemenin nasıl uygulanacağına ilişkin
açıklamaya yer verilmiştir. Nitekim Kılavuz’un çok markalılık başlıklı 2.4.1. no’lu 210
bölümünde rekabet etmeme yükümlülüğüne ilişkin olarak; Tebliğ, dağıtıcıları veya yetkili
servisleri, aynı ilgili pazara ait araç veya yedek parça alımlarının %30’dan fazlasını tek
bir sağlayıcıdan almak zorunda bırakan doğrudan veya dolaylı yükümlülükleri
yasaklamaktadır. Ancak bu durum, dağıtıcının veya yetkili servisin, belirtilen miktarı
(alımların %30’una kadar) doğrudan sağlayıcıdan almasının istenebileceği anlamına
gelmemektedir. Söz konusu işletmeler aynı malları, dağıtım sistemine dahil olan
teşebbüsler gibi, sağlayıcının gösterdiği diğer kaynaklardan da alabilir.” ifadesine yer
10-33/512-186
6
verilmiştir. Bu düzenleme uyarınca sağlayıcılar %30’dan fazla alım yükümlülüğü
getiremeyecekleri gibi, söz konusu alım yükümlülüğünün sistem içerisinde bulunan diğer
teşebbüslerden tedarik edilmesine de engel olamamaktadırlar. 220
Bundan başka 4. madde ile getirilen markaya özgü yatırım yapılması yönündeki
hükmün1, Yetkili Servis Seçim Kriterleri arasında yer alan “Birden fazla markaya hizmet
verilmesi durumunda en az %30’luk cephenin Infiniti markasının imaj normlarını
yansıtacak şekilde düzenlenmesi”nin de çok markalılığa engel olmayacak şekilde
uygulanması gerekmektedir. Söz konusu kriterin bayinin birden fazla markaya hizmet
vermesi durumunda bir kısıtlama yaratıp yaratmayacağına dair açıklama istenmiştir.
Bayraktar Otomotiv tarafından; söz konusu kriterin, yetkili servisin eğer imkânı var ise
alanının %30’luk kısmını Infiniti markasına ayırmasını sağlamak ve bu sayede 2005/4 230
sayılı Tebliğ’in sağladığı %30 eşiğinden faydalanmak olduğu belirtilmiş ve “en az”
ibaresinin talep edilmesi halinde sözleşmeden çıkartılabileceği ya da Rekabet Kurulunca
öngörülecek herhangi bir değişikliğin yapılabileceği ifade edilmiştir.
Değerlendirilmesi gereken diğer hususlar ise Sözleşme’nin 9, 21, 30 ve 40.
maddelerinde yer almakta olup bu maddeler 2005/4 sayılı Tebliğ ile uyumlu bir şekilde
düzenlenmiştir.
Yukarıda aktarılan hükümler çerçevesinde bildirime konu sözleşmenin pazar payı eşiği
yönüyle niceliksel dağıtım sisteminin benimsenmesine imkân tanıdığı, bununla birlikte
rekabet etmeme yükümlüğü öngördüğü ve çok markalılığı engelleyebilecek hükümler
içerdiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla rekabet etmeme yükümlüğü ve çok markalılığı 240
engelleyebilecek nitelikteki hükümlerin yeniden düzenlenmesi koşulu ile anılan
Sözleşme’nin 2005/4 sayılı Tebliğ ile sağlanan muafiyetten yararlanabileceği kanaatine
varılmıştır.
Esasen, 2005/4 sayılı Tebliğ ile birlikte,
- sağlayıcılara dağıtım ve servis ağını oluşturmakta esneklik sağlanması,
- yetkili satıcı ve servislerin sağlayıcı karşısındaki konumunun güçlenmesi,
- yedek parça üreticilerinin rekabete dâhil olmalarının sağlanması,
- bağımsız tamircilerin bakım-onarım hizmetlerine ilişkin teknik bilgi, teçhizat ve teşhis
cihazlarına erişiminin kolaylaştırılması yoluyla tüketicilere alternatif oluşturmalarının
önünün açılması 250
hedeflenmiştir. Dolayısıyla, Sözleşme’nin ön gördüğü rekabet etmeme yükümlülüğü ile
çok markalılığa ilişkin düzenlemeler, 2005/4 sayılı Tebliğ’in temel amaçlarına aykırı
nitelik içermektedir. 2005/4 sayılı Tebliğ’de ulaşılmak istenen hedeflerin, motorlu taşıtlar
sektöründe rekabetin artmasını sağlayarak tüketicinin bundan yarar sağlaması olduğu
göz önüne alındığında, Sözleşme’nin bu amaca hizmet etmeyeceği anlaşılmaktadır. Bir
anlaşmaya 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde muafiyet tanınabilmesi için
anlaşmanın ilgili maddede belirtilen koşulların her birini sağlaması gereklidir. İnceleme
1 Kılavuzun 65. sorusuna verilen cevapta, satışta olduğu gibi ek maliyetleri karşılamak kaydıyla bazı çalışanların
sadece belirli bir markaya hizmet vermeleri koşulunun yetkili servisler bakımından kabul edilmediği belirtilmiştir.
Dolayısıyla serviste çok markalılığın sağlanması, Tebliğin ulaşmak istediği amaçlar arasında yer almaktadır. Mehaz
mevzuata sahip AB Komisyon uygulamasında da 1475/95 sayılı Tüzükte düzenlenen sağlayıcı tarafından yapılan
yatırımdan diğer marka araçlara verilen bakım ve onarım hizmetlerinde haksız yere yararlanmanın engellenmesine
1400/2002 sayılı Tüzükte yer verilmeyerek bu alanın rekabete açılmasına artan bir özen gösterilmiştir.
10-33/512-186
7
konusu Sözleşme Kanun’un 5. maddesinin (a) ve (b) bentleri çerçevesinde ele
alındığında, Sözleşme ile tüketicinin yarar sağlayabileceği üretim veya dağıtımda
iyileşme ya da ekonomik/teknik herhangi bir gelişmenin ortaya çıkmadığı 260
değerlendirilmektedir. Kaldı ki, Sözleşme’nin anılan maddelerinin amacı hakkında
taraftan açıklama istenmiş, gelen yazılarda bu çerçevede herhangi bir iyileşme ya da
gelişmeden bahsedilmemiştir. Dolayısıyla, ilgili maddeleri bakımından 2005/4 sayılı
Tebliğ’in genel amaçlarına da aykırılık teşkil eden Sözleşme’ye bireysel muafiyet
tanınması için Kanun’un 5. maddesinin (a) ve (b) bentleri bağlamında gerekli olan
koşulların sağlanmadığı, bu sebeple Sözleşme’ye mevcut haliyle bireysel muafiyet de
verilemeyeceği neticesine varılmıştır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 270
1- "Infiniti Yetkili Servis ve Yedek Parça Sözleşmesi”ne, çeşitli hükümlerinin 4054 sayılı
Kanun'un 4. maddesine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle menfi tespit belgesi
verilemeyeceğine,
2- Ancak 2005/4 sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu
Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin amaçladığı "çok markalılık" ve "rekabetçi
piyasa yapısı" hedefleri ile uyumlu olacak şekilde tadil edilmesi halinde, sözleşmenin
2005/4 sayılı Tebliğ kapsamında muafiyetten yararlanabileceğine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy