AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 29698/11
Adnan Oğuz BAYSAL / Türkiye
Başkan,
Robert Spano,
Hâkimler,
Paul Lemmens,
Ledi Bianku,
Işıl Karakaş,
Nebojša Vučinić,
Valeriu Griţco,
Stéphanie Mourou-Vikström,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdürü Stanley Naismith’in katılımıyla 22 Mayıs 2018 tarihinde Daire olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
10 Aralık 2010 tarihinde yapılan yukarıda anılan başvuruyu göz önüne alarak,
Gerçekleştirilen müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuran Adnan Oğuz Baysal 1978 doğumlu bir Türk vatandaşı olup Eskişehir’de ikamet etmektedir. Başvuran, Mahkeme önünde Ankara Barosuna bağlı Avukat C. Çalış tarafından temsil edilmiştir.
A. Davanın Koşulları
2. Davanın koşulları, başvuran tarafından ibraz edildiği şekliyle aşağıdaki gibi özetlenebilir.
3. Türk Silahlı Kuvvetlerine mensup bir subay olan başvuran, 2009 yılında disiplin gerekçeleriyle ordudan atılmıştır. Başvuran daha sonra, ordudan atılmasıyla ilgili kararın iptali için Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmıştır.
4. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, 20 Nisan 2010 tarihinde başvuranın davasını reddetmiştir (karar no. 2009/919 E, 2010/427K).
5. Başvuranın düzeltme talebi 28 Eylül 2010 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi tarafından reddedilmiştir. Bu karar 12 Ekim 2010 tarihinde başvurana tebliğ edilmiştir.
B. İlgili İç Hukuk
6. Söz konusu zamana ait iç hukuka ilişkin açıklamalar Tanışma/Türkiye (no. 32219/05, §§ 29-47, 17 Kasım 2015), ve Yavuz/Türkiye ((k.k.), no. 29870/96, 25 Mayıs 2000) davalarında bulunmaktadır.
7. 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan referandumun ardından 6771 sayılı Kanun kabul edilmiştir. Bu yeni kanuna göre, Anayasa’nın 145 ve 157. maddeleri yürürlükten kaldırılmış ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ilga edilmiştir. Ek olarak Anayasa’nın 142. maddesine aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
“... Disiplin mahkemeleri dışında askerî mahkemeler kurulamaz. Ancak savaş halinde, asker kişilerin görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevli askerî mahkemeler kurulabilir.”
8. 7103 sayılı Kanun, 21 Mart 2018 tarihinde çıkarılmış ve 27 Mart 2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. 7103 sayılı Kanun’un 23. maddesi, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda (no. 2577) değişiklik yapmıştır. Bu değişikliğe göre Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız olmadığına ilişkin iddialara yönelik başvuruları an itibariyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde derdest olan bütün başvuranların, iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle, Mahkemenin kabul edilemezlik kararının bildirilmesinin ardından üç ay içerisinde Ankara İdare Mahkemesi önünde tekrar yargılanmayı talep edebilirler.
ŞİKÂYET
9. Başvuran, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamında Askeri Yüksek İdare Mahkemesi nezdinde yapılan yargılamaların adil olmadığı konusunda şikâyette bulunmuştur. Başvuran, bu bağlamda, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız olarak değerlendirilemeyeceğini öne sürmüştür. Ek olarak, Askeri Yüksek İdare Mahkemesine sunulan belgelere erişim hakkının olmamasında şikâyetçi olmuştur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
10. Başvuran, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesine dayanarak, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kürsüsünde görev yapan iki subayın askeri makamların hiyerarşisi altında olduklarını ve diğer askeri hâkimler ile aynı hukuki güvencelerden yararlanmadıklarını ve bundan dolayı bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil bir şekilde yargılama hakkından mahrum bırakıldığını konusunda şikâyetçi olmuştur. Başvuran, ek olarak, yargılamalar sırasında Savunma Bakanlığı tarafından Askeri Yüksek İdare Mahkemesine sunulan gizli belgelere erişim hakkının olmaması ve Cumhuriyet Savcısının ilgili mahkemeye sunduğu yazılı mütalaasının kendisine tebliğ edilmemesi sebebiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi nezdinde görülen davaların hakkaniyetten yoksun olduğu konusunda şikâyetçi olmuştur. Sözleşme’nin 6. maddesinin ilgili kısımları aşağıdaki gibidir:
“Herkes davasının, (...) cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, (...) bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, (...) adil bir şekilde ve kamuya açık olarak görülmesini isteme hakkına sahiptir.”
11. Mahkeme, Sözleşme’nin 35 § 1 maddesi kapsamındaki iç hukuk yollarının tüketilmesi kuralının amacının, Sözleşme’ye Taraf Devletlere, gerçekleştirdikleri ileri sürülen ihlalleri, bu hususta Mahkemeye başvuruda bulunulmadan önce önleme veya düzeltme fırsatı vermek olduğunu yinelemektedir. Dolayısıyla, bu kural, başvuranların öncelikle ulusal hukuk sisteminin sağladığı hukuk yollarından faydalanmalarını gerektirmekte, böylece Devletlerin gerçekleştirmiş oldukları eylemlerle ilgili olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde hesap vermelerinin önüne geçmektedir. Ancak, söz konusu kural, ileri sürülen ihlal ile ilgili olarak başvurulabilecek etkin bir iç hukuk yolunun mevcut olduğu varsayımına dayanmaktadır (bk. Radomilja ve Diğerleri/Hırvatistan [BD], no. 37685/10, § 117, 20 Mart 2018; Latak/Polonya (k.k.), no. 52070/08, § 75, 12 Ekim 2010 ve İçyer/Türkiye (k.k.), no. 18888/02, 12 Ocak 2006).
12. İç hukuk yollarının tüketilip tüketilmediğine ilişkin değerlendirme, normal şartlarda, Mahkemeye başvurunun yapıldığı tarih esas alınarak gerçekleştirilmektedir. Ancak, Mahkemenin birçok kararında belirtildiği üzere bu kural, her davanın kendine özgü koşullarıyla haklı kılınabilecek istisnalara tabidir (bk., Baumann/Fransa, no. 33592/96, § 47, 22 Mayıs 2001 ve yukarıda anılan, İçyer).
13. Mahkeme, Tanışma kararında, (no. 32219/05) söz konusu yasal problemi incelediğini ve bu davada Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamında Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız olarak değerlendirilemeyeceğine karar verdiğini yineler. Sonuç olarak, yerel düzeyde benzer şikâyetlere ilişkin telafi sağlamak ve Mahkeme önünde bekleyen başvuru sayısını azaltmak amacıyla 21 Mart 2018 tarihinde 7103 sayılı Kanun, kabul edilmiştir. Bu yeni kanun, Mahkeme önünde derdest olan bütün başvurular için sivil bir idare mahkemesi önünde tekrar yargılanma hakkı sunmaktadır.
14. Mahkeme artık, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız olmadığına ilişkin davalarda tekrar yargılanma imkânını sunan 21 Mart 2018 tarihli 7103 sayılı Kanun ile getirilen yeni hukuk yoluna göre incelemesini kısıtlayacaktır.
15. Mahkeme bu bağlamda, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin 16 Nisan 2017 tarihinde kaldırıldığını kaydetmektedir. Ayrıca, 21 Mart 2018 tarihinde yürürlüğe giren 7103 sayılı Kanun’un 23. maddesi, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız olmadığına ilişkin iddialara yönelik başvuruları an itibariyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde derdest olan bütün başvuranlara, iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle Mahkemenin kabul edilemezlik kararının bildirilmesinin ardından üç ay içerisinde Ankara İdare Mahkemesi önünde tekrar yargılanmayı talep edebilme olanağı sunmaktadır. Sonuç olarak, Ankara İdare Mahkemesi davaya ilişkin yeni bir değerlendirme yapacaktır.
16. Başvuran ayrıca, Ankara İdare Mahkemesinin kararına karşı Danıştaya temyiz başvurusunda bulunabilecektir. Başvuran, sonrasında Danıştayın kararına karşı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmektedir. Eğer başvuran, hala kendisini iddia edilen ihlalin mağduru olarak görürse, Sözleşme’nin 34. maddesi uyarınca, Mahkemeye yeni bir başvuru yapabilme imkânına sahiptir.
17. Yukarıdaki mülahazalar ışığında Mahkeme, somut davadaki birçok hususun, iç hukuk yollarının tüketilmesi gerekliliğinin başvurunun yapıldığı tarihe istinaden değerlendirilmesi gerektiğiyle ilgili olan genel ilkeden ayrılmayı haklı kıldığı kanaatindedir. Dolayısıyla Mahkeme, başvuranın 7103 sayılı Kanun’da ön görülen tekrar yargılanma imkânını kullanarak Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yeni bir değerlendirme talep edebildiği ve bu yeni değerlendirmenin yargılamaların ilk aşamasında kendisine iletilmemiş olan belgelere erişme talebinde bulunma olanağı sağladığı kanaatine varmaktadır.
18. Dolayısıyla somut başvurunun bir bütün olarak Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4. maddesi uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmelidir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak tanzim edilmiş olup, 14 Haziran 2018 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Stanley NaismithRobert Spano
Yazı İşleri MüdürüBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy