AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KAYITTAN DÜŞME KARARI
Başvuru No. 31264/10
Yusuf Kenan BAYSAN / TÜRKİYE
Başkan
Valeriu Griţco,
Hâkimler
Egidijus Kūris,
Darian Pavli,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla oluşturulan 22 Ekim 2019 tarihinde Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), 7 Nisan 2010 tarihinde yapılan yukarıda belirtilen başvuruyu ve davalı Hükümet tarafından 8 Mayıs 2019 tarihinde sunulan ve Mahkemeyi davayı kayıttan düşürmeye davet eden deklarasyon metnini ve aynı zamanda başvuran tarafın bu deklarasyon metnine sunduğu cevabı dikkate alarak, gerçekleştirilen müzakerelerin ardından aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAY VE USUL
1. Başvuran Yusuf Kenan Baysan, Türk vatandaşı olup, 1976 doğumludur ve Elazığ’da ikamet etmektedir. Başvuran, Mahkeme önünde Strazburg Barosuna bağlı Avukat Ü. Kılınç tarafından temsil edilmiştir.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”), kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. Başvuran, Sözleşme’nin 5. maddesinin 4. fıkrasını ileri sürerek, tutukluluk halinin yasallığından ve aynı zamanda tutukluluk halinin devamına ilişkin etkili bir şekilde itiraz etme imkânsızlığından şikâyet etmektedir.
4. Başvuru, 23 Ocak 2012 tarihinde Hükümete bildirilmiştir.
5. Dostane çözüm amacıyla yapılan görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, Hükümet, 8 Mayıs 2019 tarihli yazıyla, söz konusu başvuruda ileri sürülen sorunların çözülmesi amacıyla Mahkemeyi bir deklarasyon metni sunmayı teklif ettiği hakkında bilgilendirmiştir.
6. Deklarasyon metni şu şekildedir:
“Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin başvuran Yusuf Kenan Baysan’a, 31264/10 No’lu başvuruya ilişkin olarak 1.125 (bin yüz yirmi beş) avro ödemeyi teklif ettiğini beyan ederim.
Her türlü maddi ve manevi zararın yanı sıra masrafları karşılamak üzere Mahkeme İçtihadınca uygun olduğu düşünülen söz konusu meblağ, Türk Lirası cinsinden ödenecek olup, yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutulacaktır. Bu meblağ, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 37. maddesinin 1. fıkrası uyarınca Mahkemenin kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenecektir. Bu ödeme,davanın nihai çözüme kavuşturulduğu anlamına gelecektir.
Hükümet, somut davada başvuranın tutukluluğunun hukuka uygunluğuna itiraz edebileceği hukuk yolunun Mahkemenin İçtihadı tarafından ortaya konulan şartlarla çeliştiğini ve Sözleşme’nin 5. maddesinin 4. fıkrasında öngörülen standartları karşılamadığını düşünmektedir (Altınok/Türkiye, No. 31610/08, 29 Kasım 2011).
Hükümet, Mahkemeyi, başvurunun incelenmesine devam etmesi için bir sebep kalmadığı gerekçesiyle davayı Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca kayıttan düşürmeye davet etmektedir. ”
7. Başvuran tarafın avukatı, Hükümetin 8 Mayıs 2019 tarihli deklarasyonuyla ilgili olarak hiçbir görüş sunmamıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
8. Mahkeme, Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca, yargı sürecinin her aşamasında dava koşullarının bu maddenin 1. fıkrasının (a), (b) veya (c) bentlerinde yer alan durumlardan biri ile sonuçlanması durumunda davanın kayıttan düşürülmesine karar verebileceğini hatırlatmaktadır. Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi, davanın kayıttan düşürülmesine şu durumda imkân vermektedir:
“ (...) Mahkeme’nin saptadığı herhangi bir başka nedenden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmezse.”
9. Mahkeme ayrıca, başvuran, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini talep etse bile, davalı Hükümetin tek taraflı deklarasyonuna dayalı olarak 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi gereğince, bazı koşullarda, davanın kayıttan düşürülebileceğini hatırlatmaktadır.
10. Mahkeme bu amaçla, deklarasyon metnini, özellikle Tahsin Acar kararında (Tahsin Acar/Türkiye (öncelikli sorun) [BD], No. 26307/95, §§ 75‑77, AİHM 2003‑VI, WAZA Sp. z o.o./Polonya (kabul edilebilirlik hakkında karar) No. 11602/02, 26 Haziran 2007 ve Sulwińska/Polonya (kabul edilebilirlik hakkında karar), No. 28953/03, 18 Eylül 2007)) ortaya konulan içtihadında yer alan ilkeler ışığında incelemiştir.
11. Mahkeme, Hükümetin deklarasyonunda yer alan imtiyazların niteliğini ve tazminat olarak önerilen meblağı - ki bu meblağ benzer davalarda ödenen meblağlara uygundur - göz önünde bulundurarak, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden bulunmadığı kanaatine varmaktadır (Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi).
12. Ayrıca yukarıda bahse konu değerlendirmeler ışığında ve bu yöndeki içtihadının net ve çok sayıda oluşu göz önünde bulundurulduğunda Mahkeme, Sözleşme ve Protokolleri tarafından güvence altına alınan insan haklarına saygının, başvurunun bu kısmının incelenmesini gerekli kılmadığı kanaatindedir (Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrası son cümlesi (in fine)).
13. Mahkeme son olarak, Hükümet’in tek taraflı deklarasyonundaki taahhütleri yerine getirmemesi halinde Sözleşme’nin 37. maddesinin 2. fıkrası uyarınca başvurunun yeniden kayıt altına alınabileceğinin altını çizmektedir (Josipović/Sırbistan, (kabul edilebilirlik hakkında karar) No.18369/07, 4 Mart 2008).
Bu nedenle, davanın kayıttan düşürülmesi uygundur.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, Oy birliğiyle,
Davalı Hükümetin deklarasyonunda, Sözleşme’nin 5. maddesinin 4. fıkrası ile ilgili açıklamaları ve verilen taahhütlere riayet edilmesini sağlamak için öngörülen özel koşulları dikkate almaya;
Başvurunun Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca kayıttan düşürülmesine karar vermiştir.
İşbu karar, Fransızca dilinde tanzim edilmiş olup, 21 Kasım 2019 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan Bakırcı Valeriu Griţco
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
Full & Egal Universal Law Academy