Rekabet Kurumu Başkanlığından;
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2020-3-033 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 22-10/152-62
Karar Tarihi : 24.02.2022
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Birol KÜLE
Üyeler : Şükran KODALAK, Ahmet ALGAN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ,
Ayşe ERGEZEN, Cengiz ÇOLAK
B. RAPORTÖRLER : Ömer Volkan YAZAR, Barış BİRCAN, Melisa AĞYÜZ,
Osman Can AYDOĞDU, Ahmet Buğra KAZAK,
Beyza BAHADIRHAN
C. BAŞVURANLAR : - Re’sen
- Gizlilik talepli altı başvuru
- Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği
Temsilcileri: Av. Ziynet ÖZÇELİK, Av. Kürşat BAFRA
Tunus Cad. 21/3 Kavaklıdere Çankaya Ankara
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR:
1) Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Bursa Şubesi
Fatih Sultan Mehmet Bulvarı, Sümer Sk. No:1, 16110 Nilüfer/Bursa
2) ASG Özel Sağlık Hizmetleri ve Sağlık Malz. San. ve Tic. A.Ş.
Temsilcisi: Av. Halil İbrahim ÖZGERİŞ
Uluyol Banuşoğlu Adalet Apartmanı A Blok No:23 K:1 D:2 Osmangazi/Bursa
3) Atek Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş.
Temsilcisi: Av. Akın ÖZEL
Hacıilyas Mah. Uluyol Cad. Tezcan Sok. Şenocak İşh. No:1 K:4 D:19 Uluyol
Osmangazi/Bursa
4) Burfiz Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş.
Karaman Mah. Kültür Cad. Biçen Sok. No:10 Nilüfer/Bursa
5) C.Y.L. Turizm Gıda Sağlık Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. A.Ş.
Temsilcisi: Av. Derya AYSEL
23 Nisan Mah. 241. Sk. No: 10/B Alp İş Plaza K:5 D:17 Nilüfer/Bursa
6) Göz Nurunu Koruma Vakfı Bayrampaşa Göz Hastanesi İktisadi İşletmesi Bursa
Şubesi
Temsilcisi: Av. Sevil SARUBUĞA BÖRTÜCENE
Ayazpaşa Camii sok. Paşa Apt. No: 9/2 Taksim/İstanbul
7) Hayat Sağlık Tesisleri A.Ş.
Temsilcisi: Av. Murat Erkan ÇAPAR
Hacıilyas Mah. Kıbrıs Şehitleri Cad. Ar-kur Doğuhan İş Merkezi No:2 Kat:2
Daire:205 Osmangazi/Bursa
8) Medicana Hastane İşletmeciliği A.Ş. Bursa Şubesi
Temsilcisi: Av. Dr. Kemal EROL
Süleyman Seba (Spor Cad.) Spor Apt. No: 62/4 Valideçeşme Beşiktaş/İstanbul
9) Medika-Bil Özel Sağlık Hiz. Tur. Yat. Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
Mudanya Yolu Fethiye Mh. Küre Sk. No; 1 Nilüfer/Bursa
22-10/152-62
2/173
10) MLP Sağlık Hizmetleri A.Ş. Bursa Şubesi
Temsilcileri: Av. Gönenç GÜRKAYNAK, Av. İ. Baran Can YILDIRIM,
Av. D. Cansu İNCE
Çitlenbik Sok. No: 12 Yıldız Mah. 34349 Beşiktaş/İstanbul
11) Özel Ack Ürotaş Üroloji Tıp Merkezi Sağlık Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti.
Karaman Mah. Sanayi Cad. No:9 Nilüfer/Bursa
12) Pedmer Özel Çocuk Sağlığı Merkezi Tic. Ltd. Şti.
Temsilcisi: Av. Banu ASA
Gülbahçe Mah.Ulubatlı Hasan Bulvarı Alp İş Merkezi No:2 Kat:7 D:25
Osmangazi/Bursa
13) Pembemavi Tedavi Hiz. San. ve Tic. A.Ş.
Temsilcisi: Aydın ÇELEN
Alacaatlı Mah. Aka Atabilge Sitesi A3 Blok no:61 Çankaya/Ankara
14) Realist Özel Sağlık Hizm. Tıbbi Cihaz İnş. Tur. Tic. ve San A.Ş.
Temsilcileri: Av. Şeref TEKELİOĞLU, Av. Mecit ATEŞ,
Av. Esra UYSAL YÜKSEL, Av. Gamze YILMAZ
Rumeli Cad. Zafer Sok. No:55/1 Nişantaşı Şişli/İSTANBUL
15) Remzi Avcı Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş.
Temsilcileri: Av. Dr. H. Ercüment ERDEM, Av. Piraye ERDEM,
Av. Mert KARAMUSTAFAOĞLU
Ferko Signature, Büyükdere Caddesi, No. 175, Kat. 3, 34394 Esentepe
Şişli/İstanbul
16) Romatem Fizik Tedavi ve Özel Sağlık Hizmetleri Ticaret A.Ş.
Temsilcisi: Av. Hatice Bilgen YAYLA ŞEN
Orhaneli Yolu Lefkoşe Cad. Origami Flat Office No:42 D:36 Nilüfer/BURSA
17) Rom-Mer Özel Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
Odunluk Mah. Akpınar Cad. No:13 Nilüfer/Bursa
18) Sina Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. ve Bursa Özel Sağlık Tesisleri A.Ş.
Temsilcileri: Av. Muhammed Yasir NAMLI, Av. Zeynep NAMLI
Konak Mah. Barış Sk. No:3 Ofis Artı Plaza D:26 Nilüfer/Bursa
19) Uludağ Özel Sağlık Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş.
Temsilcileri: Av. Orhan KILIÇARSLAN, Av. Özgür KÖMÜRCÜ
Hacıilyas Mah. Ulu Cad. 4. Aral Sk. No:3-5 Adalar İş Merkezi Kat:2 D:7
Osmangazi/Bursa
20) Bursa Özel Sağlık Kuruluşları Derneği
Kükürtlü Mah. Mudanya Cad. 131/A Veysel Sit. Osmangazi/Bursa
21) Özel Hastaneler Platformu Derneği
Oğuzlar Mah. 1397. Cadde No:11 Çankaya/Ankara
22) Derebahçe Özel Sağlık Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş.
Temsilcisi: Av. Ferudun Melih İŞMAN
Saadet Caddesi No.138 İç Kapı No.1 İlkadım/Samsun
23) Hospitalpark Sağlık Hizmetleri A.Ş.
Temsilcisi: Av. Hayrettin ALTUNCU
Bahçelievler Mah. İzzettin Çalışlar Cad. No:5 D:7 Bahçelievler/İstanbul
24) Medi Bafra Özel Sağlık Hizmetleri San. Tic. A.Ş.
Altınyaprak Mah. Hastane Sok. No: 27/33 Bafra/Samsun
22-10/152-62
3/173
25) Medicana Hastane İşletmeciliği A.Ş.
Temsilcisi: Av. Dr. Kemal EROL
Süleyman Seba (Spor Cad.) Spor Apt. No: 62/4 Valideçeşme Beşiktaş/İstanbul
26) Medicana Samsun Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş.
Temsilcisi: Av. Dr. Kemal EROL
Süleyman Seba (Spor Cad.) Spor Apt. No: 62/4 Valideçeşme Beşiktaş/İstanbul
27) MLP Sağlık Hizm. A.Ş.
Temsilcileri: Av. Gönenç GÜRKAYNAK, Av. İ. Baran Can YILDIRIM,
Av. D. Cansu İNCE
Çitlenbik Sok. No: 12 Yıldız Mah. 34349 Beşiktaş/İstanbul
28) Özel Ana Teşhis Tedavi ve Sağlık Hizmetleri A.Ş.
Temsilcisi: Av. Atanur KAYA
İstasyon Mah. İstiklal Cad. Ne Mutlu Apt. No:163/7 Kat:4 İlkadım/SAMSUN
29) Samsun Medikal Grup Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş.
Temsilcileri: Av. Gönenç GÜRKAYNAK, Av. İ. Baran Can YILDIRIM,
Av. D. Cansu İNCE
Çitlenbik Sok. No: 12 Yıldız Mah. 34349 Beşiktaş/İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: Bazı özel sağlık kuruluşları ile teşebbüs birliklerinin 4054
sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal edip
etmediklerinin tespiti.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Bazı özel sağlık kuruluşları ile teşebbüs birliklerinin serbest
hekimlerden talep ettikleri ameliyathane hizmet ücretlerini birlikte tespit ettikleri ve
yapılan centilmenlik anlaşması ile hastaneler arasında personel transferini
engelledikleri iddiası.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu kayıtlarına 24.06.2020 tarih ve 6260 sayı,
29.06.2020 tarih ve 6404 ve 6405 sayı, 30.06.2020 tarih ve 6414 ve 6584 sayı ile intikal
eden gizlilik talepli başvurular ile 21.07.2020 tarih ve 7558 sayı ile intikal eden ve Türk
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği tarafından yapılan başvuruda;
Samsun ilinde bulunan özel hastanelerin serbest hekimlerden talep ettikleri
ameliyathane hizmet ücretlerini birlikte tespit ettikleri ve aralarında yaptıkları
centilmenlik anlaşması ile personel transferini engelledikleri iddia edilmiştir. Bu iddialar
üzerine hazırlanan 21.07.2020 tarih ve 2020-3-033/11 sayılı İlk İnceleme Raporu
Rekabet Kurulunun 28.07.2020 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 20-36/501-M sayı
ile konu hakkında önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
(4) 28.07.2020 tarih ve 7856 sayılı gizlilik talepli bir başka başvuruda da, Samsun ilinde
bulunan özel hastanelerin serbest hekimlerden talep ettikleri ameliyathane hizmet
ücretlerini birlikte tespit ettikleri iddia edilmiş bu başvuru üzerine Kurul, 03.09.2020
tarih ve 20-40/559-M sayı ile önaraştırma yapılmasına ve önaraştırmanın, 28.07.2020
tarih ve 20-36/501-M sayılı Kurul kararı ile başlatılan önaraştırma ile birleştirilerek
yürütülmesine karar vermiştir.
(5) Önaraştırma sonucunda hazırlanan 08.10.2020 tarih ve 2020-3-033/ÖA sayılı
Önaraştırma Raporu Kurulun 15.10.2020 tarihli toplantısında görüşülerek, 20-46/624-
M sayılı karar ile, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediklerinin tespitine
yönelik olarak;
1. Derebahçe Özel Sağlık Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş. (ATASAM)
2. Hospitalpark Sağlık Hizmetleri A.Ş. (BÜYÜK ANADOLU)
3. Medi Bafra Özel Sağlık Hizmetleri San. Tic. A.Ş. (MEDIBAFRA)
22-10/152-62
4/173
4. Medicana Hastane İşletmeciliği A.Ş. (MEDICANA MERKEZ) BURSA Şubesi
(MEDICANA BURSA)
5. Medicana Samsun Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. (MEDICANA SAMSUN)
6. MLP Sağlık Hizm. A.Ş. (MEDICALPARK MERKEZ)
7. Özel Ana Teşhis Tedavi ve Sağlık Hizmetleri A.Ş. (LİMAN)
8. Samsun Medikal Grup Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. (MEDICALPARK/LIV
SAMSUN)
hakkında soruşturma açılmıştır (İlk SR Kararı). Soruşturma Bildirimi taraflara
20.10.2020 tarihinde gönderilmiştir. Teşebbüslerin birinci yazılı savunmaları çeşitli
tarih ve sayılarla süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
(6) Soruşturma sürecinde dosya kapsamında incelenen iddiaların Bursa ve Balıkesir
illerinde de gerçekleştiğine ilişkin şüphe oluşturan çeşitli belgeler elde edilmiştir. Bunun
üzerine hazırlanan 23.11.2020 tarih ve 2020-3-051/11 sayılı İlk İnceleme Raporu
Kurulun 26.11.2020 tarihli toplantısında görüşülerek 20-51/711-M sayı ile iddialar
hakkında, bazı teşebbüs birlikleri ile Bursa ve Balıkesir illerinde faaliyet gösteren özel
hastanelere yönelik olarak önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Söz konusu karar
uyarınca yapılan önaraştırma üzerine düzenlenen 29.12.2020 tarih, 2020-3-051/ÖA
sayılı Önaraştırma Raporu 07.01.2021 tarihli Kurul toplantısında ele alınmış ve 21-
01/20-M sayı ile, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediklerinin tespitine
yönelik olarak;
1. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Bursa Şubesi (ACIBADEM)
2. ASG Özel Sağlık Hizmetleri ve Sağlık Malz. San. ve Tic. A.Ş. (ARİTMİ)
3. Atek Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. (ATEK)
4. Burfiz Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. (BURFİZ)
5. C.Y.L. Turizm Gıda Sağlık Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. A.Ş. (CEYLAN)
6. Göz Nurunu Koruma Vakfı Bayrampaşa Göz Hastanesi İktisadi İşletmesi (GÖZ
VAKFI) Bursa Şubesi (GÖZ VAKFI BURSA)
7. Hayat Sağlık Tesisleri A.Ş. (HAYAT)
8. Medicana Hastane İşletmeciliği A.Ş. Bursa Şubesi (MEDICANA BURSA)
9. Medika-Bil Özel Sağlık Hiz. Tur. Yat. Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
(MEDICABİL)
10. MLP Sağlık Hizmetleri A.Ş. Bursa Şubesi (MEDICALPARK BURSA)
11. Özel Ack Ürotaş Üroloji Tıp Merkezi Sağlık Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti. (ACK
ÜROTAŞ)
12. Pedmer Özel Çocuk Sağlığı Merkezi Tic. Ltd. Şti. (PEDMER)
13. Pembemavi Tedavi Hiz. San. ve Tic. A.Ş. (PEMBEMAVİ)
14. Realist Özel Sağlık Hizm. Tıbbi Cihaz İnş. Tur. Tic. ve San A.Ş. (ESTETICARE)
15. Remzi Avcı Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. (RETİNA)
16. Romatem Fizik Tedavi ve Özel Sağlık Hizmetleri Ticaret A.Ş. (ROMATEM)
17. Rom-Mer Özel Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (ROMMER)
18. Sina Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. (DORUK YILDIRIM) ve Bursa Özel Sağlık
Tesisleri A.Ş. (DORUK BURSA)
19. Uludağ Özel Sağlık Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş. (CİHANGİR)
20. Bursa Özel Sağlık Kuruluşları Derneği (BUSAD)
21. Özel Hastaneler Platformu Derneği (ÖHP)
hakkında soruşturma açılmasına (İkinci SR Kararı) ve bu soruşturmanın 20-46/624-M
sayılı Kurul kararı ile başlatılan soruşturma ile birleştirilerek yürütülmesine karar
verilmiştir.
22-10/152-62
5/173
(7) Soruşturma Bildirimi taraflara 22.01.2021 tarihinde gönderilmiştir. Teşebbüslerin birinci
yazılı savunmaları çeşitli tarih ve sayılarla süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal
etmiştir.
(8) Kurum kayıtlarına 21.04.2021 tarih ve 17292 sayı ile intikal eden yazıyla, soruşturma
taraflarından RETİNA soruşturma konusu iddialar ile bağlantılı endişeleri bertaraf
etmek amacıyla atılabilecek adımlar hakkında taahhüt görüşmesi talebinde
bulunmuştur. İlgili talep üzerine hazırlanan 28.04.2021 tarih ve 2020-3-33/BN-02 sayılı
Bilgi Notu, Kurulun 30.04.2021 tarihli toplantısında görüşülerek 21-24/300-M sayı ile
taahhüt sunma talebinin reddine ve taahhüt sürecinin sonlandırılmasına karar
verilmiştir.
(9) Kurul bu kararında, RETİNA hakkındaki iddiaların soruşturma sürecinin devamında
elde edilebilecek ek bilgi ve belgeler neticesinde daha detaylı bir şekilde ortaya
konulabileceğini, soruşturma raporunun teslimine kalan kısıtlı süre nedeniyle, taahhüt
sürecinin başlatılmasına veya reddedilmesine ilişkin alınacak kararın 2021/2 sayılı
Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye
Kullanılmasına Yönelik Önaraştırmalarda ve Soruşturmalarda Sunulacak Taahhütlere
İlişkin Tebliğ”in (2021/2 sayılı Tebliğ) 6. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca
ertelenmesinin dosyanın seyri açısından katkısı olmayacağını, 2021/2 sayılı Tebliğ’de
taahhüt görüşmelerinin başlatılma talebinin iletilmesi için öngörülen üç aylık sürenin,
Kurulun ikinci soruşturma kararı bakımından sona erdiğini, dolayısıyla, ikinci
soruşturma kararı kapsamında RETİNA süresi içinde taahhüt görüşme talebinde
bulunmuş olsa da, soruşturma açılan diğer 21 tarafın ise herhangi bir taahhüt
görüşmesi talebinde bulunamayacağını, bu durumun taahhüt düzenlemesi ile
amaçlanan usul ekonomisine yapacağı katkıların ortaya çıkmasını engelleyeceğini
dikkate almıştır. Diğer yandan RETİNA’nın yalnızca göz branşında faal olması ve
dosya kapsamında anılan iddialar açısından belirleyici rolünün bulunmaması
nedeniyle, sunulabilecek taahhüdün ortaya çıkan rekabetçi endişeleri ortadan kaldırma
hususunda yeterli olmayacağı değerlendirilmiştir.
(10) Bu bilgiler ışığında, RETİNA tarafından sunulan taahhüt görüşmelerinin başlatılmasına
dair talebin, 2021/2 sayılı Tebliğ’in 6. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “… Kurul
… gerekli gördüğü diğer hususları değerlendirerek taahhüt görüşmelerinin
başlatılmasına ya da taahhüt sunma talebinin reddine … karar verir.” düzenlemesi
uyarınca reddedilmesine karar verilmiştir.
(11) Kurum kayıtlarına 22.06.2021 tarih ve 18817 sayı ile intikal eden yazıyla, soruşturma
taraflarından MEDICANA SAMSUN uzlaşma talebinde bulunmuştur. İlgili talep üzerine
hazırlanan 22.06.2021 tarih ve 2020-3-033/BN-04 sayılı Bilgi Notu, Kurulun
24.06.2021 tarihli toplantısında görüşülmüş, uzlaşma başvurusunun reddedilmesine
21-32/425-M sayı ile karar verilmiştir.
(12) Kurul bu kararında, uzlaşma prosedürünün yürütülen soruşturmalarda usul
ekonomisine uygun hareket edilebilmesini amaçladığını, 15.10.2020 tarihinde
başlayan ve 04.03.2021 tarih 21-11/144-M sayılı Kurul kararı ile süresi üç ay uzatılan
soruşturmanın sekiz aylık süresinin tamamlandığını ve soruşturma raporunun teslim
edilmesi için tanınan yasal sürenin dolmasına bir aydan az süre kaldığını göz önünde
bulundurarak MEDICANA SAMSUN tarafından yapılan uzlaşma başvurusunun Kurum
kayıtlarına ulaştığı tarih itibarıyla uzlaşma prosedüründe öngörülen usul faydalarını
ortaya çıkaramayacağını belirtmiştir. Ayrıca Samsun ili özelinde sekiz teşebbüs
hakkında soruşturma yürütülmekteyken, soruşturma tarafı diğer teşebbüslerin
uzlaşmaya yönelik taleplerinin bulunmaması karşısında uzlaşma sürecinden beklenen
22-10/152-62
6/173
faydanın sağlanamayacağı da dikkate alınmış ve MEDİCANA SAMSUN’un uzlaşma
görüşmelerine başlanmasına ilişkin başvurusunun reddine karar verilmiştir.
(13) Soruşturma safhası sonunda hazırlanan 14.07.2021 tarih ve 2020-3-033/SR sayılı
Soruşturma Raporu, Kanun’un 45. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Rekabet Kurulu
üyelerine ve soruşturma taraflarına gönderilmiştir.
(14) İkinci yazılı savunma süreci içerisinde soruşturmaya taraf bazı teşebbüslerce
savunmalarını sunmaları için 4054 sayılı Kanun’un 45. maddesinin ikinci fıkrası
uyarınca ilave süre tanınması talebinde bulunulmuş; bu doğrultuda 19.08.2021 tarih
ve 21-39/560-M sayılı Kurul kararı ile ikinci yazılı savunma süreleri 30 gün uzatılmıştır.
(15) Teşebbüslerin ikinci yazılı savunmaları çeşitli tarih ve sayılarla süresi içinde Kurum
kayıtlarına intikal etmiştir. Ancak LİMAN, MEDİBAFRA ve ROMMER tarafından ikinci
yazılı savunma hakkı kullanılmamıştır.
(16) Teşebbüslerin savunmaları üzerine her bir teşebbüs için ayrı ayrı hazırlanan
27.10.2021 tarih ve 2020-3-033/EG sayılı Ek Görüş 4054 sayılı Kanun’un 45. maddesi
çerçevesinde Kurul üyeleri ve teşebbüslere tebliğ edilmiştir. Teşebbüslerin üçüncü
yazılı savunmaları çeşitli tarih ve sayılarla süresi içinde Kurum kayıtlarına girmiştir.
Teşebbüslerden ACIBADEM, ACK, ESTETICARE, LİMAN, MEDİBAFRA, ROMATEM
ve ROMMER üçüncü yazılı savunma hakkını kullanmamıştır.
(17) 4054 sayılı Kanun’un 46. maddesi uyarınca sözlü savunma toplantısı yapılması
konusu 13.01.2022 tarihli Kurul toplantısında ele alınmış ve 22-03/30-M sayı ile
yapılmasına karar verilen tarih olan 15.02.2022’de gerçekleştirilmiştir.
(18) Yürütülen soruşturmaya ilişkin Rapor, Ek Görüş, toplanan deliller, yazılı, sözlü
savunmalar ve incelenen dosya muhteviyatına göre nihai karar tesis edilmiştir.
(19) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
I. Samsun ilinde;
- ATASAM,
- BÜYÜK ANADOLU,
- MEDICANA SAMSUN ile MEDICANA MERKEZ’den oluşan ekonomik bütünlük
ve
- MEDICALPARK/LIV SAMSUN ile MEDICALPARK MERKEZ’den oluşan
ekonomik bütünlüğün
Bursa ilinde;
- ARİTMİ ve
- HAYAT’ın
aralarında fiyat tespit etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri,
II. Bu nedenle adı geçenlere 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi çerçevesinde idari para
cezası uygulanması gerektiği,
III. Samsun ilinde;
- MEDICANA SAMSUN ile MEDICANA MERKEZ’den oluşan ekonomik
bütünlüğün ve
- MEDICALPARK/LIV SAMSUN ile MEDICALPARK MERKEZ’den oluşan
ekonomik bütünlüğün
Bursa ilinde;
22-10/152-62
7/173
- ARİTMİ,
- ATEK
- BURFİZ,
- CEYLAN,
- GÖZ VAKFI BURSA,
- HAYAT,
- MEDICABİL,
- MEDICANA BURSA,
- MEDICALPARK BURSA,
- PEDMER,
- PEMBEMAVİ,
- RETİNA,
- DORUK YILDIRIM ile DORUK BURSA ve
- CİHANGİR’in
iş gücü piyasalarındaki rekabeti sınırlamak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesini ihlal ettikleri,
IV. Bu nedenle adı geçenlere 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi çerçevesinde idari para
cezası uygulanması ve idari para cezasının uygulanmasında ana merkez
konumunda bulunan GÖZ VAKFI, MEDICALPARK MERKEZ ve MEDICANA
MERKEZ’in sorumlu tutulması, bununla birlikte MEDICALPARK MERKEZ ve
MEDICANA MERKEZ bakımından Samsun ve Bursa’daki eylemlerin tek bir ihlal
olarak ele alınması gerektiği,
V. Bursa ilinde;
- ARİTMİ,
- ATEK,
- CEYLAN,
- HAYAT,
- MEDICABİL,
- PEDMER,
- DORUK YILDIRIM ile DORUK BURSA ve
- BUSAD’ın
rekabete hassas bilgi değişiminin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında
olduğu,
VI. Taraflar arasındaki söz konusu eylemlere bireysel muafiyet verilemeyeceği, bu
nedenle adı geçenlere 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi çerçevesinde idari para
cezası uygulanması gerektiği,
VII. Dosya kapsamında,
- ACIBADEM,
- MEDIBAFRA,
- ACK ÜROTAŞ,
- LİMAN,
- ESTETICARE,
- ROMATEM,
- ROMMER ve
- ÖHP’nin
22-10/152-62
8/173
4054 sayılı Kanun’u ihlal etmedikleri, dolayısıyla adı geçenlere 4054 sayılı Kanun’un
16. maddesi çerçevesinde idari para cezası uygulanmasına yer olmadığı
sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
I. İNCELEME, GEREKÇE ve HUKUKİ DAYANAK
I.1. Hakkında Soruşturma Yürütülen Teşebbüsler
I.1.1. Derebahçe Özel Sağlık Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş. (ATASAM)
(20) Özel sağlık hizmetleri sunan teşebbüsün bünyesinde, Samsun ilinde faaliyet gösteren
Özel Atasam Hastanesi bulunmaktadır. ATASAM’ın ortaklık yapısı aşağıda
sunulmaktadır.
Tablo 1- ATASAM Ortaklık Yapısı
Hissedarlar Hisse Oranı (%)
Tuğrul AKYAZICI (…..)
Salih Zeki PİŞKİN (…..)
Aysın AKÇAY (…..)
Zeki ORDU (…..)
Ali Kubilay YÜZÜNCÜ (…..)
Toplam 100,00
Kaynak: Teşebbüsten Gelen Bilgiler
I.1.2. Hospitalpark Sağlık Hizmetleri A.Ş. (BÜYÜK ANADOLU)
(21) Özel sağlık hizmetleri sunan teşebbüsün bünyesinde; Hospitalpark Darıca, Büyük
Anadolu Merkez Hastanesi (Merkez) ve Büyük Anadolu Meydan Hastanesi (Meydan)
bulunmaktadır1. Samsun ilinde Merkez ve Meydan şubeleriyle faaliyet göstermektedir.
BÜYÜK ANADOLU’nun tek hissedarı Yakup YÖNTEN’dir.
I.1.3. Medi Bafra Özel Sağlık Hizmetleri San. Tic. A.Ş. (MEDIBAFRA)
(22) Samsun’un Bafra ilçesinde özel sağlık hizmetleri sunan teşebbüsün ortaklık yapısı
aşağıda sunulmaktadır.
Tablo 2- MEDIBAFRA Ortaklık Yapısı2
Hissedarlar Hisse Oranı (%)
Aişe Merve ÖZDEMİR (…..)
Ali ÖZMEN (…..)
Burhan İHTİYAR (…..)
Cengiz KİZİROĞLU (…..)
Diyar KÖPRÜLÜ (…..)
Enfal Zeynep SEZER (…..)
Enver ACAR (…..)
Ertan ÖDÖL (…..)
Eyyüp AYGÜL (…..)
Figen LOKUMCU (…..)
Funda Sezer DAL (…..)
Hacı Bekir GENİŞER (…..)
Hamiyet ÇAYLI (…..)
Hasan ŞEKERCİOĞLU (…..)
İsmail KADIOĞLU (…..)
Katre ÇAYLI (…..)
Mithat ULUKAN (…..)
Ömer ATALAY (…..)
Mustafa KARA (…..)
1 https://www.buyukanadoluhastanesi.com/icerik/74/hakkimizda (Erişim Tarihi 27.09.2020)
2 %5’in üstünde hisse oranı bulunanlara yer verilmiştir.
22-10/152-62
9/173
Tablo 2’nin devamı:
Hissedarlar Hisse Oranı (%)
Recep ABANOZ (…..)
Sema KARDEŞ (…..)
Şafak AYGÜL (…..)
Şükrü Kaya GENÇ (…..)
Yakup MERCAN (…..)
Yaren Naz ÇAYLI (…..)
Toplam 100,00
Kaynak: Teşebbüsten Gelen Bilgiler ve Ticaret Sicil Gazetesi Kayıtları
I.1.4. Medicana Hastane İşletmeciliği A.Ş. (MEDICANA MERKEZ)
(23) Medicana Hastane İşletmeciliği A.Ş. (MEDICANA MERKEZ) özel sağlık hizmetleriyle
iştigal etmektedir. Teşebbüsün İstanbul’da sekiz, Ankara, Sivas, Bursa, Konya, İzmir
ve Samsun illerinde birer adet olmak üzere toplamda on dört hastanesi bulunmaktadır.
MEDICANA MERKEZ’in hissedarlık yapısına aşağıda yer verilmektedir.
Tablo 3- MEDICANA MERKEZ Ortaklık Yapısı
Hissedarlar Hisse Oranı (%)
Hüseyin BOZKURT (…..)
Mihail BAKİSTANLI (…..)
Ahmet BOZKURT (…..)
Engin BOZKURT (…..)
Nazan BOZKURT (…..)
Selami ÖZMARASALI (…..)
Hatice ÖZMARASALI (…..)
Erdal ERCAN (…..)
Asım Bey ERSOY (…..)
Toplam 100,00
Kaynak: Teşebbüsten Gelen Bilgiler
(24) Bununla birlikte MEDICANA SAMSUN’a ve MEDİCANA MERKEZ’in şubesi
konumunda bulunan MEDICANA BURSA’ya ilişkin bilgilere aşağıda yer verilmektedir.
I.1.4.1. Medicana Samsun Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. (MEDICANA SAMSUN)
(25) Samsun ilinde faaliyet gösteren MEDICANA SAMSUN’un ortaklık yapısı aşağıda
sunulmaktadır.
Tablo 4- MEDICANA SAMSUN Ortaklık Yapısı
Hissedarlar Hisse Oranı (%)
Medicana Hastane İşletmeciliği A.Ş. (…..)
Medimarin Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. (…..)
Adnan ÖLMEZ (…..)
Ahmet ŞENOCAK (…..)
Toplam 100,00
Kaynak: Teşebbüsten Gelen Bilgiler
(26) Hüseyin BOZKURT hem MEDICANA MERKEZ’in hem de MEDICANA SAMSUN’un
yönetim kurulu başkanıdır.
I.1.4.2. Medicana Hastane İşletmeciliği A.Ş. Bursa Şubesi (MEDICANA BURSA)
(27) MEDICANA BURSA, MEDICANA MERKEZ’in Bursa şubesi olarak faaliyet
göstermektedir.
I.1.5. Özel Ana Teşhis Tedavi ve Sağlık Hizmetleri A.Ş. (LİMAN)
(28) Samsun ilinde Özel Liman Hastanesini işletmekte olan teşebbüsün ortaklık yapısı
aşağıda yer almaktadır:
22-10/152-62
10/173
Tablo 5- LİMAN Ortaklık Yapısı
Hissedarlar Hisse Oranı (%)
Uğur KARATEPE (…..)
Nezihe Nur ÖZTÜRK (…..)
Alaettin BALCI (…..)
Nurettin KOCA (…..)
Mükerrem EROL (…..)
İpek BOLAT (…..)
Taşkın Aykut ORHAN (…..)
Metehan SARAÇOĞLU (…..)
Zeynep Banu GÜLER (…..)
Toplam 100,00
Kaynak: Teşebbüsten Gelen Bilgiler
I.1.6. MLP SAĞLIK HİZM. A.Ş. (MEDICALPARK MERKEZ)
(29) MLP Grubu’nun 15 farklı ilde (Gaziantep, İstanbul, Mersin, Ankara, İzmir, Kocaeli,
Samsun, Bursa, Ordu, Elazığ, Tokat, Antalya, Trabzon, Batman ve Çanakkale) toplam
30 hastanesi bulunmaktadır. Grup bünyesinde, Medical Park adıyla 15 ilde 25
hastane3; Liv Hospital adıyla beş hastane bulunmaktadır. MEDICALPARK MERKEZ’in
hissedarlık yapısı aşağıda sunulmaktadır.
Tablo 6- MEDICALPARK MERKEZ Ortaklık Yapısı
Hissedarlar Hisse Oranı (%)
Halka Açık Paylar (…..)
Lightyear Healthcare B.V (…..)
Hujori Financieringen B.V (…..)
Sancak İnşaat Turizm Nakliyat ve Dış Tic. A.Ş. (…..)
Muharrem Usta (…..)
Diğer (…..)
Toplam 100
Kaynak: Teşebbüsten Gelen Bilgiler
(30) Bununla birlikte MEDICALPARK/LIV SAMSUN ve MEDICALPARK MERKEZ’in şubesi
konumunda bulunan MEDICALPARK BURSA’ya ilişkin bilgilere aşağıda yer
verilmektedir.
I.1.6.1. Samsun Medikal Grup Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. (MEDICALPARK/LIV
SAMSUN)
(31) MEDICALPARK MERKEZ ana şirketi bünyesinde faaliyet gösteren
MEDICALPARK/LIV SAMSUN, Samsun ilinde Liv Hospital Samsun (LIV SAMSUN) ve
VM Medical Park Samsun Hastanesini (MEDICALPARK SAMSUN) işletmektedir.4
MEDICALPARK/LIV SAMSUN’un hissedarlık yapısına aşağıdaki tabloda yer
verilmektedir:
Tablo 7- MEDICALPARK/LIV SAMSUN Ortaklık Yapısı
Adı Hisse Oranı (%)
MEDICALPARK MERKEZ (…..)
Hikmet ÇAVUŞ (…..)
Hakan ÖZCAN (…..)
Hacer ÇAVUŞ (…..)
Samsunpark Özel Sağlık Tıbbi Mlz. İnş. Tur. Tem. Tic. A.Ş. (…..)
Toplam 100,00
Kaynak: Teşebbüsten Gelen Bilgiler
3 https://www.medicalpark.com.tr/hakkimizda/c-1 (Erişim Tarihi 28.09.2020)
4 https://www.livhospital.com/liv-hastaneleri (Erişim Tarihi 28.09.2020)
22-10/152-62
11/173
I.1.6.2. MLP Sağlık Hizmetleri A.Ş. Bursa Şubesi (MEDICALPARK BURSA)
(32) MEDICALPARK MERKEZ bünyesinde Bursa şubesi olarak faaliyet göstermektedir.
I.1.7. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Bursa Şubesi (ACIBADEM)
(33) Özel sağlık hizmetleri sunan Acıbadem Grubu; Ankara, Adana, Bursa, Eskişehir,
İstanbul, Kayseri, Kocaeli, Muğla illerinde bulunan toplam 15 hastane ile hizmet
vermektedir. Teşebbüsün ortaklık yapısı aşağıda sunulmaktadır.
Tablo 8- ACIBADEM Grubu Ortaklık Yapısı
Hissedarlar Hisse Oranı (%)
Acıbadem Sağlık Yatırımları Holding A.Ş. (…..)
Acıbadem Sağlık Yatırımları Holding A.Ş. (…..)
Kasım KOÇYİĞİT (…..)
Yüksel ULUTAŞ (…..)
Şakir BİLGEL (…..)
Armağan ÖZEL (…..)
Emin Gökalp BAŞ (…..)
F. Şükriye Günhan UĞURLU (…..)
Mehmet Adnan ABBASOĞLU (…..)
Hayrünnisa YÜZEROĞLU (…..)
Murat YÜZEROĞLU (…..)
Osman MORGÜL (…..)
Mehmet Ali AYDINLAR (…..)
Hatice Seher AYDINLAR (…..)
DİĞER MUHTELİF ORTAKLAR (…..)
Toplam 100,00
Kaynak: Teşebbüsten Gelen Bilgiler
I.1.8. ASG Özel Sağlık Hizmetleri Sağlık Malz. San. ve Tic. A.Ş. (ARİTMİ)
(34) ARİTMİ Bursa ilinde faaliyet göstermektedir. Teşebbüsün ortaklık yapısı aşağıda
sunulmaktadır.
Tablo 9- ARİTMİ Ortaklık Yapısı
Hissedarlar Hisse Oranı (%)
Nuri DAŞTAN (…..)
Rıza SEPET (…..)
Abdullah DAŞTAN (…..)
Bülent KÖSE (…..)
Adnan ŞAHİN (…..)
S. Canpolat GÜL (…..)
Adnan İPÇİOĞLU (…..)
Mahir KAVAK (…..)
İbrahim ŞAHİN (…..)
Mehmet Fatih GÖÇER (…..)
Sabri KARTAL (…..)
Yılmaz AYTEKİN (…..)
Şermin Ünal İPÇİOĞLU (…..)
Zeki YILDIZ (…..)
Serpil Sema KOÇAK (…..)
Gülsüm Nesrin KURU (…..)
Toplam 100,00
Kaynak: Teşebbüsten Gelen Bilgiler
I.1.9. Atek Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. (ATEK)
(35) Özel sağlık hizmetleri sunan teşebbüsün bünyesinde; Bursa ilinde faaliyet gösteren
Anadolu Hastanesi (ANADOLU) ve Esentepe Hastanesi (ESENTEPE) olmak üzere iki
22-10/152-62
12/173
hastane yer almaktadır. Teşebbüsün tek hissedarı ve yönetim kurulu üyesi Ergin
KOPAL’dır.
I.1.10. Burfiz Özel Sağlık Hizm. A.Ş. (BURFİZ)
(36) Özel sağlık hizmetleri sunan teşebbüsün hissedarlık yapısına aşağıda sunulmaktadır.
Tablo 10- BURFİZ Ortaklık Yapısı
Hissedarlar Hisse Oranı (%)
Erol KILIÇ (…..)
Burtom Özel Sağlık Tesisleri A.Ş. (…..)
Toplam 100
Kaynak: Teşebbüsten Gelen Bilgiler ve Ticaret Sicil Gazetesi Kayıtları
I.1.11. C.Y.L. Turizm Gıda Sağlık Hizm. İnş. San. ve Tic. A.Ş. (CEYLAN)
(37) Teşebbüs, bünyesinde yer alan Ceylan International Hospital isimli hastane
aracılığıyla özel sağlık hizmetleri sunmaktadır. Teşebbüsün tek hissedarı ve yönetim
kurulu üyesi Mustafa Erdem CEYLAN’dır.
I.1.12. Göz Nurunu Koruma Vakfı Bayrampaşa Göz Hastanesi İktisadi İşletmesi
(GÖZ VAKFI) Bursa Şubesi (GÖZ VAKFI BURSA)
(38) GÖZ VAKFI BURSA, Göz Nurunu Koruma Vakfı’nın Bursa şubesi olarak faaliyet
göstermekte olup; aynı vakfın Bursa dışında ise İstanbul Bayrampaşa Göz Hastanesi
ve İstanbul İdealtepe Göz Merkezi mevcuttur.
(39) GÖZ VAKFI BURSA’nın bağlı olduğu vakfın yönetim yapısına aşağıda yer
verilmektedir.
Tablo 11- Göz Nurunu Koruma Vakfı’nın Yönetim Yapısı
Adı Unvanı
Fuat TOPDEMİR Başkan
Mehmet ÖZHABEŞ Başkan Yrd.
Mustafa Engin GÜRPINAR Üye
Mustafa Eray HANTAL Üye
Kaynak: Teşebbüsten Gelen Bilgiler
I.1.13. Hayat Sağlık Tesisleri A.Ş. (HAYAT)
(40) Teşebbüs bünyesinde bulunan Bursa Özel Hayat Hastanesi aracılığıyla özel sağlık
hizmeti sunmaktadır. HAYAT’ın hissedarlık yapısına aşağıda yer verilmektedir.
Tablo 12- HAYAT Ortaklık Yapısı
Hissedarlar Hisse Oranı (%)
Ahmet ÖZKUL (…..)
Mehmet Fatih ÖZKUL (…..)
Hatice ÖZKUL (…..)
İbrahim ÖZKUL (…..)
Fatma Betül KABALAR (…..)
Toplam 100
Kaynak: Teşebbüsten Gelen Bilgiler
I.1.14. Medika-Bil Özel Sağlık Hizmetleri Turizm Yat. Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd.
Şti. (MEDICABİL)
(41) MEDICABİL’in tek hissedarı ve yönetim kurulu üyesi Ömerul Faruk BİLGEN’dir.
22-10/152-62
13/173
I.1.15. Özel Ack Ürotaş Üroloji Tıp Merkezi Sağlık Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti. (ACK
ÜROTAŞ)
(42) Teşebbüs bünyesinde bulunan Özel Ack Ürotaş Üroloji Tıp Merkezi aracılığıyla özel
sağlık hizmeti sunmaktadır. Teşebbüsün tek hissedarı ve yönetim kurulu üyesi Ahmet
KÖSE’dir.
I.1.16. Pedmer Özel Çocuk Sağlığı Merkezi Tic. Ltd. Şti. (PEDMER)
(43) Bursa ilinde faaliyet gösteren teşebbüs Özel Pedmer Tıp Merkezi aracılığıyla özel
sağlık hizmeti sunmaktadır. Teşebbüsün hissedarlık yapısına aşağıda yer
verilmektedir.
Tablo 13- PEDMER Ortaklık Yapısı
Hissedarlar Hisse Oranı (%)
Yahya BAHADIR (…..)
Celal MÜDÜROĞLU (…..)
Timur TANYER (…..)
Mehmet Feryal KİTAPÇIOĞLU (…..)
Toplam 100
Kaynak: Teşebbüsten Gelen Bilgiler ve Ticaret Sicil Gazetesi Kayıtları
I.1.17. Pembemavi Tedavi Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş. (PEMBEMAVİ)
(44) Bursa ilinde faaliyet gösteren teşebbüs kadın doğum ve tüp bebek alanı başta olmak
üzere çeşitli sağlık hizmetleri sunmaktadır. Bünyesinde Pembemavi Hastanesi
bulunmaktadır. Teşebbüsün ortaklık yapısına aşağıdaki tabloda yer verilmektedir.
Tablo 14- PEMBEMAVİ Ortaklık Yapısı
Hissedarlar Hisse Oranı (%)
Nevin ÖZSARAÇ (…..)
Nedret KOLSAL (…..)
İ. Bayram KÜÇÜKERDOĞAN (…..)
Feride Selim AVDICI (…..)
Nilgün KARAYILANOĞLU (…..)
Lale ERBİL (…..)
Necdet KIRKER (…..)
Özer ÖZSARAÇ (…..)
Nuray KAPLAN (…..)
Aygün KÜÇÜKERDOĞAN (…..)
Gönen ÇELEBİ (…..)
Volkan CEBELLİ (…..)
Toplam 100,00
Kaynak: Teşebbüsten Gelen Bilgiler
I.1.18. Realist Özel Sağlık Hizm. Tıbbi Cihaz İnş. Tur. Tic. ve San A.Ş.
(ESTETICARE)
(45) Teşebbüs bünyesinde bulunan Esteticare Tıp Merkezi aracılığıyla özel sağlık hizmeti
sunmaktadır. ESTETICARE’ın hissedarlık yapısına aşağıda yer verilmektedir.
Tablo 15- ESTETICARE Ortaklık Yapısı
Hissedarlar Hisse Oranı (%)
Mesut ÖZCAN (…..)
Zahit Berrin ÖZCAN (…..)
Toplam 100,00
Kaynak: Teşebbüsten Gelen Bilgiler
22-10/152-62
14/173
I.1.19. Remzi Avcı Özel Sağlık Hizm. A.Ş. (RETİNA)
(46) Bünyesinde yer alan Özel Retina Göz Hastanesi aracılığıyla sağlık hizmetleri
sunmaktadır. Yönetim kurulunda Remzi AVCI’nın ter aldığı teşebbüsün hissedarlık
yapısı aşağıda sunulmaktadır.
Tablo 16- RETİNA Ortaklık Yapısı
Hissedarlar Hisse Oranı (%)
Remzi AVCI (…..)
Berrin AVCI (…..)
Toplam 100,00
Kaynak: Teşebbüsten Gelen Bilgiler
I.1.20. Romatem Fizik Tedavi ve Özel Sağlık Hizm. Tic. A.Ş. (ROMATEM)
(47) Özel sağlık hizmetleri sunan teşebbüsün bünyesinde, Bursa ilinde faaliyet gösteren
Romatem Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi bulunmaktadır. Teşebbüsün
hissedarlık yapısına aşağıdaki tabloda yer verilmektedir.
Tablo 17- ROMATEM Ortaklık Yapısı
Hissedarlar Hisse Oranı (%)
Köksal HOLOĞLU (…..)
Orhan AKDENİZ (…..)
Toplam 100,00
Kaynak: Teşebbüsten Gelen Bilgiler
I.1.21. Rom-Mer Özel Sağlık Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti. (ROMMER)
(48) Bursa ilinde faaliyet gösteren teşebbüs özel sağlık hizmeti sunmaktadır. Teşebbüsün
hissedarlık yapısına aşağıdaki tabloda yer verilmektedir.
Tablo 18- ROMMER Ortaklık Yapısı
Hissedarlar Hisse Oranı (%)
Mohammad Abdel Razzaq Mohammed Al Hiari (…..)
Rania Jafar Abed Alfattah (…..)
Metin YURDAKOŞ (…..)
Ziyettin AKTAŞ (…..)
Ertekin TOSUN (…..)
Adalet KİLERCİ (…..)
Toplam 100
Kaynak: Teşebbüsten Gelen Bilgiler
I.1.22. Sina Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. ve Bursa Özel Sağlık Tesisleri A.Ş.
(DORUK Grubu)
(49) DORUK Grubu’nun bünyesinde Sina Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. (DORUK YILDIRIM)
ve Bursa Özel Sağlık Tesisleri A.Ş. (DORUK BURSA) yer almaktadır. DORUK
YILDIRIM’ın hissedarlık yapısı aşağıda sunulmaktadır.
Tablo 19- DORUK YILDIRIM Hissedarlık Yapısı
Hissedarlar Hisse Oranı (%)
Ö. Yavuz NAMLI (…..)
Mustafa ESGİN (…..)
Fatma GÜRAY (…..)
Muhammet ÖZLÜ (…..)
Atilla GÜRAY (…..)
Toplam 100,00
Kaynak: Teşebbüsten Gelen Bilgiler
22-10/152-62
15/173
I.1.23. Uludağ Özel Sağlık Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş. (CİHANGİR)
(50) ULUDAĞ, bünyesinde yer alan ve Bursa ilinde faaliyet gösteren Özel Cihangir
Hastanesi ile özel sağlık hizmetleri alanında hizmet sunmaktadır. Teşebbüsün ortaklık
yapısı aşağıda sunulmaktadır.
Tablo 20- CİHANGİR Ortaklık Yapısı
Hissedarlar Hisse Oranı (%)
Şefak BALKU (…..)
Mehmet İrfan BİLGESOY (…..)
Mehmet Fatih AKIN (…..)
Erdal ÖZKAN (…..)
Ömer BARAN (…..)
Toplam 100,00
Kaynak: Teşebbüsten Gelen Bilgiler
I.1.24. Bursa Özel Sağlık Kuruluşları Derneği (BUSAD)
(51) Bursa ilinde faaliyet gösteren ve 31.03.2000 tarihinde kurulan BUSAD’ın 54 üyesi
bulunmakta olup tüzüğünde yer alan bilgilere göre amacı üyelerinin yaygın ve saygın
sağlık hizmeti vermeleri için uygun bir ortam hazırlamak ve bu amacı sağlamak üzere
özel sağlık kuruluşlarının hukuki ve yasal bir ortamda hizmet kalitelerini yükseltmek
için çalışmaktır. Derneğin yönetim yapısına aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 21- BUSAD Yönetim Yapısı
Adı Unvanı
Ömerul Faruk BİLGEN Başkan
Mustafa KOÇAK Üye
Feza ŞEN Üye
Mehmet Fatih ÖZKUL Üye
Kaynak: BUSAD’dan Gelen Bilgiler
I.1.25. Özel Hastaneler Platformu Derneği (ÖHP)
(52) Merkezi Ankara’da bulunan ÖHP 02.04.2003 tarihinde kurulmuştur. Tüzüğünde yer
alan bilgilere göre derneğin amacı, ülke genelinde sağlık hizmetleri sunan tüm sağlık
kurum ve kuruluşları dâhil olmak üzere bütün sağlık işletmeleri sahiplerinin, bu
işletmelerde çalışanların ticari, hukuki ve etik haklarını, ortak çıkarlarını korumak,
kollamak ve mevzuatın öngördüğü esas ve usuller dâhilinde hakların takibini ve
teminini sağlamak, sağlık alanındaki birliği, sağlık işletmeleri arasındaki dayanışmayı
gerçekleştirmek, resmi ve özel kurumlar karşısında sağlık işletmelerini temsil ederek
menfaatlerini korumak, üyelerin ortak sosyal, kültürel, ekonomik, mesleki, sportif,
eğitim, öğretim, sağlık ihtiyaçlarını karşılamak, yardımcı olmak, kanun, yönetmelik ve
ilgili mevzuata göre açılıp faaliyete başlamış olan tüm sağlık kurum ve kuruluşları dahil
olmak üzere bütün sağlık işletmelerinin belirli ve ortak gayelerini gerçekleştirmek üzere
bilgi, beceri ve faaliyetleri birlik ve beraberlik içinde birleştirerek sağlık hizmetlerinin
kalitesini artırma çalışmalarına önem vermek ve bu doğrultuda standardizasyon ve
akreditasyon sisteminin kurulmasına katılmak, yön vermek ve organize etmek,
çalışmalarını sürekli kontrol ederek doğru, gerçek ve daha iyi sonuçlara ulaşmanın
yollarını aramaktır. Dernek yönetim kurulu toplantılarının aylık periyotlarla, genel kurul
toplantılarının ise üç yılda bir gerçekleştirildiği belirtilmektedir.
22-10/152-62
16/173
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. Sektör Hakkında Bilgi
- Sağlık Hizmetleri
(53) Türkiye’de sağlık hizmetleri 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nda yer alan
hükümler çerçevesinde yürütülmektedir. Sağlık hizmetleri genel olarak; koruyucu,
tedavi edici ve rehabilite edici olarak üçe ayrılmaktadır5. Koruyucu sağlık hizmetleri;
gelecekteki muhtemel hastalık ve sakatlığın riskini, ciddiyetini ve süresini en aza
indirecek veya engelleyecek, hastanın farkında olmadığı hastalık belirtileri ortaya
çıkmadan önce teşhis edip tedavinin hastalığın erken döneminde yapılmasını
sağlayan hastalık öncesi sağlık hizmetlerini kapsamaktadır. Tedavi edici sağlık
hizmetleri; kişinin sağlık durumunun bozulmasıyla birlikte, herhangi bir sağlık
kuruluşuna başvurmasından itibaren durumunun düzeltilmesi için hasta sıfatıyla kişiye
verilen her türlü hizmettir. Bu hizmetlerin kapsamına muayene, laboratuar, tıbbi
görüntüleme, teşhis, tedavi, ilaç, ameliyat vb. uygulamalar girmektedir. Rehabilite edici
sağlık hizmetleri ise; bedence veya ruhça sakat kalmış olanların başkalarına bağımlı
olmaksızın yaşayabilmelerini sağlamak için yapılan çalışmaları kapsamaktadır6.
(54) Tedavi edici sağlık hizmetlerinin ayrıca detaylandırılmasında fayda görülmektedir. Bu
türden sağlık hizmetleri, hasta sevk zincirinin gerekliliğini vurgulamak adına üç
basamakta ele alınmaktadır. İlk basamakta, hastaların tedavilerinin evde ve ayakta
yapıldığı sağlık ocakları gibi sağlık kuruluşları bulunmaktadır. İkinci basamakta genel
hastaneler yer almakta olup tedavi hastanın yatırılmasıyla yapılmaktadır. Üçüncü
basamakta ise özel dal (alan) hastaneleri bulunmaktadır. Yoğun bilgi ve teknolojiye
sahip olan bu hastanelere örnek olarak kanser hastaneleri, sanatoryumlar7, ruh sağlığı
hastaneleri sayılabilmektedir8.
(55) Sağlık hizmetleri kabaca, kamu ve özel olarak ikiye ayrılmaktadır. Özel sağlık
kuruluşları da kendi içerisinde ayakta ve yatarak sağlık hizmeti sunan kuruluşlar olarak
ikiye ayrılabilir. Muayenehaneler, poliklinikler ve tıp merkezleri ayakta sağlık hizmeti
sunan kuruluşlarken, özel hastaneler hastanın yatırılarak sağlık hizmeti sunulduğu
yerlerdir.
- Serbest Hekimlik9
(56) Tıp sanatının icrası ve muayenehane faaliyetine dair genel hükümler 1219 sayılı
Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’da düzenlenmiştir. Bahsi
geçen Kanun’un 12. maddesinde tabiplerin hangi sağlık kurum ve kuruluşlarında
mesleklerini icra edebilecekleri kategorik olarak sıralanmış ve bendler;
a) Kamu kurum ve kuruluşları,
b) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan özel sağlık
kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli
çalışan vakıf üniversiteleri,
5 https://www.yased.org.tr/ReportFiles/2013/TURKYE_SALIK_SEKTORU_RAPORU.pdf (Erişim Tarihi:
27.09.2020)
6 https://sekadh.saglik.gov.tr/TR,236309/koruyucu-saglik-hizmetleri.html (Erişim Tarihi: 27.07.2020)
7 Uzun dönemli tedavi gerektiren hastalıklara sahip hastaların tedavisi için kurulmuş sağlık kuruluşlarıdır.
8https://avys.omu.edu.tr/storage/app/public/aysel.arslan/134688/DYZ%20Sağlık%20Hizmetleri,%20Sa
ğlık%20Hizmetlerinin%20Finansmanı.pdf (Erişim Tarihi: 27.09.2020)
9 Dış hekim de aynı anlama gelecek şekilde kullanılmaktadır.
22-10/152-62
17/173
c) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan özel
sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile
sözleşmesi bulunmayan vakıf üniversiteleri, serbest meslek icrası
şeklinde düzenlenmiştir.
(57) Bu düzenleme ile hekimlerin (a), (b) ve (c) bentlerine dahil sağlık kurum ve
kuruluşlarından yalnızca bir bent kapsamında çalışabileceği öngörülmüştür. (c)
bendindeki serbest meslek icrası, muayenehane faaliyetine karşılık gelmektedir.
(58) Muayenehanesi olan hekimin özel sağlık kurumunda ameliyat yapabilmesinin koşulları
ise Özel Hastaneler Yönetmeliği Ek Madde 5’te düzenlenmiştir: “1219 sayılı Kanunun
12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla mesleğini serbest olarak icra eden hekimler
muayenehanesine müracaat eden hastalarının teşhis ve tedavisini özel hastanelerde
yapabilirler. Hastaya sunulan teşhis ve tedavi hizmetlerinden muayenehane hekimi ve
özel hastane müştereken sorumludur. Bu durumdaki hastalar, hastanedeki tedavi
masraflarının kendileri tarafından karşılanacağı hususunda bilgilendirilir ve buna ilişkin
rıza formu hastaya veya kanuni temsilcisine imzalatılır.” Yönetmelikle getirilen istisna
muayenehane sahibi hekimin istihdam ilişkisi olmaksızın, serbest hekim olarak
kurumda ameliyat yapması, tedavi giderlerinin hasta tarafından karşılanması koşuluna
bağlanmıştır. Aynı düzenleme Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık
Kuruluşları Hakkında Yönetmelik’te tıp merkezleri için de geçerlidir.
(59) Buna göre muayenehanesi olan hekimin ameliyat yapabilmesi özel sağlık kuruluşunun
ameliyathanesini kiralamakla mümkün ve sınırlıdır. Muayenehanesi olan hekimin özel
hastanede ya da merkezde doğrudan, kadrolu veya kadro dışı çalışmasına istisnasız
biçimde izin verilmemektedir.
(60) Diğer yandan Sağlık Bakanlığı, sağlık kuruluşunun faaliyet izin belgesinde
bulunmayan/kayıtlı olmayan uzmanlık dalında muayenehanesi olan hekimin ilgili
uzmanlık dalında hizmet vermeyen özel hastane veya tıp merkezi bünyesinde hasta
tedavisine, ameliyat gerçekleştirmesine izin vermemektedir.
- Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS)10
(61) Sosyal güvenlik kurumlarının karşılaştığı sorunların başında gelen finansman
sorununu çözmek adına genel bütçeden yapılan transferler kamu için ciddi bir yük
oluşturmakta ve gelişmekte olan sağlık sektörü ile sağlık hizmetlerine erişimdeki artış,
kamu harcamalarının artmasına yol açmaktadır. Dolayısıyla sürdürülebilir ve kaliteli
sağlık hizmetine erişimin sağlanması uzun vadede güçleşmektedir. Diğer taraftan,
nüfusun yaşlanması sağlık harcamalarının artmasına sebep olmakta ve çalışma
çağındaki nüfus oranı azalırken bağımlı nüfusun artması sosyal sigorta finansmanı
üzerindeki baskıyı artırmaktadır.
(62) Sağlık sigortaları, hizmet alan kişinin üzerinde kalan sağlık riskini, gerek teminat
kapsamı ve gerekse teminat yüzdeleri açısından çeşitli paketler ile karşılamayı
amaçlayan ve daha yüksek standartta, ulaşılabilir sağlık hizmeti sunulmasını sağlayan
ürünlerdir.
(63) Bir sağlık sigortası ürünü olan ve bireyler tarafından isteğe bağlı olarak yaptırılan
tamamlayıcı sağlık sigortası, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından kapsama
alınmayan, kapsama alındığı halde kısmen karşılanan, başka bir ifadeyle sigortalı
10 Bkz. Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) ve Türkiye Sigorta, Reasürans ve
Emeklilik Şirketleri Birliği (TSB) cevabi yazıları.
22-10/152-62
18/173
tarafından ilave ücret ödenen ya da bireyler tarafından daha yüksek standartlarda
sağlık hizmeti talep edilen durumlarda devreye giren özel sağlık sigortası türüdür.
(64) TSS hakkında açıklayıcı bilgi yapılabilmesi için öncelikle Sağlık Uygulama Tebliği
(SUT) hakkında açıklama yapılması gerekmektedir. SUT, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar
ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (5510 sayılı Kanun) çerçevesinde sağlık
hizmetlerinin geri ödenmesine ilişkin usul ve esaslar ile sağlık hizmetlerinin geri ödeme
miktarının belirlenmesine ilişkin bir tebliğdir.
(65) Sağlıkta Dönüşüm Projesi kapsamında, yaklaşık 2005 yılı ve sonrasında sağlık
hizmetlerinin geri ödemesinin tek çatı altında birleşmesi amaçlanmış ve bu amaçla
SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı; SGK adı altında birleştirilmiş, bu kurumlara bağlı
hastaneler de Sağlık Bakanlığı tarafından devralınmıştır.
(66) Sağlıkta Dönüşüm Projesi’nin ikinci fazında ise (2006 yılı ve sonrasında) özel sağlık
sektörü ile SGK anlaşma yapmaya başlamış ve çok hızlı bir şekilde hemen hemen tüm
özel sağlık hizmet sunucuları SGK’nın geri ödeme portföyüne katılmışlardır.
(67) SGK, özel sağlık hizmet sunucularının vermiş oldukları sağlık hizmetinin geri
ödemesini SUT kuralları ve SUT’ta belirtilen tarife oranında yapmış, özel sağlık
sunucuları ise vermiş oldukları hizmetin cari bedellerinin bakiye kısmını hastalarından
almışlardır.
(68) 2008 yılında sağlık hizmeti sunucularının hastalardan SUT ödemesinin %30’u kadar
fark alabileceği şeklinde bir kural değişikliği getirilmiştir. Daha sonra sırasıyla
alınabilecek fark miktarı (SUT x %70), (SUT x %100) ve (SUT x %200) şeklinde
güncellenmiştir.
(69) Tamamlayıcı sağlık sigortasına ilk olarak 5510 sayılı Kanun’un 98. maddesinde yer
verilmiştir. İlgili maddede “Yıllık veya daha uzun süreli tamamlayıcı veya destekleyici
özel sağlık sigortalarına ilişkin usul ve esaslar Kurumun uygun görüşü alınarak Hazine
ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir” ve “Bu Kanun gereğince sağlık
hizmetlerinden yararlananların ödemekle yükümlü oldukları katılım payları, özel sigorta
şirketleri tarafından teminat veya ödeme konusu yapılamaz” şeklinde düzenleme
yapılmıştır. Daha sonra, SGK Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğünün 28.06.2012
tarihinde yayımladığı 2012/25 sayılı Genelge ile tamamlayıcı sağlık sigortası hakkında
düzenlemeler yapmıştır. Söz konusu düzenlemeyle, SGK tarafından kapsama
alınmayan, kapsam dahiline alınmış olsa bile kısmen karşılanan sağlık harcamalarının
oluşması durumunda veya kişilerin daha yüksek standartlarda sağlık hizmeti almayı
talep etmeleri halinde tamamlayıcı sağlık sigortası ile sağlık hizmetlerinin rahat ve
sürdürülebilir olması amaçlanmıştır. Ayrıca, 23 Ekim 2013 tarihli Resmi Gazete’de
yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Sağlık Sigortaları Yönetmeliği’nin 18. maddesinde
de konuyla ilgili düzenlemeye gidilmiştir.
(70) Sonrasında 06.10.2012 tarihinde bir sigorta şirketi tarafından ilk tamamlayıcı sağlık
sigortası ürünü piyasaya sunulmuş, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından sigortacılık
mevzuatında da ilgili düzenlemeler yapılmıştır.
(71) Tamamlayıcı sağlık sigortalısının, sigorta şirketi ile anlaşmalı özel bir hastaneye
gitmesi ve T.C. Kimlik Numarasını bankodaki görevliler ile paylaşmasını takiben
provizyon süreci başlamaktadır. Ayakta tedavi için, hastanedeki görevliler elektronik
ortamda sigorta şirketinden provizyon almaktadırlar. Planlı yatışlarda ise, yatıştan
birkaç gün önce sigorta şirketinden provizyon alınması gerekmektedir.
22-10/152-62
19/173
(72) TSS poliçesini düzenleyen sigorta şirketinin anlaşmalı hastane ağında bulunan özel
bir hastanenin tercih edilmesi durumunda, poliçenin kapsamı ve limitleri doğrultusunda
TSS kullanılmakta ve bu kapsamda da tüm tedavi masrafları sigorta şirketi tarafından
hastaneye ödenmektedir. Sigorta şirketinin doğrudan hastaneye ödeme yapabilmesi
için sigorta şirketinden provizyon alınması gerekmektedir.
(73) TSS poliçesini düzenleyen sigorta şirketinin anlaşmalı hastane ağında bulunmayan
özel bir hastane tercih edilmesi durumunda provizyon işleyişi değişiklik göstermektedir.
Bu durumda özel hastanedeki tüm tedavi masrafları taburcululuk esnasında sigortalı
tarafından ödenmektedir. Hastaneden taburcu olduktan sonra sigortalının, sağlık
raporları, ilaç fişleri, damgalı ve imzalı hastane faturalarının bir kopyasını tedavi
masrafları talep formuna ekleyerek belirlenen süre içerisinde sigorta şirketine iletmesi
gerekmektedir. Geri ödemeli hasar talebi, işleme alınıp değerlendirildikten sonra tekrar
poliçede belirlenen süreler içinde sigortalının banka hesap numarasına yatırılmaktadır.
(74) Sigorta şirketlerinin; TSS’ye konu başvurularının poliçe teminatı kapsamında olup
olmadığını ve ödeyeceği tutarı belirleyebilmek amacı ile başvuruya konu işlemin SGK
tarafından onaylanıp onaylanmadığını ve onaylanmış ise SGK tarafından ödenecek
tutarı kontrol etme ihtiyacı bulunmaktadır. Tamamlayıcı sağlık sigortalısının hastaneye
başvurusu esnasında ihtiyaç olan veriler hastane tarafından tetiklenebilen bir
mekanizma ile oluşmakta ve yine hastane tarafından hastane yönetiminin iradesi ile
sigorta şirketine gönderilmektedir.
(75) Sürecin işleyişinde ilgili sigorta şirketinde sigortalı olmayan ve o anda hizmet almamış
kişi sorgulanamamaktadır. Bu kapsamda sadece sigorta şirketinde aktif sigortalı olan
ve o hastanede hizmet alan sigortalı provizyonu için gerekli olan bilgiler, hastane
yönetiminin iradesi ile hizmet süreçlerinin en hızlı şekilde yürütülmesini teminen sigorta
provizyon sistemlerine transfer edilmektedir. Bu kapsamda da transfer edilen bilgiler
sigortalı adına sigorta şirketinin hastaneye ödeyeceği tutarı hesaplamakla sınırlı olmak
kaydıyla ve yapılan işlemin poliçe kapsamında olup olmadığının teyidi amacıyla
işlenmektedir.
I.2.2. İlgili Ürün Pazarı
(76) Dosya kapsamında ileri sürülen iddiaların bir kısmı serbest hekimlerin özel
hastanelerin ameliyathanelerini kullanması ile ilgilidir. Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin
5. maddesinde özel hastaneler; “…bu Yönetmelikte asgari olarak öngörülen bina,
hizmet ve personel standartlarını haiz olmak kaydıyla, yirmi dört saat süreyle sürekli
ve düzenli olarak, bir veya birden fazla uzmanlık dalında hastalara ayakta ve yatırarak
muayene, teşhis ve tedavi hizmeti veren” olarak tanımlanmaktadır. Muayenehane ise
Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik’in 7/2.
maddesinde “bir tabip tarafından mesleğini serbest olarak icra etmek üzere müstakilen
açılan, bu Yönetmelik ile belirlenen asgari şartları taşıyan ve bu Yönetmelikte
tanımlanan tıbbi işlemlerin yapılabildiği sağlık kuruluşu” olarak tanımlanmaktadır.
(77) Serbest hekimlerin muayenehanelerinde yapılabilecekleri işlemler ise yönetmelikle
sınırlandırılmış olup ameliyat da bu işlemler arasında sayılmaktadır. Mevzuat uyarınca
ameliyat yapabilmek için asgari olarak anestezi odası, ameliyat öncesi uyuma ve
bekleme için kullanılan yataklar, ameliyat sonrası bakım odası yatakları ve uyandırma
bölümünün bulunması gerekmektedir. Bu nedenle Özel Hastaneler Yönetmeliği’nde,
serbest hekimlerin kendilerine müracaat eden hastaların teşhis ve tedavisini ancak
özel hastanelerde yapabileceği düzenlenmiştir (Ek Madde 5)11. Buna ek olarak
11 Ameliyat hizmeti sunabilen özel sağlık kuruluşları; özel hastaneler ve özel tıp merkezleridir.
22-10/152-62
20/173
mevzuat serbest hekimin uzmanlık alanında ameliyatlarını yapabilmesi için özel sağlık
kuruluşunun faaliyet izin belgesinde aynı uzmanlık dalında branş ve kadronun
bulunmasını zorunlu tutmaktadır.
(78) İlgili mevzuat hükümleri kapsamında, serbest hekimlerin faaliyetlerine devam
edebilmesi için özel sağlık kuruluşlarına ihtiyaç duydukları ve kamu hastanelerinde
ameliyat yapmalarının mümkün olmadığı görülmektedir. Bir diğer deyişle serbest
hekimler için kamu hastanelerinin özel hastanelerin ikamesi olması mevzuat
bakımından mümkün değildir. Bu nedenle dosya özelinde serbest hekimlere yönelik
iddialar bakımından olası bir pazar tanımı “serbest hekimlere sunulan ameliyathane
hizmetleri pazarı” şeklinde yapılabilecektir. Serbest hekimlere yönelik fiyatlandırmanın
yanı sıra, dosya kapsamında özel hastanelerin çeşitli hizmetleri (stent, bypass,
psikoteknik rapor onayı vb.) için de ortak fiyatlandırma yapıp yapmadığı ayrıca
incelenmektedir. Öte yandan, ilgili iddialar kapsamında ulaşılacak sonucu
değiştirmeyecek olması nedeniyle kesin bir ilgili ürün pazarı tanımı yapılmamaktadır.
(79) İş gücü pazarına yönelik iddialar, Bursa ilinde faaliyet gösteren özel sağlık
kuruluşlarının çalışan maaşlarına yapılacak zam oranları konusunda; Samsun ilinde
faaliyet gösteren özel sağlık kuruluşlarının ise çalışan ayartmama konusunda ortak
hareket ettikleri iddialarına ilişkindir. Bu iddialar temelinde hekimlere yönelik eylemler
öncelikli olarak ele alınsa da, dosya kapsamında yalnızca hekimlerle sınırlı kalınmayıp
diğer çalışanlara (hemşireler, fizyoterapistler vb.) yönelik olarak da bilgi, belge ve
değerlendirmelere yer verilmektedir. Önceki Kurul kararlarında ilgili ürün pazarının
çalışanlara yönelik tanımlanabileceği belirtilmektedir. Buradan hareketle, bütün olarak
ele alındığında ilgili ürün pazarı “sağlık hizmetlerinde emek arzı/iş gücü pazarı” olarak
tanımlanabilecekse de söz konusu iddialar kapsamında ulaşılacak sonucu
değiştirmeyecek olması nedeniyle kesin bir ilgili ürün pazarı tanımı yapılmamaktadır.
(80) Dosya kapsamında değerlendirilen bir diğer husus ise TSS sürecinde yaşanan
gelişmelerdir. Geçmiş tarihli Kurul kararlarında dosya konusuna ilişkin olarak; “sigorta
hizmetleri pazarı”12 olarak genel bir pazar tanımı benimsendiği gibi, “hayat sigortası”
ve “hayat dışı sigortacılık hizmetleri” şeklinde bir ayrıma da gidilmiştir13. Bununla
birlikte, sigorta pazarını yalnızca kapsadığı riskler açısından değerlendirilen ve her bir
branşın ayrı ayrı ilgili ürün pazarı kabul edildiği Kurul kararları da mevcuttur14. Bu
çerçevede en dar anlamıyla “tamamlayıcı sağlık sigortası” pazarı şeklinde bir
tanımlama yapılabilecektir. Ancak alternatif pazar tanımları altında yapılacak
değerlendirme farklılaşmayacağından, kesin bir ilgili ürün pazarı tanımı yapılmasına
gerek görülmemektedir.
I.2.3. İlgili Coğrafi Pazar
(81) Kurulun devralma kararlarında “sağlık sektöründe talep sahipleri bakımından sağlık
kuruluşlarının yakınlığının önemli bir seçim kriteri olması” sebebiyle coğrafi pazar ilgili
il (İstanbul) ve çevresi olarak tanımlanmıştır15. Mevcut dosya bakımından kısmen
12 05.08.2010 tarih ve 10-52/965-339 sayılı Kurul kararı.
13 25.08.2011 tarih ve 11-46/1115-386 sayılı Kurul kararında ilgili ürün pazarları "hayat sigortası
hizmetleri" ve "emeklilik fonları hizmetleri", ilgili coğrafi pazar ise "Türkiye" olarak belirlenmiştir. Benzer
şekilde 30.09.2010 tarih ve 10-62/1279-483 sayılı kararda ilgili ürün pazarı "hayat sigortası hizmetleri
pazarı"; ilgili coğrafi pazar ise "Türkiye" olarak tanımlanmıştır. Ayrıca bkz. 14.09.2011 tarih ve 11-
47/1165-411 sayılı Kurul kararı.
14 Sigorta hizmetleri genel olarak; hayat sigortası ve hayat dışı sigorta başlıkları altında sınıflandırılmıştır.
Konuya ilişkin ayrıntılı analiz 26.06.2013 tarih ve 13-40/520-229 sayılı Kurul kararında yapılmıştır.
15 Kurulun 06.10.2005 tarihli ve 05-65/933-253 sayılı ve 18.02.2009 tarihli ve 09-07/144-44 sayılı
kararları.
22-10/152-62
21/173
farklılaşan husus ise talep sahibinin hastalar değil, serbest hekimler olmasıdır. Şöyle
ki, hastalar çeşitli kriterleri gözeterek çevre illerdeki hastanelere ya da serbest
hekimlere taleplerini yönlendirebilseler de aynı durum serbest hekimler açısından
tercih edilebilir değildir. Serbest hekimlerin gerçekleştirdikleri faaliyetlerin devamlılığı
göz önüne alındığında, ameliyat sonrasında da müdahale gerekebileceğinden süreci
takip etmek elzem duruma gelebilmektedir. Öte yandan dosya kapsamında serbest
hekimlere yönelik hizmetlerin dışındaki çeşitli hizmetlere (stent, bypass, psikoteknik
rapor onayı vb.) yönelik iddialar da incelenmektedir. Nihayetinde bahse konu iddialar
bakımından ilgili coğrafi pazar tanımında ilgili iller ve çevreleri esas alınabilecekse de
sonucu değiştirmeyeceğinden bahisle ilgili coğrafi pazar tanımı yapılmamaktadır.
(82) Çalışan transferinin engellenmesine ve maaş skalasının belirlenmesine yönelik
iddialar bakımından yapılacak değerlendirmede arz sahibi konumunda bulunan
çalışanların iş arayacağı alanlar önem taşımaktadır. Her ne kadar yukarıda anılan
coğrafi pazar değerlendirmeleri kapsamında, ilgili iller ve çevrelerinden hareket edilse
de iş gücü pazarları bakımından coğrafi pazar daha dar veya geniş ele alınabilecektir.
Zira iş gücü pazarları bakımından coğrafi pazar tanımının, işçilerin yer değiştirme veya
işe gidip gelme konusundaki isteklilikleri, yaş, aile, sağlık vb. birçok husus birlikte
değerlendirilerek yapılabileceği belirtilmektedir16. Nihayetinde söz konusu iddialar
kapsamında ulaşılacak sonucu değiştirmeyecek olması nedeniyle ilgili coğrafi pazar
tanımı yapılmasına ihtiyaç duyulmamıştır.
(83) Sigorta sektörüne yönelik yapılan incelemelerde coğrafi pazarın “Türkiye” olarak17
tanımlandığı ya da hiç tanımlanmadığı görülmektedir18. TSS sürecine yönelik
hususların, Bursa ilinde faaliyet gösteren özel sağlık kuruluşları ve BUSAD’ın sigorta
şirketleri ile yapılan sözleşme görüşmeleri bağlamında ele alındığı, ancak iddialar
kapsamında ulaşılacak sonucu değiştirmemesi nedeniyle net bir coğrafi pazar tanımı
yapılmasına ihtiyaç duyulmamaktadır.
I.3. Yerinde İncelemelerde Elde Edilen Belgeler
I.3.1. İlk SR Kararı Kapsamındaki Teşebbüslerde Yapılan Yerinde İncelemelerde
Elde Edilen Belgeler
I.3.1.1. Fiyat Tespiti İddiasına İlişkin Belgeler
Serbest Hekimlere Sunulan Hizmetler Bakımından
(84) Delil 1/1: LIV SAMSUN’da yapılan yerinde incelemede elde edilen, LIV SAMSUN
Genel Müdürü (…..) tarafından MEDICANA SAMSUN Genel Müdürü (…..)’ya
gönderilen ve MEDICALPARK SAMSUN Genel Müdürü (…..)’ın bilgide yer aldığı “Dış
Dr. Görüşmesi Hak.” konulu ve 27.06.2019 tarihli e-postada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“Sayın (…..),
Dış Doktor fiyatlandırma konusunda yapılan görüşme notları
aşağıdadır.
1- Plastik Cerrahi branşına ait Dış Dr. fiyatlandırma prensipleri
(ekli dosya) aşağıda özetlenmiştir.
- TTB19 hekim ücret puanı X Samsun Katsayısı 7,37 + KDV %8 =
16 OECD, Competition in Labour Markets 2020, s. 33.
17 25.08.2011 tarih ve 11-46/1115-386 sayılı, 30.09.2010 tarih ve 10-62/1279-483 sayılı, 14.09.2011
tarih ve 11- 47/1165-411 sayılı, 26.06.2013 tarih ve 13-40/520-229 sayılı Kurul kararları.
18 30.05.2019 tarih ve 19-20/290-125 sayılı Kurul kararı.
19 Türk Tabipleri Birliği
22-10/152-62
22/173
Hesaplanan Tutarın % 80’ i + Preop ücreti 200 TL + Yatak Ücreti
590 TL = Hekimden Alınacak KDV Dahil Ücret hesaplamasına
dayanmaktadır.
- Hastaneler arasındaki yatak ücretinin farklı olması Hekimden
Alınacak KDV Dahil Ücret’ i değiştirmeyecektir.
- Revizyon olması durumunda bu tutarların ½ si uygulanacaktır.
- Hesaplama, 1 Gecelik, Tek Kişilik oda dikkate alınarak
hesaplanmıştır.
- Yukarıda açıklanan hesaplama koşulları Samsun LİV için + 300
TL olarak uygulanacaktır.
2- Kadın Doğum Branşında mevcut fiyatlar uygulanmaya
devam edilecektir.
medicana
vm
liv
Doğum
2.500
2.750
3.000
Epidural
1.000
1.000
1.000
3- KBB branşında da Plastik C’’
(85) Delil 1/2: MEDICALPARK MERKEZ’de yapılan yerinde incelemede elde edilen,
“Hastane Genel Müdürleri” adlı WhatsApp grubunda “(…..) Elazığ”, “(…..)”,
MEDICALPARK MERKEZ Genel Koordinatörü ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN
Yönetim Kurulu Başkanı (…..) arasındaki 06.09.2019 tarihli yazışmaya aşağıda yer
verilmektedir:
(…..): (MEDICALPARK ELAZIĞ Operatör Doktoru)
“Günaydın
Elazığ şehri nüfusu gibi olan Tokat, Ordu, Uşak yada Trabzon da
hastanelerimizde ayrılıp muayenehane açan hekim var mı?
Ameliyathane kullandırıyor muyuz ??”
(…..): (MEDICALPARK TOKAT Radyoloji Uzmanı)
“(…..), Tokatta bir plastik cerrah bizde geçmişte çalışıp geri devlete
dönmüştü. Devletten ayırılıp muayenehane açtı ve ameliyatlarını
bize getiriyor.”
(…..): (MEDICALPARK MERKEZ Genel Koordinatörü ve
MEDICALPARK/LIV SAMSUN Yönetim Kurulu Başkanı)
“Arkadaşlar bu tarz hekim arkadaşlara ameliyathane kirası en az
3000 tl söylemelisiniz aksi halde içerideki birçok doktorunuz
muayenehane açar…”
(86) Delil 1/3: MEDICANA SAMSUN Genel Müdür Yardımcısı (…..) tarafından MEDICANA
SAMSUN çalışanı (…..) gönderilen 09.06.2020 tarihli ve “Konuk Hekimler
22-10/152-62
23/173
Toplantı.xlsx” konulu e-posta iletisinde, e-posta konusu ile aynı isimde bir Excel
dosyası yer almaktadır. Söz konusu belge içeriğine aşağıda yer verilmektedir:
TOPLANTI TUTANAK FORMU
DOKÜMAN KODU: KY.FR.02 YAYIN TARİHİ:15.10.2012 REVİZYON NO: 02
REVİZYON TARİHİ:
01.10.2019
SAYFA NO/SAYISI:
1/1
TOPLANTI NO 1
TOPLANTI GÜNDEMİ Misafir Hekimlerin Fiyatlandırma Sistemi
TOPLANTI BAŞKANI Genel Müdür (…..)
TOPLANTI
SEKRETERİ
Genel Müdür (…..)
TOPLANTI TARİHİ 9.06.2020
TOPLANTI BAŞLANGIÇ SAATİ 16:00 TOPLANTI BİTİŞ SAATİ: 17:30
BİR SONRAKİ TOPLANTI TARİHİ:
KATILIMCILAR
NO AD SOYAD UNVAN İMZA
1. (…..) Genel Müdür
2. (…..) Başhekim
3. (…..) Genel Müdür Yardımcısı
4. (…..) Medical Park Hastanesi Genel Müdürü
5. (…..) Atasam Hastanesi Genel Müdürü
6. (…..) Büyük Anadolu Hastanesi Genel Müdürü
7. (…..) Medical Park Başhekimi
8.
ALINAN KARARLAR VE AKSİYON PLANLARI
NO KARAR SONUÇ
1.
Misafir Hekimlerinin fiyatlandırması değiştirildi.
TTB birim fiyatı üzerinden hesaplama yapılacak.
Çıkan rakamlarda indirim uygulanmayacak.
Medicana ve Medical Parkve Liv oranı: TTB * 1,50
Atasam ve Büyük Anadolu Hastanesi oranı: TTB * 1,25
2. Rinoplasti ameliyatı için belli bir rakam
kararlaştırıldı
Medicana ve Medical Park fiyatı: 7000 TL
Liv Hastanesi fiyatı : 6500 TL
Atasam ve Büyük Anadolu Hastanesi fiyatı : 6000 TL
2. Meme büyütme ameliyatı için belli bir rakam
kararlaştırıldı
Medicana ve Medical Park fiyatı: 7000 TL
Liv Hastanesi fiyatı : 6500 TL
Atasam ve Büyük Anadolu Hastanesi fiyatı : 6000 TL
2. Meme küçültme ameliyatı için belli bir rakam
kararlaştırıldı
Medicana ve Medical Park fiyatı: 10000 TL
Liv Hastanesi fiyatı: 9500 TL
Atasam ve Büyük Anadolu Hastanesi fiyatı: 9000 TL
3. Sezaryan ameliyatı için belli bir rakam
kararlaştırıldı
Medicana ve Medical Park fiyatı: 7000 TLLiv Hastanesi
fiyatı: 6500 TLAtasam ve Büyük Anadolu Hastanesi fiyatı:
6000 TL
4. Histerektomi ameliyatı için belli bir rakam
kararlaştırıldı
Medicana ve Medical Park fiyatı: 8000 TL
Liv Hastanesi fiyatı: 7500 TL
Atasam ve Büyük Anadolu Hastanesi fiyatı: 7000 TL
5.
Gecelik oda ücretleri yukarıda belirlenen oran ve
rakamlara dahil değildir. Her hastane kendi oda
konsept fiyatı neyse o rakamı uygulayacak
Her hastane kendi oda fiyatını uygulayacak
6.
Ameliyatlarda kullanılacak kan ve kan ürünleri
yukarıda belirlenen rakam ve oranlara dahil
değildir.
Kan ücretleri torba başına 500 TL alınacak
7.
Anestezi altında yapılacak diş işlemleri (gömülü
diş çekimi, dolgu, vs.) için saatlik oda kiralaması
adı altında ücret alınacak.
Medicana ve Medical Park ve Liv fiyatı: 2.000 TL
Atasam ve Büyük Anadolu Hastanesi fiyatı: 1500 TL
Bu rakamlar ilk saat için geçerli, ilave her saat için saat
başına +1000 TL eklenecek.
(87) Delil 1/4: MEDICANA SAMSUN Genel Müdürü (…..) e-posta hesabından alınan,
“Fiyat Değişikliği Hakkında (2020), Fiyat Değişikliği Hakkında 15.06.2020, Fiyat
22-10/152-62
24/173
Değişikliği Hakkında (15.06.2020), RE: Fiyat Değişikliği Hakkında (15.06.2020)”
konulu, Plastik Cerrahi-Kadın Doğum-Beyin Cerrahi-Genel Cerrahi alanlarındaki
muhtelif serbest hekimlere MEDICANA SAMSUN Genel Müdür Yardımcısı (…..)
tarafından 10.06.2020 tarihinde gönderilen e-postalarda aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“…,
Covit-19 salgını sonrası kullanılan tüm ürünlerde artan maliyetler
sonrası merkez yönetimin kararı ile yeni bir fiyatlandırma
yapılmıştır.
Eski çalışma sistemimizde olduğu gibi ekte gönderilen
fiyatlandırmaya oda ücretleri, kan ücretleri ve özellikli malzeme
ücretleri dahil değildir.
Yeni fiyatlandırma 15.06.2020 sonrası geçerli olacaktır.
…”
(88) Aşağıda ilgili e-postaların eklerinde yer alan Excel tablolarında mevcut fiyat
listelerinden birisinin ekran görüntüsüne örnek olarak aşağıda yer verilmektedir:
Ekran Görüntüsü-1
(89) Delil 1/5: MEDICALPARK SAMSUN Genel Müdür Yardımcısı (…..) bilgisayarında
yapılan incelemede alınan belgenin ekran görüntüsü aşağıdadır:
Ekran Görüntüsü-2
(90) Delil 1/6: ATASAM’da yapılan yerinde incelemede alınan, Hasta Hizmetleri Müdürü
(…..) tarafından Yönetim Kurulu Başkanı (…..) gönderilen, “DIŞ DOKTOR” başlıklı ve
22-10/152-62
25/173
22.06.2020 tarihli e-posta iletisinin ekinde, “DIŞ DOKTOR TTB (…..)” adlı dosya
bulunup, ilgili dosya içeriğinde yer alan fiyat listesi aşağıdadır:
İŞLEM ADI
TTB
PUANI
KDV DAHİL
TTB
KDV DAHİL
TTB*(…..)
Abdominoplasti (…..) (…..) (…..)
Face Lift (…..) (…..) (…..)
Küçültme Mamoplastisi (…..) (…..) (…..)
Saç Ekimi (…..) (…..) (…..)
Vajinal Labia Redüksiyonu (Labioplasti) (…..) (…..) (…..)
Jinekomasti Düzeltilmesi, iki taraf (…..) (…..) (…..)
Meme Asimetrisinin Düzeltilmesi (…..) (…..) (…..)
Mini Abdominoplasti (…..) (…..) (…..)
Rinoplasti (…..) (…..) (…..)
… … …. …
(91) Delil 1/7: BÜYÜK ANADOLU Finans Müdürü (…..) tarafından, hastane bünyesindeki
çalışanlara gönderilen 12.06.2020 tarihli “dış doktor fiyatlandırma hakkında” başlıklı e-
postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“ekte göndermiş olduğumuz fiyat listesi hekimlere iletilmiş olup
15.06.2020 tarihi itibari ile ücretlendirme yapılacaktır.Gereğinin
yapılmasını rica eder iyi çalışmalar dilerim”
(92) Aynı e-postanın eklerinden birisi olan ‘’(…..) – Kadın Doğum (15 06 2020)1.xls’’
dosyasının içeriği aşağıda sunulmaktadır:
KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM FİYAT
TABLOSU 2020 (15.06.2020)
Op. Dr. (…..)
GENEL İŞLEMLER TTB
FİYAT
(TTB*8,39*1,08*1,5)
Sezaryen 450 6.000,00 Pre-op 250,00
Sezaryen + tüp ligasyonu 500 7.000,00 Özel Oda 500,00
Normal doğum 500 6.000,00 Suit Oda 1.000,00
Epidural doğum 500 7.000,00
Yoğun
Bakım 1.000,00
Histerektomi (TAH + BSO) 750 7.000,00
Kan (Torba
başına) 500,00
… … …
(93) Delil 1/8: BÜYÜK ANADOLU Finans Müdürü (…..) tarafından, serbest hekim (…..)
gönderilen 01.07.2020 tarihli “Fwd: fiyatlandırma” başlıklı e-postada aşağıdaki ifadeler
yer almaktadır:
“Merhaba doktor (…..) ;
göndermiş olduğumuz fiyat listesi üzerinden % 20 indirimli olacaktır
bilginize sunar kolaylıklar dilerim”
(94) Delil 1/9: MEDICALPARK SAMSUN’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve
29.06.2020 tarihinde “Özel hastane yöneticileri” adlı WhatsApp grubuna
MEDICALPARK SAMSUN Genel Müdürü (…..), BÜYÜK ANADOLU Genel Müdürü
(…..), MEDICANA SAMSUN Genel Müdürü (…..), LIV SAMSUN Genel Müdürü (…..)
22-10/152-62
26/173
ve LİMAN Yönetim Kurulu Üyesi (…..)20 arasında geçen yazışmalara aşağıda yer
verilmektedir:
“(…..): (BÜYÜK ANADOLU Genel Müdürü)
‘’İyi çalışmalar, Bafra hariç rinoplasti ameliyatlarına 4000 diyen
hastane var mı? Şimdi bir kbb hekimi başka bir doktora demiş.
Oysaki toplantıda %20 indirim demiştik bu indirim ile bizler 4800 mp
be medicana 5600 demesi gerekiyor. üstelik yatak demiş.. Doğru
mu, kararımız ortak olsun bizde daha da düşelim o zaman maksat
birlikte karara uymak değil, dış hasta almaksa’’
(…..): (MEDICANA SAMSUN Genel Müdürü)
‘’Valla bize ne gelen var ne giden’’
(…..): (LIV SAMSUN Genel Müdürü)
‘’Bizde de durum aynı (…..). Kbb ya da Plastik cerrahi fiyat soran
bile yok.’’
…”
(95) Delil 1/10: Delil 1/9’un devamı niteliğinde olup yazışmalara aşağıda yer verilmektedir:
(…..): (MEDICANA SAMSUN Genel Müdürü)
“Bende dun aksam (…..) gorüstüm teklif ettiğimiz fiyatlara da
ameliyat yapmalarinin mumkün olmadığını söyledi. Baskada gelen
giden yok.’’
(…..): (MEDICALPARK SAMSUN Başhekimi)
‘’Kamuoyu baskısıyla eski fiyatların altına geldiklerine göre daha da
aşağı inecekler beklentisi var. O yüzden zorunlu kalmadıkları
sürece op yapmazlar.’’
(…..): (MEDICANA SAMSUN Genel Müdürü)
‘’Gorüsmelerde liv ve medicalpark tercih ediliyor anlasılan.’’
(…..): (MEDICALPARK SAMSUN Genel Müdürü)
‘’Tercih değil. Teklif var. Fiyatı düşün gelelim diye.
Arkadaşlar ne söz verdiysek biZde söz geçerlidir.
Anlaşmaya sadık kalmak bizim boynumuzun borcu’’
(…..): (LİMAN Yönetim Kurulu Üyesi)
“(…..) ortaklarımızdan birini aramış KBB uzmanları ve Kadın doğum
uzmanlarının medibafra ile anlaştıklarını ancak zor bir seçenek
piolduğu için limanda yapmak istediklerini söylemiş.Ben de belirtilen
fiyatların altında bir ücretin mümkün olmadığını iletmesini söyledim
Kabul görmedi.’’
(…..): (BÜYÜK ANADOLU Genel Müdürü)
‘’Biz verdiğimiz sözün arkasındayız, başta da belirtmiştik’’
20 İlgili kişi “(…..) liman hastanesi (…..)” adıyla kayıtlıdır.
22-10/152-62
27/173
(96) Delil 1/11: MEDICALPARK SAMSUN’da yapılan yerinde incelemede elde edilen “Özel
hastane yöneticileri” adlı WhatsApp grubunda MEDICALPARK SAMSUN Genel
Müdürü (…..) ve ATASAM Yönetim Kurulu Başkanı (…..) tarafından gönderilen
yazışmalara aşağıda yer verilmektedir:
(…..): (MEDICALPARK SAMSUN Genel Müdürü)
‘’Ama insan oğlu hastaneler batarken kendileri çok çok kazanmaya
alınmışken bundan geri adım atmak çok rahatsız ediyor benim
anladığım.
Arkadaşlar bu vb son gelişmeleri konuşmak ve paylaşmak için
pazartesi öğleden sonra ve akşam üzeri arkadaşların uygun
gördüğü bir yerde bir araya gelsek.’’
(…..): (ATASAM Yönetim Kurulu Başkanı)
‘’Uygundur
Yer saat söyleyin ben gelirim’’
(97) Delil 1/12: MEDICALPARK Maltepe Hastanesi21 Misafir Hekimler Sorumlusu (…..)
tarafından 16.09.2020 tarihinde MEDICALPARK MERKEZ Genel Koordinatörü ve
MEDICALPARK/LIV SAMSUN Yönetim Kurulu Başkanı (…..)’a gönderilen “Maltepe
Hastanesi plastik cerrahi dış hekim fiyatlarımız hk.” Konulu ve ekinde “DIŞ HEKİM
FİYATLARIMIZ.xlsx” adlı Excel belgesi yer alan e-posta yazışmasına aşağıda yer
verilmektedir:
“Hocam Merhaba;
Hastanemizin plastik cerrahi bölümüne ait dış hekim fiyatlarımız ek’
teki gibidir, bilgilerinize sunarım. Uygunluğunuz olduğu taktirde
(…..) hocamızla fiyatlarımızı paylaşacağım, dokunuş yapmamı
istediğiniz bir rakam olursa listeyi revize edeceğim.
Değerlendirmelerinize sunarım.
Saygılarımla.
Notlar ;
•Üç saati geçen vakalarda baz fiyatın % 10 u saatlik ücret olarak
belirlenir ve faturaya yansıtılır.
•Bir gece yatak ücreti pakete dahildir aşan konaklama gün sayısı
günlük yatak ücretinden % 50 indirim yapılarak, belirlene fiyat her
gün için faturaya eklenir.
•Operasyon harici hastaya yapılan her işlem ekstra olarak faturaya
yansıtılır. (ileri tetkikler, tahliller, kan vbg)”
Diğer Faaliyetler Bakımından
(98) Delil 1/13: MEDICANA SAMSUN’da yapılan yerinde incelemede alınan, MEDICANA
SAMSUN Genel Müdür Yardımcısı (…..) bilgide yer aldığı, MEDICALPARK SAMSUN
Genel Müdür Yardımcısı (…..) tarafından MEDICALPARK SAMSUN Genel Müdürü
(…..) gönderilen 17.10.2019 tarihli ve “RE:MEDİCALPARK VE MEDİCANA
21 MEDICALPARK/LIV SAMSUN’un şubesi olarak faaliyet göstermektedir.
22-10/152-62
28/173
HASTANELERİ İŞBİRLİĞİ TOPLANTISI” konulu e-posta iletisinde aşağıdaki ifadeler
yer almaktadır:
“(…..) Merhaba,
Bu gün yapılan toplantıda alınan kararlar aşağıda yer almaktadır.
1. ÖSS22- AK23 hastalarından alınması gereken fark ücretleri VM24 de
alınacak ancak LIV normal uygulamasına devam edecek,
2. TSS25 lerde15 TL katılım payı LIV hastanesi dahil alınacak
3. Examer lazer26 fiyatları (…..) konuşulacak
4. Dış hekim fiyatları
5. Genel müdür yardımcıları fiyatlandırma konusunda gözden geçirme
yapacak,
6. Anjio ücretleri fiyatları fix lenecek,
7. By pass fiyatı konuşulacak,
8. Birinci stent27 2000 ondan sonraki her stent 1000, 3000 - 4000
arasında değişiyor. By pass 3000 TL, yabancı
9. Tüp bebek 8000 TL
…”
(99) Delil 1/14: 26.10.2019 tarihinde, yine MEDICALPARK SAMSUN Genel Müdür
Yardımcısı (…..) tarafından aynı e-posta iletisinin bilgi sekmesine MEDICALPARK
SAMSUN Genel Müdür Yardımcısı (…..) ve MEDICANA SAMSUN Genel Müdürü (…..)
eklenerek gönderilen e-postada ise aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“(…..) Merhaba,
17 Ekimde bir araya gelerek değerlendirdiğimiz ve bu günde ikili
telefon görüşmesiyle netleşen toplantı notları aşağıda yer
almaktadır.
1. Genel müdürlerimizin üzerinde netleştiği ve uygulanabilir konular şu
şekildedir.
ÖSS- AK hastalarından alınması gereken fark ücretleri VM de
alınacak, Pazartesi başlıyor
LIV normal uygulamasına devam edecek, (…..) küçük hastanelerle
görüşüp geri bildirim yapışına kadar beklenecek,
TSS li hastalarda 15 TL katılım payı LIV hastanesi dahil her
hastadan alınacak, Pazartesi başlıyor
Examer lazer fiyatları (…..) ortak nokta yakalanamadı. 6000 – 7000
TL bandında fark uygulamaya başlanacak,
22 Özel sağlık sigortası
23 Anlaşmalı kurum
24 MEDICALPARK.
25 Tamamlayıcı sağlık sigortası
26 Excimer lazer tedavisi: Miyop, hipermetrop ve astigmat gibi gözdeki kırma kusurlarının
düzeltilmesinde kullanılmaktadır.
27 Kalbe giden kan akışını artırmak amacıyla, daralmış koroner arterleri açmak için yapılan cerrahi
olmayan tedavi yöntemine stent yerleştirilmesi ve/veya balon anjiyoplasti işlemi denir. Daralmış veya
tıkanmış kalbe temiz kan taşıyan damarlar (koroner arterler) bu yöntem ile açılabilir. Bkz.
https://siyamiersekeah.saglik.gov.tr/TR,246998/stent-nedir-.html (Erişim Tarihi 2.10.2020)
22-10/152-62
29/173
Dış hekim fiyatları TTB biriminin üzerinden hesaplanacak ve % 80
kadarı hastane fiyatı olarak belirlenecek,
2. Genel müdür yardımcılarının önümüzdeki hafta üzerinde çalışıp
netleştireceği konular;
Anjio ücretleri Atasam hastanesi de dahil olmak üzere fix lenecek,
By pass fiyatı belirlenecek,
Birinci stent 2000 ondan sonraki her stent 1000, 3000 - 4000
arasında değişiyor.
By pass 3000 TL, yabancı hasta fiyatları belirlenecek, …”
(100) 28.10.2019 tarihinde, cevaben atılan e-postada ise aşağıdaki ifadeler bulunmaktadır:
“Değerli Genel Müdürlerimiz,
Hastanelerimizde uygulanan anjio, stent, balon ve By pass fiyatlarını
değerlendirmelerinize sunarım.
MEDİCANA ANJİO + STENT UYGULAMASI
I. GRUP ANJİO STENT 1 STENT 2 STENT 3 STENT 4
(…..) 500 4000 2000 2000 2000
II. GRUP STENT 1 STENT 2 STENT 3 STENT 4
(…..) 3000 1000 1000 1000
III. GRUP STENT 1 STENT 2 STENT 3 STENT 4
(…..) 2000 1000 1000 1000
BALON
300
MEDİCALPARK ANJİO + STENT UYGULAMASI
ANJİO STENT 1 STENT 2 STENT 3 STENT 4
HASTA FARKI 850 2000 1000 1000 1000
BALON
500
ATASAM ANJİO + STENT UYGULAMASI
ANJİO STENT 1 STENT 2 STENT 3 STENT 4
HASTA FARKI 750 2000 1000 1000 1000
BALON
300 - 500
MEDİCANA BY PASS
BY PASS DİP 3000
ORTALAMA
5000
GÜÇ VAKA
7000- 8000
MEDİCALPARK BYPASS
BY PASS DİP 4000
ORTALAMA
5000
GÜÇ VAKA
7000- 8000
ATASAM BYPASS
BY PASS DİP 3000
ORTALAMA
5000
GÜÇ VAKA
7000- 8000
…”
(101) Delil 1/15: MEDICALPARK SAMSUN Yatan Misafir Hizmetler Sorumlusu (…..)’in
bilgisayarından alınan, “RE: MEDİCALPARK VE MEDİCANA HASTANELERİ
İŞBİRLİĞİ TOPLANTISI” konulu ve 26.10.2019 tarihli e-posta iletisi, MEDICALPARK
SAMSUN Misafir Hizmetleri Müdürü (…..) tarafından MEDICALPARK SAMSUN
çalışanlarına gönderilmiş olup aşağıdaki gibidir:
22-10/152-62
30/173
“Arkadaşlar,
Gereğini önemle rica ederim.
İyi çalışmalar.
Pazartesiden itibaren uygulamaya başlayacağımız konular aşağıda
yer almaktadır. Uygulamaya hızlıca adapte olunması için gereğini
rica ederim.
ÖSS- AK hastalarından alınması gereken hasta katılım ücretleri
VM de alınmaya başlayacak, Pazartesi başlıyor
TSS li hastalarda 15 TL katılım payı LIV hastanesi dahil her
hastadan alınacak, Pazartesi başlıyor
Examer lazer fiyatları 6000 – 7000 TL bandında fark
uygulanmaya başlanacak,
Dış hekim fiyatları TTB biriminin üzerinden hesaplanacak ve %
80 kadarı hastane fiyatı olarak belirlenecek”
(102) Delil 1/16: MEDICANA SAMSUN Genel Müdürü (…..)’nun bilgisayarından alınan,
“özel hastaneler işbirliği protokolü” adlı belge içeriğine aşağıda yer verilmektedir:
“KURUMLAR ARASI İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ 10.01.2020
Amaç:
ÖSS’li ve TSS’ li hasta gruplarının sağlık hizmeti almak için kurumlarımıza
geldiklerinde sigorta poliçeleri kapsamında ödemeleri gereken % 20 lik hasta
paylarının ve 15 TL devlet katılım payının, rekabet koşullarında alınmaması
neticesinde kurumların cezalı duruma düşmelerini engellemek ve bu durumu
rekabet unsuru olarak kullanmamak.
Kapsam:
Bu protokol Samsun ili içerisinde faaliyet gösteren özel hastaneleri (Atasam
hastanesi, Büyük Anadolu Hastaneleri, Liman hastanesi, Liv hastanesi,
Medibafra hastanesi, Medicana İnternational Hastanesi, Medicalpark Hastanesi)
ve ÖSS ve TSS poliçe kesen ve kurumlarla sözleşme yapan tüm sigorta
şirketlerini kapsamaktadır.
Dayanak:
Bu protokol sigorta firmalarının kurumlarla yapmış oldukları anlaşmalarda
bulunan hastalardan alınması gereken hasta farkları maddesi ve SGK ile
kurumlar arasında imzalanan zeyilnamede bulunan 15 TL devlet katılım payının
alınması zorunluluğu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar:
ÖSS: Özel sağlık sigortası, TSS: Tamamlayıcı sağlık sigortası, SGK: Sosyal
Güvenlik Kurumu, Kurum: Özel sağlık hizmeti veren hastaneler
Yükümlülükler
Tüm kurumlar sigorta sözleşmeleri ve sgk anlaşmaları gereği hastadan alınması
zorunlu farklar içerikli sözleşme uygun hareket etmekle yükümlüdür. Kurumlar
arasında işbirliğini geliştirmek amacı ile imza altına alınan bu protokole uymayan
kurumlar sigorta firmaları ve sgk nın yaptırım maddelerine göre uygulanacak olan
cezaları kabul etmekle yükümlüdür. Protokole uymayan kurum tespit edildiğinde,
protokolün diğer paydaşları uymayan kurumu şikayet etmekle yükümlüdür.
22-10/152-62
31/173
Atasam hastanesi Büyük Anadolu Hastaneleri Liman hastanesi
Genel müdürü Genel Müdürü Genel Müdürü
Liv hastanesi Medicana İnternational Hastanesi Medicalpark Hastanesi
Genel Müdürü Genel Müdürü Genel Müdürü”
(103) Delil 1/17: MEDICANA MERKEZ’de yapılan yerinde incelemede alınan, MEDICANA
MERKEZ Grup Direktörü Dr. (…..) tarafından Medicana Grubu Genel Müdürlerine
gönderilen “Medicana Grup Laboratuvar, Radyoloji, Ameliyatlar SGK HASTA PAYI
Fiyat Çalışması” konulu ve 01.10.2019 tarihli e-postada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“Sayın Genel Müdürlerimiz,
Toplantıda da bahsettiğimiz şekilde Laboratuvar, Radyoloji ve
Ameliyat çalışmasını ekte paylaşıyoruz. Görüşlerinizi en kısa
sürede bekliyoruz. İyi akşamlar
Merkez Fiyatlandırma Ekibi
…”
(104) İlgili e-postanın ekinde ise “Medicana Grup Laboratuvar Fiyat Çalışması_SGK Hasta
Payı.xlsx”, “Medicana Grup Radyoloji Fiyat Çalışması_SGK Hasta Payı.xlsx”,
“Medicana Grup Ameliyat Fiyat Çalışması_SGK Hasta Payı.xlsx” adlı dosyalar yer
almaktadır. İlgili dosyaların muhteviyatında her bir işlem bazında mevcut ve önerilen
fiyat listesinin bulunduğu görülmektedir.
(105) Anılan e-postaya cevaben MEDICANA SAMSUN Genel Müdürü (…..) tarafından
MEDICANA MERKEZ Grup Direktörü Dr. (…..)’a gönderilen 03.10.2019 tarihli e-
postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“(…..) Merhaba;
Doktor bazlı muayene fiyat çalışmamızı 01.10.2019 tarihinde
göndermiştik.
Radyoloji fiyat çalışmasında öneri rakam olarak gönderilen fiyatlar
bizim fiyatlarımızla aynı, değişiklik önerilen fiyatlar bizim içinde
uygundur, yani öneri rakamlarını merkez onayından sonra
uygulamaya alabiliriz.
Laboratuvar fiyat çalışmasında (…..), değişiklik önerilen fiyatlar
bizim içinde uygundur, yani öneri rakamlarını merkez onayından
sonra uygulamaya alabiliriz.
Ameliyat fiyat çalışmasında öneri rakam olarak gönderilen fiyatlar
bizim fiyatlarımızla aynı, değişiklik önerilen fiyatlar bizim içinde
uygundur, yani öneri rakamlarını merkez onayından sonra
uygulamaya alabiliriz. Ancak ameliyat fiyatlandırmasında belirtmek
istediğimiz bir husus var. Bir (…..) söz konusu. Bununda dışında
(…..) hekimlerimiz de olabiliyor. Geçen akşam toplantıda
bahsedilen ‘Samsun Hastanesinin ameliyat fiyatlandırmalarında
sorun mu var?’ sorusunun cevabı biraz bu konudan kaynaklanıyor.
Ameliyat için sisteme tek fiyat tanımlanıyor. Ancak doktor bazlı fiyat
22-10/152-62
32/173
değişikliği olabiliyor, bunu nasıl çözebiliriz. Muayeneler de
yaptığımız gibi ameliyatları da doktor bazlı mı tanımlamalıyız?
(…..)a 20.09.2019 tarihinde ilettiğimiz fiyatlandırma çalışmasında
gönderdiğimiz işlem/müdahale, oda/yatak başlıklı dosyalarla ilgili
çalışma elimize ulaşmadı.
Saygılarımla.’’
(106) Delil 1/18: MEDICANA MERKEZ’de yapılan yerinde incelemede alınan, MEDICANA
MERKEZ Grup Direktörü Dr. (…..) tarafından Medicana grubu genel müdürlerine
gönderilen “Medicana Grup Muayene Fiyat Çalışması” konulu ve 01.10.2019 tarihli e-
postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Sayın Genel Müdürlerimiz,
Yönetim Kurulu Başkanımızın görüşlerini içeren fiyat çalışmasının
sadece muayene kısmı ekte paylaşılmıştır. Gün içerisinde mesai
bitimine kadar öneri bölümüne ve ekte Beylikdüzü Hastanesi örneği
gönderilen hekim bazlı değişiklik var ise onları belirtenleri ek tabloya
işleyerek göndermenizi talep ediyoruz. Merkezi bir fiyatlandırma
ekibi kurulmuş olup bu ekip Tıbbi Direktörlük, Pazarlama
Direktörlüğü, Anlaşmalı Kurumlar Direktörlüğü, UHM Direktörlüğü,
Hasta Hizmetleri Direktörlüğü, Hastane Genel Müdürleri ve Bilgi
Sistemleri Grup Müdürü olarak öngörülmüştür. Bu konu da farklı
görüşleriniz var ise bunu da belirtmenizi isteriz. Muayene fiyatlarının
hemen akabinde Laboratuvar, Radyoloji, Müdahale, Ameliyat
Fiyatlarında en sık kullanılan 500 tanesi dengelenmesi ve
güncellenmesi hafta sonuna kadar sizinle paylaşılmış olup
bitirilecektir.
…
Yurtdışı hastalar için fiyatlarımız Medicana Asistans firmamızın
kurulması dolayısıyla, Medicana Asistans ekibinin önerisi
doğrultusunda 4,5 TTB olarak tanımlanacaktır.
…
Fiyat değişikliklerinde önerileriniz Sayın Genel Kordinatörümüzün
onayına sunulacak ve Yönetim Kurulu Başkanımızın oluruyla
yürürlüğe girecektir.
Yarın mesai bitimine kadar Muayene Fiyatlarının güncellenmesi
hususundaki görüş ve çalışmanızın iletmenizi önemle talep eder iyi
çalışmalar dileriz.
Merkez Fiyatlandırma Ekibi
…”
(107) İlgili e-postaya cevaben MEDICANA SAMSUN Genel Müdürü (…..) tarafından
gönderilen 01.10.2019 tarihli e-postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Merhaba (…..)
Muayene fiyatlandırma çalışmasını ekte gönderiyorum. Bazı
açıklamaları hekim bazında direkt tablo üzerinde yaptık. Yurt dışı
hastalarımız için alınmış olan TTB*4.5 fiyatlandırması Samsun daki
rakip hastanelerin çok üzerinde olduğundan yereldeki dinamikleri
22-10/152-62
33/173
göz önünde bulundurarak çalıştık. Ayrıca Samsun hastanemize
ağırlıklı olarak yabancı hastalarımız Irak ve Gürcistan dan
gelmektedir. Bu hasta grubunun Samsunda yaşayan yakınları
olduğundan diğer hastanelerin fiyatlarını da yakından takip
etmektedirler. Bu durum rekabet gücümüzü zayıflattığından
fiyatlandırmalarımızı rakip analizlerine göre yaptık. Aksi halde çok
hasta kaybı ile karşı karşıya kalabiliriz. Yabancı Hasta sayısının son
dört aylık artışlarına baktığımızda bu pazarda faaliyet gösteren
aracı kurumları tarafımıza çekmemiz ve daha önce 2 aracı kurumla
çalışırken sayının altıya çıkması bu pazarda ciddi rekabet eder hale
gelmemizi sağlamıştır. Bu avantajımızı kaybetmek istemiyoruz. İyi
çalışmalar dilerim. Saygılarımla.’’
(108) E-posta ekinde “Muayene Fiyatlandırma Doktor Bazlı Çalışma Dosyası.xlsx” isimli
excel dosyası yer almaktadır.
(109) Delil 1/19: MEDICANA MERKEZ’de yapılan yerinde incelemede alınan, MEDICANA
MERKEZ Grup Direktörü Dr. (…..) tarafından Medicana Grubu genel müdürleri ve
genel müdür yardımcılarına gönderilen “Ameliyat Fiyat Revizyonları Hk.” konulu ve
20.10.2020 tarihli e-postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
‘’Sayın Genel Müdürlerimiz,
Ekim ayı içerisinde uygulayacağımız Ameliyat fiyat revizyonları
Yönetim Kurulu Başkanımızca güncellenmiş olup “2021 SGK HP
Önerilen” sütununda bazı değişiklikler yapılarak revizyon fiyatlar
eklenmiş bulunmaktadır. Bu fiyatlandırmalar sistemde tanımlanarak
yürürlüğe geçirilmesi kararı verilmiştir.
Gereğinin yapılmasını arz eder, hayırlı olmasını dileriz. Sevgi ve
Saygılarımızı Sunarız.’’
(110) İlgili e-postanın ekinde ise “Medicana Grup Ameliyat_V2.xlsx” adlı Excel dosyası yer
almaktadır. İlgili dosya incelendiğinde, dosya içeriğinde her bir işlem bazında mevcut
ve önerilen fiyat listesinin bulunduğu görülmektedir.
I.3.1.2. İş Gücü Piyasalarında Rekabeti Kısıtlayıcı Eylemlere İlişkin Belgeler
(111) Delil 1/20: MEDICALPARK SAMSUN’da yapılan yerinde incelemede elde edilen,
MEDICALPARK SAMSUN Başhemşiresi (…..) ile MEDICALPARK SAMSUN Genel
Müdürü (…..) arasındaki 29.06.2020 tarihli WhatsApp yazışmalarına aşağıda yer
verilmektedir:
(…..): (MEDICALPARK SAMSUN Başhemşiresi)
‘’ (…..) medicana ftr hekimi (…..) varmış, bizim kıdemli
fizyoterapistimiz (…..)a iş teklif etmiş, medicana için.
Bana (…..) söyledi
Bende medicanayla centilmenlik sözleşmemiz olduğunu böyle
birşey olamayacağını söyledim’’
(112) Delil 1/21: MEDICANA SAMSUN Genel Müdür Yardımcısı (…..) e-posta hesabından
alınan, MEDICANA SAMSUN Genel Müdürü (…..) tarafından gönderilen 12.07.2020
tarih ve “haftalık rapor” konulu e-posta iletisinin ekinde yer alan “61. Haftalık
rapor.04.07.2020.docx’’ adlı belgenin 27.06.2020/04.07.2020 tarihlerinin haftalık
22-10/152-62
34/173
raporu olarak hazırlandığı görülmekte ve söz konusu belgenin “Hekim Çalışmaları”
başlığı altında düzenlenen maddelerde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Samsun Medicalpark hastanesi (…..) uzmanı (…..) istifa ederek
hastanesinden ayrıldı. Medicalpark hastanesi ile aramızda bulunan
protokol gereği hakimi alamıyoruz. Ancak hekimle iki ay bir boşluk
vermesi ve durumu soğutması konusunda anlaşma sağladık. İki ay
sonra protokolü gözetmeksizin hekimle anlaşmayı planlamaktayız.
Yaklaşık (…..) ciro potansiyeline sahip olan bu hekim ile cildiye
sorunumuzu çözmeyi planlamaktayız. …”
(113) Delil 1/22: MEDICALPARK MERKEZ’de yapılan yerinde incelemede elde edilen ve
MEDICALPARK SAMSUN İnsan Kaynakları Sorumlusu (…..) tarafından
MEDICALPARK MERKEZ Ücretlendirme Müdürü (…..)’e gönderilen, bilgide ise
MEDICALPARK MERKEZ Genel Koordinatörü ve MEDICALPARK SAMSUN Yönetim
Kurulu Başkanı (…..), MEDICALPARK SAMSUN Genel Müdürü (…..), Ali ERÇİN, ve
MEDICALPARK MERKEZ Ücret ve Yan Haklar Sorumlusu (…..) yer aldığı “Yenidoğan
YB Şift Hemşirelerinin Maaş Revizyon Talepleri Hk.” konulu ve 08.10.2020 tarihli e-
postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“(…..) Merhaba,
Yenidoğan yoğun bakımımızda (…..) şift (kıdemli) hemşiremiz
vardı, (…..) şift hemşiremizin son dönemde ayrılması sebebi ile
alanda sadece (…..) şift hemşiremiz kaldı. Bu nedenle şift
hemşirelerimizin gerek nöbet yükü gerekse sorumlulukları daha çok
arttı. Ayrıca Yenidoğan yoğun bakım yatak sayımızda (…..) küvez
eklenerek, (…..)’dan (…..)’e yükselmiştir.
Aşağıdaki tabloda paylaştığım (…..) şift hemşiremizin, diğer
hastanelerin transfer tekliflerini olumlu değerlendirmelerini
engellemek ve motivasyonlarını da sağlamak amacı ile maaşları ile
ilgili ücret revizyon talebimiz bulunmaktadır.
Konuyla ilgili desteğinizi rica ederim.
Teşekkürler, iyi çalışmalar.
Ad Soyad Mevcut
Brüt
Hastane Brüt Ücret
Önerisi Tutar
Merkez Onay
Brüt
Artış
Oranı
Yeni Brüt Ücret Tutarı Deneyim
Süresi
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(114) 20.10.2020 tarihinde, MEDICALPARK MERKEZ (…..) tarafından cevaben atılan e-
postada ise aşağıdaki ifadeler bulunmaktadır:
“(…..) Merhaba,
NICU Hemşireleri (…..), (…..), (…..) ve (…..) için ücret artış talebiniz
skalamız içerisinde olacak şekilde onaylanmıştır.
Tablo ekte yer almakta olup bu şekilde ilerleyebilirsiniz.
İyi çalışmalar dilerim.
Ücret ve Yan Haklar Sorumlusu
22-10/152-62
35/173
(…..)’’
(115) İlgili e-postanın ekinde ise “(…..).xlsx” adlı dosya yer almaktadır.
I.3.2. İkinci SR Kararı Kapsamındaki Teşebbüslerde Yapılan Yerinde
İncelemelerde Elde Edilen Belgeler
I.3.2.1. TSS Sürecine Yönelik Belgeler
(116) Delil 2/1: HAYAT’ta yapılan yerinde incelemede alınan, HAYAT Halka İlişkiler Müdürü
(…..) tarafından HAYAT Yönetim Kurulu Üyesi (…..), HAYAT Hastane Müdürü (…..)
e-posta adreslerine ve HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi
(…..)’a gönderilen 24.06.2019 tarihli e-postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
Ayrıca dosya ekinde yer alan excel tablosuna aşağıda yer verilmektedir:
“20.06.2019 Özel Sağlık Kuruluşların Yöneticilerinin katıldığı
toplantı katılımcı listesini ekte bilgilerinize sunuyoruz. …”
ADI SOYADI TELEFON NO E-MAIL KURUM
(…..) (…..) (…..) ÖZEL ESENTEPE HASTANESİ
(…..) (…..) (…..) ÖZEL ESENTEPE HASTANESİ
(…..) (…..) (…..) MEDİCANA BURSA HASTANESİ
(…..) (…..) (…..) MEDİCANA BURSA HASTANESİ
(…..) (…..) (…..) RETİNA GÖZ
(…..) (…..) (…..) GÖZ VAKFI BURSA
(…..) (…..) (…..) MEGAMED
(…..) (…..) (…..) ACIBADEM HASTANESİ
(…..) (…..) (…..) ACIBADEM HASTANESİ
(…..) (…..) (…..) DORUK HASTANESİ
(…..) (…..) (…..) DORUK HASTANESİ
(…..) (…..) (…..) MEDİCABİL HASTANESİ
(…..) (…..) (…..) ARİTMİ SAĞLIK GRUBU
(…..) (…..) (…..) ARİTMİ SAĞLIK GRUBU
(…..) (…..) (…..) CİHANGİR HASTANESİ
(…..) (…..) (…..) CİHANGİR HASTANESİ
(…..) (…..) (…..) PEDMER
(…..) (…..) (…..) PEDMER
(…..) (…..) (…..) PEDMER
(…..) (…..) (…..) PEDMER
(…..) (…..) (…..) CEYLAN HASTANESİ
(…..) (…..) (…..) CEYLAN HASTANESİ
(…..) (…..) (…..) BURTOM SAĞLIK GRUBU
(117) Delil 2/2: CEYLAN’da yapılan yerinde incelemede alınan, 27.08.2019 tarihinde
DORUK YILDIRIM Mesul Müdürü (…..)28 tarafından Delil 2/1’deki ile aynı alıcılara
gönderilen ve ekinde “21.08.2019 kararları.docx” isimli Word dosyası bulunan e-posta
aşağıdaki gibidir:
“Değerli Bursa Özel Sağlık Kuruluşları yöneticileri;
21.08.2019 tarihinde Özel Medicabil Hastanesi’nde gerçekleştirilen
toplantıda alınan kararlar, görev paylaşımı ve terminler ekte
bilgilerinize sunulmuştur.
İyi çalışmalar dilerim.”
(118) Söz konusu e-postanın ekinde yer alan “21.08.2019 kararları.doc.x” isimli Word
dokümanı içeriğine aşağıda yer verilmektedir:
“BURSA ÖZEL SAĞLIK KURULUŞLARI İLETİŞİM TOPLANTISI
Toplantı tarihi : 21.08.2019
28 Güncel süreçte (…..) DORUK YILDIRIM bünyesinde görev almakta olup 2019 yılının Aralık ayına
kadar MEDICABİL bünyesinde çalıştığı bilinmektedir. Bu kapsamda e-postanın gönderildiği tarihte
MEDICABİL’de çalışmaktadır.
22-10/152-62
36/173
Toplantı yeri : Özel Medicabil Hastanesi
Çalışma sistematiğinin belirlenmesi
Sağlık müdürlüğü ile ilgili yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri
SGK ile yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri
Sağlık bakanlığı mevzuatlarındaki değişimler ve olumlu/olumsuz
yönleri
Özel sağlık kuruluşlarının ortak hareket edebileceği noktaların
belirlenmesi
Ekonomik krizin olumsuz yönlerinin değerlendirilmesi
İlk toplantı ve bu toplantı sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi
Sonraki toplantı tarihinin belirlenmesi, dilek ve temenniler
KARARLAR GÖREVLİ TERMİN
1
Bursa özel Sağlık Kuruluşları iletişim toplantılarını organize etmek ve süreç
yönetimini gerçekleştirmek üzere ir yönetici ve 3 yardımcı seçilmesi , (…..)’
in yönetici olarak görevlendirilmesine , (…..) yardımcıları olarak
görevlendirilmesine
21.08.2020 YE
KADAR SÜREKLİ
2
Yöneticinin en fazla 1 yıl süre ile görev yapması, Süre sonunda
yardımcıların sırayla yönetici olarak devam etmesi, eksilen yardımcının
yerine yenisi seçilmesi
SÜREKLİ GÖREV
3
Yöneticinin ayda 1 defa düzenli olarak iletişim toplantısının düzenlenmesini
sağlamasına
SÜREKLİ GÖREV
4
Yöneticinin toplantılarda gündeme getirilen sorunları ve çözüm önerilerini
ilgili kurum ve kuruluşlarla irtibata geçerek sonuçlandırması, bir sonraki
toplantıda sonuçlar hakkında bilgilendirme yapmasına
SÜREKLİ GÖREV
5 Toplantı her ay başka bir hastanede alfabetik sıra ile gerçekleştirilmesine , SÜREKLİ GÖREV
6 Toplantılarda alınan kararlar BTSO29 nun ilgili komitelerine iletilmesine, SÜREKLİ GÖREV
7 Toplantılarda alınan kararlar OHSAD’ ın yönetimine iletilmesine SÜREKLİ GÖREV
8 Toplantılarda kararlar özel hastaneler platformu derneği’ne iletmesine SÜREKLİ GÖREV
9
OHSAD ve özel hastaneler platform derneğine özel hastaneler yönetmeliği
ve diğer ilgili mevzuatlar ile ilgili olarak açılması düşünülen davalara görüş
bildirilmek isteği iletilecek ve hazırlanan metinlere katkıda bulunmak üzere
bilgilendirme talep edilmesine
(…..) 1.09.2019
10
Mevzuat değişiklikleri ile ilgili olarak yaşanan sıkıntıları diler getirmek üzere
, eski sağlık bakanı (…..), eski müsteşar (…..) ve (…..)’a ulaşma imkanı
aranmasına.
(…..) 30 GÜN
11
E-Nabız süreci ile ilgili gelişmelerde 2 eylülden sonra yaşanacak sürecin
sıkı takip edilmesine
BİR SONRAKİ
TOPLANTI
TÜM
KURULUŞLAR
12
Stajyer görevlendirmeleri ile ilgili olarak 3308 sayılı kanuna göre sağlık
müdürlüğüne ve il milli eğitim müdürlüğüne iletilmek üzere dilekçe
hazırlanmasına , BTSO aracılığı ile stajyer öğrenci tespit komisyonuna özel
sektör temsilcilerinin katılımlarının önerilmesine
(…..) 30 GÜN
13
SGK sağlık sosyal güvenlik merkezi ile sektör buluşması toplantısı organize
edilmesine , bu toplantıya veya BTSO bünyesinde gerçekleştirilebilecek bir
toplantıya GSS (…..) ve Sağlık Hizmetleri (…..)’in davet edilmesine
(…..) 20 GÜN
14
Özel sağlık kuruluşlarının ortak hareket kabiliyetinin ortaya konabilmesi
amacıyla insan kaynakları ve satın alma birimlerinden başlamak üzere
toplantılar yapılmasına , ilk toplantının 05.09.2019 tarihinde
gerçekleştirilmesine , bu maksatla özel sağlık kuruluşları tarafından gerekli
görevlendirmelerin yapılmasına ,
5.09.2019
TÜM
KURULUŞLAR
15
Özel sağlık kuruluşlarının haberleşme ve koordinasyonu için ortak
whatsapp grubu oluşturulmasına
(…..) 1.09.2019
16
Bir sonraki toplantı için özel sağlık kuruluşlarından avukat temsilcilerin de
yer almasına
17
Toplantılardan önce gündemin daha detaylı olarak sağlık kuruluşları ile
paylaşılmasına ve hazırlıklı gelinmesine fırsayı tanınmasına
YÖNETİCİ VE
YARDIMCILARI
SÜREKLİ GÖREV
18
Bir sonraki toplantıda sağlık turizmi ile ilgili verilerin sağlık müdürlüğünden
temin edilmiş ve hazır olarak bulundurulmasına, konu hakkında toplantıda
minik bir sunum yapılmasına
(…..)
BİR SONRAKİ
TOPLANTIDA
HAZIR EDİLECEK
19
Bir sonraki toplantının öncelikli gündem maddesi olarak tamamlayıcı sağlık
sigortalarının değerlendirilmesine
20
Bir sonraki toplantıya OHSAD yönetiminden bir temsilcinin de toplantıya
davet edilmesine
(…..)
BİR SONRAKİ
TOPLANTIDA
29 Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olduğu anlaşılmaktadır.
22-10/152-62
37/173
HAZIR EDİLECEK
21
Bir sonraki toplantının özel acıbadem hastanesinde gerçekleştirilmesine ve
toplantı tarihinin 15 gün önceden tüm temsilcilere bildirilmesine karar
verilmiştir.
(…..)
(119) Delil 2/3: HAYAT’ta yapılan yerinde incelemede alınan, “Özel Sağlık Sektörü” adlı
WhatsApp grubuna ARİTMİ Genel Müdürü ve BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi (…..)
tarafından 10.03.2020 tarihinde gönderilen iletide aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Arkadaşlar yıllar sonra artan SUT den sonra bazı TSS firmaları
sözleşme gereği uyguladıkları katsayıları düşüreceklerine dair
zeilname gönderdiler. Bu konuda ne yapabiliriz”
(120) Aynı belgenin devamında, söz konusu mesaja BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi (…..)
tarafından gönderilen yanıttaki ifadeler aşağıda sunulmaktadır:
“Bu konuyu Ohsad yk da görüşüldü. Hastanelerin önemli bir kısmı
sözleşmeleri iptal eğilimindeler. Bağlayıcı karar almamız mümkün
değil. TSS sözleşmesini iptal etmek isteyenlerin ÖSS
sözleşmelerini de iptal edeceği yönünde uyarıldığını duyduk. Toplu
bir reaksiyon sonuç verebilir diye konuştuk… Bilgi amaçlı
gönderdim.. Bursa platformu olarak ortak karar için çalışma
yapabiliriz.”
(121) Delil 2/4: HAYAT’ta yapılan yerinde incelemede alınan, “Özel Sağlık Sektörü” adlı
WhatsApp grubuna 09.04.2020 tarihinde BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi (…..)
tarafından iletilen mesaja aşağıda yer verilmektedir:
(…..): (İletildi) (BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi)
“Bu tebliğin bize dahada zarar verecek artı dalgalarıda gelmeye
başladı, tamamlayıcı sigortacılardanda çatlak sesler gelmeye
başladı, sgk dan fark almıyorsanız bizde vermeyiz diye, bu konuyu
hep birlikte kesin kabul etmemeliyiz.”
(122) Delil 2/5: HAYAT’ta yapılan yerinde incelemede alınan, “Özel Sağlık Sektörü” adlı
WhatsApp grubunda 23.04.2020 tarihinde BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi (…..) ve
MEDICABİL ve BUSAD Yönetim Kurulu Başkanı (…..) tarafından gönderilen
yazışmalara aşağıda yer verilmiştir:
(…..): (BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi)
“Arkadaşlar, pandemi nedeniyle günlük sıkıntıları unutuyoruz. SUT
zammı ile TSS firmaları hukuksuz olarak düşük fiyat ödüyor, bu
hususta platform olarak ortak hareket edebilirmiyiz, uygun
görürseniz bu husus tek maddelik zoom görüşmesi ile karara
bağlanabilirmi..
İyi çalışmalar”
(…..): (MEDICABİL ve BUSAD Yönetim Kurulu Başkanı)
“(…..) çok önemli bir konu
Vakit geçirmeden gündeme getirmeliyiz. Değerli arkadaşlarım
uygun görürseniz
22-10/152-62
38/173
Bu Pazar30 saat 15:00 de zoom üzerinden toplantı yapabiliriz
Selamlar”
(123) Delil 2/6: MEDICABİL’de yapılan yerinde incelemede BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi
(…..) tarafından 27.04.2020 tarihinde gönderilen mesajda aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“Saygıdeğer Özel Sağlık Kuruluşları Platform Üyeleri;
Malumunuz olduğu üzere sektörümüzü ilgilendiren konularda ortak
hareket edebilmek için periyodik olarak toplanıp sorunlarımızı ve
çözüm önerilerimizi görüşmekteydik.
Pandemi nedeni ile bu görüşmeleri sanal ortama taşıyarak devam
ediyoruz. Son görüşmede örgütlü toplum olmanın önemine
istinaden sistemde mevcut olan ancak çeşitli nedenlerle faaliyeti
bulunmayan, burada bulunan bir çok arkadaşımızın da zaten üyesi
olduğu BUSAD (BURSA ÖZEL SAĞLIK KURULUŞLARI
DERNEĞİ) derneğimizin üyelerinin güncellenmesi ve yeni üye
kaydı ile faaliyete geçirilmesi kararlaştırılmıştır. Bu nedenle mevcut
üyelerin ve yeni üyelerin ekteki formu doldurmalarını istiyoruz.”
(124) Delil 2/7: Yukarıdaki yazışmanın ardından BUSAD ve MEDICABİL Yönetim Kurulu
Başkanı (…..) tarafından “Çalışma Grubu Çağrısı” başlıklı bir word dosyası ve üyelik
işlemlerine yönelik çeşitli dosyalar paylaşılmıştır. “Çalışma Grubu Çağrısı” isimli
dosyanın içeriğinden, yukarıdaki belgelerde yapılması planlanan toplantının
26.04.2020 tarihinde yapıldığı ve toplantı sonucunda alınan kararların imzaya açıldığı
anlaşılmaktadır. İlgili word dosyasının içeriğine aşağıda yer verilmektedir:
“Değerli Arkadaşlar,
Bugün Bursa Özel Sağlık Kuruluşları Platformu olarak;
“SUT zammı sonrası TSS şirketlerinin anlaşma fiyatlarında
ıskontoya gitmesi ve Bursa özelinde farklı ödeme katsayıları
hususunda ortak dil belirlenmesi gündemi ile bir araya gelindi.
Toplantı sonucunda;
TSS şirketleri ile anlaşmalarda Bursa Özel Sağlık Kuruluşları
Platformu olarak hep birlikte ortak hareket edilmesi,
Öncelikle en çok portföye sahip olan Koç Allianz Sigorta ile gündemi
belirlenmiş bir toplantı planlanması, bu toplantıya gündem
olabilmesi adına;
Oluşturulan çalışma grubuna her özel sağlık kuruluşundan birer
temsilci katılması
Oluşan çalışma grubunun sigorta şirketinden talep edeceği
katsatının 30.03.202031 Perşembe gününe kadar belirlenmesi ve
30 26.04.2020 tarihini işaret etmektedir.
31 Söz konusu tarihin aslında Nisan ayı olduğu, sehven Mart yazıldığı, hem sonraki yazışmalardan hem
de imzalanmış hallerinde Nisan olarak düzenlenmesinden görülmektedir.
22-10/152-62
39/173
Daha güçlü kurumsal bir görünüm adına görüşmelerin Bursa Özel
Sağlık Kuruluşları Derneği olarak yapılması kararları katılanların oy
birliği ile alındı.
Bu görüşme; ileriki dönemlerde de Bursa Özel sağlık Kuruluşları
Platformunu oluşturan özel sağlık kuruluşlarının güçlü anlaşmalara
imza atabilmesinin ilk ayağıdır. Gelir kaynağımızı oluşturan
kurumlarla yapılacak görüşmelerde tüm özel sağlık kuruluşlarının
rekabetçi anlayıştan uzak, firesiz katılımı Bursa Özel Sağlık
Kuruluşları Platformunun gücü adına çok önemlidir. Merkezi karar
yönetimi Bursa’da olmayan Zincir Hastane Markalarının bu
çalışmaya katılımlarını da stratejilerine aykırılık oluşturmayacaksa
tüm kalbimizle arzu etmekteyiz.
Sizlere grup üzerinden ulaşan bu dokümanı kurum imzalı onayınız
ve katılımcı bilgileri ile birlikte tarayarak 27.03.202032 17:00’a kadar
Whatsapp vasıtası ile göndermenizi rica eder iyi çalışmalar dilerim.
Bursa Özel Sağlık Kuruluşları Platformu
(…..)
Kabul Ediyorum:
Özel Sağlık Kuruluşu: Kaşe/İmza
Çalışma Grubuna katılacak kişi/ iletişim bilgileri;
Cep Tel:
Mail”
(125) Delil 2/8: MEDICABIL’de yapılan yerinde incelemede MEDICABİL Stratejik Planlama
Yöneticisi (…..) tarafından gönderilen iletide aşağıdaki ifadeler yer almaktadır. İletinin
“Özel Sağlık Sektörü” adlı WhatsApp grubunda 30.04.2020 tarihinde planlanan
toplantının yeterli katılımın olmaması sebebiyle 01.05.2020 tarihine ertelenmesine
ilişkin olduğu anlaşılmaktadır:
“Değerli arkadaşlar,
Bugün saat 16:00’da yapılan TSS katsayılarının değerlendirilmesi toplantısında
sektörün tüm temsilcilerinin katılması amacı ile yarın saat 14:00 de yeniden
yapılması planlanmıştır. Sigorta kuruluşlarına yapacağımız teklifin güçlü olması
adına sektörün tüm temsilcilerinin bu toplantıya katılımının önem arz ettiğini
düşünmekteyiz. Saygı ve selamlarımızla”
(126) Delil 2/9: Söz konusu toplantıdan sonra MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi
(…..) tarafından “Özel Sağlık Sektörü” adlı WhatsApp grubuna 01.05.2020 tarihinde
gönderilen iletiye aşağıda yer verilmektedir:
“Herkese Merhaba,
Bugün saat 14:00 de yapılan ‘’TSS Katsayı Değerlendirme’’
toplantısı sonrasında alınan karar üzerine; Kurumlarımızın elinde
bulunan konumuz şirkete ait katsayı listelerinin ( işlem-hizmet türü
satırlarının karşılarına 3 sütundan oluşan mevcut katsayı-indirimli
yeni katsayı- beklenti katsayılarını barındıran bir tablonun
32 Söz konusu tarihin aslında Nisan ayı olduğu, sehven Mart yazıldığı, hem sonraki yazışmalardan
hem de imzalanmış hallerinde Nisan olarak düzenlenmesinden görülmektedir.
22-10/152-62
40/173
oluşturularak) en geç 05.05.2020 Salı günü akşamına kadar, ortak
çalışma grubunda paylaşılmak üzere (…..) adresine mail yoluyla
iletilmesi konusunda yardımlarınızı rica ederiz. …”
(127) Delil 2/10: Bu ileti sonrasında 13.05.2020 tarihinde MEDICABİL Stratejik Planlama
Yöneticisi (…..) tarafından “TSS Çalışma Grubu” kurulmuştur. Söz konusu grupta;
CEYLAN, DORUK YILDIRIM, ATEK, HAYAT, CİHANGİR, PEDMER, ARİTMİ33 ve
MEDICABİL’den temsilcilerin olduğu görülmektedir.
(128) Delil 2/11: “Özel Sağlık Sektörü” isimli gruptakine kıyasla daha az katılımcı ile kurulan
“Tss Calisma Grubu” adlı WhatsApp grubunda MEDICABİL Stratejik Planlama
Yöneticisi (…..) tarafından 13.05.2020 tarihinde gönderilen grubun ilk iletisine aşağıda
yer verilmektedir:
“TSS konusundaki ham verilerin bir araya getirilmesi isi tamamlandi.
Bir araya gelerek tablonun değerlendirilmesi konusunda olur
alabilirsem yarin saat 14:00 Medicabil hastanesi konferans
salonunda gorusmeyi teklif ediyorum.”
(129) Delil 2/12: İlgili yazışmada bahsi geçen ham verilerin hangi teşebbüslere ait olduğu
CEYLAN’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve 14.05.2020 tarihinde
MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi (…..) tarafından CEYLAN Genel Müdürü
(…..)’e gönderilen e-postadan anlaşılmaktadır. Söz konusu e-postada MEDICABİL,
ARİTMİ, HAYAT, CEYLAN, PEDMER, DORUK YILDIRIM, ATEK’e (ESENTEPE ve
ANADOLU) ait ALLIANZ ile daha önce yapılan anlaşmalarda belirlenen katsayılar ile
yeni anlaşmadan beklenen katsayı öngörüleri yer almaktadır.
Ekran Görüntüsü-3
(…..TİCARİ SIR…..)
(130) Delil 2/13: MEDICABİL’de yapılan yerinden incelemede elde edilen ve 27.05.2020
tarihinde “Tss Calisma Grubu” adlı WhatsApp grubuna ARİTMİ Genel Müdürü ve
BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi (…..) ve DORUK YILDIRIM Mesul Müdürü (…..),
BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi (…..) ve MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi (…..)
tarafından gönderilen yazışmalara aşağıda yer verilmektedir:
(…..): (ARİTMİ Genel Müdürü - BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi)
“Sevgili arkadaşlar öncelikle geçmiş bayramınızı kutluyorum. TSS
sözleşmeleri için Allianze toplu görüşmeyi kabul etmemişti.
Bu durumda süreci görüşmek için uygun bulursanız yarın saat
16:00 da Hayat Hastanesinde Dr. (…..) beyin misafiri olarak
toplanalım. …”
(131) Delil 2/14: MEDICABİL’de yapılan yerinde incelemede elde edilen ve “Tss Calisma
Grubu” adlı WhatsApp grubunda 30.05.2020 tarihinde ARİTMİ Genel Müdürü ve
33 ARİTMİ adına grupta bulunan ARİTMİ Genel Müdürü ve BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi (…..) önceki
tarihlerde paylaşımlarının olduğu, bununla birlikte 24.10.2020 tarihinde gruptan ayrıldığı görülmektedir.
22-10/152-62
41/173
BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi (…..) ve ATEK İşletme Müdür Yardımcısı (…..)34
arasındaki konuşmalar aşağıda yer almaktadır:
(…..): (ARİTMİ Genel Müdürü - BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi)
“arkadaşlar selamlar.
dernek olarak Allianz sigortaya aşağıdaki yazıyı göndermeyi
düşünüyoruz. Eleştirilerinizi bekliyorum.
ALLİANZE SİGORTA A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE
Derneğimiz üyesi Özel Sağlık Kuruluşlarının tarafımıza yaptıkları
müracaatlarda kurumunuzla yapılan tamamlayıcı sağlık sigorta
sözleşme görüşmelerinin derneğimiz aracılığı ile yapılması istenmiş
ve bu konuda ekli yazılarda görüldüğü gibi Derneğimizi yetkili
kılmışlardır.
Kurumlarımızın talepleri doğrultusunda TSS sözleşmeleri ile ilgili
yaptığımız çalışmalar sonucunda TSS sözleşmeleri ile ilgili
aşağıdaki … doğrultusunda (…)leri ile ilgili yaptığımız çalışmalar
sonucunda TSS sözleşmeleri ile ilgili olumsuzluk ve aksaklıklar
tespit edilmiştir.
1- Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından
11.11.2019 tarihinde yayınlanan 2019/18 sayılı Genelgede, İkinci
basamak sağlık kurumu olarak sınıflandırılan hastaneler arasında
kabul edilebilir sınırların üzerinde katsayı farklılıkların olduğu.
2- TSS sözleşmelerinde uygulanan SUT katsayılarının,
Kurumlarımınız maliyetlerini karşılamadan uzak olduğu, bu
katsayılarla işlem yapmanın işletmelerimizde zarara neden olduğu.
3- Bu nedenlerden dolayı TSS sözleşmelerinin bu şekilde
yürütmenin Hekimlerimiz arasında huzursuzluğa neden olduğu ve
çoğu hekimin TSS hastası kabul etmeme yönünde hastane
yönetimlerine müracaatlarının olduğu tespit edilmiştir.
Hastanelerimizin maliyetleri ile yapılan çalışmalar sonucunda
sözleşme konusu işlerin maliyetleri çıkarılmış, ekli listede yer alan
katsayıların Hastanelerimizin zarar etmeden çalışmalarını
sağlayacak oranlar olduğu tespit edilmiştir. Yukarıda açıkladığımız
nedenlerden dolayı, tamamlayıcı sağlık sigorta sözleşme
görüşmelerin yapmamız konusunda tarafımıza yetki veren tüm
kurumlarımız adına bu katsayılar ile TSS sözleşmesi
yapabileceğimizi, aksi durumda hiç istemediğimiz halde zarar
etmemek için tüm kurumlarımız tarafınızla yapılan TSS
sözleşmelerinin iptal edeceğini üzülerek bildiririz.
Bilgilerinizi rica ederim.
Bursa Özel Sağlık Kuruluşları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı”
34 Yerinde incelemede elde edilen belgede WhatsApp konuşmasında “Esentepe (…..)” olarak kayıtlı
olan kişinin, ATEK tarafından gönderilen organizasyon şemasında görüldüğü üzere Esentepe Hastanesi
bünyesinde işletme müdür yardımcısı olarak görev yapan (…..) olduğu anlaşılmaktadır.
22-10/152-62
42/173
(…..): (ATEK İşletme Müdür Yardımcısı)
“Net anlaşılır güzel olmuş dr bey
Bu arada cihangir’in allianze TSS ile anlaşması yokmuş.”
(…..): (DORUK YILDIRIM Mesul Müdürü)
“Makul fiyatlar verirlerse cihangir de anlaşma yapmış olur yine
faydalanır”
(…..): (ATEK İşletme Müdür Yardımcısı)
“Cihangir tüm Tss anlaşmalarının iptal etmeye başlamış sadece
ANADOLU ve AXA yı bırakacaklarmış”
(…..): (BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi)
“Başkanım elinize sağlık”
(132) Delil 2/15: MEDICABİL’de yapılan yerinde incelemede elde edilen, 07.06.2020
tarihinde MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi (…..) tarafından “Tss Calisma
Grubu” adlı WhatsApp grubuna gönderilen iletide aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Arkadaşlar Merhaba, iyi pazarlar… Gelen bir iki kritik üzerine
özellikle Taahhütname ile ilgili değişiklik-ilaveler yaptık.
Çalışmaların son hallerini paylaşıyorum. Metin içerikleri ile ilgili bir
sıkıtı olmaz ise bu hafta içi evrak döngüsünü (imzalama, imza
sirküleri vb) tamamlayarak yola çıkalım diye düşünüyoruz. Hepinize
iyi pazarlar. Not: Sizlerden ricam yetki belgesi ve taahhütnameye
imza verecek şirketlerinizin tam ünvan ve adreslerini
paylaşmanızdır. Görüşmek üzere”
(133) Delil 2/1635: MEDICABİL’de yapılan yerinde incelemede elde edilen, 27.06.2020
tarihinde “Tss Calisma Grubu” adlı WhatsApp grubuna ARİTMİ Genel Müdürü ve
BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi (…..) tarafından gönderilen mesaj ve devamındaki
yazışmalara aşağıda yer verilmektedir:
(…..): (ARİTMİ Genel Müdürü - BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi)
“TSS görüşmelerinde ortak hareket etme kararında olan
hastanelerimizin sayın yetkilileri:
Toplantı Allianze sigortanın talebi doğrultusunda kısıtlı katılımla
23.06.2020 tarihinde uzaktan görüşme şeklinde yapılmıştır.
Hastanelere adına bir dernek ya da başka bir oluşumla bugüne
kadar görüşmediklerini, istisna olarak bizimle görüştüklerini dile
getirmişlerdir. Toplantıda tarafımızdan;
1- Mevcut katsayılarla hizmet vermenin hastanelerin zarar etmesine
neden olduğu,
2- Bursa’daki hastaneler arasında kabul edilebilir sınırları aşan
katsayı farklılıkları olduğu, (zincir hastaneler lehine)
3- Diğer TSS’ler ile Allianze arasında uygulama ve katsayı farkının
bariz olduğu,
35 Aynı mesaj aynı kişi tarafından bireysel olarak HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve
Başhekimi (…..) da iletilmiştir.
22-10/152-62
43/173
4- Hastaneler olarak ayaktan muayenelerde Ek2/B uygulamasını
talep ettiğimizi belirttik.
Görüşme sonunda muhataplarımız;
1- Taleplerimizi aldıklarını,
2- Sözleşmelerin her hastane ile münferit yapıldığını ve katsayı
pazarlığının da müferit olarak yürütülebileceğini,
3- Bu nedenle de her hastanenin yeni katsayı taleplerini doğrudan
kendilerine iletmeleri gerektiğini,
4- Değerlendirerek geri dönüş yapacaklarının ifade etmişlerdi.
Bütün bunların neticesinde:
1- Ekip olarak daha önce yaptığımız toplantıda belirlediğimiz
katsayı taleplerimizin alt ve üst sınırlarının ortalamasını alarak bir
liste oluşturup sizlere ileteceğiz.
2- Bu katsayılarının altında olmamak üzere her hastanenin kendi
dinamikleri doğrultusunda tabloyu kişiselleştirerek kendi hastaneleri
adına yeni talepleri Allianz’a göndermeleri,
3- Gelen karşı tekliflerin çalışma grubunda değerlendirilerek
hastaneler adına kabul edilebilir olup olmadığı,
4- Bunun sonucunda da sözleşmelerin devam ya da feshine ilişkin
kararı beraber alacağımızı
Bilgilerinize sunarım.”
(134) Delil 2/17: İlgili yazışmanın devamında ARİTMİ Genel Müdürü ve BUSAD Yönetim
Kurulu Üyesi (…..) tarafından gönderilen aşağıdaki ileti ve görsel yer almaktadır:
“Günaydın arkadaşlar. Allianz sigorta genel müdürlüğğ ile
yaptığımız görüşme ve bununla ilşkili hazırladığımız, hastanelerimiz
tarafından talep edilecek katsayı listesini gönderiyorum.
Yazarak Anlatamadığımız bir husus varsa telefonla görüşebiliriz.”
Ekran Görüntüsü-4
(135) Delil 2/18: MEDICABİL’de yapılan yerinde incelemede elde edilen, “Tss Calisma
Grubu” adlı WhatsApp grubunda 27.06.2020 tarihinde MEDICABİL Stratejik Planlama
Yetkilisi (…..) ve DORUK YILDIRIM Mesul Müdürü (…..) tarafından gönderilen iletilere
aşağıda yer verilmektedir:
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yetkilisi)
22-10/152-62
44/173
“(…..) Hanım yetki yazısında problem yok ancak taahhütnamede
tüm kurumlar 1.000.000 TL ceza maddesinin altına imza ettiler sizin
taahhütnamenin bu noktada orijinal metnin dışında kaldığını gorduk
düzeltilmesi konusunu yardımlarınızı rica edeceğiz.
Biz muayene için (…..) katsayı istedik polikliniklerde (…..) ve (…..)
olarak talep edeceğiz”
(…..): (DORUK YILDIRIM Mesul Müdürü)
“Listede yer alan katsayıların altında talep oluşmamalı diye konuştuk yanlış
mı hatırlıyorum
(…..) beyin gönderdiği listede muayene (…..) çarpan ile yazılmış
bunu altında bir talep iletilmemeli”
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yetkilisi)
“Benim gönderdiğim tabloda alt sınır olarak görülen rakamlar bizim
ortak çalışmamızda belirlediğimiz ortalama alt sınır katsayılarıdır.
Bunun üzerine (…..) koyarak istemiş, biz de bu alt sınırın üzerinde
istedik nihayetinde görüşme notlarında (…..) anllattığı gibi adamlar
Bursa da muayene de (…..) ün altında fiyat olmadığını düşünüyorlar
hal böyleyken biz de alt sınır (…..) ın üzerinde talepte bulunduk.
Herkesi aynı rakamları istemesine gerek yok burada bizleri
bağlayan nokta alt sınırın altında rakamlara evet
denilemeyeceğidir.”
(136) Delil 2/19: MEDICABİL’de yapılan yerinde incelemede “Tss Calisma Grubu” adlı
WhatsApp grubunda 09.07.2020 ve 21.07.2020 tarihlerine yapılan konuşmalara
aşağıda yer verilmektedir:
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi)
“Herkese Merhaba,
Medicabil olarak Allianz a 1 Temmuz da kapak yazı ile yeni fiyat –
katsayı taleplerimizi ilettik. Allianz dün dönüş yapıp teklifimizin
incelendiğini ve haftaya dönüş yapılacağını iletti. Bu bilgiyi
paylaşmak istedim
Bu arada Allianz a teklif iletmeyen - yeni katsayı talebinde
bulunmayan kaldı mı aramızda….?Herkes talebini yapmıştır diye
düşünüyorum…”
(…..): (ATEK İşletme Müdür Yardımcısı)
“Biz yaptık hocam
Anadolu ve Esentepe olarak
Henüz cvp gelmedi”
(…..): (ARİTMİ Genel Müdürü - BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi)
“Arkadaşlar biraz önce aynı minvalde bir cevap bize geldi.”
(137) İlgili konuşmanın devamında 21.07.2020 tarihinde devam eden konuşmaya aşağıda
yer verilmektedir:
(…..): (DORUK YILDIRIM Mesul Müdürü)
22-10/152-62
45/173
“Teklifler elinize ulaştı mı arkadaşlar”
(…..): (ATEK İşletme Müdür Yardımcısı)
“Bize henüz dönüş yapılmadı dr bey”
(…..): (HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi)
“Hayat hastanesine dönüş olmadı”
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi)
“Bize de dönüş olmadı bekliyoruz”
(138) İlgili yazışmaların devamında 24.07.2020 tarihinde gönderilen iletilere aşağıda yer
verilmektedir:
(…..): (DORUK YILDIRIM Mesul Müdürü)
“Arkadaşlar merhaba
Allianz bize kesin ve dönüşümü yaptı talep etiğimiz rakamların
oldukça altında geldi son teklif ve pazartesi günü onaylanmaması
halinde eski fiyatlardan sözleşme sonuna kadar devam edeceklerini
bildirdiler
Sizlere hala geri bildirim gelmedi sanırım”
(…..): (ATEK İşletme Müdür Yardımcısı)
“Henüz dönüş olmadı dr bey
Pazartesi günü arayacağım”
(…..): (ARİTMİ Genel Müdürü - BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi)
“Mesajla teklifimizin akıbet ini sordun.
Dönüş olmadı”
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi)
“Bize de henüz dönüş yok…”
(…..): (HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi)
“Bize de hala dönüş yok
Aradık mail attık ama muhattap bile olmuyorlar”
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi)
“Bu konuda bayram dönüşü bir değerlendirme yapmak farz oldu….”
(…..): (DORUK YILDIRIM Mesul Müdürü)
“Pazartesi son gün verdiler bayram sonrası geç bir tarih”
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi)
“Son gün derken. . . … ?”
(…..): (DORUK YILDIRIM Mesul Müdürü)
“Pazartesi mesai bitiminde teklifi kabul et ya da eski sözleşme
bitene kadar mevcut fiyatlardan devam et dediler”
22-10/152-62
46/173
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi)
“O zaman size gelen fiyatlar anlamlı değil ve böyle bir kisit varsa
bizim de beklemenize gerek yok diye düşünüyorum
Benim anladığım Doruk grubun ortak talebine karşılık evet
denilemeyecek bir teklifle karşı karşıya o zaman sonuç bellidir.”
(…..): (ARİTMİ Genel Müdürü - BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi)
“Arkadaşlar. Teklife cevap dönülen kurumlarımızın katsayıları kabul
edilebilir değilse aldığımız karar gereği tüm kurumlar olarak Allianze
sigortaya TSS leri fesih ettiğmiizi bildirmeliyiz”
Diğer kurumlarımıza kabul edilir kat sayı gelsede blrlikte hareket
etme kararı aldık.
Yanılıyormuyum.”
(…..): (DORUK YILDIRIM Mesul Müdürü)
“Pazartesi günü mini bir toplantı yapalım eğer herkes uygunsa
oranları konuşabiliriz”
(…..): (HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi)
👍
(…..): (ARİTMİ Genel Müdürü - BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi)
“Olur”
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi)
“Bende aynı şeyi ifade etmeye calistim”
(139) 25.07.2020 tarihinde yapılan konuşmalara aşağıda yer verilömektedir:
(…..): (ARİTMİ Genel Müdürü - BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi)
“Arkadaşlar günaydın.
Allianze TSS den gelen teklifleri değerlendirmek için Pazartesi saat
10:00 da Bizim eğitim salonunda toplanıp sonraki süreçte nasıl
hareket edeceğimizi belirleyelim.
TSS teklifi dönen kurumlarımız teklifleri getirirlerse iyi olur.”
(…..): (DORUK YILDIRIM Mesul Müdürü)
👍
(…..): (HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi)
👍
(140) Delil 2/20: Yukarıdaki konuşmaların ardından 26.07.2020 tarihinde sabah saatlerinde
toplantının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Aynı gün içinde toplantıdan sonra “Tss
Calisma Grubu” WhatsApp grubunda ARİTMİ Genel Müdürü ve BUSAD Yönetim
Kurulu Üyesi (…..) tarafından gönderilen iletide aşağıdaki ifadelere yer verilmektedir:
“(…..) görüştüm36. Tüm kurumlara tek tek dönüş yapacaklarını.
Bazılarına dönüşğn bayramdan sonraya kalacağını belirtti. Mevcut
36 ALLIANZ yetkilisi.
22-10/152-62
47/173
teklifi bile tüm kurumlara kabul ettirmede zorlandığımızı söyledim.
Ancak tekliflerin bire bir aynı almasada bu çerçevede olacağını
söyledi.”
(141) Delil 2/21: 28.07.2020 tarihinde ARİTMİ Genel Müdürü ve BUSAD Yönetim Kurulu
Üyesi (…..) tarafından gönderilen mesajda ALLIANZ’ın yeni katsayıları gönderdiği,
gelen katsayıların DORUK YILDIRIM ile birebir aynı olduğu belirtilmiştir. Bu durum
üzerine gerçekleşen yazışmalara aşağıda yer verilmektedir:
(…..): (ATEK İşletme Müdür Yardımcısı)
“Günaydın.çok güzel dr bey”
(…..): (HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi)
“Darısı başımıza”
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi)
“Bizi bayramdan sonradina bıraktılar”
(…..): (ARİTMİ Genel Müdürü - BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi)
“Dün (…..) konuştum, Doruk un teklifini kabul etmeler için
Kurumlarımıza zorla ikna ettiğimizi söyledim. Tüm Bursa ya bu
katsayıları göndermelerini istedim. Onlar da kendilerini zor duruma
soktuğunuzu söylediler. Muhtemelen aynı katsayıları
gönderecekler.”
(…..): (DORUK YILDIRIM Mesul Müdürü)
“Tüm merkezler için süreç tamamlandığında 2.büyük ile devam
etmeliyiz”
(…..): (ARİTMİ Genel Müdürü - BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi)
“Evet. Ve beraber hareket edebileceğimiz diğer konuları da
belirlemeliyiz.K”
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi)
“👍”
(142) Delil 2/22: Bu yazışmalar üzerine 04.08.2020 tarihinde MEDICABİL kendisine de
DORUK YILDIRIM’In listesinin birebir aynısının geldiğini belirtmiş ve bunun üzerine
HAYAT yetkilisi “gözünüz aydın”, ARİTMİ yetkilisi ise “(…..) görüştüğümüz gibi
gönderiyor. Darısı diğer kurumlarımıza da.” mesajlarını paylaşmıştır. Devam eden
süreçte 10.08.2020 tarihinde gönderilen iletilere aşağıda yer verilmektedir:
(…..): (DORUK YILDIRIM Mesul Müdürü)
“arkadaşlar merhaba;
Allianz sürecimiz tamamlandıysa diğer sigortalar için gündem
oluşturalım mı?
(…..): (HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi)
“Biz halen dönüş bekliyoruz”
(…..): (ATEK İşletme Müdür Yardımcısı)
“Bizde dr bey.henüz bizede dönüş yapılmadı”
22-10/152-62
48/173
(…..): (PEDMER Yetkilisi)
“bize de hala donus olmadi:”
(143) Delil 2/23: HAYAT’ta yapılan yerinde incelemede alınan, 19.10.2020 tarihinde HAYAT
Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi (…..) ile ARİTMİ Genel Müdürü ve
BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi (…..) arasında gerçekleşen ve TSS sözleşmelerine
ilişkin iletiler aşağıda yer almaktadır:
(…..): (HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi)
“Diğer tss ler ile ilgili bi oturup çalışalım
(…..) önce hiç artış yapmamıştı şimdi (…..) orana çıktı”
(…..): (ARİTMİ Genel Müdürü - BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi)
Siz.Doruk. Medicabil. Biz Ve Esentepe oturup görüşelim.
Ne zaman ayarlayalım.
Sadece bu Hastaneler bir grup yapalım mı
(…..): (HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi)
“Olur
Ben uyarım zamana
Bizim için önemli bir konu”
(…..): (ARİTMİ Genel Müdürü - BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi)
“Tamam”
(…..): (HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi)
“Bundan sonrası için tüm fiyat artışlarında bu grup birlikte hareket
etmeli”
(…..): (ARİTMİ Genel Müdürü - BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi)
“O konuyuda görüşürüz. Afişe etmeden konsensus sağlanabilir.
Aksi durumda rekabet kurulu devreye girer.”
(…..): (HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi)
“Geçen sefer yaptığımız gibi olursa bir sıkıntı yok
Ortada rekabet kurulluk bi durum yok
Yine dernek üstünden yürürüz”
(144) Delil 2/24: HAYAT’ta yapılan yerinde incelemede alınan, HAYAT Medikal Muhasebe
Sorumlusu (…..) tarafından MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi (…..) gönderilen
28.10.2020 tarihli e-postada aşağıdaki ifadeler bulunmaktadır:
“(…..) bey merhabalar;
Hayat Hastanesine ait Acıbadem ÖSS-TSS ve AXA TSS sözleşme
katsayı oran tablolarımız ektedir.
Bilgilerinize, iyi çalışmalar…”
(145) İlgili e-postanın ekinde ise ‘’HAYAT HASTANESİ ACIBADEM ÖSS Fiyatlandırma
Tablosu.xls’’, ‘’HAYAT HASTANESİ Acıbadem TSS Fiyatlandırma Tablosu.xlsx’’,
‘’HAYAT HASTANESİ AXA SİGORTA TSS.xlsx’’ adlı dosyalar yer almaktadır. İlgili
dosyaların ekran görüntülerine aşağıda yer verilmektedir.
22-10/152-62
49/173
Ekran Görüntüsü-5
(…..TİCARİ SIR…..)
Ekran Görüntüsü-6
(…..TİCARİ SIR…..)
Ekran Görüntüsü-7
(…..TİCARİ SIR…..)
(146) Delil 2/25: ÖHP’de yapılan yerinde incelemede Dernek Müdürü (…..) 12.05.2020
tarihli “Yönetim Kurulu Online Toplantısı Gündem Maddeleri” alınmıştır. Söz konusu
maddelere aşağıda yer verilmektedir:
“1- İllerdeki son durum
…
Bursa’da Tamamlayıcı sigorta için Bursa’da ortak hareket etme
durumu,
TSS ile ilgili ortak hareket edelim,
…
İl bazında ortak sözleşme önerisi
…
Sadece tss’yi konuşacağımız bir toplantı yapalım,
…”
(147) Delil 2/26: ÖHP’de yapılan yerinde incelemede Dernek Müdürü (…..) alınan
09.06.2020 tarihli Yönetim Kurulu Toplantısı Gündemindeki maddelere aşağıda yer
verilmektedir:
“…
-Sadece TSS gündemli sektör toplantısı, (fikir birliği için)
-Sigorta birliği ile TSS çalıştayı düzenlenmesi, (…..)
…”
(148) Delil 2/27: ÖHP’de 01.12.2020 tarihinde yapılan yerinde incelemede, platformun TSS
ile ilgili sorunlar ve bu sorunların çözümüne yönelik olarak dokuz sayfalık bir çalışma
gerçekleştirdiği görülmüştür.
22-10/152-62
50/173
I.3.2.2. Fiyat Tespiti İddiasına İlişkin Belgeler
Serbest Hekimlere Sunulan Hizmetler Bakımından
(149) Delil 2/28: HAYAT’ta yapılan yerinde incelemede elde edilen ve 29.06.2020 tarihinde
CEYLAN Genel Müdürü (…..) ile HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve
Başhekimi (…..) arasındaki WhatsApp yazışmalarına aşağıda yer verilmektedir:
(…..): (CEYLAN Genel Müdürü)
“(…..) bey merhaba
Rinoplastide dış doktordan ne kadar alıyorsunuz”
(…..): (HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi)
“2500 yaptık Temmuz itibariyle”
(…..): (CEYLAN Genel Müdürü)
“Kaçtan 2.500 e çıktınız”
(…..): (HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi)
“2000 den”
(…..): (CEYLAN Genel Müdürü)
“Biz düşük kalmışız bununda toplantısını yapalım bence”
Herkes aynı fiyatı versin
O gün gönderdiğiniz yazıda ki gibi
Samsun un yaptığı”
(…..): (HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi)
“Olur tabi
Bence de olması gereken”
Diğer Faaliyetler Bakımından
(150) Delil 2/29: HAYAT’ta yapılan yerinde incelemede alınan, HAYAT Yönetim Kurulu
Başkan Yardımcısı ve Başhekimi (…..) ile ARİTMİ Genel Müdürü (…..) arasında
23.09.2020 tarihinde psikoteknik raporu ücretlerine ilişkin olarak gönderilen WhatsApp
yazışmasına aşağıda yer verilmektedir:
(…..): (ARİTMİ Genel Müdürü)
“Hayırlı akşamlar. Psikoteknik raporlarının psikiyatri uzmanı
tarafından onayı37 için sizin ordan 50 TL alındığını söylüyorlar. Biz
(…..) alıyoruz. Bu durum doğrumudur? ne yapalım?”
(…..): (HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi)
“Sorayım şimdi
50 çok düşük
Ortak rakam yaparız”
(…..): (ARİTMİ Genel Müdürü)
“Tamam”
(…..): (HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi)
37 Hastane bünyesinde psikiyatri uzmanının görev yapması halinde, uzmanın psiko-teknik
değerlendirme testine girmiş kişilerin muayenesinin onayının yapılması işlemini ifade etmektedir.
22-10/152-62
51/173
“Anlaşmalı olduğumuz birkaç yere 50 TL’den veriyorlar mış
konuştum fiyatı 100 TL’ye çekecekler sizde 100 diyebilirsiniz
Veya 120 derseniz biz de öyle diyebiliriz.”
(…..): (ARİTMİ Genel Müdürü)
“120 olsun
Dr işlerini bu kadar ucuzlatmayalım”
I.3.2.3. İş Gücü Piyasalarında Rekabeti Kısıtlayıcı Eylemlere İlişkin Belgeler
(151) Delil 2/30: GÖZ VAKFI BURSA Muhasebe Sorumlusu (…..)’den, ARİTMİ İnsan
Kaynakları Müdürü (…..), MEDICABİL İnsan Kaynakları Sorumlusu (…..), RETİNA
İnsan Kaynakları Sorumlusu (…..), CİHANGİR İnsan Kaynakları Sorumlusu (…..),
CİHANGİR Hemşiresi (…..), CEYLAN İnsan Kaynakları Sorumlusu (…..),
MEDICALPARK BURSA İnsan Kaynakları Müdürü (…..), PEMBEMAVİ İnsan
Kaynakları Müdürü (…..), MEDICANA İnsan Kaynakları Müdürü (…..) ve BURFİZ
İnsan Kaynakları Müdürü (…..)’na gönderilen 10.09.2019 tarihli ve “İK TOPLANTI
RAPORU” konulu e-postada geçen ifadelere aşağıda yer verilmektedir:
“Değerli İnsan Kaynakları yöneticileri;
Toplantımızı rapor haline getirdim, ekte tarafınıza sunuyorum, bir
sonraki toplantıda gündemimiz maaş skalası ve teşvikler olsun
düşüncesindeyim. Sağlık Yöneticileri Platformu toplantısında grupta
olmayan kurumların yöneticilerinden Diğer Kurumların İK
Yöneticilerinin telefonlarını alıp gruba ekleyeceğim daha kalabalık ve
güçlü bir grup olacağımıza inanıyorum...
Herkese iyi çalışmalar diliyorum.
Saygılarımla
(…..)”
(152) Delil 2/31: CEYLAN’da yapılan yerinde incelemede alınan ve yukarıdaki e-postadan
sonra, 10.09.2019 tarihinde GÖZ VAKFI BURSA Muhasebe Sorumlusu (…..)’den,
ATEK Yönetim Kurulu Başkanı (…..), ATEK Genel Koordinatörü (…..), MEDICANA
BURSA Genel Müdürü (…..), MEDICANA BURSA Başhekimi (…..), RETİNA Hastane
Müdürü (…..), Özel Biga Can Hastanesi bünyesinde faaliyet gösteren ve BUSAD
Yönetim Kurulu Üyesi (…..), ACIBADEM Başhekimi (…..), DORUK YILDIRIM Mesul
Müdürü yetkilisi (…..), ARİTMİ Genel Müdürü ve BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi (…..),
ARİTMİ yetkilisi (…..), ARİTMİ Yönetim Kurulu Başkanı (…..), CİHANGİR İdari İşler
Müdürü (…..), CİHANGİR Genel Müdürü (…..), PEDMER bünyesinde hissedar olarak
yer alan (…..), PEDMER Başhemsiresi (…..), PEDMER yetkilisi (…..) ve (…..),
CEYLAN Yönetim Kurulu Başkanı (…..), BURFİZ yöneticisi (…..), HAYAT Yönetim
Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi (…..), ACK ÜROTAŞ hissedarı (…..),
MEDICALPARK BURSA Genel Müdür Yardımcısı (…..), PEMBEMAVİ Mesul Müdürü
(…..), CEYLAN Genel Müdürü (…..), HAYAT Hastane Müdürü (…..), ACK ÜROTAŞ
Müdürü (…..), ATEK Hekimi (…..), BURFİZ hissedarı (…..), MEDICABİL Mesul
Müdürü38 (…..) adlı e-posta adresine gönderilen e-postada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“Değerli Sağlık Kurumları Yöneticilerim;
İnsan Kaynakları Toplantı raporumuzu ekte paylaşıyorum,
38 (…..) DORUK YILDIRIM Mesul Müdürü bünyesinde görev yapmakla birlikte, 2019 yılının Aralık ayına
kadar MEDICABİL bünyesinde çalıştığı bilinmektedir. Bu kapsamda e-postanın gönderildiği tarihte
MEDICABİL’de çalışmaktadır.
22-10/152-62
52/173
İyi çalışmalar dilerim..
Saygılarımla
(…..)”
(153) E-posta ekinde yer alan “İnsan Kaynakları Toplantı Raporu.docx” isimli Word
dosyasının içeriğine aşağıda yer verilmektedir:
“1.İNSAN KAYNAKLARI İLETİŞİM TOPLANTISI
21.08.2019 tarihinde Medicabil Hastanesinde düzenlenen toplantıda
İnsan Kaynakları Yöneticilerinin bir araya gelmesi kararı alınmıştır.
Karar gereği gündem maddelerimiz aşağıdaki gibidir.
Toplantı Yeri: GÖZ VAKFI
“Tarih: 05.09.2019
Gündem;
1. Maaş Skalası
2. Kurumlar arası geçişlerde ücret talepleri ve teklifleri
3. Referans alımı
4. Kurumların Performans değerlendirmesi ve ödül sistemi işleyişi
5. Temizlik ve Yardımcı personellerin deki sirkülasyon
6. Yeni işe girişlerde önceki kurumlarında aldığı ücretin öğrenilmesinde
yardımlaşma
7. 15 Yıl ve 3600 iş günü ile ilgili kıdem tazminatı alabilme şartına sahip
kişiler
Karar;
1. Grup başkanı ve 2 kişi başkan yardımcısı VE Toplantı organizatörü
seçimi yapıldı ( Başkan (…..) (Burtom) - Bşk Yard. (…..)
(Pembemavi) – Bşk Yard. (…..) (Medicalpark) – Toplantı
Organizatörü (…..)
2. Her kurum maaş skalası çalışması yapıp bir sonraki toplantıda
konuşulmasına ve ortalama bir maaş skalası belirlenmesi kararı
alındı.
3. Whatsap Grubu kurulması kararı alındı,
4. Düzenli olarak toplantıların düzenlenmesi planlandı, toplantı tarihinin
whatsap grubunda belirlenmesi istendi.
5. BTSO nın Kongre katılımları ile ilgili teşvikinin araştırılması bir
sonraki toplantıda konuşulması,
6. İşe alımlarda en az 2 referans aranması, özellikle İnsan Kaynakları
biriminden referans alınması, çalışma belgesi ve hizmet dökümü
alınmasının önemi konuşuldu,
7. Performans değerlendirme ve ödül sistemlerinin işleyişi konuşuldu,
kurumlar kendi işleyişlerini anlattılar,
8. 15 yıl 3600 iş günü olan kişiler, işe iade davaları, ihtar çekilmesi gibi
konularda bilgi alışverişi yapıldı.
9. İşe alımlarda net ücret ve brüt ücret üzerinden alımlar konuşuldu,
kurumlar arası farklılık oluşturdu anlaşıldı ve personele brüt ücretin
anlatılmasının sıkıntılı olduğu belirtildi,
10. Personel bordrolarının imzalatılması ve mail ortamında gönderilmesi
konusunda bilgi alışverişi yapıldı,
22-10/152-62
53/173
11. Hemşire yardımcılarının çalıştırılmasında ki sıkıntı gündeme geldi,
bununla ilgili özel sağlık kuruluşları platformu ve BTSO üzerinden bir
yazı ile başvuru yapılacağı söylendi.
12. İş kur üzerinden çalışan personelin Resmi Tatillerde çalışması
konusunda bilgi alışverişi yapıldı ve imzalı rıza yazısı olması halinde
çalıştırılabileceği kararı alındı.
13. İşten ayrılmak isteyen personelle çıkış görüşmesi yapılmasının,
personelin geri kazanılması ve daha sonraki çıkışlarda görüş
tecrübesi konusunda çok önemli olduğu belirtildi.”
(154) Delil 2/32: GÖZ VAKFI BURSA’da yapılan yerinde incelemede alınan, PEMBEMAVİ
İnsan Kaynakları Müdürü (…..) tarafından, GÖZ VAKFI BURSA Muhasebe Sorumlusu
(…..)’den, ARİTMİ İnsan Kaynakları Müdürü (…..), MEDICABİL İnsan Kaynakları
Sorumlusu (…..), RETİNA İnsan Kaynakları Sorumlusu (…..), CİHANGİR İnsan
Kaynakları Sorumlusu (…..), CİHANGİR Hemşiresi (…..), CEYLAN İnsan Kaynakları
Sorumlusu (…..), MEDICALPARK BURSA İnsan Kaynakları Müdürü (…..),
MEDICANA İnsan Kaynakları Müdürü (…..) ve BURFİZ İnsan Kaynakları Yöneticisi
(…..) gönderilen 01.11.2019 tarihli e-postada konu bölümünde ‘’01.11.2019 İK
TOPLANTI GÜNDEMİ HAK’’. ve ekinde ise ‘’İK İLETİŞİM TOPLANTISI GÜNDEMİ-
01.11.2019.pdf’’ isimli dosya yer almaktadır. E-posta ekinde yer alan dosyada geçen
ifadelere aşağıda yer verilmektedir:
“Değerli Meslektaşlarım;
Bugün gerçekleştireceğimiz toplantımıza ait gündemi ekte
paylaşıyorum. Değerli katılımlarınızı bekler, iyi çalışmalar dilerim.
Saygılarımla.
Pembemavi Hastanesi
2. İnsan Kaynaklan İletişim Toplantısı Gündemi
Tarih: 01.11.2019
Saat: 15.00
Gündem:
1. Maaş skalasının belirlenmesi
2. KVKK çalışmaları ve dikkat edilmesi gereken konular
hakkında bilgi paylaşımı
3. Teşvikler”
(155) Delil 2/33: BURFİZ’de yapılan yerinde incelemede alınan, BURFİZ Genel Müdür
Yardımcısı (…..) tarafından BURFİZ İnsan Kaynakları Yöneticisi (…..)’na 22.01.2020
tarihinde gönderilen, “2020 yılı MAAŞ ZAMLARI HAKKINDA” konulu ve bilgide
BURFİZ yetkili ve çalışanlarının bulunduğu e-postada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“(…..) iyi çalışmalar;
21.12.2020 tarihindeki sağlık kurumları İK toplantısında 2020 yılı maaş zamları
ile ilgili ortak bir istişare değerlendirmesi yapıldı mı?
Tüm işletme yönetici ve sorumlularına 2020 yılı için talep toplaması
yapmıştınız. Eğer geri dönüşler tamamlandıysa genel değerlendirme yapmak
adına toplantı tarihini belirlemeniz ve tarafımıza bilgilendirme yapmanızı rica
ederim.”
(156) Söz konusu e-postaya cevaben, BURFİZ İnsan Kaynakları Yöneticisi (…..),
23.01.2020 tarihinde şu hususları ifade etmektedir:
22-10/152-62
54/173
“Merhabalar;
21.01.2020 tarihinde Sağlık Kurumları İK Yöneticileri toplantısında, 2020 yılı
maaş artışları ile ilgili, ekteki toplantı tutanağında da görüleceği üzere,
asgari ücretle çalışanların artış oranı %15 olarak gerçekleşmiştir. Diğer
personele ise; enflasyon oranı olan %12 (alt limit) ile %20 (üst limit) olarak
uygulanacak şekilde çalışmaların yapıldığı görüşülmüştür.
Tüm Birim Yöneticilerimizden 2020 yılı için istemiş olduğumuz taleplerin geri
dönüşleri bugün tamamlanacaktır. (2 birim eksik)
Bu bağlamda; genel değerlendirme yapmak üzere, yarın 24.01.2020 Cuma
Günü saat 14:00 da Villa Biçen toplantı salonunda toplantımızı
gerçekleştirebiliriz. (Toplantı saati, sizler için uygun değilse revize
edebiliriz.)
Değerlendirme sonucunda mutabık kalınan listeler, Yönetim Kurulu
Başkanımızın onayına sunulacaktır.”
(157) Ayrıca ilgili e-posta iletisinin ekinde, “3. İK Toplantı Tutanağı 21.01.2020” adlı Word
dosyası paylaşılmaktadır. Söz konusu Word dosyasının içeriğine aşağıda yer
verilmektedir:
“3. İnsan Kaynakları İletişim Toplantısı Gündemi
Tarih:21.01.2020
Saat:15:00
Gündem :
1. Maaş Skalası
2. Asgari Ücret ve Yeni Yıl zammı
3. Sağlık çalışanları için teşvik raporu hazırlanması
4. Birleştirilen muhtasar ve sgk e-bildirge işlemleri.
Karar:
1. Mevcut asgari ücretli çalışan personele %15.3 oranında (yasal tutar
kadar) zam yapılması, diğer ücretli kapsamına giren personellere de bir önceki
yılın enflasyon oranı(ortalama %12) alt limit olarak çoğunlukla uygulanması.
2020 yılı zam oranlarının yüzdelik oranları ise %12 (alt limit) ve %20 (üst limit)
olarak görüşülmüştür,
2. …”
(158) Delil 2/34: MEDICABİL’de yapılan yerinde incelemede alınan, “Tss Calisma Grubu”
adlı WhatsApp grubunda CEYLAN Genel Müdürü (…..) ile MEDICABİL Stratejik
Planlama Yöneticisi (…..) arasındaki 29.06.2020 tarihli yazışmalara aşağıda yer
verilmektedir:
(…..): (CEYLAN Genel Müdürü)
“Herkese iyi akşamlar
Biz bu akşam üstü Ceylan hastanesi olarak bu süreçte birlikte
hareket etmeme kararı aldık
Bunun sebebi de geçtiğimiz ay MEDİCABİL hastanesinin talebi
üzerine yapılan patron bazlı toplantıda kimsenin bir diğerinin
doktoruna el uzatmamdı kararı alınmasına rağmen,
22-10/152-62
55/173
Bu gün aynı hastanenin tek Kbb hekimim ile anlaşmış olduğunu
öğrenmiş olmamızdır
Patron bazlı verilen sözlerin bile önemsenmediği bir ortamda
burada yaptığımız hareketlerin bir anlamı yok Bu platformda herkesi
birbirine güvenemeyecek ise zaten yapılan emek sadece zaman
kaybı.”
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi)
“(…..) sap ile samanı karıştırmayalım biz hepimiz bu işle ilgili
1.000.000 liralık taahhütnamenin altına imza ettik….burada ona
güveniyorum buna güvenmiyorum diye bir şey yok….dava tek….
konumuz da budur. Bu konuda platformun içindeyiz sonunakadar
diyen sizsiniz buradan hareketle bu oluşumda herşey planladigimiz
gibi gidiyor ve bizler Ceylan in da bu ekibin içerisinde olduğu
varsayımı ile hareket ediyoruz dolayısıyla doktor konusu bu grubun
dışındaki bir konu ….ayrıca benim bir doktorumun yarın gruptaki
başka bir hastanede randevusu olduğunu biliyorum ancak bu durum
bu oluşumun ve burada verdiğimiz karardan dönmemiz anlamı
taşımıyor. Doktorunuz ile ilgili yorum yapmayı değl yüz yüze
görüşmeyi uygun buluyorum…”
(…..): (CEYLAN Genel Müdürü)
“Bence sap ile saman karışmıyor ama siz öyle düşünüyorsunuz
Birlikte menfaat sağlamaya çalışırken birbirimizin ayağına mı
sıkacağız
(…)”
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi)
“Dolayısıyla taş işimiz önde ve öncelikli ve bizler sizin ortak
hareketin parçası olduğunuzla hareket ediyoruz aksini düşünmek
istemeyiz.”
(…..): (CEYLAN Genel Müdürü)
“Herkes herkesinhekimine el atsın personelini ayartsın alamazsa
bile maliyetleri artırsın
Ama tss de beraber para kazanalım
Bu da değişik bir bakış açısı (…..)”
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi)
“Bu platforma yazı ile anlaşmak zor olacaktır…Hamasi gelebilir
cümlelerim ama ben gerçekçi denmesini isterim….Bu hareket ve
doktor hareketinde herkes kadar Medicabil in de payı ve desteği
vardir…”
(…..): (CEYLAN Genel Müdürü)
“Bu grupta sizden doktor alan varmı bilmiyorum ama siz toplantı
sonrası
Hiç toplantı olmamış gibi hekim görüşmelerine devam ediyorsunuz
(…..)”
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi)
22-10/152-62
56/173
“Ve başkasının zararının bizim de uzun vadede zararimiza
olacağını bu sektörde değil ama 20 yıl önce farklı sektörde
öğrendim…”
(…..): (CEYLAN Genel Müdürü)
“Yani diyorsunuz ki ben bildiğim gibi devam ederim
Benim için fark etmez
Bu durumda herkesin de takdir edersiniz ki bu hakkı saklı
Bizde bildiğimiz gibi hareket edebiliriz”
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi)
“(…..) ben buradan yazmayı nihayetlendirmek isterim….Sizin
doktorunuz bizi aradığında görüşmedim ve hatta patronunuz (…..)
aradım ve konuştum….bilgisi oldum istedim o doktor ile daha sonra
da görüşmedik….Centilmenlik piyasa kabul ve kurallarını ve iç
disiplin konusunda ne kendime ne de kuruma olmuşuz bir kelimeyi
kabul etmem çok zor….kusura bakmayın
Siz bu düşüncenizle sadece istediğiniz gibi hareket etme istediğinizi
dile getiriyorsunuz…
Uygun zamanda görüşmek dileğiyle”
(…..): (CEYLAN Genel Müdürü)
“(…..) bu görüşmeden haberi yok benim bildiğim”
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi)
“Dahiliye doktorunuzla ilgili (…..) sorun lütfen…..hatırlayacaktır
mutlaka”
(…..): (CEYLAN Genel Müdürü)
“Dahiliye belliki anlaşamamışsınız
Demekki anlaşsanız oda gidecekti
Ama bu günki konumuz Kbb
Dahiliye yide muhtemelen başka bir hastaneden aldınız diye
düşünüyorum
Neyse zaten bundan sonra çalışma sistemi bu ise bize uyar
Etik betik bakmayız bizde
Söz felanda dinlemeyiz
Herkes yoluna bakar
Herkese iyi akşamlar diliyorum
Verdiğim rahatsızlıktan dolayıda özür dilerim.”
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi)
“(…..) çok sinirli olduğunuz açık ancak zaten sizin dediğiniz gibi
giden düzenden kimse fayda üretemedi….Medicabil son 1 aydır
birçok doktor ile görüşüyor ve bu grup içindeki 2 hastaneden bize
müracaat eden doktor oldu görüşmedik bile….sizden 4 doktor
ilanlarımıza döndü 3 uyle aracı şirkete nazikçe teşekkür edip geri
çevirdik 1 isi de zaten bize kuruma değil buradaki ağabeyi doktorun
yanına gelmeyi tercih etii….bu kadar….bilginiz olsun ki daha önce
de söylediğim gibi bunu (…..) şahsen ben ilettim…”
22-10/152-62
57/173
(…..): (CEYLAN Genel Müdürü)
“İnanın benim yerime olsa idiniz çok daha fazla sinirli olurdunuz
Ama tabii bu yapılanın açıklaması sinir olmamalı
Ve tekrar söylüyorum ki düEn değişmediği sürece biz sadece boşa
kürek sallarız
Ben baktıracak hekimim olmadıktan sonra tss de muayene
katsayısını 7 alsam ne olacak
Ben böyle düşünüyorum size bu ters gelebilir ama bu benim
düşünce ve hareket tarzım
Bir taraftan birbirimizin paçasında aşağı çekip öbür tarafta elini
tutmaya çalışmak saçma”
(…..): (ARİTMİ Genel Müdürü - BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi)
“Günaydın arkadaşlar. Akşam yazılanları sabah okudum. Bursa
özel sağlık kuruluşları olarak birlikte beraber hareket etme adına
yaptığımız bu ilk çalışmamın başarılı olmasının bunda sonra başka
konularda da beraber hareket etmemizin önünü açacağını
düşünüyordum.
Bütün işler ilk adıma başlar, eğer ilk adımı aramazsak sonrasında
başka konularda beraber hareket edemeyiz. Bu durum da hepimizin
zararına olur. TSS çalışmasın taahhüt name istememizin amacı
herkesin belirlenen hareket tarzına uymasını garantiye almaktı.
Kurumlarımızı rahatsız eden diğer konularda da benzer protokol ve
taahhüt nameler alınarak ortak hareket tarzı belirleyebiliriz.
Sizlerden istirhamım bu platformun ilk projesinin başka konularda
olan kırgınlık, anlaşamamazlık vb bedenlerle akamete
uğratmamanızdır.”
I.4. Dosya Kapsamında Sunulan Bilgiler ve Görüşler
I.4.1. İlk SR Kararı Kapsamında Sunulan Bilgiler ve Görüşler
I.4.1.1. (…..) ile Yapılan Görüşmede Elde Edilen Bilgiler
(159) (…..) tarihinde (…..) ile bir görüşme gerçekleştirilmiştir. Anılan görüşmede özetle;
(…..TİCARİ SIR…..)
belirtilmiştir.
I.4.1.2. Samsun İlinde Serbest Muayenehane İşleten Hekimlerinden Elde Edilen
Bilgiler
(160) 21.09.2020 tarih ve 12828 sayılı bilgi ve belge talebine istinaden gönderilen cevabi
yazılar ve 09.09.2020 tarihinde iki doktor ile gerçekleştirilen görüşmelerde ifade
edilenler aşağıda derlenmektedir.
(…..)
22-10/152-62
58/173
(161) 07.10.2020 tarih ve 10798 sayılı cevabi yazıda özetle; son yaşanan %382’lik fiyat
artışlarıyla Samsun ilinde piyasa dengesinin bozulduğu, Samsun ilinde ameliyathane
kullanım fiyatlarının diğer illere kıyasla çok daha yüksek olduğu, ofisinde toplam (…..)
olarak çalıştıkları ve aylık maliyetin (…..) TL arasında olduğu, fiyat artışlarıyla birlikte
serbest muayenehanelerin kapanma eşiğine geldiği, kendisinin yıllardan beri (…..)
hizmet aldığı ve kurmuş olduğu kişisel bağlantılar sayesinde fiyat artışının kendisine
(…..) olarak uygulandığı, bu nedenle başka bir hastane kullanmayı tercih etmediği,
ancak bu duruma rağmen fiyat artışları hastalara yansıdığından bazı ameliyatları
gerçekleştiremediği ve serbest hekimlerin kanunen özel hastanelerden ameliyathane
hizmeti almak zorunda olduğu ifade edilmektedir. Soruşturma döneminde Kurum
kayıtlarına intikal eden ve (…..) tarafından gönderilen cevabi yazıda ise özetle;
- Başvuranın serbest çalışan bir (…..) olarak ameliyatlarını, ücret artışı fazla olsa
da (…..) gerçekleştirdiği,
- MEDICALPARK/LIV SAMSUN ve MEDICANA SAMSUN’un bu konudaki
tavırlarının değişmediği,
- Özel hastanelerin bazılarında yüksek ücret talep edilmesi, bazılarında ise yasal
kadro bulunmaması sebebiyle, Samsun ilinde faaliyet gösteren serbest
hekimlerin ameliyatlarını yapamadıkları, şikayete konu durumların ve Samsun
ilindeki serbest hekimlerin mağduriyetlerinin devam ettiği
ifade edilmektedir.
(…..)
(162) 07.10.2020 tarih ve 10797 sayılı cevabi yazıda özetle; (…..) ameliyatları dışındaki diğer
ameliyat ve tedaviler için de fiyat artışları yaşandığı, hasta talebinin “doktor-hastane-
ücret” faktörlerinden etkilendiği, muayenehanesinde (…..) kişinin çalıştığı, (…..) ile
birlikte aylık maliyetlerinin ortalama (…..) TL olduğu, 2019 yılında (…..) ameliyat
gerçekleştirdiği, 2020 yılında bu sayının 10 Haziran’a kadar (…..) olduğu, bu tarihten
sonra (…..), 1 Ağustos’tan itibaren de (…..) 50 ameliyat gerçekleştirdiği, (…..) yaklaşık
(…..) TL’den (…..) yükselen ameliyat masraflarının (…..) TL olduğu, bu süre zarfında
25-30 hastanın ameliyatını iptal etmek zorunda kaldığı, Ankara’da hem yol hem
konaklama masraflarının yüksek olması dolayısıyla ameliyatlarının sürdürülebilir
olmadığını anlayarak (…..) ameliyatlarına devam ettiği, ancak hem yol hem hastane
kalitesi gibi nedenlerle hasta kaybı yaşadığı, serbest muayenehane işleten hekimlerin
hastalara artan fiyatları yansıtmak zorunda kaldığı ve hastanelerin rakip olarak
gördükleri serbest hekimleri ortadan kaldırmayı amaçladıkları, serbest hekimlere
yönelik fiyatlar artıyorken doğrudan hastane bünyesinde yapılan ameliyatların
fiyatlarının artmadığı ve pandemi nedeniyle kamu hastanelerinin zorunlu haller dışında
(…..) ameliyat gerçekleştirmediği ifade edilmektedir.
(…..)
(163) 28.09.2020 tarih ve 10357 sayılı cevabi yazıda özetle; Samsun’un büyükşehir
olmasına rağmen İstanbul, Ankara ve diğer büyük illerden hayat pahalılığı olarak daha
uygun bir şehir olduğu, daha çok kadınlar olmak üzere her yaştan herkes tarafından
(…..) ameliyat yaptırılabildiği, serbest hekimlerin güven ilişkisi ve mesleki itibarları ile
müşteri çevresi edindiği, hasta referanslarının son derece mühim olduğu,
muayenehanesinde (…..) kişinin çalıştığı ve aylık maliyetin yaklaşık (…..) TL olduğu,
fiyat artışı öncesinde ameliyatlarını (…..) gerçekleştirdiği ancak daha sonrasında
bunun mümkün olmadığı, (…..) plastik cerrahi kadrosu aldıktan sonra kendisinin
ameliyatlarına burada devam edip ortalama (…..) TL ücret ödediği, fiyat artışlarının
22-10/152-62
59/173
hastaya yansıtılmasının zorunlu olduğu ve bu nedenle bu süreçte birçok ameliyatını
iptal etmek durumunda kaldığı ifade edilmektedir.
(…..)
(164) 28.09.2020 tarih ve 10339 sayılı cevabi yazıda özetle; Samsun’un büyükşehir
olmasına rağmen İstanbul, Ankara ve diğer büyük illerden hayat pahalılığı olarak daha
uygun bir şehir olduğu, daha çok kadınlar olmak üzere her yaştan herkes tarafından
(…..) ameliyat yaptırılabildiği, serbest hekimlerin güven ilişkisi ve mesleki itibarları ile
müşteri çevresi edindiği, hasta referanslarının son derece mühim olduğu,
muayenehanesinde (…..) kişinin çalıştığı ve aylık maliyetin yaklaşık (…..) TL olduğu,
fiyat artışıyla birlikte ameliyatlarına devam etseydi maliyetinin (…..) TL bandında
olacağı, fiyat artışı sonrasında (…..) plastik cerrahi kadrosu alınca kendisinin
ameliyatlarına burada devam ettiği ve ortalama (…..) TL ücret ödediği, fiyat artışlarının
hastaya yansıtılmasının zorunlu olduğu ve bu nedenle bu süreçte birçok ameliyatını
iptal etmek durumunda kaldığı, ameliyatlar için çevre ildeki özel hastanelere başvurular
yapıldığı ancak MEDICALPARK SAMSUN’un Ordu ve Tokat illerindeki fiyatlarını da
aynı şekilde güncellediği ve özel hastaneler hakkında inceleme başlatılmasına rağmen
fiyat artışının halen güncelliğini koruduğu ifade edilmektedir. Soruşturma döneminde
Kurum kayıtlarına intikal eden cevabi yazıda ise şikayete konu durumlarda bir
değişiklik yaşanmadığı ve serbest hekimlerin mağduriyetlerinin sürdüğü belirtilmiştir.
(…..)
(165) 07.10.2020 tarih ve 10796 sayılı cevabi yazıda özetle; yüksek ücretin hastalarca
karşılanma durumunun olmadığı, ücret-doktor-ameliyathane-hasta referansı gibi
faktörlerin talebi etkilediği, ücret artışı sonrasında (…..) ameliyatlarına devam ettiği
ancak (…..) hastasının ameliyatını iptal etmek zorunda kaldığı ve yaklaşık 10 hastasını
fiyat artışlarıyla birlikte ameliyat etmek durumunda kalıp toplamda 50.000 TL fazladan
ödeme gerçekleştirdiği ifade edilmektedir.
(…..)
(166) 29.09.2020 tarih ve 10396 sayılı cevabi yazıda özetle; (…..) başvuran hastaların (…..),
ciddi (…..) veya sonradan edinilmiş nedenlerle tedavi gerektiren problemler olabildiği,
söz konusu fiyat artışlarının %40-50 oranında masrafları artırdığı, bu durumun
hastaların serbest hekimlik mesleğini icra edenler tarafından tedavi edilmesini
güçleştireceği, ameliyat ücretinin iki kalemden oluştuğu; bunların hekimin yaptığı
hizmet karşılığında aldığı ücret ve hastane ücreti olduğu, hekimlerin kendi
kazançlarından feragat etmeleri halinde dahi hastalar için masrafların %40 artmış
olacağı, bu durumun da hastaların serbest muayenehaneler yerine doğrudan özel
hastaneleri tercih etmesine yol açacağı, fiyat artışı sonrasında ameliyatlarını (…..)
gerçekleştirdiği, (…..) hastasını İstanbul’da ameliyat ettiği ve bu durumun mesleğini
serbest olarak icra etmek isteyen hekimleri zor durumda bırakacağı ifade edilmektedir.
(…..)
(167) 09.09.2020 tarihinde yapılan görüşmede özetle;
- MEDICALPARK SAMSUN (…..) diğer hastane yöneticileri üzerinde çok ciddi bir
etkisinin bulunduğu, karşılıklı transfer yasağının 2017; ameliyathane kullandırma
fiyatlarındaki artışların ise 2018 yılında başladığı,
- Başta MEDICALPARK SAMSUN ve MEDICANA SAMSUN olmak üzere LİMAN,
BÜYÜK ANADOLU ve ATASAM’ın fiyat artışlarına birlikte karar verdikleri, 2020
yılında fiyat artışlarına ilişkin ilk e-postanın Mart’ta geldiği, yaklaşık %20’lik bir
22-10/152-62
60/173
fiyat artışının bildirildiği, daha sonrasında Haziran ayındaki fiyat artışıyla birlikte
özel hastanelerce (…..) TL’lik ameliyatlara (…..) TL fiyat biçildiği, ilgili dönemde
fiyat artışlarının özel hastaneler tarafından hekimlere tek tek e-posta yoluyla
bildirildiği,
- Fiyat artışların sebebinin doktorların hastanelerden istifa etmesini engellemek
olduğu, özel hastanelerce kendi işini kurmak isteyen doktorların önü kesilerek
doktorların hastanelerle rekabet halinde olmamasının hedeflendiği,
- MEDIBAFRA yetkilisinin de ilgili toplantıya katıldığını ancak açıkça toplantıda
konuşulanlara karşı çıktığını belirttiği, şu anda normal sayılabilecek bir fiyat ile
MEDIBAFRA’da ameliyathanelerin kullanılabildiği,
- Fiyat artışlarında çok sık yapılan ameliyat türlerinin hedeflendiği, normalde
ameliyatın birim değeri ile TTB katsayısının çarpıldığı ardından özel
hastanelerce belirlenen bir diğer çarpan ile fiyatların oluştuğu, ancak sık
gerçekleştirilen ameliyat türleri için fiyatın listeye bu işlem yapılmaksızın
doğrudan yazıldığı, bu denli fiyat artışlarının Covid-19’un yarattığı maliyet
artışlarıyla açıklanabilmesinin rasyonel olmadığı, maliyet artışı nedeniyle ele
alınan bir durum söz konusu olsaydı özel hastanelerin kendi bünyelerinde
yaptıkları aynı ameliyat işlemleri için de fiyat artışına gitmesi gerektiği, ancak
özel hastanelerin doğrudan kendi bünyesinde yapılan bu tür ameliyatlar için
fiyatlarının serbest hekimlerden talep ettikleri fiyatlardan çok daha düşük olduğu,
- Transfer yasağı ile ilgili durumun (…..) Uzmanı (…..) ile başladığı,
MEDICALPARK SAMSUN çalışanı doktorun kendi muayenehanesini açmak ve
MEDICANA SAMSUN’da ameliyatlarını yapmak istediği, ancak MEDICALPARK
SAMSUN (…..) tarafından MEDICANA SAMSUN yetkilileri ile görüşüldüğü ve
doktora yüksek fiyat teklif edilmesini sağladığı, bu nedenle doktorun kendi
muayenehanesini açamadığı,
- İkinci olayın (…..) Uzmanı (…..) ile ilgili olduğu, doktorun MEDICANA
SAMSUN’dan MEDICALPARK SAMSUN’a geçtiği daha sonrasında MEDICANA
SAMSUN’nun da MEDICALPARK SAMSUN’un bir doktoruna iş teklifi götürdüğü,
hastaneler arasında yaşanan durumlar sonrasında hastaneler arasında doktor
transferi yapmama kararı alındığı,
- Fiyatlandırma ile ilgili benzer durumların Ordu’da da gerçekleştiğine dair duyum
alındığı
hususları ifade edilmektedir.
(168) Soruşturma döneminde (…..) tarafından gönderilen cevabi yazıda özetle;
- MEDİBAFRA’nın toplantıya katılmış olsa da ilk günden itibaren diğer
hastanelerle ortak hareket etmeyerek serbest muayenehane işleten hekimlerle
çalışmaya başladığı ve halen de çalışmaya devam ettiği,
- LİMAN’ın Haziran 2020’deki kartelleşme girişiminden yaklaşık 6 ay sonra
bundan vazgeçerek serbest hekimlerle çalışmaya başladığı ve halen serbest
hekimlerin, bir kısım operasyonlarını burada yapmakta olduğu,
- ATASAM’ın da LİMAN’a yakın tarihlerde yüksek ve ortak fiyat tutumundan
vazgeçerek nispeten daha makul rakamlarla serbest hekimlerle çalışmaya
başladığı,
22-10/152-62
61/173
- BÜYÜK ANADOLU MERKEZ, BÜYÜK ANADOLU MEYDAN, MEDICANA
SAMSUN, MEDICALPARK/LIV SAMSUN’un ise 2020 Haziran’da belirledikleri
ortak ve yüksek fiyat üzerine yapılan şikâyet ve açılan soruşturmalar sonrasında
serbest hekimlerle çalışmayı tamamen reddettiği, ilk etapta belirledikleri yüksek
fiyatlarla dahi serbest hekimlere hastanelerini kullandırmadıkları ve bu
tutumlarının halen devam ettiği,
- MEDICANA SAMSUN ile MEDICALPARK/LIV SAMSUN arasında 2017 yılında
Dr. (…..)’nin MEDICANA’dan LIV SAMSUN’a geçişi sonrasında yapılan ve iki
grup hastaneleri arasında doktor düzeyinde birinden diğerine geçişi kısıtlayan
“centilmenlik anlaşması”nın hala yürürlükte olduğu ve 2017 yılından günümüze
kadar bu iki grup hastane arasında tek bir uzman doktor transferinin
gerçekleşmediği,
- MEDICANA SAMSUN’un ilk etapta tüm branşlardaki hekimlere yönelik olarak
ortak ve yüksek fiyat politikası uyguladığı, çok kısa bir süre sonra Kadın Doğum
uzmanlarından Dr. (…..)’i istisna tuttuğu, uzun süredir hastaneleriyle çalışmakta
olduğu gerekçesiyle Dr. (…..)’in tekrar eski ve uygun rakamlarla çalışmaya
devam ettiği ve bu durumun şikâyetler sonucu açılan soruşturmalardan sonra da
sürdürüldüğü
ifade edilmektedir.
(169) Soruşturma döneminde (…..) tarafından gönderilen cevabi yazıda özetle;
- Açılan soruşturma sonrasında MEDICALPARK/LIV SAMSUN, MEDICANA
SAMSUN ve ATASAM’ın serbest hekim olarak faaliyet gösteren (…..)
cerrahlara karşı tavırlarının değişmediği,
- BÜYÜK ANADOLU’nun serbest hekimlerle çalışmak istediğini söylediği, ancak
henüz bu konuda bir girişimde bulunmadığı,
- LİMAN’ın, şikayet başvurusunda bahsedilen toplantıya katılarak toplantıda
alınan kararlara uyacağını açıkladığı, ancak kadın doğum uzmanlığı branşı için
bu kararından vazgeçtiği ve bu branştaki serbest hekimlerle çalıştığı,
bünyesinde kadrolu plastik cerrah olmadığı için bu branştaki serbest hekimlerle
çalışmadığı,
- ATASAM’ın söz konusu toplantıya katılarak tüm kararları onayladığı ve
uyguladığı, daha sonra serbest hekim olarak faaliyet gösteren (…..) birkaçı ile
çalışmayı kabul edeceğini bildirdiği, ancak soruşturma açılınca (…..) cerrahlara
karşı tavırlarını daha da sertleştirdiği,
- Serbest hekim olarak faaliyet gösteren (…..) cerrahların tamamına yakınının
sadece MEDİBAFRA’da ameliyat yapabildiği,
- Samsun merkezde yer alan özel hastanelerin, almış oldukları fiyat artırma ve
personel transfer yasağı kararlarını hâlen devam ettirdikleri, açılan soruşturma
sonrası serbest hekimlere kızdıklarını dile getirerek kararlarını sürdürdükleri ve
serbest hekimlerin mağduriyetlerinin hala devam ettiği,
ifade edilmektedir.
I.4.1.3. Kamu Kurum ve Kuruluşları ile Kamu Hastanelerinden Edinilen Bilgiler
(170) 21.09.2020 tarih ve 12829 ile 12830 sayılı bilgi ve belge taleplerine istinaden
gönderilen cevabi yazılar aşağıda derlenmektedir.
22-10/152-62
62/173
T.C. Sağlık Bakanlığı
(171) 29.09.2020 tarih ve 10397 sayılı cevabi yazıda özetle; T.C. Sağlık Bakanlığının Özel
Hastaneler Yönetmeliği’nin 55. maddesinde yer alan “Özel Hastaneler günlük yatak
ücretlerini her yıl kendileri tespit ederek Bakanlığa bildirir ve bu ücret Bakanlıkça
onaylanır. Bakanlık, (Mülga ibare: RG-22/3/2017-30015) hastane sınıflamalarını,
emsal hastanelerdeki en yüksek ve en düşük yatak ücretlerini ve hastanelerin
kapasitelerini dikkate alarak, gerektiğinde günlük yatak ücretlerinin üst sınırını
belirlemeye yetkilidir.” hükmü kapsamında sadece günlük yatak tavan ücretlerinin üst
sınırını belirlediği, bunun dışında sağlık hizmetlerinin ücretlendirilmesine yönelik
Bakanlıkça yapılan bir düzenleme bulunmadığı ifade edilmektedir.
Samsun İl Sağlık Müdürlüğü
(172) 29.09.2020 tarih ve 10395 sayılı cevabi yazıda özetle; dosya konusu ile ilgili rekabete
yönelik hususlarda Bakanlık mevzuatında bir hüküm bulunmadığı, Müdürlüğe konu ile
ilgili muhtelif başvurular yapıldığı, konunun İl Sağlık Müdürlüğü Disiplin Birimine
iletildiği, Samsun’da Eylül ayı itibarıyla 69 ruhsatlı muayenehane bulunduğu ve
bunların 28’inin cerrahi branş hekimliği faaliyeti ile iştigal ettiği, Samsun ilinde
ameliyathanesi bulunan sekiz özel sağlık kuruluşunun bulunduğu, başvurular ile ilgili
İncelemecinin görevlendirildiği ve inceleme sürecinin devam ettiği ifade edilmektedir.
Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi
(173) 05.10.2020 tarih ve 10656 sayılı cevabi yazıda özetle; özel hastanelerin serbest
çalışan hekimlerin yapmak istedikleri ameliyatların ücretleri için yüksek fiyat tarifeleri
belirlemelerinin, serbest çalışan hekimler aleyhine olacağı ve hastaların hekim seçme
özgürlüğünü ortadan kaldırarak hastaların özel hastaneler bünyesinde işlem yapma
eğilimini artıracağı ifade edilmektedir.
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hastanesi
(174) 02.10.2020 tarih ve 10605 sayılı cevabi yazıda özetle; dosya konusu hakkında somut
bilgilerinin bulunmadığı, medya aracılığıyla durumdan haberdar olunduğu, Covid-19
sürecinin tüm sektörlerde olduğu gibi sağlık sektörünü de olumsuz etkilediği, serbest
hekimlerin üniversite hastanesinde benzer operasyonları yapma imkânının
bulunmadığı ifade edilmektedir.
Samsun Gazi Devlet Hastanesi
(175) 28.09.2020 tarih ve 10347 sayılı cevabi yazıda özetle; şikâyet konusunun
araştırılmasının doğru olduğu, sosyal medya ve basın üzerinden şikâyet konusu ile
ilgili haberdar olunduğu, pandemi nedeniyle devlet hastanelerinde yapılan
ameliyatlarda önceliğin acil hastalar olduğu ve serbest hekimlere özel hastanelerin
uyguladığı fiyatlar sebebiyle talebin özel hastanelere kayabileceği ifade edilmektedir.
I.4.1.4. Teşebbüs Birliklerinden Edinilen Bilgiler
(176) Teşebbüs birliklerinin cevabi yazılarına aşağıda yer verilmektedir.
22-10/152-62
63/173
Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği39
(177) 28.09.2020 tarih ve 10340 sayılı cevabi yazıda özetle; dosya konusundan basın
yoluyla haberdar olunduğu, Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin 60. maddesi uyarınca
özel hastanelerin, reklam yasağına tabi olduğu, bu kapsamda Sağlık Bakanlığı ve
Reklam Kurulunca sıkı denetimlerin gerçekleştirildiği, serbest hekimlerin ise böyle bir
durumla karşılaşmadığı ve özellikle sosyal medyada serbest şekilde reklam ve tanıtım
faaliyeti yapabildikleri, bu çerçevede yeni hasta potansiyelini elinde tuttukları yönünde
derneğe birçok şikâyet geldiği, Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı
Yönetmeliği kapsamına serbest hekimlerin dâhil olmadığı, sağlık turizmi yapılabilmesi
için Yönetmelik kapsamındaki kamu, üniversite, özel sağlık kurum ve kuruluşlarının
yetki belgesi almaları ve yatırım yapmalarının elzem olduğu, bu doğrultuda serbest
hekimlerin sağlık turizmi yetki belgesi almaksızın sağlık turizmi faaliyeti
yapabildiklerine yönelik derneğe şikâyetlerin geldiği, Sağlık Bakanlığı tarafından
hayata geçirilen “Sağlıkta Dönüşüm Programı” ile uluslararası alanda örnek bir sağlık
finansman ve hizmet sunum sisteminin kurulduğu, bu yapının en önemli unsurlarından
birisinin hizmet sunumunda muayenehaneciliğin payının önemli ölçüde küçültülmesi
ve buna karşılık kurumsal yapılar halinde işletilen; kamu, üniversite ve özel hastaneler
eliyle sağlık faaliyetlerinin yürütülmesi olduğu, ancak son dönemde hekimlerin gerek
kamu ve üniversitelerden gerekse özel hastanelerden istifa ettiği ve muayenehanelere
yöneldiği, 1219 sayılı Kanun’un 12. maddesinin değişik üçüncü fıkrası ile hastaların
muayenehane işleten hekimlerden hizmet almak istemesi durumunda bu hizmet
bedelinin tümüyle hasta tarafından karşılanması yönünde düzenlemenin bulunduğu,
bu uygulamanın bu şekilde devam etmesi halinde sağlık hizmetleri için ödenen
ücretlerin yükseleceği, ameliyathane hizmet ücretlerinin; ameliyathane kullanım ücreti,
asistan ücreti, anestezi doktoru ücreti, anestezi gaz ücreti, yatak ücreti ve refakatçi
ücreti, radyoloji hizmeti, laboratuvar hizmeti ve ilaç ile sarf giderlerinin toplamından
oluştuğu ifade edilmektedir.
Yüz Plastik Cerrahi Derneği
(178) 30.09.2020 tarih ve 10466 sayılı cevabi yazıda özetle; cerrahi ağırlıklı çalışan
branşların ameliyat olmadan muayenehanelerini ayakta tutmalarının mümkün
olmadığı, mevcut yasal düzenlemelerin serbest hekimleri küçük cerrahi işlemler
konusunda dahi sınırladığı, dolayısıyla serbest hekimlerin küçük/büyük tüm
ameliyatlarını cerrahi tıp merkezleri veya özel hastanelerde yapmasının kaçınılmaz
olduğu, zincir hastanelerin piyasadaki güçlerini kullanarak muayene hekimliğinin
sonunu getirmeye çalıştığı, mevcut rekabet ortamının ortadan kalkmasının sağlık
hizmetlerinin tüketicisi olan hastalar aleyhine piyasa şartlarının oluşmasına yol
açacağı, rekabet ortamında hastanın daha iyi hizmeti daha ucuza alabileceği,
muayenehanelerin kapanmasıyla veya açılmasının zorlaştırılmasıyla özel
hastanelerde çalışan doktorların çalışma alternatiflerinin kısıtlanacağı ve daha kötü
şartlarda çalışacakları, benzer şekilde özel hastanelerin aralarındaki centilmenlik
39 Bu dernek, Türkiye’de özel sağlık hizmetleri veren hastane, poliklinik, tıp merkezi, laboratuvar ve
görüntüleme merkezleri sahipleri ile bu kurumlarda çalışan doktor ve sağlık personelinin haklarını, ortak
çıkarlarını korumak, kollamak ve mevzuatın öngördüğü esas ve usuller dahilinde hakların takibini ve
değerlendirilmesini yapmak; özel sağlık kuruluşlarının sağlık alanındaki birliğini, sağlık kuruluşları
arasındaki dayanışmayı sağlamak, resmi ve özel kurumlar karşısında özel sağlık kuruluşlarını temsil
ederek menfaatlerini korumak, üyelerinin ortak sosyal, kültürel, ekonomik, mesleki, sportif, eğitim-
öğretim, sağlık ihtiyaçlarına yardımcı olmak; kanun, yönetmelik ve ilgili mevzuata göre açılıp faaliyete
başlamış olan özel sağlık kuruluşlarının belirli ve ortak gayelerini gerçekleştirmek üzere bilgi, beceri ve
faaliyetleri birlik ve beraberlik içinde birleştirmek; tüm yapılan çalışmaları sürekli kontrol ederek doğru,
gerçek ve daha iyi sonuçlara ulaşmanın yollarını aramak amacı ile faaliyet göstermektedir.
22-10/152-62
64/173
anlaşması ile personel geçişlerini engellemesinin daha kötü şartlarda çalıştırma amacı
ile yapıldığının düşünüldüğü, Samsun’daki fiyat artışlarının piyasa gerçekleriyle
uyuşmadığı, diğer illerde bu şekilde bir fiyat artışına gidilmediği, şu an hekimlerin
çoğunun MEDIBAFRA’da ameliyatlarını gerçekleştirdiği ancak acil bir müdahale
gerektiğinde ilçe merkezine gidilmesi gibi durumlar söz konusu olabileceğinden hasta
sağlığının olumsuz yönde etkilenebileceği ifade edilmektedir.
Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği
(179) 28.09.2020 tarih ve 10351 sayılı cevabi yazıda özetle; özel sağlık kuruluşlarının ayakta
ve yatarak sağlık hizmeti sunanlar olarak ikiye ayrıldığı, ayakta hizmet sunanların;
muayenehaneler, poliklinikler ve tıp merkezleri olduğu, yatarak hizmet sunanların özel
hastaneler olduğu, ayakta sağlık hizmeti sunulan yerlerin 1219 sayılı Tababet ve
Şubuatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun ve Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan
Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik ile düzenlendiği, özel hastanelere yönelik
mevzuatın ise; 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanunu ve Özel Hastaneler Yönetmeliği
olduğu, muayenehanelerde yapılabilecek işlemlerin yönetmelikle sınırlandırıldığı,
ameliyat işlemlerinin bu işlemlerden biri olduğu, mevzuat uyarınca ameliyat
yapabilmek için asgari olarak anestezi odası, ameliyat öncesi uyuma ve bekleme için
kullanılan yataklar, ameliyat sonrası bakım odası yatakları ve uyandırma bölümünün
bulunması gerektiği, muayenehane dâhil bu gereksinimlerin küçük ve orta ölçekli bir
sağlık kurumunun fiziki ortam standartlarını aştığı, bu nedenle özel sağlık kuruluşları
arasından ameliyat hizmetlerini sunabilenlerin özel hastaneler ve özel tıp merkezleri
olduğu, Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin Ek Madde 5(1)’de bulunan “1219 sayılı
Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla mesleğini serbest olarak icra eden
hekimler muayenehanesine müracaat eden hastalarının teşhis ve tedavisini özel
hastanelerde yapabilirler. Hastaya sunulan teşhis ve tedavi hizmetlerinden
muayenehane hekimi ve özel hastane müştereken sorumludur. Bu durumdaki
hastalar, hastanedeki tedavi masraflarının kendileri tarafından karşılanacağı
hususunda bilgilendirilir ve buna ilişkin rıza formu hastaya veya kanuni temsilcisine
imzalatılır.” hükmüne göre serbest hekimlerin ameliyatlarını gerçekleştirebildikleri,
diğer yandan Sağlık Bakanlığı’nın serbest hekimin uzmanlık alanında ameliyatlarını
yapabilmesi için özel sağlık kuruluşunun faaliyet izin belgesinde aynı uzmanlık dalında
branş ve kadronun bulunmasını zorunlu tuttuğu, dernek bünyesindeki serbest
hekimlerin hastane kullanım hizmeti ücretlerinin artmasıyla birlikte taleplerini farklı il ve
farklı ilçelere kaydırmak zorunda kaldığı, bütün hekimlerin hasta kaybına uğradığı ve
ameliyat sayılarının düştüğü, aynı zamanda özel hastanelerdeki ameliyat sayılarının
oldukça artış gösterdiği, Türk Tabipleri Birliği’nin 01.01.2015 tarihinden itibaren
Hekimlik Uygulamaları Veritabanı Tarifesi (HUV) adında bir liste yayımladığı, listede
hizmet sunan hekimlerin, sağlık işletmelerinin, sağlık sigortacılarının ve sağlık yardım
sandıklarının görebildikleri ve kullanabildikleri, her biri bağımsız bir kod ile tanımlı,
yaklaşık 8400 işlemin bulunduğu, HUV listesinde bulunan ilgili hizmetin karşılığındaki
değerin “Birim” olarak adlandırıldığı, bunun yanında her ilin her yıl değişen
“Katsayı”sının bulunduğu, hastaya uygulanan herhangi bir sağlık işleminin ücretinin,
Birim x Katsayı x KDV (%8) formülüyle elde edildiği, söz konusu formüle ayrıca özel
hastanelerin kâr payı çarpanının da eklendiği, ancak yine de Samsun ilinde 2020
yılının Haziran ayına kadar piyasa şartlarında oluşan ücretlerin bu tarih itibarıyla
İstanbul ve Ankara gibi daha büyük şirketlerdeki ücretlerin çok daha üzerine çıkartıldığı
ifade edilmektedir.
22-10/152-62
65/173
Samsun Tabipler Odası
(180) 07.10.2020 tarih ve 10795 sayılı cevabi yazıda özetle; mesleki odaya üye olan serbest
hekimlerin özel hastanelerin fiyat artışına gitmesini odaya bildirdiği, olayın hemen
ardından sorunun çözümü için girişimler başlatıldığı, girişimler başarısız olunca
sorunun merkeze iletildiği, Uzmanlık Dernekleri Kolu ile durumun değerlendirilip basın
açıklaması gerçekleştirildiği40, aynı zamanda Rekabet Kurumuna da konu hakkında
başvuru yapıldığı, serbest hekimlerin MEDIBAFRA ve ATASAM’da ameliyatlarını söz
konusu fahiş ücretlere göre ucuz ancak diğer illerdeki ücretlere nazaran pahalı olarak
yaptıkları ve bu durumun gerek hekimleri gerek hastaları zor durumda bıraktığı ifade
edilmektedir.
Türk Tabipleri Birliği (TTB)
(181) 25.09.2020 tarih ve 10293 sayılı cevabi yazıda özetle; geçtiğimiz Haziran ayında
Samsun’da görevli, özellikle kadın hastalıkları ve doğum, plastik ve rekonstrüktif
cerrahi, kulak burun boğaz hastalıkları ve nöroşirürji gibi cerrahi alanlarda uzman olan
hekimlerden gelen haberler ile durumun Birlikçe bilindiği, ameliyathane kullanım
ücretlerinin %400’e yakın bir oranda artırıldığı, pandemi nedeniyle sağlık kuruluşlarının
maliyet artışları gerekçesiyle ücretleri artırmasının makul görülebileceği ancak söz
konusu artışların özellikle cerrahi alandaki dış hekimleri hedefler şekilde uygulandığı,
özel hastanelerin kendi ücretlerinde artışa gitmemesinin bu durumun göstergesi
olduğu, TTB’ye yazılı ve sözlü olarak yapılan şikâyetlerde aynı hastaneler arasındaki
personel transferinin de engellendiğinin bildirildiği, çözüme yönelik girişimlerin
başarısız sonuçlandığı, söz konusu yaklaşımın Çanakkale, Edremit ve Bandırma gibi
yerlerde de cereyan ettiği, özel hastaneler dışında özel sağlık hizmeti sunanların
tekelci yaklaşımlar yoluyla dışlanmaya çalışıldığı, özel muayenehanelerin varlığının
özel hastanelerin pazar payına çok büyük etki oluşturmadığı ve sağlık hizmetine erişim
hakkının kısıtlandığı ifade edilmektedir.
I.4.2. İkinci SR Kararı Kapsamında Sunulan Bilgiler ve Görüşler
I.4.2.1. Bursa İlinde Faaliyet Gösteren Serbest Hekimler ile Yapılan
Görüşmelerde Elde Edilen Bilgiler
(…..)
(182) 02.12.2020 tarihinde yapılan görüşmede hekim tarafından şu hususlar aktarılmıştır:
“Uzmanlık alanım kadın doğum, genelde ameliyatlarımı (…..)
Hastanesinde yapıyorum. (…..)’ta da yapıyorum. Bursa’da
Samsun’daki gibi olmadı. Samsun’daki olaydan haberdarım. Ancak
kendilerinin doktor dahil fiyatını dış hekimlere teklif olarak
verebiliyor. Yani kendi içlerindeki bir ameliyat 2.000 TL karşılığında
yapılıyorsa dış hekimlere doğrudan 2.000 TL teklif edilebiliyor.
Ancak Bursa’da hastaneler arasında farklı fiyat ve rekabet söz
konusu. Yani bize gelin ameliyatınızı bizde yapın anlayışı söz
konusu bu nedenle Samsun’daki gibi bir tekelleşmeden
bahsedemeyiz. Hastaneler arasında Bursa’da dış doktorlara
yönelik fiyatlandırmada rekabet anlayışı söz konusu, herhangi bir
şikâyetim bulunmamaktadır.”
40 https://www.ttb.org.tr/haber_goster.php?Guid=3ec660ec-c0e7-11ea-9489-8d3047d5562f
22-10/152-62
66/173
(…..)
(183) 25.12.2020 tarihinde telefon ile gerçekleştirilen görüşmede hekim tarafından aşağıdaki
hususlar ifade edilmiştir:
“Bursa ilinde serbest hekim olarak çalışıyorum, muayenehanem
var. Hastalarımın ameliyatı için özel hastaneler ile belirli paket
fiyatlardan anlaşabiliyorum. Ameliyathanelerini kullanabiliyorum.
Çoğunlukla (…..) Hastanesinde ameliyatlarımı gerçekleştiriyorum.
Samsun ilindeki durum ile ilgili bilgi sahibi değildim, ancak böyle bir
durumun Bursa’da olmadığı kanaatindeyim. Bursa ile ilgili olarak
herhangi bir şekilde bu alanda çalışanlardan da bu yönde bir
duyumum olmadı. Hatta bahsettiğim özel hastaneler bizim gidip
ameliyathanelerini kullanmamızı istiyorlar. Dolayısıyla bu zamana
dek, ameliyathane kullanım taleplerime yönelik herhangi bir sorun
yaşamadım.”
(…..)
(184) 25.12.2020 tarihinde telefon ile gerçekleştirilen görüşmede hekim tarafından aşağıdaki
hususlar ifade edilmiştir:
“Bursa ilinde serbest hekim olarak çalışıyorum, muayenehanem
var. Hastalarımın ameliyatı için özel hastaneler ile belirli fiyatlardan
anlaşabiliyorum. Ameliyathanelerini kullanabiliyorum. Çoğunlukla
(…..) Hastanelerinde ameliyatlarımı gerçekleştiriyorum. Bu zamana
dek, bu ameliyathane kullanım taleplerime yönelik herhangi bir
sorun yaşamadım. Yalnızca ameliyathanelerde doluluk söz konusu
olduğunda teklifim reddedilebiliyor. Bu durumda da alternatif
hastanelerde ameliyatlarımı yapabiliyorum. Samsun ile ilgili
dosyanız hakkında medya yoluyla bilgi sahibiyim. Samsun’daki
durum Bursa’da söz konusu değil diye düşünüyorum, özel
hastanelerin bize bu yönde bir tutum içerisinde olmadıkları
görüşündeyim.”
I.4.2.2. Sigorta Şirketlerinden Edinilen Bilgiler
(185) Dosya kapsamında ALLIANZ, ANADOLU, AKSİGORTA, AXA ve TÜRKİYE
SİGORTA’dan çeşitli verilerin yanı sıra TSS’ye yönelik görüşleri sorulmuştur. Bu
kapsamda sunulan görüşlere aşağıda yer verilmektedir.
(186) (…..) tarafından gönderilen ve 24.06.2021 tarih ve 18910 sayı ile Kurum kayıtlarına
intikal eden cevabi yazıda özetle;
- Özel hastaneler ile yıllık ve her yıl otomatik olarak yenilenen TSS sözleşmeleri
imzalandığı, bu sözleşmelerde hizmet fiyatlandırmasında yıllık olarak yapılacak
artışların SUT anlaşma katsayısı üzerinden uygulanacağının belirtildiği,
uygulanacak fiyat artışlarına ilişkin maddelerin anlaşmalı kurumlar arasında
farklılık göstermekle beraber genel olarak yıllık ortalama enflasyon (TÜFE,ÜFE
ya da Türk Tabipler Birliği tarafından belirlenen yıllık TTB-HUV katsayı artış
oranı) artış oranları ile ilişkilendirildiği, yenileme döneminden sonra SGK
tarafından SUT anlaşma katsayılarında değişiklik yapıldığında TÜFE, ÜFE ya
da TTB-HUV katsayı artış oranı uygulanan sözleşmelerde fiyatların genellikle
yeni SUT anlaşma katsayısı oranında azaltıldığı ve böylelikle aynı yıl içinde
sözleşme maliyetlerine mükerrer artış yansıtılmasının önüne geçildiği,
22-10/152-62
67/173
anlaşmalı kurum sözleşmelerinde gerçekleşen artışların, tüketiciye iletilen
poliçe primine de bu doğrultuda yansıdığı,
- TSS ürününün anlaşmalı kurumlardaki sağlık hizmet hacmini giderek
artırdığının düşünüldüğü, anlaşmalı kurumlardan alınan geri bildirimlerin ise
TSS anlaşma fiyatlarının finansal olarak yeterli seviyede olmadığı ve bu sebeple
TSS’nin gidişatının sürdürülebilir görülmediği yönünde olduğu, anlaşmalı
kurumların TSS ile ilgili finansal kaygılarını, sözleşme bedellerindeki artışa ve
dolayısıyla tüketicilere yansıtmak yerine optimum sağlık hizmet seviyesini
koruyarak, maliyet verimliliğini aktif olarak yöneterek ve aşırı maliyetlerden
kaçınarak aşmalarının en uygun çözüm olarak düşünüldüğü
ifade edilmektedir.
(187) (…..) tarafından gönderilen ve 24.06.2021 tarih ve 18907 sayı ile Kurum kayıtlarına
intikal eden cevabi yazıda özetle;
- Tamamlayıcı ürünlerde, SUT’a göre kamunun özel hastanelere ödediği paket
fiyatlarının üzerine hastalardan alınan farkların sigorta şirketleri tarafından
ödendiği bir sistemin söz konusu olduğu, SUT tutarlarına bağlı olan maliyetlerin,
sigorta şirketlerinin ödeyeceği tarafta yer alması sebebiyle, kaçınılmaz olarak
poliçe primlerine de yansıdığı, TSS’nin geçerli olduğu ve SUT’un çok üzerinde
fark alan hastaneleri kapsayan poliçelerin daha pahalı, SUT’a göre daha uygun
çarpanlarla anlaşma yapılan hastanelerin bulunduğu ağı içeren poliçelerin
primlerinin ise daha uygun olduğu, SUT fiyatlarının maliyet bazlı
hesaplamasının kamu maliyetleri baz alınarak belirlenmemesi nedeniyle
yıllardır süregelen kamu/özel işletme maliyet yük farkının tüketiciye yansıtıldığı,
bu yansıyan maliyetlerin kanun koyucunun belirlemiş olduğu üst sınırı aşmakta
olup, hem tüketici hem de (…..) açısından öngörülemeyen harcamalara
dönüştüğü, SUT fiyatları düzenli olarak her yıl artış göstermezken SGK’nın,
SUT fiyatlarına son 2 yıldır belirli oranlarda artış yaptığı, SGK’nın SUT
fiyatlarında son 2 yıl dışında her yıl düzenli artış yapmamasından kaynaklanan
gider maliyet artışları nedeni ile özel sağlık kuruluşlarının belirli oranlarda artış
talep ettiği; (…..)’nın da ilgili yılda SUT fiyatlarında artış yapılmadı ise, kurumlara
sağlık enflasyonu oranında artış yansıttığı, bunun dışında il ve/veya bölgede tek
olarak bulunan sağlık kurumları ile marka bilinirliği yüksek olan grup
hastanelerinin, bu güçlerini kullanarak SUT artış oranı ve /veya sağlık enflasyon
oranının üzerinde sigorta şirketlerinden fiyat artışı talep ettiği, SGK’nın özel
sağlık kuruluşlarında belirli bir sınıflandırmaya giderek hastalardan alınacak
farkları belirli oranlar ile sınırladığı, fakat özel sağlık kuruluşlarının hastalara bu
oranların çok üzerinde farklar yansıttığı, hastalara yansıtılan standart olmayan
bu farklara bağlı olarak yapılan anlaşmalar sonucunda da bu durumun
tüketicinin primlerine yansıdığı,
- SGK’nın sigortalıları için koymuş olduğu yasal fark üst limitinin sağlık
sektörünün reel maliyetlerine uygun bir seviyeye getirilmesi ve sağlık kuruluşları
ile sigorta şirketleri arasında gerçekleştirilen anlaşmalarda da uygulanacak bu
üst limitin denetlenmesinin faydalı olacağının düşünüldüğü, bu sayede
tüketiciye yansıyacak poliçe primlerindeki artışların sınırlandırılmış olacağı
ifade edilmektedir.
(188) (…..) tarafından gönderilen ve 23.06.2021 tarih ve 18899 sayı ile Kurum kayıtlarına
intikal eden cevabi yazıda özetle;
22-10/152-62
68/173
- TSS hastane katsayılarının arttırılması halinde sigorta şirketinin hasar
maliyetlerinin artacağı ve bu durumun, poliçe primlerinin artmasına neden
olacağı, sigortalıların sigortalı payı ya da kapsam dışı durum nedeniyle elden
ödeme yapması halleri bakımından ise, bu durumun sigortalının hastaneye
ödeyeceği ücretin artmasına sebep olacağı, özel hastanelerin sigorta
şirketlerinden aldıkları fark ücretlerinin elden hasta ödemesinde olduğu gibi bir
üst limit ile sınırlanmasının bu probleme yönelik bir çözüm olarak düşünüldüğü
ifade edilmektedir.
(189) (…..) tarafından gönderilen ve 28.06.2021 tarih ve 19036 sayı ile Kurum kayıtlarına
intikal eden cevabi yazıda özetle;
- TSS fiyatlaması kapsamında hasar maliyetlerindeki yukarı ya da aşağı yönlü
değişimin, poliçe fiyatlarına yansıdığı, medikal enflasyon tahmini yapmanın
zorluğu nedeniyle SUT artışlarının yıllık olarak düzenli yapılmasının, takviminin
önceden duyurulmasının ve artış oranı belirlenirken medikal enflasyonun
gözetilmesinin bu konudaki problemlere yönelik çözüm önerileri olarak
düşünüldüğü
ifade edilmektedir.
(190) (…..) tarafından gönderilen ve 28.06.2021 tarih ve 19031 sayı ile Kurum kayıtlarına
intikal eden cevabi yazıda özetle;
- Prim belirlemedeki önemli unsurların, sigortalıların yaşı, cinsiyeti, ikamet
adresleri, ürün kapsamı, ürünün performansı, SUT’ta yapılan değişiklikler ve
tazminat temelini oluşturan sağlık kurumlarının fiyatlarında yapmış oldukları
değişiklikler olduğu,
- Sigorta şirketlerinin, tamamlayıcı sağlık sigortası ürünü için yaptıkları
anlaşmaların, SUT çarpanı şeklinde olması nedeni ile SUT fiyatlarındaki artışın
hastane maliyetlerini yükselttiği ve poliçe primlerine de etki ettiği,
- TSS ürününün, başlangıçta prim avantajı nedeni ile dikkat çeken ve herkese
hitap eden bir ürün konumunda olduğu, son zamanlarda ise anlaşmalı kurum
fiyatlarının sürekli artması, yüksek seyreden medikal enflasyon ve SUT
fiyatlarındaki değişim nedeni ile başlangıçta sağlanan avantajı devam
ettiremediği, SUT fiyatlarında gerek uygulamanın gerekse artış oranlarının
değişmesi sebebiyle TSS fiyatları ile ÖSS fiyatları arasındaki makasın gün
geçtikçe daraldığı, Avrupa’da örnekleri olduğu gibi genel sağlık sigortası (GSS)
yerine tamamen TSS uygulamasına geçilerek bu sorunun çözülebileceğinin
düşünüldüğü
ifade edilmektedir.
I.5. Değerlendirme
(191) Dosya konusu iddia ve tespitlerin rakipler arasında anlaşma/uyumlu eylem gibi
eylemlerden kaynaklı olduğu, dolayısıyla söz konusu iddialar niteliği itibarıyla genel
anlamda 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ele alınabilecektir. Bu nedenle
4. maddeye ilişkin genel çerçeve ve iş gücü pazarındaki rekabeti kısıtlayıcı çok taraflı
uygulamalar özelinde teorik bilgiye değinildikten sonra, dosya konusu iddialar
bakımından yapılan tespitlere yer verilecektir.
22-10/152-62
69/173
I.5.1. 4054 Sayılı Kanun’un 4. Maddesine İlişkin Genel Çerçeve
(192) 4054 sayılı Kanun’un ‘Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar’
başlıklı 4. maddesinin ilk fıkrası;
“Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti
engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut
doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve
teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.”
hükmünü amirdir.
(193) Kanun’un 4. maddesinde yer alan hükmün temel amacı, her bir teşebbüsün kendi ticari
politikalarını ve piyasadaki faaliyetlerini tek başına, bağımsız olarak belirlemesidir.
Rekabeti bozucu nitelikteki anlaşmaların varlığı halinde, teşebbüslerin bağımsız
davranışlarının yerini anlaşma taraflarının ortak çıkarlarına hizmet eden koordineli
davranışlar almaktadır. Bu tür anlaşmalar, piyasa ekonomisinden elde edilmesi
beklenilen faydaları azaltarak kaynakların etkinsiz kullanılmasına ve serbest piyasa
sisteminin sağladığı refahın piyasadaki aktörlere hak etmedikleri oranda dağılmasına
yol açmaktadır. Diğer bir deyişle, bu tür anlaşmalara taraf olan teşebbüsler, normal
rekabet şartları içinde elde edemeyecekleri kârlara ulaşarak bu ekonomik faaliyetlerle
yaratılan refahın çoğunu kendilerine aktarma olanağına sahip olmakta ve piyasa
ekonomisinin sağlıklı bir şekilde işlemesini engellemektedir.
(194) Söz konusu madde incelendiğinde, teşebbüsler arasında gerçekleştirilen ve amacı
veya etkisi yahut potansiyel etkisi itibarıyla rekabeti sınırlayıcı nitelik taşıyan her türlü
anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği kararının yasaklandığı görülmektedir41.
Sözü edilen müesseselere yönelik olarak Kanun’da herhangi bir tanıma yer
verilmemekle birlikte, anlaşma ve uyumlu eylem kavramlarının oldukça geniş
yorumlandığı anlaşılmaktadır. Nitekim 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin
gerekçesinde;
“Bu Kanunun amacı rekabetin korunması olduğuna göre, rekabeti engelleyici,
kısıtlayıcı veya bozucu teşebbüsler arası anlaşma ve uygulamaların
yasaklanması gerekir. Maddenin amacı bakımından anlaşma, hukuki şekil
şartlarına uymasa bile tarafların kendilerini bağlı hissettikleri her türlü uzlaşma
ya da uyuşma anlamında kullanılmıştır. Anlaşmanın yazılı veya sözlü olmasının
önemi yoktur.”
denilmek suretiyle, Türk rekabet hukukunda “anlaşma” kavramının borçlar
hukukundaki “sözleşme” kavramından daha geniş bir kavram olduğuna dikkat
çekilmekte ve bağlayıcı olma, yazılı şekil, yükümlülüklerin ifa edilmemesi halinde
uygulanacak yaptırımın düzenlenmesi yahut yürürlük koşulları gibi herhangi bir şekil
şartı aranmamaktadır42.
(195) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin uygulanması bakımından önem arz eden bir
başka ilke, anılan madde kapsamına giren uygulamaların amaç veya etki
unsurlarından sadece birini barındırmasının Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiği
sonucuna varılması için yeterli olmasıdır. Dolayısıyla rekabeti kısıtlama amacı taşıyan
anlaşmaların varlığı halinde ihlalin gerçekleşmesi için bu anlaşmanın uygulanması
veya piyasada rekabeti bozucu etkilerinin görülmesi veya bu etkilerin ispatı
aranmamaktadır. Fiyat tespiti, arz kısıtlaması, pazar veya müşteri paylaşımı gibi açık
41 Kurulun 08.03.2013 tarihli ve 13-13/198-100 sayılı kararı para.103 (Banka-2 Faiz).
42 Kurulun 18.04.2011 tarihli ve 11-24/464-139 sayılı kararı syf. 26 (Otomotiv).
22-10/152-62
70/173
kısıtlamaların ise amacı itibarıyla rekabeti kısıtlayıcı oldukları kabul edilmekte ve söz
konusu kısıtlamaları içeren anlaşmaların rekabeti kısıtlamasının kuvvetle muhtemel
olduğu kabul edildiği için, bu tür anlaşmalar, pazardaki mevcut veya potansiyel
etkilerinin incelenmesine gerek görülmeksizin yasaklanmaktadır43.
(196) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin uygulanması bakımından önem arz eden bir
başka ilke, bu hükmün hangi araç ile ihlal edildiği değil, teşebbüsler arasında ihlal
niteliğinde bir irade uyuşmasının mevcut olup olmadığı yönündeki ilkedir. Dolayısıyla
yapılacak değerlendirme bakımından asıl önemli olan hususun, anlaşma ile uyumlu
eylem arasındaki ayrım değil, 4. madde kapsamındaki uzlaşmalar ile salt paralel
davranışlar/bilinçli paralellikler arasındaki farkın belirlenmesi olduğu kabul
edilmektedir. Bu çerçevede anlaşma ve uyumlu eylem kavramları birlikte
kullanılabileceği gibi Kanun’un 4. maddesi kapsamındaki rekabet ihlallerini kapsamak
üzere genel olarak uzlaşma kavramının kullanılması da mümkün görülmektedir44.
(197) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin uygulanması bakımından önem arz eden bir
başka ilke, teşebbüsler arasında gerçekleşen iletişimi gösteren delillerinin
değerlendirilmesine ilişkindir. Yukarıda değinildiği üzere 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesinde yer alan hükmün temel amacı, her bir teşebbüsün kendi ticari politikalarını
ve piyasadaki faaliyetlerini tek başına, başka bir deyişle bağımsız olarak belirlemesini
sağlamaktır. Bunun gerekçesi, piyasadaki rekabetin ortaya çıkmasını tetikleyen temel
dinamiğin, teşebbüsler arasında birbirlerinin ne şekilde davranacağına ilişkin olarak
yaşanan belirsizlik olduğu yönündeki kabuldür. Dolayısıyla teşebbüslerin gelecekteki
davranışlarına yönelik belirsizliği azaltan veya ortadan kaldıran davranışların 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği sonucuna ulaşılabilmektedir45.
(198) Bu bağlamda özellikle fiyat, arz miktarı, satış stratejisi, maliyet gibi stratejik verilere
ilişkin bilgiler içeren iletişimler tek taraflı olarak sunulduğunda dahi rekabet ihlali olarak
ele alınabilecektir. Belirtilen nitelikte bir iletiyi alan teşebbüs, rekabeti sınırlayıcı bir
uzlaşmanın tarafı olmayacağını derhal ve açıkça karşı tarafa bildirmediği sürece
uzlaşmaya zımnen irade göstermiş sayılmaktadır. Zira rakiplerinden, değinilen
unsurları taşıyan bir ileti alan teşebbüsün, sözü edilen bilgileri kendi ticari
politikalarında dikkate almamasının mümkün olmadığı kabul edilmektedir. Bir başka
ifadeyle, rakiplerinin fiyatının artacağını ya da sabit tutacağını bilen bir teşebbüs için
geleceğe ilişkin belirsizlik azalmakta, fiyatlama kararları bu bilgiye göre şekillenmekte,
43 Kurulun 07.03.2011 tarihli ve 11-13/243-78 sayılı kararı syf.102 (Banka-1 Maaş Promosyon);
18.04.2011 tarihli ve 11-24/464-139 sayılı kararı syf. 26 ve 57 (Otomotiv); 08.03.2013 tarihli ve 13-
13/198-100 sayılı kararı para.103 (Banka-2 Faiz); 18.02.2016 tarihli ve 16-05/117-52 sayılı kararı para.
62 ve 63 (Sinop Hazır Beton); 21.11.2016 tarihli ve 16-40/662-296 sayılı kararı para.305 (Antalya Tur
Operatörleri); Danıştay 13. Dairesi 16.12.2015 tarihli, E.2015/4548, K.2015/4616 sayılı kararı (Banka-2
Faiz); Danıştay 13. Dairesi 06.04.2017 tarihli, E.2011/3814, K.2017/958 sayılı kararı (Otomotiv).
44 Kurulun 18.04.2011 tarihli ve 11-24/464-139 sayılı kararı syf. 26-27 (Otomotiv); 08.03.2013 tarihli ve
13-13/198-100 sayılı kararı para.106 (Banka-2 Faiz); 14.01.2016 tarihli ve 16-02/44-14 sayılı kararı
para. 154 (Ege Bölgesi Çimento); Ankara 2. İdare Mahkemesinin 21.12.2015 tarihli, E.2014/1373,
K.2015/2145 sayılı ve 19.04.2016 tarihli, E. 2014/1339, K. 2016/1187 sayılı kararları (Konya ve Denizli
Çimento); Danıştay 13. Dairesi 16.12.2015 tarihli, E.2015/4548, K.2015/4616 sayılı kararı (Banka-2
Faiz).
45 Kurulun 07.03.2011 tarihli ve 11-13/243-78 sayılı kararı syf.91 (Banka-1 Maaş Promosyon);
14.01.2016 tarihli ve 16-02/44-14 sayılı kararı para. 162 ve 177 (Ege Bölgesi Çimento); 18.04.2011
tarihli ve 11-24/464-139 sayılı kararı syf. 43 (Otomotiv); 08.03.2013 tarihli ve 13-13/198-100 sayılı kararı
para. 185, 205, 213, 316. (Banka-2 Faiz).
22-10/152-62
71/173
bu durum ise teşebbüsün rekabet hukuku anlamında rakiplerinden bağımsız karar
vermediği anlamına gelmektedir46.
(199) Kurulun Otomotiv kararına47 karşı açılan davalara ilişkin olarak Danıştay 13. Dairesi
tarafından alınan kararlarda48 bu hususa ilişkin olarak şu değerlendirmelere yer
verilmektedir:
“Rekabet açısından önemli olduğunda kuşku bulunmayan geleceğe ilişkin
rekabete hassas bilgilerin piyasada rekabet edilen başka bir teşebbüsle
paylaşılmasında, rekabeti ihlal edici bir amacın olduğu şüphesi ortaya çıkacaktır.
Nitekim gerek Avrupa Birliği Adalet Divanının (ABAD'ın) "T-Mobile" kararında
gerekse doktrinde rakipler arasında gelecekteki davranışlarına yönelik
belirsizlikleri ortadan kaldırabilecek nitelikte olan bilgi paylaşımlarının rekabete
aykırı olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Söz konusu rekabete
hassas bilgi; geleceğe ilişkin fiyat veya buna ilişkin stratejik bir bilgi olduğu
takdirde, rekabeti ihlal etme amacının ayrıca irdelenmeye ihtiyaç göstermeyecek
şekilde ortada olduğu da açıktır. Ayrıca, teşebbüsler arası bilgi paylaşımlarının,
piyasada bir etkisinin olmadığı ileri sürülebilirse de, belirtilen rekabete hassas
bilgi paylaşımının, teşebbüslerin gelecekte piyasada alacakları kararlarda etkili
olacağının aksi ispatlanmadıkça kabul edilmesi gerekmektedir. Bu durum,
ABAD'ın "Polypropylene" ve "Sugar" kararlarında teşebbüsler aleyhine bir karine
olarak değerlendirilmiştir. Bir başka anlatımla; fiyatların yükseltilmesi hususunda
rakipler arasında kesin bir anlaşmaya varılmasa dahi bir rakibin geleceğe ilişkin
fiyatlama stratejisini açıkladığı bir toplantıya sadece katılmış olmak da bir karine
olarak kabul edilmektedir.”
(200) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin uygulanması bakımından önem arz eden bir
başka ilke, 4054 sayılı Kanun uyarınca uzlaşmanın tespitinde delil serbestisi ilkesinin
geçerli olmasıdır. Zira Kanun’un 40. ve 44. maddeleri uyarınca rekabet hukukunda
re’sen araştırma ve re’sen harekete geçme ilkeleri benimsenmiştir. Mezkûr
düzenlemeler kapsamında Kurul, ihbar veya şikâyet üzerine yahut re’sen belirli bir ihlal
iddiasına yönelik işlem başlatmakta, Kurul tarafından yetkilendirilen raportörler ise
Kanun’un 14. ve 15. maddelerine dayanarak her türlü evrakı ve bilgiyi talep
edebilmekte, ayrıca Kanun’un 40. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca her türlü delili
Kurula bildirebilmektedir. Benzer şekilde ihlal iddiasına muhatap olan teşebbüsler de
“kararı etkileyebilecek her türlü bilgi ve delili” Kurul’a sunma imkânına sahiptir. Bu
çerçevede uzlaşmaların ispatında birincil delillerin yanı sıra ikincil delillerin de
kullanılabileceği görülmektedir49.
(201) Rekabet hukuku uygulamasında her türlü ispat vasıtasının delil olarak kullanılabileceği
öngörülmekle birlikte, söz konusu vasıtaların değerlendirilmesinde delillerin haiz
olduğu ispat gücü önem arz etmektedir. Bu çerçevede ihlalin varlığı yahut hangi
teşebbüslerin ihlale taraf olduğu değerlendirilirken, elde edilen delillerin miktarından
ziyade bu delillerin nitelik itibarıyla ihlali ispatlamaya yeterli olup olmadığının
46 Kurulun 18.04.2011 tarihli ve 11-24/464-139 sayılı kararı syf. 58 (Otomotiv); 08.03.2013 tarihli ve 13-
13/198-100 sayılı kararı para. 111-113 (Banka-2 Faiz).
47 Kurulun 18.04.2011 tarihli ve 11-24/464-139 sayılı kararı (Otomotiv).
48 Danıştay 13. Dairesi 06.04.2017 tarihli, E.2011/3814, K.2017/958 sayılı kararı (Otomotiv).
49 Kurulun 07.06.2006 tarihli ve 06-41/519-139 sayılı kararı syf. 17 (Meyve Suyu); 03.02.2011 tarihli ve
11-07/121-36 sayılı kararı syf. 42 (Gimsa); 08.03.2013 tarihli ve 13-13/198-100 sayılı kararı para. 107
(Banka-2 Faiz).
22-10/152-62
72/173
belirlenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla kimi hallerde tek bir delil dahi ihlal iddiasının
ispatı için yeterli kabul edilebilmektedir50.
(202) Delillerin değerlendirilmesi bakımından dikkate alınması gereken bir başka husus,
mevcut delillerin ispat gücü ölçülürken her bir belgenin münferit olarak ispat
standardını sağlamasının zorunlu olmaması, diğer bir ifadeyle delillerin bir bütün olarak
değerlendirilmesi gerekliliğidir. Zira uzlaşmaların ispatında birincil delillerin yanı sıra
ispat gücü görece düşük olan iletişim delilleri ve iktisadi deliller de kullanılabilmektedir.
Bu çerçevede her bir delilin konu, süre, taraflar gibi ihlalin tüm unsurlarını içermesi
gerekmemekte, birbirleriyle tutarlı olmaları koşuluyla, delillerin bir bütün olarak söz
konusu unsurları ortaya koymalarının yeterli olacağı kabul edilmektedir51.
I.5.2. Rekabet Hukuku Yönüyle Ayartmama Anlaşmalarına ve Ücret Tespit
Uygulamalarına Genel Bakış
(203) Ayartmama anlaşmaları, Rekabet Terimleri Sözlüğü’nde “bir teşebbüsün bir başka
teşebbüsün çalışanlarına iş teklif etmemesine veya bu çalışanları işe almamasına
ilişkin olarak, doğrudan veya dolaylı şekilde yapılan anlaşmalar” olarak tanımlanmıştır.
Bu tür anlaşmalar belirli durumlarda rekabet hukuku kurallarının ihlali olarak
değerlendirilebilmektedir.
(204) Çalışanlar teşebbüslerin en önemli varlıklarından biridir. Doğal olarak birçok işveren
çalışanlarının işten çıkmasını engelleme eğilimindedir. Özellikle üretken bir çalışanın
rakip teşebbüse geçmesi durumunda işveren için hatırı sayılır bir zararın doğacağını
söylemek mümkündür52. Bu durum özellikle inovasyon ağırlıklı rekabetin görüldüğü
yüksek teknoloji içeren sektörlerde nitelikli çalışanlar için geçerli olacakken, niteliksiz
çalışanların istihdam edildiği sektörlerde aynı durumun çalışan arzının kısıtlı olduğu
haller açısından geçerli olacağını söylemek de mümkündür. Bu anlamda çalışan
mobilitesi53 teşebbüslerin pazardaki iş yapış biçimlerini, dolayısıyla pazardaki güçlerini
de doğrudan etkileyebilmektedir. Bunun yanı sıra üretim sürecinde en önde gelen
maliyetlerden biri emeğin maliyetidir. Bir başka deyişle teşebbüslerin üretim sürecinde
yaptıkları alımların başında emek gelmektedir. Bu doğrultuda, teşebbüslerin
çalışanların mobilitelerini azaltmakta ve ücretlerini baskılamakta yararı olabileceği
açıktır.
(205) Teşebbüslerin sıklıkla kullandığı istihdam yöntemlerinden biri rakip teşebbüslerin
çalışanları ile irtibata geçerek onları kendi teşebbüslerinde çalışmaları için “ayartmaya”
çalışmalarıdır. Bu noktada çoğunlukla çalışanları kazanmaya çalışan teklifçi
teşebbüsün sunduğu görece yüksek ücretler çalışanlar adına büyük önem
taşımaktadır. Diğer bir deyişle çalışan transferlerini sağlayan en önemli unsur
teşebbüsler arası maaş farklılıklarıdır. Bu farklılıklar iş gücü pazarı açısından rekabeti
oluşturan esas unsur olduğundan, teşebbüsler rakipleri ile yapacakları maaşların
sabitlemesine veya doğrudan çalışanların ayartılmamasına yönelik anlaşmalar ile iş
gücü pazarına yönelik rekabeti ortadan kaldırmayı tercih edebilmektedir. Bu anlaşma
50 Kurulun 08.03.2013 tarihli ve 13-13/198-100 sayılı kararı para. 108 (Banka-2 Faiz).
51 Kurulun 08.03.2013 tarihli ve 13-13/198-100 sayılı kararı para. 109 (Banka-2 Faiz); 14.01.2016 tarihli
ve 16-02/44-14 sayılı kararı para. 156 ve 157 (Ege Bölgesi Çimento).
52 SHY, O. ve STENBACKA, R. (2019) “Anti-poaching agreements in labor markets” Economic Inquiry,
Vol. 57, No. 1, s.243-263.
53 Çalışan mobilitesi kavramı emek faktörünün firmalar, meslekler ve coğrafi bölgeler arasındaki hareket
dinamiğini ifade etmektedir. Bkz. GÜNDOĞAN, N; BİÇERLİ, M.K. (2004) “Çalışma Ekonomisi” T.C
Anadolu Üniversitesi Yayını No:1451, s.131.
22-10/152-62
73/173
türlerinin yanı sıra çalışanlara ilişkin hassas bilgilerin paylaşılması ve iş koşullarının
rakiplerce belirlenmesi gibi ihlal türlerine de rastlanabilecektir54.
(206) Bu noktada iş gücü pazarında yaşanan rekabet ihlalleri açısından zarar teorisine
yönelik oluşabilecek şüphelerin giderilmesi gerekmektedir. Temel bir yaklaşımla
rekabet hukuku, ürünlerin alıcılarının ve satıcılarının serbest piyasa olanaklarını
korumayı amaçladığı gibi iş gücü hizmetlerinin alıcıları ve satıcıları adına da aynı
amacı taşımaktadır55. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi mal ve hizmet piyasalarındaki
rekabetin doğrudan veya dolaylı olarak engellenmesini, bozulmasını ya da
kısıtlanmasını ihlal olarak kabul etmiştir. Keza iş gücü pazarındaki eylem ve
anlaşmalar ile mal ve hizmet piyasalarındaki rekabetin dolaylı olarak engellenmesi de
mümkündür56.
(207) İş gücü pazarındaki rekabeti kısıtlayıcı anlaşmaların etkilerinin sadece bu pazarla
sınırlı kalmayarak tüketiciye yansıyıp yansımadığı tartışmalı bir konudur. Bahse konu
tartışma 19-06/64-27 sayılı BFİT kararı içerisinde de irdelemiştir. Kararda;
“Diğer alım kartellerinde olduğu gibi, iş gücü piyasasında rekabeti kısıtlayan
teşebbüslerin katlandıkları iş gücü maliyetini azaltarak kârlarını artırması
mümkün olup bu kâr artışının da teoride belirli rekabetçi pazar koşulları
altında, çıktı pazarında tüketicilere refah artışı olarak yansıma ihtimali
bulunmaktadır. Ancak bu anlaşmalar iş gücü piyasasında çalışanların
refahında çok daha çarpıcı şekilde azalmaya sebep olmakta ve iş gücü
pazarında, rakipler arası müşteri paylaşımının çıktı pazarlarında
yaratacağına benzer etkiler yaratmaktadır57. Bu çerçevede bu anlaşmaların
yatay pazar paylaşımı anlaşmalarına benzer anti-rekabetçi etkiler
doğuracağı, iş gücü piyasasında çalışanların iş değiştirme imkânlarını
sınırlayarak dolaylı olarak maaşların sabitlenmesine yol açacağı
öngörülmektedir. Birçok yazar tarafından desteklenen, ABD Adalet
Bakanlığının yukarıda yer verilen kararlarda ve açıklamalardaki yaklaşımı, bu
anlaşmaların çıktı pazarlarındaki ihtimal dâhilindeki dolaylı etkilerinden
ziyade girdi pazarlarına bir başka deyişle iş gücü pazarlarına getirdiği
doğrudan kısıtlara odaklanmaktadır.”
ifadelerine yer verilmiştir. Diğer bir anlatımla Kurul bahse konu tipteki anlaşmaların
tüketici özelindeki yansımalarından ziyade iş gücü pazarındaki yansımalarına öncelik
verilebileceğini ifade etmiştir.
(208) Bununla birlikte ücret tespiti ve çalışan ayartmama gibi anlaşmaların satış pazarının
değişkenlerine göre üretilen ürün ya da sunulan hizmetin niteliğinde veya niceliğinde
düşüş yaratabileceğini, dolayısıyla tüketici refahında düşüş gözlemlenebileceğini kabul
eden görüşler de bulunmaktadır58. Literatürde, rekabetçi bir pazarda emek arz edenler
54 OECD (2019), “Competition Concerns in Labour Markets – Background Note”, s.19-21.
55 Roman v. Cessna Aircraft Co., 55 F.3d 542, 544-45 (10th Cir. 1995).
56 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinin gerekçesinde yer alan “Kuşkusuz, toplu pazarlık esasının kabul
edildiği emek piyasası bu tanımın dışındadır.” ifadesi işverenler arasında yapılan anlaşmaları kanun
kapsamı dışında tutmak amacını taşımamaktadır. Gerekçedeki toplu pazarlık esasına yapılan vurgu
toplu iş sözleşmeleri, sendikalar gibi kurumların rekabet hukuku uygulamalarına konu edilip
edilemeyeceği tartışması açısından önem taşıyacak olsa bile, Kurul kararlarında da yer verildiği üzere
teşebbüsler arasındaki iş gücü pazarına yönelik anlaşmaların 4054 sayılı Kanun kapsamında
incelenebilir olduğu görülmektedir.
57 Vurgu eklenmiştir.
58 MARINESCU, I. ve HOVENKAMP, H. (2018) “Anticompetitive Mergers in Labor Markets” Institute For
Law And Economics, Research Paper No. 18-8, s.39.
22-10/152-62
74/173
emeklerinin marjinal değerinin karşılığı olan seviyede bir maaş alırlarken, monopson
gücünü haiz bir teşebbüsün ya da anti rekabetçi uzlaşmalar yoluyla birden fazla
teşebbüsün maaşları baskılaması sonucunda emek arzının düşeceği, emek arzının
düşmesiyle üretimin dolayısıyla çıktının azalacağı, azalan çıktı sonucunda fiyatların
yükseleceği ve son tüketici adına refah kaybı yaşanacağı ifade edilmektedir59. Son
olarak iş gücü pazarında oluşan suni monopson yapı, monopole benzer şekilde
dağıtım etkinliğinin oluşmasını engelleyebilecektir60. Çıktı niceliği üzerindeki etkilerinin
yanı sıra iş gücü pazarındaki rekabet karşıtı anlaşmaların ürün veya hizmetin kalitesi
üzerinde de olumsuz etkiler doğurması muhtemeldir. Nitelikli iş gücünün istediği şartlar
altında hizmet sunmasını engelleyen çalışan ayartmama anlaşmaları çalışan
transferleri neticesinde ortaya çıkabilecek sinerjiyi ve verimlilik artışlarını
engelleyebilecektir. Ücretlerin baskılanmasına yönelik anlaşmalar ise emek arz
edenlerin motivasyonlarını kaybetmelerine neden olarak özellikle hizmet sektörü
bakımından nihai çıktılarda niteliksel bir düşüş yaşanmasına neden olabilecektir.
(209) Esasen, iş gücü pazarlarına yönelik rekabet hukuku uygulamasının temel kısmını
oluşturan çalışanların maaşlarını sabitlemeye/çalışan ayartmamaya yönelik yapılan
anlaşmalar pazarın alım tarafında kurulan kartellerden farklı değildir. Pazarın alım ya
da satım tarafında bulunmaları farklılığı dışında; çalışan ayartmama anlaşmaları ile
müşteri/pazar paylaşımı anlaşmalarının, ücret tespiti anlaşmaları ile fiyat tespiti
anlaşmalarının temel bir farklılığı bulunmadığı gerek doktrinde gerekse de içtihat ile
ortaya konulmuştur61.
(210) ABD Adalet Bakanlığı (DOJ) tarafından çalışan ayartmama anlaşmalarına yönelik
2007-2013 yılları arasında Silikon Vadisi’nde faaliyet gösteren yüksek teknoloji
şirketlerine karşı bazı davalar yürütülmüştür. Bu davalardan ilkinde Adobe, Apple,
Google, Intel, Intuit, ve Pixar’ın birbirlerinin belirli çalışanlarını ayartmamak üzerine
anlaştıkları iddia edilmiştir. DOJ davanın uzlaşma ile sonuçlanmasından önce
yayımladığı açıklamada anlaşmaların per se kanuna aykırı olduğunu değerlendirse62
de, United States v. Lucasfilm Ltd.63 ve United States v. eBay64 davalarında olduğu
gibi davanın uzlaşma ile sonuçlanması dolayısıyla mahkeme ilgili ihlalin per se ya da
rule of reason değerlendirme standartlarından hangisine tabi olduğu konusunda nihai
kararını açıklamamıştır.
(211) Bir diğer davada ise Arizona’daki hastane ve bakım merkezlerinin oluşturduğu ve toplu
alımlar yapan bir teşebbüs birliğinin, üyelerine hemşire sağlayan bürolar ile yaptığı
anlaşma incelenmiştir. Bu anlaşmanın, hastaneler arasında hemşire sağlamaya
yönelik rekabeti ve hemşire sağlayan bürolara ödenecek ücreti (dolayısıyla
59 HOVENKAMP, H. (2019) “Competition Policy for Labour Markets” U of Penn, Inst for Law & Econ
Research Paper No. 19-29, s.2-3; NAIDU, S., POSNER, E. & WEYL, E. G. (2018) “Antitrust Remedies
for Labor Market Power”, 132 HARV. L. REV. 536.
60 OECD (2019), “Competition Concerns in Labour Markets – Background Note”, s.10.
61 “In re: Railway Industry Employee No-Poach Antitrust Litigation”, Civil No. 2:18-MC-00798-JFC, MDL
No. 2850 (https://www.justice.gov/atr/case-document/file/1131056/download); United States v. eBay,
Inc., 968 F.Supp.2d 1030 (N.D. Cal. 2013); TALADAY, J. M ve MEHTA, V. (2017), “Criminalization of
wage-fixing and no-poaching agreements” CPI’s North America Column, s.1-2; Phillip E. Areeda and
Herbert Hovenkamp (2019), Antitrust Law - An Analysis of Antitrust Principles and Their Application,
Wolters Kluwer.
62 DOJ açıklamasında ayrıca, paylaşım anlaşmalarının girdi veya çıktı pazarında gerçekleştirilmesinin
bir farkının bulunmadığını vurgulamıştır. “Competitive Impact Statement at 7–8, United States v. Adobe
Sys., Inc. (No. 10-CV-01629) (D.D.C. 2010)”
63 Complaint, U.S. v. Lucasfilm Ltd., No. 1:10-cv-02220 (D.D.C. 2010).
64 Amended Complaint, United States v. Ebay, Inc., No. 12-CV05869 EJD (N.D. Cal. 2013).
22-10/152-62
75/173
hemşirelere ödenecek maaşları) azalttığından bahisle kanunu ihlal ettiği karara
bağlanmıştır65.
(212) 2016 yılında ise ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC) ve DOJ birlikte bir rehber
doküman (Rehber) yayımlamış olup burada rakip firmalar arasında yapılan ve
birbirilerinin çalışanlarını işe almama (çalışan ayartmama) ya da maaşlara ilişkin
rekabet etmeme (ücret tespiti) anlaşmalarının per se ihlal sayılacağı belirtilmiştir66.
Rehber işverenler arasındaki rekabetten tüketicilerin de yarar sağlayabileceğini, çünkü
rekabetçi iş gücünün daha fazla ya da daha nitelikli ürün ve hizmet yaratabileceğini
belirtmiştir. Bu dosyada da önem taşıyan, Rehber’in ortaya koyduğu en önemli ilke
açık ücret tespiti/çalışan ayartmama anlaşmalarının (naked wage fixing/no poaching
agreements) per se ihlal niteliği taşımasıdır. Açık anlaşma, işverenler arasındaki meşru
bir iş birliğinden bağımsız ya da bu iş birliği açısından makul bir şekilde gerekli olmayan
anlaşma olarak tanımlanmıştır. Bu tip açık anlaşmaların Rehber’de yer alan yaklaşıma
göre rekabetçi etkilerinden bağımsız olarak rekabet ihlali olarak kabul edilmesi
gerekmektedir. Gerçekten de meşru iş birlikleri yahut anlaşmalar içerisinde yer alan iş
gücü pazarına ilişkin sınırlamalara etki temelli analizlerle yaklaşmak yerindedir. Keza
Kurulumuz ve Komisyon da bazı kararlarında çalışan ayartmama anlaşmalarını,
aşağıda açıklanacağı üzere, yan sınırlama doktrini kapsamında incelemiştir. Bununla
birlikte örneğin devralma, ortak girişim, ortak alım gibi genel çerçevedeki anlaşmaların
uygulanması açısından öngörülmemiş sınırlamaların amaç bakımından ihlal olarak
değerlendirmesi mümkündür.
(213) Rehber sonrası dönemde ABD’de dikkat çeken kararlardan ilkinde DOJ67, 2018 yılında
demiryolu teçhizatı sağlayıcısı rakip iki teşebbüse yönelik olarak, mevcut işverenin
önceden onayı olmadan birbirlerinin çalışanlarına iş teklif etmeme ve işe almamaya
ilişkin bir anlaşma içerisinde oldukları gerekçesiyle açılan soruşturma sonucunda
aldığı karar ile teşebbüsler arasında yapılan çalışan ayartmama anlaşmalarının
rekabet ihlali yarattığı tespitinde bulunmuş, bununla birlikte davayı uzlaşma yoluyla
kapatmıştır.
(214) Yakın tarihte sonuçlanan ücret tespiti anlaşmalarına ilişkin soruşturmada ise FTC,
evde bakım hizmeti sunan teşebbüslere terapist istihdamı sağlayan iki büronun
terapistlerin maaşlarını sabitlemeye/düşürmeye yönelik bir anlaşma içerisinde
oldukları ve benzer teşebbüsleri maaşları sabitleyerek terapistlerin transferlerini
engellemeye davet ettikleri konusunu incelemiştir. Uzlaşma ile sonuçlanan soruşturma
sonunda FTC, belirli yükümlülükler getirdiği soruşturulan tarafların çalışanların
maaşlarına (ve çalışanlara yapılan her türlü ödemelere) yönelik hiçbir uzlaşma
içerisine giremeyeceğine ve maaşlara yönelik bilgi değişimi yapamayacağına
hükmetmiştir. Karar yönünde oy kullanan üç FTC üyesinin yayımladığı açıklamada
2016 yılındaki Rehber’e atıf yapılarak çalışanların rekabetçi pazarlarda kazanması
gereken ücretleri kazanmasının sağlanması fikrinin halen geçerliliğini koruduğu ifade
edilmiştir. Açıklamada dikkat çeken bir unsur da, soruşturma konusu anlaşma ile
rakiplerin pazarın normal işleyişinin yerine kendi uzlaşan iradelerini koyduklarının, bu
anlaşmanın rekabetçi işleyişe doğası gereği zarar verdiğinin ve per se ihlal niteliği
taşıdığının vurgulanmasıdır. Açıklamayı kaleme alan üyeler aynı zamanda bu dosya
65 Complaint, United States v. Arizona Hosp. & Healthcare Ass’n & AzHHA Service Corp., No. CV07-
1030-PHX at 2 (D. Ariz. 2007).
66 DOJ-FTC Antitrust Guidance For Human Resource Professionals, 2016.
67 United States v. Knorr-Bremse AG and Westinghouse Air Brake Technologies Corporation,
No.1:18- cv-00747 (03.04.2018).
22-10/152-62
76/173
özelinde para cezası verilmesi şartlarının oluşmadığı gerçeğinin yanında, ileride bu tip
ihlallere yönelik para cezası uygulanmasından kaçınılmayacağını belirtmiştir68.
(215) AB’de birleşme ve devralma işlemlerinde, çalışan ayartmama hükümleri işlemin
gerçekleşmesi ile doğrudan ilgili ve gerekli olması koşulu ile yan sınırlama olarak
değerlendirilmektedir. Bunun yanında çeşitli ülke otoritelerinin iş gücü pazarındaki
ihlallere yönelik kararları bulunmaktadır. Fransız ve İngiliz Rekabet Otoriteleri, manken
ajanslarına yönelik yürüttükleri ve odağında fiyat anlaşmalarının olduğu soruşturmalar
içerisinde dolaylı olarak çalışanların maaşlarının belirlenmesine yönelik etki doğuran
hükümleri de incelemiş ve bu anlaşmaları amaç yönünden kanuna aykırı bulmuştur69
. Hollanda’da ise 2010 yılında alınan bir kararda, 15 hastanenin arasındaki incelemeye
konu anlaşmanın diğer hükümlerinin yanı sıra bir hastanede çalışan anestezi
uzmanlarına ek ödeme yapılmamasına yönelik bir madde içerdiği görülmüş ve
mahkeme tarafından bu hükmün rekabete aykırı olduğu sonucuna varılmıştır70. Avrupa
ve ABD dışındaki rekabet otoritelerinin de çeşitli kararları ve rehber çalışmaları
bulunmaktadır71.
(216) Diğer rekabet otoritelerine benzer şekilde Kurulumuzun da gerek çalışan ayartmama
hükümlerine gerekse de ücret tespiti ve maaş bilgisi paylaşmaya değinen kararları
bulunmaktadır. Öncelikle yukarıda değinildiği üzere Kurul bazı devralma kararlarında
devralma sözleşmelerinin içinde yer verilen istihdam etmemeye yönelik şartları yan
sınırlama kavramı dâhilinde değerlendirerek, işlemin uygulanmasıyla doğrudan ilgili ve
gerekli olup olmadığını incelemiştir72. Bunun yanında Kurul kararları içerisinde
çalışanların maaşlarının rakip işverenlerce sabitlenmesine yönelik değerlendirmelere
de rastlanmaktadır. 28.07.2005 tarih ve 05-49/710-195 sayılı Kurul kararında dizi
yapımcılarının oyuncu transferi yapmama ve sabit ücret uygulanması hususlarında
aralarında anlaştıkları iddiası incelenmiştir. Kararda,
“4054 sayılı Kanunun 4. maddesinin (a) bendi gereğince ”mal veya
hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi
unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi” yasaktır. Bu
çerçevede, TV dizisi yapımcıları, oyuncu ücretlerini anlaşma yoluyla
belirledikleri takdirde, bu eylemin maddede bahsi geçen alım fiyatlarını
belirleme anlamına geleceği ve bu durumun açık bir biçimde rekabetin
68 Karara yönelik karşı oyu bulunan yargıç açıklamasında, fiyat anlaşması gibi ücret tespiti
anlaşmalarının da zor ve nadir tespit edilen anlaşmalar olduğu ve adli sorumluluk doğurabilecek per se
ihlaller yarattığı gerçeğine rağmen ağır yükümlülükler içermeyen bir uzlaşma kararının bu gibi dosyalar
adına uygun olmadığını ifade etmiştir.
https://www.ftc.gov/system/files/documents/public_statements/1552484/171_0134_your_therapy_sou
rce_dissentingstatementchopra.pdf , Erişim Tarihi: 28.09.2020.
69 Décision n° 16-D-20 du 29.09.2016 French Competition Council (Fransız Rekabet Otoritesi);
Competition and Markets Authority (İngiliz Rekabet Otoritesi), Case CE/9859-14, “Conduct in the
modelling sector” (16.12.2016).
70 LJN: BM3366 (Court of Hertogenbosch) HD 200,056,331 Karar Tarihi: 05.04.2010, Yayınlanma Tarihi:
04.05.2010.
71 Singapore v. Employment Agencies, The Competition Commission of Singapore, CCS 500/001/1
(Singapur Otoritesinin, 16 istihdam bürosunun çalışanlarının aylık maaşlarını sabitlediği gerekçesiyle
kanunun amaç bakımından ihlal edildiğine yönelik kararı.); Hong Kong Otoritesinin konuyla ilgili bülteni
(https://www.compcomm.hk/en/media/press/files/20180409_Competition_Commission_Advisory_Bulle
tin_Eng.pdf); Japon Otoritesinin konu hakkındaki raporu, https://www.jftc.go.jp/en/pressreleases/
yearly2018/February/180215.html.
72 Kurulun 09.05.2012 tarihli, 12-25/717-203 sayılı; 20.05.2008 tarihli, 08-34/455-160 sayılı; 18.06.2009
tarihli, 09-29/602-143 sayılı; 11.09.2008 tarihli, 08-54/847-338 sayılı; 29.11.2007 tarihli, 07-88/1113-435
sayılı kararları.
22-10/152-62
77/173
engellenmesi amacını taşıyacağı ve alınan prensip kararlarının uygulanması
halinde piyasada rekabetin engelleneceği açıktır.”
değerlendirmesine yer verilmiştir.
(217) Anılan değerlendirmede Kurulun çalışanların maaşlarının belirlenmesine yönelik
anlaşmaları alım fiyatlarının belirlenmesine yönelik bir anlaşma olarak nitelediği ve
böyle bir anlaşmanın rekabetin engellenmesi amacını taşıyacağını ifade ettiği
görülmektedir. Bununla birlikte yapılan incelemeler sonucunda yeterli delil
bulunamadığından Kurul tarafından bir soruşturma yürütülmemiş olup oyuncu
ücretlerinin sabitlenmesi suretiyle rekabetin kısıtlanması ihtimali bulunduğundan, 4054
sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkında önaraştırma yapılan
teşebbüslere yazılı görüş gönderilmesine hükmedilmiştir.
(218) 03.03.2011 tarihli ve 11-12/226-76 sayılı Kurul kararında ise, Türkiye Özel Okullar
Birliği Derneğine mensup özel okullar arasında yapılan bir anlaşmada “Kurumlar bir
başka özel okulun öğretmeni ya da çalışanına doğrudan transfer teklifi yapamazlar”
hükmünün de yer aldığı görülmektedir. Kararda ilgili anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesi kapsamında olduğuna ve 5. maddesi kapsamında muafiyet alamayacağına
hükmedilirken özel okullarda görev yapan öğretmenlerin başka okullara geçişinin
zorlaşabileceğinin de görüldüğü, bu anlaşmaya konu ilkelerin tüketicilere belirgin bir
fayda sağlamadığı, aksine gerek tüketicilere gerekse bu okullarda görev yapan
öğretmenlere zarar verdiği belirtilmiştir. Mevcut dosya açısından ilgili kararda önem
taşıyan husus ise, özel okullar arasında yapılan toplantılara yönelik olarak bu
toplantılarda, okul ücretlerinin tespiti, maaş ve burs gibi temel rekabet parametrelerine
ilişkin bilgi paylaşımı yapıldığından, bu bilgi değişimlerinin rekabeti kısıtlayıcı bir nitelik
taşıyabilecekleri değerlendirmesidir. Bu değerlendirme ile Kurul maaş bilgilerini de
rekabete duyarlı bilgiler arasında sayarak bu konudaki bilgi değişimlerinin ihlal
yaratabileceğini açıkça ortaya koymuştur.
(219) Kurul 2019 yılında aldığı BFİT kararında, franchise alanın BFİT ve/veya BFİT’in başka
bir franchise alanı tarafından çalıştırılmakta/eskiden çalıştırılmış olan veya rakip
firmalarda çalışmış olan hiçbir personeli BFİT’in önceden yazılı onayı olmaksızın
çalıştıramayacağını ifade eden hükümleri değerlendirmiştir. Kararda ilgili hükmün, işe
alımları bütünüyle yasaklamadığı ve franchise verenin önceden yazılı onayı olması
koşulunun arandığı, bu nedenle klasik bir çalışan ayartmama anlaşması olmadığı ifade
edilmiştir. Ayrıca ilgili çalışanların transferinin yapıldığını gösterir bilgi ve belgelere de
ulaşıldığından, personel transferinin kısıtlanmadığının söylenebileceği belirtilmiştir.
Bununla beraber ilgili hükmün dolaylı da olsa iş gücü piyasasında oluşturabileceği olası
etki bakımından 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğu sonucuna
ulaşılmıştır. Yapılan bireysel muafiyet değerlendirmesi sonucunda ise, ilgili hükmün iş
gücü piyasasında rekabeti gereğinden fazla kısıtlayabileceği ve personel transferi
konusunda franchise verenin onayının neden talep edildiğinin açık olmaması sebebiyle
zorunlu olandan fazla sınırlama içerdiği gerekçesiyle anlaşmaya muafiyet
tanınmamıştır. Sonuç olarak ilgili hükmün sözleşme süresi ile sınırlandırılması ve yazılı
onayın gerekçesinin açıkça belirtilmesi ve Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca görüş bildirilmesine karar verilmiştir.
(220) Kurulun 02.01.2020 tarih ve 20-01/3-2 sayılı İzmir Konteyner kararında İzmir karayolu
konteyner taşımacıları arasındaki çalışan ayartmamaya ve çalışan ücretlerini
sabitlemeye yönelik anlaşmalar değerlendirilmiştir. Kararda Kurul İzmir merkez ve
çevre ilçelerde yer alan limanlara veya bu limanlardan karayoluyla konteyner
taşımacılığı yapan teşebbüslerin çalışan maaşlarını sabitlemeye yönelik anlaşmalar
22-10/152-62
78/173
yaptıkları, bu anlaşmaların amaç bakımından rekabet ihlali teşkil ettiği ifade edilmiş,
bununla birlikte dosyaya taraf teşebbüslere 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin
üçüncü fıkrası uyarınca görüş bildirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
(221) Kurulun 01.04.2021 tarih ve 21-18/213-M sayılı kararıyla yürütülmekte olan iş gücü
piyasalarındaki çalışan transferini engellemeye dönük centilmenlik anlaşmaları konulu
soruşturma kapsamında, taraflardan taahhüt sunma görüşmelerini başlatma niyetinde
olan (…..) başvurusu, Kurul tarafından personel transferinin engellenmesinin “açık ve
ağır ihlal niteliğinde” olduğu belirtilerek 01.07.2021 tarih ve 21-33/438-M sayılı karar
ile reddedilmiştir.
(222) Dolayısıyla iş gücü piyasalarında rakipler arasında yapılan personel transferinin
engellenmesine ve personel maaşlarının belirlenmesine dönük centilmenlik
anlaşmalarının rekabeti amacı itibarıyla sınırladığı görüşü ağır basmaktadır. Buna ek
olarak yazın ve içtihat, personel transferinin engellenmesine yönelik anlaşmaların
ayrıca dolaylı olarak personel maaşlarının belirlenmesine yol açabileceğini
vurgulamaktadır. İlaveten bahsedildiği üzere Kurul tarafından, personel transferinin
engellenmesi, açık ve ağır ihlal olarak nitelendirilmektedir. Açık ve ağır ihlal, Rekabeti
Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar İle Hâkim Durumun Kötüye
Kullanılmasına Yönelik Önaraştırmalarda ve Soruşturmalarda Sunulacak Taahhütlere
İlişkin Tebliğ’de (Taahhüt Tebliği) “Rakip teşebbüsler arasında fiyat tespiti,
müşterilerin, sağlayıcıların, bölgelerin ya da ticaret kanallarının paylaşılması, arz
miktarının kısıtlanması veya kotalar konması, ihalelerde danışıklı hareket, gelecekte
uygulanması planlanan fiyat, üretim ya da satış miktarı gibi rekabete duyarlı bilgilerin
paylaşılması” şeklinde tanımlanmakta olup bilgi değişimi hususu haricinde yer verilen
tanım Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem Ve Kararlar İle Hakim Durumun
Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’te (Ceza
Yönetmeliği) yer alan kartel tanımı ile benzeşmektedir. Çalışan ayartmama
anlaşmaları bu ifadede yer alan sağlayıcıların paylaşılması (emek arz edenlerin);
çalışan maaşlarının tespit edilmesi uygulamaları ise bir fiyat tespiti (girdi fiyatı)
uygulaması olarak ele alınabilecektir.
(223) Bununla birlikte çıktı pazarlarındaki kartelin tam simetriği olan ve aynı etkiyi üst
pazarda (işgücü/girdi pazarında) doğuran girdi/alım kartelleri de açık ve ağır ihlal
tanımı kapsamında ele alınabilmektedir. Keza ekonomi yazını bakımından da çıktı
pazarındaki karteller ile girdi pazarındaki karteller arasında bir fark bulunmamakta, her
iki tür kartel de rekabet hukukunun çıkış noktası olan yapay şekilde tekelci gücü
kullanma imkânına kavuşmayı hedeflemekte ve tüketici (alım karteli bakımından
üretici) faydasını ele geçirmeyi; rekabetçi dengeye göre kartel taraflarının pazarın karşı
taraftaki oyuncuların zararına olacak şekilde daha yüksek bir fayda elde etmesini
sağlamaktadır. Dolayısıyla personel transferinin engellenmesine yönelik rakipler
arasındaki centilmenlik anlaşmaları 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini amaç
bakımından ihlal etmektedir.
I.5.3. İlk SR Kararı Kapsamında Yapılan Değerlendirme
I.5.3.1. Özel Hastanelerin Fiyat Tespit Ettiği İddiasına Yönelik Değerlendirme
I.5.3.1.1. Serbest Hekimlere Sunulan Hizmetlerde Fiyat Tespiti İddiası
(224) Samsun ilinde faaliyet gösteren özel hastanelerin serbest hekimlere sunulan
hizmetlerin fiyatlarını birlikte belirlemek suretiyle 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettikleri
şüphesi uyandıran en eski tarihli belgenin Delil 1/1’de yer verilen 27.06.2019 tarihli ve
“Dış Dr. Görüşmesi Hak.” konulu e-posta yazışması olduğu anlaşılmaktadır. Bahse
22-10/152-62
79/173
konu delilde LIV SAMSUN Genel Müdürü (…..)’ın, MEDICANA SAMSUN Genel
Müdürü (…..)’ya dış doktor fiyatlandırması konusunda yapılan görüşme notlarını ilettiği
ve bilgi kısmında MEDICALPARK SAMSUN Genel Müdürü (…..)’a yer verildiği
görülmektedir. Bu kapsamda, LIV SAMSUN Genel Müdürü (…..) tarafından plastik
cerrahi branşında hizmet veren serbest hekimlere uygulanacak fiyatların
belirlenmesinde takip edilecek sistematiğin nasıl olacağı açıklanmıştır. E-postanın
devamında ise MEDICANA SAMSUN, MEDICALPARK/LIV SAMSUN tarafından
mevcut durumda kadın doğum branşında uygulanan fiyatların devam ettirileceği
belirtilerek adı geçen hastanelerin uyguladığı fiyatlara yer verilmiştir.
(225) Delil 1/1’in içeriğinden serbest hekimlere yönelik fiyat tespiti şüphesi uyandıran ilk
eylemlerin 2019 yılının Haziran ayında MEDICANA SAMSUN ve MEDICALPARK/LIV
SAMSUN arasında gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Anılan delile göre bahse konu
teşebbüslerin serbest hekimlere sunacakları hizmetlerin fiyatlarına yönelik toplantı
gerçekleştirdikleri ve bu toplantıda fiyat politikalarına yönelik ortak irade sergiledikleri
görülmektedir.
(226) Delil 1/2'ye bakıldığında 06.09.2019 tarihinde, MEDICALPARK ELAZIĞ’da çalışan
Operatör Doktor (…..)’ın, MEDICALPARK MERKEZ bünyesinde yer alan hastanelerin
genel müdürlerinden oluştuğu tahmin edilen “Hastane Genel Müdürleri” adlı WhatsApp
grubundaki diğer katılımcılara hastanelerden ayrılan doktorlara ameliyathane
kullandırıp kullandırmadıklarını sorduğu görülmektedir. Anılan soruya verilen
cevaplardan daha önce MEDICALPARK TOKAT’ta çalışan sonrasında muayenehane
açan bir plastik cerraha yine bu hastane tarafından ameliyathane kullandırıldığı
anlaşılmaktadır. Öte yandan MEDICALPARK MERKEZ Genel Koordinatörü ve
MEDICALPARK/LIV SAMSUN Yönetim Kurulu Başkanı (…..)’un ise gruptaki diğer
genel müdürlere, serbest hekimlere yönelik ameliyathane kiralarını en az 3.000 TL
yapmaları, aksi takdirde hastanelerde çalışan doktorların birçoğunun muayenehane
açacağı uyarısında bulunduğu görülmektedir. MEDICALPARK MERKEZ Genel
Koordinatörü ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN Yönetim Kurulu Başkanı (…..) söz
konusu ifadeler ile hastanelerde çalışan doktorların ayrılarak özel muayenehane
açmasını önlemek adına ameliyathane kiralarının düşük tutulmaması gerektiğini telkin
etmektedir. Söz konusu yazışmalar, özel hastanelerin dosya kapsamını oluşturan
eylemlerinin ortaya çıkış nedeni hakkında bilgi vermektedir.
(227) Delil 1/3’e bakıldığında serbest hekimlere yönelik ortaklaşa fiyat tespiti eylemlerine
BÜYÜK ANADOLU ile ATASAM’ın da dâhil olduğu anlaşılmaktadır. Bahsi geçen
toplantıda her hastanenin serbest hekimlere uygulayacağı fiyatların ayrı ayrı tespit
edildiği, bir diğer deyişle sabit/tek fiyat yerine hastane özelinde fiyatlandırmaya karar
verildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan söz konusu belgede, yalnızca gecelik oda
ücretleri bakımından her hastanenin kendi fiyatını uygulayacağı belirtilmekte, sunulan
diğer hizmetlere yönelik olarak ise ortak bir fiyat politikası belirlendiği görülmektedir.
Söz konusu Delil 1/3 MEDICANA SAMSUN’da yapılan yerinde incelemede elde
edilmiş, aynı belgenin bir kısmı olan ekran görüntüsü niteliğindeki Delil 1/5 ise
MEDICALPARK SAMSUN’da yapılan yerinde incelemede elde edilmiştir. Bununla
birlikte ilgili belgede, 09.06.2020 tarihinde özel hastaneler arası birlikte fiyat tespiti
amacıyla yapıldığı anlaşılan toplantının katılımcı listesinde soruşturma taraflarından
LİMAN ve MEDİBAFRA’nın yer almadığı görülmektedir.
(228) Delil 1/4, Delil 1/3’te bahsedilen fiyat tespitine yönelik ortak hareketin, uygulanır olup
olmadığını gösterir niteliktedir. Delil 1/4'te MEDICANA SAMSUN Genel Müdür
Yardımcısı (…..) tarafından çeşitli branşlarda faaliyet gösteren serbest hekimlere
22-10/152-62
80/173
15.06.2020 tarihinden itibaren fiyatların merkez yönetimin aldığı karar doğrultusunda
değişeceğine yönelik bilgilendirme e-postalarının iletildiği görülmektedir. Söz konusu
e-postalardan, özel hastanelerin 09.06.2020 tarihli toplantısında alınan fiyat tespitine
yönelik kararların (Delil 1/3) uygulamaya geçirildiği anlaşılmaktadır.
(229) Delil 1/7’ye bakıldığında Delil 1/4'e benzer bulguların BÜYÜK ANADOLU için de
geçerli olduğu anlaşılmaktadır. Delil 1/7’de elde edilen 12.06.2020 tarihli e-posta
iletisinin eklerinde, dış doktorlara yönelik oluşturulan yeni fiyat listeleri bulunmaktadır.
İlgili fiyat listesi incelendiğinde, fiyatların, Delil 1/3 ve Delil 1/5’te tespit edilen
09.06.2020 tarihli toplantıda alınan kararlar ile uyumlu olduğu görülmektedir. İlaveten
Delil 1/4’ten de MEDICANA SAMSUN tarafından serbest hekimlere iletilen e-postalara
paralel şekilde, yeni fiyatların 15.06.2020 tarihinde uygulamaya geçeceği
anlaşılmaktadır.
(230) Delil 1/6’ya bakıldığında ise ATASAM bünyesindeki 22.06.2020 tarihli e-posta
yazışmasının ekinde “DIŞ DOKTORLAR TTB 1,25” adlı bir fiyat listesinin bulunduğu
ve listede yer alan fiyatların, Delil 1/3 ile Delil 1/5’te yer verilen özel hastaneler
arasında kararlaştırılan fiyat politikasına katsayı (TTB katsayısı x 1,25) ve uygulanan
fiyatlar bakımından uyumlu olduğu görülmektedir. Serbest hekim faaliyetlerine
01.08.2020 tarihi itibarıyla başlayan ATASAM’ın, pazarda fiili olarak faaliyet
göstermeye başlamadan önce fiyatlandırmaya yönelik çalışmalarını toplantıda alınan
kararlar çerçevesinde şekillendirdiği anlaşılmaktadır.
(231) Delil 1/8’de yer verilen 01.07.2020 tarihli e-postadan, BÜYÜK ANADOLU tarafından
serbest hekimlere gönderilen fiyat listesi üzerinden %20 indirim yapıldığı
anlaşılmaktadır. Öte yandan söz konusu e-posta Delil 1/9 ile birlikte
değerlendirildiğinde %20’lik indirim kararının BÜYÜK ANADOLU tarafından tek başına
alınmadığı, bu kararın da diğer özel hastaneler ile birlikte alınan ortak bir karar olduğu
kanaatinr varılmaktadır. Delil 1/9’da “Özel hastane yöneticileri” adlı WhatsApp
grubunda 29.06.2020 tarihinde BÜYÜK ANADOLU Genel Müdürü (…..) tarafından
yazıldığı görülen “… toplantıda %20 indirim demiştik bu indirim ile bizler 4800 mp be
medicana 5600 demesi gerekiyor. üstelik yatak demiş.. Doğru mu, kararımız ortak
olsun bizde daha da düşelim o zaman maksat birlikte karara uymak değil, dış hasta
almaksa” ifadeleri fiyatların yanı sıra indirimlerin de özel hastaneler tarafından birlikte
belirlendiğini göstermek adına dikkat çekicidir.
(232) Delil 1/10’da yer verilen “Özel hastane yöneticileri” adlı WhatsApp grubundaki
yazışmalara bakıldığında özel hastaneler arasında ortaklaşa kararlaştırılan fiyatlardan
indirime gidildiği, buna rağmen serbest hekimlerin ameliyathane kullanım ücretlerinde
daha fazla indirim beklediği anlaşılmaktadır. Bahse konu yazışmada MEDICANA
SAMSUN, MEDICALPARK SAMSUN ve BÜYÜK ANADOLU’nun ortaklaşa
belirledikleri fiyatların altına inmedikleri ve ortaklaşa alınan kararları uygulamaya
devam ettikleri görülmektedir. İlgili belgede MEDICALPARK SAMSUN Genel Müdürü
(…..) tarafından paylaşılan “ …Arkadaşlar ne söz verdiysek biZde söz geçerlidir.
Anlaşmaya sadık kalmak boynumuzun borcu” ve BÜYÜK ANADOLU Genel Müdürü
(…..) tarafından gönderilen “Biz verdiğimiz sözün arkasındayız, başta da belirtmiştik”
şeklindeki mesajlar, birlikte fiyat tespitine yönelik irade uyuşmasının varlığını ve alınan
ortak kararların uygulandığını göstermesi bakımından önemlidir. Yukarıda yer verilen
belgelerden görüleceği üzere, 09.06.2020 tarihinde yapılan toplantının katılımcısı olan
teşebbüslerin (MEDICALPARK/LIV, MEDICANA, ATASAM ve BÜYÜK ANADOLU)
tamamı toplantı sonrasında kararlara yönelik aksiyon almıştır. Öte yandan anılan
yazışmada KBB ve kadın doğum uzmanlarının ameliyat yapmak için MEDİBAFRA ile
22-10/152-62
81/173
anlaştıkları anlaşılmaktadır. Bu çerçevede MEDIBAFRA’nın özel hastaneler arasındaki
serbest hekimlere yönelik ortak fiyat politikasına dâhil olmadığı anlaşılmıştır.
(233) Delil 1/11’e bakıldığında ise, MEDICALPARK SAMSUN Genel Müdürü (…..)’ın
serbest hekimlerin fiyat artışlarından duyduğu rahatsızlıklar başta olmak üzere o
tarihte yaşanan son gelişmeleri konuşmak için toplantı yapmayı teklif ettiği, ATASAM
Yönetim Kurulu Başkanının da bu teklifi olumlu karşıladığı görülmektedir. Söz konusu
belgenin taraflar arasındaki ortak karar alma motivasyonunun devam ettiğini ve bu
kapsamda toplantılar planladıklarını göstermesi açısından önemli olduğu anlaşılmıştır.
(234) Delil 1/12’de MEDICALPARK Maltepe çalışanı (…..)’ın serbest hekimlere yönelik
uygulamaya koymayı planladıkları fiyat listesini MEDICALPARK MERKEZ Genel
Koordinatörü ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN Yönetim Kurulu Başkanı (…..)’un
onayına sunduğu görülmektedir. Bu kapsamda MEDICALPARK bünyesinde hizmet
veren hastanelerin sunduğu hizmetlerin fiyatlarına ilişkin olarak, grup bünyesindeki
hastane yönetimlerini bilgilendirdiği anlaşılmaktadır.
(235) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin temel amacı, her bir teşebbüsün kendi ticari
politikalarını ve piyasadaki faaliyetlerini tek başına, bağımsız olarak belirlemesidir.
Dosya kapsamında iletilen şikâyetlere bakıldığında ise temelde rakip hastanelerin
serbest hekimlere uygulanacak fiyatlara ilişkin ortak hareket ettikleri iddia edilmektedir.
Fiyatı konusunda anlaşıldığı iddia edilen hizmete yönelik olarak hastanelerin
konumunu göstermek amacıyla hastanelerde serbest hekimler tarafından yapılan
ameliyat sayılarına aşağıdaki tablolarda yer verilmektedir.
Tablo 22- Serbest Hekimler Yoluyla Hastanelerde Yapılan Ameliyat Sayısı (Kadın Doğum)
Hastane 2016 2017 2018 2019 2020 2021 (ilk 6 ay)
ATASAM (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
LİMAN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
BÜYÜK ANADOLU (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
MEDICANA SAMSUN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
LIV SAMSUN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
MEDICALPARK SAMSUN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Cevabi Yazılar
Tablo 23- Serbest Hekimler Yoluyla Hastanelerde Yapılan Ameliyat Sayısı (Plastik Cerrahi)
Hastane 2016 2017 2018 2019 2020 2021 (ilk 6 ay)
ATASAM73 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
LİMAN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
BÜYÜK ANADOLU (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
MEDICANA SAMSUN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
LIV SAMSUN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
MEDICALPARK SAMSUN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Cevabi Yazılar
(236) Yukarıdaki tablolar incelendiğinde serbest hekimler tarafından yapılan ameliyat sayısı
bakımından MEDICANA SAMSUN’un rakiplerine göre önde olduğu, MEDICALPARK
SAMSUN dışındaki rakiplerinin ise 2019 yılından önce bu hizmeti vermediği
görülmektedir.
(237) Rakip teşebbüslerin birlikte fiyat tespit etmeleri amaç bakımından rekabet ihlali
oluşturmakta ve uygulamaya geçmesi ya da bir etki doğurması beklenmeksizin
yasaklanmaktadır. Serbest hekimlerin ameliyathane kullanım fiyatlarının tespitine
73 ATASAM, 2021 yılının ilk beş ayına yönelik veri paylaşmıştır.
22-10/152-62
82/173
yönelik olarak rakip hastanelerin bir araya geldiğine işaret eden birden fazla belgenin
detaylarına yukarıda yer verilmiştir. Buna ek olarak alınan kararların uygulamaya
geçtiğine dair de belgeler elde edilmiştir. Bu kapsamda hem serbest hekimler
tarafından sunulan hem de yerinde incelemede elde edilen belgelerde görüleceği
üzere, 2020 yılının Haziran ayında MEDICANA SAMSUN (Delil 1/4), BÜYÜK
ANADOLU (Delil 1/7) ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN tarafından serbest hekimlerin
ameliyathane kullanım ücretlerine zam yapılmıştır. Buna ek olarak, ATASAM’ın henüz
bu alanda faaliyeti bulunmasa dahi alınan kararlar kapsamında fiyat çalışmalarına
dâhil olduğu görülmektedir74 (Delil 1/6). Aşağıda 09.06.2020 tarihinden sonra
hastaneler tarafından serbest hekimlere gönderilen fiyat listelerinin ekran görüntülerine
yer verilmektedir.
(238) MEDICANA SAMSUN tarafından serbest hekimlere gönderilen plastik cerrahi ve kadın
doğum fiyat listesi (Delil 1/4) aşağıda sunulmaktadır:
(239) MEDICALPARK SAMSUN tarafından serbest hekimlere gönderilen plastik cerrahi ve
kadın doğum fiyat listesi aşağıda sunulmaktadır:
74 Nitekim ATASAM bu alandaki faaliyetlerine 01.08.2020 tarihi itibarıyla başlamıştır.
22-10/152-62
83/173
(240) BÜYÜK ANADOLU tarafından serbest hekimlere gönderilen plastik cerrahi ve kadın
doğum fiyat listesi aşağıda sunulmaktadır:
22-10/152-62
84/173
(241) ATASAM tarafından serbest hekimlere yönelik hazırlanan plastik cerrahi fiyat listesi
(Delil 1/6) aşağıda sunulmaktadır:
(242) Yukarıdaki ekran görüntülerinde yer alan fiyatlar göz önünde bulundurulduğunda
09.06.2020 tarihinde yapılan toplantıdan sonra alınan kararların uygulamaya geçirildiği
anlaşılmaktadır. Bu kapsamda hastane özelinde kararlaştırılan fiyatlar (Delil 1/3)
MEDICANA SAMSUN, MEDICALPARK/LIV SAMSUN ve BÜYÜK ANADOLU
tarafından birebir uygulanırken, ATASAM’ın fiyatlarında kısmi farklılıklar75 olduğu
görülmektedir. Daha önce de belirtildiği üzere, rakip teşebbüsler arasında fiyat tespiti
amaç bakımından rekabet ihlali teşkil etmekte, uygulamaya geçmesi ya da bir etki
doğurması beklenmeksizin yasaklanmaktadır.
(243) 2016 Ocak ayından itibaren serbest hekimlerden talep edilen ameliyathane hizmet
ücretlerinde yapılan fiyat değişikliği tarihlerine ve ortalama değişim oranına76 ilişkin
olarak soruşturma taraflarınca gönderilen bilgi ve belgelerden, ATASAM’ın serbest
hekimlere 2020 yılında hizmet vermeye başladığı, BÜYÜK ANADOLU’nun geçmiş
yıllarda yalnızca (…..) hekime hizmet verdiği, LİMAN’ın 2020 yılı sonunda serbest
hekimlere hizmet vermeye başladığı, LIV SAMSUN’un yalnızca plastik cerrahi
branşında hizmet verdiği ve bu hizmete 2019 yılında başladığı, MEDICALPARK/LIV
SAMSUN’un sabit fiyatlama yapılmaması nedeniyle fiyat aralıkları belirledikleri
75 ATASAM’ın hazırladığı fiyat listesinin bir iç yazışma niteliğinde olması ve ATASAM’ın henüz bu alanda
faaliyetlerine başlamaması dolayısıyla fiyat listesinin nihai liste olmadığı anlaşılmaktadır.
76 Ortalama değişim oranında en sık gerçekleştirilen ameliyat fiyatı esas alınacak ve bu türdeki
ameliyatın fiyatı belirtilecek şekilde.
22-10/152-62
85/173
anlaşılmaktadır. MEDICANA’dan elde edilen bilgiler doğrultusunda hazırlanan tabloya
ise aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 24- MEDICANA SAMSUN’da Serbest Hekimlerin En Sık Gerçekleştirdiği Beş Ameliyatın Fiyatı ve
Bir Önceki Döneme Göre Değişim Oranları
Ameliyat Türü
TTB
Katsayısı
Fiyat (TL)
Bir Önceki Döneme Göre Artış
Oranı (~, %)
2016 2017 2018 2019 2020
2020
son
2017 2018 2019 2020
2020
son
(…..) 600 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) 400 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) 400 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) 750 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) 750 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Cevabi Yazı
(244) Yukarıdaki tablodan görüleceği üzere 2020 yılı içerisinde önceki yıllara kıyasla ciddi
bir fiyat artışı yaşanmıştır. Bu durumun Haziran ayında yapıldığı bilinen ve yukarıda
detaylarına yer verilen toplantıdan sonra gerçekleşmiş olması dikkate alındığında, söz
konusu toplantının etkisini göstermesi açısından önemli olduğu görülmektedir.
Bununla birlikte fiyat tespiti, arz kısıtlaması, pazar veya müşteri paylaşımı gibi açık
kısıtlamaların amacı itibarıyla rekabeti kısıtlayıcı oldukları kabul edilmekte ve bu tür
anlaşmalar pazardaki mevcut veya potansiyel etkilerinin incelenmesine gerek
görülmeksizin yasaklanmaktadır.
(245) 09.06.2020 tarihinden sonra rakip hastaneler arasında 15.06.2020 ve 22.06.2020
tarihlerinde olmak üzere iki toplantı daha gerçekleştirilmiştir. (…..). Ayrıca (…..).
(246) LİMAN ve ATASAM toplantı gerçekleştirilen dönemde (2020 Haziran) serbest
hekimlere ameliyathane hizmeti vermediğini belirtmektedir. Soruşturma döneminde
elde edilen bilgiler incelendiğinde, LİMAN’ın 2020 yılının sonunda; ATASAM’ın ise
2020 Ağustos’ta serbest hekimlere hizmet sunduğu görülmektedir. Bununla birlikte
soruşturma döneminde şikâyetçi doktorlara Samsun ilindeki mevcut uygulamalar
hakkında görüşleri sorulmuştur. Gelen görüşlerde LİMAN’ın sadece kadın doğum
branşında kadrosu olması sebebiyle serbest hekimlere bu alanda ameliyathanesini
kullandırdığı, fiyatlandırma davranışlarında da rakiplerinden bağımsız faaliyet
gösterdiği iletilmiştir. Öte yandan, Delil 1/3’te yer alan tutanak formunda, LİMAN’ın
toplantıya katıldığına dair net bir içerik veya LİMAN’ın gelecekteki fiyatlamasına dair
herhangi bir ifade yer almamaktadır. Buna ek olarak dosya kapsamında elde edilen
Delil 1/10’da LİMAN Yönetim Kurulu Üyesi (…..)’nın “(…..) ortaklarımızdan birini
aramış KBB uzmanları ve Kadın doğum uzmanlarının medibafra ile anlaştıklarını
ancak zor bir seçenek piolduğu için limanda yapmak istediklerini söylemiş. Ben de
belirtilen fiyatların altında bir ücretin mümkün olmadığını iletmesini söyledim Kabul
görmedi.’’ şeklindeki ifadelerinden LİMAN’ın fiyat tespitine yönelik anlaşmadan
haberdar olduğu, ancak aynı ifadelerden LİMAN’ın bu anlaşmanın tarafı olmadığı
anlaşılmaktadır. İlgili durum şikâyetçilerin beyanlarıyla da örtüşmektedir.
(247) ATASAM’ın ise bu toplantılara katıldığı, serbest hekim hizmetlerine toplantıdan
yaklaşık 1,5 ay sonra başladığı ve serbest hekimlere yönelik fiyat listesi çalışmalarında
bu toplantıda yer alan fiyat öngörülerini dikkate aldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla,
LİMAN’ın bu fiyat birlikteliğine taraf olduğu net olarak tespit edilemezken, ATASAM’ın
bu birlikteliğe taraf olduğu ortaya konulmaktadır.
I.5.3.1.2. Diğer Bazı Hizmetlerde Fiyat Tespiti İddiası
(248) Yerinde incelemelerde elde edilen delillere bakıldığında bazı özel hastaneler açısından
birlikte fiyat tespitine yönelik eylemlerin serbest hekimlere sunulan hizmetlerle sınırlı
22-10/152-62
86/173
kalmadığı görülmektedir. Delil 1/13 incelendiğinde hastaneler arasındaki serbest
hekimlere yönelik hizmetler haricindeki irade uyuşmasının 2019 yılının Ekim ayında
MEDICANA SAMSUN ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN arasındaki görüşmelerle
şekillendiği anlaşılmaktadır. Yapılan görüşmelerde ÖSS ve TSS’li hastalara yönelik
düzenlemeler, excimer lazer tedavi fiyatları için (…..)77 ile irtibata geçilmesi, serbest
hekim fiyatları, anjiyo-bypass-stent-tüp bebek ücretleri gibi durumlar üzerinde iki
grubun birlikte hareket ettiği görülmektedir.
(249) Delil 1/14’te MEDICALPARK/LIV SAMSUN ve MEDICANA SAMSUN arasında çeşitli
hizmetlerde ortaklaşa hareket edilmesine yönelik iletişimin devam ettiği
anlaşılmaktadır. Delil 1/14’te yer verilen 26.10.2019 tarihli e-postada, ÖSS ve TSS’li
hastalara yönelik düzenlemenin hayata geçirileceği, söz konusu durum için
MEDICANA SAMSUN Genel Müdürü (…..)’nun diğer hastanelerle de görüşeceği,
(…..) ile excimer lazer için ortak nokta yakalanamadığı, bu nedenle belirli fiyat
aralığında fark uygulanacağı, serbest hekim fiyatlarının TTB birimi üzerinden
hesaplanacağı ve %80 kadarının hastane fiyatı olarak belirleneceği hususlarının
netleştirildiği ve bunların uygulanabilir oldukları belirtilmektedir. Aynı e-postanın
devamında ise anjiyo ücretlerinin ATASAM dâhil olmak üzere sabitlenmesi, bypass ve
stent fiyatlarının belirlenmesinin planladığı ve bahse konu e-posta tarihinden bir
sonraki hafta durumun netleştirileceğine yönelik ifadeler yer almaktadır. 28.10.2019
tarihinde atılan e-posta içerisindeki tabloda ise MEDICANA SAMSUN,
MEDICALPARK/LIV SAMSUN ve ATASAM’ın uygulamadaki anjiyo, stent ve bypass
fiyatlarının paylaşıldığı görülmektedir.
(250) MEDICALPARK SAMSUN’da yapılan yerinde incelemede elde edilen Delil 1/15’e
bakıldığında, 26.10.2019 tarihli e-posta yazışmasında (Delil 1/14) alınan kararlar
hakkında aynı tarihte MEDICALPARK SAMSUN çalışanlarının da bilgilendirildiği
anlaşılmaktadır. Bu durum, söz konusu belgelerin delil niteliğini kuvvetlendirmektedir.
(251) Yukarıda yer verilen e-postaların (Delil 1/13, 1/14) alıcı ve bilgi kısmında sadece
MEDICALPARK/LIV SAMSUN ve MEDICANA SAMSUN yetkilileri bulunurken,
belgelerin içerisinde soruşturma taraflarından ATASAM hakkında “Genel müdür
yardımcılarının önümüzdeki hafta üzerinde çalışıp netleştireceği konular” başlığı
altında “Anjio ücretleri Atasam hastanesi de dahil olmak üzere fix lenecek” ifadeleri
bulunmaktadır (Delil 1/14). ATASAM’ın ilgili belgede bahsi geçen fiyatların
sabitlenmesi sürecinden haberdar olduğuna yönelik bir çıkarım yapılamamaktadır. Bu
kapsamda 2019 yılında gerçekleşen bu yazışmalara ATASAM’ın taraf olmaması ve
ayrıca ATASAM’ın anlaşma kapsamında olduğuna dair bir emare bulunmaması
nedeniyle; ATASAM fiyat birlikteliğine 2020 yılı Haziran ayındaki serbest hekimlere
yönelik süreç kapsamında dâhil olmuştur.
(252) Delil 1/16, ÖSS ve TSS’li hastalara yönelik ATASAM, BÜYÜK ANADOLU, LIMAN, LIV
SAMSUN, MEDIBAFRA, MEDICANA SAMSUN ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN’u
kapsayan iş birliği protokolünden ibarettir. 10.01.2020 tarihli protokolde, belirtilen hasta
gruplarından alınması gereken hasta payı ve katılım payının alınmaması
uygulamasından vazgeçilmesi ve özel hastanelerin bu paylar için rekabet etmemesi
gerektiği belirtilmiştir. Belgede dikkat çeken bir diğer unsur, protokolün imzaya
77 (…..). Bununla birlikte, belge içerisinde (…..) ile ilgili farklı bir durumdan bahsedilmektedir. Özel
hastaneler göz sağlığı ve hastalıklarına yönelik hizmetler de sunmaktadır. Bu doğrultuda, söz konusu
belgede belirtilen durumun lazer tedavi fiyatı olduğu, tedavi fiyatının ilgili hastanelerce (…..) ile birlikte
tespit edilmeye çalışıldığı, ancak (…..) belgede yer aldığı üzere mevzubahis durumun dışında kaldığı
anlaşılmaktadır.
22-10/152-62
87/173
açılmasıdır. Protokolde, MEDIBAFRA dışındaki hastanelerin yetkililerine imza açıldığı
görülmektedir. Öte yandan protokol içeriğinde MEDIBAFRA’ya yer verilirken imza
kısmında yer açılmaması bir yanlışlığın sonucu da olabilecekken, MEDIBAFRA’nın
ayrıksı hareketlerinden dolayı bilinçli bir tercih de olabilecektir. Söz konusu belge, diğer
faaliyetler bakımından fiyatlama davranışlarına yönelik belgeler içerisinde
MEDICALPARK/LIV SAMSUN, MEDICANA SAMSUN ve ATASAM’dan sonra
soruşturma tarafı diğer teşebbüslerin isminin birlikte geçtiği tek belgedir. Söz konusu
belge herhangi bir e-posta hesabından değil, MEDICANA SAMSUN Genel
Müdürü’nün bilgisayarından alınmış ve belgenin imzalı hâline ulaşılamamıştır. Bu
nedenle, ilgili belge özelinde herhangi bir tarafa sorumluluk addedilmemektedir.
(253) Bu kapsamda serbest hekimlere yönelik ameliyathane ücretlerinin belirlenmesi dışında
diğer faaliyetlerde ortak fiyatlama davranışlarına yönelik eylemlerin
MEDICALPARK/LIV SAMSUN ve MEDICANA SAMSUN bakımından ortaya çıktığı ve
diğer faaliyetlerde ortaya çıkan irade uyuşmasının serbest hekimlere yönelik
eylemlerin süresi içerisinde kaldığı görülmektedir.
I.5.3.2. Özel Hastanelerin İş Gücü Piyasalarındaki Eylemlerine Yönelik
Değerlendirme
(254) Delil 1/20, MEDICANA SAMSUN ile MEDICALPARK/LIV SAMSUN arasında çalışan
ayartılmamasına dair centilmenlik anlaşmasının varlığını göstermektedir. Söz konusu
delilde yer alan WhatsApp yazışmasında, MEDICALPARK SAMSUN Başhemşiresi
(…..)’in, MEDICALPARK SAMSUN’da çalışan kıdemli fizyoterapist (…..)’a MEDICANA
SAMSUN tarafından iş teklifi yapıldığı şeklinde duyum aldığı, ancak adı geçen iki
hastane arasındaki centilmenlik anlaşması nedeniyle transferin gerçekleşmesine
ihtimal vermediği görülmektedir. İlgili WhatsApp yazışmasının tarihi Haziran 2020
olmakla birlikte, centilmenlik anlaşmasının ne zamandan itibaren devam ettirildiğine
yönelik herhangi bir ifade bulunmamaktadır.
(255) Delil 1/21 Temmuz 2020 tarihli olup Haziran 2020 tarihli Delil 1/20’deki yazışmada
bahsedilen çalışan ayartmamaya yönelik MEDICALPARK/LIV SAMSUN ile
MEDICANA SAMSUN arasında yapılan iş birliğini doğrulamaktadır. Delil 1/21
özelinde, MEDICALPARK SAMSUN’dan istifa eden bir hekimin MEDICANA SAMSUN
bünyesine alınmak istendiği, ancak anılan hastaneler arasındaki protokol sebebiyle
işlemin gerçekleştirilemediği belirtilmektedir. Bununla birlikte söz konusu protokolün
başlangıç tarihi konusundaki belirsizlik ortadan kalkmamaktadır.
(256) Kuruma intikal eden şikâyet başvurularında yukarıda yer verilen ayartmama
anlaşmalarını doğrulayan iddiaların dile getirildiği görülmektedir. Yapılan şikâyet
başvuruları incelendiğinde, iş gücü piyasasında rekabeti kısıtlamaya yönelik
eylemlerin yerinde incelemelerde elde edilen delillerin tarihinden çok önceye dayandığı
iddiası ile karşılaşılmaktadır. Şikâyet başvurularında ifade edilen ilk ve en somut iddia,
2015 yılında MEDICANA SAMSUN’da çalışmaya başlayan bir (…..) uzmanının 2018
yılında bu hastaneden ayrılıp MEDICALPARK SAMSUN’da çalışmak istemesi üzerine,
MEDICALPARK SAMSUN (…..)’ın MEDICALPARK MERKEZ (…..) ve
MEDICALPARK/LIV SAMSUN (…..) ile görüşme yaptığı, daha sonra (…..) MEDICANA
SAMSUN ile birlikte personel transfer etmemeye yönelik olarak aralarında bir
centilmenlik anlaşması yapıldığını ve bu anlaşmayı ilk bozanın kendileri olmak
istemediklerini belirtmesi şeklinde gelişen olaydır.
(257) Bu şikâyet kapsamında sağlanan bilgilere göre, 2017 yılında MEDICANA SAMSUN
(…..) doktorlarından (…..) LIV SAMSUN’a transfer edilmiş, sonrasında MEDICANA
SAMSUN da buna cevaben LIV SAMSUN’dan bir (…..) uzmanı ile görüşme
22-10/152-62
88/173
gerçekleştirmiş, sonrasında iki hastane aralarındaki transferlerin (…..)’nin transferi ile
son bulması üzerine anlaşmıştır. Şikâyet kapsamında, bu anlaşma ile amaçlananın
doktor ücretlerine artış yapılmamasını sağlamak olduğu ve bahsedilen anlaşma
sonrasında yaklaşık üç yıldır anılan iki hastane grubu arasında doktor transferinin
bulunmadığı belirtilmiştir.
(258) Kuruma ulaşan bir diğer şikâyet kapsamında ise, bir (…..) uzmanı tarafından
MEDICANA SAMSUN ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN’un iki yıldır aralarında
personel transferinin önlenmesine yönelik centilmenlik anlaşması içerisinde bulunduğu
belirtilmiştir. Ayrıca Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği tarafından
Kuruma yapılan başvuruda, Samsun ilinde faaliyet gösteren özel hastanelerin son
birkaç yıldır aralarında bir “centilmenlik anlaşması” olduğu, bu nedenle bir özel
hastaneden istifa eden hekimin diğer hastanelerce işe alınmadığı ve hastaneler
arasında personel transferinin engellendiği belirtilmiştir.
(259) Öte yandan, iki hekim ile 09.09.2020 tarihinde yapılan görüşmede konu ile ilgili;
Karşılıklı transfer yasağının 2017 yılında (…..) ile başladığı, MEDICALPARK
SAMSUN’da çalışan doktorun kendi muayenehanesini açmak ve MEDICANA
SAMSUN’da ameliyatlarını yapmak istediği, ancak MEDICALPARK SAMSUN
Genel Müdürü (…..)’ın MEDICANA SAMSUN yetkilileri ile görüşerek doktora
serbest hekim olarak yapacağı ameliyatlar için yüksek fiyat teklif edilmesini
sağladığı, bu nedenle doktorun kendi muayenehanesini açamadığı,
İkinci olayın (…..) ile ilgili olduğu, doktorun MEDICANA SAMSUN’dan
MEDICALPARK SAMSUN’a geçtiği daha sonrasında MEDICANA
SAMSUN’nun da MEDICALPARK SAMSUN’un bir doktoruna iş teklifi
götürdüğü, hastaneler arasında yaşanan durumlar sonrasında doktor transferi
yapmama kararı alındığı
hususları ifade edilmiştir.
(260) Çalışan ayartmama gibi iş gücü piyasasındaki rekabeti kısıtlama amacı taşıyan
anlaşmaların hem bu piyasada hem de nihai ürün pazarlarında olumsuz etkilere sebep
olduğu bilinmektedir. Bahse konu anlaşmalar temelde teşebbüslerin emek girdisi
üzerinde rekabet etmekten karşılıklı olarak vazgeçtiklerinin bir göstergesidir. Bu
rekabetten kaçınma durumunun yol açtığı yapay monopson gücü ücretlerin rekabetçi
seviyede belirlenmesini engellemekte, nitelikli bir beşeri sermayenin oluşmasının
önüne geçmektedir. Bu kapsamda teşebbüsler arası yapılan çalışan ayartmama
anlaşmaları 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilmesine yol açabilmektedir.
Anılan maddede yasaklanan haller arasında “Mal veya hizmetin arz ya da talep
miktarının kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi” sayılmış olup çalışan
ayartmama anlaşmaları da piyasadaki emek talebinin de suni olarak düşük
tutulmasına neden olmaktadır.
(261) İlk soruşturma kararı özelinde bakıldığında MEDICANA SAMSUN ile
MEDICALPARK/LIV SAMSUN’un iş gücü pazarında rekabet etmekten karşılıklı olarak
kaçındıkları görülmektedir. Bu iki teşebbüs arasındaki çalışan ayartmama
anlaşmalarıyla MEDICANA SAMSUN ile MEDICALPARK/LIV SAMSUN arasında
hekim transferinin engellenmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır.
(262) Elde edilen delillerde ismi geçen MEDICALPARK SAMSUN çalışanı kıdemli
fizyoterapist (Delil 1/20) ile bu hastaneden istifa eden hekimin (Delil 1/21) MEDICANA
SAMSUN’a geçip geçmediğine yönelik MEDICALPARK SAMSUN’dan bilgi talep
edilmiştir. Gelen cevabi yazı kapsamında anılan fizyoterapistin MEDICANA
22-10/152-62
89/173
SAMSUN’a geçmediği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte Delil 1/21’e konu hekimin ise
hâlihazırda Samsun ilinde serbest hekim olarak faaliyet gösterdiği bilgisi edinilmiştir.
Bu kapsamda her iki çalışanın da MEDICALPARK SAMSUN’dan MEDICANA
SAMSUN’a geçiş yapamadığı ve ayartmama anlaşmasının uygulamaya geçirildiği
anlaşılmaktadır.
(263) Öte yandan çalışan ayartmama anlaşmasının kapsamını ve etkisini görebilmek adına,
2016 yılından itibaren özel hastanelerde işe başlayan hekimlerin listesi ve hangi
hastaneden transfer edildiklerine yönelik bilgiler çerçevesinde oluşturulan tablo
aşağıda sunulmaktadır.
Tablo 25: 2016-2020 Yıllarında Özel Hastanelerin Aralarındaki Hekim Transferi Durumu
Hastane İşe Başlayan
Hekim Sayısı
Personelin Transfer Edildiği Hastane
MEDICANA
SAMSUN
MP ATASAM BA LIV
SAMSUN
LİMAN
MEDICANA
SAMSUN
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
MP78 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
ATASAM (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
BA79 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
LIV SAMSUN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
LİMAN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Cevabi Yazılar Üzerine Yapılan Çalışma
(264) Tablo incelendiğinde, MEDICANA ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN arasında hekim
transfer durumunun, az sayıda olsa da gerçekleştiği görülmektedir. Bununla birlikte,
diğer hastaneler bakımından daha çok hekim sirkülasyonu bulunduğu anlaşılmaktadır.
(265) Tablodaki durumdan bağımsız olarak, önaraştırma kapsamında MEDICANA
SAMSUN’da gerçekleştirilen yerinde incelemede elde edilen Delil 1/21 ve soruşturma
safhasında MEDICALPARK SAMSUN’dan elde edilen Delil 1/20, taraflar arasında
centilmenlik anlaşmasının bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bu deliller doğrultusunda,
MEDICANA SAMSUN ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN arasında çalışan transferinin
engellenmesine yönelik bir anlaşma yapıldığı tespit edilmiştir, dolayısıyla ilgili anlaşma
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında, amacı itibarıyla ihlal teşkil etmektedir.
(266) Öte yandan, Delil 1/20 ve Delil 1/21 2020 Haziran ve Temmuz aylarına ait delillerdir.
Her ne kadar başvurularda MEDICANA SAMSUN ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN
arasındaki personel transferinin engellenmesine yönelik centilmenlik anlaşmasının
2017 yılından itibaren başladığı iddia edilse de dosya mevcudiyetindeki bilgi ve
belgelerden bu durum net olarak ortaya konulamamaktadır. Taraflar arasında az
sayıda olsa da 2017, 2019 ve 2020 tarihlerinde transfer gerçekleşmiştir80, ancak
gerçekleşen bu transferler taraflar arasında söz konusu transfer tarihlerinde herhangi
bir protokol olmadığını da ortaya koymamaktadır. Kaldı ki, yukarıdaki tablo bu
anlaşmanın yalnızca uygulanıp uygulanmadığına yönelik durumu gösterir nitelikte olup
ihlalin niteliği açısından bu etkinin dahi ortaya konulması gerekmemektedir. Bu
doğrultuda, teşebbüs lehine olacak şekilde ihlalin başlangıcı olarak şikâyetçiler
78 MEDICALPARK SAMSUN
79 BÜYÜK ANADOLU, Merkez ve Meydan Hastaneleri toplamı esas alınmıştır.
80 MEDICANA SAMSUN’dan birer hekim, 2017 yılında LIV SAMSUN’a, 2020 yılında ise MEDICALPARK
SAMSUN’a transfer olmuştur. MEDICANA SAMSUN ise 2019 yılında LIV SAMSUN’dan 2020 yılında
ise MEDICALPARK SAMSUN’dan birer hekim transfer etmiştir.
22-10/152-62
90/173
tarafından iddia edilen 2017 tarihi yerine, dosya kapsamında elde edilen en eski tarihli
delildeki, bir başka deyişle Delil 1/20’deki Haziran 2020 tarihi esas alınmıştır.
(267) Son olarak, dosya mevcudu bilgi, belge ve açıklamalar doğrultusunda hastaneler
arasındaki transferlerde yalnızca hekimler ile sınırlı kalınmadığı görüldüğünden, başka
sağlık çalışanlarının da çalışan ayartmama anlaşması kapsamına dâhil olup olmadığı
da ele alınmıştır. Delil 1/20 fizyoterapistler bakımından bu değerlendirmeyi
desteklemektedir. Buna ek olarak, hekimler ve fizyoterapistler haricinde Samsun ilinde
hemşire iş gücünün mobilitesine ilişkin de toplantıların gerçekleştirildiği beyan
edilmiştir.
(268) (…..) yapılan görüşmede, 15 ve 22 Haziran 2020’de gerçekleştirilen toplantılara
MEDICALPARK/LIV SAMSUN, MEDICANA SAMSUN, LİMAN, ATASAM, BÜYÜK
ANADOLU ve MEDIBAFRA yetkililerinin katıldığı, anılan toplantılarda ameliyathane
kullanım bedellerinin artırılmasının yanı sıra özellikle özel hastanelerin hemşire bulma
sıkıntısının birbirlerinden personel almayarak çözülebileceği gibi konuların da
konuşulduğu ifade edilmiştir. (…..); özel hastanelerin ruhsata uygun faaliyet
gösterebilmesi için belirli sayıda hemşire çalıştırma zorunluluğunun bulunduğu,
hemşirelerin kamuya atanmaları söz konusu olduğunda istifa etme eğilimlerinin
bulunduğu, bu nedenlerle özel hastanelerin birbirlerinden hemşire almaması
gerektiğine yönelik toplantılarda konuşmalar gerçekleştirildiği belirtilmiştir. Dosya
kapsamında yapılan yerinde incelemelerde Samsun ilinde faaliyet gösteren özel
hastanelerin ayrıca hemşirelere yönelik bir çalışan ayartmama anlaşması içerisinde
olup olmadığına dair herhangi bir belge elde edilememiştir. Bu noktada, hemşire
transferinin engellenmesine ilişkin taraflar arasında “konuşmalar” gerçekleştirilmesine
yönelik olarak, dosya kapsamında yalnızca bir soruşturma tarafının sözlü beyanı
mevcuttur. Kaldı ki, ilgili beyan hemşire transferinin engellenmesine yönelik herhangi
bir karar alındığına değil, bu durumun yalnızca konuşulduğuna işaret etmektedir.
(269) Bunlara ek olarak, hemşire transferlerinin engellenmesine yönelik hastaneler arasında
bir anlaşma bulunup bulunmadığını daha genel çerçevede ele alabilmek adına,
soruşturma tarafı özel hastanelerden 2016 yılından bugüne uzanan süre zarfında işe
başlayan hemşirelerin listesi ve hangi hastaneden transfer edildikleri ile aynı tarih
aralığı için hastanelerden ayrılan hemşirelerin nereye transfer olduklarına yönelik
bilgiler alınmış bu bilgiler çerçevesinde aşağıdaki tablo oluşturulmuştur:
Tablo 26: 2016-2020 Yıllarında Özel Hastanelerin Aralarındaki Hemşire Transferi Durumu
Hastane
İşe
Başlayan
Hemşire
Sayısı
Personelin Transfer Edildiği Hastane
MEDICANA MP ATASAM BA LIV LİMAN MB
MEDICANA (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
MP81 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
ATASAM (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
BA82 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
LIV (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
LİMAN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
MB83 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Cevabi Yazılar Üzerine Raportörlerin Çalışmaları
81 MEDICALPARK.
82 BÜYÜK ANADOLU.
83 MEDIBAFRA.
22-10/152-62
91/173
(270) Tablodan, hekim sirkülasyonuna nazaran hemşire sirkülasyonunun daha sık olduğu,
ilgili yıllarda bütün özel hastaneler arasında birçok hemşirenin transfer olduğu/edildiği
görülmektedir. Buna ek olarak tablonun hazırlanmasına esas teşkil eden verilerden,
toplantının yapıldığı 2020 yılındaki transferler özellikle incelendiğinde, taraflar arasında
toplantı öncesi/sonrası durumun da aynı seyrettiği belirtilmelidir. Dolayısıyla dosya
mevcudiyetindeki bilgi ve belgeler, ayrıca hemşireler bakımından bir transfer yasağına
yönelik centilmenlik anlaşmasına işaret etmemektedir.
I.5.4. İkinci SR Kararı Kapsamında Yapılan Değerlendirme
(271) Bursa ilinde faaliyet gösteren özel hastanelerin ve genel olarak sektörde faaliyette
bulunan teşebbüs birliklerinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ele
alınabilecek ortak davranışlarına yönelik birçok bilgi ve belgeye ulaşılmış, söz konusu
bulgulara yukarıda yer verilmiştir. Söz konusu davranışlar;
- Bursa ilinde faaliyet gösteren özel sağlık kuruluşlarının TSS alanında ortak
hareket etmeleri,
- HAYAT ve ARİTMİ’nin psikoteknik raporu onay fiyatlarına yönelik fiyat tespiti ile
HAYAT ve CEYLAN’ın rinoplasti ameliyatı için serbest hekimlere sunulan
ameliyathane fiyatlarına yönelik aralarında rekabete hassas bilgi değişimi,
- Bursa ilinde faaliyet gösteren özel sağlık kuruluşlarının aralarında hekim
transferini engellemeye dönük anlaşmaları ve çalışanlara yönelik maaş
skalalarının tespiti bakımından toplantı gerçekleştirmeleri
olmak üzere ayrı başlıklar altında incelenebilecektir.
I.5.4.1. TSS Sürecinde Bilgi Değişimi Yoluyla Birlikte Hareket Edildiği İddiasına
İlişkin Değerlendirme
(272) Dosya kapsamında yapılan yerinde incelemelerde, Bursa ilindeki özel hastanelerden
bazılarının BUSAD çatısı altında bir araya gelerek TSS katsayıları konusunda
ALLIANZ ile görüşme gerçekleştirdikleri tespit edilmiştir.
(273) TSS, ilgili başlıkta detaylarına yer verildiği üzere, SGK tarafından GSS kapsamına
alınmış ya da alınmamış olan sağlık hizmetlerinin, gerek teminat kapsamı gerekse
teminat yüzdeleri açısından çeşitli paketlerle, GSS sigortalısının ve hak sahiplerinin
hastanede ilave ücret ödemeden yararlanmasını sağlayan bir özel sağlık sigortası
türüdür.
(274) TSS ile ÖSS arasındaki temel fark, ÖSS bakımından bireyin GSS’den kaynaklanan
haklarını kullanmasının mümkün olmaması, TSS bakımındansa GSS'den kaynaklanan
haklarını kullanabilmesidir. Bu kapsamda TSS poliçelerinde GSS'nin karşıladığı sağlık
giderleri düşülerek poliçe fiyatı belirlendiği için TSS poliçe fiyatları ÖSS poliçe
fiyatlarına göre daha düşük belirlenmektedir.
(275) TSB verileri kapsamında ülkemizdeki toplam TSS ve ÖSS’li sayısı ile ödenen toplam
tazminat tutarlarına ve ortalama poliçe fiyatlarına aşağıdaki tablolarda yer
verilmektedir.
Tablo 27- Türkiye Geneli TSS ve ÖSS’li Sayısı
Branş Adı 2016 2017 2018 2019 2020
TSS 404.975 676.124 920.073 1.354.318 1.606.879
ÖSS 2.273.215 2.026.458 2.223.758 2.350.278 2.305.318
Kaynak: TSB Cevabi Yazı
Tablo 28- Türkiye Geneli TSS ve ÖSS Prim Üretimi (TL)
22-10/152-62
92/173
Branş Adı 2016 2017 2018 2019 2020
TSS 206.109.545 493.315.618 535.359.439 995.988.571 1.509.989.356
ÖSS 3.677.840.400 4.112.497.429 5.211.692.075 6.655.406.240 7.886.355.487
Kaynak: TSB Cevabi Yazı
Tablo 29- Türkiye Genelinde Ortalama TSS ve ÖSS Poliçe Fiyatı (TL)
Branş Adı 2016 2017 2018 2019 2020
TSS 508 729 581 735 939
ÖSS 1.617 2.029 2.343 2.831 3.420
Kaynak: TSB Cevabi Yazı
(276) Yukarıdaki tablolar incelendiğinde, TSS’li sayısının ÖSS’li sayısına kıyasla çok daha
hızlı arttığı görülmektedir. Benzer durum toplam prim üretiminde de görülmektedir. Bu
duruma ek olarak, 2020 yılı ortalama poliçe fiyatı ÖSS için 3.420 TL iken, TSS için ise
939 TL olarak gerçekleşmiştir.
(277) Özel sağlık kuruluşları sigorta şirketleri ile esas itibarıyla TSS ve ÖSS olmak üzere iki
farklı sözleşme ile çalışmaktadır. ÖSS sözleşmelerinin temelini TTB fiyat tarifesi
çarpanı oluştururken, TSS sözleşmelerinin temelini SUT fiyat tarifesi çarpanı
oluşturmaktadır. Başlangıçta bu iki farklı çarpan arasında önemli bir fark bulunmazken
süreç içerisinde TTB fiyatlarının enflasyona paralel olarak düzenli artış
gerçekleştirmesi karşısında, SUT fiyatlarının sabit kalması ÖSS ile TSS uygulamaları
arasında önemli farklar yaratmıştır. Özel sağlık kuruluşlarının TSS sürecinde yaşadığı
sorunların temeline ise bu durum işaret etmektedir (Delil 2/5).
(278) Bursa ilinde de bu durumun bir sonucu olarak özel sağlık kuruluşları ile sigorta şirketleri
arasında gerçekleşmesi planlanan görüşmeler bakımından, özel sağlık kuruluşlarınca
verilen taahhütnamelerle BUSAD yetkili kılınmış olup işleme özel bir WhatsApp grubu
(TSS Çalışma Grubu) oluşturulmuştur.
(279) Bu kapsamda BUSAD çatısı altında bir araya gelen teşebbüslerin eylemlerinin 4054
sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu tür bir yatay iş birliği
anlaşmasının rekabeti kısıtlayıp kısıtlamadığının değerlendirilmesinde anlaşmanın,
rekabeti kısıtlayıcı bir amacı olup olmadığının ve/veya rekabeti kısıtlamaya dönük fiili
ya da potansiyel bir etkisinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Rekabeti kısıtlayıcı amaç/etki söz konusu ise anlaşma sonucunda ortaya çıkacak
rekabetçi faydaların ve bu faydaların anlaşmanın rekabeti kısıtlayıcı etkilerinden daha
fazla olup olmadığının tespiti önem taşımaktadır.
(280) BUSAD bünyesinde TSS sürecine yönelik ortak hareket motivasyonunun ne olduğu,
11.03.2020 tarihinde BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi tarafından “Özel Sağlık Sektörü”
isimli WhatsApp grubuna gönderilen;
“… Hastanelerin önemli bir kısmı sözleşmeleri iptal eğilimindeler.
Bağlayıcı karar almamız mümkün değil. TSS sözleşmesini iptal
etmek isteyenlerin ÖSS sözleşmelerini de iptal edeceği yönünde
uyarıldığını duyduk. Toplu bir reaksiyon sonuç verebilir diye
konuştuk… Bursa platformu olarak ortak karar için çalışma
yapabiliriz.”
şeklindeki mesaj içeriğinden anlaşılmaktadır (Delil 2/3). Ardından BUSAD çatısı
altında bulunan özel sağlık kuruluşlarınca ortak hareket etme niyeti doğrultusunda
toplantılar organize edildiği, ortak hareketin nedeninin ise yukarıda yer verildiği üzere
sigorta şirketlerince yapılan düşük ödemeler olduğu “Özel Sağlık Sektörü” adlı gruba
23.04.2020 tarihinde gönderilen aşağıdaki iletiden anlaşılmaktadır (Delil 2/5):
22-10/152-62
93/173
(…..): (BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi)
“… SUT zammı ile TSS firmaları hukuksuz olarak düşük fiyat
ödüyor, bu hususta platform olarak ortak hareket edebilirmiyiz,
uygun görürseniz bu husus tek maddelik zoom görüşmesi ile karara
bağlanabilirmi…”
(…..): (MEDICABİL Yönetim Kurulu Başkanı ve BUSAD Yönetim Kurulu
Başkanı)
“…
Vakit geçirmeden gündeme getirmeliyiz...
Bu Pazar saat 15:00 de zoom üzerinden toplantı yapabiliriz
…”
(281) Yukarıdaki yazışmada bahsi geçen ve 26.04.2020 tarihinde BUSAD çatısı altında
gerçekleştirilen toplantıda, 08.03.2020 tarihinde gerçekleşen SUT zammı sonrasında
sigorta şirketlerinin özel sağlık kuruluşlarına ödediği TSS katsayılarında iskontoya
gitmesini takiben, TSS şirketleri ile yapılacak anlaşmalarda BUSAD çatısı altında ortak
hareket edilmesi, ALLIANZ ile görüşme planlanması ve bu kapsamda sigorta
şirketinden talep edilecek katsayının belirlenmesi yönünde kararların alındığı
görülmektedir (Delil 2/7). Söz konusu toplantının ALLIANZ özelinde yapılmasının
nedeninin, ALLIANZ’ın sahip olduğu portföy olduğu hem ilgili belgenin içeriğinden hem
de tarafların sunduğu bilgiler kapsamında hazırlanan aşağıdaki tablodan
anlaşılmaktadır.
Tablo 30- Bursa’da Faaliyet Gösteren Teşebbüslerin TSS Kapsamında İşlem Gerçekleştirdikleri
Hastaların Anlaşmalı Sigorta Şirketine Göre Dağılımı (%)
TEŞEBBÜS 1. ANLAŞMALI
KURUM
2. ANLAŞMALI
KURUM
3.ANLAŞMALI
KURUM
ARİTMİ (…..) (…..) (…..)
ATEK (ANADOLU) (…..) (…..) (…..)
ATEK (ESENTEPE) (…..) (…..) (…..)
BURFİZ (…..) (…..) (…..)
CEYLAN (…..) (…..) (…..)
DORUK YILDIRIM (…..) (…..) (…..)
DORUK BURSA (…..) (…..) (…..)
GÖZ VAKFI BURSA (…..) (…..) (…..)
HAYAT (…..) (…..) (…..)
MEDICANA BURSA (…..) (…..) (…..)
Tablo 30’un devamı:
TEŞEBBÜS 1. ANLAŞMALI
KURUM
2. ANLAŞMALI
KURUM
3.ANLAŞMALI
KURUM
MEDICABİL (…..) (…..) (…..)
MEDICALPARK BURSA (…..) (…..) (…..)
PEDMER (…..) (…..) (…..)
ROMATEM (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Raportör Hesaplamaları
(282) Yukarıdaki tablodan, teşebbüslerin TSS kapsamında yaptıkları işlemlerin büyük
kısmının ALLIANZ aracılığıyla gerçekleştiği görülmektedir. Bursa ilinde ALLIANZ’ın
portföyünde (…..); en yakın rakibi AXA’nın ise (…..) TSS poliçesi bulunmaktadır.
(283) ALLIANZ ile yapılacak görüşmeler konusundaki toplantı sonucunda alınan kararlar ile
temennilerin yer aldığı ve özel sağlık kuruluşlarının imzasına sunulan belgeye ise
aşağıda yer verilmektedir (Delil 2/7):
22-10/152-62
94/173
Ekran Görüntüsü-8
(284) Söz konusu toplantının katılımcılarının kimler olduğuna dair herhangi bir bilgiye
ulaşılamamış olsa da ALLIANZ ile yapılacak görüşmeler konusunda BUSAD’ın
yetkilendirildiğine dair ifadeleri de içeren belgeyi imzalayarak BUSAD’a vekâlet verme
ve TSS anlaşması bulunma durumuna göre aşağıdaki tablo hazırlanmıştır:
Tablo 31- Özel Sağlık Kuruluşlarının Vekâlet ve TSS Anlaşması Durumu84
Özel Hastaneler
Adı Vekâlet Durumu TSS Anlaşması
ACIBADEM - -
ARİTMİ + +
ATEK + +
CEYLAN + +
CİHANGİR - +
DORUK YILDIRIM + +
HAYAT + +
MEDICANA BURSA + +
MEDICABİL + +
MEDICALPARK BURSA + +
PEMBEMAVİ + -
RETİNA + -
ROMATEM + +
Tıp Merkezleri
Adı Vekâlet Durumu TSS Anlaşması
BURFİZ + +
ACK ÜROTAŞ + -
84 İlgili tablodaki özel hastane ve tıp merkezi ayrımı, Bursa İl Sağlık Müdürlüğü verileri esas alınarak
yapılmıştır. https://bursaism.saglik.gov.tr/TR-15575/tip-merkezleri.html; https://bursaism.saglik.gov.tr/
TR,15573/ozel-hastaneler.html, Erişim Tarihi: 09.06.2021.
22-10/152-62
95/173
PEDMER + +
ESTETICARE + -
ROMMER + +
GÖZ VAKFI BURSA + +
Kaynak: Raportör Çalışması
(285) Tabloda soruşturma kapsamında incelenen 15 özel hastaneden ACIBADEM ve
CİHANGİR’in BUSAD’a vekâletname sunmadığı, ayrıca ACIBADEM, PEMBEMAVİ ve
RETİNA’nın TSS ile ilgili olarak sigorta şirketi anlaşmasının bulunmadığı
görülmektedir. Aynı şekilde soruşturma kapsamında incelenen altı tıp merkezinin
tamamı vekâletname sunmuş olsa da ACK ÜROTAŞ ve ESTETICARE’in TSS
anlaşmasının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
(286) Özellikle TSS anlaşması olmamasına rağmen, TSS anlaşmaları için derneği yetkili
kılan tarafların bulunması dikkat çekmektedir. Bununla birlikte zincir olarak faaliyet
gösteren hastanelerin sigorta şirketleri ile olan sözleşmelerinin merkezden yapıldığı
bilinmektedir. Bu hususların varlığına rağmen vekâlet verilmesinin, yerinde incelemede
elde edilen belgelerden de anlaşılabileceği üzere, BUSAD’ın yeniden yapılanma ve
sektörde etkin bir rol oynama çabasının bir sonucu olduğu değerlendirilmektedir. Bu
durum söz konusu vekâletin paylaşılmasından hemen önce BUSAD Yönetim Kurulu
Üyesi (…..) tarafından gönderilen mesajda yer alan (Delil 2/6);
“…sistemde mevcut olan ancak çeşitli nedenlerle faaliyeti
bulunmayan, burada bulunan bir çok arkadaşımızın da zaten üyesi
olduğu BUSAD (BURSA ÖZEL SAĞLIK KURULUŞLARI
DERNEĞİ) derneğimizin üyelerinin güncellenmesi ve yeni üye
kaydı ile faaliyete geçirilmesi kararlaştırılmıştır. Bu nedenle mevcut
üyelerin ve yeni üyelerin ekteki formu doldurmalarını istiyoruz.”
şeklindeki ifadelerden de anlaşılmaktadır.
(287) Ekran Görüntüsü-8’de yer verilen ve 27.04.2020 tarihine kadar sunulması talep
edilen vekâletnamelerin ardından “Özel Sağlık Sektörü” adlı WhatsApp grubunda
30.04.2020 tarihinde toplantı planlandığı, ancak yeterli katılımın olmaması sebebiyle
toplantının 01.05.2020 tarihine ertelendiği görülmektedir (Delil 2/8). Söz konusu
toplantıdan sonra MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi (…..) tarafından “Özel
Sağlık Sektörü” adlı WhatsApp grubuna 01.05.2020 tarihinde gönderilen iletiye
aşağıda yer verilmektedir (Delil 2/9):
“Herkese Merhaba,
Bugün saat 14:00 de yapılan ‘’TSS Katsayı Değerlendirme’’
toplantısı sonrasında alınan karar üzerine; Kurumlarımızın elinde
bulunan konumuz şirkete ait katsayı listelerinin ( işlem-hizmet türü
satırlarının karşılarına 3 sütundan oluşan mevcut katsayı-indirimli
yeni katsayı- beklenti katsayılarını barındıran bir tablonun
oluşturularak) en geç 05.05.2020 Salı günü akşamına kadar, ortak
çalışma grubunda paylaşılmak üzere (.....) adresine mail yoluyla
iletilmesi konusunda yardımlarınızı rica ederiz. …”
(288) Söz konusu mesajdan, 01.05.2020 tarihinde planlanan toplantının gerçekleştirildiği ve
teşebbüs özelindeki verilerin çalışma grubu üyeleriyle paylaşılacağı anlaşılmaktadır.
Bu ileti sonrasında 13.05.2020 tarihinde MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi
(…..) tarafından “TSS Çalışma Grubu” kurulmuştur. Bu grubun kurulmasının,
22-10/152-62
96/173
vekâletnamenin içeriğinde yer alan “çalışma grubu oluşturulması” ifadesinin eyleme
geçirilmesi olduğu değerlendirilmektedir. Söz konusu WhatsApp grubunda; CEYLAN,
DORUK YILDIRIM, ATEK, HAYAT, CİHANGİR, PEDMER, ARİTMİ85 ve
MEDICABİL’den temsilcilerin bulunduğu görülmektedir (Delil 2/10). Bu çerçevede
yukarıda detaylarına yer verilen vekâlet kapsamında eyleme geçildiği ve vekâletname
verenlerden ortak hareket etme yönünde irade gösterenlerin kurulan yeni gruba
alındığı anlaşılmaktadır.
(289) Daha önceki konuşmaların gerçekleştiği “Özel Sağlık Sektörü” isimli gruptakine kıyasla
daha az katılımcı ile kurulan ve MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi (…..)
tarafından 13.05.2020 tarihinde gönderilen grubun ilk iletisine aşağıda yer
verilmektedir (Delil 2/11):
“TSS konusundaki ham verilerin bir araya getirilmesi isi tamamlandi.
Bir araya gelerek tablonun değerlendirilmesi konusunda olur
alabilirsem yarin saat 14:00 Medicabil hastanesi konferans
salonunda gorusmeyi teklif ediyorum.”
(290) İlgili yazışmada bahsi geçen ham verilerin hangi teşebbüslere ait olduğu CEYLAN’da
yapılan yerinde incelemede elde edilen ve 14.05.2020 tarihinde MEDICABİL Stratejik
Planlama Yöneticisi (…..) tarafından CEYLAN Genel Müdürü (…..)’e gönderilen e-
postadan anlaşılmaktadır (Delil 2/12). Söz konusu e-postada MEDICABİL, ARİTMİ,
HAYAT, CEYLAN, PEDMER, DORUK YILDIRIM ve ATEK’e (ESENTEPE ve
ANADOLU) ait ALLIANZ ile daha önce yapılan anlaşmalarda belirlenen katsayılar ile
yeni anlaşmadan beklenen katsayı öngörülerinin yer aldığı görülmektedir. Bir diğer
deyişle, CİHANGİR hariç diğer “TSS Çalışma Grubu” üyelerinin verilerinin paylaşıldığı
görülmektedir. Söz konusu belgenin içeriğinde yer alan yeni anlaşmadan beklenen
katsayı öngörüleri, teşebbüslerin sorumlulukları açısından önemli bir kıstas olarak
kabul edilmiştir.
(291) Delil 2/11’de “Özel Sağlık Sektörü” grubunda talep edilen verilerin 13.05.2020’de
tamamlandığının belirtilmesi üzerine
13.05.2020 tarihinde “TSS Çalışma Grubu”nun kurulması
14.05.2020 tarihli e-postanın (Delil 2/12) içeriğinde yer alan verilerin CİHANGİR
hariç “TSS Çalışma Grubu” üyelerine ait olması
gibi hususlar göz önüne alındığında; adına görüşme yapılan hastaneler CİHANGİR
hariç “TSS Çalışma Grubu” üyeleridir. ALLIANZ cevabi yazısında da 23.06.2020
tarihinde yaptıkları toplantıda BUSAD’ın yerel hastaneler adına görüştüğünü belirttiğini
ifade etmiştir. Buna ek olarak “TSS Çalışma Grubu”nun 13.05.2020 tarihinde
kurulmasından sonra, “Özel Sağlık Sektörü” grubundan konuya ilişkin herhangi bir
belge elde edilememiştir.
(292) TSS katsayılarının normal şartlarda her bir hastane ile sigorta şirketi arasında
gerçekleştirilen tekil pazarlıklar sonucunda belirlendiği ve bu katsayıların özel sağlık
kuruluşlarının gelirlerini etkileyen unsurlardan biri olduğu düşünüldüğünde söz konusu
verilerin rekabetçi açıdan hassas bilgiler olduğu görülmektedir. Bu bilgiler ışığında,
“TSS Çalışma Grubu” katılımcısı özel sağlık kuruluşlarının sigorta şirketlerinden talep
ettikleri katsayıları ortaklaşa belirlemek üzere, kendi aralarında toplantılar
gerçekleştirdikleri ve hâlihazırda ticari açıdan hassas olan TSS katsayı bilgilerini
85 ARİTMİ adına grupta bulunan ARİTMİ Genel Müdürü ve BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi (…..) önceki
tarihlerde paylaşımlarının olduğu, bununla birlikte 24.10.2020 tarihinde gruptan ayrıldığı görülmektedir.
22-10/152-62
97/173
aralarında paylaştıkları, söz konusu katsayıların üst ve alt limitlerinin ortalaması
alınarak sigorta şirketlerinden talep edilecek asgari katsayıları belirledikleri
anlaşılmaktadır.
(293) Bu amaç doğrultusunda, BUSAD’ın ALLIANZ ile görüşme girişiminde bulunduğu
ancak, ALLIANZ’ın toplu bir görüşmeyi kabul etmediği, bunun üzerine 27.05.2020
tarihinde “TSS Çalışma Grubu”na ARİTMİ Genel Müdürü ve BUSAD Yönetim Kurulu
Üyesi (…..) tarafından gönderilen mesajda 29.05.2020 tarihinde HAYAT’ta konuyu
görüşmek üzere toplantı planladıkları görülmektedir (Delil 2/11).
(294) “Tss Calisma Grubu” adlı WhatsApp grubuna 30.05.2020 tarihinde ARİTMİ Genel
Müdürü ve BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi (…..) aşağıdaki mesajı göndermiştir (Delil
2/14):
“arkadaşlar selamlar.
dernek olarak Allianz sigortaya aşağıdaki yazıyı göndermeyi
düşünüyoruz. Eleştirilerinizi bekliyorum.
ALLİANZE SİGORTA A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE
Derneğimiz üyesi Özel Sağlık Kuruluşlarının tarafımıza yaptıkları
müracaatlarda kurumunuzla yapılan tamamlayıcı sağlık sigorta
sözleşme görüşmelerinin derneğimiz aracılığı ile yapılması istenmiş
ve bu konuda ekli yazılarda görüldüğü gibi Derneğimizi yetkili
kılmışlardır.
Kurumlarımızın talepleri doğrultusunda TSS sözleşmeleri ile ilgili
yaptığımız çalışmalar sonucunda TSS sözleşmeleri ile ilgili
aşağıdaki … doğrultusunda (…)leri ile ilgili yaptığımız çalışmalar
sonucunda TSS sözleşmeleri ile ilgili olumsuzluk ve aksaklıklar
tespit edilmiştir.
1- Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından
11.11.2019 tarihinde yayınlanan 2019/18 sayılı Genelgede, İkinci
basamak sağlık kurumu olarak sınıflandırılan hastaneler arasında
kabul edilebilir sınırların üzerinde katsayı farklılıkların olduğu.
2- TSS sözleşmelerinde uygulanan SUT katsayılarının,
Kurumlarımınız maliyetlerini karşılamadan uzak olduğu, bu
katsayılarla işlem yapmanın işletmelerimizde zarara neden olduğu.
3- Bu nedenlerden dolayı TSS sözleşmelerinin bu şekilde
yürütmenin Hekimlerimiz arasında huzursuzluğa neden olduğu ve
çoğu hekimin TSS hastası kabul etmeme yönünde hastane
yönetimlerine müracaatlarının olduğu tespit edilmiştir.
Hastanelerimizin maliyetleri ile yapılan çalışmalar sonucunda
sözleşme konusu işlerin maliyetleri çıkarılmış, ekli listede yer alan
katsayıların Hastanelerimizin zarar etmeden çalışmalarını
sağlayacak oranlar olduğu tespit edilmiştir. Yukarıda açıkladığımız
nedenlerden dolayı, tamamlayıcı sağlık sigorta sözleşme
görüşmelerin yapmamız konusunda tarafımıza yetki veren tüm
kurumlarımız adına bu katsayılar ile TSS sözleşmesi
yapabileceğimizi, aksi durumda hiç istemediğimiz halde zarar
22-10/152-62
98/173
etmemek için tüm kurumlarımız tarafınızla yapılan TSS
sözleşmelerinin iptal edeceğini üzülerek bildiririz.
Bilgilerinizi rica ederim.”
(295) ALLIANZ’ın toplu görüşmeyi reddetmesine rağmen, özel sağlık kuruluşlarının, sigorta
şirketleri ile yapılacak TSS katsayı anlaşmalarında derneğin görevlendirildiği hususu
ile söz konusu anlaşmaların toplu bir şekilde gerçekleştirilmesi talebini içeren bir yazı
taslağı hazırladıkları görülmektedir. Söz konusu belgeden BUSAD’ın ALLIANZ ile toplu
görüşme talebinde ısrarcı olduğu, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise TSS
sözleşmelerinin özel sağlık kuruluşlarınca toplu şekilde iptal edileceğine yönelik
bildirimde bulunduğu anlaşılmaktadır. Detaylarına aşağıda yer verilecek olmakla
birlikte, ALLIANZ’a yapılan sözleşme iptali bildiriminin işe yaradığı ve 23.06.2020
tarihinde görüşmenin gerçekleştiği Delil 2/16’da yer alan “Hastanelere adına bir
dernek ya da başka bir oluşumla bugüne kadar görüşmediklerini, istisna olarak bizimle
görüştüklerini dile getirmişlerdir.” ifadelerinden anlaşılmaktadır.
(296) 07.06.2020 tarihinde MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi (…..) tarafından “Tss
Calisma Grubu” adlı WhatsApp grubuna gönderilen iletiye aşağıda yer verilmektedir
(Delil 2/15):
“… Gelen bir iki kritik üzerine özellikle Taahhütname ile ilgili
değişiklik-ilaveler yaptık. Çalışmaların son hallerini paylaşıyorum.
Metin içerikleri ile ilgili bir sıkıtı olmaz ise bu hafta içi evrak
döngüsünü (imzalama, imza sirküleri vb) tamamlayarak yola
çıkalım diye düşünüyoruz...”
(297) İlgili belgenin içeriğinde bahsi geçen taahhütname yapılan yerinde incelemelerde elde
edilmiş olup aşağıda sunulmaktadır:
Ekran Görüntüsü-9
22-10/152-62
99/173
(298) İlgili taahhütnameden, taahhütnamenin söz konusu ortak harekete uyum sağlanması
amacıyla düzenlendiği, istenen fiyatların alınmaması halinde sözleşmelerin birlikte
feshedileceği, grup dışında münferit fiyat tekliflerinin kabul edilmeyeceği ve bu
taahhütlere uyulmaması halinde ise cezai şart öngörüldüğü anlaşılmaktadır86.
(299) İlgili taahhütname metninin, daha önce sunulan vekâletnameye kıyasla daha spesifik
hazırlandığı görülmektedir. “TSS Çalışma Grubu”ndaki yazışmalardan,
taahhütnamenin ATEK, DORUK YILDIRIM, HAYAT, ARİTMİ, CEYLAN ve MEDICABİL
tarafından imzalandığı anlaşılmakta olup CİHANGİR ve PEDMER’in taahhütnameyi
imzalayıp imzalamadığına dair net bir tespit yapılamamaktadır. Bununla birlikte dosya
kapsamındaki belgelerden “TSS Çalışma Grubu” üyeleri dışında herhangi bir özel
sağlık kuruluşunun söz konusu taahhütnameyi imzaladığına dair de herhangi bir bilgi
ve belgeye ulaşılamamıştır. Bu kapsamda “TSS Çalışma Grubu” üyelerinin
sorumluluklarına dair hazırlanan tabloya aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 32- TSS Çalışma Grubu Üyeleri Sorumluluk Tablosu
ALLIANZ
Anlaşması
Vekâletname Taahhütname
14.05.2020 tarihli e-postada
teşebbüs hakkında bilgi
MEDICABİL + + + +
ARİTMİ + + + +
ATEK + + + +
CEYLAN + + + +
DORUK
YILDIRIM
+ + + +
HAYAT + + + +
PEDMER + + - +
CİHANGİR - - - -
Kaynak: Raportör Çalışması
(300) Yukarıdaki tablo incelendiğinde, CİHANGİR “TSS Çalışma Grubu” üyesi olsa da
teşebbüsün ALLIANZ ile anlaşmasının bulunmaması, taahhüt metnini ve
vekâletnameyi BUSAD’a ulaştırdığı yönünde bir bilgi bulunmaması ve son olarak Delil
2/12’de yer alan 14.05.2020 tarihli e-posta ekinde kendisine ait herhangi bir katsayı
bilgisinin olmaması nedeniyle adına görüşme yapılan hastaneler CİHANGİR hariç
diğer “TSS Çalışma Grubu” üyeleridir.
(301) Yukarıdaki tablo incelendiğinde CİHANGİR’in yanı sıra sorumluluğu konusunda
değerlendirilecek teşebbüslerden birinin de PEDMER olduğu görülmektedir. Her ne
kadar yerinde incelemeler kapsamında, PEDMER’in taahhütname vermesine yönelik
bir belge elde edilemese de 22.02.2021 tarih ve 15404 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal
eden birinci yazılı savunmasında PEDMER, ALLIANZ ile görüşmelerin kendisi adına
BUSAD tarafından yapıldığını kabul etmiştir. Bu durum ise BUSAD’a yetki veren ve
Ekran Görüntüsü-9’da yer verilen taahhütnamenin PEDMER tarafından da verildiğine
dair ortaya çıkabilecek şüpheyi ortadan kaldıracaktır. Kaldı ki PEDMER, “TSS Çalışma
Grubu”nda az sayıda paylaşım yapmış olsa da hem 14.05.2020 tarihli e-postada
kendisine ait katsayı beklentilerinin bulunmasının hem de Delil 2/11’de bahsi geçen
toplantıya katılacağını bildirmesinin ve 10.08.2020 tarihinde “bize de hala dönüş
olmadı” şeklindeki paylaşımının süreçten haberdar olduğu ve birlikte hareket edildiğini
ispatlar nitelikte olduğu kanaatine varılmaktadır.
86 “TSS Çalışma Grubu”nda MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi (…..) tarafından gönderilen
mesajda, bahsi geçen cezai şartın 1.000.000 TL belirlenmesine rağmen ilgili taahhüt metninde 1.000
TL göründüğü ve bunun düzeltilmesi talep edilmiştir (Delil 2/18).
22-10/152-62
100/173
(302) 27.06.2020 tarihinde “Tss Calisma Grubu” adlı WhatsApp grubuna ARİTMİ Genel
Müdürü ve BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi (…..) tarafından gönderilen ve “TSS
görüşmelerinde ortak hareket etme kararında olan hastanelerimizin sayın yetkilileri”
diye başlayan mesajda 23.06.2020’de ALLIANZ ile grup üyeleri adına gerçekleştirilen
toplantı hakkında bilgi verdiği görülmektedir. İletilen mesajda, ALLIANZ’ın TSS katsayı
taleplerine yönelik hastanelerle münferit görüşmeler gerçekleştirilebileceğine ve bu
nedenle her bir hastane özelinde başvuru yapılması gerektiğine yönelik bilgi
verilmektedir. Devamında ise (…..), grup katılımcılarının talepleri doğrultusunda bir
katsayı listesi hazırlanacağını, yeni oluşan talepleri her teşebbüsün kendi adına
ALLIANZ’a iletmesi gerektiğini ve talepler sonucunda ALLIANZ’dan gelecek tekliflerin
yine grupta değerlendirilip sözleşme feshine ya da devam edilmesine yönelik kararın
da birlikte alınacağını belirtmektedir (Delil 2/14).
(303) Yazışmanın devamında ise hastaneler tarafından ALLIANZ’a iletilecek katsayı
listesinin paylaşıldığı (Ekran Görüntüsü-4), bunun üzerine talep edilen oranların alt
sınırının belli olduğu ve bunun altında bir talepte bulunulmaması gerektiği yönünde
ifadelerin yer aldığı görülmektedir (Delil 2/19).
(304) 29.06.2020 tarihinde ise ARİTMİ yetkilisinin, bahsi geçen katsayı listesini (Ekran
Görüntüsü-4) ek yaparak ALLIANZ’a gönderdiği yeni sözleşme talebini “Tss Calisma
Grubu” nda paylaştığı görülmektedir (Delil 2/17).
(305) Yine 29.06.2020 tarihi akşamında, “Tss Calisma Grubu”nda CEYLAN Genel Müdürü
(…..), MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi (…..) ve ARİTMİ Genel Müdürü ve
BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi (…..) arasında geçen konuşmanın bir kısmına aşağıda
yer verilmektedir (Delil 2/33):
(…..): (CEYLAN Genel Müdürü)
“Herkese iyi akşamlar
Biz bu akşam üstü Ceylan hastanesi olarak bu süreçte birlikte
hareket etmeme kararı aldık
…
Bu platformda herkesi birbirine güvenemeyecek ise zaten yapılan
emek sadece zaman kaybı.”
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi)
“(…..) Hanım sap ile samanı karıştırmayalım biz hepimiz bu işle ilgili
1.000.000 liralık taahhütnamenin altına imza ettik….burada ona
güveniyorum buna güvenmiyorum diye bir şey yok….dava tek….
konumuz da budur. Bu konuda platformun içindeyiz sonunakadar
diyen sizsiniz buradan hareketle bu oluşumda herşey planladigimiz
gibi gidiyor ve bizler Ceylan in da bu ekibin içerisinde olduğu
varsayımı ile hareket ediyoruz …”
(…..): (CEYLAN Genel Müdürü)
“…
Birlikte menfaat sağlamaya çalışırken birbirimizin ayağına mı
sıkacağız
(…)”
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi)
22-10/152-62
101/173
“… bizler sizin ortak hareketin parçası olduğunuzla hareket ediyoruz
aksini düşünmek istemeyiz.”
(…..): (CEYLAN Genel Müdürü)
“Herkes herkesinhekimine el atsın personelini ayartsın alamazsa
bile maliyetleri artırsın
Ama tss de beraber para kazanalım
Bu da değişik bir bakış açısı (…..) bey”
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi)
“Bu platforma yazı ile anlaşmak zor olacaktır…Hamasi gelebilir
cümlelerim ama ben gerçekçi denmesini isterim….Bu hareket ve
doktor hareketinde herkes kadar Medicabil in de payı ve desteği
vardir…”
(…..): (ARİTMİ Genel Müdürü - BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi)
“Günaydın arkadaşlar. Akşam yazılanları sabah okudum. Bursa
özel sağlık kuruluşları olarak birlikte beraber hareket etme adına
yaptığımız bu ilk çalışmamın başarılı olmasının bunda sonra başka
konularda da beraber hareket etmemizin önünü açacağını
düşünüyordum.
Bütün işler ilk adıma başlar, eğer ilk adımı aramazsak sonrasında
başka konularda beraber hareket edemeyiz. Bu durum da hepimizin
zararına olur. TSS çalışmasın taahhüt name istememizin amacı
herkesin belirlenen hareket tarzına uymasını garantiye almaktı.
Kurumlarımızı rahatsız eden diğer konularda da benzer protokol ve
taahhüt nameler alınarak ortak hareket tarzı belirleyebiliriz.
Sizlerden istirhamım bu platformun ilk projesinin başka konularda
olan kırgınlık, anlaşamamazlık vb bedenlerle akamete
uğratmamanızdır.”
(306) Yukarıdaki yazışmadan sonra, CEYLAN yetkilisinin grupta herhangi bir paylaşımı
olmamakla birlikte yerinde incelemede elde edilen belgelerden gruptan da ayrılmadığı
görülmektedir. CEYLAN’ın taahhütnameyi imzalamış olması ve gruptan
ayrılmamasının yanı sıra, “bu süreçte birlikte hareket etmeme kararı” aldık mesajının
ALLIANZ ile yapılan görüşmeden sonra olması ve görüşmeye hazırlık sürecindeki bilgi
değişimine taraf olması nedeniyle sorumluluğu konusunda herhangi bir farklılık
bulunmamaktadır.
(307) 27.06.2020 tarihinde ALLIANZ ile gerçekleştirilen görüşmeden sonra 09.07.2020 ve
devam eden günlerdeki yazışmalarda “TSS Çalışma Grubu” katılımcılarından
MEDICABİL, ATEK, ARİTMİ, DORUK YILDIRIM ve HAYAT’ın taleplerini Temmuz ayı
başından itibaren ALLIANZ’a ilettiği anlaşılmaktadır (Delil 2/19).
(308) 24.07.2020 tarihinde yapılan yazışmalarda ise ALLIANZ’ın DORUK YILDIRIM’a talep
edilen rakamların altında dönüş yaptığı ve pazartesi gününe kadar87 onaylanmaması
halinde eski fiyatlardan sözleşme sonuna kadar devam edileceğinin belirtildiği ifade
edilmiştir. Devam eden yazışmalarda ATEK, ARİTMİ, MEDICABİL ve HAYAT
87 27.07.2020 tarihine denk gelmektedir.
22-10/152-62
102/173
kendilerine dönüş yapılmadığını belirtmiş ve ARİTMİ yetkilisi tarafından aşağıdaki
mesaj paylaşılmıştır (Delil 2/19):
“Arkadaşlar. Teklife cevap dönülen kurumlarımızın katsayıları kabul
edilebilir değilse aldığımız karar gereği tüm kurumlar olarak Allianze
sigortaya TSS leri fesih ettiğimizi bildirmeliyiz”
Diğer kurumlarımıza kabul edilir kat sayı gelsede blrlikte hareket
etme kararı aldık.
Yanılıyormuyum.”
(309) Bunun üzerine 27.07.2020 tarihinde sabah saat 10.00’da ARİTMİ’de toplantı
planlanmış ve toplantıya ALLIANZ’dan teklif alanların tekliflerini de getirmesi
istenmiştir. Toplantıdan sonra saat 15.06’da ARİTMİ yetkilisi tarafından gönderilen
mesaja aşağıda yer verilmektedir (Delil 2/20):
“(…..) görüştüm88. Tüm kurumlara tek tek dönüş yapacaklarını.
Bazılarına dönüşğn bayramdan sonraya kalacağını belirtti. Mevcut
teklifi bile tüm kurumlara kabul ettirmede zorlandığımızı söyledim.
Ancak tekliflerin bire bir aynı almasada bu çerçevede olacağını
söyledi.”
(310) 28.07.2020 tarihinde ARİTMİ Genel Müdürü ve BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi (…..)
tarafından gönderilen mesajda, ALLIANZ’ın yeni katsayıları gönderdiği, gelen
katsayıların DORUK YILDIRIM ile aynı olduğu belirtilmiştir. Bu durum üzerine
gerçekleşen yazışmalara aşağıda yer verilmektedir (Delil 2/21):
(…..): (ATEK İşletme Müdür Yardımcısı)
“Günaydın.çok güzel dr bey”
(…..): (HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi)
“Darısı başımıza”
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi)
“Bizi bayramdan sonradina bıraktılar”
(…..): (ARİTMİ Genel Müdürü - BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi)
“Dün (…..) konuştum, Doruk un teklifini kabul etmeler için
Kurumlarımıza zorla ikna ettiğimizi söyledim. Tüm Bursa ya bu
katsayıları göndermelerini istedim. Onlar da kendilerini zor duruma
soktuğunuzu söylediler. Muhtemelen aynı katsayıları
gönderecekler.”
(…..): (DORUK YILDIRIM Mesul Müdürü)
“Tüm merkezler için süreç tamamlandığında 2.büyük ile devam
etmeliyiz”
(…..): (ARİTMİ Genel Müdürü ve BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi)
“Evet. Ve beraber hareket edebileceğimiz diğer konuları da
belirlemeliyiz.K”
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi)
88 ALLIANZ yetkilisi.
22-10/152-62
103/173
“👍”
(311) Bu yazışmalar üzerine 04.08.2020 tarihinde MEDICABİL kendisine de DORUK
YILDIRIM’ın aldığı katsayıların aynısının geldiğini belirtmiş ve bunun üzerine HAYAT
yetkilisi “gözünüz aydın”, ARİTMİ yetkilisi ise “(…..) görüştüğümüz gibi gönderiyor.
Darısı diğer kurumlarımıza da.” mesajlarını paylaşmıştır (Delil 2/22). Yazışmalardan
anlaşıldığı üzere, ALLIANZ ile yaşanılan bu süreçte teşebbüsler amaçlarına ulaşmışlar
ve beraber hareket edebilecekleri diğer konuların arayışına girişmişlerdir.
(312) “TSS Çalışma Grubu”na üye özel sağlık kuruluşları ile bilgisi elde edilen diğer
teşebbüslerin ALLIANZ ile TSS çalışma şartlarının BUSAD’ın dâhil olduğu sürecin
öncesi ve sonrası olarak karşılaştırmasına aşağıdaki tabloda yer verilmektedir:
Tablo 33- ALLIANZ’la TSS Sürecindeki Görüşmeler Öncesi ve Sonrasında ALLIANZ TSS Katsayıları
Muayene,
Konsültasyon,
Takip
Laboratuvar
Fizik Tedavi ve
Rehabilitasyon A-B
Patoloji Radyoloji
Hastane 2019 2020 2019 2020 2019 2020 2019 2020 2019 2020
ARİTMİ
-
-
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
ATEK
(ANADOLU VE
ESENTEPE)
05.07.2019
30.09.2020
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
HAYAT
26.08.2019
03.09.2020
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
MEDICABİL
-
04.08.2020
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tablo 33’ün devamı:
Muayene,
Konsültasyon,
Takip
Laboratuvar
Fizik Tedavi ve
Rehabilitasyon A-B
Patoloji Radyoloji
2019 2020 2019 2020 2019 2020 2019 2020 2019 2020
DORUK
29.04.2019
11.08.2020
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
CEYLAN
15.04.2019
28.07.2020
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
PEDMER
-
-
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
CİHANGİR
(ALLIANZ ile
anlaşması yok)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
BURFİZ
-
-
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
GÖZ VAKFI
BURSA
29.08.2019
2020’de
anlaşmaları yok
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
MEDICANA
BURSA
-
-
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
MEDICALPARK
BURSA
28.04.2020
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
22-10/152-62
104/173
05.04.2021
ROMATEM
-
-
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
ROMMER
01.01.2019
01.01.2020
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Cevabi Yazılar
(313) Tablodan görüleceği üzere, “TSS Çalışma Grubu”na üye özel sağlık kuruluşlarının
ALLIANZ ile 2020 yılında imzaladıkları sözleşmelerin tarihlerinin yazışmalar ile
paralellik göstermektedir89. Buna ek olarak yeni sözleşmeler kapsamında “TSS
Çalışma Grubu”na üye özel sağlık kuruluşlarına sunulan katsayıların da benzerlik
gösterdiği görülmektedir.
(314) Yukarıdaki yazışmalardan ve diğer belgelerden, Ekim ayında ALLIANZ ile olan sürecin
tamamlandığı anlaşılmaktadır. Bunun üzerine 19.10.2020 tarihinde HAYAT ile ARİTMİ
arasında gerçekleşen görüşmeye aşağıda yer verilmektedir (Delil 2/23):
(…..): (HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi)
“Diğer tss ler ile ilgili bi oturup çalışalım
(…..) önce hiç artış yapmamıştı şimdi (…..) orana çıktı”
(…..): (ARİTMİ Genel Müdürü ve BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi)
Siz.Doruk. Medicabil. Biz Ve Esentepe oturup görüşelim.
Ne zaman ayarlayalım.
Sadece bu Hastaneler bir grup yapalım mı
(…..): (HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi)
“Olur
Ben uyarım zamana
Bizim için önemli bir konu”
(…..): (ARİTMİ Genel Müdürü ve BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi )
“Tamam”
(…..): (HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi)
“Bundan sonrası için tüm fiyat artışlarında bu grup birlikte hareket
etmeli”
(…..): (ARİTMİ Genel Müdürü ve BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi)
“O konuyuda görüşürüz. Afişe etmeden konsensus sağlanabilir.
Aksi durumda rekabet kurulu devreye girer.”
(…..): (HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi)
“Geçen sefer yaptığımız gibi olursa bir sıkıntı yok
Ortada rekabet kurulluk bi durum yok
Yine dernek üstünden yürürüz”
(315) Yukarıdaki konuşmada dikkat çeken ilk husus, hâlihazırda “TSS Çalışma Grubu” üyesi
olan CEYLAN, PEDMER ve CİHANGİR hariç yeni bir grup kurma planlarının varlığıdır.
Buna ek olarak “Bundan sonrası için tüm fiyat artışlarında bu grup birlikte hareket
89 ARİTMİ sözleşme tarihini sunmamış olsa da Delil 2/21’den görüleceği üzere, 28.07.2020 tarihinde
ALLIANZ’ın teklifini göndermiştir.
22-10/152-62
105/173
etmeli” ifadesinden, rekabetçi açıdan hassas bilgi değişiminin, piyasada rakipler
arasındaki şeffalığı artırarak birlikte hareket etme güdüsüne neden olduğu
değerlendirilmektedir.
(316) Bu konuşmalardan sonra 28.10.2020 tarihinde ise HAYAT Medikal Muhasebe
Sorumlusu (…..)’ın MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi (…..) ile HAYAT’ın
Acıbadem ve AXA ile imzaladığı TSS sözleşmelerine ait katsayı oranlarını paylaştığı
görülmektedir (Delil 2/24). Tablo 30 incelendiğinde, ilgili e-postada sözleşme bilgileri
paylaşılan AXA ve Acıbadem’in TSS’li işlemler kapsamında ALLIANZ’dan sonra en
çok işlem gerçekleştirilen sigorta şirketleri olduğu anlaşılmaktadır.
(317) Delil 2/21 ve Delil 2/23’teki yazışmalar, tarafların ALLIANZ ile görüşmelerden
bekledikleri sonucu elde ettiklerini ve devam eden süreçte diğer sigorta şirketlerine
yönelik sözleşme süreci çalışmalarına başladıklarını göstermektedir. Bu kapsamda
Delil 2/24’te başka sigorta şirketlerinin sözleşme detaylarının paylaşıldığı, bu durum
ise rakipler arasında yaşanan bilgi değişiminin devam ettiğine işaret etmektedir.
(318) Buna ek olarak, BUSAD ve ÖHP için ayrıca bir değerlendirme yapıldığında, öncelikle
Bursa ilinde faaliyet gösteren özel sağlık kuruluşlarının baştan itibaren BUSAD
bünyesinde bu faaliyete başladıkları anlaşılmaktadır (Delil 2/7 ve Delil 2/15). Bu
durum görüşmelerin diğer tarafı olan ALLIANZ tarafından da kabul edilmiştir. Buna ek
olarak BUSAD’ın ihlale taraf olmasına ilişkin bir diğer emare ise hâlihazırda BUSAD
Yönetim Kurulu Başkanı olarak faaliyet gösteren (…..)’in sahibi olduğu MEDICABİL’in
Stratejik Planlama Yöneticisi (…..)’ın teşebbüslerin rekabetçi açıdan hassas bilgilerini
toplaması ve BUSAD adına hareket etmesidir. Bir diğer gösterge ise Delil 2/14’te
BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi ve ARTİMİ Genel Müdürü (…..) tarafından ALLIANZ’a
gönderilecek yazıda BUSAD’ın yetkili kılındığını belirtmesidir. Bu kapsamda BUSAD,
rakipler arasında rekabete hassas bilgilerin paylaşılması gibi çeşitli birlikteliklere
önayak olmak yönünde kolaylaştırıcı rol oynamıştır.
(319) Diğer yandan ÖHP’nin temel motivasyonun ülke genelinde sağlık sektöründe yaşanan
sorunlara yönelik çalışmalar ve çalıştaylar düzenlemek olduğu görülmektedir. ÖHP
bünyesinde gerçekleştirilen bu faaliyetlerin ise herhangi bir rekabetçi endişeye neden
olacak türden eylemleri barındırmadığı elde edilen yerinde inceleme belgelerinden
anlaşılmaktadır.
I.5.4.2. Özel Hastanelerin Fiyat Tespit Ettiği İddiasına Yönelik Değerlendirme
I.5.4.2.1. Serbest Hekimlere Sunulan Hizmetlerde Fiyat Tespiti İddiası
(320) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin temel amacı, her bir teşebbüsün kendi ticari
politikalarını ve piyasadaki faaliyetlerini tek başına, bağımsız olarak belirlemesidir.
(321) Dosya kapsamında gerçekleştirilen yerinde incelemelerde Bursa özelinde serbest
hekimlere sunulan ameliyat hizmetinin fiyatına yönelik yalnızca HAYAT ile CEYLAN
arasındaki belgeye ulaşılmıştır (Delil 2/28). Bahsi geçen 29.06.2020 tarihli yazışmada,
rinoplasti ameliyatı için serbest hekimlere sunulan ameliyathanelerin Temmuz ayı
fiyatlandırması hakkında bilgi alışverişi yapıldığı ve fiyatlandırmanın Samsun ilindeki
gibi ortak olarak yapılması gerektiğinden bahsedildiği görülmektedir. Söz konusu
belgeden HAYAT ve CEYLAN’ın rekabete hassas ve geleceğe yönelik bilgi
paylaşımında bulunduğu anlaşılmaktadır. Yatay İşbirliği Anlaşmaları Hakkında
Kılavuz’un (Kılavuz) 45. paragrafı; “…bilgi değişimi, rekabete duyarlı bilgilerin değişimi
ile pazardaki belirsizliği azaltıyor ve rekabeti kısıtlayıcı işbirliğini kolaylaştırıyorsa, 4.
madde kapsamında ihlal teşkil edebilecektir.” ifadelerini; aynı Kılavuzun 57. paragrafı
ise “…rakiplerin, gelecekte uygulamayı planladıkları fiyat, üretim ya da satış miktarı
22-10/152-62
106/173
gibi rekabete duyarlı bilgileri aralarında değişmesi, genellikle fiyat ya da miktar tespiti
amacı taşıdığı için, normal koşullar altında kartel olarak değerlendirilir.” ifadelerini
içermektedir.
(322) HAYAT, yazışmaların aksine hastanelerinde plastik cerrahi branşında serbest
hekimlere ameliyathane kullandırmadığını belirtmiştir. Bu durumun teyit edilmesi
amacıyla Bursa İl Sağlık Müdürlüğü’nden bilgi talep edilmiştir90. Gelen cevabi yazı
kapsamında HAYAT’ın plastik cerrahi branşında serbest hekimlere ameliyathane
hizmeti sunmadığı görülmüştür. Yazışma tarihinin TSS süreci kapsamında yapılan
görüşmelerle aynı tarihe denk geldiği görülmektedir. Rekabet hukukunda “rakip” tanımı
“potansiyel rakipleri” içerecek şekilde geniş yorumlanmaktadır. 2002/2 sayılı Dikey
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin (2002/2 sayılı Tebliğ) 3. maddesinde
“rakip” “Aynı ürün pazarında faaliyette bulunan veya bulunma potansiyeline sahip
sağlayıcılardır.” şeklinde tanımlanmıştır.
(323) Her ne kadar taraflar arasındaki bilgi değişimi bir fiyat tespitine yol açmasa da,
potansiyel rakip teşebbüsler arasında rekabete hassas bilgi değişimi 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında ele alınmıştır. Taraflardan birinin sunmadığı
hizmete ilişkin bu yazışma, TSS’ye yönelik başlatılan sürecin bir sonucu olarak
potansiyel rakipler arasındaki iletişimin arttığını göstermesi açısından önemlidir. İlgili
Kılavuz’daki açıklamalar HAYAT’ın plastik cerrahi branşında faaliyetinin olmaması ile
birlikte ele alındığında, gerçekleştirilen bilgi değişimi fiyat tespitini amaçlayan bir bilgi
değişimi olmaktan ziyade, pazardaki belirsizliği azaltma sonucunu doğuran rekabete
duyarlı bilgi değişimi niteliğindedir.
(324) HAYAT ile CEYLAN arasındaki durumdan bağımsız olarak, serbest hekim
ameliyathane kullandırma ücretlerine yönelikherhangi bir ortak hareketin Bursa ilindeki
diğer özel sağlık kuruluşları bakımından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği yönünde
incelemeler yapılmıştır. Yerinde incelemelerde, Bursa ilinde diğer özel sağlık
kuruluşları bakımından ortak harekete dair herhangi bir emareye rastlanmamıştır.
Ayrıca Bursa ilindeki serbest hekimler ile gerçekleştirilen görüşmeler söz konusu
durumu doğrular niteliktedir.
(325) İlaveten, serbest hekimlere ameliyathanesini kullandıran özel sağlık kuruluşlarının fiyat
listelerinin farklılaştığı, yıllık fiyat değişim oranlarının da birbirine benzemediği
görülmektedir. Kaldı ki Bursa’da serbest hekimlere yönelik ameliyathane hizmeti veren
özel hastane sayısının Samsun’dan daha fazla olduğu ve pazar yapısının Samsun’dan
oldukça farklı olduğu görülmektedir. Bu durumun bir sonucu olarak da Bursa’daki
hekimlerin birçok alternatifi olduğu ve Samsun’dakine benzer bir sorunla
karşılaşmadıkları serbest hekimler tarafından da ayrıca belirtilmiştir. Dolayısıyla Bursa
ili özelinde, serbest hekimlere yönelik fiyatlandırma bakımından diğer teşebbüsler
açısından 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiğine işaret eden bir bulguya
ulaşılamamıştır.
I.5.4.2.2. Diğer Bazı Hizmetlerde Fiyat Tespiti İddiası
(326) Delil 2/29’da yer alan ifadelerden HAYAT ile ARİTMİ arasında psikoteknik rapor onayı
için ortak tutum sergilenmesi niyetine yönelik konuşmalar gerçekleştirildiği
görülmektedir. İlk olarak söz konusu belgede bahsi geçen psikoteknik raporunun;
18.07.1997 tarih ve 23053 sayılı "Karayolları Trafik Yönetmeliği”nin “Sürücü Belgesi
Alacakların Sağlık Muayenelerine Ait Esaslar” başlığı altında düzenlendiği ve
90 Özel sağlık kuruluşlarının, serbest hekimlere ameliyat hizmeti sunması halinde bu işlemi aylık bazda
il sağlık müdürlüklerine bildirmesi gerekmektedir.
22-10/152-62
107/173
sürücülerin sağlaması gereken kriterlerden biri olduğu görülmektedir. Bu kapsamda
Sağlık Müdürlüklerince ruhsatlandırılmış bir psikoteknik değerlendirme merkezinden
alınan psikoteknik raporunun ise psikiyatri uzmanı tarafından onaylanması gerektiği
anlaşılmaktadır. Psikoteknik raporunun psikiyatri uzmanı tarafından onayının fiyatına
yönelik olarak, HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi (…..) ile
ARİTMİ Genel Müdürü (…..) arasında geçen 23.09.2020 tarihli WhatsApp
yazışmasına aşağıda yer verilmektedir:
(…..): (ARİTMİ (…..))
“Hayırlı akşamlar. Psikoteknik raporlarının psikiyatri uzmanı
tarafından onayı için sizin ordan 50 TL alındığını söylüyorlar. Biz
120 TL alıyoruz. Bu durum doğrumudur? ne yapalım?”
(…..): (HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi)
“Sorayım şimdi
50 çok düşük
Ortak rakam yaparız”
(…..): (ARİTMİ Genel Müdürü)
“Tamam”
(…..): (HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi)
“Anlaşmalı olduğumuz birkaç yere 50 TL’den veriyorlar mış
konuştum fiyatı 100 TL’ye çekecekler sizde 100 diyebilirsiniz
Veya 120 derseniz biz de öyle diyebiliriz.”
(…..): (ARİTMİ Genel Müdürü)
“120 olsun
Dr işlerini bu kadar ucuzlatmayalım”
(327) İlgili yazışmadan, tarafların psikoteknik rapor onay fiyatlarını birlikte belirleme güdüsü
içerisinde oldukları görülmektedir. Bu kapsamda HAYAT ve ARİTMİ’nin 2020 yılından
günümüze kadar aylık bazda psikoteknik raporu onay fiyatlarına aşağıdaki tabloda yer
verilmektedir:
Tablo 34- HAYAT91 ve ARİTMİ’nin Psikoteknik Raporu Onay Fiyatları (TL)
2020 2021
ARİTMİ HAYAT ARİTMİ HAYAT
Ocak 120 - 100 100
Şubat 120 - 100 100
Mart 120 - 100 100
Nisan 120 - 100 100
Mayıs 120 - 100 100
Haziran 120 - 100 100
Temmuz 120 - 100 100
Ağustos 120 100
Eylül 120 100
Ekim 50 100
Kasım 100 100
Aralık 100 100
Kaynak: Cevabi Yazılar
91 HAYAT tarafından psikoteknik rapor onayı hizmetinin 2020 yılı Ağustos ayından itibaren verilmeye
başlandığı belirtilmiştir.
22-10/152-62
108/173
(328) Yukarıdaki tablo incelendiğinde ARİTMİ ve HAYAT’ın psikoteknik rapor onayı
fiyatlarının, konuşmada bahsi geçen tutarlarla örtüştüğü görülmektedir. Bununla
birlikte ARİTMİ, Ekim ayında 50 TL olan fiyatını Kasım ayında HAYAT ile aynı seviyeye
taşımıştır. Bu durum, konuşmada fiyatı soran tarafın ARİTMİ olması ve sonrasında
HAYAT’ın “ortak rakam yaparız” önerisinin bir sonucudur.
(329) Her iki konuşmanın da TSS görüşmeleri sürerken yaşanması önemlidir. Delil 2/32’de
ARİTMİ yetkilisi tarafından paylaşılan “birlikte beraber hareket etme adına yaptığımız
bu ilk çalışmamın başarılı olmasının bunda sonra başka konularda da beraber hareket
etmemizin önünü açacağını düşünüyordum.” ve Delil 2/21’de yine ARİTMİ yetkilisi
tarafından paylaşılan “Ve beraber hareket edebileceğimiz diğer konuları da
belirlemeliyiz.” şeklindeki ifadelerden hareketle TSS sürecinde yaşanan gelişmelerin
rakipler arasındaki iş birliği güdüsünü artırdığı görülmektedir.
(330) Yukarıda yapılan değerlendirmelerden ve ilgili belgenin içeriğinden anlaşılacağı üzere
tarafların fiyat seyrine birlikte karar verdikleri ve bu yönde her iki tarafın da irade
beyanında bulunarak 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği sonucuna
ulaşılmıştır.
I.5.4.3. İş Gücü Piyasalarında Rekabeti Kısıtlayıcı Eylemlere Yönelik
Değerlendirme
(331) Yerinde incelemelerde elde edilen bilgi ve belgeler Bursa ilindeki özel sağlık
kuruluşlarının birbirlerinin çalışanlarını transfer etmemeye dönük karar aldıklarını
(Delil 2/34) ve ayrıca gerçekleştirilen toplantılarda maaş skalalarının konuşulduğunu
göstermektedir (Delil 2/30, 2/31, 2/32, 2/33).
(332) İlk olarak Bursa ilindeki özel sağlık kuruluşlarının aralarında hekim transferini
engellemeye dönük WhatsApp grubundaki yazışmalarının ilgili kısımlarına aşağıda yer
verilmektedir (Delil 2/34):
(…..): (CEYLAN Genel Müdürü)
“... Ceylan hastanesi olarak bu süreçte birlikte hareket etmeme
kararı aldık
Bunun sebebi de geçtiğimiz ay MEDİCABİL hastanesinin talebi
üzerine yapılan patron bazlı toplantıda kimsenin bir diğerinin
doktoruna el uzatmamdı kararı alınmasına rağmen,
Bu gün aynı hastanenin tek Kbb hekimim ile anlaşmış olduğunu
öğrenmiş olmamızdır …”
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi)
“….benim bir doktorumun yarın gruptaki başka bir hastanede
randevusu olduğunu biliyorum ancak bu durum bu oluşumun ve
burada verdiğimiz karardan dönmemiz anlamı taşımıyor.
Doktorunuz ile ilgili yorum yapmayı değl yüz yüze görüşmeyi uygun
buluyorum…”
(…..): (CEYLAN Genel Müdürü)
“Herkes herkesinhekimine el atsın personelini ayartsın alamazsa
bile maliyetleri artırsın
Ama tss de beraber para kazanalım …”
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi)
22-10/152-62
109/173
“...Bu hareket ve doktor hareketinde herkes kadar Medicabil in de
payı ve desteği vardir…”
(…..): (CEYLAN Genel Müdürü)
“Bu grupta sizden doktor alan varmı bilmiyorum ama siz toplantı
sonrası
Hiç toplantı olmamış gibi hekim görüşmelerine devam ediyorsunuz
…”
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi)
“… Sizin doktorunuz bizi aradığında görüşmedim ve hatta
patronunuz (…..) aradım ve konuştum….bilgisi oldum istedim o
doktor ile daha sonra da görüşmedik….Centilmenlik piyasa kabul
ve kurallarını ve iç disiplin konusunda ne kendime ne de kuruma
olmuşuz bir kelimeyi kabul etmem çok zor…”
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi)
“Dahiliye doktorunuzla ilgili (…..) sorun lütfen…..hatırlayacaktır
mutlaka”
(…..): (CEYLAN Genel Müdürü)
“Dahiliye belliki anlaşamamışsınız
Demekki anlaşsanız oda gidecekti
Ama bu günki konumuz Kbb
Dahiliye yide muhtemelen başka bir hastaneden aldınız diye
düşünüyorum …”
(…..): (MEDICABİL Stratejik Planlama Yöneticisi)
“… Medicabil son 1 aydır birçok doktor ile görüşüyor ve bu grup
içindeki 2 hastaneden bize müracaat eden doktor oldu görüşmedik
bile….sizden 4 doktor ilanlarımıza döndü 3 uyle aracı şirkete
nazikçe teşekkür edip geri çevirdik 1 isi de zaten bize kuruma değil
buradaki ağabeyi doktorun yanına gelmeyi tercih etii …”
(…..): (CEYLAN Genel Müdürü)
“… Ben baktıracak hekimim olmadıktan sonra tss de muayene
katsayısını 7 alsam ne olacak …
Bir taraftan birbirimizin paçasında aşağı çekip öbür tarafta elini
tutmaya çalışmak saçma”
(…..): (ARİTMİ Genel Müdürü - BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi)
“… Bursa özel sağlık kuruluşları olarak birlikte beraber hareket etme
adına yaptığımız bu ilk çalışmamın başarılı olmasının bunda sonra
başka konularda da beraber hareket etmemizin önünü açacağını
düşünüyordum.
Bütün işler ilk adıma başlar, eğer ilk adımı aramazsak sonrasında
başka konularda beraber hareket edemeyiz. ...
Kurumlarımızı rahatsız eden diğer konularda da benzer protokol ve
taahhüt nameler alınarak ortak hareket tarzı belirleyebiliriz. …”
22-10/152-62
110/173
(333) Belgede “MEDICABIL’in talebi üzerine” yapıldığından bahsedilen toplantının, tarafların
MEDICABİL’de 14.05.2020 tarihinde gerçekleştirdiği toplantı olduğu (Delil 2/11),
yazışmalardan tarafların TSS haricinde, hekim transferinin engellenmesi yönünde de
bir karar aldığı açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, TSS süreci ve özel
sağlık kuruluşları yöneticileri arasında alınan kararın uygulanmasında henüz iki ay
geçmeden (29.06.2020) CEYLAN’ın şikâyetlerinin ortaya çıktığı görülmektedir.
(334) Daha önce de belirtildiği üzere, iş gücü piyasasında rekabeti kısıtlayıcı nitelikteki bu
anlaşma, ne ölçüde uygulandığından ya da etki doğurduğundan bağımsız olarak,
amaç bakımından rekabet ihlali teşkil etmektedir. Fiyat tespiti, arz kısıtlaması, pazar
veya müşteri-sağlayıcı paylaşımı gibi açık anlaşmalar, amacı itibarıyla rekabeti
kısıtlayıcı oldukları kabul edildiğinden pazardaki mevcut veya potansiyel etkilerinin
incelenmesine gerek görülmeksizin yasaklanmaktadır. İş gücü piyasası bakımından,
çıktı pazarlarındaki ihlallerin tam simetriği olan ve aynı etkiyi üst pazarda (işgücü/girdi
pazarında) doğuran anlaşmalar da bu kapsamda ele alınmaktadır. Personel
transferinin engellenmesine yönelik bir centilmenlik anlaşması, sağlayıcıların
paylaşılmasına benzer sonuçlar doğuracaktır.
(335) Kurulun 18.04.2011 tarihli ve 11-24/464-139 sayılı Otomotiv kararında “rekabet ihlali
niteliğindeki bir toplantıya katılmış olan teşebbüslerin tamamı karine olarak ihlalin tarafı
olarak kabul edilmekte, ilgili teşebbüsler ancak toplantıda görüşülen rekabeti sınırlayıcı
hususlara muhalif kaldığını açıkça ifade etmiş olması ve bu hususu ispat etmesi
durumunda sorumluluktan kurtulabilecektir.” değerlendirmesi yer almaktadır. Rekabeti
sınırlayıcı hususlarda bilgisi olan taraf, artık gelecekteki davranışlarını rakiplerinden
bağımsız şekilde belirlemekten uzak olacaktır.
(336) Açıklamalar çerçevesinde WhatsApp grubuna üye olan bir teşebbüs yetkilisinin açık
şekilde rekabeti sınırlayıcı hususlara muhalif kaldığını belirtmemesi, tarafın bu
birlikteliğe katıldığını göstermektedir. Ayrıca taraflar, söz konusu toplantı haricinde
TSS sürecine ilişkin olarak aynı dönemde birçok toplantı gerçekleştirmiş olup tarafların
ilgili WhatsApp grubu üzerinden birbirleriyle iletişim hâlinde olduğu sabittir. Kaldı ki bir
an için teşebbüs yetkililerinin herhangi bir beyanlarının olmadığı ve sadece grupta yer
aldıkları dikkate alınsa dahi, Otomotiv kararında değinilen hususlar çerçevesinde
sorumluluktan kurtulmaları, ancak durumu idari otoritelere bildirmeleri veya
konuşmalarda/toplantılarda dile getirilen rekabeti sınırlayıcı hususlara muhalif
kaldıklarını rakiplerine derhal ve açıkça bildirmeleri ve bu hususu ispat etmeleri halinde
mümkündür92.
(337) Sonuç olarak, “TSS Çalışma Grubu” katılımcıları olan; CEYLAN, DORUK YILDIRIM,
ATEK, HAYAT, PEDMER, ARİTMİ, MEDICABİL ve CİHANGİR’in hekim transferini
engellemek yoluyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri kanaatine
varılmaktadır.
(338) Diğer taraftan, dosya kapsamında Bursa ilindeki özel sağlık kuruluşlarının insan
kaynakları birimlerince maaş skalalarının belirlenmesine yönelik olarak toplantılar
gerçekleştirildiği görülmektedir. Dosya mevcudu bilgi ve belgeler, bu yönde 05.09.2019
(Delil 2/30), 01.11.2019 (Delil 2/32), 21.01.2020 (Delil 2/33) tarihlerinde üç adet
toplantı gerçekleştirildiğini ortaya koymaktadır.
(339) İlk toplantıya ilişkin elde edilen Delil 2/30, 10.09.2019 tarihinde GÖZ VAKFI BURSA
tarafından ARİTMİ, MEDICABİL, RETİNA, CİHANGİR, CEYLAN, MEDICALPARK
BURSA, MEDICANA BURSA, PEMBEMAVİ ve BURFİZ’e gönderilmiştir. Delil
92 09.01.2020 tarih ve 20-03/28-12 sayılı Kurul kararı.
22-10/152-62
111/173
2/30’daki e-postanın göndericisi, toplantı tutanağının daha çok tarafa ulaşmasını,
toplantıdan daha çok tarafın haberdar olmasını ve böylelikle toplantılara Bursa ilindeki
birçok özel sağlık kuruluşunun davet edilmesini teminen aynı gün yine ilk toplantıya
ilişkin tutanağı daha çok alıcıya göndermiştir (Delil 2/31).
(340) Buna karşın, Delil 2/30’da sayılan taraflara, ikinci toplantının gerçekleştirildiği tarihte
gönderilen e-postada yer alan “Bugün gerçekleştireceğimiz toplantımıza ait gündemi
ekte paylaşıyorum” ifadelerinden, bahsi geçen toplantının katılımcılarının her iki e-
postanın da tarafı olan GÖZ VAKFI BURSA, ARİTMİ, MEDICABİL, RETİNA,
CİHANGİR, CEYLAN, MEDICALPARK BURSA, MEDICANA BURSA, PEMBEMAVİ
ve BURFİZ olduğu görülmüştür (Delil 2/32). Bununla birlikte farklı bir tarafa bu e-
postanın iletildiğine dair herhangi bir belge elde edilememiştir.
(341) Üçüncü toplantının katılımcılarına dair doğrudan bir e-posta elde edilememiş olsa da
ilk iki toplantının katılımcıları arasında sayılan BURFİZ’de yapılan incelemede,
teşebbüs çalışanları arasında toplantıya katıldıklarını ve ilk iki toplantının içeriğine
paralel kararların alındığını gösteren yazışmalar elde edilmiştir (Delil 2/33).
(342) Toplantı katılımcılarına dair diğer bir belge ise MEDICANA BURSA iç yazışmasıdır.
Söz konusu e-posta, Delil 2/30’da alıcılar arasında bulunan, ancak Delil 2/31’de
bulunmayan MEDICANA BURSA İnsan Kaynakları Müdürü (…..) tarafından
MEDICANA BURSA Genel Müdürü (…..)’ya gönderilmiştir. İlgili e-postada yer alan,
“Sektördeki İnsan Kaynakları yöneticileri ile yapmış olduğumuz toplantının tutanağı
ektedir.” ifadesi toplantıya katılan teşebbüslerin, Delil 2/30 ve Delil 2/32’nin alıcısı
konumundaki teşebbüsler olduğu düşüncesini destekler niteliktedir.
(343) 05.09.2019 tarihinde GÖZ VAKFI BURSA’da gerçekleştirilen ilk toplantının birinci
gündeminin “maaş skalası” olması ve aynı toplantıda alınan iki numaralı kararda “Her
kurum maaş skalası çalışması yapıp bir sonraki toplantıda konuşulmasına ve ortalama
bir maaş skalası belirlenmesine kararı alındı” ifadelerinin yer alması dikkat çekmektedir
(Delil 2/31). 01.11.2019 tarihinde PEMBEMAVİ’de gerçekleştirilen ikinci toplantının
gündeminin birinci maddesinin, ilk toplantıda alınan karara paralel şekilde, “maaş
skalasının belirlenmesi” olduğu görülmektedir (Delil 2/32).
(344) Yukarıda açıklandığı üzere, çeşitli değişkenlere bağlı olarak her özel sağlık
kuruluşunun kendi içinde belirlediği zam oranlarının teşebbüsler arasında ortaklaşa
belirlenmesi 4054 sayılı Kanun 4. maddesi kapsamına girmektedir. En başta iş gücü
piyasasındaki rekabet ortamının bozulmasına yol açan anlaşmalar, emeğin bir maliyet
unsuru olması sebebiyle de fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım
yahut satım şartlarının birlikte tespit edilmesini yasaklayan 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesini amaç bakımından ihlal etmektedir.
(345) Taraflar arasında gerçekleştirilen 21.01.2020 tarihli üçüncü toplantıda ise, yine toplantı
gündeminin ilk maddesinin “maaş skalası” olduğu, özel sağlık kuruluşlarının aynı
toplantıda “mevcut asgari ücretli çalışan personele %15.3 oranında (yasal tutar kadar)
zam yapılması, diğer ücretli kapsamına giren personellere de bir önceki yılın enflasyon
oranı (ortalama %12) alt limit olarak çoğunlukla uygulanması. 2020 yılı zam oranlarının
yüzdelik oranları ise %12 (alt limit) ve %20 (üst limit) olarak görüşülmüştür,” yönünde
karar aldığı görülmüştür (Delil 2/33).
(346) Tarafların gerçekleştirdikleri toplantılar sonucunda yapılacak zam oranlarına birlikte
karar verdikleri görülmektedir. Buna ek olarak söz konusu toplantılarda ücret ve işe
alım süreçlerinde çalışanlara ilişkin bilgi değişiminin varlığına işaret eden gündem
maddelerinin olduğu da görülmektedir. Bu kapsamda ilk toplantı sonrasında alınan;
22-10/152-62
112/173
“Kurumlar arası geçişlerde ücret talepleri ve teklifleri”
“Yeni işe girişlerde önceki kurumlarında aldığı ücretin öğrenilmesinde
yardımlaşma”
“Personel bordrolarının imzalatılması ve mail ortamında gönderilmesi
konusunda bilgi alışverişi yapıldı”
şeklindeki kararlardan bu konuların gündem olmasının yanı sıra toplantıda
görüşüldüğü de anlaşılmaktadır (Delil 2/31).
(347) Açıklamalar çerçevesinde bahse konu bilgi değişimi, tarafların içerisinde bulunduğu
maaş skalasının belirlenmesine ilişkin anlaşmanın kapsamında ortaya çıkmıştır.
Dolayısıyla GÖZ VAKFI BURSA, ARİTMİ, MEDICABİL, RETİNA, CİHANGİR,
CEYLAN, MEDICALPARK BURSA, MEDICANA BURSA, PEMBEMAVİ ve BURFİZ’in
doğrudan çalışanların maaş tutarını tespit etmek yerine, asgari/azami zam oranını
kararlaştırdıkları ve bu kapsamda 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri
kanaatine varılmaktadır.
I.5.5. 4054 Sayılı Kanun’un 4. Maddesi Çerçevesinde Genel Değerlendirme
I.5.5.1. İlk SR Kararı Kapsamında Genel Değerlendirme
I.5.5.1.1. Fiyat Tespitine İlişkin Genel Değerlendirme
(348) İncelemeler sonucunda elde edilen belgelere göre, soruşturma kapsamında tespit
edilen ilk temas 2019 yılının Haziran ayında MEDICALPARK/LIV SAMSUN ve
MEDICANA SAMSUN arasında serbest hekimlere sunulan hizmetlerin fiyatlarına
yönelik yapılan görüşmedir (Delil 1/1). Bahsi geçen belge kapsamında plastik cerrahi
ve kadın doğum branşında serbest hekimlere uygulanacak fiyatların tespit edildiği
görülmektedir. 2020 yılının Haziran ayında ise BÜYÜK ANADOLU ve ATASAM’ın da
sürece dahil olduğu, dolayısıyla taraf sayısının arttığı görülmektedir (Delil 1/3). Taraflar
arasında ortaya çıkan bu irade uyuşmasının temel motivasyonun ise Delil 1/2’de yer
alan ifadelerden; hastanelerde çalışan doktorların ayrılarak özel muayenehane
açmasını önlemek olduğu anlaşılmaktadır. 09.06.2020 tarihinde yapılan toplantıda her
hastanenin serbest hekimlere uygulayacağı fiyatların ayrı ayrı tespit edildiği, bir diğer
deyişle tek fiyat yerine hastane özelinde fiyatlandırmaya karar verildiği görülmektedir.
09.06.2020 tarihinde yapıldığı anlaşılan toplantının katılımcılarının
MEDICALPARK/LIV SAMSUN, MEDICANA SAMSUN, BÜYÜK ANADOLU ve
ATASAM olduğu belgenin içeriğinden anlaşılmaktadır. Toplantıdan sonra,
kararlaştırılan fiyatlara paralel olarak serbest hekimler ile yeni fiyatların
paylaşılmasının ise, ortak fiyat belirleme amacının uygulamaya geçirildiğini göstermesi
açısından önemli olduğu değerlendirilmektedir. Tarafların tespit ettikleri fiyatlara
serbest hekimlerden gelen tepkiler üzerine yapılacak %20 indirim konusunda da
iletişimde oldukları görülmektedir (Delil 1/9). Bununla birlikte “anlaşmaya sadık kalmak
boynumuzun borcu” gibi yazışmalar da anlaşmanın varlığına işaret etmektedir (Delil
1/10).
(349) Serbest hekimlere yönelik fiyatlandırma hususunda, 09.06.2020-15.06.2020-
22.06.2020 tarihlerinde üç toplantı gerçekleştirilmiştir. (…..). Rekabet karşıtı amacı
açık olan bir toplantıda yer alan katılımcının toplantıda tartışılan konulara ve/veya
varılan sonuçlara katılmadığını, karşı çıktığını toplantının diğer katılımcılarına açıkça
ifade etmesi gerekmektedir (publicly distance). Bu nedenle, MEDIBAFRA fiyatların
yükseltilmesi hususunda rakipler arasında ortaya çıkan irade uyuşmasının bir parçası
değildir.
22-10/152-62
113/173
(350) LİMAN ve ATASAM ise toplantıların gerçekleştirildiği dönemde serbest hekimlere
ameliyathane hizmeti vermediğini belirtmektedir. Elde edilen belgelerden, LİMAN’ın
2020 yılının sonunda; ATASAM’ın ise 2020 Ağustos’ta serbest hekimlere hizmet
vermeye başladığı görülmektedir. Bununla birlikte Samsun ilindeki serbest hekimlere
mevcut uygulamalar hakkında görüşleri sorulmuş, gelen cevabi yazılardan LİMAN’ın
sadece kadın doğum branşında kadrosu olması sebebiyle serbest hekimlere bu alanda
ameliyathanesini kullandırdığı, fiyatlandırma davranışlarında da rakiplerinden
bağımsız faaliyet gösterdiği iletilmiştir. Öte yandan, Delil 1/3’te yer alan tutanak
formunda, LİMAN’ın toplantıya katıldığına dair net bir içerik veya LİMAN’ın gelecekteki
fiyatlamasına dair herhangi bir ifade yer almamaktadır. ATASAM’ın ise bu toplantılara
katıldığı ve serbest hekim hizmetlerine toplantıdan yaklaşık 1,5 ay sonrasında
başladığı ve serbest hekimlere yönelik fiyat listesi çalışmalarında bu toplantıda yer alan
fiyat öngörülerini dikkate aldığı anlaşıldığından, LİMAN’ın bu anlaşmaya taraf olduğu
tespit edilemezken, ATASAM’ın bu anlaşmaya taraf olduğu ortaya konulabilmektedir.
(351) Bununla birlikte soruşturma kapsamında elde edilen bilgilerden bazı özel hastaneler
arasında birlikte fiyat tespitine yönelik eylemlerin serbest hekimlere sunulan
hizmetlerle sınırlı kalmadığı görülmektedir. Delil 1/13 incelendiğinde, hastaneler
arasındaki serbest hekimlere yönelik hizmetler haricindeki ortak hareketin 17.10.2019
tarihine dayandığı ve söz konusu işleyişin esasen MEDICANA SAMSUN ve
MEDICALPARK/LIV SAMSUN arasındaki görüşmelerle şekillendiği anlaşılmaktadır.
MEDICALPARK/LIV SAMSUN ve MEDICANA SAMSUN tarafından 2019 yılının Ekim
ayında gerçekleştirilen eylemler, Delil 1/1 ile ortaya koyulduğu üzere 2019 Haziran
ayında serbest hekimlerin ameliyathane kullanımına yönelik iki hastane arasında
yapılan anlaşmanın süresine ya da niteliğini değiştirmemektedir.
(352) Dosya kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda
MEDICALPARK/LIV SAMSUN, MEDICANA SAMSUN, BÜYÜK ANADOLU ve
ATASAM’ın birlikte fiyat tespit etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal
ettiği sonucuna varılmaktadır.
I.5.5.1.2. İş Gücü Piyasalarında Rekabeti Kısıtlayıcı Eylemlere İlişkin Genel
Değerlendirme
(353) Kuruma intikal eden şikâyet başvurularında iş gücü piyasasını ilgilendiren iddialara yer
verilmektedir. Yapılan yerinde incelemede konuya ilişkin elde edilen belgelerden
MEDICANA SAMSUN ile MEDICALPARK/LIV SAMSUN’un iş gücü pazarında rekabet
etmekten karşılıklı olarak kaçındıkları görülmektedir (Delil 1/20 ve Delil 1/21). Söz
konusu belgelerin içeriğinde bahsi geçen çalışanların yazışmalardaki amaca uygun
olarak transferlerinin gerçekleşmediği görülmektedir. Bu kapsamda her iki çalışanın da
MEDICALPARK SAMSUN’dan MEDICANA SAMSUN’a geçiş yapamadığı ve
ayartmama anlaşmasının uygulamaya geçirildiği anlaşılmaktadır.
(354) Bu deliller doğrultusunda, MEDICANA SAMSUN ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN
arasında hekim transferinin engellenmesine yönelik bir anlaşma yapıldığı, bu
anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini amacı itibarıyla ihlal ettiği sonucuna
varılmaktadır.
(355) Bununla birlikte MEDIBAFRA ile yapılan görüşmede hemşire transferinin
engellemesine yönelik konuşmalar gerçekleştiği belirtilmiştir. Dosya kapsamında
yapılan yerinde incelemede konuya ilişkin herhangi bir belge elde edilememiştir.
Dolayısıyla hemşire transferinin engellenmesi konusunda taraflar arasında
“konuşmalar” gerçekleştirilmesine ilişkin dosya kapsamında yalnızca bir soruşturma
tarafının sözlü beyanı mevcuttur. Kaldı ki, ilgili beyan hemşire transferinin
22-10/152-62
114/173
engellenmesine yönelik herhangi bir karar alındığına değil, bu durumun yalnızca
konuşulduğuna işaret etmektedir. Bunlara ek olarak, özel hastanelerde işe başlayan
hemşirelerin hangi hastaneden transfer edildiğine yönelik hazırlanan tablodan hemşire
sirkülasyonunun yüksek olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla dosya mevcudu bilgi ve
belgeler, ayrıca hemşireler bakımından bir transfer yasağına yönelik centilmenlik
anlaşmasına işaret etmemektedir.
I.5.5.2. İkinci SR Kararı Kapsamında Genel Değerlendirme
I.5.5.2.1. TSS Sürecindeki Bilgi Alışverişine İlişkin Genel Değerlendirme
(356) Bursa ilinde faaliyet gösteren sağlık kuruluşlarının, SUT fiyatında yaşanan artışa
rağmen sigorta şirketlerinin katsayılarda indirime gitmesi nedeniyle ortak hareket
ettikleri görülmektedir. Bu kapsamda 2020 yılının Nisan ayından itibaren görüşmeler
gerçekleştirmişlerdir (Delil 2/5). Görüşme yapılacak sigorta şirketi ise Bursa ilinde en
fazla TSS poliçesine sahip olması nedeniyle ALLIANZ olmuştur. BUSAD tarafından,
26.04.2020 tarihinde “zoom” uygulaması üzerinden yapılan toplantı sonrasında alınan
kararların ve temennilerin yer aldığı ve özel sağlık kuruluşlarının imzasına sunulan
belge hazırlandığı görülmektedir (Delil 2/7). “Vekâletname” olarak adlandırılan söz
konusu belgeyi TSS kapsamında hizmet vermeyen teşebbüslerin dahi imzalamış
olması, belgenin BUSAD’ın yeniden yapılanma ve sektörde etkin bir rol oynama
çabasının bir sonucu olduğuna işaret etmektedir.
(357) Benzer şekilde devam eden süreçte BUSAD Yönetim Kurulu Başkanı’nın hastanesi
olan MEDICABİL’in Stratejik Planlama Yöneticisi (…..) “Özel Sağlık Sektörü” isimli
WhatsApp grubuna 01.05.2020 tarihinde diğer sağlık kuruluşlarından; geleceğe
yönelik katsayı beklentilerinin ortak çalışma grubunda paylaşılmak üzere kendisine
iletmelerini istemektedir (Delil 2/9). Bunun üzerine ise 13.05.2020 tarihinde CEYLAN,
DORUK YILDIRIM, ATEK, HAYAT, CİHANGİR, PEDMER, ARİTMİ93 ve
MEDICABİL’den temsilcilerin olduğu “TSS Çalışma Grubu” isimli WhatsApp grubunu
kurduğu görülmektedir. Tarafların bilgi değişimi içinde olduklarına dair bir sonraki belge
ise 14.05.2020 tarihli e-postadır. Söz konusu e-postada CİHANGİR hariç diğer “TSS
Çalışma Grubu” üyelerinin geleceğe yönelik katsayı beklentilerinin bulunduğu
görülmektedir. Bu kapsamda tarafların rekabete hassas bilgileri aralarında paylaştığı
anlaşılmaktadır.
(358) Bu sürecin devamında ise başlatılan ortak hareketi garanti altına almak adına cezai
şartın bulunduğu “Taahhütname” isimli bir belgenin imzaya açıldığı görülmektedir. Söz
konusu taahhütnamenin CEYLAN tarafından imzalanmış hali yerinde incelemelerde
elde edilmiştir. PEDMER ve CİHANGİR hariç diğer teşebbüslerin ise “TSS Çalışma
Grubu”nda taahhütnameleri imzaladıklarına yönelik beyanları mevcuttur.
(359) Rekabete hassas bilgi değişimine taraf olan teşebbüslerin kimler olduğuna ilişkin
başlıca kriterlerden biri kabul edilebilecek olan 14.05.2020 tarihli e-postada (Delil 2/12)
“TSS Çalışma Grubu” üyelerinden sadece CİHANGİR’in bilgileri bulunmamaktadır.
Bunun dışında CİHANGİR’in, ALLIANZ ile anlaşmasının olmaması, vekâletname ve
taahhütname sunduğuna dair bir delil bulunmaması nedeniyle TSS sürecinde
rakiplerle ortak hareket ederek bilgi paylaşımına taraf olmadığı anlaşılmıştır.
CİHANGİR dışında kalan CEYLAN, DORUK YILDIRIM, ATEK, HAYAT, PEDMER,
93 ARİTMİ adına grupta bulunan ARİTMİ Genel Müdürü ve BUSAD Yönetim Kurulu Üyesi (…..)’ın önceki
tarihlerde paylaşımlarının olduğu, bununla birlikte 24.10.2020 tarihinde gruptan ayrıldığı görülmektedir.
22-10/152-62
115/173
ARİTMİ ve MEDICABİL’in ise rekabete hassas bilgi paylaşımında bulunarak rekabetçi
parametreleri ortadan kaldırma iradesini sergilemişlerdir.
(360) BUSAD’ın söz konusu eylemlere en başından itibaren müdahil olduğu yerinde
inceleme belgelerinden anlaşılmaktadır. Bununla birlikte BUSAD üyelerinin tamamına
sorumluluk yüklenmesinin ise doğru olmayacağı, BUSAD’ın, rakipler arasında
rekabete hassas bilgilerin paylaşılmasına ve rakipler arası çeşitli birlikteliklere önayak
olmak yönünde rekabete aykırı davranışlar bakımından kolaylaştırıcı rol oynadığı
kanaatine varılmaktadır.
(361) ÖHP bünyesinde gerçekleştirilen faaliyetlerin rekabetçi açıdan endişeye neden olacak
türden eylemler olabileceğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeye ulaşılamaması
nedeniyle bir ihlal isnadında bulunulmamaktadır.
I.5.5.2.2. Rinoplasti Ameliyatı İçin Serbest Hekimlere Sunulan Ameliyathane
Fiyatlarında Bilgi Alışverişine İlişkin Genel Değerlendirme
Dosya kapsamında gerçekleştirilen yerinde incelemelerde Bursa özelinde serbest
hekimlere sunulan ameliyat hizmetinin fiyatına yönelik yalnızca HAYAT ile CEYLAN
arasındaki belgeye ulaşılmıştır (Delil 2/28). Bahsi geçen 29.06.2020 tarihli yazışmada,
rinoplasti ameliyatı için serbest hekimlere yönelik Temmuz ayı fiyatlandırması
hakkında bilgi alışverişi yapıldığı görülmekte ve fiyatlandırmanın Samsun ilindeki gibi
ortak yapılması gerektiğinden bahsedilmektedir. Bununla birlikte HAYAT’ın
bünyesinde rinoplasti ameliyatı için serbest hekimlere hizmet sunmadığı
görülmektedir. Rekabet hukukunda “rakip” tanımı “potansiyel rakipleri” içerecek şekilde
geniş yorumlanmaktadır. 2002/2 sayılı Tebliğ’in 3. maddesinde “rakip” tanımı “Aynı
ürün pazarında faaliyette bulunan veya bulunma potansiyeline sahip sağlayıcılardır.
Ürün pazarı, anlaşma konusu mal veya hizmetler ile alıcı açısından ürün özellikleri,
fiyatları ve kullanım amaçları bakımından bunlarla değiştirilebilir ya da bunları ikame
edebilir kabul edilen mal veya hizmetleri kapsar.” şeklindedir.
(362) Her ne kadar taraflar arasındaki bilgi değişimi bir fiyat tespitine yol açmasa da rakip
teşebbüsler arasındaki rekabete hassas bilgi değişiminin 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesini ihlal ettiği kanaatine varılmaktadır.
I.5.5.2.3. İş Gücü Piyasalarında Rekabeti Kısıtlayıcı Eylemlere İlişkin Genel
Değerlendirme
(363) Delil 2/34, Bursa ilindeki özel sağlık kuruluşlarının birbirlerinin çalışanlarını transfer
etmemeye dönük ortak karar aldıklarını göstermektedir. Belgede bu yönde
gerçekleştirilen toplantının, Mayıs 2020 tarihinde gerçekleştirildiği, taraflar arasında
personel transferinin engellenmesine yönelik ortak karar alındığı belirtilmektedir. Böyle
bir ortak karar alınması iş gücü piyasasında rekabeti kısıtlayıcı niteliktedir ve amaç
bakımından rekabet ihlali teşkil etmektedir. Bu nedenle ihlalin varlığının kabulü için, bu
anlaşmanın piyasada uygulandığının ya da etki doğurduğunun gösterilmesi
zorunluluğu bulunmamaktadır. Fiyat tespiti, arz kısıtlaması, pazar veya müşteri-
sağlayıcı paylaşımı gibi açık anlaşmalar, amacı itibarıyla rekabeti kısıtlayıcı oldukları
kabul edildiğinden, pazardaki mevcut veya potansiyel etkilerinin incelenmesine gerek
görülmeksizin yasaklanmaktadır. Aynı şekilde iş gücü piyasası bakımından, çıktı
pazarlarındaki ihlallerin tam simetriği olan ve aynı sonuçları üst pazarda (işgücü/girdi
pazarında) doğuran anlaşmalar da bu kapsamda ele alınmaktadır. Personel
transferinin engellenmesine yönelik bir centilmenlik anlaşması, sağlayıcıların
paylaşılmasına benzer sonuçlar doğuracaktır.
22-10/152-62
116/173
(364) İhlalin tarafları bakımından Kurul içtihadında “rekabet ihlali niteliğindeki bir toplantıya
katılmış olan teşebbüslerin tamamı karine olarak ihlalin tarafı olarak kabul edilmekte,
ilgili teşebbüsler ancak toplantıda görüşülen rekabeti sınırlayıcı hususlara muhalif
kaldığını açıkça ifade etmiş olması ve bu hususu ispat etmesi durumunda
sorumluluktan kurtulabilecektir.” hususu dikkate alınmaktadır. Rekabeti sınırlayıcı
konularda bilgisi olan taraf, artık gelecekteki davranışlarını rakiplerinden bağımsız
şekilde belirlemekten uzak olacaktır. Bu içtihat doğrultusunda, WhatsApp grubuna üye
olan bir teşebbüs yetkilisinin açık şekilde rekabeti sınırlayıcı hususlara muhalif
kaldığını belirtmemesi, tarafın bu birlikteliğe katıldığı anlamına gelmektedir. Kaldı ki,
taraflar söz konusu toplantı haricinde, TSS sürecine ilişkin olarak da aynı dönemde
birçok toplantı gerçekleştirmiştir. Dolayısıyla tarafların ilgili WhatsApp grubu üzerinden
birbirleriyle iletişim hâlinde olduğu sabittir. Bu doğrultuda rekabet ihlaline taraf
olunmaması, ancak teşebbüs yetkililerinin durumu idari otoritelere bildirmeleri veya
konuşmalarda/toplantılarda dile getirilen rekabeti sınırlayıcı hususlara muhalif
kaldıklarını rakiplerine derhal ve açıkça bildirmeleri ve bu hususu ispat etmeleri halinde
mümkündür94. Bu yönde herhangi bir bilgi veya belge bulunmaması nedeniyle, “TSS
Çalışma Grubu” katılımcıları olan; CEYLAN, DORUK YILDIRIM, ATEK, HAYAT,
PEDMER, ARİTMİ, MEDICABİL ve CİHANGİR’in hekim transferini engellemek yoluyla
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri kanaatine varılmaktadır.
(365) Diğer taraftan, dosya kapsamında Bursa ilindeki özel sağlık kuruluşlarının insan
kaynakları birimlerince maaş skalalarının belirlenmesine yönelik olarak 05.09.2019,
01.11.2019, 21.01.2020 tarihlerinde üç toplantı gerçekleştirmiştir. İlk toplantıya ilişkin
elde edilen Delil 2/30, 10.09.2019 tarihinde GÖZ VAKFI BURSA tarafından ARİTMİ,
MEDICABİL, RETİNA, CİHANGİR, CEYLAN, MEDICALPARK BURSA, MEDICANA
BURSA, PEMBEMAVİ ve BURFİZ’e gönderilmiştir. Aynı e-posta aynı gün daha çok
tarafa gönderilse de (Delil 2/31), Delil 2/30’da yer alan ifadeler e-postanın toplantılara
daha geniş bir katılım sağlanması amacıyla atıldığına işaret etmektedir. Bununla
birlikte, ikinci toplantı için gönderilen e-postanın alıcıları yine, Delil 2/30’daki alıcılardır.
Bu doğrultuda, Delil 2/30 ile Delil 2/32’nin taraflarının aynı olması, ikinci toplantıya
katılımın yine aynı taraflarca gerçekleştirildiğini göstermektedir.
(366) İlk iki toplantıda, “maaş skalasının belirlenmesi” hususu ortak gündem olup
gerçekleştirilen son toplantı 2020 yılına yönelik çalışanlara yapılacak ücret zamlarının
asgari ve azami oranlarının belirlendiğini ortaya koymaktadır (Delil 2/33). Ayrıca, her
bir toplantıda maaş skalasının belirlenmesinin yanında çalışanların sağlık kuruluşları
arasındaki transferleri sürecinde “ücret talepleri ve teklifleri, yeni işe girişlerde eski iş
yerinden alınan ücretin öğrenilmesinde yardımlaşma ve personel bordrolarının mail
ortamında gönderilmesi” gibi hususlarda bilgi değişimine yönelik hususların da toplantı
gündemini oluşturduğu anlaşılmaktadır.
(367) Her özel sağlık kuruluşunun kendi içinde belirlediği zam oranlarının teşebbüsler
arasında ortaklaşa belirlenmesi 4054 sayılı Kanun 4. maddesi kapsamına girmektedir.
En başta iş gücü piyasasındaki rekabet ortamının bozulmasına yol açan anlaşmalar
emeğin bir maliyet unsuru olması sebebiyle de fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar
ile her türlü alım yahut satım şartlarının birlikte tespit edilmesini yasaklayan 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesini amaç bakımından ihlal etmektedir. Dolayısıyla GÖZ VAKFI
BURSA, ARİTMİ, MEDICABİL, RETİNA, CİHANGİR, CEYLAN, MEDICALPARK
BURSA, MEDICANA BURSA, PEMBEMAVİ ve BURFİZ 2020 yılındaki çalışan maaş
94 09.01.2020 tarih ve 20-03/28-12 sayılı Kurul kararı.
22-10/152-62
117/173
zammı oranında skala belirleyerek asgari/azami zam oranını kararlaştırarak 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal etmiştir.
I.5.5.2.4.Diğer Bazı Hizmetlerde Fiyat Tespitine İlşkin Genel Değerlendirme
(368) Delil 2/29’da yer alan ifadelerden HAYAT ile ARİTMİ arasında psikoteknik rapor onayı
için ortak tutum sergilenmesi amacına yönelik konuşmalar gerçekleştirildiği
görülmektedir. İlgili yazışmadan, tarafların psikoteknik rapor onay fiyatlarını birlikte
belirleme güdüsü içerisinde oldukları anlaşılmaktadır. HAYAT ve ARİTMİ’nin 2020
Ocak-2021 Temmuz dönemindeki aylık bazda psikoteknik raporu onay fiyatlarının,
Delil 2/29’a yansıyan konuşmada bahsi geçen tutarlarla örtüştüğü görülmektedir.
Bununla birlikte Ekim ayında ARİTMİ’nin 50 TL olarak görünen fiyatı Kasım ayında
HAYAT ile aynı seviyeye taşıdığı görülmektedir. Bu durumun, konuşmada fiyatı soran
tarafın ARİTMİ olması ve sonrasında HAYAT’ın “ortak rakam yaparız” önerisinin bir
sonucu olduğu değerlendirilmektedir.
I.5.6. 4054 sayılı Kanun’un 5. Maddesi Kapsamında Değerlendirme
I.5.6.1. Fiyat Tespiti ve İşgücü Piyasalarına Yönelik Eylemler Bakımından 4054
Sayılı Kanun’un 5. Maddesi Kapsamında Değerlendirme
(369) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabeti kısıtlayıcı bir anlaşma ve/veya
uyumlu eylemin aynı Kanun’un 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyet alabilmesi
için aynı maddenin birinci fıkrasında sayılan şartların tamamını bir arada sağlaması
gerekmektedir. Dolayısıyla bu şartlardan herhangi birinin sağlanmadığının ortaya
konması halinde muafiyet değerlendirmesi bakımından diğer şartların incelenmesi
gereği ortadan kalkmaktadır. Yukarıda yapılan değerlendirmeler ışığında;
teşebbüslerin fiyat tespiti ve iş gücü pazarındaki eylemleri bakımından rekabeti
kısıtlama amacı taşıyan anlaşma içinde olduğu tespit edilmiştir.
(370) Bunun yanı sıra gerek hukuken gerek iktisadi olarak doğası gereği rekabeti aşırı ölçüde
sınırladıkları ve rekabet üzerindeki olumsuz etkilerini bertaraf edecek nitelikte
ekonomik faydalar yaratabilme ihtimallerin oldukça düşük olduğu varsayılan
anlaşmaların muafiyet koşullarını sağlama ihtimalinin görece düşük olduğu kabul
edilmektedir. Fiyat tespiti, bölge ve müşteri paylaşımı, yeniden satış fiyatının tespiti gibi
sınırlamalar bu kısıtlamalardandır. Bununla birlikte çıktı pazarlarındaki kartelin tam
simetriği olan ve benzer sonucu üst pazarda (işgücü/girdi pazarında) doğuran
girdi/alım kartelleri de açık ve ağır ihlal tanımı kapsamında ele alınmaktadır. Keza
ekonomi yazını bakımından da çıktı pazarındaki karteller ile girdi pazarındaki karteller
arasında bir fark bulunmamakta, her iki tür kartel de rekabet hukukunun çıkış noktası
olan yapay şekilde tekelci gücü kullanma imkânına kavuşmayı hedeflemekte ve
tüketici (alım karteli bakımından üretici) faydasını ele geçirmeyi; rekabetçi dengeye
göre kartel taraflarının pazarın karşı taraftaki oyuncuların zararına olacak şekilde daha
yüksek bir fayda elde etmesini sağlamaktadır.
(371) Böyle bir anlaşma veya uyumlu eylem “malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin
sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin
sağlanması” sonucunu doğuramayacaktır. Bu kapsamda Samsun ilindeki fiyat tespiti
ile hem Samsun hem Bursa’da işgücü piyasasına yönelik rekabeti kısıtlayıcı
anlaşmalar sonucunda ortaya çıkan faydanın tamamen anlaşma tarafı teşebbüslerin
lehine etki doğurması sebebiyle ve tüketicilerin bu uygulamalardan önemli zararlar
görmesi nedenleriyle söz konusu anlaşmalara muafiyet tanınması mümkün değildir.
(372) Bununla birlikte Bursa ilinde faaliyet gösteren özel sağlık kuruluşlarının sigorta
şirketleri ile yaptıkları sözleşmelerde TSS katsayısının belirlenmesine yönelik bilgi
22-10/152-62
118/173
değişimi yoluyla ortak hareket etmelerinin amaç ya da etki bakımından herhangi bir
piyasada rekabetin engellenmesi ya da kısıtlanması riski doğurup doğurmadığının
incelenmesi gerekmektedir.
I.5.6.2. TSS Sürecine Yönelik Eylemlerin 4054 sayılı Kanun’un 5. Maddesi
Kapsamında Değerlendirilmesi
(373) Sigorta şirketleri ile yapılan TSS anlaşmalarında bilgi alışverişi yoluyla hastanelerin
birlikte hareket etmeleri niteliği itibarıyla yatay iş birliği anlaşmasıdır. Yatay iş birliği
anlaşmaları, özellikle, birbirini tamamlayıcı faaliyet, beceri veya varlıkları bir araya
getirdiği zaman önemli ekonomik faydalar ortaya çıkarabilmesinin yanında çeşitli
rekabetçi endişelere de yol açabilmektedir. Bu tür endişelerin en başında; tarafların
fiyat, üretim, dağıtım veya arz miktarlarını belirlemek üzere anlaşması ya da iş
birliğinin, tarafların pazar gücü elde etmesi, pazar gücünü koruması ya da artırmasına
yol açması ve böylelikle, fiyat, üretim miktarı, ürün kalitesi, ürün çeşitliliği ya da
inovasyon üzerinde olumsuz sonuçların doğması gelmektedir.
(374) Özel sağlık kuruluşları ile sigorta şirketleri arasındaki TSS anlaşmalarına bakıldığında,
bahse konu anlaşmalardaki TSS katsayısı, sunulan sağlık hizmeti sonucunda özel
sağlık kuruluşlarının sigorta şirketlerinden talep/tahsil edeceği ücretleri etkilemektedir.
TSS katsayısı artıkça özel sağlık kuruluşlarının geliri artarken sigorta şirketlerinin ise
maliyeti yükselmektedir. TSS katsayıları normal şartlarda her bir hastane özelinde,
sigorta şirketi arasında gerçekleştirilen tekil pazarlıklar sonucunda belirlenmektedir.
Öte yandan Bursa ilinde faaliyet gösteren özel sağlık kuruluşlarının TSS katsayısının
belirlenmesi sürecinde, bu katsayıların her sağlık kuruluşu açısından daha yüksek
belirlenmesini sağlamak amacıyla sigorta şirketleri ile yapılan görüşmelerde ortak
hareket etme kararı aldıkları görülmektedir. Birbirlerine rakip olan özel sağlık
kuruluşlarının sigorta şirketlerine karşı birlikte hareket etmeleri, sağlık kuruluşlarının
kendi aralarındaki rekabeti etkileyecektir. Özellikle hasta potansiyeli sebebiyle sigorta
şirketleri ile yaptıkları sözleşmelerde daha yüksek TSS katsayısı alabilen zincir
hastaneler ile hasta potansiyeli daha düşük olan küçük hastaneler arasındaki rekabetin
bu eylemlerden etkilenmesi muhtemel görünmektedir. Bu çerçevede TSS katsayısının
belirlenmesinde özel sağlık kuruluşlarının birlikte hareket etmesi piyasadaki rekabeti
bozucu etki doğurabileceğinden 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ele
alınabilecektir.
(375) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre teşebbüsler arası bir anlaşma, uyumlu eylem
ve teşebbüs birliği kararının 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesince öngörülen
yaptırımdan muaf olabilmesi için;
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu
olandan fazla sınırlanmaması
koşullarını birlikte sağlaması gerekmektedir.
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması
22-10/152-62
119/173
(376) Bireysel muafiyet değerlendirmesinde aranan ilk şart, malların üretim veya dağıtımı ile
hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik
gelişmenin sağlanmasıdır. Genel olarak, üretim ve dağıtım maliyetlerinin düşürülmesi,
kalitenin artırılması, malın arzında devamlılığın sağlanması, yeni piyasalara girişin
kolaylaştırılması ve yeni ürünlerin ya da üretim tekniklerinin bulunması hallerinde bu
şartın sağlandığı kabul edilmekle birlikte, muafiyete konu uygulama ile iddia edilen
etkinlikler arasındaki illiyet bağının doğrudan olması gerekmektedir.
(377) TSS katsayılarının belirlenmesinde özel sağlık kuruluşlarının ortak hareket etmesinin
teknik veya ekonomik gelişme ya da iyileşme sağlayıp sağlamadığının ortaya
konulabilmesi için bahse konu birlikte hareket neticesinde elde edilmesi beklenen
sonucun ortaya konulması önem taşımaktadır. Özel sağlık kuruluşlarının birlikte
hareket etmelerindeki temel motivasyon, sigorta şirketleri ile imzaladıkları
sözleşmelerde daha yüksek TSS katsayıları elde ederek anlaşmalı oldukları sigorta
şirketinden daha yüksek ödeme alınmasını sağlamaktır. Özel sağlık kuruluşlarından
gelen cevabi yazılarda TSS katsayılarının çok düşük belirlenmesi durumunda özel
sağlık kurumlarının kendilerine gelen TSS’li hasta maliyetlerini karşılamada
zorlanacakları, bu nedenle TSS’li hasta kabul etmek istemeyebilecekleri ve sonuç
olarak TSS’li hastaların ilave ücret ödemeden hizmet alabilecekleri özel sağlık kurumu
sayısının azalabileceği ifade edilmektedir. Öte yandan TSS katsayılarının birlikte
hareket sonucu elde edilen pazar gücü neticesinde artmasının rekabet hukuku
perspektifinden ekonomik veya teknik gelişme ya da iyileşme sağladığını söylemek
mümkün görünmemektedir. Muafiyetin Genel Esaslarına İlişkin Kılavuz’un (Muafiyet
Kılavuzu) 23. paragrafında etkinlik kazanımının sübjektif bakış açıları ile
değerlendirilmemesi gerektiği, sadece tarafların pazar gücü kullanımı ile ortaya çıkan
maliyet etkinliklerin dikkate alınamayacağı açık şekilde dile getirilmiştir. Bununla
birlikte, özel sağlık kuruluşlarının TSS kapsamındaki katsayılarının daha yüksek
olması halinde dahi, sunulan hizmetin maliyetinde herhangi bir değişiklik olmayacak,
bu uygulama yalnızca sigorta şirketlerinin anlaşmaları gereği ödeyeceği tutarı
artıracaktır. Bu doğrultuda özel sağlık kuruluşlarının birlikte hareket etmesi sonucunda
TSS katsayılarının yükselmesi nedeniyle herhangi bir maliyet etkinliğinin doğmadığı
anlaşılmaktadır.
(378) Maliyet etkinliği haricinde TSS katsayılarının belirlenmesine yönelik ortak hareket
edilmesi sonucunda ortaya çıkması muhtemel bir diğer etkinlik kazanımı nitel
etkinliklere ilişkindir. Muafiyet Kılavuzu’nun 38. paragrafında nitel etkinliklerin yeni ya
da gelişmiş bir ürünün üretilmesi, ürün çeşitliliği ve kalitenin artırılması şeklinde ortaya
çıkabileceği belirtilmiştir. Muafiyete konu eylemlere bakıldığında ise TSS katsayılarının
artmasının mevcut durumda sunulan hizmetler haricinde yeni bir hizmet sunulmasını
sağlamadığı, ya da sunulan hizmetin kalitesinde bir artış oluşturmadığı görülmektedir.
TSS katsayılarının yükseltilmesinin arkasında özel sağlık kuruluşlarının kendilerine
daha fazla finansman sağlama güdüsü yatmaktadır. Bu çerçevede TSS katsayılarına
yönelik ortak hareketlerin bir etkinlik kazanımı yaratmaktan ziyade özel sağlık
kuruluşlarının kendilerine finansman sağlama amacı taşıdığı anlaşılmaktadır. Yukarıda
yer verilen açıklamalar bağlamında bahse konu eylemlerin bireysel muafiyet
değerlendirmesindeki ilk koşulu karşılamadığı kanaatine varılmaktadır.
b) Tüketicinin yarar sağlaması
(379) Bireysel muafiyet alınabilmesi için karşılanması gereken ikinci koşul ortaya çıkan
ekonomik veya teknik gelişmeden tüketicilerin yarar sağlamasıdır. Bu şartın
sağlanabilmesi için öncelikle 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a)
22-10/152-62
120/173
bendindeki şartın gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Bursa ilindeki özel sağlık
kuruluşlarının TSS katsayısının belirlenmesine yönelik ortak hareket etmeleri herhangi
bir teknik veya ekonomik gelişme ya da iyileşme yaratmasa, dolayısıyla bireysel
muafiyetin ilk şartı gerçekleşmemiş olsa da, yine de bahse konu eylemlerin tüketiciler
üzerindeki etkisinin ortaya konmasında fayda bulunmaktadır.
(380) Devlet destekli bir sigorta olan TSS, SGK tarafından ödenmeyen veya ücret limitlerinin
üzerinde yer alan tedavi masraflarını karşılamak amacıyla uygulamaya alınan bir
sigorta çeşididir. Özel sağlık kuruluşları tarafından gönderilen cevabi yazılarda 2013
yılında hayata geçirilen ve nispeten yeni bir uygulama sayılan TSS sisteminde tahmin
edilemeyen işlem maliyetleri oluşabildiği ve bunların devamlı şekilde özel sağlık
sunucuları tarafından karşılanmak durumunda kalındığı dile getirilmiştir. TSS
katsayılarının düşük kalması sonucunda ise sigorta şirketlerinin özel sağlık
kuruluşlarına yaptığı ödemelerin maliyetleri karşılamadığı, bu şartlar altında ise büyük
zincir hastanelere kıyasla daha düşük TSS katsayıları ile çalışan yerel/küçük özel
sağlık kuruluşlarının TSS’li hasta kabul etmeyeceği ve bu nedenle çoğu TSS’li
hastanın ilave ücret ödemeden ulaşabildiği hizmetlere erişiminin zorlaşacağı ileri
sürülmektedir.
(381) Yukarıda yer verilen iddiaların kabul edilmesi varsayımı altında, TSS katsayılarının
artmasının küçük özel sağlık kuruluşları tarafından TSS’li hastalara sunulan hizmetin
devam edebilmesi için gerekli olduğu ve tüketicilerin bundan yarar sağlayacağı ileri
sürülebilecektir. Bununla birlikte, Muafiyet Kılavuzu’nda da belirtildiği üzere, dolaylı
etkilere dayanan belirsiz ve farazi iddialar dikkate alınmamaktadır. Bu doğrultuda özel
sağlık kuruluşları tarafından ileri sürülen varsayımların kabul edilemeyeceği, TSS
katsayılarının belirlenmesine yönelik özel sağlık kuruluşlarının birlikte hareket
etmesinin tüketici yararı oluşturmayacağı, hatta tam tersi bir şekilde tüketici zararı
doğmasının muhtemel olduğu öngörülmektedir. Şöyle ki, TSS katsayılarının piyasa
koşulları dışında özel sağlık kuruluşlarının birlikte hareketi neticesinde suni olarak
yüksek belirlenmesi en başta TSS poliçesi satan sigorta şirketlerinin maliyetlerinin
artmasına ve poliçe fiyatlarının yükselmesine neden olabilecektir. Artan poliçe fiyatları
nedeniyle de bu poliçeye olan talebin düşecek, bu hizmeti almak isteyen bazı tüketiciler
hizmetten faydalanamayacak ve dolayısıyla tüketiciler bu durumdan olumsuz
etkilenecektir.
(382) Özel sağlık kuruluşları tarafından TSS katsayısının düşük belirlenmesi sonucu
maliyetlerini karşılayamayan bu teşebbüslerin TSS’li hasta kabul etmeyebileceği ve bu
nedenle TSS’li hastaların hizmete erişimde zorluk yaşayacağı iddiasına ise katılmak
mümkün görünmemektedir. Serbest piyasa ekonomisi çerçevesinde sunduğu
hizmetlerin maliyetlerini karşılayamayan teşebbüslerin hizmet vermekten
vazgeçmesinin önünde bir engel bulunmamaktadır. Bu çerçevede, sigorta şirketleri
tarafından önerilen TSS katsayılarının maliyetlerini karşılamadığını düşünen özel
sağlık kuruluşları bahse konu şirketler ile sözleşme yapmamakta özgürdür. Kendi
bağımsız kararları doğrultusunda piyasadan çekilen teşebbüslerden sonra daha
yüksek TSS katsayısı aldıkları için maliyetlerini karşılamakta zorluk yaşamayan
büyük/zincir sağlık kuruluşları hizmet sağlamaya devam edeceği için TSS’li hastaların
hizmete ulaşmasında bir zorluk oluşmayacaktır. Öte yandan MEDICABİL tarafından
dile getirilen zincir hastanelerin kapasite kısıtı nedeniyle bütün TSS’li hastalara hizmet
sunamayacağı iddiasının gerçekleşmesi durumunda ise hizmet almakta sıkıntılar
yaşayan tüketicileri kaybetmek istemeyen sigorta şirketlerinin hizmet vermeyi durduran
küçük/yerel özel sağlık kuruluşlarına daha yüksek katsayı teklif etmeleri sonucu piyasa
dengesi sağlanacak ve bu denge özel sağlık kuruluşlarının birlikte hareket ederek
22-10/152-62
121/173
oluşturmayı hedefledikleri suni dengeden daha fazla tüketici yararına katkıda
bulunacaktır.
(383) TSS katsayılarının ortak hareket ederek yükseltilmesi durumunda artık maliyetlerini
karşılayabilen özel sağlık kuruluşları maliyetlerini düşürme motivasyonunda azalma
yaşayabilecek, böylece piyasadaki üretim etkinliği azalacak ve kaynakların kötü
kullanımının önü açılacaktır. Bunlara ilaveten TSS katsayılarının ortak hareket ederek
belirlenmesi durumunda hâlihazırda küçük/yerel özel sağlık kuruluşlarına kıyasla daha
yüksek TSS katsayısı alabilen büyük/zincir özel sağlık kuruluşlarının da pazarlık
güçlerini kullanarak sigorta şirketlerinden daha yüksek katsayı talebinde bulunması
muhtemel görülmektedir. Böyle bir durumda ise yine poliçe fiyatlarının yükselmesi söz
konusu olacak ve tüketici bundan olumsuz etkilenecektir.
(384) Yukarıda sayılan nedenlere bakıldığında TSS katsayısının belirlenmesine yönelik özel
sağlık kuruluşlarının birlikte hareket etmesinin tüketici faydası sağlamayacağı ve
sonuç olarak söz konusu eylem özelinde muafiyetin ikinci şartının da karşılanmadığı
kanaatine ulaşılmıştır.
(385) Soruşturma taraflarının TSS sürecinde bilgi alışverişinde bulunmak yoluyla birlikte
hareket etmeye yönelik eylemlerinin, yukarıda açıklandığı üzere 4054 sayılı Kanun’un
5. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendlerindeki koşulları karşılamaması
nedeniyle ve dolayısıyla diğer iki koşulun incelenmesine gerek olmaksızın, bireysel
muafiyet alamayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
I.5.7. Savunmalar ve Değerlendirilmesi
I.5.7.1. ATASAM Tarafından Yapılan Savunma ve Değerlendirilmesi
(386) Savunma: ATASAM’da serbest hekimlere ameliyathane kullandırma hizmetinin
01.08.2020 tarihinde başladığı, bu tarihten sonra hekimlere farklı fiyat uygulaması
yapıldığı, ATASAM’ın 01.08.2020 tarihine kadar mevcut olmayan hizmet üzerinden
kendisinden çok daha büyük ve ilgili hizmeti uzun süreden beri veren sağlık
kuruluşlarıyla potansiyel rakip olarak kabul edilemeyeceği, 09.06.2020 tarihli toplantı
tutanağının ATASAM tarafından imzalanmadığı ve onaylanmadığı, teşebbüs
tarafından uygulanan fiyatların göz ardı edilerek değerlendirmeye ve mukayeseye
alınmadığı, Kurum tarafından tek bir liste ile ilgili değerlendirme yapılarak söz konusu
eylemler ile ilişkilendirilmeye çalışıldıkları, serbest hekimlere yönelik fiyatlandırmaların
bu tarih sonrası için piyasa araştırmaları ile yapılan analiz ve tespitlere göre serbestçe
belirlenip uygulandığı, bağımsız ve tamamen farklı bir model olan saatlik ücret
belirleme modelinin oluşturulduğu ve fiyatlamanın bu modele göre yapıldığı,
ATASAM’ın küçük bir hastane olup rekabeti etkileyecek bir davranışta
bulunamayacağı ifade edilmektedir.
(387) Değerlendirme: Fiyatlarda küçük ve kalıcı bir artış olması durumunda, gerekli
dönüştürme maliyetlerine katlanarak veya zorunlu yatırımları yaparak piyasaya girme
olasılığı (ve isteği) bulunan teşebbüs potansiyel rakip olarak kabul edilmektedir95. Bu
tanım uyarınca ATASAM’ın 01.08.2020 tarihinden önce serbest hekimlere
ameliyathane kullandırma hizmeti sunmamakla birlikte, söz konusu hizmet için
piyasaya girme olasılığının bulunması ve bu yöndeki isteği dikkate alındığında,
Samsun ilinde bu faaliyetleri sunan teşebbüsler ile potansiyel rakip olarak
tanımlanması isabetlidir. Kaldı ki ATASAM’ın rakiplik konumu, kısa bir süre sonra
01.08.2020 tarihinden itibaren potansiyel rakiplikten çıkarak fiili rakipliğe dönüşmüştür.
95 Rekabet Terimleri Sözlüğü, https://www.rekabet.gov.tr/tr/Sayfa/Yayinlar/rekabet-terimleri-sozlugu/
terimler-listesi?icerik=7de77248-e97e-4179-9e9a-4051b86ba359.
22-10/152-62
122/173
Öte yandan Delil 1/6'ya bakıldığında ise, ATASAM bünyesindeki 22.06.2020 tarihli e-
posta yazışmasının ekinde "DIŞ DOKTORLAR TTB 1,25" adlı bir fiyat listesinin
bulunduğu ve listede yer alan fiyatların Delil 1/3 ile Delil 1/5'te yer verilen özel
hastaneler arasında kararlaştırılan fiyat politikasına katsayı (TTB katsayısı x 1,25) ve
uygulanan fiyatlar bakımından uyumlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu vesile ile serbest
hekim faaliyetlerine 01.08.2020 tarihi itibarıyla başlayan ATASAM'ın, pazarda fiili
olarak faaliyet göstermeye başlamadan önce fiyatlandırmaya yönelik çalışmalarını
toplantıda alınan kararlar çerçevesinde şekillendirdiği tespit edilmiştir. Ek olarak, Delil
1/11'de MEDICALPARK SAMSUN Genel Müdürü (…..)'ın serbest hekimlerin fiyat
artışlarından duyduğu rahatsızlıklar başta olmak üzere o tarihte yaşanan son
gelişmeleri konuşmak için toplantı yapmayı teklif ettiği, ATASAM yönetim kurulu
başkanının da bu teklifi olumlu karşıladığı görülmektedir. Söz konusu belge taraflar
arasındaki ortak karar alma motivasyonunun devam ettiğini ve bu kapsamda toplantılar
planladıklarını göstermesi açısından önemlidir. ATASAM savunmasında her ne kadar
serbest hekimlere ameliyathane kullandırma hizmetinin fiyatlarını kendi başına yaptığı
araştırmalar neticesinde belirlediğini ifade etse de yukarıda değinilen deliller rakipler
arasında fiyat tespitine yönelik eylemlerin gerçekleştiğini ortaya koymakta, rakiplerin
birlikte fiyat tespit etmeleri ise, etkilerinin ne ölçüde ortaya çıktığımdan bağımsız
olarak, amaç bakımından rekabet ihlali teşkil etmektedir. Ayrıca ATASAM’ın küçük bir
hastane olması, cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır.
(388) Savunma: MEDICALPARK SAMSUN ile ATASAM arasında personel transferi
konusunda hukuki ihtilaf yaşandığı, MEDICALPARK SAMSUN’da çalışmakta olan üst
düzey yöneticilerin ATASAM’a geçiş yaptıkları, dolayısıyla söz konusu hastaneler ile
ATASAM arasında fikir birliği olamayacağı ifade edilmektedir.
(389) Değerlendirme: Teşebbüs hakkında personel transferinin engellenmesi konusunda
herhangi bir ihlal tespitinde bulunulmamaktadır.
(390) Savunma: İdari para cezası uygulanması halinde iddia edilen ihlal süresi ve ihlal
konusu faaliyetlerin yıllık safi gelirler içerisindeki payının çok düşük olmasının da
hafifletici neden olarak ele alınması talep edilmektedir.
(391) Değerlendirme: İhlal konusu faaliyetlerin teşebbüsün yıllık gayri safi gelirleri içindeki
payının düşük olması Ceza Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde
hafifletici unsur olarak dikkate alınmıştır.
I.5.7.2. BÜYÜK ANADOLU Tarafından Yapılan Savunma ve Değerlendirilmesi
(392) Savunma: BÜYÜK ANADOLU’nun kimsyle iş birliği yapmadığı, soruşturmaya
dayanak yapılan toplantıda bulunmadığı, düzenlendiği beyan edilen hiçbir tutanağın
kendileri tarafından açık veya zımni olarak kabul edilmediği, bir başka teşebbüsten
elde edilen belgede teşebbüs yetkililerinin adının bulunmasının, teşebbüsün bilgisi ve
iradesi dışında gerçekleşmesi gerekçesiyle sorumluluk oluşturmayacağı, serbest
hekimlere verilen fiyatlarda değişikliğe gidilmesinin birçok kalemde meydana gelen
maliyet artışlarından kaynaklandığı ve Delil 1/7’de bahsedilen, bir serbest hekime
gönderilen e-postada teşebbüsün tamamen kendi iradesi ile maliyet artışlarından
kaynaklı yeni fiyat politikası hakkında hekimi bilgilendirdiği, anayasanın ve yasanın
amir hükümleri dikkate alınmaksızın, yeterli inceleme yapılmaksızın, isimleri gizlenen
ihbarcıların (kötü niyetli olabilecekleri değerlendirilmeksizin) beyanları esas alınarak
faraziyelere, tahminlere dayalı bir şekilde BÜYÜK ANADOLU’yu da iddia edilen şikayet
konusu eylemlere dâhil etmek isteyen, kötü niyetli kişi ve kurumların duyum, tahmin,
yorum içeren bilgilerine dayanılarak ısrarla ve özellikle aleyhte yorumlarla BÜYÜK
ANADOLU hakkında olumsuz değerlendirme yapıldığı, “kanunsuz suç, suçsuz ceza
22-10/152-62
123/173
olmaz" ve "suçta ve cezada şahsilik" ilkelerinin hem milli hukukun, hem de uluslararası
hukukun değişmez, evrensel ilkeleri olduğu, diğer yandan Ceza Kanunu’nun 2.
maddesinde de açıkça belirtildiği üzere idarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza
konulamayacağı, kesin olarak ispatlanmamış, isimleri BÜYÜK ANADOLU tarafından
bilinmeyen kişi veya kişilerce yalnızca iddia edilen, BÜYÜK ANADOLU’nun içinde
olmadığı ancak Kurul tarafından içinde olduğu farz edilen ve birilerinin
iddialarına/işaretlerine dayalı olarak sonuç belirlemenin hiçbir yasal dayanakla izah
edilemeyeceği, BÜYÜK ANADOLU’nun iddia edilen ihlalin içinde yer aldığının kesin
olarak ispat edilemediği ancak deliller bir bütün olarak ele alındığında ihlal taraflarından
biri olduğunun varsayıldığı, varsayıma dayalı olarak BÜYÜK ANADOLU’nun sorumlu
tutulmasının mümkün olmadığı, böyle bir uygulamanın her türlü yasal uygulamaya,
genel kabul görmüş ticari davranış ilkelerine ve hakkaniyete aykırı olduğu, evrensel ve
yerel yasa hükümleri dikkate alınarak BÜYÜK ANADOLU hakkındaki iddiaların ispat
edilemediği, varsayımlarla ceza uygulanamayacağı ifade edilmiş, iyi niyetin varlığı da
dikkate alınarak BÜYÜK ANADOLU aleyhine yapılmış değerlendirmeden geri
dönülmesine, açılmış soruşturmanın kaldırılmasına ve dosyanın kapatılmasına karar
verilmesi talep edilmiştir.
(393) Değerlendirme: Delil 1/3, Delil 1/7, Delil 1/8, Delil 1/9 ve Delil 1/10 vasıtasıyla
teşebbüsün rakipleri ile birlikte serbest hekimlere yönelik ameliyathane fiyatlarını
birlikte tespit etme eylemleri içinde bulunduğu açıkça ortaya konulmuştur. Özellikle
Delil1/7’deki e-postanın ekinde yer alan fiyat listesi incelendiğinde, fiyatların Delil 1/3
ve Delil 1/5'te tespit edilen ve 09.06.2020 tarihinde Samsun’daki rakip sağlık
kuruluşlarının katıldığı toplantıda alınan kararlar ile uyumlu olduğu görülmektedir.
İlaveten Delil 1/8'de yer verilen 01.07.2020 tarihli e-postadan BÜYÜK ANADOLU
tarafından serbest hekimlere gönderilen fiyat listesi üzerinden %20 indirim yapma
kararının da Delil 1/9 göz önünde bulundurulduğunda BÜYÜK ANADOLU tarafından
tek başına alınmadığı, bu kararın da diğer özel hastaneler ile birlikte alınan ortak bir
karar olduğu anlaşılmaktadır. Bezer şekilde Delil 1/10’da yer verilen ve BÜYÜK
ANADOLU Genel Müdürü (…..) tarafından gönderilen “Biz verdiğimiz sözün
arkasındayız, başta da belirtmiştik” şeklindeki mesaj BÜYÜK ANADOLU’nun birlikte
fiyat tespitine yönelik eylemlere dâhil olduğunu ortaya koymaktadır.
(394) Rekabet hukuku uygulamasında her bir teşebbüsten ihlale ilişkin delil elde edilmesi
zorunlu değildir. Zira her bir teşebbüsten ihlale ilişkin delil elde edilmesinin zorunlu
olduğu yönündeki bir kabul, delilleri yok etmede en başarılı olan teşebbüslerin
ödüllendirilmesine yol açacaktır.
(395) Savunma: Özel hastanelerin, ÖSS-TSS’li hastalardan katılım payını kanunen ve
sigorta şirketleri ile akdetmiş oldukları sözleşmeler gereği almak zorunda oldukları ve
ilgili hususta imzalanan protokolün 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal etmediği
ifade edilmektedir.
(396) Değerlendirme: Dosya kapsamında soruşturma taraflarının katılım payı almama
yönünde anlaştıklarına dair bir ihlal tespiti yapılmamaktadır.
(397) Savunma: BÜYÜK ANADOLU ile Samsun ilindeki diğer özel hastaneler arasında
hekim transferlerinin hem hekimler hem de hemşire ve diğer çalışanlar açısından
mevcut olduğu ifade edilmektedir.
(398) Değerlendirme: Dosya kapsamında BÜYÜK ANADOLU’ya özel hasataneler arasında
personel transferini engellediği yönünde bir ihlal isnadında bulunulmamaktadır.
22-10/152-62
124/173
I.5.7.3. MEDİBAFRA Tarafından Yapılan Savunma
(399) Savunma: MEDİBAFRA’nın il merkezinden 40-60 km uzakta faaliyet gösterdiği dikkate
alındığında, il merkezinde faaliyet gösteren hastanelerle uyum içerisinde hareket
etmesinin mümkün olmadığı, hastane genel müdürünce toplantılarda “özel
hastanelerin ruhsata uygun faaliyet gösterilebilmesi için birbirlerinden hemşire
almaması gerektiği”ne yönelik olarak beyanda bulunulsa da bu konuda karar alma
yetkisinin MEDIBAFRA yönetim kuruluna ait olduğu ve MEDIBAFRA genel müdürünün
15.06.2020 ve 22.06.2020 tarihlerinde diğer özel hastanelerle görüşmesinden sonra
da hastaneler arasında personel transferinin olduğu dile getirilmiştir.
(400) Değerlendirme: Teşebbüs hakkında herhangi bir ihlal tespiti yapılmamıştır.
I.5.7.4. Medicana Grubu96 Tarafından Yapılan Savunma
(401) Savunma: Delil 2/30-31-32-33’teki ifadelerin en fazla çalışanların maaş zamları
konusunda görüş alışverişi olarak değerlendirilmesi gerektiği, nitekim bu tür bilgi
değişimlerinin, “kolaylaştırıcı işlem” olarak kabul edilebileceği, söz konusu bilgi
değişiminin herhangi bir şekilde ilgili hastanelerin bireysel karar alma mekanizmalarını
sınırlandırmadığı, görüşülen zam oranlarının hastanelerin karar mekanizmasında girdi
ve tavsiye olarak kullanılmak dışında bir işlevi olmadığı, hastanelerin bu girdiyi de
dikkate alarak çalışanlarına yapılacak zam oranlarına tek başına karar verdikleri, bu
nedenle de rakip hastaneler arasında herhangi bir şekilde fiyat tespitinin (asgari/azami
zam oranının kararlaştırılmasının) söz konusu olmadığı, nitekim Delil 2/33’teki
ifadelerden, ilgili hastanenin (BURFİZ) kendi içinde de maaşlara yapılacak zam
konusunda bütün birimlerden talep topladığı, elde edilen tüm bilgilerin hastane içinde
genel bir değerlendirme toplantısında görüşüldüğü, en son kararın ise yönetim kurulu
başkanı tarafından alındığının anlaşıldığı ifade edilmektedir.
(402) Değerlendirme: Her özel sağlık kuruluşunun kendi içinde karar vermesi gereken zam
oranlarının teşebbüsler arasında ortaklaşa belirlenmesi, iş gücü piyasasındaki rekabet
ortamının bozulmasına yol açmakta ve emeğin bir maliyet unsuru olması sebebiyle de
fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının birlikte
tespit edilmesini yasaklayan 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında amaç
bakımından ihlal teşkil etmektedir. Bununla birlikte, rakip teşebbüsler arasında iş
birliğini doğuracak şekilde uygulanan/uygulanması planlanan maaşlara yönelik bilgi
değişimi tavsiye niteliğinde olamayacaktır. İlaveten, ilgili delillerde maaş skalalarının
belirlenmesi hususu ortaya konulmaktadır.
(403) Savunma: MEDICANA BURSA’nın 300 yataklı sağlık tesisi ile Bursa ilinde kendisine
rakip sayılması mümkün olmayan 20-30 yataklı hastanelerle bir araya gelip onlarla
birlikte kendisini bağlayacak bir ücret skalası belirlemesinin akla ve hayatın olağan
akışına aykırı olduğu, MEDICANA BURSA’nın 2018 yılında kurulurken gerek hekim
gerekse sağlık personeli yönünden ilde en başarılı kadroları bulundukları
hastanelerden yüksek ücretlerle transfer ederek güçlü bir kadro oluşturduğu, iki yıl
sonra dönüp bu sağlık kuruluşları ile ücret skalası belirleme konusunda uyumlu hareket
etmesinin olanaksız olduğu belirtilmektedir.
(404) Değerlendirme: 4054 sayılı Kanun’un uygulanmasında anlaşmalar, tarafları arasında
asimetrik güç bulunup bulunmaması bakımından değil, pazarda aynı seviyede
faaliyette bulunan rakipler (yatay) veya pazarın farklı seviyelerinde faaliyet gösteren
teşebbüsler (dikey) arasında yapılıp yapılmadıklarına göre ele alınmaktadır. Bir başka
96 MEDICANA MERKEZ, MEDICANA SAMSUN ve MEDICANA BURSA
22-10/152-62
125/173
deyişle teşebbüslerin ölçekleri anlaşmanın ortaya çıkması bakımından dikkate
alınmamaktadır.
(405) Savunma: Bursa ilinde çalışan toplam 675 personelin %34’ünün asgari ücret aldığı,
diğer bir deyişle personelin yarıya yakınının ücretinin kamu tarafından, kalanının ise
yönetim kurulu tarafından belirlendiği, bu gerçekten hareketle, personele yapılan
zammın, ihlal olarak kabul edilen %15,03 değil, %14,59 olarak gerçekleştiği,
MEDICANA markası altında faaliyet gösteren hastanelerin, her türlü faaliyetlerinde,
kendi kararlarını kendi özgür iradeleri ile rekabetin gerektirdiği şekilde kendilerinin
aldığı ve bu kararlarını MEDICANA MERKEZ’e bildirdiği, MEDICANA BURSA’daki
hekimlerin baz ücret + prim usulüyle çalıştığı ve bu sebeple maaş skalası
belirlenmesinin mümkün olmadığı, nitekim MEDICANA BURSA verileri incelenirse de
herhangi bir maaş skalasının belirlenmediğinin anlaşılacağı ifade edilmektedir.
(406) Değerlendirme: Soruşturma tarafı teşebbüslerin iş gücü piyasasındaki rekabeti
kısıtlayıcı davranışları, ne ölçüde uygulandığından ya da etki yarattığından bağımsız
olarak, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında amaç bakımından ihlal teşkil
etmektedir. Ek olarak, yalnızca hekim ücretlerinin değil, çalışanların asgari/azami zam
oranının kararlaştırılması ve doğrudan çalışanların maaş tutarı yerine, asgari/azami
zam oranının kararlaştırılması 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal eder niteliktedir.
(407) Savunma: Rahatsızlığı nedeniyle istirahatli olan İnsan Kaynakları Müdürü (…..) insan
kaynakları yöneticileri ile yapıldığı iddia edilen 21.01.2020 tarihli toplantıya katılmış
olamayacağının açık olduğu, (…..) bilgisayarından alınan 1/10 sayılı belgede,
MEDICANA BURSA Genel Müdürü (…..), sağlıkta güç birliği toplantısı adı altında özel
hastaneler platformu tarafından düzenlenecek toplantıya katılma konusunu
MEDICANA üst yöneticisi (CEO) (…..) danışması üzerine anılan kişinin “Pek izin
veresim yok... ” diyerek bu tür toplantılara katılımı uygun görmediği, Rekabet
Kurulunun, soruşturmalarında, sadece aleyhte olabilecek ve tartışmalı delilleri en kötü
ihtimal üzerinden değerlendirirken lehte olan delilleri değerlendirmemesinin kabul
edilemez olduğu ifade edilmektedir.
(408) Değerlendirme: Delillerden, insan kaynakları toplantılarına çoğunlukla (…..) katılım
sağladığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, rakip teşebbüsler arasındaki 21.01.2020
tarihli insan kaynakları toplantısına MEDICANA nezdinde (…..) katıldığı iddia
edilmemiştir. Öte yandan, bu toplantıya iştirak edenin spesifik bir MEDICANA çalışanı
olması herhangi bir farklılık arz etmeyecektir. MEDICANA BURSA iç yazışmasından
görüleceği üzere, Delil 2/30’da alıcılar arasında bulunan, ancak Delil 2/31’de
bulunmayan (…..) tarafından MEDICANA BURSA Genel Müdürü (…..)’ya gönderilen
e-postada, “Sektördeki İnsan Kaynakları yöneticileri ile yapmış olduğumuz toplantının
tutanağı ektedir.” ifadesi bulunmaktadır. İlaveten, ihlal isnadında bulunulan toplantıya
katıldığı kendi ifadeleri ile sabit olan teşebbüs çalışanına, teşebbüs yöneticisinin “pek
izin veresim yok” şeklindeki muğlak ifadesi lehe delil olarak nitelendirilemeyecektir.
(409) Savunma: Hastanelerin insan kaynakları yöneticileri toplantılarında maaş skalaları ile
ilgili yapılan görüş alışverişinin olsa olsa kartel niteliği taşımayan basit bir bilgi değişimi
olarak değerlendirilebileceği, Ceza Yönetmeliği’nde yer alan kartel tanımında bilgi
değişimine yer verilmediği, bu sebeple bilgi değişiminin; kabul anlamına gelmemek
kaydı ile ancak “diğer ihlal” olarak sınıflandırılabileceği, dolayısıyla söz konusu bilgi
değişimi ihlali için olası bir para cezası hesaplanırken karteller için öngörülen %2-4
arasındaki bir oranın değil, diğer ihlaller için öngörülen %0,5-%3 arasındaki bir oranın
esas alınması gerektiği, sağlık sektörünün kendine has özellikleri de dikkate
22-10/152-62
126/173
alındığında, iddia konusu davranışların “diğer ihlal” kategorisinde değerlendirilmesinin
daha hakkaniyetli olacağı ifade edilmiştir.
(410) Değerlendirme: Her özel sağlık kuruluşunun kendi içinde belirlediği zam oranlarının
teşebbüsler arasında ortaklaşa belirlenmesi, iş gücü piyasasındaki rekabet ortamının
bozulmasına yol açmakta ve emeğin bir maliyet unsuru olması sebebiyle de fiyatı
oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının birlikte tespit
edilmesini yasaklayan 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında amaç
bakımından ihlal teşkil etmektedir. Kolaylaştırıcı eylemden kasıt ise maaş skalalarının
belirlenmesi bakımından yapılan görüşmelerde uygulanan maaşlara yönelik rakip
teşebbüsler arasında bilgi değişimi sağlanmasıdır. Dolayısıyla teşebbüslerin iş gücü
piyasalarında bilgi değişimi yoluyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri
değil, çalışanlara uygulanacak maaş zammı oranları bakımından ortak hareket ettikleri
tespit edilmiştir.
(411) Savunma: Sağlık sektörünün yaşadığı mevcut ekonomik sıkıntıların üstüne, Covid-19
pandemisinin etkisi nedeniyle özel hastanelerin ekonomik yönden en sıkıntılı
dönemlerini yaşadığı, bu ekonomik sıkıntıların hafifletici neden olarak dikkate alınarak
para cezasında indirim uygulanmasının yerinde olacağı, ihlalin sağlık hizmetleri arzı/iş
gücü pazarında etkisinin de sınırlı olacağı, hiçbir etkisi kanıtlanmayan bir ihlal için en
ağır cezaların öngörülmüş olmasının, Kurulun önceki emsal kararları ile çelişmesi
yanında, eşitliğe, adalete ve hakkaniyete uygun olmayacağı, ekonomik sıkıntılar ve
ihlal konusu davranışların etkilerinin sınırlı olduğu dikkate alındığında, olası bir para
cezasında MEDICANA SAMSUN için yapılacak indirimin azami had olan beşte üç
(%60) olarak tespit edilmesinin yerinde olacağı, yapılacak indirimin, sadece
MEDICANA SAMSUN için değil, MEDICANA BURSA için de geçerli olmasının,
ekonomik bütünlüğün dikkate alınması halinde ise MEDICANA MERKEZ için söz
konusu indirimin yapılmasının uygun olacağı ifade edilmektedir.
(412) Değerlendirme: İhlal konusu faaliyetlerin teşebbüsün yıllık gayri safi gelirleri içindeki
payının düşük olması Ceza Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde
hafifletici unsur olarak dikkate alınmıştır. Diğer yandan ileri sürülenin aksine,
MEDICANA SAMSUN, MEDICANA BURSA ve MEDICANA MERKEZ’in 2019 ve 2020
yıllarında dönem net kârları ve kârlılık oranları kıyaslandığında net kârların artış
gösterdiği; dönem net kârlılık oranları bakımından MEDICANA SAMSUN ile
MEDICANA BURSA’nın kârlılık oranlarının arttığı; MEDICANA MERKEZ’in kârlılık
oranında ise cüzi bir azalış yaşandığı (%(…..)) görülmektedir.
(413) Savunma: İhlal iddiasına konu olan faaliyetlerin Bursa ve Samsun illerindeki
faaliyetlerle sınırlı olduğu, MEDICANA MERKEZ’de yapılan yerinde incelemede,
merkez yöneticileri tarafından iddia konusu faaliyetler ile ilgili olarak MEDICANA
SAMSUN ve MEDICANA BURSA hastanelerinin yöneticilerine herhangi bir talimat
verildiğine ya da yönlendirme yapıldığına ilişkin tek bir delil dahi elde edilemediği,
Medicana Grubu’nun diğer illerdeki hastaneleri bakımından da herhangi bir ihlal
unsuru tespit edilmediği, MEDICANA MERKEZ’in ihlalden ve cezadan sorumlu olması
gerektiğini ileri süren tespitlerin, MEDICANA MERKEZ’in Samsun ya da Bursa
illerindeki ihlali organize ettiğini ya da belirleyici olduğunu gösteren ihlale özel tespitler
olmadığı, aralarında ekonomik bütünlük olduğunu ortaya koyan salt genel nitelikli
tespitler olduğu, MEDICANA MERKEZ’in yerel nitelikli dosya konusu bakımından
herhangi belirleyici bir davranışının olmadığı, Rekabet Kurulunun hangi gelir üzerinden
22-10/152-62
127/173
ceza vereceğine ilişkin takdir yetkisini kullanırken97, bazı gelir kalemlerini dışarıda
bırakabildiği ya da sadece ilgili pazardan elde edilen ciro üzerinden hesaplama
yapabildiği; sağlık sektöründe ilgili coğrafi pazarın bölgesel nitelikteki bir yapıya sahip
olduğu ve yerel ölçekte gerçekleşen davranışların ülkenin diğer bölgelerindeki
rekabetçi yapıya tesir etmediği, bu sebeple sadece ihlal iddialarının söz konusu olduğu
Samsun ve Bursa ilindeki hastanelerin, diğer bir deyişle MEDICANA SAMSUN ve
MEDICANA BURSA’nın ayrı ayrı kendi gelirlerinin dikkate alınması gerektiği ifade
edilmiştir.
(414) Değerlendirme: Dosya kapsamında Samsun ilindeki ihlalden dolayı MEDICANA
SAMSUN’un cirosu esas alınmıştır. Bursa ilindeki ihlal bakımından ise MEDICANA
BURSA’nın MEDICANA MERKEZ’in şubesi olarak faaliyet gösterdiği ve bir tüzel
kişiliğinin olmadığı göz önünde bulundurularak idari para cezası bakımından
muhatabın MEDICANA MERKEZ olduğu değerlendirilmiştir. Türk rekabet hukuku
mevzuat ve içtihadında idari para cezasının tayini bakımından ilgili pazar ayrımına
gidilmemektedir. Nitekim Danıştay 13. Dairesinin 2011/2535 E. 2015/3577 K.,
2010/2661 E. 2014/610 K., 2011/4484 E. 2015/3723 K., 2013/2138 E. 2015/2465 K.,
2008/8485 E., 2012/968 K. sayılı kararlarında da kanun koyucunun ilgili pazar cirosunu
değil, toplam ciroyu kastettiği belirtilmektedir. Diğer yandan ihlal konusu faaliyetlerin
teşebbüsün yıllık gayri safi gelirleri içindeki payının düşüklüğü bir hafifletici unsur
olarak görülerek hem Samsun ilindeki ihlal, hem de Bursa ilindeki ihlal bakımından
temel para cezası oranında indirime gidilmiş, bu indirim oranı Bursa ilindeki ihlal
bakımından Ceza Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen tavan
oran olan %60 oranında uygulanmıştır.
(415) Savunma: MEDICANA SAMSUN’un MEDICANA MERKEZ’in onayı olmaksızın fiyat
değişikliğine gidememesi durumunun, Samsun’daki kartelde MEDICANA MERKEZ’in
bilgisi ve sorumluluğu olduğu şeklinde yorumlandığı, bununla birlikte, MEDICANA
SAMSUN tarafından herhangi bir değişiklik talebinin kartelden kaynaklı olduğu ve
MEDICANA MERKEZ’in yerel bir kartelin varlığı gerekçesi ile bu değişiklik önerisini
onayladığı, organize ettiği ya da desteklediğine ilişkin herhangi bir tespitin
bulunmadığı, MEDICANA SAMSUN’da MEDICANA MERKEZ’in tek başına
kontrolünün söz konusu olmadığı, MEDICANA SAMSUN’u bağlayıcı nitelikteki her
türlü karar ve işlemin, MEDICANA MERKEZ ile hiçbir alakası bulunmayan Adnan
Ölmez’in onayı ve imzasına bağlanmış durumda olduğu, MEDICANA MERKEZ’in
ekonomik bütünlük gerekçesi ile ihlalden sorumlu tutulmasının, hukuka uygun
olmayacağı ifade edilmiştir.
(416) Değerlendirme: Dosya kapsamında Samsun ilindeki ihlalden dolayı MEDICANA
SAMSUN’un cirosu esas alınmıştır.
(417) Savunma: İhlal olduğu ileri sürülen davranışların çıkış noktasının, serbest hekimlerin
özel hastaneleri zarara uğramalarına neden olacak kadar düşük ameliyathane
kullanım ücretlerine razı etmek ve bu şekilde haksız menfaat temin etmek istemeleri
olduğu, serbest hekimlerin sadece ameliyat hizmetlerinde değil, aynı zamanda
ameliyat dışı hizmetler için de özel hastanelere rakip olduğu, bir kısmının hastanede
çalışırken elde ettiği hasta portföyünü taşıyarak gelirini haksız biçimde kendisine
çevirdiği ve bu nedenle özel hastanelerin ciddi miktarda ciro kaybı yaşadığı, özel
97 Savunmada bu konuya ilişkin olarak 18.03.2021 tarihli ve 21-15/190-80 sayılı Unilever; 28.11.2017
tarihli ve 17-39/636-276 sayılı Banka 07.11.2016 tarih ve 16-37/628-279 sayılı Bilgisayar/Konsol
Oyunları, 27.10.2011 tarih ve 11-54/1431-507 sayılı Sun Express/Condor, 07.03.2011 tarih ve 11-
13/243-78 sayılı Banka Promosyon kararlarına değinilmektedir.
22-10/152-62
128/173
hastanelerin, serbest hekimlerin yapacağı operasyonlar ile ilgili olarak anestezi
uzmanı, yardımcı doktor, hemşire ve diğer yardımcı personelin tamamını herhangi bir
ek ücret ödemeden tedarik ettiği, bunun da önemli bir maliyet unsuru olduğu, serbest
hekimlerin, bu gibi hizmetlerin ücretlerini vermediği gibi ücretlerin hastalardan
alınmasına da izin vermediği, özel hastanelerin önemli ölçüde yatırım yaparak
sundukları hizmetlerin devamlılığını sağlayabilmek amacıyla, serbest hekimlere
kullandırılacak ameliyathane hizmetlerine yönelik katlandıkları ekipman, iş gücünü,
hizmet maliyetlerini ve üstlendikleri tazminat ve ceza risklerini esas alan fiyatlara
yönelik görüşme yapmalarının, rekabeti sınırlayıcı bir davranıştan ziyade meşru bir
savunma yöntemi olduğu, bu davranışların 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine
aykırılık oluşturduğuna karar verilmesi durumunda, aynı Kanun’un 5. maddesi
uyarınca muafiyet şartlarının karşılandığının tespit edilmesinin yerinde olacağı, iddia
konusu davranışların, hekimlerin haksız transfer ücretleri kazanmak istemesine karşı
bir tedbir alınması temeline dayandığı, burada hastaneler tarafından güdülen amacın
rekabeti sınırlamak değil kendilerini korumak olduğu, Türk Borçlar Kanunu’nun 444.
maddesinin çalışanlara rekabet yasağı getirilmesine cevaz verdiği, Türk Borçlar
Kanunu’na uygun şekilde yapılan bir sözleşmenin 4054 sayılı Kanun’a aykırılığından
söz edilemeyeceği, hastaneler arasında hekim transferi yapılmamasına yönelik olası
bir anlaşmanın, rekabet yasağı içeren iş akdinin varlığında çok önemli bir fark yarattığı
ve bu sebeple rekabet üzerinde etki doğurduğunun ileri sürülmemesi gerektiği,
hekimlerin ellerindeki hasta potansiyeli nedeni ile nerede bu hizmeti verecekleri
hususunda belirleyici konumda oldukları ve bu gerekçeyle hastaneler arasında hekim
transferine engel olan yatay bir anlaşma olduğunun varsayılması halinde dahi böyle
bir anlaşmanın uygulanamayacağı, MEDICANA SAMSUN’un personel transferine
yönelik bir anlaşmayı uygulamadığı, MEDICANA SAMSUN ile MEDICALPARK/LİV
SAMSUN arasında az sayıda da olsa hekim transferi yapıldığının kabul edildiği ifade
edilmiştir.
(418) Değerlendirme: Bir an için tarafın sektörün yapısal sorunlarına ve karakteristiklerine
yönelik dile getirdiği hususlar kabul edilse dahi, söz konusu durum rakipler arasında
veya tek taraflı olarak 4054 sayılı Kanun’un ihlal edilmesine yol açabilecek eylemlerin
mazur görülmesine imkân tanımamaktadır. İlaveten, Danıştay kararında98 şu
açıklamalara yer verilmektedir: “Bu duruma göre 4. madde belirtilen ve doğrudan veya
dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan
anlaşmaların hukuka aykırı ve yasak olduğu, keza bu amaç taşınmasa dahi rekabeti
engelleme, bozma ya da kısıtlama etkisi doğuran yahut doğurabilme olasılığı bulunan
anlaşmaların yasaklandığı açıktır. Başka bir anlatımla, bu tür anlaşmaların sadece
amacının rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama olması bile söz konusu
anlaşmaların hukuka aykırı sayılması için yeterli olup, bu anlaşmalar sonucunda zararlı
bir sonucun doğmuş olması şart değildir. Keza, bu anlaşmalar yapılırken ve
uygulanırken böyle bir amaç taşınmasa dahi rekabeti engelleme, bozma ya da
kısıtlama etkisinin doğma olasılığının mevcut olması bile söz konusu anlaşmaların
hukuka aykırı sayılması için yeterlidir.” Bu kapsamda 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında amacı bakımından rekabet ihlali teşkil eden bir anlaşmanın varlığı
halinde, ihlal sonucuna ulaşmak için ayrıca bu anlaşmanın piyasadaki etkisinin
incelenmesine gerek bulunmamaktadır.
(419) Gerek hukuken gerek iktisadi olarak doğası gereği rekabeti aşırı ölçüde sınırladıkları
ve rekabet üzerindeki olumsuz etkilerini bertaraf edecek nitelikte ekonomik faydalar
yaratabilme ihtimallerinin dolayısıyla muafiyet koşullarını sağlama ihtimallerinin çok
98 Danıştay 13. Dairesi, 06.06.2008, 2006/439 E., 2008/4653 K.
22-10/152-62
129/173
düşük olduğu kabul edilen bu tür anlaşmalara, fiyat tespiti, bölge ve müşteri paylaşımı,
yeniden satış fiyatının tespiti gibi hususlara yönelik anlaşmalar örnek olarak verilebilir.
Örneğin fiyatları sabitleyen bir yatay anlaşma çıktı miktarını sınırlamak, kaynakların
etkin kullanılmamasına neden olmak ve aynı zamanda ilgili pazarda makul olmayan
gerekçelerle fiyatı yükseltmek yoluyla tüketici refahının azalmasına sebep olur. Bu
doğrultuda teşebbüsün dosya konusu eylemlerine, ilgili başlıklarda da değinildiği üzere
açıkça ihlal teşkil etmeleri nedeniyle muafiyet verilemeyecektir.
(420) Savunma: Samsun’da serbest hekimlere sunulan hizmetler haricinde, özel
hastanelerin diğer faaliyetlerine yönelik fiyat tespiti (ÖSS-TSS’li hastalara yönelik
düzenlemeler, Excimer lazer tedavi fiyatları, serbest hekim fiyatları, anjiyo-bypass-
stent-tüp bebek ücretleri vb. hususlarda fiyat tespiti) iddiası bağlamında, iddiaya konu
davranışların MEDICANA SAMSUN’dan alınacak tedavinin/hizmetin maliyetinin doğru
belirlenmesini amaçladığı, dolayısıyla aslında minimum maliyetin ne olduğu
konusunun müzakerelere konu olmasının zorunlu ve yararlı olduğu, serbest hekimlerin
özel hastanelerden almak zorunda oldukları ameliyathane kullanım ve ameliyat
sonrası bakım, konaklama, hemşire, tedavi ve kullanılan sarf malzemesi giderleri gibi
olmazsa olmaz maliyet kalemlerinin belirlenmesinin meşru olduğu, özel hastanelerin
marka ve imkânlarını kullanarak bu pazarda onlar sayesinde bir müşteri portföyü
oluşturduktan sonra, monopson gücüne ulaşmış serbest hekimlerin bu gücü
karşısında, zor durumda olan özel hastanelerin yaşadıkları ekonomik zorluklara
yenilip, gerçek maliyetinin altında hizmet vermeye mecbur kalmalarından korunmak
amacı ile buldukları bir çözüm olarak minimum maliyet rakamlarını standartlaştırma
çalışmalarından ibaret olduğu, Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) fiyatlarının esas alındığı
bir düzenlenmiş alanda, özel hastanelerin kendi statülerine ve tüketici nezdindeki
şöhretlerine göre uygulayacakları katsayılar hakkında bilgi alışverişinden ibaret
sayılabilecek bir davranışın “kartel anlaşması” olarak nitelenmesinin hakkaniyete
uygun olmayacağı ifade edilmiştir.
(421) Değerlendirme: Teşebbüs hakkında katılım payı alınmaması konusunda herhangi bir
ihlal tespitinde bulunulmamaktadır. Öte yandan, MEDICANA SAMSUN ile
MEDICALPARK/LIV SAMSUN’un, Delil 1/13-15’ten görülebileceği üzere açık bir
şekilde diğer faaliyetler bakımından da fiyat tespit ettiği ortaya konulmaktadır.
(422) Savunma: Rekabet Kurulunun bazı geçmiş kararları dikkate alındığında, rakip
teşebbüsler arasında fiyat tespiti gibi en ağır ihlal olarak görülen anlaşmaların dahi,
Ceza Yönetmeliği kapsamında “kartel” olarak değil, “diğer ihlal” kategorisinde
değerlendirilebildiğinin görüldüğü99, soruşturmanın ilgili olduğu sağlık sektörünün
yapısı ve işleyişi, katlanmak zorunda kaldığı maliyetler, üstlenilen yüksek tazminat ve
ceza riskleri, faaliyetin kamu hizmeti niteliği, maliyetlerin altında hizmet verilmesinin
sağlık hizmetlerinin kalitesi üzerindeki olumsuz etkisi ve doğuracağı maddi ve en
önemlisi insani riskler dikkate alındığında, Rekabet Kurulunun mevcut soruşturmada
iddia konusu ihlalleri “kartel” olarak cezalandırmasının hakkaniyete aykırı olacağı,
Rekabet Kurulunun 01.04.2021 tarihli ve 21-18/213-M sayılı kararıyla yürütülmekte
olan iş gücü piyasalarındaki çalışan transferini engellemeye dönük centilmenlik
anlaşmaları konulu soruşturmada, tarafların taahhüt başvurularının, personel
transferinin engellenmesinin “açık ve ağır ihlal niteliğinde” olduğu gerekçesiyle
99 Savunmada bu konuya ilişkin olarak 17.11.2011 tarihli ve 11-57/1510-538 sayılı Ege ve Akdeniz Et
ve Et Ürünleri, 12.06.2012 tarihli ve 12-32/916-275 sayılı Kayseri Bosch Bayileri, 16.12.2013 tarihli ve
13-70/952-403 tarihli İstanbul Hyundai Bayileri kararı, 07.03.2011 tarihli ve 11-13/243-78 sayılı Banka
Maaş Promosyonları, 28.11.2017 tarihli ve 17-39/636-276 sayılı Banka III kararı, 13.03.2019 tarihli ve
19-12/155-70 sayılı Piliç Eti kararlarına değinilmiştir.
22-10/152-62
130/173
01.07.2021 tarihli ve 21-33/438-M sayılı Rekabet Kurulu kararıyla reddedildiği, 2021/2
sayılı Tebliğ’in “açık ve ağır ihlal” tanımının “bilgi değişimi hususu” haricinde Ceza
Yönetmeliği’ndeki kartel tanımı ile benzeştiği belirtilerek, mevcut soruşturmadaki
çalışan ayartmama ihlalinin kartel olarak değerlendirildiği, çalışan ayartmama
anlaşmalarının Ceza Yönetmeliği’nde yer alan kartel tanımındaki “sağlayıcıların (emek
arz edenlerin) paylaşılması” kapsamında değerlendirilmesinin zorlama bir yorum
olduğu, Rekabet Kurulunun özellikle yatay birleşme-devralma işlemlerinde rekabet
etmeme yükümlülüğü ve rekabet etmeme yükümlülüğü ile benzer nitelikte ya da bu
yükümlülüğü tamamlayıcı nitelikte olan çalışan ayartmama (istihdam etmeme)
yükümlülüklerini yan sınırlama olarak değerlendirdiği ve bu yükümlülüğe ilgili birleşme-
devralma işlemi ile birlikte izin verdiği, Rekabet Kurulunun 07.02.2019 tarihli ve 19-
06/64-27 sayılı BFİT kararında çalışan ayartmama yükümlülüklerinin “olası etki”
bakımından 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında kabul edildiği, BFİT
kararında atıf yapılan 26.05.2011 tarih ve 11-32/650-20 sayılı Rekabet Kurulu
kararında; çalışan ayartmama anlaşmalarının rekabeti kısıtlayıcı olmayabileceğinin
kabul edilmiş olmasının, etkisine bakılmaksızın bu tür anlaşmalara kartel muamelesi
yapılmasının hatalı olacağının Rekabet Kurulu tarafından da kabul edildiğini gösterdiği,
BFİT kararında; etkisi itibarıyla çalışan ayartmama hükümlerinin incelenmesi, BFİT’in
pazar payının düşük olması ve faaliyet gösterdiği pazarda çok sayıda oyuncu
bulunması dikkate alındığında ihlalin olası etkilerinin sınırlı düzeyde olması
gerekçesiyle soruşturma bile açılmadığı, mevcut soruşturmada ise sadece bir ilde,
sadece iki hastane arasında, sadece iki aylık bir sürede, sadece iki hekimle ilgili bir
çalışan ayartmama anlaşmasının “kartel” olarak değerlendirilmesinin hakkaniyetli ve
adil bir yaklaşım olmayacağı ifade edilmiştir.
(423) Değerlendirme: Ceza Yönetmeliği’nde kartel “fiyat tespiti, müşterilerin, sağlayıcıların,
bölgelerin ya da ticaret kanallarının paylaşılması, arz miktarının kısıtlanması veya
kotalar konması, ihalelerde danışıklı hareket konularında, rakipler arasında
gerçekleşen, rekabeti sınırlayıcı anlaşma ve/veya uyumlu eylemler” olarak
tanımlanmaktadır. Bu tanımdan hareketle, teşebbüs bakımından tespit edilen ihlaller
kartel tanımı içinde yer almaktadır. Buna ek olarak, ekonomi yazını bakımından da
çıktı pazarındaki karteller ile girdi pazarındaki karteller arasında bir fark
bulunmamaktadır. Her iki tür kartel ile de rekabet hukukunun çıkış noktası olan yapay
şekilde tekelci gücü kullanma imkânına kavuşmak hedeflenmektedir. Tüketici (alım
karteli bakımından üretici) faydasını ele geçirmeyi; rekabetçi dengeye göre kartel
taraflarının pazarın karşı tarafındaki oyuncuların zararına olacak şekilde daha yüksek
bir fayda elde etmesini sağlaması dolayısıyla iş gücü piyasasında rakipler arasındaki
rekabeti kısıtlayıcı eylemler (çalışan transferinin engellenmesi ve maaş tespit
uygulaması) de kartel tanımına dâhil edilmiştir.
(424) Savunma: Ceza Yönetmeliği’nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin “Temel
para cezası, Kanunun 4 üncü veya 6 ncı maddelerinde yasaklanmış, piyasa, nitelik ve
kronolojik süreç olarak birden fazla bağımsız davranışın saptanması halinde, her bir
davranış için ayrı ayrı hesaplanır” hükmünü amir olduğu, olası ilgili ürün pazarı
tanımları dahi dikkate alındığında, ihlal iddialarının sağlık hizmetleri piyasası ile ilgili
olduğunun görüldüğü, serbest hekimlere sunulan ameliyathane hizmet ücretlerinin
tespiti ve serbest hekimlere sunulan hizmetler haricindeki ortak fiyatlama davranışları
ile Bursa ilinde maaş skalaları belirlenerek asgari/azami zam oranının
kararlaştırılmasının, “nitelik” olarak “fiyat tespiti” olduğu, bu nedenle mevcut
soruşturmada “nitelik” olarak birden fazla bağımsız davranışın olmadığı, ihlal
iddialarının tarihleri incelendiğinde sürecin kronolojik olarak iç içe geçen bir duruma
22-10/152-62
131/173
işaret ettiği, Ceza Yönetmeliği’nin lafzı dikkate alındığında, ortada iki ayrı ihlal olduğu
ve her bir ihlal için ayrı para cezası verilmesi gerektiği iddiasının kabul edilemez olduğu
ifade edilmiştir.
(425) Değerlendirme: Bursa ilinde gerçekleştirilen maaş tespit uygulaması ile çalışan
transferinin engellenmesi uygulaması, gerçekleştikleri pazar ve bu uygulamayı
gerçekleştiren taraflar nezdinde tek bir ihlal olarak değerlendirilmiştir. Samsun ilinde
gerçekleştirilen iş gücü piyasasındaki çalışan transfer etmemeye yönelik centilmenlik
anlaşması ise ayrı bir ihlal olarak ele alınmıştır. Samsun ilinde serbest hekimlere
yönelik fiyat tespiti uygulaması ile Bursa ya da Samsun ilinde gerçekleştirilen maaş
tespit ya da personel transfer etmeme uygulamaları da birbirinden bağımsız
davranışlardır. Bunun temel gerekçesi ise ihlalin taraflarının birbirinden farklılık arz
etmesi ve ilgili pazarların birbirinden tamamen ayrışması hususudur.
(426) Savunma: Soruşturma bildirimlerinde, özellikle MEDICANA MERKEZ ve MEDICANA
BURSA’ya ilişkin son iki bildirim yazısında iddiaların neler olduğunun dahi belirtilmediği
ve delillerin eklenmediği, şikâyetçilerin tek yanlı ifadelerinin doğru olduğu varsayımına
dayalı olarak soruşturmanın sonuçlandırıldığı, şikâyetçilerin kârlarını artırmak için
şikâyette bulundukları iddiasının araştırılmadığı, diğer teşebbüslerden ve bilinmeyen
yerlerden elde edilen çoğu belgenin gizlendiği ve incelenip itiraz etme imkânının en
geniş şekliyle sağlanmadığı, Soruşturma Raporundaki karartılmış sayfalarda yazılı
olan verilere göre kanaate varıldığı ve bu verilerin de denetlemesine imkân
sağlanmadığı, MEDICANA dışındaki diğer teşebbüslerin bireysel rakamları değilse de
toplam rakamları bilinmeden savunma yapılamayacağı, soruşturma süresinin bitmiş
olması ve uzun tatiller nedeniyle bu konuda daha ayrıntılı bir çalışma yapıl(a)madan
uzlaşma talebinin reddedildiği yönünde savunma yapılmıştır.
(427) Değerlendirme: 4054 sayılı Kanun’un 43(2). maddesinin “Kurul, başlattığı
soruşturmaları, soruşturmaya başlanması kararının verildiği tarihten itibaren 15 gün
içinde ilgili taraflara bildirir ve tarafların ilk yazılı savunmalarını 30 gün içinde
göndermelerini ister. Taraflara tanınan ilk yazılı cevap süresinin başlayabilmesi için
Kurulun bu bildirim yazısı ile birlikte, iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgiyi
ilgili taraflara göndermesi gerekir.” hükmü uyarınca Soruşturma Bildiriminde dosya
konusu iddialara yer verilmektedir. Öte yandan, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı
Kanunu’nun “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5. maddesinde “Kurum ve kuruluşlar,
bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların
yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru
sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.”
denilmektedir. Buna ek olarak, 2010/3 sayılı Dosyaya Giriş Hakkının Düzenlenmesine
ve Ticari Sırların Korunmasına İlişkin Tebliğ’in (2010/3 sayılı Tebliğ) 5. maddesinde
dosyaya giriş hakkının, Kanun kapsamında yürütülmekte olan soruşturmalarda
tarafların süresi içinde yaptıkları yazılı talepler üzerine tanınacağı hüküm altına
alınmaktadır. Yine Tebliğ’in 8. maddesinin üçüncü fıkrasına göre taraflar nihai olarak,
son yazılı savunma sürelerinin sona erdiği tarihe kadar dosyaya giriş talebinde
bulunabilirler.
(428) Bilgi Edinme Kanunu’nun “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19.
maddesinde ise aşağıdaki hüküm yer almaktadır: “Kurum ve kuruluşların yetkili
birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından
önce açıklanması hâlinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu
doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da
güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d)
22-10/152-62
132/173
Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma
ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, bilgi veya
belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.” dolayısıyla teşebbüslerin soruşturma
kapsamında kendileri ile ilgili düzenlenmiş bilgi ve belgeleri isteme hakları bulunmakla
birlikte, bu bilgi ve belgelere erişimin de yine mevzuat hükümlerinin izin verdiği ölçüde
gerçekleştirilmesi esastır.
(429) Öte yandan, Kurulun 4054 sayılı Kanun’un 44. maddesine göre tarafları
bilgilendirmediği ve savunma hakkı tanımadığı konuları vereceği kararlara dayanak
yapması mümkün olmadığı gibi; Kanun’un ihlaline ilişkin tespit ve değerlendirmelerin
tekemmül ettiği ve böylelikle taraflar hakkındaki ihlal isnadının ve dayanaklarının net
bir şekilde ortaya konulduğu, Soruşturma Raporunda yer verilen hususlara karşı
taraflara iki kez yazılı ve bir kez de sözlü savunma hakkı tanınmış olması karşısında,
teşebbüslerin savunma haklarının kısıtlandığı iddiasına iştirak etme imkânı
bulunamamaktadır.
(430) Son olarak, tarafa uzlaşma talebinin reddi bakımından gerekli bilgilendirme 24.06.2021
tarih ve 27586 sayılı yazı ile yapılmıştır. Bu bakımdan dosya kapsamında elde edilmesi
amaçlanan usuli faydaların bulunmamasından hareketle uzlaşma başvurusunun
reddine karar verildiğine yönelik olarak taraf bilgilendirilmiştir.
I.5.7.5. MLP Grup100 Tarafından Yapılan Savunma ve Değerlendirilmesi
(431) Savunma: Soruşturma Bildirimi’nin ihlal iddialarını açıklamadığı ve delilleri ortaya
koymadığı, savunma haklarının ihlal edildiği, bunun “hukuki güvenlik” ve “silahların
eşitliği” ilkelerine, 4054 sayılı Kanun’un “Kurul, tarafları bilgilendirmediği ve savunma
hakkı vermediği konuları kararlarına dayanak yapamaz” hükmüne, Anayasa’nın “Hak
arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Adil
yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine aykırı olduğu, soruşturma taraflarına yapılan
Bilgi Edinme Kanunu ve dosyaya giriş hakkına ilişkin yönlendirmenin, bir soruşturma
içerisinde ihlal iddialarını ortaya koymaya ilişkin görev ve yükümlülüklerin incelenen
tarafa yüklenmesi riskini doğurabileceği ifade edilmektedir.
(432) Değerlendirme: Medicana Grubu’nun benzer savunması için yukarıda yapılan
değerlendirme MLP Grup’un bu savunması bakımından da tekrarlanmaktadır.
(433) Savunma: Soruşturma Bildiriminde ihlal iddialarının açık ve net bir şekilde ortaya
konmaması hâlinde, inceleme tarafı olan bir teşebbüsün, taahhüt veya uzlaşma
süreçlerine başvurmayı bir alternatif olarak göremeyerek kendi menfaatlerini korumak
için sağlıklı hukuki değerlendirme yapamayacağı, uzlaşma ve taahhüt mekanizmasının
etkin bir şekilde işletilebilmesi ve kendisinden beklenen etkinlik kazanımlarını
doğurabilmesi için soruşturmanın erken safhalarında işletilmesi gerektiği,
soruşturmada ihlal iddialarının açık ve net bir şekilde ortaya konmaması nedeniyle bu
hakların kullanılmasından mahrum kalındığı, MEDICALPARK’ın kendisine kanun
değişikliği ile tanınan bu önemli hakkı etkin bir şekilde kullanamayacağı ifade
edilmektedir.
(434) Değerlendirme: Her ne kadar taraf, Soruşturma Bildiriminde ihlal iddialarının açık ve
net bir şekilde ortaya konmaması nedeniyle uzlaşma ve taahhüt sürecinin başlatmaya
yönelik haklardan mahrum kaldıklarını belirtse de, gerek 2010/3 sayılı Tebliğ gerek
4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu uyarınca, taraflar, haklarında hazırlanan bilgi ve
belgelere ilişkin taleplerini Kuruma iletebilmektedir. Bunlara ek olarak, her ne kadar
100 MEDICALPARK MERKEZ, MEDICALPARK Bursa ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN
22-10/152-62
133/173
uzlaşma sürecinin temel amacı, tarafın bilgi edinmesini sağlamak olmasa da,
teşebbüslerin, haklarında hazırlanan bilgi ve belgelerin yetersiz olduğunu düşünseler
bile, uzlaşma sürecini başlatmalarının ve bu süreç içerisinde iddialar bakımından bilgi
ve belge talep etmelerinin önünde bir engel bulunmamaktadır.
(435) Savunma: MEDICALPARK MERKEZ’in sorumluluğunun, hukuken ve madden, (i)
MEDICALPARK BURSA’nın MEDICALPARK MERKEZ’in şubesi olarak faaliyet
göstermesine ve (ii) MEDICALPARK SAMSUN ile MEDICALPARK MERKEZ’in aynı
ekonomik bütünlük içerisinde yer almasına dayandırıldığı, MEDICALPARK
MERKEZ’in kendi fiilinden ve kusurundan sorumluluğuna ilişkin bir iddia bulunmadığı,
suç ve cezaların şahsiliği ilkesi çerçevesinde kural olarak her bir teşebbüsün kendi
eylem ve davranışlarından sorumlu olduğu, ana şirketin yavru şirket ihlallerinden
sorumlu tutulmasında, ana şirketin ihlal bakımından bağlı şirket üzerinde belirleyici etki
uyguladığının gösterilmesinin temel koşul olarak öne çıktığı, Danıştay 13. Dairesinin
16.12.2008 tarih ve E. 2006/4791 K. 2008/7687 sayılı kararında, teşebbüslerin
cirolarının toplamı esas alınarak aleyhlerinde idari para cezasına hükmedilebilmesi için
yalnızca aynı ekonomik bütünlük içerisinde bulunmalarının yeterli olmadığından;
teşebbüslerin ana şirketleri tarafından yönlendirilerek birlikte karar aldıklarının da
ortaya konması gerektiğinden bahsedildiği, Delil 1/2, Delil 1/12 ve Delil 1/22’nin
MEDICALPARK MERKEZ bünyesinde yer alan hastanelerin eylemlerinde merkezin
etkisini göstermediği, Delil 1/12 ve Delil 1/21’de yer verilen fiyat listelerinde
MEDICALPARK MALTEPE bünyesinde gerçekleşen fiyatlamanın diğer özel
hastanelerde uygulanan fiyatlandırma stratejilerinden bağımsız olduğunun görüldüğü,
bağlı şirketinin ihlalinde dahli veya etkisi olamayan bir ana şirketin, bağlı şirketin ihlale
konu faaliyetlerinden bütünüyle bağımsız faaliyetlerden elde ettiği cironun idari para
cezasının belirlenmesinde hesaba katılması, grup şirketlerinin bir grup olarak
yapılanmasından ötürü doğan sinerjilerin ve verimlilik artışlarının cezalandırılması
anlamına geleceği SAMSUN MEDİKAL GRUP’un ve MEDICALPARK BURSA’nın
MEDICALPARK MERKEZ’in cirosu içindeki payının düşük olduğu ifade edilmektedir.
(436) Değerlendirme: Dosya kapsamında Samsun ilindeki ihlalden dolayı
MEDICALPARK/LIV SAMSUN’un cirosu esas alınmıştır. Bursa ilindeki ihlal
bakımından ise MEDİCALPARK BURSA’nın MEDICALPARK MERKEZ’in şubesi
olarak faaliyet gösterdiği ve bir tüzel kişiliğinin olmadığı göz önünde bulundurularak,
idari para cezası bakımından muhatabın MEDICALPARK MERKEZ olduğu
değerlendirilmiştir. Diğer yandan ihlal konusu faaliyetlerin teşebbüsün yıllık gayri safi
gelirleri içindeki payının düşüklüğü bir hafifletici unsur olarak görülerek hem Samsun
ilindeki ihlal, hem de Bursa ilindeki ihlal bakımından temel para cezası oranında
indirime gidilmiş, bu indirim oranı Bursa ilindeki ihlal bakımından Ceza Yönetmeliği’nin
7. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen tavan oran olan %60 oranında
uygulanmıştır.
(437) Savunma: Yavru şirketin eylemlerinden ana şirket sorumlu tutulacaksa para cezasının
teşebbüsün ilgili ürün pazarındaki cirosu üzerinden hesaplanması gerektiği, Kurulun
Telekom/TTNET kararında ana şirketin yavru şirketin ihlalinde belirleyici etkisini tespit
ettikten sonra, ana şirkete ilgili ürün pazarı cirosu üzerinden idari para cezası verdiği,
Kurulun ayrıca, Yangın Sigortaları101, Selçuklu Holding102, Sarten Ambalaj103, Maaş
101 Rekabet Kurulunun 05.01.2006 tarihli ve 06-02/44-6 sayılı kararı.
102 Rekabet Kurulunun 25.11.2009 tarihli ve 09-57/1355-348 sayılı kararı.
103 Rekabet Kurulunun 15.04.2010 tarihli ve 10-31/471-175 sayılı kararı.
22-10/152-62
134/173
Promosyonu104, Kurumsal Kredi105, Kuru İncir106, Kastamonu Yolcu Taşımacıları107,
Beyaz Et Karteli108 kararlarında idari para cezasının, ilgili ürün pazarı cirosu üzerinden
hesaplandığı ifade edilmektedir.
(438) Değerlendirme: Ceza Yönetmeliği’nin 4. maddesinin ikinci fıkrasında “Bu Yönetmelik
hükümleri gereğince belirlenecek para cezası miktarı, ceza verilecek teşebbüs ile
teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl
sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en
yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi
gelirlerinin yüzde onunu aşamaz….” ibaresi yer almaktadır. 4054 sayılı Kanun da
olduğu gibi Ceza Yönetmeliği’nde de ceza oranının uygulanacağı ciro için ilgili ürün
pazarından elde edilen ciro gibi bir tanımlama yapılmamıştır. Danıştay’ın ise idari para
cezasının belirlenmesinde ilgili ürün pazarı cirosunun değil, tüm cironun dikkate
alınmasının gerektiğine işaret eden birçok kararı bulunmaktadır109.
(439) Savunma: MEDICALPARK SAMSUN tarafından sunulan argümanların dikkate
alınmamasının Anayasa’nın 36. maddesi ile güvence altına alınan hak arama
hürriyetine ve adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil ettiği, MEDICALPARK
SAMSUN’un rekabeti kısıtlama amacıyla hareket ettiği kabul edilerek etki
değerlendirmesine ilişkin argümanların hiçbirinin dikkate alınmamasının, delil ve
belgelerin iddia olunan ağır ihlali ortaya koymak bakımından yetersiz olmasının ve
belgelerin bir kısmının MEDICALPARK SAMSUN çalışanı olmayan kişiler tarafından
düzenlenen belgelerden oluşmasının hukuki güvenlik ilkesini ihlal ettiği belirtilmektedir.
(440) Değerlendirme: Delil serbestisi ilkesinin geçerli olduğunun kabul edildiği Türk rekabet
hukukunda, bir teşebbüse ilişkin yapılan ihlal tespitinde kullanılan delilin o teşebbüsçe
düzenlenmesi gerektiği yönünde bir delil standardı bulunmamaktadır. Bu çerçevede
MEDICALPARK/LIV SAMSUN çalışanı olmayan kişiler tarafından düzenlenen belgeler
ile MEDICALPARK/LIV SAMSUN’a ihlal isnadında bulunulmasında hukuka aykırı bir
durum bulunmamaktadır. MEDICALPARK/LIV SAMSUN’un sorumlu tutulduğu rakipler
ile birlikte fiyat tespiti, rakipler arası çalışan transferinin engellenmesi ve rakipler ile
birlikte personel maaşlarının belirlenmesinin amaç bakımından rekabet ihlali teşkil
ettiği belirtilmekte, dolayısıyla MEDİCALPARK SAMSUN’un amacının ne olduğundan
değil; anlaşmanın objektif amacının rekabeti kısıtlayıcı olmasından bahsedilmektedir.
Bu tür anlaşmalar ise, pazarda ne ölçüde etki doğurduklarından bağımsız olarak, ihlal
teşkil etmektedirler.
(441) Savunma: MEDICALPARK SAMSUN’un davranışlarının kategorik olarak amacı
itibarıyla rekabeti kısıtlayıcı davranışlardan kabul edildiği ve herhangi etki
değerlendirmesine tabi tutulmadığı, iddia olunan davranışı meşru kılabilecek hiçbir
gerekçenin dikkate alınmadığı, söz konusu değerlendirmenin yapılabilmesi için
anlaşmaların objektif amacının rekabetin kısıtlanması olması gerektiği,
MEDICALPARK SAMSUN’un asıl amacının nitelikli hekimlerin hastanelerin
bünyesinden ayrılma motivasyonlarını engelleyerek sağlık hizmetleri pazarındaki
104 Rekabet Kurulunun 07.03.2011 tarihli ve 11-13/243-78 sayılı kararı
105 Rekabet Kurulunun 28.11.2017 tarihli ve 17-39/636-276 sayılı kararı.
106 Rekabet Kurulunun 16.03.2012 tarihli ve 12-12/383-112 sayılı kararı.
107 Rekabet Kurulunun 09.02.2006 tarihli ve 06-11/143-33 sayılı kararı.
108 Rekabet Kurulunun 25.11.2009 tarih ve 09-57/1393-362 sayılı kararı.
109 Danıştay 13. Dairesinin 24.06.2008 tarihli ve E: 2006/1149, K: 2008/5031 sayılı; 24.06.2008 tarihli
ve E: 2006/1041, K: 2008/5023 sayılı; 14.10.2008 tarihli ve E: 2006/5791, K: 2008/6795 sayılı;
02.06.2010 tarihli ve E: 2007/9916, K: 2010/4599 sayılı; 08.05.2012 tarihli ve E: 2008/9080, K: 2012/965
sayılı (Bemka); 09.05.2012 tarihli ve E: 2008/8485, K: 2012/968 sayılı (Hes Elektrik) kararları.
22-10/152-62
135/173
rekabetçiliklerini korumak olduğu, bu ihtiyacın COVID-19 pandemisi döneminde
kamunun hekimleri görevlerinde tutmak üzere Anayasal hakları askıya alarak
hastanelerinden ayrılmalarını yasakladığı dönemde alındığı, bu darboğazın etkilerinin
2020 Nisan-Mayıs döneminde gelirlerin bir önceki yılın aynı dönemine göre %(…..),
2021 yılının aynı dönemine kıyasla ise %(…..) az olmasından anlaşılabileceği, bu
koşullar altında MEDICALPARK SAMSUN’un cirosunda %(…..) düzeyinde yer tutan
ameliyathane kiralama faaliyeti bakımından objektif amacı rekabeti kısıtlamak
olabilecek bir kartel anlaşmasına girişmeyeceğinin açık olduğu, söz konusu
anlaşmaların amaç bakımından ihlal teşkil etmediği bir kabulde ise, bu anlaşmaların
ameliyathane kullandırma ve işgücü pazarındaki etkileri ile sağlık hizmetleri
pazarındaki etkilerinin kümülatif olarak ele alınması ve toplumsal refah üzerindeki
etkisinin tayininin gerekeceği ifade edilmektedir.
(442) Değerlendirme: “Danıştay kararında110 şu açıklamalara yer verilmektedir: "Bu duruma
göre 4. madde belirtilen ve doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma
ya da kısıtlama amacını taşıyan anlaşmaların hukuka aykırı ve yasak olduğu, keza bu
amaç taşınmasa dahi rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama etkisi doğuran yahut
doğurabilme olasılığı bulunan anlaşmaların yasaklandığı açıktır. Başka bir anlatımla,
bu tür anlaşmaların sadece amacının rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama
olması bile söz konusu anlaşmaların hukuka aykırı sayılması için yeterli olup, bu
anlaşmalar sonucunda zararlı bir sonucun doğmuş olması şart değildir. Keza, bu
anlaşmalar yapılırken ve uygulanırken böyle bir amaç taşınmasa dahi rekabeti
engelleme, bozma ya da kısıtlama etkisinin doğma olasılığının mevcut olması bile söz
konusu anlaşmaların hukuka aykırı sayılması için yeterlidir.” Bu kapsamda 4054 sayılı
Kanun'un 4. maddesine açık bir şekilde aykırı olan bir anlaşma varsa, ihlalin ortaya
konulması için ayrıca bu anlaşmanın piyasadaki etkisinin gösterilmesi şartı
bulunmamaktadır. MEDICALPARK MERKEZ’in sorumlu tutulduğu, rakipler ile birlikte
fiyat tespiti, rakipler arası çalışan transferinin engellenmesi ve rakipler ile birlikte
personel maaşlarının belirlenmesi eylemleri amaç bakımından rekabet ihlali teşkil
etmektedir. Öte yandan hekimlerin MEDICALPARK/LIV SAMSUN’dan ayrılma
motivasyonlarını engellemeye yönelik olarak, MEDICALPARK/LIV SAMSUN
tarafından mevcut hekimlerin çalışma şartlarının iyileştirilmesi veya serbest hekimlere
yönelik ameliyathane hizmetlerinin fiyatının rakipler ile bir araya gelmeden tek başına
artırılması gibi kararlar alınabileceği, bu nedenle hekimlerin MEDICALPARK/LIV
SAMSUN’dan ayrılma motivasyonlarının azaltılması amacının rakipler ile bir araya
gelerek fiyat tespiti ve iş gücü piyasasındaki rekabet karşıtı anlaşmaları meşru
kılmayacağı açıktır.
(443) Savunma: Amaç bakımından rekabet ihlallerinin şüpheye mahal bırakmayacak bir
ispat standardıyla ortaya konulması gerektiği, i) serbest hekimlere yönelik
fiyatlandırmaya, ii) dosya kapsamındaki iddiaların 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi
kapsamında muafiyetten faydalanabileceğine ve iii) personel transferinin engellendiği
iddiasına ilişkin savunmaların yeteri kadar gerekçelendirilmediği, serbest hekimlere
yönelik piyasaya yansıyan fiyatlarla anlaşmaya dayanak teşkil ettiği iddia edilen
belgelerdeki fiyatların karşılaştırılmadığı; ayartmama anlaşması bakımından delil
olarak kullanılan bulgularda adı geçen çalışanlara dair olguların incelenmediği, iş gücü
piyasalarında rekabeti kısıtlayıcı eylemlere yönelik iddialar bakımından Delil 1/20 ve
1/21 olmak üzere iki adet delile dayanıldığı, bu delillerden Delil 1/21 MEDICALPARK
SAMSUN’un taraf dahi olmadığı bir e-posta yazışması iken Delil 1/20’in ise bir hastane
110 Danıştay 13. Dairesi, 06.06.2008, 2006/439 E., 2008/4653 K.
22-10/152-62
136/173
çalışanının hastane Genel Müdürü (…..) gönderdiği ve cevap dahi almadığı bir
yazışmayı teşkil ettiği ifade edilmektedir.
(444) Değerlendirme: Delil 1/20 ile Delil 1/21 ispat standardı bakımından MEDICALPARK
SAMSUN’un rekabeti kısıtlayan eylemlerde bulunduğunu gösterme açısından ispat
standardını karşılamaktadır. Delil 1/20 bir iç yazışma olup bu yazışmada geçen
“medicanayla centilmenlik sözleşmemiz olduğunu böyle birşey olamayacağını
söyledim” ifadeleri rakipler arasındaki rekabeti kısıtlayıcı bir anlaşmanın varlığını açık
şekilde ortaya koymaktadır. Rekabet hukukunda bir iç yazışmanın delil olarak
kullanılabilmesi için e-postayı alan tarafın cevap vermesi gerektiğine yönelik bir
zorunluluk bulunmamaktadır. Benzer şekilde Kurulun 19-16/229-101 sayılı kararında
yer alan “Ayrıca delil serbestisi ilkesinin geçerli olduğunun kabul edildiği Türk rekabet
hukukunda, bir teşebbüse ilişkin yapılan ihlal tespitinde kullanılan delilin o teşebbüsçe
düzenlenmesi gerektiği yönünde bir delil standardı bulunmamaktadır.” ifadeleri Delil
1/21’in de ispat standardı olarak yeterli olduğunu gösterir niteliktedir.
(445) Savunma: Delil 1/20’de yer alan WhatsApp konuşmasında bahsi geçen (…..) isimli
bir fizyoterapistin çalışma şartlarında yapılan iyileştirme ve maaş artışı neticesinde
MEDICALPARK SAMSUN’da çalışmaya devam ettiği, elde edilen delillerin yetersizliği
karşısında bu delillerin doğru ve gerçek olup olmadığı değerlendirmesi yapılırken
mutlaka piyasada gerçekleşen fiyatlara bakılması ve iddia edilen ihlallerin gerçekleşip
gerçekleşmediğinin bu araştırma uyarınca değerlendirilmesi gerektiği, iddialara
dayanak olarak sunulan belgelerin ciddi bir bölümünün, üçüncü kişiler tarafından
kaleme alınmış ve onların kendi şahsi yorum ve görüşlerini içeren yazışmalardan ibaret
olduğu, MEDICALPARK SAMSUN’un bu belgelerden haberi dahi bulunmadığı,
soruşturma tarafı diğer bir şirketin çalışanları tarafından oluşturulan bir belgeden yola
çıkılarak belge ile MEDICALPARK SAMSUN arasında makul bir ilişki kurulmadan
MEDICALPARK SAMSUN‘un sorumlu tutulmaya çalışılmasının hukukunun genel
ilkeleriyle bağdaşmayacağı ifade edilmektedir.
(446) Değerlendirme: Kurulun 19-16/229-101 sayılı kararında “Ayrıca delil serbestisi
ilkesinin geçerli olduğunun kabul edildiği Türk rekabet hukukunda, bir teşebbüse ilişkin
yapılan ihlal tespitinde kullanılan delilin o teşebbüsçe düzenlenmesi gerektiği yönünde
bir delil standardı bulunmamaktadır.” ifadeleri yer almaktadır. Bununla birlikte dosya
kapsamında MEDICALPARK/LIV SAMSUN tarafından düzenlenen belgeler (Delil
1/20) de yer almakta olup, teşebbüs hakkındaki ihlal isnadı yalnızca üçüncü tarafların
düzenlediği belgelere dayanmamaktadır.
(447) Savunma: Rekabet Kurulu içtihadı uyarınca fiyat tespiti, bölge ve müşteri paylaşımı
gibi ihlallerin doğası itibarıyla amaç bakımından ihlaller kapsamında
değerlendirilebildiği ancak kartel olarak ele alınmayıp etki değerlendirmesinin de
yapılabildiği, ameliyathane kullandırma pazarı ile sağlık hizmetleri pazarı arasında ilişki
dikkate alınmadığı takdirde, iddia konusu anlaşmanın amacının doğru biçimde tespit
edilmesinin mümkün olmayacağı, birbirleriyle etkileşim içerisinde olan pazarların
birinde gerçekleştiği iddia edilen rekabete aykırı anlaşmaların, bu etkileşim dikkate
alınmadan değerlendirilmemesi gerektiği, ABAD’ın, CB111 kararı ile de, farklı fakat
rekabete aykırılığı incelenen anlaşmanın gerçekleştiği pazarla etkileşim içinde olan bir
pazarın dinamiklerinin, yalnızca bu dinamiklerin farklı bir pazara ait olduğu
gerekçesiyle incelenmemesinin hukuka aykırı olduğunu net bir şekilde ortaya koyduğu,
ameliyathane kullandırma pazarındaki, gerekse işgücü pazarındaki iddia konusu
111 ABAD’ın 11.09.2014 tarihli Case C-67/13 P - CB v Commission kararı, https://eur
lex.europa.eu/legalcontent/ EN/TXT/?uri=CELEX%3A62013CJ0067, Erişim Tarihi: 13.11.2020
22-10/152-62
137/173
anlaşmaların esasen bahsi geçen pazarlardaki rekabeti kısıtlama amacını taşımadığı
ve bu anlaşmalar ile asıl ulaşılmak istenen hedefin hastanelerin sağlık hizmetleri
pazarındaki rekabetçiliklerini korumak ve bu pazarda hastalara/tüketicilere sağlanan
önemli faydaları sürdürülebilir kılmak olduğu, dosya kapsamında ilgili pazarın Samsun
ve çevre illerde hastaneler tarafından sunulan sağlık hizmetleri pazarı, Türkiye
genelinde hekimlere ilişkin işgücü pazarı, Samsun ili ve çevresinde serbest hekimlere
sunulan ameliyathane kullandırma hizmetleri pazarı olarak tanımlanması gerektiği,
Sağlık Bakanlığının Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın, özel hastanelerin SGK ile
yapacağı anlaşmalar ile SGK kapsamında güvencesi bulunan tüketicilerin, özel
hastanelerden ücretsiz yahut cüzi ücretler karşılığında hizmet almasını temin ettiği, her
ekonomik kesimden tüketicinin kaliteli sağlık hizmetine ulaşmasının hedeflendiği, bu
hedefin özel hastanelerin sahip oldukları hekim kadrosunun nitelik ve niceliğiyle
doğrudan bağlantılı olduğu, Türkiye’de hekim sayısının az olmasının sağlık kurumları
karşısında hekimlerin konumunu güçlendirdiği, bir taraftan kaliteli, sürdürülebilir ve
SGK anlaşmaları ile erişilebilir sağlık hizmetleri sunma amacı güden özel hastanelerin,
serbest hekimlere ameliyathane kullandırma hizmeti sunduğu, bunun ise, özel
hastanelerin dikkatle yönetmesi gereken bir başka ekosistemi doğurduğu, genellikle
ekonomik olarak iyi durumda bulunan tüketicilere hizmet sunan serbest hekimlerin,
kaçınılabilir maliyetler bakımından küçük bir kalem teşkil eden ameliyathane
kullandırma maliyetine katlanarak ciddi gelirler elde edebildikleri, hastaneler için
oldukça yüksek olan genel ve ortak nitelikli işletme maliyetlerine katlanmamalarına
rağmen, bu maliyetlerden önemli fayda elde ettikleri, bu durumun özel hastaneler
nezdinde bedavacılık oluşturmanın yanı sıra hastane bünyesindeki hekimlerin
hastaneden ayrılarak serbest hekim olarak faaliyet göstermeleri için bir motivasyon
yarattığı, COVID-19 salgını sebebiyle ilgili sağlık kurumlarından ayrılıp, muayenehane
açma motivasyonlarının daha da arttığı, 27.03.2020 tarih ve 54718026 sayılı “COVID-
19 Salgını Süresince Sağlık Kuruluşlarında Sağlık Personel Ayrılışları” konulu Genelge
ile özel hastaneleri de kapsayacak şekilde üç aylık süre ile istifa yasağı getirildiği, özel
hastaneleri de kapsayan istifa yasağının 27.06.2020 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı,
27.10.2020 tarih ve 60438742-929-3137 sayılı “Personel İşlemleri” konulu “Genelge”
ile hekimlerin devlet hastanelerinden istifasının yasaklandığı, Anayasa’nın temel hak
ve özgürlüklerinin askıya alınmasını gerektirecek ölçüde özel bir durum olan salgın
döneminde, sağlık kurumlarının bünyelerinde hekimlerini tutma güdülerinin artmasının
doğal ve hatta kamu sağlığının korunması bakımından bir gereklilik olduğu, sağlık
hizmetleri pazarında fiyatın yanı sıra hem hastane hem de hekimlerin özelliklerinin
önemli rol oynadığı, hastane bünyesinde faaliyet gösteren hekimlerin; hastanelerin
önemli yatırımları sayesinde (pazarlama faaliyetleri, altyapı yatırımları, teknik
donanım, hizmet kalitesi vb. unsurlar bakımından) normal şartlarda tek başlarına
erişmeleri mümkün olmayacak bir hasta portföyüne erişebildiği kendilerine bağlı hale
getirebildikleri, hekimlerin daha avantajlı alternatiflerin varlığı halinde, kendilerine
yatırım yapan sağlık kurumlarından diledikleri vakit, herhangi maliyete katlanmadan,
kolayca ayrılabildikleri, amaç bakımından ihlal sınıflandırmasının da esasen
davranışın iktisadi olarak doğası gereği rekabeti aşırı ölçüde sınırlandırması temeline
dayandığı, iktisadi gerçekliğin farklılaştığı ve davranışın objektif amacının rekabetin
kısıtlanması olmadığının tespit edilmesi durumunda amaç bakımından ihlal
sınıflandırmasının temeli ortadan kalktığından, davranışın otomatik olarak amaç
bakımından ihlal ve kartel kategorisinden ayrılacağı ifade edilmektedir.
(448) Değerlendirme: 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında ihlal tespitinde
bulunabilmek için, amaç veya etki unsurlarından birinin ortaya konulması yeterlidir.
Fiyat tespiti, arz kısıtlaması, pazar veya müşteri paylaşımını konu alan
22-10/152-62
138/173
anlaşma/uyumlu eylemler doğaları gereği rekabeti sınırlayıcı olmaları nedeniyle amaç
bakımından rekabet ihlali teşkil etmekte, bu nedenle de per se ihlal tabir edilmektedir.
Bu nitelikteki anlaşma/uyumlu eylemin varlığı ihlal sonucuna ulaşılması bakımından
yeterli olup, anlaşmanın ayrıca piyasadaki rekabeti bozucu etkilerinin gösterilmesine,
bu etkilerin ispatına ihtiyaç duyulmamaktadır. Söz konusu açık kısıtlamaları içeren
anlaşmaların piyasadaki rekabet ortamını bozdukları kabul edildiği için, bu tür
anlaşmalar, pazardaki mevcut veya potansiyel etkilerinin incelenmesine gerek
görülmeksizin yasaklanmakta, varlıklarının ispatı rekabet hukuku müdahalesi için
yeterli olmaktadır. Bu doğrultuda serbest hekimlere yönelik hizmetler bakımından
rakipler arası fiyat tespiti, psikoteknik rapor onayı hizmeti bakımından fiyat tespiti,
çalışan transferinin engellenmesi (sağlayıcıların paylaşılması) ve personel maaş
skalalarının rakipler arasında belirlenmesi (girdi fiyatı tespiti) niteliği itibarıyla amaç
bakımından rekabeti ihlali teşkil etmektedir.
(449) Savunma: Delil 1/20’de yer alan ifadelerin dolaylı aktarımlara dayandığı, tek başına
herhangi bir centilmenlik anlaşmasını göstermediği, üst yönetimin de onayıyla (…..)’ın
maaşında ciddi iyileştirmeler yapıldığı, Osman YILDIZ’ın ayartmama anlaşması nedeni
ile değil, tamamen çalışma şartlarında yapılan iyileştirme ve maaş artışı neticesinde
MEDICALPARK SAMSUN’da kaldığı, MEDICALPARK SAMSUN ile MEDİCANA
SAMSUN arasında iddia edilen nitelikte bir ayartmama anlaşması olsa idi, Osman
YILDIZ’ın MEDICANA SAMSUN’a transferi söz konusu olmayacağından
MEDICALPARK SAMSUN tarafından Osman YILDIZ’ın maaşının sabit tutulacağı ve
çalışma şartlarında iyileştirme yoluna gidilmeyeceği ifade edilmektedir.
(450) Değerlendirme: MEDICALPARK/LIV SAMSUN ile MEDICANA SAMSUN arasındaki
iş gücüne yönelik rekabeti kısıtlayıcı anlaşmanın varlığı yalnızca Delil 1/20’ye
dayandırılmamakta, Delil 1/21 de böyle bir anlaşmanın varlığını ortaya koymaktadır.
Bu çerçevede söz konusu deliller rekabeti kısıtlayıcı bir anlaşmanın varlığını ortaya
koymada ayrı ayrı yeterli olmakla birlikte, delillerin bütüncül değerlendirilmesi
kapsamında birbirini tamamlamakta ve delil niteliklerini güçlendirmektedir. Öte yandan
(…..)’ın çalışma şartlarının iyileştirilmesi taraflar arasında rekabeti sınırlayıcı bir
anlaşma bulunmadığını göstermekten uzaktır. Taraflar arasındaki centilmenlik
anlaşması nedeniyle (…..) MEDICANA SAMSUN’a transfer olamasa bile, çalışma
şartlarından memnun olmadığı takdirde başka bir hastaneye geçebilecektir. Bu
bağlamda (…..) çalışma şartlarının iyileştirilmesi ile MEDICANA SAMSUN ile yapılan
centilmenlik anlaşmasının varlığı/yokluğu arasında doğrudan bir bağlantı kurmak
uygun görünmemektedir.
(451) Savunma: Bulguların taraflar arasında bir anlaşmanın varlığını kesin surette ortaya
koyan birincil delillerden olmadığı, MEDICALPARK SAMSUN’a gönderilen ve bir
“anlaşmanın” varlığını gösteren bir e-posta iletisi veya benzeri delillerin
MEDICALPARK cihazlarından elde edilmediği, ayrıca;
- MEDICALPARK SAMSUN’un diğer bir teşebbüse ilettiği e-posta mesajları veya
benzer delillerin söz konusu teşebbüsün cihazlarından elde edildiği ve bu delillerin
bir “anlaşmanın” varlığını göstermediği,
- Diğer teşebbüslerin, MEDICALPARK SAMSUN ile bir “anlaşmaları” olduğu
yönündeki anlayışlarını gösteren e-posta iletileri veya benzer belgelerin olmadığı,
- Söz konusu bulguların; birincil deliller içerisindeki ispat boşluklarını doldurmak için,
diğer bir ifadeyle, birincil deliller tam olarak mevcut olmadığında ve/veya ihlali
kanıtlamak için yetersiz kaldığında kullanılan ikincil delillerden olmadığı,
22-10/152-62
139/173
- 2016-2020 yılları arasında on tıp uzmanının Samsun Büyük Anadolu Hastanesine;
altı tıp uzmanının Atasam Hastanesine, üç tıp uzmanının Liman Hastanesine, bir
tıp uzmanının ise Medicana Samsun Hastanesi’ne geçiş yaptığı,
- Aynı dönemde 12 tıp uzmanının Samsun Büyükanadolu Hastanesinden, yedi tıp
uzmanının Samsun Atasam Hastanesinden, dört tıp uzmanının Medibafra
Hastanesinden, iki tıp uzmanının Özel Liman Hastanesinden, bir tıp uzmanının
Konya Medicana Hastanesinden, bir tıp uzmanının Medicana Samsun
Hastanesinden ayrılarak MEDICALPARK SAMSUN bünyesine dâhil olduğu,
- (…..) isimli hekimin Samsun Anadolu Hastanesinden geldiğinin beyan edildiği;
ancak hekimin Samsun Anadolu Hastanesinde kadrolu, Samsun Medicana
Hastanesinde ise yarı zamanlı çalıştığının tespit edildiği, hekimin, Samsun
Medicana Hastanesinde yarı zamanlı olan çalışma biçiminin sonlandırıldığı ve
MEDICALPARK SAMSUN’da çalışmaya başladığının tespit edildiği
ifade edilmektedir.
(452) Değerlendirme: Rekabet ihlallerine ilişkin her bir teşebbüsten ihlale ilişkin delil elde
edilmesi zorunlu olmayıp, delil serbestisi ilkesinin benimsendiği Türk rekabet
hukukunda, bir teşebbüse ilişkin yapılan ihlal tespitinde kullanılan delilin o teşebbüsçe
düzenlenmesi gerektiği gibi bir delil standardı bulunmamaktadır. Bu çerçevede başka
teşebbüslerce düzenlenen ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN dışındaki taraflardan
elde edilen -Delil 1/21 gibi- belgelerin MEDICALPARK’a yapılan ihlal isnadında
kullanılmasında hukuki açıdan bir tereddüt bulunmamaktadır. Kaldı ki
MEDICALPARK/LIV SAMSUN’a yapılan ihlal isnadında teşebbüsün kendisinden elde
edilen –Delil 1/20 gibi- belgeler de kullanılmıştır. Öte yandan Delil 1/20 ve Delil 1/21
birlikte ele alındığında, MEDICALPARK/LIV SAMSUN ile MEDICANA SAMSUN
arasında rekabeti kısıtlayıcı bir anlaşmanın varlığı açık biçimde görülmektedir.
(453) Öte yandan daha önce de belirtildiği üzere, Samsun’daki rakip özel
hastanelere/hastanelerden gerçekleşen hekim transferlerini gösteren tablo
incelendiğinde, MEDICANA ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN arasında hekim transfer
durumunun, az sayıda olsa da gerçekleştiği görülmektedir. Bununla birlikte, diğer
hastaneler bakımından daha çok hekim sirkülasyonu bulunduğu anlaşılmaktadır.
Tablodaki durumdan bağımsız olarak, önaraştırma kapsamında MEDICANA
SAMSUN'da gerçekleştirilen yerinde incelemede elde edilen Delil 1/21 ve soruşturma
safhasında MEDICALPARK SAMSUN'dan elde edilen Delil 1/20, taraflar arasında
centilmenlik anlaşmasının bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bu deliller doğrultusunda,
MEDICANA SAMSUN ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN arasında çalışan transferinin
engellenmesine yönelik bir anlaşma yapıldığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla ilgili
anlaşmanın amacı itibarıyla 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlal ettiği sonucuna
varılmıştır.
(454) Savunma: Kimya Şirketleri kararında112 özellikle teknik bilgi ve becerinin, diğer bir
ifade ile işgücünün niteliğinin yüksek olduğu pazarlarda, rakip teşebbüsler arasındaki
rekabet etmeme yükümlülüğüne muafiyet tanınabileceğinin belirtildiği, sağlık
sektörünün bu koşulu fazlasıyla karşıladığı, Bfit kararında113 no-poaching
anlaşmalarının işgücü piyasasında oluşturabileceği olası etkilerinin incelendiği ve bir
bireysel muafiyet değerlendirmesi gerçekleştirildiği, Ege Konteyner114 kararında ise,
112 Rekabet Kurulunun 26.05.2011 tarihli ve 11-32/650-201 sayılı Kimya Şirketleri kararı, sayfa 2.
113 Rekabet Kurulunun 07.02.2019 tarihli ve 19-06/64/27 sayılı Bfit kararı.
114 Rekabet Kurulunun 02.01.2020 tarihli ve 20-01/3-2 sayılı Ege Konteyner kararı sayfa 31-32.
22-10/152-62
140/173
her ne kadar işgücü pazarında maaşların ortak belirlenmesi uygulamasının amaç
bakımından rekabeti ihlali teşkil edebileceği ifade edilmiş olsa da somut olayda ihlal
iddialarının etkilerinin detaylı olarak değerlendirilerek anlaşmaların etki
doğurmadığından bahisle soruşturma açılmaması yönünde karar alındığı ifade
edilmektedir.
(455) Değerlendirme: Önceki Kurul kararları da dikkate alındığında, iş gücü piyasalarında
rakipler arasında yapılan personel transferinin engellenmesine ve personel
maaşlarının belirlenmesine dönük centilmenlik anlaşmaları rekabeti amacı itibarıyla
sınırlamaktadır. Bu kapsamda rakipler arasındaki bu yöndeki centilmenlik anlaşmaları,
amaç bakımından rekabet ihlali teşkil etmektedir.
(456) Savunma: Sağlık Bakanlığının 2002 yılında başlattığı Sağlıkta Dönüşüm Projesi
kapsamında, kamuda çalışan doktorların muayenehane açmasına imkân veren
uygulamayı 2010 yılı itibarıyla sona erdirdiği, 21.01.2010 tarihinde “Tam Gün Yasası”
olarak bilinen Üniversite ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (5947 sayılı Kanun) çerçevesinde
hekimlerin hem muayenehanede hem kamuda aynı anda çalışmasının önüne geçildiği,
MEDICALPARK SAMSUN/LIV SAMSUN’un da benzer motivasyonlarla hekimlerini
elinde tutmayı hedeflemesinin, rekabete aykırı bir amacının olamayacağı, bir hasta
rinoplasti ameliyatını özel hastanede 8.000 – 12.000 TL maliyetle ve en yüksek kaliteli
hizmeti alarak olabilirken; muayenehane hekimlerinin aynı ameliyat için 20.000 –
25.000 TL gibi aşırı yüksek fiyatlarla faaliyet gösterdiği, bu ameliyatlar, dış hekimler
tarafından özel hastanelerde gerçekleştirildiğinde, özel hastanelere ameliyathane
kullanım bedeli olarak 1.500 TL - 2.000 TL gibi düşük ücretler ödenirken, hastalardan
neredeyse 10 katı kadar yüksek miktarlar talep edilerek asıl maliyete katlanan özel
hastanelerin zarara uğratıldığı, üç yıl içerisinde Samsun Medikal Grup bünyesinde
faaliyet göstermekte olan 14 hekimin hastanelerden ayrılıp kendi muayenehanelerini
açtıkları, 14 hekimden 11’inin pandemi dönemi ve sonrasında teşebbüs bünyesinden
ayrılarak kendi muayenehanesini açtığının görüldüğü ifade edilmektedir.
(457) Değerlendirme: MEDICALPARK/LIV SAMSUN’un, rakipleri ile bir araya gelmeden,
tekil olarak hekimlerini elinde tutma politikası uygulamak yerine, rakipler arasında
personel transferinin engellenmesine yönelik rekabet karşıtı bir anlaşmanın tarafı
olduğu anlaşılmaktadır. Hekimlerin özel muayene açarak gerçekleştirdikleri
ameliyatlardan yüksek gelir elde etmeleri, bu ameliyatlar için kullandıkları
ameliyathaneler için özel hastanelere düşük ödeme yapmaları, söz konusu hekimlerin
özel hastanelerden daha az çalışmak için özel muayenehane açmak istemeleri rakipler
arasında rekabeti kısıtlayıcı bir anlaşmayı meşru kılmamaktadır. Bu çerçevede
teşebbüsler kendileri bakımından sorun olarak gördükleri eylemlere karşı rakipler ile
bir araya gelmeden politika üretmekte ve sektördeki sorunlar kapsamında ilgili
otoritelere başvuru yapmakta serbesttirler. Sonuç olarak, teşebbüsün savunmasında
ileri sürdüğü argümanlar rekabeti kısıtlayıcı anlaşma bakımından tarafın 4054 sayılı
Kanun kapsamındaki sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır.
(458) Savunma: Belgede bahsi geçen excimer lazer hizmetinin, ilgili yazışmanın
gerçekleştirildiği 26.10.2019 tarihinde MEDICALPARK SAMSUN bünyesindeki
hastanelerin ikisinde de sunulmadığı, ilgili yazışma çerçevesinde paylaşılan bilginin,
sağlık sektöründe yaşanan gelişmeler dikkate alındığında, daha sonra rekabete
duyarlı bir hal almasının da söz konusu olmadığı, anjiyo-stent-bypass hizmetleri
açısından ise bu hizmetlerin doğası gereği her durumda uygulanabilecek sabit
fiyatlardan bahsetmenin mümkün olmadığı, ilgili fiyatlar üzerinde etkili olan, başta SGK
22-10/152-62
141/173
düzenlemeleri olmak üzere çok sayıda parametrenin bulunduğu, bu uygulamalara
ilişkin olarak yer verilen ve son derece geniş bir aralıkta olan fiyatların rakip teşebbüsler
tarafından bilinmesinin, fiiliyatta bir koordinasyona yol açılmasının söz konusu
olamayacağı, dolayısıyla bahsi geçen uygulamalarda hastaneler tarafından
uygulanabilecek üst sınırın zaten SGK tarafından belirlendiği, bu uygulamaya aykırı
hareket edilmesi halinde hem fazla tahsil edilen farkın hastaya iadesinin söz konusu
olduğu, hem de hastanelere yönelik idari yaptırımların uygulandığı, ilgili belgede yer
alan anjiyo-stent-bypass hizmetlerine yönelik tutarların, doğrudan bu hizmetlerden
alınacak fark ücretlerine dair bilgiler olamayacağı, daha ziyade, uygulamada söz
konusu hizmetlere ilişkin ortalama değerleri işaret edebileceği, 99-33/315-195 sayılı
Kurul kararında kamunun güvenliğini koruma adına bir sürücünün eğitilebilmesi için
yapılması zorunlu olan eğitim faaliyetlerinin maliyetlerinin belirlenmesi zorunluluğuna
değinildiği ve buna benzer olarak özel hastanelerin de tedavi ve sarf malzemesi
giderleri gibi maliyetlerin birlikte belirlemesinin meşru olduğu belirtilmektedir.
(459) Değerlendirme: Delil 1/13, Delil 1/14, Delil 1/15 ve Delil 1/16, MEDICANA SAMSUN
ile MEDICALPARK/LIV SAMSUN’un serbest hekimlere yönelik hizmetler haricinde
diğer faaliyetler bakımından da fiyat tespiti içinde olduklarını ortaya koymaktadır. 4054
sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında ihlal tespitinde bulunabilmek için, amaç ve
etki unsurlarından birinin ortaya konulması yeterlidir. Fiyat tespiti, arz kısıtlaması,
pazar veya müşteri paylaşımını konu alan anlaşma/uyumlu eylemler doğaları gereği
rekabeti sınırlayıcı olmaları nedeniyle amaç bakımından rekabet ihlali teşkil etmekte,
bu nedenle de per se ihlal tabir edilmektedir. Bu nitelikteki anlaşma/uyumlu eylemin
varlığı ihlal sonucuna ulaşılması bakımından yeterli olup, ihlal sonucuna ulaşmak için
anlaşmanın ayrıca piyasadaki rekabeti bozucu etkilerinin gösterilmesine, bu etkilerin
ispatı edilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Söz konusu açık kısıtlamaları içeren
anlaşmaların piyasadaki rekabet ortamını bozdukları kabul edildiği için, bu tür
anlaşmalar, pazardaki mevcut veya potansiyel etkilerinin incelenmesine gerek
görülmeksizin yasaklanmakta, varlıklarının ispatı rekabet hukuku müdahalesi için
yeterli olmaktadır.
(460) Savunma: Bursa ilindeki kimi özel hastanelerin insan kaynakları çalışanlarının
katılımıyla toplantılar gerçekleştirildiği ve bu toplantıların 21.08.2019 tarihli ilk toplantı,
05.09.2019 tarihli ikinci toplantı (Delil 2/30), 01.11.2019 tarihli üçüncü toplantı (Delil
2/32) ve 21.01.2020 tarihli dördüncü toplantı (Delil 2/33) olduğunun iddia edildiği,
21.08.2019 tarihli toplantının içeriğine ilişkin detaylar içeren e-postanın alıcılarının
kimler olduğunun açıkça sayılmadığı, bu e-postanın alıcılarının Delil 2/1’in alıcıları ile
aynı olduğunun ifade edilmekle yetinildiği, Delil 2/1’e gidildiğinde ise, alıcıların HAYAT
yetkililerinden ibaret olduğunun anlaşıldığı, 05.09.2019 tarihli toplantıya ilişkin iki farklı
alıcı listesini içeren iki belge karşısında; katılımcıları tespit etmek üzere tahmin
yürütüldüğü ve bu şekilde bir sonuca varmaya çalışıldığının görüldüğü, 01.11.2019
tarihli toplantıya ilişkin olarak, 01.11.2019 tarihinde PEMBEMAVİ’de gerçekleştirilecek
olan toplantının “maaş skalasının belirlenmesi” şeklindeki ilk gündem maddesine ilişkin
olarak ise maaş skalasının belirlenmesi ibaresi geçmesine rağmen, anılan toplantıda
bunun görüşülüp görüşülmediğine ve bu konuda bir karara varılıp varılmadığına ilişkin
bir bulgu ya da tespitin bulunmadığı, Delil 2/33’te BURFİZ’in iç yazışması niteliğindeki
e-postadan anlaşıldığı üzere, (kabul anlamına gelmemekle birlikte) maaş skalalarının
belirlendiğinin iddia edilebileceği tek toplantının 21.01.2020 tarihli toplantı olduğu, Delil
2/33’ten daha önceki toplantılarda maaş skalasının belirlenmediğinin anlaşıldığı,
MEDICALPARK BURSA’nın, yalnızca “Maaş Skalasının Belirlenmesi” gibi bir gündem
22-10/152-62
142/173
maddesini içeren bu toplantıya e-posta yoluyla davet aldığının ispatlandığı
belirtilmektedir.
(461) Değerlendirme: İş gücü piyasasında rekabeti kısıtlamaya yönelik olduğu
değerlendirilen toplantılar üç adet olup, Delil 2/1 ve Delil 2/2 TSS sürecindeki rekabeti
kısıtlayan eylemlerin ispatında kullanılan belgelerdir. Bu nedenle 21.08.2019 tarihli
toplantıda personelin maaş skalasının birlikte belirlendiğine dair herhangi bir
değerlendirme yer almamaktadır. 05.09.2019 tarihli toplantının katılımcılarına ilişkin
yapılan değerlendirmede net bir kanıya varılamadığı için söz konusu toplantının
katılımcıları olarak GÖZ VAKFI BURSA, ARİTMİ, MEDICABİL, RETİNA, CİHANGİR,
CEYLAN, MEDİCALPARK BURSA, MEDICANA BURSA, PEMBEMAVİ ve BURFlZ'in
tahmin edildiği savunması da gerçeklikten uzaktır. Delillerin bütüncül değerlendirilmesi
çerçevesinde, Delil 2/30 ile 2/32’de yer alan e-posta alıcılarının aynı olması ve
MEDICANA BURSA İnsan Kaynakları Müdürü (…..) tarafından MEDICANA BURSA
(…..)'ya gönderilen e-postanın içeriği dikkate alınarak bahse konu eylemlerden GÖZ
VAKFI BURSA, ARİTMİ, MEDİCABİL, RETİNA, CİHANGİR, CEYLAN,
MEDICALPARK BURSA, MEDICANA BURSA, PEMBEMAVİ ve BURFİZ sorumlu
tutulmuştur. Bu noktada Delil 2/31’deki e-posta alıcılarının ihlal tarafı olarak
değerlendirilmemesinin sebebi diğer belgeler ile bu ihlale taraf olduklarını gösterir
nitelikte başka emare bulunmaması sebebiyle ispat standardı bakımından yeterli
seviyeye ulaşılamamasıdır. Bu nedenle Delil 2/31’deki e-posta alıcısı teşebbüsler
açısından lehe yorum yapılmıştır. Bununla birlikte GÖZ VAKFI BURSA, ARİTMİ,
MEDİCABİL, RETİNA, CİHANGİR, CEYLAN, MEDICALPARK BURSA, MEDICANA
BURSA, PEMBEMAVİ ve BURFİZ’in personellerin maaş skalasını birlikte belirlemeye
yönelik eylemlerde bulunduklarına dair bir şüphe bulunmamaktadır. Bu tür eylemlerin
amaç bakımından 4054 sayılı Kanun’u ihlal etmeleri nedeniyle ihlalin varlığının ortaya
konulması için ayrıca etkilerinin gösterilmesine gerek bulunmamaktadır. Bu doğrultuda
01.11.2019 tarihli toplantıda maaş skalasının konuşulmadığı yönündeki savunma
teşebbüsün 4054 sayılı Kanun kapsamındaki sorumluluğunu ortadan kaldırmada
yetersiz kalmaktadır. MEDICALPAK BURSA her ne kadar 01.11.2019 tarihli toplantıya
katılmadığını ifade etse de rakiplerinin yer aldığı bir toplantıda “maaş skalasının
belirlenmesi” konulu bir gündem maddesini gördükten sonra rekabet karşıtı amacı açık
olan toplantıya karşı çıktığını toplantının diğer katılımcılarına açıkça ifade etmesi
gerekmektedir (publicly distance). Ancak MEDICALPARK BURSA tarafından böyle
beyanda bulunduğuna yönelik herhangi bir belge sunulamamıştır.
(462) Savunma: Kurul içtihadından da görüldüğü üzere, daha ağır bir ihlal niteliğinde olması
nedeniyle amaç bakımından ihlal standardının 4. madde kapsamındaki ihlal iddiaları
için daha yüksek olduğu, MEDICALPARK BURSA aleyhindeki bulguların Kurul ile
Danıştay’ın emsal içtihatları tarafından belirlenen ispat standardını karşılamadığı,
taraflar arasında bir anlaşmanın varlığını kesin surette ortaya koyan, uzlaşmayı somut
ve açık şekilde ispat etmeleri sebebiyle delil hiyerarşisinin en üst seviyesinde yer alan
birincil delillerin bulunmadığı, Delil 2/30’un BURFİZ’in bir iç yazışması niteliğinde, e-
posta kutularından elde edilen tek taraflı beyanlar olduğu, buna ilişkin hiçbir
yazışmanın MEDICALPARK BURSA’dan elde edilmediği, Delil 2/32’nin
MEDICALPARK BURSA’nın alıcıları arasında olduğu bir e-posta olduğu, içerik
itibarıyla toplantı gündem maddelerinden ilkinin “maaş skalasının belirlenmesi” olduğu,
ancak bu toplantıda maaş skalalarının belirlenmediği, BURFİZ’in bir iç yazışması
niteliğinde olan ve ekinde toplantı tutanağına yer verilen Delil 2/33’te bahsi geçen
toplantıya kimlerin katıldığının belli olmadığı, MEDICAL PARK BURSA’nın bu
toplantıya katılıp katılmadığına dair hiçbir kanıt sunulmadığı, MEDICALPARK
22-10/152-62
143/173
BURSA’dan gönderilen ve bir “anlaşmanın” varlığını gösteren bir e-posta iletisi veya
benzeri delillerin MEDICAL PARK BURSA cihazlarından elde edilmediği (birinci
katman), MEDICALPARK BURSA’nın diğer bir teşebbüse ilettiği ve anlaşmanın
varlığını gösteren e-posta mesajları veya benzer delillerin söz konusu teşebbüsün
cihazlarından elde edilmesi durumunun olmadığı (ikinci katman), diğer teşebbüslerin,
MEDICALPARK BURSA ile bir “anlaşmaları” olduğu yönündeki anlayışlarını gösteren
e-posta iletileri veya benzer belgelerin de olmadığı (üçüncü katman), MEDICALPARK
BURSA’ya ilişkin bulguların ikincil nitelikte delil olarak kabul edilemeyeceği,
MEDICALPARK BURSA aleyhindeki tespitlerde, MEDICALPARK BURSA ile rakipleri
arasında herhangi bir türden iletişim gerçekleştiğini gösterebilecek ikincil nitelikli
iletişim delillerinin bulunmadığı, işgücü piyasasını ilgilendiren eldeki dosyada ücretlerin
seviyesi, sabit yan haklar veya diğer tazminatlar, prim kesintileri, işe alım limitleri gibi
ekonomik delillere yer verilmediği, ispat standardının sağlanmadığı belirtilmektedir.
(463) Değerlendirme: Öncelikle delillerin bütüncül değerlendirilmesi ilkesi gereği rekabet
ihlallerine ilişkin her bir teşebbüsten ihlale ilişkin delil elde edilmesinin zorunlu olmadığı
ve delil serbestisi ilkesinin benimsendiği Türk rekabet hukukunda, bir teşebbüse ilişkin
yapılan ihlal tespitinde kullanılan delilin o teşebbüsçe düzenlenmesi gerektiği gibi bir
delil standardı bulunmamaktadır. Teşebbüsün savunmasında iddia ettiği şekilde
belgelerin birincil ve ikincil delil sayılamayacağı argümanına katılmak mümkün değildir.
Kurulun 15-37/585-204 sayılı kararında “Birincil deliller, teşebbüsler arasında ya da
teşebbüsler adına hareket eden şahıslar arasında bir anlaşmanın ya da irade
uyuşmasının gerçekleştiğini açıkça ortaya koyan deliller olarak ifade edilebilir. Bu
deliller, taraflar arasında fiyat politikası, ilgili pazar vb. unsurların belirlenmesi için
iletişim kurulduğuna ve iletişimin içeriğine ilişkin bilgileri gösteren belgelerdir. Bu
deliller taraflar arasındaki anlaşmayı gösteren toplantı tutanakları, elektronik posta gibi
yazılı metinler olduğu için ispat standardı bakımından güçlü delillerdir.” ifadelerine yer
verilmiştir. Bu ifadeler doğrultusunda Delil 2/31, 2/32 ve 2/33 taraflar arasında yapılan
rekabeti kısıtlayıcı anlaşmanın içeriğini ve irade uyuşmasını ortaya koymaktadır.
(464) Savunma: MEDICALPARK BURSA aleyhine ikincil nitelikli iletişim delilleri
bulunmadığı, işgücü piyasasını ilgilendiren eldeki dosyada ekonomik deliller, ücretlerin
seviyesi, sabit yan haklar veya diğer tazminatlar, prim kesintileri, işe alım limitleri gibi
delillere yer verilmediği ve ispat standardının hiçbir şekilde sağlanmadığı, kabul
anlamına gelmemekle rekabeti kısıtlayıcı olduğu iddia edilebilecek tek unsurun üçüncü
toplantıya katılmak olduğu, ancak bu toplantıya MEDICALPARK BURSA’nın
katıldığına dair hiçbir delilin bulunmadığı, 21.08.2019 tarihli toplantıda “özel sağlık
kuruluşlarının ortak hareket kabiliyetinin ortaya konabilmesi amacıyla insan kaynakları
ve satın alma birimlerinden başlamak üzere toplantılar yapılmasına” ve “özel sağlık
kuruluşlarının haberleşme ve koordinasyonu için ortak Whatsapp grubu
oluşturulmasına” karar verildiği, bu toplantının içeriğinin detaylarını içeren e-posta
(Delil 2/1) incelendiğinde, katılımcılarının ilgili e-postanın alıcıları olan HAYAT
yetkililerinden ibaret olduğunun anlaşıldığı, 05.09.2019 tarihli toplantıda her ne kadar
davet gönderiminde “maaş skalasının belirlenmesi” ifadesi yer alsa da maaş skalasının
belirlenmediği, MEDICALPARK BURSA’nın bu toplantıya katıldığının kesin bir şekilde
ispat edilemediği, 21.01.2020 tarihli toplantının, (kabul anlamına gelmemekle birlikte)
maaş skalalarının belirlendiğinin iddia edilebileceği tek toplantı olduğu ve teşebbüsün
bu toplantıya katılım sağlamadığı, MEDICALPARK BURSA açısından “uzlaşmanın
tarafı olunmayacağının derhal ve açıkça bildirilmesi” aksiyonunun beklenemeyeceği,
HAYAT yetkilileri olmaları nedeniyle herhangi bir muhataba uzlaşmanın tarafı
olunmadığının bildirilmesinin fiili olarak imkânsız olduğu, teşebbüslerden “bir
22-10/152-62
144/173
uzlaşmanın tarafı olunmayacağının derhal ve açıkça bildirilmesi” aksiyonunun
beklenmesinin makul olduğunun iddia edilebileceği tek toplantı olan 21.01.2020 tarihli
toplantıya MEDICALPARK BURSA’nın katılmayarak bu yöndeki iradesini gösterdiği,
MEDICALPARK BURSA’da anılan toplantılara katılmaya yetkili olabilecek tek kişinin
İnsan Kaynakları Müdürü (…..) olduğu, 21.01.2020 tarihinde (…..)’ın tüm gün iş yeri
sınırları içerisinde olduğu, ilgili tarihte iş bilgisayarından 11 adet e-postanın gönderildiği
dolayısıyla 21.01.2020 tarihli toplantıya katılmadığının tespit edilebildiği ifade
edilmektedir.
(465) Değerlendirme: Öncelikle Delil 2/1 ve Delil 2/2 TSS sürecindeki rekabeti kısıtlayan
eylemlerin ispatında kullanılan belgelerdir. Bu nedenle 21.08.2019 tarihli toplantıda
personellerin maaş skalasının birlikte belirlendiğine dair herhangi bir değerlendirme
yer almamaktadır. Teşebbüs 05.09.2019 tarihli toplantıya katıldığının
ispatlanamadığını ve söz konusu toplantıda maaş skalalarının belirlenmediğini ileri
sürse de Delil 2/31’de yer alan ve alıcısı olduğu e-postanın ekindeki “İnsan Kaynakları
Toplantı Raporu.docx” isimli belgede “Her kurum maaş skalası çalışması yapıp bir
sonraki toplantıda konuşulmasına ve ortalama bir maaş skalası belirlenmesi kararı
alındı” ifadeleri yer almakta ve teşebbüs bu kararlara katılmadığını beyan eden
herhangi somut bir belge sunamamaktadır. Kurulun 17-41/640-279 sayılı kararında
“Gerek Rekabet Kurulunun gerekse başta mehaz mevzuatın uygulayıcısı Avrupa
Komisyonu ile AB üyesi ülkelerin rekabet otoritelerinin ve ABD Adalet Bakanlığı
Antitörst Biriminin olmak üzere, dünyadaki bütün modern ülke rekabet otoritelerinin
uzun yıllardır uygulana gelen ve yargı makamlarınca da onaylanan uygulamaları
çerçevesinde: rekabet hukuku kapsamındaki anlaşmalarda imza, yazılı olma,
teşebbüsü temsile yetkili bir kişi tarafından düzenlenme veya imzalanma gibi şekil
kurallarının aranmadığı, ajanda notları, elektronik postalar, bir kişi tarafından tutulan
notlar, telefon görüşmelerinin içeriğini nakleden notlar, toplantı tutanakları gibi çok
çeşitli delillerin bir anlaşmanın varlığının ispatlanması için kullanılabileceği, delillerin
çapraz teyidinin gerekmediği, önemli olanın elde edilen delillerin maddi gerçeklikleri ve
olguları gösterdiğinin ispatlanması olduğu...” ifadeleri yer almaktadır. Bu çerçevede,
21.01.2020 tarihinde (…..)’ın tüm gün iş yeri sınırları içerisinde olması teşebbüsün
sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Kaldı ki MEDICALPARK BURSA’nın maaş
skalalarını birlikte belirlemeye yönelik eylemlere dahil olduğunu gösteren belge
yalnızca Delil 2/33 olmayıp Delil 2/30, Delil 2/31 ve Delil 2/32 de MEDICALPARK
BURSA’nın eylemlere dahlini göstermektedir.
(466) Savunma: Hastanelerin birçok uzmanlık dalında, muayenehanelerin ise yalnızca
bünyesinde bulunan hekimin uzmanlık dalı kapsamında sağlık hizmeti sunduğu, bu iki
hizmetin birbirinin ikamesi olarak değerlendirilemeyeceği, Kurulun geçmiş tarihli
kararlarında da muayenehaneler ile hastanelerin aynı ilgili ürün pazarında yer aldığına
dair herhangi bir tespit bulunmadığı, bu itibarla ilgili ürün pazarının özel, kamu ve
üniversite hastanelerini kapsayacak şekilde “Samsun ve çevre illerde hastaneler
tarafından sunulan sağlık hizmetleri pazarı” olarak tanımlanması gerektiği, Kurulun iş
gücü pazarlarına dair geçmiş kararlarında115 iş gücü pazarlarının çalışanlara yönelik
olarak tanımlanması gerektiğinin ifade edildiği, bu kapsamda ilgili ürün pazarının
“hekimlere ilişkin iş gücü pazarı” olarak tanımlanmasının ve ilgili pazarın alıcısı
konumunda tıp merkezlerinin, polikliniklerin, laboratuvarların, müesseseler ve
muayenehanelerin tamamının yer aldığının kabul edilmesinin yerinde olacağı,
hastalarını ameliyat etmek isteyen serbest hekimlerin mutlaka bir ameliyathane
kullanması gerekeceğinden, ilgili ürün pazarının “serbest hekimlere sunulan
115 02.01.2020 tarihli ve 20-01/3-2 sayılı karar.
22-10/152-62
145/173
ameliyathane hizmetleri pazarı” olarak tanımlanabileceği, hastaneler tarafından
sunulan sağlık hizmetlerinin talep tarafında yer alan hastalar/tüketiciler nezdinde sağlık
kuruluşlarının yakınlığının önemli bir seçim kriteri olmasından hareketle, serbest
hekimlerin de hastalarına benzer bir coğrafyada hizmet sunabileceğinin düşünüldüğü
ve ilgili ürün pazarının Samsun ili ve çevresini kapsadığı ifade edilmektedir.
(467) Değerlendirme: Pazar tanımı, teşebbüsler arasındaki rekabetin sınırlarını tespit
etmekte kullanılan bir araçtır. Pazarın tanımlanmasındaki temel amaç, incelenen
teşebbüslerin karşı karşıya bulundukları rekabet koşullarının belirlenmesidir. Bir pazarı
hem ürün hem de coğrafi bölge boyutlarıyla tanımlayarak incelenen teşebbüslerin
davranışlarını sınırlama ve etkin bir rekabetçi baskıdan bağımsız olarak
davranmalarını önleme gücüne sahip rakiplerinin ortaya çıkarılması sağlanmaktadır.
Dosyanın konusunu rakip teşebbüsler arasındaki anlaşmalar oluşturduğundan, ilgili
pazarın tanımlanmaması veya geniş ya da dar tanımlanması ihlale ilişkin
değerlendirmeyi etkilememektedir.
(468) Savunma: Soruşturma tarafı teşebbüslerin ÖSS’li ve TSS’li hasta gruplarından
alınması gereken hasta payı ve katılım payı üzerinde anlaşmaya varmak suretiyle
4054 sayılı Kanun’u ihlal etmelerinin mümkün olmadığı, Delil 1/13’teki yazışmaların
hastaneler arasında herhangi bir konuda uzlaşma sağlandığına işaret etmediği, bahsi
geçen belge içerisinde yer alan yazışmaların bilgi değişimi kapsamında
değerlendirilmesi durumunda dahi paylaşıma konu bilgilerin koordinasyona yol
açmasının mümkün olmadığı ifade edilmektedir.
(469) Değerlendirme: Soruşturma taraflarının katılım payı almama yönünde anlaştıklarına
dair bir ihlal tespiti yapılmamaktadır.
I.5.7.6. ARİTMİ Tarafından Yapılan Savunma ve Değerlendirilmesi
(470) Savunma: Teşebbüslerin hekim transferinin engellenmesi hususunda anlaşmadıkları,
hastaneler arasında geçiş yapan hekimlerin bulunduğu, yalnızca grupta yer alan
konuşmalara dayanılarak ihlal isnadında bulunulamayacağı, teşebbüsler arasında
toplantı yapılıp yapılmadığının kesin olarak ispat edilemediği, herhangi bir davet ve
katılımcı ayrımı yapılmadan eklenilen WhatsApp gruplarında paylaşılan yazılara ve
duyurulara müdahale etmenin mümkün olmadığı, onlarca kişinin bulunduğu gruplarda
yapılan yazışmaları takip etmenin çok zor olduğu ifade edilmektedir.
(471) Değerlendirme: İlgili yazışmalar MEDICABİL-CEYLAN-ARİTMİ arasında geçse de
esasen WhatsApp grubu özelinde grup bünyesindeki her teşebbüs toplantı ve alınan
kararlardan haberdardır. Zira bu nevi durumlarda, rekabet hukuku içtihadına göre
teşebbüs yetkililerinin rekabeti kısıtlayıcı kararların alındığı bir toplantıda, herhangi bir
beyanının olmaması ve sadece grupta/toplantıda yer almaları sorumluluktan
kurtulmaları için yeterli görülmemektedir. Mezkûr içtihada göre, teşebbüslerin
toplantı/gruplarda dile getirilen rekabeti sınırlayıcı hususları açıkça reddetmesi
gerekmektedir (publicly distance). Son olarak, rakip teşebbüsler arasında personel
transferinin engellenmesi amaç bakımından bir ihlal olarak değerlendirildiğinden,
ihlalin varlığı sonucuna ulaşmak için bu tür bir uygulamanın etkisini ayrıca ortaya
koymak zaruri değildir. Bu açıklamalar doğrultusunda, “TSS Çalışma Grubu”
katılımcısı olan ARİTMİ, ATEK, HAYAT, DORUK YILDIRIM, PEDMER ve
CİHANGİR’in hekim transferini engellemeye yönelik eylemleri yoluyla 4054 sayılı
Kanun'un 4. maddesini ihlal ettiği sonucuna varılmaktadır.
(472) Savunma: Bulguların TSS alanında ortak hareket edildiğini ispatlamadığı, ALLIANZ
ile görüşmelerin bireysel olarak gerçekleştirildiği, ALLIANZ ile akdedilen
22-10/152-62
146/173
sözleşmelerdeki katsayıların hastaneler arasında farklılaşmasının ihlalin olmadığını
ispat ettiği ifade edilmektedir.
(473) Değerlendirme: Delil 2/16'da yer alan “Hastanelere adına bir dernek ya da başka bir
oluşumla bugüne kadar görüşmediklerini, istisna olarak bizimle görüştüklerini dile
getirmişlerdir.” ifadeleri ALLIANZ ile toplu görüşme yapıldığını desteklemektedir. Öte
yandan ortak hareket etme güdüsünün çıkış noktası aynı katsayıları almaktan ziyade
katsayıların artırılması yönünde ALLIANZ’a (ilerleyen zamanlarda diğer sigorta
şirketlerine de) karşı baskı oluşturmaktır.
(474) Savunma: Sadece toplantılara katılmanın, bir araya gelmenin ihlal anlamını taşıdığı
ifade edilmesine rağmen, TSS ile ilgili olarak bir kısım vekâletname/taahhütname
veren hastane ya da tıp merkezinin ihlalde bulunmadığının, bir kısım hastanenin ise
ihlalde bulunduğunun iddia edilmesinin çelişki yarattığı ifade edilmektedir.
(475) Değerlendirme: TSS bakımından ihlal iddiasının dayanağını teşebbüslerin ortak
hareket etme sürecinde TSS katsayılarına ilişkin rekabete duyarlı bilgileri değişmeleri
ve bilgi değişiminden sonra sigorta şirketlerinden talep edilecek katsayılar bakımından
değerler belirlemeleri oluşturmaktadır. Bu kapsamda, ihlal isnat edilen teşebbüslerin
tespitinde temel olarak 14.05.2020 tarihli bilgi değişimine yönelik e-posta (Delil 2/12)
ve “TSS Çalışma Grubu” adlı Whatsapp grubunda bulunulması dikkate alınmıştır. Bu
çerçevede tespitlerde herhangi bir çelişki bulunmamaktadır.
(476) Savunma: Çalışanların maaşlarının belirlenmesine ilişkin olarak yapılan tespitin
varsayımsal olduğu, soruşturmaya konu teşebbüslerin homojen bir yapı sergilememesi
nedeniyle çalışan ücretleri konusunda ortak karara varmalarının mümkün olmadığı,
hekim ve deneyimli hemşireler dışındaki sağlık çalışanlarının büyük bir kısmının asgari
ücretle ücretlendirildiği ve asgari ücretin merkezi otorite tarafından belirlendiği bir
ülkede çalışanların ücret skalalarının ortak belirlendiği iddiasının hukuka aykırı olacağı
ifade edilmektedir.
(477) Değerlendirme: Delil 2/30 ve 2/33’ten soruşturma tarafı teşebbüsler arasında ortak
bir maaş skalası belirlenmesi çabası görülmektedir. İş gücü piyasasındaki rekabet
ortamının bozulmasına yol açan anlaşmalar emeğin bir maliyet unsuru olması
sebebiyle de fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım
şartlarının birlikte tespit edilmesini yasaklayan 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini
amaç bakımından ihlal etmektedir. Bu nedenle, ihlalin varlığını ortaya koymak
bakımından, söz konusu davranışın uygulamaya geçip geçmemesi gibi hususların
ayrıca değerlendirilmesine gerek bulunmamaktadır.
(478) Savunma: Yapılan bir diğer savunmada; psikoteknik rapor onay fiyatlarını birlikte
belirleme güdüsü içerisinde oldukları iddiasıyla varsayım ile ihlal kararı verildiği,
bununla birlikte sağlık sektöründe ticari faaliyetlerin pek çok düzenlemeye tabi olduğu
ve bu fiyatların kolaylıkla öğrenilebileceği, bu nedenle bu bilgilerin hassas bilgi olarak
kabul edilmemesi gerektiği, HAYAT ile aralarındaki birkaç cümleden ibaret olan
mesajdan birlikte fiyat tespitinde bulunulduğu yönündeki tespitlerin yasaya ve
hakkaniyete aykırı olduğu, psikoteknik rapor onayına ilişkin ortak fiyat belirleme
davranışının söz konusu olmadığı, ARİTMİ ile diğer hastaneler arasında hiçbir zaman
geleceğe yönelik fiyat politikalarının ve arzın kontrolünü etkileyebilecek nitelikte
bilgilerin paylaşılmadığı ifade edilmektedir.
(479) Değerlendirme: HAYAT ile ARİTMİ arasında psikoteknik rapor onayına ilişkin
ortaklaşa fiyat belirlendiğine yönelik tespitte Delil 2/29’daki Whatsapp yazışması temel
alınmıştır. Söz konusu yazışmanın içeriği incelendiğinde, ARİTMİ Genel Müdürü (…..)
22-10/152-62
147/173
ile HAYAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi (…..) arasındaki
yazışmanın teşebbüsün iddia ettiği gibi sadece rekabete duyarlı olmayan bir fiyat bilgisi
paylaşımı olmadığı, bunun da ötesine geçerek bir ortak fiyat belirleme amacı taşıdığı
görülmektedir. Özellikle bahse konu yazışmada yer alan “50 çok düşük, ortak rakam
yaparız” ve “Anlaşmalı olduğumuz birkaç yere 50 TL'den veriyorlar mış konuştum fiyatı
100 TL'ye çekecekler sizde 100 diyebilirsiniz veya 120 derseniz biz de öyle diyebiliriz.”
ifadeleri taraflar arasında fiyat tespitini açıkça göstermektedir.
I.5.7.7. ATEK Tarafından Yapılan Savunma ve Değerlendirilmesi
(480) ARİTMİ tarafından yapılan ve bir önceki başlıkta ilk sırada özetine yer verilen,
teşebbüslerin hekim transferinin engellenmesi hususunda anlaşmadıkları yönündeki
savunma aynen ATEK tarafından da yapılmıştır. Aynı savunma ve bu savunmaya karşı
yapılan değerlendirme yukarıda yer aldığından burada tekrarlanmamaktadır.
I.5.7.8. BURFİZ Tarafından Yapılan Savunma ve Değerlendirilmesi
(481) Savunma: Çalışan maaşlarının tespitine dayanak olarak gösterilen toplantıya şirket
yetkilisi (…..)’ın katılmadığı, toplantıya katılan ve gündeme dâhil olan insan kaynakları
sorumlusunun şirket ile arasındaki iş akdinin sonlandırılmasının talep edildiği, insan
kaynakları sorumlusunun önce ücretsiz izine çıkarıldığı, ardından kurumdan ayrıldığı,
personel maaş zamlarının, her yıl maaş belirleme döneminde olduğu gibi bağımsız bir
şekilde ve toplantıda alınan kararlardan etkilenmeden belirlendiği ifade edilmektedir.
(482) Değerlendirme: Teşebbüs tarafından yapılan savunmada şirket yetkilisi (…..)’ın
toplantıya katılmadığı iddia edilmişse de, Delil 2/30, Delil 2/31, Delil 2/32 ve Delil
2/33’ten toplantılardan kendisinin haberdar olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan
teşebbüsün savunmasından, BURFİZ çalışanlarından toplantıya katılım sağlayanların
bulunduğu görülmektedir. Kurulun 21-13/174-75 sayılı Taksimetre kararında da geçtiği
üzere, herhangi bir çalışanın iletişiminin teşebbüsü bağlayıcı kabul edilmesi için
çalışan kişinin o teşebbüs adına irade açıklamaya yetkili olmasına gerek
bulunmamaktadır. Dolayısıyla (…..)’ın toplantılara katılmamış olması, BURFİZ’in 4054
sayılı Kanun kapsamındaki sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır.
I.5.7.9. BUSAD Tarafından Yapılan Savunma ve Değerlendirilmesi
(483) Savunma: BUSAD’ın kâr amacı güden ticari bir oluşum olmadığı, Dernek bünyesinde
hekim transferini engellemeye yönelik ya da maaş skalasını tespit etmeye yönelik
olarak hiçbir faaliyet, organizasyon ya da girişimlerinin bulunmadığı, TSS konusunda
sigorta şirketleri ile yaşanan sıkıntıların çözülmesi misyonuyla birtakım işlemlerde
bulunmasının 4054 sayılı Kanun’un ihlali teşkil etmeyeceği, TSS poliçelerinin
fiyatlamalarının düşük seyretmesi nedeniyle özel sağlık kuruluşlarının TSS’li
işlemlerde maliyetleri dahi karşılayamadığı, küçük ölçekli hastanelerin pazarlık
güçlerinin olmaması nedeniyle sigorta firmalarının ödemeyi teklif ettikleri katsayıları
hastalara sunulan sağlık hizmet maliyetini karşılamasa bile kabul etmek zorunda
kaldıkları, Bursa’da 50.000’e yakın çalışanın yerel hastanelerde çok ucuz fiyatlarla
sağlık hizmeti almaları nedeniyle ALLIANZ’ın sunduğu hizmetin hastaneler için
sürdürülebilir olmaktan çıktığı, söz konusu durumun hastanelerin yaptığı bireysel
görüşmelerle çözülememesi nedeniyle dernek önderliğinde görüşme yapılmasına
ilişkin karar alındığı, görüşmede ALLIANZ yetkilileri tarafından katsayı probleminin
anlaşıldığı ve Bursa'ya özel bu problemle ilgilenileceği, dernek çatısı altında yapılan
faaliyetin 4054 sayılı Kanun’un 1. maddesindeki amaç kapsamında rekabetin tesisi ve
piyasada alım gücü düşük şirketlerin hâkim teşebbüsler karşısında rekabet gücünün
bir nebze de olsa sağlanması olduğu, Bursa ilindeki özel hastanelerin sesinin ALLİANZ
22-10/152-62
148/173
tarafından duyulmasını sağlamak adına görüşme gerçekleştirildiği, hastaneler ile
sigorta şirketi arasında devam eden görüşmelere hiçbir şekilde müdahale edilmediği,
yapılacak yeni sözleşmeler açısından fiyat belirlenmesi gibi eylemlerde bulunulmadığı
ifade edilmektedir.
(484) Değerlendirme: BUSAD’a isnat edilen tek ihlal, TSS sürecinde rekabeti sınırlayıcı
faaliyetlerde kolaylaştırıcı rol oynamasıdır. TSS bakımından gelişen süreçte, ihlale
taraf teşebbüslerin münferit katsayılarının birbirleriyle değiştirilmesi, taraflar arasındaki
birlikteliğin taahhütname ve vekâletname ile perçinlenmesi, katsayı tekliflerinde
değişilen bilgilerin kullanılması ve asgari düzeyde talep edilecek katsayıların
belirlenmesi bakımından Derneğin ihlalde oynadığı bu kolaylaştırıcı rol Delil 2/3-7, 13,
14, 16, 17, 19-21, 23’den görülebilmektedir. TSS hususunda ortak hareket edilmesine
ilişkin davranışların iktisadi açıdan etkinlik yaratmadığı, tüketici faydası ortaya
çıkarmadığı ve dolaylı yoldan poliçe fiyatlarına yansıyarak tüketici zararına yol
açabileceğine dair tespitler yapılmış ve bu eyleme bireysel muafiyet verilemeyeceği
sonucuna ulaşılmıştır.
I.5.7.10. CEYLAN Tarafından Yapılan Savunma ve Değerlendirilmesi
(485) Savunma: BUSAD’ın, Bursa ilinde bulunan tüm özel sağlık kuruluşlarının, mevcut
problemler konusunda ortak hareket etmelerini, kaliteli sağlık hizmeti verebilmelerini
ve iş birliği içinde olmalarını sağlamak amaçları ile kurulan bir dernek olduğu, aynı
meslekte faaliyet gösteren bir grubun bir arada icrai eylemde bulunmasının rekabet
ihlali anlamına gelmediği, aksine rekabet oluşmasını engelleyici, birlik ve bütünlüğü
sağlayamaya yönelik icraatlerin söz konusu olduğu, oda, dernek, birlik gibi mesleki
örgütler ve sivil toplum kuruluşlarının rekabet ihlallerine zemin teşkil edebilmeleri için
kuruluş şartnamelerinde rekabeti sınırlandırıcı nitelikte herhangi bir hüküm bulunması
ve derneğin üyeler arasındaki rekabeti etkileyecek yetkilere sahip olması gerektiği
ifade edilmiştir.
(486) Değerlendirme: Rekabet ihlali olarak nitelendirilen durum, aynı sektörde faaliyet
gösteren bir grup teşebbüsün birlikte hareke etmesi değil, bu teşebbüslerin rekabeti
sınırlayıcı eylemin tarafı olarak hareket etmesidir. Ayrıca herhangi bir teşebbüs
birliğinin kuruluş şartnamesinde rekabeti sınırlayıcı bir unsurun yer almaması,
teşebbüs birliğinin 4054 sayılı Kanun’a aykırı bir davranış içerisinde bulunmadığına
karine teşkil edemeyecektir. İlaveten dosya kapsamında, teşebbüs birliğinin söz
konusu rekabeti sınırlayıcı davranış bakımından kolaylaştırıcı rolünün bulunduğu
delillerle sabittir.
(487) Savunma: CEYLAN’ın BUSAD ile yapmış olduğu konuşmaların yalnızca tavsiye ve
görüş alma niteliğinde olduğu ve rekabeti etkilemeyecek düzeyde gerçekleştiği,
29.06.2020 tarihli WhatsApp yazışmasında, CEYLAN’ın grup içinde yer almak
istemediğini ve birlikte hareket etme iradesinin olmadığını açık ve net olarak ifade
ettiği, yine diğer WhatsApp yazışmalarında, görüşmelerin CEYLAN olmadan DORUK
YILDIRIM, MEDICABİL ve ESENTEPE arasında devam ettirileceğinin anlaşıldığı, bu
mesaj içerikleri birlikte değerlendirildiğinde CEYLAN’ın başından itibaren bu WhatsApp
grubu içinde bulunmak istemediği, nitekim sonrasında birlikte hareket etmeye yönelik
bir girişimi olmadığı için diğer grup üyelerinin CEYLAN olmadan görüşmelere devam
etmek istediğinin açık olduğu, ihlal olarak nitelendirilen WhatsApp yazışmalarının
hiçbirinde CEYLAN tarafından yazılmış bir mesaj bulunmadığı, CEYLAN’ın, üçüncü
kişiler tarafından eklendiği WhatsApp grubunda bulunan diğer üyelerin eylem ve
beyanlarından sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığı, aynı grupta bulunan bir
kısım hastaneler lehine değerlendirme yapılırken, o grupta bulunması nedeniyle
22-10/152-62
149/173
CEYLAN aleyhine değerlendirme yapılmasının eşitlik ve adalet ilkesine aykırı olduğu
ifade edilmektedir.
(488) Değerlendirme: Rekabet hukukunda açıkça karşı beyanda bulunma koşulu (publicly
distance); rekabet karşıtı sonuca katılmayan teşebbüsün, diğer katılımcılarda
toplantının sonuçlarına uyacağı yönünde bir inanç oluşturmaması gerektiği anlayışına
dayanmaktadır. Anılan yazışmalar ise bu durumun aksini, teşebbüsler arasında
uzlaşma sağlandıktan belirli bir süre sonra farklı bir ortak harekete (çalışan transfer
etmeme) uyum gösterilmemesi sonrasında tarafın niyetini ortaya koymaktadır.
(489) WhatsApp grubu özelinde grup bünyesindeki her teşebbüsün toplantı ve alınan
kararlardan haberdar olduğu vurgulanmaktadır. Zira bu nevi durumlarda, rekabet
hukuku içtihadına göre teşebbüs yetkililerinin rekabet kısıtlayıcı kararların alındığı bir
toplantıda, herhangi bir beyanının olmaması ve sadece grupta/toplantıda yer almaları
sorumluluktan kurtulmaları için yeterli görülmemektedir. İçtihat uyarınca, teşebbüsler
toplantı/gruplarda dile getirilen rekabeti sınırlayıcı hususları açıkça reddetmelidir.
(490) Savunma: CEYLAN ve diğer hastaneler arasında gerçekleşen konuşmaların 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabet ihlali olmadığı, teşebbüslerin
ekonomik ve teknolojik gelişme sağlamak, piyasadaki rekabeti önemli ölçüde ortadan
kaldırmamak ve gereğinden fazla sınırlamamak amacı ile hareket ettiği ve bu durumun
kanunun yasaklayıcı hükümlerinden muaf tutulduğu, CEYLAN’ın, sigorta şirketlerine
teklif götürmediği, söz konusu kurumlar arasındaki yazışmalarda da ortak hareket
ettiğine dair tek bir mesaj kaydının dahi bulunmadığı, bu hususun gözden kaçırıldığı
ve haksız olarak idari para cezasını uygulanması gerektiği kararına varıldığı,
ALLIANZ’a götürülen teklifler ile ilgili olarak MEDICABİL, DORUK YILDIRIM, ARİTMİ,
ATEK (ESENTEPE, ANADOLU) ve HAYAT’ın bir girişiminin bulunduğu, CEYLAN’ın
ise herhangi bir faaliyette bulunmadığının açık ve net olarak görüldüğü, CEYLAN’ın
sadece TSS Çalışma Grubu’nda bulunmasının, diğer hastanelerin yapmış olduğu
girişimlere müdahil olduğu sonucunu doğurmayacağı, CEYLAN’ın ALLIANZ ile tüm
görüşmelerini bireysel olarak yaptığı, 2020 yılı için günler süren bir pazarlık süreci
yaşadığı, dolayısıyla Soruşturma Raporu’ndaki tespit ve iddiaların somut vaka ile
çeliştiği, CEYLAN’ın ÖSS’li hasta sayısının toplam hasta sayısına oranının 2019
yılında %(…..), 2020 yılında %(…..) olduğu, geliri içindeki bu küçük oran sebebiyle
CEYLAN’ın iddia edildiği gibi bir eylem birliği içinde olmasına gerek olmadığı, Kurulun
03.03.2019 tarih ve 19-12/155-70 sayılı kararında, yiyecek sektöründe faaliyet
gösteren bir teşebbüs birliği ve 20 rakip teşebbüs hakkında, fiyat düzeyini birlikte
belirlemek ve arzın kontrolüne yönelik bilgi paylaşımında bulunmak suretiyle Kanun’un
4. maddesini ihlal ettiklerine karar verilerek idari para cezası takdir edildiği, bu
değerlendirme bakımından bilgi değişiminin bizatihi ihlal olarak belirlenmediği, asıl ihlal
olarak tanımlanan uyumlu eylemi olanaklı kılan bir unsur olarak görüldüğü, dolayısıyla
CEYLAN ve diğer özel hastaneler arasında geçen yazışmaların rekabet ihlali
kapsamında olmadığının yukarıdaki Kurul kararı ile açıkça ortada olduğu yönünde
savunma yapılmıştır.
(491) Değerlendirme: CEYLAN yetkilisinin grupta herhangi bir paylaşımı olmamakla birlikte
yerinde incelemede elde edilen belgelerden gruptan da ayrılmadığı görülmektedir.
CEYLAN’ın taahhütnameyi imzalamış olması ve gruptan ayrılmamasının yanı sıra, “bu
süreçte birlikte hareket etmeme kararı” aldık mesajının ALLIANZ ile yapılan
görüşmeden sonra olması ve görüşmeye hazırlık sürecindeki bilgi değişimine taraf
olması nedeniyle sorumlulukları konusunda herhangi bir farklılığa yol açmayacağı
değerlendirilmiştir. Savunma da bu tespiti değiştirir nitelikte değildir. İlaveten, rekabeti
22-10/152-62
150/173
sınırlayıcı davranışın bilgi değişimi aracılığıyla vuku bulduğu ve bu davranışın bireysel
muafiyet alamayacağı tespit edilmektedir.
(492) Savunma: 05.09.2019 tarihli “İnsan Kaynakları İletişim Toplantısı” konulu mailin her
teşebbüse olduğu gibi CEYLAN’a da gönderildiği, çalışanların maaş miktarlarında
ortalama bir fikir beyanında bulunmak isteyen sağlık kuruluşlarının yapmış olduğu
toplantıya CEYLAN’ın katıldığına dair somut bir delil bulunmadığı, ACIBADEM, ACK
ÜROTAŞ, ROMATEM vs. gibi hastanelere de aynı mail gönderilmiş olmasına rağmen
sadece CEYLAN hakkında cezai işlem uygulamanın açıkça hakkaniyete aykırı olduğu,
CEYLAN’da hekimlerin maaşlarını hak ediş usulü ile aldığı, ayrıca bir hekimin maaşını,
hekimin kıdemi, aynı kurum içindeki çalışma süresi, hasta potansiyeli, ilgili branşın
hastaneye maliyeti, akademik kariyeri gibi birçok etkenin belirlediği, dolayısıyla aynı
hastanede aynı branşta çalışan hekimler dahi aynı maaşı alamazken çalışma koşulları,
cirosu vb. açıdan çok farklı olan hastanelerin hekimlerin maaş skalasını belirleyici
yönde hareket etmelerinin mümkün olmadığı ifade edilmiştir.
(493) Değerlendirme: Maaş tespit uygulamasına yönelik davranışların, rakip teşebbüslerce
doğrudan maaşların tespit edilmesi yerine maaşların zam oranları hususunda vuku
bulduğu tespiti mevcuttur. Buna ek olarak, çalışan maaşlarına yönelik bilgi değişimi de
rakip teşebbüsler arasındaki rekabeti sınırlayıcı davranışı kolaylaştırıcı niteliktedir.
(494) Savunma: Yazışmalarda CEYLAN’ın, çalışan transferini engelleme yönünde bir
söyleminin bulunmadığı, yalnızca başka bir özel hastanenin yönlendirmesiyle, çalışan
personelinin hukuka aykırı bir şekilde işyerinden ayrılmasının etik olmadığını dile
getirdiği, sitemini dile getirmiş olmasının rekabet ihlali anlamına gelmeyeceği, bu
mesajlardan da görüleceği üzere CEYLAN’ın diğer teşebbüslerle ortak bir hareketinin
mevcut olmadığı, aynı tarihlerde nöroloji doktoru (…..) ve KBB doktoru (…..)’nın
MEDICABİL’den ayrılarak CEYLAN’a geçtiği, KBB doktoru (…..)’nın ise CEYLAN’dan
ayrılarak MEDICABİL’e geçtiği, bu açıdan iddiaların soyut ve asılsız olduğu yönünde
savunma yapılmıştır.
(495) Değerlendirme: Delil 2/34, rakip teşebbüsler arasında çalışan transferinin
engellenmesine yönelik olarak ortak hareketi ispat etmektedir. Buna ek olarak, dosya
kapsamında ilgili durum amacı itibarıyla bir rekabet ihlali olarak değerlendirilmiştir.
İlaveten, Danıştay kararında116 şu açıklamalara yer verilmektedir: “Bu duruma göre 4.
madde belirtilen ve doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da
kısıtlama amacını taşıyan anlaşmaların hukuka aykırı ve yasak olduğu, keza bu amaç
taşınmasa dahi rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama etkisi doğuran yahut
doğurabilme olasılığı bulunan anlaşmaların yasaklandığı açıktır. Başka bir anlatımla,
bu tür anlaşmaların sadece amacının rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama
olması bile söz konusu anlaşmaların hukuka aykırı sayılması için yeterli olup, bu
anlaşmalar sonucunda zararlı bir sonucun doğmuş olması şart değildir. Keza, bu
anlaşmalar yapılırken ve uygulanırken böyle bir amaç taşınmasa dahi rekabeti
engelleme, bozma ya da kısıtlama etkisinin doğma olasılığının mevcut olması bile söz
konusu anlaşmaların hukuka aykırı sayılması için yeterlidir.” Bu kapsamda 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesine açık bir şekilde aykırı olan bir anlaşmanın ihlal olarak kabul
edilmesi için ayrıca rekabeti kısıtlayıcı etkilerinin gösterilmesi gerekmemektedir.
(496) Savunma: CEYLAN ile HAYAT arasındaki yazışmada rinoplasti ameliyatı için serbest
hekimlere sunulan ameliyathane fiyatları ile ilgili konuşmaların, sadece TSS
kapsamında yapılan görüşmeler ile aynı döneme denk gelmesinden yola çıkılarak iki
116 Danıştay 13. Dairesi, 06.06.2008, 2006/439 E., 2008/4653 K.
22-10/152-62
151/173
hastane arasındaki tek cümleden ibaret bir bilgi alışverişinin rekabet hukukuna aykırı
bulunmasının makul olmadığı, HAYAT’ın plastik cerrahi branşında serbest hekimlere
hizmet dahi sunmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla konuşma içeriğinde geçen branşta
hizmet vermeyen bir hastane ile alelade şekilde yapılan ve hiçbir amaca hizmet
etmeyen bir konuşmanın bu denli geniş yorumlanmasının kabul edilemez olduğu ifade
edilmiştir.
(497) Değerlendirme: Delil 2/28, HAYAT ve CEYLAN’ın rekabete hassas ve geleceğe
yönelik bilgi paylaşımında bulunduğunu ispat eder niteliktedir. Yatay İşbirliği
Anlaşmaları Hakkında Kılavuz’un (Kılavuz) 45. paragrafı; “…bilgi değişimi, rekabete
duyarlı bilgilerin değişimi ile pazardaki belirsizliği azaltıyor ve rekabeti kısıtlayıcı
işbirliğini kolaylaştırıyorsa, 4. madde kapsamında ihlal teşkil edebilecektir.” ifadelerini;
aynı Kılavuzun 57. paragrafı ise “…rakiplerin, gelecekte uygulamayı planladıkları fiyat,
üretim ya da satış miktarı gibi rekabete duyarlı bilgileri aralarında değişmesi, genellikle
fiyat ya da miktar tespiti amacı taşıdığı için, normal koşullar altında kartel olarak
değerlendirilir.” ifadelerini içermektedir. HAYAT, yazışmaların aksine hastanelerinde
plastik cerrahi branşında serbest hekimlere ameliyathane kullandırmadığını belirtmiş,
bu durum Bursa İl Sağlık Müdürlüğü yazısından da teyit edilmiştir. Delil 2/28’deki
yazışma tarihinin TSS süreci kapsamında yapılan görüşmelerle aynı tarihe denk
geldiği görülmekle birlikte, rekabet hukukunda “rakip” tanımı “potansiyel rakipleri”
içerecek şekilde geniş yorumlanmaktadır. 2002/2 sayılı Tebliğ’in 3. maddesinde “rakip”
tanımı “Aynı ürün pazarında faaliyette bulunan veya bulunma potansiyeline sahip
sağlayıcılardır. Ürün pazarı, anlaşma konusu mal veya hizmetler ile alıcı açısından
ürün özellikleri, fiyatları ve kullanım amaçları bakımından bunlarla değiştirilebilir ya da
bunları ikame edebilir kabul edilen mal veya hizmetleri kapsar.” şeklindedir. İlaveten
yukarıda ilgili bilgi değişiminin bir fiyat tespitine yol açmadığı ancak, potansiyel rakip
teşebbüsler arasındaki rekabete hassas bilgi değişimine yönelik rekabeti sınırlayıcı bir
davranışın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği
belirtilmektedir. Bu doğrultuda taraflardan birinin sunmadığı hizmete yönelik
gerçekleşen bu yazışma TSS’ye yönelik olarak başlatılan sürecin bir sonucu olarak
potansiyel rakipler arasındaki iletişimin arttığını göstermesi açısından önemli olup,
yaşanan bilgi değişimi fiyat tespiti olarak değil; pazardaki belirsizliği azaltma sonucunu
doğuran rekabete duyarlı bilgi değişimi olarak kabul edilmiştir.
I.5.7.11. GÖZ VAKFI Tarafından Yapılan Savunma ve Değerlendirilmesi
(498) Savunma: GÖZ VAKFI tarafından yapılan savunmada; Vakıf bünyesindeki GÖZ
VAKFI BURSA çalışanı (…..)’ün kişisel olarak 05.09.2019 ve 01.11.2019 tarihli
toplantılara katıldığı, teşebbüsün bu konuda kendisine verdiği bir talimatın
bulunmadığı, 21.01.2020 tarihli toplantıya katılınmadığı, GÖZ VAKFI’nın bilgisi ve
yetkilendirmesi olmadan (…..) tarafından gerçekleştirilen davranışın teşebbüsü
bağlamayacağı ifade edilmektedir.
(499) Değerlendirme: Kurulun 21-13/174-75 sayılı Taksimetre kararında “Rekabet hukuku
kapsamında çalışanların ya da hissedarların gerçekleştirdiği rekabeti sınırlamaya,
engellemeye yönelik iletişimlerin ilişkili bulundukları teşebbüsü bağlayıcı nitelikte
olduğu kabul edilmektedir. Bir çalışanın iletişiminin teşebbüsü bağlayıcı kabul edilmesi
için çalışan kişinin o teşebbüs adına irade açıklamaya yetkili olması aranmamaktadır.”
ifadelerine yer verilmektedir. Buradan hareketle ilgili toplantılara (…..)’ün katılmış
olması teşebbüsün 4054 sayılı Kanun kapsamındaki sorumluluğunu ortadan
kaldırmamaktadır.
22-10/152-62
152/173
(500) Savunma: Ana merkez konumunda bulunan GÖZ VAKFI’nın sorumlu olduğu
görüşünün hatalı ve hukuka aykırı olduğu ifade edilmektedir.
(501) Değerlendirme: GÖZ VAKFI BURSA, GÖZ VAKFI’nın şubesi olarak faaliyet
göstermekte olup herhangi bir tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Bu nedenle faaliyetleri
bakımından merkezi konumundaki GÖZ VAKFI’nın sorumluluğuna dair ayrıca bir
değerlendirmeye ihtiyaç bulunmamaktadır.
(502) Savunma: Özel sağlık kuruluşları ile piyasaya etki eden veya etki etme olasılığı
bulunan bilgilerin paylaşılmasının söz konusu olmadığı, rekabete hassas bilgi
değişiminde bulunulmadığı, yerinde inceleme belgelerinde GÖZ VAKFI’nı bağlayıcı
herhangi bir ifadenin olmadığı, bir belgenin temenni niteliği taşıdığı, başka bir belgenin
kendileriyle ilgisinin buunmadığı, bir belgenin delil niteliği taşımadığı, bir belgede
“maaş skalasının belirlenmesi” ibaresi geçmekle beraber maaş skalaları belirlemenin
temenni olarak kaldığı, hekimlere veya çalışanlara yönelik bir karar alınmadığı ve
hayata geçirilmediği, dolayısıyla ekonomik etkisinin doğmadığı, tüketiciye yansımadığı
ve rekabetin engellenmediği, merkez tarafından Bursa şubeye verilmiş yetki ya da
talimat bulunmadığı, 4054 sayılı Kanun’un 1, 2 ve 3. maddesi ve gerekçeleri göz önüne
alındığında emek piyasasının 4054 sayılı Kanun’un uygulama alanına girmediği ifade
edilmektedir.
(503) Değerlendirme: GÖZ VAKFI’ndan elde edilen yerinde inceleme belgeleri arasında
tarafların toplantı planlamalarına ve toplantıların gündemine yönelik açık delil
niteliğinde olanlar bulunmaktadır. İlgili toplantı taraflar arasında insan kaynakları
hususunda yapılan ikinci toplantıdır ve belgeye Delil 2/32 olarak yer verilmektedir.
Yukarıda yer verilen ve ilgili hususa yönelik olarak alınan birçok Kurul ve yabancı
otorite kararı ışığında emek piyasalarındaki rekabeti engelleyici davranışlar 4054 sayılı
Kanun’dan muaf değildir.
I.5.7.12. HAYAT Tarafından Yapılan Savunma ve Değerlendirilmesi
(504) ARİTMİ tarafından yapılan ve ARİTMİ’nin savunmalarına ve bunların
değerlendirilmesine yer verilen bölümde özetlenen, teşebbüslerin hekim transferinin
engellenmesi hususunda anlaşmadıkları yönündeki savunma ve ALLIANZ ile
görüşmelerin bireysel olarak gerçekleştirildiği yönündeki savunma aynen HAYAT
tarafından da yapılmıştır. Aynı savunmalar ve bu savunmalara karşı yapılan
değerlendirmeler yukarıda yer aldığından burada tekrarlanmamaktadır.
(505) Savunma: TSS Çalışma Grubu isimli Whatsapp grubunda 29.06.2020 tarihli
mesajlaşmalara grup üyelerinin sessiz kalmasının bu konuşmaları kabul ettiği şeklinde
yorumlanmasının hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığı, susma eyleminin Türk hukuk
sisteminde inkâr olarak kabul edildiği, bu nedenle bu yazışmalara sessiz kalınmasının
inkâr olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
(506) Değerlendirme: Rekabet hukuku içtihadına göre teşebbüs yetkililerinin rekabet
kısıtlayıcı kararların alındığı bir toplantıda, herhangi bir beyanının olmaması ve sadece
grupta/toplantıda yer almaları sorumluluktan kurtulmaları için yeterli görülmemektedir.
“Açıkça karşı beyanda bulunma koşulu (publicly distance)” olarak bilinen bu ilke
rekabet karşıtı amacı açık olan bir toplantıda yer alan katılımcının toplantıda tartışılan
konulara ve/veya varılan sonuçlara katılmadığını, karşı çıktığını toplantının diğer
katılımcılarına açıkça ifade etmemesi halinde rekabet ihlalinden sorumlu tutulmaya
devam edilebilmesidir. Bu koşul, rekabet karşıtı sonuca katılmayan teşebbüsün, diğer
katılımcılarda toplantının sonuçlarına uyacağı yönünde bir inanç oluşturmaması
gerektiği anlayışına dayanmaktadır. Bu nedenle, bu yazışmalara yalnızca sessiz
22-10/152-62
153/173
kalınması rekabet hukuku uygulamaları dikkate alındığında inkâr olarak
değerlendirilemeyecektir.
(507) Savunma: HAYAT tarafından yapılan diğer savunmada; 23.09.2020 tarihli WhatsApp
yazışmasına dayanılarak HAYAT ile ARİTMİ’nin psikoteknik rapor onayı fiyatının
belirlenmesine yönelik ortak hareket ettiği tespitinde bulunulduğu, öte yandan
HAYAT’ın 2020 Ağustos’ta bu raporları vermeye başladığı ve o günden bu yana rapor
başına 100 TL tahsil edildiği, Delil 2/29’da yer alan yazışmadan HAYAT’taki yetkilinin
psikoteknik rapor fiyatını bilmediğinin açıkça görüldüğü, mesajda ifade edildiğinin
aksine hiçbir zaman bu hizmet için 50 TL ücret alınmadığı, HAYAT’ın ayda ortalama
4-5 adet psikoteknik raporu verdiği, Bursa genelinde ise aylık 1500 rapor verildiği
dikkate alındığında HAYAT’ın kartel kurmasının mümkün olmadığı ifade edilmiştir.
(508) Değerlendirme: HAYAT ile ARİTMİ arasında psikoteknik rapor onayına ilişkin
ortaklaşa fiyat belirlendiğine yönelik tespitte Delil 2/29’daki Whatsapp yazışması temel
alınmıştır. Söz konusu yazışmanın içeriği incelendiğinde, ARİTMİ Genel Müdürü (…..)
ile Hayat Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi (…..) arasındaki
yazışmanın teşebbüsün iddia ettiği gibi sadece rekabete duyarlı olmayan bir fiyat bilgisi
paylaşımı olmadığı, bunun da ötesine geçerek bir ortak fiyat belirleme amacı taşıdığı
görülmektedir. Özellikle bahse konu yazışmada yer alan “50 çok düşük, ortak rakam
yaparız” ve “Anlaşmalı olduğumuz birkaç yere 50 TL'den veriyorlar mış konuştum fiyatı
100 TL'ye çekecekler sizde 100 diyebilirsiniz veya 120 derseniz biz de öyle diyebiliriz.”
ifadeleri taraflar arasında fiyat tespitini açıkça göstermektedir. Bu nedenle teşebbüsün
savunmasına iştirak edilememektedir. Fiyat belirlemeye yönelik olarak rakipler
arasında yapılan anlaşmalar ne ölçüde etki doğurduklarından bağımsız olarak rekabet
ihlali teşkil etmektedirler.
(509) Savunma: Rinoplasti ameliyatı için serbest hekimlere sunulan ameliyathane
hizmetinin fiyatının ortak belirlendiğine yönelik Delil 2/28’de yer verilen CEYLAN ile
aralarındaki WhatsApp yazışmasının ticari hayatın kuralları içinde olduğu ve bilgi
edinme çabası sonucunda ortaya çıktığı, HAYAT’ın plastik cerrahi alanındaki serbest
hekimlere hizmet sunmadığı, serbest hekimlere sunulan hizmetler bakımından Bursa
ilinde ortak bir hareket emaresi bulunamadığının belirtildiği, bu çerçevede
teşebbüslerinin söz konusu yazışmadan dolayı 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiği tespitinin
hukuka uygun olmadığı, bunlara ek olarak HAYAT’ın dış hekimlere de ameliyathane
kullandırmadığı ifade edilmiştir.
(510) Değerlendirme: HAYAT’ın plastik cerrahi branşındaki serbest hekimlere hizmet
sunmadığının anlaşılması üzerine, rekabet hukukunda “rakip" tanımının potansiyel
rakipleri içerecek şekilde geniş yorumlandığı belirtilmiştir. Her ne kadar taraflar
arasındaki bilgi değişimi bir fiyat tespitine yol açmasa da potansiyel rakip teşebbüsler
arasındaki rekabete hassas bilgi değişimi 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi
kapsamında değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda taraflardan birinin sunmadığı
hizmete yönelik gerçekleşen bu yazışma TSS sürecine yönelik başlatılan sürecin bir
sonucu olarak potansiyel rakipler arasındaki iletişimin arttığını göstermesi açısından
önemlidir. İlgili Kılavuz hükümleri HAYAT'ın plastik cerrahi branşında faaliyetinin
olmaması ile birlikte ele alındığında yaşanan bilgi değişimi, fiyat tespiti olarak değil
pazardaki belirsizliği azaltma sonucunu doğuran rekabete duyarlı bilgi değişimi olarak
kabul edilmiştir.
(511) Savunma: HAYAT tarafından yapılan diğer bir savunmada; Soruşturma Raporu’nun
bazı bölümleri ile eklerinin gönderilmemesi sebebiyle savunma haklarının kısıtlandığı
ifade edilmiştir.
22-10/152-62
154/173
(512) Değerlendirme: Yukarıda, başka teşebbüslerce de yapılan bu savunmaya yanıt
verildiğinden burada ayrıca tekrarlanmamaktadır.
I.5.7.13. MEDICABİL Tarafından Yapılan Savunma ve Değerlendirilmesi
(513) Savunma: Hekim transferinin engellenmesine yönelik olduğu iddia edilen
yazışmalarda dahi bu tip bir uygulamanın gerçekleşmediği, özel hastanelerin hekim
görüşmelerine devam ettiğinin açıkça anlaşıldığı, hâl böyle iken herhangi bir anlaşma
yapıldığına ilişkin delil olmamasına rağmen, böyle bir anlaşmanın var olduğu varsayımı
ile MEDICABİL’e ceza uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ifade
edilmektedir.
(514) Değerlendirme: Delil 2/34’te yer alan ifade, hastaneler arasında hekim transferinin
engellenmesine ilişkin ortaklaşa hareket etme iradesinin bulunduğunu açık bir şekilde
ortaya koymaktadır. Ek olarak böyle bir uygulamanın gerçekleşmediğine yönelik
yapılan savunma da teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun kapsamındaki sorumluluklarını
ortadan kaldırmamaktadır. Nitekim söz konusu davranış, ne ölçüde uygulandığından
ya da etki doğurduğundan bağımsız olarak, 4054 sayılı Kanun’un amaç bakımından
ihlali teşkil etmektedir.
(515) Savunma: Zincir hastanelerin sigorta şirketleri ile yapılan sözleşmelerde TSS
katsayıları konusunda daha avantajlı oldukları, TSS’nin özel hastaneler açısından
karlılığı hususunda sorun çıkardığı, bu nedenle özel hastanelerin alıcı gücü
oluşturabilmek amacıyla BUSAD vasıtasıyla ALLIANZ ile TSS katsayısı konusunda
görüşme gerçekleştirdikleri bu sayede zincir hastanelerin katsayı düzeyine erişilmese
de katsayılarda %30 oranında iyileşme sağlandığı ifade edilmektedir.
(516) Değerlendirme: Yukarıda, 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamında, özel sağlık
kuruluşlarının alıcı gücü oluşturarak daha yüksek TSS katsayısı almaya yönelik
ortaklaşa hareketlerinin bireysel muafiyet alıp alamayacağı değerlendirilmiştir. Söz
konusu değerlendirme kapsamında, özel sağlık kuruluşlarının TSS katsayılarının
belirlenmesine yönelik birlikte hareket etmelerinin herhangi bir etkinlik ortaya
çıkarmadığı ve tüketici yararı oluşturmadığı detaylı şekilde açıklanmıştır. Bu
çerçevede, bahse konu eylemlerin bireysel muafiyet alabilmesi için kümülatif olarak
sağlanması gereken dört şarttan ilk ikisini karşılamaması sebebiyle bireysel muafiyet
alamayacağı ve bu nedenle 4054 sayılı Kanun kapsamında bir rekabet ihlali
oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır.
(517) Savunma: Çalışanların maaşının belirlendiği tespitinin varsayımsal olduğu,
soruşturmaya konu teşebbüslerin homojen bir yapı sergilememesi nedeniyle çalışan
ücretleri konusunda ortak karara varmalarının mümkün olmadığı, hekim ve deneyimli
hemşireler dışındaki sağlık çalışanlarının büyük bir kısmının asgari ücretle
ücretlendirildiği ve asgari ücretin merkezi otorite tarafından belirlendiği bir ülkede
çalışanların ücret skalalarının ortak belirlendiği iddiasının hukuka aykırı olacağı ileri
sürülmektedir.
(518) Değerlendirme: ARİTMİ tarafından da ileri sürülen aynı savunma yukarıda
yanıtlandığından burada ayrıca tekrarlanmamaktadır.
(519) Savunma: Özel sağlık kuruluşlarının faaliyetlerinin Sağlık Bakanlığı ve SGK gibi
kurumların kısıtlayıcı düzenlemelerine tabi olduğu, bu duruma muayene ve ameliyat
ücretlerinin üst limitlerinin Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenmesinin örnek olarak
gösterilebileceği, uygulanan fiyatların çağrı merkezi aracılığıyla ulaşan hastalara
iletilebildiği dolayısıyla bu bilgilerin rekabete hassas olarak nitelendirilemeyeceği,
sağlık sektöründe hassas bilgilerin çoğunlukla hastaların kişisel verileri olduğu, her
22-10/152-62
155/173
teşebbüsün kendi özelinde kâr elde etmek ve rekabet edebilmek için hem rekabete
hassas olarak nitelendirilen hem de hastalara özgü kişisel verileri korumasının bir
zorunluluk olduğu ve MEDICABİL’in bu nitelikteki bilgi ve verileri rakipleriyle değiştiğine
yönelik herhangi bir uygulama içerisinde bulunmadığı ifade edilmektedir.
(520) Değerlendirme: Piyasaların başka bir idari otorite tarafından düzenleniyor olması bu
piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin veya teşebbüs birliklerinin 4054 sayılı
Kanun’un ihlaline yol açabilecek nitelikteki davranışları nedeniyle soruşturulmasına
engel teşkil etmemektedir. Regülasyona tabi sektörlerin ayrıca rekabet hukukuna tabi
olup olmadığı ve Kurulun bu alandaki yetki alanı birçok Kurul ve Mahkeme kararının
konusu olmuştur. Benzer tartışmaların yapıldığı yakın tarihli bir Kurul kararında117
“Danıştay kararlarından yola çıkılarak sektörel düzenleme olsa dahi davranışın
rekabeti sınırlayıcı etkilerinin incelenmesinin Kurum’un görev alanına girdiği ve ihlal
tespiti halinde yaptırım uygulamasının önünde bir engel olmadığı, salt başka bir
kurumun teknik düzenleme alanına giren bir hususta Kurum’un soruşturma açıp
açmama hususunda takdir yetkisinin bulunduğu” ifade edilmektedir. Dolayısıyla
soruşturma konusu fiil ve davranışların bir başka kamu kurumunun regülasyonuna tabi
olması hususu, 4054 sayılı Kanun’un uygulanmasına mani olmayacaktır. Öte yandan,
tarafın TSS ve iş gücü piyasasına yönelik ihlallere dâhil olduğu tespit edilmiş, tarafa
rakipler arasında ameliyathane/muayene fiyatları hususunda bilgi değişimine dair ihlal
isnadında bulunulmamıştır.
I.5.7.14. ÖHP Tarafından Yapılan Savunma ve Değerlendirilmesi
(521) Savunma: Bursa ilinde faaliyet gösteren özel sağlık kuruluşlarının TSS alanında ortak
hareket etmesinin söz konusu olmadığı, TSS ile ilgili Dernek tarafından yapılan
toplantılarda; özel sağlık kuruluşlarının yanında, kamu kurumları, sigorta şirketleri ve
tarafsız katılımcılarla istişarelerde bulunulduğu, Derneğe üye hastanelerden gelen
sorunlar çerçevesinde TSS hakkında da birkaç toplantı gerçekleştirildiği, söz konusu
toplantılarda karşılıklı olarak çözüm üretilmeye çalışıldığı, Dernek üyelerinin, sigorta
şirketleri tarafından TSS sözleşmelerinin iptal edilmesi halinde ÖSS sözleşmelerinin
de iptal edileceği tehdidi ile karşı karşıya kaldığı, bu toplantılarda kesinlikle rekabeti
kısıtlayıcı nitelikte ortak karar alma ve ortak hareket etme eyleminde bulunulmadığı
ifade edilmektedir. Ayrıca Derneğin, hiçbir suretle hekim transferini engellemeye,
hekimlerin maaş skalalarını tespit etmeye, rekabete hassas bilgi değişiminde
bulunmaya dönük davranışlarda bulunmadığı, personel giderlerinin her ilde farklılık
gösterdiği ve geneli kapsayacak bir karar almanın mümkün olmadığı, soruşturma
kapsamına alınan sağlık kuruluşlarının çok büyük bir kısmının derneğin üyesi dahi
olmadığı, bu kuruluşlar tarafından bahsi geçen konularda Derneğe bir sorun
iletilmediği ifade edilmektedir.
(522) Değerlendirme: ÖHP’nin herhangi bir rekabeti sınırlayıcı eyleme taraf olduğuna dair
bir tespit yapılmamaktadır.
(523) Savunma: Derneğe ihlal konusunda herhangi bir sorumluluk yüklenmediği, ayrıca
derneğin de bu yönde bir eylem içerisinde bulunmadığı belirtilerek teşebbüs birliğinin
soruşturma kapsamından çıkarılması gerektiği ifade edilmiştir.
(524) Değerlendirme: Özel durumlar saklı kalmak kaydıyla, 4054 sayılı Kanun’un 48.
maddesinde belirtildiği üzere soruşturma safhası Kurulun alacağı nihai karar ile
sonuçlanmaktadır.
117 01.10.2018 tarih ve 18-36/583-284 sayılı Kurul kararı.
22-10/152-62
156/173
I.5.7.15. PEDMER Tarafından Yapılan Savunma ve Değerlendirilmesi
(525) Savunma: Teşebbüslerin hekim transferinin engellenmesi hususunda anlaşmadıkları,
hastaneler arasında geçiş yapan hekimlerin bulunduğu, yalnızca grupta yer alan
konuşmalara dayanılarak ihlal isnadında bulunulamayacağı, teşebbüsler arasında
toplantı yapılıp yapılmadığının kesin olarak ispat edilemediği, herhangi bir davet ve
katılımcı ayrımı yapılmadan eklenilen WhatsApp gruplarında paylaşılan yazılara ve
duyurulara müdahale etmenin mümkün olmadığı, onlarca kişinin bulunduğu gruplarda
yapılan yazışmaları takip etmenin çok zor olduğu ifade edilmiştir.
(526) Değerlendirme: ARİTMİ ve HAYAT gibi teşebbüsler tarafından yapılan benzer
savunma yukarıda yanıtlandığından burada tekrarlanmamaktadır.
(527) Savunma: PEDMER'in açık ve sarih bir katılımı ve grupta konuşulan konulara dair bir
yazışması ve imzalamış olduğu herhangi bir belge bulunmadığının belirtildiği, buna
rağmen aynı suçlamaya maruz bırakılmasının hakkaniyete aykırı olduğu, TSS katsayı
bilgisinin bilgisi dışında paylaşıldığı ifade edilmektedir.
(528) Değerlendirme: Her ne kadar PEDMER’in taahhütname vermesine yönelik belge
bulunmadığı ifade edilmişse de teşebbüs tarafından gönderilen Birinci Yazılı
Savunmada, ALLIANZ ile görüşmelerin kendisi adına BUSAD tarafından yapıldığı
kabul edilmiştir. Bu durum BUSAD'a yetki veren ve Ekran Görüntüsü-9'da yer verilen
taahhütnamenin PEDMER tarafından da verildiğine dair oluşabilecek şüpheyi ortadan
kaldırmaktadır. Kaldı ki PEDMER’in 10.08.2020 tarihinde “bize de hala dönüş olmadı”
şeklindeki mesajı TSS katsayılarının bilgisi dışında paylaşıldığı iddiası ile
çelişmektedir. Öte yandan, TSS bakımından ihlal iddiasının dayanağını teşebbüslerin
ortak hareket etme sürecinde TSS katsayılarına ilişkin rekabete duyarlı bilgileri
değişmeleri ve bilgi değişiminden sonra sigorta şirketlerinden talep edilecek katsayılar
bakımından değerler belirlemeleri oluşturmaktadır. Bu kapsamda, ihlal isnat edilen
teşebbüslerin tespitinde temel olarak 14.05.2020 tarihli bilgi değişimine yönelik e-posta
(Delil 2/12) ve “TSS Çalışma Grubu” adlı Whatsapp grubunda bulunulması dikkate
alınmıştır.
I.5.7.16. PEMBEMAVİ Tarafından Yapılan Savunma ve Değerlendirilmesi
(529) Savunma: Yerinde incelemede alınan belgelerin mahiyetleri açıklanarak, rekabetle bir
ilgilerinin olmadığı ve rekabet ihlali içermedikleri, serbest hekimlerden talep edilen
ameliyathane hizmet ücretlerinin kendi operatör ücretlerinin de dâhil olduğu toplam cari
fiyatlarının %(…..)-%(…..)’ine denk geldiği, bu oranların ameliyat ve ek malzeme
nedeniyle %(…..) oranında değişiklik gösterebildiği, kendi bünyelerinde çalışan
hekimlerden hastaneye kalan ameliyathane kullanım ücretlerinin serbest hekimlerden
alınan ücretten daha fazla olduğu ve yıllar bazında bakıldığında ise yapılan artışların
enflasyon ve hastanelerinin kendi bünyelerinde uyguladığı zamlar ile orantılı olduğu,
bazı belgelerdeki ameliyat birimlerinin TTB’nin dış hekimler için belirlediği ve deklare
ettiği tavsiye fiyat listesi olduğu ve tavsiye fiyatların ise rekabet ihlaline yol açmadığı
ifade edilmektedir.
(530) Değerlendirme: Yerinde incelemede elde edilen belgelerden Delil 2/31 çalışan
maaşlarının tespitine yönelik gerçekleştirilen toplantılardan ilki olan, 05.09.2019 tarihli
toplantıya işaret etmektedir. Diğer yandan PEMBEMAVİ hakkında serbest hekimlere
yönelik fiyatlandırma bakımından herhangi bir ihlal tespitinde bulunulmamaktadır.
(531) Savunma: 05.09.2019 tarihli toplantının ardından sadece bir toplantı daha yapıldığı,
toplantıda yer alan maaş skalası üzerine hiçbir görüşme gerçekleştirilmediği,
21.01.2020 tarihli toplantının yapılmadığı, yapıldıysa da hastanenin bu toplantıdan
22-10/152-62
157/173
haberdar olmadığı, PEMBEMAVİ’nin bu toplantıya katıldığını kabul etmenin farazi bir
yorum olduğu, maaş skalasına ilişkin herhangi bir rakam zikredilmediği, PEMBEMAVİ
tarafından yapılan zammın sektörün genelinden %(…..) daha yüksek olduğu, bunun
da anlaşma yapılmadığının göstergesi olduğu, uygulamaya geçmeyen ve teşebbüs
yöneticilerinin haberi olmayan eylemler nedeniyle bir ihlalden bahsedilmesinin hukuka
aykırı olduğu, bir rekabet ihlalinden söz edilebilmesi için teşebbüsler arasındaki bilgi
paylaşımının düzenli bir şekilde belli bir süre devam etmesi gerektiği, Kurulun, özel
okul ücretleri ile ilgili 13-71/960-407 sayılı ve 19.12.2013 tarihli kararında da, ortak fiyat
tespiti ediminin esas olarak rekabetin ortadan kaldırılmasından ziyade hizmet kalitesini
koruma amacına yönelik bir tutum olarak yorumlanması gerektiği kanaatine ulaşıldığı
ifade edilmektedir.
(532) Değerlendirme: Dosya kapsamında 05.09.2019 tarihli toplantının ardından, biri
PEMBEMAVİ'de olmak üzere iki toplantı daha gerçekleştirildiği ve son toplantıda
alınan kararlarda ise açıkça çalışanların asgari ve azami maaş zamlarının belirlendiği
ispat edilmektedir. Çalışanların maaşlarına yönelik rakip teşebbüsler arasındaki bilgi
değişiminin, maaş skalalarının tespiti bakımından kolaylaştırıcı rolünün bulunduğu
değerlendirilmektedir. İlgili toplantılara ilişkin süreç Delil 2/30-33 ile sabit olup rakipler
arası maaş tespitine yönelik davranışlar 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında
amaç bakımından ihlal teşkil etmektedir. Dolayısıyla, söz konusu davranışın ne ölçüde
uygulamaya geçtiği ya da etki doğurduğu gibi hususların ayrıca değerlendirilmesi,
ihlalin varlığını ortaya koymak bakımından zaruri değildir. Öte yandan, teşebbüsün
maaş skalasına ilişkin herhangi bir rakam zikredilmediği yönündeki savunmasına, Delil
2-30/33 incelendiğinde katılmak mümkün görünmemektedir.
(533) Savunma: İddia olunan ihlalin bir yıldan az sürmesi, hastanenin, yerinde inceleme
aşamasında ve soruşturma sürecinde kurum çalışanlarına karşı kolaylaştırıcı
eylemlerde bulunması, sahip olduğu pazar payı ve iddia olunan ihlalin eyleme
geçmemesi gibi hususlar dikkate alındığında PEMBEMAVİ hakkında hafifletici
maddelerin uygulanması gerektiği ifade edilmektedir.
(534) Değerlendirme: İhlal konusu faaliyetlerin teşebbüsün yıllık gayri safi gelirleri içindeki
payının düşük olması Ceza Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde
hafifletici unsur olarak dikkate alınmıştır.
I.5.7.17. ESTETICARE Tarafından Yapılan Savunma ve Değerlendirilmesi
(535) Savunma: ESTETICARE’in; listede yer alan sağlık kuruluşları ile “hekim transferini
engellemeye dönük anlaşmak ve hekimlere yönelik maaş skalalarının tespiti amacıyla
toplantı gerçekleştirmek, rekabete hassas bilgi değişiminde bulunmak” konularında
anlaşma ve uyumlu eylem içinde olmadığı, diğer sağlık kuruluşları ile anlaşması ve
uyumlu eylem içinde olmasının, ekonomik ve rasyonel gerçeklere aykırı olduğu, diğer
sağlık kuruluşları ile arasında ticari/hukuki/organik hiçbir bağ, hiçbir iletişim, bilgi
paylaşımı ve veri akışı bulunmadığı, tüm işletmesel kararlarını bağımsız olarak aldığı
ve diğer sağlık kuruluşları ile yöneticilerinin farklı olduğu ve onlarla bir hissedarlık
durumunun bulunmadığı ifade edilmektedir.
(536) Değerlendirme: ESTETICARE’in rekabet ihlalinde bulunduğuna dair herhangi bir
tespit yapılmamaktadır.
I.5.7.18. RETİNA Tarafından Yapılan Savunma ve Değerlendirilmesi
(537) Savunma: Kartel nitelendirmesi için gereken yüksek ispat standardının sağlanmadığı,
en azından rakipler arasında rekabeti kısıtlama amacı taşıyan, bir koordinasyonu veya
22-10/152-62
158/173
iletişimi gösteren, açık ve tutarlı bilgi ve belgelere ihtiyaç olduğu118, delillerin ne güçlü
ne de tutarlı oldukları, RETİNA’nın maaş skalalarının belirlendiği kartelin bir mensubu
olduğu iddiasının 05.09.2019, 01.11.2019 ve 21.01.2020 tarihlerinde yapıldığı
değerlendirilen üç toplantıya katıldığı varsayımına dayandırıldığı, RETİNA
çalışanlarının belirtilen toplantılara katılmadığı ve o tarihlerde mesai saatleri boyunca
işyerinde bulundukları, katılımcıların toplantı sırasında konuşmuş ve/veya uzlaşmış
oldukları anlaşılan hiçbir konuda RETİNA’nın bilgisinin bulunmadığı, ilk toplantıya
ilişkin gönderilen e-posta ile ilgili olarak, bu toplantıya katılan teşebbüslerin e-posta
alıcıları olduğunun kabul edildiği, bunun dışında toplantıya katılan ve katkı sunan
teşebbüslerin kimler olduğunu açıkça ortaya koyan herhangi bir delilin dosyada mevcut
olmadığı, RETİNA’nın bu e-postaların alıcı grubunda, iradesi ve bilgisi dışında yer
aldığı, sadece alıcısı konumunda bulunduğu e-postayı cevaplandırmadığı ve bu
durumun yapılan değerlendirmelerde dikkate alınmadığı, Kurulun önceki tarihli
kararlarında119 kartel değerlendirmesine ulaşırken ciddi anlamda ispat gücüne sahip
delillere dayandığının görüldüğü, AB hukukunda da kartel yapılanmalarına ilişkin
iddialar ve değerlendirmeler söz konusu olduğunda yüksek bir ispat standardı
arandığı120, ABAD’ın ihlalin varlığının kesin ve tutarlı delillerle ortaya konulmasını talep
ettiği Woodpulp II121 kararı ile Komisyonun kartel davalarındaki ispat sorumluluğunu
artırdığı, üçüncü taraflarca oluşturulan ve sözlü beyanlara dayanak olan belgelerin
veya kartel anlaşmasının taraflarından sadece birinin oluşturduğu belgelerin ispat
gücünün olmadığının kabul edilmesi gerektiği122, teşebbüslerden elde edilen belgelerin
farklı yorumlanması sonucu edinilen izlenim veya varsayımlara dayanılarak
teşebbüslerin %4’lük bir ceza oranı tehdidi ile karşı karşıya kalmalarının hukuk
devletlerinde mümkün olmaması gerektiği ifade edilmektedir.
(538) Değerlendirme: Rekabet hukukunda taraflar arasındaki rekabeti sınırlayıcı nitelikteki
birlikteliklerin ispatı bakımından etkinin, yahut uyumlu eylem bakımından teşebbüslerin
pazardaki davranışlarının ispat edilmesinin gerekip gerekmediği hususu ispat
standardı ile ilişkili bir tartışma olmayıp ihlalin unsurlarına işaret etmektedir. Dolayısıyla
ihlalin unsurları, ihlalin yasal tanımı ile ilgili bir kavram olduğundan, unsurlardan birinin
ispat edilememesi durumunda ispat standardının sağlanamamasından değil, fakat
ihlalin mevcut olmadığından söz edilecektir123. Buna ek olarak karteller, rakip
teşebbüsler arasında; fiyat tespiti, ihalelerde danışıklı hareket, arz-kota kısıtlaması,
müşteri-sağlayıcı-bölge-dağıtım kanallarının bölüşülmesini içermektedir. Bu noktada
önemli olan husus, rekabeti sınırlayıcı davranışın yukarıda sınırlanan hâllerden biri
(fiyat tespiti, müşteri paylaşımı vb.) niteliğinde olup olmadığı hususudur. Buradan
hareketle, rekabet hukuku uygulamalarında, kartellerin ispatında birincil ve/veya ikincil
delillere dayanılabilmektedir. Bunlara ek olarak, 4054 sayılı Kanun’un “İspat Yükü”
118 25.06.2014 tarih ve 14-22/460-202 sayılı Beyaz Çimento kararı; 01.10.2014 tarih ve 14-37/713-318
sayılı Pamukkale Taşımacılık kararı.
119 25.12.2008 tarih ve 08-75/1198-463 sayılı Diyaliz II kararı, para. 820, 23.12.2010 tarih ve 10-
80/1687-640 sayılı Diyaliz III kararı, para. 1340, 25.07.2006 tarih ve 06-55/712-202 sayılı İthal Kömür
kararı, 11.12.2003 tarih ve 03-78/948-392 sayılı Alçı kararı, s.3, 24.12.2002 tarih ve 02-80/937-385 sayılı
Sigara Üreticileri kararı, s.23, 13.06.2019 tarih ve 19-21/306-132 sayılı Mardin Yumurta Üreticileri kararı,
17.09.2013 tarih ve 13-54/756-316 sayılı Akdeniz ve Göller Bölgesi Çimento Üreticileri kararı
120 Case 41/69, ACF Chemiefarma NV v. Commission (the Quinine Cartel) [1970] ECR 661, Cases
29/83, 30/83 CRAM and Rheinzink v. Commission [1984] ECR 1679
121 Cases C-89, 104, 114, 116-117, 125-9/85 [1993] ECR I-1307 Ahlström Osakeyhtiö and Others v.
Commission (Woodpulp II), [1993] 4 CMLR 407
122 Burcu Can, “Rekabet Hukukunda Kartellere İlişkin İspat Standardı’’, s. 63
123 Can, B. (2012), Rekabet Hukukunda Kartellere İlişkin İspat Standardı, Rekabet Kurumu Uzmanlık
Tezleri Serisi, No: 288, Ankara, s. 7.
22-10/152-62
159/173
başlıklı 59. maddesinde rekabeti sınırlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaların varlığının
her türlü delille ispatlanabileceği düzenlenmekte, başka bir deyişle delil serbestisine
atıf yapılmaktadır. Bu noktada dosya kapsamında elde edilen deliller, bütüncül
değerlendirilmeye tabi tutulmuştur.
(539) Savunma: RETİNA’nın hekimlere sabit bir maaş skalası uygulamadığı, hekimlerin
aylık performanslarına göre hastane cirosu üzerinden ücrete hak kazandıkları, bu
sebeple diğer sağlık kuruluşları ile hekimlerin maaş skalalarına ilişkin anlaşma içinde
olacağı bir maaş modelinin bulunmadığı, RETİNA’nın uzmanlık alanının, hizmet
kapasitesinin ve hasta portföyünün diğer teşebbüslerden farklı olmasından hareketle
ilgili pazarda, farklı ihtisas alanlarında ya da genel sağlık alanında hizmet gören sağlık
kuruluşlarıyla bir menfaat birliğine gitmesinin rasyonel olmadığı, RETİNA’nın özel
nitelikli bir hastane olduğu, bu sebeple zaten çok az sayıdaki hekimine sunduğu
ücretlerin, ortalama bir hekim ile aynı olmasının ihtimal dâhilinde olmadığı, sağlık
sektörünün sıkı regülasyonlara ve denetime tabi olduğu, ilgili düzenlemeler uyarınca
her ilin belirli bir sayıda uzman kadrosunun olduğu ve bu kadroların daha ilgili hastane
kurulurken hastane başına verildiği, ilgili düzenlemelere bakıldığında özel hastaneler
için kadro sahibi olmanın, hekimden önce geldiğinin görüleceği, RETİNA’nın Bursa ili
için sınırlı olan göz doktoru kadrosunun dokuzunu, kuruluşunda elde ettiği, dolayısıyla
maaş skalası gibi bir konu üzerinde hastaneler arasında bir anlaşma yapılmasının, en
azından göz doktorları için fiilen imkânsız olduğu, doktorların çok sayıda ve çeşitli
düzenleme uyarınca İl Sağlık Müdürlükleri kontrolünde çalıştırıldığı, bu çerçevede
hiçbir uzman doktorun özlük durumunun hastane insan kaynakları personelince
belirlenemeyeceği aktarılmaktadır.
(540) Değerlendirme: Söz konusu savunmanın hekimler özelinde yapıldığı görülmektedir.
Oysa Delil 2/33’ten, maaş asgari/azami zam oranının tespitinde asgari ücretli çalışan
ve diğer ücretli çalışan ayrımına gidildiği, yalnızca hekim ücretleri değil; çalışanların
asgari/azami zam oranının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Tarafın uzmanlaşma
alanının göz sağlığı olması, diğer özel sağlık kuruluşlarının ise genel itibarıyla daha
çok branş bakımından faal olması taraf ile diğer özel sağlık kuruluşları arasında rakiplik
ilişkisi bulunmadığını göstermemektedir. Bununla birlikte, dosya kapsamında elde
edilen bilgilerden RETİNA ile Bursa ilindeki diğer teşebbüsler arasında yıllar itibarıyla
hekim transferinin bulunduğu görülmektedir. Bu durum ayrıca iş gücü bakımından da
tarafların faaliyetlerinin örtüştüğünü göstermektedir. Nitekim diğer özel sağlık
kuruluşları bünyesinde birçok faaliyetin yanında göz sağlığı hizmeti de mevcuttur.
(541) Savunma: Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin 11. maddesi uyarınca kurulan özel
hastaneler komisyonunda özel hastane derneklerini temsilen bir dernek mensubu
üyenin hazır bulunacağının hükme bağlandığı, dolayısıyla Sağlık Bakanlığı ve İl Sağlık
Müdürlüğü ile yürütülecek ilişkilerde derneklere mensup olmanın önemli bir unsur
haline geldiği, ayrıca RETİNA’nın sektörel düzenlemeleri takip edebilmek ve
yürüteceği faaliyetler bakımından yükümlülükleri konusunda güncel kalabilmek
amacıyla BUSAD’a üye olduğu ve BUSAD ile rekabete hassas hiçbir bilgi paylaşımı
içine girmediği, RETİNA çalışanının BUSAD üyesi olduktan sonra aktif faaliyet
göstermediği, soruşturmadan haberdar olunmasıyla derhal üyeliğini sonlandırdığı,
RETİNA’nın iş gücü pazarında rekabet hukuku endişeleri gibi son derece karmaşık bir
rekabet hukuku tartışmasına yönelik hassasiyet seviyesinin yeterli olmadığının
farkındalığına soruşturma kararını takiben ulaştığı, akabinde çalışanlarına yönelik
rekabet eğitimleri sağladığı ifade edilmektedir.
22-10/152-62
160/173
(542) Değerlendirme: İhlal konusu faaliyetlerin teşebbüsün yıllık gayri safi gelirleri içindeki
payının düşük olması Ceza Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde
hafifletici unsur olarak dikkate alınmıştır.
(543) Savunma: RETİNA’nın önaraştırma aşaması olmaksızın doğrudan soruşturma
kapsamına alınmasının, önaraştırma aşamasında kendisini ifade ederek
soruşturmadan kurtulma imkânına sahip olan bir teşebbüsü bir buçuk yılı aşabilen bir
soruşturma süreci ile karşı karşıya bırakarak usul ekonomisini zedelediği, Danıştay ve
geçmiş Kurul kararları124 çerçevesinde, ihlal iddialarının tamamen açıklığa
kavuşturulması imkânının varlığı ihtimalinde Kurulun belirli durumlarda soruşturma
açmaksızın diğer tedbirlere başvurma yetkisinin bulunduğu, konu bakımından mevcut
soruşturma ile örtüşen benzer durumlarda125 Kurulun ihlal tespitinde bulunmadığı ve
Kanun'un 9. Maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ilgili teşebbüslere görüş yazısı
gönderilmesine karar verdiği ifade edilmektedir.
(544) Değerlendirme: Soruşturma aşaması öncesinde Bursa ve Balıkesir illerindeki özel
hastanelere yönelik olarak Kurulun 26.11.2020 tarih ve 20-51/711-M sayılı kararı
uyarınca, tarafın da dâhil olduğu bir önaraştırma yürütülmüştür. Tarafın savunmasının
başlangıcında da önaraştırmanın gerçekleştirildiği ve 02.12.2020 tarihinde yerinde
inceleme yapıldığı ifade edilmektedir.
(545) Savunma: tarafından elde edilen belgelerde insan kaynakları toplantısına katılımı
gösterir herhangi bir ibarenin bulunmadığı, belge içeriğinde teşebbüsün hiçbir
yetkilisinin adının yer almadığı ve şirketin soruşturmada adı geçen derneklere
üyeliğinin söz konusu olmadığı vurgulanmaktadır.
(546) Değerlendirme: Soruşturma sürecine dâhil edilen BUSAD ve ÖHP’den, BUSAD’ın
yalnızca TSS ile ilgili süreç konusunda ihlali kolaylaştırıcı eylemde bulunduğu tespit
edilmiştir. RETİNA’nın ise ilgili sürecin tarafı olmadığı ortaya konulmaktadır. Öte
yandan, RETİNA her ne kadar anılan insan kaynakları toplantılarına katılmadığını
belirtse de teşebbüsün İnsan Kaynakları Sorumlusunun gerçekleştirilen toplantılara
katıldığı, Hastane Müdürünün ise bu durumdan habedar olduğu elde edilen delillerden
ortaya konulmaktadır.
I.5.7.19. ROMATEM Tarafından Yapılan Savunma ve Değerlendirilmesi
(547) Savunma: Dosya kapsamında teşebbüs hakkında ulaşılan sonuca yönelik herhangi
bir itirazlarının bulunmadığı ve teşebbüse idari para cezası uygulanmaması gerektiği
yönündeki kanaate katıldıkları belirtilmektedir.
I.5.7.20. DORUK Grubu Tarafından Yapılan Savunma ve Değerlendirilmesi
(548) ARİTMİ tarafından yapılan ve yukarıda özetine yer verilen, teşebbüslerin hekim
transferinin engellenmesi hususunda anlaşmadıkları yönündeki savunma aynen
DORUK Grubu tarafından da yapılmıştır. Aynı savunma ve bu savunmaya karşı
yapılan değerlendirme yukarıda yer aldığından burada tekrarlanmamaktadır.
(549) Savunma: Hastanelerin TSS hususunda ortak hareket etmesine sebep olan unsurun
sigorta şirketlerinin kartelleşmesi ve TSS sözleşmelerinin iptal edilmesi durumunda
124 Danıştay 13. Dairesinin 30.05.2014 tarihli ve E.2010/4818 sayılı Burdur Dershaneler kararı; Kurulun
06.05.2009 tarih ve 09-21/438-106 sayılı Çiğ Süt, 25.06.2014 tarih ve 14- 22/428-192 sayılı Kuyumcular,
30.12.2008 tarih ve 08-76/1227-465 sayılı Ekmek, 22.05.2018 tarih ve 18-15/282-140 sayılı Oto
Ekspertiz, 03.04.2014 tarih ve 14-13/238-104 sayılı Fotoğraf Stüdyoları kararları.
125 02.01.2020 tarih ve 20-01/3-2 sayılı Kurul kararı.
22-10/152-62
161/173
ÖSS sözleşmelerinin de iptal edileceği biçiminde tehdit edilmeleri olduğu ifade
edilmektedir.
(550) Değerlendirme: İlgili bölümde yer verildiği üzere, özel sağlık kuruluşlarının alıcı gücü
oluşturarak daha yüksek TSS katsayısı almaya yönelik ortaklaşa hareketlerinin
bireysel muafiyet alamayacağı değerlendirilmiştir. Söz konusu değerlendirme
kapsamında, özel sağlık kuruluşlarının TSS katsayılarının belirlenmesine yönelik
birlikte hareket etmelerinin herhangi bir etkinlik ortaya çıkarmaması ve tüketici yararı
oluşturmaması, nedenleriyle birlikte detaylı şekilde açıklanmıştır. Bu çerçevede, bahse
konu eylemlerin bireysel muafiyet alabilmesi için kümülatif olarak sağlaması gereken
dört şarttan ilk ikisini karşılamaması sebebiyle bireysel muafiyet alamayacağı ve bu
nedenle 4054 sayılı Kanun kapsamında bir rekabet ihlali oluşturduğu sonucuna
ulaşılmıştır.
(551) Savunma: Özel hastaneler ile özel sigorta şirketlerinin TSS anlaşmalarının, TSS
pazarında bir hizmet alımı olarak değerlendirilemeyeceği ve bunların 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bununla
birlikte kat sayılarda yaşanan pozitif revizyonun hiçbir surette tüketiciye yansımadığı
ve sigorta poliçelerinin prim bedellerini etkilemediği, Bursa’da TSS pazarındaki en
büyük oyuncunun ALLIANZ olduğu, Türk Metal İş Sendikası ile toplu iş sözleşmeleri
akdeden işverenlerin, bu sözleşmeler ile sendika üyesi işçilerinin TSS'lerinin ALLIANZ
tarafından yapılacağını taahhüt ettiği, ALLIANZ’ın zincir olarak faaliyet gösteren özel
sağlık kuruluşları ile yaptığı anlaşmalara kıyasla, TSS piyasasındaki ekonomik gücünü
ve hâkim durumunu kullanarak yerel teşebbüslere düşük katsayılar dayattığı, bu
eşitsizliğin giderilmesi amacıyla ALLIANZ ile görüşmeler yapıldığı, ancak sonuç
alınamadığı, akabinde 2018 yılında ALLIANZ ile yapılan TSS sözleşmelerinin
feshedildiği, fesih neticesinde ALLIANZ’ın TSS sözleşmesinden ayrı ve bağımsız olan,
ancak benzer nitelikte olan ÖSS sözleşmelerini de feshederek Kanun’un 6. maddesini
ihlal ettiği ifade edilmektedir.
(552) Değerlendirme: 4054 sayılı Kanun “Kapsam” başlıklı 2. maddesi “Türkiye Cumhuriyeti
sınırları içinde mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları
etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve
kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu
hâkimiyetlerini kötüye kullanmaları ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve
devralma niteliğindeki her türlü hukukî işlem ve davranışlar, rekabetin korunmasına
yönelik tedbir, tespit, düzenleme ve denetlemeye ilişkin işlemler bu Kanun kapsamına
girer.” Bununla birlikte, mal ve hizmet piyasalarının tanımı, Kanun’un 3. maddesinde
yer almaktadır. Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca TSS katsayılarına yönelik bilgi
değişimi yoluyla gerçekleştirilen ortak hareketin 4054 sayılı Kanun’un kapsamında
olduğuna dair şüphe bulunmamaktadır.
(553) Savunma: DORUK BURSA’nın iddia konusu ihlalde hiçbir işlevi ve yeri olmadığı,
adına görüşme veyahut yazışma yapılmadığı ve sürece iştiraki bulunmadığı, bu
sebeple Bursa Özel Sağlık Tesisleri A.Ş. aleyhine de ceza verilmesi mütalaasının
haksız ve hukuka aykırı olduğu, soruşturma raporunda rekabet ihlali iddiasına dayanak
oluşturan “TSS Çalışma Grubu” isimli Whatsapp grubunda DORUK YILDIRIM’ın mesul
müdürü Cemal TURHAN’ın yer aldığı, soruşturmanın tarafı olan DORUK BURSA’nın
hiçbir yetkilisinin somut olayla alakası bulunmadığı gibi WhatsApp grubuna
üyeliklerinin de olmadığı, öte yandan grup şirket olarak ekonomik bütünlük ilkesi
dikkate alınarak verilecek ceza için her iki teşebbüsün cirolarının toplanmaması
22-10/152-62
162/173
gerektiği, DORUK BURSA’nın yavru şirket konumunda olduğu ve hâkim şirketin
hareketlerinden sorumlu tutulamayacağı ifade edilmiştir.
(554) Değerlendirme: DORUK BURSA’nın 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiğine dair herhangi
bir tespit yapılmamış ve bu şirket idari para cezasından sorumlu tutulmamıştır.
(555) Savunma: SUT fiyatlarına uzun yıllardır zam yapılmaması ve ALLIANZ tarafından
uygulanan ve rekabetçi piyasayı engelleyen katsayı farklılıklarının, Ceza
Yönetmeliği’nin 7. maddesinde yer alan kamu otoritelerinin teşviki ve diğer
teşebbüslerin zorlaması bağlamında hafifletici neden olarak değerlendirilmesi
gerektiği, Kurulun 20-03/28-12 sayılı kararında cezada orantılılık/ölçülülük ilkesine
vurgu yapıldığı, Covid-19 koşulları nedeniyle hastanelerin gelir kaybına uğraması ve
teşebbüsün yaptığı yeni yatırımlar nedeniyle içinde bulunduğu finansal durumun
hafifletici neden olarak değerlendirilebileceği ifade edilmektedir.
(556) Değerlendirme: DORUK Grubu tarafından ifade edilen SUT fiyatlarına zam
uygulanmaması ve ALLIANZ tarafından rekabetçi piyasanın engellenmesi hususları
Ceza Yönetmeliği’nin 7. maddesinde öngörülen ve hafifletici unsur olarak sayılan
“kamu otoritelerinin teşvikinin veya diğer teşebbüslerin zorlamasının bulunması”
hükmü ile ilişkilendirilemeyecektir. Nitekim Kurulun 14-26/530-235 sayılı kararında
kamu otoritelerinin teşvikinin söz konusu olabilmesi için teşebbüsün bir kamu otoritesi
tarafından rekabeti ihlal edecek şekilde davranmaya zorlanmış olması ve bu anlamda
serbest iradesinin ortadan kaldırılmış olması gerektiği vurgulanmış olup kendi serbest
iradesi ile rekabeti ihlal etmeyi tercih eden teşebbüsün sorumluluktan kurtulması
mümkün olmayacaktır. Öte yandan DORUK Grubu tarafından, gerçekleştirilen
eylemlerin bu tür bir zorlama altında gerçekleştirildiğini gösteren herhangi bir bilgi ve
belge sunulmamaktadır. Diğer yandan ihlale konu faaliyetlerden elde edilen cironun
teşebbüsün toplam cirosu içindeki payının düşüklüğü indirim nedeni olarak kabul
edilmiştir.
(557) Savunma: Pandemi döneminde kamu kurumlarından sağlık personeli istifalarının
durdurulduğu, bu durumun da sağlık personellerinin önemini artırdığı ve teşebbüslerin
personellerinin transferini önlemesi gerektiği, ihlal tespiti yönünde kanaat oluşması
halinde Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen koşulların detaylı şekilde incelenmesi
gerektiği ifade edilmektedir.
(558) Değerlendirme: İş gücü piyasasında hekim transferinin engellenmesi yönünde
rakipler arası bir anlaşma amacı itibarıyla rekabeti sınırlamaktadır. Teorik olarak 5.
maddede yer alan koşulları sağlayan her türlü rekabeti kısıtlayıcı anlaşma ve hüküm
muafiyet korumasından faydalanabilir. Fakat gerek hukuken gerek iktisadi olarak
doğası gereği rekabeti aşırı ölçüde sınırladıkları ve rekabet üzerindeki olumsuz
etkilerini bertaraf edecek nitelikte ekonomik faydalar yaratabilme ihtimallerin oldukça
düşük olduğu varsayılan anlaşmaların muafiyet koşullarını sağlama ihtimalinin görece
düşük olduğu kabul edilmektedir. Fiyat tespiti, bölge ve müşteri paylaşımı, yeniden
satış fiyatının tespiti gibi sınırlamalar bu kısıtlamalardandır. Bununla birlikte çıktı
pazarlarındaki kartelin tam simetriği olan ve aynı etkiyi üst pazarda (işgücü/girdi
pazarında) doğuran girdi/alım kartelleri de açık ve ağır ihlal tanımı kapsamında ele
alınmaktadır. Keza ekonomi yazını bakımından da çıktı pazarındaki karteller ile girdi
pazarındaki karteller arasında bir fark bulunmamakta, her iki tür kartel de rekabet
hukukunun çıkış noktası olan yapay şekilde tekelci gücü kullanma imkânına
kavuşmayı hedeflemekte ve tüketici (alım karteli bakımından üretici) faydasını ele
geçirmeyi; rekabetçi dengeye göre kartel taraflarının pazarın karşı taraftaki
oyuncuların zararına olacak şekilde daha yüksek bir fayda elde etmesini
22-10/152-62
163/173
sağlamaktadır. Bu doğrultuda söz konusu eyleme, açıkça ihlal teşkil etmesi nedeniyle
muafiyet verilemeyecektir.
I.5.7.21. CİHANGİR Tarafından Yapılan Savunma ve Değerlendirilmesi
(559) ARİTMİ tarafından yapılan ve yukarıda özetine yer verilen, teşebbüslerin hekim
transferinin engellenmesi hususunda anlaşmadıkları yönündeki savunma aynen
DORUK Grubu tarafından da yapılmıştır. Aynı savunma ve bu savunmaya karşı
yapılan değerlendirme yukarıda yer aldığından burada tekrarlanmamaktadır.
(560) Savunma: Çalışanların sadece “TSS Çalışma Grubu” isimli WhatsApp grubunda
bulunmalarını, gönderilen maillerde yer almalarını yeterli görerek çalışan transferinin
engellenmesi ve maaş skalasının belirlenmesi hususlarında rekabete aykırı
davranıldığı tespiti yapıldığı, oysaki Delil 2/31’de yer alan e-postanın alıcılarına ihlal
isnadının yapılmadığı, söz konusu durumun hakkaniyete ve eşitliğe aykırı olduğu,
toplantı tutanağı, ıslak imzalı doküman gibi yazılı veya sesli bir delil gibi objektif bir delil
olmaksızın ihlal isnadında bulunmanın hukuka aykırı olduğu ifade edilmektedir.
(561) Değerlendirme: Yukarıda Delil 2/31’de e-postanın alıcılarının neden ihlalden sorumlu
tutulmadıkları detaylı şekilde açıklanmıştır. İlavaten, yine “TSS Çalışma Grubu” adlı
WhatsApp grubu katılımcılarının neden personel transferinin engellenmesine yönelik
eylemlerden sorumlu tutuldukları ifade edilmiştir. Bu çerçevede Delil 2/31’deki e-posta
alıcılarının tamamının ihlalden sorumlu tutulmamasında hakkaniyete ve hukuka aykırı
bir nokta bulunmamaktadır.
(562) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin gerekçesinde, “Bu Kanunun amacı rekabetin
korunması olduğuna göre, rekabeti engelleyici, kısıtlayıcı veya bozucu teşebbüsler
arası anlaşma ve uygulamaların yasaklanması gerekir. Maddenin amacı bakımından
anlaşma, hukuki şekil şartlarına uymasa bile tarafların kendilerini bağlı hissettikleri her
türlü uzlaşma ya da uyuşma anlamında kullanılmıştır. Anlaşmanın yazılı veya sözlü
olmasının önemi yoktur...” ifadesine yer verilmektedir. Mezkûr Kanun maddesinin lafzı
ve madde gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, teşebbüslerin rekabeti sınırlama
yönündeki iradesinin hangi yöntemler ile ortaya çıktığından ziyade, yapılan uzlaşmanın
amacının, etkisinin veya potansiyel etkisinin rekabet karşıtı olup olmadığının önem arz
ettiği anlaşılmaktadır.
(563) Savunma: TSS’li son derece az sayıda sigortalıya hizmet sunulduğu ve ticaret hacmi
düşük olan bu alanda rekabete aykırılık arz edecek bir tavır sergilemenin hastane
açısından neredeyse hiçbir anlam taşımadığı ifade edilmektedir.
(564) Değerlendirme: CİHANGİR’e TSS sürecine dair herhangi bir ihlal isnat
edilmemektedir.
(565) Savunma. Hastanenin Bursa ili İnegöl ilçesinde faaliyet gösterdiği, şehir merkezinde
olmayışının sonucu olarak, personel istihdamı konusunda dezavantajlı olduğu,
dolayısıyla diğer hastanelerle rekabet etmeme üzerine anlaşmaya çalışmasının veya
anlaşmış olmasının pratikte hiçbir faydasının bulunmadığı ifade edilmektedir.
(566) Değerlendirme: Dosyadaki belgeler (Delil 2/30-34) CİHANGİR’in hekim transfer
etmeme ve maaş tespit uygulamasına dâhil olduğunu ortaya koymaktadır.
(567) Savunma: Özel sağlık kuruluşlarınca yetkili Bakanlık görevlileri ve İl Sağlık Müdürlüğü
görevlilerinin de iştirak ettiği toplantılar yapıldığı, bu toplantılarda Bursa'da sağlık
hizmetlerinin sunulması, yaşanan aksaklıklar ve sistemin iyileştirilmesi üzerine
görüşler beyan edildiği, hastane çalışanlarının da dâhil olduğu sosyal medya
gruplarında ise sağlık alanına ilişkin yönetmelik metinlerinin, Bakanlık yazılarının ve
22-10/152-62
164/173
kararların paylaşıldığı ve yapılan paylaşımlarda hastane çalışanlarınca rekabete
aykırılık teşkil edecek hiçbir teklif, telkin veya talepte bulunulmadığı ifade edilmektedir.
(568) Değerlendirme: Dosya kapsamında CİHANGİR’in taraf olduğu ihlaller çalışan
transferinin engellenmesi ve maaş tespitinden oluşmaktadır. Bu konudaki ihlal
tespitleri ise Delil 2/30-34’e dayandırılmaktadır.
I.5.7.22. LİMAN Tarafından Yapılan Savunma ve Değerlendirilmesi
(569) Savunma: 10.01.2020 tarihli "özel hastaneler işbirliği protokolü" hükümleri
incelendiğinde, özel hastanelerin herhangi bir rekabeti engelleyici veya sınırlayıcı
oluşum içinde olmadıklarının görüleceği, kesintilerin yapılmasının yasal bir zorunluluk
olduğu, LİMAN ile diğer hastaneler arasında hastane personelinin transferini
engelleyici bir uygulama ya da anlaşma bulunmadığı ve hatta birçok doktor ve sağlık
çalışanının diğer hastanelerde çalışmaya başladıkları ifade edilmektedir.
(570) Değerlendirme: Dosya kapsamında soruşturma taraflarının katılım payı almama
yönünde anlaştıklarına dair bir ihlal tespiti yapılmamaktadır. Ayrıca LİMAN hakkında
herhangi başka bir konuda da ihlal isnadında bulunulmamaktadır.
I.5.7.23. CEYLAN Tarafından Yapılan Savunma ve Değerlendirilmesi
(571) Savunma: Soruşturma Bildirimindeki “bazı özel sağlık kuruluşlarının tamamlayıcı
sağlık sigortası alanında ortak hareket ettikleri, Bursa ilinde faal özel hastanelerin
aralarında hekim transferini engellemeye ve çalışanların maaş skalalarını tespit
etmeye yönelik görüşmeler gerçekleştirdikleri, bazı özel hastanelerin ise aralarında
rekabete hassas bilgi değişiminde bulundukları” ifadesinde geçen “bazı” kelimesinin
isnadın mahiyet ve sebebini içermediği ifade edilmektedir.
(572) Değerlendirme: Soruşturma Bildirimi, kişi ve kuruluşlar hakkında soruşturma açılıp
açılmayacağının tespitine yönelik bir hazırlayıcı işlem niteliğindeki önaraştırma
sürecinde elde edilen bilgi ve belgelerden hareketle hazırlanmaktadır. Öte yandan
soruşturma aşaması ise teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’u ihlal edip etmediklerinin
tespitine yönelik bilgilerin toplanması ve bu haliyle dosyanın tamamlanmasını öngören
bir süreci kapsamaktadır126. Bu bakımdan soruşturma safhası, elde edilen deliller
doğrultusunda araştırmanın genişletilmesi suretiyle elde edilecek bilgi, belge ve deliller
ışığında 4054 sayılı Kanun kapsamında bir ihlal olup olmadığının tespitinin her türlü
şüpheden uzak bir şekilde açıklığa kavuşturulacağı aşama olarak belirlenmiştir127.
Soruştuma Bildiriminde ihlal şüphesi taşıyabilecek eylemlerin niteliği hakkında gerekli
bilgilendirme yapılmış olup bahse konu eylemlerin ihlal niteliğini taşıyıp taşımadığı ve
bu eylemlere hangi teşebbüslerin taraf olduğu gibi hususlar soruşturma sürecinde
ortaya konulmaktadır.
I.5.7.24. ACIBADEM Tarafından Yapılan Savunma ve Değerlendirilmesi
(573) Savunma: Hizmet ya da istisna akdi kapsamında istihdam edilen hekimlere, tüm grup
hastanelerinde standart olan sözleşme metinlerinin imzalatıldığı, bu sözleşmelerin her
iki tarafın hak ve ödevlerini düzenleyen maddeler içerdiği ve hekim maaş skalalarını
belirleme ya da hekim transferini engellemeye yönelik oluşumların içerisinde
bulunmalarının mümkün olmadığı ifade edilmektedir.
(574) Değerlendirme: ACIBADEM hakkında iş gücü piyasalarına yönelik herhangi bir ihlal
isnat edilmemektedir.
126 Ankara 15. İdare Mahkemesi 13.07.2012 tarih, 2011/2550 E., 2012/1189 K.
127 Danıştay 13. Daire 08.05.2012 tarih, 2008/8139 E., 2012/963 K.
22-10/152-62
165/173
I.5.7.25. ACK ÜROTAŞ Tarafından Yapılan Savunma ve Değerlendirilmesi
(575) Savunma: Kuruluşun hastane değil tıp merkezi olması dolayısıyla diğer hastanelerle
rekabeti kısıtlayıcı anlaşma içinde bulunamayacağı, TSS anlaşmalarının bulunmadığı,
fiziki özellikleri ve ruhsat yapıları farklı olan özel sağlık kuruluşlarının TSS veya hekim
transferini engellemeye ve çalışanların maaş skalalarını tespit etmeye yönelik olarak
ya da rekabeti engelleyecek şekilde bilgi değişiminde bulunmalarının hayatın olağan
akışına aykırı olduğu ve bu yönde bir eylem içinde bulunmadığı, BUSAD tarafından
yapılan ve katıldıkları toplantılarda sektörün daha kaliteli hizmet verebilmesi için;
değişen yönetmelikler, prosedürler, hizmet içi eğitimler ve mevzuat gibi konuların
görüşüldüğü belirtilmektedir.
(576) Değerlendirme: Dosya kapsamında ACK ÜROTAŞ’ın rekabeti sınırlayıcı bir eyleme
taraf olduğuna dair tespit yapılmamaktadır.
I.5.7.26. Diğer Savunmalar ve Değerlendirilmesi
(577) Soruşturma taraflarından ATEK, HAYAT ve ROMMER Soruşturma Bildiriminde yer
alan tüm iddiaları reddetmektedirler. Diğer yandan ACIBADEM, CEYLAN,
MEDICANA BURSA, ESTETICARE, RETİNA, ROMATEM ve MEDICALPARK
BURSA tarafından Kanun’un 43 ve 44. maddesi gereğince Soruşturma Bildiriminde
iddiaların türü ve niteliği hakkında kendilerine yeterli bilgi gönderilmediği dolayısıyla
tarafların savunma hakkının kısıtlandığı ifade edilmektedir. Ayrıca MEDICANA
BURSA ve ROMATEM tarafından kendilerine hiçbir delil sunulmaması nedeniyle ilk
yazılı savunmaların kanuni süresi içerisinde yapılamayacağı, iddialara dayanak teşkil
eden raporların ve sair dayanak evrakın kendilerine gönderilmediği gerekçesiyle ilk
yazılı savunma için öngörülen 30 günlük sürenin başlamadığı ve savunma verme
hakları ile bu yöndeki sürelerin saklı olduğu ifade edilmektedir.
(578) Değerlendirme: MEDICANA Grup’un savunmalarının sunulduğu bölümde iddiaların
türü ve niteliği hakkında yeterli bilgi verilmemesine ve savunma hakkının
kısıtlanmasına ilişkin savunma değerlendirilmiş olduğundan burada
tekrarlanmamaktadır.
(579) ARİTMİ, CEYLAN, MEDICABİL, PEDMER ve DORUK YILDIRIM tarafından 14 yıl
aradan sonra 2020 Mart ayında SUT'a yapılan %10’luk iyileştirmenin Resmi Gazete’de
yayımlanmasının ardından ALLIANZ’ın uyguladığı katsayıları düşüreceğini bildirdiği,
bunun üzerine ödemelerin maliyetleri karşılamaması nedeniyle ALLIANZ ile
görüşmeler yapıldığı, ALLIANZ’ın zincir hastanelere ve yerel hastanelere uyguladığı
katsayının farklı olduğu, ALLIANZ’ın her hastane ile ayrı şekilde görüşme ve pazarlık
yaptığı, yapılan görüşmeler sonrasında katsayıların revize edildiği, her hastanenin
ALLIANZ ile münferiden anlaştığı, TSS sürecindeki gelişmelerin Kanun’un amacıyla
uyumlu olduğu, nitekim bu eylemle alım gücü düşük hastanelerin hâkim durumdaki
teşebbüs karşısında bir nebze de olsun rekabet gücü yaratmayı amaçladığı ve TSS
alanında ortak hareket edilmesiyle doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme,
bozma ya da kısıtlama amacı veya etkisinin bulunmadığı ifade edilmektedir.
(580) Değerlendirme: TSS sürecine ilişkin gelişmeler hakkında muafiyet değerlendirmesi
yapılmıştır. TSS katsayılarında özel hastanelerin bilgi değişimi yoluyla birlikte hareket
etmesinin ve böylelikle katsayıların artırılmasının etkinlik doğurmadığına, maliyet
avantajı sağlamadığına ve ayrıca dolaylı yoldan sigorta poliçe fiyatlarına yansıyarak
tüketici zararına yol açabileceğine dair tespitler yapılmaktadır. Dolayısıyla dosya
konusu ortak hareketin Kanun’un amacına uygun olduğu iddiasına katılmak mümkün
görünmemektedir.
22-10/152-62
166/173
(581) GÖZ VAKFI, MEDICABIL, PEDMER, RETİNA tarafından hekimlerin baz ücret+prim
usulüyle çalışmakta olduğu, prim usulüyle çalışıldığından ücret skalası belirlenmesinin
de mantıken mümkün olmadığı ve teşebbüs verileri incelendiğinde herhangi bir maaş
skalasının belirlenmediğinin açıkça görüleceği savunulmaktadır.
(582) Değerlendirme: Soruşturma taraflarının maaş skalasının belirlenmesine yönelik
olarak toplantılar gerçekleştirdiği ve son toplantıda 2020 yılında çalışanların
maaşlarının zam oranlarının asgari ve azami sınırlarının belirlendiği görülmektedir.
İlgili toplantılara ilişkin süreç Delil 2/30-33 ile sabit olup rakipler arası maaş tespitine
yönelik davranışlar ne ölçüde uygulandığından ya da etki gösterdiğinden bağımsız
olarak 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında amacı itibarıyla ihlal teşkil
etmektedir.
I.5.8. Ceza Yönetmeliği Kapsamında Değerlendirme
(583) 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin üçüncü fıkrası; "Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci
maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile
teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali
yılsonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en
yakın mali yılsonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi
gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir." hükmünü amirdir.
(584) Ceza Yönetmeliği’nin temel para cezasını düzenleyen 5. maddesinin ilk fıkrasına göre;
temel para cezası hesaplanırken ihlale taraf olan teşebbüslerin Kurul tarafından
saptanacak yıllık gayri safi gelirlerinin, karteller için %2'si ile %4'ü, diğer ihlaller için
%0,5'i ile %3'ü arasında bir oran esas alınacaktır. Bu çerçevede, ilk olarak tespit edilen
ihlallerin hukuki niteliğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
(585) Soruşturma kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda;
Samsun ilinde;
ATASAM
BÜYÜKANADOLU
MEDICANA SAMSUN
MEDICALPARK/LIV SAMSUN’un
Bursa ilinde ise;
ARİTMİ
HAYAT’ın
aralarında fiyat tespit etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerine
karar verilmiştir. Bu ihlalin Samsun ilinde serbest hekimlere yönelik ve diğer hizmetlere
yönelik olmak üzere iki ayrı davranış ile şekillendiği görülse de “fiyat tespiti” tek bir ihlal
olarak nitelendirilmiştir. Bu bakımdan, Samsun’da serbest hekimlere yönelik sunulan
hizmetlerdeki fiyat tespitine ATASAM, BÜYÜKANADOLU, MEDICANA SAMSUN ve
MEDICALPARK/LIV SAMSUN’un dahli bulunmakta, Samsun’da diğer faaliyetlere
yönelik fiyat tespiti bakımından ise yalnızca MEDICALPARK/LIV SAMSUN ile
MEDICANA SAMSUN’un dahli bulunmaktadır. Ayrıca, Bursa’da ARİTMİ ve HAYAT
bakımından ise diğer faaliyetlere yönelik (psikoteknik rapor onayı fiyatlarının tespiti)
fiyat tespiti söz konusudur.
(586) Ceza Yönetmeliği’nin 3. maddesinde; "Fiyat tespiti, müşterilerin, sağlayıcıların,
bölgelerin ya da ticaret kanallarının paylaşılması, arz miktarının kısıtlanması veya
kotalar konması, ihalelerde danışıklı hareket konularında, rakipler arasında
22-10/152-62
167/173
gerçekleşen, rekabeti sınırlayıcı anlaşma ve uyumlu eylemler", “kartel” olarak
tanımlanmaktadır. İlgili bölümde açıklandığı üzere, fiyat tespitini içeren bir ihlalin söz
konusu olması nedeniyle bu ihlalin kartel niteliğinde olduğu; bu itibarla yukarıda
belirtilen teşebbüsler hakkında Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının
(a) bendi uyarınca yıllık gayri safi gelirlerinin %2'si ile %4'ü arasında bir temel para
cezasına esas oranın belirlenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
(587) Diğer yandan Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temel para
cezasının belirlenmesinde ilgili teşebbüslerin “piyasadaki gücü, ihlal neticesinde
gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı” gibi hususların dikkate
alınması gerekmektedir.
(588) Açıklamalar çerçevesinde Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendi ve ikinci fıkrası uyarınca ATASAM, BÜYÜKANADOLU, MEDICANA SAMSUN
MEDICALPARK/LIV SAMSUN, ARİTMİ ve HAYAT için temel para cezasına esas oran
%(…..) olarak belirlenmiştir.
(589) Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin üçüncü fıkrasında ise ihlalin süresinin temel para
cezasının tespitinde dikkate alınacağı öngörülmektedir. Belirtilen hükme göre temel
para cezasının miktarı; bir ila beş yıl arasında süren ihlallerde yarısı oranında, beş
yıldan uzun süren ihlallerde ise bir katı oranında artırılacaktır. Delillerin
incelenmesinden MEDICALPARK ve MEDICANA’nın fiyat tespitine 2019 yılında
başladığı görülmektedir. Bu noktada, MEDICALPARK ve MEDICANA’nın ihlal
süresinin 1-5 yıl olduğu, diğer teşebbüslerin ihlal süresinin ise bir yıldan az olduğu
anlaşılmaktadır. Dolayısıyla MEDICALPARK ve MEDICANA’nın 1-5 yıl arası süren
ihlali bakımından ceza oranı yarısı kadar artırılarak %(…..) temel para cezası oranına
ulaşılmaktadır. Diğer teşebbüsler bakımından ise ceza oranında süreden dolayı bir
artırıma gidilmemektedir. Bu teşebbüsler için temel para cezası oranı %(…..)’dir.
(590) Ceza Yönetmeliği’nin 6. ve 7. maddeleri sırasıyla ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurları
düzenlemektedir. Dosya kapsamında yukarıda ele alınan ihlale taraf olan teşebbüsler
bakımından Ceza Yönetmeliği’nin 6. maddesi çerçevesinde cezanın artırılmasını
gerektirecek herhangi bir unsur bulunmamaktadır. Bununla birlikte Ceza
Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde, taraf teşebbüslerin ihlal
konusu faaliyetlerinin yıllık gayri safi gelirleri içindeki payının düşük olması nedeniyle
temel para cezası oranında %40 indirime gidilerek, ATASAM, BÜYÜKANADOLU,
ARİTMİ ve HAYAT için %(…..) oranına; MEDICANA SAMSUN ve MEDICALPARK/LIV
SAMSUN içinse %(…..) oranına ulaşılmıştır.
(591) Dosya kapsamında tespit edilen bir diğer ihlal işgücü piyasalarına yöneliktir. Bu
çerçevede;
Samsun ilinde;
MEDICANA SAMSUN
MEDICALPARK/LIV SAMSUN’un
Bursa ilinde ise;
ARİTMİ
ATEK
BURFİZ,
CEYLAN
GÖZ VAKFI BURSA
HAYAT,
MEDICABİL,
22-10/152-62
168/173
MEDICANA BURSA,
MEDICALPARK BURSA,
PEDMER
PEMBEMAVİ
RETİNA
DORUK YILDIRIM
CİHANGİR’in
iş gücü piyasalarındaki rekabeti sınırlamak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini
ihlal ettiklerine karar verilmiştir.
(592) Samsun ilinde, MEDICALPARK/LIV SAMSUN ve MEDICANA SAMSUN’un, Bursa
ilinde ARİTMİ, ATEK, CEYLAN, HAYAT, MEDICABİL, PEDMER, DORUK YILDIRIM
ve CİHANGİR’in çalışan transferini engellemek suretiyle iş gücü piyasasındaki rekabeti
sınırladıkları; Bursa ilinde ise ARİTMİ, BURFİZ, CEYLAN, GÖZ VAKFI BURSA,
MEDICANA BURSA, MEDICABİL, MEDICALPARK BURSA, PEMBEMAVİ, RETİNA
ve CİHANGİR’in çalışanların maaş skalasının belirlenmesi suretiyle iş gücü
piyasasındaki rekabeti kısıtladıkları tespit edilmiştir. Ceza Yönetmeliği’nin “Para
Cezasının Belirlenmesine İlişkin İlkeler” başlıklı 4 (a). maddesi uyarınca; fiyat tespiti
kendi içerisinde tek bir ihlal olarak ele alınmış, fiyat tespitine ve iş gücü piyasasına
yönelik davranışlar ise ayrı ihlaller olarak değerlendirilmiştir. Bu kapsamda anılan
ihlallerin ayrı ayrı cezalandırılmaları gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Diğer yandan
çalışan transferinin engellenmesi ve çalışanların maaş skalalarının tespit edilmesi iş
gücü piyasalarına yönelik tek bir ihlal olarak ele alınmıştır.
(593) Tarafların iş gücü piyasasındaki rekabeti sınırlamak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesini ihlal etmesinin, Ceza Yönetmeliği’nin 3. maddesinin (ç) bendi çerçevesinde,
daha önce de belirtildiği üzere, kartel tanımı kapsamında olduğu değerlendirilmiştir. Bu
nedenle temel para cezasına esas olarak Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi ve ikinci fıkrası uyarınca %(…..) oranı temel alınmıştır. Bununla
birlikte, ihlal süresi bir yıldan az olduğundan Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin
üçüncü fıkrası çerçevesinde temel para cezasına esas oranda süreden dolayı
herhangi bir artırıma gidilmemiş, böylelikle temel para cezası oranı %(…..) olarak
belirlenmiştir. Öte yandan, bu ihlal bakımından Ceza Yönetmeliği’nin 6. maddesi
çerçevesinde herhangi bir ağırlaştırıcı unsur bulunmamaktadır.
(594) Diğer yandan GÖZ VAKFI BURSA, MEDICANA BURSA, MEDICALPARK BURSA
dışında bu ihlale taraf olan teşebbüsler bakımından ihlal konusu faaliyetlerinin yıllık
gayrisafi gelirleri içindeki payının düşüklüğü dikkate alınarak, Ceza Yönetmeliği’nin 7.
maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde %40 oranında indirime gidilmiş ve %(…..) nihai
ceza oranına ulaşılmıştır.
(595) GÖZ VAKFI BURSA, MEDICANA BURSA ve MEDICALPARK BURSA sırasıyla GÖZ
VAKFI, MEDICANA MERKEZ ve MEDICALPARK MERKEZ’in şubeleri olarak faaliyet
göstermekte olup herhangi bir tüzel kişilikleri bulunmamaktadır. Bu nedenle faaliyetleri
bakımından merkezlerinin sorumluluğu açıktır. Dolayısıyla verilecek idari para
cezasının muhatabının GÖZ VAKFI, MEDICANA MERKEZ, ve MEDICALPARK
MERKEZ olduğu değerlendirilmiştir. Bu merkez teşebbüslerin yıllık gayri safi gelirleri
içerisinde ihlale konu faaliyetlerin payı çok daha düşük olduğundan Ceza
Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde yapılacak indirim oranı %60
olarak belirlenmiş ve bu teşebbüsler bakımından %(…..) nihai ceza oranına
ulaşılmıştır.
22-10/152-62
169/173
(596) Diğer yandan Bursa ilinde; ARİTMİ, ATEK, CEYLAN, HAYAT, MEDICABİL, PEDMER,
DORUK YILDIRIM ve BUSAD’ın rekabete hassas bilgi değişimi yapmak suretiyle 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri sonucuna ulaşılmıştır. Bursa ilinde TSS
katsayıları ve rinoplasti ameliyatı için serbest hekimlere sunulan ameliyathane
fiyatlarına yönelik bilgi değişimi söz konusudur. TSS sürecine dâhil olan teşebbüsler
ARİTMİ, ATEK, CEYLAN, HAYAT, MEDICABİL, PEDMER ve DORUK YILDIRIM’dır.
Ayrıca ihlalde kolaylaştırıcı rolü bulunması nedeniyle BUSAD da sorumlu
tutulmaktadır. Diğer bilgi değişiminin konusu olan rinoplasti ameliyatı için serbest
hekimlere sunulan ameliyathane fiyatları bakımından, bilgi değişiminin tarafları HAYAT
ve CEYLAN’dır. Ceza Yönetmeliği’nin “Para Cezasının Belirlenmesine İlişkin İlkeler”
başlıklı 4 (a). maddesi uyarınca; TSS sürecindeki bilgi değişimi ile rinoplasti ameliyatı
için serbest hekimlere sunulan ameliyathane fiyatlarına yönelik bilgi değişimi tek bir
ihlal olarak ele alınmıştır.
(597) Bu ihlal Ceza Yönetmeliği’nin 3. maddesinin (b) bendi çerçevesinde diğer ihlal olarak
değerlendirilmiş, bu nedenle Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendi ve ikinci fıkrası uyarınca temel para cezasına esas oran %(…..) olarak
belirlenmiştir. İhlalin süresinin bir yıldan kısa olması nedeniyle Ceza Yönetmeliği’nin 5.
maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde herhangi bir artırıma gidilmemiş böylelikle
temel para cezası oranı %(…..) olmuştur. Yönetmeliğin 6. maddesi çerçevesinde
herhangi bir ağırlaştırıcı unsur bulunmamaktadır. Diğer yandan ihlal taraflarının ihlal
konusu faaliyetlerinin yıllık gayrisafi gelirleri içindeki payının düşüklüğü dikkate
alınarak, Ceza Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde %40
oranında indirime gidilerek, %(…..) nihai ceza oranına ulaşılmıştır.
J. SONUÇ
(598) Rekabet Kurulunun 07.01.2021 tarih, 21-01/20-M sayılı ve 15.10.2020 tarih ve 20-
46/624-M sayılı kararları uyarınca bazı özel sağlık kuruluşları ile teşebbüs birliklerinin
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 4.
maddesini ihlal edip etmediklerinin tespitine yönelik olarak yürütülen soruşturma ile
ilgili olarak düzenlenen Rapor’a ve Ek Görüş’e, toplanan delillere, yazılı savunmalara,
sözlü savunma toplantısında yapılan açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına
göre,
A.1.) Samsun ilinde;
Derebahçe Özel Sağlık Hizm. San. ve Tic. A.Ş.,
Hospitalpark Sağlık Hizm. A.Ş.,
Medicana Samsun Özel Sağlık Hizm. A.Ş.,
Samsun Medikal Grup Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş.’nin
aralarında fiyat tespit etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal
ettiklerine,
2.) Bu nedenle 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve Rekabeti
Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar İle Hâkim Durumun Kötüye
Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in (Ceza
Yönetmeliği) 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ikinci fıkrası ile 7. maddesinin
birinci fıkrası
22-10/152-62
170/173
uyarınca 2020 yılı gayrisafi gelirleri üzerinden %(…..) oranında olmak üzere
Derebahçe Özel Sağlık Hizm. San. ve Tic. A.Ş.’ye 491.058,31 TL tutarında,
uyarınca 2020 yılı gayrisafi gelirleri üzerinden %(…..) oranında olmak üzere
Hospitalpark Sağlık Hizm. A.Ş.’ye 1.118.162,78 TL tutarında,
ile 5. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca 2020 yılı gayrisafi gelirleri
üzerinden %(…..) oranında olmak üzere Medicana Samsun Özel Sağlık Hizm.
A.Ş.’ye 3.239.899,36 TL tutarında,
ile 5. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca 2020 yılı gayrisafi gelirleri
üzerinden %(…..) oranında olmak üzere Samsun Medikal Grup Özel Sağlık
Hizmetleri A.Ş.’ye 6.459.786,78 TL tutarında
idari para cezası verilmesine,
B.1.) Samsun ilinde;
Medicana Samsun Özel Sağlık Hizm. A.Ş.
Samsun Medikal Grup Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş.’nin
iş gücü piyasalarındaki rekabeti sınırlamak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini
ihlal ettiklerine,
2.) Bu nedenle 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve Ceza
Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ikinci fıkrası ile 7.
maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2020 yılı gayrisafi gelirleri üzerinden
%(…..) oranında olmak üzere Medicana Samsun Özel Sağlık Hizm. A.Ş.’ye
2.159.932,91 TL tutarında,
%(…..) oranında olmak üzere Samsun Medikal Grup Özel Sağlık Hizmetleri
A.Ş.’ye 4.306.524,52 TL tutarında,
idari para cezası verilmesine,
2- A.1.) Bursa ilinde;
ASG Özel Sağlık Hizmetleri ve Sağlık Malz. San. ve Tic. A.Ş.,
Hayat Sağlık Tesisleri A.Ş.’nin
aralarında fiyat tespit etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerine,
2.) Bu nedenle 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası Ceza
Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ikinci fıkrası ile 7.
maddesinin birinci fıkrası
uyarınca 2020 yılı gayrisafi gelirleri üzerinden %(…..) oranında olmak üzere ASG
Özel Sağlık Hizmetleri ve Sağlık Malz. San. ve Tic. A.Ş.’ye 1.022.647,28 TL
tutarında,
uyarınca 2020 yılı gayrisafi gelirleri üzerinden %(…..) oranında olmak üzere
Hayat Sağlık Tesisleri A.Ş.’ye 1.043.057,34 TL tutarında
idari para cezası verilmesine,
B.1.) Bursa ilinde;
ASG Özel Sağlık Hizmetleri ve Sağlık Malz. San. ve Tic. A.Ş.,
Atek Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş.,
Burfiz Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş.,
22-10/152-62
171/173
C.Y.L. Turizm Gıda Sağlık Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. A.Ş.,
Göz Nurunu Koruma Vakfı Bayrampaşa Göz Hastanesi İktisadi İşletmesi
Bursa Şubesi,
Hayat Sağlık Tesisleri A.Ş.,
Medika-Bil Özel Sağlık Hiz. Tur. Yat. Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.,
Medicana Hastane İşletmeciliği A.Ş. Bursa Şubesi,
MLP Sağlık Hizmetleri A.Ş. Bursa Şubesi,
Pedmer Özel Çocuk Sağlığı Merkezi Tic. Ltd. Şti.,
Pembemavi Tedavi Hiz. San. ve Tic. A.Ş.,
Remzi Avcı Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş.,
Sina Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş.
Uludağ Özel Sağlık Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş.’nin
iş gücü piyasalarındaki rekabeti sınırlamak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini
ihlal ettiklerine,
2.) Bu nedenle 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve Ceza
Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ikinci fıkrası ile 7.
maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2020 yılı gayrisafi gelirleri üzerinden
%(…..) oranında olmak üzere ASG Özel Sağlık Hizmetleri ve Sağlık Malz. San.
ve Tic. A.Ş.’ye 1.022.647,28 TL tutarında,
%(…..) oranında olmak üzere Atek Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş.’ye 1.127.351,35
TL tutarında,
%(…..) oranında olmak üzere Burfiz Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş.’ye 308.202,90
TL tutarında,
%(…..) oranında olmak üzere C.Y.L. Turizm Gıda Sağlık Hizmetleri İnşaat San.
ve Tic. A.Ş.’ye 893.838,89 TL tutarında,
%(…..) oranında olmak üzere Göz Nurunu Koruma Vakfı Bayrampaşa Göz
Hastanesi İktisadi İşletmesi’ne 351.501,08 TL tutarında,
%(…..) oranında olmak üzere Hayat Sağlık Tesisleri A.Ş.’ye 1.043.057,34 TL
tutarında
%(…..) oranında olmak üzere Medika-Bil Özel Sağlık Hiz. Tur. Yat. Gıda İnş.
San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye 798.042,72 TL tutarında,
%(…..) oranında olmak üzere Medicana Hastane İşletmeciliği A.Ş.’ye
11.032.645,84 TL tutarında,
%(…..) oranında olmak üzere MLP Sağlık Hizmetleri A.Ş.’ye 18.706.921,25TL
tutarında,
%(…..) oranında olmak üzere Pedmer Özel Çocuk Sağlığı Merkezi Tic. Ltd.
Şti.’ye 72.138,53 TL tutarında,
%(…..) oranında olmak üzere Pembemavi Tedavi Hiz. San. ve Tic. A.Ş.’ye
140.953,88 TL tutarında,
%(…..) oranında olmak üzere Remzi Avcı Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş.’ye
216.279,40 TL tutarında,
22-10/152-62
172/173
%(…..) oranında olmak üzere Sina Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. 745.516,15 TL
tutarında,
%(…..) oranında olmak üzere Uludağ Özel Sağlık Hizmetleri San. ve Tic.
A.Ş.’ye 232.924,03 TL tutarında
idari para cezası verilmesine
3.1) Bursa ilinde,
ASG Özel Sağlık Hizmetleri ve Sağlık Malz. San. ve Tic. A.Ş.,
Atek Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş.,
C.Y.L. Turizm Gıda Sağlık Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. A.Ş.,
Hayat Sağlık Tesisleri A.Ş.,
Medika-Bil Özel Sağlık Hiz. Tur. Yat. Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.,
Pedmer Özel Çocuk Sağlığı Merkezi Tic. Ltd. Şti.,
Sina Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş.
Bursa Özel Sağlık Kuruluşları Derneği’nin
rekabete hassas bilgi değişimi yapmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini
ihlal ettiklerine,
3.2) Bu nedenle 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve Ceza
Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ikinci fıkrası ile 7. maddesinin
birinci fıkrası uyarınca 2020 yılı gayrisafi gelirleri üzerinden
%(…..) oranında olmak üzere ASG Özel Sağlık Hizmetleri ve Sağlık Malz. San.
ve Tic. A.Ş.’ye 255.661,82 TL tutarında,
%(…..) oranında olmak üzere Atek Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş.’ye 281.837,84
TL tutarında,
%(…..) oranında olmak üzere C.Y.L. Turizm Gıda Sağlık Hizmetleri İnşaat San.
ve Tic. A.Ş.’ye 223.459,72TL tutarında,
%(…..) oranında olmak üzere Hayat Sağlık Tesisleri A.Ş.’ye 260.764,34 TL
tutarında,
%(…..) oranında olmak üzere Medika-Bil Özel Sağlık Hiz. Tur. Yat. Gıda İnş.
San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye 199.510,68 TL tutarında,
%(…..) oranında olmak üzere Pedmer Özel Çocuk Sağlığı Merkezi Tic. Ltd.
Şti.’ye 18.034,63 TL tutarında,
%(…..) oranında olmak üzere Sina Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. 186.379,04 TL
tutarında,
%(…..) oranında olmak üzere Bursa Özel Sağlık Kuruluşları Derneği’ne 97,20
TL tutarında
idari para cezası verilmesine,
4) Dosya kapsamında,
Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Bursa Şubesi,
Medi Bafra Özel Sağlık Hizm. San. ve Tic. A.Ş.,
Özel Ack Ürotaş Üroloji Tıp Merkezi Sağlık Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti.,
Özel Ana Teşhis Tedavi ve Sağlık Hizm. A.Ş.,
22-10/152-62
173/173
Realist Özel Sağlık Hizm. Tıbbi Cihaz İnş. Tur. Tic. ve San A.Ş.,
Romatem Fizik Tedavi ve Özel Sağlık Hizmetleri Ticaret A.Ş.,
Rom-Mer Özel Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve
Özel Hastaneler Platformu Derneği’nin
4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiğine ilişkin bilgiye ve belgeye ulaşılamadığından adı
geçenlere 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi çerçevesinde idari para cezası
uygulanmasına yer olmadığına
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde
yargı yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy