Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-2-214 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 10-76/1569-604
Karar Tarihi : 08.12.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Prof.Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : Hakan Suat ÖLMEZ, Can TANERİ
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Emir BİLAL
Tekstilkent Koza Plaza B Blok Kat:6 No:708 34235 Esenler/
İstanbul 20
D. HAKKINDA İNCELEME YAPILANLAR:
- D-Smart Mozaik İletişim Hizmetleri A.Ş.
Meşrutiyet Caddesi, Dr. İsmet Öztürk Sokak, Şişli Plaza,
Bodrum Katlar Blok No:7 Şişli/İstanbul
- DTV Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş.
Doğan TV Center, 34204 Bağcılar/İstanbul
- Işıl Televizyon Yayıncılık A.Ş.
Doğan TV Center, 34204 Bağcılar/İstanbul
30
E. DOSYA ÖZETİ: Bazı televizyon kanallarının HD yayın yapmalarına rağmen
söz konusu yayınları tüm uydu alıcıları ile paylaşmadıkları iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikayet dilekçesinde özetle;
- Bazı televizyon kanallarının HD yayın yapmalarına rağmen bu yayınlarını tüm
uydu alıcıları ile paylaşmayarak rekabeti bozdukları,
- DTV Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş.(Kanal D) ve Işıl Televizyon Yayıncılık
A.Ş. (Star TV)’nin bazı dizileri HD olarak çektikleri ancak söz konusu dizilerin
sadece bağlı bulundukları grup olan Doğan Holding’in iştiraki olan D-Smart
uydu alıcısından HD olarak izlenebildiği,
- İlgili kanalların şifreli olmadığı, dizilerin HD kalitesinde sadece kendi gruplarına 40
bağlı D-Smart ile izlenebilmesinin rekabete aykırı olduğu
iddia edilmektedir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 20.08.2010 tarih ve 6564 sayı ile intikal
eden başvuru üzerine yapılan incelemeler neticesinde hazırlanan 07.09.2010 tarih ve
2010-2-214/İİ-10-196.HSÖ sayılı İlk İnceleme Raporu, 16.09.2010 tarih ve 10-59
sayılı Kurul toplantısında ele alınmış ve önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
İlgili karar uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 30.11.2010 tarih ve
2010-2-214/ÖA-10-196.HSÖ sayılı Önaraştırma Raporu 02.12.2010 tarih ve
10-76/1569-604
2
REK.0.06.00.00-110/583 sayılı Başkanlık önergesi ile 10-76 sayılı Kurul toplantısında
görüşülerek karara bağlanmıştır. 50
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; hakkında önaraştırma yürütülen
taraflara yönelik olarak, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 41.
maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
High Definition-Yüksek Çözünürlük (HD), standart resim görüntüleme teknolojilerinin
çok üzerinde kalitede resimleri saklayabilme ve görüntüleme imkanı sunar. HD,
resimdeki piksel sayısını arttırarak daha hızlı resim oluşturmak ve ekran titreşimlerini
engellemek için en iyi tarama yöntemlerini kullanır. Bu teknoloji ile resimlerin en 60
yüksek kalitede görülmesi/gösterilebilmesi hedeflenmektedir. HD görüntüleme,
televizyon ve videolarda sunulabilen bir teknolojidir.
HD teknolojisi ile yapılan yayınlar, geleneksel yayın standartlarından (Standart
Definition-Standart Çözünürlük-SD) daha yüksek çözünürlük sağlamaktadır. HD, bir
karede, bir ilâ iki milyon arasında piksele sahiptir ve bu rakam kabaca SD’nin beş katı
kadardır. İlk HD yayınları analog tekniklerin kullanılması yoluyla yapılmış, bugün ise
video sıkıştırma yöntemi kullanılmak suretiyle dijital olarak yapılmaktadır.
HD görüntü elde etmek için HD sinyal veren kaynaklar gereklidir. Bu kaynaklar,
havadan gelen karasal sinyaller, (uydu antenleri bu kapsamda değerlendirilmektedir)
uydu yayınları, kablo TV üzerinden gelen sinyaller, Blu-Ray oynatıcılar ve 70
bilgisayarlardır.
İlgili pazar, HD yayın pazarı olarak üst pazar bazında tanımlanabileceği gibi, söz
konusu yayınların kaynağına göre alt pazarlara ayrılması da mümkündür. Bununla
birlikte, başvuruda yer alan iddiaların kapsamı ve aşağıda değerlendirme bölümünde
yer verilecek açıklamalar çerçevesinde ilgili pazar tanımlaması yapılmamıştır.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Haklarında önaraştırma yapılan teşebbüslerin faaliyetleri açısından, HD televizyon
yayıncılığı faaliyetinin tüm Türkiye’de gerçekleştirilebilmesinin önünde herhangi bir
engel ve pazardaki rekabet koşullarını farklılaştıran ya da bölge ayrıştırmasını
gerektiren herhangi bir unsur bulunmamaktadır. Bu nedenle, işbu dosya kapsamında 80
ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
I.2. Taraflardan Gelen Bilgiler
Yayıncılık sektöründe faaliyet gösteren, bunun yanında HD yayıncılık faaliyeti de
bulunan D-Smart, Kanal D ve Star TV’nin HD yayınlarını, HD yayın faaliyeti bulunan
diğer uydu yayın platformlarına vermediklerine ilişkin olarak yapılan başvuru
sonrasında 23.11.2010 tarihli ve sırasıyla 5657, 5659, 5658 sayılı yazılarla
taraflardan bilgi talep edilmiş, bilgi talebine cevaplar 26.11.2010 tarihli ve sırasıyla
8992, 8995, 8994 sayılı yazılar ile Kurum kayıtlarına girmiştir. Söz konusu yazılarda
yer alan bilgilere aşağıda yer verilmektedir.
Taraflar, ülkemizde ilk HD yayın tecrübesinin 2006 yılında, HDTV uydu kanalında 90
yayınlanan ve yerel olarak üretim sürecine girmeden tedarik edilen hazır paket
programların yayınlanması ile başladığını, 2007 yılı başından itibaren Digitürk Lig TV
kanalının spor karşılaşmalarını HD olarak yayınladığını ifade etmişlerdir. 2008 yılında
Kanal D HD’nin, 2009 yılında Star TV HD’nin, yayın içeriğinin bir kısmı HD olacak
10-76/1569-604
3
şekilde, TRT HD’nin ise yayın içeriğinin tümü HD olacak şekilde yayına başladıkları
belirtilmiştir.
Kanal D ve Star TV gibi kanalların Türksat uydusu üzerinden ve karasal ortamda SD
şifresiz olarak bulunduğu ve iletildiği, bu çerçevede tüm izleyiciler tarafından zaten
şifresiz olarak seyredilebildiği, söz konusu kanalların daha yüksek maliyetlerle, daha
yüksek çözünürlükte ve özel formattaki versiyonları olan Kanal D HD ve Star TV 100
HD’nin ise yalnızca D-Smart platformu bünyesinde yer aldığı ifade edilmiştir.
Bu yayınların tümünün tüketiciye uydu platformları üzerinden ulaştığı, izleyicilerin,
HD yayınları alabilmeleri için HD dijital uydu alıcısı (setüstü cihaz), HD uyumlu
kablolar ve HD televizyona ihtiyaçları bulunduğu, bu araçları satın alan izleyicilerin,
yüksek maliyetlere katlandıkları ifade edilmiş, bu nedenlerle HD yayıncılığın özel ve
ayrıcalıklı bir hizmet niteliğinde olduğu ifade edilmiştir. HD yayınların, uydu üzerinden
ve sayısal kablo şebekelerinden iletilmekte olduğu, izleyicilerin bu yayınları ne
şekilde izleyebilecekleri hususunun ise söz konusu HD kanalın hangi mecradan ve
hangi koşullarla iletildiği ile ilgili olduğu ifade edilmiştir.
Bir televizyon kanalının HD yayıncılık yapmak için katlanması gereken maliyetlerin 110
ne olduğu ile ilgili olarak; HD yayın yapılabilmesi için öncelikle ana kumanda
ekipmanının HD uyumlu olması, buna ilave olarak iç bünyede HD üretim
yapılabilmesi için aktüel kameraların ve stüdyo ekipmanlarının HD uyumlu olması
gerektiği ifade edilmiştir. Son yıllarda HD standardında yayın yapan kanalların dünya
çapında yaygınlaşması sonucu, yayın ekipmanları tedarikçilerinin tüm üretimlerini HD
uyumlu olarak yaptıkları ve bu ekipmanların SD geri uyumluluğunu da destekledikleri,
HD ekipmanların, SD ekipmanlara göre özellikle stüdyo kameraları hariç %5-10
bandında daha maliyetli olduğu, stüdyo kameralarında bu oranın %30’dan başladığı
ifade edilmiştir.
Tüm veya bir kısım altyapısı ve donanımı HD yayınları verebilecek kapasitede olan 120
kanallardan bazılarının; TRT HD, bazı Digitürk kanalları (Moviemax Premiere HD,
Moviemax Stars HD, Lig TV HD, Spormax HD, Dizimax HD, Dizimaxmore HD vs.),
Kanal D, ATV, Star TV, HD-EN, NTV, Kanal24, KanalTürk olduğu, bu kanalların
bazılarının, halihazırda yayınlarının bir kısmında HD içerik yayınlamakta olduğu bir
kısmının ise altyapısı HD için uygun olmasına rağmen SD yayın yaptığı ifade
edilmiştir. Ayrıca bu kanallar dışında da SD yayın yapan birçok kanalın halihazırda
satın almış olduğu birçok HD uyumlu ekipmanı olduğunun öngörüldüğü
belirtilmektedir.
Şu an için HD yayınların, HD teknolojisinin öngördüğü video sıkıştırma sistemi olan
H264 sıkıştırma yöntemi kullanılmak suretiyle, sayısal yayın olarak uydu üzerinden 130
ve sayısal kablo şebekelerinden verilebilmekte olduğu, izleyicilerin bu yayınları
alabilmesi için, HD uyumlu setüstü kutulara ihtiyaç olduğu belirtilmiştir.
Doğan Medya Grubu HD kanallarının Star TV HD ile Kanal D HD kanalları olduğu ve
bu kanalların Türksat üzerinden ve D-Smart uydu platform işletmeciliği vasıtasıyla
iletilmekte olduğu ifade edilmiştir. Ancak söz konusu kanalların Kanal D ve Star TV
kanallarının HD versiyonları olup, birebir aynı yayını gerçekleştirdikleri belirtilmiştir.
Söz konusu her iki kanalın, bugün itibariyle akdedilmiş lisans sözleşmeleri
kapsamında münhasıran D-Smart olarak bilinen uydu platformu bünyesinde iletildiği,
HD yayınların, yüksek çözünürlük ve geniş bant aralığı gerektirmesi sebebiyle
yüksek maliyetlerle meydana gelebildiği ve sektörde bu yayınların iletimi için ayrıca 140
bir lisans bedeli ödenmesi gerektiği ifade edilmiştir.
D-Smart üzerinden yayın yapan HD kanalların, bugün itibariyle -TRT HD kanalı hariç-
10-76/1569-604
4
sadece D-Smart’ta yer aldığı, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT)’nun, TRT HD
kanalının iletim lisans hakkını D-Smart’a gayri münhasır olarak verdiği ve aynı
zamanda Digitürk ile de lisans anlaşması imzalayarak Digitürk’te de yer aldığı ifade
edilmiştir. D-Smart bünyesinde bulunan diğer HD kanallarından bazılarının lisans
anlaşmalarının D-Smart’a münhasır olduğu, bazılarının ise olmadığı, D-Smart’a
münhasır olmadığı halde Digitürk platformunda yer almayan HD kanalların, bir lisans
anlaşması yaparak Digitürk’te de yer almasına engel bir durum bulunmadığı
belirtilmiştir. Bunun için, Digitürk ile ilgili kanalın lisans hakkı sahibinin ticari olarak 150
anlaşarak bir lisans anlaşması akdetmeleri gerektiği beyan edilmiştir.
Digitürk üzerinde HD yayın yapan televizyon kanallarından TRT HD kanalının, D-
Smart’ta da yer aldığı, ancak Digitürk’e ait olan Moviemax Premiere HD, Moviemax
StarsHD, Spormax HD, Lig TV HD, Dizimax HD, Dizimax More HD kanallarının
Digitürk’e münhasır olduğu ve bu yönüyle başka bir platformda yer alamayacakları
ifade edilmektedir. Başka platformlara münhasır kanalların, D-Smart platformu
bünyesinde de yer almasının, ancak söz konusu kanalların lisans hakkı sahiplerinin
bu hakkı D-Smart’a da vermeleri ve bunun için gerekli hukuki ve ticari koşulların
meydana gelmesi koşullarına bağlı olduğu belirtilmiştir.
I.3. Değerlendirme 160
Başvuru sahibi tarafından ortaya konulan iddia; Doğan Grubu televizyon kanallarının,
HD özelliğine haiz şekilde hazırladıkları yayınları, Doğan Medya iştiraki olan D-Smart
dışındaki uydu alıcıları ile paylaşmadıkları yönündedir.
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre; “Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin
bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu
tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile
kötüye kullanması” hukuka aykırı ve yasaktır.
Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde, bir teşebbüsün hakim durumunu kötüye kullanıp
kullanmadığına ilişkin bir değerlendirme iki şekilde yapılabilmektedir. Birinci yöntem
teşebbüsün hakim durumda olduğunun saptanması, ardından hakim durumda olan 170
teşebbüs tarafından gerçekleştirilen eylemin kötüye kullanma olup olmadığının analiz
edilmesidir. İkinci yöntemde, teşebbüsün hakim durumda olup olmadığına ilişkin bir
analiz yapılmaksızın teşebbüsün hakim durumda olduğu varsayılarak, söz konusu
eylemin kötüye kullanma teşkil edebilecek bir eylem olup olmadığının analiz
edilmesidir. Mevcut dosya özelinde, gerek başvurunun, gerekse eylemin niteliği göz
önünde bulundurularak ilgili pazar tanımı yapılmamış, bu çerçevede söz konusu
analiz yöntemlerinden ikincisi benimsenmiştir. Buna göre, söz konusu tarafların
hakim durumda olduğu varsayımı altında iddia konusu eylemin kötüye kullanma olup
olmadığına ilişkin analizlere yer verilecektir.
Yukarıda yer verilen bilgilerden de anlaşıldığı üzere, HD özellikli yayınlar, belirli bir 180
teknoloji standardı, bu standardı karşılayabilecek donanımları-ki bu donanımlar hem
yayıncı hem izleyici için ayrı ayrıdır- ve belirli maliyetleri gerektirmektedir. Ayrıca, bu
yayınlar ülkemizde çoğunlukla dijital HD yayın özelliğine sahip uydu platformları ile
izleyicilere ulaştırılabilmektedir. HD yayın standardına sahip televizyon kanalları bu
yayınlarını, HD yayın iletme özelliğine sahip uydu platformu veya kablo TV
işletmecileri ile yaptıkları lisans anlaşmaları aracılığıyla izleyicilere
ulaştırabilmektedirler.
Uydu platformları ve/veya kablo TV işletmecileri ile yapılan bu lisans anlaşmaları
çerçevesinde bazı kanallar o hizmet sunucusu ile münhasır anlaşma yapmakta
bazıları ise münhasır olmayan anlaşmalar akdetmektedirler. Bu çerçevede, münhasır 190
10-76/1569-604
5
olmayan kanalların diğer platform işletmecileri ile yapacakları lisans anlaşmaları
sayesinde bu platformlardan da izleyiciye ulaşmaları mümkündür. Örneğin, TRT HD
kanalı, hem D-Smart hem de Digitürk ile lisans anlaşması imzalamak suretiyle her iki
platformda da yer almıştır.
Ayrıca, her platformda, belirli bir yayın kuruluşu tarafından hazırlanan yayın akışını
sunmayan ancak platform işletmecileri tarafından hazırlanan seçme yayınları sunan
ve iç yapım adı altında oluşturulan özel nitelikli kanallar bulunmaktadır. Bu tür
kanalların da ilgili platforma münhasır olduğu ve diğer platformların da bu tür
kanalları yayınlamak yönünde bir taleplerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bunun bir
sebebi de benzer iç yapım kanallarının tüm platformlarca oluşturulup izleyicilere 200
sunulmasıdır. Dolayısıyla hiçbir platform diğerinin iç yapım niteliğindeki kanalına ait
yayın hakkına yönelik talepte bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, gerek uydu platformlarında gerek Kablo TV’de yer alan SD yayın
özelliğine sahip kanalların HD özellikli türevleri, ayrıca maliyet ve altyapı
düzenlemelerini gerektirmekte, farklı bir teknoloji kullanımı sonucu elde edilmektedir.
Bu nedenle, bu tür kanalların yayın hakları lisanslama yoluyla verilmektedir.
Bu tür kanalların diğer platformlara verilmemesi iddiası açısından, söz konusu
eylemin mal vermeyi reddetme niteliği taşıyıp taşımadığı hususunun
değerlendirilmesi gerekecektir. Rekabet hukuku uygulamasında ihlal olarak kabul
edilebilecek mal vermeyi reddetme eylemi temel olarak, hakim durumdaki bir 210
teşebbüsün herhangi bir rakip firmaya mal teminini doğrudan ve herhangi bir gerekçe
olmaksızın reddetmesi ya da yüksek fiyat ve/veya düşük kalitede mal temin etmek
gibi olumsuz ticari koşullarda mal vermesi şeklinde ortaya çıkabilmektedir.
Mal vermeyi reddetme eyleminin rekabet hukuku kapsamında değerlendirilebilmesi
için söz konusu teşebbüsün ilgili pazarda hakim durumda bulunmasının yanı sıra
birtakım şartların da varlığı gerekmektedir. İlk olarak, verilmeyen/ticari olarak daha
kötü şartlarla verilen mal, nihai ürünün ortaya çıkarılması için vazgeçilemez nitelikte
olması gerekmektedir. İkinci şart, eylemin temin edilmeyen malın kullanıldığı alt
pazardaki rekabete önemli ölçüde zarar vermesi gerekliliğidir. Mal vermeyi reddetme
eyleminin analizinde, hakim teşebbüsün bu konudaki niyeti de önem arz etmektedir. 220
Bununla birlikte, salt niyetin varlığı bir ihlal için yeterli olmamakta, genellikle mal
vermeme eyleminin etkilerinin incelenmesi sırasında destekleyici bir unsur olarak
kullanılmaktadır. Ayrıca söz konusu eylemden tüketicinin zarar görmesi gerekliliği
(ortaya çıkabilecek yeni bir üründen mahrum kalmak gibi) de Avrupa Komisyonu
içtihatlarına bakıldığında aranan bir unsur olarak görülmektedir.
Mevcut dosya özelinde ilgili teşebbüsler hakim durumda varsayıldığından, eylemin
mal vermeyi reddetme niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi kapsamında
diğer koşulların var olup olmadığı hususu incelenecektir. Öncelikle diğer uydu
platformlarına verilmediği iddia edilen Star TV HD ve Kanal D HD kanallarının diğer
platformların ticari hayatlarını sürdürmeleri için vazgeçilmez nitelikte olmadığı 230
kanaatine ulaşılmıştır. Söz konusu uydu platformları, bünyelerinde sahip oldukları
çok sayıdaki kanalla piyasada faaliyetlerini sürdürebilmekte, bu faaliyeti yerine
getirmek için ayrıca bu iki kanalın varlığına ihtiyaç duymamaktadır. Dolayısıyla, bu iki
kanala ilişkin yayın haklarının verilmesinin, faaliyetin devamlılığı için vazgeçilmez
olmadığı, ihlal için gereken ilk şartın gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır.
Söz konusu HD kanalların yayın haklarının verilmemesi davranışının alt pazardaki
rekabete önemli ölçüde zarar vermesi koşulu bakımından değerlendirilmesi gereken
en önemli hususlar; alt pazarlar olan uydu ve Kablo TV aracılığıyla televizyon
yayıncılığı pazarlarının oldukça rekabetçi olduğu, bu rekabeti etkileyen maç yayın
10-76/1569-604
6
hakları, ek hizmetler gibi çok çeşitli unsurların olduğu ve tüketicilerin bu platformlar 240
veya Kablo TV arasında seçim yaparken bilinçli davrandığıdır. Buna göre, tüketiciye
abonelik sürecinde, ilgili platform bünyesinde yer alan kanallar, kanalların kullanımına
ilişkin koşullar hakkında geniş bilgi verilmekte ve izleyiciler seçimlerini buna göre
yapmaktadır. Dolayısıyla söz konusu iki kanala ilişkin yayın hakları olmaksızın da
ilgili pazarda rekabetin mevcut olduğu ve zarar görmediği anlaşılmaktadır. Bu
çerçevede söz konusu eylemden tüketicinin zarar gördüğü sonucuna ulaşmak da
mümkün görünmemektedir. Tüketicilerin, izlemek istedikleri tüm kanalları tek bir
platform üzerinden almak yolundaki taleplerinin ancak hizmet sağlayıcıya
iletilebileceği ve hizmet sağlayıcıların kendi hizmet politikaları çerçevesinde buna
yönelik ticari kararlar alabileceği ancak rekabet hukuku kapsamında bu duruma 250
müdahale edilemeyeceği anlaşılmıştır.
Ayrıca, her ne kadar eylemin unsurlarından hiçbiri gerçekleşmemiş olsa da söz
konusu davranışı gerçekleştiren teşebbüsün bir ihlal niyeti olup olmadığı açısından
incelendiğinde, uydu platformu işletmecileri arasında veya işletmeciler ile televizyon
kanalları arasında bu tür bir talep ve reddetme durumunun gerçekleştiği yönünde bir
bilgi bulunmadığı, henüz reddedilmiş bir talebin, hatta ihlal niteliği sorgulanabilecek
bir eylemin dahi olmadığı kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
Dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca 260
soruşturma açılmasına gerek olmadığına, şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar
verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy