AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 1372/03
Neriman BELİCE ve Diğerleri / Türkiye
Başkan
Nebojša Vučinić
Yargıçlar
Egidijus Kūris
Stéphanie Mourou-Vikström ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Abel Campos’un katılımıyla 13 Ekim 2015 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm) (“Mahkeme”), 30 Eylül 2002 tarihinde yapılmış olan yukarıdaki başvuruyu göz önünde bulundurarak, yapılan müzakerelerin ardından aşağıdaki şekilde karar vermiştir.
OLAYLAR
1. Başvuranlara ilişkin liste ekte yer almaktadır. Türk Hükümeti (“Hükümet”) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
A. Davanın koşulları
2. Başvuranlara ait dokuz arsa, Devlet Karayolları Genel Müdürlüğü (“Genel Müdürlük”) tarafından 4 Ocak 1991 tarihinde kamulaştırılmıştır.
3. Başvuranlar ile üçüncü bir taraf arasındaki bahse konu arsaların mülkiyetine ilişkin anlaşmazlıkla ilgili yargılamaların sonlandırılmasının ardından, kamulaştırma kararı 6 Ekim 1999 tarihinde başvuranlara tebliğ edilmiş ve böylelikle kamulaştırma süreci kesinlik kazanmıştır. Genel Müdürlük tarafından yapılan değerlendirmeye göre, başvuranlara kamulaştırma tazminatı olarak 445.667,600 TL (eski TL) (yaklaşık olarak 882 avro) ödenmesi uygun görülmüştür.
4. Başvuranlar kamulaştırmaya ilişkin munzam tazminat elde etmek amacıyla 3 Kasım 1999 tarihinde Erzin Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde bir dava açmışlardır. Söz konusu mahkeme üç adet bilirkişi raporunu değerlendirmesi sonrasında 5 Haziran 2001 tarihinde, başvuranlara, 5 Kasım 1999 tarihinden itibaren uygulanacak olan yasal faizi hariç olmak üzere 53.706.077,000 TL (eski TL) (yaklaşık olarak 55.700 avro) munzam tazminat ödenmesine hükmetmiştir.
5. Yargıtay, 23 Ocak 2002 tarihinde ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır. Bu karar başvuranlara 2002 yılının Şubat ayında tebliğ edilmiştir.
6. Başvuranlar bunun ardından, Erzin Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından hükmedilmiş olan meblağın kendilerine ödenmesi amacıyla İskenderun 2. İcra Dairesi nezdinde Genel Müdürlük hakkında icra takibi başlatmışlardır (Dosya no. 2002/364).
7. İdare 26 Haziran 2002 tarihinde, başvuranlara munzam tazminat olarak faiziyle birlikte 145.394.780,000 TL (eski TL) (yaklaşık olarak 95.447 avro) ödeme yapmıştır. Ancak, başlangıçta hükmedilmiş olan 445,667.600 TL (eski TL) tutarındaki kamulaştırma tazminatının ödenmemiş olduğu anlaşılmaktadır.
8. Bu süre zarfında, başvuranlar, Genel Müdürlüğün ödememiş olduğu başlangıçta hükmedilen kamulaştırma tazminatıyla ilgili olarak 2002 yılının Nisan ayında İskenderun 2. İcra Dairesi nezdinde Genel Müdürlük aleyhine başka bir icra takibi başlatmışlardır (Dosya no. 2002/633).
9. Genel Müdürlük, dava konusu paranın başvuranların söz konusu parsellerle ilgili olarak tapu sicilinde ferağ vermemiş olmaları nedeniyle merkez bankasında bloke bir hesapta tutulmakta olduğunu iddia ederek, 25 Nisan 2002 tarihinde icra takibine itiraz etmiştir.
10. İskenderun İcra Dairesi, Genel Müdürlüğün itirazı sebebiyle 29 Nisan 2002 tarihinde icra takibini durdurmuş; başvuranlar ise Genel Müdürlüğün itirazına karşı çıkmak amacıyla İskenderun İcra Mahkemesi nezdinde 6 Mayıs 2002 tarihinde bir dava açmışlardır.
11. İcra Mahkemesi 15 Temmuz 2002 tarihinde Genel Müdürlüğün itirazını reddetmiştir. İcra Mahkemesi, diğerlerinin yanı sıra, idarenin kamulaştırma tazminatını herhangi bir kesinti veya sınırlama yapmaksızın derhal ve nakit olarak ödemekle yükümlü olduğunu, başvuranların transfer işlemlerinin yapılmamasından sorumlu tutulamayacaklarını ve idarenin tapu sicilinden önce işlemleri tek taraflı olarak tamamlama yetkisinin mevcut olduğunu kaydetmiştir.
12. Yargıtay 3 Mart 2003 tarihinde İcra Mahkemesinin kararını bozmuştur. Yargıtay, kamulaştırma tazminatının gereğince talep ve tahsil edilip edilemeyeceği sorusunun hukuk mahkemeleri önünde çözüme kavuşturulması gereken bir konu olduğuna ve bu nedenle icra takibi işlemlerine idarenin borcunu tasdik eden bir mahkeme kararı olmaksızın devam edilemeyeceğine hükmetmiştir.
13. Yargıtay, başvuranların karar düzeltme talebini 17 Ekim 2003 tarihinde reddetmiştir.
14. İskenderun İcra Mahkemesi Yargıtay’ın 3 Mart 2003 tarihli kararı doğrultusunda, başvuranların talebini 16 Eylül 2004 tarihinde reddetmiştir. Başvuranlar bu karara karşı temyiz yoluna gitmemiş ve Yargıtay kararında belirtilmiş olmasına karşın, başlangıçta hükmedilen kamulaştırma tazminatının ödenmesi talebiyle hukuk mahkemeleri önünde dava açmamışlardır.
B. İlgili iç hukuk ve uygulaması
15. Aşağıda bahsi geçen (bk. aşağıda § 19) Tazminat Komisyonu’na ilişkin iç hukuk ve uygulamasına dair bilgilere Turgut ve Diğerleri / Türkiye (k.k.), no. 4860/09, 26 Mart 2013; Demiroğlu / Türkiye (k.k.), no. 56125/10, 4 Haziran 2013; ve Yıldız ve Yanak / Türkiye (k.k.), no. 44013/07, 27 Mayıs 2014 kararlarından erişilebilir.
ŞİKÂYET
16. Başvuranlar, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesine dayanarak, başlangıçta hükmedilen kamulaştırma tazminatının ödenmediğinden şikâyetçi olmuşlardır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
17. Başvuranlar, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesine dayanarak, Genel Müdürlüğün 1999 yılından beri kamulaştırma tazminatının ödemesini yapmamış olduğundan şikâyetçi olmuşlardır.
18. Hükümet, 6384 sayılı Kanun uyarınca, yargılamaların uzunluğu ve kararların icra edilmemesine ilişkin başvuruları incelemek üzere Tazminat Komisyonunun kurulması suretiyle yeni bir hukuk yolunun oluşturulduğunu beyan etmiştir. Hükümet ayrıca, Tazminat Komisyonu’nun yetki alanının daha sonra, diğerlerinin yanı sıra, enflasyonun etkisi ve yargılamaların uzunluğu sebebiyle kamulaştırma tazminatı miktarında değer kaybının söz konusu olduğu yönündeki iddialara ilişkin şikâyetlerin incelenmesi amacıyla 16 Mart 2014 tarihinde kabul edilen bir kararname ile genişletilmiş olduğunu kaydetmiştir. Hükümet, dolayısıyla, başvuranın Tazminat Komisyonu’na herhangi bir başvuru yapmamış olması nedeniyle, iç hukuk yollarını tüketmemiş olduğunu ileri sürmüştür.
19. Mahkeme, Hükümet tarafından belirtildiği üzere, Ümmühan Kaplan/Türkiye (no. 24240/07, 20 Mart 2012) davasında pilot karar usulünün uygulanmasının ardından, Türkiye’de yeni bir iç hukuk yolunun oluşturulduğunu gözlemlemektedir. Mahkeme, sonrasında, Yıldız ve Yanak/Türkiye ((k.k.), no. 44013/07, 27 Mayıs 2014) davasında verdiği kararda, başvuranların iç hukuk yollarını, başka bir deyişle yeni oluşturulmuş olan bu hukuk yolunu tüketmedikleri gerekçesiyle, başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. Mahkeme, bu kararı verirken, özellikle, söz konusu yeni hukuk yolunun, kamulaştırma davalarında hükmedilen ödemelerin değer kaybına uğradığına ilişkin şikâyetler bakımından, ilk bakışta erişilebilir ve makul bir çözüm sunacak nitelikte olduğu kanısına vardığını belirtmiştir.
20. Mahkeme, Ümmühan Kaplan (yukarıda anılan, § 77) davasında verdiği kararda, Hükümete hali hazırda tebliğ edilmiş olan bu tür başvuruları yine de normal usul kapsamında inceleyebileceğini vurguladığına dikkat çekmektedir.
21. Ancak, Mahkeme, Hükümetin başvuranların 6384 sayılı Kanun ile tesis edilmiş olan yeni iç hukuk yoluna başvurmamış olmalarına ilişkin ilk itirazını göz önünde bulundurarak, Turgut ve Diğerleri ((k.k.), no. 4860/09, 26 Mart 2013) davasında varmış olduğu sonucu yinelemektedir.
22. Yukarıda belirtilenler nedeniyle Mahkeme, başvurunun iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4 hükümleri uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varmaktadır.
Bu gerekçelerle, Mahkeme oybirliğiyle,
Başvurunun geri kalan kısmının kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce dilinde tanzim edilmiş olup, 5 Kasım 2015 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Abel CamposNebojša Vučinić
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
EK
-Başvuranların isimleri ve doğum tarihleri-
1. Neriman Belice (1937)
2. Fatma Doğan (1935)
3. Melek Karan (1955)
4. Mustafa Doğan (1957)
5. Halime Doğan (1960)
6. Şehriban Doğan (1969)
7. Mustafa Karan (1948)
8. Fatma Arat (1948)
9. Hüseyin Karan (1956)
10. Ahmet Karan (1950)
11. Sıdıka Atav (bilinmiyor)
12. Hasan Karan (1953)
13. Ali Karan (1959)
14. Sadık Karan (1962)
15. Nimet Kurt (Karan) (1965)
16. Hatice Karan (1964)
17. Mustafa Karan (1954)
18. Dursun Belice (1966)
19. Hüseyin Karan (1958)
20. Sıdıka Karan (1956)
21. Necla Karan (1935)
22. Afet Bellioğlu (1955)
23. Fatma Ayyıldız (1960)
24. Taylan Karan (1969)
25. Kenan Ulaş Karan (1976)
26. Kamile Karan (1918)
27. Sadık Karan (1942)
Full & Egal Universal Law Academy