1 REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya No : D4/1/M.Y.-99/2
Karar No : 99-21/167-86
Karar Tarihi: 28.04.1999
Toplantıya Katılan
İkinci Başkan : Prof.M.Dr.Tamer MÜFTÜOĞLU,
Üyeler : Mehmet Zeki UZUN, Sadık KUTLU, Dr.Kemal EROL,
İsmet CANTÜRK, Nejdet KARACEHENNEM, Mustafa PARLAK, Ali Ersan GÖKMEN,
R. Müfit SONBAY, Kubilay ATASAYAR.
Taraflar:
- Başvuruda Bulunan: Orka Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
Gürsel Mahallesi, Yalım Sk., No:5, Okmeydanı/İSTANBUL
- Muhatap: Benkar Tüketici Finansmanı ve Kart Hizmetleri A.Ş.
Büyükdere Cad., Üçyol Mevkii, Noramin İş Merkezi, K:B-4, 80670
Maslak/İSTANBUL
Dosya Konusu: Benkar A.Ş.’nin mağaza kart hizmetleri piyasasında ayrımcılık
yaptığı ve ilgili piyasada rakiplerin faaliyetlerini zorlaştırdığı iddiası.
Raportörler Görüşü: Benkar Tüketici Finansmanı ve Kart Hizmetleri A.Ş.’nin ilgili
piyasada rekabeti engellediği hakkındaki başvuru çerçevesinde, söz konusu
davranışların kredi kartları piyasasında etkin rekabetin oluşumu ve gelişimi
açısından önemli bir engel teşkil etmemesi sebebiyle önaraştırma açılmasına gerek
olmadığı.
Dosya Evreleri: Dosya konusu iddia ile Kurum kayıtlarına 22.12.1998 tarih, 4098
sayı ile intikal eden Orka Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. (Orka) Yönetim Kurulu Başkanı
Süleyman ORAKÇIOĞLU imzalı başvuru üzerine, Çalışma Usul ve Esasları
Hakkında Yönetmelik’in 55/1’inci maddesi uyarınca, Raportörler Mehmet YANIK ve
Murat AYBER tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen 16.03.1999 tarih,
D4/1/M.Y-99/2 sayılı İlk İnceleme Raporu, 17.03.1999 tarih, REK.0.08.00.00/13
sayılı Başkanlık önergesi ile Kurul gündemine alınmıştır.
DEĞERLENDİRME
Orka Grubu’na bağlı Damat-Tween (D&T) mağazalarının, Benkar Tüketici
Finansmanı ve Kart Hizmetleri A.Ş. (Benkar) tarafından yeni oluşturulan “Advantage
Card” sistemine dahil olma talebinin reddedildiğine, mağaza kartına ilişkin üye işyeri
sözleşmesi ile tek taraflı bağlandığına ve serbestçe karar almasının sınırlandığına
2 REKABET KURUMU
ilişkin şikayet dilekçesi, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4’üncü
ve 6’ncı maddesi hükümleri çerçevesinde değerlendirilmiştir.
Dosya konusu ile ilgili pazar, Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilindeki belirli
mağazalar veya iş yerlerinde geçerli, ileri bir tarihte ya da taksitli geri ödeme
olanakları ile tüketici finansman imkanlarının artırılmasını sağlayan kredi kartı
sistemleri pazarı (Alışveriş Kart Sistemleri) olarak belirlenmiştir.
Söz konusu pazarda faaliyet gösteren Benkar ile Orka arasında imzalanan
Damat-Tween Kredi Kartı ve Üye İşyeri Sözleşmesi’nin 1’inci maddesinde “Bu
Sözleşme yürürlükte olduğu sürece, Şirket, Benkar dışında herhangi bir banka,
finans kurumu ve sair kuruluş ile mağaza kartı tanzim etmemeyi ve ettirmemeyi kabul
ve taahhüt etmiştir. Şirket’in söz konusu yükümlülüğüne riayet etmemesi halinde,
Benkar’ın bu Sözleşmeyi 36. madde hükmüne göre sona erdirmek hakkı saklı
kalmak kaydı ile 24. maddede yazılı komisyon oranı, ciro oranları dikkate
alınmaksızın, % 6 olarak uygulanacaktır” ifadelerine yer verilmiştir.
Sözkonusu sözleşmenin 24’üncü maddesinde komisyon oranları, son 12 aylık
cirolar ölçüt alınarak % 2,5 ile % 4 arasında belirlenmektedir. Buna göre anlaşma
tarafı şirketin bir başka finans kuruluşu ile anlaşması Benkar tarafından hizmet
bedeli (komisyon oranları) artırılmak yoluyla engellenmektedir. Ancak bu mutlak bir
engel oluşturmamaktadır. Benkar ile olan sözleşmenin feshedilmesi halinde, böyle
bir cezai uygulama da gerçekleşmeyecektir.
Öte yandan, şikayet dilekçesinde Orka grubunun Advantage Kredi Kartı
Sistemi’ne katılmak üzere başvurduğu ve başvuruda önceliğin Benkar tarafından
holding bünyesindeki şirketlere verildiği, Orka’nın faaliyet gösterdiği sektörde de
holdinge bağlı bir başka şirketin sisteme dahil edildiği, dolayısıyla Orka’nın
başvurusunun reddedildiği öne sürülmektedir. Esasen, sisteme rakip teşebbüslerin
kabul edilmeyeceği hükmünün, Advantage Kredi Kartı Sistemi sözleşmesinin
tamamlayıcı parçası olan genel protokolde de Benkar’ı bağlayacak şekilde yer aldığı
görülmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde belirli bir mal veya hizmet
piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da
kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan
teşebbüsler arası anlaşmalar yasaklanmaktadır. Yasaklanan bu faaliyetlerden biri,
aynı maddenin ikinci fıkrası (d) bendinde ifade edilen rakip teşebbüslerin
faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren
teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkarılması yahut
piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi; bir diğeri de (e) bendinde yer alan
münhasır bayilik hariç olmak üzere eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit
durumdaki kişilere farklı şartların uygulanmasıdır ve anılan maddenin bu hükümleri
ışığında şikayet dilekçesinin değerlendirilmesi gereklidir:
Benkar ile D&T arasında imzalanan kredi kartı ve üye işyeri sözleşmesinde
D&T’nin başka bir mağaza kredi kartı hizmetleri sunan teşebbüs ile anlaşma
3 REKABET KURUMU
yapmama taahhütü, anlaşma yapması halinde komisyon oranlarının ikiye katlanması
veya % 6 olarak uygulanması gibi cezai şarta ilişkin düzenlemeler yer almaktadır.
Sözleşmenin bu hükümleri vasıtasıyla D&T’nin serbestçe karar verip yeni bir
firma ile anlaşma yapması bir ölçüde de olsa sınırlandırılmaktadır. Bu cezai şart,
piyasaya yeni girecek ya da yeni girmiş bir firmanın faaliyetlerini müşteri bulma
hususunda zorlaştırabileceği gibi bu firmaların faaliyet alanlarını da
kısıtlayabilecektir.
Kredi kartı ve üye işyeri sözleşmesinin 1’inci maddesinde düzenlenen
yukardaki hususun Kanun’un 4’üncü maddesi (d) bendinde yasaklanan faaliyetlere
ilişkin hükmü ihlal ettiği ileri sürülebilir. Ancak ticari bir faaliyete girişen bir teşebbüs,
bu faaliyeti icra etmek için belirli bir sermaye yatırmaktadır ve bunun karşılığı olarak
da kar etmeyi amaçlamaktadır. Esas iştigal konusu faaliyetlerini istikrarlı şekilde
yürütmek ve bunun için de müşterileri kendine bağlamak ister. Bundan dolayı
sözleşmeye fahiş nitelikte olmamak üzere cezai şart konması işin mahiyeti gereğidir.
Benkar ile D&T arasında akdedilen kredi kartı ve üye işyeri sözleşmesinin cezai
şarta ilişkin hükümleri aslında D&T’nin başkası ile anlaşma yapmasını engeller
nitelikte değildir. Ayrıca başka mağazalarla yapılan aynı nitelikteki anlaşmaların
normal komisyon oranları, D&T’nin cezai komisyon oranlarından daha yüksek ya da
bu oranlara denk olabilmektedir. Dolayısıyla D&T mağazalarının tek taraflı
bağlandığı ve serbestçe karar vermesinin engellendiği iddialarının gerçeği
yansıtmadığı kanaatine varılmıştır.
Ayrıca, Kanun’un 4’üncü maddesi ile yasaklanan rekabeti sınırlayıcı
anlaşmaların niteliğinin, rakipler arasında (yani yatay anlaşma) ya da sağlayıcı,
üretici ve perakendeci arasında (yani dikey bir anlaşma) olması gerekmektedir.
Şikayet dilekçesinde bahsedilen sözleşme ise bir tüketici finans firması ile bir hazır
giyim perkendecisi arasında imzalanan, çapraz nitelikte (conglamerate) sayılabilecek
bir sözleşmedir. Bu tür sözleşmelerin rekabeti bozma, sınırlama ya da kısıtlama
etkisinin pek fazla olmadığı da doktrinde kabul edilen bir görüştür. Başvuru konusu
olayda bahsi geçen uygulamalar, hakim durumda olmayan tek bir teşebbüs
tarafından yapılmaktadır. Dolayısıyla, rekabetin önemli ölçüde ihlal edildiği
kanaatine ulaşılamayan bu olayda 4’üncü madde kapsamında bir yasaya aykırılık
bulunmamaktadır.
Şikayet dilekçesinde ileri sürülen ikinci husus, Benkar’ın Altınyıldız ile D&T
arasında ayrımcılık yaptığı ve D&T’nin yeni kurulan “Advantage Card” sistemine
alınmadığıdır. Bu hususa ilişkin değerlendirme 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü
maddesinin ikinci fıkrasının, münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit hak, yükümlülük
ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması yönündeki
anlaşmaların yasaklandığı (e) bendi çerçevesinde yapılmıştır.
Buna göre, işletmelerin aralarında yapacakları bir anlaşma ile ticari ilişkide
bulundukları taraflardan birini diğerlerine göre rekabette olumsuz konuma düşürecek
tarzda ayrımcı uygulamalarda bulunma yönünde uyuşmaları da rekabeti sınırlayıcı
olmakla 4’üncü maddeye aykırıdır.
4 REKABET KURUMU
Bu tür rekabet ihlalinde, en az iki işletmenin aralarında anlaşarak
müşterilerinden birine, diğerine oranla daha ağır koşullar uygulaması söz konusudur.
Eğer tek bir işletme (hakim durumda olmamak koşuluyla) uyguladığı bağımsız
satış politikasının bir gereği olarak müşterileri arasında bir ayrım yapıyorsa böyle bir
uygulama istisnaen Kanun’a aykırılık teşkil edebilir. Özellikle seçici dağıtım
hallerinde bu gibi uygulamalar Kanun’a aykırı değildir.
Orka grubuna bağlı D&T mağazalarının, Benkar’ın yeni oluşturduğu
“Advantage Card” sistemine dahil mağazalar arasına alınmamasının temel nedeni,
Benkar ile aynı holding bünyesinde faaliyet gösteren mağazalardan birinin
(Altınyıldız), D&T ile aynı müşteri kitlesine hitap etmesi, dolayısıyla rakip mağazalar
olmalarıdır. “Advantage Card”a ilişkin genel protokolde; “Avantaj Kredi Kartı
Programı dahilindeki Web üyeleri münhasıran Benkar tarafından tespit edilir. Ancak
sözleşme yürürlükte olduğu sürece Benkar, şirketin yazılı ön izni olmaksızın Ek-
A’daki listede sınırlı olarak sayılan mevcut rakip işyeri/mağaza zincirlerini; gelecekte
kurulacak rakipler bakımından ise Benkar ile mutabık kalınmak kaydıyla Şirketin
…..mağazaları ile aynı sektörde doğrudan rekabet halinde olacak işyeri/mağaza
zincirlerini, bunların markasını taşıyan Advantage Kredi Kartları tanzim etmek
suretiyle Advantage Kredi Kartları Programına veya Web’e dahil etmemeyi kabul ve
taahhhüt etmiştir. BENKAR’ın sözkonusu yükümlülüğüne riayet etmemesi halinde
Şirket, sözleşmeyi 11.2. (c) maddesi hükmüne göre sona erdirebilir” denilmektedir.
Kısaca Benkar, sistemdeki mevcut mağazalara rakip mağazaları bu sisteme dahil
etmemeyi taahhüt etmektedir. Avantaj kredi kartı kullandıran mağazalar bu kart
sisteminde münhasır hakka sahiptirler.
Orka grubunun şikayet dilekçesine göre, bu münhasır hak ve Benkar’ın
taahhütleri gerekçe gösterilerek, aynı ekonomik birlik içerisinde bulunan bir
teşebbüs olan Altınyıldız korunmaktadır. Benkar tarafından, bu kapsamda bir
teşebbüsün korunması ve D&T mağazalarının da, bu sisteme dahil edilmemesi
sebebiyle iki rakip firma arasındaki rekabetin Benkar tarafından ihlal edildiğini
söylemek mümkün değildir. Çünkü, bir teşebbüsün ekonomik birlik içinde bulunduğu
kuruluşlara rakiplerinden farklı davranması, doğal bir davranıştır. Ayrıca ekonomik
birlik içerisindeki teşebbüslerin, bağımsız teşebbüsler tarafından yapıldığında
rekabeti önleyici olarak nitelendirilebilecek türden anlaşmalar yapmaları, Kanun
açısından ekonomik birliğin tek bir teşebbüs gibi ele alınması sebebiyle kabul
edilebilecek bir durumdur. Ancak Benkar ilgili piyasada hakim durumda olsa idi,
dosya konusu başvuru Kanun’un 6’ncı maddesi kapsamında değerlendirilebilecekti.
Öte yandan, başvuru konusu olayda bir firmayı dezavantajlı duruma getirecek
iki anlaşmanın olduğunu söylemek de pek olası değildir. Keza iki anlaşma
(“Advantage Card” ile mağaza kredi kartı ve üye işyeri anlaşması), münhasır hakka
ilişkin hükümler dışında, birbirine benzer anlaşmalardır. Ancak bir süredir mağaza
kartı hizmeti alan bir teşebbüs olan D&T mağazası, bu hizmet devam etmekle birlikte
yeni sisteme alınmamaktadır. Bu durumun gerekçesi ise sistemde yer alan
Altınyıldız’ın, Benkar’ın bağlı olduğu holdingin bir kuruluşu olması ve D&T’nin de bu
mağazaya rakip olmasıdır. Aynı ekonomik birlik içerisinde yer alan firmaların kendi
5 REKABET KURUMU
aralarında anlaşmaya vararak birbirlerini koruyup kollamaları ticari hayatın doğal
gereği olarak değerlendirilmektedir. Ancak Benkar’ın bu tür faaliyetlerinden dolayı
Kanun’u ihlal edebilmesi ve dolayısı ile sorumlu tutulabilmesi için ilgili piyasada
hakim durumda olması ve talep edilen hizmetin de mağazacılıkta rekabet açısından
temel nitelikte bir hizmet olması gerekir; yoksa aynı ekonomik birlik içerisinde yer
alan bir firma ile, bu firmanın rakiplerini zorda bırakacak, onların faaliyetlerini
kısıtlayacak ve/veya daha ağır yükümlülükler ve şartlar koşacak bir anlaşma
imzalanmış değildir. Kaldı ki mağaza kartı hizmetini Benkar, diğer bir kısım mağaza
gibi D&T’ye de sunmaya devam etmektedir.
D&T mağazaları, Benkar ile imzalanan üye işyeri sözleşmesinde bulunan bir
cezai şart sebebiyle başka bir firma ile anlaşma yapamadığını, tek taraflı
bağlandığını belirtmektedir. İlgili sözleşmenin 1’inci maddesinde düzenlenen cezai
şarta göre D&T, başka bir kredi kartı sözleşmesini başka bir tüketici finans kuruluşu
ya da bu tür faaliyetlerde bulunan bir kuruluş ile yaparsa, alınan komisyon oranı
ikiye katlanmakta veya % 6 olarak uygulanmaktadır. Aynı zamanda sözleşme süresiz
olarak akdedilmiş olmakla birlikte 6 ay önceden feshi ihbar yapılabilmektedir. Bu
durumda D&T’nin Benkar’dan ayrılarak bu hizmetleri sunan başka bir firma ile
anlaşması ve cezai komisyonları ödeme külfetinden kurtulması mümkündür. Cezai
şartlar bunu engelleyecek ya da caydıracak derecede bağlayıcı değildir; çünkü D&T
Kredi Kartı ve Üye İşyeri Sözleşmesi dışında diğer mağazalarla imzalanan bazı
anlaşmalarda tespit edilen komisyon oranları, D&T’nin ödeyeceği cezai komisyon
oranından yüksek ya da denktir. Ancak, yeni sözleşme sebebiyle alternatif
teşebbüslerden mağaza kart hizmeti almak için bir kısım sabit maliyetlere katlanmak
zorunda olunması ise işin doğası gereğidir. Bunun için başka bir teşebbüsle benzer
bir anlaşma yapılması, yani mevcut sözleşmenin feshedilmesi yada Benkar’la olan
sözleşme devam etmekle birlikte yeni bir anlaşma yapılması mümkündür. Böyle bir
durumda ilgili mağazaların, kredi kartı hizmetleri sunan başka teşebbüslerle anlaşma
yapmalarının önünde bir engel yoktur. Mevcut cezai şartların ise ilgili piyasada
rekabetin gelişimine az da olsa engel teşkil ettiği söylenebilir; ancak bu davranışın
Kanun’un 4’üncü maddesini ihlal edebilecek nitelikte bir davanış olmadığı
düşünülmektedir.
Şikayet konusunun niteliği gereği 4054 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesi
çerçevesinde de değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, öncelikle bu
teşebbüsün hakim durumda olup olmadığı saptanmalıdır.
Bir teşebbüsün bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu tespit
ederken; ilgili teşebbüsün pazar payı, pazara giriş koşulları, hakim durumun
devamlılığı, bağımsız davranabilme yeterliliği, sahip olunan ekonomik güç gibi
kriterler dikkate alınır.
Bir piyasada teşebbüslerden biri rekabeti bozacak, kısıtlayacak ya da
engelleyecek ekonomik güce sahipse, sahip olunan bu güç dolayısıyla ilgili
teşebbüsün piyasaya hakim olduğu söylenebilir. Pazar payı ve pazara giriş koşulları
bu ekonomik gücün tespitinde en önemli kriterlerdir. İlgili firmanın pazarda sahip
olduğu pay yüksekse şüpheye gerek kalmadan hakim durum saptaması
6 REKABET KURUMU
yapılabilmektedir; ancak her olayın kendine has özellikleri olması sebebiyle pazar
payı ile birlikte diğer kriterler açısından da değerlendirmek gerekebilir. İncelenen
mağaza kartları piyasasında Benkar’ın piyasa payının % …’nin üzerinde olduğu
anlaşılmaktadır. Ancak bu pazarda bir firmanın piyasa payı 6 ay içerisinde büyük
oranda değişebilmektedir. Yani piyasaya girişte, özellikle de bankalar için, önemli
engellerin olmaması sebebiyle piyasada faaliyet gösteren bir teşebbüsün pazar payı
kısa sürede düşebilmektedir. Böyle bir ortamda pazar payını korumak, dolayısıyla
hakim durumu devam ettirmek mümkün olamamaktadır.
Esasen, Kanun’un 3’üncü maddesindeki hakim durum tanımında belirtilen,
müşterilerinden, rakiplerinden bağımsız hareket ederek fiyat, arz, gibi ekonomik
parametreleri belirleyebilme gücü, ilgili pazarda söz konusu değildir. İlgili piyasada
mevcut rakiplerin yanısıra potansiyel rakipler karşısında Benkar’ın, ekonomik
parametreleri bağımsız hareket ederek belirlediği söylenemez. Pazarda tüketici
finans teşebbüslerinin standart sözleşmelerle faaliyetlerini yürütüyor olmaları ve bir
mağazanın bu hizmetleri almada bir çok alternatife sahip olması, ilgili tüketici finans
teşebbüslerini bağımsız ve keyfi davranmaktan alıkoymaktadır.
Giriş engellerine ilişkin olarak bu piyasaya bankaların girmesinin oldukça
kolay olduğu söylenebilir. Çünkü yeterli finansman olanaklarına sahip olmaları birinci
avantajlarını, potansiyel müşterilerine ilişkin yeterli bilgi tabanına sahip olmaları
ikinci avantajlarını oluşturmaktadır. Nitekim son dönemlerde Osmanlı Bankası’nın,
Garanti Bankası’nın ve Yapı ve Kredi Bankası’nın bu tür faaliyetlerde bulunduğu
bilinmektedir. Hatta Haziran 1998’de mağaza kredi kartı işlerine başlayan Yapı ve
Kredi Bankası, bu önaraştırma sürecinde …… kredi kart hamili portföyüne ulaşmıştır.
Benkar’ın ise uzun zamandır bu piyasada bulunmanın sağladığı avantajla ……’u
aşkın tüketiciye ulaştığı bildirilmektedir. Cankart’ın pazar payı ise çeşitli nedenlerle
Benkar ile rekabet edebilecek büyüklüğe ulaşamamıştır. Bunlara ek olarak,
bankaların tüketici finansmanıyla ilgili “visa”, “master”, “maestro”, “euro” kartları ile
mağazalardan taksitli mal ve hizmet alımı mümkündür. Böyle bir durumda hakkında
şikayet bulunan Benkar Tüketici Finans ve Kart Hizmetleri A.Ş.nin ilgili piyasada
hakim durumda olduğunu söylemek mümkün görünmemektedir.
SONUÇ
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında;
- Benkar Tüketici Finansmanı ve Kart Hizmetleri A.Ş. tarafından ilgili hizmet
piyasasında kredi kart hizmetleri sunumunda mağazalar arasında ayrımcılık yapıldığı
ve üye mağazaların serbestçe karar verme özgürlüğünün sınırlandığı iddiasına
ilişkin olarak, adıgeçen teşebbüsün uygulamalarının rekabet oluşumunu ve
gelişimini önemli ölçüde zedeler nitelikte olmadığı;
- Benkar Tüketici Finansmanı ve Kart Hizmetleri A.Ş.nin ilgili piyasada hakim
durumda olmaması dolayısıyla, 4054 sayılı Kanun’un 6'ncı maddesinde yasaklanan
“hakim durumun kötüye kullanılması” fiilinin gerçekleşmemiş olduğu;
7 REKABET KURUMU
- Benkar Tüketici Finansmanı ve Kart Hizmetleri A.Ş.'nin ilgili piyasadaki
“Advantage Card” sistemine rakip mağazaları almamasının ve D&T mağazalarının
başka kredi kartı teşebbüsleri ile anlaşma yapmasını önlemeye yönelik
uygulamalarının, kredi kartları piyasasında etkin rekabetin oluşumu ve gelişimi
açısından önemli bir engel teşkil etmediği;
kanaatine varılarak, dosya konusuna ilişkin bir önaraştırma yapılmasına veya
soruşturma açılmasına gerek bulunmadığına OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy