Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2012-3-109 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 12-38/1083-342
Karar Tarihi : 18.07.2012
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Prof. Dr. Metin TOPRAK, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ,
İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY,
Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖR : Didem ULUÇ
C. BAŞVURUDA
BULUNAN :-Nazif Koray DAYANÇ
İstaş Çal Sitesi No:7/6 Eryaman / Ankara
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILAN:
Beypazarı Belediyesi
Kurtuluş Mah. İrfan Gümüşel Cad. No:20/68 Beypazarı / Ankara
(1) E. DOSYA KONUSU: Beypazarı Belediyesinin, gıda ürünlerine ilişkin satış
fiyatlarının sabitlenmesi konusunda karar almak ve ilçe merkezindeki esnafı bu
yönde teşvik etmek suretiyle rekabeti kısıtladığı iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle; Beypazarı Belediyesinin, Beypazarı kurusu,
erişte, makarna gibi yöresel gıda ürünlerine ilişkin satış fiyatlarının sabitlenmesi
konusunda karar almak ve ilçe merkezindeki esnafı bu yönde teşvik etmek suretiyle
rekabeti kısıtladığı ifade edilerek 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun
kapsamında gerekli işlemlerin yapılması talep edilmiştir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 14.05.2012 tarih ve 4167 sayı ile giren başvuru
üzerine hazırlanan 06.06.2012 tarih ve 2012-3-109/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu’nun
görüşülmesi sonucunda önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
(4) İlgili karar uyarınca düzenlenen 29.06.2012 tarih ve 2012-3-109/ÖA sayılı Önaraştırma
Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(5) H. RAPORTÖRÜN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda özetle; dosya konusu iddialara ilişkin olarak
soruşturma açılmasına gerek olmadığı ve şikâyetin reddinin gerektiği sonuç ve kanaatine
ulaşıldığı ifade edilmiştir.
12-38/1083-342
2/4
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
(6) Şikâyete konu ürünlerden ilki, Ankara ili Beypazarı ilçesi ile özdeşleşmiş olan “Beypazarı
Kurusu” olarak tabir edilen üründür. Beypazarı kurusu, çeşidine göre tereyağı, margarin,
süt, un, tuz, maya ve tarçın karışımından oluşmakta olup, altı aylık raf ömrüyle diğer unlu
mamullere göre daha uzun dayanım süresine sahiptir. Öte yandan, bileşiminde bulunan
süt ve tereyağı sayesinde besin değerinin yüksekliği de Beypazarı kurusunu emsali olan
diğer unlu mamüllerden ayırmaktadır. Taş fırında, meşe odunu ateşinde üretimi
gerçekleştirilen Beypazarı kurusunun yanı sıra, ilçede erişte, makarna gibi diğer bazı
ürünlerde ilçeyle özdeşleşmiş durumdadır. Ancak bu ürünler, Beypazarı kusurundan farklı
olarak üretim tesisinin yanı sıra evlerde, geleneksel olarak da üretilmekte ve bu ürünlerin
satışı yoğunlukla semt pazarlarında gerçekleşmektedir.
(7) Sözü edilen yöresel ürünlerin ayrı birer ilgili ürün pazarı olarak belirlenmesi mümkün
olmakla birlikte, varılacak sonuç açısından herhangi bir farklılık söz konusu
olmayacağından ilgili ürün pazarı tanımı yapılmamıştır.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
(8) İlgili coğrafi pazar tanımı yapılmamıştır.
I.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
I.2.1. Önaraştırma Döneminde Elde Edilen Bulgular
(9) Şikayete konu belediye uygulamalarıyla ilgili bilgi alabilmek amacıyla Beypazarı Belediye
Başkanı ile yapılan görüşmede, ilçeyle özdeşleşmiş olan ve yöresel lezzetlerden biri olarak
nitelendirilen Beypazarı kurusunu bir marka olarak korumak istedikleri, bu anlamda ürünün
içeriğinde bulunan süt, tereyağı gibi ürünlerde kalite standartlarını korumak adına ilçe
içerisinde ürünün satış fiyatlarını belirli bir seviyede tutmayı amaçladıkları, ancak bu
fiyattan daha düşük ya da yüksek fiyata satış yapan üreticilere herhangi bir cezai yaptırım
uygulanmasının söz konusu olmadığı ifade edilmiştir.
(10) Bu bilgiler üzerine ilçede Beypazarı kurusu üretimi yapan 13 teşebbüsten en
büyüklerinden biri olan, (…..) ile yapılan görüşmede, Belediye Başkanının fiyatlar
konusunda “Beypazarı kurusu” markasını korumak adına fiyatları aynı seviyede tutmaya
dönük bir yaklaşımının olduğu, kendilerinin bir kilo kuruyu altı liraya sattıklarını, daha
düşük bir fiyattan satış yapmaları durumunda Belediye Başkanının kendilerine sözlü olarak
uyarı yapacağı ifade edilmiştir. İlçedeki bir başka üretici olan (…..) fırınının konuya ilişkin
beyanları da benzer şekildedir.
I.2.2. Değerlendirme
(11) Öncelikle tespiti gereken husus, mahalli idarelerin, kuru, erişte gibi unlu mamullerin satışı
ve denetimine yönelik olarak mevzuatta kendilerine verilmiş bir yetki olup olmadığıdır.
(12) Unlu mamullerin denetiminde, diğer birçok gıda maddesine benzer şekilde Tarım İl
Müdürlükleri ile Belediye ve bağlı kuruluşlarına ayrı mevzuatlarla yetki verildiğini söylemek
12-38/1083-342
3/4
mümkündür. Bunlardan birincisi 5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine
dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun (5179 Sayılı
Kanun) kapsamında Tarım İl Müdürlüklerine verilen yetki, diğeri ise 4077 sayılı Tüketicinin
Korunması Hakkında Kanun (4077 sayılı Kanun) ile 5393 sayılı Belediye Kanunu (5393
sayılı Kanun) ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde belediye ve bağlı kuruluşlarına verilen
yetkilerdir.
(13) Ülkemizde gıda mevzuatının temelini 5179 sayılı Kanun oluşturmaktadır. Bu kanuna göre
gıda maddeleri ile temasta bulunan madde ve malzemelerin üretim izni, gıda sicili, tescil,
istihdam, laboratuar, kuruluş izni, ithalat ve ihracat izinleri, piyasa gözetimi ve denetimi gibi
hizmetler Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yürütülmektedir.
(14) Unlu mamullerde içerik yönünden denetim yapılmasına ilişkin temel düzenleme ise 5179
sayılı Kanun’a dayanılarak hazırlanmış olan Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nin Numune
Alma ve Analiz Metotları başlıklı bölümünde ve bu bölümde atıf yapılan Ek-37/38’de
bulunmaktadır. Aynı düzenlemenin 35. maddesi uyarınca; gıda maddelerini üreten ve
satan işyerleri; tescil ve izin, ithalat işlemleri, kontrol ve denetim sırasında bu Yönetmelik
hükümlerine uymak zorunda olup, yönetmeliğe uymayan işyerleri hakkında 24.06.1995
tarih ve 560 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde
Kararname’de ek yapan 4128 sayılı Kanun hükümlerine göre yasal işlem yapılacağı
hükme bağlanmıştır.
(15) Konu ile ilgili olarak belediyelere yetki veren düzenleme ise, etiket ve tarife listelerine ilişkin
olarak 4077 sayılı Kanun’un 12. maddesidir. Bu maddeye göre belediyeler, perakende
satışa arz edilen mallarla ilgili etiket ve tarife listelerinin şeklini, içeriğini, usul ve esaslarını
bir yönetmelikle düzenlemekte görevli olup, bu madde hükümlerinin uygulanması ve
izlenmesine ilişkin işleri yürütmekle yine belediyeler görevlendirilmiştir. Öte yandan, 5393
sayılı Kanun’a dayanılarak hazırlanmış olan Belediye Zabıta Yönetmeliği’nin 10.
maddesinde zabıtanın görevleri sayılmış olup, maddenin (c) bendinin 12 numaralı alt
bendinde “İlgili kuruluşlar ile işbirliği halinde fırınların ve diğer gıda üretim yerlerinin sağlık
şartlarına uygunluğunun denetiminde ilgili kuruluşların talebi halinde nezaret etmek…”
hükmü yer almaktadır.
(16) Dosya kapsamında edinilen bilgilere göre, Beypazarı Belediyesi bünyesinde yeteri kadar
zabıta bulunmaması söz konusu ürünlere ilişkin yetkili makamlar tarafından denetim
yapılmasını zorlaştırmakta, bu noktada en azından fiyatlar konusunda belirli bir seviyenin
altına düşülmemesi, kalitenin korunmasına yardımcı olabilecek bir yöntem olarak
algılanmaktadır. Ancak söz konusu uygulamalar, başka bir deyişle fiyatlara müdahale ile
denetimlerde olan eksikliğin giderilmesinin mümkün olmadığı açıktır. Öte yandan, marka
imajını zedeleyici şekilde, hijyen şartlarına uymayan ya da içerik açısından hatalı üretim
yapan işyerlerine uygulanabilecek cezai yaptırımlar 5179 sayılı Kanun’da açıkça belirtilmiş
olup, 29. maddenin (a) bendinde “izin ve tescil işlemlerini yaptıran; ancak, asgarî teknik ve
hijyen şartlarını muhafaza etmeden üretim yapan işyerleri, durumlarını düzeltinceye kadar
faaliyetten men edilir, üretilen ürünlere el konulur ve sahipleri gerçek veya tüzelkişilere bin
Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca, el konulan ürünlerin mülkiyetinin kamuya
geçirilmesine karar verilir. Bu işletmelere, mevcut durumlarını düzelttikten sonra üretim
yapma izni verilir. İlgili mercilerce verilen otuz günlük süre içerisinde, eksikliklerini
gidermeyen işyerlerinin çalışmaya esas olan izinleri iptal edilir.” denmektedir. Aynı
maddenin (d) bendinde ise gıda kodeksine uygun faaliyet göstermeyen gerçek ve tüzel
kişilere idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
12-38/1083-342
4/4
(17) Bu noktada öncelikle belirtilmesi gereken husus, unlu mamul olmakla birlikte ekmek
ürününden farklı olarak azami satış fiyatı gibi bir fiyat tarifesi ile regüle edilmeyen
Beypazarı kurusu ve diğer yöresel ürünler bakımından, Belediyelerin, söz konusu ürünlerin
fiyatını belirlemek konusunda mevzuata dayanan herhangi bir yetkileri bulunmadığıdır.
Dolayısıyla ürünlerin kalitesi konusunda yeterli ölçüde denetim yapılamadığı durumlarda
fiyatlara müdahalenin yardımcı bir araç olarak kullanılması yasal bir yetkiye
dayanmamaktadır. Bunun yanı sıra söz konusu uygulama, üretici teşebbüsler arasında
rekabeti bozucu anlaşmalar yapılmasına da zemin hazırlayabilecek nitelik taşımaktadır.
(18) Öte yandan, kamu otoritesi niteliğine sahip olmaları ve söz konusu eylemin bir idari
inisiyatiften kaynaklanmakta olması nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 2. maddesi anlamında
teşebbüs niteliğinde bulunmayan belediyeler tarafından gerçekleştirilen, anılan işlem ve
eylemler nedeniyle 4054 sayılı Kanun çerçevesinde bir işlem tesis edilmesi mümkün
değildir.
J. SONUÇ
(19) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; dosya konusu iddialara yönelik
olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca şikayetin reddi ile soruşturma
açılmamasına OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy