1 REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : D2/1/İ.S.-99/1 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 99-39/411-263
Karar Tarihi : 24.8.1999
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
II. Başkan : Dr. Kemal EROL
Üyeler : Mehmet Zeki UZUN, Sadık KUTLU, İsmet CANTÜRK,
Nejdet KARACEHENNEM, A. Ersan GÖKMEN, R. Müfit SONBAY,
Kubilay ATASAYAR, Murat GENCER
B- RAPORTÖRLER: İlmutluhan SELÇUK, Derya YENİŞEN, Ilgaz SARIOĞLU,
İbrahim AYDEMİR
C- ŞİKAYET EDEN: Türk Hava Yolları A.O.
Atatürk Havalimanı, 34830 Yeşilköy/İSTANBUL
D- HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILAN: IBM Türk Ltd. Şti.
Büyükdere Cad.,80613 Levent/İSTANBUL
E- DOSYA KONUSU: IBM Türk Ltd. Şti. (IBM)’nin hakim durumunu kötüye
kullandığı iddiası.
F- İDDİALARIN ÖZETİ: Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı’nın (THY A.O.)’nın
IBM'in hakim durumunu kötüye kullandığına ilişkin şikayet dilekçesinde özetle;
THY A.O.'nın MVS 4.3 adlı işletim sistemini kullanmak zorunda olduğunu,
IBM'in MVS 4.3 işletim sistemi pazarında hakim durumda olduğunu,
THY A.O.’nın 1993 tarihinde imzaladığı sipariş formu ile MVS 4.3 işletim
sistemini ve alt sistemlerini ana bilgisayarlarında kullanma lisansını 3.643.728
milyon ABD doları karşılığında aldığı,
Bu alım esnasında IBM'in yazılımların 2000 yılında çalışmayacağını THY
A.O.’na bildirmediği,
1996 yılında THY A.O.’nın satın almış olduğu MVS 4.3 işletim sistemini IBM’in
talep ettiği 1.288.233 ABD doları karşılığında büyütme işlemine tabi tutma kararı
aldığını, bu arada IBM tarafından MVS 4.3 yerine piyasaya yeni sürülen OS/ 390
sisteminin temin edilmesinin teklif edildiği,
Bu teklif esnasında, MVS 4.3 sisteminin 2000 yılına destek vermediğinin
belirtilmediği,
THY A.O.’nın IBM’den yeni sistem ile eski sistem arasındaki farklılıklara ilişkin
açıklama yapılmasına ilişkin talebi doğrultusunda IBM’in yaptığı açıklamada, MVS
4.3 sisteminin 2000 yılına ilişkin problemler yarattığı ve satın alınması önerilen
2 REKABET KURUMU
OS/390 sisteminde bu problemlerin giderildiğine dair gerçeklere bilgileri dahilinde
olmasına rağmen yer vermediği,
Havayolu ile yolcu ve kargo taşımacılığı faaliyeti yapan teşebbüslerin
önceden belirlenen yıllık programlar üzerinden çalıştıkları, 2000 yılı problemi olan bir
sistemin 1999 yılı başından itibaren THY A.O.’na büyük zarar vereceği,
Sorun THY A.O. tarafından farkedildiği zaman, IBM’in mevcut sistemde
sorunun giderilmesine imkan olmadığını belirttiği,
Bu sorunun halledilebilmesi için tek çözüm yolunun THY A.O.’nın IBM’den 4.2
milyon ABD dolarlık OS/390 sistemini satın alması olduğunun IBM tarafından
belirtildiği,
Özetle ilgili pazarın tek tedarikçisi olan IBM’in bilgisi dahilinde olmasına
rağmen hem 1993 yılında hem de 1996 yılındaki alımlarda THY A.O.’nı 2000 yılı
problemine ilişkin uyarmayıp 1.2 milyon ABD doları karşılığında 2000 yılına çözüm
getirmeyen bir işlem yaptığı,
Başka bir deyişle IBM’in, OS/390 sistemine muhtaç olduğunu anladığı bir
müşterisi üzerinden 1.2 milyon dolarlık gelir elde etmeyi amaçladığı ve bu amacını
da teknoloji ve zaman itibarı ile ne THY A.O.’nın ne de başka bir kullanıcının bilmesi
mümkün olmayan ve sadece kendisinin sahip olduğu bir bilgiyi müşterilerinden
saklayarak ulaştığı,
Bu gelişmeler ışığında THY A.O.’nın OS/390 sistemini tedarik etmekten başka
bir seçeneğinin kalmadığı ve mecburen 31.12.1997 tarihinde IBM ile bir alım
sözleşmesi imzaladığı,
Pazarın tek tedarikçisi olan IBM’in alım sözleşmelerinde müzakereler
esnasında OS/390 sistemine ilişkin fiyat tekliflerinde çok kısa geçerlilik süreleri
koyarak THY A.O.’na teklif edilen fiyattan ivedilikle satın almaya zorladığı ve
sözleşme koşullarını ağırlaştırdığı,
OS/390 sistemini satın alma yoluna gitmese idi, THY A.O.’nın ileriye yönelik
olarak yapılacak çalışmalarda telafisi mümkün olmayacak problemlerin doğabilecek
olması, örneğin 1999 yılı başından itibaren rezervasyon sisteminin kullanılamaz hale
geleceği ve 2000 yılı başında ise tüm sistemlerin kullanılamayacağından dolayı
bütün operasyonların duracağı,
Böylece IBM’in, THY A.O.’nın kendi işletim programını kullanmak zorunda
olduğunun bilincinde olarak, piyasalarda başka rakibinin bulunmamasını fırsat
bilmek sureti ile hakim durumunu kötüye kullanma yoluna gittiği,
Ayrıca işletim sistemini satın alma yerine kiralama yolunu seçenlerin sistem
değişikliklerinden otomatik olarak faydalandıkları,
Bu nedenle IBM’in,
a) THY A.O.’nı OS/390 sistemini tedarik etmeye zorunlu bırakarak,
b) Eşit durumdaki alıcılara farklı fiyat uygulayarak,
c) Tüketicinin zararına olarak üretimi pazarlamayı ve teknik gelişmeyi
kısıtlayarak,
3 REKABET KURUMU
ülkenin bütününde sahip olduğu hakim durumunu kötüye kullandığı iddia
edilmektedir.
G- DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 3.9.1998 tarih, 2894 sayı ile giren şikayet
başvurusu üzerine hazırlanan 7.6.1999 tarih ve D2/1/İ.S.-99/1 sayılı İlk İnceleme
Raporu, 15.6.1999 tarih, 99-29 sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4 ve 6. maddelerinin ihlaline ilişkin bir
soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun'un
40/1. maddesi uyarınca 15.6.1999 tarih, 99-29/264-159 sayı ile önaraştırma
yapılmasına karar verilmiştir.
İlgili karar uyarınca düzenlenen 25.7.1999 tarih, D2/2/İ.S.-99/2 sayılı
Önaraştırma Raporu, 13.8.1999 tarih, REK.0.06.00.00/20 sayılı Başkanlık Önergesi
ile 99-39 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H- RAPÖRTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: THY A.O.’nın, IBM'in kullanıcılardan bilgi
saklamak sureti ile tüketicinin zararına olarak teknik gelişmeyi ve pazarlamayı
kısıtlamak ve eşit durumdaki alıcılara farklı koşullar ile sürmek sureti ile hakim
durumunu kötüye kullandığına ilişkin şikayet dilekçesinde yer alan iddiaların gerçeği
yansıtmadığı, bu nedenle IBM hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığı
düşünülmektedir.
I- İNCELEME VE DĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1 Ürün Pazarı: Günlük dilde sıkça kullanılan “bilgisayar” teriminin ifade ettiği,
genel olarak bilgilerin depolanmasına yarayan bir ana araç ve parçalar (donanım) ile
o bilgilerin depolanmasına aracılık edecek program (yazılım)ların aşağıdaki
tablolarda görüleceği şekilde sınıflandırmaya tabi tutulabilmesi mümkündür:
Tablo 1
Büyük Boy
Donanımlar
“Risc” Tabanlı
Donanımlar
“Propriority”
Donanımlar
“Intel” tabanlı
Donanımlar
S/390 Risc/6000
SP/2
AS/400 Thinkpad
Netfinity
Net Server
Prolined
Tablo 2
Uygulama yazılımları (application programs) (Lotus
Notes, Word, Excel v.b.)
Ara yazılımlar (middleware) (veri tabanı, network
yönetimi, programlama dili v.b.)
İşletim sistemi (OS/2, Windows, Window NT, Unix, MVS
v.b.)
Yazılım
(software)
Bunun yanı sıra şikayete konu işletim sistemleri, donanımdaki “Merkezi İşlem
Birimi”nin türüne göre çeşitli sınıflara ayrılabilmektedir. Bunlar;
4 REKABET KURUMU
“launch” büyük boy işletim sistemleri,
“unix” işletim sistemleri,
“propriority” özel isteklere göre kurulu işletim sistemleri,
“intel” tabanlı işletim sistemleri ve
endüstriyel özelliklere göre kurulu işletim sistemleri
olarak aşağıdaki tabloda da görüleceği üzere sınıflandırılabilecektir:
Tablo 3
Büyük boy
(launch)
(S/390
mimarisinde
donanımlar
üzerinde
çalışan)
“Unix tabanlı”
(Risc
mimarisinde
donanım
üzerinde
çalışan)
“Propriority” Açık
sistemler
(Intel tabanlı
donanımlar
üzerinde
çalışan)
Endüstriyel
Özelliklere
göre kurulu
MVS(IBM)
OS/390(IBM)
VM(IBM)
VSE(IBM)
Aıx (IBM)
Solaris(Sun)
Hp Unix (Hp)
Sco Unix (Sco)
Digitalunix
(Digital)
Linux
OS/400 Windows NT
Windows 95
Windows 98
OS 2 (IBM)
Merkez
Bankası’nın
kullandığı
İşl.Sistemi ve
benzerleri
Bilgisayar sistemlerinin kullanıcılarının, işlerini yürütebilmek için gerekli
konfigürasyona sahip donanımı seçerken, alacakları donanımın büyüme, güvenilirlik,
ulaşılabilirlik, kullanım kolaylığı, işletim ve sahip olma maliyeti gibi başlıklar altında
sıralanabilecek unsurları gözönünde bulundurdukları, ancak, bu değerlendirmeyi
yaparken, satış fiyatı veya kira bedeline dayalı bir seçimden ziyade işlemlerini en
güvenli, sürekli ve kolay bir şekilde yapabilecekleri donanımları tercih ettikleri,
dolayısıyla, çeşitli donanımlar arası farkların, esas itibariyle performanslar düzeyinde
ortaya çıktığı görülmektedir.
Uygun bir donanım seçimi, donanımın kullanılması ve yönetilmesi için gerekli
olan bir işletim sisteminin seçimini de beraberinde getirmektedir. Donanımın
“merkezi işlem birimi” ile yazılımlardan “işletim sistemi”nin uyumlu olması gerekliliği,
donanımla yazılımın birbirinden ayrı değerlendirmelere tabi tutulmasını mümkün
kılmamaktadır. Örneğin bir OS/390 işletim sistemi ancak S/390 mimarisinde donanım
üzerinde, OS/400 işletim sistemi “propriority” mimarisinde donanım üzerinde, AIX
işletim sistemi “(Unix tabanlı) Risc” mimarisinde bir donanım üzerinde, Windows 98
işletim sistemi ise “intel” tabanlı bir donanım üzerinde çalışabilmektedir.1
Aynı nitelikteki kullanıcılar (örneğin aynı sayıda işlem yapan bankalar)
tarafından, aynı işlemler için farklı donanım-yazılımlar kullanılıyor olması, bu
ürünlerin birbirleriyle ikame edilebilir olduğu anlamına gelememektedir. Örneğin bir
1 Bazı Unix tabanlı işletim sistemlerinin (Scounix, lunix gibi açık unix sistemler), intel tabanlı donanımlarda
çalışabilmesi (Net Server, Net Finity v.b.) bu durumun istisnasını oluşturmaktadır.
5 REKABET KURUMU
banka bankacılık işlemlerini yürütmek için S/390 donanımı ile OS/390 işletim
sistemini kullanırken, aynı işlemleri diğer bir banka RISC 6000 donanımı ile AIX
işletim sistemini birlikte kullanarak yapabilmektedir. Dolayısı ile ilk bakışta bu
donanımlar ve sistemler birbirleri ile ikame edilebilir gibi görünmektedir. Ancak bir
işletim sisteminin sadece kendisine uyumlu donanım üzerinde çalışması ve donanım
ile yazılımdan oluşan bilgisayar sisteminin kurulduktan sonra diğer tipte ve
markalarda donanım ve yazılımlardan oluşan başka bir bilgisayar sistemine
geçilmesinin pratikteki imkansızlığı, görünürde varolan ikame olanağını ortadan
kaldırmaktadır.
Şikayetçi tarafından kullanılmakta olan S/390 donanımının (mainframe,server)
büyük işletmeler tarafından diğer donanımlara göre yüksek oranda tercih ediliyor
olmasının başlıca nedenleri;
Bilgisayar sistemlerinde verilerin bir "server" üzerinde toplanması ve
birleştirilmesi eğiliminin olması,
Yılın 365 günü, haftanın 7 günü ve günün 24 saati kesintisiz işlem yapma
olanağı,
Çok sayıda kullanıcı ve işlem için yüksek performans ve güvenliğin
garantilenmesi,
Upgrade ( model büyütme) maliyetlerinin göreceli olarak düşük olması;
S/390'ı kullanmak üzere verilen teknik eğitimin atıl kalmaması, dolayısıyla
kaynakların optimal kullanımının sağlanması,
olarak sıralanabilmektedir.
Bu temel nedenlerin yanı sıra, birçok unix uygulamalarının S/390 üzerinde
sorunsuz çalışıyor olması, TCP/IP, Ethernet, FDDI, ATM protokollerinin
desteklenmesi, kullanıcı/server desteğinin tam, açık ve güvenli olması, eş zamanlı
olarak farklı işlemlerin yürütülebilmesi, Java uygulamalarına uyumlu olması gibi
sayılabilecek birçok özellik, S/390 sistemini kullanıcıya sağladığı avantajlar ve
kolaylıklar ile diğer donanımlardan ayırmakta, özellikle de büyük ölçekli işletmeler
tarafından tercih edilmesine neden olmaktadır.
S/390 donanımının tercih edilmesi doğal olarak uyumlu bir işletim sisteminin
de kullanılmasını beraberinde getirmektedir. S/390 ile çalışabilen işletim sistemleri
daha önceki tablolarda da gösterildiği üzere IBM'in MVS, VSE ve VM sistemleridir.
VSE ve VM sistemlerinin günümüz itibariyle fonksiyonlarının yetersiz kalması
nedeniyle geriye bir tek MVS sistemleri kalmaktadır. MVS işletim sistemlerinin son
versiyonu 1996 yılında ilan edilmiş olan OS/390 sistemidir. OS/390, MVS
sistemlerinin günümüz iletişim teknolojilerinin son gereklerine göre bazı yazılımlar
eklenerek ve bazı işlerliğini kaybetmiş yazılımlar çıkarılarak geliştirilmiş son halidir
ve kendi içinde sürekli yeni versiyonları ve "release"leri2 çıkmaktadır.
OS/390'ın kullanıcılar tarafından tercih edilmesinin başlıca nedenleri ise;
- Bu sistemin açık bir sistem olması (diğer firmalarca üretilen uygulama yazılımları
ile uyumlu olması),
- Mevcut ürünlerin birleştirilmesi ile karmaşıklığın azaltılmış olması,
2 Bir yazılımın herhangi bir versiyonu kapsamında, kullanıcıların bilgisayarlarına yükleyebilecekleri ücretsiz yayınlardır.
6 REKABET KURUMU
- Toplam bilgisayar kullanım maliyetlerinin düşürülmüş olması,
- Gelişmiş uygulamalarla uyumlu olması,
- İnternet üzerinden ticari işlemlerin güvenli bir şekilde gerçekleştirilebilmesi,
- Bir takım yeni ortamlar için teknoloji önderliği yapıyor olması ve bu ortamların
temellerini hazırlaması,
- Endüstrinin en son, hızlı ve kolay yazılım teknolojilerinin kullanılıyor olması ve
- 2000 yılına destek vermesi
olarak sayılabilmektedir.
Yukarıda sayılan nedenlerden dolayı, uzun dönemli bir maliyet ve işletim
planlaması dahilinde, S/390 donanımı ve bu donanımın kullanıcı tarafından
kullanılmasını sağlayan OS/390 işletim sistemini tercih eden ve kuran bir müşteri için
makul olan davranış biçimi, kullandığı donanımı model büyütme işlemlerine tabi
tutarak ve işletim sisteminde de yeni versiyon ve "release"leri takip ederek gelişen
teknolojik koşullara ayak uydurmak ve büyüyen ihtiyaçlarını bu şekilde karşılamaktır.
Ancak yapılan işin niteliğinin değişmesi, yeni bir takım işlerin ortaya çıkması veya
mevcut işlerin bölünmesi sonucunda yeni bir donanım ve işletim sistemine ihtiyaç
doğabilmektedir. Kullanılan bilgisayar sisteminin bu şekilde değiştirilmesinin yüksek
maliyetler getirmesi, kuruluş döneminin uzun ve ayrıntılı çalışmaları içermesi,
dolayısıyla işgücü ve mesai kaybına yol açması, işlerin aksamasına neden olması,
teknik personelin yeniden eğitilmesinin gerekmesi ve daha önce yapılan teknoloji
yatırımlarının atıl kalması nedeniyle pratikte sık rastlanılan bir durum olmayıp,
istisnai nitelik taşımaktadır.
Yukarıda sayılan, müşteriyi bir anlamda satıcı firmaya ve kurulu bilgisayar
sistemine bağımlı kılan nedenlerin yanı sıra satış sözleşmelerinden doğan bağlayıcı
unsurların da gözönünde bulundurulması gerekmektedir. Bunlar ise; donanım
üzerinde başka bir bilgisayar firmasının ürünlerinin kullanılıyor olması durumunda
satıcı firmanın doğabilecek sorunlardan sorumlu olmaması, bu sorunların giderilmesi
için ücretsiz teknik destek sağlamaması, sattığı ürünlerin ancak kendi ürünleri ile
birlikte kullanılması durumunda garanti vermesidir.
IBM WTC sözleşmelerinde yer alan bu hususlar, tüm firmalarca düzenlenen
satış, kiralama ve lisans sözleşmeleri için geçerlidir. Dolayısıyla belli bir marka
donanım alan bir müşterinin yine aynı marka bir işletim sistemini ve ara yazılımları
tercih edecek olması sektörün doğal bir gerekliliğini teşkil etmektedir.
Yukarıda yer alan bilgiler çerçevesinde, büyük boy işletim sistemlerinin diğer
işletim sistemlerinden farklı değerlendirilmesi gerekliliği ve;
a) donanım-işletim sistemi arasındaki bağımlılık,
b) bilgisayar sisteminin (donanım ve işletim sistemi) aynı firmaya ait başka bir ürün
grubuna (örneğin S/390 donanımından RISC mimarisindeki bir donanıma) veya
farklı bir firmaya ait ürünlere geçilerek değiştirilmesinin, yüksek maliyetlerden
dolayı pratikte çok zor olması,
c) donanım ve işletim sistemlerinin aynı firmadan temininin getirdiği avantajlar,
gibi nedenlerden dolayı ilgili ürün pazarı, şikayete konu firmanın büyük boy işletim
sistemi olan OS/390 ve işletim sisteminin üzerinde çalıştığı S/390 donanımının
7 REKABET KURUMU
oluşturduğu "S/390-OS/390 Server Pazarı"3 olarak kabul edilmiştir. Diğer taraftan,
S/390 sistemi üzerinde çalışabilen MVS işletim sistemlerinin OS/390'dan önceki
2000 uyumlu olmayan versiyonları 1997 yılının başında IBM tarafından piyasadan
çekilmiş olduğundan ilgili ürün pazarı tanımına dahil edilmemiştir.
b) Coğrafi Pazar: IBM'in ilgili ürün pazarına konu ürünlerinin ülke genelinde
pazarlanması ve kullanılması ile bölgeler arasındaki rekabet koşullarının farklı
olmaması nedeniyle, ilgili coğrafi pazar, Türkiye Cumhuriyeti sınırları olarak kabul
edilmiştir.
2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
I.2.1. IBM
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden şikayete konu
IBM’in ilgili pazardaki konumu, faaliyet alanı ve çalışma şekline yönelik aşağıdaki
tespitlere varılmıştır.
IBM Türk Ltd. Şti., IBM Italia S.p.A. ve IBM World Trade Corporation (IBM
WTC) ortaklığıyla oluşturulmuş bir limited şirkettir. IBM Türk Ltd. Şti’nin %98
oranında hissesi IBM Italia S.p.A.’ya ait olup, IBM Italia S.p.A. ise IBM WTC’nin bir
yavru şirketidir. Dolayısıyla IBM Türk Ltd. Şti’nin de IBM WTC’nin bir yavru şirketi
olduğu anlaşılmaktadır.
IBM Türk Ltd. Şti. Türkiye'de, IBM WTC tarafından üretilen ürünlerin tanıtımı
ve pazarlanması, teknik ve destek hizmet sunumu, bakım ve garanti işlemleriyle
iştigal etmektedir. Ülkemizde ürün geliştirmeye ilişkin herhangi bir faaliyeti
bulunmayan IBM Türk Ltd. Şti. ürünlerin pazarlanması ertesinde elde ettiği sonuçları
IBM Italia S.p.A.’ya bildirmekte, ürünlerin satışı veya kiralanmasına ilişkin
sözleşmeler IBM Italia S.p.A. muhatap alınarak, IBM Italia S.p.A. faturası ile
yapılmaktadır. Dolayısı ile IBM Türk Ltd. Şti.’nin ülkemizdeki konumu, IBM WTC’nin
teknik hizmetlerini yürüten bir yan kuruluş şeklinde olup, ürün pazarlanmasına ilişkin
veya ürünler hakkında ilgililere verilecek bilgiler bakımından IBM Türk Ltd. Şti’nin
IBM Italia S.p.A.'ya ve dolaylı olarak IBM WTC’ye tam bir bağlılığı sözkonusu
olmakta, başka bir ifadeyle, IBM Türk Ltd. Şti.’nin faaliyetlerinden söz edildiğinde
IBM WTC’nin anlaşılması gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır.
IBM WTC, tüm dünyada faal olan bir şirket olması nedeniyle, faaliyetlerinde
tüm dünyada geçerli olacak disiplinler geliştirmiş ve tüm dünyada gerçekleşen
işlemlerin tek düzeliğini, işlem birliğini sağlamıştır. Örneğin IBM Italia S.p.A. veya
IBM Türk Ltd. Şti. tarafından yapılan sözleşmeler tüm dünyada faaliyet gösteren
diğer IBM yavru şirketlerinde de geçerli olduğu üzere içerik olarak aynıdır ve bu
sözleşme metinleri iç hukuktan kaynaklanan yasal zorunluluklar veya değişiklikler
haricinde yavru şirketlerce değiştirilememektedir.
IBM Türk Ltd. Şti., bütün dünyada faaliyet gösteren diğer IBM yavru şirketleri
gibi işletim sistemleri konusunda müşterileri ile iki şekilde ilişkilerini yürütmektedir.
Bunlardan ilki, IBM WTC tarafından üretilen işletim sistemlerinin kullanım
3 "Server" terimi esas itibariyle donanımı ifade etmekle birlikte, bilişim çevrelerinde donanım ve yazılımın birlikte oluşturdukları ürün
pakedinin de genel olarak ifade ediliş biçimidir.
8 REKABET KURUMU
lisanslarının kullanıcıya satılması, ikincisi ise işletim sistemlerinin kullanım
lisanslarının kullanıcılara belirli süreler için kiralanmasıdır.
Bir işletim sisteminin kullanım lisansının satılmasına veya kiralanmasına
ilişkin sözleşmeler, bu işletim sistemlerinin üzerinde çalışacakları donanımın teknik
özellikleri gibi niceliksel özellikleri göz önünde bulundurularak yapılmaktadır.
Sözleşme ile belirtilen tipte ve özellikte donanımın kullanılmaması halinde
doğabilecek sorunlardan dolayı sağlayıcı firma, IBM WTC ve dolayısıyla ülkemizde
teknik destek hizmetleri sağlayan IBM Türk Ltd. Şti. kendisini sorumlu tutmamakta bu
nedenle, işletim sistemlerinin sözleşmede yer alan tipte ve özellikte donanımlarda
kullanılması kullanıcı açısından sağlayıcı ile ilişkileri bakımından büyük önem arz
etmektedir.
Kullanım lisansı devredilecek veya kiralanacak işletim sistemlerinin niceliksel
özellikleri, bir başka ifade ile hangi özelliklere sahip kaç makine üzerinde
kullanılacağı da büyük önem arz etmektedir. Kullanım lisansına ilişkin sözleşmelerde
açıkça sayısı belirlenen makine sayısında herhangi bir değişiklik olması veya
makinelerin özelliklerinin değiştirilmesi halinde, kullanım lisansına ilişkin anlaşmanın
yenilenmesi veya yeni koşullara göre düzenlenmesi gerekmektedir. Bu gibi
durumlarda kullanıcılar ile sağlayıcı arasında, makinelerin (donanımı oluşturan
parçaların) özellik veya sayılarının değişmesi halinde, işletim sisteminin kullanım
lisansının genişletilmesi yoluna gidilmektedir. Bu anlaşmalara “lisans upgrade
anlaşmaları”, “lisans genişletme anlaşmaları” denilmektedir.
Şikayet konusu olayda da, şikayetçi tarafından 1996 senesinde, işletim
sisteminin üzerinde kullanılacağı donanımın değiştirilmesine karar verilmesi
ertesinde akdedilen lisans upgrade sözleşmesi esnasında bilgi saklandığı iddia
edilmektedir
I.2.2. Hakim Durum Değerlendirmesi
Yukarıda yer verilen bilgiler ve ilgili ürün pazarı tanımı çerçevesinde, söz
konusu donanım ve işletim sisteminin üretici firması ve bu donanım ve işletim sistemi
üzerinde hukuken her türlü tasarruf yetkisine sahip tek kuruluşun IBM WTC olduğu
görülmektedir. Bu ürünlerin ülkemizde ve tüm dünyada IBM WTC veya bu şirketin
bağlı şirketleri (örneğin IBM Italia S.p.A) ile bu şirketin yetkili kıldıkları şirketler
haricindeki kişilerden temini mümkün değildir. Bu nedenle, adı geçen kuruluş IBM
WTC'nin ilgili pazarda hakim durumda olduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan, OS/390 işletim sisteminin, MVS işletim sisteminin yeni bir ad
altında pazara sürülen geliştirilmiş bir versiyonu olduğu gözönüne alındığında MVS
sistemlerinin, şikayet dilekçesinde şikayetçi tarafından OS/390’dan önce kullanıldığı
belirtilen MVS 4.3 sistemi de dahil olmak üzere, tüm versiyonları için IBM WTC’nin
hakim konumu geçerliliğini korumaktadır.
I.2.3. 2000 Yılı Sorunu
Önaraştırma raporunda, dosya mevcudu bilgiler ile tarafların görüşlerinden
hareketle şikayet konusu olayda bilgi saklama hususunun gerçekleştiği alan olan
2000 yılı sorunu ile ilgili olarak özetle;
9 REKABET KURUMU
- 2000 yılı sorununun, tarih bilgisi kullanan bütün sistemleri, araçları ve ürünleri
etkilediği, sorunun ortaya çıkış nedeninin, akademi, hükümet ve iş çevrelerinde
takvim yılının 4 haneli değil de 2 haneli olarak gösterilmesine dayalı
uygulamaların yıllar boyu süregelmesi olduğu (örnek; 24.10.98), ayrıca yıllara
ilişkin kısaltmaların günlük kullanımlarının çok yaygın olması da sorunun
temellerinden birini teşkil etttiği (örnek;68 kuşağı, '99 sınıfı),
- Yılın gösterilmesi için 2 basamağın kullanılmasının evrensel bir kısaltma yöntemi
olduğu, buna ek olarak bilgisayar hafıza ve depolama üniteleri yıllarca az sayıda
ve çok yüksek maliyetlerle üretiliyor olması ve eski bilgisayar sistemlerinde
"gereksiz bilgiler"in saklanmasının sistemlerin performansını olumsuz yönde
etkiliyor olması; dolayısıyla veri tabanlarına tarih bilgileri işlenirken 2 karakterden
tasarruf edilmesinin, özellikle de milyonlarca bilgiyi içeren veri tabanlarında, son
derece makul bir davranış biçimi olarak görüldüğü,
- Çoğu durumda tarih hanelerinin 2'den daha yüksek sayıları içerecek şekilde
genişletilmesinin kolay olmadığı, çözümün eski program ve veri tabanlarının
yenileri ile değiştirilmesi veya sistemde belli bir işlemin gerçekleştirilebilmesi için
tarih bilgisinin kullanıldığı her noktanın büyük bir itinayla bulunması ve kodun
yeniden yazılması olduğu, bütün uygulamaların birbiriyle koordinasyon içinde
değiştirilerek 20. ve 21. yüzyıllar arasındaki tarihleri doğru işleyip işlemediklerinin
test edilmesini gerektiren bu durumun ise, sağlayıcı firmaların uzun yıllar bu
sorunu gözardı etmelerine neden olduğu,
şeklinde belirtilmektedir.
Söz konusu önaraştırma raporunda, IBM WTC'nin 2000 yılı sorununa ilişkin
olarak yaptıkları ve soruna yaklaşımları, adı geçen şirketi temsilen ülkemizde
bulunan IBM Türk Ltd.Şti. tarafından aşağıdaki şekilde ifade edilmektedir.
“IBM, dünyada 2000 yılı sorununun tespitinden sonra, bu hususu büyük bir
duyarlılıkla ele almış; kaynaklarını ve çalışmalarını bu yönde kanalize etmiş bir
kuruluştur.
Nitekim IBM’in ilk yapmış olduğu çalışma sonuçlarına göre 30 Eylül 1995 tarihinde
“The Year 2000 and 2 digit dates: A Guide For Planning and Implementation” adı
altında yayınladığı kitapçıkta hangi ürünlerinin 2000 yılına hazır olduklarını
bildirmiştir.
Bir ay sonra, 30 Ekim 1995 tarihinde ise, IBM “ZA295-464” numaralı ürün
bilgilendirme yazısı-raporunu, “Dial IBM” kanalı ile müşterilerinin erişebileceği veri
tabanlarına (elektronik ortamda) yerleştirmiştir. Sözkonusu kitapçık ve yazıda; MVS
V5 işletim sisteminin 2000 yılına hazır olması hususundaki bilgiler açıkça yer almıştır.
20 Ocak 1997 tarihinde, IBM, 2000 yılı konusunda tüm dünyada erişilebilen, geniş
bilgilerle donatılmış “www.ı/year2000” adresinde bir internet sitesini de
oluşturmuş, ve Eylül 1997 tarihinden itibaren, tüm IBM ürünlerinin 2000 yılına hazır
olup olmadıklarına ilişkin listeler ve bilgiler "Product Readiness Report”larda
detaylandırılmak sureti ile bu sitede yer almıştır. Bu siteye erişilerek herhangi bir IBM
ürününün 2000 yılına hazır olup olmadığı bilgisi edinilebilir. Ayrıca IBM, evvelce
kurduğu Teknik Destek Merkezleri(Technical Support Centers) kanalı ile bu konuda
bilgi sağlamış ve sağlamaktadır.
10 REKABET KURUMU
IBM, 2000 yılına geçiş konusundaki sorunları sürekli olarak müşterilerine yazılı olarak
da bildirmekte ve muhtelif kanallar ile bu hususta kamuoyunu aydınlatmaktadır.
…
Bilgisayar yazılım ürünleri çok hızlı gelişim göstermektedir. Talepler ve ihtiyaçlara
göre yeni işlevlerin ve olanaklların eklenmesi sureti ile yazılım ürünlerinin yeni baskı
ve yayınları (version- release ) veya yeni yazılım ürünleri geliştirilmektedir. “MVS
İşletim Sistemi” ne de duyurulduğu ilk günden beri sürekli olarak yeni işlevler
eklenmekte; MVS işletim sisteminin ve bunun devamı olan OS/390 işletim sisteminin
her yeni baskı ve yayını, çok sayıda yeni işlevler sunmaktadır. MVS V5 sistemi ile
sağlanmış olan 2000 yılı uyumluluğu ise bu özelliklerden sadece bir tanesidir. MVS
V.5 işletim sistemine geçmiş olan kurumların 2000 yılı uyumluluğu açısından
gerekmediği halde OS/390 işletim sistemine geçmiş olmaları ve hatta OS/390 V.1
işletim sisteminden de OS/390 V.2 işletim sistemine geçmiş olmaları da bunun
göstergesidir.
Bilgi teknolojisi sektörü, rekabetin çok yoğun olduğu ve çok hızlı gelişen bir alandır.
Benzer özellikleri taşıyan ürünleri aynı müşterilere sunma yarışında olan çok sayıda
donanım ve yazılım şirketi mevcuttur. Dünya çapındaki bu kuruluşlar ülkemizde de
uzun yıllarıdır faaliyet göstermektedirler. Bu yoğun rekabet sayesinde, büyük küçük
tüm kullanıcılar, değişik donanım ve işletim sistemi seçeneklerinden
yararlanmaktadırlar. Küçük ve büyük şirketler yaptıkları değerlendirmeler sonucunda,
ana bilgi işlem ihtiyaçlarını, gerek MVS işletim sistemi gerekse UNIX ve Intel tabanlı
Microsoft NT gibi diğer platformlar üzerindeki çözümler ile de karşılayabilmektedirler.
Dünyada ve Türkiye’de kamu kurumu ve özel kuruluş niteliğindeki birçok büyük
bilgisayar kullanıcısında bu değişik seçeneklerin örnekleri mevcuttur.
Diğer taraftan Bilgi Teknolojisi endüstrisindeki rekabet ve gelişen teknoloji, bilgi, işlem
çözülümlerinin OS/390 da dahil olmak üzere tüm platformlardaki fiyatların sürekli
düşmesine neden olmaktadır.”
Adı geçen Şirket’in konuya yaklaşımının tespiti için internet üzerinde
raportörlerce yapılan araştırmalarda, 1995 senesinden itibaren şirkete ait internet
sayfalarından 2000 yılı sorununa ilişkin bilgilerin yer almaya başladığı (30 Eylül 1995
tarihinde internette kullanıma açılan “The Year 2000 and 2 digit dates: A Guide For
Planning and Implementation” adlı doküman aracılığı ile) ve bu bilgilerin adı geçen
şirket tarafından üretilen hangi ürünün 2000 yılına hazır olduğunun ilan edilmesi
şeklinde gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Diğer taraftan, adı geçen şirketin yetkilileri tarafından pazarlanan her türlü
ürün hakkında müşterilerin daha detaylı bilgi alabilmesi için IBM WTC’nin internette
açmış olduğu sayfaya yönlendirildikleri, bunun yanı sıra anılan şirket tarafından
“DIAL IBM” adı altında bir hat kurulduğu ve kullanıcıların ürünler hakkında her türlü
bilgiye bu hat üzerinden ulaşabildikleri, bu genel bilgi ışığında, IBM WTC tarafından
Eylül 1995 tarihinde MVS V 4.3 sisteminin 2000 yılına destek verip vermediğine
ilişkin bilgilerin yer aldığı bir sitenin açılmış olduğu (www.ı,“The Year 2000
and 2 digit dates: A Guide For Planning and Implementation”),.bu nedenle, kullanım
lisansının "upgrade" edilmesine-genişletilmesine ilişkin sözleşmenin akdedildiği tarih
olan Eylül 1996 tarihinde şikayetçiden herhangi bir bilginin saklandığına ilişkin bir
11 REKABET KURUMU
iddianın doğru olmayacağı, şikayetçi tarafından, www.ı internet adresine
girilmek sureti ile, kullanım lisansını "upgrade" ettikleri işletim sisteminin 2000 yılına
destek veren ürünler arasında yer alıp almadığının öğrenilebileceği tespit edilmiştir.
Bunun yanı sıra, önaraştırma raporundan, şikayetçi ve IBM ile yapılan
görüşmeler sonucunda şikayetçinin satın aldığı ürünlerin 2000 uyumlu olup olmadığı
konusunda IBM'e herhangi bir soru yöneltmediği, dolayısıyla, söz konusu olayda
aşağıda da açıklandığı üzere bir bilgi saklama eyleminden çok alıcının ihmalinden
söz etmenin mümkün göründüğü, IBM'in diğer büyük müşterileri ile yapılan
görüşmelerde bu müşterilerin, ürünlerine ilişkin ayrıntılı bilgilerin yukarıda adı geçen
sitede var olduğunu bildikleri, IBM ile bugüne dek THY A.O.'nın iddia ettiği duruma
benzer bir sorun yaşamadıkları, bunun yanı sıra en önemli hususlardan biri olarak
da şikayetçinin iddia ettiği üzere OS/390 sistemine sırf 2000 yılına destek verdiği için
değil, ilgili pazar bölümünde detaylarına yer verilen diğer birçok yeni
spesifikasyonlara sahip olduğu için geçtikleri, 2000 yılı sorunlarını ise IBM ile uzun
dönemli bir planlama dahilinde ortak yürütülen bir dizi çalışmalar sonucu, genelde
1998 yılı sonlarında ve 1999 yılı başlarında giderdikleri anlaşılmaktadır.
Bu bilgilerin yanında yine söz konusu raporda, diğer kullancılarla ve IBM'de
yapılan görüşmelerde;
"IBM’in geliştirdiği 5695-047 ürün numaralı MVS 4.3 İşletim Sistemi dünyada
18.06.1992 tarihinde piyasaya çıkarılmış olup, 2000 yılına hazır bir ürün statüsünde
olmadığı yukarıda belirtilen sitede de açıkça belirtilmiştir. IBM, ürün
spesifikasyonlarında açıkça 2000 yılına hazır olduğunu belirtmediği IBM ürünlerinin
2000 yılına hazır olup olmamaları konusunda herhangi bir beyan, taahhüt veya
garanti vermemektedir. Söz konusu MVS 4.3 işletim sistemi, IBM’in dünyada
geliştirmiş olduğu standart bir ürün olup, IBM’in söz konusu ürünü IBM’in 2000 yılı
tanımlamasına uygun hale getirmesi mümkün değildir. “2000 yılına hazır olmak”, IBM
ürününün veya IBM tarafından teslim edilenin, IBM’in ilgili yayın kurallarına uygun
olarak kullanılması durumunda yirminci ve yirmibirinci yüzyıllar içinde ve arasında
tarih verilerini doğru olarak işleyebilme, sağlayabilme ve/veya alabilme yeteneğine
sahip olması anlamına gelir. Kaldı ki 05.04.1994 tarihinde, IBM, 2000 yılına uyumlu
olan MVS 5.0 işletim sistemini MVS 4.3’ün devamı olarak geliştirmiş ve mevcut MVS
işletim sistemlerini 2000 yılından sonra da kullanmayı arzu eden müşterilerimiz,
sözkonusu MVS 5.0 işletim sistemine veya OS/390 gibi müteakiben çıkarılan yeni
yayınlara geçiş yapmışlardır."
“MVS İşletim Sistemi” ne de duyurulduğu ilk günden beri sürekli olarak yeni işlevler
eklenmekte; MVS işletim sisteminin ve bunun devamı olan OS/390 işletim sisteminin
her yeni baskı ve yayını, çok sayıda yeni işlevler sunmaktadır. MVS V5 sistemi ile
sağlanmış olan 2000 yılı uyumluluğu ise bu özelliklerden sadece bir tanesidir. MVS
V.5 işletim sistemine geçmiş olan kurumların 2000 yılı uyumluluğu açısından
gerekmediği halde OS/390 işletim sistemine geçmiş olmaları ve hatta OS/390 V.1
işletim sisteminden de OS/390 V.2 işletim sistemine geçmiş olmaları da bunun
göstergesidir."
şeklindeki bilgiler elde edilmiştir.
12 REKABET KURUMU
Bu bilgiler çerçevesinde, hakim durumda olduğu anlaşılan IBM WTC’nin, IBM
Türk Ltd. Şti. aracılığı ile, kullanıcılardan yukarıda yer verilen şekilde herhangi bir
bilgi saklamasının söz konusu olmadığı, şikayetçi tarafından iddia edildiği üzere
somut olayda “bilgi saklamak sureti ile tüketicinin zararına olarak teknolojik
gelişmenin, pazarlamanın kısıtlanması”ndan da söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Şikayet dilekçesinde yer alan, işletim sistemini satın alma yerine kiralama
yolunu seçenlerin, sistem değişikliklerinden otomatik olarak faydalanmaları
sağlanarak, bu müşteriler arasında ayrımcılık yapıldığı iddiası hakkında ise, dosya
mevcudu bilgiler ve önaraştırma raporundan hareketle aşağıdaki değerlendirmeler
yapılmıştır.
IBM WTC tarafından üretilmiş olan ürünlerin pazarlanması, bu ürünlerin
kullanım lisanslarının satılması veya belirli süreler için kiralanması şeklinde
gerçekleşmektedir. Kullanım lisanslarını satın alan kullanıcılar bir defalığına bir
bedel ödemek sureti ile kullanım haklarına sahip olurlar iken, kiralama yolunu seçen
şirketler kullanım süreleri boyunca bedel ödemektedirler.
İlk başta her iki müşteri tipinin öncelikle sağlayıcı karşısında, sağlayıcı ile
ilişkileri bakımından eşit konumda olmadıkları görülmektedir. Ancak, satın alma veya
kiralama yolunu seçen kullanıcılar arasındaki temel farklılığın, kullanım ilişkisinin
sona erdirilip erdirilmemesinden kaynaklandığı, satın alma yolunu seçen
kullanıcıların; kullanma lisansını satın almış oldukları ürünleri kullanmaktan
vazgeçtikleri takdirde sağlayıcı ile yeni ürüne ilişkin yeni bir satış sözleşmesi
imzalamak veya kiralamak yoluna gidebilecekken, kiralama yolunu seçen
kullanıcıların, herhangi bir zaman içinde ürünün kullanımından vazgeçmeleri
halinde, yapılan kira sözleşmesini yeni ürüne ilişkin yeni bir kira sözleşmesi yapmak
sureti ile devam ettirme yoluna gidebildikleri anlaşılmaktadır.
Bu husustan hareketle, satın alma yolunu seçen müşterinin; kullanma
lisansını satın aldığı ürünü, satın aldıktan sonra ödemiş olduğu toplu paranın
kendisine geri dönmesi için, yeni bir ürüne geçişte, kiralama yolunu seçen kullanıcı
kadar rahat olamadığı, kiralama yolunu seçen kullanıcı için ise değişen bir şeyin
olmadığı, ancak satın alma yolunu seçen kullanıcılar için özellikle de satın alma
işlemi gerçekleştikten kısa süre içinde yeni bir ürüne geçişin, önceki ürüne yapılmış
olan ödemelerin büyüklüğü nedeniyle kolay olmadığı; başka bir ifade ile satın alma
yolunu seçen müşterilerin satın aldıkları işletim sistemlerini uzun süre kullanma
amaçlı satın aldıkları söylenebilecektir.
Bu açıklamalara ek olarak, satın alma yolunu seçen müşterilerin yeni ürünlere
geçmek için ayrıca ücret ödemeleri buna karşılık, kiralama yolunu seçenlerin kira
sözleşmelerini yenilemek sureti ile ekstra ücret ödemeden değişimden
faydalanabilmeleri, bu iki kullanıcı arasındaki temel farklılıktır.
Sonuç olarak, ortada birbiri ile eşit konumda olan alıcıların varlığından ve
hakim durumda olduğu tespit edilen IBM WTC’nin eşit konumdaki alıcılara farklı
satış koşulları uygulamak sureti ile hakim durumunu kötüye kullandığından
bahsedilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
13 REKABET KURUMU
J- SONUÇ
Yukarıda yer verilen tespitler ve değerlendirmeler doğrultusunda; Türk Hava
Yolları Anonim Ortaklığı’nın, IBM Türk Ltd. Şti.’nin kullanıcılardan bilgi saklamak
sureti ile tüketicinin zararına olarak teknik gelişmeyi ve pazarlamayı kısıtlamak ve
eşit durumdaki alıcılara farklı koşullar ileri sürerek hakim durumunu kötüye
kullandığına ilişkin şikayet dilekçesinde yer alan iddialar ile ilgili olarak, IBM Türk
Ltd. Şti. hakkında 4054 sayılı Kanun çerçevesinde soruşturma açılmasına gerek
olmadığına OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
Rekabet Kurulu’nun 24.8.1999 Gün ve 99-39/411-263 Sayılı Kararı’na
KARŞI OY GEREKÇESİ
Özellikle büyük bir bedel ödenerek gerçekleştirilen bir yatırımdan sonra
Alıcı’nın Sağlayıcı karşısında yedek parça, bakım, ek donanım ve dosya konusu
olayda olduğu gibi, yazılım, giderek bunların belirli bileşenlerini elde etmek
noktasında bağımlı duruma geldiğini; başka bir deyişle “hakim durum”un pek çok
özelliğini taşıyan bir durumun doğduğunu düşünmek gerekir. Dosya konusu olayda
IBM şirketi esasen büyük bir paya sahip olduğu “havayolu rezervasyon sistemleri”
pazarında, THY’na MVS 4.3 sistemini sattıktan sonra THY için tekel konumuna
gelmesini ve THY’nın bir bakıma bilgi dahil her türlü ihtiyacını karşılayabileceği tek
kaynak konumu kazanmasını kötüye kullanmış ve MVS 4.3 sisteminin büyütülmesi
ile elde edilecek olanaklar konusunda THY’nı yeterince bilgilendirmeyerek sonuçta
THY’na önce MVS 4.3 sisteminin genişletilmiş sürümünü, daha sonra da OS/390
sistemini almak zorunda bırakmıştır. Dolayısıyla, bu durumun 4054 sayılı Yasa’nın
6.Maddesinin 1.bendindeki genel tanım ile 2.bendindeki b) ve özellikle e) fıkrasında
örneklenen ihlallere ne denli uyduğunun mutlaka irdelenmesi gerekir.
Yukarıda açıklamaya çalıştığım üzere, konuyla ilgili olarak yapılan inceleme
ve değerlendirmede olayın bu boyutuna yer verilmediği için, eksik incelemeyle
alındığını düşündüğüm sözkonusu Kurul Kararı’na katılma olanağı bulamadım.
Murat GENCER
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy