Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2016-4-36 (Ortak Girişim)
Karar Sayısı : 16-28/481-215
Karar Tarihi : 18.08.2016
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Fevzi ÖZKAN, Adem BİRCAN
B. RAPORTÖRLER : Dr. Hakan BİLİR, Şevket GÜLTEKİN, Mehmet Yavuz GÜNER
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : BMC Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Temsilcisi: Av. Ali GÖKSU
Merkez Mahallesi, Akar Cad. No:3 iTower Plaza Kat:27 34381
Bomonti Şişli/İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: BMC Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş., Rheinmetall
International Holding AG ve Etika Strategi SDN BHD tarafından ortak girişim
kurulması işlemine izin verilmesi talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 11.08.2016 tarih ve 4897 sayı ile giren bildirim
üzerine düzenlenen 17.08.2016 tarih ve 2016-4-36/Öİ sayılı Devralma Ön İnceleme
Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, bildirim konusu işleme izin verilmesinde
sakınca bulunmadığı ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(4) Dosya konusu işlem, BMC Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. (BMC), Rheinmetall
International Holding AG (RIH) ve Etika Strategi SDN BHD (ETIKA) tarafından ortak
girişim kurulması işlemidir. İşlem sonrası ortak girişimde BMC %(.....), RIH %(…..) ve
ETIKA %(…..) pay sahibi olacaktır.
(5) 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar
Hakkında Tebliğ’in (2010/4 sayılı Tebliğ) 5. maddesinin üçüncü fıkrasında; “Bağımsız
bir iktisadi varlığın tüm işlevlerini kalıcı olarak yerine getirecek bir ortak girişimin
oluşturulması, bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında bir devralma
işlemidir. Bu tür işlemlerde, işlem taraflarının her biri devralan olarak kabul edilir.”
hükmüne yer verilmiştir. Anılan hüküm çerçevesinde ortak girişimin 2010/4 sayılı Tebliğ
çerçevesinde bir devralma işlemi olabilmesi için ortak kontrol altında bir teşebbüsün
bulunması ve ortak girişimin bağımsız bir iktisadi varlık (tam işlevsel) olarak ortaya
çıkması şeklinde iki unsurun birlikte sağlanması gerekir.
(6) “Birleşme ve Devralma Sayılan Haller ve Kontrol Kavramı Hakkında Kılavuz”un 50. vd.
paragraflarında bir ortak girişimde ortak kontrolden söz edilebilmesi için tarafların eşit
16-28/481-215
2/4
oy hakkına sahip olması, stratejik kararların alınmasında veto haklarının bulunması ya
da oy haklarının ortaklaşa kullanılması gibi şartların sağlanması gerektiği
belirtilmektedir. Taraflarca 26.07.2016 tarihinde imzalanmış olan Ortak Girişim ve
Hissedarlık Sözleşmesi’nin (SÖZLEŞME) 5 numaralı maddesi uyarınca Ortak Girişim’in
Yönetim Kurulu (…..) ((…..)) kişiden oluşacak ve BMC (…..) ((…..)), RIH (…..) ((…..))
ve ETIKA (…..) ((…..)) üye atayacaktır. Yönetim Kurulu başkanı, BMC’nin atadığı
üyelerden seçilecek, iki başkan yardımcısından biri RIH, diğeri ETIKA’nın seçtiği
üyelerden oluşacaktır.
(7) SÖZLEŞME uyarınca herhangi bir konuya ilişkin yönetim kurulu kararı (…..) ((…..))
üyenin (…..) ((…..)) olumlu oyuyla alınabilmektedir. Başkan ve yardımcılarının belirleyici
oy hakları bulunmamaktadır. Her bir yönetim kurulu üyesinin sadece bir oy hakkı
bulunmaktadır. Ortak Girişim’in Genel Kurul toplantılarında (ertelenen birinci toplantıda
veya aynı gündemle ertelenen sonraki tüm toplantılarda) toplantı nisabı olarak tüm
hisselerin %(…..)’ine sahip olan hissedarların varlığı, karar nisabı olarak ise tüm
hisselerin yüzde %(…..)’ine sahip olan hissedarların olumlu oyları aranmaktadır.
Görüldüğü üzere Ortak Girişim’in Yönetim ve Genel Kurul kararları üzerinde taraflardan
birinin tek başına hâkimiyeti bulunmamaktadır. Ancak Ortak Girişim üzerinde Yönetim
Kurulu oluşumuna ve karar alma durumuna bakıldığında BMC ve RIH’nin atayacağı
üyelerin oylarının karar alma bakımından yeterli olduğu görülmektedir. Dolayısıyla
ETIKA’nın Ortak Girişim üzerinde ortak kontrole sahip olup olmadığına bakılması
gerekmektedir.
(8) Kılavuz’un 51. paragrafında “Ortak kontrol, iki ana şirket arasında oy haklarında ya da
karar alma organlarındaki temsilde eşitlik olmadığı durumlarda veya ikiden fazla ana
şirket olduğu hallerde de söz konusu olabilir. Şöyle ki azınlık hissedarlarının ortak
girişimin stratejik ticari davranışı için gerekli olan kararları veto etmelerini sağlayan
haklara sahip olduğu durumlarda ortak kontrolden söz edilebilir.” denilmektedir.
Kılavuz’un 56. paragrafında ise; “üst yönetimin atanması ve görevine son verilmesi ya
da bütçenin onaylanması ile ilgili veto hakları belirleyici etki açısından çok önemli
haklardır” ifadelerine yer verilmiştir.
(9) SÖZLEŞME’nin “Yetkili Kişiler ve Görevliler” başlıklı kısmında yer verildiği üzere;
“Yönetim Kurulunun onayına tabi olmak üzere, İcra Kurulu Başkanı (“CEO”) RIH
tarafından belirlenen Kişiler arasından, Mali İşler Başkanı (“CFO”) BMC tarafından
belirlenen kişiler arasından, Operasyon Başkanı (“COO”) veya Denetim Başkanı
(“CAO”) ETIKA tarafından belirlenen kişiler arasından, Mühendislik ve İmalat Başkanı
(“CEMO”) RHI tarafından belirlenen kişiler arasından atanacaktır.” ifadeleri yer
almaktadır.
(10) SÖZLEŞME’nin 6.9.2. maddesinde “Stratejik İş Planı CEO, CFO ve COO veya CAO
tarafından birlikte hazırlanacaktır ve Yönetim Kurulu tarafından onaylanacaktır”, ve
6.10.2. maddesinde ise; “Şirket’in Yıllık Bütçesi CEO, CFO ve COO veya CAO
tarafından birlikte hazırlanacaktır ve Yönetim Kurulu tarafından onaylanacaktır” ifadeleri
yer almaktadır.
(11) Dolayısıyla ETIKA’nın Ortak Girişim üzerinde üst düzey yöneticilerin atanmasında ve
bütçe ve stratejik iş planının hazırlanmasında yetkili olduğu anlaşılmaktadır. Bu
bağlamda, ETIKA’nın Ortak Girişim üzerinde azınlık haklarından kaynaklanan bir
kontrolünün mevcut olduğu değerlendirilmektedir. Dolayısıyla Ortak Girişim’in BMC,
RIH ve ETIKA tarafından ortaklaşa idare edileceği anlaşılmaktadır.
(12) Başvuru sahibi, Ortak Girişim’in operasyonel bakımdan tamamen iktisadi bağımsızlığa
sahip olacağını ve bağımsız bir iktisadi varlığın tüm işlevlerini kalıcı olarak yerine
getirebileceğini belirtmiştir. Bu nedenle Ortak Girişim’in pazarda bağımsız olarak
16-28/481-215
3/4
faaliyet gösterebilmesi ve faaliyetlerini uzun vadede sürdürebilmesi için yeterli miktarda
finansmana ve kaynaklara sahip olacağı değerlendirilmektedir. Bu bağlamda Ortak
Girişim’in, ilgili ürün pazarında bağımsız olarak faaliyetlerini sürdürme, ortaklarından
bağımsız olarak kendi ticaret ve rekabet politikasını belirleme imkânına sahip olacağı
kanaatine varılmıştır.
(13) Bu çerçevede bildirilen işlemin 2010/4 Tebliğ’in 5. maddesi çerçevesinde bir devralma
işlemi olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca teşebbüslerin ciro bilgilerinin incelenmesinden
bildirime konu işlemin 2010/4 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen
eşiği aşması nedeniyle izne tabi olduğu görülmektedir.
(14) BMC, kara, hava ve deniz savunma araçları ile zırhlı güvenlik araçlarının her türlü
mekanik ve elektronik aksamının, bu araçlarda kullanılan sistemlerin yedek parçalarının
üretimini, bakım ve onarımını, montajını, ticaretini; her türlü kara, hava ve deniz nakil
vasıtalarının ve bunların yedek parçalarının, ağır iş ve sanayi makinalarının, yükleme
ve boşaltma makinalarının her türlü makine, motor, teçhizat, malzeme ve yedek
parçalarının üretimini, montajını, ithalatını, ihracatını, ticaretini yapmaktadır. RIH ise
kara, deniz ve hava nakil vasıtaları ile zirai alet ve vasıtalarında, jeneratörlerde, askeri
amaçlı vasıta ve silahlarda kullanılan motorların her türlü malzemeleri ile yedek parça
ve aksamlarının montajı, bakım ve onarımı, ithalatı, ihracatı, toptan ticareti faaliyetlerini
yürütmektedir. ETIKA, iştirakleri yoluyla, otomotiv, bankacılık ve posta hizmetleri, emlak,
varlık ve inşaat sektörlerinde faaliyet göstermektedir. Kurulacak ortak girişim ise, her
türlü tekerlekli veya benzeri kara savunma araçları ile zırhlı güvenlik araçlarının ve lazer
silahlı sistemlerinin ve bunların her türlü yardımcı sisteminin ve bu araçlarda kullanılan
her türlü yedek parçanın, mekanik veya elektronik aksamın, askeri araçlarda kullanılan
kule ve silah sistemlerinin ve benzeri alt sistemlerin ve söz konusu sistemlerin yedek
parçalarının ve bunların servis hizmetlerinin tasarımı, üretimi, ithalatı, ihracatı, ticareti,
montajı, bakım ve onarımı, ar-ge faaliyetleri de dahil geliştirmesi alanlarında faal
olacaktır.
(15) Bildirim Formunda başvuru konusu işlemden etkilenebileceği düşünülen pazarlar olarak
yatay ilişkide “askeri savaş araçlarının imalatı” ve dikey ilişkide bu pazarının bir üst
pazarı olan “askeri amaçlı vasıta ve silahlarda kullanılan motorların her türlü
malzemeleri ile yedek parça ve aksamlarının üretimi ve satışı pazarı” belirtilmiştir. Bu
pazarlarda Türkiye’de işlem taraflarından sadece BMC’nin faaliyetleri bulunmakta
ancak her iki pazar içinde pazar payı %(…..) altında kalmaktadır. Yukarıda yer verilen
açıklamalar ışığında, bildirim konusu ortak girişim işleminin tanımlanabilecek alternatif
pazarlarda rekabeti bozucu bir etkiye sebep olmayacağı görülmekte, bu sebeple “İlgili
Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz”un 20. paragrafı da dikkate alınarak pazar
tanımı yapılmasına gerek bulunmadığı değerlendirilmektedir.
(16) Başvuruda, Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM) internet adresinden edinilen bilgiler
ışığında kara savunma araçları sektöründe faaliyet gösteren Makine Kimya Endüstrisi
Kurumu (MKEK) ve Aselsan Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (ASELSAN) olmak üzere
kamu kurumu niteliğini haiz iki, bu niteliği haiz olmayan (BMC dışında) beş (Otokar
Otomotiv ve Savunma Sanayi A.Ş., Hema Defense Endüstrisi A.Ş., Nurol Makine ve
Sanayi A.Ş., FNSS Savunma Sistemleri A.Ş., MTU Motor Türbin Sanayi ve Ticaret A.Ş.)
rakip şirketin olduğu ifade edilmiştir.
(17) Ayrıca pazarın koşulları dikkate alındığında savunma sanayi ürünlerinin tek alıcısının
Milli Savunma Bakanlığı, kısmen de İçişleri Bakanlığı olduğu görülmektedir. Milli
Savunma Bakanlığının ihtiyaç ve talepleri yıldan yıla farklılık gösterebilmekte ve güncel
ekonomik ve siyasi gelişmelere göre değişiklik göstermektedir. İlgili ürünlerin tedariki
16-28/481-215
4/4
bakanlık tarafından yapılan ihale ile gerçekleşmektedir. Herhangi bir ürünle ilgili ihaleyi
kazanan bir firma anılan ihale ile ilgili tedarikin sürdüğü yıllarda yüksek bir pazar payına
sahip olmakta, ancak sonraki yıllarda pazar payı sıfırlanabilmektedir. Rekabet
Kurulunun 05.05.2005 tarih ve 05-30/379-93 sayılı kararında benimsediği yaklaşımla,
savunma sanayinin tüm bu özelliklerinin ürün pazarında kalıcı pazar gücünün
oluşumunu ve kullanılmasını imkânsız hale getirdiği belirtilmiştir. Anılan kararda,
savunma sanayi sektörüne ilişkin farklı ilgili ürün pazarlarında teşebbüslerin yüksek
pazar paylarına sahip olmalarının genellikle bu sektörün yapısından kaynaklandığı,
yüksek pazar paylarının geçici olduğu ve kesinlikle pazarda yaşanan rekabetin
yoğunluğuna ilişkin bir bilgi vermediği ifade edilmiştir. İhale usulünün uygulandığı
pazarlarda rekabet ihale aşamasında oluşmakta ve daha sonra ihaleyi alan teşebbüs
ihaleyi yapan tarafından denetlenmektedir.
(18) Bu çerçevede işlem sonucunda 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi anlamında hâkim
durum yaratılmasının veya mevcut hâkim durumun güçlendirilmesinin ve böylece
rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmaması nedeniyle işleme izin
verilebileceği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
H. SONUÇ
(19) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, bildirim konusu işlemin 4054
sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 2010/4 sayılı Rekabet
Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ
kapsamında izne tabi olduğuna; işlem sonucunda aynı Kanun maddesinde yasaklanan
nitelikte hakim durum yaratılmasının veya mevcut hakim durumun güçlendirilmesinin ve
böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmaması nedeniyle işleme
izin verilmesine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy