Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-1-337 (Özelleştirme)
Karar Sayısı : 10-78/1645-609
Karar Tarihi : 16.12.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN,
İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY,
Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR.
B. RAPORTÖRLER: Cengiz SOYSAL, Harun ULU, Harun GÜNDÜZ,
Cemal Ökmen YÜCEL, S. Yersu ŞAHİN
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Özelleştirme İdaresi Başkanlığı
Ziya Gökalp Cad. No: 80 06600 Kurtuluş/Ankara
D. TARAFLAR : - İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine 20
İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş. O.G.G.
Cinnah Cad. Kırkpınar Sok. No:9 Çankaya/Ankara
- Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş.
Evren Mah. Gülbahar Cad. 1. Sok. No:2 Kat:2 Güneşli/İstanbul
- Eti Gümüş A.Ş.-Söğütsen Ser. San. İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş.
O.G.G.
T. Güneş Bul. 15. Cad. No:571 Çankaya/Ankara
- Park Holding A.Ş.
Hacı Hesna Hatun Mah. Paşalimanı Cad. No:41
Üsküdar/İstanbul 30
- Enerjisa Elektrik Dağıtım A.Ş.
Sabancı Center 4. Levent/İstanbul
- IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Konur Sok. No:58 06640 Kızılay/Ankara
- KCETAŞ-AYEN-REL-PETCO O.G.G.
Seyitgazi Mah. Nuhnaci Yazgan Cad. No:32 Melikgazi/Kayseri
- Karavil Day. Tük. Mal. İnş. Otom. Pet. Ürün. Paz. San. ve Tic.
Ltd. Şti.-Ceylan İnşaat ve Ticaret A.Ş. O.G.G.
Şanlıurfa Yolu 15. Km. Pirinçlik Karşısı İstikbal Bellona Bölge
Binası/Diyarbakır 40
Cinnah Cad. Kuloğlu Sok. No:19/1 Çankaya/Ankara
- Çalık Enerji ve Sanayi Ticaret A.Ş.
Yaşam Cad. No:7 Akplaza Kat:10 06520 Söğütözü/Ankara
- İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine
İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş.-Rosse Enerji İnşaat A.Ş. O.G.G.
Cinnah Cad. Kırkpınar Sok. No:9 Çankaya/Ankara
E. DOSYA KONUSU: Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.,
Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin blok satış
yöntemiyle özelleştirilmesi işlemine izin verilmesi talebi. 50
10-78/1645-609
2
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 13.8.2010 tarih ve 6410, 6411, 6412, 6413
sayılı yazılarla giren ve eksiklikleri en son 6.12.2010 tarihi itibarıyla tamamlanan
bildirimler üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 7. maddesi ile
1998/4 sayılı Özelleştirme Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin
Rekabet Kurumuna Yapılacak Ön Bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek
Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ’in ilgili hükümleri çerçevesinde düzenlenen 6.12.2010
tarih ve 2010-1-335/ÖN-10-184.CS, 2010-1-336/ÖN-10-184.CS, 2010-1-337/ÖN-10-
184.CS, 2010-1-338/ÖN-10-184.CS sayılı Özelleştirme Nihai İnceleme Raporları,
10.12.2010 tarih ve REK.0.05.00.00-120/437-440 sayılı Başkanlık Önergeleri ile 10-78 60
sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporlarda, bildirim konusu işlemlere ilişkin
olarak;
- Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş., Trakya Elektrik Dağıtım
A.Ş. ve Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin her birinin %100 oranındaki hissesinin blok
olarak devredilmesi işlemlerinin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun
ve 1998/4 sayılı Tebliğ kapsamında izne tabi olduğu,
- MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş. hissedarlarından Mehmet
Kazancı, Esin Kazancı, Begüm Kazancı ve Mustafa Kurnaz’ın Kazancı Holding A.Ş. 70
ve dolayısıyla Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş. ile aynı ekonomik bütünlük içinde
olduğu, bu nedenle adı geçen gerçek ve tüzel kişilerin 4054 sayılı Kanun
kapsamında tek bir teşebbüs olarak kabul edildiği,
- Mevcut haliyle İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine İthalat
Pazarlama ve Ticaret A.Ş. O.G.G. ve İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-
MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş.-Rosse Enerji İnşaat A.Ş.
O.G.G.’nin yapısının 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğu ve bu
yapıya Kanun’un 5. maddesi uyarınca muafiyet verilemeyeceği,
- İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve
Ticaret A.Ş. O.G.G. ve İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine 80
İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş.-Rosse Enerji İnşaat A.Ş. O.G.G.’nin;
- MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş. hissedarlarından Mehmet
Kazancı, Esin Kazancı, Begüm Kazancı ve Mustafa Kurnaz’ın hissedarlıktan
ayrılmaları, teklif sahibi ortak girişim gruplarıyla ilişkilerini kesmeleri ve bu
durumun gerekçeli kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 3 ay içinde
Rekabet Kurumuna tevsik edilmesi koşuluyla Kanun’un 4. maddesi
kapsamında sayılmayacağı; ortaya çıkacak bu yeni yapı ile gerçekleştirilecek
olan devralma işlemlerinin Kanunun 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ
kapsamında değerlendirileceği, bu durumda;
- İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine İthalat 90
Pazarlama ve Ticaret A.Ş. O.G.G.’nin Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.’yi
ve Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.’yi,
- İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine İthalat
Pazarlama ve Ticaret A.Ş.-Rosse Enerji İnşaat A.Ş. O.G.G.’nin Dicle
Elektrik Dağıtım A.Ş.’yi ve
- Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş.’nin Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.
ve Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş.’yi
devralması işlemlerinin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı
Tebliğ hükümleri uyarınca bir hakim durum yaratan veya mevcut hakim
durumu güçlendiren ve böylece ilgili pazarlarda rekabetin önemli ölçüde 100
10-78/1645-609
3
azaltılması sonucunu doğuran bir işlem olmadığı, dolayısıyla bu işlemlere izin
verilmesi gerektiği ya da
- İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine İthalat Pazarlama
ve Ticaret A.Ş. O.G.G. ve İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA
Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş.-Rosse Enerji İnşaat A.Ş.
O.G.G.’nin, 1997/1 sayılı Tebliğ’de yer alan birleşme/devralma sayılan ortak
girişimlere ilişkin tanıma uygun olarak ve Kazancı Holding A.Ş. ile rekabetin
kısıtlanması etkisi doğurmayacak şekilde yeniden yapılandırılması halinde
Kanun’un 4. maddesi kapsamında sayılmayacağı; ortaya çıkacak bu yeni
yapı ile gerçekleştirilecek olan devralma işlemlerinin Kanunun 7. maddesi ve 110
1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirileceği, bu durumda;
- İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine İthalat
Pazarlama ve Ticaret A.Ş.-Rosse Enerji İnşaat A.Ş. O.G.G.’nin Dicle
Elektrik Dağıtım A.Ş.’yi devralması ve Aksa Elektrik Perakende Satış
A.Ş.’nin Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş.’yi devralması işlemlerinin 4054
sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca
bir hâkim durum yaratan veya mevcut hâkim durumu güçlendiren ve
böylece ilgili pazarlarda rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu
doğuran bir işlem olmadığı, dolayısıyla bu işlemlere izin verilmesi
gerektiği, 120
- Bununla birlikte; İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA
Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş. O.G.G.’nin veya Aksa
Elektrik Perakende Satış A.Ş.’nin Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. ve
Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin her ikisini de devralması işlemine,
Kazancı Holding A.Ş. bakımından bir hâkim durum yaratan ve böylece
ilgili pazarlarda rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu
doğurması nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 1997/1
sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca izin verilemeyeceği; öte yandan
Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.’den
sadece birinin taraflarca devralınması halinde 4054 sayılı Kanun’un 7. 130
maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca izin verilebileceği,
- Eti Gümüş A.Ş.-Söğütsen Ser. San. İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş. O.G.G.’nin Trakya
Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’yi devralmasının 4054 sayılı
Kanun’un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca bir hakim durum
yaratan veya mevcut hâkim durumu güçlendiren ve böylece ilgili pazarlarda
rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran bir işlem olmadığı,
dolayısıyla bu işlemlere izin verilmesi gerektiği, bununla birlikte Eti Gümüş A.Ş.-
Söğütsen Ser. San. İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş. O.G.G.’nin;
- Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin her ikisini
de devralmasının bir hâkim durum yaratan ve böylece ilgili pazarlarda 140
rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran bir işlem olması
nedeniyle işleme 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ
hükümleri uyarınca izin verilemeyeceği,
- Eti Gümüş A.Ş.-Söğütsen Ser. San. İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş. O.G.G.’nin
Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.’den sadece
birini devralması durumunda ise işlemin hâkim durum yaratan ve böylece ilgili
pazarlarda rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran bir işlem
olmaması nedeniyle işleme 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı
Tebliğ hükümleri uyarınca izin verilebileceği,
150
10-78/1645-609
4
- Diğer teklif sahiplerinden;
- Park Holding A.Ş.’nin Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.’yi,
- Enerjisa Elektrik Dağıtım A.Ş.’nın Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.’yi,
- IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin ya da KCETAŞ-AYEN-REL-PETCO
O.G.G.’nin Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş.’yi,
- Karavil Day. Tük. Mal. İnş. Otom. Pet. Ürün. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.-
Ceylan İnşaat ve Ticaret A.Ş. O.G.G. ya da Çalık Enerji ve Sanayi Ticaret
A.Ş.’nin Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’yi
devralması işlemlerine, hâkim durum yaratan ve böylece ilgili pazarlarda rekabetin
önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran bir işlem olmaması nedeniyle 4054 sayılı 160
Kanun’un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca izin verilebileceği
görüşü yer almaktadır.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan bildirim kapsamında devre konu
dağıtım şirketlerinin %100 oranındaki hissesinin blok satış yöntemiyle özelleştirilmesi
amacıyla açılan ihalede ÖYK’ya sunulmasına karar verilen teklif sahiplerine aşağıda
sırasıyla yer verilmektedir:
- Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye ilişkin teklif sahipleri,
- İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine İthalat Pazarlama 170
ve Ticaret A.Ş. O.G.G.,
- Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş.,
- Eti Gümüş A.Ş.-Söğütsen Ser. San. İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş. O.G.G. veya
- Park Holding A.Ş.
- Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye ilişkin teklif sahipleri,
- İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine İthalat Pazarlama
ve Ticaret A.Ş. O.G.G.,
- Eti Gümüş A.Ş.-Söğütsen Ser. San. İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş. O.G.G. veya
- Enerjisa Elektrik Dağıtım A.Ş.
- Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye ilişkin teklif sahipleri, 180
- Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş.,
- Eti Gümüş A.Ş.-Söğütsen Ser. San. İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş. O.G.G.,
- IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. veya
- KCETAŞ-AYEN-REL-PETCO O.G.G.
- Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye ilişkin teklif sahipleri,
- Karavil Day. Tük. Mal. İnş. Otom. Pet. Ürün. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.-
Ceylan İnşaat ve Ticaret A.Ş. O.G.G.,
- Çalık Enerji ve Sanayi Ticaret A.Ş.,
- Eti Gümüş A.Ş.-Söğütsen Ser. San. İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş. O.G.G. veya
- İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine İthalat Pazarlama 190
ve Ticaret A.Ş.-Rosse Enerji İnşaat A.Ş. O.G.G.
H.1. Taraflar
H.1.1. Devredilenler
H.1.1.1. Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. (BOĞAZİÇİ)
BOĞAZİÇİ’nin 2009 yılı cirosu (……….) TL, 2009 yılı elektrik satışı (……….) GWh
olarak gerçekleşmiştir. Buna ek olarak BOĞAZİÇİ’nin, 21 adet dağıtım bölgesi içindeki
alım-satım, kayıp-kaçak ve paylarına ilişkin durumu aşağıdadır:
10-78/1645-609
5
Tablo 1: BOĞAZİÇİ’ye Ait Alım-Satım ve Kayıp Kaçaklara İlişkin Veri (2008-2009)
Yıl
Alınan
Elektrik
(GWh)
Satılan
Elektrik
(GWh)
Kayıp ve
Kaçak (GWh)
Kayıp ve Kaçak
Oranı (%)
Alınan
Elektrikteki
Pay (%)
Satılan
Elektrikteki
Pay (%)
2008 21.282 18.948 2.334 11,0% 13,36 13,87
2009 20.410 18.435 1.975 9,7% 12,72 13,61
200
H.1.1.2. Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. (GEDİZ)
GEDİZ‘in 2009 yılı cirosu (……….) TL olup, 2009 yılı elektrik satışı (……….) GWh
olarak gerçekleşmiştir. Buna ek olarak GEDİZ’in, 21 adet dağıtım bölgesi içindeki alım-
satım, kayıp-kaçak ve paylarına ilişkin durumu aşağıdadır:
Tablo 2: GEDİZ’ye Ait Alım-Satım ve Kayıp Kaçaklara İlişkin Veri (2008-2009)
Yıl
Alınan
Elektrik
(GWh)
Satılan
Elektrik
(GWh)
Kayıp ve
Kaçak (GWh)
Kayıp ve Kaçak
Oranı (%)
Alınan
Elektrikteki
Pay (%)
Satılan
Elektrikteki
Pay (%)
2008 14.797 13.862 935 6,3 9,29 10,15
2009 13.468 12.436 1.032 7,7 8,39 9,18
H.1.1.3. Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. (TRAKYA)
TRAKYA’nın 2009 yılı cirosu (……….) TL olup, 2009 yılı elektrik satışı (……….) GWh
olarak gerçekleşmiştir. Buna ek olarak TRAKYA’nın, 21 adet dağıtım bölgesi içindeki
alım-satım, kayıp-kaçak ve paylarına ilişkin durumu aşağıdadır: 210
Tablo 3: TRAKYA’ya Ait Alım-Satım ve Kayıp Kaçaklara İlişkin Veri (2008-2009)
Yıl
Alınan
Elektrik
(GWh)
Satılan
Elektrik
(GWh)
Kayıp ve
Kaçak (GWh)
Kayıp ve Kaçak
Oranı (%)
Alınan
Elektrikteki
Pay (%)
Satılan
Elektrikteki
Pay (%)
2008 5.886 5.473 413 7,0% 3,70% 4,01%
2009 6.177 5.781 396 6,4% 3,85% 4,27%
H.1.1.4. Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. (DİCLE)
DİCLE’nin 2009 yılı cirosu (……….) TL olup, 2009 yılı elektrik satışı (……….) GWh
olarak gerçekleşmiştir. Buna ek olarak DİCLE’nin, 21 adet dağıtım bölgesi içindeki
alım-satım, kayıp-kaçak ve paylarına ilişkin durumu aşağıdadır:
Tablo 4: DİCLE’ye Ait Alım-Satım ve Kayıp Kaçaklara İlişkin Veri (2008-2009)
Yıl
Alınan
Elektrik
(GWh)
Satılan
Elektrik
(GWh)
Kayıp ve
Kaçak (GWh)
Kayıp ve Kaçak
Oranı (%)
Alınan
Elektrikteki
Pay (%)
Satılan
Elektrikteki
Pay (%)
2008 14.576 5.214 9.362 64,2% 9,15 3,82
2009 15.529 4.191 11.338 73,0% 9,68 3,09
H.1.2. Teklif Sahipleri 220
H.1.2.1. İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine İthalat
Pazarlama ve Ticaret A.Ş. O.G.G. (İşKaya-MMEKA)
İşKaya-MMEKA’nın planlanan hissedarlık yapısına aşağıdaki tabloda yer verilmektedir:
Tablo 5: İşKaya-MMEKA Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
MMEKA (….)
İşKaya (….)
TOPLAM 100,0
10-78/1645-609
6
H.1.2.1.1. İşKaya
1989 yılında Diyarbakır’da kurulmuş bulunan İşKaya, telekom şebekesi, sulama ve içme 230
suyu altyapısı ve enerji nakil hatları tesisi faaliyeti göstermektedir. İşKaya’nın hissedarlık
yapısı ile yönetim kurulu üye listesine aşağıdaki tablolarda yer verilmektedir:
Tablo 6: İşKaya’nın Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Yusuf KAYA (….)
Salih KAYA (….)
TOPLAM 100
Tablo 7: İşKaya’nın Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı
Yusuf KAYA
Salih KAYA
İşKaya’da %(….) hissesi bulunan Yusuf KAYA, Kayasu Elektrik Üretimi Enerji İnşaat
A.Ş.’nin de %(….) hissesine sahiptir. İşKaya hissedarlarının ve şirket müdürü Mehmet
Akif KÖSE’nin, elektrik ve doğal gaz piyasalarında faaliyet gösteren başka bir şirkette 240
hissedarlığı veya yönetim kurulu üyeliği bulunmamaktadır.
H.1.2.1.2. MMEKA
MMEKA, 8.7.2010 tarihinde kurulmuş olup, henüz faaliyeti ve dolayısıyla cirosu
bulunmamaktadır. Şirket müdürü Mehmet Akif KÖSE olan MMEKA’nın hissedarlık
yapısı ile yönetim kurulu üye listesine aşağıdaki tablolarda yer verilmektedir:
Tablo 8: MMEKA’nın Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Stargate Gayrimenkul Yatırım İth. İhr. ve Tic. A.Ş. (….)
Mehmet KAZANCI (….)
Esin KAZANCI (….)
Begüm KAZANCI (….)
Mustafa KURNAZ (….)
TOPLAM 100,000
Tablo 9: MMEKA’nın Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Mehmet KAZANCI Yönetim Kurulu Başkanı
İbrahim Alpay DEMİRTAŞ Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
İsmail Sefa İNANÇ Yönetim Kurulu Üyesi
Feza KARAGÖZ Yönetim Kurulu Üyesi
Esin KAZANCI Yönetim Kurulu Üyesi
Begüm KAZANCI Yönetim Kurulu Üyesi
6 üyeden oluşan MMEKA yönetim kurulunun üç üyesi Stargate Gayrimenkul Yatırım İth. 250
İhr. ve Tic. A.Ş.’yi (Stargate) temsil etmekte, kalan üç üye ise Mehmet KAZANCI ve
ailesinden oluşmaktadır. Toplantı yeter sayısı 5 üye olduğundan, kararlar ise oybirliğiyle
alındığından, MMEKA’nın, Mehmet Emin KARAMEHMET’in kontrol ettiği Stargate ile
Mehmet KAZANCI’nın ortak kontrolünde olduğu değerlendirilmektedir.
MMEKA hissedarı ve yönetim kurulu başkanı Mehmet KAZANCI’nın, diğer teklif
sahiplerinden Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş.’de %(….) hissesi, AKSA’yı kontrol
eden Kazancı Holding A.Ş.’de %(….) hissesi ve yönetim kurulu üyeliği bulunmaktadır.
Mehmet KAZANCI’nın, Kazancı Grubu’nda yer alan çok sayıda şirkette doğrudan ve
Kazancı Holding A.Ş.’deki hissedarlığı nedeniyle dolaylı olarak hissedarlığı
bulunmaktadır. Mehmet KAZANCI’nın doğrudan hissedar olduğu Kazancı Grubu 260
şirketlerinin listesine aşağıdaki tabloda yer verilmektedir:
10-78/1645-609
7
Tablo 10: Mehmet Kazancı’nın Doğrudan Hissedarı Olduğu Kazancı Grubu Şirketleri
Şirket Adı
1 Kazancı Holding A.Ş.
2 Aksa Enerji Üretim A.Ş.
3 Aksa Elektrik Toptan Satış Anonim Şirketi
4 Aksa Elektrik Perakende Satış Anonim Şirketi
5 Kapıdağ Rüzgar Enerjisi Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.
6 Rasa Radyatör Sanayi Anonim Şirketi
7 Aksa Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
8 Aksa Doğal Gaz Toptan Satış Anonim Şirketi
9 Balıkesir Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
10 Düzce Ereğli Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
11 Bilecik Bolu Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
12 Manisa Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
13 Çanakkale Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
14 Karadeniz Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
15 Ordu Giresun Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
16 Van Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
17 Aksa Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
18 Malatya Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
19 Aksa CNG Sıkıştırılmış Doğal Gaz İletim Dağıtım ve Satış A.Ş.
Değerlendirme bölümünde ayrıntılı bir şekilde yer almakla birlikte MMEKA hissedarı
olan Mehmet KAZANCI ve diğer gerçek kişilerin, Kazancı Holding ile aynı ekonomik
bütünlük içinde yer aldığı kabul edilmektedir.
MMEKA’nin %(….) hissesine sahip bulunan Stargate’in hissedarlık yapısı ile yönetim
kurulu üye listesine aşağıdaki tablolarda yer verilmektedir:
Tablo 11: Stargate’in Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Karamko İmalat Ziraat Endüstri ve Ticaret A.Ş. (….)
İbrahim Alpay DEMİRTAŞ (….)
Hikmet Yasemin ÇETİNALP (….)
Fahri EREN (….)
Osman KIZAK (….)
Serap GÖRKEM (….)
TOPLAM 100,00
Tablo 12: Stargate’in Yönetim Kurulu Üyeleri 270
Adı-Soyadı Görevi
Hikmet Yasemin Çetinalp Yönetim Kurulu Başkanı
İbrahim Alpay Demirtaş Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Fahri Eren Yönetim Kurulu Üyesi
Stargate hissedarı Karamko İmalat Ziraat Endüstri ve Ticaret A.Ş.’nin (Karamko)
hissedarlık yapısı ile yönetim kurulu üye listesine aşağıdaki tablolarda yer verilmektedir:
Tablo 13: Karamko’nun Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Buselten Finance S.A. (….)
Mehmet Emin KARAMEHMET (….)
Ali Samsa KARAMEHMET (….)
Emine Nil KARAMEHMET (….)
Sıdıka Neslihan YILMAZ (….)
Selin KOCATOPÇU YÜKSEL (….)
Mustafa BÜRÜN (….)
Semra GÖKALP (….)
Sınai ve Mali Yatırım Holding A.Ş. (….)
Genel Denizcilik Nakliyat A.Ş. (….)
Endüstri Holding A.Ş. (….)
TOPLAM 100,000000000
10-78/1645-609
8
Tablo 14: Karamko’nun Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Ali Samsa KARAMEHMET Yönetim Kurulu Başkanı
Mehmet Emin KARAMEHMET Yönetim Kurulu Başkan Vekili
Semra GÖKALP Yönetim Kurulu Üyesi
Karamko’nun en büyük hissedarı konumundaki Buselten Financa S.A. (Buselten)
hisselerinin tamamı Mehmet Emin KARAMEHMET’e aittir. Yönetim kurulu üyeleri Luis
DAVIS, Silvia CLARKE ve Pamela HALL olan Buselten’in faaliyet alanı, sermaye
yatırımlarıdır.
280
H.1.2.2. Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş. (AKSA)
2009 yılında herhangi bir cirosu bulunmayan AKSA’nın hissedarlık yapısı ile yönetim
kurulu listesine aşağıdaki tablolarda yer verilmektedir:
Tablo 15: AKSA’nın Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Kazancı Holding A.Ş.
(….)
Ali Metin KAZANCI (….)
Necati BAYKAL (….)
Mehmet KAZANCI (….)
Ş. Cemil KAZANCI (….)
TOPLAM 100,0
Tablo 16: AKSA’nın Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Şaban Cemil KAZANCI Yönetim Kurulu Başkanı
Sedat SİVEREK Yönetim Kurulu Başkan Vekili
A. Serdar NİŞLİ Yönetim Kurulu Üyesi
Kazancı Holding’in hissedarlık yapısı ile yönetim ve denetim kurulu üye listesine 290
aşağıdaki tablolarda yer verilmektedir:
Tablo 17: Kazancı Holding’in Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Ali Metin KAZANCI (….)
Gönül KAZANCI (….)
Mehmet KAZANCI (….)
Ş. Cemil KAZANCI (….)
Necati BAYKAL (….)
Tülay BAYKAL (….)
TOPLAM 100
Tablo 18: Kazancı Holding’in Yönetim ve Denetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Ali Metin KAZANCI Yönetim Kurulu Üyesi
Mehmet KAZANCI Yönetim Kurulu Üyesi
Şaban Cemil KAZANCI Yönetim Kurulu Üyesi
Tülay BAYKAL Yönetim Kurulu Üyesi
Çetin YALÇIN Denetim Kurulu Üyesi
Yukarıda aktarılan hissedarlık yapıları ve Bildirim Formu’ndaki ifadelerden AKSA’nın,
Kazancı ailesinin hissedarı olduğu Kazancı Holding A.Ş. (Kazancı Holding) tarafından
kontrol edildiği anlaşılmaktadır. Kazancı Holding’in 2009 yılına ait cirosu ise (……….)
TL’dir. 300
10-78/1645-609
9
Kazancı Holding’te %(….) hissesi ve yönetim kurulu üyeliği bulunan; aynı zamanda
Kazancı Holding şirketlerinden Aksa Enerji Üretim A.Ş.’de %(….), Rasa Radyatör San.
A.Ş.’de %(….) doğrudan hissesi bulunan Mehmet KAZANCI, Boğaziçi Elektrik Dağıtım
A.Ş., Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin özelleştirilmesi
ihalelerinde teklif sahibi olan MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş.’nin
%(….) oranında hissedarı ve yönetim kurulu başkanıdır.
Dosya kapsamında değerlendirilmek üzere, Kazancı Holding’in faaliyetleri elektrik ile
doğal gaz pazarlarında ayrı ayrı incelenmiştir.
Elektrik 310
AKSA, elektrik dağıtım ve perakende pazarında faaliyet göstermek üzere,
BOĞAZİÇİ’nden önce, Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. (ÇORUH), Fırat Elektrik Dağıtım
A.Ş. (FIRAT) ve Vangölü Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin (VANGÖLÜ) özelleştirilmesi
ihalelerinde en yüksek teklifi vermiştir. ÇORUH’un AKSA’ya devir süreci tamamlanmış
olmakla birlikte, FIRAT ve VANGÖLÜ’nün devir süreci devam etmektedir.
AKSA’yı kontrol eden Kazancı Holding bünyesinde, elektrik enerjisi üretimi pazarında da
faaliyet gösteren şirketler bulunmaktadır. Kazancı Holding tarafından kontrol edilen
Aksa Enerji Üretim A.Ş.; Fatih BÜYÜKTOPÇU’nun kontrolündeki Koni İnşaat Sanayi
A.Ş.’nin (Koni İnşaat) kontrol ettiği Rasa Enerji Üretim A.Ş. ile İdil İki Enerji Sanayi ve
Ticaret A.Ş.’deki Koni İnşaat hisselerini devralmak üzere 12.3.2010 tarih ve 2184 sayılı 320
yazı ile Kurumumuza bildirimde bulunmuş, söz konusu işleme Kurul’un 31.3.2010 tarihli
kararı ile izin verilmiştir. Bahsedilen devralma işlemleri sonrasında Kazancı Holding’in
elektrik üretim pazarında faaliyet gösteren grup şirketleri ile bu şirketlerin kurulu güç,
üretim miktarı ve cirolarına ilişkin bilgiye aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 19: Kazancı Holding’in Elektrik Üretim Faaliyetleri (2009)
Grup Şirketi
Kurulu
Güç
(MW)
Satılan Elektrik (MWh) Ciro (TL)
Aksa Enerji Üretim A.Ş. (……….) (……….) (……….)
Rasa Radyatör Üretim A.Ş. (……….) (……….) (……….)
Deniz Elektrik Üretim Ltd. Şti. (……….) (……….) (……….)
Baki Elektrik Üretim Ltd. Şti. (……….) (……….) (……….)
Rasa Enerji Üretim A.Ş. (……….) (……….) (……….)
İdil İki Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş. (……….) (……….) (……….)
TOPLAM (……….) (……….) (……….)
Yukarıda yer verilen bilgiler göz önüne alındığında AKSA’nın ve AKSA’yı kontrol eden
Kazancı Holding’in elektrik üretim pazarındaki faaliyetleri ve pazar paylarına ilişkin özet
tablo aşağıdadır:
Tablo 20: Kazancı Holding’in Elektrik Üretim Faaliyetleri ve Türkiye’deki Pazar Payları (2009)
Satılan
Elektrik
(MWh)
Kurulu Güç
(MW)
Türkiye
Tüketim Miktarı
(MWh)
Türkiye
Kurulu
Gücü
(MW)
Üretim
Pazar Payı
(%)
Kurulu
Güç Pazar
Payı (%)
Kazancı
Holding (……….) (……….) 194.079.100 44.761,203 (……….) (……….)
330
Bunun yanında, Kazancı Holding’in yapım veya lisans aşamasında olan ve toplam
(……….) MW kurulu güce sahip olması planlanan elektrik üretim yatırımı bulunmaktadır.
Doğal Gaz
EPDK tarafından gerçekleştirilen doğal gaz dağıtım ihaleleri sürecinde çeşitli bölgelerde
lisans sahibi olan Kazancı Holding, hisselerinin çoğunluğu Fatih BÜYÜKTOPÇU’ya ait
olan Anadolu Doğalgaz Dağıtım A.Ş. (ANADOLU DOĞAL GAZ) ve aynı grup içerisinde
10-78/1645-609
10
yer alan bir dizi doğal gaz dağıtım şirketini devralmak üzere Kurum’a başvuruda
bulunmuş ve Rekabet Kurulu’nun 18.2.2010 tarih ve 10-18/209-80 sayılı kararı
çerçevesinde söz konusu başvuruya izin verilmiştir. Bu sürecin sonunda Kazancı
Holding’in doğal gaz piyasasında göstermekte olduğu faaliyetler aşağıdaki tabloda yer 340
almaktadır:
Tablo 21: Kazancı Holding’in Doğal Gaz Toptan Satış ve Dağıtım Faaliyetleri
Şirket Dağıtım Bölgesi Ciro (TL)
1 Bilecik Bolu Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. (BEYGAZ)
Bilecik, Bolu, Bozüyük, İnönü, Söğüt,
Pazaryeri, Çukurhisar, Osmaneli,
Vezirhan, Bayırköy
(……….)
2 Manisa Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. Manisa, Turgutlu, Akhisar, Muradiye (……….)
3 Van Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. Van (……….)
4 Balıkesir Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. (BALGAZ) Balıkesir (……….)
5 Düzce Ereğli Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. (DERGAZ)
Ereğli, Düzce, Konuralp, Kaynaşlı, Gülüç,
Alaplı, Beyköy, Cumayeri, Gümüşova (……….)
6 Çanakkale Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. Çanakkale, Biga, Çan, Ezine Bayramiçi, Kepez, Mahmudiye (……….)
7 Ordu Giresun Doğal Gaz Dağıtım A.Ş.
Ordu, Giresun, Çarşamba, Ünye, Fatsa,
Terme (……….)
8 Karadeniz Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. Trabzon, Rize, Akçaabat, Of (……….)
9 Malatya Doğal Gaz Dağıtım A.Ş.
Malatya, Konak, Gündüzbey, Yeşilyurt,
Bostanbaşı, Yakınca, Topsöğüt,
Şahnahan, Dilek, Hatunsuyu,
Hanımçiftliği, Ordüzü, Battalgazi,
Hasırcılar
(……….)
10 Şanlıurfa Doğal Gaz Dağ. Ltd. Şti. Urfa, Siverek, Suruç, Karaköprü, Onbirnisan (……….)
11 Aksa Gaz Dağıtım A.Ş.
Adana, Osmaniye, Mersin, İskenderun,
Sarıseki, Karayılan, Bekbele, Denizciler,
Ceyhan, Payas, Toprakkale, Tarsus,
Azganlık, Nardüzü, Kadirlı, Belen,
Dörtyol, Antakya
(……….)
12 Aksa Doğal Gaz Toptan Satış A.Ş. -- (……….)
13 Afyon Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. Afyonkarahisar, Bolvadin, Çay ve Dinar (……….)
14 Sivas Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. (SİDAŞ) Sivas, Şarkışla, Suşehri ve Cemel (……….)
15 Trakya Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. (TRAKYADAŞ) Çatalca, Muratbey ve Hadımköy (……….)
16 Gemlik Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. (GEMDAŞ) Gemlik ve Umurbey (……….)
17 Bandırma Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. (BADAŞ) Bandırma (……….)
18 Elazığ Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. Elazığ, Yazıkonak, Yurtbaşı ve Hankendi (……….)
19 Tokat Amasya Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. (TAMDAŞ)
Amasya, Tokat, Merzifon, Suluova,
Turhal, Niksar, Erbaa, Zile ve Ziyaret (……….)
20 Mustafa Kemalpaşa Susurluk Karacabey Doğal Gaz Dağıtım A.Ş.
Mustafakemalpaşa, Susurluk, Karacabey,
Ovaazatlı, Yalıntaş ve Tatkavaklı (……….)
21 Gümüşhane Bayburt Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. Gümüşhane ve Bayburt (……….)
22 Anadolu Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. -- (……….)
23 Anadolu Doğal Gaz Toptan Satış A.Ş. -- (……….)
24 Aksa Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. -- (……….)
TOPLAM (……….)
MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş.’nin %(….) oranında hissedarı ve
yönetim kurulu başkanı durumundaki Mehmet KAZANCI’nın, doğal gaz piyasasında
faaliyet gösteren Kazancı Holding şirketlerinden Aksa Doğal Gaz Dağıtım A.Ş., Aksa
Doğal Gaz Toptan Satış A.Ş., Düzce Ereğli Doğal Gaz Dağıtım A.Ş., Manisa Doğal Gaz
10-78/1645-609
11
Dağıtım A.Ş., Van Doğal Gaz Dağıtım A.Ş., Çanakkale Doğal Gaz Dağıtım A.Ş., Aksa
Gaz Dağıtım A.Ş., Ordu Giresun Doğal Gaz Dağıtım A.Ş., Balıkesir Doğal Gaz Dağıtım
A.Ş., Karadeniz Doğal Gaz Dağıtım A.Ş., Bilecik Bolu Doğal Gaz Dağıtım A.Ş., Malatya
Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. ile Aksa CNG Sıkıştırılmış Doğal Gaz İletim Dağıtım ve Satış 350
A.Ş.’de de hissedarlığı bulunmaktadır.
H.1.2.3. Eti Gümüş A.Ş.-Söğütsen Ser. San. İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş. O.G.G. (ETİ
GÜMÜŞ-SÖĞÜTSEN)
ETİ GÜMÜŞ-SÖĞÜTSEN’in hissedarlık yapısına aşağıdaki tabloda yer verilmektedir:
Tablo 22: ETİ GÜMÜŞ-SÖĞÜTSEN’in Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Eti Gümüş (….)
Söğütsen (….)
TOPLAM 100
Eti Gümüş’ün de içinde yer aldığı grup esas itibariyle; seramik üretimi, bakır, kurşun,
çinko ve krom madenlerini arama ve işletme alanlarında faaliyet göstermektedir. 2009
yılı cirosu (……….) TL olan Eti Gümüş’ün hissedarlık yapısı ile yönetim kurulu üyelerine
aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 23: Eti Gümüş’ün Hissedarlık Yapısı 360
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Yıldızlar SSS Holding A.Ş. (….)
Sebahattin YILDIZ (….)
Vahip YILDIZ (….)
Sinan YILDIZ (….)
Cihan YILDIZ (….)
Hilal YILDIZ (….)
Musa YILDIZ (….)
Bahar YILDIZ (….)
TOPLAM 100,00
Tablo 24: Eti Gümüş’ün Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Sebahattin Yıldız Yönetim Kurulu Başkanı
Vahip Yıldız Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Sinan Yıldız Yönetim Kurulu Üyesi
2009 yılı cirosu (……….) olan Söğütsen’in hissedarlık yapısı ile yönetim kurulu
üyelerine aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 25: Söğütsen’in Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Yıldızlar SSS Holding A.Ş. (….)
Sebahattin YILDIZ (….)
Vahip YILDIZ (….)
Sinan YILDIZ (….)
Cihan YILDIZ (….)
Hilal YILDIZ (….)
Musa YILDIZ (….)
Bahar YILDIZ (….)
TOPLAM 100
Tablo 26: Söğütsen’in Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Sebahattin Yıldız Yönetim Kurulu Başkanı
Vahip Yıldız Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Sinan Yıldız Yönetim Kurulu Üyesi
Eti Gümüş ile Söğütsen’in çoğunluk hissesine sahip olan Yıldızlar SSS Holding A.Ş.’nin
(Yıldızlar Holding) hissedarlık yapısı aşağıdaki gibidir:
10-78/1645-609
12
Tablo 27: Yıldızlar Holding’in Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Sebahattin Yıldız (….)
Vahip Yıldız (….)
Sinan Yıldız (….)
Cihan Yıldız (….)
Musa Yıldız (….)
Hilal Yıldız (….)
Bahar Yıldız (….)
TOPLAM 100
Dosya kapsamındaki bilgilerden, Eti Gümüş ve Eti Gümüş ile aynı grupta yer alan ya da 370
doğrudan veya dolaylı iştirak ilişkisi içinde olan gerçek veya tüzel kişilerin elektrik
üretim, dağıtım veya perakende pazarında herhangi bir faaliyetinin olmadığı
anlaşılmaktadır. Bunun yanında Yıldızlar Holding’in %(….) hissesine sahip olduğu 3 S
Enerji ve Maden Üretimi A.Ş.’nin, EPDK’dan üretim lisansı alınmış ve (……….)
MWm/(……….) MWe kurulu güce sahip olması planlanan elektrik enerjisi üretim yatırımı
bulunmaktadır. Çankırı ilinde kurulacak tesisin yakıt türü linyit kömürü olup, rezerv
miktarı yaklaşık (……….) ton civarındadır.
Eti Gümüş, Söğütsen ve Yıldızlar Holding, Dedeli Elektrik Enerjisi Toptan Ticaret A.Ş.
ile Dedeli Yatırım İnş. Taah. Elek. Dağ. San. Tic. A.Ş.’nin (Dedeli Yatırım) hissedarıdır.
ETİ GÜMÜŞ-SÖĞÜTSEN’in kurduğu Dedeli Yatırım, 31.5.2010 tarihinde, Eskişehir, 380
Afyonkarahisar, Bilecik, Kütahya ve Uşak’ta faaliyet gösteren Osmangazi Elektrik
Dağıtım A.Ş.’yi (OSMANGAZİ) ÖİB’den devralmıştır. Dedeli’nin ve OSMANGAZİ’nin
hissedarlık ve yönetim yapısına aşağıdaki tablolarda yer verilmektedir:
Tablo 28: Dedeli Yatırım’ın Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Yıldızlar SSS Holding A.Ş. (….)
Eti Gümüş (….)
Söğütsen (….)
Sebahattin Yıldız (….)
Sinan Yıldız (….)
TOPLAM 100
Tablo 29: Dedeli Yatırım’ın Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Sebahattin Yıldız Yönetim Kurulu Başkanı
Vahip Yıldız Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Sinan Yıldız Yönetim Kurulu Üyesi
Cihan Yıldız Yönetim Kurulu Üyesi
Hilal Yıldız Yönetim Kurulu Üyesi
Tablo 30: OSMANGAZİ’nin Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Dedeli Yatırım (….)
Sebahattin Yıldız (….)
Vahip Yıldız (….)
Sinan Yıldız (….)
Cihan Yıldız (….)
Hilal Yıldız (….)
Musa Yıldız (….)
TOPLAM 100,00000000
Tablo 31: OSMANGAZİ’nin Yönetim Kurulu Üyeleri 390
Adı-Soyadı Görevi
Sebahattin Yıldız Yönetim Kurulu Başkanı
Vahip Yıldız Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Sinan Yıldız Yönetim Kurulu Üyesi
10-78/1645-609
13
H.1.2.4. Park Holding A.Ş. (PARK)
Bağlı ortaklıkları ve iştirakleri aracılığıyla enerji, madencilik, turizm, havacılık ve ticaret-
hizmet alanlarında faaliyet gösteren PARK’ın 2009 yılı cirosu (……….) TL’dir. PARK’ın
hissedarlık yapısı ile yönetim ve denetim kurulu üyelerine aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 32: Park’ın Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Turgay CİNER (….)
Nedim ŞENER (….)
Orhan YÜKSEL (….)
Ali Coşkun DUYAK (….)
Yusuf AYDIN (….)
TOPLAM 100,000000000
Tablo 33: Park’ın Yönetim ve Denetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Turgay CİNER Yönetim Kurulu Başkanı
Yusuf AYDIN Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Nedim ŞENER Yönetim Kurulu Üyesi
Orhan YÜKSEL Yönetim Kurulu Üyesi
Ali Coşkun DUYAK Yönetim Kurulu Üyesi
Hakkı GÜLTEKİN Denetim Kurulu Üyesi
Elektrik piyasasında faaliyet gösteren ve PARK tarafından kontrol edilen grup şirketleri
ve bu şirketlere ilişkin bilgiler aşağıdaki tabloda gösterilmektedir:
Tablo 34: Elektrik Piyasasında Faaliyet Gösteren ve Park Tarafından Kontrol Edilen Şirketler 400
Faaliyet Durumu
Grup Şirketi Faaliyet Alanı
Santral
Kurulu
Güç
(MW)
2009 Yılı
Elektrik
Üretimi (MWh)
2009 Yılı Ciro
(TL)
Silopi Termik
Santrali
(……….) (……….) (……….)
Silopi Elektrik Üretim
A.Ş. Elektrik üretimi Esenboğa Fuel-
Oil Santrali
(……….) (……….) (……….)
Park Termik Elektrik
Madencilik San. ve Tic.
A.Ş.
Elektrik üretimi Çayırhan Termik Santrali
(……….) (……….) (……….)
Eti Soda Üretim
Pazarlama Nakliyat ve
Elektrik Üretim A.Ş.
Elektrik üretimi Kojenerasyon santrali
(……….) (……….) (……….)
2009 Yılı Elektrik Satışı
(MWh)
2009 Yılı Ciro
(TL) Park Toptan Elektrik Enerjisi Satış San. ve
Tic. A.Ş.
(2009 yılı Aralık
ayından
itibaren) Elektrik
toptan satışı
(……….) (……….)
Tablo 35: Park’ın Elektrik Üretim Faaliyetleri ve Türkiye’deki Pazar Payları (2009)
Satılan
Elektrik
(MWh)
Kurulu Güç
(MW)
Türkiye
Tüketim Miktarı
(MWh)
Türkiye
Kurulu
Gücü
(MW)
Üretim
Pazar Payı
(%)
Kurulu
Güç Pazar
Payı (%)
PARK (……….) (……….) 194.079.100 44.761,203 (……….) (……….)
PARK’ın elektrik satışından kaynaklı cirosu yaklaşık (……….) TL’dir.
H.1.2.5. Enerjisa Elektrik Dağıtım A.Ş. (ENERJİSA)
ENERJİSA, Hacı Ömer Sabancı Holding ve VERBUND International GmbH’nin
(Verbund International) ortak kontrolünde bulunmaktadır. ENERJİSA’nın 2009 yılı cirosu
(……….) TL’dir. ENERJİSA kontrolünde bulunan ve Ankara, Bartın, Çankırı, Karabük,
10-78/1645-609
14
Kastamonu, Kırıkkale, Zonguldak illerinde faaliyet gösteren Başkent Elektrik Dağıtım
A.Ş.’nin (Başkent EDAŞ) 2009 yılı cirosu (……….) TL’dir. 410
ENERJİSA’nın hissedarlık yapısı ile yönetim ve denetim kurulu üyelerine aşağıda yer
verilmektedir:
Tablo 36: ENERJİSA’nın Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. (….)
Verbund International (….)
Temsa Sanayi ve Ticaret A.Ş. (….)
Tursa Sabancı Turizm ve Yatırım İşletmeleri A.Ş. (….)
Exsa Export Sanayi Mamülleri Satış ve Araştırma
A.Ş.
(….)
TOPLAM 100,0000
Tablo 37: ENERJİSA’nın Yönetim ve Denetim Kurulu Üyeleri
ENERJİSA hissedarı Verbund International, Verbund AG’ye bağlı olup, Verbund
International’ın, Birecik Baraj ve Hidroelektrik Santrali Tesis ve İşletme A.Ş.’de,
kendisine kontrol hakkı vermeyen ve dolaylı olarak sahip olduğu %4,3’lük hissesi 420
bulunmaktadır.
ENERJİSA’nın hisse sahibi olduğu tek şirket Başkent EDAŞ olup, Başkent EDAŞ’ın
hissedarlık yapısı ile yönetim ve denetim kurulu üyelerine aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 38: BAŞKENT EDAŞ’ın Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
ENERJİSA (….)
Verbund International (….)
Temsa Sanayi ve Ticaret A.Ş. (….)
Tursa Sabancı Turizm ve Yatırım İşletmeleri A.Ş. (….)
Exsa Export Sanayi Mamülleri Satış ve Araştırma
A.Ş.
(….)
TOPLAM 100,0000000
Tablo 39: BAŞKENT EDAŞ’ın Yönetim ve Denetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Mehmet Selahattin HAKMAN Yönetim Kurulu Üyesi
Bernhard RABERGER Yönetim Kurulu Üyesi
Levent DEMİRAĞ Yönetim Kurulu Üyesi
Gerhard GAMPERL Yönetim Kurulu Üyesi
Ferdinando POZZANI Yönetim Kurulu Üyesi
Ömer İsmail TANRIÖVER Denetim Kurulu Üyesi
Şerafettin KARAKIŞ Denetim Kurulu Üyesi
Başkent EDAŞ’ın 2009 yılı perakende elektrik satışı (……….) GWh, tahmini pazar payı
%(….).
Sabancı Grubu ile Verbund International’ın, ENERJİSA’nın yanı sıra, Enerjisa Enerji
Üretim A.Ş., Enerjisa Elektrik Enerjisi Toptan Satış A.Ş. ve Enerjisa Doğalgaz Toptan 430
Satış A.Ş.’de de ortaklığı bulunmaktadır.
Adı-Soyadı Görevi
Mehmet Selahattin HAKMAN Yönetim Kurulu Başkanı
Bernhard RABERGER Yönetim Kurulu Başkan Vekili
Levent DEMİRAĞ Yönetim Kurulu Üyesi
Kürşat DARBAZ Yönetim Kurulu Üyesi
Ferdinando POZZANİ Yönetim Kurulu Üyesi
Gerhard GAMPERL Yönetim Kurulu Üyesi
Şerafettin KARAKIŞ Denetim Kurulu Üyesi
Ömer İsmail TANRIÖVER Denetim Kurulu Üyesi
10-78/1645-609
15
ENERJİSA’nın elektrik üretim faaliyetlerine ilişkin bilgilere aşağıdaki tablolarda yer
verilmektedir:
Tablo 40: ENERJİSA Yakıt Cinslerine Göre Kurulu Gücü
Üretim Tesisi Yakıt Cinsi
Kapasite
(MW)
Kentsa Doğal gaz (……….)
Adana Doğal gaz (……….)
Çanakkale Doğal gaz (……….)
Mersin Doğal gaz (……….)
Birkapılı Hidroelektrik (……….)
Kızılduz Hidroelektrik (……….)
Sahmallar Hidroelektrik (……….)
Suçati Hidroelektrik (……….)
TOPLAM (……….)
Tablo 41: ENERJİSA Yakıt Cinslerine Göre Elektrik Üretim ve Ciro Miktarları
Yakıt Cinsi Üretim Miktarı
(MWh)
Ciro
(TL)
Doğal gaza dayalı elektrik üretimi (……….) (……….)
Hidroelektriğe dayalı elektrik üretimi (……….) (……….)
TOPLAM (……….) (……….)
Tablo 42: ENERJİSA’nın Elektrik Üretim Faaliyetleri ve Türkiye’deki Pazar Payları (2009)
Satılan
Elektrik
(MWh)
Kurulu Güç
(MW)
Türkiye
Tüketim
Miktarı (MWh)
Türkiye
Kurulu
Gücü
(MW)
Üretim
Pazar Payı
(%)
Kurulu
Güç Pazar
Payı (%)
ENERJİSA (……….) (……….) 194.079.100 44.761,203 (……….) (……….)
ENERJİSA’nın, yukarıdaki tablolarda gösterilen (……….) MW’lık kurulu gücünün yanı
sıra, (……….) MW’lık kısmı lisans başvuru aşamasında olmak üzere, (……….) MW’lık
elektrik üretim yatırımı bulunmaktadır.
H.1.2.6. IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. (İÇTAŞ) 440
1980 yılından bu yana, havalimanı inşası ve modernizasyonu, altyapı sulama projeleri,
liman, yat limanı projeleri, enerji santralleri, demiryolu projeleri, nitelikli bina ve toplu
konut projeleri gibi taahhüt işlerini üstlenen İÇTAŞ’ın 2009 yılı cirosu (……….) TL’dir.
İÇTAŞ’ın hissedarlık yapısı ile yönetim kurulu üyelerine aşağıdaki tablolarda yer
verilmektedir:
Tablo 43: İÇTAŞ’ın Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
İbrahim ÇEÇEN (….)
Murat ÇEÇEN (….)
Fırat ÇEÇEN (….)
Serhat ÇEÇEN (….)
Salih ÇEÇEN (….)
Ruhi ÇEÇEN (….)
Aysel ÇEÇEN BAŞBUĞ (….)
Yıldırım AKDEMİR (….)
TOPLAM 100,000
Tablo 44: İÇTAŞ’ın Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı
Fırat ÇEÇEN
Ruhi YAMANER
Yıldırım AKDEMİR
İÇTAŞ’ın, elektrik piyasasında faaliyet göstermek üzere kurulmuş bulunan ve %(….)
oranında hissedarı olduğu Ören Enerji Elektrik Üretim A.Ş.’nin (Ören Enerji) hissedarlık
yapısı ile yönetim kurulu üye listesine aşağıdaki tablolarda yer verilmektedir: 450
10-78/1645-609
16
Tablo 45: Ören Enerji’nin Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Murat ÇEÇEN (….)
Fırat ÇEÇEN (….)
Serhat ÇEÇEN (….)
Mehmet Salih ÇEÇEN (….)
İÇTAŞ (….)
TOPLAM 100,000000
Tablo 46: Ören Enerji’nin Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı
Fırat ÇEÇEN
Ruhi YAMANER
Yıldırım AKDEMİR
Ören Enerji’nin halihazırda faaliyet gösteren bir elektrik üretim tesisi bulunmamakla
birlikte, (……….) MWm/(……….) MWe kurulu güce sahip olması planlanan Bağıştaş I
HES lisansı bulunmaktadır.
İÇTAŞ hissedarlarının, hissedarı ve/veya yönetim kurulu üyesi olduğu ve elektrik
piyasalarında faaliyet gösteren şirketlerin listesine aşağıdaki tabloda yer verilmektedir: 460
Tablo 47: İÇTAŞ Hissedarlarının Hissedar/Yönetim Kurulu Üyesi Olduğu Elektrik Piyasasında
Faaliyet Gösteren Şirketler
Şirket Tesis
Faaliyet
Durumu
Kurulu
Güç
(MW)
2009 Yılı
Üretim
Miktarı
(MWh)
2009 Yılı
Ciro
(TL)
AES-IC İçtaş Elektrik
Toptan Satış ve Tic. A.Ş. - Faaliyette
(……….) (……….) (……….)
Yukarı
Mercan HES Faaliyette
(……….) (……….) (……….)
Kumköy HES İnşaat aşaması
(……….) (……….) (……….)
Yumrutepe
HES Proje
(……….) (……….) (……….)
Ortaçağ HES Proje (……….) (……….) (……….)
AES-IC İçtaş Enerji Üretim
ve Tic. A.Ş.
Güneyce HES Proje (……….) (……….) (……….)
IC İçtaş Elektrik Üretim
A.Ş.
Girlevik II
HES Faaliyette
(……….) (……….) (……….)
Damlapınar
HES
Faaliyette
(2010)
(……….) (……….) (……….)
İkisu HES Proje (……….) (……….) (……….) Cenay Elektrik Üretim İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
Çileklitepe
HES Proje
(……….) (……….) (……….)
Selen Elektrik Üretim A.Ş. Kepezkaya HES
Faaliyette
(2010)
(……….) (……….) (……….)
Niksar Enerji Üretim Ltd.
Şti. Niksar HES
İnşaat
aşaması
(……….) (……….) (……….)
Sarnıç HES Proje (……….) (……….) (……….) Dağlar Enerji Üretim Ltd.
Şti. Kalecik HES Proje (……….) (……….) (……….)
Üçhanlar HES İnşaat aşaması
(……….) (……….) (……….)
Trabzon Enerji Üretim
A.Ş. Kemerçayır
HES
İnşaat
aşaması
(……….) (……….) (……….)
Üçharmanlar Enerji Üretim
Ltd. Şti.
Üçharmanlar
HES
İnşaat
aşaması
(……….) (……….) (……….)
Kıyı Enerji Elektrik Üretim
A.Ş. Erik HES Proje
(……….) (……….) (……….)
TOPLAM (……….) (……….) (……….)
10-78/1645-609
17
Tablo 48: İÇTAŞ’ın Elektrik Üretim Faaliyetleri ve Türkiye’deki Pazar Payları (2009)
Üretilen
Elektrik
(MWh)
Kurulu Güç
(MW)
Türkiye
Tüketim Miktarı
(MWh)
Türkiye
Kurulu
Gücü
(MW)
Üretim
Pazar Payı
(%)
Kurulu
Güç Pazar
Payı (%)
İÇTAŞ (……….) (……….) 194.079.100 44.761,203 (……….) (……….)
H.1.2.7. KCETAŞ-AYEN-REL-PETCO O.G.G.
ÖİB’nin bildiriminde Kayseri ve Civarı Elektrik T.A.Ş. (KCETAŞ), Ayen Enerji A.Ş.
(AYEN), Risk Engineering Ltd. (REL), Petco Enerji Üretim ve Dağıtım San. ve Tic.
A.Ş.’nin (PETCO) bir ortak girişim grubu olarak dosya konusu ihaleye katıldığı 470
bildirilmektedir. Bildirim formu ekinde sunulan Ortak Girişim Beyannamesi’ne göre söz
konusu ortak girişimin ortaklık yapısı aşağıdaki gibidir:
Tablo 49: KCETAŞ-AYEN-REL-PETCO Ortak Girişim Grubu Ortaklık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
KCETAŞ (….)
AYEN (….)
REL (….)
PETCO (….)
H.1.2.7.1. Kayseri ve Civarı Elektrik T.A.Ş. (KCETAŞ)
2009 yılı cirosu (……….) TL olan KCETAŞ’ın hissedarlık yapısı ile yönetim kurulu
üyelerine aşağıda yer verilmektedir:
480
Tablo 50: KCETAŞ’ın Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Kayseri B. Şehir Belediyesi (….)
Aktiv Group Holding A.Ş. (….)
ÖİB (….)
Kayseri Ekmekçilik A.Ş. (….)
TES-İŞ Sendikası (….)
TEK Vakfı (….)
Gerçek Kişiler (….)
TOPLAM 100,000
Tablo 51: KCETAŞ’ın Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Mehmet ÖZHASEKİ Yönetim Kurulu Başkanı
Bekir YILDIZ Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Mahmut CABAT Yönetim Kurulu Üyesi
Sema CINGILLIOĞLU Yönetim Kurulu Üyesi
Kerim ERENGÜL Yönetim Kurulu Üyesi
Gürsel AÇIKBAŞ Yönetim Kurulu Üyesi
H. Cahit ÖZDEN Yönetim Kurulu Üyesi
KCETAŞ’ın elektrik dağıtım pazarındaki faaliyetleri aşağıdaki gibidir:
Elektrik Dağıtım Pazarı
Kayseri Bölgesi’nin elektrik dağıtım işletme hakkı 1990 yılında KCETAŞ’a devredilmiştir.
KCETAŞ’ın Kayseri ilindeki elektrik dağıtım hizmetleri açısından %100 pazar payı 490
bulunmakla birlikte Türkiye elektrik pazarında alım-satımındaki payı ve kaçak elektrik
kullanımındaki durumuna aşağıdaki tabloda yer verilmektedir.
10-78/1645-609
18
Tablo 52: KCETAŞ’a ait alım-satım ve kayıp kaçaklara ilişkin veri (2008)
Alınan
Elektrik
(GWh)
Satılan
Elektrik
(GWh)
Kayıp ve
Kaçak (GWh)
Kayıp ve Kaçak
Oranı (%)
Alınan
Elektrikteki
Pay (%)
Satılan
Elektrikteki
Pay (%)
(……….) (……….) (……….) (……….) (……….) (……….)
KCETAŞ’ın, elektrik üretim pazarında faaliyet göstermek üzere kurulan iştirakleri; %(….)
hissesine sahip olduğu Erciyes Enerji Üretim San. ve Tic. A.Ş. ve %(….) hissesine
sahip olduğu Kayseri Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.’dir. AYEN, Kayseri Elektrik
Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin %(….) hissesine sahip olup, söz konusu şirkete ve 500
şirketin faaliyetlerine ilişkin bilgilere aşağıdaki bölümde yer verilecektir.
H.1.2.7.2. Ayen Enerji A.Ş. (AYEN)
2009 yılı cirosu (……….) TL olan AYEN’in hissedarlık yapısı ile yönetim kurulu üyelerine
aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 53: AYEN’in Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Aydıner İnşaat A.Ş. (….)
Mehmet AYDINER (….)
Turgut AYDINER (….)
Fatma Nirvana AYDINER (….)
Ömer Ali AYDINER (….)
Turhan AYDINER (….)
Fahrettin Amir ARMAN (….)
Halka Açık Kısım (….)
TOPLAM 100,00000
Tablo 54: AYEN’in Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Mehmet AYDINER Yönetim Kurulu Başkanı
Turgut AYDINER Yönetim Kurulu Üyesi
Ayşe Tuvana AYDINER KIRAÇ Yönetim Kurulu Üyesi
Ömer Ali AYDINER Yönetim Kurulu Üyesi
Fahrettin Amir ARMAN Yönetim Kurulu Üyesi
510
Ayen Enerji A.Ş., 1970 yılında kurulan Aydıner İnşaat A.Ş. tarafından kontrol
edilmektedir. Aydıner İnşaat A.Ş.’nin hissedarlık yapısına aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 55: Aydıner İnşaat A.Ş.’nin Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Mehmet AYDINER (….)
Turgut AYDINER (….)
Turhan AYDINER (….)
Fatma Nirvana AYDINER (….)
Ömer Ali AYDINER (….)
Ayşe Tuvana AYDINER KIRAÇ (….)
TOPLAM 100,00
Yukarıdaki hissedarlık yapılarından AYEN’in, Aydıner İnşaat A.Ş. (Aydıner İnşaat)
tarafından kontrol edildiği anlaşılmaktadır.
Aydıner İnşaat’ın kontrol ettiği grup şirketleri ve AYEN’in grup şirketlerindeki hissedarlık
oranına aşağıda yer verilmektedir: 520
10-78/1645-609
19
Tablo 56: AYEN’in, Aydıner İnşaat Grup Şirketleri’ndeki Hissedarlık Oranı
Şirketler
AYEN’in Hisse Oranı
(%)
Ayen Ostim Enerji Üretim A.Ş. (….)
Kayseri Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş. (….)
Ayen Elektrik Ticaret A.Ş. (….)
KCTAŞ’ın, Aydıner İnşaat’ın (AYEN ile birlikte) toplam yaklaşık %(….) pay ile kontrol
ettiği Kayseri Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.’de %(….) oranında hissesi
bulunmaktadır.
530
Kayseri Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin hissedarlık yapısı ile yönetim kurulu
üyelerine aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 57: Kayseri Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
AYEN (….)
Kayseri ve Civarı Elektrik Ticaret A.Ş. (….)
Kayseri İli İl Özel İdare Müdürlüğü (….)
Kayseri B.Şehir Belediyesi (….)
Erbosan Erciyes Boru San. ve Tic. A.Ş. (….)
Karsu Tekstil San. ve Tic. A.Ş. (….)
Çetinkaya Mensucat Tic. ve San. A.Ş. (….)
Aydıner İnşaat A.Ş. (….)
Saygın Tekstil Tic. ve San. A.Ş. (….)
Yapı-Teknik Mühendislik Müşavirlik Ltd. Şti. (….)
Birlik Mensucat Tic. ve San. A.Ş. (….)
Gündeş İnşaat Malzeme Ltd. Şti. (….)
Gerçek Kişiler (….)
TOPLAM 100,00000
Tablo 58: Kayseri Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Bekir YILDIZ Yönetim Kurulu Başkanı
Fahrettin Amir ARMAN Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Mehmet AYDINER Yönetim Kurulu Üyesi
Turgut AYDINER Yönetim Kurulu Üyesi
Ömer Ali AYDINER Yönetim Kurulu Üyesi
Ayşe Tuvana AYDINER Yönetim Kurulu Üyesi
Mahmut CABAT Yönetim Kurulu Üyesi
Ayen Grubu şirketlerinin, elektrik pazarındaki üretimine ilişkin bilgiye aşağıda yer
verilmektedir:
540
Tablo 59: AYEN Grubuna Ait Elektrik Üretim Yatırımları (2009)
Yatırım Yakıt Tipi Kurulu Güç (MW)
Satılan
Elektrik
(2009, MWh)
AYEN Çamlıca I HES Hidroelektrik (……….) (……….)
Akbük RES Rüzgar (……….) (……….)
Kayseri Elektrik Üretim
Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Yamula Barajı ve HES
Hidroelektrik (……….) (……….)
Ayen Ostim Enerji
Üretim A.Ş.
Ayen Ostim Doğalgaz
Santrali
Doğal gaz (……….) (……….)
TOPLAM (……….) (……….)
10-78/1645-609
20
Yukarıda yer verilen bilgiler göz önüne alındığında AYEN Grubu’nun elektrik üretim
pazarındaki faaliyetleri ve pazar paylarına ilişkin özet tablo aşağıdadır:
Tablo 60: AYEN Grubu’nun Elektrik Üretim Faaliyetleri ve Türkiye’deki Pazar Payları (2009)
Satılan
Elektrik (MWh)
Kurulu
Güç (MW)
Türkiye
Tüketim
Miktarı (MWh)
Türkiye
Kurulu
Gücü
(MW)
Üretim
Pazar Payı
(%)
Kurulu
Güç
Pazar
Payı (%)
AYEN (……….) (……….) 194.079.100 44.761,203 (……….) (……….)
Bunun yanında AYEN’in yapım veya lisans aşamasında olan ya da 2008 yılında
faaliyette olmayan yaklaşık toplam (……….) MW’lık kurulu güce sahip elektrik üretim
yatırımı bulunmaktadır. 550
H.1.2.7.3. Risk Engineering Ltd. (REL)
Enerji üretim tesislerinin inşası faaliyeti yürüten REL’in hissedarlık yapısı ile müdürler
kurulu üyelerine aşağıdaki tabloda yer verilmektedir:
Tablo 61: REL’in Hissedarlık Yapısı
Tablo 62: REL’in Müdürler Kurulu Üyeleri 560
Adı-Soyadı Görevi
Bogomil Lyubomirov Manchev Müdürler Kurulu Başkanı
George Paskov Halev Müdürler Kurulu Üyesi
Marin Kostov Müdürler Kurulu Üyesi
H.1.2.7.4. Petco Enerji Üretim ve Dağıtım San. ve Tic. A.Ş. (PETCO)
Hidroelektrik santralleri, rüzgar ve termik elektrik santralleri, doğal gaz ve petrol boru
hatları ve rafineri inşaatı, doğal gaz ve LNG ticareti, petrol ticareti alanlarında yatırımcı
ve müteahhit olarak faaliyet gösteren; petrol ve doğal gaz arama, üretim ve doğal gaz
ithalat, depolama ve ticareti alanlarında hedef projeleri bulunan PETCO’nun hissedarlık
yapısı ile yönetim kurulu üyelerine aşağıdaki tabloda yer verilmektedir:
Tablo 63: PETCO’nun Hissedarlık Yapısı 570
Tablo 64: PETCO’nun Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
H. Erkan SELAH Yönetim Kurulu Başkanı
Ali TUNGA Yönetim Kurulu Başkan Yrd.
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Bogomil Lyubomirov Manchev (temsilci)
Tsvetanka Kancheva Katsarova
Emiliya Yordanova Markova
(….)
Lyubomirov Yordanova Katsarov (temsilci)
Tsvetanka Kancheva Katsarova
Emiliya Yordanova Markova
(….)
Dora Penkova Boyadzhieva (temsilci)
Boryana Antonova Donçeva
Lora Antonova Boyadzhieva
(….)
TOPLAM 100
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Ali TUNGA (….)
M. Ata CEYLAN (….)
Tuğba DEMİRELLİ (….)
Zeynep KENDİ (….)
Selah Mak. ve Gem. End. T.A.Ş. (….)
TOPLAM 100,0
10-78/1645-609
21
M. Ata CEYLAN Yönetim Kurulu Üyesi
Veysel ÇAKIR Yönetim Kurulu Üyesi
H.1.2.8. Karavil Day. Tük. Mal. İnş. Otom. Pet. Ürün. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.-
Ceylan İnşaat ve Ticaret A.Ş. O.G.G. (Karavil-Ceylan İnşaat O.G.G.)
Karavil-Ceylan İnşaat O.G.G’nin hissedarlık yapısına aşağıdaki tabloda yer
verilmektedir:
580
Tablo 65: Karavil-Ceylan İnşaat O.G.G’nin Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Karavil (….)
Ceylan (….)
TOPLAM 100
H.1.2.8.1. Karavil
2009 yılı cirosu (……….) TL olan Karavil’in hissedarlık yapısı ile müdürlerin listesine
aşağıdaki tabloda yer verilmektedir:
Tablo 66: Karavil’in Hissedarlık Yapısı ve Müdürlerin Listesi
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%) Müdürler Listesi
Abdülkadir KARAVİL (….) Şirket Müdürü
Abdülhalim KARAVİL (….) Şirket Müdürü
Ahmet KARAVİL (….)
TOPLAM 100
Karavil’in ve iştiraklerinin, Karavil’in hissedarlarının veya yönetim kurulu üyelerinin 590
elektrik ve doğal gaz piyasalarında faaliyeti, hissesi veya yönetim kurulu üyeliği
bulunmamaktadır.
H.1.2.8.2. Ceylan İnşaat
2009 yılı cirosu (……….) TL olan Ceylan İnşaat’ın hissedarlık yapısı ile yönetim kurulu
üye listesine aşağıdaki tabloda yer verilmektedir:
Tablo 67: Ceylan İnşaat’ın Hissedarlık Yapısı ve Yönetim Kurulu Listesi
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%) Yönetim Kurulu Üye Listesi
Zeynel CEYLAN (….) Yönetim Kurulu Başkanı
Kamil CEYLAN (….) Yönetim Kurulu Başkan Vekili
Nezir CEYLAN (….) Yönetim Kurulu Üyesi
Rıza CEYLAN (….) Yönetim Kurulu Üyesi
Şahin CEYLAN (….) Yönetim Kurulu Üyesi
TOPLAM 100
600
Ceylan İnşaat’ın ve iştiraklerinin, elektrik ve doğal gaz piyasalarında faaliyeti
bulunmamaktadır. Ceylan İnşaat hissedarlarının ve yönetim kurulu üyelerinin, elektrik
piyasasında faaliyet gösteren Ceykar Elektrik Üretim A.Ş.’de (Ceykar) hissesi
bulunmaktadır. Ceykar’ın hissedarlık yapısı ile yönetim kurulu üye listesine aşağıdaki
tabloda yer verilmektedir:
Tablo 68: Ceykar’ın Hissedarlık Yapısı ve Yönetim Kurulu Listesi
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%) Yönetim Kurulu Üye Listesi
Zeynel CEYLAN (….) Yönetim Kurulu Başkanı
Kamil CEYLAN (….) Yönetim Kurulu Başkan Vekili
Nezir CEYLAN (….) Yönetim Kurulu Üyesi
Rıza CEYLAN (….) Yönetim Kurulu Üyesi
Şahin CEYLAN (….) Yönetim Kurulu Üyesi
10-78/1645-609
22
TOPLAM 100
Ceykar’ın 2009 yılı cirosu (……….) TL olup, elektrik üretim faaliyetine ilişkin bilgiler,
aşağıdaki tabloda özetlenmektedir:
610
Tablo 69: Ceykar’ın Elektrik Üretim Faaliyetleri ve Türkiye’deki Pazar Payları (2009)
Satılan
Elektrik
(MWh)
Kurulu
Güç (MW)
Türkiye
Tüketim
Miktarı (MWh)
Türkiye
Kurulu
Gücü
(MW)
Üretim
Pazar Payı
(%)
Kurulu
Güç
Pazar
Payı (%)
Ceykar (……….) (……….) 194.079.100 44.761,203 (……….) (……….)
H.1.2.9. Çalık Enerji ve Sanayi Ticaret A.Ş. (ÇALIK)
Elektrik enerjisi üretim tesisleri kurmak, elektrik enerjisi üretimi ve ticareti yapmak, doğal
gaz ve petrol üretimi, iletimi, dağıtımı ve ticareti yapmak amacıyla kurulan ÇALIK’ın,
2009 yılı itibariyle konsolide cirosu (……….) TL’dir.
ÇALIK’ın hissedarlık yapısı ile yönetim kurulu üyelerine aşağıdaki tablolarda yer
verilmektedir: 620
Tablo 70: ÇALIK’ın Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Çalık Holding A.Ş. (….)
Gap Güneydoğu Tekstil Sanayi Ticaret A.Ş. (….)
Gap Pazarlama A.Ş. (….)
Gap İnşaat Yatırım Dış Ticaret A.Ş. (….)
Ahmet ÇALIK (….)
Çiğdem ÇALIK (….)
TOPLAM 100,000
Tablo 71: ÇALIK’ın Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı
Ahmet ÇALIK
Abidin SUNGUR
Osman Saim DİNÇ
Çalık Holding A.Ş.’nin (Çalık Holding) hissedarlık yapısına aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 72: Çalık Holding’in Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Ahmet ÇALIK (….)
Mahmut Can ÇALIK (….)
Çiğdem ÇALIK (….)
Diniye ÇALIK (….)
Gap İnşaat Yatırım ve Dış Tic. A.Ş. (….)
TOPLAM 100,0
Yukarıda aktarılan hissedarlık yapılarından, ÇALIK’ın, Ahmet ÇALIK’ın kontrol ettiği 630
Çalık Holding tarafından kontrol edildiği anlaşılmıştır.
ÇALIK’ı kontrol eden Çalık Holding’in, elektrik ve doğal gaz piyasalarında faaliyet
göstermek üzere kurulan şirketlerine aşağıdaki tabloda yer verilmektedir:
10-78/1645-609
23
Tablo 73: Elektrik ve Doğal Gaz Piyasalarında Faaliyet Göstermek Üzere Kurulan Çalık Holding 640
Şirketleri
Grup Şirketi Faaliyet Konusu
Türkmen’in Altın Asrı Elektrik Enerjisi Toptan Satış A.Ş. Elektrik toptan satışı
Çalık Enerji Elektrik Üretim ve Madencilik A.Ş. Elektrik üretimi, dağıtımı ve satışı
Kızılırmak Enerji Elektrik Üretim A.Ş. Elektrik üretimi, dağıtımı ve satışı
Momentum Enerji Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş. Elektrik üretimi, dağıtımı ve satışı
Yeşilçay Enerji Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş. Elektrik üretimi, dağıtımı ve satışı
Sembol Enerji A.Ş. Elektrik üretimi, dağıtımı ve satışı
Aktif Doğal Gaz Ticaret A.Ş.
Doğal gaz iletimi ve dağıtımı (10 yıllık
spot LNG ithalar lisansı bulunmaktadır.)
TAPCO Petrol Boru Hattı Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Doğal gaz ve petrol ithalatı, ihracatı,
iletim ve dağıtımı
Çalık NTF Elektrik Üretim ve Madencilik A.Ş.
Elektrik üretimi, dağıtımı ve satışı ile
madencilik
GAP Elektrik Dağıtım Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Elektrik dağıtımı ve ticareti yapmak
üzere kurulmuştur.
Vadi Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Elektrik üretimi, dağıtımı ve satışı
Çalık Rüzgar Enerjisi Elektrik Üretim Ltd. Şti. Elektrik üretimi, dağıtımı ve satışı
Ant Enerji Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Elektrik ve doğal gaz ticareti
Ortur Elektrik Üretim ve Ticaret Ltd. Şti. Elektrik üretimi, dağıtımı ve satışı
Atlas Petrol Gaz İthalat İhracat ve Pazarlama Ticaret A.Ş.
Doğal gaz ve petrol ithalatı, ihracatı,
iletim ve dağıtımı
ÇEP Petrol Dağıtım Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Doğal gaz ve petrol ithalatı, ihracatı,
iletim ve dağıtımı
İkideniz Patrol ve Gaz San. ve Ticaret A.Ş.
Doğal gaz ve petrol ithalatı, ihracatı,
iletim ve dağıtımı
Adacami Enerji Elektrik Üretim San. ve Tic. A.Ş. Elektrik üretimi, dağıtımı ve satışı
Akçay Enerji A.Ş. Elektrik üretimi, dağıtımı ve satışı
Başak Enerji Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş. Elektrik üretimi, dağıtımı ve satışı
Irmak Enerji Elektrik Üretim Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. Elektrik üretimi, dağıtımı ve satışı
Naturelgaz Sanayi ve Ticaret A.Ş. CNG
Bursagaz Bursa Şehiriçi Doğalgaz Dağıtım Ticaret ve Taahhüt
A.Ş. Elektrik dağıtımı ve satışı
Kayserigaz Kayseri Doğalgaz Dağıtım Pazarlama ve Ticaret
A.Ş. Elektrik dağıtımı ve satışı
Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. Elektrik dağıtımı ve satışı
Bunun yanında, Çalık Holding’in yapım ve lisans aşamasında olan ve toplam (……….)
MW kurulu güce sahip olması planlanan elektrik enerjisi üretim yatırımı bulunmaktadır.
H.1.2.10. İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. - MMEKA Makine İthalat
Pazarlama ve Ticaret A.Ş. - Rosse Enerji İnşaat A.Ş. O.G.G. (İşKaya-MMEKA-
Rosse O.G.G.)
İşKaya-MMEKA-Rosse O.G.G’nin planlanan hissedarlık yapısına aşağıdaki tabloda yer
verilmektedir: 650
Tablo 74: İşKaya-MMEKA-Rosse O.G.G. Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
MMEKA (….)
İşKaya (….)
Rosse (….)
TOPLAM 100,0
Söz konusu ortak girişim grubunun diğer ortakları ile bunların faaliyetlerine ilişkin
bilgilere yukarıda yer verilmiş olduğundan, bu kısımda sadece Rosse hakkında bilgi
verilmiştir.
10-78/1645-609
24
Rosse
Aralık 2009’da kurulan Rosse’nin henüz herhangi bir faaliyeti bulunmamaktadır. 660
Rosse’nin şirket müdürü, İşKaya hisselerinin %(….) sahip olan Yusuf KAYA’dır.
Rosse’nin hissedarlık yapısı ile yönetim kurulu üye listesine aşağıdaki tablolarda yer
verilmektedir:
Tablo 75: Rosse’nin Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Yusuf KAYA (….)
Mehmet KAYA (….)
Yüksel Uğur KAYA (….)
Yakup ÖZEKİNCİ (….)
Mehmet Akif KÖSE (….)
TOPLAM 100
Tablo 76: Rosse’nin Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Yusuf KAYA Yönetim Kurulu Başkanı
Mehmet KAYA Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Yüksel Uğur KAYA Yönetim Kurulu Üyesi
Yakup ÖZEKİNCİ Yönetim Kurulu Üyesi
Mehmet Akif KÖSE Yönetim Kurulu Üyesi
Rosse hissedarlarının hiçbirinin, elektrik ve doğal gaz piyasalarında halihazırda faaliyet
gösteren bir başka şirkette hissedarlığı veya yönetim kurulu üyeliği bulunmamaktadır. 670
H.2. İlgili Pazar
H.2.1. İlgili Ürün Pazarı
Elektrik piyasalarının özelleştirilmesi sürecinde gerçekleşen devralmalarda rekabet
hukuku uygulamaları bakımından büyük önem taşıyan konulardan biri ilgili pazar
tanımıdır. Bununla birlikte sektörün kendine özgü yapısı ile serbestleşme ve
özelleştirme faaliyetleri nedeniyle bir geçiş dönemi içinde olması, ilgili pazar tanımında
güçlükler ortaya çıkarmaktadır. Bir ex-ante denetim aracı olan birleşme ve 680
devralmaların kontrolü konusu, elektrik piyasalarının gelecekteki yapısal oluşumuna
ilişkin değerlendirmeleri de içermek durumundadır. Bu nedenle, sadece sektörün
mevcut durumunun fotoğrafının çekilmesiyle ortaya çıkan pazar tanımlarının yanında,
serbestleşme süreci ve mevcut durumda kamu elinde bulunan diğer dağıtım bölgeleri ve
üretim şirketlerinin özelleştirilmesinin ardından hedeflenen serbest ve rekabetçi piyasa
yapısı da dikkate alınarak ilgili pazar tanımları ve dolayısıyla yoğunlaşma
değerlendirmeleri yapılmalıdır. Özelleştirmeye tabi dağıtım firmalarının faaliyet alanları
esas itibarıyla dağıtım ve perakende satış pazarları olsa da, elektrik piyasalarının dikey
yapısı dikkate alındığında dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesi ile ortaya çıkacak resmin,
üretimden başlayarak nihai tüketiciye kadar uzanan dikey yapının bütün aşamalarını 690
etkileyeceği açıktır. Dolayısıyla, dağıtım bölgelerini devralacak firmaların üretim ve
toptan satış gibi alanlardaki faaliyetleri de, sektörün dikey entegrasyonuna ilişkin
değerlendirmelerde önem kazanmaktadır.
Elektrik piyasasının üretim, iletim, dağıtım ve tedarik/arz olmak üzere dört ana bölüme
ayrılabileceği söylenebilir. Bunlardan iletim ve dağıtım aşamaları doğal tekel niteliği
taşıyan bölümlerdir. Başka bir ifadeyle, daha az düzenleme ve daha çok rekabetin
sağlanabileceği aşamalar elektriğin üretimi ve nihai tüketiciye arzı aşamalarında ortaya
çıkmakta, iletim ve dağıtım ise ağırlıklı olarak düzenlemeye tabi tutulmaktadır.
10-78/1645-609
25
Dolayısıyla toptan satış ve nihai tüketici fiyatının oluşması, alıcılar ve satıcıların karşı 700
karşıya geldiği üretim ve tedarik seviyelerindeki etkileşime bağlı olup, iletim ve dağıtım
hizmetlerinin bu sürece dinamik bir etkisi bulunmamaktadır. Bu noktadan hareketle
yoğunlaşma işlemlerinde dikkate alınması gereken piyasaları şu şekilde ayrıştırmak
mümkündür:
Üretim : Elektriğin üretimi
Toptan satış : Sağlayıcı tarafında üretici ve toptan satış şirketlerinin (toptan satış
şirketleri yeniden satıcı konumundadır), alıcı tarafında ise dağıtım
şirketleri, perakende şirketleri ve serbest tüketicilerin bulunduğu, ikili
anlaşmalardan oluşan piyasa
İletim/dağıtım : Doğal tekel niteliğindeki şebeke faaliyetleri (grid business). 710
Perakende satış : Serbest ve serbest olmayan tüketicilere yapılan satışlar
Üretim ve dengeleme piyasalarına ilişkin pazar tanımları daha çok üretim
özelleştirmelerinde önem kazanacaktır. Bu nedenle üretime ilişkin detaylı bir
değerlendirme ve nihai bir pazar tanımı yapılmasına gerek görülmemiştir. Bu dosya
kapsamında, dağıtım firmalarının faaliyetlerinin elektriğin ticaretindeki yeri dikkate
alınarak “ikili anlaşmalar”, “dağıtım hizmetleri” ve “perakende faaliyetleri” olmak üzere
üç ana başlık altında ilgili ürün pazarı değerlendirmesi yapılmıştır.
H.2.1.1. İkili Anlaşmalara İlişkin Pazar Tanımı
720
İkili anlaşmaların yapıldığı piyasada kamu teşebbüsü olan Türkiye Elektrik Ticaret ve
Taahhüt A.Ş. (TETAŞ)’nin mevcut en büyük toptan satıcı olarak faaliyetlerini devam
ettirdiği görülmektedir. Bununla birlikte, serbestleşme ve özelleştirme sürecinin sonunda
geçiş dönemi sözleşmelerinin de sona ermesiyle TETAŞ’ın payının azalacağı ve özel
sektör toptan satış şirketlerinin daha aktif hale geleceği söylenebilir. İkili anlaşmaların
arz tarafında üretim şirketleri ya da üretim şirketleriyle yaptığı anlaşmalar kapsamında
kendi portföyüne sahip olan yeniden satıcı konumundaki toptan satış şirketlerinin yer
aldığı, bu piyasanın (ve anlaşmaların) alıcı tarafını ise dağıtım firmaları, perakende satış
firmaları ve serbest tüketicilerin oluşturduğu görülmektedir. Bu noktada belirtmek gerekir
ki, mevzuat kapsamında perakende satış şirketleri tanımlanmış olmakla birlikte, 730
piyasanın fiili yapısı içerisinde henüz EPDK’dan lisans almış bir perakende satış şirketi
bulunmamaktadır. Piyasanın geçmişinde serbest tüketiciler ile üreticiler arasındaki ikili
anlaşmalar etkin bir şekilde uygulanmış olsa da, bazı dönemlerde TEDAŞ fiyatlarının
düşük seviyede olması ve üretim şirketlerinin daha uygun fiyatlarla PMUM’a satış
yapabiliyor olmasının sonucu olarak, bu anlaşmaların uygulama alanının oldukça
daraldığı ve serbest tüketicilerin de ağırlıklı olarak bölgelerindeki dağıtım şirketlerinden
alım yaptığı görülmektedir. Bu noktada, elektrik sektörüne ilişkin ana hedef olan sağlıklı
ve rekabetçi yapıda işleyen bir ikili anlaşmalar piyasasının oluşması açısından, devir
işlemlerinde sadece günümüz pazar yapısı değil, geleceğe yönelik gelişmelerin de
dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması uygun olacaktır. Bu yönüyle bakıldığında, 740
özelleştirmeye tabi dağıtım şirketlerinin, geçiş dönemi boyunca devam edecek olan
“geçiş dönemi sözleşmeleri” ile birlikte devredildiği ve söz konusu geçiş dönemi
boyunca uygulanacak tarifelerin, daha özelleştirmeler öncesinden düzenlenmiş olduğu
görülmektedir. Bununla birlikte, geçiş dönemi sonrası serbest piyasa yapısı içerisinde,
dağıtım firmaları en önemli alıcı konumunda bulunacaktır. Bu noktada, ikili anlaşmalara
dayalı piyasa yapısı içinde dağıtım firmalarına yapılan satışların ayrı bir pazar olarak
tanımlanarak, yoğunlaşma değerlendirmelerinde bu pazar tanımının kullanılıp
kullanılamayacağı sorusu ortaya çıkmaktadır. Bu değerlendirmede akla ilk gelen husus
ise, dağıtım şirketlerinin elektrik ticaretinde mevcut durumdaki rolü ve 2013 yılından
itibaren gerçekleştirilecek olan hukuki ayrıştırma sonundaki rolünün ortaya konması 750
gerekliliğidir.
10-78/1645-609
26
Bilindiği üzere dağıtım özelleştirmelerinde Rekabet Kurulu, dağıtım faaliyetlerinin diğer
piyasa faaliyetlerinden hukuki olarak ayrıştırılmasını koşul olarak ortaya koymuştur.
Devam eden süreçte ise yapılan Kanun değişikliği ile birlikte, Rekabet Kurulunun
görüşünde dile getirdiği ayrıştırma koşulu 4628 sayılı Kanun’un “Lisans Genel Esasları
ve Türleri” başlıklı 3. maddesine hüküm olarak aşağıdaki şekilde eklenmiştir:
“Dağıtım şirketleri, tanımlanan bu faaliyetler dışında piyasada başka bir faaliyette
bulunamaz. (Ek cümle: 9/7/2008-5784/3. md.) Dağıtım şirketleri, üretim ve perakende
satış faaliyetlerini, 1/1/2013 tarihinden itibaren ancak ayrı tüzel kişilikler altında 760
yürütürler.”
Bu hüküm ile birlikte, 2013 yılından itibaren dağıtım şirketlerinin, esas itibarıyla,
perakende satış faaliyetinde bulunmayacağı, bunun yanında kuracakları ayrı bir tüzel
kişilikle perakende satış yapabileceği görülmektedir. Bu noktada, sektörün gelişiminde
dağıtım şirketlerinin mevcut durumdaki gibi büyük alıcılar olmayacağı, alıcıların ancak
bu dağıtım şirketleri ile aynı kontrol yapısı içerisinde olan ancak hukuki olarak
ayrıştırılmış perakende şirketleri olacağı, perakende şirketleri bakımından serbest
piyasa ortamında bölgeler arası ticaret kısıtlaması olmayacağından hareketle bölgesel
tanımlar yapılamayacağı ve rekabetçi yapı içerisinde gelişen süreçte, bugün yapılacak 770
olan “sadece dağıtım firmalarına yapılan toptan satışlara” ilişkin bir tanımlamanın
anlamını yitireceği söylenebilir. Bununla birlikte, serbestleşmeye ve perakende
seviyesinde rekabetin oluşturulmasına yönelik başka ülke tecrübeleri de göstermektedir
ki, teorik olarak ve mevzuat açısından, bölgeler arası alım satım ve serbest tüketicilere
ilişkin limitlerin azaltılması ya da kaldırılmasıyla rekabetçi alt yapı oluşturulsa da, fiili
olarak rekabetçi yapıya ulaşmanın önündeki önemli engellerden biri; yerleşik dağıtım
firmalarının geleneksel olarak münhasıran satış yaptıkları kapatılmış tüketicilerin,
tedarikçisini seçme şansına sahip olduktan sonra dahi yerleşik dağıtım firmasından ya
da bu firmayla aynı ekonomik bütünlük içerisindeki perakende satış firmasından alım
yapmaya devam etmeleri, dolayısıyla, söz konusu dağıtım bölgesine diğer tedarikçi 780
firmaların girmemeleri ya da girememeleridir. Bu durumun en büyük sebebi, yerleşik
dağıtım firmasının serbestleşme öncesi dönemden gelen avantajlarıdır. Bu nedenle,
2013 yılından itibaren hukuki ayrıştırma kapsamında perakende faaliyetlerini ayrı tüzel
kişilik altında sürdürecek olsalar da, mevcut özelleştirmeler kapsamında alıcıların,
sadece doğal tekel niteliğindeki elektriğin nakli faaliyetlerini değil, geçiş döneminde
münhasıran satış yapacakları müşterileri de devraldıkları ve bu bakımından söz konusu
dağıtım şirketlerinin, toptan satış pazarının alım tarafındaki en önemli oyuncular
oldukları söylenebilir.
Bu noktada, toptan satış pazarına ilişkin olarak ortaya çıkan yeni soru, dağıtım 790
firmalarına yapılan satışlarla, nihai tüketici konumunda olan serbest tüketicilere yapılan
satışların birbirinden ayrı tanımlanması gerekliliğine ilişkindir. Esas itibarıyla, her iki
grupla da yapılan ikili anlaşmalar toptan satış pazarı içine alınabilirse de, talep yapıları
itibarıyla dağıtım şirketlerinin ayrı olarak ele alınması gerektiği görülmektedir. Bu yönde
yapılacak bir değerlendirmede, sektörün mevcut yapısı, sağlıklı bir gösterge olmaktan
uzaktır. Mevcut yapıda, özelleştirmeye tabi dağıtım şirketlerinin geçiş dönemi boyunca
sürecek olan Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) ve TETAŞ ile yapılmış enerji alım anlaşmaları
bulunduğu ve nihai tüketiciye yapacakları satışların da fiyat eşitleme mekanizması
çerçevesinde düzenlenmiş olduğu görülmektedir. Serbest tüketiciler açısından
bakıldığında da, geçmişte üreticilerle ikili anlaşmaları bulunan serbest tüketicilerin, 800
Ağustos 2006’da dengeleme piyasasının işlemeye başlamasıyla birlikte (üreticilerin ikili
anlaşma yapmak yerine PMUM’a satış yapmayı tercih etmeye başlamaları sebebiyle)
alımlarını dağıtım firmalarından yapmak durumunda kaldıkları, dolayısıyla toptan satış
pazarı kapsamında alıcı tarafında büyük nihai tüketicilerin bulunduğu pazarın bir hayli
10-78/1645-609
27
daraldığı görülmektedir. Mevcut durum böyle olmakla birlikte sektörün iyi işleyen
rekabetçi bir yapıya kavuşması halinde de dağıtım firmalarının (ya da bu firmalarla aynı
ekonomik bütünlük içinde yer alacak olan perakende satış firmalarının) büyük nihai
tüketicilerden ayrılması gerekmektedir. Şöyle ki; dağıtım firmaları mevcut durumda
münhasıran sahip oldukları tüketici portföyüyle, toptan satış pazarında alıcı olan diğer
büyük tüketicilerden tamamen farklı bir talep yapısına sahiptir. Bu noktada, her ne kadar 810
geçiş dönemi sonrasında mevcut sözleşmeler ortadan kalkacak ve ayrıca dağıtım
şirketleri de 2013 yılından itibaren hukuki ayrıştırmayı gerçekleştirecek olsa da, ileride
oluşacak sağlıklı bir elektrik piyasası için, mevcut durumda yapılacak dağıtım
özelleştirmeleri açısından, dağıtım şirketlerine yapılan satışların ayrı bir pazar olarak
tanımlanması yerinde olacaktır. İkili anlaşmalar seviyesi dikkate alınarak tanımlanan bu
pazara ilişkin ilgili coğrafi pazarın ise Türkiye olduğu görülmektedir.
H.2.1.2. Dağıtım Hizmetlerine İlişkin Pazar Tanımı
Özelleştirme işlemine konu dağıtım bölgelerinde faaliyet göstermekte olan dağıtım 820
şirketleri, elektriğin dağıtımı, perakende satışı ve perakende satış hizmeti faaliyetleri ile
iştigal etmektedir. Bu faaliyetler kısaca şu şekilde tanımlanabilir:
Dağıtım : Elektrik enerjisinin gerilim seviyesi 36 kV ve altındaki hatlar
üzerinden naklini,
Perakende satış : Elektriğin tüketicilere satışını,
Perakende satış hizmeti : Perakende satış lisansına sahip şirketlerce, elektrik enerjisi
ve/veya kapasite satımı dışında tüketicilere sağlanan diğer
hizmetleri.
Söz konusu faaliyetlerden dağıtım faaliyeti, alçak gerilimli elektrik taşıyan kablolardan
oluşan yeni bir dağıtım şebekesinin kurulmasına ilişkin zorluklar ve yüksek yatırım 830
maliyetleri sebebiyle doğal tekel niteliği taşımakta olup; her bir bölgedeki dağıtım şirketi
tarafından münhasıran yerine getirilmektedir. Bu bakımdan elektrik pazarının, elektriğin
nakli faaliyetlerinden oluşan doğal tekel niteliğindeki aşamasına yönelik “elektrik dağıtım
hizmeti pazarının” diğer seviyelerinden farklı bir ürün pazarı olarak tanımlanması
gerekmektedir.
Elektrik dağıtım varlıklarının özelleştirilmesine ilişkin esaslar, 17.3.2004 tarihli Yüksek
Planlama Kurulu kararıyla kabul edilen Elektrik Enerjisi Reformu ve Özelleştirme Strateji
Belgesinde (Strateji Belgesi) ortaya konulmakta olup; söz konusu belge, coğrafi yapı,
işletme koşulları, enerji bilançoları, teknik/mali özellikler ve mevcut hukuki yapı (geçmiş 840
dönemde imzalanmış “mevcut sözleşmeler”) dikkate alınarak 21 adet elektrik dağıtım
bölgesinin oluşturulmasını öngörmektedir. Bu çerçevede, elektrik dağıtım hizmetleri
açısından her bir dağıtım bölgesinin ayrı bir ilgili coğrafi pazar olarak kabul edilmesi
gerekmektedir. Elektrik dağıtım hizmeti pazarına ilişkin ilgili coğrafi pazar; BOĞAZİÇİ
bakımından İstanbul ili Rumeli Yakası, GEDIZ bakımından İzmir ve Manisa illeri
TRAKYA bakımından Edirne, Kırklareli, Tekirdağ illeri ve DİCLE bakımından Şanlıurfa,
Diyarbakır, Batman, Siirt, Mardin, Şırnak illeri olarak belirlenmiştir.
H.2.1.3. Perakende Faaliyetlerine İlişkin Pazar Tanımı
850
Elektriğin perakende satışı, nihai tüketicilere satışları kapsamaktadır. Perakende
satışlarına ilişkin piyasa esas itibarıyla sadece dağıtım şirketleri ve henüz piyasada
bulunmayan perakende şirketlerinin satış yapabildikleri serbest olmayan tüketiciler ile
tedarikçisini seçebilme şansına sahip olan serbest tüketicilerden oluşmaktadır. İlgili
pazar tanımının, mevzuattan kaynaklanan bu durum dikkate alınarak, serbest
tüketicilere ve serbest olmayan tüketicilere satışlar olarak ayrılması doğru olmayacaktır.
10-78/1645-609
28
Şöyle ki; serbest tüketici limiti EPDK tarafından belirlenmekte olup, limitin zaman içinde
düşürülmesi hedeflenmektedir. Dolayısıyla, serbest tüketici limitinin sıfıra indiği andan
itibaren tüm tüketiciler, mevzuat açısından serbest tüketici olarak kabul edilecektir. Bu
nedenledir ki, ilgili pazar tanımı açısından ileriye dönük bir değerlendirmede, mevzuat 860
çerçevesinde serbest olan ve serbest olmayan tüketiciler şeklinde bir ayrıma gitmek
yerine; tüketicilerin büyüklük, iletim hattına doğrudan bağlı olmak ve benzeri özellikleri
bakımından yapılabilecek ayrımlar yerinde olacaktır. Avrupa Komisyonu kararlarında da
perakende satışlara ilişkin pazarın, büyük endüstriyel tüketiciler ile diğer küçük ölçekli
endüstriyel, ticari ve hanehalkından oluşan tüketiciler olarak ikiye ayrıldığı
görülmektedir1. Pazarın rekabete açılmışlık seviyesi ve daha da önemlisi, işleyen bir
rekabetçi piyasa yapısının gerçekleşme seviyesine göre, küçük ölçekli endüstriyel
tüketiciler ile hanehalkının da ayrı pazar olarak kabul edilmesi mümkün görülebilmekle
birlikte, mevcut yapıda böyle bir ayrıma gidilmesine gerek bulunmamaktadır. Bu
noktada, perakende seviyesinde ilgili ürün pazarı, “büyük endüstriyel tüketiciler” ve 870
“hanehalkları ile küçük ölçekli endüstriyel/ticari tüketicilere yapılan perakende
satışlar” şeklinde belirlenmiştir.
Perakende elektrik satışı ve hizmeti açısından bakıldığında, Strateji Belgesi ile getirilen
kural gereği, her bir dağıtım bölgesindeki serbest olmayan tüketicilere perakende
elektrik satışının, münhasıran bölgedeki dağıtım şirketi tarafından yapılması
öngörülmektedir. Bu anlamda, özelleştirilmesi düşünülen bölgelerdeki serbest olmayan
tüketicilerin alternatif temin kaynağı bulunmamaktadır. Serbest olmayan tüketicilerin,
Türkiye toplam tüketiminin oldukça büyük bir bölümünü oluşturduğu ve bu tüketicilerin,
tarife kapsamında, sadece kendi bölgelerindeki dağıtım şirketlerinden alım yapabildikleri 880
dikkate alındığında, bir dağıtım bölgesindeki perakende satış ve hizmetinin, başka bir
bölgedeki perakende satış ve hizmetinden kesin olarak ayrıldığı görülmektedir.
Serbestleşmeyle birlikte perakende pazarı tamamen rekabete açılacak olsa da, bu
rekabetçi dönemin özellikle başlangıç döneminde, dağıtım faaliyetlerinden kaynaklanan
bölgeselliğin varlığını koruyacağı görülmektedir. Bununla birlikte, serbestleşme
sürecinin hedefi tüm tüketicilerin tedarikçisini seçme hakkına sahip olduğu ve
perakende satışlarda bölgesel tekellerin yerini rekabetçi bir yapıya bıraktığı bir elektrik
piyasasıdır. Bu değerlendirmeler ışığında, büyük endüstriyel tüketiciler bakımından ilgili
coğrafi pazar Türkiye’dir. Küçük ölçekli tüketiciler bakımından ise mevcut mevzuat
çerçevesinde bölgesel coğrafi pazarların söz konusu olduğu, öte yandan serbestleşme 890
süreci dikkate alındığında serbest tüketici limitinin sıfıra indirilmesiyle bu faaliyetlere
ilişkin coğrafi pazarın bölgesellikten çıkıp Türkiye ölçeğine genişletilebileceği
görülmektedir.
H.2.1.4. Etkilenen Pazarlar
Daha önce de belirtildiği üzere, elektrik sektörünün serbestleşme sürecinde olan
dinamik yapısından dolayı ilgili pazar tanımları da zaman içinde değişkenlikler
gösterebilmektedir. Bu değişkenliğin yanında şüphesiz bir başka durum da, alıcı
tarafların ortaya çıkması ile birlikte, farklı etkilenen pazarların da değerlendirmeye 900
alınması gerekliliğidir.
Bu noktada, devam etmekte olan özelleştirme dosyalarında, elektrik dağıtım
faaliyetlerini devralmaya talip olan bazı teşebbüslerin bu bölgelerde aynı zamanda gaz
dağıtım faaliyetlerini elinde bulunduruyor olması, rekabet literatüründe yakınsayan
pazarlar (Convergent Markets/ Convergent Mergers) olarak bilinen kavram bakımından
da bir değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır.
1 Avrupa Komisyonu kararı, ENI/EDP/GDP, No: Comp/M.3440, 9.12.2004
10-78/1645-609
29
Yakınsama; bölgeler, ülkeler, endüstriler ve aktiviteler arasındaki farklılıkların azalması
veya benzerliklerin artması sürecini ifade etmektedir. Bu kapsamda yakınsama terimi,
daha önce ayrı kabul edilen altyapı ve şebeke endüstrilerinin kısmen veya tamamen 910
entegrasyonunu ya da bu altyapı faaliyetlerinin sahiplerine diğer altyapı alanlarının
ticaret alanlarına giribilme bakımından rekabetçi avantaj sağlaması durumlarını ifade
etmektedir (gaz ve elektrik sektörü/telekom-TV-internet sektörü gibi). Bunun yanında
aynı terim, altyapı ve network endüstrilerine ilişkin düzenlemelerdeki artan benzerlikler
için de kullanılmaktadır.
Üretim ve perakende, elektrik sektöründe rekabete açık iki seviyedir. Bu bakımdan,
üretim pazarının rekabetçi bir yapıya sahip olması ne kadar önemliyse, perakende
pazarındaki rekabet şartları da piyasanın etkin çalışması için aynı derecede önemlidir.
Bu tespitlerin aynısı doğal gaz sektörü için de geçerlidir. Öte yandan, bu iki piyasaya 920
bakıldığında, gelişmiş ülkeler için, gaz ve elektrik pazarındaki kullanıcıların aynı olduğu
söylenebilir. Bu durum, belirli bir bölgede faaliyet gösteren gaz ve elektrik şirketleri için
önemli bir pazarlama fırsatı doğurmaktadır. Bu çerçevede, bir bölgede müşteri
çevresine sahip şirketler, sundukları ürün yelpazesini, geleneksel faaliyetlerini aşacak
şekilde genişletebilmektedirler. Örneğin, gaz firması, mevcut müşterilerine gazın
yanında elektrik de pazarlayabilmektedir. Mevcut ülke uygulamaları (İngiltere ve
Almanya gibi), ikili enerji teklifinin kullanıcılar tarafından ilgi gördüğünü göstermektedir.
Elektrik ve doğal gaz pazarlarında faaliyet gösteren şirketlerin gereksinim duyduğu
sistem, operasyon ve nitelikli işgücünün birbirine benzerlik arz etmesi, bu tür bir yatay
çeşitlendirmeyi olanaklı ve cazip kılmaktadır. Elektrik dağıtım özelleştirmelerine ilişkin 930
süreçte ÇORUH’un AKSA’ya devrine ilişkin kararda da belirtildiği üzere, özellikle küçük
ölçekli tüketicilerin serbestleşmesiyle birlikte elektrik perakende satışlarında rekabetin
oluşması aşamasında yerleşik elektrik dağıtım firmalarının potansiyel rakiplerinin
başında diğer bölgelerdeki elektrik dağıtım firmaları gelmekte, bunun yanında en önemli
potansiyel rakiplerin ise doğal gaz dağıtım firmalarının olması beklenmektedir. Bu
nedenle bu dosya kapsamında doğal gaz dağıtım hizmetleri pazarı (ilgili coğrafi pazar:
lisans kapsamında görevlendirme yapılan bölgeler) etkilenen pazar olarak belirlenmiştir.
H.3. Değerlendirme
940
Bildirime konu olan BOĞAZİÇİ, GEDİZ, TRAKYA ve DİCLE bölgelerinin
özelleştirilmeleri işlemleri kapsamında, alıcı taraflardan MMEKA’nın ortaklık yapısında
bulunan Mehmet KAZANCI’nın ve diğer gerçek kişilerin Kazancı Grubu ile aynı
ekonomik bütünlük içinde olup olmadıklarına ilişkin tespit, Kanunun 4 ve 7. maddeleri
kapsamında yapılacak değerlendirmelerde önem kazanmaktadır. Bu nedenle
değerlendirme bölümünde öncelikle “teşebbüs” ve “ekonomik bütünlük” kavramları
kapsamında bir değerlendirme yapılmış, ardından da özelleştirme işlemi Kanunun 4 ve
7. maddeleri kapsamında ele alınmıştır.
H.3.1. Teşebbüs ve Ekonomik Bütünlük Değerlendirmesi 950
H.3.1.1. 4054 sayılı Kanun Kapsamında Teşebbüs ve Ekonomik Bütünlük Kavramı
Bildirime konu dosya kapsamında en yüksek teklif sahibi olan konsorsiyumun içinde yer
alan MMEKA’nın, Mehmet Emin KARAMEHMET’in kontrolündeki Stargate ile Mehmet
KAZANCI’nın ortak kontrolü altında olduğu görülmektedir. Taraflar bölümünde ve
aşağıdaki bölümlerde de belirtildiği üzere, Mehmet KAZANCI, Kazancı Holding’in
kontrolünü elinde tutan Kazancı Ailesi’nin üyelerinden biridir. Bu noktada, söz konusu
ortaklığın değerlendirilmesi aşamasında, bu ortaklığın taraflarından biri olan Mehmet
KAZANCI’nın, ekonomik bütünlük olarak Kazancı Holding’in bünyesinde kabul edilip 960
edilmeyeceği hususu önem kazanmaktadır. Yapılan bildirimde ve daha sonra
10-78/1645-609
30
gönderilen yazılarda MMEKA’nın ve MMEKA hissedarlarından Mehmet KAZANCI ile
diğer gerçek kişilerin Kazancı Grubu ile herhangi bir iktisadi ya da hukuki bağının
bulunmadığı belirtilmektedir. Bununla birlikte, aşağıda ayrıntılı bir şekilde
değerlendirileceği üzere, Kazancı Grubu ile Mehmet KAZANCI’nın aynı ekonomik
bütünlük içinde yani tek bir teşebbüs olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu
konuya ilişkin olarak dosya bazında taraflara ilişkin değerlendirmelere geçmeden önce,
rekabet hukuku kapsamında “teşebbüs”, “ekonomik bütünlük”, “kontrol” ve “çıkar birliği”
gibi kavramlar üzerinde durmak yerinde olacaktır.
970
Rekabet hukuku uygulamaları bakımından “teşebbüs” kavramının hukukun diğer
alanlarında ve disiplinlerinde yapılmış olan tanımlardan farklılaştığı görülmektedir. Konu
4054 sayılı Kanun bakımından ele alındığında, Kanunun 3. maddesinde teşebbüs şu
şekilde tanımlanmıştır:
“Teşebbüs: Piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle,
bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden
birimleri ifade eder.”
Kanun gerekçesinde, teşebbüs tanımı yapılırken ekonomik bütünlük ilkesinin
benimsendiği; bir yavru şirketin tek başına değil, bağlı olduğu diğer şirket veya
şirketlerle birlikte değerlendirileceği dile getirilmektedir. Dolayısıyla, her ne kadar farklı 980
tüzel kişilikler de olsalar, bu tüzel kişiliklerin tek bir ekonomik bütünlük oluşturması
halinde, söz konusu ekonomik bütünlük tek bir teşebbüs olarak kabul edilecektir. Bu
noktada teşebbüs kavramı ve tanımı, 4054 sayılı Kanun’un uygulanması bakımından
hayati bir önem kazanmaktadır. Şöyle ki, farklı tüzel kişilikler ile piyasada faaliyet
gösteren bir ekonomik bütünlüğe ilişkin değerlendirmede, söz konusu tüzel kişiliklerin
ayrı teşebbüsler olarak kabul edilmelerinin ya da aynı ekonomik bütünlük içinde
olmalarından dolayı tek bir teşebbüs olarak kabul edilmelerinin hakim durum
değerlendirmesini önemli ölçüde etkileyeceği açıktır.
Benzer şekilde, teşebbüsler arası anlaşmalara ilişkin olarak Kanunun 4. maddesinin 990
uygulanması kapsamında da teşebbüs kavramına ilişkin yaklaşım, Kanunun uygulama
alanını etkilemektedir. Ekonomik bütünlük içinde tek bir teşebbüs olan taraflar
arasındaki anlaşmaların tarafların çokluğu ilkesini karşılamadığı, bu anlaşmaların
teşebbüsler arası bir anlaşma değil, tek bir teşebbüsün kendi içinde gerçekleşen bir
anlaşma niteliğinde olduğu, bu nedenle 4. madde kapsamında bir anlaşma olarak kabul
edilmediği görülmektedir.
Görüldüğü üzere teşebbüs kavramında öne çıkan unsurların başında “ekonomik
bütünlük” kavramı bulunmaktadır. Ekonomik bütünlük ve dolayısıyla teşebbüs
kavramının nasıl tespit edileceği noktasında iyi bir değerlendirme yapabilmek için 1000
öncelikle bu kavramların tarihsel gelişimine bir göz atmak yerinde olacaktır.
Rekabet hukuku uygulamalarında oldukça eskiye dayanan bir tecrübeye sahip olan
ABD uygulamalarında dahi, tek ekonomik bütünlük bünyesindeki tarafların eylemlerinin
rekabeti sınırlayıcı bir eylem niteliği taşıyıp taşımadığı hususunun 1980’lerin ortasına
kadar tartışma konusu olduğu, bu tarihlere kadar ana şirket ve yavru şirket ilişkilerinin
“grup içi işbirliği doktrini” çerçevesinde Sherman Yasası 1. maddesi kapsamında kabul
edildiği görülmektedir. Bu alandaki dönüm noktasını, 1982 yılında alınan Copperweld
kararı oluşturmaktadır. Bu karar ile ABD uygulamalarında grup içi işbirliği doktrini
uygulamasının sona erdiği görülmektedir. Copperweld kararı sonrası, ana şirket ve 1010
yavru şirketler farklı hukuki kişilikleri temsil etse de, aralarındaki ilişki Sherman
Yasası’nın 1. kısmıyla yasaklanamayacaktır. Bu tespitte rol oynayan ve tek ekonomik
10-78/1645-609
31
bütünlük kavramının esası olarak kabul edilecek unsur, tarafların “tam çıkar birliği”
içinde olmalarıdır.
Copperweld kararı esas itibarıyla “ekonomik bütünlük” kavramının tanımı ve sınırlarının
çizilmesinden ziyade, bir ekonomik bütünlük içinde yer alan farklı tarafların aralarındaki
ilişkinin nasıl değerlendirileceği hususunda bir dönüm noktası oluşturmaktadır. Bununla
birlikte; bu karar kapsamında, ekonomik bütünlük kavramının nasıl ele alındığı ve bu
kavrama ilişkin geçmiş kararlarda yer alan yaklaşımlara yönelik eleştiriler, ekonomik 1020
bütünlük ve teşebbüs kavramlarına yaklaşımın ne olması gerektiği konusunda yol
gösterici niteliktedir. Şöyle ki; bu karardan önce uygulanmakta olan grup içi işbirliği
doktrinine yönelik en büyük eleştiri, bağlı ortaklıklar arasındaki ilişkinin
değerlendirilmesinde ayrı hukuki kişiliğin varlığına verilen aşırı önem üzerinde
yoğunlaşmaktadır. Ayrı tüzel kişilik bulunmasına verilen aşırı önem nedeniyle geçmişte
mahkemeler ana şirket ve yavru şirketleri rekabet hukuku uygulamaları bakımından
farklı taraflar olarak değerlendirmiş ve gerçekte (tek bir teşebbüs içinde gerçekleşen)
tek taraflı eylemleri yasaklama yoluna gitmiştir. Copperweld kararında, rekabet hukuku
uygulamalarının ticaret hukuku kurallarından farklı olarak belirlenmesi gerektiği
belirtilerek, grup içi işbirliği doktrininin “etiket üzerine çok fazla ağırlık verdiği” ve esas 1030
karşısında şekli öne çıkararak ekonomik gerçekliği yok saydığını ortaya konmuştur.
Buradan çıkarılan sonuç, rekabet hukuku uygulamalarında kilit rol oynayan teşebbüs ve
ekonomik bütünlük kavramlarına ilişkin değerlendirmelerde, şekilden ziyade esasın ön
plana çıkarılmasının önem kazandığıdır.
Copperweld kararında yapılan tespitlerde tek ekonomik bütünlük kavramının esası
olarak kabul edilen unsur, tarafların “tam çıkar birliği” içinde olmaları durumudur.
Ekonomik bütünlük kavramının değerlendirilmesine yönelik tespit ve değerlendirmelerde
“çıkar birliği”ne geçmeden önce “kontrol” kavramının ele alınması yerinde olacaktır.
Copperweld kararına kadar mahkemelerin, organizasyonlar bakımından neyin 1040
“teşebbüs” ya da “tek bütünlük” olarak kabul edilmesi gerektiği noktasında çeşitli teoriler
ürettiği ve bu çalışmaların odak noktasını “kontrol” kavramının oluşturduğu
görülmektedir. Bu dosya kapsamında bakıldığında da, bildirime konu işlemin esas
itibarıyla bir devralma olduğu dikkate alındığında, bir birleşme ya da devralmanın
değerlendirilmesinde, bir teşebbüsün kontrolünde gerçekleşen değişikliğin merkezi
öneme sahip olacağı açıktır. Daha önce de belirtildiği üzere teşebbüs kavramı, hakim
durum tespiti ve teşebbüsler arası anlaşmalara ilişkin tespit ve değerlendirmelerde
önemli bir yer tutmaktadır. Aynı şekilde, birleşme ve devralmaların kontrolü bakımından
da teşebbüs kavramı önem kazanmaktadır. Şöyle ki, bir teşebbüsün içinde yer alan ayrı
tüzel kişilikler arasında gerçekleşen birleşme ve devralmalar, teşebbüs içi işlem 1050
niteliğinde olduğu için rekabet hukuku kapsamında değerlendirilmemektedir. Nitekim
1997/1 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde birleşme ve devralma sayılan hallerden biri de şu
şekilde tanımlanmıştır:
“Birleşme veya Devralma Sayılan Haller
Madde 2
…
b) Herhangi bir teşebbüsün ya da kişinin diğer bir teşebbüsün malvarlığını yahut ortaklık
paylarının tümünü veya bir kısmını ya da kendisine yönetimde hak sahibi olma yetkisi
veren araçları devralması veya kontrol etmesi.
…” 1060
Bu noktada hangi durumlarda teşebbüsün kontrol yapısında bir değişikliğin meydana
geldiğini değerlendirmek bakımından “kontrol” kavramının nasıl tanımlandığı önem
kazanmaktadır ki, bu tanım yine 1997/1 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde yer almaktadır.
10-78/1645-609
32
“Birleşme veya Devralma Sayılan Haller
Madde 2
…
Bu Tebliğ bakımından kontrol, ayrı ayrı ya da birlikte, fiilen ya da hukuken bir
teşebbüs üzerinde belirleyici etki uygulama olanağını sağlayan haklar, sözleşmeler
veya başka araçlarla ve özellikle bir teşebbüsün malvarlığının tamamı veya bir kısmı
üzerinde mülkiyet veya işletilmeye müsait bir kullanma hakkıyla veya bir teşebbüsün 1070
organlarının oluşumunda veya kararları üzerinde belirleyici etki sağlayan haklar veya
sözleşmelerle meydana getirilebilir.”
Tanımdan da görüldüğü üzere, kontrol kavramı bakımından (iktisadi bir faaliyette
bulunan bir birimin teşebbüs sayılabilmesi için söz konusu birimin bağımsız karar
verebilmesi ve ekonomik olarak bir bütün oluşturması gereğinden hareket edilerek),
kararlar üzerinde “belirleyici etki” kavramı üzerinde durulmuştur. Bu bakımdan kontrol ve
belirleyici etki kavramlarının “hukuki” ve “fiili” olmak üzere iki grupta sınıflandırıldığı
görülmektedir. Fiili kontrolün değerlendirmesinde özellikle olaya özgü durumların
belirleyici olduğu görülmektedir.
1080
Yeniden 1997/1 sayılı Tebliğ’e dönülecek olursa, Tebliğ’de kontrol tanımı yer almakla
birlikte “tek başına kontrol” ya da “ortak kontrol” ile ilgili ayrıntılı düzenlemenin
bulunmadığı, bu bakımdan aynı tanımın yer aldığı mehaz mevzuat çerçevesinde Avrupa
Komisyonu tarafından çıkarılan 4064/89 sayılı Tüzük’ün2 yol gösterici olduğu
görülmektedir3. Söz konusu Tüzükte, birleşmeye ilişkin düzenlemelerin, kontrol
yapısında bir değişiklik olması halinde uygulanacağı noktasına vurgu yapılarak, kontrol
tanımının nasıl yorumlanacağı hususunda ayrıntılı açıklamalara yer verilmiştir. Ayrıca
Tüzükte yer alan dikkat çekici açıklamalardan biri de, tarafların devralma niyeti beyan
etmemeleri durumunda dahi yapılan işlemin, kontrol değişikliği ve dolayısıyla
devralma sayılabileceğinin belirtilmesidir. Tüzük’te yer alan “kontrol” tanımı ve 1090
“belirleyici etki” kavramı üzerine dikkat çekici açıklama ise; söz konusu tanımda somut
bir belirleyici etkinin zorunlu olmadığı, “belirleyici etki uygulama olanağı”nın
bulunmasının, kontrolün varlığı için yeterli görüldüğü yönündeki vurgudur. Başka bir
ifadeyle, kontrolün gerçekleşmesi için şekilsel ya da gerçekleşmiş bir “belirleyici etki”nin
yanında, potansiyel olarak “belirleyici etki uygulama olanağının” bulunmasının da
yeterli olduğu görülmektedir. Konuya ilişkin olarak, Tüzük’ün “Kontrolün Ele Geçirilmesi”
başlığını taşıyan III. bölümünün 10. paragrafında şu açıklamalar yapılmaktadır:
“Kontrol normalde, kontrol hakkına sahip olan ya da bu hakkı kullanmaya yetkilendirilmiş
olan kişi ya da teşebbüsler tarafından elde edilir (Madde 3(4)(a)). Ancak, şekli (formal)
olarak kontrol sahibi olan kişi ile bu hakların kullanımına ilişkin gerçek güce sahip olan kişi 1100
ya da teşebbüslerin birbirinden farklı olduğu istisnai durumlar da olabilmektedir. Örneğin,
bir teşebbüs, başka bir kişi ya da teşebbüsü kullanarak kontrolü devralmak ve -kendisi
şekli olarak bu hakların sahibi olarak görünmese bile- bu kişi ya da teşebbüs aracılığıyla
kontrol haklarını kullanmak isteyebilir. Böyle bir durumda kontrol, esasında işlemin
arkasında olan ve gerçekte hedef şirketin kontrol gücünü elinde bulunduran teşebbüs
tarafından ele geçirilmiştir (Madde 3(4)(b)). Bu tip bir dolaylı kontrol ortaya koymak için
gereken kanıtlar, finansal kaynak ya da ailesel bağlar gibi faktörleri içerebilir”.
Buradan da görüldüğü üzere, sadece aile bağları dahi kontrol değerlendirmesinde
belirleyici olabilmektedir. Nitekim Kurulun günümüze kadarki kararlarında gerçek kişiler
arasındaki ilişkilerin ekonomik bütünlük teorisi bakımından nitelendirilmesindeki en 1110
24064/89 sayılı Teşebbüsler arası Yoğunlaşmaların Kontrolüne ilişkin Konsey Tüzüğü Commission Notice on the
Concept of Concentration under Council Regulation (EEC) No 4064/89 on the control of concentration between
undertakings (98/C 66/02) (Text with EEA relevance).
3 Komisyon konuya ilişkin daha sonra yeni bir Tüzük yayımlamış olmakla birlikte, 1997/1 sayılı Tebliğde yer alan
tanımın 4064/89 sayılı Tüzükten alınmış olması sebebiyle, bu dosya kapsamındaki değerlendirmede sözü edilen
Tüzükte yer alan açıklamalardan yararlanılmıştır. Yeni çıkan Tüzük bakımından da bu dosya kapsamında yapılan
değerlendirmelerle çelişen bir durum bulunmamaktadır.
10-78/1645-609
33
önemli kriterlerin, aile bağları ve ekonomik çıkar birliği olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Buradaki önemli nokta, gerçek kişiler arasındaki ilişkiler açısından “kontrol”
kavramından ziyade, rekabet motivasyonunu ortadan kaldıran “çıkar birliği”
kavramının geçerli olmasıdır.
Doğal olarak bu noktada ekonomik bağların nitelik ve nicelik olarak hangi yoğunlukta,
aile bağlarının hangi derecede olması gerektiği sorusu akla gelmektedir. Kurulun daha
önce almış olduğu çeşitli kararlarına bakıldığında, aynı soyadını taşıyan kişilerin “Grup”
olarak kabul edildiği4, bir ailenin beş farklı bireyince eşit paylarla kontrol edilen bir
şirketle bu bireylerden birinin kontrol ettiği şirketlerin ekonomik bütünlük oluşturduğunun 1120
tespit edildiği5, hatta aynı soyadını taşımasalar dahi aradaki ekonomik bağlar ve/veya
aile bağlarına dayanılarak bu kişilerin “…Grubu” olarak nitelendirildiği6 kararlar
mevcuttur.
Tam anlamıyla kontrol ya da teşebbüs tanımına ilişkin olmasa da, aile bağlarının
rekabet hukuku bakımından önemini ve anlamını gösteren örneklerden biri de 2002/2
sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nde yer alan düzenlemelerdir.
Şöyle ki, anılan Tebliğ ile dikey anlaşmalarda yer alan rekabet etmeme yükümlülüğüne
5 yıllık süre sınırı getirilmiş olmakla birlikte, bu kuralın istisnası olarak;
“Alıcının anlaşmaya dayalı faaliyetlerini sürdürürken kullanacağı tesisin mülkiyeti arazi ile 1130
birlikte veya alıcı ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst hakkı
çerçevesinde sağlayıcıya ait ise, yahut alıcı bu faaliyetini sağlayıcının alıcı ile bağlantısı
olmayan üçüncü kişilerden elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım hakkının konusu olan
bir tesiste sürdürecekse, alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğü, söz konusu tesisin
alıcı tarafından kullanıldığı süreye bağlanabilir…”
hükmüne yer verilmiştir. Bu hükmün uygulanmasına akaryakıt dağıtım sektörü
kapsamında bir örnek vermek gerekirse; bir şahıstan bir arazinin 20 yıl süreli üst hakkını
alan bir akaryakıt dağıtım firması, başka bir kişi ya da teşebbüs ile 20 yıl rekabet
etmeme yükümlülüğü içeren bir bayilik anlaşması yapabilir. Ancak burada önemli olan
husus, işleticinin, üst hakkını veren kişi ile herhangi bir bağlantısı olmayan üçüncü kişi 1140
konumunda olmasıdır. Bu hüküm söz konusu istisnanın taraflarca dolanılmasını
engelleme amacını taşımaktadır. Dolayısıyla üst hakkını veren kişinin kendisiyle ya da
bu kişinin kardeşi ile 20 yıl süreli bayilik sözleşmesi yapılması, bu istisna kapsamında
değerlendirilemeyecektir. Böyle bir durumda bir dağıtım firması tarafından A kişisine ait
bir arazinin 20 yıl süreli üst hakkının alınarak, bu kişinin kardeşi olan B kişisi ile 20 yıl
süreli bayilik sözleşmesi yapılmasının ve A ile B’nin her ne kadar kardeş olsalar da
sosyal ilişkilerinin bozuk olduğunun ve/veya aralarında ekonomik bir bağın
bulunmadığının ileri sürülerek Tebliğ’de yer alan istisnadan yaralanılabilmesinin kabul
edilebilir olmadığı açıktır.
Bütün bu açıklamalar ışığında genel bir özet yapmak gerekir ise; 1150
“Teşebbüs”, “ekonomik bütünlük”, “kontrol” gibi kavramların değerlendirmesinde
sadece şekil ve yapı değil, esasın da dikkate alınması gerektiğini,
Bu değerlendirmelerde “bağımsız karar verebilme” ve kararlar üzerinde “belirleyici
etki”nin önem kazandığını,
Hukuki veya fiili olarak gerçekleşecek belirleyici etki bakımından sadece somut ve
gerçekleşmiş belirleyici etki unsurlarının değil, potansiyel olarak belirleyici etki
uygulama olanağını veren unsurların da değerlendirmeye alınması gerektiğini,
4 Kurul’un 7.8.2001 tarih, 01-39/391-100 sayılı Çimentaş; 04.10.2002 tarih, 02-61/759-307 sayılı Parıltı-Sofra ve
12.6.2008 tarih, 08-39/520-193 sayılı Yücel Gaz kararları.
5 Kurul’un 8.11.2007 tarih, 07-85/1039-401 sayılı Misbis kararı.
6 Kurul’un 9.01.2001 tarih, 01-03/10-3 sayılı Bilkom kararı.
10-78/1645-609
34
Potansiyel olarak belirleyici etki uygulama olanağını, başka bir ifadeyle dolaylı
kontrolün varlığını ortaya koymak için finansal kaynak ya da ailesel bağların yeterli
olduğunu 1160
söylemek mümkündür.
Bu noktada, daha sonra ayrıntılı olarak ele alınacak olmakla birlikte, Kazancı ailesinin
bir ferdi olan, bugüne kadar Kazancı Holding bünyesinde yönetim kurulu üyeliği
görevlerinde bulunan ve sektördeki konumu itibarıyla GAZBİR derneği başkanlığını
yapan Mehmet KAZANCI’nın, tam da ihale aşamasında başka bir şirket kurarak elektrik
ve doğal gaz dağıtım ihalelerine girmesiyle ilgili süreçte, Mehmet KAZANCI ile Kazancı
Grubu’nun ayrı teşebbüsler olarak kabul edilmesi söz konusu değildir. Bu noktada,
sadece aile bağından kaynaklanarak yapılan bu teşebbüs ve ekonomik bütünlük
değerlendirmesiyle ilgili olarak bazı sorular ortaya çıkmaktadır: 1170
i. Girişim özgürlüğü bakımından aile fertlerinin ayrı bir teşebbüs kurma özgürlüğü
yok mudur?
ii. Aile holdinginde hissedar olan kişi, ayrı bir teşebbüs olarak hiçbir zaman ticari
faaliyette bulunamayacak mıdır?
Aşağıda, bu sorulara ilişkin değerlendirmelere sırasıyla yer verilmiştir:
i. Girişim Özgürlüğü Bakımından Aile Fertlerinin Ayrı Bir Teşebbüs Kurma
Özgürlüğü Yok Mudur?
Daha önce de belirtildiği üzere, Mehmet KAZANCI’nın Kazancı Grubundan ayrıldığının 1180
ve bundan böyle ayrı bir teşebbüs olarak kabul edilmesi gerektiğinin ileri sürülmesine
rağmen, yeni yapılanmada da Mehmet KAZANCI’nın Kazancı Grubu ile aynı ekonomik
bütünlük içinde yer aldığı değerlendirilmektedir. Bu değerlendirme, bireylerin ekonomik
kararlarındaki özgürlüklerine müdahale edilmesi gibi bir eleştiriyi de beraberinde
getirebilecektir. Bu değerlendirmeyle birlikte rekabet otoritesinin, bir ailenin mensubu
olan bireyin girişim kararlarında, ailenin sahip olduğu konumdan ötürü bir takım
kısıtlamalar getirmesi söz konusu olacaktır. Şüphesiz, rekabet hukuku uygulamaları
esas itibarıyla serbest piyasa modelinin işlemesi bakımından önemli rolü olan bir
alandır. Bir yandan serbestliği savunan bir alan olan rekabet hukuku ve serbest piyasa
modeline dayalı rekabet politikasının bir yandan da bireysel girişimler üzerinde bu 1190
şekilde kısıtlayıcı yaklaşımlara girmesi bir çelişki midir? Rekabet kurumlarının ve
dolayısıyla devletin, rekabet hukuku aracını kullanarak bu alanda kısıtlamalar
getirmesinin haklı gerekçesi var mıdır?
Bu soruların cevabını vermek için, serbest piyasa modelinin başarılı bir şekilde
uygulanabilmesi bakımından iktisadi özgürlüğün öneminden başlamak yerinde olacaktır.
Gerçek ya da tüzel bir kişinin minimum dışsal engellerle ekonomideki yerini alabilmesi
olarak da tanımlanabilecek olan iktisadi özgürlük, serbestleşme sürecinin en temel
unsurlarından biridir. İktisadi özgürlük ise şu iki özgürlüğü zorunlu kılar: sözleşme
yapma özgürlüğü ve rekabet etme özgürlüğü. 1200
En basit şekliyle, kişilerin devlet müdahalesi olmaksızın istedikleri sözleşmeleri
gerçekleştirebilmelerini ifade eden sözleşme yapma özgürlüğü, ekonomik gelişmenin
önemli unsurlarından biridir. Özellikle mülkiyet haklarının el değiştirmesine ilişkin
özgürlükler, serbest piyasa modelinin tarihsel olarak ulaştığı başarıların açıklanmasında
önemli yer almaktadır.
10-78/1645-609
35
Rekabet etme özgürlüğü ise, ancak girişimcilerin istedikleri ticari koşullarda mal alıp
satmak üzere bir piyasaya girmeleri ve bu piyasada faaliyet göstermeleri konusunda 1210
piyasadan ya da piyasa dışından engellerin bulunmaması ile mümkün olacaktır. Üretici
ve tüketicilerin herhangi bir engelle karşılaşmaksızın giriş-çıkış yapabildiği ve rekabet ile
kar maksimizasyonu güdüsünün sosyal refahı artırmasının öngörüldüğü bir serbest
piyasa modelinde şüphesiz en kritik unsur olarak rekabet etme özgürlüğü kavramı öne
çıkmaktadır.
Konu rekabet hukuku uygulamaları bakımından ele alındığında, sözleşme yapma
özgürlüğü ile rekabet etme özgürlüğünün birbirleriyle çeliştiği yönlerin bulunduğu
görülmektedir. Şöyle ki, karını maksimize etmek isteyen teşebbüsler her ne kadar
maliyetlerini azaltmak bakımından girdilerine ilişkin piyasalarda tam rekabetçi bir 1220
piyasanın varlığını tercih etseler de, gelirlerini maksimize etmek için satışları
bakımından tekelci bir güce sahip olmayı arzulayacaklardır. Dolayısıyla teşebbüsler
(rekabet hukukunun olmadığı varsayımında), sözleşme yapma özgürlüklerini fiyat tespiti
anlaşmaları yapmak, uzun süreli münhasır anlaşmalar yapmak ya da rakipleri
devralarak piyasadan pay kapmak gibi yöntemlerle rekabeti azaltma yönünde kullanma
yolunda güçlü bir eğilim içinde olacaklardır. Bu türden davranışlar ise açıkça diğer
firmaların rekabet etme özgürlüklerinin kısıtlanması sonucunu doğuracaktır. Dolayısıyla
teşebbüslerin rekabet etme özgürlüklerinin korunması ve garanti altına alınması,
teşebbüslerin sözleşme yapma özgürlüklerinin kısıtlanması gibi bir maliyeti beraberinde
getirmektedir. İşte tam da bu noktada serbest piyasa modeli içinde devletin müdahale 1230
etmesi gereken alanlar ortaya çıkmaktadır. Araç olarak rekabet hukukunun kullanıldığı
bu alanda devlet müdahalesi ile teşebbüslere ve onların sözleşme yapma özgürlüklerine
getirilen sınırlamaların, ekonomik aktivitelerin işleyişinde önemli etki ve sonuçlarının
olduğu ortadadır. Bu noktada rekabet politikasının ve rekabet hukuku uygulamalarının,
bir yandan işleyen bir piyasanın oluşması bakımından önemli olan sözleşme yapma ve
girişim özgürlüğünü dikkate alırken, bir yandan da rekabetin sağlanması ve korunması
yönünde sözleşme yapma ve rekabet etme özgürlüğü arasındaki doğru dengeyi bulmak
zorunluluğu bulunmaktadır. Başka bir ifadeyle rekabet otoritelerinin görevi, rekabet etme
özgürlüklerinin kısıtlanması durumlarında gerekli gördüğü hallerde teşebbüslerin
sözleşme yapma ve girişim özgürlüklerine kısıtlama getirmektir. 1240
Bu noktada, bir aile şirketinin hissedarı olan gerçek kişinin, ayrı bir teşebbüs olarak
girişimde bulunduğunu beyan etmesine rağmen rekabet hukuku bakımından aile
şirketiyle tek bir ekonomik bütünlük halinde değerlendirilmesi, girişim özgürlüğüne
getirilen bir kısıtlama mıdır, şeklindeki soruya dönülebilir. Şüphesiz, (gerçek ya da tüzel
kişi) her teşebbüsün sözleşme yapma ve girişim özgürlüğü, serbest piyasa modelinin en
önemli unsurlarından biridir. Aynı şekilde, bir aile şirketinde ailenin fertlerinden birinin,
aile şirketinden bağımsız olarak faaliyetlerine devam etmek istemesi de girişim
özgürlüğü olarak kabul edilebilir. Ancak, aile bağları nedeniyle çıkar birliğinin ortada
olduğu bir durumda, girişim özgürlüğüne dayanarak gerçekleştirilen bu şekildeki bir 1250
devralma işleminde -rekabet özgürlüğünü kısıtlama yönündeki etkilerini dikkate alarak-
tarafların girişim özgürlüğüne kısıtlama getirmenin, rekabet hukukunun varlık sebebi
olduğu görülmektedir. Bu alanda yapılan müdahalenin girişim özgürlüğüne müdahale
bakımından uzun süreli bir dikey anlaşmanın süresine getirilen kısıtlamadan farkı
bulunmamaktadır.
ii. Aile Holdinginde Hissedar Olan Aile Bireyleri Hiçbir Zaman Ayrı Bir
Teşebbüs Olarak Ticari Faaliyette Bulunamayacak Mıdır?
Bir önceki bölümde belirtildiği üzere, bir aile holdinginde yer alan aile fertlerinden birinin, 1260
söz konusu grubun faaliyet alanlarından birinde rakip teşebbüslerden birini
10-78/1645-609
36
devralmasına ilişkin bildirimde, şekil olarak nasıl bir yapı oluşturursa oluştursun, yapılan
işlemin ve sürecin esası dikkate alınarak yapılan tespit ve değerlendirmeler
çerçevesinde, rekabet hukuku uygulamaları bakımından bu aile ferdinin aile
holdinginden ayrı bir teşebbüs olarak kabul edilmemesi söz konusu olabilir. Bununla
birlikte, şüphesiz, aralarında kan bağı olmasına rağmen bazı istisnai durumlarda
kardeşlerin farklı teşebbüs olarak değerlendirilmesi de söz konusu olabilecektir. Bu
duruma örnek olarak, parafin pazarında faaliyet gösteren ve iki kardeşin ayrı ayrı kontrol
ettiği AGS Parafin Sanayi ve Ticaret A.Ş. (AGS) ve Mercan Kimya Sanayi ve Ticaret
A.Ş.’nin (Mercan Kimya) hakim durumlarını kötüye kullandıkları yönündeki şikayete 1270
ilişkin 28.10.2009 tarih ve 09-49/1220-308 sayılı Rekabet Kurulu kararı verilebilir. Bu
kararında Kurul, AGS’nin Hulusi Gürbüz SALGAR ve ailesinin kontrolü altında
olduğunu; Mercan Kimya’nın ise Gültekin Okay SALGAR ve ailesi tarafından kontrol
edildiğini, her ne kadar Hulusi Gürbüz SALGAR ve Gültekin Okay SALGAR arasında
kan bağı (kardeş) olsa da, bu iki şirketin aynı ekonomik bütünlük içinde olan tek bir
teşebbüs olarak kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Konuya ilişkin gerekçeli kararda şu
ifadeler yer almaktadır:
“Görüldüğü üzere AGS, Hulusi Gürbüz SALGAR ve ailesi; Mercan Kimya ise Gültekin
Okay SALGAR ve ailesi tarafından kontrol edilmektedir. Öte yandan raportörlerce gerek 1280
AGS ve Mercan Kimya ile yapılan görüşmelerde, gerek parafin üreten diğer firmalarla
yapılan görüşmelerde ve gerekse parafin tüketen firmalarla yapılan görüşmelerde, söz
konusu kardeşler arasında ekonomik bir bağın ya da çıkar birliğinin bulunmadığı, her ne
kadar iki kardeş tarafından kontrol edilse de, AGS ve Mercan Kimya’nın rakip teşebbüsler
halinde piyasadaki faaliyetlerini sürdürdükleri belirtilmiştir. Bu durum, şikayet sahibi
Baykim tarafından da teyit edilmiştir. AGS ve Mercan Kimya’nın yönetim kurullarında son
beş yılda görev alan isimler incelendiğinde de ortak isme rastlanmamaktadır.
Şüphesiz hissedarlar ya da yönetim kurulu üyeleri arasında ortak isimlerin
bulunmaması tek başına bu tüzel kişiliklerin ekonomik çıkar birliği 1290
oluşturmadıklarını göstermek için yeterli değildir. Piyasada bu teşebbüslerin müşterisi
konumundaki firmaların da ürün alımında AGS ve Mercan Kimya’dan ayrı ayrı teklif
aldıkları ve zaman zaman temin kaynağını değiştirdikleri, bu şekilde teklif aşamasında bu
firmalar arasında fiyat rekabetinin sağlandığı belirtilmiştir. Nitekim tüketicilerden alınan
fiyat teklif belgeleri de bu firmaların rakip teşebbüs olarak faaliyet gösterdiklerini ortaya
koymaktadır. Bunun yanı sıra raportörlerce söz konusu teşebbüslerde yapılan yerinde
incelemeler esnasında da, bu iki teşebbüsün arasında bağ olduğunu gösteren herhangi
bir bilgi ya da belgeye ulaşılmamıştır. Bu noktadan hareketle, Hulusi Gürbüz SALGAR ve
ailesi kontrolünde yer alan AGS ile Gültekin Okay SALGAR ve ailesi tarafından kontrol
edilen Mercan Kimya farklı teşebbüsler olarak değerlendirilmiştir. “ 1300
Görüldüğü üzere söz konusu karara ilişkin olayda, iki kardeşin kontrolünde olan bu iki
şirketin ayrı teşebbüsler olduğunu ortaya koymak bakımından Kurul;
İki kardeşin aralarında bir çıkar birliği ve ekonomik bağ bulunmadığına ilişkin
beyanları,
Şikayetçi tarafın dahi bu iki şirketin rakip olarak faaliyet gösterdiğini kabul
etmesi,
AGS ve Mercan Kimya’nın sadece hissedarlık yapısında değil, yönetim
kurulunda da son 5 yıl içinde ortak bir isim bulunmaması
gibi beyan ve şekle dayalı hususları yeterli görmemiştir. Kurul, söz konusu şirketleri ayrı 1310
teşebbüs olarak kabul ederken, uzun süreye dayalı ayrı yapılandırmanın yanında,
piyasada bu şirketlerin müşterisi konumundaki teşebbüslerde yapılan incelemelerden
elde edilen bilgi ve belgeleri kullanarak, iki şirketin ayrı teşebbüsler olduğu sonucuna
ulaşmıştır. Başka bir ifadeyle Kurul bu kararında, iki kardeşi ayrı teşebbüs olarak
10-78/1645-609
37
konumlandırırken sadece önüne gelen yapının şekline ya da tarafların beyanına değil,
işin esasına önem vermiştir. Buradan da anlaşılmaktadır ki, her ne kadar aile bağları
ekonomik bütünlük tespiti için yeterli olsa da, bazı istisnai durumlarda kardeşlerin
kontrol ettiği farklı şirketler farklı teşebbüsler olarak da değerlendirilebilmektedir. Burada
önemli olan, yapılacak değerlendirmede sadece şekil üzerinden ya da beyanlara
dayanarak değil, söz konusu yapılanmanın zamanlaması, uygulanışı ve sonuçları gibi 1320
esasa olan etkisinin de dikkate alınması gerekliliğidir.
H.3.1.2. MMEKA’nın Gerçek Kişi Hissedarları ile Kazancı Holding’e İlişkin
Değerlendirme
Konuya ilişkin ağırlıklı olarak teorik değerlendirmelerin yapıldığı bir önceki bölümde dahi
Mehmet KAZANCI’nın ve MMEKA’nın diğer gerçek kişi hissedarlarının halen Kazancı
Holding ile aynı ekonomik bütünlük içinde kabul edilmesi gerektiğinin belirtildiği
görülmektedir. Bu bölümde daha çok, yapılan bildirim ve dosyaya özgü hususlara ağırlık
verilerek bu değerlendirmenin ayrıntılarına inilmiştir. 1330
Öncelikle belirtmek gerekir ki, aile bağları ve ekonomik bütünlük konusu, Kazancı
Holding bakımından Rekabet Kurumu gündemine ilk defa gelen bir durum değildir.
Daha önce de yine elektrik dağıtım özelleştirmelerinin bir parçası olan ÇORUH ve
YEŞİLIRMAK özelleştirmeleri sürecinde Anadolu Doğalgaz’ın Kazancı Holding
tarafından devralınması işleminde benzer bir durum ortaya çıkmıştır. Aşağıda öncelikle
bu olay özetlenmiştir.
ÇORUH’un özelleştirilmesi sürecinde en yüksek teklifi Aksa verirken, yine aynı tarihte
(5.11.2009) gerçekleştirilen YEŞİLIRMAK’ın özelleştirilmesi işleminde en yüksek ikinci 1340
teklif sahibi Anadolu Doğalgaz olmuştur. ÇORUH ve YEŞİLIRMAK bölgelerinin
özelleştirilmelerine ilişkin bildirimlerin değerlendirilmesi sürecinde Aksa ve Anadolu
Doğalgaz’ın aynı ekonomik bütünlükte olabileceği yönünde bir takım göstergeler
bulunmuştur. Bu göstergeler:
Anadolu Doğalgaz’ın büyük hissedarı olan Fatih BÜYÜKTOPÇU ile Kazancı
Holding hissedarlarından Ş. Cemil KAZANCI arasındaki aile bağları7,
Anadolu Doğalgaz tarafından gönderilen bildirim formunda gösterilen adres ile
Aksa’nın adresinin aynı olması,
Basında çıkan haberler,
İki şirketin çalışanlarının bir sosyal paylaşım sitesinde kurdukları “Aksa-Anadolu 1350
Doğalgaz Çalışanları” isimli gruptur.
Raporda Aksa ve Anadolu Doğalgaz’ın EPDK tarafından yapılan doğal gaz dağıtım
lisansı ihalelerinde kazandıkları doğal gaz dağıtım bölgeleri ve ihale tarihleri ile o
dönemde EPDK tarafından belirlenen sahip olunabilecek lisans bölgesi sayısı sınırını8
da dikkate alan incelemelerin yanında, anılan iki tüzel kişiliğin aynı ekonomik bütünlük
içerisinde olup olmadıkları konusunda şirket yetkilileriyle de bir takım görüşmeler
yapılmıştır. Bu görüşmelerde; Aksa’nın mevcut durumda Anadolu Doğalgaz ile tek bir
ekonomik bütünlük oluşturmadıkları, bununla birlikte Kazancı Holding’in, Anadolu
Doğalgaz’ı devralmasına yönelik işlemlerin devam etmekte olduğu ifade edilmiştir.
Nitekim Kurum kayıtlarına 9.2.2010 tarihinde intikal eden başvurularda, Anadolu 1360
Doğalgaz bünyesinde yer alan şirketlerin Kazancı Holding tarafından devralınması
işlemine izin verilmesi talebiyle bildirimde bulunulmuştur.
7 Fatih BÜYÜKTOPÇU ile Ş. Cemil KAZANCI’nın eşleri kardeştir.
8 4646 sayılı Kanun’un 5367 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (g) bendinin beşinci alt bendi:
“Dağıtım şirketleri, yurt çapında sadece iki şehirde lisans sahibi olabilir. Ancak, bu sayı şehirlerin gelişmişlik durumu,
tüketim kapasitesi ve kullanıcı sayısı gibi hususlar dikkate alınarak Kurul kararıyla artırılabilir.”
10-78/1645-609
38
Konuya ilişkin ön inceleme raporunda ve gerekçeli kararda; tarafların ortaklık yapıları,
yönetim kurulları ve idaresi dikkate alındığında, iki grubun ayrı birer ekonomik bütünlük
olduğunu beyan ederek, söz konusu devir işlemine ilişkin 1997/1 sayılı Tebliğ
kapsamında bildirimde bulundukları ifade edilmiştir. Dolayısıyla anılan devralma işlemi
kapsamında Cemil KAZANCI ve Fatih BÜYÜKTOPÇU arasındaki akrabalık ilişkisine
değinilmekle birlikte, bu hususun, devir işlemine ilişkin olarak Kanun’un 7. maddesi
kapsamında hâkim durum konusunda varılacak sonucu değiştirmeyecek olması
nedeniyle “tarafların beyanı dikkate alınarak” işlem bir devralma olarak 1370
değerlendirilmiştir. Bu dosya kapsamında tarafların tek teşebbüs olarak kabul edilip
edilmemeleri, sadece işlemin Rekabet Kurulu iznine tabi olup olmaması yönündeki
değerlendirmede bir farklılık yaratacak, ancak işlemin hâkim durum yaratıp
yaratmadığına ilişkin değerlendirmede bir değişiklik oluşturmayacaktır. Bu
değerlendirmelere dayanarak Kurul bu kararında9, işlemin tarafı olan şirketlerin tek
teşebbüs olup olmadıklarını incelemek yerine, işlemin sonucunda bir hâkim durum
oluşması söz konusu olmadığı için, tarafların beyanını dikkate almış ve işleme izin
vermiştir. Bu kararın ardından, ÇORUH ve YEŞİLIRMAK özelleştirmelerine ilişkin Kurul
kararlarında Kazancı Grubu ile Anadolu Doğalgaz tek teşebbüs olarak
değerlendirilmiştir. 1380
Aksa ve Anadolu Doğalgaz devir işleminde gündeme gelen tek teşebbüs tartışmasının
bu sefer de BOĞAZİÇİ, GEDİZ, TRAKYA, DİCLE ve Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş.
(BAŞKENTGAZ) özelleştirmeleri sürecinde ortaya çıktığı görülmektedir. Bu süreçte
ortaya çıkan yeni durum, Kazancı Holding’in hissedarı ve yönetim kurulu üyesi olan
Mehmet KAZANCI’nın, Kazancı Holding’deki hisselerini devretmemekle birlikte, söz
konusu holdingdeki görevlerinden ayrılmasıdır. Kazancı Holding ve bünyesindeki
şirketlerde yönetim kurulu başkanı ve üyesi sıfatlarıyla görevlerde bulunan, halen Doğal
Gaz Dağıtıcıları Birliği Derneği’nin başkanlığını da yapan Mehmet KAZANCI’nın, elektrik
ve doğal gaz sektörlerindeki çalışmalarına Mehmet Emin KARAMEHMET’le birlikte 1390
kurduğu MMEKA ile devam edeceği anlaşılmaktadır. Bildirim formunda yer alan bilgilere
göre MMEKA, 8.7.2010 tarihinde İstanbul’da kurulmuştur. Bu konuda yapılacak
değerlendirmeye, Kazancı Holding’in yapısından başlamak yerinde olacaktır.
Ticari faaliyetlerine ilk olarak jeneratör üretimi alanında başlayan Kazancı Holding, 2003
yılında doğal gaz dağıtımı ve 2010 yılında da elektrik dağıtımı alanında faaliyet
göstermeye başlamıştır. Bir aile şirketi konumunda olan Kazancı Holding’in kurucusu ve
aynı zamanda çoğunluk hissedarı Ali Metin KAZANCI olup, holdingin hissedarlık yapısı
ile yönetim kurulu üyelerine aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 77: Kazancı Holding’in Hissedarlık Yapısı 1400
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Ali Metin KAZANCI (….)
Gönül KAZANCI (….)
Mehmet KAZANCI (….)
Ş. Cemil KAZANCI (….)
Necati BAYKAL (….)
Tülay BAYKAL (….)
TOPLAM 100
Tablo 78: Kazancı Holding’in Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Ali Metin KAZANCI Yönetim Kurulu Üyesi
Mehmet KAZANCI Yönetim Kurulu Üyesi
Şaban Cemil KAZANCI Yönetim Kurulu Üyesi
Tülay BAYKAL Yönetim Kurulu Üyesi
9 Aksa’nın Anadolu Doğalgaz’ı devralmasına ilişkin 18.02.2010 tarihli 10-18/209-80 sayılı Kurul kararı.
10-78/1645-609
39
Kazancı Holding’in ve Kazancı Grubu’na ait şirketlerin hissedarları ile MMEKA
hissedarları arasındaki akrabalık ilişkilerine aşağıdaki tabloda yer verilmektedir:
Tablo 79: Kazancı Grubu Hissedarları ve MMEKA Hissedarları Arasındaki Akrabalık İlişkileri
Kazancı Grubu hissedarları ile MMEKA hissedarları arasındaki aile bağları
incelendiğinde, Kazancı Holding’in, Kazancı Ailesi tarafından kontrol edildiği; MMEKA’yı 1410
Mehmet Emin KARAMEHMET ile ortak kontrol eden gerçek kişilerden Mehmet
KAZANCI, Esin KAZANCI ve Begüm KAZANCI’nın, Kazancı Ailesine mensup olduğu
görülmektedir. MMEKA’nın %(….) hissesine sahip bulunan Mehmet KAZANCI, Kazancı
Holding’in %(….) hissesine sahip Ali Metin KAZANCI’nın oğludur. MMEKA’da %(….)
hisseye sahip bulunan Esin KAZANCI, Mehmet KAZANCI’nın eşi; yine %(….) hisseya
sahip Begüm KAZANCI ise Mehmet KAZANCI’nın kızıdır. Kazancı Holding
hissedarlarının tümünün, MMEKA hissedarları Mehmet KAZANCI, Esin KAZANCI ve
Begüm KAZANCI ile akrabalık bağları mevcuttur.
MMEKA’nın %(….) hissesine sahip Mehmet KAZANCI’nın, Kazancı Grubu’nda yer alan 1420
çok sayıda şirkette doğrudan ve Kazancı Holding A.Ş.’deki hissedarlığı nedeniyle
dolaylı olarak hissedarlığı bulunmaktadır. Taraflar bölümünde yer verilen ve Mehmet
KAZANCI’nın doğrudan hissedar olduğu Kazancı Grubu şirketlerini gösteren tablo
aşağıdadır:
Tablo 80: Mehmet Kazancı’nın Doğrudan Hissedarı Olduğu Kazancı Grubu Şirketleri
Şirket Adı
1 Kazancı Holding A.Ş.
2 Aksa Enerji Üretim A.Ş.
3 Aksa Elektrik Toptan Satış Anonim Şirketi
4 Aksa Elektrik Perakende Satış Anonim Şirketi
5 Kapıdağ Rüzgar Enerjisi Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.
6 Rasa Radyatör Sanayi Anonim Şirketi
7 Aksa Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
8 Aksa Doğal Gaz Toptan Satış Anonim Şirketi
9 Balıkesir Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
10 Düzce Ereğli Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
11 Bilecik Bolu Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
12 Manisa Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
13 Çanakkale Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
14 Karadeniz Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
15 Ordu Giresun Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
16 Van Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
17 Aksa Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
18 Malatya Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
19 Aksa CNG Sıkıştırılmış Doğal Gaz İletim Dağıtım ve Satış A.Ş.
MMEKA’nın son gerçek kişi hissedarı ve Genel Koordinatörü Mustafa KURNAZ ise,
Kazancı Ailesine mensup olmamakla birlikte, Rekabet Kurulunun 18.2.2010 tarihli
kararıyla izin verdiği devralma işlemi ile Kazancı Holding’e devredilen Anadolu
Doğalgaz Grubu şirketlerinden Anadolu Doğalgaz Toptan Satış A.Ş., Anadolu Doğalgaz 1430
Adı-Soyadı Akrabalık İlişkisi
Esin KAZANCI Mehmet KAZANCI’nın eşi
Begüm KAZANCI Mehmet-Esin KAZANCI’nın kızı
Metin Kaan KAZANCI Mehmet KAZANCI’nın oğlu
Ali Metin KAZANCI Mehmet KAZANCI’nın babası
Ş. Cemil KAZANCI Mehmet KAZANCI’nın kardeşi
Gönül KAZANCI Ş. Cemil KAZANCI’nın eşi
Tülay BAYKAL Mehmet KAZANCI’nın kardeşi
Necati BAYKAL Tülay BAYKAL’ın eşi
Nilgün KAZANCI NURİK Mehmet KAZANCI’nın amcasının kızı
10-78/1645-609
40
Dağıtım A.Ş., Gümüşhane Bayburt Doğal Gaz Dağıtım A.Ş., Tokat Amasya Doğalgaz
Dağıtım A.Ş., Afyon Doğal Gaz Dağıtım A.Ş., Mustafakemalpaşa Susurluk Karacabey
Doğalgaz Dağıtım A.Ş., Gemlik Doğalgaz Dağıtım A.Ş., Trakya Doğalgaz Dağıtım A.Ş.,
Sivas Doğalgaz Dağıtım A.Ş. ve Bandırma Doğalgaz Dağıtım A.Ş.’de hissedar olup, bu
şirketlerin tümünde Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev yapmaktadır10.
Dolayısıyla, Mustafa KURNAZ her ne kadar Kazancı Ailesinin mensubu olmasa da,
Kazancı Grubu’na devredilen şirketlerde hissedar ve yönetim kurulu üyesi durumunda
olduğundan, bu dosya kapsamında Mehmet KAZANCI ile birlikte Kazancı Grubu ile
ekonomik ekonomik bütünlük içinde sayılmıştır.
1440
MMEKA’nın, 8.7.2010 tarihinde kurulduğu göz önüne alındığında, BOĞAZİÇİ, GEDİZ,
TRAKYA ve DİCLE ihalelerinin son teklif verme tarihi olan 22.7.2010 tarihinden ve
MMEKA’nın en yüksek teklif sahibi olduğu ve son teklif verme tarihi 6.8.2010 olan
BAŞKENTGAZ ihalesinden çok kısa süre önce kurulmuş olması dikkat çekmektedir.
Gerek yapılan işlemlerin zamanlaması gerekse aile bağları bakımından işlemin esası
ele alındığında, bu aşamada Mehmet KAZANCI ve diğer gerçek kişi hissedarların
Kazancı Grubu’ndan ayrı bir teşebbüs olarak kabul edilmesinin rekabet hukuku
uygulamaları bakımından söz konusu olmadığı görülmektedir. Hemen belirtmek gerekir
ki, burada yapılan değerlendirmede Kazancı Grubu ile MMEKA’nın değil, Kazancı
Grubu ile MMEKA içinde yer alan Mehmet KAZANCI ve diğer gerçek kişilerin aynı 1450
bütünlük içinde yer aldığı tespitinde bulunulmaktadır.
Burada altı çizilmesi gereken husus, ekonomik bütünlük ve tek teşebbüs olmaya yönelik
değerlendirmelerin Rekabet hukuku uygulamaları çerçevesinde yapılmış olmasıdır.
Bilindiği gibi bir hukuk dalında kullanılan kavramlar, diğer hukuk dallarından
farklılaşabilmektedir. Nitekim rekabet hukukundaki "teşebbüs" kavramı da bunlardan biri
olup, diğer hukuk dallarındaki uygulamalarda yer bulan “tüzel kişilik” kavramından
farklılık arz etmektedir. 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde teşebbüs kavramı;
“Piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız
karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimler” olarak 1460
tanımlanmaktadır. Bu çerçevede, aile şirketinden ayrıldığını beyan etmek suretiyle
başka bir tüzel kişiye ortak olunması ya da yeni bir tüzel kişilik kurulması durumunda,
söz konusu şirketler diğer hukuk dallarında ayrı tüzel kişilikler olarak kabul edilebilmekle
birlikte rekabet hukuku uygulamaları kapsamında tek ekonomik bütünlük olarak
değerlendirilebilmektedir. Bütün bu değerlendirmeler ışığında; aile bağları ve ekonomik
çıkar birliği kavramları dikkate alındığında, MMEKA hissedarlık yapısı içinde yer alan
Stargate dışındaki hissedarların, Kazancı Grubu ile aynı ekonomik bütünlük
içinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
H.3.2. 4054 Sayılı Kanunun 4 ve 7. Maddeleri Kapsamında Değerlendirme 1470
Bildirim konusu işlemin piyasaya etkilerinin 4054 sayılı Kanun kapsamında sağlıklı bir
şekilde değerlendirilebilmesi için öncelikle Türkiye elektrik piyasalarının serbestleşme
sürecini ele almak yerinde olacaktır.
Geçmişte dikey bütünleşmiş devlet şirketi (Türkiye Elektrik Kurumu-TEK) ile faaliyetlerin
gerçekleştirildiği Türkiye elektrik piyasalarının serbestleştirilmesi süreci bakımından
dönüm noktasını, 2001 yılında yürürlüğe girmiş olan 4628 sayılı Elektrik Piyasası
Kanunu oluşturmaktadır. Bu Kanun ile birlikte temelde piyasa faaliyetlerinin düzenleyici
kurum denetimi altında gerçekleştiği, piyasadaki alım-satım faaliyetlerinin ikili 1480
10 Kaynak: 18.2.2010 tarih ve 10-18/209-80 sayılı Rekabet Kurulu kararına esas teşkil eden dosya kapsamındaki bilgi
ve belgeler.
10-78/1645-609
41
anlaşmalara dayandığı, bütün tüketicilerin tedarikçisini seçme serbestisine kavuşacağı,
rekabete dayalı bir piyasa yapısının hedeflendiği görülmektedir.
Bu serbestleşme hedefi çerçevesinde, özel sektör yatırımlarının artırılması kadar
özelleştirmeler de kilit rol oynamaktadır. Üretim bakımından özel sektör yatırımlarının
hız kazandığı görülmekle birlikte, dağıtımın aksine üretim özelleştirmelerinin küçük
ölçekli bazı devirler dışında henüz tam anlamıyla başlamadığı, dolayısıyla mevcut
durumda kamu ağırlıklı bir yapının söz konusu olduğu görülmektedir. EÜAŞ’a ait üretim
faaliyetlerinin özelleştirilmesinin gerçekleştirilmesi ve bununla birlikte toptan satış
faaliyetlerine ilişkin TETAŞ’ın mevcut piyasa gücünün ortadan kalkmasıyla gerek üretim 1490
gerekse toptan satış pazarı bakımından bugünkünden oldukça farklı rekabetçi bir piyasa
yapısının ortaya çıkması beklenmektedir. Dağıtım faaliyetleri bakımından ise üç bölge
dışındaki tüm dağıtım bölgelerinin özelleştirmelerinin gerçekleştirildiği görülmektedir11.
Özelleştirme faaliyetleri dikkate alındığında, elektrik piyasalarının piyasa yapısı ve
işleyişi itibarıyla oturmuş bir yapıya sahip olduğunu söylemenin henüz mümkün
olmadığı, dolayısıyla bu geçiş döneminde gerçekleştirilen birleşme/devralma ve
ortaklıklara ilişkin olarak rekabet hukuku kapsamında yapılan değerlendirmelerde,
mevcut yapının yanında hedeflenen rekabetçi piyasa yapısının da dikkate alınması
gerektiği değerlendirilmektedir.
1500
Bu geçiş dönemiyle hedeflenen rekabetçi elektrik piyasalarında yer alan bir başka unsur
da, perakende satış seviyesinde rekabetin sağlanmasıdır. Bu kapsamda 4628 sayılı
Kanun’da perakende satış şirketlerine de yer verilmiş, bunun yanında, hedeflenen
rekabetçi piyasa yapısını oluşturmaya yönelik gerekli düzenlemelerin yapılması için de
4628 sayılı Kanun’un Geçici 9. maddesi ile bir geçiş dönemi (31.12.2012) belirlenmiştir.
Geçiş döneminin ardından tüm tüketicilerin tedarikçisini seçme serbestisine ulaşması ve
hanehalkına satış yapmaya yönelik perakende satış şirketlerinin de faaliyete
geçmesiyle, hanehalkına yapılan satışlar bakımından da rekabetçi bir piyasa yapısına
yönelik önemli bir adım atılmış olacaktır. Geçiş dönemi boyunca ise dağıtım ve
perakende satışlara ilişkin “Geçiş Dönemi Tarifeleri” uygulandığı görülmektedir. Dağıtım 1510
faaliyetleri bakımından geçiş dönemi tarifelerini dört kısma ayırmak mümkündür:
İletim tarifeleri
Dağıtım sistem kullanım tarifeleri
Perakende hizmet tarifeleri
Perakende satış tarifeleri
İletim tarifeleri, TEİAŞ tarafından belirlenen ve tüketiciye aynen yansıtılan bir kalemdir.
Dağıtım sistem kullanım ve perakende hizmetleri tarifesi ise, bu faaliyetlere ilişkin
işletme giderlerini ve yatırım harcamalarını karşılamaya yönelik “gelir tavanı” yöntemi ile
belirlenmektedir. Öte yandan, perakende satış tarifesi, dağıtım şirketi tarafından satın
alınan enerjinin ortalama fiyatının doğrudan tüketiciye yansıtıldığı “fiyat tavanı” yöntemi 1520
ile belirlenmektedir12. Burada, perakende satış tarifesinde düzenlemenin olduğu geçiş
döneminde dahi, dağıtıcının, enerji bedelini olduğu gibi tüketiciye yansıttığı
görülmektedir. Bu noktada belirtmek gerekir ki, Strateji Belgesi uyarınca yapılacak
özelleştirmelere hazırlık amacıyla, dağıtım şirketleriyle TETAŞ ve EÜAŞ’ın portföy
şirketleri arasında geçiş dönemi sözleşmeleri imzalanmıştır. Bu kapsamda, dağıtım
şirketlerinin enerji talebinin en az %85’ine gelen miktarına ilişkin olarak, söz konusu
kamu üretim ve toptan satış şirketleri arasında, düzenlenmiş fiyatlar üzerinden, geçiş
dönemi sonuna kadar süren enerji alım anlaşmaları yapılmıştır. Bu sözleşmelerin
11 Bu bölgelerden bazılarının ihalesi gerçekleştirilmiş olmakla birlikte nihai devir işlemleri halen devam etmektedir.
12 Hemen belirtmek gerekir ki söz konusu tarife, geçiş dönemi boyunca uygulanacak olan tarifedir. Geçiş döneminin
bitmesi ve rekabetçi piyasa yapısının işlemeye başlamasıyla birlikte perakende satış fiyatları serbest bir şekilde
belirlenecektir.
10-78/1645-609
42
süreleri bittiğinde ise dağıtım firmaları ve sağlayıcılar arasında pazarlık sonucunda
oluşan ve piyasa fiyatlarına dayalı ikili anlaşmalar yapılacak ve böylelikle rekabetçi 1530
piyasaya geçiş söz konusu olacaktır. Başka bir ifadeyle, söz konusu perakende satış
tarifesi ya da daha genel ifadeyle perakende satış fiyatının oluşmasında, özellikle geçiş
döneminin ardından, bölgede yerleşik dağıtım firmasının perakende satışlar bakımından
nasıl bir rekabetçi ortam içinde faaliyet gösterdiği, ucuz enerji bulma gereksiniminin ne
olduğu önem kazanacaktır. Yerleşik dağıtım firması bakımından, serbestleşmiş bir
perakende piyasasında tüketicilere daha ucuz elektrik satışı yapmak ve bunun için daha
ucuz kaynaklardan enerji alımı yapmak yönündeki baskı, ancak perakende satışa
yönelik fiili ve potansiyel rakiplerin varlığıyla mümkün olacaktır.
Yukarıda yer alan piyasa yapısına ve işleyişine ilişkin genel bilginin ardından, bildirim 1540
kapsamında yer alan alıcı taraflara ilişkin değerlendirmeye geçmek yerinde olacaktır.
Kurulun en son ULUDAĞ ve ÇAMLIBEL bölgelerine ilişkin kararlarında da görüldüğü
üzere, özellikle ortaklıkların söz konusu olduğu durumlarda, taraflara ilişkin
değerlendirmenin Kanunun hem 4. maddesi kapsamında hem de 7. maddesi
kapsamında yapılması gerekliliği ortaya çıkabilmektedir. Bu bağlamda aşağıda öncelikle
Kanunun 4. maddesi kapsamında değerlendirmelere yer verilmiş, ardından da Kanunun
7. maddesi kapsamında konu ele alınmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, gerek 4.
madde gerekse 7. madde kapsamında yapılan değerlendirmeler bakımından, eş
zamanlı şekilde devam etmekte olan BOĞAZİÇİ, TRAKYA, GEDİZ ve DİCLE
özelleştirmelerinin hepsi birden dikkate alınmıştır. 1550
H.3.2.1. Kanunun 4. ve 5. Maddesi Kapsamında Değerlendirme
Dağıtım özelleştirmelerine ilişkin süreçte, özellikle ULUDAĞ ve ÇAMLIBEL bölgelerinin
KOLİN, LİMAK ve CENGİZ ortaklığı olan ULUĞ ve ÇAMLI tarafından devralınmasına
ilişkin Kurul kararlarında da görüldüğü üzere, devralacak tarafların ortaklık şeklinde
olması durumunda, devir işleminin sadece Kanunun 7. maddesi kapsamında değil,
Kanunun 4. maddesi kapsamında da değerlendirilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu
noktada, ortak girişimlerin hangi durumlarda Kanunun 4. maddesi kapsamında bir
anlaşma, hangi durumlarda Kanunun 7. maddesi kapsamında bir yoğunlaşma olarak 1560
kabul edildiği önem kazanmaktadır.
Genel olarak ortak girişimler; ölçek ekonomileri, riskli yatırımların kolaylaştırılması,
teknoloji transferi ve buluşların desteklenmesi, yeni pazarların gelişimi, yapısal kapasite
fazlalığının bertaraf edilmesi gibi pek çok iktisadi amaca hizmet edebilir. Öte yandan, bu
anlaşmalar, anılan iktisadi amaçların yanı sıra piyasa gücünün yoğunlaşması, piyasaya
giriş engellerinin artırılması veya rekabetçi davranışların koordinasyonuna yol açması
gibi hissedilir ölçüde bazı rekabet karşıtı etkiler de doğurabilir. Bu noktada, rekabet
hukuku bakımından ortak girişimlerin kendi içinde ikili bir sınıflandırmaya tabi olduğunu
hatırlatmak yerinde olacaktır. Bu sınıflandırma esas itibarıyla bu ortak girişimlerin 1570
birleşme kategorisinde mi yoksa teşebbüsler arası anlaşma kategorisinde mi
değerlendirileceğini belirlemektedir. Şöyle ki; tarafların faaliyetlerini ve güçlerini
birleştirdikleri bir yapı biçimindeki ortak girişimler “yoğunlaşma doğurucu ortak
girişimler” olarak adlandırılır. Öte yandan, rekabet hukuku çerçevesinde bir birleşmeye
yol açmamakla birlikte, taraflar arasında belirli bir alanda işbirliği yapılmasını sağlayan
ve teşebbüsler arası bir anlaşma olarak kabul edilen ortak girişimler, “işbirliği
doğurucu ortak girişimler” olarak adlandırılır. Yoğunlaşma doğurucu ortak girişimler
4054 sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamında değerlendirilirken, işbirliği doğurucu ortak
girişimler Kanunun 4. maddesi kapsamında değerlendirmeye tabi tutulur.
1580
10-78/1645-609
43
Bu sınıflandırmanın yapılması, gerek şekil, gerekse piyasaya etkilerin ortaya konması
bakımından uygulamada çok da kolay olmamaktadır. Çünkü yoğunlaşma doğurucu
olarak kabul edilen bir ortak girişim anlaşması, rekabeti sınırlayıcı etkiler içerebilecektir.
Ancak, yoğunlaşma doğurucu ortak girişimler, ana teşebbüslerin organizasyonlarında
kalıcı yapısal değişikliklere yol açarken, içerdikleri işbirlikçi yönlere rağmen rekabeti
teşvik edici bir rol de üstlenebilecektir. Aynı şekilde, işbirliği doğurucu kabul edilen ve
rekabeti sınırlayıcı etkisinin, yoğunlaşmalara kıyasla daha fazla olacağı düşünülen bir
ortak girişim anlaşması, üretim, dağıtım ya da araştırma-geliştirme alanlarında taraf
teşebbüslerin etkin faaliyette bulunmalarını sağlayabilmektedir. Bu noktada genel olarak
rekabet otoritelerinin yaklaşımı, bir ortak girişimin, amaçlanan olumlu etkileri ile rekabet 1590
karşıtı etkilerini dengelemek suretiyle, bu oluşumun rekabetçi piyasa hedefleriyle
bağdaşıp bağdaşmadığını değerlendirmektir. Şüphesiz, bu yöndeki değerlendirmede ilk
adım, değerlendirmeye tabi olan ortak girişimin hangi kategoride ele alınacağının
tespitidir.
Mevzuat bakımından bu sınıflandırmaya ilişkin tek tanım, 4054 sayılı Kanunun 7.
maddesi kapsamındaki yoğunlaşma doğurucu ortak girişimlere ilişkin olarak, 1997/1
sayılı Tebliğ’de yer almaktadır. 1997/1 sayılı Tebliğin “Birleşme veya Devralma Sayılan
Haller” başlıklı 2. maddesinde Kanunun 7. maddesi kapsamında birleşme sayılan ortak
girişimler şu şekilde tanımlanmaktadır: 1600
“c) Amaçlarını gerçekleştirmek üzere işgücü ve malvarlığına sahip olacak şekilde
bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıkan ve taraflar arasındaki veya taraflarla ortak
girişim arasındaki rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisi olmayan ortak girişimler (joint-
venture).”
Bu noktada, yeni oluşacak yapının yoğunlaşma olarak kabul edilmesi için üç ana başlık
altında değerlendirilmesi gerekmektedir:
a. Ortak Kontrol
b. Tam İşlevsellik (Bağımsız bir iktisadi varlık)
c. Rekabetçi Davranışların Koordinasyonu Riski (Rekabeti sınırlayan amaç ya da
etki) 1610
Ortak kontrolün olmaması veya kurulan ortaklığın tam işlevsel olmaması ya da bu
ortaklığın rekabetçi davranışların koordinasyonu riski barındırması halinde
değerlendirmenin 4054 sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamında değil, 4. maddesi
kapsamında yapılacağı açıktır. Ortak kontrolün söz konusu olduğu ve tam işlevsel
olarak yapılanmış olan ortak girişimlerde ortak girişimin tarafları arasında rekabetçi
davranışların koordinasyonu riski inceleme konusu olacaktır. Ortak kontrolün
bulunmaması halinde ise Kanunun 7. maddesi kapsamında yoğunlaşma söz konusu
olmayacak, dolayısıyla ortaya çıkan yapı işlemin taraflarının mevcut faaliyetleri de
dikkate alınarak sadece Kanunun 4. maddesi kapsamında ele alınacaktır. Ortak kontrol
hususuna benzer şekilde, bir işlemin Kanunun 7. maddesi kapsamında bir ortak girişim 1620
sayılması için gerekli ön koşullardan biri de tam işlevselliktir. Devre konu olan
BOĞAZİÇİ, TRAKYA, GEDIZ ve DICLE’nin hâlihazırda faaliyetlerini tam işlevsel olarak
yürüten birer dağıtım şirketi olduğu ortadadır. Bu noktada, devralan tarafların ortak
girişim grubu şeklinde olması durumunda bu ortaklıkların gerçekleştirecekleri devir
işleminin 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında bir birleşme sayılması için, taraflar arasındaki
veya taraflarla ortak girişim arasındaki rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisi olmadığının
ortaya konması gerekmektedir. Bu değerlendirme esas itibarıyla, söz konusu ortaklığın
4054 sayılı Kanunun 4. maddesi anlamında “bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan
veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu
etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar” 1630
kapsamına girip girmediğinin incelenmesinden ibarettir. Bu tür ortaklıkların
10-78/1645-609
44
değerlendirilmesinde genel olarak rekabetçi davranışların koordinasyonu riski
kavramı ön plana çıkmaktadır.
Teşebbüslerin ortak girişim kurmaları halinde rekabetçi davranışların koordinasyonu
riskinin doğması, söz konusu ortak girişim ile kurucu teşebbüslerin aynı piyasada aktif
olmaları, ya da kurucu şirketlerin, ortak girişimin faaliyet alanının alt, üst ya da komşu
pazarlarında rakip olarak kalmayı sürdürmeleri halinde gündeme gelmektedir. Bu
nedenledir ki, çoğu zaman tarafların söz konusu ortak girişimin Kanunun 4. maddesi
kapsamında değerlendirilen işbirliği doğurucu bir ortak girişim değil de, Kanunun 7. 1640
maddesi kapsamında kabul edilen yoğunlaşma doğurucu bir ortak girişim olmasını
sağlamak amacıyla ortak girişim sözleşmelerinde, ortak girişimin varlığını devam
ettirdiği süre boyunca tarafların ortak girişimle aynı pazarda ya da ortak girişimin alt, üst
veya komşu pazarlarında rakip faaliyetlerde bulunmayacağını belirten “rekabet
yasaklarına” yer verdiği görülmektedir. Bu tip rekabet yasakları, bu ortak girişimin
oluşturulmasıyla ilgili ve gerekli bir ‘yan sınırlama’ olarak kabul edilmekte ve söz
konusu ortak girişimi rekabet hukuku uygulamaları bakımından yapılacak
sınıflandırmada Kanunun 7. maddesi kapsamında sayılan yoğunlaştırma doğurucu
ortak girişimler arasına sokmaktadır.
1650
Görüldüğü üzere, rakip teşebbüsler arasında gerçekleştirilen ortaklıkların
değerlendirmesinde, tarafların ilgili pazarda ve alt, üst ya da komşu pazarlarda hangi
pazar payına ulaştıkları ve ayrıca bu ortaklıklarla oluşturulan yayılma etkisinin de
dikkate alınması gerekmektedir. Burada ortaya çıkan soru, Rekabet Kurulunun bu
ortaklıkları hangi noktaya kadar 4. madde kapsamı dışında mütalaa edeceğidir. Bu
değerlendirmede genel olarak, tarafların pazardaki pozisyonu, piyasa yapısı, pazar
payları, pazara giriş engelleri, alım gücü, ürün özellikleri ve benzeri birçok unsur dikkate
alınabilmektedir. Bunun yanında, özellikle potansiyel rekabet bakımından, elektrik
piyasalarında tarafların mevcut faaliyetlerinin yanında, özelleştirme süreciyle birlikte
devletin yerini özel sektöre bıraktığı serbestleşme sürecine ilişkin beklenti ve öngörüler 1660
de önem kazanmaktadır. Bu noktada, özellikle Kanunun 4. maddesi kapsamında bir
anlaşma niteliğinde değerlendirilecek ortaklıklarda, her bir ortağın bağımsız ya da başka
ortaklarla birlikte yer aldığı tüm şirketler, (spillover effect-yayılma etkisi bakımından)
değerlendirmede dikkate alınacaktır.
Özelleştirme sürecinde ortaya çıkan ortaklık yapılarına ilişkin Kanunun 4. maddesinin
uygulanması bakımından MERAM kararı örnek teşkil etmektedir. MERAM bölgesinin
özelleştirilmesi sürecinde ihaleyi kazanan ALARKO’nun devam eden süreçte CENGİZ
ile kurduğu ALCEN ortaklığı ile MERAM’ı devralmasına ilişkin bildirim kapsamında
verdiği kararında13 Kurul, söz konusu ortaklığı 4. madde kapsamında da 1670
değerlendirmeye tabi tutmuştur. ALCEN kararında Kurul, alt ve üst pazarlar da dahil
olmak üzere koordinasyon riski değerlendirmesi yapmış, değerlendirmenin sonucunda
da işlemin Kanunun 4. maddesi kapsamına alınmasına gerek bulunmadığına,
dolayısıyla 1997/1 sayılı Tebliğ çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğine karar
vererek, bu kapsamda işleme izin vermiştir. Bu kararında Kurul, ALCEN’in yapısını
incelerken, kurucu tarafların dağıtım, toptan satış, perakende satış ve üretim
faaliyetlerini dikkate almış, gerek ortak girişimin faaliyet alanında tarafların başka
faaliyetlerinin olmaması ve gerekse de dağıtım ve üretim gibi alanlarda tarafların toplam
pazar paylarının dikkate değer derecede yüksek bulunmaması nedeniyle söz konusu
ortaklığı Kanunun 4. maddesi kapsamına almamıştır. 1680
13 Kurul’un 28.10.2009 tarihli ve 09-49/1219-307 sayılı kararı.
10-78/1645-609
45
BOĞAZIÇI, GEDIZ, TRAKYA ve DİCLE’ye teklif veren ortak girişim gruplarından
Karavil-Ceylan ortaklığında tarafların hiçbir elektrik dağıtım faaliyetinin bulunmadığı,
üretimde ise oldukça düşük bir payın söz konusu olduğu, KCETAŞ-AYEN-REL-PETCO
ortaklığı bakımından sadece KCETAŞ’ın Kayseri bölgesi dağıtım faaliyetlerini elinde
tuttuğu, üretim bakımından ise tarafların oldukça düşük bir paya sahip olduğu ve bu
nedenle anılan ortaklıklara ilişkin Kanunun 4. maddesi kapsamında bir hususun
bulunmadığı görülmektedir.
BOĞAZİÇİ ve GEDİZ’in teklif sahiplerinden sadece İşKaya-MMEKA grubunun da 1690
ortaklık şeklinde yapılandığı görülmektedir. Eş zamanlı olarak devam etmekte olan
özelleştirmeler kapsamında BOĞAZİÇİ ve GEDİZ’e teklif veren İşKaya-MMEKA ortak
girişim grubu ile DİCLE’ye teklif veren İşKaya-MMEKA-Rosse ortak girişim grubunun
hissedarlık yapılarını gösteren tablo aşağıdadır:
Tablo 81: BOĞAZİÇİ ve GEDİZ’e teklif veren İşKaya-MMEKA ortak girişim grubu ile DİCLE’ye teklif
veren İşkaya-MMEKA-Rosse ortak girişim grubu hissedarlık yapıları.
Hisse Sahibi İşKaya-MMEKA İşKaya-MMEKA-Rosse
MMEKA (….) (….)
İşKaya (….) (….)
Rosse (….) (….)
TOPLAM 100,0 100,0
Not: Rosse’nin kontrolü İşKaya grubunun elindedir.
Tablodan da görüleceği üzere, teklif sahibi ortak girişim gruplarından birinde İşKaya
diğerinde ise MMEKA çoğunluk hissesine sahiptir. Taraflar söz konusu yapıda kontrol
yapısının nasıl olacağının henüz belirlenmediğini, bu durumun ancak nihai devir 1700
aşamasında belli olacağını belirtmekle birlikte, İşKaya’nın mevcut elektrik dağıtım
faaliyetlerinin olmadığı ve üretimde de oldukça düşük payının bulunması sebebiyle bu
aşamada söz konusu kontrol unsurunun sonucu değiştirmeyeceği görülmektedir. Öte
yandan, bu bildirim kapsamında İşKaya’nın ortaklık içindeki konumundan bağımsız
olarak MMEKA’nın yapısının ve bu yapı içerisinde ortak kontrole sahip olan Kazancı
Grubu’nun (Mehmet KAZANCI ve diğer gerçek kişiler) konumunun, mevcut haliyle söz
konusu ortak girişimi 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında birleşme/devralma sayılan bir
ortak girişim olmaktan çıkarıp çıkarmadığı incelenmelidir.
Ortaklıkta %87,5 hisseye sahip olan MMEKA’nın kendi içinde iki ayrı ortağı bulunduğu 1710
görülmektedir. Bunlardan biri %50,001 oranındaki hisse ile Stargate iken, hisselerin geri
kalanı ise daha önce de belirtildiği üzere Kazancı Grubu ile aynı ekonomik bütünlük
içinde sayılan gerçek kişilere aittir. Bu çerçevede, MMEKA’nın rekabet hukuku
kapsamında Stargate ve Kazancı Grubu’nun ortak kontrolü altında bir şirket olarak
değerlendirilmesi gerekmektedir.
MMEKA ortaklığının diğer tarafı olan gerçek kişilerin aynı ekonomik bütünlük içinde yer
aldıkları Kazancı Grubu’nun mevcut durumda devir süreci tamamlanmış olan ÇORUH
ve devir süreci devam etmekte olan FIRAT ve VAN bölgeleri ile birlikte elektrik dağıtımı
alanında toplam payı %4,06 oranındadır. MMEKA’nın, Türkiye’deki payı %13,87 olan 1720
BOĞAZİÇİ’ni devralması durumunda ise bu ortaklıkların ulaşacağı pay %17,93
olacaktır. Öte yandan, MMEKA’nın taraflarından Stargate’in ve dolayısıyla Karamehmet
Grubu’nun elektrik dağıtım alanında mevcut bir faaliyeti bulunmamaktadır. Aynı şekilde
bu grubun elektrik üretiminde de bir faaliyeti yoktur. Bu nedenle mevcut haliyle
MMEKA’nın bağımsız olarak faaliyetlerini sürdürmekte olan iki teşebbüs arasında
rekabetçi davranışların koordinasyonunu sağlayacak bir yapısının bulunmadığı
görülmektedir. Ancak bu noktada hâlihazırda tam işlevsel bir yapıda devam etmekte
olan devre konu elektrik dağıtım şirketlerinin MMEKA tarafından da devralındıktan sonra
yine tam işlevsel olarak faaliyetlerine devam etmesi gerekmektedir. Başka bir ifadeyle
10-78/1645-609
46
bu ortaklıklar, söz konusu ortaklıkların sürekliliğini ve ana teşebbüslerden bağımsızlığını 1730
sağlamaya yönelik olarak günlük işleri idare etmeye yönelik kendine ait bir yönetime,
yeterli personel, varlık ve finansal kaynağa sahip olmak gibi özellikleri barındırmalıdır.
Bunlara ilaveten, mevcut durumda Karamehmet Grubu’nun elektrik üretim ve
dağıtımında faaliyeti bulunmamakla birlikte, ileride tek başına ya da başka ortaklıklarla
bu piyasalarda faaliyete başlaması durumunda, ortak girişimin taraflarından her ikisinin
de piyasada faaliyet göstermesinden dolayı rekabetçi davranışların koordinasyonu riski
doğacak olup, bu durum Kanunun 4. ve 5. maddesi kapsamında değerlendirilebilecektir.
Ancak bu aşamada MMEKA’nın yapısının 4. madde kapsamında olmadığı, dolayısıyla
İşKaya-MMEKA ve İşKaya-MMEKA-Rosse ortaklıklarının tekliflerinin sadece Kanunun
7. maddesi kapsamında değerlendirilmesinin yeterli olduğu görülmektedir. 1740
H.3.2.2. Kanunun 7. Maddesi Bakımından Değerlendirme
İlgili ürün pazarı olarak belirlenen dağıtım faaliyetlerinin bölgesel olarak doğal tekel
niteliği taşıması nedeniyle devre konu dağıtım firmalarının dağıtım hizmetleri
bakımından %100 pazar payına sahip olduğu dikkate alındığında, tek başına bu durum
sebebiyle dahi, bildirime konu her bir devir işleminin, alıcı taraf her kim olursa olsun
Rekabet Kurulu iznine tabi olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Kaldı ki, devre konu
dağıtım şirketlerinin 2009 yılı ciroları 1997/1 sayılı Tebliğ’de yer alan eşiklerin oldukça
üzerindedir. Dolayısıyla bildirim konusu işlemlerin 4054 sayılı Kanunun 7. maddesi 1750
kapsamında değerlendirmeye tabi tutulması gerekmektedir.
Her ne kadar devam etmekte olan özelleştirme sürecinde her biri ayrı bir devir işlemi
olsa da, aşağıdaki değerlendirmelerde de görüleceği üzere eş zamanlı olarak devam
etmekte olan BOĞAZİÇİ, GEDİZ, TRAKYA ve DİCLE bölgelerinin ihale sürecinde de
ortak alıcı adaylarının bulunması ve bu devirler sonrasında ortaya çıkması muhtemel
pazar yapıları, bu dört bölgenin değerlendirme ve sonucunun birbirleriyle
ilişkilendirilmesi ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır. Bu husus dikkate alınarak, anılan dört
bölgenin teklif sahipleri ile birlikte 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında
değerlendirmesi aşağıda yapılmıştır. 1760
H.3.2.2.1. Geçmiş Kurul Kararları
Dağıtım özelleştirmelerine ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamındaki
değerlendirmelere geçmeden önce, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nda yer alan
pazar payı eşikleri ile teşebbüslere getirilen sınırlamalara değinmek yerinde olacaktır.
Şöyle ki, 4628 sayılı Kanun ile, gerçek ve tüzel kişilere sahip olacakları üretim
kapasitesi bakımından %2014 ve toptan satış şirketleriyle yapılacak satışlar bakımından
%10’luk15 sınır getirilmektedir. Bununla birlikte, dağıtım faaliyetleri açısından üretim ve
toptan satıştaki gibi bir sınırlama bulunmamaktadır. Bu sınırlamalar özellikle 1770
özelleştirme sürecinde rekabetçi bir piyasa yapısı oluşturmak adına önemli olmakla
birlikte, 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında yapılacak değerlendirmede,
“hâkim durum yaratılması veya hâkim durumun güçlendirilmesi” yönünde yapılacak
tespitler önem kazanmaktadır. Rekabet politikası açısından ise, söz konusu devir
işlemlerine ilişkin değerlendirmede, piyasada etkinliği artırma hedefi çerçevesinde,
elektrik sektörünün özelliklerinden kaynaklanan ölçek ekonomisinden sağlanacak
14 “…Herhangi bir gerçek kişinin ya da özel sektör tüzel kişisinin kontrol ettiği üretim şirketleri aracılığıyla sahip
olacağı toplam elektrik enerjisi kurulu gücü, bir önceki yıla ait yayımlanmış Türkiye toplam elektrik enerjisi kurulu
gücünün yüzde yirmisini geçemez.”
15 “…Herhangi bir gerçek kişinin ya da özel sektör tüzel kişisinin kontrol ettiği toptan satış şirketleri aracılığıyla toptan
satışını yapabilecekleri elektrik enerjisi miktarı, piyasada bir önceki yılda tüketilen toplam elektrik enerjisi miktarının
yüzde onunu geçemez.”
10-78/1645-609
47
etkinlik ile rekabetçi yapının getireceği etkinliği sağlamaya yönelik olarak devir
işlemlerine getirilecek sınırlamalar arasında uygun dengeyi bulmak önem
kazanmaktadır.
1780
Bu dosya kapsamında aday alıcı taraflar bakımından değerlendirmelere geçmeden
önce geçmiş dağıtım özelleştirmelerine ilişkin Rekabet Kurulu nihai kararlarında yapılan
değerlendirmeleri özetlemek yerinde olacaktır. Kanunun 7. maddesi kapsamında
dağıtım özelleştirmelerinin değerlendirmesinde bundan önceki dosyalarda, esas olarak
yatay yoğunlaşma, dikey bütünleşme ve yakınsama ana başlıkları altında
değerlendirmeler yapılmıştır.
Yatay yoğunlaşma bakımından ele alınan pazarlar; dağıtım hizmetleri pazarı,
perakende satış pazarı ve ikili anlaşmalar (elektrik ticareti) pazarı olmuştur. Bu
pazarlardan dağıtım hizmetleri pazarının doğal tekel niteliğinde olduğu ve bu nedenle 1790
devir işleminin yoğunlaşma bakımından bir farklılık yaratmayacağı belirtilmekle birlikte;
dağıtım özelleştirmelerinin, elektrik ticareti ve rekabete açılması hedeflenen perakende
satışlar bakımından değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği belirtilmiştir. Hedeflenen
rekabetçi perakende piyasaları bakımından ise özellikle potansiyel rekabet ve
yakınsayan pazarlar kavramlarının ön plana çıktığı görülmektedir. Şöyle ki; özellikle
hanehalkı ve küçük ölçekli işletmelerin de serbest tüketici haline gelmesiyle birlikte
oluşturulması hedeflenen perakende elektrik piyasaları bakımından yerleşik dağıtım
şirketlerinin faaliyet bölgelerindeki tüketicilere yönelik potansiyel rakipler; aynı bölgedeki
doğal gaz dağıtıcısı ve diğer bölgelerdeki elektrik dağıtıcıları olarak belirlenmiştir. Doğal
gaz ve elektrik dağıtım bölgelerinin çakışması bakımından Kurul, küçük ölçekli 1800
çakışmalar bakımından bir sakınca bulunmadığını, bununla birlikte büyük ölçekli
çakışmaların Kanunun 7. maddesi bakımından yasaklanmasının mümkün olabileceğini
belirtmiştir.
Yatay yoğunlaşma bakımından üzerinde durulan bir başka nokta da, özelleştirmeye tabi
olan dağıtım şirketlerini devralan teşebbüslerin ikili anlaşmalar piyasasının talep
tarafından da pay almış olarak kabul edilmeleri gerektiği ve söz konusu devir
işlemlerinin toptan satış pazarında alım gücü bakımından da yoğunlaşma oluşturup
oluşturmadığının dikkate alınması gerektiğidir. Bu nedenledir ki, Başkent Elektirik’in
nihai devrine ilişkin nihai izin kararından itibaren yatay yoğunlaşmanın seviyesi, elektrik 1810
dağıtım firmalarının yaptığı satışların elektrik dağıtım firmaları tarafından yapılan toplam
satışlar içindeki payı dikkate alınarak belirlenmiştir. İlgili ürün pazarı tanımına ilişkin
bölümde ikili anlaşmalar piyasaları bakımından dağıtım şirketlerine yapılan satışların
ayrı bir pazar olarak tanımlandığı, perakende satışlar bakımından “büyük endüstriyel
tüketiciler” ve “hanehalkları ile küçük ölçekli endüstriyel/ticari tüketicilere yapılan
perakende satışlar” diye ayrı tanımlamalara gidildiği dikkate alındığında, söz konusu
hesaplama ile elde edilen büyüklüklerin ilgili pazar tanımına uygun bir değerlendirmeyi
sağladığı görülmektedir. Bu değerlendirme kapsamında hesaplanan paylar; söz konusu
dağıtım firmalarının hem “ikili anlaşmalar pazarındaki alım gücünü” göstermesi, hem de
özelleştirme sürecinde devraldığı müşterilerinden kaynaklanan “perakende satış 1820
piyasasında” ulaştığı büyüklük hakkında fikir vermesi bakımından önemlidir. Bu konuya
ilişkin geçmiş kararlarında Kurul, hâkim durum değerlendirmesi bakımından herhangi bir
üst sınır getirmemiştir. Bununla birlikte, dağıtım bölgeleri içinde en büyük tüketim
seviyesine sahip olan İstanbul Avrupa yakası dağıtım şirketi olan BOĞAZİÇİ’nin toplam
içindeki payının %14,02 olduğu dikkate alınarak, %15’e kadar olan pay bakımından
hâkim durumuna ilişkin detaylı bir analize gerek olmadığı ifade edilmiştir. Bu
değerlendirmeye dayanarak, bir teşebbüsün devraldığı dağıtım şirketleriyle sahip
olduğu payın %15’i geçmesi halinde her devir işlemi özelinde hâkim duruma
geçilip geçilmediği yönünde değerlendirme gerekliliği ortaya çıkmaktadır.
10-78/1645-609
48
Hâkim durum analizinde dikkate alınan bir diğer unsur ise dikey bütünleşme olmuştur. 1830
Dikey bütünleşme, sağlıklı işleyen rekabetçi bir piyasa yapısı açısından hem olumlu
hem de olumsuz sonuçlar doğurabilecektir. Üretim ve perakende satış bütünleşmesinin
sağlanmasıyla elde edilen olumlu sonuçlardan birinin, tüm tüketicilerin serbest olmasıyla
uzun dönemli ikili anlaşmaların azalması ve üretim yatırımlarının cazibesini kaybetmesi
riskini azaltmaya yönelik olarak üretim yatırımlarının teşvik edilmesi olduğu söylenebilir.
Bunun yanında, spot piyasada oluşacak değişken fiyat seviyelerine karşı da
dağıtım/perakende satış firmalarının üretim ile bütünleşik bir yapıya sahip olmasının
avantaj yaratacağı ileri sürülebilir. Tüm tüketicilerin seçme hakkını kazanmasıyla dikey
bütünleşmenin bir risk olmaktan çıkacağı yönünde görüşler bulunsa da, serbest
olmayan tüketicilerden oluşan münhasır bir müşteri portföyüyle özelleştirilen dağıtım 1840
firmaları açısından, dikey bütünleşmenin rekabetçi yapı açısından hiçbir risk
taşımadığını söylemenin mümkün olmadığı, daha önceki Kurul kararlarında belirtilmiştir.
Dağıtım bölgelerinde perakende satış faaliyetlerinde rekabetin oluşturulması
açısından, dağıtım şirketlerinin aynı ekonomik bütünlük içindeki üretim şirketleriyle ikili
anlaşmalar yapmaları, yüksek fiyatla alınan elektriğin maliyetinin tüketicilere
yansıtılması riskini taşıyabilecektir. Ayrıca Avrupa Komisyonu ve bazı ülke
uygulamalarında, elektrikte dikey bütünleşmeye yol açan devir işlemlerinin, piyasa
likiditesi (market liquidity) ve piyasa kapama (market foreclosure) ve benzeri yönlerden
de rekabet hukuku incelemelerinde dikkate alındığı görülmektedir. Avrupa 1850
Komisyonu’nun EdF/British Energy devralma kararında16 dikey entegrasyonu arttıran bir
yoğunlaşma işlemi sonucunda, oluşacak teşebbüsün toptan satış piyasalarında başka
taraflarla ticaret yapma güdüsünü azaltacağı vurgulanmıştır. Kararda ayrıca düşük
likidite seviyesinin, üreticilerin toptan satış piyasasında etkin bir şekilde elektrik satışı
yapma yetisini azalttığı ifade edilmiş ve tarafların potansiyel likidite sorununu ortadan
kaldırmaya yönelik olarak bazı varlıklarını üçüncü kişilere devrine dair taahhütleri kabul
edilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, rekabetçi yapı bakımından problem görülen bu
alanda dikey bütünleşmeye sebep olan teşebbüslerin alt ya da üst pazardaki pazar
payları %25’in üzerinde değildir.
1860
Buna ek olarak, Komisyon’un enerji sektörüne ilişkin yaptığı sektör araştırması
raporunda17, elektrik piyasasında üretim ve satış faaliyetinin aynı grup bünyesinde
olması sonucunda tüm ticaretin dikey entegre şirketler arasında gerçekleşeceği; bu
durumun da toptan satış piyasalarına olan ihtiyacı azaltacağı belirtilmektedir. Raporda
ayrıca, likidite düşüklüğü sonucu fiyatlarda yüksek dalgalanmaların oluşacağı, bunun da
toptan satış piyasalarında oluşacak fiyatın “sinyal” olma özelliğini olumsuz etkileyeceği
ifade edilmektedir. Bunun sonucu olarak da piyasaya yapılması beklenen üretim
yatırımlarının gerçekleşemeyebileceği vurgulanmaktadır. Aynı raporda, teşebbüsler
arası uzun dönemli dikey anlaşmaların da piyasa üzerinde dikey entegrasyona benzer
bir etkiye sahip olduğu ifade edilmektedir. Bu temelde, elektrik piyasası içinde yukarıda 1870
anlatıldığı şekilde dikey entegrasyon ve uzun dönemli dikey anlaşmaların varlığının
tarafların pazar payları düşük olsa bile yaratacağı toplu etki nedeniyle piyasa likiditesini
azaltacağı, bunun da serbestleşmiş bir elektrik piyasasından beklenen rekabetçi
faydaların ortaya çıkmasını engelleyebileceği dile getirilmiştir.
Bu nedenle, iyi işleyen bir ikili anlaşmalar piyasası sağlanabilmesi açısından, dağıtım ve
üretim şirketlerinin özelleştirme işlemleri, dikey bütünleşme yönüyle de ayrıntılı olarak
ele alınmalı ve hem yapısal hem de davranışsal olarak rekabetçi bir toptan satış
piyasası oluşturulması sağlanmalıdır. Şüphesiz, üretim-perakende satış bütünleşmesi
16 Case No: M.5224 EDF/British Energy
17 EC (2006) Inquiry pursuant to Article 17 of Regulation (EC) No 1/2003 into the European gas and electricity sectors
(Final Report)
10-78/1645-609
49
ile piyasada hâkim durum yaratma riski, üretim ve/veya perakende satış seviyelerinde 1880
yoğunlaşmanın varlığı halinde ortaya çıkacaktır. Dolayısıyla Kurul, bugüne kadarki
kararlarında dikey bütünleşme konusunun özellikle üretim özelleştirmeleri sürecinde
daha ayrıntılı olarak ele alınacağını belirtmiştir. Bununla birlikte, henüz üretim
seviyesinde özelleştirme işlemlerinin gerçekleştirilmemiş olmasından dolayı dikey
bütünleşme ve benzeri etkileri tamamen göz ardı etmenin doğru olmadığı, bu aşamada
dağıtım özelleştirmelerine ilişkin yapılan değerlendirmelerde gelecekte hedeflenen
piyasa yapısı bakımından alınması gereken önlemlerin uygulamaya geçirilmesinin
önemli olduğu görülmektedir.
H.3.2.2.2. Hâkim Durum Tespitine İlişkin Değerlendirme 1890
Hâkim durumun tespitine ilişkin analizde ilk aşamada, Kurulun geçmiş kararlarında yer
alan bir teşebbüsün devraldığı dağıtım şirketleriyle sahip olduğu payın %15’i
geçmesi halinde her devir işlemi özelinde hâkim duruma geçilip geçilmediği
yönünde değerlendirme yapılması gerektiği noktasından hareket etmek yerinde
olacaktır.
Bu kapsamda, dağıtım şirketlerine yapılan toptan satışlar itibarıyla bakıldığında,
Türkiye’deki dağıtım şirketlerinin 2009 yılı itibarıyla yapmış oldukları alım ve satımlar
aşağıdaki tabloda yer almaktadır: 1900
Tablo 82: Dağıtım şirketlerine ait alım-satım ve kayıp kaçaklara ilişkin veri (2009)
Bölge Dağıtım Şirketi İsmi
Alınan
Elektrik
(GWh)
Satılan
Elektrik
(GWh)
Kayıp ve
Kaçak
(GWh)
Kayıp ve
Kaçak Oranı
(%)
Alınan
Elektrikteki
Pay* (%)
Satılan
Elektrikteki
Pay* (%)
1 Dicle Elektrik 15.529 4.191 11.338 73,0 9,68 3,09
2 Vangölü Elektrik 2.928 1.301 1.627 55,6 1,82 0,96
3 Aras Elektrik 2.366 1.710 656 27,7 1,47 1,26
4 Çoruh Elektrik 2.594 2.295 299 11,5 1,62 1,69
5 Fırat Elektrik 2.353 2.033 320 13,6 1,47 1,50
6 Çamlıbel Elektrik 2.326 2.146 180 7,7 1,45 1,58
7 Toroslar Elektrik 15.855 14.539 1.316 8,3 9,88 10,73
8 Meram Elektrik 6.095 5.574 521 8,5 3,80 4,12
9 Başkent Elektrik 12.147 11.134 1.013 8,3 7,57 8,22
10 Akdeniz 6.527 5.928 599 9,2 4,07 4,38
11 Gediz Elektrik 13.468 12.436 1.032 7,7 8,39 9,18
12 Uludağ Elektrik 11.704 11.050 654 5,6 7,29 8,16
13 Trakya Elektrik 6.177 5.781 396 6,4 3,85 4,27
14 İstanbul A. Yakası 9.276 8.582 694 7,5 5,78 6,34
15 Sakarya Elektrik 9.020 8.405 615 6,8 5,62 6,21
16 Osmangazi Elektrik 5.160 4.846 314 6,1 3,22 3,58
17 Boğaziçi Elektrik 20.410 18.435 1.975 9,7 12,72 13,61
18 Kayseri Elektrik 2.330 2.168 162 7,0 1,45 1,60
19 AYDEM 5.835 5.276 559 9,6 3,64 3,90
20 Göksu Elektrik 3.841 3.575 266 6,9 2,39 2,64
21 Yeşilırmak Elektrik 4.531 4.050 481 10,6 2,82 2,99
TOPLAM 160.473 135.453 25.020 15,6 100,00 100,00
*Pazar payı oranları matematiksel olarak yuvarlanmış değerlerdir.
Kaynak: 2009 ÖİB Elektrik Dağıtım Sektörü Özelleştirmesi Bilgi Dokümanı ve KCETAŞ Yıllık Raporu’ndaki veriler
kullanılarak hesaplanmıştır.
10-78/1645-609
50
Tablodan da görüleceği üzere, 2009 yılı itibarıyla BOĞAZİÇİ’nin bütün dağıtım şirketleri
içindeki payı %13,61’dir. Bu çerçevede, BOĞAZİÇİ özelleştirmesinde teklif sahibi olan
teşebbüslerin, diğer dağıtım bölgelerine de teklif verdiği dikkate alınarak, söz konusu
teşebbüslerin bu işlemler sonrasında ulaşabilecekleri paylara yer verilmesi uygun
olacaktır. 1910
Kazancı Grubu ile aynı ekonomik bütünlük içinde olduğu kabul edilen İş-Kaya-
MMEKA’nın veya AKSA’nın BOĞAZİÇİ’ni alması halinde, AKSA’ya devri gerçekleştirilen
ÇORUH ile AKSA’ya devir süreci devam etmekte olan FIRAT ve VAN ile birlikte
toplamda dört elektrik dağıtım bölgesini elinde tutacak olan Kazancı Grubu’nun toplam
payı %17,76 olacaktır. GEDİZ ihalesinde de en yüksek teklif veren şirket olan İş-Kaya-
MMEKA’nın, GEDİZ’i de alması halinde, Kazancı Grubu’nun satılan elektrikteki toplam
payı %26,94 olacaktır. AKSA’nın TRAKYA ihalesinde en yüksek teklif veren şirket
olduğu dikkate alındığında ve TRAKYA’yı da aldığı varsayıldığında, Kazancı Grubu’nun
payı %31,21’e çıkacaktır. DİCLE’de en yüksek teklif veren dördüncü şirket durumundaki 1920
İş-Kaya-MMEKA’nın bu bölgeyi de alması halinde, Kazancı Grubu’nun payı, %34,3’e
çıkabilecektir.
OSMANGAZİ’yi devralan ETİ GÜMÜŞ-SÖĞÜTSEN O.G.G.’nin, BOĞAZİÇİ’ni
devralması halinde toplam payı %17,19 olacaktır. ETİ GÜMÜŞ-SÖĞÜTSEN O.G.G.,
GEDİZ ve TRAKYA’da en yüksek teklif veren ikinci şirket; DİCLE’de de en yüksek teklif
veren üçüncü şirket durumundadır. ETİ GÜMÜŞ-SÖĞÜTSEN O.G.G.’nin,
BOĞAZİÇİ’nin yanı sıra GEDİZ ve TRAKYA’yı da devralması halinde satılan elektrikteki
toplam payı %30,64; DİCLE’yi de devralması halinde ise %33,73 olacaktır.
1930
Bütün bu alternatif senaryolar göstermektedir ki, eş zamanlı olarak devam eden bu dört
elektrik dağıtım bölgesinin özelleştirilmesi aşamasında 4054 sayılı Kanunun 7. maddesi
kapsamında bir hâkim durum analizi yapma gerekliliği bulunmaktadır.
Daha önceki kararlarda da belirtildiği üzere; rekabet hukuku uygulamalarında hâkim
duruma ilişkin değerlendirmelerde pazar payı oranlarının en önemli gösterge olduğu ve
genellikle %40 seviyesinden itibaren devralma işlemlerinde hâkim durum yaratıldığına
ilişkin tespitlerde bulunulduğu görülmektedir. Bununla birlikte, söz konusu devir işlemini
herhangi bir devir işleminden ayıran unsurlar, ülke çapında tekel olan dağıtım ağının
yatay anlamda ayrıştırılarak devredilme sürecinin başlamış olması ve ayrıca, dağıtımda 1940
başlayan özelleştirmelerin üretimde de devam etmesi ile birlikte bu işlemler sonucunda,
serbestleşmeye yönelik geçiş dönemi sonrası piyasa yapısının oluşacak olmasıdır.
Bunun dışında, elektriğin homojen bir ürün olması, maliyet yapılarının benzerliği,
şeffaflık, piyasa işleyişinde bilgi akışının hızı ve benzeri özellikler elektrik sektöründe
birlikte hâkim durum oluşturulmasını kolaylaştıran unsurlar olarak ortaya çıkmaktadır.
Bu nedenle, yine geçmiş Kurul kararlarında da belirtildiği üzere elektrik piyasasında,
yoğunlaşma oranının %40’ın altında bir paya ulaşılması halinde de devralma işleminin
hâkim durum yarattığına ilişkin bir tespit yapmak mümkündür. Bu noktada özellikle
dağıtım özelleştirmeleri bakımından hangi noktadan itibaren teşebbüslerin hâkim
duruma geçtiğinin belirlenmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. 1950
Elektrik piyasasında hâkim durumun hangi noktada başladığı, esasında sadece yatay
yoğunlaşma kapsamında pazar payı esas alınarak belirlenmesi zor bir alandır. Daha
önce de belirtildiği üzere, elektrik piyasaları bakımından hakim duruma ilişkin
analizlerde dikey bütünleşme, piyasa kapama ya da piyasa likiditesini düşürmeye
yönelik olumsuz etkiler ve bunun yanında doğal gaz piyasası faaliyetleriyle yakınsama
ilişkisi gibi hususların ele alınması gerekmektedir. Bu değerlendirmelerde
yoğunlaşmanın taraflarının sadece elektrik dağıtım faaliyetleri değil, üretim faaliyetleri,
10-78/1645-609
51
doğal gaz dağıtım faaliyetleri, uzun süreli doğal gaz kontratları ve benzeri varlıklarının
tümü önem kazanabilecektir. Bu bakımdan; işleyen rekabetçi bir elektrik piyasasında 1960
yapılacak ideal bir hâkim durum değerlendirmesinde, sektörel düzenlemelerde yer
alan piyasa eşikleri gibi18 tek bir pazar payı oranının hâkim durum eşiği olarak
belirlenmesi doğru olmayacaktır. Bununla birlikte, Türkiye elektrik piyasası bakımından,
serbestleşmenin ve piyasada özel sektör girişiminin yer almasının henüz başlangıç
evrelerinin yaşandığı, dağıtım özelleştirmelerinin son aşamasına gelinmiş olmakla
birlikte üretim özelleştirmelerinin henüz başında olunduğu ve dolayısıyla halen devletin
mülkiyetindeki üretim tesislerinin piyasada ağırlıkta olduğu gibi hususlar dikkate
alındığında, bu aşamada yapılacak hâkim durum değerlendirmesinin, işleyen rekabetçi
bir piyasada yapılabilecek bir hâkim durum analizinden farklı olarak, geleceğe dönük
rekabetçi bir yapı tesis etmeyi de hedeflemesi ve bir anlamda piyasa dizaynı işlevini 1970
üstlenmesi, dolayısıyla belli alanlarda belirli pazar paylarını hâkim durum analizinde bir
gösterge olarak kullanması gerekliliğinin ortaya çıktığı görülmektedir.
Dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesi sürecinde, tek bir teşebbüsün topladığı dağıtım
bölgeleriyle hâkim duruma geçmesine ilişkin değerlendirmenin yapılabilmesi için,
öncelikle bu dağıtım bölgelerinin hangi pazarlarda ne ifade ettiğinin belirlenmesi
gerekmektedir. Gerek pazar tanımına ilişkin bölümlerde gerekse geçmiş Kurul
kararlarında belirtildiği üzere, elektrik dağıtım hizmeti pazarı açısından bakıldığında
dağıtım şirketlerinin doğal tekel konumunda olduğu ve özelleştirme işlemlerinin, kamu
tekelinin özel tekele devri niteliğinde olacağı, başka bir ifadeyle mevcut hâkim durumun
korunacağı görülmektedir. Bu nedenledir ki, dağıtım bölgelerinin sahipliği ve hâkim 1980
durum değerlendirmesi bakımından belirleyici olan pazar elektrik dağıtım hizmetleri
pazarı değildir.
Hedeflenen rekabetçi elektrik piyasaları bakımından bugün devre konu olan dağıtım
şirketlerinin sadece dağıtım hatlarının değil aynı zamanda münhasır bir müşteri
portföyünün devrini de içermekte olması, dağıtım özelleştirmelerinin; hem toptan satış
pazarı hem de perakende pazarına etkileri bakımından değerlendirilmesi gerekliliğini
doğurmaktadır. Serbestleşmeye ve perakende seviyesinde rekabetin oluşturulmasına
yönelik başka ülke tecrübeleri de göstermektedir ki, teorik olarak ve mevzuat açısından
bölgesel münhasırlıkların ve serbest tüketicilere ilişkin limitlerin azaltılması ya da 1990
kaldırılmasıyla rekabetçi alt yapı oluşturulsa da, fiili olarak rekabetçi yapıya ulaşmanın
önündeki önemli engellerden birinin; yerleşik dağıtım firmalarının serbestleşme öncesi
münhasıran satış yaptıkları tüketicilerin, tedarikçisini seçme şansına sahip olduktan
sonra dahi yerleşik dağıtım firmasından ya da bu firmayla aynı ekonomik bütünlük
içerisindeki perakende satış firmasından alım yapmaya devam etmeleri, dolayısıyla söz
konusu dağıtım bölgesine diğer tedarikçi firmaların girmemeleri ya da girememeleridir.
Dolayısıyla, mevcut özelleştirmeler kapsamında alıcıların (serbestleşme sürecinin
ilerleyen aşamalarında hukuki ayrıştırma kapsamında perakende faaliyetlerini ayrı tüzel
kişilik altında sürdürecek olsalar da) sadece teknik olarak dağıtım faaliyetlerini değil,
geçiş döneminde münhasıran satış yapacakları müşterileri de devraldıkları ve bu 2000
bakımından söz konusu dağıtım şirketlerinin, toptan satış pazarının alım tarafındaki ve
hedeflenen rekabetçi perakende pazarlarının tedarikçi tarafındaki en önemli oyuncular
oldukları görülmektedir.
Serbestleşme sürecinde toptan satış piyasalarında iyi işleyen pazar mekanizmaları
önem kazanmaktadır. Bu nedenledir ki, serbestleşme yönünde önemli mesafeler kat
etmiş İngiltere’de gerçekleşen EDF/British Energy devralmasına ilişkin olarak
18 Bu pazar payı eşiklerine örnek olarak 4628 sayılı Kanun’da yer alan üretim kapasitesine ve toptan satış miktarına
yönelik eşikler verilebilir.
10-78/1645-609
52
Komisyon’un 2008 yılında vermiş olduğu kararda19 dahi, söz konusu devralmanın
toptan satış pazarı ve piyasa likiditesi üzerindeki etkileri üzerinde durulduğu
görülmektedir. Piyasanın likidite seviyesinin azalmasının toptan satış piyasalarında 2010
oluşan fiyat seviyesinin değişkenliğini artıracak olması ve güvenilir bir fiyat
oluşumundaki sıkıntının, piyasadaki bağımsız üreticiler bakımından gerek yatırım kararı
vermede gerekse yeni projelerin finansmanını sağlamada zorluklar ortaya çıkaracak
olması, bu konuyu önemli hale getirmektedir. Düşük likidite fiyat sinyallerinin
zayıflamasına, zayıf fiyat sinyalleri ise rekabet seviyesinin azalmasına yol
açabilmektedir. Şüphesiz, dikey bütünleşmelerin piyasa likiditesi üzerindeki etkilerinin,
üretim özelleştirmeleri aşamasında çok daha hassas bir şekilde ele alınması
gerekmektedir. Ancak, dağıtım firmalarına sahip teşebbüslerin ayrı bir alıcı grubunu
oluşturacağı dikkate alındığında, dağıtım özelleştirmeleri sürecinin sonunda piyasada
bir veya birkaç tane çok büyük dağıtım firmasının kalması yerine, özellikle ilerleyen 2020
süreçte bağımsız üreticilerin piyasada satış yapabilecekleri yeterli sayıda alıcının
bulunmasının sağlanması yerinde olacaktır.
Toptan satış piyasalarına yönelik etkilerinin yanında elektrik dağıtım bölgelerindeki
yoğunlaşmanın perakende satışlarda hedeflenen rekabetçi yapı bakımından da
belirleyici olacağı görülmektedir. Bu noktada, elektrik piyasalarının serbestleşme
sürecine ve bu süreçte elektrik piyasaları bakımından nasıl bir perakende piyasası
hedeflendiğine bakmak yerinde olacaktır.
Elektrik piyasaları bakımından dönüm noktasını, 2001 yılında yürürlüğe girmiş olan 2030
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu oluşturmaktadır. Bu Kanun ile birlikte temelde
piyasa faaliyetlerinin düzenleyici kurum denetimi altında gerçekleştiği, piyasadaki alım
satım faaliyetlerinin ikili anlaşmalara dayandığı, bütün tüketicilerin tedarikçisini seçme
serbestisine kavuşacağı, rekabete dayalı bir piyasa yapısının hedeflendiği
görülmektedir. Kanun’da perakende satış şirketlerine de yer verilmiş, buna ilaveten
hedeflenen rekabetçi piyasa yapısını oluşturmaya yönelik gerekli düzenlemelerin
yapılması için de Kanun’un Geçici 9. maddesi ile bir geçiş dönemi (31.12.2012)
belirlenmiştir. Geçiş döneminin ardından tüm tüketicilerin tedarikçisini seçme
serbestisine ulaşması ve hanehalkına satış yapmaya yönelik perakende satış
şirketlerinin faaliyete geçmesiyle, hanehalkına yapılan satışlar bakımından da rekabetçi 2040
bir piyasa yapısına yönelik önemli bir adım atılmış olacaktır. Geçiş dönemi boyunca ise
dağıtım ve perakende satışlara ilişkin “Geçiş Dönemi Tarifeleri” uygulandığı
görülmektedir. Dağıtım faaliyetleri bakımından geçiş dönemi tarifelerini dört kısma
ayırmak mümkündür:
Perakende satış tarifeleri
Dağıtım sistem kullanım tarifeleri
Perakende hizmet tarifeleri
İletim tarifeleri
İletim tarifeleri TEİAŞ tarafından belirlenen ve tüketiciye aynen yansıtılan bir kalemdir.
Dağıtım sistem kullanım ve perakende hizmetleri tarifesi ise bu faaliyetlere ilişkin 2050
işletme giderlerini ve yatırım harcamalarını karşılamaya yönelik “gelir tavanı” yöntemi ile
belirlenmektedir. Öte yandan, perakende satış tarifesi, dağıtım şirketi tarafından satın
alınan enerjinin ortalama fiyatının doğrudan tüketiciye yansıtıldığı “fiyat tavanı” yöntemi
ile belirlenmektedir. Burada, perakende satış tarifesinde düzenlemenin olduğu geçiş
döneminde dahi, dağıtıcının, enerji bedelini olduğu gibi tüketiciye yansıttığı
görülmektedir. Bu noktada hemen belirtmek gerekir ki, Strateji Belgesi uyarınca
yapılacak özelleştirmelere hazırlık amacıyla, dağıtım şirketleriyle TETAŞ ve EÜAŞ’ın
19 Case No: M.5224 EDF/British Energy
10-78/1645-609
53
portföy şirketleri arasında geçiş dönemi sözleşmeleri imzalanmıştır. Bu kapsamda,
dağıtım şirketlerinin enerji talebinin en az %85’ine gelen miktarına ilişkin olarak, söz
konusu kamu üretim ve toptan satış şirketleri arasında, düzenlenmiş fiyatlar üzerinden 2060
geçiş dönemi sonuna kadar süren enerji alım anlaşmaları yapılmıştır. Bu sözleşmelerin
süreleri bittiğinde ise dağıtım firmaları ve tedarikçiler arasında pazarlık sonucunda
oluşan ve piyasa fiyatlarına dayalı ikili anlaşmalar yapılacak ve böylelikle rekabetçi
piyasaya geçiş yapılacaktır. Başka bir ifade ile söz konusu perakende satış tarifesi ya
da daha genel ifadeyle perakende satış fiyatının oluşmasında, özellikle geçiş döneminin
ardından, bölgede yerleşik dağıtım firmasının perakende satışlar bakımından nasıl bir
rekabetçi ortam içinde faaliyet gösterdiği, ucuz enerji bulma gereksiniminin ne olduğu
önem kazanacaktır. Yerleşik dağıtım firması bakımından, serbestleşmiş bir perakende
piyasasında tüketicilere daha ucuz elektrik satışı yapmak ve bunun için daha ucuz
kaynaklardan enerji alımı yapmak yönündeki baskı, ancak perakende satışa yönelik fiili 2070
ve potansiyel rakiplerin varlığıyla mümkün olacaktır. Başka bir ifadeyle; enerji
piyasalarında serbestleşmeye yönelik yapısal geçiş döneminde, serbestleşmenin
başarıya ulaşmasındaki önemli noktalardan biri, nihai tüketiciye yapılan perakende
satışlarda rekabetin sağlanması ve bu yönde dağıtım bölgeleriyle sınırları oluşturulmuş
olan bölgesel tekellerin ortadan kalkmasıdır.
Esas itibarıyla, hanehalkına yönelik elektrik arzında rekabetçi yapıyı etkileyen dört unsur
ön plana çıkmaktadır20:
1. Piyasanın açılması ve tüketicinin sağlayıcısını değiştirme fırsatı, firmaların
fiyatlandırma stratejilerini belirlerken, geçiş maliyetlerinden dolayı, yeni müşteri
kapmak ya da müşteri sadakati yaratmak arasında tercih yapmak durumunda 2080
kalmasına neden olmaktadır.
2. Elektrik arzı, kalite bakımından homojen bir üründür, bu nedenle fiyat
farklılaşması dışında ürün farklılaştırması zordur.
3. Piyasa, abonelik sistemine dayanmaktadır, bu nedenle bir müşterinin aynı anda
iki farklı sağlayıcıdan hizmet alması söz konusu değildir.
4. Piyasa doygunluğa ulaşmıştır ve talepteki artış oldukça azdır. Bu yapı içerisinde
müşterilerin, yerleşik dağıtım firmaları tarafından bağlanmış olması nedeniyle
diğer firmaların yeni müşteriler bularak piyasaya girmesinin maliyeti artmaktadır.
Türkiye tecrübesinde, elektrik bölgeleri henüz özelleştirme aşamasında olup, geçiş
dönemi boyunca dağıtım firmalarının hanehalkına münhasıran satış yapacakları 2090
görülmektedir. Bu nedenle, her ne kadar mevzuat ve pazar yapısı bakımından birebir
aynı olmasa da, özellikle Avrupa Birliği üyesi ülkelerde yaşanan serbestleşme
tecrübeleri, devam eden özelleştirme sürecinde dikkat edilmesi gereken noktalar
bakımından yol gösterici nitelikte olmaktadır.
Elektrik ve doğal gaz perakende satışları kapsamında, özellikle hanehalkı ve küçük
müşterilere yönelik satışlar yönünden, söz konusu tüketicilerin sağlayıcılarını
değiştirmesine yönelik geçiş maliyetlerinin rekabetin oluşturulmasında en büyük engeli
oluşturduğu görülmektedir. Bu pazarlarda ortaya çıkan ana geçiş maliyetleri, önem
sırasına göre; işlem maliyetleri, araştırma maliyetleri, sözleşmeden doğan maliyetler ve 2100
psikolojik maliyetlerdir. Bunlarla ilgili kısa açıklamalara aşağıda yer verilmiştir:
İşlem maliyeti: Sağlayıcı değiştirme sürecinde müşterinin yeni bir sağlayıcı
bulması ve bu yeni sağlayıcı ile anlaşması gerekmektedir. Ülke uygulamaları
çeşitlilik göstermekle birlikte, genellikle, tüketicinin bu süreçte dikkate alması
gereken yasal süreler bulunmaktadır. Bunun yanında, geçiş esnasında yanlış
faturalama ve düşük hizmet kalitesi ortaya çıkabilmektedir.
20 Defeuilley C., Mollard M., The Dynamic of Competition in Presence of Switching Cost. The Case of British Gas
(1997-2007), Arsen Working Paper, Kasım 2008
10-78/1645-609
54
Araştırma maliyeti: Bu maliyetler, bölgesinde etkinlik gösteren sağlayıcıları
belirleme, fiyat alma, ödeme çeşitlerini ve tasarruf miktarlarını hesaplama
sırasında müşterinin katlandığı mali olmayan maliyetlerdir. Öte yandan müşterinin,
aynı anda hem elektrik hem de gaz tüketicisi olduğu dikkate alındığında, aynı 2110
işlemleri her bir ürün için ayrı ayrı yaptıktan sonra bunları farklı sağlayıcılardan mı,
yoksa tek sağlayıcıdan mı alacağına karar vermesi gerekmektedir.
Sözleşmesel geçiş maliyetleri: Bazı sağlayıcılar, yapılan indirim karşılığı
sözleşmenin geçerli olduğu sabit bir süre tayin edebilmektedirler. Böyle bir
sözleşmeye taraf olan müşterinin yeni bir sağlayıcıya geçmesi halinde, mevcut
sözleşmesini süresinden önce iptal ettiği için belirli bir ceza ödemesi söz konusu
olabilmektedir.
Psikolojik maliyetler: Piyasaların serbestleştirilmesinden önce yerleşik
şirketlerden alım yapan müşteriler, sunulan hizmetlerden memnun olabilirler ve bu
durum sağlayıcı değiştirme isteğini azaltırken, bununla ilgili algılanan riskleri 2120
yükseltebilir.
Yukarıda açıklandığı gibi, geçiş maliyetleri, serbestleşme sonrasında bölgedeki müşteri
portföyünün tamamını devralan görevli şirketlere belirli bir pazar gücü sağlamaktadır.
Öte yandan, bölgelerine yeni giriş yapacak şirketlere karşı görevli şirketlere rekabet
avantajı sağlayan diğer bazı hususlar da bulunmaktadır. İlk olarak, görevli şirket,
bölgesinde, uzun süre tekel olmasından kaynaklanan bir marka tanınmışlığına sahiptir.
Aynı şekilde, dağıtım alt yapısını elinde tutan görevli şirketin, bölgedeki müşteriler ile
doğrudan ilişkisi bulunmaktadır. Bu ise, pazarlama konusunda görevli şirkete önemli bir
avantaj sağlamaktadır. Şöyle ki, yeni bağlantı, rutin kontroller veya acil durumlar gibi 2130
nedenlerle görevli şirket müşteri ile direkt temas kurabilmektedir. Bu da şirketin, bölgede
müşteri ile birebir iletişim kuran çok sayıda teknik eleman ve satış elemanı
bulundurması sonucunu doğurmaktadır. Ek olarak, görevli şirket, gerek geçmişteki tekel
konumu, gerekse dağıtım sistemini yönetmesi nedeniyle bölgesindeki müşterilerin
tüketim profilleri ve finansal risk gibi önemli bilgilere sahip olmaktadır21. Buna karşılık,
bölgeye yeni girecek şirketin marka tanınmışlığının olmadığı, müşteri ile iletişim
kurmakta zorluklarla karşılaşacağı ve etkin bir pazarlama faaliyeti için çok sayıda
eleman bulundurmak zorunda kalacağı hususları dikkate alındığında, görevli şirketlerin,
bölgelerinde önemli rekabetçi avantajlara sahip olduğu ve bu bölgelere giriş engellerinin
yüksek olduğu görülmektedir. Nitekim İngiliz gaz pazarına ilişkin yapılan bir 2140
araştırmada, bölgeye yeni giren bir firmanın ilave her bir abone kazanımı için 50-60
sterlin maliyete katlanması gerektiğini göstermektedir. Müşterinin daha sonra tekrar
sağlayıcı değiştirebileceği dikkate alındığında, yeni giren şirketin katlandığı bu maliyetin
geri dönüşünde riskler bulunmaktadır22.
Bu noktada, giriş engellerinin yüksek olduğu bu bölgesel pazarlar bakımından,
hâlihazırda zor olan yeni girişlerin kimler ya da hangi teşebbüsler tarafından
gerçekleştirildiği, başka bir ifadeyle potansiyel rakiplerin kim olabileceği sorusu ortaya
çıkmaktadır. Türkiye’de dağıtım pazarlarının elektrik bakımından henüz özelleştirme
aşamasında, doğal gaz bakımından ise özelleştirme ve bazı bölgeler için yatırım 2150
aşamasında olduğu ve henüz serbestliğe geçişin sağlanmadığı dikkate alındığında, bu
konuda da diğer ülke örneklerinden yararlanmanın yerinde olacağı görülmektedir.
Serbestleşmenin en başarılı olduğu ülkelerden İngiltere doğal gaz ve elektrik
piyasalarının perakende seviyesinde görevli şirketlerin, bölgelerinde sahip oldukları
pazar paylarının zaman içindeki seyrine ilişkin tablo aşağıdadır:
21 Bakınız: ENI/EDP/GDP birleşme kararı C.3440
22 Bakınız: Giulietti, M., Price , C.W., Waterson, M. (2005). Consumer
10-78/1645-609
55
Tablo 83: İngiltere Serbestleşme Sürecinde Elektrik Dağıtım Şirketlerinin Görevli Oldukları
Beölgelerde Sahip Oldukları Pazar Payındaki Değişim
Pazar Payı (%)
1994 1999 2001 2003
Görevli şirket 100 90 70 59
Yeni giriş 0 10 20 41
Kaynak: ‘Dual Fuel Competition in the British Energy Retail Markets’, Green, R. (2005) 2160
Bu tablodan da görüldüğü üzere, 2003 yılına gelindiğinde İngiltere genelinde yerleşik
dağıtım firmaları, müşterilerinin %41’ini yeni girişlere kaptırmıştır. Bu noktada söz
konusu yeni girişlerin kimler tarafından gerçekleştirildiği gündeme gelmektedir. Elektrik
perakende satışları bakımından 2003 yılı itibarıyla İngiltere genelinde teşebbüslerin
payları aşağıdaki tablodan görülebilir:
Tablo 84: 2003 Yılı Sonu İtibariyle Hanehalkına Yapılan Elektrik Satışında Ulusal Pazar Payları
Şirket 2003 Pazar Payı (%)
British Gas (doğal gaz – görevli şirket) 24
EdF Energy (elektrik - görevli şirket) 14
PowerGen (elektrik - görevli şirket) 21
Npower (elektrik - görevli şirket) 15
SS Energy (elektrik - görevli şirket) 14
Scottish Power (elektrik - görevli şirket) 11
Bağımsız giriş yapanlar 1
TOPLAM 100
Kaynak: ‘Dual Fuel Competition in the British Energy Retail Markets’, Green, R. (2005) ve Great Britain And Northern
Ireland National Reports To The European Commission (2009) 2170
Tablo 84’de elektrik perakende satışında %24 pazar payına sahip olduğu görülen British
Gaz aslında gaz dağıtım faaliyeti yürüten görevli teşebbüstür. Bu tabloda yer alan diğer
şirketler ise İngiltere’deki 12 elektrik dağıtım bölgesinde görevli olan şirketlerdir. Görevli
olmayan şirketler ise “bağımsız giriş yapanlar” başlığı altında toplanmıştır. Tablodan da
görüldüğü üzere, elektrik ve doğal gaz dağıtımında görevli şirketler ülke düzeyinde
elektrik perakende pazarını elinde tutmuş; yeni giriş yapan bağımsız şirketlerin pazar
payı ise %1’in altında kalmıştır. Bu iki tablodan çıkan sonuç ise, elektrik dağıtım
firmalarının görevli oldukları bölgelerin serbestleşme sürecinde rekabete açılmasıyla
birlikte, perakende satışlar bakımından yeni giriş yapan firmalar, aynı bölgede görevli 2180
olan doğal gaz dağıtım firmaları ya da başka bölgelerde görevli elektrik dağıtım
firmalarıdır.
Nitekim ÇORUH bölgesinin AKSA tarafından devralınmasına ilişkin Rekabet Kurulu
kararında23 da bir elektrik dağıtım bölgesinde yerleşik dağıtım firmasının perakende
satışlar bakımından potansiyel rakiplerinin ya aynı bölgedeki doğal gaz dağıtım şirketi
ya da diğer bölgelerdeki elektrik dağıtım şirketleri olduğu tespitinde bulunulmuştur. Aynı
kararda, potansiyel rakip olarak kabul edilen doğal gaz dağıtıcılarına ilişkin olarak
“yakınsayan pazarlar” kavramı altında yapılan değerlendirmede; birleşme-devralmalar
çerçevesinde elektrik ve doğal gaz dağıtım faaliyetlerinin kesişmesi halinde bu iki 2190
faaliyetin yakınsayan pazarlar olmasından ötürü rekabetçi yapı bakımından bir takım
sorunlar ortaya çıkabileceği ve bazı durumlarda söz konusu birleşme/devralmaya izin
verilmeyebileceği belirtilmekle birlikte, özellikle küçük ölçekli kesişmeler bakımından
doğrudan yasaklamanın yerinde olmayacağı ifade edilmiştir.
23 11.3.2010 tarih ve 10-22/298-108 sayılı Çoruh Elektrik/ AKSA Elektrik devralma kararı
10-78/1645-609
56
BOĞAZİÇİ, GEDİZ, TRAKYA ve DİCLE’nin devrine ilişkin değerlendirmelerde ise
potansiyel rekabet bakımından yakınsayan pazarlar kavramının yerine, farklı
bölgelerdeki elektrik dağıtım firmalarının birbirleriyle potansiyel rakip olmaları konusu
önem kazanmaktadır. Potansiyel rekabet teorisi; birleşme sırasında ilgili pazarda
faaliyette bulunmamasına rağmen, konumu itibarıyla bu pazara girebilecek durumda 2200
olan ve dolayısıyla potansiyel rakip olan bir teşebbüsün birleşme yoluyla pazara girmesi
sebebiyle, devirden önce pazardaki teşebbüsler üzerindeki potansiyel rakipten
kaynaklanan rekabetçi baskının ortadan kalkacağına işaret etmektedir. Bu etkinin
ortadan kalkmasıyla, pazarda yer alan teşebbüsler, üzerlerinde daha az bir rekabetçi
baskı hissedecekler ve hâkim durumda olan teşebbüslerin pazar gücü daha da
artacaktır. Söz konusu teori daha ziyade aynı ürün pazarında ama farklı coğrafi
pazarlarda faaliyet gösteren teşebbüsler bakımından söz konusu olmaktadır. Bu
noktada, farklı coğrafi bölgelerdeki elektrik dağıtım firmalarının birbirlerinin potansiyel
rakibi olacağı varsayımının devamında, piyasada en büyük dağıtıcının sahip olabileceği
payın ne olması gerektiği sorusu ortaya çıkmaktadır. 2210
Bölgeselliğin ortadan kalktığı ve işleyen rekabetçi bir perakende pazarının oluştuğu bir
elektrik piyasasında bu oran daha yüksek bir seviyede belirlenebilecekse de, henüz
serbestleşme sürecinin başında olunan bu aşamada söz konusu oranın oligopolcü bir
piyasa yapısına müsaade etmeyecek bir seviyede olması gerekmektedir. Henüz piyasa
dizaynının yapıldığı bu aşamada gözden kaçırılmaması gereken şudur ki; rekabetçi bir
perakende piyasası oluşturabilme hedefinde başarıya ulaşılabilmesi, ancak yerleşik
dağıtım firmalarının birbirlerinin bölgelerine girme yönünde girişimleri ile mümkün
olacaktır. Bu bakımdan piyasada az sayıda ve diğer teşebbüsleri caydırıcı büyüklükte
dağıtım firmalarının olması, ilerleyen süreçte yerleşik firmaların diğer bölgelere satış 2220
yapmayı hedefleyerek aktif bir şekilde rekabetçi davranış içinde bulunmak yerine, kendi
bölgesini korumaya yönelik pasif bir rekabetçi davranışı benimsemesine yol
açabilecektir. Bu noktada 1997/1 sayılı Tebliğ’in 6. maddesini hatırlamak yerinde
olacaktır:
“Birleşme ve Devralmaların Değerlendirilmesi
Madde 6- Rekabet Kurulu, birleşme ve devralmaları Kanun’un 7 nci ve müteakip
maddeleri çerçevesinde değerlendirir. Bu değerlendirmede özellikle:
a) İlgili piyasanın yapısı ve ülke içinde veya dışında yerleşmiş olan teşebbüslerin fiili ve
potansiyel rekabeti bakımından ülkedeki etkin rekabetin korunması ve
geliştirilmesi ihtiyacı; 2230
b) …”
Daha önceki bölümlerde de belirtildiği üzere; elektriğin homojen bir ürün olması, maliyet
yapılarının benzerliği, şeffaflık, piyasa işleyişinde bilgi akışının hızı ve benzeri özellikler
elektrik sektöründe birlikte hâkim durum oluşturulmasını kolaylaştıran unsurlar olarak
ortaya çıkmaktadır. 4054 sayılı Kanunda “hâkim durum” şu şekilde tanımlanmıştır:
“Belirli bir piyasadaki bir veya birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden
bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri
belirleyebilme gücü”
Bu noktada 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında yapılacak değerlendirmede;
dağıtım firmalarının özelleştirilmesi sürecinde, dağıtım firmalarının büyüklüklerine bir 2240
sınırlama getirmek ve bu süreçte herhangi bir teşebbüsün ya da belirli büyüklükteki
birkaç teşebbüsün sahip oldukları dağıtım şebekeleri ile piyasada ekonomik
parametreleri belirleme gücünü engellemek önem kazanmaktadır. Yapılacak
değerlendirmede, benzer amaçla 4628 sayılı Kanun’a konulmuş olan pazar payı eşikleri
örnek gösterilebilir. Şöyle ki; 4628 sayılı Kanun’da bir teşebbüsün sahip olabileceği
üretim kapasitesine %20, gerçekleştirebileceği toptan satış miktarına ise %10 gibi bir
10-78/1645-609
57
eşik getirildiği görülmektedir. Bu eşikler ile kanun koyucu, serbestleşmenin başladığı
dönem itibarıyla bir teşebbüsün sahip olabileceği büyüklüğe bir sınırlama getirmiştir.
Konu sadece piyasa dizaynı olarak ele alındığında, rekabetçi bir piyasa yapısı tesis
edebilmek adına dağıtım faaliyetleri bakımından da üretim ve toptan satış alanlarında 2250
olduğu gibi %10 ya da %20 gibi bir seviyede eşik getirilmesinin uygun olacağı öne
sürülebilir.
Bununla birlikte, bu dosya kapsamında belirlenecek olan eşiğin bir ex-ante düzenleme
değil, 4054 sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamında bir değerlendirmenin sonucu olduğu
dikkate alındığında, bu eşiğin 1997/1 sayılı Tebliğ’de bildirim için gerekli görülen %25
pazar payı eşiği dikkate alınarak belirlenmesi yerinde olacaktır. Bu noktada dağıtım ve
perakende seviyesinde sahip olduğu pay oranı %25’i geçen teşebbüslerin hâkim durum
bakımından daha hassas incelenmesi ve özellikle üretimde sahip olduğu varlıkların
büyüklüğü dikkate alınarak bir hâkim durum tespitinde bulunulması, bunun yanında ilgili 2260
teşebbüsün dikey bütünleşme bakımından ciddi bir üretim faaliyeti bulunmasa bile
sadece dağıtım ve perakende seviyesindeki yatay yoğunlaşma bakımından en fazla
%30 oranına ulaşılmasına Kanunun 7. maddesi kapsamında izin verilmesi yerinde
olacaktır. Hemen belirtmek gerekir ki, burada belirtilen %30 oranı sektörel
düzenlemelerde yer alan ve katı bir şekilde uygulanan bir piyasa eşiği değil; dağıtım
özelleştirmeleri sürecinde 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında yapılacak
hâkim durum değerlendime ve tespitine ilişkin bir kılavuz niteliğindedir. Elektrik dağıtım
özelleştirmelerinin ardından elektrik üretim özelleştirmelerinin de tamamlanması ve
hukuki ayrıştırmanın gerçekleştirilmesi gibi serbestleşme dönemindeki diğer önemli
aşamalar tamamlanıncaya kadar dağıtım faaliyetlerine ilişkin yoğunlaşma dosyalarında 2270
yukarıda belirlenen %30 oranının hâkim durum tespiti bakımından dikkate alınması
uygun olacaktır.
H.3.2.2.3. Taraflara İlişkin Değerlendirme
Hâkim durum tespitine ilişkin yukarıda yapılan değerlendirmelerin ardından taraflar
bakımından değerlendirmelere geçmeden, daha önce de altı çizilen bir hususu
hatırlamak yerinde olacaktır. Eş zamanlı olarak devam etmekte olan BOĞAZİÇİ,
GEDİZ, TRAKYA ve DİCLE bölgelerine ilişkin değerlendirme ve sonuçlarının birbirleriyle
ilişkilendirilmesi gerekliliği bulunmaktadır. 2280
Bu husus dikkate alındığında, dört bölgenin tüm teklif sahiplerinin hâlihazırda sahip
oldukları dağıtım bölgeleri ve payları ile teklif verdikleri bölgeler ve paylarının ortaya
konulması önem kazanmaktadır. Bu noktada öncelikle devre konu bölgeler ve ihale
sürecinde ÖYK’ya sunulmasına karar verilen teklif sahipleri aşağıdaki tabloda yer
almaktadır:
Tablo 85: Devre Konu Dört Bölge ve Teklif Sahiplerini Gösteren Tablo
Devre Konu
Bölge
1. Teklif Sahibi
2. Teklif Sahibi
3. Teklif Sahibi
4. Teklif Sahibi
BOĞAZİÇİ
İş Kaya-MMEKA
AKSA
Eti Gümüş -
Söğütsen
Park
GEDİZ
İş Kaya-MMEKA
Eti Gümüş-
Söğütsen
Enerjisa
-
TRAKYA
AKSA
Eti Gümüş-
Söğütsen
İçtaş
Kcetaş-Ayen…
DİCLE
Karavil-Ceylan
Çalık
Eti Gümüş-
Söğütsen
İş Kaya-MMEKA-
Rosse
10-78/1645-609
58
Bu süreçte teklif veren teşebbüslerin hâlihazırda sahip oldukları dağıtım bölgeleri ve bu
bölgelerin Türkiye toplam payları aşağıdaki tabloda yer almaktadır: 2290
Tablo 86: Teklif Sahiplerinin Sahip Oldukları Dağıtım Bölgeleri ve Bu Bölgelerin Payları
Teklif Sahipleri Sahip olunan Bölgeler ve Bu Bölgelerin 2009 Yılı
Payları
Toplam Pay
(%)
İş-Kaya-MMEKA - -
Aksa (Kazancı) Çoruh (%1,69), Fırat (%1,50), Van (%0,96) 4,15
Eti Gümüş-Söğütsen Osmangazi (%3,58) 3,58
Enerjisa Başkent (%8,22) 8,22
Kcetaş-Ayen-… Kayseri (%1,60) 1,60
Çalık Yeşilırmak (%2,99) 2,99
Park - -
İçtaş - -
Bildirime konu dört elektrik dağıtım bölgesi bakımından yukarıda mevcut payları verilmiş
olan teklif sahiplerinin birden fazla bölge için teklif verdiği görülmektedir. Her ne kadar
her bir bölgede en yüksek teklif veren birinci teklif sahiplerinin ÖYK tarafından önceliğe
sahip olacağı ileri sürülse de, ÖYK’nın diğer teklif sahiplerini de nihai devir için seçme
ihtimalinin bulunması, bunun da ötesinde Rekabet Kurulu kararından dolayı
farklılaşabilecek tercih sıralamalarının mümkün olması, bu dört bölgeye ilişkin verilecek
kararda her türlü alternatifin yer alması gerekliliğini doğurmaktadır. Söz konusu 2300
alternatifli değerlendirmenin yapılabilmesini teminen, teklif sahibi teşebbüslerin mevcut
paylarını ve teklif vermiş oldukları tüm bölgelerin paylarını gösteren tablo aşağıdadır:
Tablo 87: Teklif Sahiplerinin Sahip Oldukları Dağıtım Bölgeleri ve Bu Bölgelerin Payları
Teklif Verilen Bölgeler ve Bu Bölgelerin Payı (%)
Mevcut
Bölgelerin
Toplam
Payı (%) BOĞAZİÇİ GEDİZ TRAKYA DİCLE
TOPLAM
İş-Kaya-MMEKA - 13,61 9,18 - 3,09 25,88
AKSA 4,15 13,61 - 4,27 - 22,03
KAZANCI 4,15 13,61 9,18 4,27 3,09 34,3
Eti Gümüş- 3,58 13,61 9,18 4,27 3,09 33,73
Enerjisa 8,22 - 9,18 - - 17,4
Kcetaş-Ayen… 1,60 - - 4,27 - 5,87
Çalık 2,97 - - - 3,09 6,06
Park - 13,61 - - - 13,61
İçtaş - - - 4,27 - 4,27
Yukarıdaki tablodan da görüldüğü üzere; teklif sahiplerinden Enerjisa, KCETAŞ-AYEN-
REL-PETCO, Çalık, Park ve İÇTAŞ gruplarının teklif verdikleri bölgeleri devralmaları,
hâkim durumun tespitine ilişkin değerlendirmelerde de belirtildiği üzere 1997/1 sayılı
Tebliğ’de yer alan %25 eşiğinin dahi altında kalmaktadır. Dolayısıyla bu teşebbüslerin
gerçekleştireceği olası devirler bakımından 4054 sayılı Kanunun 7. maddesi 2310
kapsamında bir sakınca bulunmamaktadır.
Yukaridaki tabloda ortaya çıkan bir başka husus ise, MMEKA’da KAZANCI Grubu’nun
(Mehmet KAZANCI ve diğer hissedarlar aracılığıyla) hissedarlığının bulunmamış olması
halinde gerek İşKaya-MMEKA gerekse Kazancı Grubu bakımından bir hâkim durum
tespitinde bulunulmayacağı görülmektedir. Bununla birlikte Kazancı Grubu’nun
MMEKA’da ortak kontrole sahip olduğu da dikkate alındığında; Kazancı Grubu’nun
AKSA’nın devralacağı yerlerde tam kontrole sahip olurken, İşKaya-MMEKA’nın
devralacağı yerler bakımından da ortak kontrole sahip olacağı görülmektedir.
Dolayısıyla bu devir işlemlerinin değerlendirilmesinde Kazancı Grubu bakımından 2320
AKSA’nın ve İşKaya-MMEKA’nin devralacağı yerlerin yoğunlaşma bakımından birlikte
10-78/1645-609
59
değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, Kazancı Grubu’nun tam kontrol ya da
ortak kontrole sahip olarak içinde yer alacağı devir işlemlerinin ve ayrıca dört bölgede
de teklif sahibi olan Eti Gümüş’ün gerçekleştirebileceği olası devralma işlemlerinin ayrı
bir başlık altında değerlendirilmesi yerinde olacaktır.
Kazancı Holding Bakımından Değerlendirme:
Daha önce de belirtildiği üzere, Kazancı Grubu’na ilişkin yoğunlaşma
değerlendirmesinde İşKaya-MMEKA’nın gerçekleştireceği olası devirler de hesaba 2330
katılacaktır. Başka bir ifadeyle, hâkim durum ve pazar payları bakımından konu ele
alınırken, Kazancı Grubu ve İşKaya-MMEKA’nın mevcut bölgeleri ve devralınacak
bölgeler toplanarak bir değerlendirme yapılmıştır. Bu durumda Kazancı Grubu’nun
hâlihazırda sahip olduğu bölgelerin toplam payı ile İşKaya-MMEKA’nın ve AKSA’nın
(Kazancı Grubu) teklif verdiği bölgelerin paylarını ve bu bölgelerden bazılarının devrine
izin verilmemesi durumunda oluşacak alternatif senaryoları gösteren tablo aşağıdadır:
Tablo 88: İşKaya-MMEKA’nın Yoğunlaşma Doğurucu Şekilde Yeniden Yapılanması Halinde Teklif
Verilen Dört Bölgenin İşKaya-MMEKA ya da AKSA Tarafından Devralınmasına İlişkin Alternatif
Senaryolar 2340
Kazancı
Grubu’nun
mevcut payı BOĞAZİÇİ GEDİZ TRAKYA DİCLE TOPLAM
1. Alternatif 4,15 13,61 9,18 4,27 3,09 34,3
2. Alternatif 4,15 0 9,18 4,27 3,09 20,69
3. Alternatif 4,15 13,61 0 4,27 3,09 25,12
4. Alternatif 4,15 13,61 9,18 0 3,09 30,03
5. Alternatif 4,15 13,61 9,18 4,27 0 31,21
6. Alternatif 4,15 13,61 9,18 0 0 26,94
* Bu tabloda devre konu bölgelerin İşKaya-MMEKA ya da AKSA’dan herhangi biri tarafından devralınması
durumunda Kazancı Grubu tarafından ulaşılacak yoğunlaşma oranlarına yer verilmiştir.
Alternatifler çoğaltılabilecek olmakla birlikte yukarıdaki tablo çerçevesinde; hâkim durum
değerlendirmesine ilişkin belirlenen %30 oranı da dikkate alındığında, İşKaya-MMEKA
ve/veya AKSA’nın BOĞAZİÇİ, GEDİZ, TRAKYA ve DİCLE bölgelerinin tamamını
devralması halinde toplam payın %34,3’e ulaşacağı ve bu durumda işlemin Kazancı
Grubu bakımından yeni bir hâkim durum yaratacağı, dolayısıyla işleme Kanunun 7.
maddesi kapsamında izin verilemeyeceği görülmektedir.
2350
Nihai devir sürecinde izlenebilecek alternatifler ele alındığında, İşKaya-MMEKA-
Rosse’nin DİCLE’yi almaması durumunda toplam payın %31,21’e ulaşacağı
görülmektedir. Mevcut durumda ülkenin önde gelen özel sektör elektrik üreticilerinden
olması ve hâlihazırda yirmi adet doğal gaz dağıtım bölgesini elinde bulunduruyor olması
gibi hususlarla birlikte değerlendirildiğinde, Kazancı Grubu’nun BOĞAZİÇİ, GEDİZ ve
TRAKYA’nın üçünü birden (tam kontrol ile ya da MMEKA’daki ortak kontrolü
aracılığıyla) devralması işlemi de bir hâkim durum yaratılmasına yol açacaktır.
2360
10-78/1645-609
60
BOĞAZİÇİ, GEDİZ ve DİCLE’nin AKSA ve/veya İşKaya-MMEKA tarafından
devralınması halinde ise toplam pay %30,03’te kalacaktır. Daha önce de belirtildiği
üzere hâkim durum değerlendirmesine ilişkin %30 oranı sektörel düzenleme niteliğinde
bir piyasa eşiği değil, sadece hâkim durum değerlendirmelerinde kullanılmak üzere
belirlenen bir gösterge niteliğindedir. DİCLE’nin kayıp-kaçak oranının yüksekliği de
dikkate alındığında, BOĞAZİÇİ, GEDİZ ve DİCLE’nin AKSA ve/veya İşKaya-MMEKA
tarafından devralınması halinde ulaşılacak noktanın yeni bir hâkim durum
yaratmayacağı, dolayısıyla işleme Kanunun 7. maddesi kapsamında izin verilebileceği 2370
değerlendirilmektedir. Başka bir ifadeyle; BOĞAZİÇİ, GEDİZ ve TRAKYA’dan sadece
ikisinin AKSA ve/veya İşKaya-MMEKA tarafından devralınması durumunda işlemin
hâkim durum yaratmayacağı görülmektedir.
Eti Gümüş-Söğütseramik Bakımından Değerlendirme:
Teklif sahiplerinden Eti Gümüş-Söğütseramik’in hiçbir bölgede en yüksek teklif sahibi
olmamakla birlikte dört bölgede de teklif sahibi olduğu görülmektedir. Bu kapsamda Eti
Gümüş’ün bu dört bölgeden bir ya da birkaçını almasına ilişkin bazı alternatiflerin yer
aldığı tablo aşağıdadır: 2380
Tablo 89: Eti Gümüş’ün Teklif Verdiği Dört Bölgeye İlişkin Alternatif Senaryolar
Eti
Gümüş
(Mevcut) BOĞAZİÇİ GEDİZ TRAKYA DİCLE TOPLAM
1. Alternatif 3,58 13,61 9,18 4,27 3,09 33,73
2. Alternatif 3,58 0 9,18 4,27 3,09 20,12
3. Alternatif 3,58 13,61 0 4,27 3,09 24,55
4. Alternatif 3,58 13,61 9,18 0 3,09 29,46
5. Alternatif 3,58 13,61 9,18 4,27 0 30,64
6. Alternatif 3,58 13,61 9,18 0 0 26,37
Not: Tablo’daki her bir alternatifte, Eti Gümüş’ün teklif vermekle birlikte devralmayacağının varsayıldığı bölgeler
koyulaştırılmış ve payı “0” olarak belirtilmiştir.
Alternatifler çoğaltılabilecek olmakla birlikte yukarıdaki tablo çerçevesinde; hâkim durum
değerlendirmesine ilişkin belirlenen %30 oranı dadikkate alındığında, Eti Gümüş’ün
BOĞAZİÇİ, GEDİZ, TRAKYA ve DİCLE bölgelerinin tamamını devralması halinde
toplam payın %33,73’e ulaşacağı ve bu durumda işlemin Kazancı Grubu bakımından
yeni bir hâkim durum yaratacağı, dolayısıyla işleme Kanunun 7. maddesi kapsamında 2390
izin verilemeyeceği görülmektedir.
Bununla birlikte, en küçük bölge olan DİCLE’nin Eti Gümüş’e devredilmemesi
durumunda Eti Gümüş’ün ulaşacağı toplam payın %30,64 olduğu görülmektedir. Eti
Gümüş’ün Kazancı Grubu’ndan farklı olarak doğal gaz dağıtım faaliyetlerinin
bulunmadığı dikkate alındığında, bu durumun yeni bir hâkim durum yaratmayacağı
değerlendirilmektedir. Başka bir ifadeyle; Eti Gümüş’ün BOĞAZİÇİ, GEDİZ, TRAKYA ve
DİCLE bölgelerinden herhangi üçünü alması durumunda işlemin bir hâkim durum
yaratmasının söz konusu olmayacağı, dolayısıyla izin verilebileceği görülmektedir.
10-78/1645-609
61
I. SONUÇ 2400
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.,
Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş., Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Dicle Elektrik Dağıtım
A.Ş.’nin özelleştirilmesi sürecinde yapılan bildirimler kapsamında;
i) Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin %100 oranındaki hissesinin blok satış yöntemiyle
özelleştirilmesi kapsamında söz konusu hisselerin
İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve
Ticaret A.Ş. O.G.G.,
Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş., 2410
Eti Gümüş A.Ş.-Söğütsen Ser. San. İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş. O.G.G. veya
Park Holding A.Ş.
ii) Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin %100 oranındaki hissesinin blok satış yöntemiyle
özelleştirilmesi kapsamında söz konusu hisselerin
İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve
Ticaret A.Ş. O.G.G.,
Eti Gümüş A.Ş.-Söğütsen Ser. San. İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş. O.G.G. veya
Enerjisa Elektrik Dağıtım A.Ş.
2420
iii) Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin %100 oranındaki hissesinin blok satış yöntemiyle
özelleştirilmesi kapsamında söz konusu hisselerin
Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş.,
Eti Gümüş A.Ş.-Söğütsen Ser. San. İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş. O.G.G.,
IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. veya
KCETAŞ-AYEN-REL-PETCO O.G.G.
iv) Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin %100 oranındaki hissesinin blok satış yöntemiyle
özelleştirilmesi kapsamında söz konusu hisselerin
Karavil Day. Tük. Mal. İnş. Otom. Pet. Ürün. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.-Ceylan 2430
İnşaat ve Ticaret A.Ş. O.G.G.,
Çalık Enerji ve Sanayi Ticaret A.Ş.,
Eti Gümüş A.Ş.-Söğütsen Ser. San. İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş. O.G.G. veya
İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve
Ticaret A.Ş.-Rosse Enerji İnşaat A.Ş. O.G.G.
tarafından devralınması işlemleri birlikte değerlendirildiğinde;
1. Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş., Trakya Elektrik
Dağıtım A.Ş. ve Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin her birinin %100 oranındaki
hissesinin blok olarak devredilmesi işlemlerinin 4054 sayılı Rekabetin Korunması 2440
Hakkında Kanun ve 1998/4 sayılı Tebliğ kapsamında izne tabi olduğuna,
2. MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş. hissedarlarından Mehmet
Kazancı, Esin Kazancı, Begüm Kazancı ve Mustafa Kurnaz’ın Kazancı Holding
A.Ş. ve dolayısıyla Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş. ile aynı ekonomik
bütünlük içinde olduğuna ve 4054 sayılı Kanun kapsamında tek bir teşebbüs
olarak kabul edilmesine,
10-78/1645-609
62
3. İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve
Ticaret A.Ş. O.G.G., İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine 2450
İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş.-Rosse Enerji İnşaat A.Ş. O.G.G. ve Aksa
Elektrik Perakende Satış A.Ş.’nin teklif sahibi olduğu dağıtım şirketleri
bakımından;
a. Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Trakya
Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin üçünün de İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şti.-MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş. O.G.G. ve/veya
Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş. tarafından devralınması işlemine,
Kazancı Holding A.Ş. bakımından hâkim durum yaratması ve böylece ilgili
pazarlarda rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğurması 2460
nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ
hükümleri uyarınca izin verilemeyeceğine; öte yandan Boğaziçi Elektrik
Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Trakya Elektrik Dağıtım
A.Ş.’den sadece ikisinin taraflarca devralınması halinde söz konusu
işlemlere 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ
hükümleri uyarınca izin verilmesinde sakınca bulunmadığına,
b. Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-
MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş.-Rosse Enerji İnşaat
A.Ş. O.G.G. tarafından devralınması işleminin 4054 sayılı Kanun’un 7. 2470
maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca hâkim durum yaratan
veya mevcut hâkim durumu güçlendiren ve böylece ilgili pazarlarda
rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran bir işlem
olmadığına, dolayısıyla bu işleme izin verilmesinde sakınca
bulunmadığına,
4. Eti Gümüş A.Ş.-Söğütsen Ser. San. İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş. O.G.G.’nin Boğaziçi
Elektrik Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş., Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş.
ve Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin dördünü de devralması işlemine, hâkim durum
yaratması ve böylece ilgili pazarlarda rekabetin önemli ölçüde azaltılması 2480
sonucunu doğurması nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı
Tebliğ hükümleri uyarınca izin verilemeyeceğine; öte yandan, Boğaziçi Elektrik
Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş., Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Dicle
Elektrik Dağıtım A.Ş.’den sadece üçünün Eti Gümüş A.Ş.-Söğütsen Ser. San.
İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş. O.G.G. tarafından devralınması halinde söz konusu
işlemlere 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ hükümleri
uyarınca izin verilmesinde sakınca bulunmadığına,
5. Diğer teklif sahiplerinden;
2490
a. Park Holding A.Ş.’nin Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.’yi,
b. Enerjisa Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.’yi,
c. IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin ya da KCETAŞ-AYEN-REL-
PETCO O.G.G.’nin Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş.’yi,
d. Karavil Day. Tük. Mal. İnş. Otom. Pet. Ürün. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.-
Ceylan İnşaat ve Ticaret A.Ş. O.G.G. ya da Çalık Enerji ve Sanayi Ticaret
A.Ş.’nin Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’yi 2500
10-78/1645-609
63
devralması işlemlerine, hâkim durum yaratan ve böylece ilgili pazarlarda rekabetin
önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran işlemler olmaması nedeniyle 4054 sayılı
Kanun’un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca izin verilmesinde
sakınca bulunmadığına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy