(6100 S. K. m. 333) (6360 S. K. Geç. m. 1) (1319 S. K. m. 22) (213 S. K. m. 112) (DİBK. 11.02.1988 T. 1987/3 E. 1988/1 K.)
BAŞVURUNUN KONUSU: İzmir İli, Aliağa İlçesinde bulunan taşınmazlarına 2013, 2014 ve 2015 yılları için tahakkuk ettirilen emlak vergilerinin kaldırılmasına ve ödenen vergilerin iadesine ilişkin davacının yaptığı düzeltme ve şikayet başvurusunun reddine dair Aliağa Belediye Başkanlığının 03/11/2016 tarih ve 25203 sayılı işleminin iptali ile ödenen vergilerin yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılan davada; davacıya ait taşınmazların Aliağa İlçesi, ...... ve ...... Mahallesinde olduğu, ...... ve ...... Mahallelerinin 6360 sayılı Kanunla köy tüzel kişiliği kaldırılan yerlerden olduğu, davacının bu taşınmazlar için yapılan tahakkukları ödeyerek tahakkuk ettirilen emlak vergisinin terkini için 12/10/2016 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunduğu, davalı idare tarafından 03/11/2016 tarih ve 25203 sayılı işlemle davacının talebini reddettiği ve davalı idarenin bu işleminin dava konusu edildiği, 6360 sayılı Yasanın geçici 1. maddesinin 15. bendine göre tüzel kişiliği kaldırılan köyler için beş yıl süre ile emlak vergisi muafiyeti getirildiği hususunun açık olduğu, her ne kadar davalı idare tarafından, davacının anılan kanununun yürürlüğe girmesinden önce de emlak vergisi mükellefi olduğu ve geçici maddedeki düzenlemenin yeni mükellefleri kapsadığı iddia edilmiş ise de, 6360 sayılı yasada mükellefiyet konusunda herhangi bir ayrım yapılmaması karşısında davalı idarenin bu iddiasına itibar edilmediği, öte yandan yine davalı idare tarafından 1319 sayılı Kanunun 22. maddesi hükmüne göre bu kanun kapsamındaki muafiyetlerin ancak kanuna yapılacak eklemeler veya 1319 sayılı Kanununda yapılacak değişikliklerle düzenlenebileceği öne sürülmüş ise de, 6360 sayılı Kanun normlar hiyerarşisine göre uygulanması gereken sonraki kanun hükmünde olduğundan davalı idarenin bu iddiasına da itibar edilmediği, nitekim Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 11/02/1988 tarih ve E:1987/3; K:1988/1 sayılı kararının da bu yönde olduğu, bu durumda, 6360 sayılı Yasanın geçici 1. maddesinin 15. bendindeki tüzel kişiliği kaldırılan köylerin beş yıl süre ile emlak vergisinden muaf tutulmasına ilişkin düzenleme karşısında, davacının anılan kanunla tüzel kişiliği kaldırılan ...... ve ...... Mahallesindeki taşınmazlarına ilişkin tahakkuk ettirilen emlak vergilerinin terkini ve fazla ödenen vergilerin iadesi talebinin reddine dair dava konusu 03/11/2016 tarih ve 25203 sayılı işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 112. maddesinin 4. fıkrasında; fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergiler, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120'nci madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edilir hükmüne yer verildiği, dava konusu olayda davacıdan tahsil edilmemesi gerektiği halde tahsil edilen verginin ret ve iadesine karar verilmekle, yargı kararıyla davacıya iadesi gereken bir tahsilat durumunun ortaya çıktığı hususu aşikar olup, yukarda anılan 213 Sayılı Yasanın 112. maddesinin 4. fıkrasına göre davacıya yapılan ödeme tarihinden itibaren faiz ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptali ile davacıdan fazla tahsil edilen emlak vergisinin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine ilişkin olarak İzmir 3. Vergi Mahkemesince verilen 26/04/2017 gün ve E:2016/1777; K:2017/543 sayılı kararın; vergi gelirinden idarelerinin haksız olarak mahrum kalmasına yol açacağı, Yasanın ilk defa mükellefiyet altına girecekleri düzenlediği, belediye mücavir alan sınırları içerisinde hizmetlerden yararlanan ve 6360 sayılı Yasadan evvel de mükellef olan davacıyı kapsamadığı, aksi düşüncenin yasanın lafzına ve getiriliş maksadına uygun düşmediği, yorum tekniğinin uygulanmasında hataya düşüldüğü, zira olaya uygulanacak özel kanunun Emlak Vergisi Kanunu olduğu, ortada geçerli bir neden yokken davacının muafiyetten yararlandırılmasının eşitlik ilkesine aykırı düşeceği, Yasanın hizmet alanı genişlerken vergi gelirlerinden mahrum bırakılmalarını öngörmediği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Kendilerine muafiyet uygulanmasının, aynı bölgeye ilişkin olarak verilen Danıştay Dokuzuncu Dairesinin E:2016/605; K:2016/5202 sayılı kararının gereği olduğu öne sürülerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Davacı tarafından, 12/10/2016 tarih ve 3504 sayılı dilekçe ile, "...6360 sayılı Kanun'un yayım tarihi olan 06/12/2012 tarihinden bugüne kadar 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarında Kurumumuza ait MKE Aliağa Hurda Müdürlüğü'nden 9848 sicil numarası altında tahsil edilen emlak vergilerinin iade edilmesi..." istemiyle davalı idareye başvuruda bulunulduğu, bu başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve iade istemiyle 2013, 2014, 2015 yılları 1. ve 2. taksitleri ile 2016 yılı 1. taksidi olarak tahakkuk ettirilen emlak vergilerine yönelik olarak bakılan dava açıldığı, ancak, Mahkemece istinaf başvurusuna konu kararın hüküm fıkrasında, "... dava konusu işlemin iptaline..." karar verilmekle birlikte, kararın "DAVANIN ÖZETİ" kısmında, sadece 2013, 2014 ve 2015 yılları için tahakkuk ettirilen emlak vergileri yazılmak, 2016 yılı 1. taksidinden söz edilmemek suretiyle yazım hatası yapıldığı anlaşılmakla, bu husus düzeltilerek işin esasının incelenmesine geçildi.
Dava; İzmir İli, Aliağa İlçesinde bulunan taşınmazları için 2013, 2014 ve 2015 yılları 1. ve 2.taksitleri ile 2016 yılı 1. taksidi olarak tahakkuk ettirilen emlak vergilerinin kaldırılması ve ödenen vergilerin iadesi istemiyle davacı tarafından yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun reddine dair Aliağa Belediye Başkanlığının 03/11/2016 tarih ve 25203 sayılı işleminin iptali ile ödenen vergilerin yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılmış olup; istinaf başvurusuna konu kararla Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptali ile davacıdan fazla tahsil edilen emlak vergisinin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiş bulunmaktadır.
6360 sayılı Kanun 06.12.2012 tarih ve 28489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olup, Kanunun 36/1-a maddesine göre, muafiyeti düzenleyen Kanunun geçici 1. maddesinin 15. fıkrasının yürürlük tarihi Kanunun yayımlanmasından sonra yapılan ilk mahalli idareler seçiminin yapıldığı 30.03.2014 tarihi olması nedeniyle 30.03.2014 tarihinden önceki dönemler için muafiyetin söz konusu olamayacağı açık bulunduğundan, dava konusu işlemin 30.03.2014 tarihinden sonraya ilişkin kısmında hukuka uygunluk, bu tarihten önceye ilişkin kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmış olup; istinaf başvurusuna konu kararın da, 30.03.2014 tarihinden sonraya ilişkin kısmında isabetsizlik, bu tarihten önceye ilişkin kısmında ise isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenle; istinaf başvurusunun kısmen düzelterek reddine, kısmen kabulüne, İzmir 3. Vergi Mahkemesince verilen 26/04/2017 gün ve E:2016/1777; K:2017/543 sayılı kararın, 30.03.2014 tarihinden sonraya ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddine, 30.03.2014 tarihinden önceye ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, kararın 30.03.2014 tarihinden önceye ilişkin kısmının kaldırılmasına ve bu kısma yönelik davanın reddine, davacıdan fazla tahsil edilen emlak vergisinin 30.03.2014 tarihinden sonraya isabet eden kısmının tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine aşağıda ayrıntıları gösterilen dava aşamasına ait toplam 100,25-TL yargılama giderinin davadaki haklılık durumuna göre 33,00-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, 67,25-TL'sinin ve 1.100,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, istinaf aşamasına ait toplam 137,80-TL yargılama giderinin haklılık durumuna göre 92,80-TL'sinin başvuruda bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, 45,00-TL'sinin ve 1.100,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 31,40-TL karar harcının davacı ve davalı idareden ayrı ayrı tahsili için mahkemesince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, yatırılan posta gideri avanslarından artan miktarın mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatıranlara iadesine, kararımızın tebliğini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 31/10/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU
6360 sayılı On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici 1. maddesinin 15. bendinde: "Bu Kanuna göre tüzel kişiliği kaldırılan köylerde, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 29.07.1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre alınması gereken emlak vergisi ile 26.05.1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım payları beş yıl süreyle alınmaz'' hükmü yer almakta olup, ilgili madde hükmü ile getirilen muafiyetin Kanunun yürürlüğünden önce muafiyet kapsamındaki vergi ve harçlardan sorumluluğu bulunmayan, ancak 6360 sayılı Kanundaki düzenlemeler neticesinde ilk defa bir takım mali külfetlere girecek olanlar için, yani 6360 sayılı Kanunun öncesinde emlak vergisi ve çevre temizlik vergisi mükellefi olmayan ve köy tüzel kişiliğinin kaldırılmasından sonra vergi mükellefi haline gelecek kişiler bakımından bir çeşit alışma dönemi oluşturularak bu yeni mükelleflerin psikolojik olarak hazırlanmaları amacı ile getirilen geçici süreli (5 yıllık) bir muafiyet olduğu görülmektedir. Zira Kanun hükmünde; ''bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren alınması gereken'' denilerek bu fıkranın yürürlüğünden önce alınan ve alınması gerekenleri kapsam dışında bıraktığı anlaşılmaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunun 3. maddesinde; vergi kanunlarının lafzı ve ruhu ile hüküm ifade edeceği, lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunları hükümlerinin, kuruluşundaki maksat, hükümlerin Kanun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle bağlantısı gözönünde tutularak uygulanacağı belirtilmiştir.
Yasanın lafzı açık olarak söz konusu fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarı ile yeni başlayacak mükellefler için beş yıllık bir muafiyet öngörmekte, Yasanın yürürlüğe girmesinden önce vergi mükellefi olanlar için bir muafiyet öngörmemekte ise de; Yasanın ve Geçici 1. maddesinin 15.bendindeki ruha bakıldığında da; bundan daha farklı bir yorum yapılamamaktadır.
Zira 6360 sayılı Kanunla yerel yönetimlerde köklü değişiklikler yapılmış, alt yapı çalışmaları, ulaşım gibi hizmetlerin tek elde toplanıp koordinasyonun sağlanması, İl sınırları genişletilerek büyükşehir belediyesi hizmetlerinden daha geniş kitlelerin yararlanması amaçlanmıştır.
Hizmet alanı genişleyen yerel yönetimler için Kanun koyucunun yerel yönetimlerin en önemli gelir kalemlerinden olan emlak vergisine Yasanın yürürlüğünden önce vergi mükellefi olanları da kapsayacak şekilde muafiyet getirdiği düşünülemeyeceğinden ve 6360 sayılı Kanun'un Geçici 1.maddesinin 15. fıkrası yürürlüğe girmeden önce vergi mükellefi olan davacının söz konusu madde hükmünde yer alan geçici muafiyetten yaralanamayacağı, dolayısı ile maliki olduğu İzmir İli, Aliağa İlçesi, ...... ve ...... Mahallelerinde yer alan taşınmazlar için davacı adına tahakkuk ettirilen emlak vergilerinde bir vergi hatası bulunmadığından istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum. (¤¤)