(3201 S. K. m. 55) (ANY. MAH. 11.06.2003 T. 2001/346 E. 2003/63 K.) (İDDK 26.03.2015 T. 2012/2596 E. 2015/989 K.) (5.DD. 18/09/2019 T. 2018/1099 E. 2019/4800 K.)
İSTEMİN ÖZETİ: Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğünde Komiser Yardımcısı olarak görev yapan davacının, memuriyete girmeden önce yapmış olduğu askerlik hizmetinin komiser yardımcılığındaki bekleme süresinden sayılması yolundaki 13/01/2020 tarihli başvurusunun reddine ilişkin 22/01/2020 tarih ve (63231) sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açtığı davanın reddi yolundaki İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 09/07/2020 tarih ve E:2020/315, K:2020/789 sayılı kararının, davacı tarafından; yapılan uygulamanın eşitlik ilkesini ihlal ettiği gibi gerek mevzuata gerekse yerleşik Danıştay içtihatlarına aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğünde Komiser Yardımcısı olarak görev yapan davacının, memuriyete girmeden önce yapmış olduğu askerlik hizmetinin komiser yardımcılığındaki bekleme süresinden sayılması yolundaki 13/01/2020 tarihli başvurusunun reddine ilişkin 22/01/2020 tarih ve (63231) sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk derece Mahkemesince "... Davacının mesleğe girmeden önce yaptığı askerlik hizmetinin ilk rütbe olan polis memuru rütbesinde sayıldığı anlaşılmakla, ilk emniyet amirliği rütbesi olan komiser yardımcılığı rütbesinde sayılmamasına ilişkin tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 06/04/2001 günlü 4638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesinin 13. fıkrasında, polis amirlerinin bir üst rütbeye terfiinde, bu rütbedeki fiili çalışma süresinin esas alınacağı belirtildikten sonra, aynı maddenin 14. fıkrasında, polis amiri olduktan sonra yapılan askerlik hizmetinin rütbe terfiinde değerlendirileceği kurala bağlanmıştır.
Anayasa Mahkemesi'nin 11/06/2003 günlü, E:2001/346, K:2003/63 sayılı kararıyla, 3201 sayılı Kanunun 4638 sayılı Kanun'la değişik 55.maddesinin 14. fıkrasında yer alan düzenlemenin "Polis amiri olduktan sonra yapılan" bölümünün; askerlik hizmetinin yerine getirilmesinde kişilerin kamu görevlisi olup, olmamasının ya da yürüttüğü kamu görevinin niteliğinin farklı bir konum yarattığının kabul edilemeyeceği, kamu görevlisi iken askerlik yapanlardan, bir rütbeyi aldıktan sonra veya önce askerlik yapanların aynı hukuksal durumda bulundukları için bunlara farklı kuralların uygulanması sonucunu doğuran düzenlemenin Anayasa'nın 10.maddesinde belirtilen eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin bu kararının ardından, 03/05/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5337 sayılı Kanunla, 3201 sayılı Kanunun 55. maddesinin 14. fıkrasında yer alan düzenleme; "Emniyet Teşkilatına girmeden önce yapılan askerlik hizmeti atanılan ilk rütbede ve adaylığın onanmasından sonra fiili çalışma süresinden sayılır. Bu sürelerin sayılması sonucu emsallerine göre kıdemli sayılanlar rütbe terfilerinde her ne sebeple olursa olsun rütbe olarak emsallerini geçemez." şeklinde değiştirilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin 11/06/2003 günlü, E:2001/346, K:2003/63 sayılı iptal kararıyla ortaya çıkan hukuksal durum ve sonrasındaki yasal düzenlemelere uygun şekillenen ve istikrar kazanan yargı kararları uyarınca, kamu görevine girmeden önce yapılan askerlik hizmetinde geçen sürelerin rütbe terfilerinde değerlendirilmesine engel hükmün kalmadığı açıktır.
Dava dosyası incelendiğinde; 22/11/1998-22/05/2000 tarihleri arasında askerlik hizmetini ifa eden davacının, ilk kez 03/07/2003 tarihi itibariyle emniyet teşkilatında polis memuru olarak göreve başladığı, yaklaşık 13 sene sonra 3. dönem PAEM eğitimini tamamlayarak 12/05/2017 tarihi itibariyle komiser yardımcısı rütbesiyle polis amirliğine terfi ettiği, anılan Yasa değişikliğinden sonraya denk gelen bu ilk terfi döneminde, kendisi gibi mesleğe girmeden önce askerlik hizmetini tamamlayan meslektaşlarının bir kısmının askerlik sürelerinin kıdemlerinde değerlendirildiği ve kıdem olarak kendisinden öne geçtiğinden bahisle, söz konusu askerlik hizmet süresinin kendi rütbe kıdeminden de değerlendirilmesi için idareye başvurduğu, mezkur başvurunun reddi üzerine ise bakılmakta olan davayı açtığı görülmektedir.
Dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler, yukarıdaki mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirildiğinde; davacının mesleğe girmeden önce ifa ettiği askerlik hizmeti süresinin, atandığı ilk polis amirliği rütbesi olan komiser yardımcılığında bekleme süresi içinde değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; dava konusu işlemde hukuka uyarlık; davanın reddi yolundaki istinaf konusu kararda ise isabet bulunmamaktadır.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun benzer bir uyuşmazlıkta, verdiği 26/03/2015 tarih ve E:2012/2596, K:2015/989 sayılı kararı ile Danıştay 5. Dairesinin 18/09/2019 tarih ve E:2018/1099, K:2019/4800 sayılı kararları bu yöndedir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf talebinin kabulü ile, İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 09/07/2020 tarih ve E:2020/315, K:2020/789 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 352,40-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta avansından varsa artan kısmın mahkemesince ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46. maddeleri uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak, 21.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)