(1136 S. K. m. 58)
İSTEMİN ÖZETİ: Avukat olan davacının üzerinin ve çantasının aranmasından dolayı 2.500.000.000 lira manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan davada olayda hizmet kusuru bulunan idarenin doğan zararı tazminle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar veren Ankara 3. İdare Mahkemesinin 11.6.2004 gün ve E.2003/1192, K.2004/978 sayılı kararının; hukuki ve yasal dayanaktan yoksun olduğu savıyla itirazen incelenerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesince işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Avukat olan davacının üzerinin ve çantasının aranmasından dolayı 2.500.000.000 lira manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun Soruşturmaya yetkili Cumhuriyet Savcısı Başlıklı 58 nci maddesinde “Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma Adalet bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır. Avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet Savcısı denetiminde ve baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir. Ağır Cezayı gerektiren suçüstü halleri dışında avukatın üzeri aranamaz” hükmüne yer verilmiştir.
Avukatın müdafaa görevini garanti altına alan 1136 sayılı Yasanın 58. maddesinin avukata tanıdığı ayrıcalık, avukatın kendisinin suç isnadın ile karşı karşıya kaldığı durumlarda geçerli olan bir ayrıcalıktır ve bu ayrıcalık da adli aramalarda uygulanabilir.
Oysa olayda, izinli yürüyüş alanı olarak sınırları belirlenen alan içinde geçmek isteyen davacının üzerinin aranmak istenmesi bir önleme aramasıdır, bu aramalar yakın tehlikenin önlenmesi amacıyla yapılır ve bu aramalarada herkes tabi olmaktadır. Bu sebepledir ki, 24.5.2004 tarihinde yayınlanan Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğin de adli arama ve önleme araması ayrı ayrı tanımlanmıştır.
Davaya konu zararın dayanağı olaya gelince; Ankara Barosu Avukatı olan davacının, 1 Mayıs 2003 günü Ankara Adliyesinden çıkıp bürosuna gitmekte iken mülki amir kararı ile verilen izne istinaden gerekli güvenlik önlemleri kapsamında güvenlikli özel alan haline getirilen ve belirli noktalarında güvenlik güçlerince arama yapılan giriş yerinden geçmek istemesi üzerine üstünün aranmasına veya alternatif yoldan bürosuna gitmesinin istenilmesine itiraz ettiği ve üzerinin aranmadan söz konusu özel güvenlik alanı içinde geçmeyi talep ettiği, buna izin vermeyen güvenlik görevlilerince üzerinin aranmasına izin verdiği, ancak 1136 sayılı Yasanın 58. maddesine aykırı davranıldığından manevi yönden uğradığı zararın tazmini istemiyle işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Olayda, özel güvenlik alanından geçmek isteyen davacının üzerinin miting alanındakilerin ve çevredekilerin can ve mal güvenliğini sağlamak üzere herkese uygulanan önleme arama kuralının uygulanması amacıyla aramaya tabi tutulduğu, davacının olay esnasında adli bir görev yapmadığı ve kendisinin avukatlık veya diğer bir görevinden dolayı bir suç isnadı altında olmadığı, dolayısıyla 1136 sayılı Yasanın 58. maddesi hükmünün ihlalinin söz konusu olmadığı ve tüm bunların sonucu olarak da idarenin bir hizmet kusurundan söz edilemeyeceği sonucuna varıldığından, davacının manevi tazminat talebinin reddi gerekirken mahkemece istemin kabulüne karar verilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı itirazının kabulüne, itiraza konu Ankara 3. İdare Mahkemesince verilen 11.6.2004 gün ve E.2003/1192, K.2004/978 sayılı kararın BOZULMASINA, davacının manevi tazminat talebinin reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarece yatırılan 14.800.000 lira itiraz yargılama giderlerinin davacıdan alınıp davalı idareye verilmesine, artan nisbi harcın ve posta giderinin istemi halinde davacıya, itiraz aşamasında artan posta giderinin de davalı idareye iadesine 16.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
ANKARA
3. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO: 2003/1192
KARAR NO: 2004/978
T: 11.6.2004
DAVANIN ÖZETİ: Avukat olan davacının üzerinin ve çantasının aranmasından dolayı 2.500.000.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACI YANINDA KATILAN
MÜDAHİL ÖZETİ: Uygulamanın yasaya aykırı olduğu, ileri sürülmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Avukatların üst araması yapılmasının 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin ilgili hükümlerine uygun olduğu Avukatlık Yasasının 58 nci maddesinin sadece adli aramalar için geçerli olduğu bunun yapılmadığı takdirde ihmal işlenmiş olacağından hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara 3. İdare Mahkemesince duruşma için önceden belirlenen 11.06.2004 günü gelen davacı ile davalı idareyi temsilen ....’ın geldiği görülerek duruşma açıldı. Katılan taraflara usulüne uygun olarak ikişer defa söz hakkı verilerek işin gereği düşünüldü.
Dava, Avukat olan davacının üzerinin ve çantasının aranmasından dolayı 2.500.000.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun Soruşturmaya yetkili Cumhuriyet Savcısı Başlıklı 58 nci maddesinde “Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma Adalet Bakanlığının vereceği üzerine suçun işlendiği yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır. Avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet Savcısı denetiminde ve baro temsilcisinin katılım ve aranabilir. Ağır Cezayı gerektiren suçüstü halleri dışında avukatın üzeri aranamaz....” hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Ankara Barosu Avukatı olan davacının 1 Mayıs 2003 günü saat 12:00 sıralarında Ankara Adliyesinden çıkıp Strazburg caddesindeki bürosuna gitmek istediği sırada miting dolayısıyla yapılan aramada Avukatlık kimliğini gösterdiği halde üst ve çantasının aranmak istendiği yapılan itiraza rağmen üstünün ve çantasının arandığı, akabinde de suç duyurusunda bulunulduğu ve manevi zarar istemli dilekçe ile başvuruda bulunulduğu cevap verilmemesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Kamu idareleri yürütmekle yükümlü bulundukları kamu, hizmetlerini gereği gibi yerine getirmekle, bu hizmetin işleyişini sürekli olarak kontrol etmek ve hizmetin yürütülmesi sırasında gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. İdarenin bu yükümlülüğünü yerine getirmemek suretiyle hizmetin kötü veya geç işlemesi, gereği gibi işlememesi idarenin hizmet kusurunu oluşturur. Dolayısıyla hizmet kusuru nedeniyle bir zarar verilmiş olması halinde belirtildiği üzere idarenin meydana gelen zararları tazmin sorumluluğu bulunmaktadır.
Adaletin tam tecellisi olarak önem ve öncelik kazanan Manevi tazminatın sadece kişinin şeref ve haysiyeti gibi manevi değerlerin değil, yaşam, beden tümlüğü, sağlık gibi kişilik haklarına dahil olan bedensel değerlerin ihlali halinde de ilgilinin duyduğu elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin araç olduğu dikkate alındığında demokratik hukuk devletinin işlemesinde, yargılama ve hak arama özgürlüğünün sağlanmasında emeği geçen avukat davacının vatandaşlar önünde üst aramasına maruz kalmasının meslek onurunu zedelediği bir gerçek olup meydana gelen üzüntüsünün karşılanabilmesi maksadıyla uygun ve haksız zenginleşmeye yol açmayacak miktarda ve günün ekonomik koşulları karşısında talep edilen tazminat miktarı da gözönünde tutulmak suretiyle talep doğrultusunda 2.500.000.000- TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Açıklanan nedenlerle tazminat isteminin kabulü ile 2.500.000.000 TL manevi tazminata olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminen davacıya ödenmesine aşağıda dökümü yapılan 95.500.000.-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, bu miktar üzerinden hesaplanan 135.000.000-TL nisbi ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 33.750.000.TL’nin mahsubu ile 101.250.000-TL nın davacıya tamamlattırılmasına artan posta giderinin istek halinde davacıya iadesine 11.6.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)