(2577 S. K. m. 45) (2330 S. K. m. 1, 10) (2803 S. K. m. 7) (2918 S. K. m. 6) (DİDDK. 22.03.2012 T. 2007/740 E. 2012/210 K.)
İSTEMİN ÖZETİ : Davacılar tarafından, babalarının görev dönüşünde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybetmesinden dolayı 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında nakdi tazminat ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddedilmesine ilişkin işlemin iptali ve ödenmeyen nakti tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan davada; davacıların babalarının vefat ettiği 2007 yılındaki trafik kazasında, olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun amaç ve kapsam başlıklı maddelerinde trafik ve yol güvenliğine ilişkin bir görevden bahsedilmediği, trafik ve yol güvenliğine ilişkin görevin 04.07.2012 tarihli ve 6353 sayılı Kanunun 72. maddesiyle ilgili Kanuna eklendiği ve bu hükümlerin yayınlandığı tarihte yürürlüğe gireceğinin belirtildiği, dolayısıyla olayın meydana geldiği tarihte trafik ve yol güvenliğine ilişkin görevin tazminat verilecek haller arasında bulunmadığı, ayrıca ilgili Kanunun Geçici 4. maddesinde 1/1/2012 tarihinden önce meydana gelen ölüm, malullük veya yaralanma hâlleri hariç olmak üzere, ölüm, malullük veya yaralanma sebepleri bu Kanunla 1 inci ve 2 nci maddelerde yapılan değişikliklerin kapsamına girenler müracaatları üzerine, durumlarına uygun olarak bu Kanunla düzenlenen haklardan aynı usul ve esaslar çerçevesinde yararlanılacağı, ancak, bunlara nakdi tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönem için geriye dönük olarak herhangi bir ödeme yapılmaz şeklinde denildiği, bu hükümle birlikte düşünüldüğünde davacıların babalarının vefat ettiği yıl olan 2007 yılından sonraki tarih olan 2012 yılında yapılan düzenleme ile trafik ve yol güvenliği görevinin ilgili Yasaya eklendiği ve geçici madde ile de 01.01.2012 tarihinden önce meydana gelen ölüm, malullük veya yaralanma hallerinin hariç tutulduğu açıkça görüldüğünden idarece tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 27/04/2017 gün ve E: 2016/4987, K: 2017/1095 sayılı kararın, davacılar vekili tarafından mahkemenin hatalı değerlendirme yaptığı, müteveffanın mülki görevi kapsamında emniyet ve asayişin korunması görevinin bulunduğu, davacılara 2330 sayılı yasa uyarınca nakdi tazminat ödenmesi gerektiği, bu nedenle hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davada süre aşımı olduğu, müteveffanın trafik timinde görevli olup, olayın görev bitimini müteakip meydana geldiği, mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava; davacı ....'un eşi, diğer davacıların ise babası olan H...'un, 25.04.2007 günü görev dönüşü meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybetmesi nedeniyle 2330 sayılı yasa kapsamında nakdi tazminat ödenmesine dair yapılan başvurunun reddedilmesine ilişkin işlemin iptali ve ödenmesi gereken nakdi tazminatın vefat tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un "Amaç" başlığı altındaki 1.maddesinde, "Barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men takip ve tahkikle, trafik yol ve güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerine sağlamakla görevli olanların, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Teşkilatı'nda bulunan patlayıcı maddelerin incelenmesi, muhafazası, nakli, imha edilmesi ve zararsız hale getirilmesi işlemlerinde görevlendirilenlerin bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya sakat kalmaları halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesi" hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanunun 10. maddesine dayanılarak çıkarılan "Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik"in 2. maddesinde, Yönetmelik kapsamına giren personel sayıldıktan sonra, söz konusu yönetmeliğin belirtilen personelin bu görev ve yardımlarından dolayı veya görev ve yardımları sona ermiş olsa bile yaptıkları bu görev ve yardımlar nedeniyle ya da devlet güçlerini sindirme amacına yönelik saldırı sonucu, derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma ve hastalık sonucu ölmeleri halinde kanunda belirtilen hak sahiplerine verilecek nakdi tazminat ile dul ve yetimlerine bağlanacak aylıkların, sakat kalmaları halinde kendilerine verilecek nakdi tazminat ile bağlanacak aylığın, yaralanmaları halinde ise kendilerine verilecek nakdi tazminatın esaslarını kapsayacağı belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı G..'un eşi, diğer davacıların babası olan J.Bçvş. H..'un Çanakkale Çan ilçe Jandarma Komutanlığı emrinde 12 nci Jandarma Trafik Tim Komutanı olarak görevli olduğu, İlçe Jandarma Komutanı tarafından 25.04.2007 günü yapılacak Çanakkale Şehitlerini anma Töreni için Eceabat Şehitlik bölgesinde tim personeli ile beraber görevlendirildiği, görev formundan görev saatinin 00.00 dan 24.00'a kadar olduğunun anlaşıldığı, J.Bçvş. H..'in törenlerin bitmesine müteakip timi ile beraber birliği komutanlığına dönerken, Çanakkale Çan karayolunun 104 ncü km'sinde bir başka araç ile çarpışması nedeniyle tim komutanı olan J.Bçvş H..'un vefat ettiği, davacı G...'un nakdi tazminat ödenmesi talebinin Nakdi Tazminat Komisyonunun 30.12.2007 tarih, 2007/182 sayılı kararı ile kanun kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle reddine karar verildiği, 13.04.2010 tarihli yeni bir başvuru ile tekrar nakdi tazminat ödenmesi talebinde bulunulduğu, bu talebinde davalı idare tarafından 10.05.2010 tarihli işlem ile reddedildiği, daha sonra 09.09.2016 tarihli davacılar vekilinin Jandarma Genel Komutanlığına başvurusu ile davacılara nakdi tazminat ödenmesinin talep edildiği, davalı idarenin 29.09.2016 tarihli işlemi ile talebin reddine karar verilmesi üzerine bakılan bu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun 7. maddesinde jandarmanın mülki görevleri sayılmıştır. Emniyet ve Asayiş ile kamu düzenini sağlamak, korumak ve kollamanın Jandarmanın mülki görevleri kapsamında olduğu belirlenmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 6 ncı maddesinde trafik zabıtası ile genel zabıtanın görev ve yetki sınırları hükme bağlanmıştır. 2918 sayılı yasanın 6. maddesinin (b) fıkrası "Trafik zabıtasının bulunmadığı, veya yeterli olmadığı yerlerde polis, polisin ve trafik teşkilatının görev alanı dışında kalan yerlerde de Jandarma, trafik eğitimi almış subay, astsubay ve uzman jandarmalar eliyle trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymaya görevi ve yetkili oldukları şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve yönetmelik hükümlerine göre nakdi tazminat ödenebilmesi için; 1) Barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men takip ve tahkikle, trafik yol ve güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakilleri konularında görevli olunması ya da görevli kişinin 2330 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde belirtildiği derecede yakını bulunması, 2) Ölüm, sakatlanma ve yaralanmanın, belirtilen görevlerin yapılışı sırasında veya görev sona ermiş bulunsa bile görevden dolayı meydana gelmiş olması, 3) Ölüm, yaralanma ve sakatlanmanın oluşumunda kendi kastı bulunmaması koşullarının bir araya gelmesi gerekmektedir.
Olayda, müteveffa J.Bçvş H..'un olay günü Trafik Tim Komutanı olarak tören alanında trafik yol ve güvenliğini sağlamak görevinin bulunduğu, görev formundaki görev saatleride nazara alındığında bu görevin 2330 sayılı yasanın 1. maddesinde belirtilen asayişin korunması görevinden bağımsız olduğunun düşünülemeyeceği anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlıkla ilgili yasal düzenleme ve Yönetmelik hükümlerine göre nakdi tazminat ödenebilmesi için yapılan tespitler ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda dava konusu uyuşmazlık incelendiğinde; davacı .....'ın eşi ve diğer davacıların ise babası olan müteveffa J.Bçvş H..'un olayın meydana geldiği sırada mülki görevi kapsamında Çanakkale Savaşlarını Anma Töreninde trafik tim komutanı olması dolayısıyla tim personeli ile beraber tören alanında trafik yol ve güvenliğini sağlamak suretiyle asayişin korunması faaliyetinde fiilen görevli iken görev bitiminde tim personeliyle beraber görev yaptığı birlik komutanlığına intikali sırasında içinde bulunduğu askeri aracın bir başka araçla çarpışması sonucu vefat ettiği dikkate alındığında, vefat olayında görevin sebep ve tesirinin bulunduğu anlaşıldığından, vefat olayının 2330 sayılı yasa kapsamında değerlendirilmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Davalı idare istinaf dilekçesinde, davada süre aşımı olduğunu ileri sürmüştür. Danıştay İdari Dava Daireler Kurulunun 22/03/2012 tarih, E: 2007/740, K: 2012/210 sayılı kararı ile 2330 sayılı yasada bir başvuru şartı veya başvuru süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanununda belirlenen 10 yıllık genel zamanaşımı süresinde yapılacak başvurular üzerine tesis edilecek işlemlerin tebliğini takip eden günden itibaren idari dava açma süresi içerisinde dava açılması gerektiği belirtildiğinden açılan davada süre aşımı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacılar vekili tarafından dava dilekçesinde, davacılara ödenmesi gereken nakdi tazminatın ölüm tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi talep edilmiştir. Bir kimse bir Kanun hükmünden yararlandırılarak Kanunda belirtilen ödemenin kendisine yapılmasını talep edebilir. İdare tarafından talep ile ilgili bir işlem tesis edilir. Temerrüt talep tarihinde başladığından davacılara ödenecek nakdi tazminata idareye başvuru tarihinden itibaren faiz ödenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; davacılar istinaf isteminin KABULÜNE, Ankara 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 27/04/2017 gün ve E: 2016/4987, K: 2017/1095 sayılı kararın KALDIRILMASINA, 2577 sayılı Yasanın değişik 45/4 maddesi uyarınca yeniden yapılan inceleme sonucunda DAVA KONUSU İŞLEMİN İPTALİNE, davacılara ödenecek nakdi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ÖDENMESİNE, aşağıda dökümü yapılan, mahkeme ve istinaf safhasına ait toplam 251,90-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 990,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta giderinden artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak 15.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)