(2577 S. K. m. 45) (ANY. MAH. 10.2.2011 T. 2008/58 E. 2011/37 K.)
DAVANIN KONUSU: Antalya İl Jandarma Alay Komutanlığı'nda İl Jandarma Komutan Yardımcısı iken 14/11/2016 tarihinde emekli olan davacı tarafından, kamuoyunda İzmir Askeri Casusluk davası olarak bilinen İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/100 Esas sayılı dosyasından beraat etmesi nedeniyle 13/06/2012-24/01/2014 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı süreye ilişkin parasal haklarının yasal faizinin ödenmesine dair 14/11/2016 tarihli başvurunun mahkeme kararında yasal faiz ödenmesi hususunda açık bir ifade bulunmadığından bahisle reddine ilişkin Antalya İl Jandarma Komutanlığının 28/12/2016 tarih ve MLY:9200-2221176-16/MLY.Ş. sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Anılan sözleşme hükmü gereğince, bir kişinin mülkiyet hakkından mahrum bırakılabilmesi, bu durumun, uluslararası hukukun genel ilkelerine aykırı bulunmaması, kamu yararına ve kanunun açık hükmüne uygun olması şartlarının bir arada gerçekleşmesine bağlı olduğu, dolayısıyla, Anayasal ve kanuni dayanağı bulunmayan bir şekilde kişilerin mülkiyet hakkından mahrum bırakılması mümkün olmayıp, aksi durum, sözü edilen ve Anayasa ile Kanun hükmünde olduğu belirtilen sözleşmeye de aykırılık teşkil edeceği, ekonomilerde değişim vasıtası olan paranın, çeşitli ticari, sınai, zirai vs. faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine, kazanç, kira, nema vs. adları altında kimi yararlar sağlayan ekonomik bir değer olduğu, faizin ise, Anayasa Mahkemesi'nin 14.5.2011 tarihli ve 27934 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 10.2.2011 tarih ve E:2008/58, K2011/37 sayılı kararında da belirtildiği gibi, ekonomik açıdan paranın fiyatı olduğu, herhangi bir kişinin kendisine ait olmayan parayı belirli süre kullanması, asıl para sahibinin bu ekonomik değerden mahrum bırakılması sonucunu doğuracağı gibi, enflasyona maruz kalan ekonomilerde, paranın değerini, yani alım gücünü enflasyon oranında yitirmesine de neden olacağından, parası uhdesi dışında kalan ve mülkiyet hakkı ihlal edilen bu kişiye haksız kullanım karşılığında faiz ödenmesi gerektiği, nitekim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 9.3.2006 tarih ve 100162/02 sayılı Eko-Elda Avee/Yunanistan kararında da, haksız olarak tahsil edilen verginin beş yıl beş ay sonra iade edilmesinin; belirli bir meblağdan yararlanma hakkı uzunca süre engellenen kişinin, ekonomik durumunda önemli ve kesin zarara neden olduğu, bu durumun, sürdürülmesi gereken genel yarar ile kişi yararı arasındaki dengeyi bozduğu, dolayısıyla, 1 No'lu Protokolün 1. maddesi ihlal edilerek kendisine aşırı yük yüklenen bu kişinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden bahisle faiz ödenmesi gerektiğine karar verildiği, uyuşmazlık konusu olayda; davacıya tutukluluk süresi içerisinde ödenmesi gereken parasal haklarının 2/3 si ödenmiş olup bakiye miktarın ancak beraat kararının kesinleşmesinden sonra 01/12/2016 tarihinde ödendiği, dolayısı ile bu süre zarfından bu miktar kadar paranın davacının uhdesi dışında kaldığı ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği anlaşıldığından hak ettiği tarih ile ödemenin yapıldığı 01/12/2016 tarihine kadar faiz ödenmesi gerektiğinden dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, Antalya 3. İdare Mahkemesi'nin 18/07/2018 gün ve E: 2017/1395, K: 2018/773 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAF DİLEKÇESİNİN ÖZETİ: Davalı idare vekili tarafından; davacı yanın vermediği bir hizmet ve emek olmadığından geç yapılan bir ödemeden söz edilemeyeceği gibi yoksun kalınan bir kardan da bahsedilemeyeceğinden faiz ödemesi yönünde verilen kararın dayanağının bulunmadığı, söz konusu mahkeme kararında da süre itirazlarının dikkate alınmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesi kararlarının istinafen incelenerek kaldırılması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45 inci maddesinin 4 üncü ve 5 inci fıkralarında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
İstinaf başvurusuna konu karar usul ve hukuka uygun olduğundan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45 inci maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
SONUÇ:
1-)İstinaf isteminde bulunulan mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, istinaf isteminin REDDİNE,
2-) İstinaf aşamasında yapılan 73,50-TL yargılama giderlerinin istinaf talep edenin üzerinde bırakılmasına,
3-) Artan posta ücretinin taraflara Mahkemesince iadesine,
2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca kesin olarak, 25/09/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)